DÖNEM : 20 CİLT : 51
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
82 nci Birleşim
28 . 4 . 1998 Salı
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Van Milletvekili Mahmut Yılbaş’ın, İçel’in Tarsus İlçesinde yağıştan zarar gören ziraatçılar ve diğer yurttaşların sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
2. – Sıvas Milletvekili Abdullatif Şener’in, DGM tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında verilen karardan sonra ortaya çıkan duruma ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun cevabı
3. – Aydın Milletvekili Fatih Atay’ın, Aydın Adliyesinde meydana gelen olaylara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Manisa Milletvekili Yahya Uslu’nun vefatına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1432)
2. – Rusya Federasyonuna gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı A. Ahat Andican’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1433)
3. – Belarus Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Burhan Kara’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1434)
4. – İtalya’ya gidecek olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1435)
5. – Avusturya’ya gidecek olan Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1436)
6. – Avusturya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’a, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1437)
7. – Fransa’ya gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1438)
8. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1439)
9. – Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubunda TBMM’yi temsil edecek grubu oluşturmak için aday gösterilen yedek üyeye ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1440)
10. – Denizli Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt ve 39 arkadaşının Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkındaki (11/15) esas numaralı gensoru önergesindeki imzalarını geri çektiklerine ilişkin önergesi (4/336)
11. – Türkiye - Çek Cumhuriyeti ile Türkiye - Moğolistan Parlamentolararası Dostluk Grubunun kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1441)
12. – Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetinde yaşayan vatandaşların Türkiye’de yapılacak seçimler için bu ülkelerde oy kullanabilmeleri imkânlarını araştırmak ve bu ülkelerin seçim kanunlarını incelemek amacıyla TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan başkanlığında bir Parlamento heyetinin, bu ülkeleri ziyaret etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1442)
13. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifinin (2/397) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/335)
14. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, 26.5.1927 Tarih ve 1050 Numaralı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/541) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/337)
C) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. – RTÜK’te boşalan ve iktidar kanadına düşen üye dağılımının TBMMGenel Kurulunun onayına sunulması ve 3984 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin yorumu ve kanunun lafzına açıklık getirmesi bakımından müzakere edilmesine ilişkin DTPGrubu önerisinin işleme konulamayacağına ilişkin Başkanlık açıklaması
IV. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, İstanbul DGM’de bazı görevlilerin rüşvet aldıkları iddiasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4584)
2. – İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar’ın, tedavi amacıyla yurt dışına çıkışlarda uygulanan takdir hakkına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4587)
3. – İzmir Milletvekili Hasan Denizkurdu’nun, Tahkim Kurulu kararına uymayan Futbol Federasyonu hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/4588)
4. – Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, ihale esaslarına dair tebliğe ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/4611)
5. – Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, İran’la yapılan doğalgaz alım anlaşmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/4618)
6. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, belediyeler tarafından oluşturulan kent konseylerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4633)
7. – Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya - Lara mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4634)
8. – Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya -Lara mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4635)
9. – Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya -Lara mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4636)
10. – Isparta Milletvekili Halil Yıldız’ın, İstanbul - Pendik - Emirli - Sığıreğrek mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4637)
11. – Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan’ın, Sakarya - Sapanca - Yanık - Meşelik mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4638)
12. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Kargıcak mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4639)
13. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Kargıcak mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4640)
14. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Gelinöldü mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4641)
15. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Kisebükü mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4642)
16. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Adalıyalı mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4643)
17. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Fethiye - Karadere Gavurağılı mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4644)
18. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla - Bodrum - Çiftlik - Kızılağaç - Saattepe mevkiînde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4645)
19. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, SSK Genel Müdürlüğünün OYAK İnşaat A.Ş.’ye ortak olacağı iddiasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/4650)
20. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Edremit Arıtma Tesisi inşaatını yapan firmaya ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın yazılı cevabı (7/4651)
21. – Şırnak Milletvekili Bayar Ökten’in, TKİ Şırnak Bölge Müdürlüğü emrine atanan mühendislere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/4662)
22. – Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya - Güneysınır - Sarıhacı Köyü imamına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan’ın yazılı cevabı (7/4685)
23. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın yazılı cevabı (7/4708)
24. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4709)
25. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in yazılı cevabı (7/4719)
26. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı vekili ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun yazılı cevabı (7/4721)
27. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın yazılı cevabı (7
/4725)28. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, mevzuat çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in yazılı cevabı (7/4727)
29. – İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki fezlekelere ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4768)
30. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, makama tahsis edilen araçlara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4775)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açıldı.
İstiklâl Marşı söylendi.
Genel Kurulun 14.4.1998 tarihli 76 ncı Birleşiminde alınan karar uyarınca TBMM’nin 78 inci kuruluş yıldönümü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlanması ve günün önem ve anlamının belirtilmesi amacıyla :
TBMMBaşkanı Hikmet Çetin’in sunuş konuşmasından sonra;
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
FP Meclis Grubu Başkanı Mehmet Recai Kutan,
ANAP Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı A. Mesut Yılmaz,
DYP Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Tansu Çiller,
DSP Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Bülent Ecevit,
CHP Genel Başkanı ve Meclis Grubu Başkanı Deniz Baykal,
DTP Meclis Grubu Başkanı Mahmut Yılbaş,
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu,
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadi Somuncuoğlu,
DEPAR Genel Başkanı Gökhan Çapoğlu,
Birer konuşma yaptılar.
28 Nisan 1998 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 16.36’da son verildi.
Hikmet Çetin
Başkan
Ali Günaydın Haluk Yıldız
Konya Kastamonu
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. - GELEN KAĞITLAR No. : 123
24.4.1998 CUMA
Tasarılar
1.- Avrupa Enerji Şartı Konferansı Nihai Senedi, Enerji Şartı Antlaşması ve Ekini Teşkil Eden Kararlar ile Enerji Verimliliğine ve İlgili Çevresel Hususlara İlişkin Enerji Şartı Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/763) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/764) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
3.- Uluslararası Telekominikasyon Birliği Kuruluş Yasası ve Sözleşmesi İle Bunlara İlişkin Nihai Kararlar, Tavsiye Başlıklı Belge ve İhtiyari Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/765) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Gürcistan Hükümeti Arasında Karadenizdeki Deniz Alanlarından Sorumlu Yetkili Makamların İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/766) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında İnşaat Şirketlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/767) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
Teklifler
1.- İçel Milletvekili Halil Cin’in; 4045 Sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişk
in Kanunun Geçici 2 nci Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/1153) (Adalet ve İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)2.- Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Metin Işık ve Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Bayburt Milletvekili Ülkü Güney’in; Türkiye Turist Rehberleri Birliği Kanun Teklifi (2/1154) (Adalet ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 2
2.4.1998)3.- Denizli Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt’un; Dazkırı İlçesinin Bağlılığının Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1155) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.4.1998)
Sözlü Soru Önergeleri
1.– Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, nakil suretiyle yapılan öğretmen atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi.(6/961) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
2.– Batman Milletvekili Faris Özdemir’in, Batman Tekel Başmüdürlüğünün depo ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Eyüp Aşık) sözlü soru önergesi.(6/962) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1.– Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, Gebze Çayırova Ziraat Okuluna ait çamlık alanının bir vakfa tahsis edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4862)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
2.– Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, MÜSİAD üyesi bazı işadamlarının gözaltına alınmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4863)(Başkanlığa geliş tarihi:
21.4.1998)3.– Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, özelleştirilen KİT’lere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4864)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
4.– Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Daran Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4865)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
5.– Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyünün içme suyu şebekesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4866)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
6.– Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Koçaşlı Köyünün bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4867)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
7.– Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Işıklı Köyünün su dağıtım şebekesi sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4868)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
8.– Karaman Mi
lletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Günder Köyünün sulama suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4869)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)9.– Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyü İlköğretim Okulunun branş öğretmeni ve derslik ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4870)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
10.– Malatya Milletvekili Ayhan Fırat’ın, turizme açılan orman alanlarının tahsisine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4871)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
11.– Sivas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın koruma görevlilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4872)(Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.1998)
No. : 124
27.4.1998 Pazartesi
Sözlü Soru Önergeleri
1.-Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, Siirt-Kurtalan Çimento Fabrikasının çevreyi kirlettiği iddiasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/963) (Başkanlığa geliş tarihi:23.4.1998)
2.- Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Samsun’da bulunan İtalyan Katolik Kilisesinin faaliyetleri hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/964) (Başkanlığa geliş tarihi:23.4.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, SSK hastanelerinde görev yapan sağlık personelinin ücretlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4873) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
2.- Erzurum Milletve
kili İsmail Köse’nin, sağlık personelinin ücretlerinde iyileştirme yapılıp yapılmayacağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4874) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)3.- Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, bazı düğün ve eğlencelerin vergi denetim elemanlarınca takip edilip edilmediğine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4875) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
4.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan’ın SSK Müdürlüğünün, doktor ve teknik personel ihtiyacına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4876) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
5.- Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, TRT’nin yayın politikasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4877) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
6.-Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Turgut ÖZAL suikastıyla ilgili iddialara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4878) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
7.- Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, doktor sayısına ve illere göre dağılımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4879) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
8.-Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, Kocaeli SEKA Fidanlığının özelleştirileceği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4880) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
9.-Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, TİGEM’e ait bir arazinin jokey klübüne kiraya verildiği iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4881) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.19
98)10.- Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, görevden alınan yöneticilere ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/4882) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.1998)
11.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Esentepe Köyünün sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4883) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
12.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Koçaşlı Köyünün ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4884) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
13.- Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, İstanbul Üniversitesinin sosyal tesislerinden elde edilen gelirlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4885) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
14.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Ortaköy’ün sulama suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4886) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
15.- Karaman Milletvekili Abdullah Ö
zbey’in, Karaman-Sarıveliler-Uğurlu Köyünün içme ve sulama suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4887) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)16.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Esentepe Köyünün içme ve sulama suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4888) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
17.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman’daki pancar üreticilerinin alacaklarının ne zaman ödeneceğine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4889) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
18.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Esentepe Köyü camiinin bakım ve onarım ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (H.Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/4890) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
19.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Göktepe Lisesi Müdürünün görevden alınmasının nedenine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4891) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
20.- Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Sarıveliler-Esentepe İlköğretim Okuluna ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4892) (Başkanlığa geliş tari- hi:22.4.1998)
21.- Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, tıp fakültelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4893) (Başkanlığa geliş tarihi:22.4.1998)
22.- İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Milli Saraylardaki tarihi demirbaşlara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi ( 7/4894) (Başkanlığa geliş tarihi:23.4.1998)
23.- Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, 1 Ocak 1985-31 Aralık 1997 tarihleri arasındaki kısa dönem dövizle askerlik yapan şahıslara ilişkin Milli Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/4895) (Başkanlığa geliş tarihi:23.4
.1998)24.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan Devlet Hastanesinin personel ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4896) (Başkanlığa geliş tarihi:23.4.1998)
No. : 125
28.4.1998 SALI
Raporlar
1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Slovenya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/657) (S. Sayısı: 647) (Dağıtma tarihi: 28.4.1998) (GÜNDEME)
2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/630) (S. Sayısı: 648) (Dağıtma tarihi: 28.4.1998) (GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Güney Afrika Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/732) (S. Sayısı: 649) (Dağıtma tarihi: 28.4.1998) (GÜNDEM
E)Sözlü Soru Önergeleri
1.– İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, Mersin İlindeki sağlık ocağı ve sağlık evlerinin doktor ve ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/965)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
2.– İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, Mersin-Aydıncık İlçesi Yenikaş Köyündeki su kaynağının K.K.T.C. ile paylaşılmasına yönelik projeye ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/966)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
3.– İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, THK tarafından toplanan kurban derilerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/967)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
4.– İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, THK Başkanı hakkında ileri sürülen bazı iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/968)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
5.– İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, THK’na ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/969)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
6.– İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, Dünya Hava Olimpiyatlarının düzenlenmesiyle ilgili olarak bir anlaşma yapılıp yapılmadığına ve uçak alımlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/970)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1.– Hatay Milletvekili Metin Kalkan’ın, Hatay İlindeki arazilere yapılan beyan değerlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4897)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
2.– Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, yatılı bölge okulları projeleriyle ilgili ihale esas ve usullerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4898)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
3.– Konya
Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, ilköğretim okulları inşaat ihaleleri yönetmeliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4899)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)4.– Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, hakkında soruşturma açılan belediye başkanlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4900) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
5.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Dost Sigorta A.Ş.’nin kurucu heyetine mensup bazı işadamlarının gözaltına alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4901)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
6.– Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Kızılırmak çevresinde kirlilik ölçümleri yapılıp yapılmadığına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/4902)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
7.– İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Aydın Ağır Ceza Mahkemesinde yaşanan saldırı olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4903)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
8.– İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Datça yolu üzerindeki Billurkent devremülklerine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4904)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
9.- İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, mal ve hizmet alımlarında yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/4905)(Başkanlığa geliş tarihi: 24.4.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
28 Nisan 1998 Salı
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Hü
seyin YILDIZ (Mardin)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 82 nci Birleşimini açıyorum.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Van Milletvekili Mahmut Yılbaş’ın, İçel’in Tarsus İlçesinde yağıştan zarar gören ziraatçılar ve diğer yurttaşların sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı birinci söz, İçel İli Tarsus İlçesinde son günlerde meydana gelen yağışlardan zarar gören ziraatçiler ve diğer yurttaşların durumuyla ilgili olarak, Van Milletvekili Sayın Mahmut Yılbaş’ın.
Buyurun Sayın Yılbaş.
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkanımızı da tekrar Başkanlık Divanında görmekten, sağlığına kavuşmuş olmasını görmekten mutlu olduğumuzu ifade ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye nüfusunun büyük bir bölümü, hem insan faktörü bakımından hem de mal açısından, gereken güvenceye sahip değildir. Özellikle kırsalda yaşayan insanlarımızın, hem üretim dönemlerinde ve hem de kendileri açısından, bu nüfus içerisinde önemli bir yerleri vardır. Zaman zaman, ülkemizde birçok tabiî afete maruz kalınma söz konusu olmakta, devletimiz bunu karşılamak için elinden gelen bütün imkânları seferber etmesine rağmen, yeterli kaynak olmaması ve mekanizmanın da sağlıklı olarak işlememesi bakımından, zamanında yardım
gitmesi söz konusu olmamaktadır.Son onbeş günde, İçel İlimizde özellikle, Silifke, Erdemli, Merkez İlçe, Tarsus ve bunlara bağlı olan beldelerde hortum ve dolu yağışından dolayı, sera, bahçe ve tarım ürünlerinde büyük zarar meydana gelmiştir.
Değerli arkadaşlarım, 15-21 Nisan tarihleri arasında, Merkez İlçede meydana gelen hortum ve dolu yağışı neticesinde, 220 çiftçi ailesine ait 600 dekar sera tamamen yok olmuş ve 1 300 dekar bağ arazisi yüzde 52 oranında zarar görmüştür. Yine, 15.4.1998 tar
ihinde, Erdemli İlçemizin hem beldelerinde hem de köylerinde meydana gelen hortum ve dolu yağışında, 333 çiftçi ailesinin 780 dekar sera ürünü tamamen yok olmuş ve bugüne kadar da buraya herhangi bir yardım yapılamamıştır.Değerli arkadaşlarım, en son olarak ayın 17’sinde, Tarsus İlçemizin Meşelik, Göcük, Çavdarlı ve Hacıhamzalı Köylerinde, toplam 336 çiftçi ailesinin 1 000 dekar bağı dolu yağışından dolayı tamamen zarar görmüş; ayrıca, 3 400 dekar alandaki hububat, ürün veremeyecek hale gelmiş; 1 700 dekarda taze bezelye ekimi yok olmuş; 1 500 dekarda da zeytin üretimi zarar görmüştür.
Değerli arkadaşlarım, böyle hallerde, genellikle, mekanizmamız son derece ağır işlemekte, zarar ziyan tespiti, mahallinde ziraî teşkilatımız tarafından yapılmakta, arkasından, bu çiftçilerimizin eğer bir ziraî borçları varsa ertelenmesi cihetine gidilmekte, yine, gübre, tohum gibi yardımlar yapılmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, bu yöre, bir sene önce de bir don felaketine maruz kalmış, özellikle, narenciye ve bahçe ekimi bundan fevkalade yara almıştır; bizdeki rakamlar doğruysa -çünkü, zarar ziyan tespiti daha tam yapılamamıştır- toplam 4 ilçede bine yakın çiftçi ailesinde zarar ziyan meydana gelmiş ve zarar ziyanın toplam tutarı da, 258 milyar 112 milyon 500 bin lira civarında olmuştur.
Ben, ilgili bakanlıklardan, başta Sayın Başbakanımdan olmak üzere, Tarım Bakanımdan ve Sosyal Yardımlaşma Fonunun bağlı olduğu ilgili bakanlıktan, bu yöreye, süratle, normal zarar ziyanın karşılanma mekanizması gündeme girinceye kadar, yani bu mekanizma çalışıncaya kadar, ilçe ve valilik emrine, zarar ziyana uğrayan ailelere verilmek üzere, Acil Destek Fonundan ve Sosyal Yardımlaşma Fonundan yardım yapılmasını talep etmekteyim. Bu, sadece yeni bir örnek değil, bu türlü felakete uğrayan çiftçilerimize, ailelerimize, vatandaşlarımıza, yurdun her bölgesinde birçok kez yapılan bir yardım tarzıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Yılbaş, lütfen toparlayalım.
MAHMUT YILBAŞ (Devamla) – Oldu Sayın Başkanım.
Bu yardımın bir a
n evvel gündeme getirilmesini ilgililerden beklemekteyiz.Hepinize, afete maruz kalmış olan çiftçiler adına saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Sağ olunuz efendim. (DTP, ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Yılbaş.
Gündemdışı söz üzerinde, Hükümet adına, Sayın Mustafa Taşar...
Buyurun Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Van Milletvekili Sayın Mahmut Yılbaş’ın değindiği konularla ilgili, Yüce Meclise bilgi vermek üzere söz almış bulunuyorum.
30 Haziran 1997 tarihinde hükümeti devralan 55 inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, 50 il, 212 ilçe, 1 564 köy ve 67 735 çiftçi ailesini etkileyen ve bu tarihe kadar vuku bulmuş olan afetlerden dolayı 4 milyon dekar ekili ve dikili alanın zarar gördüğü bir manzarayla karşılaştı. Bu afetlerden, il hasar tespit komisyonu kararları doğrultusunda Bakanlığımıza intikal eden illerdeki borç tescil işlemleri yapılmış olup, tohumluk talepleri de değerlendirmeye alınmıştır.
1997 yılının ikinci yarısında ise, 57 il, 397 ilçe, 2 418 köy ve 126 931 çiftçi ailesi doğal afetten zarar görmüş, 6 milyon dekar ekili ve dikili alan ile 127 adet büyükbaş hayvan, 1 949 adet küçükbaş hayvan, 608 750 adet balık, bu afetlerden zarar görmüş
tür.1998 yılı içerisinde ise, 15 ilde, 50 ilçede, 209 köyde, 4 556 çiftçi ailesini etkileyen doğal afet vuku bulmuş olup, toplam 308 136 dekar ekili ve dikili alan zarar görmüştür.
1998 yılı içerisinde vuku bulan il bazındaki zararlar ise şöyledir: Antalya İlinde, 7 ilçe, 37 köyde, 4 452 çiftçi ailesinde, 27 224 dekar alanda; Aydın İlinde, 4 ilçe, 10 köyde, 221 çiftçi ailesinde, 6 325 dekar alanda; Diyarbakır İlinde, 2 ilçe, 5 köyde, 13 çiftçi ailesinde, 17 380 dekar alanda, 31 adet büyükbaş hayvan, 4 adet küçükbaş hayvan; Edirne İlinde, 6 ilçe, 6 köyde, 20 900 dekar alanda; Hatay İlinde, 3 ilçe, 15 köyde, 35 çiftçi ailesi, 167 dekar sera alanında; Isparta İlinde, 1 ilçe, 2 köyde, 100 çiftçi ailesi, 330 dekar alanda; İçel İlinde, 3 ilçe
, 27 köyde, 1 546 çiftçi ailesi, 18 160 dekar alanda; Gaziantep İlinde, 5 ilçe, 40 köyde; İzmir İlinde, 4 ilçe, 31 köyde, 5 550 dekar alanda, 3 adet büyükbaş hayvan, 14 adet küçükbaş hayvan; Kayseri İlinde, 1 ilçe, 64 köyde, 780 çiftçi ailesi, 156 bin dekar alanda; Kırklareli İlinde, 2 ilçe, 50 bin dekar alanda; Konya İlinde, 1 ilçe, 2 köyde, 25 çiftçi ailesi, 400 dekar alanda; Manisa İlinde, 1 ilçe, 2 köyde, 374 çiftçi ailesi, 5 700 dekar alanda; Muğla İlinde, 2 ilçe, 4 köyde, aşırı yağış ve selden; Balıkesir ilinde, 8 ilçede aşırı yağıştan; Malatya İlinde, 5 ilçede olmak üzere, toplam, 15 il, 50 ilçe, 209 köy, 4 556 çiftçi ailesi, doğal afetten zarar görmüştür.1998 yılında, yine, Bingöl İlinde, yoğun yağışlar ve su taşkınları nedeniyle, merkez ve ilçelerinde, ekili tarım arazilerinin, bağ ve bahçelerin büyük ölçüde zarar gördüğü, Adaklı ve Solhan İlçelerindeki bazı köylerde birkaç evi su bastığı, can kaybının olmadığı, il ve ilçe hasar tespit komisyonlarınca hasar tespit çalışmalarına başlanıldığı; ulaşımın yapılamadığı ve ulaşımın güçlükle sağlandığı tüm yollarda, ekiplerin çalışmalarının devam ettiği, Bingöl Valiliğinden gelen 20 Nisan 1998 tarihli faks mesajından anlaşılmıştır. Zarar gören bütün bu alanlarla ilgili olarak, il hasar tespit komisyonlarınca çalışmalar sürdürülmektedir.
İçel İline gelince: İçel’in Tarsus İlçesinde, 17 Nisan 1998 tarihinde meydana gelen dolu afeti sonucunda, Meşelik, Çavdarlı, Hacıhamzalı ve Göcük Köylerinde, 335 çiftçi ailesine ait 1 000 dekar bağ, 3 400 dekar hububat, 1 700 dekar bezelye ve 1 500 dekar zeytinlik olmak üzere, toplam 7 600 dekar tarım alanının yüzde 40 ilâ 90 arasında zarar gördüğü konusunda ön ihbar, Bakanlığımıza intikal ettirilmiştir. Valilikçe, söz konusu afet için düzenlenecek olan, il komisyon kararındaki talepler doğrultusunda, 5254 ve 2090 sayılı Kanunlar ile 5 Nisan 1998 tarihli 23308 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 98/10833 sayılı Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde, ziraî kredi borçları bir yıl faizsiz olarak ertelenecek, ayrıca tohumluk talepleri
de karşılanacaktır.Sayın Mahmut Yılbaş da dahil olmak üzere, değerli milletvekili arkadaşlarıma, bu konuda çıkan kararnameyi ve yapılan işlemleri, 25 Nisan 1998 tarihli mektubumla bildirmiştim; ellerine geçmemiş olabilir.
Yine, burada, geçmiş dönemlere nazaran bir iyileştirme söz konusudur. Eskiden, afetler olduktan altı yedi ay sonra, münhasıran o afetle ilgili bir kararname çıkmaktaydı; 30 Haziranda hükümete gelişimizle birlikte, bu uygulamayı değiştirdik; 30 Hazirana kadar yapılmamış olan 55 ildeki hasar tespitleriyle ilgili kararnameyi çıkardığımız gibi, 1997’nin 31 Aralığına kadar vuku bulacak bütün tabiî afetlerle ilgili tedbiri de kararnameyle almıştık. Geçen seneki uygulamamıza bu sene de devam ettik ve çıkarılan kararnameyle, bugüne kadar olan tabiî afetler kapsam içerisine alındığı gibi, Allah göstermesin, inşallah olmasın ama, 31 Aralık 1998 tarihine kadar vuku bulacak bütün tabiî afetler de, bu kararname kapsamı içerisine alınmıştır; yeter ki, hasar tespit komisyonlarınca işlemler süratle yapılarak, mesele Ankara’ya ulaşmış olsun; Ankara’ya ulaştığı tarihten itibaren, bu mesele toptan çözülecektir.
Tabiî, bu meseleyi toptan çözecek bir başka husus da, tarım ürünleri yasasının bir an önce çıkarılmasıdır. Doğal afetler nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin, karar alma sürecinde önemli etkiye sahip olduğu tek sektör, tarım sektörüdür. Bu nedenle, dünyada en gelişmiş piyasa ekonomilerinde bile, tarıma, kamu kurumlarının destekleri vardır; kamu kurumları, ya prim desteği sağlarlar ya da hasar giderme çalışmalarına katılarak bu desteklerini sürdürürler. Türkiye, bu desteği, 2090 ve 5254 sayılı Kanunlarla, tabiî afetlerden zarar gören üreticilerin ya borçlarını ertelemek ya da muhtaç çiftçilere tohumluk dağıtımı yapmak suretiyle kullanmaktadır.
Önemli bir tarım ülkesi olmasına rağmen, tarım sigortası sistemi gelişmemiş, bu nedenle de, bu sistem, hasar giderme desteğinde hiçbir zaman kullanılamamıştır. Bugün için tarım ürünleri sigortası kapsamı oldukça dar olup, sisteme herhangi bir devlet katkısı da yoktur. Bugüne kadar en çok gelişen sigorta riski ise, dolu olmuş; bu riski, sel, kuraklık ve don riskleri takip etmiştir. İşte, tarım sigortası kapsamını ve uygulama alanını genişletmek, üreticilerce ödenecek primlerin bir kısmının devlet tarafından üstlenilerek, devlet tarafından sigortacılığın özendirilmesini sağlamak ve bu yolla tarım sektöründe istikrarlı bir gelişme sağlamak üzere, tarım sigortalarının teşviki hakkında kanun tasarısının hazırlık çalışmaları, ilgili kurumların da mutabakatıyla, Haz
ine Müsteşarlığı tarafından tamamlanmış ve taslak Bakanlar Kuruluna sevk edilme aşamasına gelmiştir. Bu, bir an önce Bakanlar Kuruluna sevk edilip, Bakanlar Kurulunda tasarı haline getirilip, Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmesiyle ve Meclisin onayıyla kanunlaşırsa, bu tür tabiî afetlerle ilgili her sene karşımıza gelen meseleler, bundan sonra tarım sigortası vesilesiyle çözülmüş olacağından dolayı, bu tür kararnameler çıkarma ihtiyacı da olmayacak; bu tür destekler, doğrudan doğruya tarım sigortasındaki üreticinin ödeyeceği primlere devlet desteği sağlanması yoluyla karşılanacağı için, üreticimize de bir ekdestek daha sağlanmış olacaktır. Bu hususu bilgilerinize sunuyorum.Saygılar sunarım. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
2. – Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, DGM tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında verilen karardan sonra ortaya çıkan duruma ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı ikinci söz, devlet güvenlik mahkemesi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında verilen karardan sonra ortaya çıkan durum üzerinde, Sayın Abdüllatif Şener’in.
Buyurun Sayın Şener. (FP sıralarından alkışlar)
Sayın Şener, konuşma süreniz 5 dakikadır.
ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen aralık ayında Siirt’te düzenlenen bir açıkhava toplantısında yaptığı konuşma sebebiyle, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 10 ay hapse çarptırılmıştır. Bu ceza, aynı zamanda bir siyaset yasağı anlamına gelmektedir. Elbette, bu, nihaî bir karar değil, Yargıtayda temyiz edilecektir; ortaya çıkan yanlışlığın kendi hukuk sistemi içerisinde düzeltileceğine olan inancımız devam etmektedir; ancak, bu noktada hemen şunu belirtmek istiyorum: Sayın Erdoğan, Siirt’te yaptığı konuşmada -bir terör bölgesidir- terörün yaygın olduğu bir bölgede yıllardır belli bir soruna değinmiştir; bu sorunun çözümü iç
in birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe duyulan ihtiyacı dile getirmiştir ve bütün Türkiye’nin, 60 milyon insanın kardeş olduğunu, birlik beraberlik içerisinde bulunduğunu ifade etmiştir ve konuşmasının çerçevesi de budur. Ancak, konuşmasına, yetmiş yıl önce Atatürk’ün “ilham kaynağımdır” dediği, Ziya Gökalp tarafından yazılan bir şiirin bir mısraıyla başlamıştır. Dolayısıyla, böylesine bir konuşmaya, Türkiye Cumhuriyetinin temellerini oluşturan fikirlerde önemli katkı payı bulunan bir şairimizin dizeleriyle başlamanın suç teşkil edebileceğini düşünmek mümkün değildir. Üstelik, belirttiğim gibi, bu konuşmanın tamamında, kardeşliğe, birliğe ve beraberliğe davet vardır. Bu şiir, üstelik, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bütün okullara tavsiye edilen değişik kitaplarda da yer alan bir şiirdir .Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da başarılı bir başkandır; seçilmiş bir Belediye Başkanıdır. 10 milyon insanın yaşadığı bir büyük kentte, seçimle işbaşına gelmiş insanların, böylesine kararlara maruz kalması, bizim, üzerinde tekrar düşünmemizi gerektirmektedir.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde, savcı, konuşmada bir suç unsuru bulunmadığını ifade etmiştir; kararı veren hâkimlerden biri, bu konuşmada hiçbir suç unsuru olmadığını belirtmiştir, vurgulamıştır; Türkiye’nin en büyük hukukçularından Sulhi Dönmezer, Çetin Özek, Uğur Alacakaptan, dosyada bulunan hukukî mütalaalarında, bu konuşmada hiçbir suç unsuru bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bu karar vesilesiyle iki konu üzerinde Sayın Meclis üyelerinin önemli görevleri bulunmaktadır. Bu iki önemli konudan biri, Türkiye’de, düşünce ve fikir özgürlüğünün sağlanmasıyla ilgilidir. İkinci nokta ise, yargı bağımsızlığıyla ilgilidir. Hiçbir çağdaş ülkede, düşünce suç sayılamaz. Hiçbir çağdaş ülkede, düşüncenin ifade edilmesi suç sayılamaz. Düşünceler, farklı fikirler ve bu farklı fikirlerin ifade edilmesi, ancak ve ancak, topluma bir zenginlik kazandırır, o ülkenin gelişmesine hizmet eder. Bu bakımdan, Türkiye’de, 163 üncü, 141 ve 142 nci maddelerin kaldırılışından sonra
ortaya çıkan hukukî tablo açıktır, belirgindir. Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesiyle, Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesi, âdeta, daha önce kaldırılan 163, 141 ve 142 nci maddelerin yerine ikame edilmiştir ve mekanizma o şekilde işlemektedir.Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, açıkça, Türk Ceza Kanununun 312 nci ve Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesinde fikir ve düşünce hürriyetini sağlayacak değişiklikleri yapabilmek için elbirliğiyle, birlikte çalışılması gerektiğini ifade etmek istiy
orum.İkinci nokta ise yargı bağımsızlığıyla ilgilidir. Türkiye’de yargı bağımsızlığı bugün en fazla tartışılan konulardan biridir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen toparlayalım.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) – 1 dakikada toparlayacağım.
Yargı bağımsızlığı, sadece, yargının siyaseten bağımsızlığı anlamına gelmez; yargı bağımsızlığı, aynı zamanda, yargının her türlü dayatmalara karşı bağımsızlığını ifade eder. Bağımsız yargı, hiçbir ideolojinin karşısında veya tarafında olamaz ve bağımsız yargı, aktüalitenin, aynı zamanda medya gündeminin rüzgârında da olamaz. (FP sıralarından alkışlar) Bağımsız yargı, adaletin, hakkın ve hukukun teminatı olmalıdır, bunun sağlanması gerekir.
Yargı saygınlığı da önemlidir; kamu vicdanını yaralayan, inciten kararlar, elbette, kamuoyunda, yargı bağımsızlığı gibi, yargı saygınlığını da tartışma gündemine getirmektedir. Yargının saygınlığı, elbette hepimizin görmek istediği bir husustur; bunun da gerçekleştirilmesi için yasama organına önemli görevler düşmektedir.
Bu bakımdan, Türkiye’de, Meclisin temel gündemlerinden biri yargı bağımsızlığı, diğer bir gündemi ise düşünce ve fikir özgürlüğü olmalıdır diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Şener.
Gündemdışı söz üzerinde, Hükümet adına, Adalet Bakanı Sayın Oltan Sungurlu... (ANAP sıralarından alkışlar)
ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU (Gümüşhane) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Fazilet Partisi milletvekilinin “Sayın İstanbul Belediye Başkanının mahkûmiyetinden sonra doğan durum üzerine görüşlerimiz” adı altında yaptığı konuşmaya cevaben buradayım.
Tabiî, bu konuşmanın içerisinde hak verdiğim noktalar var, onları biraz sonra izah edeceğim ve memnuniyet duyduğum noktalardır; ancak, Anayasanın 138 inci maddesi çok açık ve nettir: “Görüşülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.”
Şimdi, kendilerine mahsus...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Bravo!..
CEMALETTİN LAFÇI (Amasya) – Ayıp denen bir şey var yahu! Sus be; adam konuşma yapıyor!
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri... Sayın milletvekilleri...
Buyurun Sayın Bakan.
ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU (Devamla) – Mahkeme kararları eleştirilemez diye bir şey söz konusu değil; elbette eleştirilebilir; ancak, Türkiye’de, son zamanlarda, mahkeme kararlarının eleştirilmesi fevkalade moda olmuş; mahkemeden çıkan her karardan sonra, hatta ara kararından sonra, basınımızda, televizyonlarımızda, yargının içerisine el sokacak tarzda, mahkeme kararları eleştirilmeye başlanmış ve doğru ve yanlışın ne olduğu, gerek bizim gerek kamuoyunun önünde artık anlaşılmaz hale gelmiştir. Tabiî ki, bir meselede yanlışlığı dile getirmek için veya bir işin hukuka aykırı olduğunu iddia etmek için, hukuku da ihlal etmemek gerekir. Anayasanın bu açık hükmünün ihlal edilmek suretiyle, Meclis kürsüsünde, bir mahkeme kararının eleştirilmesinin doğru olduğu görüşünde değilim.
Muhterem milletvekilleri, ancak
, burada, sayın milletvekilinin, konuşmasında, bizim uzun zamandan beri iddia ettiğimiz bir hususu teyit etmesi de bize memnuniyet vermiştir. Türkiye’de yargı bağımsızlığını, siyasî iktadara karşı yargı bağımsızlığı olarak görmek, düşünmek ve bu şekilde olayı dile getirmek yanlıştır. Sayın milletvekili de bunu bugün burada tespit etmiştir. Bizim yıllardan beri iddia ettiğimiz husus, yargı bağımsızlığının yalnız ve yalnız siyasî iktidara karşı düşünülmeyeceği, aksine, Türkiye’de, yargı bağımsızlığını siyasî iktidara sağlamak için çok kuvvetli ve güçlü manivelalar oldu; bunlara rağmen, eğer, yargı bağımsızlığı sağlanamıyorsa, meselenin, başka yerlerde, başka noktalarda aranması lazım geldiği görüşündeyim; zaten, bunun böyle olduğu, bu kabil hadiselerde bir daha meydana çıkmıştır. Eğer, siyasî iktidara karşı yargı bağımsız olmasaydı, dün, Refah Partisinin bütün üzüntüsüne rağmen, Şükrü Karatepe mahkûm olmazdı; eğer, yargı, siyasî iktidara karşı bağımsız olmasaydı, Sincan Belediye Başkanı, Refah Partisinin bütün üzüntüsüne rağmen, mahkûm olmazdı.ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Karar siyasî...
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen, sessiz dinleyelim.
ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU (Devamla) – Demek ki, Türkiye’de, siyasî iktidara karşı yargı bağımsızlığı noktasında değildir rahatsızlıklar.
MUSA UZUNKAYA (Samsun) – İktidara değil, muhalefete...
ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU (Devamla) – Muhterem arkadaşlar, hiç de aleyhinize olan sözler söylemiyorum, niye itiraz ediyorsunuz ki... Söylediğim sözlerin içerisinde yanlış bir şey varsa, size, bunun için her zaman fırsat var; söylediğim sözler doğrudur. Ben, bu kürsülerde yıllardır diyorum ki, yanlış yerde arıyorsunuz yargı bağımsızlığını. Canımız yandığı zaman, meseleleri yanlış yerde aradığımızı görüyoruz ve dile getiriyoruz. Evet, millî iradenin hâkimiyeti noktasındaki rahatsızlıklarımızı da defaatle dile getirdik; ancak, tekrar ifade ediyorum, bugün, belirli bir meselenin müdafaası için Anayasayı ihlal etmeye lüzum yok; arkadaşımız, açıkça, Anayasaya rağmen
, bu fikri, buraya getirmiştir. Eğer, biz, işimize geldiği zaman hukuku istediğimiz gibi kullanırsak, hukukun ihlalinden de şikâyet etme hakkımız olmaz; bunu da burada belirtmek istiyorum. Ülkemizin, bugün, içinde bulunduğu durumdan rahatsızlıklarımız varsa, hepimiz, elimizden geldiği kadar dürüst ve doğru davranmaya çalışalım. Hukukun siyasallaşmasından şikâyet ediyorsak, bu olay, yargıdan ziyade, bu Parlamentoda gerçekleşiyor; bu yanlışlığı da hepimiz görelim ve yargının daha sağlıklı yürümesi için hepimiz elimizden gelen gayreti gösterelim diyorum ve Yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Yerimden bir hususun açıklanmasında zaruret var.
BAŞKAN – Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Burada, benim, konuşmamda, asıl hedefim, verilen bir yargı kararı üzerine, yargıyla ilgili iki konunun Meclisin gündemine girmesiyle ilgiliydi. Bu iki konudan birisi, düşünce ve fikir özgürlüğü; ikincisi ise, yargı bağımsızlığıdır. Dolayısıyla, zaten, verilen kararın, kendi hukuk sistemi içerisinde tekrar gözden geçirilmekte olduğunu vurguladım; onu belirttim. Sayın Bakanın Anayasanın ilgili maddesine dikkat çekmesi bir zaidedir.
Bilgilerinize arz ederim. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Şener.
Sayın milletvekilleri, zaten, bu gündemdışı söz verilirken, Anayasanın 138 inci maddesi dikkate alınmış; gündemdışı konuşmanın konusu, Sayın Şener’i kürsüye çağırırken vurguladığım gibi “bu karar sonrasında ortaya çıkan durum hakkında” diye özetlenmiştir. Dolayısıyla, bu konuda, Anayasanın 138 inci maddesi konusunda, Mecliste, şu an, gündemdışı konuşma vesilesiyle bir sıkıntı Başkanlıkça da görülmedi.
3. – Aydın Milletvekili Fatih Atay’ın, Aydın Adliyesinde meydana gelen olaylara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı üçüncü söz, Aydın Adliyesinde meydana gelen olaylar hakkında, Aydın Milletvekili Sayın Fatih Atay’ın.
Buyurun Sayın Atay. (CHP sıralarından alkışlar)
FATİH ATAY (Aydın) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Aydın İlimizde, 21 Nisan 1998 tarihinde, çok korkunç bir olay meydana geldi; devlet, iki saat süreyle, Aydın Adliyesi ve çevresinde terör estirdi.
1993 yılının ekim ayında, Aydın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce, Baki Erdoğan isimli bir genç tutuklandı; emniyette fenalaşması sonucu hastaneye kaldırıldı ve bu genç, hastanede yaşamını yitirdi. Mağdurun yakınları tarafından yapılan şikâyet üzerine, o zamanın Aydın Emniyet Müdür Yardımcısı, Terörle Mücadele Şube Müdürü ve 4 polis hakkında, işkence nedeniyle kamu davası açıldı. Bu dava yıllarca sürdü ve 21 Nisan 1998 tarihinde karara bağlandı.
Davanın görüldüğü 21 Nisan 1998 tarihinde, Aydın Adliyesinde, emniyet güçleri tarafından, davayı izlemek için gelmiş olan tüm sivil kuruluşlara ve maktulün yakınlarına manevî işkence uygulanmıştır. Aydın Adliyesinin önü, polisler tarafından bir duvar gibi örülmüştür; bütün insanlara gözdağı verilmiştir ve o insanların üstleri aranmıştır. Bu, belki doğaldır; ama, iki doktor, üstlerinde bildiri var diye Merkez Karakoluna götürülmüş, orada saatlerce tutuklu olarak gözaltına alınmışlardır. Üstlerindeki, bildiri diye iddia edilen yazının, alternatif doktor raporu olduğu Aydın Emniyet Müdürünce de saptanmıştır. Aydın Emniyet Müdürü, bu iki doktorun gözaltına alınmasından sonra Aydın Merkez Karakoluna gelmiştir -ki, bu karakol, Aydın Adliyesinin 50 metre ilerisindedir- bütün duruşmayı dakika dakika o karakoldan
izlemiştir.Mahkeme, sonuçta bir karar vermiştir. İzleyiciler kısmının oturulması gereken bütün yerlerinde sivil polisler oturmuştur. Hiç kimse -maktulün yakınları, davayı izlemek için gelen sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, avukatlar, gazeteciler- oturacak yer bulamamıştır. Daha sonra, mahkeme, kararını açıklamış ve salonun içerisinde büyük bir gürültü kopmuştur. Salonun içerisinde bulunan bütün güvenlik güçleri, gazetecilere, üzerinde cüppe olan avukatlara saldırmışlar ve vurmuşlardır. Adliyenin çıkışına kadar olan koridorda çift sıra halinde polis, aradan geçenleri, davayı izlemeye gelen herkesi hırpalamış ve vurmuştur. Adliyenin dışında “ben gazeteciyim” diyen Radikal Gazetesi Muhabiri Ahmet Şık’ın, bu sözü üzerine, bir güvenlik görevlisi tarafından elindeki telsizle iki kez başına vurulmuştur ve bu gazeteci arkadaş oraya yığılmıştır; ona yardım etmek isteyenlere de gereken(!) tepki gösterilmiştir. Tabiî, sadece gazeteciler bu dayaktan nasibini almamışlar; Sayın Bakanın mesleğinden olan avukat ark
adaşlarımız da, üzerlerinde cüppe olmasına karşın, güvenlik güçleri tarafından dayaktan nasiplerini almışlardır.Değerli milletvekilleri, ağır ceza mahkemesi başkanı, üyeleri ve savcısı, insanlık duygularını kabartan bir davranış örneği göstermişler ve ağır ceza mahkemesi savcısı, dayak yiyen bu insanları korumak amacıyla araya girmiş ve ne yazık ki, o da, güvenlik güçlerinden iki yumrukla nasibini almıştır. Olay bu kadar vahim olmasına karşın, savcı, kendisine vuran polisin, emniyet güçlerinin sorumlu olan müdürü tarafından getirilmesini istediğinde, o polisler, savcıya da hakaret dolu sözlerle karşılık vermişlerdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen, 1 dakika içerisinde toparlayalım.
FATİH ATAY (Devamla) – Aydın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üyeleri, can güvenlikleri olmadığı için saatlerce odalarından çıkamamışlardır. Savcı, bu insanları otobüs terminaline götürmüştür; oradaki durumu da çok hoş görmediği için, bu insanları geri götürürken, Aydın Vali konağının içine -Valinin evine- bırakmak istemiştir; ama, ne yazık ki, Vali kabul etmemiştir.
Bu olay, olduğu saatte bana bildirildi; Aydın Valisini aramama karşın bulamadım; ama, İçişleri Müsteşarını on saniyede bulabildim. Aydın Valisi ve Emniyet Müdürü, bu olayda çok duyarlı davranmamışlardır diye düşünüyorum.
Sayın Bakan, burada yaralanan Ahmet Şık, Mert İlkutlu ve birçok avukat arkadaşımız, sizden, kendilerine sahip çıkıp çıkmayacağınız konusunda duyarlı bir davranış bekliyor. Bu duyarlı davranışı göstereceğinizi umuyor, teşekkür ediyorum. (CHP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Gündemdışı söz üzerinde, İçişleri Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu; buyurun. (ANAP sıralarından alkışlar)
İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, çok muhterem milletvekilleri; Aydın Milletvekilimiz Fatih Atay’ın gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızda bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Geçtiğimiz günlerde, Aydın Adliyesinde, basına da yansıyan, kamuoyuna da yansıyan ve hiçbirimizin tasvip etmediği üzücü olaylar meydana gelmiştir. Bunlar, sadece Aydın’da değil; maalesef, son zamanlarda -başta büyükşehirlerimiz olmak üzere- adliye binalarımızda sık sık görmekte olduğumuz ve bize, hepimize üzüntü veren olaylardır.
Yalnız bu hadiseyi sorgularken, burada biraz evvel konuşan değerli milletvekilimizin, belki de kastını aşan bazı cümlelerini, bazı ifadelerini kabul etmediğimi sözlerimin başında ifade etmek istiyorum. “Aydın Adliyesinde, devletin iki saat süreyle terör estirmesi” ifadesi, kesinlikle tasvip edilecek ve bu Yüce Parlamento çatısı altında telaffuz edilecek bir husus değildir.
FATİH ATAY (Aydın) – Sayın Bakan, bizzat kendim cep telefonuyla görüştüm...
İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) – Şimdi, Sayın Milletvekili, kendi bakış açısından veyahut da kendisine iletilen bilgilere göre, konuyu anlattı, Yüce Meclise bilgi sundu; ben de, izninizle, resmî raporlardan bu hadisenin cereyan tarzını ifade
etmek istiyorum.Deniliyor ki: “Ağır ceza mahkesindeki duruşmada, mahkeme başkanının kararı açıklamasından sonra, salonda sessizlik olduğu, sanıkların sakin ve sessiz bir şekilde kararı dinledikleri, herhangi bir söz ve harekette bulunmadıkları görülmekteyse de, mahkeme başkanının ‘kararın açıklanması’ ifadesinden sonra, isminin Hüseyin Saran olduğu tespit edilen, Emeğin Partisi Aydın İl Başkanı olan şahsın ‘bu köpeklere -affedersiniz- bu ceza az bile’ diye bağırdığı ve eliyle sanıkları gösterdiği sırada...”
FATİH ATAY (Aydın) – Bunlar yalan, yalan!..
İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) – “... salonda ön tarafta izleyici olarak bulunan, Aydın Emniyet Müdürlüğünde görevli Başkomiser İlhami Çimendağ’ın, Milliyet Gazetesi muhabiri Mustafa İlkkutlu’ya, elindeki fotoğraf makinesine doğru elini uzatarak ‘fotoğraf çekmeyin’ dediği bir sırada, arka kısımda, oturma sıraları üzerinde ayakta bulunan Radikal Gazetesi Muhabiri Ahmet Şık olduğu tespit edilen şahsın, sağ eliyle Başkomiser İlhami Çimendağ’ın yüzüne bir yumruk attığı, daha sonra elinin tersiyle
de bir tokat attığı net olarak görülmektedir.”Bunun gibi, bu resmî raporda olayın başlangıcını ve tahrikleri açıklayan polis müfettişlerince hazırlanmış rapor söz konusudur.
CELAL TOPKAN (Adıyaman) – Sayın Bakan, gerçekten, bunlara inanıyor musunuz?!
İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) – Şimdi, tabiî, burada, görüntülerden de anlaşıldığı gibi, olaya karışan görevliler de vardır.
İçişleri Bakanlığı olarak, olayı duyar duymaz, derhal “Bakanlık müfettişlerince olayın soruşturulması” talimatı verilmiştir.
İkincisi, hadise, adliye binasında gerçekleştiği için, cumhuriyet başsavcısı olaya el koymuş, adlî tahkikatı yürütmektedir.
Yine, Aydın Valiliğinin talimatı üzerine de, idarî tahkikat başlamıştır. Şimdi, Bakanlık olarak, bu idarî tahkikatın öninceleme raporunu bekliyoruz. Rapor geldiği takdirde, elbette, sorumluluğu olan, ihmali olan herkes hakkında, yasaların emrettiği şekilde davranılacaktır; bundan, hiç kimsenin şüphesi olmaması gerekir.
Sonra, bu gazetecilerin, avukatların, olay sonrası, polis minibüsleriyle can güvenliklerinin sağlandığı konusu, bize intikal eden, bize verilen bilgiler arasındadır.
FATİH ATAY (Aydın) – Öyle değil Sayın Bakanım... Öyle değil...
BAŞKAN – Sayın milletvekili, lütfen...
İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bu dava, 1993 yılında, DHKP-C örgütü ege bölgesi sorumlusu olarak tanınan bir kişinin hastanede ölümüyle başlamıştır. Bu dava, 1993 yılından beri sürmektedir ve istisnaî bir yol olan yazılı emir yoluyla, tekrar, mahkemelerimizin gündemine gelmiştir.
Şimdi, burada, mahkemenin vermiş olduğu kararı tartışmak istemiyorum; tartışmak da, şu aşamada, hem yasalarımız açısından hem de teamüllerimiz açısından doğru değildir. Sadece, başlangıca bir atıfta bulunarak, davanın safahatını, Yüce Meclise ifade etmek istiyorum. 1993 yılında bu dava başlamıştır ve 1998 yılında sona ermiştir.
Değerli milletvekilleri, biz, emniyet teşkilatında çalışan bütün personelimize, suçu ne olursa olsun, ideolojisi ne olursa olsun, karakola gelen ve devletin namusuna teslim edilmiş bütün sanıklara, insan hakları ve hukuk devleti kuralları içerisinde muamele edilmesi, o şekilde davranılması konusunda, devamlı olarak talimat veriyoruz. Memnuniyetle ifade edeyim ki, göreve geldiğimiz günden bu tarafa, 1997 yılında, sadece bir tek olay, 243 üncü madde gereğince bir tek adlî olay söz konusudur. 1998’in ilk dört ayında, işkence konusunda, efrada suimuamele konusunda, tek bir olay intikal etmemiştir. Yine, idarî yönden, 1997 yılında intikal eden olay sayısı 4’tür; 1998 yılında ise -dört ay itibariyle- polislerin, emniyet güçlerimizin, sanıklara veya karakola celp ettikleri kişilere işkence yaptığı, kötü mumalede bulunduğu yolunda tek bir ihbar, tek bir şikâyet gelmemiştir.
Yine, hatırlanacağı üzere, biz göreve geldiğimizden bu tarafa, hiçbir polis davasında gıyabî tutuklu veyahut da aranan polis memuru kalmamıştır; çoğu teslim olmuştur, teslim olmaları sağlanmıştır.
Biz, bu emniyet mensuplarını, bağımsız Yüce Türk adaletine teslim ettik. Bugüne kadar da, bilindiği gibi, polis davaları hakkında, İçişleri Bakanı olarak, tek bir kelimeyle beyanda bulunmadım. Dediğimiz, dememiz gereken şudur: Emniyet güçleri devlet adına görev yapmaktadırlar; ama, bu görevlerini yaparken, Anayasayla, kanunlarla, teşkilat kanunlarıyla sınırlıdırlar. Bu görevlerinde, eğer, hukukdışına çıkmışlar ise, elbette, bağımsız yargı, bu suiistimallerini, bu davranışlarını mutlaka tecziye altına alacaktır, cezalandıracaktır.
Özellikle ideolojik davalarda, maalesef, bu davaların görüldüğü şehirler, adliye mahkemeleri bir miting alanına çevrilmektedir. Davayla ilgisi olan olmayan herkes bu davaları takip etmektedir. Elbette, mağdur yakınları bu davaları takip edeceklerdir; ama, sırf ideolojik maksatla, polis davalarını bahane ederek devletten intikam almak isteyen insanların da, mahkemeleri, adliye koridorlarını arenaya çevirmesine müsaade edemeyiz; Parlamento buna müsaade edemez, Hükümet buna müsaade etmez, güvenlik güçleri buna müsaade etmez.
Benim izlenimim odur ki, maalesef, bu tür davalar bah
ane edilerek, Türkiye’de devletten intikam almak, geçmişte yarım kalmış hesaplaşmalarını tamamlamak için bir öç alma duygusuyla bir saldırı ve senaryolar üretilmektedir. Bu konuda, Parlamentomuzun, devletimizin mutlaka hassas olacağına ben yürekten inanıyorum.Sonra, bu yargılanan polis memurları, üzerlerindeki elbise dolayısıyla, yani devlet adına görev yapmaktan dolayı yargılanıyor. Bu, DHKP–C örgütü ege bölgesi sorumlusuyla herhangi bir şahsî problemleri yok, şahsî alışverişleri yok. Anayasal sistemimize kastetmiş, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kastetmiş bu insanları yakalayıp, adalete teslim etmek için görev yapıyorlar ve yargılanmaları da bu yüzdendir. Dolayısıyla, bu insanların muhakemelerini, yargılanmalarını Parlamento olarak, devlet olarak titizlikle takip etmek zorundayız.
Bir kez daha ifade ediyorum: Bu emniyet görevlilerinden görevlerini yaparken hukukdışına çıkanlar olur ise, mutlaka hukuk içerisinde tecziye edileceklerdir. Hükümet olarak, İçişleri Bakanlığı olarak kesinlikle bu konuda söyleyeceğimiz tek bir laf yoktur; ama, bu ideolojik hesaplaşma içerisinde adaleti yanıltmak için, adaleti şu veya bu şekilde yönlendirmek için mahkemelere yapılmaya çalışılan baskıları da, bu şekildeki davranışları da kabul etmiyoruz. Böyle bir yönlendirmeyle, böyle bir yanıltmayla eğer bir tek polis memurunun, haksız yere bir tecziyesi söz konusu olursa, bu ülkede hepimiz bu işten ıstırap duyarız. (BBP sıralarından alkışlar)
Biz, yüce Türk adaletine, bağımsız Türk yargısına bütün bu davalarda sonuna kadar güveniyoruz ve verecekleri bütün kararları saygıyla karşılıyoruz; ancak, bu tür davalar, önümüzdeki günlerde de gündeme gelecektir. Biz İçişleri Bakanlığı olarak, bu davalarda, özellikle basın mensuplarının, savunma avukatlarının, müdahil avukatların adliyede rahatlıkla görevlerini yapabilmeleri için gerekli tedbirleri alıyoruz, sık sık talimatlar veriyoruz. Bütün bunlara rağmen bu olayda olduğu gibi hukukdışına çıkma durumu varsa, elbette, hem adlî yönden hem de idarî yönden gerekli tedbirler alınacaktır,
gerekli işlemler yapılacaktir; ama, altını çizmeye çalıştığım bu polis davaları bahane edilerek, ideolojik hesaplaşmaların, adliyelerde, adliye koridorlarında yapılmamasına da, bu işin gerçeğinin ortaya çıkmasına da hepimiz çok dikkatli bir şekilde vâkıf olmalıyız; bu olayları takip etmeliyiz diye düşünüyorum.Bu dava neticelenmiştir; ama, henüz hukuk alanında kesin hüküm ifade edecek bir karar söz konusu değildir; bütün davalarda olduğu gibi, Yargıtay aşaması vardır. Bu süreç geçtikten sonra ancak, bu polis memurlarının suçluluğu veya suçsuzluğu adalet önünde tescil edilecektir.
Bize bu açıklama fırsatını verdiği için, Sayın Atay’a teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
CELAL TOPKAN (Adıyaman) – Bu böyle devam ettiği sürece milletvekili çocukları polisler tarafından dövülmekten kurtulamayacaktır.
BAŞKAN – Sayın Milletvekilim, Sayın Topkan, Sayın Bakanın yanına giderek de söyleyebilirsiniz; Genel Kurulu bu şekilde işgal etmeye hakkımız yok.
Sayın milletvekilleri, Manisa Milletvekili, Yahya Uslu’nun vefatına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum :
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Manisa Milletvekili Yahya Uslu’nun vefatına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1432)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Manisa Milletvekili Yahya Uslu 24 Nisan 1998 günü vefat etmiştir.
Merhuma Tanrı’dan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim.
Aziz arkadaşımızın yüce hatıraları önünde, Genel Kurulu 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.
Hikmet Çetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
(Saygı duruşunda bulunuldu)
BAŞKAN – Allah rahmet eylesin; ruhu şad olsun.
Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; okutuyorum:
2. – Rusya Federasyonuna gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı A. Ahat Andican’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1433)
20 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Nisan 1998 tarihinde Rusya Federasyonuna gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Ahat Andican’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
3. – Belarus Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Burhan Kara’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1434)
20 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Nisan 1998 tarihinde Belarus Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Burhan Kara’nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
4. – İtalya’ya gidecek olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1435)
20 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
OECD Bakanlar toplantısına katılmak üzere, 22 Nisan 1998 tarihinde İtalya’ya gidecek olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan’ın dönüşüne kadar; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
5. – Avusturya’ya gidecek olan Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1436)
22 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
EDU (Avrupa Demokratlar Birliği) Toplantısına katılmak üzere, 23 Nisan 1998 tarihinde Avusturya’ya gidecek olan Başbakan Mesut Yılmaz’ın dönüşüne kadar; Başbakanlığa, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
6. – Avusturya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’a, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1437)
22 Nisan 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
EDU (Avrupa Demokratlar
Birliği) Toplantısına katılmak üzere, 23 Nisan 1998 tarihinde Avusturya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
7. – Fransa’ya gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1438)
22 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İktisadî İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Bakanlar Konseyi Toplantısına katılmak üzere, 27 Nisan 1998 tarihinde Fransa’ya gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in dönüşüne kadar; Dışişleri Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü S. Gürel’in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
8
. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1439) 22 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İktisadî İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Bakanlar Konseyi Toplantısına katılmak üzere, 27 Nisan 1998 tarihinde Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
9. – Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubunda TBMM’yi temsil edecek grubu oluşturmak için aday gösterilen yedek üyeye ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1440)
27 Nisan 1998Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre, Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubunda, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek Grubumuzu oluşturmak üzere Demokratik Sol Parti Grup Başkanlığınca yedek üye olarak aday gösterilen Kocaeli Milletvekili Halil Çalık’ın ismi
Genel Kurulun bilgisine sunulur.Hikmet Çetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bazı milletvekillerinin, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında (11/15) esas numaralı gensoru önergesindeki imzalarını geri çektiklerine dair bir önerge vardır; okutuyorum:
10. – Denizli Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt ve 39 arkadaşının Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkındaki (11/15) esas numaralı gensoru önergesindeki imzalarını geri çektiklerine ilişkin önergesi (4/336)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
(11/15) esas numaralı gensoru önergesindeki imzalarımızı geri çekiyoruz.
Gereğini arz ederiz.
1.– Mustafa Kemal Aykurt (Denizli)
2.– Saffet Arıkan Bedük (Ankara)
3.– Mehmet Gölhan (Ankara)
4.
– Y. Fevzi Arıcı (İçel)5.– Turhan Güven (İçel)
6.– Mehmet Gözlükaya (Denizli)
7.– Nevzat Köse (Aksaray)
8.– Nevfel Şahin (Çanakkale)
9.– Ali Rıza Gönül (Aydın)
10.– Tahsin Irmak (Sıvas)
11.– Ayfer Yılmaz (İçel)
12.– Mustafa Cihan Paçacı (Elazığ)
13.– M. Necati Çetinkaya (Konya)
14.– İsmet Attila (Afyon)
15.– Bahattin Şeker (Bilecik)
16.– Tayyar Altıkulaç (İstanbul)
17.– Salih Sümer (Diyarbakır)
18.– Nihan İlgün (Tekirdağ)
19.–Ergun Özdemir (Giresun)
20.– Mehmet Sağlam (Kahramanmaraş)
21.– Nurhan Tekinel (Kastamonu)
22.– Mustafa Çiloğlu (Burdur)
23.– Ahmet Sezal Özbek (Kırklareli)
24.– Bekir Aksoy (Çorum)
25.– Hasan Ekinci (Artvin)
26.– Hacı Filiz (Kırıkkale)
27.– Zeki Ertugay (Erzurum)
28.– Doğan Baran (Niğde)
29.– Mehmet Halit Dağlı (Adana)
30.– Necmettin Dede (Muş)
31.– Ümran Akkan (Edirne)
32.– Yusuf Bacanlı (Yozgat)
33.– H. Ufuk Söylemez (İzmir)
34.– Bayar Ökten (Şırnak)
35.– Kadir Bozkur (Sinop)
36.– Mahmut Nedim Bilgiç (Adıyaman)
37.– İlyas Yılmazyıldız (Balıkesir)
38.
– Mehmet Selim Ensarioğlu (Diyarbakır)39.– Hayri Kozakçıoğlu (İstanbul)
40.– Ahmet İyimaya (Amasya)
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
(11/15) esas numaralı gensoru önergesinde yeterli imza kalmadığından, önerge işlemden kaldırılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının tezkereleri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:
11. – Türkiye - Çek Cumhuriyeti ile Türkiye - Moğolistan Parlamentolararası Dostluk Grubunun kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1441)
28 Nisan 1988
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanının 14 Nisan 1998 tarih ve 77 sayılı kararı ile, Türkiye-Çek Cumhuriyeti ve Türkiye-Moğolistan Parlamentolararası Dostluk Gruplarının kurulması uygun görülmüştür.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dışilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca, anılan Dostluk Gruplarının kurulması Genel Kurulun tasvibine sunulur.
Hikmet Çetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN – Türkiye-Çek Cumhuriyeti Parlamentolararası Dostluk Grubu kurulması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Türkiye-Moğolistan Parlamentolararası Dostluk Grubu kurulması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Diğer tezkereyi okutuyorum
12. – Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetinde yaşayan vatandaşların Türkiye’de yapılacak seçimler için bu ülkelerde oy kullanabilmeleri imkânlarını araştırmak ve bu ülkelerin seçim kanunlarını incelemek amacıyla TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan başkanlığında bir Parlamento heyetinin, bu ülkeleri ziyaret etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1442)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Türkiye Büyük Millet Meclisinden birer parlamento heyetinin Fransa ve Almanya Federal Cumhuriyetinde yaşayan vatandaşlarımızın, Türkiye’de yapılacak seçimlerde bu ülkelerde oy kullanabilmeleri imkânlarını araştırmak ve bu ülkelerin seçim kanunları ile ilgili incelemelerde bulunmak üzere, TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan başkanlığında bu ülkeleri ziyaret etmesi, TBMM Başkanlık Divanının 27.4.1998 tarih ve 80 sayılı görüş ve önerisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasvibin
e sunulur.H. Uluç Gürkan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, Demokrat Türkiye Partisinin, Grup Başkanı Sayın Mahmut Yılbaş tarafından bize iletilen bir talebi vardır.
C) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. – RTÜK’te boşalan ve iktidar kanadına düşen üye dağılımının TBMMGenel Kurulunun onayına sunulması ve 3984 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin yorumu ve kanunun lafzına açıklık getirmesi bakımından müzakere edilmesine ilişkin DTPGrubu önerisinin işleme konulamayacağına ilişkin Başkanlık açıklaması
BAŞKAN – Sayın Yılbaş, talebinde, Danışma Kurulunun 27 Nisan 1998 Pazartesi günü yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında mutabakat sağlanamadığından, İçtüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca, önerilerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 30 Nisan 1998 Perşembe günkü birleşiminde ele alınmasını teklif ediyor.
Şimdi, bu teklifte “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 14 Nisan 1998 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-12197 sayılı yazısı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 13.3.1998 tarihli ve A.01.1.RTÜ.0.05.03.98/4307 sayılı yazılarıyla bildirilmiş olan boşalmalarla ilgili iktidar ve muhalefet partileri kontenjanlarına düşen üye sayısına dair oran cetveli 3984 sayılı RTÜK Yasasının 6 ncı maddesi hükmüne uygun düşmemektedir. Bu nedenle, ilgili madde gereği olarak, iktidar kanadına düşen üye dağılımının
ANAP 2
DSP 1
DTP 1
Şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu onayına sunulması ve 3984 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinin yorumu ve kanunun lafzına açıklık getirilmesi bakımından müzakere edilmesi” deniliyor.
Sayın milletvekilleri, İçtüzüğümüzün 19 uncu maddesi, Danışma Kurulunun görev alanlarını belirlemiştir. İçtüzüğümüzün 19 uncu maddesinde, pazartesi günü, dün görüşülen bu konu, bir istişare niteliğindedir, İçtüzükte belirlenen görev tarifi içinde yeri yoktur. Ayrıca, herhangi bir konu, Danışma Kurulunun görev tarifi içinde olsaydı, bir grup önerisinin -mutabakat sağlanamadığında- Meclisimize sunulması halinde, bir başka gün müzakeresinin teklif edilmesi mümkün değildi, o önerinin bugün oylanıp, sonuçlandırılması gerekiyordu. Bu bakımlardan bu talebi, maalesef, işleme koyamıyorum.
Bunun yanı sıra, ben de geçen dönem hazırlıklarına katıldığım yasada, gerçekten, Demokrat Türkiye Partisi bakımından bir sıkıntılı yazım sonucunun ortaya çıktığını görüyorum; ama, bunun yolu da, yasada yapılacak bir değişiklik veya pratikte, iktidar partisi gruplarının kendi içlerinde bir özel uzlaşmalarıdır. Aski takdirde, bizim, Danışma Kurulunda müzakere, grup önerisi ve Genel Kurul oyuyla da yasa değiştirme biçiminde, yasada değişiklik yapma biçiminde bir yanlış yola da girmemiz söz konusu olacak.
Onun için, Sayın Yılbaş, Demokrat Türkiye Partisinin bu talebini işleme koyamıy
orum.MAHMUT YILBAŞ (Van) – Zabıtlara geçti, teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sağ olun efendim.
Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre verilmiş doğrudan gündeme alınma önergeleri vardır; ayrı ayrı okutup, işleme koyacağım ve oylarınıza sunacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
13. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifinin (2/397) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/335)
Türkiye Büyük Millet Meclisi
BaşkanlığınaSızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifimin (2/397), İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince, doğrudan Genel Kurul gündemine alınması hususunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Mahmut Işık
Sıvas
BAŞKAN – Komisyondan, Hükümetten söz talebi?.. Yok.
Teklif sahibi olarak, Sayın Mahmut Işık; buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika Sayın Işık.
MAHMUT IŞIK (Sıvas) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sıvas İli Gemerek İlçesine bağlı Sızır Kasabasının ilçe yapılması konusunda, görüşlerimi arz etmek için huzurlarınızdayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sızır beldesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, 400 yıl kadar önce kurulduğu rivayet edilmektedir. Çevresinde su kaynaklarının bol bulunması, belde içinde yerden suların kaynaması ve buraların da doğal alabalık üretim çiftliği yapılması nedeniyle, ismini “sızıntı” kelimesinden Sızır olarak almış bulunmaktadır. Kasabada belediye teşkilatı 1954 yılında kurulmuştur. Kasabada içturizm açısından büyük önem taşıyan, yerden kaynayan suların oluşturduğu şelale, beldeye âdeta ayrı bir güzellik katmaktadır. Yaylaları, mesire yerleriyle doğal güzelliklerinin yanında, muhtelif yerlerde eski eser niteliğinde kale kalıntıları ve yatırların bulunduğu eski bir kültür merkezi konumundadır. İnsanları çok sevecendir.
Sızır Kasabası, Kalebaşı, Subaşı ve Köprübaşı olmak üzere 3 mahalleden oluşmakta, kasabanın içerisinden Yozgat, Çayıralan, Yeniçubuk, Sıvas karayolu geçmektedir. Merkez yollarının tamamı asfalt kaplamadır. Merkeze bağlı olan tali yolların büyük bir bölümü asfalt, diğer kısımlar da stabilizeden oluşmaktadır. Yolların tamamı kış ve yaz aylarında trafiğe açıktır. Yerleşim yerinin ilçe olması halinde, nüfusun 20 binin üzerinde olacağı bilinmektedir. Bağlı olduğu Gemerek İlçesinin, 1997 sayımlarına göre nüfusu ise 10 150’dir. Coğrafî konumu itibariyle ilçe olmaya son derece uygun bir beldemizdir. Sızır’da, çeşitli dallarda faaliyet gösteren 97 adet işyeri ile hidroelektrik santralı me
vcut olup, su, elektrik ve kanalizasyon gibi altyapı sorunları çözümlenmiştir. Dolayısıyla, ekonomik ve ticarî yönden oldukça yeterli bir haldedir.Belde, 1 lise, 3 ilköğretim okulu, halk kütüphanesi, Ziraat Bankası, PTT, orman işletme şefliği, jandarma karakol komutanlığı, tarım kredi kooperatifi, sağlık ocağı, TEK işletme şefliği, 4 cami ve diğer kuruluşlarıyla sosyal yönden yeterli bir durumda gör
ünmektedir.Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sızır Kasabasının ilçe olması halinde ulaşımda ve sınır ihtilafında herhangi bir engelin söz konusu olmayacağını bilmenizi isterim. İlçe olması durumunda, bağlanan köylere, kamu hizmetlerinin ulaşması daha çabuk ve daha verimli olacaktır.
Ayrıca, ilçe olması durumunda, karayolu üzerinde olması nedeniyle kurulacak sanayi ve küçük sanayi yatırımlarıyla ekonomik yapısı son derece güçlenecek olduğu için, kalkınması da hızlanmış olacaktır.
Diğer taraftan, göç olmayan bilakis göç alan, insanlarının çoğunu Avrupa’da istihdam eden; ama, emekli olduktan sonra mutlaka bölgeye dönen bu beldemizde, ciddî bir şekilde şekerpancarı ekimi ve hayvancılık yapılmaktadır. O yönleriyle de Sızır, ticarî anlamda, ekonomik anlamda kalkınmaya son derece müsait bir beldemizdir.
Bu nedenle, Sızır Kasabasının ilçe yapılmasında ekonomik ve sosyal yönden zorunluluk bulunmaktadır.
Ayrıca, kendisinin bağlı bulunduğu ilçenin nüfusunun Sızır’dan daha aşağı düşmüş olması da, Sızır’ın mutlaka ilçe olmasını gerekli kılmaktadır.
Sızırlılar, mutlaka bu değerli oylarınızı minnet ve şükranla karşılayacaklardır.
O nedenle, hepinizin teklifimize olumlu oy vereceğinize inanıyor, Yüce Meclise saygılar sunuyor, Sızır halkı adına teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Işık.
TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Sayın Başkan, biz de söz alabilir miyiz?
BAŞKAN – Efendim, Sayın Abdüllatif Şener’in bir milletvekili olarak yazılı talebi var. Eğer, o talebi Sayın Şener kullanacaklarsa, Sayın Irmak, size söz veremeyeceğim; ama..
ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Ben, Sayın Irmak’ın konuşacaklarına tercüman olurum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Evet, Sayın Irmak, Sayın Şener, bize daha önce ulaştırmış olduğu bu söz talebini sizin de duygularınıza tercüman olacağını vurgulayarak kullanma arzusunu ortaya koydular.
Buyurun Sayın Şener. (FP sıralarından alkışlar)
ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkındaki Kanun Teklifinin, komisyonlarda süresi içerisinde görüşülmediği için, İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince, doğrudan Genel Kurul gündemine alınması talebiyle verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım.
Sıvas, 28 500 kilometrekarelik bir ildir; Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip illerinden biridir. 1 200 köyü, mezralarıyla birlikte 2 binin üzerindeki yerleşim yeriyle de, Türkiye’de en fazla yerleşim yeri bulunan, en fazla köyü bulunan bir ilimizdir. Dolayısıyla, böylesine geniş bir coğrafî alana dağılmış olması sebebiyle, idarî yapılanmada değişiklik sağlanamadığı için, pek çok sorun çözülememektedir.
Bu geniş coğrafî alan sebebiyle, Sıvas İli, kamu yatırımlarının kilometrekare başına düşen miktarı itibariyle, pek çok yıl, sonuncu gelmektedir. Ağır kış şartlarının bulunduğu da düşünülecek olursa, Sıvas’ta kamu hizmetlerinin yeterli bir şekilde görülebilmesi, etkin bir şekilde karşılanabilmesi, bu geniş coğrafî alan sebebiyle gerçekleştirilememektedir. Bu bakımdan, Sıvas’ta, idarî yapılanmanın tekrar gözden geçirilmesi zarureti vardır. Sıvas sınırları içerisinde yeni illerin kurulması, Sıvas sınırları içerisinde bulunan bazı beld
elerin de ilçe haline getirilmesi gerekir; diğer illerdeki kamu hizmetleri düzeyindeki hizmet, ancak bu şekilde Sıvas’a taşınabilir düşüncesindeyiz. Sıvas’ta kamu hizmetlerinin böylesine geniş alanda, yeterli bir düzeyde gerçekleşememesi dolayısıyla, başta Suşehri olmak üzere, Sıvas sınırları içerisinde başka illerin kurulmasıyla ilgili kanun teklifleri var; ancak, bunlar, Mecliste yasalaşma süreci tamamlanamadan kalmaktadır.Sızır ilçe yapılmalıdır, Alacahan ilçe yapılmaladır, Yavu ilçe yapılmalıdır; dolayısıyla, Sıvas İli içerisinde pek çok yeni ilçe ve bununla birlikte, en az bir veya birkaç ilin kurulması gerekmektedir. Bu sorundan dolayı, aslında, Sıvas’tan seçilen bütün milletvekilleri mustariptir; çünkü, hizmetler istenildiği gibi ulaştırılamamaktadır. Pek çok ilin 20 katı büyüklüğünde, 10 katı büyüklüğünde bir ilin, köylerine, mezralarına kadar hizmet ulaştırmakta büyük güçlükler meydana gelmektedir. Bu yapıyı bilen bütün partilere mensup milletvekilleri, aynı görüşü, aynı düşünceyi paylaşmaktadırlar. Sıvas’tan seçilen -parti farkı gözetilmeksizin- bütün milletvekilleri, Sıvas sınırları içerisinde yeni il ve ilçeler kurulması konusunda hemfikirdirler.
Gündemde bulunan, şu anda görüşmekte olduğumuz, Sızır Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifiyle ilgili önerge de, aynı şekilde, tarafımızdan desteklenmektedir. Sıvas’tan seçilmiş olan diğer milletvekillerinin görüşleri, düşünceleri de aynıdır ve konunun Meclis gündeminde yerini alması açısından, bütün diğer illere mensup milletvekillerimizin de -parti ayrımı yapmaksızın- destek vereceklerini umut ediyor, bekliyor ve hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Şener.
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Sayın Başkan, aynı konuda, benim de, Sızır’ın ilçe olması için kanun teklifim var. Anavatan Partisi Grubu olarak bizim de Sızır’ın ilçe olmasını desteklediğimizi zabıtlara geçiriyorum; arz ederim.
BAŞKAN – Evet, çok yoğun destek aldı Sayın Işık’ın teklifi; ama, bakalım, bu destek, şimdiki oylamamızda bir Meclis kararına dönec
ek mi?Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Mutabakatla kabul edildi; hayırlı olsun efendim.
İkinci önergeyi okutuyorum:
14. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, 26.5.1927 Tarih ve 1050 Numaralı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/541) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/337)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Tarafımızca hazırlanarak 7.11.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 2/541 esas numaralı 26.5.1927 tarih ve 1050 numaralı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifimiz, 12.11.1996 tarihinde sevk edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşme yapılmadan bugün
e kadar bekletilmektedir.Teklifimizin İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan doğruya gündeme alınmasını Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.
Saygılarımla.
Halit Dumankaya
İstanbul
BAŞKAN – Teklif sahibi olarak konuşma talebiniz var.
Buyurun Say
ın Dumankaya.Süreniz 5 dakika.
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Geçenlerde kaybettiğimiz Yahya Uslu arkadaşımıza, Allah’tan rahmet diliyorum ve yakınlarına da sabırlar temenni ediyorum.
Değerli milletvekilleri, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci maddesi, başbakanlara, örtülü ödeneği harcama yetkisini verir; yani, örtülü ödeneği, başbakanların namusuna ve şerefine teslim eder. Başbakanlar, ona göre bu harcamayı yapar; ama, tabiî, bu harcamayı yaparken, devletin âli menfaatlarını ön planda tutarlar, kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri için, devletin yüksek güvenliği ve yüksek menfaatı için harcama yaparlar; ama, örtülü ödenek, başbakan ve ailesinin şahsî masraflarına ve siyasî partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarına sarf olunamaz. 77 nci maddenin ruhu budur. Maddenin ruhu bu olduğu halde, geçen Başbakan döneminde bu örtülü ödenek çok kötü bir şekilde harcanmıştır ve bütün bunlar basına yansımıştır. Ört
ülü ödenekten Sayın Selçuk Parsadan’a 5,5 milyar lira verilmiştir. Tabiî, Sayın Parsadan bu suçtan dolayı 4 sene ceza almıştır. Sayın Parsadan, bu parayı Başbakanlıktan topla tüfekle almamıştır, Başbakanlıkta çuvallara doldurulan bu para, bir sahtekâra verilmiştir.Kimin parası verilmiştir; devletin parası verilmiştir. Nereden verilmiştir; örtülü ödenekten verilmiştir. Kim vermiştir; Başbakan vermiştir. Kime hesap verecektir; kimseye hesap vermeyecektir, vermemiştir. Niye vermemiştir; kanun böyle dediği için; ama, bir teamül oluşmuştur, bu teamüle göre, bir başbakan, kendisinden sonra gelen başbakana, örtülü ödenek harcamalarıyla ilgili bilgi verir. Sayın Mesut Yılmaz’a bilgi vermemiş “eğer bu bilgileri verirsem savaş çıkar” demiştir. Halbuki, Sayın Mesut Yılmaz “Ben Başbakanım, eğer savaş çıkacaksa, benim bunu bilmem lazım” demiştir.
Örtülü ödenekten yirmi günde 500 milyar lira; ayrıca, Başbakanlığı devretmeden önceki gece de 65 milyar lira çekildiği meydana çıkmıştır.
Şimdi “Cumhurbaşkanına hesap ver” diyoruz, “gittim, verdim” diyor; ama, Cumhurbaşkanı bu olayı yalanlıyor “hayır, böyle bir hesap verilmemiştir” diyor.
Değerli arkadaşlarım, biz bu kanun teklifimizde diyoruz ki: Bu örtülü ödeneği kim harcarsa harcasın, hangi başbakan harcarsa harcasın... Bu konuda artık mide bulanmıştır. Öyleyse, bu kanunda bir değişiklik yapalım. Bir aylık harcama hakkında, ya Cumhurbaşkanına -tarafsız bir kişi olduğu için- bilgi versin ya da Meclis Başkanına bilgi versin; ondan sonra, evraklar yok edilsin. Burada, Meclis Başkanının da Cumhurbaşkanının da tarafsız olacağı düşünülmektedir.
Bir başka geçici madde ekliyoruz, diyoruz ki: Üç sene geriye giderek, bu örtülü ödenek harcamalarının hesabının verilmesi gerekir.
Şimdi, bunu belirttikten sonra, ümit ediyorum ki, bu örtülü ödeneğin üzerindeki şalı, bu Meclis kaldıracak; bu teklif kanunlaşacaktır. Bu teklif kanunlaşmasa dahi bu örtülü ödenekle ilgili iddiların, behemehal, bu Mecliste görüşülmesi lazımdır. Eğer, bu Meclis, örtülü ödenekle ilgili iddiları görüşmezse, fakirin, fukaranın hakkını korumamış olur. O nedenle, diyorum ki: Bu örtülü ödenekle ilgili harcamalar, iddialar, Sayın Çiller hakkındaki iddialar, bu Meclise gelmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen toparlayın Sayın Dumankaya.
HALİT DUMANKAYA (Devamla) – O zaman, bu Mecliste bulunmak bir onur olur. Eğer, biz, TURBAN’ı soyanlardan, örtülü ödeneği yiyenlerden hesap sormazsak, o zaman, görevimizi yapmamış oluruz.
Bu duygularla, bu önergeme, evet oyu vereceğinizi ümit ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar.)
BAŞKAN – Sağ olun.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Sayın Bedük, buyurun efendim.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan, konuşmacı, bu kanun teklifini ileri sürmek suretiyle bir atıfta bulundu.
BAŞKAN – Bir saniye efendim...
Bir milletvekili olarak, ayrıca söz mü talep ediyorsunuz; yoksa, yerinizden mi müdahale edeceksiniz?
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Müsaade ederseniz, yerimden bir açıklama getirme
k istiyorum.BAŞKAN – Buyurun.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Konuşmacı, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Sayın Tansu Çiller’le ilgili yanlış bir değerlendirme yaptı. Şu anda, hükümette kendileri bulunmaktadırlar. Dolayısıyla, ellerinde devletin bütün arşivleri de vardır. Kalkıp da, eski Başbakanı itham etmeyi kendilerine yakıştıramadım. Eğer, ellerinde bilgi ve belgeler varsa, onu getirirler ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde, denetimle ilgili prosedürü çalıştırırlar. Bunu açıklama zaru
reti duydum.Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bedük.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, sayın milletvekilinin getirmiş olduğu kanun teklifi, Sayın Bedük’ün buradaki şikâyetini de önleyecek mahiyettedir. O bakımdan, eğer bu kanun teklifi, buraya gelir ve yasalaşırsa, bu tip şikâyetler de artık görülmez ve işitilmez olur.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Efendim, Hükümet olarak, bütün belgeler, bütün arşivler ellerinde. Gerekiyorsa onu yaparlar...
ÜLKÜ GÜ
NEY (Bayburt) – Onun için kanun lazım.BAŞKAN – Sayın Bedük, Sayın Güney, burada, bir yasanın doğrudan gündeme alınma işlemini görüşüyoruz. Bu olayı savunurken, yapılan bir değerlendirme konusunda, Sayın Bedük bir açıklama getirdiler. Onun için, lütfen, tartışmayı bu noktada bırakalım ve mill
etvekili olarak da, yasa teklifi üzerinde bir talep yok...Önergeyi oylarınıza...
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Peki.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Karar yetersayısı yoktur.
16.45’te toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 16.27
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 16.45
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Hüseyin YILDIZ (Mardin)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 82 nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
14. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, 26.5.1927 Tarih ve 1050 Numaralı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/541) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/337) (Devam)
BAŞKAN – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya'nın 26.5.1927 Tarih ve 1050 Numaralı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 77 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/541), İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınma önergesini oylamış, oylamada karar yetersayısını bulamamıştık.
Şimdi, oylamayı yineleyorum ve karar yetersayısını arayacağım: Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Sayın milletvekilleri, karar yetersayısı yoktur ve arkadaşlarımızın sayımına göre, yaklaşık 30 - 35 dolayında eksiğimiz var.
Sayın grup başkanvekilleri, bir öneriniz var mı efendim?
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Kapatalım, Sayın Başkan.
BAŞKAN – Grupların da mutabakatıyla, ara verip yeniden toplanmamız halinde karar yetersayısı bulacağımız konusunda bir kanaat oluşmamıştır.
Sayıştay Birinci Başkanı ve Sayıştay üyelerinin seçimini yapmak ve kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 29 Nisan 1998 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 16.47
IV. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – İstanbul Millevekili Ercan Karakaş’ın, İstanbul DGM’de bazı görevlilerin rüşvet aldıkları iddiasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4584)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda yer alan sorularımın Adalet Bakanı tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Ercan Karakaş İstanbul
Sabah Gazetesinde bir kaç gündür yer alan “İstanbul DGM’de görevli bazı hâkim ve savcıların uyuşturucu sanıklarından rüşvet almalarına” ilişkin haberler geniş yankı uyandırmaktadır.
Bu haberler yargıya güven duymak isteyen herkesi derin endişeye sevketmektedir.
Sorular :
1. Bakanlık olarak bu rüşvet olayı konusunda kamuoyunu aydınlatmaya yönelik olarak bu güne kadar niçin bir açıklama yapmadınız?
2. İstanbul DGM’deki rüşvet olayı bakanlığınıza ne zaman ve nasıl intikal etmiştir?
3. Bu konuda şu ana kadar kimler hakkında hangi soruşturmalar yapılmış ve bu soruşturmaların sonucu ne olmuştur?
4. “Rüşvet skandalı raporu” kimler tarafından, ne zaman hazırlanmıştır?
5. Olay bu güne kadar niçin yargıya intikal ettirilmemiştir?
T.C Adalet Bakanlığı 24.4.1998 Bakan : 714
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi : Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 23.3.1998 tarihli, A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/4584-11691/28827 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın 7/4584-11691 Esas No’lu yazılı soru önergesine verilen cevap iki nüsha halinde ekte sunulmuştur.
Bilgilerinize arz ederim.
M. Oltan Sungurlu Adalet Bakanı
Sayın Ercan Karakaş İstanbul Milletvekili T.B.M.M.
Bakanlığıma yönelttiğiniz ve yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/4584-11691 Esas No’lu soru önergesinin cevabı aşağıda belirtilmiştir.
Soru önergesine konu olan hususlarla ilgili olarak y
aptırılan inceleme sonucunda;Soru önergesine konu olan olay İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 9.11.1995 tarih ve 10818 sayılı yazısıyla Bakanlığıma intikal etmiş bulunmaktadır.
Söz konusu olayla ilgili olarak bir Adalet Başmüfettişi ile bir Adalet Müfettişi tarafından 1.4.1996 tarihinde hazırlanan rapor üzerine düzenlenen soruşturma dosyası Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna sunulmuştur. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bir kısım hâkim ve savcı hakkında yer değiştirme cezası, bir kısım hâkim ve savcı hakkında da meslekten çıkarma cezası verilmiş olup, bu cezalar kesinleşmiştir.
Askerî yargıya mensup askerî hâkim subayla ilgili rapor gereği için Millî Savunma Bakanlığına gönderilmiştir.
Olayla ilgili olarak sorumlular hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporlar hakkında karar verecek merci Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu olduğundan ve Yüksek Kurulun çalışmaları gizlilik arzettiğinden kamuoyuna açıklama yapılamamıştır.
Bilgilerinize arz ederim.
M. Oltan
Sungurlu Adalet Bakanı2. – İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar’ın, tedavi amacıyla yurt dışına çıkışlarda uygulanan takdir hakkına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4587)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
D. Fikri Sağlar İçel
Evrensel temel hukuk kurallarının en önemlilerinden birisi, “yasalarda tarifi yapılmamış bir eylemin suç sayılamayacağı” ve dolayısı ile bunun karşılığı olarak da “ceza verilemeyeceği” şeklindedir.
Ancak, evrensel hukuk kurallarına uyma, demokratik hukuk devleti olma ve bu temeldeki uluslararası birlikteliklere entegre olma talep ve iddiasındaki ülkemizde, yönetim pratiği çok farklı tezahür etmektedir.
Bazı yöneticiler tarafından hukuk kuralları ve yasaların “bir kere de olsa çiğnenebileceği” salık verilmekte, bölgelere ve kişilere göre farklı uygulanabilmekte, bazı kişiler için ise hiç uygulanmamaktadır.
Örnek olarak, Anayasa ile güvence altına alınmış en temel insan haklarından sayılan seyahat özgürlüğüne kimi yöneticilerin subjektif yargı ve insiyatifleriyle “takdir haklarını kullanma” gerekçesine sığınarak getirdikleri kısıtlamaları gösterebiliriz.
Geçmişte Ruhî Su gibi ülkemizin yetiştirdiği evrensel kabul görmüş bir büyük sanat adamına ölüm döşeğinde dahi tedavi amacıyla yurtdışına çıkış izni ve pasaport verilmemiş olması acı bir örnek olarak toplumsal hafızada yer etmiştir.Benzer bir uygulamaya Oğuzhan Müftüoğlu adlı yurttaşımız da muhatap olmaktadır.
1. Oğuzhan Müftüoğlu’nun, tedavi amacıyla yurt dışına çıkmak için yaptığı pasaport talebine ilgili yöneticilerin “ takdir haklarını kullanarak” olumsuz yanıt vermeleri, hukuk kuralları ve demokratik hukuk devleti olma iddiasıyla bağdaşmakta mıdır? Bu takdir hakkının kriterleri nelerdir?
2. Geçmişte siyasal çalışmaları nedeniyle kendisine isnat edilen suçların karşılığını, hapis yatarak çeken Oğuzhan Müftüoğlu’nun seyahat özgürlüğünün elinden alınmasına gerekçe olarak gösterebilecek, sürmekte olan herhangi bir yasadışı faaliyeti var mıdır? Varsa, hakkında herhangi bir cezai işlem yapılmakta mıdır? Böyle bir faaliyeti yok ise, polisin “sakıncalıdır” raporları veya “tahdit konmalıdır” yargılarına binaen ilgili yöneticilerin tasarrufta bulunması bir anlamda “yargısız infaz” değil midir?
3. Selim Edes, Engin Civan ve Halil Bezmen gibi devleti soyan, her türlü kirli ve karanlık ilişki içerisindeki kişilerin VİP’lerden uğurlandığı; Yeşillere, Çatlılara yeşil pasaportlarla sınırsız seyahat özgürlüğü tanınan ülkemizde, hiçbir yasadışı faaliyette bulunmayan, sadece geçmişteki faaliyetleri ve siyasal tercihlerinden dolayı bir ömür boyu tüm haklarından mahrum bırakılmak istenen kişilerin en temel özgürlüklerinin kısıtlanması, devletin hangi niteliğinden ve “bilinmeyen” yasalarından kaynaklanmaktadır?
4. Halen kayıtlarınızda yurt dışına çıkması sakıncalı bulunan kişi sayısı kaçtır? Bunların kaç tanesi geçmişteki faaliyetlerinden dolayı tahditlidir? Halen davaların sürmesi nedeniyle tahditli olan kişi sayısı kaçtır? Bunların ideolojik kategorilendirmeler veya yargılandıkları, davaların niteliğine göre dökümleri nedir?
T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 24.4.1998 Sayı : B.05.1.EGM.0.12.01.01-093121
Konu : Yazılı Soru Önergesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi :
a) TBMM Başkanlığının 23.3.1998 gün ve A.01.GNS.0.10.00.02-7/4587-11694/28830 sayılı yazısı.
b) Başbakanlık Kan. Kar. Gen. Müd. 27.3.1998 gün ve B.02.0.KKG/106-730-3/1624 sayılı yazısı.
İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar tarafından TBMM Başkanlığına sunulan ve Sayın Başbakanımıza yöneltilen Başbakanımızca da kendileri adına tarafımdan cevaplandırılması istenilen yazılı soru önergesinde ileri sürülen hususlarla ilgili cevaplar aşağıya çıkarılmıştır.
Soru önergesinde adı geçen İçel ili Anamur ilçesi Ortaköy nüfusuna kayıtlı Osman ve Rahime oğlu 1944 doğumlu Abdullah Oğuzhan Müftüoğlu’nun; Yasadışı DEV-GENÇ mensubu olduğu gerekçesiyle 10.3.1972 günü yakalanarak 30.3.1972 günü Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne sevkedildiği, İstanbul 3 nolu Sıkıyönetim Askerî Mahkemesinde sürdürülen ve 8.4.1975 günü karara bağlanan THKP/CEPHESİ örgüt davası ile ilgili olarak aynı mahkemece hazırlanan Esas : 1975/1, Karar : 1975/2 sayılı karar ile (8) yıl ağır hapis, (2) yıl (8) ay Merzifon’da gözetim altında bulundurulması cezasının verildiği, 1974 yılında çıkan 1803 sayılı af yasasından faydalanarak tahliye edildiği,
1977 yılında DEV-GENÇ örgütünden ayrılarak 6 arkadaşı ile birlikte yasadışı DEV-SOL örgütünü oluşturdukları,
Yasadışı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi-Devrimci Yol (THKP/C-DEV-YOL) örgütünün Merkez Komitesi üyesi olduğu, örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak suçlarından dolayı aranmakta iken, İstanbul ilinde örgüte yönelik yapılan operasyonlarda (1) adet tabanca ile birlikte 23.1.1981 günü yakalanarak Ankara Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiği ve sevk edildiği Ankara Sıkıyönetim Komutanlığınca 23.4.1981 günü tutuklandığı, aynı Komutanlık 3 nolu Askerî Mahkemesinde 19.7.1989 günü karara bağlanan DEV-YOL davasında TCK’nun 146/1-59 maddelerine istinaden “Müebbet ağır hapis” ile cezalandırılmasına karar verildiği, tutuklu bulunduğu Adana-Ceyhan Özel Tip Cezaevinden 3713 sayılı yasadan faydalanarak 23.7.1991 tarihinde tahliye olduğu, ancak kararın henüz kesinleşmediği,
Devrimci-Yol adlı örgüt mensuplarının İstanbul İl’inde gerçekleştirmiş oldukları vakıf kurma çalışmalarına iştirak ettiği, toplantı hitamı örgüt mensubu üç arkadaşı ile birlikte sahte plakalı oto ile ayrıldığı,
5682 Sayılı Pasaport Kanununun 3463 sayılı Kanunla değişik 22 nci maddesindeki “Yurtdışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tesbit edilenlere, vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilemez” hükmü gözönüne alınarak, adı geçene yukarıda belirtilen durumu sebebiyle yurtdışına çıkması ve pasaport talebinin yerine getirilmesi genel güvenliğimiz bakımından sakıncalı görüldüğünden 19.10.1993 tarihli olur ile adına 25.10.1993 gün ve 271812 sayılı yazıyla tahdit fişi tanzim edilmiştir.
27.3.1998 tarihi itibariyle; mahkemelerce yasaklanan 22673, vergi borcu olan 45678 ve Bakanlığımca ülkemizin genel güvenliği bakımından yurtdışına çıkmaları sakıncalı görülen 1806 kişi hakkında tahdit fişi düzenlenmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.
Murat Başesgioğlu İçişleri Bakanı
3. – İzmir Milletvekili Hasan Denizkurdu’nun Tahkim Kurulu kararına uymayan Futbol Federasyonu hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/4588)
11.3.1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki yazılı soruların spordan sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, içtüzüğün 96 ncı maddesi gereğince, arz ederim.
Hasan Denizkurdu İzmir
1. Futbol maçlarının televizyonlardan yayınlanması konusunda bir kaos yaşanmaktadır. Hükümetin bazı bakanlarınca yapılan girişimlerine rağmen konu çözülememiştir.
2. Spor Klüpleri tarafından basına yapılan açıklamada “Tahkim Kurulu”nun derhal istifa etmesi aksi halde olağanüstü ve tek maddelik gündemle “Tahkim Kurulu”nun değiştirileceği ifade edilmiştir.
Tahkim Kurulu’nun kararı bağlayıcı nitelikte olmasına rağmen uygulanmamaktadır.
3. Fenerbahçe Klübünün havuza dahil olmadığı yargı (Tahkim) kararı ile subuta ermesine rağmen, Fenerbahçe Klübünün hakları Federasyonca engellenmektedir.
4. Yargı’yı yok sayan, “Tahkim Kurulu”nu değiştiririz diye tehdit eden bir anlayışın yakın gelecekte Türk Futbolunu bir çıkmaza sokacağı şimdiden belli olmuştur.
5. Bu nedenle; denetim yetkisine sahip olan Bakanlığınızın bu yetkisini kullanıp kullanmadığını, Tahkim Kurulu kararlarına uymayan Federasyon hakkında varsa ne gibi işlem yapıldığının,
Ayrıca ilgili yasanın bu çıkmazdan kurtulabilmek için yeniden düzenlenmesi konusunda varsa hazırlığınızın bildirilmesi konusunda görüşleriniz.
T.C. Devlet Bakanlığı 22.4.1998 Sayı : B.02.0.005/0038
0Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığın’nın 23.3.1998 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.-02-7/4588-11696/28834 sayılı yazısı.
İzmir Milletvekili Hasan Denizkurdu’nun tarafımdan cevaplandırılması istenilen 7/4588-11696 esas nolu yazılı soru önergesine verilen cevap ekte gönderilmektedir.
Bilgilerinize arz ederim.
Yücel Seçkiner Devlet Bakanı
İzmir Milletvekili Hasan Denizkurdu’nun 7/4588-11696 Esas Nolu Yazılı Soru Önerge Cevabı
Soru 1. Futbol maçlarının televizyonlardan yayınlanması konusunda bir kaos yaşanmaktadır. Hükümetin bazı bakanlarınca yapılan girişimlere rağmen konu çözümlenmemiştir.
Cevap 1. Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkıda 3813 sayılı kanunun 29 uncu maddesi uyarınca futbol müsabakalarının televizyon ve radyodan yayımlanmasının düzenlenmesi ve programlanmasına Federasyon yetkilidir. Klüplerin bu konuda yayın kuruluşları ile yapacakları sözleşmeler, federasyonun gözetim, denetim ve onayına tabidir.
Türkiye Futbol Federa
syonu 1996-1997 sezonundan itibaren “Havuz Sistemine” geçilmesine karar vermiş ve husus Federasyonun 1996-1997 sezonu yayın talimatında da yer almıştır.Sözkonusu talimatın 5 inci maddesinin birinci paragrafında futbol müsabaka ve yayınlarının programlanması ve düzenlenmesi münhasır yetkisinin Federasyona ve UEFA’ya ait olduğu, Federasyon ve UEFA’nın bu yetkisini kulüplerin yayın kuruluşları ile yapacakları sözleşmeler üzerinde gözetim denetim ve onay yetkisini kullanmak; 1 inci lig müsabakaları açısından ise kulüpler adına sözleşme imzalanmak suretiyle kullanacağı belirtilmiştir.
Bu amaçla açılan ihaleye tek teklif veren yayın kuruluşu olan Cine 5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında 29.5.1996 tarihli yayın sözleşmesi imzalanmıştır.
Sözleşmenin imzasından sonra evvelce Cine 5 yayın kuruluşu ile kendi aralarında imzaladıkları yayın sözleşmeleri biten Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile Fenerbahçe Spor Klübü havuza dahil olmadıklarından bahisle bir başka yayın kuruluşu ile sözleşme imzalamışlar ve maçlarının naklen yayını konusunda tek yetkili kuruluş olan Cine 5 şirketinin dışındaki yayın kuruluşlarına maçlarını yayınlatmak istemişlerdir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, 3813 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca kulüplerin yayın kuruluşları ile yapacakları sözleşmeler Türkiye Futbol Federasyonunun gözetim, denetim ve onayına tabi olduğundan, bu sözleşmeler Federasyonca onaylanmadığı için yayınlar konusunda yaşanan kaos başlamıştır.
Konu her iki kulüp tarafından yargıya müteaddit kerreler intikal ettirilmiş ve yayın kuruluşları da yargı yoluna başvurmuş iseler de, gerek yargıdan gerek Tahkim Kurulundan verilen kararların yine Türkiye Futbol Federasyonu tarafından icra edilmesi gerekeceği tartışılmaz bir gerçektir.
Naklen yayınlar konusunda devam eden kaosu sona erdirebilmek için öncelikle Federasyon ve yayın kuruluşları arasında bir mutabakat sağlamak suretiyle sorunun hallini istedim.
Sorunun karşılıklı mutabakatla çözümlenememesi üzerine, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğuna herkesten fazla inanan ve hukuku uygulayan bir Bakan olarak gerek Türkiye Futbol Federasyonuna gerek kamuoyuna yaptığım yazılı ve sözlü açıklamalarda; ihtilafın Tahkim Kurulunca kesin olarak karara bağlandığını; bu karara uymanın her iki taraf için zorunluluk olduğunu açıkça vurgulayarak naklen yayın konusunda Futbol Federasyonunca nasıl bir işlem yapılacağı hususunda Bakanlığıma bilgi verilmesini istedim.
Ancak, Türkiye Futbol Federasyonunun özerk yapısı sebebiyle naklen yayınlar konusunda Federasyon tarafından alınan kararlara müdahale etmem de hukuk devleti ilkeleri gereği mümkün değildir.
Soru 2. Spor Kulüpleri tarafından basına yapılan açıklamada “Tahkim Kurulu”nun derhal istifa etmesi aksi halde olağanüstü ve tek maddelik gündemle “Tahkim Kurulu”nun değiştirileceği ifade edilmiştir. Tahkim Kurulunun Kararı bağlayıcı nitelikte olmasına rağmen uygulanmamaktadır.
Cevap 2. “Tahkim Kurulu”nun istifası kendilerini ilgilendiren bir husustur. Ancak, 3813 sayılı kanunun 13 üncü maddesi gereği genel kurul tarafından seçilen Tahkim Kurulu üyelerinin değiştirilmesi gündemiyle Federasyon Genel Kurulunun Olağanüstü Toplantıya çağırılması 3813 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen şartların yerine getirilmesi halinde mümkündür.
Soru 3. Fenerbahçe Kulübünün havuza dahil olmadığı yargı (Tahkim) kararı ile subuta ermesine rağmen, Fenerbahçe Kulübünün hakları Federasyonca engellenmektedir.
Ce