DÖNEM : 20 CİLT : 55
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
106 ıncı Birleşim
22 . 6 . 1998 Pazartesi
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – YOKLAMALAR
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1569)
2. – Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1570)
3. – Polonya’ya gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1571)
4. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1572)
5. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilşikin önergesi (4/358)
V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023,
2/1024) (S. Sayısı : 553)4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Ka
nunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)VI. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Köy Kanununda değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/5114)
2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci Hükmetler döneminde yapılan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın yazılı cevabı (7/5176)
3. – Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın’ın, Batman’a bağlı köylerin yol ve içmesuyu sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5187)
4. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;
- Karaman-Ermenek-Yukarıçağla köyünün beton sulama suyu kanallarına,
- Karaman-Ermenek-Yeşilköyün yollarına,
- Karaman-Ermenek-Yerbağ köyünün içmesuyu ve yol sorununa,
- Karaman-Ermenek-Ağaççatı köyünün içme ve sulama suyu ihtiyacına,
- Karaman-Ermenek-Yaylapazarı köyünün sulama suyu ve yol sorununa,
- Karaman-Ermenek-Yalındal köyünün sulama suyu havuzu ihtiyacına,
- Karaman-Ermenek-Görmeli köyünün sulama kanalı ve park ihtiyacına,
- Karaman-Ermenek-Eskice köyünün su ve yol sorununa,
- Karaman-Ermenek-Evsin köyünün yol ve sulama suyu ihtiyacına,
- Karaman-Ermenek-Elmayurdu köyünün bazı sorunlarına,
- Karaman-Ermenek-Gökçeseki köyünün bazı sorunlarına,
- Karaman-Ermenek-Kayaönü köyünün sulama suyu ve yol sorununa,
- Karaman-Ermenek-Katranlı köyünün içme ve sulama suyu ihtiyacına,
- Karaman-Ermenek-Gökçekent köyünün içme ve sulama suyu sorunlarına,
- Karaman-Ermenek-İkizçatı köyünün su kaynaklarına,
- Karaman-Başyayla-Bozyaka köyünde yeraltı suyu etüdü yapılması için bir çalışma olup olmadığına,
- Karaman-Ermenek-Pınarönü köyünün içmesuyu sorununa,
- Karaman-Ermenek-Sarıvadi köyünün içmesuyu sorununa,
- Karaman-Ermenek-Pamuklu köyünün içmesuyu sorununa,
- Karaman-Başyayla-Büyükkarapınar köyünün bazı sorunlarına,
- Karaman-Başyayla-Büyükkarapınar köyünün futbol ve voleybol sahası ihtiyacına,
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5191, 5192, 5193, 5194, 5195, 5196, 5197, 5198, 5199, 5200, 5201, 5202, 5203, 5204, 5206, 5215, 5216, 5217, 5218, 521
9, 5222)5. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in;
- Karaman-Ermenek-Ardıçkaya ve Boyalık köylerinin yol güzargâhına,
- Karaman-Ermenek-Çamlıca köy yolunun ne zaman asfaltlanacağına,
- Karaman-Ermenek-Aşağı Çağlar köyünün bazı sorunlarına,
- Karaman-Ermenek-Tepebaşı ve Pamuklu köylerinin bazı sorunlarına
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5261, 5262, 5263, 5264)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak dört oturum yaptı.
Muğla Milletvekili Mustafa Dedeoğlu’nun, Muğla İlindeki seracıların ve çiftçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar,
Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılmakta olan özelleştirmelere ilişkin gündemdışı konuşmasına Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım,
Cevap verdiler.
Gümüşhane Milletvekili Lütfi Doğan da, son günlerde meydana gelen ve halkımızı olumsuz yönde etkileyen olaylara ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Almanya’ya gidec
ek olan Devlet Bakanı Ahat Andican’a, Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın,Portekiz’e gidecek olan Devlet Bakanı Burhan Kara’ya Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın,
Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in,
Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı,
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Ekonomik Komisyonu Başkanının vaki davetine istinaden Globe Europe Parlamenterler Konferansına katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık,
918
esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimine ilişkin Komisyon Geçici Başkanlığı,Tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 22 arkadaşının, Türk Ticaret Bankasının Merkez Bankası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna ait hisselerinin blok satışının mevzuata uygun olup olmadığının araştırılarak çalışanların kazanılmış haklarının korunması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/270) okundu; önergenin gündemde yerini alacağı, öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının (1/761) İçtüzüğün 34 üncü maddesi uyarınca, esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmesine ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu; Başkanlıkça gereğinin yapılacağı bildirildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :
2 nci sırasında bulunan 232,
4 üncü sırasında bulunan 553,
5 inci sırasında bulunan 631,
Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,
3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,
Ertelendi.
6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkınd
a Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) görüşmelerine devam olunarak 12 nci maddesine kadar kabul edildi.Alınan karar gereğince, 22 Haziran 1998 Pazartesi günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 21.53’te son verildi.
Kamer Genç
Başkanvekili
Ali Günaydın Haluk Yıldız
Konya Kastamonu
Kâtip Üye Kâtip Üye
Abdulhaluk Mutlu
Bitlis
Kâtip Üye
No. : 161
II. – GELEN KÂĞITLAR
22.6.1998 PAZARTESİ
Tasarılar
1. – Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/786) (Plan ve Bütçe ve Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)
2. – Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/787) (Milli Savunma ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)
3. – Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/788) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)
4. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Malezya Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/789) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş
Tarihi: 17.6.1998)5. – Türkiye Cumhuriyeti İle İspanya Krallığı Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/790) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)
Teklifler
1. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin ve 41 Arkadaşının; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1210) (Anayasa ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 16.6.1998)
2. – Bur
dur Milletvekili Yusuf Ekinci ve 8 Arkadaşının; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/1211) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 16.6.1998)3. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 22 Arkadaşının; Sosyal Sigortalar Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1212) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.6.1998)
Yazılı Soru Öner
gesi1. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, T.B.M.M. Vakfı ile ilgili yolsuzluk iddialarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi. (7/5537) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.6.1998)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1. – Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesince Kocaeli’ndeki diğer belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5062)
2. – Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Kütahya’ya bağlı bazı ilçelere polis teşkilatı kurulması için bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5065)
3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Yücel Seçkiner) yazılı soru önergesi.(7/5067)
4. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi.(7/5068)
5. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan İline 1998 yılı bütçesinden ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Metin Gürdere) yazılı soru önergesi.(7/5074)
6. – Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, esnaf kefalet kooperatifinden kredi almayan ve sel felaketinden zarar gören esnaf ve sanatkarlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi.(7/5079)
7. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Ülkü Ocakları hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi.(7/50
80)8. – Bursa Milletvekili Yüksel Aksu’nun, Bakanlığın Bursa İline yönelik yatırımlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5083)
9. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, yardım vadedilen ülkelere ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi.(7/5087)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.00
22 Haziran 1998 Pazartesi
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşimini açıyorum.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız yoktur.
Birleşime 14.45’e kadar ara veriyorum.
Kapanma Saati : 14.25
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.45
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, maalesef, toplantı yetersayımız yoktur.
Birleşime, saat 20.00’de toplanmak üzere, ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.08
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati : 20.00
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı yoktur.
Ne kadar ara verelim?..
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – 15 dakika, Sayın Başkan.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzincan) – Sayın Başkan, bir daha yoklama yapamazsınız...
BAŞKAN – Sayın Esengün, yoklamalar konusunda öteden beri öne sürülen bir itiraz var; ama, siz de takdir edersiniz ki, sizin döneminizde de, Meclisin toplanmasını arzu ettiğiniz dönemlerde de tüm uygulamalar, bütün Başkanvekilleri tarafından bu şekilde uygulandı.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Bu üçüncü yoklama... Bir birleşimde üç defa yoklama yapamazsınız.
BAŞKAN – Sayın Esengün... Sayın Esengün...
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, zorla toplayamazsınız bu Meclisi.
BAŞKAN – Zorla toplama meselesi değil efendim; ben gereğini yapıyorum.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Gereği bu değil.
BAŞKAN – Bugüne kadar yapılan uygulama böyle.
Saat 20.45’te yeniden toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 20.30
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati : 20.45
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır.
Gündeme geçiyoruz.
Sayın Esengün, bir pusula göndererek, tutumum hakkında söz istemişlerdir.
Sayın Esengün, tutumum, çok uzun süreden beri, bu konuda, bütün başkanvekillerinin, sadece bu dönem değil, daha önce de bütün başkanvekillerinin uygulaması. Aynı uygulamayı, bizzat, ben, sizin Hükümetiniz döneminde de, o günkü muhalefetin itirazına rağmen uygulamıştım; onun için, beni bağışlayın, tutumum hakkında söz veremeyeceğim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, tutumunuz hakkında söz vermek mecburiyetindesiniz.
BAŞKAN – Hayır efendim.
Sayın Esengün, o okuyacağınız İçtüzük maddesini ezbere biliyorum. Uygulamalarımız bu yönde. (ANAP ve DSP sıralarından gürültüler)
Sayın milletvekilleri, lütfen...
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, ikide birde, bizim Hükümetimiz zamanında yapıldığı söylenen yanlışlıktan lütfen bahsetmeyin; biz, Fazilet Partisiyiz, iktidarda olmadık henüz, inşallah olacağız.
Kaldı ki, yapılmış bir yanlışlık varsa, suitemsil, numunei imtisal olmaz; yani, kötü örnek, sürekli örnek olmaz diye bir kural vardır. Eğer, zamanında bir yanlışlık yapılmışsa, o yanlışlığı sizin devam ettirmemeniz gerekir.
Bir üçüncüsü de, ben, yedi yıldan beri bu Parlamentodayım; ilk defa, bugün, dört defa yoklama yapılmak suretiyle, Meclisin, toplantının açıldığına şahit oldum; bu, tamamen usulsüzdür.
BAŞKAN – Sayın Esengün, rica ediyorum... İtirazınızı aldım.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, İçtüzük, malumunuz “Başkanın tutumu hakkında söz istendiğinde, verilir” diyor; sizin takdirinize bağlı değil.
BAŞKAN –Sayın Esengün, tutumum hakkında söz istiyorsunuz... Bugüne kadarki bütün uygulamalarımızda, İçtüzük, ruhu ve lafzıyla yorumlanmıştır; uygulamaları, bazı itirazlar nedeniyle değiştirme konumunda değiliz. Onun için, istirham ediyorum, bugüne kadar, Meclisin yerleşmiş uygulamasını, İçtüzüğü, ruhuyla algılayan ve ruhuyla bir süreç halinde götüren ve bütün gruplara karşı, bugüne kadar, eşit mesafede uygulanan uygulamalarını, lütfen, yersiz bir tartışma konusu yapmayalım.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, bana söz vermemeniz, İçtüzüğe aykırıdır.
BAŞKAN – Sayın Esengün, bu, aksi takdirde, “bugün bana, yarın sana” gibi çelişik uygulamalara yol açacak...
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hayır, şu kural uygulansın diyorum...
BAŞKAN – Ben, o kurala dayalı olarak, sadece benim değil, bütün başkanvekillerinin de önceki yıllarda uyguladıklarını uyguladım; teşekkür ediyorum.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, bu yaptığınızın ne Anayasada ne de İçtüzükte yeri var.
BAŞKAN – Cumhurbaşkanlığı tezkereleri var; okutuyorum:
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1569)
18 Haziran 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
19 Haziran 1998 tarihinde Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN– Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2. – Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1570)
17 Haziran 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 20 Haziran 1998 tarihinde Mısır’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi oku
tuyorum:3. – Polonya’ya gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1571)
17 Haziran 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Haziran 1998 tarihinde Polonya’ya gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Karadeniz sahil yolunun devamı olan yolların ihalesiyle ilgili (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutuyorum:
4. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezk
eresi (3/1572)Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Komisyonumuz, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimi için, 19.6.1998 Cuma günü saat 12.00’de toplanmış ve kullanılan 14 adet oy pusulasının tasnifi sonucu aşağıda ad ve soyadı belirtilen üyeler, karşılarında gösterilen oyları alarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçilmişlerdir.
Bilgilerinize sunulur.
Saygılarımla.
Ergun Özkan
Niğde
Komisyon Geçici Başkanı
Başkan : Şükrü Yürür (Ordu) 8 oy
Başkanvekili : Ali Şahin (Kahramanmaraş) 8 oy
Sözcü : Cafer Güneş (Kırşehir) 8 oy
Kâtip : Nezir Büyükcengiz (Konya) 14 oy
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:
5. – Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/358)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Muhtelif komisyonlardaki iş yoğunluğum ve diğer yasama çalışmalarım sebebiyle, seçilmiş bulunduğum komisyon için ayrılması gereken zaman kıtlığı nedeniyle, (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyelik görevimden istifa ediyorum.
Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 22 nci maddeleri çerçevesinde işlem yapılması talep olunur. 19.6.1998
Saygılarımla.
Ahmet İyimaya
Amasya
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.
V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletv
ekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, önergelerle birlikte, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti. Komisyon raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.
3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)
BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul M
illetvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ed
iyoruz.Komisyon?..Burada.
Hükümet?..Burada.
Geçen birleşimde, tasarının 11 nci maddesi kabul edilmişti.
Şimdi, 12 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 12. – 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.
“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”
BAŞKAN – Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Mustafa Yıldız; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA YILDIZ (E
rzincan) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan, çeşitli vergi yasalarında düzenlemeyi öngören yasa tasarısının 12 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce, Grubum ve şahsım adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
(1) 626 S. Sayılı Basmayazı 17.6.1998 tarihli 103 üncü Birleşim tutanağına eklidir.
Sayın milletvekilleri, en önemli kamu finansman aracı olan verginin çağdaş bir sisteme kavuşturulması, ülkemizin her zaman gündem maddelerinden biri olma özelliğini halen sürdürmektedir. Amaç, ekonomik faaliyetlerin kamu tarafından kavranarak beyana dayalı vergileme rejiminin işlerlik kazanması; böylece, vergi tabanının genişletilerek, mükelleflerin, kamu finansmanına, ödeme güçleriyle orantılı bir şekilde katkılarının sağlanmasıdır. Bu bağlamda, yeni vergi tasarısını irdelediğimizde, dünya genelinde ve ülkemizde çok hızlı gelişen ekonomik koşullar karşısında, vergi yasalarını yeniden düzenlemenin, çağdaş bir vergi düzenini kurmanın ve bu düzenin sürekliliğini sağlamanın toplumsal bir zorunluluk olduğunu görmekteyiz.
Görüşmekte olduğumuz çeşitli vergi yasalarında yapılması istenen düzenlemelerin bir an önce yasalaşması konusunda, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yapıcı eleştirilerimizle birlikte her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. İşte, söz konusu yapıcı eleştirilerimizden biri de, şu anda görüşmekte olduğumuz 12 nci maddeyi kapsamaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesinde, vergi beyannamelerinin imzalanması ve tasdik raporuna bağlanması öngörülmüştür. 1998 yılı başından itibaren, belli hadlerin üstünde kalan vergi beyannamelerinin imzalanması, Maliye Bakanlığının 29 Haziran 1997 gün ve 23034 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4 nolu tebliğiyle, zorunlu hale getirilmiştir. Buna göre, ticarî faaliyetlerde cirosu 7 milyar lirayı, serbest meslek faaliyetlerinde ise, 1997 yılı için, hâsılatı 5 milyar lirayı geçen mükellefler, vergi beyannamelerini, 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış bulunan serbest muhasebeciler ve serbest muhasebeci malî müşavirlere imzalatmak zorundadırlar. Diğer taraftan, aynı maddede, bazı istisna ve muafiyetlerden yararlanılması, yeminli malî müşavirlerin tasdik raporuna bağlanmıştır.
Vergi beyannamelerinin imzalanması, Maliye Bakanlığının denetim yükünü hafifleten yararlı bir düzenlemedir. Bu yararlı düzenlemeye uyulmaması durumunda, mükellefin kazancının takdir komisyonuna sevki ve ikinci derecede usulsüzlük cezası dışında bir yaptırım öngörülmemiştir. Bu durum ise, isteyen mükellefin beyannamesini imzalatması, isteyenin imzalatmaması sonucunu doğurmaktadır.
Görüşülmekte olan tasarının 12 nci maddesiyle, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyenlere özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür; ancak, mükerrer 227 nci maddede, düzenlenen vergi beyannamesini imzalatmayanlar için herhangi bir yaptırım getirilmemiştir.
Bu nedenle, iyi niyetli vergi mükelleflerinin ko
runması ve buna karşın yasalara uymayan mükellefleri bu niyet ve düşüncelerinden caydırmayı hedeflemek üzere, bu eksiklik giderilmeli ve Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesi gereğince vergi beyannamesini imzalatmayanlara da, tasdik raporunu zamanında vermeyenlerde olduğu gibi, uygun görülecek miktarda usulsüzlük cezası kesilmelidir.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yöndeki önergemizi Yüce Meclise sunmuş bulunuyoruz. Önergemizin oylarınızla kabul görmesi halinde, gerek iyi niyetli mükelleflerin korunması ve gerekse vergi tekniği açısından yararlı olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, vergi yasa tasarısının bir an önce Yüce Meclisimizin onayından geçmesi ve ülkemiz ekonomisine yarar getirmesi dileklerimle saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Feti Görür; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Fazilet Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyoru
m.Madde 12’deki düzenlemeyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine 8,9 ve 10 numaralı bentler ilave edilmiştir. Bu bentlerde getirilen yenilikle, bazı fiillere özel usulsüzlük cezaları öngörülmektedir.
8 inci bentteki düzenlemede, belge basımıyla ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen mükelleflere 200 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir. Belge basımıyla ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen mükelleflere uygulanan bu cezalar, her fiil için ayrı ayrı 200’er milyon lira olarak uygulanmak üzere tasarıda düzenleme yapılmıştır.
Daha önceleri, bu tür fiillere kaçakçılığa teşebbüs cezası düzenlenmiş iken, bu maddede, kaçakçılığa teşebbüs cezası yerine, 358 inci maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla bu fiillere özel usulsüzlük cezaları öngörülmektedir. Aslında, matbaa işletmecilerinin, belge basımıyla ilgili usullere uymadıkları takdirde, ellerindeki belge basımı izinleri iptal edilmekte olduğu halde, bu şekilde 200 milyon lira gibi ağır bir özel usulsüzlük cezasının getirilmesi, âdeta bir fiili iki defa cezalandırmak gibi bir usulle matbaacıları karşı karşıya getirmektedir. Bundan dolayıdır ki, bu özel usulsüzlük cezasının, ki matbaaların elinden işinin alınması gibi çok ağır bir cezayla kendilerinin karşı karşıya kalmasına rağmen, ayrıca bir özel usulsüzlük cezası kesilmesi gibi ağır bir cezanın kendilerine reva görülmesi, pek uygun görülen bir ceza türü olmasa gerek.
Eskiden yapılan uygulamalardaki kaçakçılığa teşebbüs suçu yerine,bu tasarıyla getirilen özel usulsüzlük cezasının miktarının ağır olduğunu ifade etmek istiyorum.
9 uncu bentte ise, yeminli malî müşavirlerce düzenlenen tasdik raporunu ibraz etmeyen mükelleflere, 150 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir.
Eskiden, bu uygulamalarda, vergi ziyaına bakılmaksınız, ağır veya hafif kusur cezaları uygulanmaktaydı. Yeni uygulamalarda, vergi ziyaının olmaması halinde, mükelleflere, sadece özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.
Kanunen, malî müşavirler, mükelleflere ait muhasebe hizmetlerini yürütür, malî tablolarını ve beyannamelerini, ilgili malî mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları açısından tasdik ederler. Bu belgeler, kamu idaresinin yetkili elemanlarınca, tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde, incelenmiş belgeler olarak kabul edilirler; ancak, bu kanunla ve diğer kanunlarla, kamu idaresine tanınan teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması ve gerektiğinde tekraren bu defterlerin inceleme hakkı saklıdır.
Yeminli müşavirler, yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar; fakat, anlaşılamayan tasarruf şudur : Yeminli müşavirlerce, mükelleflerin malî tabloları ve beyannamelerinin uygunluğunun tasdiklenmesiyle, bu belgeler, kamu idaresinin yetkililerince incelenmiş belgeler olarak kabul edilmişken, bu belgeler ve defterler, yeniden maliyece denetime açıktır ve gerektiğinde denetlenirler. Bu işlem, normal bir muhasebecinin veya mükellefin bizzat tuttuğu defterler için de geçerlidir.
Durum bu olunca, şu soruları sormak gerekir: Yeminli malî müşavirlik kurumu ne için ihdas edilmiştir, ne işe yaramaktadır; bunların yeminlerinin manası nedir; bunlar güvenilirse, neden işlemleri yeniden denetime açıktır; malî müşavir ve muhasebeciler güvenilir değil midir; yoksa, emekli hesap uzmanları ve üniversite hocalarına ayrıcalık için kurulmuş bir müessese midir? Bunlar, halk arasında, esnaf arasında sık sık sorulan sorulardır.
Şimdi, yine aynı konuda, yeni hazırlanan vergi tasarısının bir maddesinde, basit usulde defter tutan mükelleflere, bağlı bulundukları odalarca defter tutma mecburiyeti getirilmesi de, aynı şekilde esnaf arasında tedirginliklere yol açmaktadır. Böylesine mantıksız ve usulsüz bir uygulamanın aksaklığı halinde, 150 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesmek, en büyük usulsüzlük gibi görülmektedir; bunun mutlaka düzeltilme
si gerekir.10 uncu bentte getirilen düzenlemede ise, Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlilerinin ikazına rağmen, aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür. Özel işaretli kamu görevlilerinin “dur” ikazına uymak herkesin görevidir; bu zorunluluk, yerli-yabancı, herkes için vardır. Hiçbir esnaf veya tüccar, bir yerden bir yere mal naklederken “acaba yolda denetim var mı yok mu” endişesiyle yola çıkmamak, arabasını, şoförünü göndermemek istemez; çünkü, gönderdiği aracın içerisindeki, afyon, esrar, kaçak mermi, silah gibi gayri meşru bir kazanç ürünü değil, alınteriyle kazanılan, yüzde 100 oranındaki enflasyonla mücadele ederek biriktirdiği emeği, sermayesidir. İstisnalar hariç, toplumun yüzde
99’u, canının güvenliğini sağlayan devletine katkıda bulunma mutluluğunu da yaşamak ister. Ancak, buna rağmen, kendisini, kaçak, faturasız mal satmak mecburiyetinde hisseden mükellef, yolda görevlilerin ikazına rağmen durmuyorsa, suçun büyük kısmını, uygulanan ekonomik sistemde aramak daha doğru olur. Esnaf ve tüccara “yolda durmadı” diye, 100 milyon lira özel usulsüzlük cezasını reva gören bu İktidara, kim ne kadar usulsüzlük, ne kadar ağır kusur cezası kesecek acaba; bunu düşünmek lazım.Ekonomik sistemde
ki olumsuzlukları bertaraf etmeden, esnafımıza, tüccarımıza reva görülen, bu 100 milyon liralık özel usulsüzlük cezasının da usulsüz olduğunu belirtiyor, Fazilet Partisi olarak, bu bente de ret oyu verilmesini talep ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Görür.
Doğru Yol Partisi Grubu adına Sayın Ergun Özkan; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA ERGUN ÖZKAN (Niğde) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; çeşitli vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının 12 nci maddesiyle ilgili görüşmelerde düşüncelerimizi arz için söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi, Doğru Yol Partisi Grubu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Muhterem arkadaşlar, tasarının 12 nci maddesine baktığımızda, bu maddenin bir ceza maddesi olduğu görülmektedir. 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesi, özel usulsüzlük cezasını 7 bent altında tanzim etmiştir. İşte, mezkûr 12 nci madde, 353 üncü
maddeye, 8 inci, 9 uncu ve 10 uncu bentleri ilave etmiştir. Bunlardan, 8 inci ve 10 uncu bentlerde yer alan hususlar, Hükümet tasarısında aynı fıkrada birlikte bulunmuş olmasına rağmen, Plan ve Bütçe Komisyonumuz, kanun tekniğine ve yazımına daha uygun olarak, ayrı ayrı tanzim etmiştir. Her iki bent de bir boşluğu doldurmaktadır. Zira, bu fiiller, Vergi Usul Kanununun 358 inci maddesince, “kaçakçılığa teşebbüs suçu” tanımı içerisinde yer almış bulunmaktaydı; ancak, 358 inci madde uygulamadan kaldırıldığı için, bir boşluk meydana gelmiştir. Bu boşluk, 12 nci maddeyle doldurulmuştur. 8 inci bent “Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir” hükmünü getirmiştir.10 uncu bent ise, yoklama memurlarının taşıtlarda yapacağı kontrol ve tespitlerle ilgilidir. Şöyle ki: Yoklamayla yetkili memurlar, Vergi Usul Kanununun 127 nci maddesinin (d) bendi gereği, Maliye Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle nakil vasıtalarını durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi gibi hususları tespit etmek yetkisine haizdirler. Bu maksatla, görevlinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsü de, özel usulsüzlük cezası kapsamına alınarak, 100 milyon lirayla tecziye edilmiştir.
Yine bu maddeyle, Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine ilave edilen 9 uncu bent vasıtasıyla “213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca, yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir” hükmü getirilmek suretiyle, bu mükellefler de özel usulsüzlük kapsamına alınmıştır.
Görüldüğü gibi, burada, özel usulsüzlük cezası sabit bir rakamla ifade edilmiştir; ancak, belirlenen bu ceza tutarının, ücret tarifesiyle belirlenmiş olan tasdik ücretinin altında kalması halinde, mükellef, tasdik yaptırmaktansa, bu cezayı ödemeye razı olabilir. Dolayısıyla, uygulanacak özel usulsüzlük cezasının, tasdik ücretinin 2 katı şeklinde olmasına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması yerinde olacaktır. Bu eleştiriye, tasdikli rapor ibraz edilmemesi halinde, dönem kazancının resen takdiri cihetine gidilebileceği suretiyle cevap verilse de, esas olan cezanın caydırıcılığıdır. Resen takdir zamana matuftur, ek bir tarhiyat da çıkmayabilir.
Vergi mevzuatımızda revizyon yapacak olan bu tasarının, milletimizin faydasına olan hükümlerini, Doğru Yol Partisi olarak elbette destekleyeceğiz; mahzurlarını gördüğümüz maddelerin de iyileştirilmesi hususunda tenkit ve önerilerimizi Yüce Meclise sunacağız.
12 adet vergi kanununda yapılacak değişiklikler ve yeniliklerin, milletimize hayırlı olmasını diler, saygılarımı sunarım. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.
Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.
Şahsı adına, Sayın Osman Hazer; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
OSMAN HAZER (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sıra sayısı 626 olan bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısının 12 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Madde şöyledir: “213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.
‘8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”
Maliye Bakanlığının, halihazır maddedeki tatbikatı, cezası, vergi kaçakçılığına giriyor, mükellef, bu hatasından dolayı, üç ay ilâ bir sene arasında hapis cezası alıyordu; bunun da mükellef için çok ağır bir ceza olduğu açıkça malumdur.
Tabiî, bugün, işyerlerini açmak kolay bir şey değil. Mükellef, bir işyerini açabilmek için bütün imkânlarını seferber ediyor; bunun yanında, eşinden dostundan, akrabasından yardım ve destek almak suretiyle, ödünç para almak suretiyle işyeri açıyor. Tabiî, bu işyerini açarken, böyle bir cezayla karşılaştığı takdirde, işyerinin kapanmasıyla karşı karşıya gelmesi gibi bir durumla karşılaşılır.
Bugün, Türkiye’de, 10 milyon işsiz insanımız var; yine, bugün, Türkiye’de, 10 milyon insanımız, 1 dolarla idare ediyor. Bugün, 6,5 milyon insanımız, 23 milyon lira asgarî ücretle idare ederken, böyle, 200 milyon, 150 milyon, 100 milyon liralık cezalarla karşı karşıya gelinmesi demek, o işyerinin kapanması durumuyla karşı karşıya gelinmesi demektir. Tabiî, burada, matbaacı, bildirim görevini kısmen veya tamamen yerine getirmezse 200 milyon lira ceza; mükellef, yeminli malî müşavirlerden alınan tasdik raporunu zamanında vergi dairesine ibraz etmezse 15
0 milyon lira ceza; görevlilerin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına da 100 milyon lira usulsüzlük cezası veriliyor.Şahsî kanaatim odur ki, bu tür cezalardan önce, ilkokuldan yüksekokula kadar, yetişen genç evlatlarımıza, verginin kutsal olduğunu; verginin, mutlaka, tekrar, vatandaşlarımıza hizmet olarak döndüğünü başlangıçtan itibaren aşıladığımız takdirde, o yavrularımız da, günü geldiğinde, vergi verecekleri zaman, kazancın kutsal olduğunu, verginin kutsal olduğunu bilecekleri için, mutlaka, üzerlerine düşen görevi en adil şekilde yerine getireceklerdir.
İşte, öncelikle, eğitim, eğitim, eğitim... Basınla, medyayla, okullarımızda, evlatlarımıza bu eğitimi verdiğimiz takdirde, yavrularımız, günü geldiği zaman, mutlaka, üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerdir; ama, maalesef, okullarımızda, bu yönde eğitime gereken önem verilmediğinden dolayı bu sıkıntılarla karşı karşıya geliniyor. Dolayısıyla, bugün, biz, şahsımız itibariyle diyoruz ki, tüm okullarımızda bu tür eğitim verildiği takdirde, ben, inanıyorum ki, önce, yetişen neslimiz, iş sahibi olduğu zaman, devletin yücelmesi için, devletin dünya devletleri arasında yerini alması için, verginin, mutlaka, zamanı geldiği zaman ödenmesi lazım geldiğine inanır ve günü geldiği zaman vergisini en iyi şekilde öder.
Biz, Sayın Bakanımıza şunu söylüyoruz: Kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine alacağız diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Hazer, lütfen toparlayın.
OSMAN HAZER (Devamla) – Sayın Bakanıma soruyorum: Türkiye’de vergisini veren değil de, vermeyen rantiye kesimine karşı bu yasada ne gibi önlemler alındı diyor, bu duygularla Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Hazer.
Komisyonun ya da Hükümetin söz talebi var mı?
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Hayır.
BAŞKAN – Sayın Emin Kul...
EMİN KUL (İstanbul) – Konuşmayacağım.
BAŞKAN – Sayın Necdet Tekin; buyurun.
NECDET TEKİN (Kırklareli) – Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; vergi yasa tasarısının bu 12 nci maddesi Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiği zaman, Plan ve Bütçe Komisyonunun 40 üyesine, Sayın Başkan “konuşmak isteyen var mı” diye sordu, kimse konuşmadı; “önerge var mı” diye sordu, kimse konuşmadı. Sonuçta da, Sayın Başkan “bu maddede önerge yok, konuşmak isteyen yok, oylarınıza sunuyorum” dedi ve sundu; tam oylandı. Şimdi, burada, birtakım şeyleri, bu maddeyi bahane bilerek söylemek... Yanlışlar varsa düzeltilir, yerinde; ama, orada ne alt komisyonda ne üst komisyonda kim
se konuşmadı; onun için, ben de konuşmuyorum; size saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tekin.
Madde üzerinde görüşmeler tamamlanmıştır.
Madde üzerinde 14 değişiklik önergesi vardır; madde, bir fıkra olduğu için 4 önergeyi geliş sırasına göre işleme koyacağım.
Bu önergeleri okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Metin Şahin Çetin Bilgir Halil Çalık
Antalya Kars Kocaeli
İhsan Çabuk İsmail Özgün İ. Ertan Yülek
Ordu Balıkesir Adana
MADDE 12 – 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine 7 numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.
“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
9. 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda araçlarla -yazı, manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi- ve zamanlarda yerine getiremeyenler hakkında kamu kurum ve kuruluşlarında yöneticiler adına 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler ödedikleri ceza için fiilleriyle ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 75 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan vergi yasa tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Algan Hacaloğlu Durmuş Fikri Sağlar Mustafa Yıldız
İstanbul İçel Erzincan
Tuncay Karaytuğ Bülent H. Tanla
Adana İstanbul
MADDE 12.– 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine aşağıdaki 8, 9 ve 10 uncu bentler eklenmiştir.
“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 200 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
9. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca vergi beyannamesini imzalatmayanlara 75 000 000 lira yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazına bağlanan, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler adına 150 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
10. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracını durdurmayan araç sürücüleri adına 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”
BAŞKAN – Üçüncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci maddesiyle düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 8 nolu bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Değişiklik Metni:
“8. Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 100 000 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”
İsmail Özgün Ersönmez Yarbay Musa Okçu
Balıkesir Ankara Batman
Azmi Ateş M. Bedri İncetahtacı Yakup Budak
İstanbul Gaziantep Adana
İbrahim Ertan Yülek Ahmet Doğan Osman Hazer
Adana Adıyaman Afyon
Celal Esin Mehmet Altınsoy Cemalettin Lafçı
Ağrı Aksaray Amasya
Cemil Çiçek Rıza Ulucak Muhammet Polat
Ankara Ankara Aydın
Alaattin Seve
r Aydın Suat Pamukçu Hüsamettin KorkutataBatman Bayburt Bingöl
Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar
Bitlis Bolu Çankırı
Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede Seyyit Haşim Haşimi
Çorum Denizli Diyarbakır
Yakup Hatipoğlu Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya
Diyarbakır Elazığ Erzincan
Lütfü Esengün Ömer Özyılmaz Sıtkı Cengil
Erzurum Erzurum Adana
Ahmet Çelik Sait Açba M. Sıddık Altay
Adıyaman Afyon Ağrı
M. Ziyattin Tokar Murtaza Özkanlı Ahmet Bilge
Ağrı Aksaray Ankara
Ömer Faruk Ek
inci Ersönmez Yarbay İsmail ÖzgünAnkara Ankara Balıkesir
Musa Okçu Kâzım Ataoğlu Zeki Ergezen
Batman Bingöl Bitlis
Feti Görür M. Altan Karapaşaoğlu Mehmet Aykaç
Bolu Bursa Çorum
Yasin Hatiboğlu Sacit Günbey Ömer Vehbi Hatipoğlu
Çorum Diyarbakır Diyarbakır
Abdülkadir Aksu Ahmet Cemil Tunç Naci Terzi
Diyarbakır Elazığ Erzincan
Abdulilah Fırat Aslan Polat Şinasi Yavuz
Erzurum Erzurum Erzurum
Nurettin Aktaş M. Bedri İncetahtacı Lütfi Doğan
Gaziantep Gaziantep Gümüşhane
Mehmet Sılay M. Emin Aydınbaş Azmi Ateş
Hatay İçel İstanbul
Mukadder Başeğmez Süleyman Arif Emre Mehmet Fuat Fırat
İstanbul İstanbul İstanbul
Hüseyin Kansu Ali Oğuz Osman Yumakoğulları
İstanbul İstanbul İstanbul
Sabri Tekir Hasan Dikici Ahmet Dökülmez
İzmir Kahramanmaraş Kahramanmaraş
Hayrettin Dilekcan Zeki Ünal Fethi Acar
Karabük Karaman Kastamonu
Abdullah Gül Salih Kapusuz Mikail Korkmaz
Kayseri Kayseri Kırıkkale
Musta Kemal Ateş Osman Pepe Veysel Candan
Kilis Kocaeli Konya
Hanifi Demirkol
Kahraman Emmioğlu Turhan AlçelikEskişehir Gaziantep Giresun
Süleyman Metin Kalkan Mustafa Köylü Saffet Benli
Hatay Isparta İçel
Mustafa Baş Ali Coşkun Ekrem Erdem
İstanbul İstanbul İstanbul
İsmail Kahraman Aydın Menderes Mehmet Ali Şahin
İstanbul İstanbul İstanbul
Bahri Zengin İsmail Yılmaz Avni Doğan
İstanbul İzmir Kahramanmaraş
Mustafa Kamalak Abdullah Özbey Zeki Karabayır
Kahramanmaraş Karaman Kars
Memduh Büyükkılıç Nurettin Kaldırımcı Kemal Albayrak
Kayseri Kayseri Kırıkka
leCafer Güneş Necati Çelik Hüseyin Arı
Kırşehir Kocaeli Konya
Remzi Çetin Abdullah Gencer Hasan Hüseyin Öz
Konya Konya Konya
Lütfi Yalman Metin Perli Yaşar Canbay
Konya Kütahya Malatya
Recai Kutan Fehim Adak Nedim İlci
Malatya Mardin Muş
Mehmet Elkatmış Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın
Nevşehir Ordu Sakarya
Ahmet Demircan Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin Aydın
Samsun Samsun Siirt
Temel Karamollaoğlu Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel
Sıvas Şanlıurfa Şanlıurfa
Ahmet Feyzi İnceöz Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur
Tokat Trabzon Trabzon
Mustafa Bayram Şaban Şevli Kâzım Arslan
Van Van Yozgat
Necmettin Aydın Teoman Rıza Güneri Mustafa Ünaldı
Zonguldak Konya Konya
Ahmet Derin Oğuzhan Asiltürk Fikret Karabekmez
Kütahya Malatya Malatya
Bülent Arınç Hüseyin Yıldız Sabahattin Yıldız
Manisa Mardin Muş
M. Salih Katırcıoğlu Mustafa Hasan Öz Cevat Ayhan
Niğde Ordu Sakarya
Latif Öztek Mehmet Emin Aydın Musa Demirci
Samsun Siirt Sıvas
Abdüllatif Şener Ahmet Karavar Abdull
ah ArslanSıvas Şanlıurfa Tokat
Bekir Sobacı Şeref Malkoç Maliki Ejder Arvas
Tokat Trabzon Van
Fethullah Erbaş İlyas Arslan Abdullah Örnek
Van Yozgat Yozgat
BAŞKAN – 4 üncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesiyle Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesine eklenilen 8 numaralı bentte yer alan “200 milyon lira” ibaresinin “250 milyon lira” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
M. Güven Karahan Selahattin Beyribe
y Adil AşırımBalıkesir Kars Iğdır
Ahmet Kabil Bülent Akarcalı
Rize İstanbul
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi, önergeleri aykırılık derecelerine göre yeniden okutup, oylayacağım.
Şu an okutacağım en aykırı önergenin birinci okunuşunda bir değişiklik vardı, onu düzeltilmiş şekliyle okutacağım ve Genel Kurulu önceden uyarmış olayım: Bu önerge maddenin bütününü değiştirdiğinden, Genel Kurulun kabul etmesi halinde diğer önergeleri işleme koymayacağım.
En aykırı önergeyi, düzeltilmiş şekliyle yeni
den okutuyorum:Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 12 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Metin Şahin (Antalya) ve arkadaşları
Madde 12.- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesine 7 numaralı bentten sonra gelmek üzere, aşağıdaki 8, 9 ve 10 numaralı bentler eklenmiştir.
“8. Belge basımıyla ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getiremeyen matbaa işletmecilerine 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesil
ir.9. 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikrofilm, mikrofiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için, fiilleriyle ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10. Bu Kanunun 127 nci maddesini
n (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 75 milyon lira özel usulsüzlük cezası kesilir.”BAŞKAN – Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, 4358 sayılı Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması Hakkında Kanun bu düzenlemelerden sonra yürürlüğe girdiği için, söz konusu kanunla gerekli uyumu sağlamak üzere hazırlanmış olan bu önergeye, uygun görüşle katıldığımızı takdirlerinize arz ederiz.
BAŞKAN – Sayın Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
Diğer önergeleri, önerge maddeyi bütünüyle değiştirdiği için işleme koyamıyorum.
12 nci maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusundaki değişik şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
13 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE
13 - 213 sayılı Kanunun Mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.d) “ Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde hükmüne uymayanlar için ceza
Mükerrer Madde 355- Bu Kanunun 86,148,149,150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil
);1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 100.000.000 lira,
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında 50.000.000 lira,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 25.000.000 lira,
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.”
BAŞKAN – Madde üzerinde grupları adına söz talepleri : İlk sırada, Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Feti Görür.
Buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi, Fazilet Partisi Grubu adına, saygıyla selamlıyorum.
Getirilen bu madde düzenlemesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi, başlığıyla birlikte aşağıdaki gibi değiştirilmiştir:
Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madd
e hükümlerine uymayanlar için, özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Bu düzenlemeyle, bir yenilik getirilerek, kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler de bu ceza kapsamına alınmıştır.Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına 100 milyon lira özel usulsüzlük cezası - ki, bu ceza, daha önce 10 milyon lira idi- öngörülmektedir.
İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenlere 50 milyon lira özel usulsüzlük cezası -ki, bu, daha önce 5 milyon lira idi- öngörülmektedir.
Yukarıdaki bentlerde yazılanlar dışında kalanlara 25 milyon lira özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir.
Aslında, Bakanlar Kurulu kararıyla, cezalar, ilk tespit edildiği rakamlardan bugüne kadar 10 kat yükseltilmiştir. Buna rağmen, yeni vergi düzenlemelerinde, kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almak, cezaların caydırıcılığını güçlendirmek amacıyla, cezalar yükseltilmiştir.
Mevcut cezaların tespitinde enflasyon oranı göz önüne alınmamış ve şu an tasarıda öngörülen rakamlar, bu cezaların son şeklinden 10 kat artırılmıştır.
Mükelleflerin tutmakla ve saklamakla yükümlü olduğu defterler, belgeler ve bazı bilgiler, gerekli görüldüğünde, Maliye yoklama veya denetleme elemanlarınca mükelleften istenen bilgi gelmez ise, yazılı tebligat yapılarak bilgiyi, belgeyi vermemesi halinde ceza kesileceği bildirilecek ondan sonra, yine bilgi ve belgeler verilmezse, özel usulsüzlük cezası tatbik edilecektir. Yine bilgi verilmez ise, yeni bir tebligat yapılarak, ikinci kez, ceza bir kat artırılarak uygulanacaktır. Aynı uygulama kamu görevlilerine de uygulanacaktır.
Devletin, mükelleflerini denetlemesi, kaçakları önlemesi en doğal hakkıdır. Bu denetlemeyi engelleyenler, yanıltıcı ve yanlış bilgi verenler mutlaka cezalandırılmalı, suçlar karşılıksız kalmamalıdır.
Yeni düzenlemeyle, ekonomik suçlara ekonomik cezaların öngörülmesi de olumlu bir yaklaşımdır. Ancak, önceki cezaların, Bakanlar Kurulu kararıyla her yıl yükseltilmiş olmasına rağmen, birdenbire on kat artırılması, âdeta, sistemin aksaklıklarını cezalar vasıtasıyla gidermeye çalışma kolaycılığına gitme izlenimi vermektedir. Götürü ve basit usulde vergi veren bir ayakkabı tamircisinin yıllık kazancını düşünün, bir de vermek zorunda kaldığı 50 milyon lira cezayı düşünün. Bir tamircinin, bir sergicinin böyle bir cezayı ödemesi, adil olan bir uygulama değildir.
Bu maddeyle getirilen en önemli hususa gelelim: Kamu görevlilerine de bilgi vermemeleri durumunda verilecek cezanın -ki, bu, maddenin getirdiği en önemli düzenlemedir- acaba uygulama imkânı olacak mıdır? Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye, demokratik olmaktan ziyade, bürokratik bir ülkedir. Özellikle bir iki yılda iktidarların değiştiği bir ülkede, bürokratların etkinliği, siyasî otoriteden az değildir. Bir başka husus: Muhalefet milletvekilleri, istedikleri her konuda, kanunî hakları ve yetkileri olduğu halde, bürokratlardan bilgi alamazlar. Milletvekillerinin, başbakan ve bakanlardan, vermiş oldukları soru önergelerine kolay kolay cevap aldıklarını söylemek mümkün değildir.
Söyler misiniz, Başkakan ve bakanlara ne miktarda usulsüzlük cezası vermek gerekecektir?
Geçen hafta perşembe günü, Parlamentomuzda, İnsan Hakları Komisyonunda bilgi verme ve almaya dair çok garip bir olay yaşandı. İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, 11 Haziranda Başbakana bir mektup yazarak, Batı Çalışma Grubu ve Sivil Çalışma Grubu konusunda bilgi istedi. Ayrıca, bu kuruluşların yetkililerinin komisyona gelerek kuruluşları ve görevleri hakkında bilgi vermelerini istedi. Başbakanlık Müsteşarı Yaşar Yazıcıoğlu cevaben bir mektup göndererek, Başbakanlık bünyesinde Batı Çalışma Grubu ve Sivil Çalışma Grubu gibi kuruluşların bulunmadığını belirtti.
Yine, aynı Komisyonun 15 Ocakta sorduğu soruya cevaben, Başbakanlık Müsteşarı, 9 Martta, Sivil Çalışma Grubunun, Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu olarak Başbakanlıkta bulunduğunu ve kuruluşunun hukukî dayanaklarını anlatmıştı. Yine, Batı Çalışma Grubuyla ilgili bir soru üzerine, Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Sezgin, 11 Şubat tarihli cevabî yazısında, Batı Çalışma Grubunun Genelkurmay Başkanlığı tarafından oluşturulduğunu söylemişti. Herkes Genelkurmay Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğunu bilirken, maalesef, İnsan Hakları Komisyonu...
DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Bunların maddeyle ne alakası var!..
BAŞKAN – Sayın Görür, biraz madde üzerinde konuşabilir miyiz. Lütfen.
FETİ GÖRÜR (Devamla) – Tamam efendim, bağlıyorum.
...3686 sayılı Kanunun “Komisyonun yetkileri” başlıklı 5 inci maddesinde görevleriyle ilgili her türlü bilgiyi isteme ve buralarda inceleme yapma yetkisine sahip olmasına rağmen, istediği doğru bilgiyi alamamıştır; hem de, Komisyon, millet adına görev yapan Parlamentonun temsilcisi olduğu halde.
Yine, Hanefi Avcı Susurluk Komisyonuna bilgi verdi diye...
BAŞKAN – Sayın Görür... Sayın Görür... İstirham ediyorum... İnsan Hakları Komisyonunun uygulamalarını tartışmıyoruz şu an.
FETİ GÖRÜR (Devamla) – Sayın Başkan, bilgi... Sayın Başkan...
NİZAMETTİN SEVGİLİ (Siirt) – Git, orada konuş.
BAŞKAN – İstirham ediyorum... Lütfen madde üzerinde... Beni zor durumda bırakmayın; rica ediyorum.
FETİ GÖRÜR (Devamla) – Sayın Başkan, madde bilgi vermeyle ilgili olduğu için, konuyu bağlıyorum.
NİZAMETTİN SEVGİLİ (Siirt) – Ne alakası var.
BAŞKAN – Sayın Görür, lütfen... Bu bilginin o bilgiyle hiç ilgisi yok. Basın toplantısı konusu olabilecek bir şeye burada zamanınızı boşa harcamayın... Lütfen...
FETİ GÖRÜR (Devamla) – Şimdi, bütün bu hususları göz önüne alarak, vatandaş vergi dairesine bilgi vermedi diye siz de en ağır cezaları getirmeye çalışıyorsunuz. Fazilet Partisi Grubu olarak, getirilen cezaların çok ve yersiz olduğunu belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Çok teşekkür ediyorum Sayın Görür.
Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Doğan Baran; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA DOĞAN BARAN (Niğde) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesi üzerinde DYP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, tasarının bu maddesiyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi, başlığıyla birlikte değiştirilmektedir. Bu maddenin halen yürürlükteki mevcut birinci fıkrasında, Vergi Usul Kanununun 86, 148, 150 ve 257 nci maddelerindeki hükümlere, çekinme sebebi olmaksızın, kamu idare ve müesseseleri haricinde riayet etmeyenlere maktu ve parasal özel usulsüzlük cezalarının kesilmesi öngörülmüş ve mükellef grupları itibariyle, söz konusu cezalar şöyle tespit edilmiştir:
Birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabı için 10 milyon Türk Lirası, ikinci sınıf tüccarlar ile ziraî işletme esasına göre defter tutan çiftçiler için 5 milyon Türk Lirası, her iki bentte sayılanların dışında kalanlar için de 3 milyon 300 bin Türk Lirası olan özel usulsüzlük cezaları azamî yasal üst sınır limitine ulaşmıştır.
Bu maddenin ikinci fıkrasında ise, özel usulsüzlük cezalarının uygulanabilmesi için, Vergi Usul Kanununun 148 inci maddesine göre gerçek ve tüzelkişilerden bilgi istenirken, yapılacak tebligatlarda, bilginin verilmesi için öncelikle süre verilmelidir; ayrıca, bu süre içerisinde cevap verilmediği ya da geç cevap verildiği veya eksik ve yanıltıcı bilgi verildiği takdirde, yasal ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi gereklidir.
Diğer yandan, bu tasarıyla, Vergi Usul Kanununun ceza hükümlerinde kapsamlı değişiklikler yapıldığından, birbiriyle ilişkisi bulunan veya paralellik ve mükerrerlik arz eden maddelerde de sadeleştirmeye gidilmektedir. Bu çerçevede, mevcut Kanunun 361 inci maddesi tasarının 82/1 maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, bu madde ile mevcut mükerrer 355 inci madde birleştirilmek suretiyle yeniden düzenlendiği için, söz konusu 361 inci maddeyi de ana hatlarıyla açıklamakta zaruret görmekteyim.
Bu maddenin birinci fıkrasında, Kanunun 148, 150 ve 257 nci maddelerinde yazılı mecburiyetlerin özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yerine getirilememesi halinde, mecburiyetlerin yerine getirilememesinin ilgililere tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır. İkinci fıkrada da, yeniden belli edilen süre içerisinde, yine de bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmektedir. Üçüncü fıkrada ise, yetkili makam ve memurlar tarafından, kamu idare ve müesseseleri ile gerçek ve tüzelkişilerden istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler veya bildirim görevini yerine getirmeye
nlere 1 milyon Türk Lirasına kadar para cezasına hükmolunacağı; son fıkrada ise, bu maddenin uygulaması bakımından, Vergi Usul Kanunun 367 nci maddesine uyulacağı belirtilmektedir ki, söz konusu maddede, yukarıda belirtilen suçların tespiti halinde, denetim elemanlarının bu hususlarda cumhuriyet savcılığına bildirim mecburiyetini amirdir.Diğer taraftan, mevcut kanunun mükerrer 355 inci maddesine göre, bildirim görevini yerine getirmeyen kamu idare ve müesseseleri özel usulsüzlük cezasının dışında tutulurken, bir yandan da, 361 inci maddeye göre, bildirim görevini yerine getirmesi dahi hapis cezasının kapsamı dışında kalmaktadır.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 ve 361 inci maddelerinde, aynı kanunun diğer maddelerine atıfta bulunarak belirtilen mecburiyetlerin neler olduğunu kısaca açıklamakta yarar görmekteyiz. Bunlar, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgiler, ziraî kazançlar, il ve merkez komisyonlarınca istenecek bilgiler, vergi inceleme ve kontrolleri ile gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti sırasında mükelleflerin yerine getirmek zorunda oldukları yükümlülüklerdir. İşte, birlikte uygulanabilen, birbiriyle bağlantılı bu iki maddeden 361 inci maddenin bu tasarıyla yürürlükten kaldırılmasıyla doğacak boşluğun giderilmesi amacıyla, mükerrer 355 inci maddede değişiklik yapılması gereği ortaya çıkmış; ayrıca, Vergi Usul Kanununun 256 ve mükerrer 257 nci maddelerindeki zorunluluklara uymayanların da madde kapsamına alınmasına gerek duyulmuştur. Buna göre
, tasarının 13 üncü maddesi ile Vergi Usul Kanunun mükerrer 355 inci maddesi yeniden düzenlenmekte ve kanunun 86, 148, 149, 150, 256, 257 nci maddelerdeki zorunlulukları kapsar hale gelmektedir.Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına uygulanacak özel usulsüzlük cezası, on kat artırılarak 10 milyondan 100 milyon Türk Lirasına; ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit ve götürü usulde tespit edilenlere ilişkin ceza 50 milyon Türk Lirasına ve bunlar dışında kalanlara kesilebilecek ceza 25 milyon Türk Lirasına çıkarılmaktadır.
Kamu idare ve müesseselerinde görevli olup bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler de, özel usulsüzlük cezasına muhatap olabileceklerdir. Böylece, maddede üç bent halinde yapılan düzenlemeyle, özel usulsüzlük cezasına muhatap olacaklar yeniden sınıflandırılmakta ve ceza miktarları da artırılmaktadır.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek, bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ edilecektir. İkinci defa verilen sürede de bildirim veya ibraz görevlerini yerine getirmeyenlere, halen, bir aydan üç aya kadar hapis cezası hükmolunurken, tasarının bu maddesi, yeni şekliyle yürürlüğe girdiği tarihte, artık, sadece, özel usulsüzlük cezası bir kat artırılarak uygulanacaktır.
Bu suretle, bir yandan, mevcut iki madde birleştirilerek yeniden düzenleme suretiyle kanunda sadeleştirilmeye gidilirken, diğer yandan da, caydırıcı özelliğe sahip hapis cezası hükmü kaldırılmaktadır. Halbuki, bildirim ve ibrazı mecburî olan bazı bilgi ve belgeler vasıtasıyla, zaman zaman milyarları aşan, hatta, trilyonu bulan vergi kayıp ve kaçaklarının ortaya çıkarılması kuvvetle muhtemeldir. Bu gibi durumlarda, hapis cezası uygulanabilmesine imkân veren mevcut hükmün kaldırılarak, ilgililerin, sadece 200 milyon Türk Lirası özel usulsüzlük cezası ödeyerek kurtulması mümkün hale gelmektedir.
Bu durum, Maliye Bakanlığı yetkililerinin ve vergi inceleme elemanlarının işini zorlaştıracaktır. Zira, vergilemeye ilişkin olarak alınacak bilgilerin ve ibrazı gereken belgelerin bazen çok önemli olduğu dikkate alınırsa, caydırıcılık vasfının kaldırılmasının öneminin ortaya çıkacağını da ifade eder, saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Baran.
Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.
Şahsı adına, Sayın Mehmet Bedri İncetahtacı; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 13 üncü maddesi, bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlara hapis cezası öngören 361 inci maddeyi kaldırarak, mükerrer 355 inci maddede değişiklikler yapmaktadır.
Vergi Usul Kanununun mevcut mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun 86, 148, 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine çekinme sebebi olmaksızın (kamu idare ve müesseseleri hariç olmak üzere) riayet etmeyenlerden, birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabına 1 milyon Türk lirası; ikinci sınıf tüccarlar ile ziraî işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçilere 500 bin Türk Lirası; bunların haricinde kalanlara da 330 bin Türk Lirası özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmış olup, söz konusu bentlerde yer alan miktarlar, Bakanlar Kurulu kararıylarıyla artırılarak uygulanmaktadır.
Mükerrer 355 inci maddenin ikinci fıkrasında, yukarıda yer alan hükmün uygulanması için, 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde, haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması yoluna gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu da hüküm altına alınmıştır.
Tasarının 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek olan 79/1-b maddesi ile kaldırılmakta olan Vergi Usul Kanununun dört fıkra halinde düzenlenmiş bulunan 361 inci maddesinde yer alan hususları kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:
Birinci fıkrada, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin, özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesinin kendilerine tebliğ olunacağı hükme bağlanmaktadır.
İkinci fıkrada, yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmedileceği belirtilmiştir.
Üçüncü fıkrada, yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseseleri ile gerçek veya tüzelkişilerden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 nci maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere 100 bin liraya kadar para cezasına hükmolunacağı belirtilmiş olup, söz konusu miktar Bakanlar Kurulu kararlarıyla da artırılarak uygulanmaktadır.
Son olarak, dördüncü fıkrada, bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda görüldüğü üzere, mevcut mükerrer 355 inci madde ile 361 inci madde hükümleri arasında bağlantılar bulunmaktadır. İşte, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde, mükerrer 355 inci maddeye göre, önce özel usulsüzlük cezası kesilmesi söz konusudur. Vergi Usul Kanununun 361 inci madde hükmüne göre ise, bu cezanın kesilmesinden sonra, söz konusu mecburiyetlerin yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek, bu mecburiyetlerin yerine getirilmesinin kendilerine tebliğ olunacağı; yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bu defa bir aydan üç aya kadar hapis cezasına hükmedileceği belirtilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın İncetahtacı, toparlıyoruz.
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Devamla) – Diğer taraftan, bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleri ile 150 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde, kamu idare ve müesseseleri, mükerrer 355 inci maddeye göre uygulanacak özel usulsüzlük cezasının kapsamı dışında kalmaktadır. Diğer bir ifadeyle, mükerrer 355 inci madde hükmüne göre, kamu idare ve müesseselerine özel usulsüzlük cezası uygulanamamaktadır. Bu konudaki tenkitlerimizi, vakit kalmadığı için, diğer maddeleri üzerindeki görüşmele
rimizde dile getirmeye gayret edeceğiz.Bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İncetahtacı.
Sayın Emin Kul?..
EMİN KUL (İstanbul) – Vazgeçtim.
BAŞKAN – Sayın Necdet Tekin, buyurun.
NECDET TEKİN (Kırklareli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 13 üncü maddedeki düzenlemeler, esas itibariyle, bilgi vermeme nedeniyle uygulanan ve daha önceki yasada da yer alan, ancak bugün için yaptırımı oldukça azalan cezaların günün koşullarına uydurulmasından başka bir şey değildir.
Daha önce bu madde üzerinde konuşan arkadaşlarım da değindi; şu anda geçerli olan 355 inci maddedeki cezalardan 1 milyon liralık cezalar daha sonra 10 katına kadar artırılarak
10 milyona çıkarılmış; bunun dışında, 500 bin liralık cezalar da, 5 milyon liraya çıkarılmış. Yani, eski yasadaki, cezalar, Bakanlar Kurulu kararları ve kararnamelerle bir oran dahilinde daha da çok artırılırken, cezaların artırılması, bu maddeyle biraz daha rasyonel hale getirilmiş.
Yine bu yasa tasarısının ikinci çok önemli bir değişikliği daha var; özellikle bunun altının çizilmesi lazım. Nasıl ki, bu zamana kadar, vatandaş sadece kendisi sorumlu oluyordu -ki, meri olan bu Vergi Usul Kanununun 355 inci maddesinde de “kamu idare ve müesseseleri hariç” denilmektedir- yani, yaptığı bir hatadan dolayı vergi veren sorumlu oluyordu, cezaya müstahak oluyordu ve buradaki kamu idare ve müesseseleri de, mevcut bu yasayla cezadan kurtuluyordu. Ancak, bu yasa tasarısında, bu, tamamen değiştirilmiş ve “kamu idare ve müesseseleri
dahil” denilmiş; yani, bilgi vermekten kaçınan mükellef nasıl parasal olarak cezalandırılabiliyorsa, bilgi vermekten çekinen kamu idarecileri de, yani vergiyi alan yöneticiler de, özel usulsüzlük cezası neyi hükmediyorsa, onu vermek zorunda kalabilecek. O halde, bu yasa tasarısının en önemli taraflarından bir tanesi de budur.Üçüncü olarak, bu yasa tasarısının farklı özelliklerinden bir tanesi de şudur: Eski yasamızda yeminli mali müşavirler yoktu; bu yasa tasarısında yeminli mali müşavirler var ve defter ve belge ibrazına ilişkin taleplerin yerine getirilmemesi halinde bir yaptırıma gidilmekte ve bu yöndeki hukukî boşluk da doldurulmaktadır.
Hepinize saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, madde üzerinde verilen 12 önergenin 10’u geri çekilmiştir; kalan 2 önergeyi, önce geliş sırasına göre okutup,sonra aykırılık durumlarına göre işleme koyacağım.
Bu arada, önergede bir hayli uzun isim listesi olduğu için, Kâtip Üye arkadaşımızın önergeyi oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
MADDE 13’te 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilen:
Birinci fıkrada, birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı hakkında öngörülen “100 000 000 Türk Lirası” yerine “50 000 000 Türk Lirası”
İkinci fıkrada, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında “50 000 000 Türk Lirası” yerine “25 000 000 Türk Lirası”
Üçüncü fıkrada yazılı bulunanlar dışındakilere “25 000 000 Türk Lirası” yerine “15 000 000 Türk Lirası” özel usulsüzlük cezası kesilir” şeklinde değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.
Feti Görür Hüseyin Arı Latif Öztek
Bolu Konya Samsun
Memduh Büyükkılıç Mustafa Yünlüoğlu Ekrem Erdem
Kayseri Bolu İstanbul
M. Salih Katırcıoğlu Yakup Budak İ. Ertan Yülek
Niğde Adana Adana
Ahmet Doğan Osman Hazer Celal Esin
Adıyaman Afyon Ağrı
Mehmet Altınsoy Cemalettin Lafçı Cemil Çiçek
Aksaray Amasya Ankara
Rıza Ulucak Muhammet Polat Alaattin Sever Aydın
Ankara Aydın Batman
Suat Pamukçu Hüsamettin Korkutata Abdulhaluk Mutlu
Bayburt Bingöl Bitlis
Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar Zülfikar Gazi
Bolu Çankırı Çorum
Ramazan Yenidede Seyyit Haşim Haşimi Yakup Hatipoğlu
Denizli Diyarbakır Diyarbakır
Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya Lütfü Esengün
Elazığ Erzincan Erzurum
Ömer Özyılmaz Sıtkı Cengil Ahmet Çelik
Erzurum Adana Ad
ıyamanSait Açba Mehmet Sıddık Altay M. Ziyattin Tokar
Afyon Ağrı Ağrı
Murtaza Özkanlı Ahmet Bilge Ömer Faruk Ekinci
Aksaray Ankara Ankara
Ersönmez Yarbay İsmail Özgün Musa Okçu
Ankara Balıkesir Batman
Kâzım Ataoğlu Zeki Ergezen Feti Görür
Bingöl Bitlis Bolu
Mehmet Altan Karapaşaoğlu Mehmet Aykaç Yasin Hatiboğlu
Bursa Çorum Çorum
Sacit Günbey Ömer Vehbi Hatipoğlu Abdülkadir Aksu
Diyarbakır Diyarbakır Diyarbakır
Ahmet Cemil Tunç Naci Terzi Abdulilah Fırat
Elazığ Erzincan Erzurum
Aslan Polat Şinasi Yavuz Nurettin Aktaş
Erzurum Erzurum Gaziantep
Mehmet Bedri İncetahtacı Lütfi Doğan Mehmet Sılay
Gaziantep Gümüşhane Hatay
Mehmet Emin Aydınbaş Azmi Ateş Mukadder Başeğmez
İçel İstanbul İstanbul
Süleyman Arif Emre Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul İstanbul
Ali Oğuz Osman Yumakoğulları Sabri Tekir
İstanbul İstanbul İzmir
Hasan Dikici Ahmet Dökülmez Hayrettin Dilekcan
Kahramanmaraş Kahramanmaraş Karabük
Zeki Ünal Fethi Acar Abdullah Gül
Karaman Kastamonu Kayseri
Salih Kapusuz Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş
Kayseri Kırıkkale Kilis
Osman Pepe Veysel Candan Hanifi Demirkol
Kocaeli Konya Eskişehir
Kahraman Emmioğlu Turhan Alçelik Süleyman Metin Kalkan
Gaziantep Giresun Hatay
Mustafa Köylü Saffet Benli Mustafa Baş
Isparta İçel İstanbul
Ali Coşkun Ekrem Erdem İsmail Kahraman
İstanbul İstanbul İstanbul
Aydın Menderes Mehmet Ali Şahin Bahri Zengin
İstanbul İstanbul İstanbul
İsmail Yılmaz Avni Doğan Mustafa Kamalak
İzmir Kahramanmaraş Kahramanmaraş
Abdullah Örnek Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç
Yozgat Kars Kayseri
Nurettin Kaldırımcı Kemal Albayrak Cafer Güneş
Kayseri Kırıkkale Kırşehir
Necati Çelik Hüseyin Arı Remzi Çetin
Kocaeli Konya Konya
Abdullah Gencer Hasan Hüseyin Öz Lütfi Yalman
Konya Konya Konya
Metin Perli Yaşar Canbay Mehmet Recai Kutan
Kütahya Malatya Malatya
Fehim Adak Nedim İlci Mehmet Elkatmış
Mardin Muş Nevşehir
Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın Ahmet Demircan
Ordu Sakarya Samsun
Musa U
zunkaya Ahmet Nurettin Aydın Temel KaramollaoğluSamsun Siirt Sıvas
Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel Ahmet Feyzi İnceöz
Şanlıurfa Şunlıurfa Tokat
Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur Mustafa Bayram
Trabzon Trabzon Van
Şaban Şevli Kâzım Arslan Necmettin Aydın
Van Yozgat Zonguldak
T. Rıza Güneri Mustafa Ünaldı Ahmet Derin
Konya Konya Kütahya
Oğuzhan Asiltürk Fikret Karabekmez Bülent Arınç
Malatya Malatya Manisa
Hüseyin Yıldız Sabahattin Yıldız M.Salih Katırcıoğlu
Mardin Muş Niğde
Mustafa Hasan Öz Cevat Ayhan Latif Öztek
Ordu Sakarya Samsun
Mehmet Emin Aydın Musa Demirci Abdüllatif Şener
Siirt Sıvas Sıvas
Ahmet Karavar Abdullah Arslan Bekir Sobacı
Şanlıurfa Tokat Tokat
Şeref Malkoç Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş
Trabzon Van Van
İlyas Arslan
Yozgat
BAŞKAN – İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “veya götürü” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Metin Bostancıoğlu Necdet Tekin Uğur Aksöz
Sinop Kırklareli Adana
Metin Öney Algan Hacaloğlu
İzmir İstanbul
BAŞKAN – Şimdi, önergeleri aykırılık derecesine göre yeniden okutarak, oylarınıza sunacağım:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
MADDE 13’de 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilen;
1- Birinci fıkrada birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı hakkında öngörülen “100 000 000 Türk Lirası” yerine “50 000 000 Türk Lirası”
İkinci fıkrada, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit veya götürü usulde tespit edilenler hakkında “50 000 000 Türk Lirası” yerine “25 000 000 Türk Lirası”
Üçüncü fıkrada yazılı bulunanlar dışındakilere “25 000 000 Türk Lirası” yerine “15 000 000 Türk Lirası”
“Özel usulsüzlük cezası kesilir şeklinde” değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.
Feti Görür (Bolu) ve arkadaşları
BAŞKAN – Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz efendim?
PLAN V
E BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, bu, tasarının belkemiği maddelerinden birisi; bu nedenle, bu önergeye katılamıyoruz.BAŞKAN – Sayın Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, bu tür cezalar, kendiliğinden uygulanan cezalar değil; bu cezalar, yükümlülükleri yerine getirmeyenlere yazılı olarak bir uyarı gönderildikten sonra kesilir. O nedenle de, yapılan düzenlemenin ve cezaların uygun olduğunu düşünüyoruz, önergeye katılmıyoruz.
BAŞKAN – Sayın Görür, konuşacaksınız; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır.
FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu maddede getirilen düzenlemeden önce, cezalar daha önceki kanunun düzenlendiği tarihten günümüze kadar her yıl, Bakanlar Kuruluna verilen yetkiyle 10 kat artırılmıştır. En son artırılan bu 10 kat miktarla, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek sahiplerine uygulanacak olan özel usulsüzlük cezasının 10 milyon lira olduğunu, günümüz şartlarında enflasyon oranının göz önüne alınmadığını ve sadece caydırıcılık sebebinin arkasına sığınılarak bu ceza miktarlarının ölçüsüz bir şekilde artırıldığını düşünüyorum.
Yine aynı şekilde, ikinci sınıf tüccarlar defter tutan çiftçiler ile basit veya götürü usulde defter tutan kişilere uygulanacak olan 50 milyon lira cezanın da -bunların, küçük esnaf olmaları hasebiyle- ağır bir ceza olduğunu düşünüyorum.
Sayın Hükümetin bu sene memura, işçiye yıl sonu itibariyle enflasyonu yüzde 50’ye indirme hedefinin arkasına sığınarak yaptığı zam oranının yüzde 50 olduğunu düşünürsek, vatandaştan istediğinin de aynı mantıkla, aynı oranda hesap edilmesi lazım.
Biz, esasında, bu önergeyi, Hükümetin işçimize ve memurumuza yapmış olduğu 1998 yılı zamlarını göz önüne alarak hazırladık; hepinizden destek bekliyoruz.
Saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Görür.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
İkinc
i önergeyi tekrar okutuyorum:Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “...veya götürü” ibaresinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Metin Bostancıoğlu (Sinop) ve arkadaşları
BAŞKAN – Sayın Komisyon?..
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun)– Uygun görüşle takdirlerinize sunuyoruz.
BAŞKAN– Sayın Hükümet?
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, teknik bir düzenlemedir; o nedenle katılıyoruz.
BAŞKAN – Komisyon uygun görüş belirtiyor; Hükümet önergeye katılıyor.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
Şimdi, maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusundaki değişik şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
14 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 14 - 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesi bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hürriyeti Bağlayıcı Ceza İle Cezalandırılacak
Suçlar ve Cezaları
Kaçakçılık suçları ve cezaları
Madde 359 - a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (varlığı noter tasdik kayıtları veya sair süretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar(muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir),
Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter,
kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir),2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi zıyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz isteyen var mı?
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Fazilet Partisi Grubu adına Sıtkı Cengil konuşacak.
BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Sıtkı Cengil; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan yasa tasarısının 14 üncü maddesi üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi hürmetle selamlıyorum.
Sözlerimin başında bir tespiti yapmakta fayda mülahaza ediyorum, o da şudur: Biz Fazilet Partisi Grubu olarak, bütün maddelerde çıkıp konuşuyoruz, ayrıca, arkadaşlarımız şahısları adına konuşuyor ve önergeler veriyoruz. Bizim bu konuşmalarımız, bu vermiş olduğumuz önergeler, zamanı geçirmek veyahut da kanunun çıkmasını geciktirmek için değildir. (ANAP ve DSP sıralarından “ya niçin?!” sesleri, gürültüler)
Biraz dinleyin, anlatacağım.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen...
SITKI CENGİL (Devamla) – Vergi yasaları, öyle günü birlik çıkan yasalar değildir, sadece birkaç kişiyi ilgilendiren yasalar da değildir, toplumun tümünü ilgilendiren yasalardır. Bakın, aklıma bir örnek geldi, o “ah” diyen arkadaşlarıma hemen şunu söyleyey
im: Biz, faydalı yasalarda öyle engelleyici olmuyoruz; daha geçen perşembe günü -Komisyon Başkanı arkadaşımız da karşımızda- esnaf genel müdürlüğünün kurulmasıyla alakalı, Sanayi ve Ticaret Komisyonunda görüşmeler yapıldı, çok önemli bir kanundu, benimsediğimiz bir kanundu, esnafın beklediği bir düzenlemeydi; ama, Anavatan Partisinden hiçbir arkadaşımızın olmamasına rağmen, Fazilet Partili komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarımızın oylarıyla o kanun teklifi kabul edildi. Yani, biz, yaptığımız bu muhalefet göreviyle, çıkan kanunların memleketin ve milletin faydasına olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz; komisyonlarda da bu böyle, Genel Kurulda da bu böyle. (FP sıralarından alkışlar)Bakınız değerli arkadaşlar, bu madde, hapis cezası verilecek fiilleri düzenliyor. Bu da iki bölümde düzenlenmiş: Birinci bölümde, verilecek olan hasip cezaları paraya çevrilebiliyor; ikinci bölümdeki düzenlemelerde, verilecek olan hapis cezası paraya da çevrilemiyor, hapis cezası olarak infaz edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, çok önemli bir kanundur ve herkesi çok yakından ilgilendirir.
Sayın Bakanım, değerli arkadaşlar; biliyorsunuz, Türk vergi sistemi, beyan esasına dayalıdır. Beyan esasının aslı da nedir; karşılıklı güvendir; yani, devlet vatandaşa, vatandaş da devlete güvenecek. Burada, önümüze bir düzenleme koymuşsunuz, bir düzenleme getirmişsiniz; maalesef, vatandaşı, güvenilmez mantığıyla mütalaa etmişsiniz, düzenlemeleri öyle yapmışsınız, yaklaşımınız böyle.
Değerli arkadaşlar, vatandaşa güvensizliği devam ettirdiğiniz müddetçe, hangi düzenlemeyi getirirseniz getirin, hangi cezayı getirirseniz getirin, başarılı olmanız mümkün değildir.
Şöyle de denilebilir; “siz önerge veriyorsunuz, önergelerde bütün milletvekillerinin isimleri peş peşe okunuyor.” Evet, doğrudur, onu da -bilerek-şunun için yapıyoruz : Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet, acaba, bu arada düşünebilme fırsatı bulabilir mi, bu arada düşünebilirler mi? [FP sıralarından alkışlar, DSP sıralarından alkışlar (!)] Maalesef, şimdiye kadar bunu çok fazla görmedik; ama, bunu sonuna kadar devam ettireceğiz.
ŞADAN TUZCU (İstanbul) – Madde için ne dedin?
SITKI CENGİL (Devamla) – Maddenin tam ortasından konuşuyorum değerli arkadaşım.
ŞADAN TUZCU (İstanbul) – Bir ortasını bulsak da anlasak!..
SITKI CENGİL (Devamla) – Bu madde, hapis cezası uygulanacak fiilleri belirtmektedir dedik; özü itibariyle, mükellefi çok yakından ilgilendiriyor dedik ve çok önemli bir madde olduğu için de, her fıkrasıyla alakalı önergeler verdik; ama, maalesef, sudan ba
hanelerle, iktidar partilerinin verdiği önergelerle, önerge verme sırası doldurulmuş, önergeler doldurulmuş; “ve” yerine “veya”, “veya” yerine “ve” gibi kelimeler konularak doldurulmuş.ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Sizden öğrendik!..
SITKI CENGİL (Devamla) – Şimdi anlattığım çerçevede uzlaşırsak, biz de size yardımcı olacağız.
Buradaki yanlışlıklar nedir: Birincisi; zıyaa uğratılan verginin büyüklüğüne küçüklüğüne bakılmadan, aynı ceza getiriliyor; yani, 20 milyon liralık vergi kaybına da, 20 milyar liralık vergi kaybına da aynı cezayı getiriyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, bu, hangi ceza prensibine, hangi insaf ölçüsüne uyar; bunun tahlilini iyi yapmamız lazım. Burada, devleti, milyarlarca lira dolandıranla, herhangi bir kenar mahallenin gariban bakkalının vergi zıyaını, 20 milyon lirayla 20 milyar lirayı aynı kefeye koyuyorsunuz. Bunun mutlaka düzeltilmesi lazım; bu, vahim bir hatadır.
Değerli arkadaşlarım, ikincisi “sahte belge” deniliyor. Daha önceki düzenlemede, sahte belgeleri bilerek kullananlarla bilmeyerek kullananlar tefrik edilmişti, ayrılmıştı; ama, burada, sahte belgeyi bilerek kullanan ile bilmeyerek kullananı da aynı kefeye koymuşsunuz; yani, vatandaşın hata yapabileceğini, muhasebe bürosunda çalışan muhasebe memurunun veyahut da o birimdeki insanların hata yapabileceğini kabul etmiyorsunuz. Sahte belgeden kasıt nedir; bunlardan bir tanesi, hepimizin bildiği naylon faturadır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye piyasasında, bu, çok yaygın olarak kullanılan bir unsur; ama, iyi niyetli mükellefin de naylon faturayı koklayarak naylon olup olmadığını bilme ihtimali veyahut da bilebilme imkânı yoktur; bunu da takdir edersiniz. Burada sahtekârlık yapanı, yanlış yapanı cezalandıralım derken, iyi niyetli vatandaşı da cezalandırmış oluyorsunuz; bunun da düzeltilmesi lazım.
Zaten, bilerek sahtekârlık yapan, bilerek bu işe soyunan insan neticesine de katlanır. Eğer yakalanırsam, bunun neticesini de kabul ediyorum diyor; ama, bilmeden yapan insana ne diyeceksiniz?
Milletvekili arkadaşlarımdan şirketleri olanlar vardır, iş sahibi olanlar vardır -vardır veya yoktur, olabilir- vatandaştan vardır; ama, kendisi, direkt gelip giden evrakı incelemiyor...
AHMET NEİDİM (Sakarya) - Senin?..
SITKI CENGİL (Devamla) – Benim yok değerli arkadaşım...Benim yok; ama, öyle bir endişem de yok; ama, olabilir. Ben “milletvekili” derken, karşımda sadece arkadaşlarım olduğu için o örneği verdim; ama, hepinizin, her gün gelip giden belgeleri inceleme imkânınız, inceleme fırsatınız yok. Orada, muhasebede çalışan herhangi bir memurun yapmış olduğu bir yanlışlıktan dolayı, sizin adınız, sahtekârlık yapmışa çıkar. Burası, çok önemlidir; bu, bütün iş âlemi için böyledir. Bunların, mutlaka ne yapılması lazım; düzeltilmesi lazım.
Daha önceki düzenleme daha tutarlıydı, daha mantıklıydı. Daha önceki düzenlemelerde, bu cezaların verilebilmesi için, bu fiileri bilerek işleyenler ile bilmeyerek işleyenler tefrik ediliyordu, ayrılıyordu. Bilerek işleyenlere herhangi bir itirazımız yok; sahte fatura basan, sahte fatura satan yakalandığı zaman, hepimiz, en şiddetli cezayı verme taraftarıyız; ama, maalesef, fiiliyatta, Maliye, sahteciliği yapanı yakalıyor da -Sayın Bakanım burada- sahte fatura basıp, sahte fatura satan kaç kişiye, ne kadar ceza verebildi; hiçbirine ceza veremedi. Niye; yakalıyor; ama, ben ne yapayım, bunun alacak bir şeyi yok diyor. Peki, ne oluyor; bilmeden sahte fatura kullanan insanın yakasına yapışıyor. Komisyonda, arkadaşlar örnekler verdiler: İşte, bir firma gidiyor fuel oil alıyor, parasını da ödüyor; neticede, mal alınmış, parası ödenmiş, fiilen bütü
n bu işlemler yapılmış; ama, karşı taraf, sahte fatura veriyor, vergi dairesinde kaydı olmayan veyahut da kaydı varsa bile herhangi bir işlem yapmayan bir firmanın faturasını veriyor. Neticede cezayı kim çekiyor; fiilî olarak o alışverişi yapan mükellef çekiyor. Dolayısıyla, burada, rencide olacak insanlar, dürüst mükelleflerdir; rencide olacak insanlar, devlete vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen insanlardır. Bir de, tabiî, bunun ticarî itibar meselesi var. Haksız rekabete de konu olabilir, herhangi bir şikâyet, herhangi bir çekememezlikte, insanları bu tür suçların içerisine çok rahat çekebilir. Değerli arkadaşlar, bu suiistimallere açık hükümleri, hep beraber düzeltmemiz lazım.(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Cengil, lüften toparlayalım.
SITKI CENGİL (Devamla) – Ben, arkadaşlarımı tenzih ediyorum; ama, bu madde, köprüden geçenden de geçmeyenden de aynı parayı alma mantığıyla düzenlenmiştir; maddenin ana fikri budur. Bu mantığın düzeltilmesi lazım diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Cengil.
Demokrat Türkiye Partisi Grubu adına, Sayın Mahmut Yılbaş; buyurun. (DTP sıralarından alkışlar)
DTP GRUBU ADINA MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 14 üncü maddesi üzerinde, Demokrat Türkiye Partisinin görüşlerini sunmak üzere huzurunuzdayım; hepinize saygılarımı sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, vergiyle alakalı onikiye yakın kanunla ilgili olarak getirilen değişiklikleri ihtiva eden bu tasarının tümü üzerinde takdimde bulunurken Sayın Bakan, bir reform iddiasında değiliz; ancak, vergiyle ilgili, gerçekten, hissedilen bazı değişiklikleri getiriyoruz havası içerisinde, tevazu gösterdiğini hissettirmeye çalıştı.
Demokrat Türkiye Partisi, hem Hükümetin bir ortağı olarak ve hem de çok ciddî gereksinimler söz konusu olmadıkça, özellikle, bu tasarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında söz almamaya ve bir engelleme yapılıyor havasını vermemeye son derece titizlik gö
steriyoruz...ALGAN
HACALOĞLU (İstanbul) – Hükümetin ortağı değil misiniz?!MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – ...ama, ciddî hatalar söz konusu olduğunda, uyarıda bulunmanın da gerekliliği inancıyla huzurunuza geliyoruz.
Değerli arkadaşlarım, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; yani meri olan Vergi Usul Kanununun 344 ile 359 uncu maddesi arasında gerçekten bir anlayış birliği var. Vergi Usul Kanununda “İkinci kısım” başlığı altında 344 üncü ve müteakip maddelerde vergi cezaları ifade edilmekte, bunların başında kaçakçılık, takiben ağır kusur ve kusur, usulsüzlük gibi suçlar gelmekte, ondan sonra “Ceza Mahkemelerinde Yargılanacak Suçlar ve Cezaları” başlığı altında da kaçakçılıkla ilgili suça tekrar dönülerek, bunlar hakkında müeyyideler getirilmektedir.
Tasarıya bakıyoruz -ki gerçekten mütevazı olmaya da gerek yok- 359 ile 344’de yapılan değişikliğin mantığını anlamakta zorluk çekiyoruz.
Değerli arkadaşlarım, 11 inci maddeyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesini başlığıyla beraber değiştirdik. Kabul edilen madde, kaçakçılık suçunu tarif eden bir anlayış içerisinde; ama 11 inci maddede getirilen değişiklikle bu tanımlamaya yeni bir anlam getiriliyor, diyoruz ki “vergi zıyaı cezası” ve o zaman müteakip maddelerle ele aldığımızda bakıyorsunuz ki, 344 ile 359 arasında bir tutarsızlık söz konusu oluyor. Hatta öyle ki, 359’a, 344’te yapılan değişiklikle yeni bir anlam, vergi usul düzeninde yeni bir mana getiriliyor, kaçakçılık, -takip eden maddelerde devam etmesine rağmen- 344 üncü maddede kaldırılıy