DÖNEM : 20 CİLT : 52
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
85 inci Birleşim
5 . 5 . 1998 Salı
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – İstanbulMilletvekili Algan Hacaloğlu’nun, toplumda ve üniversitelerde artan şiddet uygulamalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
2. – Ordu Milletvekili İhsan Çabuk’un, Karadeniz’in kirliliği ve Karadeniz Bölgesinde yaşayan insanlarımızın sorunları ile alınması gerekli önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın cevabı
3. – İstanbulMilletvekili M. Cevdet Selvi’nin, POAŞ’ın özelleştirilmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Güneş Taner’in cevabı
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Tunus’a gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan’ın vekâlet etmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1445)
2. – Ermenistan Cumhuriyetine (Rusya-Federasyonu) gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1446)
3. – Çin Halk Cumhuriyeti ve Japonya’ya gidecek olan DevletBakanı Burhan Kara’ya, dönüşüne kadar, DevletBakanı Eyüp Aşık’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1447)
4. – Fransa ve Norveç’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, DevletBakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1448)
5. – Ta
taristan Cumhuriyetine (Rusya Federasyonu) gidecek olan Devlet Bakanı A. Ahat Andican’a, dönüşüne kadar, DevletBakanı Işılay Saygın’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1449)6. – Tunus’a gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1450)
7. – Tunus’a gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’e, dönüşüne kadar,DevletBakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1451)
8. – Tunus’a gidecek olan KültürBakanı M. İstemihan Talay’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1452)
9. – Tunus’a gidecek olan Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’a, dönüşüne kadar, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1453)
10. – TBMM Başkanvekili ve Partilerarası Uyum Komisyonu Başkanı Hasan Korkmazcan Başkanlığında Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetini ziyaret edecek heyete ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1454)
11. – TBMM Başkanlık Divanınca, Gürcistan Parlamento Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerinin kararlaştırıldığına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1455)
12. – TBMM Başkanlık Divanınca, Ürdün Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerinin kararlaştırıldığına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1456)
13. – (10/230, 231, 232, 233) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1457)
14. – İzmir Milletvekili Gencay Gürün’ün (10/219) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/339)
15. – Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve TurizmKomisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/340)
16. – Ko
nya Milletvekili M. Necati Çetinkaya’nın, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/341)17. – TBMM Başkanının İtalya Meclis Başkanının davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1458)
18. – Başbakan A.Mesut Yılmaz’ın, Özbekistan ve Kırgızistan’a yaptığı resmî ziyarete katılan milletvekillerine ilişkinBaşkanlık tezkeresi (3/1459)
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 29 arkadaşının, Erzincan İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/251)
2. – Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay ve 20 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesindeki eğitim sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/252)
3. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 22 arkadaşının, irtica kavramının mahiyetinin anlaşılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/253)
4. – Erzincan Milletvekili TevhitKaraya ve 30 arkadaşının, yeni üniversite kurulması yönündeki taleplerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/254)
5. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 19 arkadaşının, üniversitelerde kılık kıyafet uygulamalarının bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/255)
IV. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – G
enel Kurulun 5.5.1998 Salı günkü çalışma süresine ve aynı birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi2. – (9/18) ve (9/19) esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin gündemdeki yeri, görüşme gün ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. – Genel Kurulun 6 Mayıs 1998 Çarşamba ve 7 Mayıs 1998 Perşembe günkü çalışma saatleri ile 6 Mayıs 1998 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin ANAP, DSP ve DTP Gruplarının müşterek önerisi
V. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji; Dilekçe ve (10/219) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonlarında açık bulunan üyeliklere seçim
B) SAYIŞTAY ÜYELİKLERİNE SEÇİM
1. – Sayıştayda açık bulunan üyeliklere seçim
VI. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/4711)
2. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Refaiddin Şahin’in yazılı cevabı (7/4723)
3. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı BurhanKara’nın yazılı cevabı (7/4724)
4. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Eyüp Aşık’ın yazılı cevabı (7/4726)
5. – Bursa Milletvekili E
rtuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Mehmet Batallı’nın yazılı cevabı (7/4730)6. – AfyonMilletvekili İsmet Attila’nın, Mahallî İdarelere Yardım Fonundan Afyon İlindeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/4755)
7. – Kayseri Milletvekili Recep Kırış’ın, küçük çiftçilerin vergi muafiyetine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/4756)
8. – KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, küçük çiftçilere uygulanan gelir vergisi muafiyetine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/4781)
9. – SiirtMilletvekili Ahmet Nurettin Aydın’ın, genel nüfus sayımı sonuçlarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı MehmetBatallı’nın yazılı cevabı (7/4783)
10. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Kalkınma Bankasının ilan panosuna asılan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ait basın bültenine ilişkin sorusu ve DevletBakanı MehmetSalih Yıldırım’ın yazılı cevabı (7/4794)
11. – BalıkesirMilletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, Balıkesir İlindeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/4846)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.
Yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından, 5 Mayıs 1998 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 16.26’da son verildi.
Uluç Gürkan
Başkanvekili
Hüseyin Yıldız Ünal Yaşar
Mardin Gaziantep
Kâtip Üye Kâtip Üye
Ali Günaydın
Konya
Kâtip Üye
No : 128
II. – GELEN KÂĞITLAR
1.5.1998 CUMA
Teklifler
1. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 21 Arkadaşının; 2.5.1972 Tarih ve 1586 Sayılı “Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın Ölüm Cezalarının Yerine Getirilmesine Dair Kanun”un Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1157) (Anayasa ve Adalet komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.4.1998)
2. — Gaziantep Milletvekili Hikmet Çetin ve Siyasi Parti Gruplarını Temsilen 12 Milletvekilinin Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun Teklifi (2/1158) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.4.1998)
Tezkereler
1. — Kütahya Milletvekili İsmail Karakuyu’nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1443) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.4.1998)
2. — Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1444) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.5.1998)
Sözlü Soru Önergeleri
1. — Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, Türkiye Taş Kömürü Kurumuna devredilen kömür ocaklarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/976) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
2. — Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, Mavi Akım Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/977) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
3. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, bir korgeneralin T.H.K’da yolsuzluk yapıldığı yönündeki iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/978) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
4. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, T.H.K’nun uçak üretimi için müflis bir İngiliz firmasıyla anlaştığı iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/979) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
5. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, T.H.K’nun 1. Dünya Hava Olimpiyatları organizasyonuna talip olduğu iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/980) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
6. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, T.H.K’nun satın aldığı iki adet uçağa ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/981) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
7. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, Türk Hava Kurumu yönetimi hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/982) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. — Konya Milletvekili Me
hmet Ali Yavuz’un, eski bakanlara tahsis edilen araçlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4943) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)2. — Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, Türkiye Taş Kömürü Kurumunun Hazineye olan borçlarına ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/4944) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
3. — Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara Şeker Fabrikasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4945) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
4. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Dinek Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4946) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
5. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Demiryurt Köyünün köy konağı ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4947) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
6. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Demiryurt Köyünün sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4948) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
7. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Değirmen Köyünün beton sulama kanalı sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4949) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
8. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Damlapınar Köyünün ilkokul ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4950) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4
.1998)9. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Damlapınar ve Başkışla köylerinin bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4951) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
10. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Akpınar Köyünün bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4952) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
11. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Adaköy’ün bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4953) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
12. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Ağaçyurdu köyünün bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4954) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
13. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Demiryurt Köyünün sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4955) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
14. — Karam
an Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Çakırbağ Köyünün içme suyu deposu ve şebekesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4956) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)15. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Cerit-Özdemir ve Ağaçyurdu köy yollarının yapım ve onarımına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4957) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
16. —Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Demiryurt Köyünün köy konağı ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4958) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
17. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Avlağı Köyünün içme suyu deposu ve su dağıtım şebekesi sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4959) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
18. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Aşağıakın Köyünün bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4960) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
19. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Eğilmez Köyündeki hazine arazisinin köylülere dağıtılmasına yönelik bir çalışma olup olmadığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4961) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.19
98)20. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Eğilmez ile Madenşehri köyleri arasındaki yola ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4962) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.
1998)21. — Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Turgut Özal suikastıyla ilgili yapılan işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4963) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
21. — Sivas Milletvekili Abdullatif Şener’in, Bakanlıkça soruşturulmasına onay verilmeyen belediyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4964) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
23. — İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, personelin üye olabileceği dernekler konusundaki tebliğe ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4965) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
24. — Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Başyayla-Üzümlü köyünün bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4966) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
25. — Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Ermenek İlçesinin sağlık sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4967) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
26. — Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, A.B.D.’ne seyahatte bulunup bulunmadığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4968) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
27. — Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, eski bir bakanın Vakıfbank’a ait taşıtı kullandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4969) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
28. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, Balıkesir’in bazı ilçelerinde sel felaketinden zarar gören vatandaşlara Afet Fonundan yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4970) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
29. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, Mahalli İdareler Fonundan yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4971) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
30. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, İl Özel İdareleri Payı Fonundan yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4972) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
31. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, sınır ticareti yoluyla yurda kaçak motorin sokulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4973) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
32. — İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, koruma kurulu üyeliklerine yapılan atamalara ve görevden alınan üyelere ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/4974) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.19989
33. — Tokat Milletvekili Şahin Ulusoy’un, Tokat Bayındırlık ve İskan Müdürünün görevden alınmasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4975) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
34. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Çimenkuyu Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4976) (Başkanlığa geliş tarihi:30.4.1998)
35. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Dağkonak Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4977) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
36. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Çukur Köyünün içme suyu deposuna ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4978) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
37. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Ayrancı -Üçharman Köyünün sulama kanalı ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4979) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
38. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Yuvatepe köy yoluna ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4980) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
39. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Bucakışla Köyünün su ve kanalizasyon sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4981) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
40. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez-Burunoba Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4982) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
41. — İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Sayıştay üyeliğine aday olan bir personel hakkındaki iddialara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/4983) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.4.1998)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1. — Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, SSK Mensupları Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Derneğinde görev yapan bazı personele ve yönetim kuruluna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4586)
2. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Tansu Çiller ve eşinin Mal Varlıklarını Araştırma Komisyonuna yurtdışı para transferleriyle ilgili belge verip vermediğine ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/4595)
3. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, kapatılan bazı bankaların verdikleri kredilere ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/4596)
4. — Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, Trabzon ve Rize’deki belediyelere Acil Destek Fonundan yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4599)
6. — Gaz
iantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun,THY’nin tarifeli seferlerinde yolculara dağıtılan gazetelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4602)7. — Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, Fethullah Gülen’in Vatikan ziyaretine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4607)
8. — Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un, “Savarona” isimli yata ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4608)
9. — Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan’ın, bir firmaya hibe kredisi vermek istediği iddiasına ilişkin Devlet Bakanından (Işın Çelebi) yazılı soru önergesi (7/4612)
10. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Çevre eski Bakanı Ziyattin Tokar hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4614)
11. — Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, SSK Mensupları Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Derneğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4615)
12. — Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis’in gayri safi yurtiçi hasılasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/4616)13. — Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, Bolu Turban Abant işletmesinin bir firmaya usulsüz ödeme yaptığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4617)
14. — Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’in, Bodrum’daki villasının manzarasını engelleyen bazı binaların belediye tarafından yıktırıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4621)
15. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, bazı rektörlerin mevzuata aykırı davrandıkları iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4622)
16. — Kars Milletvekili Sabri Güner’in, valiliklere gönderilen bir genelgeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4623)
17. — Konya Milletvekili Remzi Çetin’in, İller Bankasınca belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4624)
18. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde bazı öğretim görevlilerinin ameliyatlardan kazanç sağladıkları iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önerg
esi (7/4625)19. — Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, Balıkesir Millî Eğitim Müdürlüğünde yapılan atamalara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4626)
20. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Nilüfer İlçesi Kayapa Beldesi Belediyesince yapılan imar planına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4629)
21. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Osmangazi Şerafettin Paşa Camii çevre düzenlemesine ilişkin Devlet Bakanından (Metin Gürdere) yazılı soru önergesi (7/4630)
22. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi ilanı konusundaki Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4632)
23. — Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, M.G.K.’ya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4646)
24. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Manyetik Kart Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4649)
25. — Şırnak Milletvekili Bayar Ökten’in, mazot ticaretine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4657)
26. —Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, Turban Genel Müdürlüğünce açılan bir ihaleye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4658)
27. — Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, bir uyuşturucu kaçakçısının öldürülmesi için Hollanda’ya polis gönderildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4660)
28. —İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, bazı Milletvekillerinin maruz kaldıkları şiddet olaylarına karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4661)
29. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, terörle mücadeleye ve GAP projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4663)
30. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, dış borçlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4664)
31. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, Körfez krizinin neden olduğu ekonomik kayıplara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4665)
32. — Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki şikâyet dosyasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4669)
33. — Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, İzmit-SEKA’nın bazı ünitelerinin özelleştirilmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4670)
34. — Yozgat Milletvekili İsmail Durak Ünlü’nün, inşaat ihalelerinin bir komisyon tarafından yapılacağı iddialarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4671)
35. — Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, bazı ihracatçı firmalara düşük fiyatla fındık satıldığı iddiasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4672)
36. — Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak’ın, 2425 Sayılı Kanuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4675)
No : 129
5.5.1998 SALI
Rapor
1. — Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/397) (S. Sayısı: 652) (Dağıtma Tarihi: 5.5.1998) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1. — Hatay Milletvekili Metin Kalkan’ın, memurlara ek zam verilip verilmeyeceğine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/983) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
2. — Hatay Milletvekili Metin Kalkan’ın, Şemdin Sakık’ın ifadelerinin basında yeralmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/984) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
3. — İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, İstanbul-Beyoğlu’nda yapılan bir klip çalışmasına ilişkin Devlet Bakanından (Işılay Saygın) sözlü soru önergesi (6/985) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
4. — İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı silah atış eğitimlerinin çevreye zarar verdiği iddiasına ilişkin Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/986) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
5. — İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, İstanbul-Beyoğlu’nda yapılan bir klip çalışmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/987) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
6. — Samsun Milletvekili Musa Uzunka
ya’nın, İtalya’dan ithal edilen makarnada domuz eti bulunduğu iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/988) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)7. — Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Bakanlıkça öğretmen yetiştiren okullardaki öğrencilere verilen burslara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/989)(Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
8. — İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, İçel Emniyet Müdürünün görevden alınmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/990) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
9. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Beykoz Deri İşletme Fabrikasının Erzurum’a nakline ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/991) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
10. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Erzurum II. Organize Sanayi Bölgesinin ne zaman ihale edileceğine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/992) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
11. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Tarım Kredi Kooperatiflerine ait fabrikalarda üretilen gübre miktarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/993) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. — Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, Mavi Akım Projesi hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4984) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
2. — İstanbul Milletvekili Cevdet Selvi’nin, POAŞ’ın özelleştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4985) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
3. — İzmir Milletvekili Veli Aksoy’un, bir üniversite öğrencisinin ölümüne ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4986) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
4. — İzmir Milletvekili Veli Aksoy’un, bir üniversite öğrencisinin şüpheli ölümüne ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4987) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
5. — Ordu Milletvekili Mustafa Hasan Öz’ün, Avcılar ve Atıcılar derneklerinde başvuru dosyası karşılığında ücret talep edildiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4988) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
6. — Bolu Milletvekili Mustafa Yünlüoğlu’nun, T.M.O.’nun satın aldığı buğday miktarına ve fiyatlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4989) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
7. — Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, kaçak inşaatlarla ilgili yıkım kararlarını uygulamayan belediyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4990) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
8. — Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, İstanbul Üniversitesi’ne ait sosyal tesislerden kurumlar vergisi alınıp alınmadığına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4991) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
9. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, kurban derilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4992) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
10. — Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Gaziosmanpaşa Kaymakamınca yayımlandığı iddia edilen kılık kıyafet genelgesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4993) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
11. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, köy yolları yapım çalışmaları için illere ayrılan ödeneğe ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4994) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
12. — İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Abdi İpekçi cinayetine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4995)(Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
13. — Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, teröre karışan sanık duruşmalarında yaşanan saldırı olaylarına karşı alınacak tedbirlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4996) (Başkanlığa geliş tarihi: 1.5.1998)
Meclis Araştırması Önergeleri
1. — Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 29 arkadaşının, Erzincan İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/251) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.19
98)2. — Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay ve 20 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesindeki eğitim sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/252) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
3. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 22 arkadaşının, irtica tartışmaları konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/253) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
4. — Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 30 arkadaşının, yeni üniversite kurulması yönündeki taleplerin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/254) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.4.1998)
5. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 19 arkadaşının, üniversitelerde kılık kıyafet uygulamalarını bütün boyutlarıyla araştırmak amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/255) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.4.1998)
Geri Alınan Yazılı Soru Önergeleri
1. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal, Karaman-Merkez-Demiryurt Köyünün sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanına yönelttiği yazılı soru önergesini 4.5.1998 tarihinde geri almıştır (7/4955)
2. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal, Karaman-Merkez-Demiryurt Köyünün köy konağı ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanına yönelttiği yazılı soru önergesini 4.5.1998 tarihinde geri almıştır (7/4958)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1. — Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, RTÜK. tarafından Didim ve Kanlıca’da villa ve daireler satın alındığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4677)
2. — İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, bir şahsın kırmızı bültenle aranmak üzere Interpol’e yapılan başvuruya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/
4678)3. — Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, sekiz yıllık temel eğitim okul inşaatları için açılacak ihalelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4679)
4. — Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş’in, vergi reformu ve enflasyona ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4682)
5. — Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş’in, islamcı sermaye kavramına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4683)
6. — Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yapılan değişikliğe ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4684)
7. — Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in, imam hatip lisesi ve ilahiyat fakültesi mezunu personele ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4687)
8. — Aydın Milletvekili Nahit Menteşe’nin, sera üreticilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4689)
9. — Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Türkiye-A.B. arasındaki gümrük birliğine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4691)
10. — İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, Mersin hurdacılar sitesinin elektrik sorununa ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4692)
11. — Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, sağlık hizmetlerini iyileştirme çalışmalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4693)
12. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/4694)
13. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4695)
14. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4696)
15. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4698)
16. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4699)
17. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4701)
18. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4704)
19. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4705)
20. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Salih Yıldırım) yazılı soru önerg
esi (7/4716)21. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından (Metin Gürdere) yazılı soru önergesi (7/4718)
22. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından (Ahat Andican) yazılı soru önergesi (7/4720)
23. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, özel okul ve dershanelerin bir heyet tarafından denetlendiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4729)
24. — Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan’ın, Çorum İl Sağlık Müdürlüğünde hacı adaylarından zorunlu bağış toplandığı iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4732)
25. — Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan’ın, bazı spor klüplerinin isim ve amblemi kullanılarak piyasaya sürülen alkollü içeceklere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4733)
26. — Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan’ın, Boğazkale İlçesi ve Alacahöyük Beldesinde turizmin geliştirilmesi için yapılacak çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4734)
27. — Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Tasarısını protesto eden memurlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4735)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
5 Mayıs 1998 Salı
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Abdulhaluk MUTLU (Bitlis)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85 inci Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza başlıyoruz.
2-3 Mayıs günü Bolu’da üniversitede okuyan Tuncelili bir gencin hunharca bir saldırıya uğraması sonucunda katledilmesini çok büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum; zamanında haberdar olmadık.
Bu ülke bizimdir, bu ülkede barış içinde yaşamak zorundayız. İnsanların düşünceleri, inançları farklı olabilir; ama, birtakım çevreler bu memlekette barışı bozarak, insanları birbirine düşürerek, öldürerek ne politik bir yarar beklemelidir ne de barışı bozma yolunu tercih etmelidir. Bunu tercih edenler, bu yola gidenler, bu ülkeye en büyük ihaneti yapıyorlar; o gençler de şunu bilmeli ki, kendileri, maşalığını yaptığı bazı çevrelerin menfaatlarına belki fayda sağlayabilirler; ama, geleceklerini çok büyük sıkıntıya sokarlar.
Bu olaydan dolayı duyduğum üzüntü gerçekten çok büyük; milletimizin de duyduğu üzüntü çok büyük. Artık, yeni yeni çete odaları oluşturularak gençleri birbirine düşürmememiz lazım.
Bir de -tabiî, ben Tunceli Milletvekiliyim- maalesef, Tunceli’de insanlarımız o kadar zor şartlarda yaşıyor ki... Halkımızın üzerinde bir gıda ambargosu var, insanlarımız gıda alamıyor; hayvanlarımız yaylalara çıkamıyor; yayla yasağı getiriliyor. Gençlerimiz üniversitelere gidiyor, üniversitelerde öldürülmeye çalışılıyor. Yani, hakikaten çok zor bir durumdayız, ne yapacağımızı da şaşırıyoruz. Kusura bakmayın; belki usulü aşarak bir iki şey söylemek zorunda kaldım. Tuncelili gençler işte dağa gitmiyor, gencimiz dağa çıkmadı, gidip de silahlı eylemde bulunmadı; üniversiteye gidiyor, üniversitede okuyor. Acaba, bazıları bazı çevreler “yahu niye üniversitede okuyorsun; git dağda poli
si, askeri şehit et” bundan mı umut bekliyorlar? Gerçekten çok büyük bir üzüntü duyuyorum. Özellikle, insanlarımız üzerinde kurulan, bu baskının giderilmesini, orada yaşayan insanlarımıza yaşama koşullarının, hakça yaşama koşullarının, barış içinde yaşama koşullarının sağlanmasını diliyorum. Bu sözleri söylediğim için de arkadaşlarımdan özür diliyorum. (DSP sıralarından alkışlar)Üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun, toplumda ve üniversitelerde artan şiddet uygulamalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı birinci sözü, toplumda ve üniversitelerde artan şiddet uygulamaları konusunda söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Algan Hacaloğlu’na veriyorum.
Buyurun Sayın Hacaloğlu.
Süreniz 5 dakika.
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, Tunceli’de köy ve mez
raların yüzde 70’i boşaltılmış vaziyette. Tunceli’de uzun bir zamandır gıda ambargosu uygulanıyor. Tunceli’den, Pertek’ten Bolu’ya gelip, beş yıldır Bolu’da yükseköğrenimini tamamlamak için çaba sarf eden, biraz evvel Sayın Başkanın dediği gibi, Tunceli’de, sayısı çok olmamakla beraber, dağa çıkma tercihi yerine; İç Anadolu’da, Bolu’da toplumla kaynaşıp, eğitimi yeğleyen bir gencimiz, Kenan Mak, cumartesi gece yarısından sonra, pazar sabahı saat 00.30’da -basında, medyada, gazetelerde gördüğünüz, okuduğunuz gibi- altından geçmekte olduğu Ülkücü Dergisi temsilciliğinden çıkan 20’yi aşkın, liseli ve üniversiteli olduğu belirtilen gencin saldırısıyla altı yedi yerinden bıçaklanıyor ve yaşamını yitiriyor. Bu olayla, Bolu’da, ilk kez üniversiteli kanı akıyor. Biz bunu geçmişte çok gördük; 1980 öncesinde, 1980 sonrasında gençlerimizin, üniversitelilerimizin radikal siyasetin kulvarlarında nasıl tüketildiklerini gördük; ama, ne yazık ki, ülkemizin geniş bir coğrafyasında, zaten, 1984’ten günümüze yaygın bir terör ve terörle mücadele sürecinde, 25 bin yurttaşımız, insanımız yaşımını yitirirken, diğer yandan kentlerde bir başka şiddet, bir başka terör olgusunun giderek yeşermekte olduğunu görmek, hepimizi, bu ülkenin barışına, bu ülkenin huzuruna, bu ülkenin demokrasisine ve bütünlüğüne duyarlı olan herkesi derinden yaralamakta.Olay, ciddî. Olay, dün, İstanbul Üniversitesi Avcılar kampusunda; İstanbul’da, İstanbul Üniversitesinde ve Marmara Üniversitesinde, bu yıl ocak ayında Malatya Üniversitesinde olan, kurulan senaryoların benzeri. Bazı gençlerimiz, Türkiye’de şiddetin yeşertilmek istendiği, radikalizmin tutunabilmek için kendine alan aradığı bir ortamda, kendine bulaştırdığı, şiddete çektiği gençlerimizle ülke karanlığa doğru taşınıyor.
Kenan Mak, İzzet Baysal Üniversitesinde okuyordu, İzzet Baysal Caddesinde ülkücülerin şiddeti altında öldürüldü ve İzzet Baysal Devlet Hastanesinin soğuk morgunda Tunceli’ye götürülmek üzere bekletildi. Zannediyorum ki, bu sürece, bu olguya, hayırsever, yurtsever yurttaşımız İzzet Baysal en çok üzülecek olanımızdır.
Değerli arkadaşlarım, sürem çok kısa; ama, şunu da belirteyim: Ben Bolu’daydım pazar günü; altı saat rektörle, emniyet yetkilileriyle, öğrencilerle görüştüm. Durum açık. Durum, bir süredir üniversitede estirilen bir baskının sonucu. Daha evvel tabancayla yakalanmış olan ülkücü gençler konusunda, toplu soruşturma talepleri konusunda duyarsız kalanların, herhalde, bugün, gelinen noktada bir nebze payları vardır diye düşünüyorum. Radikal sağın yükseldiği ortamda, biliniz ki, huzur, içbarış ve hukuk devleti geriler. Türkiye, yıllardır bu sendromu yaşıyor ve bu sendrom aşılmalı. Türkiye’ye hâkim olan çeteleşmeye, faili meçhul cinayetlere, illegal gücün gücünün devletle özdeşleştirilmesi sürecine son vermeliyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Hacaloğlu, süreniz bitti; eksüre veriyorum; buyurun efendim, tamamlayın.
ALGAN HACALOĞLU (Devamla) – Hatun Mak, öldürülen Kenan’ın annesi; cenaze kaldırılırken, canını kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, içi yanıyor; ancak, diyor ki: “Devlet, ülkücü çetelere göz yumuyor. Devlet bunları korudukça, oğlumun katillerinin ceza alacağını sanmıyorum.” Doğrudur, yanlıştır; ama, bundan hepimizin ders alması lazım. Eğer, bir ana, oğlunu gömerken bunları söylüyorsa, hangi saikler, hangi ortam o acılı insanımızı buna sevk ediyor düşünmeliyiz. Bu kin, bu nefret bitmelidir. Sevgi ve insana saygı ortamında gençlerimizi buluşturmalıyız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, ülkücü olayının üstüne gitmek hepimizin sorunudur. Bu konuda açılacak bir Meclis araştırmasına destek vereceğinizi umuyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Hacaloğlu.
Sayın Taşar, buyurun efendim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İstanbul Milletvekili Sayın Algan Hacaloğlu’nun, toplumda ve üniversitelerde artan şiddet uygulamaları hakkında yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, söz almış bulunuyorum; öncelikle, Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, ülkemiz, uzun yıllardır, çeşitli mihrakların yarattığı bir terör baskısı altında bulunmaktadır. Bu terör olaylarını tahlil ettiğimiz zaman, arkasında, ülkemizin, içinde bulunduğu bölgede, demokrasiyi, ekonomik kalkınmayı ve istikrarı bir arada götürmeyi başaran yegâne ülke olmasından dolayı, sahip olduğu gücü kırmak isteyen odakların bulunduğu görülmektedir.
Bölgesinde güçlü, dünyada etkili bir Türkiye’yi, k
endi menfaatları karşısında tehdit olarak gören çeşitli mihraklar, tarih boyunca, her vesileyle, ülkemizdeki dengeleri bozmaya çalışmışlardır.Cumhuriyetimizin, köklü bir tarih ve zengin bir medeniyete sahip Anadolu üzerinde kurulmuş olmasından dolayı sahip olduğumuz kültürel, etnik ve dinî inanç farklılıkları, bu mihraklarca, daima, çatışma aracı haline getirilmeye çalışılmıştır.
Cumhuriyet tarihimiz, bu sonuçsuz çabaların örnekleriyle doludur. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, yeni kurulan dengeler tartışmaya açılmaya çalışılmıştır. Daha sonra, 1960’lı ve 1970’li yıllarda, gençlerimiz, sağ ve sol ayırımıyla birbirine düşürülmeye çalışılmış, 1970’li yılların sonları ile 1980’li yıllar boyunca, düzmece Ermeni iddiaları arkasında ASALA terörüne muhatap olan milletimizin, bu tahriklerden yılmadığı görülmüş ve daha etkili bir yöntem olarak, PKK terör örgütü ortaya çıkarılmıştır. Devletimizin kararlı mücadelesi ve milletimizin sağduyulu tavrı karşısında, bölücü eşkıya çetesi olan PKK da, bugün itibariyle, bi
tme noktasına gelmiştir; ancak, biraz önce bahsettiğim tezgâh devam etmektedir. Bu defa hem vatandaşlarımız arasında inanç ve mezhep ayrılıkları istismar edilmeye çalışılmakta hem de üniversitelerimizde 12 Eylül öncesi oynanan senaryolar tekrarlanıp, gençlerimiz birbirine düşürülmeye çalışılmaktadır.Değerli milletvekilleri, dünyada eğitimsiz kalkınabilmiş tek bir ülke yoktur. Günümüzde, bilgi birikimi sermaye birikiminden daha fazla önem arz etmektedir. Bu nedenle, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin 21 inci Yüzyıl Türkiyesini sevk ve idare ederken, ihtiyaç duyacağı en önemli unsurlardan birisi olan güçlü eğitim alma şansının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.
Üniversitelerimizde eğitim ve öğretimin güçlenmesi, gençlerimizin bedenen ve ruhen sağlıklı, güçlü ve zinde durumda olmaları ve her açıdan güven ve huzur içerisinde bulunmaları en büyük amacımızdır. Bu yönde, gerek Hükümetimiz gerek güvenlik güçlerimiz gerekse ilgili diğer kurum ve kuruluşlar canla başla görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırl
ar.Bu çabaların sonuçları ortadadır. Her yıl bir kâbus gibi geçen 1 Mayıs kutlamaları, bu yıl, alınan tedbirler sayesinde -birkaç olay dışında- huzur içerisinde gerçekleştirilmiştir. İstanbul İlimizde, kime hizmet ettiği bilinmeyen bazı illegal unsurlar, her zamanki tahrikkâr tutumları içerisinde güvenlik güçlerine karşı saldırıya geçmiş ve Şişli Abide-i Hürriyet Meydanında kutlama yapan işçilerimizin arasına girip, terör havası estirerek kan dökmeye çalışmışlardır; ancak, güvenlik güçlerimizin aldığı tedbirler ile sağduyulu tavırları karşısında, bu grup, tutunamayıp dağılmak zorunda kalmıştır. Vatandaşlarımızın evlerini, işyerlerini ve araçlarını tahrip eden, polisimize taş ve sopalarla saldıran bu kişilerden, 262’si İstanbul’da olmak üzere, toplam 327’si gözaltına alınmış; 46’sı güvenlik görevlisi, 50’si gösterici olmak üzere, 96 kişi yaralanmıştır.
1 Mayısta her yıl yasaları çiğneyip, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit etmek suretiyle, kanun hâkimiyetini ve kamu düzenini ortadan kaldırmaya çalışan yasadışı örgütler, bu defa, devletin kararlı ve isabetli tutumu karşısında tutunamamış ve kan dökmeyi başaramamıştır.
Sayın milletvekilleri, Türkiye, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Bazı çevrelerde, demokratik rejimlerde herkesin her istediğini yapması gibi kanaat bulunmakla beraber, bu kanaat yanlıştır. Bu kanaat, insanı, ister istemez, demokratik rejimlerde ilkelerin, plan ve prensiplerin geçerli olmadığı; herşeye bir keyfîliğin hâkim olması gerektiği intibaına sevk eder. Oysa, demokratik düzenlerde, istisna işlemlere, ayrıcalık yaratan davranışlara yer yoktur. Önceden onaylanmış hukuk düzenine ve kanunlara herkes uymalıdır. Hukuk, herkes için vardır. Şiddete, tahribata, tedhişe, anarşiye maruz kalma durumunda olan vatandaşın, can ve mal emniyeti ile diğer temel hak ve hürriyetleri de hukukun ve devletin koruması altındadır. Bu görevi yerine getirebilmek amacıyla, başta güvenlik güçlerimiz olmak üzere, bütün devlet kurumları canla başla çalışmaktadırlar.
Bu çabaların bir sonucu olarak, bir önceki yıla nazaran, 1997 yılında, PKK bölücü terör olaylarında yüzde 26, aşırı sol eylemlerinde yüzde 23, aşırı sağ eylemlerindeyse yüzde 20’lik bir azalma meydana gelmiştir.
Başta, Şemdin Sakık olmak üzere, PKK’nın elebaşları, güvenlik güçlerince yakalanıp, Türk adaletine teslim edilmiştir. Şu anda, gerek yurt içinde gerek yurt dışında, bölücü eşkıyanın kalıntıları temizlenmektedir. Ülkede kanun ve nizam hâkimiyeti sağlanmıştır. Bu ortamın devam etmesi için hepimize görevler düşmektedir. Türkiye, artık, terörle mücadelede, ne zaman ne de kaynak harcamalıdır diye düşünüyor, hepinize saygılar sunuyoruz. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Sayın milletvekilleri, aslında, terörün en yoğun olduğu bölgenin milletvekiliyim. Oraya her gittiğimde, gençlerime diyorum ki: “Gençler, silah alıp da dağa çıkan her genç, kendi soyunu bitirmeye gidiyor. Rica ediyorum, gitmeyin, okuyun. Gelin Türkiye Büyük Millet Meclisine, her zeminde gelin; meşru zeminler içinde mücadele edin, demokrasiyi yerleştirin.” Ama, gelip de, büyük şehirlerde okuyan insanlar böyle haksız katliamlara maruz kalırlarsa, biz de zor duruma düşüyoruz.
Onun için, her katliamın, her öldürmenin üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve herkesin, acımasız ve tarafsız olarak gitmesini diliyorum ve Kenan Mak’ın anasına da şöyle seslenmek istiyorum: Ben inanıyorum, Türkiye’de adalet vardır; oğlunun kanı yerde kalmayacaktır ve adalet, onu katledenlere gerekli cezayı verecektir.
Hepinize saygılar sunuyorum.
2. – O
rdu Milletvekili İhsan Çabuk’un, Karadeniz’in kirliliği ve Karadeniz Bölgesinde yaşayan insanlarımızın sorunları ile alınması gerekli önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Eyüp Aşık’ın cevabıBAŞKAN – Değerli milletvekilleri, ikinci gündemdışı söz, Karadenizin kirliliği, Karadeniz insanlarının sorunları konusunda gündemdışı söz isteyen, Ordu Milletvekili Sayın İhsan Çabuk’a verilmiştir.
Buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)
İHSAN ÇABUK (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karadenizin kirliliği ve Karadeniz Bölgesinde yaşayan insanlarımızın sorunlarını dile getirmek için söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, en bereketli denizlerimizden biri olan Karadeniz canlılığını yitiriyor. Yakın zamana kadar, dünyanın en zengin, konum ve yapı olarak en ilginç denizlerinden biri olan; ancak, kirlenerek ölü denizler arasında yer alan, beş ülkeye ekonomi, ticaret alanında hizmet veren Karadeniz can çekişiyor.
Karadeniz her g
eçen gün biraz daha kirlenmekte, barındırdığı canlı türlerinin çoğunu kaybetmekte, çevre kirliliğinin tehdidi altında bulunmaktadır. Karadenize, yılda 40 bin tonun üzerinde yakıt, gübre ve cıva atığı dökülmektedir. Bu zehirli maddelerin çoğunun Tuna Nehri yoluyla geldiği tespit edilmiştir.On gün önce, Ordu’nun Perşembe İlçesi Çeşmeönü mevkiinde, yine aynı gün, Ordu’nun Fatsa İlçesi Bolaman Beldesinde, Fransızca etiketi olan, kimyasal atıklı 2 varil denizden çıkarılmıştır. Bu variller, numunesinin alınması için Hıfzıssıhha Enstitüsüne bir kuryeyle gönderilmiş, olay, Çevre Bakanlığımıza da bildirilmiştir. Ordu halkı, ilgiyle sonucu beklemektedir.
Değerli milletvekilleri, Karadenize dökülen bu atıklar, balıkları yok ettiği gibi, balıkların besin kaynaklarını da yok etmektedir. Karadenizi bu kirlilikten kurtarmak için çeşitli öneriler ileri sürüldüğü ve paneller düzenlendiği halde, her nedense, gerekli tedbirler alınmıyor. Bu kirliliğin devam etmesi halinde, on yıl sonra, Karadenizin, ölü deniz haline geleceğine inanıyorum. Karadenizin çoğu bölümünde canlı varlık yaşayamaz durumu gelmiştir.
Sayın milletvekilleri, Karadeniz kıyı şeridinde yaşayan insanlarımızın çoğu, geçimini, balık ve deniz ürünlerine bağlamıştır. Bu insanlarımıza, destek verip, yardımcı olmamız gerekmektedir. Öncelikle, atıkların, nehirler vasıtasıyla -başta Tuna Nehri olmak üzere- Karadenize dökülmesini önlemeliyiz. Yeni bir yüzyıla gireceğimiz şu günlerde, şehirlerin kanalizasyon atıklarının, sanayi tesislerinde arta kalan atıkların denize akıtılmasına engel olmalıyız. Arıtma tesisi olmayan fabrikalara ruhsat verilmemesinin doğru olacağına inanıyorum.
Değerli arkadaşlar, Karadeniz insanı, vatanseverdir, hamiyetperverdir; her zaman, devletinin, milletinin, bayrağının yanında yer almıştır; bütün siyasî partiler bunu bilmekte ve böyle düşünmektedir. Karadeniz insanı, vatanı için, milleti için canını verir; genç yaşta vermiş olduğumuz şehitlerimiz, bunun ispatıdır. Karadeniz Bölgesinde, başta seçim bölgem Ordu olmak üzere, şehir ve köy nüfusu, son sayımlarda görüldüğü gibi, giderek azalmaktadır; köyler ıssız, okullar öğrencisiz kalmıştır. Buna rağmen, Karadeniz halkının, devletinin, milletinin menfaatına, onur ve haysiyetine toz kondurmak hatırından dahi geçmez.
Değerli milletvekilleri, Karadeniz Sahil Yolu Projesi hazırlandı, ihalesi yapıldı. Karadeniz Bölgesinde bazı illerimiz, kalkınmada öncelikli sıraya alındı. Kapsamlı teşvik tedbirleri uygulamaya konulmuş bulunmaktadır. Bu kararların yanı sıra, Karadeniz Bölgesinin iktisadî gelişmesi yönünden, Ekonomik İşbirliği Teşkilatına önemli görevler düşmektedir. Karadeniz Bölgesinde -başta Ordu olmak üzere- yatırım yapacak müteşebbislerimiz, Karadeniz ticaret ve kalkınma bankasının bir an önce faaliyete geçmesini beklemektedirler.
Gerek Karadeniz Bölgesi ve gerekse Ordu, ulaşım imkânları bakımından, Türkiye’nin ihmal edilmiş bölgeleri arasında yer almaktadır. Ordu, bir kıyı şehri olmasına rağmen, deniz ulaşımından istifade edememektedir. Liman hizmeti hemen hemen yok gibidir. Ulaşım yetersizliği, Ordu ekonomisini ve buna bağlı olarak, Ordu turizmini olumsuz yönde etkilemektedir.
Ordu, tabiî güzellik olarak, Türkiye’nin sayılı illeri arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra, kısa adı Or-Gi olan Ordu Giresun Havaalanının, Ekim 1997’de ihalesi yapılan Karadeniz duble karayolunun tamamlanması, Ordu Efirli Balıkçı Barınağının limana dönüştürülmesi, 1998 yılı içerisinde Ordu fen edebiyat fakültesinin faaliyete geçirilmesi, Ordu Topçam Barajı ve Hidroelektrik Santralı projesinin tamamlanması, Ordu ve Karadeniz halkının müşterek istekleridir.
Değerli arkadaşlar, Karadeniz Bölgesi için yatırım programına alınan projelerin hayata geçirilmesinin, bölgenin iktisadî ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.
BAŞKAN – Sayın Çabuk, süreniz bitti; lütfen, konuşmanızı tamamlayın efendim.
İHSAN ÇABUK (Devamla) – Bu bölgeye verilen sözlerin, verilen vaatlerin yerine getirilmesini diliyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çabuk.
Gündemdışı konuşmaya, Devlet Bakanı Sayın Eyüp Aşık cevap verecekler.
Buyurun Sayın Aşık.
DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadenizin kirliliği ve sorunlarıyla ilgili gündemdışı yapılan konuşmaya cevap vermek üzere, Çevre Bakanlığına vekâleten ve Karadeniz Bölgesinin bir milletvekili olarak söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Karadeniz, doğal faktörlere bağlı olarak ve sanayi ülkelerinin atıksularını alan büyük akarsuların boşalttığı atıklar başta olmak üzere, çeşitli etkenler altında kirlenmektedir. Bu durum, Marmara ve Ege’nin önemli bir bölümünü de etkilemektedir. Organik kirlenmeler bakımından, güneş radyasyonu ve su sıcaklıklarının fazla olmayışı ile tuzluluğun düşük olması sonucu, Karadeniz, evsel kanalizasyon sularında bulunan bakterilerin diğer denizlerimize göre daha uzun süre canlı kalabildiği bir ortamdır. Özellikle, birer sanayi kenti durumunda olan, Trabzon, Zonguldak ve Samsun yöresinde kirlilik daha fazladır.
Karadenizin kapalı bir deniz olması sonucu, su yenileme zamanı uzundur ve dolayısıyla, denize giren atıklar ortamda uzun süre kalmaktadır. Endüstrileşmenin ve madenciliğin artması, ormanların yok edilerek doğal çevrenin bozulması ve arıtılmadan atılan atıklar denizi hızla kirletmekt
edir.Karadenizde
bu olumsuz değişikliklerin giderilebilmesi için, öncelikle, kirlilik kaynaklarının belirlenmesi, daha sonra bu kaynaklardan oluşan atıkların nitelik ve nicelik açısından değerlendirilmesi ile sonuçta kirliliği azaltıcı önlemlerin geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir.Bölgedeki yıllık nüfus artış hızı oldukça düşüktür. Bölgenin ortalama yıllık nüfus artış hızı binde 7 olup, bu değer Batı Karadenizde yüzde 1, Doğu Karadenizde ise binde 8 civarındadır.
Karadeniz Bölgesinin topografik yapısı, deniz ortamına yapılan deşarjları artırıcı bir etkendir. Bölgede, dağlar genellikle kıyıya çok yakın ve bazı bölgelerde hemen kıyıda olduğundan, yerleşim çok büyük bir kesimde dar bir kıyı kuşağında bulunmaktadır. B
unun sonucu olarak, özellikle Sinop İlinin doğusunda kalan bölümde, yerleşim birimleri diğer bölgelerimizde görülmeyen bir sıklıkta yer almıştır. Söz konusu yerleşimin sonucu olarak, evsel atıklar bütün kıyı boyunca, sürekli sayılacak bir şekilde, direkt denize deşarj edilmektedir.Ülkemizin öncülüğünde, Karadenize kıyısı olan ülkeler (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Türkiye) Nisan 1992’de, Bükreş’te, Karadenizin Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesini imzalamışlardır. 1993 yılında, Odesa’da, bu ülkelerin çevre ba
kanları, ortak uzun ve kısa vadeli çevresel hedefleri içeren bir deklarasyonu imzalamışlardır. Bu sözleşme ve deklarasyonu çıkış noktası olarak alan Karadeniz ülkeleri, Karadenizin Çevresel Yönetimi ve Korunması Programını başlatmışlardır. Bu program, ülkelerin kapasitelerinin geliştirilmesine ve yeterli derecede bir yönetim yapılarının oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Bu program kapsamında belirlenen 6 aktiviteden biri olan Sürekli Kirlilik İzleme Aktivite Merkezi görevini ülkemiz üstlenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda Karadeniz Eylem Planı, hazırlanarak, 30-31 Ekim 1996 tarihlerinde, İstanbul’da yapılan Bakanlar Konferansında, 6 ülke tarafından onaylanmıştır. Söz konusu Bakanlar Konferansında, Karadeniz Eylem Planının, gelecek on yıl boyunca ulusal, uluslararası ve yerel düzeyde uygulamaya geçirilmesi kararlaştırılmıştır.Karadenizde yapılan çalışmaların genel değerlendirmesi ise şöyledir: Karadeniz drenaj havzası, denizin kendisinden beş kez daha geniştir ve kıyı ülkelerinin büyük bir bölümü -Bulgaristan, Romanya, Rusya, Türkiye, Ukrayna- ile diğer ülkelerin -Moldavya, Belarus, Slovenya, Hırvatistan, Yugoslavya, Bosna-Hersek, Çek Cumhuriyeti, Slovakya Cumhuriyeti, Macaristan, Avusturya ve Almanya- bir bölümünü kapsamaktadır. Bu ülkelerin de Karadenizin kirlenmesinde önemli ölçüde katkıları bulunmaktadır.
Karadenizi etkileyen kirliliğin önemli bir bölümü, kıta Avrupasında meydana gelen kirliliği taşıyan Tuna ile diğer Dinyeper, Dinyester, Don gibi büyük uluslararası nehirler vasıtasıyla oluşmaktadır. Biyolojik oksijen ihtiyacının yüzde 82’si, toplam askıda katı maddenin yüzde 90’ı, toplam azot miktarının yüzde 94’ü ve toplam fosfor yükünün yüzde 78’i uluslararası nehirler yoluyla taşınmaktadır. Tuna Nehri, Karadenize kirlilik yükü taşıyan en büyük kaynaktır.
Karadeniz illerimizin hemen hiçbirisinde düzenli çöp depolama alanı bulunmamaktadır. Bu çöpler, ya düzensiz depolanmakta ya da doğrudan denize dökülmektedir. Çevre Bakanlığı, Karadenizdeki çöp sorununa köklü çözüm getirmek için, geri kazanıma yönelik düzenli çöp depolama alanı yapılması için, Dünya Bankası ve yöre belediyeleriyle birlikte çalışma başlatmıştır. Bu çalışma kapsamında Trabzon-Rize İlleri ile bu yöredeki 22 yerleşim yeri için fizibilite çalışmaları yapılmış, proje kapsamında söz konusu belediyelerin katılımıyla belediye hizmet birlikleri kurulmuş, yer seçimi tamamlanmış, inşaat aşamasına gelinmiştir. Proje tamamlandığında, çalışma, bütün Karadeniz illerine uygulanacaktır.
Sayın milletvekilimin bahsettiği variller konusuna gelince. 4 Ağustos 1988 tarihinde ilk kez Samsun-Alaçam’da bulunan variller, 1988 yılı sonlarına kadar karaya vurmaya devam etmiştir. İstanbul’dan Rize’ye kadar Karadeniz sahillerinde karaya vuran varillerin yüzde 80’i Samsun ve Sinop’ta bulunmuştur. Varillerin sayısı, 152’si boş, 215’i dolu olmak üzere, toplam 367’dir. Varillerin Karadeniz sahillerinde çıkmasından sonra, balıkçılık ve turizm büyük bir kayba uğramış ve zaman zaman açılan varillerin sebep olduğu kazalar sonucunda da, insan sağlığı olumsuz olarak etkilenmiştir. İçindeki tehlikeli maddelerin nihaî bertarafı sağlanıncaya kadar, variller, Samsun-Alaçam, Sinop-Soğuksu’da seçilen yerlerde geçici olarak depolanmaktadır.
Son zamanlarda, variller, Karadeniz sahillerinde yeniden görülmüştür. En son, Ordu İlinde 2 varil bulunmuştur. Çevre Bakanlığınca, eski ve yeni varillere ilişkin yerinde incelemeler yapılmıştır. Ordu İlinde sahile vuran varillerde radyasyona rastlanmamıştır.
Bakanlığımız tarafından, Karadenizin dibindeki varillerin tespiti için, valilikler nezdinde girişimlerde bulunularak MTA ile çalışmalar başlatılmıştır. Ayrıca, söz konusu varillerde bulunan tehlikeli atıkların yurt dışında bertarafı için, Almanya, Fransa, İtalya gibi ülkelerle temasa geçilmiştir.
Nüfusun ancak yüzde 2’si arıtma tesislerini, yüzde 5’i ise deniz deşarjı ve kanalizasyon sistemini kullanmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bu varillerle ilgili çalışmaya Çevre Bakanlığınca devam edilmektedir; sonuç alındığında, Yüce Heyetinize ayrıca bilgi verilecektir.
Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşmaya Karadeniz milletvekili olarak değil de, bakan olarak cevap verdiniz.
DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Trabzon) – Sayın Bakanın vekili olarak...
BAŞKAN – Hayır; ama “Karadeniz milletvekili olarak cevap veriyorum” dediniz de onun için... Yani, yanlışlık olmasın.
3. – İstanbul Milletvekili M. Cevdet Selvi’nin, POAŞ’ın özelleştirilmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Güneş Taner’in cevabı
BAŞKAN – Üçüncü gündemdışı söz, POAŞ’ın özelleştirilmesiyle ilgili olarak gündemdışı söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Cevdet Selvi’ye verilmiştir efendim.
Sayın Selvi, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakika.
M.CEVDET SELVİ (İstanbul) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Bir dakikanızı rica edeyim...
Sayın milletvekilleri, salonda çok gürültü var. Rica ediyorum, ayaktaki arkadaşların hepsi yerlerine otursunlar efendim.
Buyurun efendim.
M. CEVDET SELVİ (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Petrol Ofisinin (POAŞ) özelleştirilmesiyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinize saygılar sunarım.
Değerli milletvekilleri, Petrol Ofisi, 1941 yılında, Millî Korunma Kanunu uyarınca, yurtiçi ve yurtdışı akaryakıt dağıtım ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuş ilk ve en büyük akaryakıt pazarlama şirketidir.
BAŞKAN – Arkadaşlar, oturur musunuz... Rica ediyorum... Gürültü çok fazla efendim.
M. CEVDET SELVİ (Devamla) – Petrol Ofisi, sadece sivil halkın ve resmî kuruluşların akaryakıt ihtiyacını değil, aynı zamanda askerî ihtiyaçları da karşılamaktadır; Türkiye’nin ulusal sorunlarla karşı karşıya bırakıldığı, dış tehlikelerin arttığı dönemlerde, halkın yanında yer alan, ülke çıkarları doğrultusunda ödünsüz hizmet veren önemli bir kuruluşumuzdur. Kıbrıs Barış Harekâtında, Kardak ve Ege krizinde, ulusumuz, bunu açıkça görmüştür.
Değerli milletvekilleri, petrol, çağımızın en önemli, insan yaşamının vazgeçilmez enerji kaynaklarından biridir. Bu gücü ele geçirmek ve korumak için büyük savaşlar yapılabilmekte, dünyada ekonomik krizler yaratılabilmektedir. Bazı devletler, bu gücü, her yönüyle ve her aşamasında elde tutarak, yurtiçi ve uluslararası alanlarda toplumları yönlendirmek için kullanmaktadır. Türkiye’de ise, bu güç, sorumsuz siyasî yöneticiler tarafından ihmal edilmekte, petrol kurumları yozlaştırılmakta ve hatta, bir an önce elden çıkarma gayreti gösterilmektedir.
Değerli milletvekilleri, on yıldan beri, Özelleştirme İdaresi kapsamına alınan Petrol Ofisi, bugün, haraç mezat diyebileceğimiz ölçüde bile olmayan, ayrıntılı değerlendirmesi yapılmayan, stratejik özelliği ve konumu ele alınmayan bir şekilde elden çıkarılmak istenmektedir. Bu, öylesine açık ve kamunun vicdanını sızlatır şekle gelmiştir, ki, bize, bugüne kadar özelleştirmenin önemini, kıymetini anlatanlar, özelleştirmenin yararını söyleyenler ve her iktidar olmadan önce şeffaflıktan yana, açıklıktan yana özelleştirmeler yapacaklarını söyleyenler, bugün, 65 milyonun önünde, böylesine önemli bir müesseseyi sa
tabilmek için, gizli, çok gizli raporlar hazırlamışlardır. (DYP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Bunun hukukî yanını bulmak mümkün değildir.Devletin malı, halkın müşterek mülkü olan Petrol Ofisini, saklı, gizli, kapalı kapılar arkasında değil, resmî belgeler hazırlayarak şeffaflığını, alenîliğini, diğer birtakım insanların haklarını yok etmek için girişimde bulunanları uyarmayı ciddî bir görev saymaktayım. Gizli olarak, raporlarla, bu satışı yapmanız mümkün değildir. Buna, kamunun müsaade etmeyeceği, halkımızın kendi malının böyle gizli evraklarla satışına, elden çıkarılışına müsaade etmeyeceği gibi, hukukun da müsaade etmeyeceği inancındayım.
Değerli arkadaşlarım, olayın diğer yönü vardır. Petrol Ofisi, askerî ikmal ve NATO tesisleriyle iç içedir. Bu boru hatları, askerî işyerlerinden, Petrol Ofisinin mülkünden, kamu arazilerinden, özel arazi ve tarlalardan geçerek askerî ihtiyacı karşılamaktadır. İşte, böylesine önem taşıyan bir düzenlemeyi sattıktan sonra, yabancı yerli demeden elden çıkardıktan sonra, bu askerî sorumluluk, bu ulaşım, bu ikmal nasıl karşılanacaktır, nasıl düzenlenecektir; bu konuda en ufak bir açıklık yoktur.
Askerî ve sivil olmak üzere, yaklaşık olarak 38 tane sahil istasyonu vardır. Bunlar kime, nasıl, hangi ölçüde verilecektir, nasıl elden çıkarılacaktır; en ufak bir açıklama yoktur; ama, bunun arkasından, o gizli dosyada, satış yapıldıktan sonra AMT’nin ayrılması için Meclisten kanun çıkarılacağı_
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Selvi, süreniz bitti; lütfen, toparlar mısınız efendim.
M. CEVDET SELVİ (Devamla) – Hemen...
Değerli arkadaşlarım, bu gizli dosyada, satış yapıldıktan sonra, bu Meclisten yasanın çıkarılarak AMT’nin ayrılacağı yazılmıştır. Bu Meclisin daha şimdiden hangi yasayı çıkaracağını kim tespit etmiştir, buna kimin hakkı vardır; bunun izahını yapmak mümkün değildir.
Değerli arkadaşlarım, petrolün, bütün dünyada, entegre bir tesis olması gerekir. Petrol, arama, üretme, sondaj, rafinaj, dağıtım, ulaşım gibi bölgelere veya aşamalara bağlı olur. Bu aşamaların en kârlısı da dağıtımdır. Yani, Türkiye’de, 1997 yılında yaklaşık 27 trilyon kâr eden müesseseden özelleştirmeye başlanılmıştır. Türkiye’de petrol aramayı TPAO yapar -ama, hep güce, kâra, finansa ihtiyaç vardır- o kenarda durur; TÜPRAŞ -rahatsız edici- önemli teknolojisi ve masrafı olan bir kurumdur, o kenarda durmaktadır; BOTAŞ’ın kendine özgü masrafı vardır; ama, en çok kâr eden aşama olan dağıtım, elden çıkarılma gayreti içindedir. Bu hesap edilmemiştir. Bütün dünyada, bu h
esaplar yapılarak petrol üzerinde tasarruflar sürdürülür.On yıldır Özelleştirme İdaresinde bulunan, yozlaştırılan, zarar etmesi için, yolsuzlukların sürmesi için imkân verilen Petrol Ofisinde, 6 bin civarında personel çalışmaktadır. Ofiste ve KİT’lerde fazla işçi veya personel istihdam edildiğini söyleyenler, Özelleştirme İdaresi altına verilerek bunu düzenleyeceklerini söyleyenler, Petrol Ofisine 3 bin civarında sözleşmeli personel almışlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Selvi, süreniz bitti; lütfen, son cümlenizi söyler misiniz efendim.
M. CEVDET SELVİ (Devamla) – İşte, bu çarpık, yanlış ve hatalı, kamu vicdanını sızlatan, hukuka aykırı olan tasarruftan, Hükümetin, yeniden ciddî bir biçimde ele alarak, vazgeçmesini önemle rica ediyorum. Enerji santralları, madenler ve özellikle petrolün özelleştirilmesi, satılması, elden çıkarılması, sadece maddî değil, manevî yönden de stratejik yönden de çok önemlidir. Hükümetin, bunu bir kez daha gözden geçirmesini gönülden arzu ediyorum; aksi halde, huzursuzluklar, haksızlıklar karşısında siz de rahatsız olabileceksiniz.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekür ederim Sayın Selvi.
Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Güneş Taner; buyurun efendim.
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cevdet Selvi Beye, bize bu imkânı tanıdığı için teşekkürlerimi ve bu imkândan faydalanarak, televizyondan bizi izleyen vatandaşlarımıza, çamur at izi kalsın felsefesinin yanlış olduğunu, hesap kitap yapılmıyor denildiği yerde hesap ve kitabın nasıl yapıldığını, gizlilik denildiği yerde gizliliğin ne olduğunu ve ne maksatla konulduğunu, yüksek müsaadelerinizle, arz edeceğim.
POAŞ, 17 Mart 1998 tarihinde, 151 hissesinin blok satışı için ilana çıkarılmıştır; son teklif verme tarihi 18 Mayıs 1998’dir. Blok satışta şirketin kontrol hisselerinin devriyle, şirkete özel sektör dinamizmi sağlanacak; kalan hisseler halka arz edilerek, sermaye piyasalarının gelişimi
desteklenecektir.Askerî ikmal ve NATO tesislerinin POAŞ bünyesinden ayrılmasını sağlayacak yasa taslağı, Millî Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanarak, Başbakanlığa sunulmuştur; ayrılmama durumunda da, hizmetin aksamaması için, protokoller hazırlanarak, gerekli önlemler alınmıştır.
Şirkette, 2 899’u sözleşmeli, 3 631’i de işçi konumunda olmak üzere toplam 6 530 personel bulunmaktadır. Söz konusu -gerek işçi ve gerekse sözleşmeli- personelin her türlü yasal haklarını korumaya yönelik tedbirler alınmış olup, satış sözleşmesine bu doğrultuda hüküm konulacaktır.
Perol Ofisindeki sözleşmeli personelin 4046 sayılı Kanun hükümlerine göre nakli sonrasında, şirket, kalan personeliyle rantabl olarak çalışacak ve özel sektör mantığıyla, işgücünü daha verimli kullanacaktır; bu da, önemli bir gider azalmasına sebebiyet verecektir. Şirket yatırımları, gerektiği zaman ve gerektiği kadar, gecikmeksizin yapılarak kârlılık artırılacaktır.
Gelelim gizlilik anlaşmasına; nedir bu gizlilik anlaşması: Takdir buyurursunuz ki, dünyadaki bütün uluslararası şirketlerin -dünyada, ekonomilerde önemli rol oynayan şirketler- piyasada, piyasa koşullarında, kendilerine sağladığı birtakım avantajlar vardır. Bu avantajları, satış sırasında, özellikle Petrol Ofisi gibi bir şirketin karşısında hasım olan başka şirketlerin olduğu bir ortamda, ona buna uluorta açıkladığınız takdirde, bundan başkalarının fayda sağlamasını beklemek, tahmin ediyorum, hem Türkiye’nin ulusal çıkarlarına hem mantığa, ondan da öte, dünyada hiçbir yerde olmaya
n bir uygulamaya sığmaz. Bu yöntem, elli yıl evvelinin mantığına hizmet etmekten ileri gitmek değildir.M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Ne alakası var elli yılla?
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Gizlilik anlaşmaları, şirketin malî yapısında, şirketin dağıtımında, şirketin kendi gizlilik sırlarını içeren ve bu sırları...
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Hangi sırlar?
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Biraz evvel arz ettiğim sırlar... Herhalde dinlemediniz...
Tekrar söylüyorum: Şirketin malî yapısı, bankalardaki hesaplarının miktarları, hangi cinsten para tuttuğu, bayi yapısı, bayi yapısıyla arasındaki anlaşmaları... Bayiyle nasıl anlaşmış, hangi şartlarla anlaşmış; arazi kendisine mi ait, değil mi, kiralık mı?.. Siz gayet iyi biliyorsunuz Türkiye’deki sistem içerisinde bayilik sistemini. Özel sektörün mülkiyetinde olan yerlerin 1’er milyon, 2’şer milyon, 3’er milyon dolarlık havaparası ödenerek birbirinden -bir şirketin bir şirketten- satın alındığı bir ortamda, şirket içerisindeki bu gizli anlaşmaları, şirketlerin isimlerini, şunları bunları, uluorta herkese dağıtmak Türkiye’nin menfaatına mı olur, Petrol Ofisinin menfaatına mı olur; hayır...
Gizlilik anlaşması, Petrol Ofisi ile ihaleye girecek olan, ihale dokümanı almış olan şirketlerin, bu ihale dokümanlarıyla birlikte kendilerine verilen belgeleri kendi maksatlarına, kendi ihtiyaçlarına göre kullanmalarını, bunları başkalarına devretmelerini, satmalarını; yani, 21 inci Yüzyılın, “intelligence” dedikleri sermaye haberalma sistemi içerisinde, başkalarının buradan ekonomik kâr çıkarmalarını, sağlamalarını engelleyecek olan bir uygulamadır.
Bu uygulamayı, ne bu Hükümet ne de Türkiye Cumhuriyeti ilk defa yapmıştır; bu uygulama, bütün uluslararası piyasalarda, sermayesi tabana açılmış, borsalara kote edilen bütün şirketlerin, Türkiye değil, Amerika değil, Fransa değil, Hong Kong değil, aklınıza gelen her borsadaki uygulaması, dünyadaki uygulama şartlarının bir parçası olarak yapılmaktadır. Dolayısıyla, Sayın Selvi’nin, bu gizli rapor nedir, neyi gizliyorsunuz diye sormasındaki maksat, tahmin ediyorum, bunun dışında yer almaktadır.
Petrol dağıtımı sektöründe rekabetçi bir yapı söz konusu olup, halihazırda, toplamda yüzde 50, beyaz üründe yüzde 40’lık pazar payı, Mobil-BP, Shell, Total, Elf, Turcas gibi özel şirket elinde bulunmaktadır. Yani, tahmin edildiği gibi veya iddia edildiği gibi, Türkiye’nin bütün üretilen petrolü, sadece Petrol Ofisi tarafından Türkiye’de pazarlanmamaktadır; bu düşünce yanlıştır. Petrol sektöründe de, olası bu rekabet, hem fiyatların oluşmasına hem hizmetin daha iyi sunulmasına hem de ekonominin serbest rekabete dayalı olması prensibine uygundur. Şirket anasözleşmesine konulacak imtiyazlı hisseyle, doğu ve güneydoğu bölgelerinde hizmetin devamı ve alternatif bir düzenleme yapılıncaya kadar anti hizmetlerin devamı gibi hususları güvence altına almaktadır. Şirketin 1997 yılı net kârı 21,7 trilyon liradır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bunun haricinde Petrol Ofisiyle ilgili ilave bilgileri sizlere sunmak istiyorum. Petrol Ofisinde kamu hissesi yüzde 93,3’tür. Şirketin faaliyet alanı, akaryakıt pazarlaması ve taşımacılığını, madenî yağ üretimi ve pazarlamasını, hava ve deniz akaryakıt ikmal hizmetlerini, askerî ikmal ve NATO tesislerinin işletilmesi ve bakımını içermektedir. Şirketin, pazar payı yüzde 53’tür -beyaz üründeki pazar payı yüzde 43, siyah üründeki pazar payı ise yüzde 82’dir- kayıtlı sermayesi 20 trilyon liradır, çıkarılmış sermayesi 7 trilyon liradır; toplam bayi sayısı 5 677’dir, bunlardan 47 adedi POAŞ’ın mülkiyetin
dedir.Şimdi, 5 677 diyorum, 47’si kendisinin... Demek ki, diğerleriyle farklı bir anlaşma yapısı içerisinde. Takdir edersiniz ki, gizlilik gerekir; herhalde, kimlerle neyi nasıl yaptığını herkesin bileceği şartlarda uluorta açıklanmasını istemeniz doğru sayılma
z.Şirketin, toplam kıdem tazminatı yükümlülüğü 5,4 trilyon, toplam personel giderleri 7,7 trilyon, toplam alacakları 25,5 trilyon ve toplam borçları ise 32,3 trilyon liradır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yönetim Kurulunda 7 kişi vardır, Denetim Kurulunda 3 kişi vardır.
Şirketin geçmiş yıllarda alınan temettü miktarlarını arz ediyorum: 1991 senesinde 212 milyar lira, 1996 senesinde 6,4 trilyon lira, 1997 senesinde de 17,5 trilyon lira. Şimdi, 1996’daki 6,4’ten 1997’deki 17,5’e nasıl gelindiğini merak ediyorsanız, petrol fiyatlarında yapılması gereken ayarlamalar yapıldığı için, tabiî, şirket, dolayısıyla, buradan etmesi gereken kârı elde ederek bu hale gelebilmiştir.
12 bölge müdürlüğü vardır, 13 işletme deposu vardır, 6 hava ikmal işletme müdürlüğü vardır, 10 hava işletme şefliği vardır ve 5 depo işletme teknisyenliği vardır.
İştirakleri, Kıbrıs Türk Petrol Limitet Şirketine yüzde 52, Belpet Limitet Şirketine yüzde 49, Petroltur Şirketine yüzde 14, BOTAŞ’a 0,004, İGSAŞ’a 0,0005’tir.
Satışları, akaryakıt toplamı olarak, 1992’den 1997 yılına kadar sırasıyla 9,3; 10,9; 10,8; 10,5; 10,7 ve 10,3 olmak üzere, takriben, yılda 10 milyon tondur.
Madeni yağ, 1992’de 117 bin tondan 1997 senesinde 126 bin tona çıkmıştır.
Tahmin edebileceğiniz gibi, POAŞ, diğer şirketlerin de piyasaya girmesiyle beraber pazar kaybına uğramıştır. Pazar kaybının sebepleri arasında, bayilerle yapılan opsiyonlu satışlar, kamu kurum ve kuruluşlarından olan alacakların tahsilatının uzun süreli olması ve piyasada yer alan çok sayıdaki şirketle rekabet etmenin zorlukları sayılabilir.
Müsaade ederseniz, özet bilançoyu sunayım: Demin arz etmiştim, kıdem tazminatı 7,5 trilyon liradır. 1997 yılı yatırımı için 1,8 trilyonluk ödenek koymuştur; bunun karşılığında, 886 milyar liralık da yatırım yapılmıştır. Yatırımın gerçekleşme oranı, 1997 senesi için, yüzde 47’dir. Dönem varlıkları 69,9 trilyon lira, duran varlıkları 6,6 trilyon lira, aktif toplamı 76,6 trilyon liradır. Bunun içerisinde, pasif tarafın da kısa vadeli borçları 31,9 trilyon, uzun vadeli borçları 7,6 trilyon, özkaynakları 37 trilyon olmak üzere toplam varlıklar 76,6 trilyonla bu şekilde dengelenmektedir. Brüt satışları, 1997 senesi itibariyle 577,3 trilyon lira olmuştur; net satışları, 571 trilyondur. Satılan
malın maliyeti 521,8 trilyondur, brüt kârı 49 trilyondur. Faaliyet giderleri 13,8 trilyon, diğer faaliyet gelirleri 19,5 trilyon, diğer faaliyet giderleri 12,8 trilyon ve dolayısıyla faaliyet kârı 42 trilyon lira olmuştur. Dolayısıyla, ödenecek vergiler de çıktıktan sonra, net dönem kârı 21,7 trilyona gelmektedir.1991 senesinde özelleştirmeye açılmıştır.
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sayın Başkan, süre dolmadı mı?
BAŞKAN – Efendim “süre dolmadı mı” diyor... Sayın Bakanın konuşma süresi 20 dakika...
Petrol O
fisinin bütün faaliyetlerini anlatacaksınız tabiî.DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; burada gündemdışı söz alan Sayın Selvi gizlilikten bahsetti, alelacele iş yapıldığından bahsetti, yeteri kadar bilgi verilmediğinden bahsetti... Hükümet olarak benim görevim ne? Bu dışarıda söylenseydi, başka manada alabilirdiniz; ama, Meclise gelip, siz milletvekillerine bunun alelacele yapıldığı söylendiği zaman bize düşen görev, elimizdeki bütün bilgileri, verebileceğimiz imkân dahilinde, sizlere, istek üzerine vermeye çalışmaktır.
Sayın Başkanım, eğer, sizin Başkanlığınızda Yüce Meclis, Petrol Ofisi hakkında şu ana kadar verdiğim bu kadar yüklü bilgiyi yeterli görüyorsa, konuşmama son vereyim.
BAŞKAN – Efendim, o sizin takdirinizdir.
Sadece, milletvekilinin “gizli” dediği konuyu açıklayın. Bunun gizlilikle... Bunlar açık şeyler zaten.
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Sayın Başkanım, iddialar çok ağırdır. Muhalefet, sadece eleştirmek, yapıcı olmak niyetiyle bir şey söylediği zaman, hiçbir itirazımız yoktur; ama -burada kullandığı kelimenin altını çizerek söylüyorum- hesap edilmeksizin, kaçırılarak bir şey yapıldığı iddiası karşısında, benim, bu konuda, tabiî ki bu Meclise, tabiî ki milletvekillerime, televizyonlardan tabiî ki vatandaşlarıma, kanunun bize sınırlı tuttuğu, gizli tuttuğu konular haricinde verilebilecek olan her detayı, arzu edildiği takdirde bir saat, iki saat, üç saat olmak üzere, burada vermek bizim görevimizdir.
Müsaade ederseniz, ben size burada şunu da ifade etmek isterim: Neden bu şirket özelleştiriliyor; özelleştirildiği zaman devlet ne kazanacak, özelleştirildiği zaman vatandaş ne kazanacak, özelleştirildiği zaman Türkiye ne kazanacak?.. Sayın Selvi -iddia ettiği gibi- burada kaybeden bir taraf gösterdi. Ben, bu kaybeden tarafı görmekte zorlanıyorum; ama, kaybeden tarafı merak ediyorsanız, bu şekilde rantabl çalışması gereken, piyasa payını kaybeden, piyasa payını devrettiği şirketlerin POAŞ’a göre çok daha fazla para kazandığı ve bu kazandığı ölçü
de Türkiye’ye vergi verdiği bir yerde, bu şirketin daha fazla para kazanmasını engellemek, yanlışların en büyüğü değil midir?!M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – On yılda pazar payını niye kaybetti?
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Dolayısıyla, bizim burada görevimiz, devletin alacağının en fazlasını, vatandaşların kazanacağının en fazlasını ve bütün bunlar yapılırken, açıklık, şeffaflık içerisinde yapıldığını, kimsenin hakkının kimseye yedirilmediğini ifade etmek en tabiî hakkımızdır.
M. CEVDET SELVİ (İs
tanbul) – Gizli dosya yok mu?BAŞKAN – Müdahale etmeyin Sayın Selvi.
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Efendim, gizli dosya var tabiî, var. Ben size ifade ettim. Şimdi, siz, eğer bu gizli dosyayı merak ediyorsanız, yapacağınız gayet basit; bu şirkete müracaat edeceksiniz, diyeceksiniz ki: “Ben de ihaleye katılmak istiyorum.” O zaman size diyecekler ki: “Getirin bir teminat mektubu...” Teminat mektubunu vereceksiniz ciddî olduğunuzu göstermek için. Ondan sonra, size diyecekler ki: “Buyurun, şirketle ilgili bilgiler...” Ondan sonra, bu şirketle ilgili, şirketin durumunu daha da fazla belirten özel bilgileri istiyorsanız, işte, o zaman, onun karşılığında bir hukukî kâğıt imzalayacaksınız ve diyeceksiniz ki bu kâğıtta...
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Çok şeffaf oluyor değil mi öyle olunca?..
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – “Biz, bu bilgileri hiçbir şekilde üçüncü şahıslara vermemeyi, bu bilgileri kimseye satmamayı, bu bilgilerden başkalarının menfaat kazanmasına müsaade etmeyeceğimizi taahhüt ederiz. Eğer, bunları yaparsak, hakkımızda kanunun gereğini yaparsınız ve bize tazminat davası açarak, bununla ilgili neticeyi yerine getirirsiniz.” Aradığınız gizlilik buysa, ihalenin özelliğini içeren şart ve durumları...
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Yani, siz satacaksınız, milletvekilleri o gizli şeyleri öğrenemeyecek öyle mi? Babanızın malını mı satıyorsunuz?
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Kusura bakmayın, siz istiyorsunuz diye size verme durumunda değiliz; çünkü, kanunun yapısı, sistemin yapısı, bunu milletvekilliği özgürlüğüne sokmuyor.
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Milletin malını satıyorsunuz, millet bunu öğrenemeyecek mi? Bir de, bununla övüneceksiniz...
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Bunu bir ticarî sır haline getiriyor.
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Gizli dosya dediğiniz şeyler sokaklarda gezdiriliyor. Uyan... Uyan... Bu kadar acele elden çıkarma gayretini bırak da, bir uyan.
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Ticarî sırda da bunu görmek istiyorsanız, bunu imzalar, bu yükümlülük altına girer ve bu bilgileri alabilirsiniz.
Yüce Meclise saygılar sunarım. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Yalnız, Türkiye Büyük Millet Meclisinden saklanacak bir sır olamaz...
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – İşte, her şey açık burada. Ben 10 bin dolar verecekmişim, ondan sonra öğrenecekmişim!..
BAŞKAN – Bir dakika efendim...
Yani, belli bir para veren insanlara bazı açıklamaları yapıyorsunuz da, Türkiye Büyük Millet Meclisine bu açıklamaları niye yapmadınız? (DYP sıralarından alkışlar)
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Bakanın bu kadar gizli dediği dosya sokakta dolaştırılıyor. Türkiye’nin lehine dediği gizli dosya sokakta dolaştırılıyor, siz milletvekillerinden saklıyorsunuz... Sokakta dağıtılıyor, 10 bin doları bastıran alıyor; sen de, burada, bilinen rakamları tekrarlıyorsun. Ayıptır... Günahtır...
BAŞKAN – Efendim, tamam, ben söyledim zaten.
Sayın Bakan, peki, bir satırla açıklayın bakalım bunu. Yani, önemli olan, Meclisten bir şey saklanmaması.
DEVLET BAKANI GÜNE
Ş TANER (Devamla) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye, serbest bir ekonomiyle yönetilmektedir; ama, serbestliğin de sınırları vardır. Demokrasilerde, birinin hürriyetinin bittiği yerde başkasının hürriyeti başlamaktadır. Son haftalarda verilen beyanların, söylenenlerin borsada ne biçim etki yaptığı ve bu etkiden dolayı borsanın nasıl bir performans seyrettiği ve bundan dolayı bazı insanların çok büyük zarara, bazı insanların büyük yarara uğradığı hepinizin malumudur.Şimdi, burada, mesele, hakkaniyet içerisinde, bu bilgilere sahip olanların, hiçbir şekilde, bu bilgileri, başkalarının onlardan sanki menfaat çıkarmışcasını düşünmeksizin olabilmesini sağlamak için sizin bir sistem getirmeniz lazım ve bu sistemi de, demokrasi içerisinde ve ekonominin kuralları içerisinde sağlamanız lazım. Yoksa, biz bunu istiyoruz diye, eğer, Sayın Selvi, bu içeridekileri merak edip de... Tabiîdir, bu, Yüce Meclis; kapalı bir oturum yapalım.
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Niye kapalı?..
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Kim, bu kapalı oturumda buradaki bilgileri merak ediyor ve buradan çıkan bilgilerin kimseye menfaat temin etmeyecek şekilde olduğunu söyleyebilirse... Kapalı oturumlar böyle durumlarda yapılır.
M. CEVDET SELVİ (İstanbul) – Ya?!.
DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Yoksa, televizyonun yayınladığı, herkesin dinlediği, herkese açık olan bir yerde... Tabiî şeffaflığa güveneceğiz, tabiî şeffaflığı yapacağız; ama, şeffaflığı yaparken, ticarî sırrın bu şekilde ortaya çıkmasına veya bu
nun bu şekilde düşünülmesine, ben, mana vermek istemiyorum.Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşmalar bitmiştir.
Tabiî, önemli olan, devletin belli kurumları satılırken, bazı yandaş firmalara, ucuz, bedava verilmesin; bizim istediğimiz bu efendim.
Sayın milletvekilleri, sunuşlarımız çok fazla; bu nedenle, Divan Üyesi arkadaşımızın oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Cumh
urbaşkanlığı tezkereleri vardır; okutuyorum:B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Tunus’a gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı Vekili Uluç Gürkan’ın vekâlet etmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1445)
1 Mayıs 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Tunus Cumhurbaşkanı Zine El Abidin Ben Ali’nin davetlisi olarak 4-5 Mayıs 1998 tarihlerinde Tunus’a resmî bir ziyarette bulunacağımdan, dönüşüme kadar Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 106 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Vekili H. Uluç Gürkan vekâlet edecektir.
Bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
2. – Ermenistan Cumhuriyetine (Rusya Federasyonu) gidecek olan DevletBakanı Refaiddin Şahin’e, dönüşüne kadar, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1446)
29 Nisan 1998
Türkiye Büyük
Millet Meclisi BaşkanlığınaGörüşmelerde bulunmak üzere, 30 Nisan 1998 tarihinde Ermenistan Cumhuriyetine (Rusya Federasyonu) gidecek olan Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
3. – Çin Halk C
umhuriyeti ve Japonya’ya gidecek olan DevletBakanı Burhan Kara’ya, dönüşüne kadar, DevletBakanı Eyüp Aşık’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1447) 30 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 2 Mayıs 1998 tarihinden itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Japonya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Burhan Kara’nın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
4. – Fransa ve Norveç’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, DevletBakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1448)
30 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 3 Mayıs 1998 tarihinden itibaren Fransa ve Norveç’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in dönüşüne kadar; Dışişleri Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım. Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
5. – Tataristan Cumhuriyetine (Rus
ya Federasyonu) gidecek olan DevletBakanı A. Ahat Andican’a, dönüşüne kadar, DevletBakanı Işılay Saygın’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1449) 30 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 4 Mayıs 1998 tarihinde Tataristan Cumhuriyetine (Rusya Federasyonu) gidecek olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Ahat Andican’ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
6. – Tunus’a gidecek olan DevletBakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, DevletBakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1450)
30 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 4 Mayıs 1998 tarihinde Tunus’a gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
7. – Tunus’a gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’e, dönüşüne kadar, DevletBakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1451)
30 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 4 Mayıs 1998 tarihinde Tunus’a gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in dönüşüne kadar; Ulaştırma Bakanlığına, Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Öteki tezkereyi okutuyorum:
8. – Tunus’a gidecek olan KültürBakanı M. İstemihanTalay’a, dönüşüne kadar,DevletBakanı HasanHüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1452)
30 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 4 Mayıs 1998 tarihinde Tunus’a gidecek olan Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın dönüşüne kadar; Kültür Bakanlığına, Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
9. – Tunus’a gidecek olan Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’a, dönüşüne kadar, Enerji ve Tabiî KaynaklarBakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1453)
30 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 4 Mayıs 1998 tarihinde Tunus’a gidecek olan Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın dönüşüne kadar; Turizm Bakanlığına, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının tezkereleri vardır; okutuyorum:
10. – TBMM Başkanvekili ve Partilerarası Uyum Komisyonu Başkanı Hasan Korkmazcan Başkanlığında Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetini ziyaret edecek heyete ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1454)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanvekili ve Partilerarası Uyum Komisyonu Başkanı Hasan Korkmazcan başkanlığında birer parlamento heyetinin Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetini ziyaret etmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca, Genel Kurulun 28.4.1998 tarih ve 82 nci Birleşiminde kabul edilmiştir.
Heyetimizi oluşturan TBMM Partilerarası Uyum Komisyonu üyelerinin isimleri Genel Kurulun bilgilerine sunulur.
Uluç Gürkan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
Ahmet İyimaya Nejat Arseven
Amasya Ankara
M. Seyfi Oktay Turhan Güven
Ankara İçel
Metin Işık Mehmet Ali Şahin
İstanbul İstanbul
Mustafa Kamalak Met
in EmiroğluKahramanmaraş Malatya
Metin Bostancıoğlu
Sinop
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
11. – TBMM Başkanlık Divanınca, Gürcistan Parlamento Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerinin kararlaştırıldığına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1455)
30 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanının 7.3.1997 tarih ve 39 sayılı kararı ile Gürcistan Parlamento Başkanı Sayın Zurab Jvanıa ve beraberindeki Parlamento Heyetinin 19-23 Mayıs 1998 tarihleri arasında ülkemizi ziyaretleri kararlaştırılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Uluç Gürkan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
12. – TBMM Başkanlık Divanınca, Ürdün Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerinin kararlaştırıldığına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1456)
30 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanının 29.04.1998 tarih ve 81 sayılı kararı ile Ürdün Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Abdullah Al-Jazi ve beraberindeki Parlamento Heyetinin 11-14 Mayıs 1998 tarihleri arasında ülkemizi ziyareti kararlaştırılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Uluç Gürkan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis araştırması önergeleri vardır, okutuyorum:
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 29 arkadaşının, Erzincan İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/251)
Türkiye Büyük Millet Mec
lisi BaşkanlığınaErzincan İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
Tevhit Karakaya Naci Terzi
Erzincan Erzincan
Bekir Sobacı Lütfi Doğan
Tokat Gümüşhane
Memduh Büyükkılıç Mustafa Köylü
Kayseri Isparta
Mehmet Bedri İncetahtacı Kahraman Emmioğlu
Gaziantep Gaziantep
Mikail Korkmaz İsmail Kahraman
Kırıkkale İstanbul
Ahmet Çelik Cemalettin Lafçı
Adıyaman Amasya
Osman Hazer Mehmet Altan Karapaşaoğlu
Afyon Bursa
Osman Pepe Abdullah Örnek
Kocaeli Yozgat
Latif Öztek Cafer Güneş
Samsun Kırşehir
Musa Uzunkaya Suat Pamukçu
Samsun Bayburt
İsmail Coşar Abdullah Arslan
Çankırı Tokat
Murtaza Özkanlı Feti Görür
Aksaray Bolu
Mustafa Yünlüoğlu Ekrem Erdem
Bolu İstanbul
Bahri Zengin Metin Perli
İstanbul Kütahya
İlyas Arslan Azmi Ateş
Yozgat İstanbul
Gerekçe:
Doğu Anadolu Bölgemizin batı kesiminde yer alan Erzincan 11 903 metrekarelik bir alan üzerinde kurulmuştur.
1939 depremi ile yerle bir olan Erzincan, 13 Mart 1992 depreminde de 653 evladını kaybetmiş, büyük maddî ve manevî kayıplarla karşı karşıya kalmıştır.
Deprem, işsizlik gibi sebeplerle başlayan göç, önemli ölçüde nüfus kaybını doğurmuştur. Ekonomik ve sosyal şartların yetersizliği nedeniyle binlerce Erzincanlı, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi illere göç etmek zorunda kalmıştır.
Erzincan’dan büyük illere doğru nüfus göçü beraberinde sermaye ve beyin göçünü de artırmış; böylece, ekonomik durgunluk, işsizlik ve göç olayı hızlanmıştır.
Her tür tarım ve hayvancılığa müsait iklim ve araziye rağmen, tarım ve hayvancılıkta ciddî adımlar atılamamış, önemli yatırımlar gerçekleştirilememiştir.
1992 depremi sonrasında Dünya Bankası (vb) kredileriyle yeniden yapılanan Erzincan, organize sanayi bölgesini de tamamlamasına rağmen, iş ve ticaret hayatını da yeterince geliştirememiştir.
Erzincan, OHAL ve kalkınmada öncelikli illere istihdam ve teşvik imkânları sağlayan 21.1.1998 tarih ve 4325 sayılı Kanun kapsamına da -getirilen kıstaslar nedeniyle- girememiştir.
Doğu Anadolu’da E 80 Karayolu üzerinde kara, hava ve demiryolu ulaşımıyla merkezî bir konumda bulunan ve her tür yatırıma müsait, tarım, hayvancılık ve sanayi alanında önemli adımlar atmaya aday olan Erzincan’ın mevcut ekonomik potansiyelinin ve imkânlarının araştırılarak, sorunlarının ve çözüm yollarının tespit edilmesi amacıyla bu Meclis araştırması önergesi verilmiştir.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırasında yapılacaktır.
Diğer önergeyi okutuyorum :
2. – Ağrı Milletvekili MehmetSıddık Altay ve 20 arkadaşının, Doğu Anadolu Bölgesindeki eğitim sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/252)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Doğu Anadolu Bölgesindeki eğitim sorunlarını belirlemek ve çözümlerini ortaya koymak üzere İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
M.Sıddık Altay Celal Esin
Ağrı Ağrı
Nedim İlci Ömer Vehbi Hatipoğlu
Muş Diyarbakır
Nurettin Aktaş Seyyit Haşim Haşimi
Gaziantep Diyarbakır
Aslan Polat Zülfükar İzol
Erzurum Şanlıurfa
Mehmet Emin Aydın Yakup Hatipoğlu
Siirt Diyarbakır
Mustafa Bayram Maliki Ejder Arvas
Van Van
Cemalettin Lafçı Mehmet Emin Aydınbaş
Amasya İçel
Turhan Alçelik Saffet Benli
Giresun İçel
Hüseyin Olgun Akın Rıza Ulucak
Ordu Ankara
Yakup Budak Şaban Şevli
Adana Van
Fethullah Erbaş
Van
Gerekçe :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, herkese eşit, ücretsiz ve zorunlu temel eğitim hakkı tanımaktadır; ancak, Doğu Anadolu Bölgesinde, diğer pek çok konuda olduğu gibi, eğitimde de çok ciddî sorunlar yaşanmaktadır.
Demokratik ve sosyal hukuk devletinde tüm vatandaşlara eşit şekilde sağlanması gereken eğitim hakkı, Doğu Anadolu Bölgemiz için fonksiyonelliğini kaybetmiştir.
Bölgede göç, güvenlik ve öğretmen yetersizliği gibi sebeplerle, halen 3 binden fazla okul kapalı durumdadır. 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulamasının bir sonucu olarak yaygınlaştırılmaya çalışılan taşımalı eğitim olgusu, bölgenin iklim, altyapı ve coğrafî imkânsızlıkları sabebiyle uygulama imkânı bulamamıştır. Kızaklarla, sallarla köyden köye taşımalı eğitim yapılmaya çalışılmakta, çoğu zaman başarısız olunmaktadır.
Bölgede ciddî boyutlarda öğretmen sıkıntısı yaşanmaktadır. Hükümetler, bölgenin öğretmen ihtiyacını karşılamak için teşvik edici değil de zorlayıcı tedbirlere başvurmaya devam ettiği sürece, bu açık devam edecektir. Bölgeye atananan öğretmenler, ya göreve başlamamakta ya da bir yolunu bularak tayinlerini başka bölgelere aldırmaktadırlar. Bölgenin öğretmen ihtiyacı bunların da etkisiyle her geçen gün artmaktadır.
Doğuda eğitim kalitesi açısından ciddî sorunlar yaşanmaktadır. Bölgede görev yapan öğretmenlerin büyük kısmı ya stajyer ya da hizmeti 5 yılın altında olan görevlilerdir. Eğitim bir tecrübenin genç kuşaklara aktarılmasıyla sağlanır. Belli bir birikime ulaşan öğretmenler zorunlu bölge hizmetlerini tamamladıkları için başka bölgelere tayinlerini istemektedirler.
Doğunun en büyük sorunlarından birisi işsizliktir. Eğitim planlaması yapılırken bölgenin bu durumu göz önüne alınarak meslekî ve teknik eğitime öncelik verilmesi gerekirken böyle bir uygulama gözlenmemektedir. Örneğin Ağrı’nın 7 ilçesinden 6’sında meslekî ve teknik öğrenim veren okul yoktur. Bölgenin iş ve istihdam imkânları ile ilgili fizibilite çalışmaları yapılarak çıkan sonuca göre meslekî ve teknik eğitime öncelik verilmesi zarureti vardır.
Yükseköğretime geçiş konusunda da ciddî sorunlar bulunmaktadır. Bölgedeki okullardan mezun olan öğrencilerin üniversiteye giriş sınavlarındaki başarı ortalaması çok düşüktür. Bu durum bölgedeki okullarda verilen eğitimin kalitesini göstermesi açısından ilginçtir. Eğitimde fırsat eşitliği açısından bölgeden mezun olan öğrencilere bu haksızlığı giderecek bir uygulama geliştiri
lmelidir.Bölgede yükseköğrenim açısından da sorunlar yaşanmaktadır. Gerek üniversite ve yüksekokulların sayısı gerekse buralarda görev yapan öğretim elemanlarının nitelik ve niceliği itibariyle yetersizlikler bulunmaktadır.
Yılların ihmali ile biriken Doğu Anadoludaki eğitim çıkmazının çözümünün Yüce Meclisin çatısı altında gerçekleşebilmesi için sorunların ortaya konulması ve alınacak önlemlerin bulunarak gerekli yasal düzenlemelere bir an önce gidilebilmesi için bir Meclis araştırması açılması uygun olacaktır.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak, Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.
Diğer araştırma önergesini okutuyorum:
3. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 22 arkadaşının, irtica kavramının mahiyetinin anlaşılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/253)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Ülkemizin gündeminden hiç düşmeyen sürekli tartışılan irtica kavramının mahiyetinin anlaşılması amacıyla Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 üncü maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasına müsaadelerinizi arz ederiz.
Saygılarımızla. 21.4.1998
Zeki Ünal Mehmet Elkatmış
Karaman Nevşehir
Hasan Hüseyin Öz Ahmet Dökülmez
Konya Kahramanmaraş
Ahmet Derin Sabahattin Yıldız
Kütahya Muş
Ersönmez Yarbay Mehmet Emin Aydınbaş
Ankara İçel
Ramazan Yenidede Yaşar Canbay
Denizli Malatya
Mukadder Başeğmez Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul
Ahmet Doğan Abdullah Özbey
Adıyaman Abdullah Öz
beyCevat Ayhan Kemal Albayrak
Sakarya Kırıkkale
İlyas Arslan Hasan Dikici
Yozgat Kahramanmaraş
Mustafa Köylü Ekrem Erdem
Isparta İstanbul
Abdulkadir Aksu Yakup Hatipoğlu
Diyarbakır Diyarbakır
Bülent Arınç
Manisa
Gerekçe:
Özellikle, 28 Şubat sürecinden sonra, irtica tehlikesinden, tehdidinden bahsetmek âdeta moda haline geldi.
Neredeyse hergün resmî ve gayriresmî beyanların içinde mutlaka bir “irtica” sözcüğüne ratlamak mümkün.
Pekiyi, Millî Güvenlik Kurulunu, devletin tüm silahlı güçlerini, istihbarat birimlerini, BÇG’yi, BTK’yı seferber eden, birkısım iş ve sermaye çevrelerini, sendikaları, sivil toplum örgütlerini, kartel medyasını ayaklandıran, yasama, yargı, yürütme organlarını harekete geçiren, rejimi, laikliği ve devrim yasalarını ihlal ve tehdit ettiği söylenen irtica nedir?
Bilindiği gibi, komünizm, liberalizm, siyonizm, faşizm gibi ideolojiler, tasvip görse de görmese de, insanlara bir dünya görüşü sunmuşlar, belirli dönemlerde iktidar olmuşlardır; hatta iktidarlarını hâlâ devam ettirenler bile vardır.
Öyleyse, ikide bir gündeme getirilen irticayı politik bir akım olarak nitelendirmek gerekirse sonuna “izm” ekleyerek “irticaizm” demek daha doğru olur. Diğerleri gibi “irticaizmin” de iktidara talip kendine özgü belirli bir politik ve ideolojik görüşü temsil ettiği kabul ediliyorsa, onun da bir lideri, tanımı, doktrini, literatürü ve stratejisi olması gerekmez mi?
Üstelik, bu ideoloji hangi tarihlerde çıkmıştır, ideologları, teorisyenleri, liderleri kimlerdir, insanlar nasıl etkilenmişlerdir, kimler, hangi kavim ve toplumlar, hayatlarında, yönetimlerinde uygulamışlardır belli değildir.
Bütün bu sorulara verilecek cevap yoktur; çünkü, dünya üzerinde gerçekten ne böyle bir ideoloji vardır ne de böyle bir ideolojinin salikleri ve lider kadroları vardır.
İrtica, ilk defa olarak bugünkü anlamda 1909’da Masonik kadrolar tarafından darbeyle tahttan indirilen II. Abdülhamit Han ve taraftarları için kullanılmıştır ve o tarihlerde, İslam topraklarında hâkim olmaya başlayan tağuti güçlerin iktidarlarını kökleştirmek, kitleleri uyuşturmak, kafalarda şüpheler oluşturmak için, temelde kendi sultalarına rakip olarak gördükleri İslamı tasfiye etmek amacıyla uydurdukları bir kavramdır. Vahiyle bağlarını koparmış, İslam dışı güçlerin vehimlerinden başka bir şey değildir.
Maalesef, bugün, ülkemizde, İslamdan habersiz laik, demokrat, çağdaş ve de aydın geçinen birkısım insanımız böyle bir oyuna getirilmiştir. Bunlara göre, şimdi, en büyük tehlike irticadır. İrtica bahanesiyle halk tedirgin edilmekte, başörtülü öğrenciler okullarından kovulmakta, islamî değerlere saldırılmaktadır. Hatta, ekonomik alanda söz sahibi olmaya başlayan Avrupa’daki işçilerin paralarıyla güç bulan Anadolu sermayesi karşısında panikleyen, çıkarları zedelenen, ülke kaynaklarını yıllardır hovardaca kullanan bir kısım sermaye çevrelerinin tahrik ve telkinleriyle, ekonomimize katma değer sağlayan alın terleri bile irticai sermaye olarak nitelendirilmekte ve bazı çevrelere ihbar edilmektedirler.
Özellikle, bir kısım medya, politikacı, yazar-çizer takımı İslama ve onun hükümleri olan şeriata olan kin ve nefretlerini halk anlamasın diye irtica gibi kaypak ve karanlık bir kavramın arkasına sığınarak ortaya koymaktadırlar.
Vaktiyle, İstiklal Marşı Şairimiz Merhum Mehmet Akif de aynı ithamlara maruz kalmıştır. 79 sene önce yazdığı bir şiirle sanki günümüzdeki irtica nöbetine tutulmuş olanlara cevap vermektedir.
“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem.
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem,
Zalimin hasmıyım amma, severim ma
zlumu...İrticaın, şu sizin lehçede manası bu mu?
- Yok canım!
-Yok deme!
- İfrat ediyorsun, Köse...
- Ya?
İşte, ben mürteci’im gelsin işitsin dünya!
Hem de baş mürteci’im, patlasanız, çatlasanız!
Hadi kanununuz assın beni, yahut yasanız!” (Safahat, basım tarihi 1989, sayfa 361)
Her türlü spekülasyona açık, irtica kavramına açıklık getirmek için bu araştırma önergesi hazırlanmıştır.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Sayın milletvekilleri, aslında, bu önergeyle irticanın tarifi isteniyor. Tabiî, bizim, Meclis Başkanlık Divanı olarak, önergeleri işleme koyup koymama konusunda bir yetkimiz yok; ancak, şekil şartlarını ar