DÖNEM : 20 CİLT : 55 YASAMA YILI : 3

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

104 üncü Birleşim

18 . 6 . 1998 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışlara ve bu kesimin içerisinde bulunduğu zorluklara ilişkin gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

2. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, bazı üniversitelerde başörtüsü uygulamasından kaynaklanan sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması

3. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, Kamu Konutları Yönetmeliğinde Hükümetçe yapılan değişikliklere ilişkin gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Romanya’ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1557)

2. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’a, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1558)

3. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1559)

4. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’na, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1560)

5. – Romanya’ya gidecek olan Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1561)

6. – TBMM Başkanlık Divanınca Bosna -Hersek Halk Meclisi Eşbaşkanları ve beraberlerindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1562)

7. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya, Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ve Ağrı Milletvekili Cemil Erhan’ın (9/22) esas numaralı Meclis soruşturması önergesindeki imzalarını geri çektiklerine ilişkin önergesi (4/357)

V. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. – (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimi

2. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimi

3. – (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

4. – (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)

VII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, milletvekillerinin ihale takibi yaptığı yönündeki beyanlarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/5093)

2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, stol tipi havaalanı projelerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/5158)

3. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, İhracatı Geliştirme Fonunda toplanan paralara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/5238)

4. – İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, gümrükler eski genel müdürü döneminde yolsuzluk yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’nun yazılı cevabı (7/5258)

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMMGenel Kurulu saat 15.00’te açılarak dört oturum yaptı.

Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, TKİ Genel Müdürlüğünün Tunçbilek Garp Linyitleri İşletmesindeki sahalara ilişkin gündemdışı konuşmasına Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer,

Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak’ın, bazı üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin gündemdışı konuşmasına Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay,

Cevap verdiler;

İstanbul Milletvekili M. Cevdet Selvi de, özelleştirme uygulamalarından doğan işçi sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Türk Grubunda boşalan üyelik için DYP Grubunca Konya Milletvekili Necati Çetinkaya’nın aday gösterildiğine ilişkin Başkanlık,

Adalet Komisyonunda boş bulunan Başkanvekilliğine Iğdır Milletvekili Adil Aşırım’ın seçildiğine ilişkin Anayasa Komisyonu Başkanlığı,

Tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

14.6.1998 tarihinde dağıtılan, 16.6.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve okunmuş bulunan Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkındaki (11/16) esas numaralı gensoru önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 1 inci sırasında yer almasına ve Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerinin Genel Kurulun 23.6.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; 2.6.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihli 96 ncı Birleşimde okunmuş bulunan, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu hakkındaki, turizme açılan orman alanlarının dağıtımı konusundaki (9/22) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 2 nci sırasında yer almasına ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 23.6.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; 9.6.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihli 99 uncu Birleşimde okunmuş bulunan, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal hakkındaki (9/23) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 3 üncü sırasında yer almasına ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 30.6.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; 9.6.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihli 99 uncu Birleşimde okunmuş bulunan Başbakan A. Mesut Yılmaz hakkındaki (9/24) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 4 üncü sırasında yer almasına ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 30.6.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına; daha önce, 13’er üyeden kurulmuş bulunan Dilekçe ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonları ile kadının statüsünün araştırılması konusundaki (10/219) ve orman yangınları konusundaki (10/23, 36, 103, 173, 183, 198) esas numaralı Meclis araştırması komisyonlarının üye sayılarının 14’e çıkarılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisinin kabul edildiği;

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 275 inci sırasında yer alan 663 sıra sayılı Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifinin bu kısmın 6 ncı sırasına, 64 üncü sırasında yer alan 491 sıra sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Sınavla Polis Memuru Olmalarına İmkân Sağlayan Kanun Teklifinin 7 nci sırasına ve 77 nci sırasında yer alan Hayvanları Koruma Kanun Tasarısının 8 inci sırasına alınarak bir an önce görüşülmelerinin teminine ilişkin FP Grubunun önerisi ile,

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 77 nci sırasında yer alan 332 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 6 ncı sırasına, 64 üncü sırasında yer alan 491 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına, 278 inci sırasında yer alan 685 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına, 189 uncu sırasında yer alan 499 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 231 inci sırasında yer alan 602 sıra sayılı kanun teklifinin 11 inci sırasına, 16 ncı sırasında yer alan 385 sıra sayılı kanun teklifinin 12 nci sırasına, 14 üncü sırasında yer alan 302 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına alınmasına ilişkin DYP Grubunun önerisinin,

Kabul edilmediği;

Anayasanın 93 üncü ve İçtüzüğün 5 inci maddesine göre 1 Temmuz 1998 Çarşamba günü tatile girmesi gereken Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma süresinin ikinci bir karara kadar uzatılmasına; Genel Kurulun, bugünden itibaren, ikinci bir karara kadar çarşamba, perşembe, cuma, pazartesi ve salı günleri 14.00 -19.00, 20.00 - 24.00 saatleri arasında çalışmasına; salı günleri 14.00 - 19.00 saatleri arasında denetim konularının, diğer saat ve günlerde ise kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmemesine; sunuşlar ve işaret oyuyla yapılacak seçimlerin pazartesi ve cuma günleri de yapılmasına ilişkin ANAP, DSP ve DTPGruplarının müşterek önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra kabul edildiği,

Açıklandı.

Adalet Komisyonunda açık bulunan üyeliğe, DTP Grubunca aday gösterilen İzmir Milletvekili İ. Turhan Arınç seçildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

1 inci sırasında bulunan 132,

2 nci sırasında bulunan 232,

4 üncü sırasında bulunan 553,

5 inci sırasında bulunan 631,

Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,

3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon Raporu gelmediğinden,

Ertelendi;

6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; 1 inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.

Alınan karar gereğince, 18 Haziran 1998 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 23.55’te son verildi.

Yasin Hatiboğlu

Başkanvekili

Ali Günaydın Haluk Yıldız

Konya Kastamonu

Kâtip Üye Kâtip Üye

Ünal Yaşar

Gaziantep

Kâtip Üye

 

 

No. : 159

II. – GELEN KÂĞITLAR

18.6.1998 PERŞEMBE

Tasarılar

1. – Türkiye Cumhuriyeti İle İsrail Devleti Arasında Serbest Ticaret Alanı Anlaşması ve İlgili Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanuna Bir Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı (1/784) (Sanayi, Ticaret, Enerji , Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

2. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Özel İdari Bölgesi Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/785) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

Teklifler

1. – İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve 187 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 82 nci Maddesinin Değiştirilmesine Dair Yasa Önerisi (2/1205) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.6.1998)

2. – Karaman Milletvekilleri Abdullah Özbey ve Zeki Ünal’ın; 4325 Sayılı Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi İle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1206) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.6.1998)

3. – Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan ve 8 Arkadaşının; Karabük, Bartın, Zonguldak ve Bolu İllerinde Sel ve Heyelan Afeti İle Meydana Gelen Zararların Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1207) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.6.1998)

4. – İstanbul Milletvekili Metin Işık’ın; Sultançiftliği Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/1208) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.6.1998)

5. – İstanbul Milletvekili Metin Işık’ın; Pursaklar Adında Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/1209) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.6.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, tarım arazilerinin korunmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5520) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

2. – Adana Milletvekili İ.Cevher Cevheri’nin, yeni göreve başlayan polislere maaşlarının geç ödendiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5521) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

3. – Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın, Uzaktan Eğitim Vakfı ile ilgili yolsuzluk iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5522) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

4. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, GAP ve Harran Ovasında sulamadan kaynaklanan tuzlanma ve çölleşmeye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5523) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

5. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Sit alanı olan Hasankeyf’te baraj inşa edileceği iddialarına ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/5524) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

6. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, yarı açık cezaevlerine ve Edirne yarı açık cezaevinde meydana gelen olaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5525) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

7. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, İstanbul ve çevresindeki orman alanlarının özel şirketlere kiralanmasına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/5526) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

8. – Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, Hatay İlinde 1997-1998 yılları arasında açılan köy okulu ve derslik sayısına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5527) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

9. – Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, ders kitaplarının basımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5528) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

10. – Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, başörtülü öğrencilere ilişkin Devlet Bakanından (Hikmet Sami Türk) yazılı soru önergesi (7/5529) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

11. – Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, başörtülü bazı öğretmenlere güvenlik güçlerince yapılan uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5530) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

12. – Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, başörtülü öğrencilerin emniyet güçleri tarafından öğrenim haklarının engellendiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5531) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.1998)

13. – İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre’nin, üniversitelerdeki başörtülü öğrencilere yapılan uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5532) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

14. – İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre’nin, başörtülü öğrencilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5533) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

15. – Adana Milletvekili Sıtkı Cengil’in, Adana’nın teşvik verilen iller kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5534) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

16. – Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın, tankerlerin neden olduğu trafik kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/5535) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

17 .– Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın, Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş yıldönümü kutlamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5536) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.1998)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.00

Tarih : 18 Haziran 1998 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Haluk YILDIZ (Kastamonu), Ali GÜNAYDIN (Konya)

 

BAŞKAN – Çalışmalarımızın hayırla vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ederek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104 üncü Birleşimini açıyorum.

Sayın milletvekilleri...

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Yeterli çoğunluğumuz vardır...

BAŞKAN – Sayın Bostancıoğlu, eğer, bir Demokratik Sol Parti Grubu toplantısı olsaydı, doğrudur, çoğunluk vardı.

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Her zaman olduğu gibi...

BAŞKAN – Her zaman olduğu gibi...

III. – Y O K L A M A

BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın üyelerin, Genel Kurul salonunda hazır bulunduklarını yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız yoktur; saat 15.00'te yeniden toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati: 14.36

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER: Haluk YILDIZ (Kastamonu), Ali GÜNAYDIN (Konya)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III. – Y O K L A M A

BAŞKAN – Birinci yoklamada, yetersayının bulunmadığı tespit edildiği için, bu kerre yeni bir yoklama yapacağız; Genel Kurul salonunda hazır bulunan sayın arkadaşlarımızın yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.

(Yoklamaya başlandı)

Güneş Taner?..

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, adları okunduğu sırada salonda hazır olmayan arkadaşlarımız pusula göndersin ve pusula gönderen arkadaşlarımız da, lütfen, salondan ayrılmasın; çünkü, pusulaları kontrol edeceğim.

Yoklamaya devam ediyoruz.

Bülent Tanla?.. Yok.

(Yoklamaya devam edildi)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalara başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, gündemdışı söz talepleri vardır.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışlara ve bu kesimin içerisinde bulunduğu zorluklara ilişkin gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

BAŞKAN – Sayın M. Sıddık Altay, memur maaşlarıyla ilgili olarak, Yüce Heyetinize bilgi arz edecekler.

Sayın Altay, buyurun efendim.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; memur ve emekli maaşlarına yapılacak artışlar ve bu kesimin içerisinde bulunduğu zorluklar konusunda görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, çalışan memurlarımız, emekliler ve onların aileleriyle beraber yaklaşık 30 milyon insanımız, maaş artışlarından etkilenmekte ve bu konuda yapılacak düzenlemeleri dört gözle beklemektedir. Ancak, Hükümetin uyguladığı yanlış ve istikrarsız ekonomi politikaları sonucu, memur, işçi ve emekliler, her geçen gün daha da ezilir hale gelmiştir. Yüksek enflasyon ve peşi peşine yapılan zamlar, sabit ücretli kesimin eline geçen maaşı her geçen gün eritmiş, daha önce yapılan artışlar da, reel olarak, anlamsız hale gelmiştir. Hükümet, memurlara yılın ilk altı ayında yüzde 30 artış sağlamış, şimdi de yüzde 20 öngörüyor; fakat, gelin görün ki, yılbaşından bu yana aylık olarak açıklanan enflasyon oranları, yüzde 100'e yaklaşmış durumdadır. Hani, memura, reel olarak, enflasyonun üzerinde bir artış sağlanacaktı?!

Sayın milletvekilleri, oluşturulan sahte gündemlere halk artık kanmıyor; herkes, hangi hükümetin kendisi için ne kadar faydalı olduğunu hesaplıyor. Refahyol döneminde memur maaşlarına bir dönemde yapılan yüzde 50'lik artışa “az” demeye sıkılmayanlar, bugün, Hükümetin dışarıdan destekleyicisidirler, memurun içine düştüğü durumun seyircisidirler.

Sayın milletvekilleri, bugün, 5 inci derecede ki düz bir memurun eline, ortalama 57 milyon lira geçmektedir. Ankara'da, 3 odalı, sobalı bir dairenin kirası 50 milyonu geçmiştir. Bu insanlar, ne yiyip ne içip nasıl geçineceklerdir?! Eğer, bizim insanımızın, aile yapısından, aldığı İslamî kültürden ve sosyal değerlerden kaynaklanan toplumsal iç dayanışması olmasa, insanların bu rakamlarla geçinmesi bir tarafa, toplumsal düzenin altüst olması içten bile değildir. Ülkemizin sosyal barış ve adalete en çok muhtaç olduğu bir dönemde, Hükümetin, enflasyonu aşağı çekmek ya da bütçe açığını kapatmak gibi düşüncelerle, gelir düzeyi yüksek kesimlerden, vergi kaçakçılarından toplayamadığı parayı, cebine en rahat el uzatabildiği kamu çalışanlarından çıkarmaya çalışarak, bu insanları sefalet sınırının altına itmeye çalışması, hak ve insaf ölçüleriyle bağdaşmaz.

Sayın milletvekilleri, bugün, Türkiye'de “enflasyonla mücadele” adı altında yapılan, dar ve sabit gelirlilerin, yani, işçinin, memurun, çiftçinin, emeklinin, dulun ve yetimin reel gelirini azaltmaktan başka bir şey değildir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'de, kimin para kazanacağını, serbest piyasa şartları değil de devlet belirledikçe; ihalelerde, özelleştirmede vurgun devam ettikçe; kâğıt yollar, karton köprüler yapılıp, fakir fukaranın hakkı üç beş holdinge, sayıları 150'yi bulan müteahhitlere peşkeş çekildikçe, ne Susurluklar biter ne de enflasyon aşağı çekilir.

Bir imzayla, 3 milyar dolar değerindeki cep telefonu ihalesinin, yakınlara, yandaşlara 1 milyar dolara verilmesi, devlet memuru maaşlarında yapılacak kesintinin 5 katının bir kalemde gitmesi demek değil midir?!. İsrafın, yolsuzluk ve usulsüzlüğün, eş, dost ve akraba kayırmacılığının önü alınmadığı sürece, bu ülkede enflasyon kolay kolay önlenemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Süreniz bitti; lütfen, konuşmanızı tamamlayın.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Sayın milletvekilleri, memur, işçi ve emekli maaşlarına yapılacak 1998 Temmuz dönemi maaş artışlarının, asgarî yüzde 50 civarında olması gerekmektedir; bunun altında yapılacak artışların kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, reel olarak da hiçbir anlam taşımaz.

Meclisimizde, yakın tarihte, tüm partilerimiz hükümet olmuştur; görülmüştür ki, Refahyol döneminde Refah Partisi, bugünse Fazilet Partisinden başka, işçinin, emeklinin, dulun, yetimin yanında, tam anlamıyla onların dostu olan başka bir parti yoktur. Şu anda, özellikle Maliye Bakanımız, Demokratik Sol Partiye mensup bir bakanımızdır. Sayın Bakanım, hiç olmazsa siz bari, halkımıza, özellikle memurumuza, işçimize sahip çıkın; bunların maaşlarının artması için Hükümeti zorlayın, yeterli kaynağı bulmak için bir gayret gösterin. Memurumuzun durumu yürekler acısıdır; memurumuz açtır, sefildir, perişandır, yollardadır; her gün polis copuyla karşı karşıyadır. Artık bu kesime bir el atalım, bunlara sahip çıkalım, bunları böyle sahipsiz bırakmayalım. Bu anlamda yapılacak düzenlemeleri bir daha gözden geçirmenizi diliyoruz Sayın Bakanımız.

Bu vesileyle, Meclisimizi saygıyla selamlıyor, hepinize iyi günler diliyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Altay, teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Maliye Bakanı Sayın Temizel.

Buyurun Sayın Bakan. (DSP sıralarından alkışlar)

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Sıddık Altay'ın, memur maaşları ve kamu çalışanlarının durumuyla ilgili olarak yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya, elbette ki yanıt değil, ama, en azından bazı gerçekleri de dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum.

Sayın Altay'ın da belirttiği gibi, şu anda 30 milyon çalışan ve emekli, kamu çalışanlarının maaşlarına yapılacak zamla çok yakından ilgilenmektedirler; ama, üzülerek belirtmek gerekir ki, bugün bütçede, kamu çalışanlarına ayırdığımız payın, maalesef, neredeyse 1 katını, faiz ödemeleri için ayırıyoruz. Bu, şu gerçeği ortaya koyuyor değerli milletvekilleri: Türkiye bütçesi, şu anda ipotek altına alınmış, dolayısıyla, yatırımları ve kamu çalışanları için gerekli kaynak yaratamaz konuma düşürülmüştür. Bizim görevimiz, bu durumu daha fazla ağırlaştırmak yerine, bir an önce bu duruma çözüm bulmaktır; yapmaya çalıştığımız da budur.

Bu, üzerinde polemik yapılacak, üzerinde siyaset yapılacak bir alan değildir. Bir tarafta kaynaklarımız vardır, bir tarafta da harcamalarımız vardır. Eğer, bunların ötesinde, kaynağını yaratmadan bir harcama yapmaya kalktığımız takdirde, bu, yine bütçeye, yüzde 126 fazlasıyla -1997 yılının ortalaması bu olmuştur- yeniden dönmekte, üstelik, avuçla verdiğinizi kepçeyle alır konuma düşmektesiniz.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin çözüm bulması gereken husus budur. Eğer Türkiye, gerçek anlamda sağlıklı bir finansman kaynağına kavuşur ve kamu çalışanlarına bunu verirse, bu, kepçeyle alınacak bir kaynak olmaz; sağlıklı kaynaktır; dolayısıyla da, bir taraftan "memura veriyorum"derken, diğer taraftan da, biraz önce örneğini verdiğim faiz ödemeleri olayında olduğu gibi, 100 liralık maaş artışı yapabilmek için, 126 lira başka birisine kaynak vermemiş olursunuz.

Türkiye, bunu sağlamadan, sağlıklı finansman kaynaklarına sahip olmadan, bu düzenlemeleri yapma olanağına, istediği gibi sahip değildir; bu durumda, sadece olanaklarını zorlamak zorundadır; bütçe olanakları ve ekonominin özellikle istikrar programı çerçevesindeki hedeflerine ters düşmeyen uygulamalarını yapmak zorundadır.

Değerli arkadaşlar, daha önce bütçenin takdim konuşması sırasında da dile getirdik; çok somut olarak dedik ki: İstikrar programı uygulamalarında, geçmişin bütün olumsuzluklarının hepsini, bir yıl bütçesiyle ortadan kaldırmak mümkün değildir; bunu yapmaya kalktığımız takdirde, gerçek anlamda herhangi bir şey yapmış olmayız; o zaman, bir başlangıç yılı almak, bu başlangıç yılı içerisinde ortaya çıkan olumsuzluklardan kamu çalışanlarını olabildiğince korumak, hatta, bundan mümkün olduğu kadar etkilendirmemek gerekir.

1998 yılının birinci dönemi için, kamu çalışanlarının ücretlerine, yüzde 30 dolayında zam yapıldı. Daha sonra özel indirim miktarlarındaki artış nedeniyle yapılan yansımayla da, bu oran, yüzde 32,5'e yükseldi.

1998 yılının ilk 5 ayında, kümülatif olarak, toptan eşya fiyatlarında yüzde 24,4 oranında artış oldu değerli arkadaşlar; tüketici fiyatları endeksinde, yani, direkt olarak kamu çalışanlarını ilgilendirende de, yüzde 26,5 oldu.

Haziran ayı enflasyon rakamlarının ne çıkacağı konusunda şu anda herhangi bir yorumda bulunma olanağına sahip değiliz; zaten o nedenle de, dikkat ediyorsanız, şimdiye kadar, bu tür değerlendirmeleri yapmadan, kamu çalışanlarının maaşlarıyla ilgili olarak herhangi bir açıklamada bulunmaktan kaçınıyoruz .

Demek ki, toptan eşya fiyatları endeksinde yüzde 24,5, tüketici fiyatları endeksinde de -yılbaşından beri, -kümülatif- yüzde 26,5'lik bir artışımız oldu; kamu çalışanlarına verilen maaş zammı yüzde 32,5; reel olarak, yıl içerisinde ortaya çıkan enflasyon ile kamu çalışanlarına verilen zam arasında, şu anda, bizim taahhütlerimizin ötesinde bir olumsuz gelişme yok.

Şu konuda Sayın Altay'a katılıyorum; zaten onu hepimiz de kabul ediyoruz; yani, geçmişten gelen olumsuzlukları, kamu çalışanlarının maaşındaki reel azalmayı şu aşamada telafi edecek konumda değiliz ve edemiyoruz elbette ki; çünkü, geçmişin olumsuzluklarının hepsini bir kalemde ortadan kaldırma olanağına sahip değiliz.

Kamu çalışanlarına ikinci yarı yıl içerisinde yapılacak zam, birinci yarı yılda ortaya çıkacak enflasyon oranı, artı, ikinci yıl beklentisi göz önüne alınarak yapılacaktır; ilave olarak, her halükârda, yıl içerisinde bir de reel iyileştirme mutlaka sağlanacaktır. Bu taahhüdümüz, daha önceden, bütçenin çıkarılması sırasında -55 inci Hükümet olarak- yapılmıştır, hâlâ o taahhüdümüzün arkasındayız. Kamu çalışanlarını 1998 yılı içerisinde enflasyona ezdirmeyeceğiz, enflasyonun altında da bir maaş artışı vermeyeceğiz.

Ancak, bir defa daha tekrar ediyorum: Geçmişin tüm olumsuzluklarını da, bu sene içerisinde, olduğu gibi ortadan kaldırma olanağına sahip değiliz. Bütçe olanaklarımız, ekonomik istikrar programının gereği olarak, önümüzdeki günlerde, gereken yerlerde tartışıldıktan ve değerlendirildikten sonra, her halükârda, bunun, kamu çalışanları için, belki tam anlamıyla tatmin edici değil ama, hiç değilse bazı olumsuzları ortadan kaldırıcı nitelikte olacağını sizlere bir defa daha ifade ediyor; hepinize saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.

2. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, bazı üniversitelerde başörtüsü uygulamasından kaynaklanan sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – İkinci sırada, Sayın Halit Dumankaya. (ANAP sıralarından alkışlar)

Buyurun Sayın Dumankaya.

ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Borçlu gibi konuşuyorsunuz Sayın Başkanım!..

BAŞKAN – Efendim, son üniversite olaylarıyla ilgili olarak gündemdışı söz talebinde bulundu Sayın Dumankaya ve bu sebeple kendilerine söz verdim.

BEKİR YURDAGÜL (Kocaeli) – Her gün bir kişiyi konuşturuyorsunuz bu konuda...

BAŞKAN – Buyurun efendim.

HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri, televizyonları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bazı üniversitelerimizde başörtülü öğrencilerimiz imtihanlara alınmadıklarından, hem üniversitelerimiz hem emniyet güçlerimiz hem de ülkemiz sıkıntılı günler geçirmektedir; bu, Meclisimize de yansımaktadır. Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda YÖK Başkanının, İstanbul Üniversitesi Rektörünün, Millî Eğitim Bakanının, başörtüsü konusundaki toplantıları devam etmektedir; inşallah, orada, ülkenin menfaatına bir karar çıkar.

Ülkemizin kalkınmasını ve huzura kavuşmasını istemeyen iç ve dış güçler, her vesileyle, her olaydan istifade ederek, ülkemizi karıştırmak istemektedirler.

KADİR BOZKURT (Sinop) – Başörtüsü mü yapıyor bunu?!

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Bu güçler tarafından, laiklik -İslamcılık mücadelesi yaratılarak, ülkemizin modernleşmesi, gelişmesi engellenmektedir; ülkenin ufku daraltılmaktadır.

Laikler, laikliğin arkasına sığınarak, laikliği istismar etmektedirler. Halbuki, laik devlet, vatandaşlar arasında, dindarlıklarından veya dinsizliklerinden dolayı ayırım yapmaz. Laiklik, insan haklarının, ifade hürriyetinin, inanç ve ibadet hürriyetinin devlet güvencesine alınmasıdır. Demek ki, laiklik, dinsizlik değil, laiklik, devletin tarafsızlığı demektir. Kısaca özetlersek; laiklik, bir araçtır ve amacı, özgürlük, barış ve adalet olmalıdır. Ama, bizim bazı laikler -her şeyde olduğu gibi- laikliğin arkasına gizlenerek, inançlarını yaşamak isteyenlere küfür etmektedir. (FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

KADİR BOZKURT (Sinop) – Kim onlar?..

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Ama, biraz sonra siz de kızacaksınız!..

Demek ki, bir taraftan, laikliği gerçek manasından çıkararak, kendi çıkarları doğrultusunda istismar ediyorlar. Bu istismardan laikler vazgeçmeyip, kendi görüşlerinde olmayanlara tahammül edemezlerse, ülke rahat yüzü görmeyecek, bu karışıklıklar devam edecektir.

ERTUĞRUL ERYILMAZ (Sakarya) – Sen laik değil misin?

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Diğer taraftan, İslamî duyguları istismar ederek, İslamı, laiklikle kavga ettiren siyasîler ve bazı yöneticiler, kendi küçük çıkarları için, hem devletimizi hem de toplumumuzu zaafa düşürdüklerinin farkında değillerdir.

İslamî bir yazarımızın köşesinde yazdığını aynen aktarıyorum: "Daha açık söylemek gerekirse, siyasî partiler, İslamı, iktidar mücadelesinin ve oy avcılığının bir vasıtası yapmaya devam ettikçe; dini, fert ve toplumun vicdanında ve dünyasında bulunması gereken yerde rahat bırakmadıkça, devlet ve millet olarak bizler de rahat yüzü görmeyeceğiz." (ANAP ve FP sıralarından alkışlar) Kısacası, yasal siyasî partiler, oy avcılığı için bu insanlarımızın duygularını istismardan vazgeçmelidir.

Yine, üniversitelerde yaşanan olayları bazı yöneticiler kanunsuz olarak başlatmışlardır. Sorumlu bir siyaset makamında olan kişinin "başörtülü öğrencilere rektörler selam duracak" gibi lüzumsuz bir sözüne karşı, bugünkü bazı yöneticiler, öğrencilerimizi, sanki intikam alır gibi, Amerika'da zencilere reva görülmeyen bir muameleye tabiî tutmaktadırlar. Başörtüsüyle ilgili, ne devrim kanunlarında ne Anayasamızda ne de diğer herhangi bir kanunumuzda aksi bir hüküm yoktur.

Değerli milletvekilleri, sadece dinî inançlarından dolayı başını bir eşarpla kapayan, ailesi tarafından binbir zorluklarla okutulan bu kızlarımızı okuldan atarsanız, irticayı önleme yerine irticayı azdırırsınız, irticayla mücadelede kısa zamanda alacağınız mesafeyi yıllara yayarsınız. İmtihanlara alınmayan bu öğrencilerin, sağlık dengeleri, ruh halleri bozulmaktadır.

Değerli milletvekilleri, başı kapalı iki kız öğrencinin bana anlattıklarını size aktarmak istiyorum.

BEKİR YURDAGÜL (Kocaeli) – Hükümete anlat, Hükümete!

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – "Siz velisiniz...."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Kız öğrenciler diyor ki "başımız kapalı olduğu için, üniversitede hocalarımız bizi imtihana almıyor. Ailemize geliyoruz 'bize müsaade edin, başımıza açarak imtihana girelim diyoruz; ailelerimiz bize müsaade vermiyor, 'evlatlıktan reddederim' diyor." Şimdi, bir taraftan, bu evlatlarımızın, bu fidan gibi yavrularımızın okuma hakkını elinden haksız olarak alan üniversite hocaları, diğer taraftan, dişinden tırnağından artırarak okuttuğu ve inancını yaşamasını istediği evladının başörtüsünü çıkarmasına müsaade etmeyen veliler ve bu iki pres arasında kalan öğrenciler. Fidan gibi evlatlarımıza yapılan bu haksızlığa, sorumlu hiç kimse razı olamaz. Bir zaman, solcuların sakalları kesilirken "aman, pis herifin sakalları kesildi" denilirdi, şimdi de aksi yapılmaktadır; o nedenle, bütün kesimler buna duyarlı olmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, size bir vesika okuyacağım; bunu kısaca okumak istiyorum; bir öğrencimize verilen üç haftalık ceza: "Kılık kıyafet mevzuatına aykırı şekilde uygulamalara, çalışmalara katılan fakültemiz -şu sayılı- kayıtlı öğrencisi hakkında açılan disiplin soruşturması tamamlanmış ve YÖK öğrencisi, Disiplin Yönetmeliğinin 8/A maddesine göre, üç hafta süreyle yökseköğretim kurumlarından uzaklaştırılmıştır."

OYA ARASLI (İçel) – Sayın Başkan, 5 dakikası bitti.

BAŞKAN – İlave süre verdim efendim.

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Şimdi, bakın, 8/A maddesi ne diyor: "Öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kısıtlamak, yükseköğrenim kurumlarının sükûn, huzur ve çalışma düzenini bozucu davranışlarda bulunmak..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

HALİT DUMANKAYA (Devamla) – Şimdi, bu verilen cezanın bu maddeyle alakası nedir; hiçbir alakası yoktur.

Değerli milletvekilleri, ülkede yeni olaylara sahne olmaması için, tüm partilere, Hükümete, Genelkurmay Başkanımıza, komutanlarımıza, demokratik baskı gruplarına, laiklere, antilaiklere, üniversite hocalarımıza, tüm insanlarımıza sesleniyor ve yalvarıyorum; ülkemizde karışıklıklara neden olacak üniversitedeki bu başörtüsü meselesine elinizden gelen katkıları esirgemeyin; bu işi provoke edenlere imkân vermeyin; inançları için başını kapayan insanların okuma hakkını elinden alarak onları cahil bırakmayın; cehaletin ve haksızlığın verdiği kinle onları rejime, cumhuriyete düşman etmeyin; gelişen, büyüyen, büyüdükçe problemleri artan ülkemize şu an yeni problemler eklemeyin.

Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum. (ANAP, FP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Dumankaya, teşekkür ediyorum.

BEKİR YURDAGÜL (Kocaeli) – Sayın Dumankaya, bunları Sayın Başbakana da söyleyecek misiniz?

HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Evet, söyleyeceğim, size de söylüyorum.

CELAL TOPKAN (Adıyaman) – Bizimle ne ilgisi var?!.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, müsaade buyurun...

3. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, Kamu Konutları Yönetmeliğinde Hükümetçe yapılan değişikliklere ilişkin gündemdışı konuşması ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in cevabı

BAŞKAN – Sayın Kâzım Arslan, Hükümetçe Kamu Konutları Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle ilgili olarak, Yüce Heyete -önemine binaen-bilgi arz etmeyi arzu ettiniz.

Buyurun.

KÂZIM ARSLAN (Yozgat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anasol Hükümetince Kamu Konutları Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum.

Hükümetimiz, maalesef, hukuksuzlukta, keyîlikte sınır tanımıyor; her gün yeni bir hukukdışı keyfî uygulamaya rastlamak mümkün. Kamu Konutları Yönetmeliğimiz de, geçtiğimiz mayıs ayı içerisinde, iki defa, sessiz sedasız bir şekilde değiştirildi; hem de ne değişiklik; sekiz gün arayla, iki defa, yeni yönetmelik yayımlandı. Bu değişikliklere göre, birkısım üst düzey bürokratlarımız, emekli olmaları halinde bile, ömür boyu, devlet lojmanlarında oturmaya devam edebilecekler. Peki, kim bu üst düzey bürokratlarımız? 3 Mayıs 1998'de yapılan değişikliğe göre, başta Anayasa Mahkemesi Başkanı olmak üzere, diğer bazı yüksek yargı organlarının başkanları ile Başbakanlık müsteşarları; yani, bazı kişiler için ayrıcalık yaratan, kişiye özel ayrıcalıklar yaratan bir yönetmelik değişikliği bu. Kamuoyunda, bu değişikliğin, bundan evvelki, emekli Anayasa Mahkemesi Başkanı için yapıldığına dair yaygın bir kanaat vardır. Benim de şahsî kanaatim, Anayasa Mahkemesi eski Başkanı için yapıldığı doğrultusundadır. Diğer unvanların eklenmesi ise, olayın kamuflajı veya sus payı içindir.

Bu arada, Başbakanımızın kıymetli Müsteşarı da, fırsattan istifade, emeklilik dönemini garanti altına almıştır, emekli döneminde oturacağı lojmanı garantiye almıştır.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Ölünceye kadar mı?

KÂZIM ARSLAN (Devamla) – Ölünceye kadar oturacaklar.

Bu kadarla kalsa iyi; ama, daha da yanlış bir yola gidilmiştir. 3 Mayıs 1998'de yapılan bu değişiklikten sonra, Hükümetimiz, unutmuş olduğu bir hususu yerine getirmek veya bir büyük hatasını telafi etmek için, anılan yönetmeliği 11 Mayıs 1998 tarihinde yeniden bir defa daha değiştirmiş ve bu değişiklik de 21 Mayıs tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Daha önceki değişiklikte unutulan Yargıtay Başsavcısı da, iddialara göre, vaki müracaatı üzerine yapılan bu ikinci değişiklikle, emeklilik döneminde devlet lojmanlarında oturmaya hak kazanmıştır; yani, sadece bir kişi için, 8 gün sonra yeniden yönetmelik değiştirilmiştir, hem de 8 gün arayla; bunu özellikle vurguluyorum. Keşke, Hükümetimiz her işinde, halkın ihtiyaç ve beklentilerini karşılamada da böylesine hızlı olsa; ama, ne gezer.

Anasol Hükümeti görevde olduğu bir senelik süre içerisinde, birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da kötü bir örnek olmuştur. Türkiye'nin, aşırı devletçi ve âdeta eski Doğu Bloku ülkelerini andırır devlet geleneğinin yeni ve kötü bir örneğidir bu. Halbuki, hükümetlerin vazifesi, bir kısım devlet görevlilerine ayrıcalıklar sağlamak değil, milletin sıkıntılarına çare olmaktır; kişiye ve kişilere özel değil, millete özel yönetmelikler çıkarmaktır. Bu millet, mevkii, makamı, rütbesi, görevi, unvanı ne olursa olsun, hiç kimseyi, ömrü boyunca sırtında taşımak, bir kısım kişilerin yükünü sırtında çekmek zorunda değildir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Zaten, modern dünyada çağdaş, ileri, gerçek hukuk devletlerinde bu neviden kötü örneklere, kötü uygulamalara ve kamburlara yer yoktur. Bu uygulamayı hiçbir hak ve adalet ölçüsüyle, fırsat eşitliğiyle, hukukla bağdaştırmak mümkün değildir. Bir günlük, bir haftalık ithalat kararnameleri çıkararak, birilerine rant sağlamada çok başarılı olan Anavatan Partisinin başında olduğu Hükümet, bunları normal kabul edebilir; ama, kamu vicdanında bunların kabul görmesi mümkün değildir.

Bu tür kötü ve yanlış uygulamalara, milletimizin tahammülü kalmamıştır. Devlete ait sosyal tesis ve konutlar, bu sayede, zaten toplumdan kopuk ve ayrıcalıklı olarak yaşanan mekânlar halini almıştır. Kendi kurumlarına ait lojmanlara, sitelere ve orduevi, öğretmenevi, hâkimevi, misafirhane, lokal, kamp ve benzeri tesislere kapanan devlet görevlileri ile millet arasındaki kaynaşma giderek azalmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen toparlayın efendim...

KÂZIM ARSLAN (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkanım.

Bu ise, millet ile devlet arasındaki kaynaşmayı daha da azaltmakta, uyuşumazlığı artırmaktadır ki, bugün yaşadığımız birçok sosyal sıkıntının temelinde bu yatmaktadır.

Şimdi, bu tür yanlışlar, devlet görevlilerinin emeklilik dönemine de taşınarak, yeni ve kötü bir gelenek başlatılmaktadır. Birinci değişiklik yanlış, ikincisi ise ondan daha da yanlıştır. Böylesine bir keyfilik ve hukuksuzluk bir defa başladı mı, ardını getirmek mümkün değildir. Herkes, bize de yok mu diye sızlanacaktır, yeni talepler olacaktır.

Hükümetin bu yanlışından daha vahimi ise, bazı hukuk adamlarının böylesine bir keyfiliği ve hukuksuzluğu içlerine sindirebilmeleridir. Temennim odur ki, Hükümetimiz, bir an evvel bu yanlıştan vazgeçsin ve bu yönetmelikleri iptal etsin ya da hukukçularımız, bu keyfîliği içlerine sindiremediklerini söyleyip, bunun düzeltilmesine vesile olsunlar.

Tekrar ediyorum, milletimiz, makam ve mevkii ne olursa olsun, hiç kimseyi ömür boyu sırtında taşımak, hiç kimsenin ömür boyu yükünü çekmek zorunda değildir; zira, çağdaş ve modern devlette böyle ilkel bir uygulamanın yeri yoktur.

Saygılar sunuyorum. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Arslan, teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Maliye Bakanı Sayın Temizel; buyurun.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan bir yönetmelik değişikliğiyle ilgili olarak Sayın Kâzım Arslan'ın bu kürsüden dile getirdiği bazı şeylerin gerçek anlamını ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum.

Öncelikle, şu ifadeye kesin olarak katılıyorum değerli milletvekilleri: Çağdaş devlet, asla, çalışanlarına aynî ödemede bulunmaz. Onların hak ettikleri maaşlarını verir; o insanlar istediği yerde oturur, istediği yerde tatil yapar, istediği arabaya binerler. Dolayısıyla, devlet görevlilerini toplumdan koparan lojman uygulamasının Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için de geçerli olduğunu sizin ifadelerinize ekleyip, Türkiye'nin, bu olaydan en kısa süre içerisinde kurtulması gerekliliğini bir defa daha ifade etmek istiyorum.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Ama, Sayın Bakan, bunu söylemeniz yanlış.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Neden?..

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Milletvekilleri, emekliliklerinden sonra da mı bu lojmanlarda kalacaklar?

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Hayır, daha oraya gelmedim efendim. Şimdi, sadece, kamu çalışanlarıyla ilgili yaptığı belirlemesine ilave olarak bir beyanda bulundum Sayın Gözlükaya.

BAŞKAN – Sayın Gözlükaya, böyle bir usulümüz var mı efendim?

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Usul yok; ama, efendim...

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Sayın Gözlükaya, ben, kamu çalışanlarıyla ilgili belirlemesinin arkasına milletvekillerini ekledim, daha emeklilerine gelmedim.

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen, Genel Kurula hitap ediniz.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Özür dilerim efendim.

Değerli milletvekilleri, Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli özel tahsisli konutlara ilişkin düzenlemede, gerçekten de, bu kürsüden ifade edildiği gibi, iki tane değişiklik yapılmış ve özel tahsisli konutlardan yararlanacak olan insanlara beş kişi daha ilave edilmiştir, daha doğrusu kişiyi makam olarak ifade etmek de zannediyorum daha doğru olur.

Özel tahsisli konut, Türkiye'de yeni uygulanan bir olay değildir. Özel tahsisli konut, güvenlik gerekçesiyle görevlerinden sonra da korunmak durumunda olan ve korunması gereken kişilere uygulanan bir tahsis rejimidir. İsterseniz bir daha tekrar edeyim. Özel tahsisli konut rejimi, Türkiye'de ilk defa getirilen bir olay değildir, görevlerinden sonra da korunması gereken, korunma zorunluluğu olan kamu görevlilerini, bu dönemlerinde de korumak için kendilerine tahsis edilen konutların rejimini düzenleyen bir yönetmeliktir. Dolayısıyla herkesi her istediği yerde istediği gibi koruma olanağına sahip olamayacak olan devlet, bu kişiler için, görevlerinden sonra belirli yerlerde konut tahsis etmek suretiyle, oranın da güvenliğini sağlamak suretiyle; hem daha önceki görevleri nedeniyle -ne olursa olsun, hangi nedenle olursa olsun- tehdit altında olan insanlara karşı devletin yükümlülüğünü yerine getirmektedir. Devlet bu yükümlülükten asla kaçamaz. Kişilerin sıfatlarıyla ilgili değildir, başka bir şeyle de ilgili değildir. Devleti bu yükümlülüğünden kurtarmak isteyenler olabilir, ayrı bir olay; ama, devlet, bu çerçeve içerisinde bu yükümlülüğünü sürdürmektedir.

Yüksek yargı organlarının başkanları da, bu çerçeve içerisinde, emekliliklerinden sonra da korunması gereken kişiler grubuna alındığı için, bunlara da emekli olduktan sonra, normal, daha önceden oturdukları veya kullandıkları lojmanların dışında kamu konutu tahsis etme konusunda bir düzenleme yapılmıştır. Olay bundan ibarettir.

Ne burada hukuksuzluktan bahsetmek söz konusudur ne de kanunlara aykırı davranıştan bahsetmek söz konusudur. Ortalıkta bir devlet sorumluluğu vardır, bu devlet sorumluluğu da yerine getirilmektedir. Temennimiz, tüm toplumumuzun, bu şekilde tehditlere tabi kamu görevlileri vesaireler gibi olgulardan tam anlamıyla kurtulmasıdır. Bunlar ortadan kalktığı takdirde, çağdaş devlette, elbette ki bütün bunların hiçbir tanesine yer olmayacaktır. Dolayısıyla yapılan düzenleme eskiden beri gelen ve yürütülen bir düzenlemeye ilave ek bir düzenlemeden ve beş kişiyi kapsayan bir düzenlemeden farklı bir olay değildir. Bunun içerisine, eğer gelecekte korunması gereken herhangi bir şey olduğu ve gerek görüldüğü takdirde, onlar da, mutlaka eklenecektir.

Maliyet açısından bakıldığı zaman da, tek tek herkesi koruma yerine, böyle bir koruma sistemi kurmanın çok daha avantajlı olduğunu da, zannediyorum söylemeye gerek yoktur.

Bu sözleri söylemek zorunda kaldım. Dinlediğiniz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, Sayın Yıldırım mutlaka bir şey bekliyor; ama, Sayın Yıldırım, Sayın Bakan, ne diyeyim, izharı güç ızmarı güç; yani, bir devlette, devlete hizmet eden insanların korunur hale gelmesi çok acı şeydir. Sayın Bakanın da, ifade ettiği gibi, onu önlemenin yolunu aramalıyız biz; yani, hizmet edene herkes medyun olmalı, kendini borçlu hissetmeli. (FP sıralarından alkışlar)

Cumhurbaşkanlığının tezkereleri vardır; değerli Divan Üyemiz arz ve takdim edecekler, ben bilgilerinize sunacağım:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Romanya’ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1557)

16.6.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 18 Haziran 1998 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in dönüşüne kadar, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu'nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş oluduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere daha var; okutuyorum:

2. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’a, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1558)

16.6.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere 18.6.1998 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Cavit Kavak'ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Sağlık Bakanı H. İbrahim Özsoy'un vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

3. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1559)

16 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere 18 Haziran 1998 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi'nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu'nun vekâlet etmesinin, Başakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

4. – Romanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’na, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1560)

16 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere 18 Haziran 1998 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu'nun dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

5. – Romanya’ya gidecek olan Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1561)

16 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 18 Haziran 1998 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Başbakan Mesut Yılmaz'ın dönüşüne kadar; Başbakanlığa, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize arz edeceğim.

6. – TBMM Başkanlık Divanınca Bosna -Hersek Halk Meclisi Eşbaşkanları ve beraberlerindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1562)

17 Haziran 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Başkanlık Divanının 16 Haziran 1998 tarih ve 86 sayılı kararıyla, Bosna-Hersek Halk Meclisi Eşbaşkanları ve beraberlerindeki bir Parlamento Heyetinin, 17-21 Haziran 1998 tarihleri arasında Türkiye'yi ziyareti kararlaştırılmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.

Hikmet Çetin

TBMM Başkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bazı milletvekillerinin, turizme açılan orman açılan orman alanlarının dağıtımında görevini kötüye kullandığı iddiasıyla, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu hakkında verdikleri (9/22) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinden imzalarını geri çektiklerine dair bir önerge vardır; okutuyorum:

7. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya, Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ve Ağrı Milletvekili Cemil Erhan’ın (9/22) esas numaralı Meclis soruşturması önergesindeki imzalarını geri çektiklerine ilişkin önergesi (4/357)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(9/22) esas numaralı Meclis soruşturması önergesindeki imzalarımızı geri çekiyoruz.

Gereğini arz ederiz.

Saygılarımızla.

Saffet Arıkan Bedük Mehmet Gözlükaya

Ankara Denizli

Zeki Ertugay Cemil Erhan

Erzurum Ağrı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bu önergede yeteri imza kalmadığı için, önerge işlemden kaldırılmış, gündemden çıkarılmıştır.

Gündemin "Seçim" bölümüne geçiyoruz.

V. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. – (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimi

BAŞKAN – Bu kısımda, önce, (9/18) ve (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonlarına üye seçimini yapacağız.

Meclis soruşturmasını yürütecek komisyonların üyeleri, Anayasanın 100 üncü maddesine göre, siyasî partilerin, güçleri oranında verecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterdikleri adaylar arasından, adçekmek suretiyle tespit edilecektir. Bu soruşturma komisyonlarında, Fazilet Partisi ve Anavatan Partisi 4'er, Doğru Yol Partisi 3, Demokratik Sol Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi 2'şer üyelikle temsil edilecektir.

Şimdi, Zonguldak Milletvekili Sayın Ömer Barutçu ve 59 arkadaşının, İstanbul-Kurtköy Havaalanı ihalesi için hazırlanmış olan protokol hükümlerini dikkate almadan, ihalenin NATO-ENF Dairesi tarafından gerçekleştirilmesini sağlamak suretiyle, görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin, Türk Ceza Kanunu 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla, Başbakan Sayın Mesut Yılmaz hakkında, Genel Kurulun 12 Mayıs 1998 tarihli 88 inci Birleşiminde kurulması kabul edilen 9/18 esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimine başlıyoruz.

Siyasî partilerin kendilerine düşen üyelikler için, 3 kat olarak gösterdikleri adayların adlarını okutuyorum:

Aday Listesi (45)

Adı Soyadı Seçim Bölgesi

Fazilet Partisi (12)

İsmail Özgün Balıkesir

Tevhit Karakaya Erzincan

Hanifi Demirkol Eskişehir

Azmi Ateş İstanbul

Mustafa Baş İstanbul

Ekrem Erdem İstanbul

İsmail Kahraman İstanbul

Osman Pepe Kocaeli

Abdullah Gencer Konya

Hasan Hüseyin Öz Konya

Hüseyin Olgun Akın Ordu

Nezir Aydın Sakarya

Anavatan Partisi (12)

İlker Tuncay Ankara

Cengiz Altınkaya Aydın

Ertuğrul Yalçınbayır Bursa

Mustafa Balcılar Eskişehir

Adil Aşırım Iğdır

Bülent Akarcalı İstanbul

Halit Dumankaya İstanbul

Emin Kul İstanbul

Yusuf Namoğlu İstanbul

Yusuf Pamuk İstanbul

Şadan Tuzcu İstanbul

Ahmet Neidim Sakarya

Doğru Yol Partisi (9)

Veli Andaç Durak Adana

Cemil Erhan Ağrı

Ahmet Uyanık Çankırı

M. Sabri Güner Kars

Osman Çilsal Kayseri

Ergun Özkan Niğde

Nevzat Ercan Sakarya

Ali Şevki Erek Tokat

Yusuf Bahadır Trabzon

Demokrat Sol Parti (6)

Necati Albay Eskişehir

Erdoğan Toprak İstanbul

Zerrin Yeniceli İzmir

Halil Çalık Kocaeli

Mehmet Yaşar Ünal Uşak

Tahsin Boray Baycık Zonguldak

Cumhuriyet Halk Partisi (6)

İsmet Atalay Ardahan

Yüksel Aksu Bursa

Mustafa Yıldız Erzincan

Bekir Yurdagül Kocaeli

Ayhan Fırat Malatya

Erdoğan Yetenç Manisa

BAŞKAN – Siyasî partilerin gösterdikleri adayların adları, 5 ayrı torbaya konulmuştur; her torbadan üçte bir isim çekeceğiz.

Adçekmeye, Fazilet Partisince gösterilen adaylardan başlıyoruz.

Fazilet Partisine 4 üyelik düşüyor, 12 adaydan 4'ünü belirleyeceğiz: Sayın Hasan Hüseyin Öz, Sayın Mustafa Baş, Sayın Azmi Ateş, Sayın İsmail Özgün.

Böylece, Fazilet Partisinin gösterdiği adaylar arasından 4 sayın üye kurayla tespit edilmiş bulunmaktadır.

Şimdi, Anavatan Partisinin gösterdiği 12 aday arasından 4 ismi kurayla belirleyeceğim: Sayın İlker Tuncay, Sayın Halit Dumankaya, Sayın Adil Aşırım, Sayın Yusuf Namoğlu.

Anavatan Partisine isabet eden 4 üyenin ismi de kura yoluyla belirlenmiştir.

Şimdi, Doğru Yol Partisi Grubunun bildirdiği 9 aday arasından 3 sayın üyenin ismini kurayla belirleyeceğim: Sayın Yusuf Bahadır, Sayın Cemil Erhan, Sayın Veli Andaç Durak.

Bu suretle, Doğru Yol Partisine isabet eden 3 sayın üyenin ismi belirlenmiş oldu.

Şimdi, Demokratik Sol Partinin gösterdiği 6 aday arasından 2 sayın üyenin ismini kurayla belirleyeceğim: Sayın Necati Albay, Sayın Mehmet Yaşar Ünal.

Demokratik Sol Partiye isabet eden 2 sayın üyenin ismi belirlenmiş oldu.

Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisinin gösterdiği 6 aday arasından 2 sayın üyenin ismini kurayla belirleyeceğim: Sayın Yüksel Aksu, Sayın Bekir Yurdagül.

Cumhuriyet Halk Partisine isabet eden 2 üyelik de bu suretle belirlenmiş ve zabıtlara bu yolla geçmiş oldu.

Sayın milletvekilleri, (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun üye seçimi tamamlanmıştır. Adil ve hayırlı bir çalışma yapmalarını temenni ediyorum.

Bu komisyona seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 19 Haziran 1998 Cuma günü saat 11.30'da Ana Bina Genel Evrak karşısındaki Meclis araştırması ve soruşturması komisyonları toplantı salonunda toplanarak Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip seçimini yapmalarını rica ediyorum. Meclis soruşturması komisyonuna seçilen üyelerin listesiyle, toplantı gün ve saati ilan tahtalarına ayrıca asılacaktır.

2. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimi

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi de, Çanakkale Milletvekili Sayın Nevfel Şahin ve 56 arkadaşının, Karadeniz sahilyolunun devamı olan yolların ihalesinde usulsüzlük yaparak devleti zarara uğrattığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında, Genel Kurulun 12 Mayıs 1998 tarihli 88 inci Birleşiminde açılması kabul edilen (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonuna üye seçimine başlıyoruz.

Siyasî partilerin kendilerine düşen üyelikler için üç kat olarak gösterdikleri adayların adlarını okutuyorum:

Aday listesi 45

Adı Soyadı Seçim Bölgesi

FP (12)

Yakup Budak (Adana)

Sıtkı Cengil (Adana)

Musa Okçu (Batman)

Zülfikar Gazi (Çorum)

Abdulilah Fırat (Erzurum)

Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

Süleyman Metin Kalkan (Hatay)

Mustafa Köylü (Isparta)

İsmail Yılmaz (İzmir)

Cafer Güneş (Kırşehir)

Nedim İlci (Muş)

Abdulkadir Öncel (Şanlıurfa)

ANAP (12)

Süleyman Hatinoğlu (Artvin)

Cengiz Altınkaya (Aydın)

Zeki Çakan (Bartın)

Yavuz Köymen (Giresun)

Yusuf Namoğlu (İstanbul)

Şadan Tuzcu (İstanbul)

Şinasi Altıner (Karabük)

Nabi Poyraz (Ordu)

Şükrü Yürür (Ordu)

Ahmet Kabil (Rize)

Adem Yıldız (Samsun)

İbrahim Çebi (Trabzon)

DYP (9)

Ahmet İyimaya (Amasya)

Şerif Çim (Bilecik)

Sabri Güner (Kars)

Osman Çilsal (Kayseri)

Ergun Özkan (Niğde)

Ertuğrul Eryılmaz (Sakarya)

Ali Şevki Erek (Tokat)

Yusuf Bahadır (Trabzon)

Ömer Barutçu (Zonguldak)

DSP (6)

Ali Günay (Hatay)

Zerrin Yeniceli (İzmir)

Hadi Dilekçi (Kastamonu)

İhsan Çabuk (Ordu)

Ayhan Gürel (Samsun)

Tahsin Boray Baycık (Zonguldak)

Cumhuriyet Halk Partisi (6)

Ali Dinçer (Ankara)

Fatih Atay (Aydın)

Fuat Çay (Hatay)

Veli Aksoy (İzmir)

Ali Şahin (Kahramanmaraş)

Nezir Büyükcengiz (Konya)

BAŞKAN – Siyasî partilerin gösterdikleri adayların adları beş ayrı torbaya konulmuştur. Her torbadan üçte 1 isim çekeceğiz.

Adçekmeye Fazilet Partisi Grubunun gösterdiği adaylardan başlıyoruz.

Fazilet Partisi 12 aday göstermiştir; bunların içerisinden kurayla 4 ismi belirleyeceğiz: Sayın Cafer Güneş, Sayın Abdulkadir Öncel, Sayın Süleyman Metin Kalkan, Sayın Abdulilah Fırat.

Böylece, Fazilet Partisinin 4 üyesi kurayla belirlenmiş oldu.

Şimdi, Anavatan Partisinin gösterdiği 12 aday arasından 4 sayın üyenin ismini kurayla belirleyeceğim: Sayın Şadan Tuzcu, Sayın Nabi Poyraz, Sayın Şinasi Altıner, Sayın Şükrü Yürür.

Anavatan Partisine isabet eden 4 üyenin ismi, kurayla bu suretle belirlenmiş oldu.

Şimdi, 9 aday arasından, Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 3 üyeliği belirleyeceğim: Sayın Osman Çilsal, Sayın Ergun Özkan, Sayın Ahmet İyimaya.

Bu suretle, Doğru Yol Partisi Grubuna isabet eden 3 sayın üyenin ismi kurayla belirlenmiş oldu.

Şimdi, Demokratik Sol Parti Grubunun bildirdiği 6 aday arasından 2 sayın üyenin ismini belirleyeceğim: Sayın Zerrin Yeniceli, Sayın İhsan Çabuk.

Bu suretle, Demokratik Sol Parti Grubuna isabet eden 2 sayın üyenin ismi kura yoluyla belirlenmiş oldu.

Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun gösterdiği 6 aday arasından 2 sayın üyenin ismini kurayla belirliyorum: Sayın Nezir Büyükcengiz, Sayın Ali Şahin.

Bu suretle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna isabet eden 2 sayın üyenin ismi kurayla belirlenmiş oldu.

(9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun üye seçimi bu suretle tamamlanmıştır. Bu komisyona seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 19 Haziran 1998 Cuma günü saat 12.00'de Ana Bina, Genel Evrak karşısındaki Meclis araştırması ve soruşturması komisyonları toplantı salonunda toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimini yapmalarını rica ediyorum.

Meclis soruşturması komisyonuna seçilen üyelerin isim listesi ile toplantı gün ve saati ayrıca ilan tahtalarına da asılacaktır.

3. – (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi, kanuna ve genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 11,12,13,14 ve 15 inci maddelerine uyduğu iddiasıyla Devlet eski Bakanı, Dışişleri eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı ve Eski Başbakan Tansu Çiller hakkında kurulan (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda değişen oranlar nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisine düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Cumhuriyet Halk Partisinin 1 üyelik için 3 kat olarak gösterdiği adayların adlarını okutuyorum:

(9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan 1 üyelik için, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunca gösterilen adayların listesi:

Eşref Erdem (Ankara)

İsmet Önder Kırlı (Balıkesir)

Ahmet Küçük (Çanakkale)

BAŞKAN – Evet, adayların adları torbaya konulmuştur; torbadan 1 isim çekeceğim: Balıkesir Milletvekili Sayın İsmet Önder Kırlı.

Bu suretle, bu Komisyondaki eksik üyelik yahut Cumhuriyet Halk Partisine sonradan isabet eden bu üyelik kura yoluyla belirlenmiş oldu.

4. – (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Şimdi de, kanuna ve genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 12 ve13 üncü maddelerine uyduğu iddiasıyla Turizm eski Bakanı ve Başbakan Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda değişen oranlar nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisine düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Cumhuriyet Halk Partisinin 1 üyelik için 3 kat olarak gösterdiği adayların adlarını okutuyorum:

(9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan 1 üyelik için, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunca gösterilen adayların listesi:

Metin Arifağaoğlu (Artvin)

Yahya Şimşek (Bursa)

Orhan Veli Yıldırım (Tunceli)

BAŞKAN – Evet, adayların adları torbaya konulmuştur; bunların içerisinden bir ismi kurayla belirleyeceğim: Artvin Milletvekili Sayın Metin Arifağaoğlu.

Bu suretle, Cumhuriyet Halk Partisinin bu komisyon için üyesi kurayla belirlenmiş oldu.

Böylece, komisyonlara üye seçimi işlemi tamamlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

Önce yarım kalan işlerden başlayacağız.

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin müzakeresine başlayacağız.

Komisyon hazır mı? Hazır değil.

Müzakere ertelenmiştir.

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

BAŞKAN – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner'in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, maddeleri üzerindeki önergelerle birlikte geçen birleşimde İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti; Komisyon, raporunu henüz vermediğinden teklifin müzakeresini erteliyoruz.

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon hazır mı? Hazır değil.

Müzakere ertelenmiştir.

4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon hazır mı? Hazır değil.

Müzakere ertelenmiştir.

5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Komisyon hazır mı? Hazır.

Hükümet?.. Hazır.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Geçen birleşimde, 1 inci madde üzerinde verilen önergelerin işleminde kalmıştık. Şimdi, madde üzerinde verilen önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım; sonra aykırılık derecelerine göre işleme tabi tutacağım.

Sayın milletvekilleri, bu maddeyle ilgili olarak verilmiş 8 önerge vardır; ancak, madde tek fıkra olduğu için, veriliş sırasına göre ilk 4 önergeyi okutup, işleme koyacağım:

(1) 626 S. Sayılı Basmayazı 17.6.1998 tarihli 103 üncü Birleşim Tutanağına eklidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Belediye Gelirleri Kanunu ile 3505 sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesinde yer alan "açıklanabilir", "verilebilir", "belirlemeye yetkilidir" ibarelerinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Mustafa Ünaldı Zeki Ergezen Muhammet Polat

Konya Bitlis Aydın

Lütfü Esengün Zeki Karabayır Sabahattin Yıldız

Erzurum Kars Muş

Yakup Budak

Adana

Teklif: Sırasıyla "açıklanır", "verilir", belirler"

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 1 inci maddesiyle düzenlenen 213 sayılı Kanunun 5 inci maddesine eklenen yeni fıkrada yer alan "açıklanabilir" deyiminin "açıklanır” olarak "verilebilir" deyiminin ise "verilir" şeklinde değiştirilmesi için gereğini arz ederiz.

Algan Hacaloğlu Mustafa Yıldız Metin Arifağaoğlu

İstanbul Erzincan Artvin

Veli Aksoy Celal Topkan

İzmir Adıyaman

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı kanun tasarısının 1 inci maddesinde yer alan "açıklanabilir", "verilebilir", "belirlemeye yetkilidir" ibarelerinin "açıklanır", "verilir", "belirler" şeklinde değiştirilmesini arz ve tekilf ederiz.

Yakup Budak Saffet Benli Azmi Ateş

Adana İçel İstanbul

Süleyman Metin Kalkan Şeref Malkoç Ramazan Yenidede

Hatay Trabzon Denizli

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 1 inci maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkraya "kesinleşen" ibaresinden önce gelmek üzere "ile ikmalen, resen veya idarece yapılıp" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar

İstanbul Samsun Manisa

Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık

Bolu Kocaeli

BAŞKAN – Şimdi, önergeleri aykırılığına göre işleme tabi tutacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Belediye Gelirleri Kanunu ile 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesinde yer alan "açıklanabilir, verilebilir, belirlemeye yetkilidir" ibarelerinin, aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Mustafa Ünaldı Zeki Ergezen Muhammet Polat

Konya Bitlis Aydın

Lütfü Esengün Zeki Karabayır Sabahattin Yıldız

Erzurum Kars Muş

Yakup Budak

Adana

Teklif: sırasıyla "açıklanır", "verilir", "belirler"

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) – Sayın Başkan, ekinde başka imza yok mu?

BAŞKAN – Efendim, yok; verilen önerge bu.

Sayın Yakup Budak ve arkadaşlarının bir önergesi var; mahiyet itibariyle aynı. Onu da tekrar okutup, birlikte işleme koyacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı kanun tasarısının 1 inci maddesinde yer alan "açıklanabilir", "verilebilir", "belirlemeye yetkilidir" ibarelerinin "açıklanır", "verilir", "belirler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.

Yakup Budak

(Adana)

ve arkadaşları

BAŞKAN – Sayın Komisyon ne buyuruyor efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, eğer önerildiği biçimde bir düzenleme yaparsak, Maliye Bakanlığına verilmiş olan yetki, yetki niteliğini kaybeder, bir görev noktasına itilir ve maddenin işlerliği kalmaz. Bu sebeple, kanun dilinde, yetkinin, kanunda belirtildiği şekilde, "açıklanabilir" şeklinde korunması gerektiğinden bu önergeye katılmıyoruz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Hükümet ne buyurur efendim?

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Hükümet ve Sayın Komisyon katılmadı.

Önerge sahibi sıfatıyla, Sayın Budak; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

YAKUP BUDAK (Adana) – Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi burada Sayın Bakanın açıklamalarını dinledik “açıklanabilir” diyor, “verilebilir” diyor. “Bu ifadeler, kanun tekniği açısından yetkinin kullanılmasıyla ilgili” dediler; fakat, oldukça muğlak bir ifade, yoruma açık bir ifade, takdire açık bir ifade; dolayısıyla, bazı mükelleflerle ilgili konularda farklı muamelelere yol açabilecek bir ifadedir. Onun için, kanun tekniği açısından da kesin ve net olarak belirlenmesi lazım; verebilir mi, verilebilir mi? Verilebilir dersek ne olacaktır; bazı mükelleflerle ilgili konular açıklanabilir, teşhir edilebilir, bazılarıyla da teşhir edilemez, bakanın veyahut da bakanın yetki verdiği kurumun insafına ve inisiyatifine kalmış bir konu olur. O açıdan, bunun net bir şekilde ifade edilmesi gerekir; “verilir” ve “açıklanır” şeklinde ifade edilmesi lazımgelir. Yoksa, zamana, zemine, siyasî iktidarlara göre, bakanın inisiyatifine göre, kurumun düşüncesine göre, kişilerin durumlarına göre bir muğlaklık ve yoruma açık bir durum ortaya çıkacaktır; onun için, maddenin bu şekilde geçmesi sakıncalı olacaktır.

Yine, aynı şekilde, maddede, mesela "Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar" deniliyor. "Zorundadırlar" denildikten sonra da hiçbir açıklama getirilmiyor. Uymadığı zaman ne olacak? Oraya da "uymak zorundadırlar; ama, uymadıkları takdirde de şu şu yasalardaki hükümlerle karşılaşırlar" şeklinde bir ilavenin yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Bununla ilgili önergemiz de gelecek; örneğin "zorundadırlar" ifadesinden sonra "3568 sayılı Yasanın 49 uncu maddesi ve Türk Ceza Kanununun 229, 230 ve 231 inci maddelerindeki hükümler uygulanır" şeklinde bir ilavenin yapılması, kanunun çıkarılış maksadına, teşhirin amacına, vergideki mahremiyete esneklik getirilmesi hedefine de daha uygun olacaktır kanaatini taşıyorum.

Bunu ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Budak, teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, bu önergeye Komisyon ve Hükümet katılmadı.

Önerge sahibi görüşlerini ifade buyurdu.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) – Sayın Başkan, karar yetersayısının aranmasını istiyorum.

BAŞKAN – Önergeyi oylayacağım ve karar yetersayısını arayacağım. (DSP sıralarından "Zil çalmıyor, zile basın" sesleri)

Efendim, sayın milletvekillerinin birinci görevi, burada oturmaktır; biz, zili de arada bir çalıyoruz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Bir başka önerge var; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı Yasa Tasarısının 1 inci maddesiyle düzenlenen 213 sayılı Kanunun 5 inci maddesine eklenen yeni fıkrada yer alan "açıklanabilir" deyiminin "açıklanır" olarak "verilebilir" deyimin ise "verilir" şeklinde değiştirilmesi için gereğini arz ederiz.

Algan Hacaloğlu

(İstanbul)

ve arkadaşları

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, önergeyi geri çekiyoruz.

BAŞKAN – Evet, Sayın Hacaloğlu'nun imzası olmadıkça önerge işleme konulamayacak; bu sebeple, önerge, işlemden kaldırılmıştır.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, önergeye katılabilir miyiz?

BAŞKAN – Hayır efendim, geçti; işlemden düşürülmüştür ve öyle bir usulümüz de yoktur; önerge, imzayla olur.

Bir başka önerge var; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanun tasarısının 1 inci maddesiyle 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkraya "kesinleşen" ibaresinden önce gelmek üzere "ile ikmalen, resen veya idarece yapılıp" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Erdoğan Toprak

(İstanbul)

ve arkadaşları

ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Önergeyi geri çekiyoruz efendim.

YALÇIN GÜRTAN (Samsun) – Sayın Başkan, önergeyi geri çekiyoruz.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, şayet, arkadaşlarımızın böyle bir düşüncesi varsa, zaman kaybetmeye mahal olmadan, okunurken çekebilirler. İşleme konulmuş bir önergeyle ilgili olarak arkadaşlarımızın bu tavrı, bu meseleye yaklaşımlarındaki gayri ciddiyeti ortaya koyuyor. (FP sıralarından alkışlar)

Hükümet ortağı bir siyasî partinin bu tavrı, doğrusu, ibret ve dikkatle anılacak bir husustur.

BAŞKAN – İmza sahipleri, imzalarını önergeden geri aldıklarını ifade ettiler; bu suretle, önerge işlemden kaldırıldı.

Böylece, madde üzerindeki müzakereler ve işlemler tamamlandı.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde okunduğu şekliyle kabul edilmiştir.

Şimdi, Divan Üyesi arkadaşımız, 2 nci maddeyi arz ve takdim edecek:

Madde 2.- 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine aşağıdaki 4 numaralı bent eklenmiştir.

"4. Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir."

BAŞKAN – Maddeyle ilgili olarak grupların söz talebi var mı?

Sayın grup başkanvekilleri...

FETİ GÖRÜR (Bolu) – Sayın Başkan...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Yok efendim, yok...

BAŞKAN – Efendim, var; geliyor, işaret ediyor.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sordunuz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sordum efendim, işaret etti.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sordunuz, bitti!

BAŞKAN – Ben takip ediyorum, arkadaşımız işaret etti oradan.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sonra, sorduktan sonra beklemeye hakkınız yoktur; bitti...

BAŞKAN – Efendim, sorduğumda...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Cevabını bekleyeceksiniz; verirse verir...

BAŞKAN – Efendim, verdi; işaret etti.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Hayır efendim, işaret etmedi.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, arkadaşımız işaret etti mi, etmedi mi?

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Efendim, ben buradaydım...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – İşaret etmedi. Kalkar, “var” der...

BAŞKAN – Efendim, kalktı.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Hayır efendim...

Yani, bir oturumu yönetmenin, belli bir tarafı tutmanın da bir metodu vardır.

BAŞKAN – Sayın Topçu, ben hiçbir tarafı tutmuyorum.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Tutuyorsunuz.

BAŞKAN – Hayır efendim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Tutuyorsunuz; her oturumda tutuyorsunuz.

BAŞKAN – Efendim, bir tarafı tutmuyorum.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Her oturumda tutuyorsunuz.

BAŞKAN – Size öyle geliyor, hoşunuza gitmediği için.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Siz, belli olmuyor sanıyorsunuz.

BAŞKAN – Efendim, ben Tüzüğü uyguluyorum.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Tüzüğü de uygulamıyorsunuz.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, tutumunuz hakkında bir müzakere talep ediyoruz efendim.

BAŞKAN – Hangi tutumum efendim?

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Arkadaşlarımız, adaletli olmadığınızı, haksızlık yaptığınızı ifade ediyorlar; biz bu konuda müzakere istiyoruz efendim.

BAŞKAN – Efendim, o iddiayı ciddî bulmadığım için müzakere açmıyorum.

Sizin sözcünüz kimdir, onu söyleyin.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Feti Görür.

BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Feti Görür; buyurun. efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın grup başkanvekillerinden rica ediyorum. Grup sözcülerini daha önceden Başkanlığımıza bildirsinler. Gereksiz tartışmalara sebebiyet vermeyelim; rica ediyorum. Sayın Görür'ü ben izledim. Oradan elini kaldırdı, işaret etti; onun için de davet ettim.

Sayın Görür, buyurun efendim.

FP GRUBU ADINA FETİ GÖRÜR (Bolu) – Değerli Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı Vergi Usul Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunuyla ilgili değişiklikleri kapsayan kanun tasarısının 2 nci maddesiyle ilgili, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu maddeyle, 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine 4 numaralı bent ilave edilmiştir. Yapılan bu düzenlemeyle, daha önce uygulamada olmayan ve mükelleflerin lehine bir uygulama getirilmektedir. Bu uygulamaya göre, vergi dairesi, bir mükelleften fazla veya yersiz olarak bir miktar vergi tahsilatında bulunmuş olabilir. Bu durumda, mükellef tarafından vergi dairesinin istediği belge ve bilgilerin tamamlanması tarihini takip eden üç ay içinde, mükellefe, fazla veya yersiz tahsil edilen miktar iade edilmelidir. Bu üç aylık sürede iade yapılmamış ise, belgelerini tamamladığı tarihi takip eden üç aylık sürenin bitiminden itibaren, vergi dairesinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanacak meblağ, alacağıyla birlikte mükellefe ödenir. Tecil faizi, uzlaşma hallerinde mükellefe uygulanan bir faiz oranıdır. Eğer, bir konuda tecil faizi uyguluyorsanız, gecikme faizi uygulayamazsınız; çünkü, gecikme faizi bir cezadır, oranı da yüksektir; tecil faizin de bir uzlaşma söz konusudur.

Mükellefin fazla veya yersiz ödediği vergi, kanunen, amme alacağı hükmündedir. Yakın zamana kadar, devlet, amme alacakları için vatandaşına yıllık yüzde 30 gecikme faizi uygulamış, son zamanda yapılan değişiklikle bu oran yüzde 50'ye yükseltilmiştir. Amme alacaklarına yüzde 50 faiz uygulanmasıyla, özellikle, otoyollar ve devlet yolları için kamulaştırılan arazi ve bina gibi gayrimenkullerin sahipleri, devletten alacaklarını altı yedi sene alamamış ve yıllık yüzde 100 enflasyon karşısında mülkleri ellerinden giderken, alacak paraları da, âdeta pul haline gelmiştir. Getirilen bu madde düzenlemesine kadar da, devlete fazla ve yersiz vergi ödeyen mükelleflerin alacaklarına, gecikme faizi ödenmiyordu. Ancak, parasının değer kaybını telafi etmek isteyen vatandaş ise, mahkeme yoluyla bunu telafi etmek zorundaydı. Bir insanın, hakkını, mahkeme yoluyla almak istemesi -ki, bu alacak devlettedir- hiç de hoş olmayan bir yöntemdir. Diğer yandan, mahkemeye başvurmak istemeyen bazı mükelleflerin, memurlarla gayri meşru bir zeminden istifade ederek, bu hakkını bir gün önce almak düşüncesi ise, hiç de hoş karşılanamayacak bir yöntem olabilir.

Tüm bu mahzurlar düşünülerek hazırlanmış olan bu tasarı, olumlu bir tasarıdır. Bugüne kadar hayata geçmemiş olması ise, bir adaletsizliktir.

Plan ve Bütçe Komisyonu tutanaklarını incelediğimizde, bazı konulara açıklık getirildiğini görüyoruz. Bunlardan birisi, vergi ibaresinin, vergi, resim ve harçları da kapsadığını, Sayın Bakanın açıklamalarından anlıyoruz. Ayrıca, tecil faizinin, bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, yüzde 120 olarak uygulanacak olması, devlet alacaklarına uygulanan yüzde 180-200 oranlarındaki faiz oranına eşit olmasa da, yakın oluşu, yine olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Yapılan açıklamalarda, tecil faizlerinin, devletin alacağında ve borcunda aynı oranda uygulanmasını doğru bir karar olarak görüyoruz.

Tüm bu olumlu yanlarına rağmen, uygulamada büyük bir adaletsizlik söz konusudur. Tecil faizinin uygulama süresinin, evrakı, belge ve bilgileri vergi dairesine ibraz ettikten sonraki üç ayın sonunda başlaması büyük bir adaletsizliktir. Devletin, vatandaşından, halka hizmet veren belediyelerden olan alacakları için, değil üç ay, üç dakika dahi tolerans tanımaması ibret vericidir. Yıllardır halka hizmet edebilmek için yatırım yapan belediyelerin İller Bankasından aldıkları yatırım kredilerine olsun, ödeyemedikleri sigorta borçlarına olsun, bileşik faizler hesap edilmekte, yüzde 240'lara varan faizler uygulanmaktadır. Bu tutumuyla, devlet, alacaklarına şahin, borçlarına ise güvercin politikası sergilemektedir.

Devlet, alacağına da, borcuna da adil olmak zorundadır. Alacaklarında, nasıl, bir gün dahi toleranslı davranmıyor, hatta, elektrik, telefon ücretleri bir gün dahi geç ödendiğinde yüzde olarak fark alınıyorsa, aynı uygulamayı, vatandaşına olan borcunda da uygulamak zorundadır. Oysa, aylardır, halkın gündemine "reform" diye takdim edilen ve halkın gündemi meşgul edilen, Gelir Vergisi ve Vergi Usul Kanunundaki 12 maddede değişiklik getiren bu tasarı, enine boyuna incelenerek Genel Kurulun huzuruna getirilememiştir. Bu ifadelere -Plan ve Büe Komisyonu tutanaklarına bakarsanız- Sayın Maliye Bakanı da destek vermektedir. Sayın Bakan "yapılan değişikliklere vergi reformu demek için, dört beş yıl, üzerinde çalışmak gerekir, hatta, bazı uygulamalar için pilot bölgeler seçilerek mahzurlarını ve faydalarını görmek gerekir. Ne yazık ki, biz, dört beş ay gibi kısa bir çalışmayla bu değişiklikleri huzurunuza getirdik" buyuruyor.

Yine -özellikle, konu, vergi konusu olursa- büyük kitleleri ilgilendiren, asgarî ücretin vergi dışı bırakılması gibi, mükellefi vergiden kaçıran vergi oranlarının, laf olsun diye değil, cesurca aşağı çekilmesi gibi, ücret ve maaşlardan kesilen vergilerin düşürülmesi gibi, kaçak işçi çalıştırmanın önüne geçmek için sigorta primlerinin düşürülmesi gibi, yeniliklerin yapılmadığı bir düzenlemeye vergi reformu demek mümkün değildir; olsa olsa, bunun adı, bazı vergi maddelerinde yapılan değişiklikler olur.

Oysa, günümüzde, ne vergi veren mükellef ne de vergi toplayan devlet, mevcut sistemden memnundur. Mükellef, âdeta hırsız, vergi dairesi ise polis. Bunun sona ermesi için, devamlı vergi verenin üzerine giderek daha fazla vergi istemek yerine, vergi kaçaklarının yolunu tıkamak ve vergi yükünü dağıtmak gerekir.

Sadece vergi kanunlarında gelir artırıcı düzenlemeler yapmak tek başına yeterli değildir. Devamlı artan içborçlar ve faizler, 1998 yılı bütçesi vergi gelirlerinin yarısını yutarken, önümüzdeki yıllarda, vergi gelirlerinin tamamı, içborçların faizlerini karşılayamayacak düzeylere yükselecektir. İçborçları, uzun vadeli dışborçlarla tasfiye edemedikçe, topladığınız tüm vergileri dipsiz kuyulara atacaksınız.

Ayrıca, vergisini ödeyen vatandaş, ödediği vergilerin, kendisine hizmet olarak geri geleceğini beklerken, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, üç gününden bir gününü yolsuzluk ve usulsüzlüklere ayırdığını görünce, vatandaşın, vergi verme istek ve şevki kırılmaktadır.

Vergi vermeyi vatandaşımıza sevdirmedikçe, vergisini ödeyen mükellef gönül huzuru içinde olmadıkça, çıkan kanunların, ne millete ne de devlete bir faydası olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi selamlıyor, vatandaşımızın beklediği vergi reformunun, bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesini temenni ediyorum.

Saygılarımla. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere Sayın Çetinkaya; buyurun.

DYP GRUBU ADINA M.NECATİ ÇETİNKAYA (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, hazırlanan vergi tasarısının 2 nci maddesinde" Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre ret ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir" deniyor.

Değerli arkadaşlar, devlet, kendi alacağında şahin olur da, mükellefe ödeyeceği kendi borcunda aynı adil tavrı göstermezse, o zaman, hakkaniyet ölçülerine uygun bir hareket sergilememiş olur.

Siz, devamlı olarak enflasyonist bir hayatın içinde üç ay bekleyeceksiniz ve dolayısıyla, beklediğiniz o üç ay zarfında, vatandaş, gerekli bilgi ve belgeleri tedarik edecek; bir de, orada, zaman aşımı süresini koyacaksınız; bilgi ve belgeler tahakkuk etmediği takdirde, belli üç aylık süre içinde, siz, onu geri ödeme yönüne gideceksiniz. Vatandaş, orada, son derece... Devletin alacakları nasıl mükelleften kuruşu kuruşuna tahsil ediliyorsa, vatandaşa da iade edilecek vergilerin, vatandaşın kendi alacaklarının, aynı şekilde, aynı ölçülerde, aynı hakkaniyet ölçülerinde, bir esasa göre düzeltilmesi gerekirdi; ama, burada, bu durumu görmek mümkün değildir.

Değerli arkadaşlar, bu konuda bir hususa daha temas etmek istiyorum: Şimdi, biz, Vergi Usul Kanununda değişiklik yapan bu tasarıyı getirirken, getirdiğimiz düzeltmelere, hep reform dedik. Reform niteliği olan bu düzeltmelerin reform olabilmesi için, her şeyden önce, ücretlinin, memurun, daha doğrusu, işçinin, bordro mahkûmları dediğimiz insanların da haklarının iyi bir şekilde korunması gerekirdi.

Bakınız, OECD ülkelerindeki duruma biraz temas edeceğim ve ondan sonra, Türkiye'deki durumla kıyas ettiğimiz zaman göreceksiniz ki, Türkiye'deki durum, OECD ülkelerindeki durumdan kat be kat daha üstündür.

Avrupa Birliği ülkeleri ortalaması olarak, toplam vergi gelirinin millî gelire oranı yüzde 43,5 iken, Türkiye'de, bu oran yüzde 22'dir; ama, Türkiye'de brüt ücretten yapılan kesinti yüzde 34 oranındayken, Avrupa Birliği ülkeleri ortalaması yüzde 16,6'dır. Bu, fevkalade büyük bir haksızlıktır. Kendi çalıştırdığınız kamu görevlisine, işçinize hem ücret itibariyle Avrupa Birliği ülkelerinden son derece düşük bir ücret vereceksiniz hem de vergi gelirlerinin yüzde 51,4'ünü ondan tahsil edeceksiniz... Bu, hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşacak bir durum değildir.

Vergi sisteminin gelir dağılımını bozan ve ekonomik istikrarı önleyici etkileri, bugün ciddî ve acil vergi reformunu zorunlu olarak gündemde tutmaktadır. Gerçek manadaki reform, işte, bu noksanlıkları giderdiğiniz takdirde gerçekleşir; ancak, çalışan kesimi gözetmeyen bir vergi düzenlemesinin, sosyal barış ve ekonomik refah getirmeyeceği de dikkate alınmalıdır.

Peki, ne yapılması gerekir; ücretler için daha düşük oranlı bir vergi tarifesi uygulanmalıdır. Gelir Vergisinin ilk dilimine uygulanan oran yüzde 10 olmalıdır. Ücretlilerin yararlandığı özel indirim miktarı asgarî ücret düzeyine çıkarılmalıdır. Yasal düzenlemeyle, bu konuda yetkilendirilen Bakanlar Kurulu, bu yetkisini çalışanlar lehine kullanmalıdır. İşçi ve ailesinin, günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak ölçüde saptanması gereken asgarî ücret vergidışı tutulmalıdır. Yıllarca, bu, yapılacak, yapılacak deniliyor; fakat, bir türlü gerçekleştirilmemiştir. Gelir Vergisi dilimleri genişletilmeli ve enflasyon oranına bağlı olarak düzeltilmelidir. Ücretlilere de, yıllık Gelir Vergisi beyannamesi vererek, sağlık, eğitim, kültürel harcamalarını gider olarak vergi matrahından indirme imkânı tanınmalıdır; çünkü, bu saydığım hususlar OECD ülkelerinin hepsinde vardır. Ücretlilerin, belirli giderler için topladığı fiş ve fatura karşılığı yapılan Gelir Vergisi iadesi, yıllık değil, eskisi gibi yine aylık olmalı ve kapsamı genişletilmelidir. Düşük gelir grubunun tükettiği temel mal ve hizmetlerde uygulanan Katma Değer Vergisinde indirimler yapılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, bu hususu belirttikten sonra, bir de, vergi kanunu tasarısı hakkında bazı hususları dikkate almamız gerekir. Bakınız, daha önceki hazırlanan tasarılarda vergi yükü yüzde 44'ten yüzde 32'ye indirilmişti; ama, yeni tasarıda Kurumlar Vergisi yüzde 5 artırılmış ve toplam vergi yükü yüzde 44'ten yüzde 47,7'e çıkarılmıştır. Her ne kadar, Kurumlar Vergisi oranı, fon dahil, yüzde 33 gibi gözükmekteyse de, kâr dağılımında bu oran yüzde 47,74 olmuştur. Ayrıca, kârın dağılması halinde kâr payını elde eden gerçek kişi, vergi alacağını da buna ilave ederek gelir vergisi beyannamesi vermek ve ilave vergi ödemek zorundadır. Kâr payı elde eden gerçek kişinin ödeyeceği vergi de nazara alındığında, kurum kazancından ödenecek toplam vergi yüzde 73'e çıkarılmıştır.

Öte yandan, hem geçici vergi oranı yüzde 17,5'ten yüzde 30'a çıkarılmış hem bir önceki yıl kazancı yerine içinde bulunulan yılın üçer aylık kazançlarına bağlanmıştır. Kanun tasarısının gerekçesini incelediğimizde, Türkiye'de vergi oranlarının aşırı derecede yüksek olduğu, gerçek gelirin beyanı halinde mükellefin aşırı vergi yüküne maruz kaldığı belirtilerek, bu sistemde verginin toplanamadığı belirtilmektedir.

Sayın Bakan, maliye teşkilatının değişik kademelerinde yetişmiş ve dolayısıyla bu konuları iyi bilen bir arkadaşımızdır; ama, Sayın Bakanın kanun tasarısını ilk takdim ederken, görüşlerinde belirttiği gibi, verginin mümkün olduğu kadar daha fazla vergi mükellefine dağıtılması ve vergi kaçaklarının önlenmesi, herkesten vergi toplama imkânının sağlanması bir prensipti, bir politikaydı. Gelin görün ki, Meclise gelen şu tasarıda, Genel Kurulumuzda şu anda tartıştığımız şu tasarıda bu politikayı görmek mümkün değildir. Bakınız, bir yandan, vergi oranlarının yüksekliğinden bahsedilirken, öbür yanda, hem Kurumlar Vergisi hem de geçici vergi yükünü artırmak anlaşılır gibi değildir arkadaşlar. Kanun tasarısı bu haliyle yasalaşırsa, korkarız ki, vergi kaçakçılığı daha da artacaktır. Gerçek kişilerin elde ettiği menkul sermaye iratları –bu da çok önemli bir husustur– repo geliri, faiz, devlet tahvili faizi enflasyondan arındırıldıktan sonra vergilendirilmekte.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECATİ ÇETİNKAYA (Devamla) – ... ticarî işletmelerde ise, enflasyondan arındırma yapılmamaktadır. Bu uygulama çifte standarttır ve ticarî işletmelerin elde ettiği gelirler de enflasyondan arındırılmalıdır. Büyük rizikolara girerek ülkede istihdam imkânını artırmak, iş sahaları açmak ve dolayısıyla, sanayileşmeye de ülkede büyük bir ivme kazandırmak için büyük gayret gösteren müteşebbis insanlarımızın da şevkini kırmış olursunuz bu şekilde. Öbür taraftan, rahatlıkla, rant gelirleri peşinde koşan, repo, banka faizlerine bu istisnayı lehte uygulayacaksınız; fakat, bir taraftan, ülkede istihdam sahaları açan, ekonomide hakikaten büyük bir yarış gösteren, takdir edilmesi, tebcil edilmesi gereken müteşebbisi âdeta suçlar bir duruma gelmiş oluruz.

Yabancı sermayeli kuruluşların getirdikleri sermaye enflasyona karşı korunurken -bu da çok önemli bir husustur- yerli sanayi korunmamakta ve bir anlamda, enflasyon vergisi alınmaktadır. Yerli şirketler için de sermayenin enflasyon karşısında erimesi önlenmeli, sermaye dövize endekslenerek her yıl değerlendirilmeli ve oluşan değer kaybı gider yazılmalıdır.

Saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Çetinkaya, teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşünü arz etmek üzere, Sayın Algan Hacaloğlu; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan yasa tasarısının 2 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu konudaki görüşlerimizi kısaca arz edeceğim; sözlerime başlarken hepinize saygılarımı sunarım.

Bu yasa tasarısının geneli üzerinde dünkü yapılan görüşmelerde de ifade ettiğim gibi, yeni, olumlu bölümleri vardır, yetersiz bölümleri vardır ve nihayet, sosyaldemokrat bir siyasetin takipçisi olan bir partinin mensupları olarak daha iyi olmasını beklediğimiz tarafları vardır; ama, bu, kendi zemininde, kendi ortamında ve koşulunda iki partinin uzlaşarak ortaya koyduğu bir Hükümet tasarısıdır. 2 nci madde, bu tasarının olumlu olarak görülmesi gereken, benimsenmesi gereken maddelerden biridir. Bu maddeyi getirmiş olduğu için Hükümete teşekkür ediyorum.

Devlet, yurttaşlarıyla olan ilişkilerinde adil olmalıdır. Devlet, yurttaşlarıyla olan ilişkilerinde daima adaleti temel ilke olarak benimsemelidir. Devletin yurttaşlarıyla olan malî ilişkilerinde çifte standant uygulanmamalıdır. Eğer, yurttaş, devlete olan mükellefiyetinde gecikme yaparsa, bilindiği gibi, ya gecikme faizini ödemek zorunda kalmakta veyahut da tecil faiziyle, uzlaşarak, borcunu ödemektedir. Gerek tecil faizi gerekse gecikme faizi, yılllardır, 20 yıldır sürmekte olan yüzde 80'ler düzeyindeki ortalama enflasyonun da etkisiyle -ama, o enflasyon oranının daha da üstünde düzeylerde- yurttaşa bir mükellefiyet, bir yük olarak aktarılmaktadır.

Ancak, tablonun bir de diğer tarafı vardır; eğer, yurttaş, şu veya bu nedenle, devlete verdiği faizlerde alacaklı konuma geçmişse, borçlu konumdayken kendisine mükellefiyet olarak getirilen gecikme faizi veya tecil faizi türünden bir düzenleme, ne yazık ki bugüne değin yoktu. Bugüne değin uygulanmakta olan sistem, tecil ve gecikme faizinin asgarî dörtte 1’i, beşte 1’i düzeyinde, daha düşük oranlarda bir hakkı yurttaşlara ancak verebilmekteydi.

Bu düzenleme, birçok Batılı ülkelerde mevcut; birçok değil, Batılı demokrasilerin tümünde mevcut. Bu madde içinde belirlenmiş olan 90 günlük -yani, 3 aylık- süre, Amerika Birleşik Devletlerinde 45 gün olarak yürürlüktedir.

Biz, vergi sistemimizi, malî sistemimizi, maliyemizi, doğaldır ki, Batılı ülkeler düzeyinde otomasyona bağlayamamış, geliştirememiş olabiliriz. Ancak, kimse, Türkiye'de yeterince eğitilmiş, yeterli sayıda Maliye personeli olmadığını iddia edemez.

O nedenlerle, onlarca yıl geçtikten sonra ancak ele alabildiğimiz düzeyde geniş kapsamlı bir vergi düzenlemesinde, bazı alanlarda, Batılı normları daha iyi yakalamamız gerekir.

Özetle, sunmuş olduğumuz önergemizde de savunmakta olduğumuz gibi, biz, bu maddeyi destekliyoruz; ancak, bu madde kapsamında yer alan 90 günlük sürenin, Batılı ülkelerde olduğu gibi, 45 güne indirilmesini ve bu nedenlerle, yurttaşların, vergi ilişkilerinde, devletten alacaklı konuma girmeleri halinde, mağduriyetlerinin 45 günle sınırlanması ve burada getirildiği gibi, gecikme faizi düzeyinde olmasa dahi, tecil faizi düzeyinde fiilen ödemeye ilişkin işlemler; yani, düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre çerçevesinde, kendisine tecil faiziyle beraber bir ödeme yapılması hakkaniyet olacaktır.

Sayın Başkan, ancak, ben, bu konuda görüşümü belirtmişken, vergi reformu derken, gider reformunu hiçbir zaman gözardı etmememiz gerektiğini, burada, bütün çabaların 100 küsur maddelik bu tasarı çerçevesinde ortaya konulacak olan iradenin temel nedeninin kamu açıklarını kapatmak, kamu gelirlerini reel kaynaklara bağlamak ve enflasyona karşı, Maliyeyi, Hükümeti, daha iyi teçhiz edilmiş, malî açıdan daha iyi teçhiz edilmiş bir konuma getirmek gerektiğini düşünmekteyim.

Sayın Maliye Bakanımız, gündemdışı konuşmalarda, müsteşarlık makamından emekli olan Başbakanlık müsteşarlarına yaşam boyu lojman tahsisinden söz etti, diğer dört yargı makamında bulunmuş kişilerle beraber beş makama. Lojman Yönetmeliğinde böyle bir düzenleme yapılmış.

Bu konuyu, benden daha iyi bilenler vardır; ancak, benim bildiğim kadarıyla, Lojman Yönetmeliği, ancak kamu görevi yapanlarla sınırlıdır; bir. O nedenle, emekliye ayrılmış kişilere, Lojman Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, lojman tahsis edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

REFİK ARAS (İstanbul) – Can güvenliği!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) – İki; eğer, can güvenliği söz konusuysa, o, makamın can güvenliği değildir, şahsın can güvenliğidir. Hangi şahsa yönelik böyle bir tehdit varsa, devlet, o kişiye yönelik gerekli tedbirleri almaya muktedirdir. O makama geleceklere yönelik bir karar alarak, gereksiz yere kamu kaynaklarını çarçur etmek, adaletsizlik yaratmak doğru değildir.

Üçüncüsü, -zannederim, bütün milletvekili arkadaşlarımı ilgilendirecek- milletvekillerinin özlük hakları, Başbakanlık müsteşarının özlük haklarıyla bağlantılıdır. Başbakanlık müsteşarına, özlük hakları çerçevesinde, emekli olduğu zaman lojman olanağı tanıdığınız zaman, bir anlamda, yasal olarak, bütün milletvekillerine, emekli olduktan sonra yaşam boyu lojman hakkı isteme alanını açarsınız.

REFİK ARAS (İstanbul) – Olur mu ya!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) – Bu, belki bir konuyu fazla zorlamak gibi gözükebilir; ancak, vergi yasa tasarısını tartışırken, devletin her bir dirhem parasını nasıl, kime, hangi amaçla harcadığımız üzerinde çok dikkatle durmamız gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Hacaloğlu, teşekkür ediyorum.

<