DÖNEM : 20 YASAMA YILI : 3

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 50

 

 

75 inci Birleşim

2 . 4 . 1998 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Sinop Milletvekili Metin Bostancıoğlu’nun, 5 Nisan Avukatlar Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun cevabı

2. – İstanbul Milletvekili M. Sedat Aloğlu’nun, havalı ve sesli silahların olumsuz etkilerinden çocuklarımızın ve gençlerimizin korunmasına ilişkin gündemdışı konuşması

3. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Kütahya İlinin sosyoekonomik durumuna ilişkin gümdemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa’ya gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1403)

2. – Tekirdağ Milletvekili Fevzi Aytekin’in, Dilekçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/330)

3. – Edirne Milletvekili Mustafa İlimen’in, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/331)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 25 arkadaşının, Samsun İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/247)

V. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

2. – Dilekçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul MilletvekiliTansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karkaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

4. – Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2644 Sayılı Tapu Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3167 Sayılı Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, 3182 Sayılı Bankalar Kanunu, 5584 Sayılı Posta Kanunu ve 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/718) (S. Sayısı : 586)

5. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)

6. – 14.7.1965 Tarihli ve 657 Sayılı, 8.6.1949 Tarihli ve 5434 Sayılı, 5.3.1964 Tarihli ve 439 Sayılı, 30.4.1992 Tarihli ve 3792 Sayılı, 11.10.1983 Tarihli ve 2914 Sayılı Kanunların Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve Bolu Milletvekili Avni Akyol’un, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 45 Arkadaşının, Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur ve 8 Arkadaşının, Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin, Hatay Milletvekili Ali Uyar’ın, Konya Milletvekili Ali Günaydın’ın, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık ve 2 Arkadaşının, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın ve 14 Arkadaşının ve Muş Milletvekili Nedim İlci’nin Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/692, 1/683, 2/24, 2/31, 2/34, 2/170, 2/243, 2/307, 2/556, 2/574, 2/660, 2/661, 2/664, 2/666, 2/726, 2/727, 2/793, 2/828, 2/954, 2/1052) (S. Sayısı : 589)

7. – Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun İki Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/385) (S. Sayısı : 30)

8. – Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/547) (S. Sayısı : 208)

9. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

VII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, bir şahsa usulsüz çay satışı yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın yazılı cevabı (7/4418)

2. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununun yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/4429)

3. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Özel Öğretim Kurumları Kanununun uygulanmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/4431)

4. – Bursa Milletvekili Yahya Şimşek’in, teknik lise mezunlarının ön lisans programına alınıp alınmayacağına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/4495)

5. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında açılan soruşturmalara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4514)

6. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin-Karakulak-Arıklı grup köy yollarının yapımına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/4524)

7. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, İznik’te nişasta fabrikası kurulup kurulmayacağına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/4563)

8. – Bolu Milletvekili Mustafa Yünlüoğlu’nun, Özbek liderinin geçici sığınma talebinin reddedilmesinin nedenine ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in yazılı cevabı (7/4566)

9. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, köy yollarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/4668)

VIII. – KOMİSYONLAR BÜLTENİ

1. – 16 Ağustos 1997 tarihinde komisyonlarda bulunan işler ile 27 Şubat 1998 tarihine kadar komisyonlara gelen, neticelenen ve kalan işler

 

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMMGenel Kurulu saat 13.00’te açılarak altı oturum yaptı.

Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül, İzmit Körfezinin güney kıyısında bulunan SEKA’ya ait ormanlık arazinin Ford Otomobil Fabrikasına satılması girişimleri iddiasına ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.

Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam’ın, Başbakanlık Özelleştirme İdaresince Sümer Holding Anonim Şirketine ait Kahramanmaraş Pamuklu Dokuma Sanayi İşletmesinin, pazarlıkla satışında şaibe olduğu iddialarına ilişkin gündemdışı konuşmasına Devlet Bakanı Işın Çelebi,

Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, hükümet -belediye ilişkilerindeki son duruma ilişkin gündemdışı konuşmasına, İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu,

Cevap verdiler.

Pakistan’a ve Türkmenistan Cumhuriyetine gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Çankırı Milletvekili İsmail Coşar ve 48 arkadaşının, ülkemizdeki tuz rezervlerinin daha iyi değerlendirilebilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/246) okundu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Uluslararası Demokrasi Enstitüsünün düzenlediği ve Yunanistan’da yapılacak olan Güneydoğu Avrupalı Genç Parlamenterler Konferansına Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir Parlamento heyetini davetine icabet edilmesine ilişkin TBMMBaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

1 inci sırasında bulunan 132,

2 nci sırasında bulunan 232,

4 üncü sırasında bulunan 553,

5 inci sırasında bulunan 589,

Sıra sayılı kanun tasarı ve tekliflerinin görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,

3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,

Ertelendi;

9 uncu sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz altından Türkiye Cumhuriyetine Sevkiyatına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında (1/716) (S. Sayısı : 627) Kanun Tasarısı, görüşmelerine takiben yapılan açık oylamasından;

6 ncı sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesine (1/474, 1/484) (S. Sayısı : 182)

7 nci sırasında bulunan, 3480 sayılı Malûller ile Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına (1/714) (S. Sayısı : 580),

8 inci sırasında bulunan, Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına (1/713) (S. Sayısı 581),

İlişkin kanun tasarılarının da yapılan görüşmelerden;

Sonra kabul edildikleri ve kanunlaştıkları açıklandı.

Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve Noterlik Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Tapu Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, Bankalar Kanunu, Posta Kanunu ile Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/718) (S. Sayısı : 586) görüşmelerine başlandı, 6 ncı maddesine kadar kabul edildi.

Alınan karar gereğince, 2 Nisan 1998 Perşembe günü saat 13.00’te toplanmak üzere, birleşime 00.05’te son verildi.

Kamer Genç

Başkanvekili

Levent Mıstıkoğlu Abdulhaluk Mutlu Hatay Bitlis Kâtip Üye Kâtip Üye

Ünal Yaşar

Gaziantep

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

No. : 113

II. – GELEN KÂĞITLAR

2 . 4 . 1998 PERŞEMBE

Raporlar

1. – Anavatan Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Metin Öney, Adana Milletvekili Uğur Aksöz, Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Metin Işık ve 14 Arkadaşının Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/1068) (S.Sayısı : 633) (Dağıtma tarihi : 2.4.1998) (GÜNDEME)

2. – Türk Ceza Kanununun Bazı Maddeleri ile Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/738) (S. Sayısı : 634) (Dağıtma tarihi : 2.4.1998) (GÜNDEME)

3. – Sayıştay’da Boş Bulunan Birinci Başkan ile Diğer Üyeliklere, 832 Sayılı Sayıştay Kanununun 5,6 ve Ek 8 inci Maddeleri ve Bu Kanunda Değişiklik Yapan 26.6.1996 Tarihli ve 4149 Sayılı Kanunun Geçici 2 nci Maddesi Hükümlerine Göre Yapılacak Seçime Dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi ve Sayıştay Başkanı ve Üyeleri Ön Seçim Geçici Komisyonu Raporu (3/1389) (S. Sayısı : 635) (Dağıtma tarihi : 2.4.1998) (GÜNDEME)

4. – Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/735) (S. Sayısı : 638) (Dağıtma tarihi : 2.4.1998) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Konya Milletvekili Abdullah Gencer’in, bazı belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmalarının nedenine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/928) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

2. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Harran-Küçük Yıldız ve Yasta köylerinin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/929) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

3. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Hilvan İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/930) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

4. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Bozova İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/931) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

5. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Viranşehir İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/932) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

6. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Suruç İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ve içme suyu ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/933) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

7. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Halfeti-Sütveren ve Kantarma köylerinin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/934) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

8. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Siverek İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/935) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

9. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Şanlıurfa-Ceylanpınar İlçesine bağlı bazı köylerin dalgıç ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/936) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

10. – Aydın Milletvikili Ali Rıza Gönül’ün, şeker pancarı üreticilerinin sorunlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/937) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.4.1998)

11. –Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, İstanbul-Küçükçekmece’de Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne ait bir arsanın Galatasaray Spor Klübüne verilip verilmediğine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/938) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.2.1998)

12. – Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın’ın, Çaycuma ve Bartın SSK Hastanesi Projesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/939) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

Yazılı Soru Önergeleri.

1. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Boyalık Köyünün Ermenek alan koduna ne zaman bağlanacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/4736) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

2. – İzmir Milletvekili Sabir Ergül’ün, bir açık-hava toplantısında bazı afişlerin kullanılmasına izin verilmediği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4737) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

3. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sıvas DSİ 19. Bölge Müdürününün görevden alınmasına ve Müdür Vekilinin bazı uygulamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4738) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

4. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sıvas Karayolları 16. Bölge Müdürünün bazı uygulamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4739) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

5. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Petrol Ofisinin özelleştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4740) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

6. – Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un, Tekel Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’da yaptırılan Başmüdürlük ve Genel Müdürlük binalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4741) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

7. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, bir firmanın Almanya’daki vatandaşlardan para topladığı iddialarına ilişkin Devlet Bakanıdan (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/4742) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

8. – İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Jet-Pa’nın Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde kurduğu firmalara ilişkin Dışişleri Bakanından (İsmail Cem) yazılı soru önergesi (7/4743) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

9. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Aybastı Köyü’nün su ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanıdan (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4744) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

10. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkeze bağlı bazı köylerin sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4745) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

11. – Erzincan Millevtekili Naci Terzi’nin, Özdemir Sabancı cinayetinin faillerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4746) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

12. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Boyalıtepe Köyünün kuyu ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4747) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

13. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Boyalı Köyünün su kanalı ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4748) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

14. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Bayır Köyü yoluna ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4749) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

15. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez- Başharman Köyünün yol ve sulama suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4750) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

16. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez- Bademli Köyünün büz ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4751) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

17. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Başkışla Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4752) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

18. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Avlağı Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4753) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

19. – Kastamonu Milletvekili Haluk Yıldız’ın, Orman Köylüleri Kalkındırma Fonundan dağıtılan kredilere ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/4754) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.4.1998)

20. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Mahalli İdarelere Yardım Fonundan Afyon İlindeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4755) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.4.1998)

21. – Kayseri Milletvekili Recep Kırış’ın, küçük çiftçilerin vergi muafiyetine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4756) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.4.1998)

22. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, irticayla mücadele amacıyla hazırlanan kanun tasarılarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4757) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.3.1998)

Meclis Araştırması Önergesi

1. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 25 arkadaşının, Samsun İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/247) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.4.1998)

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 13.00

2 Nisan 1998 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER : Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 75 inci Birleşimini açıyorum.

III. – Y O K L A M A

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; yoklama sırasında Genel Kurul salonunda olan sayın milletvekillerinin, Genel Kurul salonunda olduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum; bir.

İkincisi, sonradan gelip de pusula gönderen arkadaşların da Genel Kurul salonundan ayrılmamalarını rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı yok; salonda 140 kişi var.

Şimdi, şöyle bir durum var: Bakın, bu Hükümetin güvenoyu aldığı günden bugüne kadar bu Meclise uğramayan milletvekili var; ben biliyorum, söylemek de istemiyorum.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Söyle... Söyle...

BAŞKAN – Ama, insanların da bu kadar vicdansız olmaması lazım. Zaman zaman, bazı arkadaşlarımız, devam etmeyen arkadaşların yerine pusula gönderiyorlar ve bunlar, burada, devam ediyor gibi görünüyor.

ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Haklısınız Başkan.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Yerden göğe kadar haklısınız Sayın Başkan.

BAŞKAN – Onun için, rica ediyorum... Bunun için kontrol ediyorum...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bu hiç gelmeyenleri teşhir eder misiniz lütfen...

BAŞKAN – Edeceğim, edeceğim...

Toplantı yetersayımız yoktur.

14.20'de toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 13.23

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.20

BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Abdulhaluk MUTLU (Bitlis)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 75 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birinci oturumda yapılan yoklamada toplantı yetersayısı bulunamadığından birleşime ara vermiştik. Yeniden, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum. Ayrıca, pusula gönderen arkadaşların, Genel Kurul salonundan ayrılmamalarını da yine rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalarımıza başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Sinop Milletvekili Metin Bostancıoğlu’nun, 5 Nisan Avukatlar Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı birinci sözü, 5 Nisan Avukatlar Günü hakkında konuşma yapmak isteyen Sinop Milletvekili Sayın Metin Bostancıoğlu'na veriyorum.

Bu konuda, İzmir Milletvekili Sayın Metin Öney Bey de talepte bulundular; ama, Sayın Metin Bostancıoğlu daha önce talep ettiği için, ona verdik.

Buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 5 Nisan 1998 tarihinde, Genel Kurulumuz çalışma yapmayacağından, bugün, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle, gündemdışı söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, mensubu olmaktan gurur duyduğum Ankara Barosu ve Barolar Birliğimiz, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle çeşitli etkinliklerde bulunmaktadır. Hukuk, yargı ve meslek konularıyla ilgili bu etkinliklerin merkezini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti oluşturmaktadır. Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden söz edebilmemiz için, öncelikle, toplumu düzenleyen kuralların hukuka uygun olması gerekir.

Bunun yanında, bağımsız yargının olmadığı bir ülkede, hukuk devleti olma iddiası boşlukta kalır. Bağımsız yargı, hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Bağımsız yargı, sadece yargıç ve savcıların bağımsızlığı anlamına gelmez. Yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın da bağımsız olması gerekir. Bugün, bağımsız savunmadan ve savunma mesleğinin bağımsızlığından söz etmek kolay değildir.

Avukatlık Kanununun baştan aşağı değiştirilmesi gerekli hale gelmiştir. İşte, bunun içindir ki, Hükümet, bir kanun tasarısı hazırlayarak Meclise sevk etmiştir. Ayrıca, Kütahya Milletvekili ve Meclisimiz Adalet Komisyonu Başkanı Avukat Emin Karaa ve Gaziantep Milletvekilimiz Avukat Ali Ilıksoy'la birlikte bir kanun teklifi hazırlayarak Meclis Başkanlığına verdik. Kanun teklifimiz, Hükümet tasarısıyla birleştirilerek Adalet Komisyonunda görüşülmeye başlandı. Meclisimiz, seçim dayatmasıyla bir erken seçime zorlanmaz ise, bu kanunun, en kısa zamanda çıkacağına ve avukatların, yargının kurucu unsurlarından biri olarak, bağımsız savunmayı serbestçe temsil edeceklerine imkân sağlayacağına inancım tamdır.

Bu kanun, sadece, savunmanın bağımsızlığını sağlamakla kalmayacak, barolarımız ve Barolar Birliğimizi de vesayetten kurtaracaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözünü ettiğim yeni Avukatlık Kanun Tasarısı da, yalnız başına, sorunların tamamını çözmeye yeterli değildir. Aynı eğitimi aldıkları halde, hâkim ve savcıların ücret ve sosyal hakları ile kamuda görev yapan avukatların ücret ve sosyal hakları arasında, uçurum denecek kadar farklılık vardır. Hâkimler, savcılar ve aynı statüden yararlanan Sayıştay uzmanları iki yılda, kamu avukatlarının üç yılda bir terfi etmesi ise, Anayasanın 10 uncu maddesiyle kabul edilen eşitlik ilkesine aykırıdır.

Ekgösterge, özel hizmet tazminatı ve yanödemeler bakımından da, kamu avukatları haksızlığa uğramıştır. Bunlardan başka, bir de Hazine avukatlarına sağlanmak istenen yeni imkânların, diğer kamu avukatlarından esirgenmek istenmesini, meslektaşlarımın kabul edebileceklerini, içlerine sindirebileceklerini zannetmiyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, geçmiş dönemlerde, savunma mesleğindeki meslektaşlarımızın haklarını teslimde gecikmiştir, teslim etmemiştir. Bu, bir eksikliktir; ancak, biz, 20 nci Dönem milletvekilleri olarak, avukatlık mesleğinin, bağımsız yargının gerektirdiği konuma getirilmesi ve meslektaşlarımızın hakkının teslim edilmesi yönünde sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirmeye kararlıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Size 1 dakika eksüre veriyorum.

Buyurun.

METİN BOSTANCIOĞlu (Devamla) – Bütün milletvekili arkadaşlarımın, bu duygularımı paylaştığı inancıyla, şimdiden, 5 Nisan Avukatlık Gününü kutlar, hepinizi saygıyla selamlarım. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bostancıoğlu.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Adalet Bakanımız Sayın Oltan Sungurlu.

Buyurunuz.

ADALET BAKANI MAHMUT OLTAN SUNGURLU (Gümüşhane) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sinop Milletvekili Sayın Bostancıoğlu'nun, 5 Nisan Avukatlar Günü münasebetiyle yaptığı bu konuşmayla bize cevap verme fırsatı verdiği için kendisine teşekkür ediyorum ve bu vesileyle de Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Avukatlık mesleği ve savunma, hürriyetlerle birlikte, insan haklarıyla birlikte, bunlara paralel gelişen bir meslektir. Gerçi, avukatlık mesleğinin, kamuoyunda ve birçok mahrecde gerekli şekilde takdir edildiği, gerekli şekilde değerlendirildiği noktasında tam bir mutabakat yoktur. Ancak, şunu bilmemiz lazım ki, insanlar, birçok defa yalnız kalır ve insanlar için en kötü şey, yalnız kalmak ve terk edilmektir. Zaman zaman toplumla ters düşen insanlar, kendi aileleri, kendi yakınları tarafından dahi sahiplenilmezken, onlara, hür, bağımsız ve cesur avukatlar sahip çıkar ve insanların, toplum içindeki bu yalnızlıklarını telafi ederler.

Demokrasinin ve hürriyetlerin gelişmesine paralel olarak gelişen savunma hakkı da, ülkemizde, kabul etmek lazım ki, iyi bir noktaya gelmiştir. Bu yeterli midir; değildir. Bunun yanı sıra, Anayasamızdaki durumuna paralel bir durumda mıdır; değildir.

Bütün bunları gidermek için daha önce milletvekili olarak, Avukatlık Kanunu değişikliği için teklifimiz vardı, bu defa Adalet Bakanlığı olarak bir yasa tasarısı sevk ettik ve bu tasarıya paralel bir teklif de milletvekili arkadaşlarımızdan geldi. Bütün bunlar, birleştirilmek suretiyle Adalet Komisyonunda görüşülmekte.

Adalet Komisyonu bir ihtisas komisyonudur ve memnuniyet verici bir durumdur ki, bütün siyasî partiler ve onların mensupları, bu komisyonda, gerek bizim sevk ettiğimiz tasarıya gerek milletvekillerinin sevk ettikleri teklife müsbet olarak bakmaktadır ve arada büyük farklılık da yoktur. Ümit edyorum ki, kısa zamanda bu gerçekleşecektir.

Burada en çok ehemmiyet verdiğimiz husus, avukatlıkta şirketleşmedir; çünkü, avukatlıktaki şirketleşme, tek başına bir avukatın, bugün dünyanın eriştiği noktada meseleleri götürmesine imkân vermeyen ortamı değiştirmeye ve daha güçlü bir avukatlık müessesesine fırsat vermektedir. Bugün ülkemizin dahi birçok sözleşmesi, hatta uluslararası sözleşmesi, yabancı hukuk şirketleri tarafından götürülmektedir. Dünya hukuku ile birleşmemiz açısından, hukukun gelişmesi açısından ve ülkemizin ekonomik olarak dünyaya açıldığı bugünlerde, ülkemiz yararına sözleşmelerin yapılması bakımından, millî hukuk şirketlerinin ve avukatlık şirketlerinin devreye girmesi zorunludur. Ayrıca, hukukumuzun gelişmesi açısından da avukatlık şirketlerinin büyük faydası olacağı kesindir.

Biz, önce, avukatlık şirketlerini müstakil bir tasarı olarak sevk ettik; fakat, daha sonra, Avukatlık Kanun Tasarısını hazırlayarak onu da birleştirilmek üzere komisyona sevk ettik; yüce komisyon, bütün bunları birleştirmek üzere bir altkomisyon kurmuştur.

Avukatlık mesleğinin topluma daha yararlı bir şekilde kullanılacağına inanıyorum; çünkü, avukatlık, avukatlara faydalı olsun diye değil, topluma faydalı olsun diye kurulmuş ve geliştirilmiş bir müessesedir.

Ancak, bu arada, kamu avukatlarının içinde bulundukları durumun haksız olduğunu ve kamu avukatlarına yaraşır bir durumda olmadıklarını ifade etmek isterim. Bu sıkıntıyı, gerek barolar gerek Adalet Bakanlığı gerek bütün hukuk kuruluşları duymakta; ancak, şu anda gerekli bir tedbir de alınamamış bulunmaktadır. Ümit ediyorum ki, Hükümetimiz, kamu avukatlarının bu problemlerine de çözüm yolları bulacaktır.

Ben, Avukatlık Günü münasebetiyle bütün barolarımızın ve avukatlarımızın bu gününü kutluyor, Yüce Parlamentoya saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

2. – İstanbul Milletvekili M. Sedat Aloğlu’nun, havalı ve sesli silahların olumsuz etkilerinden çocuklarımızın ve gençlerimizin korunmasına ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Gündemdışı ikinci konuşmayı, piyasadan rahatlıkla temin edilebilen havalı ve sesli silahlar konusunda çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya ve kollamaya yönelik olarak gündemdışı konuşma yapmak isteyen İstanbul bağımsız Milletvekili Sedat Aloğlu'na veriyorum. Buyurun Sayın Aloğlu.

Süreniz 5 dakika efendim.

M. SEDAT ALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, bana bu imkânı verdiğiniz için teşekkür ediyor, sayın milletvekillerine, saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.

Efendim, son yıllarda büyük bir silah merakına kapıldı milletimiz. Dünyada sivillerin silahlanması açısından, belki en yüksek oran Türkiye'de. Bu konuda, son günlerde, Meclisimizin ilgili komisyonunda, havalı-pompalı tüfeklerle ilgili yapılan çalışmaları çok büyük bir memnuniyetle karşıladığımı ifade etmek isterim. Bununla beraber, yine, özellikle İçişleri Bakanımıza ve Bakanlığımıza, mevcut silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarında, bir yeniden gözden geçirme, yeniden bir usul tanzim etme ve bunları daha zorlaştırma, daraltma yönündeki temennimi de dile getirmek istiyorum.

Ancak, bugünkü söz alma sebebim, bunlarla bağlantılı olmakla beraber, daha farklı bir konuda. Değinmek istediğim konu, oyuncak silahlar veyahut da havalı veya sesli silahlar. Bunlar, 1990 yılından itibaren, ilgili mercilerin izinleri alınarak rahatlıkla ithal edilebilir duruma gelmişler. Görüntüleri, aynen hakikî bir tabanca durumundadır. Getirip, sizlere burada göstermeyi düşündüm; ancak, buna gerek görmedim; çünkü, aynen bir silah görünümünde ve burada çıkarmış olduğumuz zaman, belki bir silah gösteriliyor kanısına kapılacaktık.

Ben, Sayın İçişleri Bakanımıza, 1997 yılının sonunda ithalatına yasak getirmesi açısından, kendisine teşekkürlerimi sunmak istiyorum; fakat, şunu bilmemizde fayda var ki, bu oyuncaklar, gerek piyasada ve gerekse vatandaşlarımızın evlerinde hiçbir kayda tabi tutulmadan bulunmaktadır.

Şimdi, bunun yapacağı zararla birlikte; yani, karşısındaki kişiye vereceği zararla birlikte, esasen, başka bir boyutunu daha dile getirmek istiyorum: Televizyonlarda, bu kadar şiddetin gösterilmiş olduğu; bu kadar silahın, âdeta promosyonunun yapılmış olduğu bir ortamda, bu tip silahları taşımak -tabirimi mazur görün- bir anlamda hava atmak, çocuklar açısından çok önemli olmaktadır. Böyle bir silahın, böyle bir oyuncağın elinde gözüken çocuk ise, emniyet görevlisi tarafından bir hedef durumundadır; çünkü, bunlar, dediğim gibi, oyuncak olup olmadığının kesinlikle anlaşılması mümkün olmayan görüntüdedirler.

Bu açıdan bakmış olduğumuz zaman, her ne kadar, ithalatı 1997 yılının sonunda yasaklanmış ise de, mevcutların, bir usule bağlanması gerekir. Mesela, bunların, karakollarca teslim alınması veyahut da bunların ruhsata bağlanması gibi bir öneride bulunmak istiyorum.

Şunu da söylemek isterim ki, bu oyuncak silahlarla, belli bazı yaralama olayları ve belli bazı soygun olaylarının gerçekleşmiş olduğunu biliyoruz.

Emniyet güçlerimiz, aramalar sırasında, bu tip oyuncak silahlarla karşı karşıya geldikleri zaman, bunları alıyorlarmış, yani topluyorlarmış; ama, bununla ilgili bir yasal düzenleme olmadığını; yani, bu toplamayı, bir yasaya yönelik olarak yapmadıklarını da ifade etmek isterim.

Efendim, geçen gün yapmış olduğum bir konuşmada, televizyon programlarındaki, televizyon filmlerindeki şiddet ve müstehcenlik görüntüleriyle ilgili bazı şeyler dile getirdim ve bugün de, gerçek gibi görünen oyuncak silahlarla ilgili konuyu dile getiriyorum. Bunların hepsi, çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik olan ve ufak gibi gözükmekle beraber, fevkalade önemli konulardır. Ben, umut ediyorum ki, Yüce Meclisimiz ve ilgili bakanlıklarımız bu konuya da hassasiyetle eğilirler.

Bu vesileyle, yaklaşmakta olan bayramınızı da en iyi dileklerimle kutluyorum; hayırlı, başarılı ve mutlu günler diliyorum.

Saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Aloğlu.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek için Hükümetten bir istek gelmemiştir.

3. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Kütahya İlinin sosyoekonomik durumuna ilişkin gümdemdışı konuşması

BAŞKAN – Son gündemdışı söz, Kütahya'nın sosyoekonomik durumu hakkında, Kütahya Milletvekili Sayın Metin Perli'ye verilmiştir; buyurun Sayın Perli. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın Perli, süreniz 5 dakikadır.

METİN PERLİ (Kütahya) – Sayın Başkan, Yüce Parlamentomuzun değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, öncelikle, Kütahya İlinin sosyoekonomik durumu konusunda Yüce Parlamentomuzu bilgilendirme imkânı veren Sayın Başkana teşekkürlerimi arz ediyorum ve Kütahya'nın sosyoekonomik durumu konusunda beni dinleme lütfunda bulunan, kıymetli milletvekili arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Değerli milletvekilleri, Kütahya İlimiz, Ege Bölgesi içerisinde şirin bir kent; enerjinin başkenti, maden şehri, üreten insanların bulunduğu bir şehir.

Bu şehrin çok büyük sorunu yok, çok büyük sıkıntısı yok; ama, bu şehir, 1980'li yıllarda, kalkınmışlıkta 23 üncü, 25 inci sıralarda olmasına rağmen, bugün geldiği noktada, Kütahya, Devlet İstatistik Enstitüsünün 1996 yılı verilerine göre, sosyoekonomik kalkınmışlıkta 33 üncü sırada yer almaktadır.

Kütahya halkı, 1997'de tahakkuk eden 19 trilyon liralık vergisinin 18 trilyon lirasını ödemiştir; yani, vergisini ödeme oranı yüzde 92'dir. Bu da gösteriyor ki, Kütahya, gerçekten, devletine bağlı, bayrağına bağlı, milletini seven, saygılı, vergisini zamanında ödeyen, dürüst insanların yaşadığı bir şehirdir. (Alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, 16 Ekim 1997'de, Yüksek Planlama Kurulu kararıyla, Bakanlar Kurulu, 50 ili, kalkınmada öncelikli iller arasına aldı. Şayet, Türkiye'de, 50 vilayetin kalkınmada öncelikli iller arasına alınması gerekiyorsa, 33 üncü sırada olması hasebiyle, Kütahya'nın, kalkınmada öncelikli iller içinde 47 nci sıraya girmesi gerekiyordu. Ancak, burada bir gerçek var ki, Kütahya üretiyor; Kütahya elektrik üretiyor. Kütahya, madencilikte büyük bir atılım içerisinde; maden üretiyor. Tunçbilek Santralı var, Seyitömer Kömür İşletmeleri var, Etibank Kömür İşletmeleri var. Kütahyamızdaki kamu iktisadî teşekküllerinin gayri safî millî hâsılaya katkısı son derece yüksektir. Dolayısıyla, Kütahya'da bulunan bu kamu iktisadî teşekküllerinin topladığı paralar, maalesef, genel bütçeye gelmektedir. Dolayısıyla, Kütahya, gayri safî millî hâsılaya göre fert başına düşen millî geliri 2 683 dolar olarak gözükmesi nedeniyle kalkınmada öncelikli yöre kapsamına girememektedir; çünkü, kalkınmada öncelikli yöre kapsamına alınmak için 1 500 doların altında millî gelire sahip olması isteniyor. Kütahya halkına millî gelirden 2 683 dolar düşmesi ve kamu iktisadî teşekküllerinin madenlerinin, elektriğinin ve maden ocaklarının getirdiği gelirin, direkt Kütahya'ya değil, Ankara'daki genel bütçeye gelmesi dolayısıyla, Kütahya halkı her geçen gün biraz daha fakirleşmekte; ama, maalesef, sesini çıkaramaktadır; çünkü, devletine bağlıdır, saygılıdır.

Ancak, şu anda, Kütahya'nın, Yüce Parlamentomuzdan, değerli 55 inci Hükümetimizden bir talebi var. Kütahya'da organize sanayi daha henüz yeni gelişmektedir. Altyapısı bitirilmiş olup, bacası tüten bir tek fabrikamız bulunmaktadır; o da, döküm üzerine çalışmaktadır. Kütahya halkının yüzde 92'sinin vergi ödemesi hasebiyle, eğer o insanların...(Alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – 1 dakika eksüre veriyorum, buyurun.

METİN PERLİ (Devamla) –...önünü açabilirsek, o insanları yatırıma teşvik edebilirsek, kalkınmada öncelikli iller arasına alabilirsek, o insanlar daha fazla üretecek, daha fazla yatırım yapacak ve Türkiye'de, genel bütçemiz, o yatırım yapan insanların vergilerinden çok daha fazla istifade ederek, Türkiyemizin kalkınmasında büyük rol oynayacaktır.

Elbette ki, bu kalkınmada, sadece ekonomik kalkınmada öncelik de yetmez. Yollarımızın da ekonomik kalkınmada büyük önemi vardır.

Değerli milletvekilleri, bir gerçeği ifade ederek sözlerime son veriyorum. Kütahyamızın komşu vilayeti Bursa ile elli yıldır yol bağlantısı yoktur. Kütahya'dan Balıkesir'e Bursa'dan dolaşılarak ulaşılmaktadır. Bu, acı bir gerçektir. Yirmi yıl önce başlattığımız Kütahya-Balıkesir yolumuz bittiğinde, şehrin ekonomik gelişmesinde bu yolun da büyük katkısı olacağına inanıyor, kalkınmada öncelikli iller konusunda da Hükümetimizin duyarlı olacağına inanarak, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Perli.

Kütahya'nın meseleleriyle ilgili gündemdışı konuşmaya cevap verecek sayın bakan?.. Yok.

Gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.

Cumhurbaşkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa’ya gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1403)

31 Mart 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İktisadî İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) Çevre Bakanları Toplantısına katılmak üzere, 1 Nisan 1998 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Çevre Bakanı İmren Aykut'un dönüşüne kadar; Çevre Bakanlığına, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum.

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 25 arkadaşının, Samsun İlinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/247)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Samsun İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 üncü ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1. Musa Uzunkaya (Samsun)

2. Ahmet Demircan (Samsun)

3. Turhan Alçelik (Giresun)

4. Ahmet Çelik (Adıyaman)

5. M. Salih Katırcıoğlu (Niğde)

6. Memduh Büyükkılıç (Kayseri)

7. Mikail Korkmaz (Kırıkkale)

8. Abdulkadir Öncel (Şanlıurfa)

9. İsmail İlhan Sungur (Trabzon)

10. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

11. Mehmet Bedri İncetahtacı (Gaziantep)

12. Mustafa Yünlüoğlu (Bolu)

13. Mehmet Emin Aydınbaş (İçel)

14. Ömer Faruk Ekinci (Ankara)

15. Cafer Güneş (Kırşehir)

16. Memet Emin Aydın (Siirt)

17. Mustafa Hasan Öz (Ordu)

18. Yakup Hatipoğlu (Diyarbakır)

19. Musa Okçu (Batman)

20. Azmi Ateş (İstanbul)

21. Mehmet Altan Karapaşaoğlu (Bursa)

22. Feti Görür (Bolu)

23. Sıtkı Cengil (Adana)

24. Yakup Budak (Adana)

25. İsmail Özgün (Balıkesir)

26. Metin Perli (Kütahya)

Gerekçe : Karadeniz sahil şeridinin orta bölümünde yer alan Samsun İli, 9 579 kilometrekarelik bir yüzölçüme sahiptir. 1990 verilerine göre 1 158 400 olan il nüfusunun 303 979'u il merkezinde ikamet etmektedir. Bu görünümüyle Samsun, Karadeniz Bölgesinin en büyük ve en önemli şehri konumundadır.

Özellikle, 90'lı yılların başında Sovyetler Birliğinin çökmesiyle bölgemizde ortaya çıkan siyasî değişme ve gelişmeler, iki kutuplu dünyada batının bir uç karakolu durumunda olan Türkiye'yi, yeni oluşan coğrafyanın merkezi konumuna getirmiştir. "Avrasya" olarak adlandırılan bu yeni siyasî ve ekonomik coğrafya, ülkemizin jeostratejik önemini bir kat daha artırdığı gibi, ülkemizin bu coğrafyaya açılan kapısı sayılabilecek Karadeniz Bölgesinin ve bölgenin en büyük ve merkezî şehri konumundaki Samsun'un önemini de bir kat daha artırmaktadır.

Ne yazık ki, aradan geçen süre içerisinde bu önemin bilincinde hareket ettiğimiz söylenemez. Bırakın böyle büyük bir ekonomik potansiyelden nasıl yararlanacağımızı planlamayı, tabiatın bahşettiği mevcut potansiyeli bile yeterince iyi değerlendirdiğimiz söylenemez. Örneğin; Türkiye'nin en büyük iki nehrinin (Kızılırmak ve Yeşilırmak) denize döküldüğü, Samsun, Bafra ve Çarşamba Ovalarında hâlâ tam anlamıyla sulu tarıma geçilememiştir. Mevcut üretimi kata kat artıracak böyle bir çalışmanın, Samsun, Karadeniz ve Türkiye'ye katkısı çok büyük olacaktır; ama, ihmaller bununla da sınırlı değildir. 1983.1993 arası 10 yıllık bir dönemde, devletin kişi başına en az yatırım harcaması yaptığı bölge Karadeniz Bölgesidir.

Karadeniz Bölgesi yatırım teşvik belge sayısı, toplam yatırım ve istihdam bakımından 1990-1995 yılları arasında en az pay alan ikinci bölgedir. Nüfus artış hızı en düşük olan bölge Karadeniz Bölgesidir. Bölgeler itibariyle kırsal yerleşim yerlerinde toplam asfalt yol oranı en düşük bölge Karadeniz Bölgesidir. Karadeniz Bölgesi ilçelerinin sosyoekonomik gelişmişlik seviyeleri itibariyle Türkiye sıralamasında oldukça gerilerdedir.

İşte, böyle bir bölgenin merkezi konumundaki Samsun'un, gerek 1990 sonrasında yaşanan gelişmeler karşısında ve gerekse mevcut tabiî ekonomik potansiyelin araştırılarak sorunlarının ve çözüm yollarının tespit edilmesi gayesiyle, bu Meclis araştırması önergesi verilmiştir.

İşe, ülkemizin Avrasya coğrafyasına açılan kapısı ve tabiî limanı olarak addedilebilecek Samsun'dan başlanmasında, gerek bölge gerekse ülke açısından büyük fayda vardır. Unutmayalım ki, sorunların çözümünün yarısı onları doğru tanımlamaktan geçer.

BAŞKAN– Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması hususundaki öngörüşmeler, sırasında yapılacaktır.

Komisyondan istifa önergeleri vardır; okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

2. – Tekirdağ Milletvekili Fevzi Aytekin’in, Dilekçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/330)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Dilekçe Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

Fevzi Aytekin

Tekirdağ

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer önergeyi okutuyorum:

3. – Edirne Milletvekili Mustafa İlimen’in, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/331)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğimden istifa ediyorum.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Mustafa İlimen

Edirne

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.

V. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen 1 üyelik için, İstanbul Milletvekili Osman Kılıç aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2. – Dilekçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Dilekçe Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen 1 üyelik için Edirne Milletvekili Mustafa İlimen aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, şimdi, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul MilletvekiliTansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, maddeleri ve önergeleriyle birlikte, daha önceki bir birleşimde, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti; Komisyon, raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karkaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?..

UĞUR AKSÖZ (Adana) – Komisyon yok Sayın Başkan.

BAŞKAN – Komisyon pek istekli görünmediği için, onu da erteliyoruz.

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Komisyon Başkanı burada.

İSMET ATTİLA (Afyon) – Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı burada.

BAŞKAN – Başkandan bir istek gelmeyince, bir şey diyemeyiz. Belki hazırlıklı değil.

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Komisyon Başkanı burada.

BAŞKAN – "Ben burada değilim" diyor; ne yapayım şimdi?!

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Olur mu öyle şey!..

BAŞKAN – Tamam; artık, onu erteledik; bir daha geri dönemeyiz.

4. – Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2644 Sayılı Tapu Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3167 Sayılı Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, 3182 Sayılı Bankalar Kanunu, 5584 Sayılı Posta Kanunu ve 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/718) (S. Sayısı : 586) (1)

BAŞKAN – Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2644 Sayılı Tapu Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3167 Sayılı Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun, 3182 Sayılı Bankalar Kanunu, 5584 Sayılı Posta Kanunu ve 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının görüşmelerine, kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde, tasarının 5 inci maddesi kabul edilmişti.

Şimdi, geçici 1 inci maddeyi okutuyorum:

Geçici Madde 1:

Bu Kanunun yayımı tarihinden önceki işlemler için bu Kanun hükümleri uygulanmaz.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Önerge de yok.

KADİR BOZKURT (Sinop) – Karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz.

BAŞKAN – Karar yetersayısını arayacağım.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı yoktur.

Birleşime 10 dakika ara veriyorum.

(1) 586 S. Sayılı Basmayazı 1.4.1998 tarihli 74 üncü Birleşim Tutanağına eklidir.

Kapanma Saati: 15.17

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 15.27

BAŞKAN: Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER: Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 75 inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

4. – Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2644 Sayılı Tapu Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3167 Sayılı Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, 3182 Sayılı Bankalar Kanunu, 5584 Sayılı Posta Kanunu ve 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/718) (S. Sayısı : 586) (1) (Devam)

BAŞKAN – 586 sıra sayılı yasa tasarısının geçici 1 inci maddesinin oylanması sırasında karar yetersayısının aranılması istenmişti. Yapılan oylamada, karar yetersayısı bulunamadığı için, birleşime 10 dakika ara vermiştim.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Şimdi, aynı maddeyi yeniden oylayacağım ve karar yetersayısını arayacağım: Geçici 1 inci maddeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı vardır; geçici 1 inci madde kabul edilmiştir.

6 ncı maddeyi okutuyorum:

MADDE 6.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Madde üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Ersönmez Yarbay; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 10 dakikadır.

FP GRUBU ADINA ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde, Fazilet Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun tasarısıyla, bütün vatandaşlarımızın birer vergi kimlik numarasının olması öngörülmektedir; ancak, bu kimlik numaralarının uygulamaya konulması hususunda "bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girer" deniliyor. Bence, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi, birçok sıkıntıya sebep olacaktır. Bu kanun, noterleri ilgilendiriyor, icra-iflas dairelerini ilgilendiriyor, tapu idarelerini ilgilendiriyor, karayolları trafik mevzuatını ilgilendiriyor, pasaportla ilgili işlemleri ilgilendiriyor, çekle ödeme ve çek hamillerini korumayı ilgilendiriyor, bankaları ilgilendiriyor, posta idarecilerini ilgilendiriyor. Bu kadar geniş bir alanı ilgilendiren kanunun yayımlandığı andan itibaren yürürlüğe girmesi, vatandaşlarımızı çok büyük bir külfet altına sokacaktır ve bu kanunla, tabiî, dün kabul ettiğimiz 5 inci maddesiyle de, en az üç ay, en fazla da on aylık bir hapis cezası öngörülüyor; dolayısıyla, Maliye Bakanlığı, her zaman olduğu gibi, yine, soğuk bir yaklaşımla vatandaşlarımıza yaklaşıyor. O sebeple, bu kanunun yürürlüğe girmesi için, hiç olmazsa, yayımı tarihinden itibaren iki üç aylık bir zaman dilimi verilmelidir ki, bu arada bir eğitim çalışması yapılmalıdır. Noterler, icra daireleri, tapu daireleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, çekle ödeme ve çek hamillerinin korunmasıyla ilgili çek sahipleri, bankalar, banka memurları, posta memurları, hepsi eğitime tabi tutulmalı ve severek, birer vergi kimlik numarası sahibi olmaya özendirilmelidir. Yoksa "yanlış yaptınız, yanlış bilgi verdiniz, yanlış evrak düzenlediniz" şeklinde, bu vatandaşlarımız, üç aydan on aya kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklardır.

Vergi kimlik numarasının yaygınlaştırılması, severek, sevdirilerek yapılmalıdır. Bu eğitim, yaygın bir şekilde uygulanmalı ve bütün vatandaşlarımıza benimsetilmelidir; bunun duyurusu çok iyi yapılmalıdır. Önümüzde, vatandaşlarımız, askerdeki oğluna para gönderirken veya öğrenci olan bir evladına para havale yaparken veya hastalığı sebebiyle yurt dışına çıkması icap ettiği zaman veya işçi vatandaşımız, yurt dışında çalışmak için giden bir vatandaşımız pasaport için müracaat ettiği zaman, bu vergi kimlik numarası önüne çıkacak ve belli bir zaman kaybına da sebep olacaktır. O sebeple, bir hazırlık aşamasından geçilmesi için, belirli bir sürenin verilmesi gerekmektedir. Bu süre verildiği takdirde, bu kanunun uygulanması daha kolay olacaktır ve vatandaşlarımız severek bu kanuna sahip çıkacaklardır.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de gelir dağılımı çok fazla bozulmuştur. Sayın Maliye Bakanımız zaman zaman iyi çıkışlar yapmakta; ancak, bu çıkışlar rantiye sınıfına dokunduğu için, bir müddet sonra bu çıkışlarından vazgeçmektedir. Şayet, bu kanun da rantiye sınıfını direkt ilgilendiren bir kanun olsaydı, mutlaka bu kanundan da geri adım atılırdı; ancak, bu kanun, geniş vatandaş kitlelerini ilgilendirdiği için, rantiye sınıfını çok fazla alakadar etmediği için, bu kadar hızlı bir şekilde bu Meclisten geçmektedir. Yoksa, bazı basın-yayın organları, alınan kararları hemen bir yaylım ateşine alır, bir müddet sonra o karardan vazgeçilir, bu kanun da Meclise gelmezdi. Onun için, vatandaşımız, bir defa, şu konuda mutlaka ikna edilmelidir. Külfet-nimet dengesi mutlaka kurulmalıdır. Bu kanunla birlikte, yine görülecektir ki, Türkiye'de gelir dağılımının bozukluğu sebebiyle, ancak dargelirli insanlar, vatandaşlarımız bu kanunun külfetlerine katlanacaklardır; ama, bunun yanında, rantiye sınıfı, kesimi, bu kanundan çok fazla zarar görmeyecektir. Vergi kimlik numarasının alınmasıyla birlikte, rantiye sınıfı, yine bir yolunu bulacaktır; ancak, normal işlemlerini bile zor yürüten vatandaşlarımız bundan çok büyük bir eziyet göreceklerdir.

Verginin yaygınlaştırılması, herkesin vergi mükellefi olması çok güzel bir olaydır; ancak, bunun yanında, Türkiye'de açılan 33 milyon banka hesap mevduatının yüzde 50'si yüzde 1'lik vatandaş kitlesine aittir, diğer yüzde 50'si de ancak yüzde 99'luk vatandaş kitlemizi ilgilendirmektetir. Bu kadar bozuk bir gelir dağılımının olduğu bir yerde, adaletli bir vergi sisteminin de kurulması mümkün olmayacaktır; ancak, yine de, biz, Sayın Hükümetten ve değerli milletvekili arkadaşlarımızdan, bu kanunun yürürlüğe girmesi için belirli bir süre tanınması gerektiği inancıyla, bu konuda desteklerini bekliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yarbay.

Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Ufuk Söylemez; buyurun efendim.

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

DYP GRUBU ADINA H. UFUK SÖYLEMEZ (izmir) – Sayın Başkan, Genel Kurulun değerli üyeleri; hepinizi, şahsım ve Doğru Yol Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Görüşülmekte olan Vergi Kimlik Numarası Tasarısı ile yürürlük maddesi hakkındaki görüşlerimi arz etmek üzere söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Maliye Bakanlığının hazırladığı, hem vergi reformu olarak getirilen, aslında, bir vergi revizyonu olduğu çok net olan tasarıda, hem de bu vergi kimlik numarasında genel bir anlayış dikkat çekmektedir; daha çok, zora dayanan, dayatmaya dayanan, vergiyi adaletli ve gönüllü bir şekilde verdirmek, özendirmek yerine, ceberut bir anlayışı öne çıkaran, serbest piyasa ekonomisinin de mantığını özümsememiş bir zihniyetle getirilmesini, gerçekten, üzüntüyle karşılıyorum. Sürekli yasakçı maddelerle bankacılığın ve ticaretin önünü tıkamak isteyen, demode olmuş devletçi bir ekonomi anlayışının yansımalarını burada görmenin hüznü içindeyim, serbest piyasa ekonomisine Türkiye geçeli yıllar olmuş olmasına rağmen.

Havale yapan insandan kimlik soracaksınız, kimlik numarasını bilmeyene de havalesini yaptırmayacaksınız... Şimdi, böyle bir anlayışı, ancak, ömrü boyunca sadece dayatma yapan insanlar isteyebilir. Böyle bir anlayış nedir, biliyor musunuz; serbest piyasa ekonomisinin, bankacılığın, serbest ticaretin önünü tıkamaktır. Onun için, gelin, cezalarla, dayatmalarla değil, adil, mantıklı ve uygulanabilir tarzda bir kanun çıkaralım. Hiçbir geçiş süreci tanımadan, vergi kimlik numarasını insanlar tanımadan, yaygınlaştırmadan böyle bir dayatmayı yaptığınız takdirde, yurt dışına gidenden tutun da, acil işini görecek insana kadar, hem serbest ticaret hayatını hem de bankacılığı tıkarsınız. Bu kanun tasarısı hazırlanırken, dilerdim ki, piyasa ekonomisinin dinamikleriyle, bankalarla, ticaret hayatıyla, bu işi bilen insanlarla bir görüş alışverişinde bulunulsun.

Bankanın provizyon alınan çekinin karşılığında vergi kimlik numarası soruyorsunuz... Peki, bankanın blokeli çeki varsa ne yapacaksınız? Garantili banka çeki ibraz etse ne yapacaksınız? Bunlar, teknik, detaylı hadiselerdir. Böyle "yaptım, oldu" mantığıyla getirirseniz, Türkiye'yi, 1980'de, ithal ikameci piyasadan piyasa ekonomisine geçtiği dönemdeki devletçi, demode bir anlayışa mahkûm edersiniz. Onun için, gelin, hiç olmazsa, bu yürürlük maddesinde mantıklı bir şey yapalım; icra dairesinden pasaport işlemine kadar, vatandaşların önünü tıkamamak, ticaret hayatının, serbest piyasa ekonomisinin önünü tıkamamak için, en azından yılbaşı itibariyle başlayacak bir geçiş süresini hep beraber verelim. Bundan sonraki kanunlarda da, rekabetçi piyasa ekonomisinin gereklerini hiç göz önünden ayırmadan bu kanunları çıkaralım. Tavsiyemiz, hem prensibinde budur hem de uygulamada budur.

Doğru Yol Partisi olarak düşüncemiz, bunun, yılbaşına kadar bir geçiş süreciyle, hem vatandaşlara tanıtılması hem altyapısının hazırlanmasıdır. Aksi takdirde, piyasa ekonomisinin, bankacılığın ve ticaretin önüne bir engel daha vurmuş olursunuz.

Hepinize, sabrınızdan ve dikkatinizden ötürü teşekkür eder; saygılarımı sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Söylemez.

Madde üzerindeki konuşmalar bitmiştir.

Maddeyle ilgili üç önerge vardır; geliş sırasına göre okutuyorum...

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Açıklama için söz istiyorum Sayın Başkan...

BAŞKAN – Buyurun Sayın Komisyon Başkanımız.

Konuşma süreniz 10 dakika.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; dünden beri üzerinde çalışmakta olduğumuz çok önemli bir kanun tasarısının, bazı arkadaşlarımız, tüm maddelerini, bu maddelerle Hükümete verilen yetkileri ve bu yetkilerin kullanımı için Hükümetin uygulamaya başlatma konusunda yetkilendirildiğini nazarı dikkate almadan ve işin felsefesini yeterince değerlendirmeden, bu düzenlemelerin serbest piyasa ekonomisine aykırı olduğu gibi yanlış bir izlenimle Genel Kurulumuzu yönlendirmeye çalışmaktadırlar.

Saygıdeğer arkadaşlarım, olayın her boyutu Komisyonumuzca titiz bir biçimde değerlendirilmiştir. Esasen, şu anda, mükelleflerimizin tümü, vergi kimlik numarasını, Vergi Usul Kanunumuzun 8 inci maddesi uyarınca uygulamaktadırlar. Bu defa yapılan düzenlemeyle, işbu uygulama, daha bütünleyici bir düzenlemeye kavuşturulmakta ve ayrıntılarıyla düzenlenmektedir; esas itibariyle, yeni bir düzenleme de getirilmemektedir.

Diğer taraftan, sağlıklı serbest piyasa ekonomisi, dürüst ve kayıtlar üzerinden işleyen bir ekonomiyle sağlanabilir. Bence, kayıtdışı kalmış, layüsel bir biçimde işleyen bir ekonomiyi, çıkıp da burada serbest piyasa ekonomisi diye tanımlamaya hiç kimsinin yetkisi yoktur, böyle bir yaklaşımın benimsenmesi de asla söz konusu olamaz.

Değerli arkadaşlarım, diğer taraftan, dün kabul ettiğiniz 4 üncü maddeyi tetkiklerinize sunuyorum... Bu maddede, bu kanunun uygulanmasının başlangıcını sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmak konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Elbette, Maliye Bakanı, bu yetkiyi, Hükümete bilgi sunarak kullanacaktır, Hükümetin bilgisi dahilinde kullanacaktır ve bu çalışmaları yaparken, gerek Komisyonumuzdaki dilek ve temennileri gerek Genel Kurulumuzun, buradaki, konuya olan duyarlılığını her boyutuyla dikkate almak konumundadır. Bu itibarla, bu hususlarda tereddüt izhar etmeye ve endişe duymaya mahal olmadığını mütalaa ediyorum ve bu nedenlerle de, verilen önergelere ihtiyaç olmadığını düşündüğüm için önergelere katılmadığımı huzurunuzda belirtmek istiyorum.

Arz ediyorum efendim.

BAŞKAN – Teşekür ederim Sayın Başkan.

O zaman, mütalaanızı, önergeler üzerinde bildirebilirdiniz...

Madde üzerinde verilmiş önergeler vardır; geliş sırasına göre okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

586 sıra sayılı Vergi Kimlik Numarası Kanun Tasarısının yürürlük maddesi olan 6 ncı maddesinin "Bu Kanun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmesini öneriyoruz.

Arz ederiz.

Kahraman Emmioğlu Memduh Büyükkılıç Mehmet Bedri İncetahtacı

Gaziantep Kayseri Gaziantep

Mikail Korkmaz Aslan Polat İsmail İlhan Sungur

Kırıkkale Erzurum Trabzon

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığa

Görüşülmekte olan 586 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"Madde 6.– Bu Kanun 1 Temmuz 1998 tarihinde yürürlüğe girer."

Ersönmez Yarbay İsmail Özgün Sıtkı Cengil

Ankara Balıkesir Adana

Hüseyin Arı Osman Yumakoğulları Yakup Budak

Konya İstanbul Adana

BAŞKAN – Son önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 586 sıra sayılı yasa tasarısının 6 ncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini saygıyla arz ederiz.

"Madde 6.– Bu Kanun 1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe girer."

Ufuk Söylemez Mehmet Gözlükaya Ümran Akkan

İzmir Denizli Edirne

Yusuf Bacanlı Saffet Arıkan Bedük

Yozgat Ankara

BAŞKAN – Şimdi, önergeleri aykırılık derecesine göre tekrar okutup, işleme koyacağım.

En aykırı önerge, okuttuğum bu son önerge olduğu için, tekrar okutmadan işleme koyuyorum:

Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet önergeye katılmıyorlar.

Gerekçeyi mi okuyalım?

H.UFUK SÖYLEMEZ (İzmir) – Gerekçe okunsun.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Yasanın hemen yürürlüğe girmesi, kamu işlerinin yürütülmesinde birçok sıkıntı yaratacaktır, işlemler aksayacaktır; çünkü, altyapı hazır değildir; vatandaşlarca olayın öneminin kavranması zaman alacaktır; vatandaşlarımız haksız cezalara uğrayabileceklerdir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

586 sıra sayılı Vergi Kimlik Numarası Kanun Tasarısının yürürlük maddesi olan 6 ncı maddesinin "Bu Kanun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmesini öneriyoruz.

Arz ederiz.

Kahraman Emmioğlu

(Gaziantep)

ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz Sayın Başkanı.

BAŞKAN – Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmıyorlar.

Önerge sahibi olarak, açıklama yapmak üzere; buyurun Sayın Emmioğlu. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın Emmioğlu, süreniz 5 dakikadır.

KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vergi kimlik numarası kullanımıyla ilgili olan tasarının daha başında bile, bir yığın kanunun içerisine sokulması talep ediliyor; yani, vatandaşı doğrudan doğruya etkiliyor ve şu anda, 6,5 milyon kişinin vergi numarasının olduğu ifade ediliyor. Bu kanunun çıkmasıyla birlikte, 15-20 milyon insan daha, vergi kimlik numarası alacak demektir.

Bunun, hemen yürürlüğe girmesinin, iki yönlü mahzuru vardır... Bir kere, şuna dokunmak istiyorum: Sayın Komisyon Başkanımız, bu yürürlük yetkisinin, doğrudan doğruya Maliye Bakanlığıyla ilgili olduğunu söyledi; öyleyse, bu maddeye ne lüzum vardı. Demek ki, bu maddede ifade edildiği gibi, bu kanunun yürürlüğe girmesi, yayımıyla birlikte olacaktır.

Bunun iki yönü var demiştim; birincisi, halkı ilgilendiren yönü, diğeri ise, Maliye Bakanlığının ilgili dairelerini ilgilendiren yönü. Halk -takriben 15-20 milyon insan- vergi numarası alacak; çekine alacak, para göndermesine alacak, şuna alacak, buna alacak... Bunun bir anda olması mümkün değil. Evvela, halkın bu konuda ciddî şekilde bilgilendirilmesi lazım. Bu bilgilendirme için de, elbette, zamana ihtiyaç var. Eğer, halk, bilgilendirilmezse, korkarım ki, bu konuda son derece huzursuz olacaktır. Bu huzursuzluğu alt edebilmek için, bizim, buna bir süre tanımamız şart olmaktadır ve demin de ifade ettiğim gibi, halkın zengi kesimi, zaten vergi kimlik numarasını almış durumdadır. Geriye kalan kısım ise, daha ziyade orta kesimi ilgilendiriyor. Orta kesimin bu vergi numarasını alması zaman alacak ve hemencecik olması halinde de, demin de ifade ettiğim gibi, birtakım sıkıntılara sahne olacaktır.

Diğer yönü, Maliye Bakanlığını ilgilendiren yönü demiştim. Ben, zannetmiyorum ki, Maliye Bakanlığının bu konudaki altyapısı tamamlanmış olsun. Bu altyapının tamamlanması için de, Maliye Bakanlığımızın elbette bir zamana ihtiyacı vardır. Onun için -önergemizi tekrar ediyorum- hiç değilse altı aylık bir mühlet verilsin, hem halkımız bilgilendirilsin hem de Maliye Bakanlığımız gereken altyapıyı oluştursun diyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Emmioğlu.

Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmamışlardı.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Son önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 586 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Madde 6.– Bu Kanun 1 Temmuz 1998 tarihinde yürürlüğe girer.

Ersönmez Yarbay

(Ankara)

ve arkadaşları

BAŞKAN – Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükümet?..

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmıyor.

ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Yarbay, buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz önergeyle, yürürlük tarihinin 1 Temmuz 1998 olarak düzeltilmesini istedik. Bu, iki aylık bir süredir ve bu süre, çok makul bir süredir. Biraz önce arkadaşlarımızın vermiş oldukları önergelerdeki süreler yılbaşına kadardı ve bir de, kanunun yürürlüğe giriş tarihinden altı ay sonraydı. Bu kanun iki gün sonra yürürlüğe girdiği zaman -bu tasarının 3 üncü maddesinin (g) fıkrasında "vergi kimlik numarası ibraz edemeyenlere, havale ve diğer bankacılık hizmetleri vermeleri yasaktır" deniliyor- bayram ertesinde, milyonlarca vatandaş vergi kimlik numarasını nereden temin edecek bir anda?..

Yine, 3 üncü maddenin (f) fıkrasında "karşılığı o şube tarafından provizyon (karşılık) istenmek ve hamilin vergi kimlik numarası tespit edilmek suretiyle ödenir" deniliyor. Adamın bir çeki var, bankaya gitti, hemen vergi kimlik numarası istenecektir; dolayısıyla, milyonlarca vatandaşımız, bir anda, çok zor durumda kalacaktır. Bundan da öte, yine 3 üncü maddenin (h) fıkrasında "Ancak, 52 nci maddenin 2 nci fıkrasında ve 79 uncu maddenin 4 üncü fıkrasında yer alan hükümler; 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi kurumlar, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununa tabi kurumlar, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa tabi kurumlar, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanarak faaliyetleri Bakanlar Kurulunca düzenlenen özel finans kurumları ve yetkili müesseseler hakkında da uygulanır. 52 nci maddenin 2 nci fıkrasında ve bu fıkrada yer alan hükümlerin uygulama usul ve esasları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken düzenlenir" deniliyor. Yarın, bu kanun yürürlüğe girdiği zaman, bu, Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ne zaman toplanacak? Ne zaman esaslar belli olacak ki, bu esaslara göre, bankalar ve finans kurumları işlem yapacak?

Dolayısıyla, iktidar partileri olarak, bir dayatmanın içerisinde olmadan, makul olan bu iki aylık süreyi vermenin çok büyük faydası olacağını düşünüyorum; çünkü, milyonlarca vatandaşımız, bayramdan sonraki pazartesi gününden itibaren, derhal bu problemle karşı karşıya kalacaktır ve iktidar partileri de bu olaydan son derece zarar göreceklerdir; çünkü, noterler eğitilmemiş, bankalar eğitilmemiş, icra-iflas daireleri eğitilmemiş; herkes, bayram sonunda, pazartesi günü, bu olayla karşı karşıya kalacaktır.

O sebeple, iki aylık süre, çok makul bir süredir. Bu sürenin verilmesi konusunda gerekli desteklerinizi bekliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Yarbay.

Önergeye, Komisyon ve Hükümet katılmadı.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 7.– Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Madde üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Karapaşaoğlu; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

FP GRUBU ADINA MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 586 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci maddesi "Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür" şeklindedir.

Değerli arkadaşlar, vergi numarası, biliyorsunuz, yaklaşık 30 milyondan fazla vatandaşımızı, sanayici ve işadamımızı ilgilendirecektir. Dolayısıyla, vergi numarası alanının geniş olması bakımından, Bakanlar Kurulumuzu da, bu çok geniş alanın içinde bulunan kesimleri de ilgilendirmesi lazım. Bu problemlerden, bu meselelerden birisi -vergi alanını genişletmeye çalıştığımıza göre- vergi alanının daralmasına sebep olan birtakım dış baskılar vardır. Nedir bu dış baskılar; mesela, Genel Kurulumuzun bundan önceki gündeminin 12 nci sırasında yer alan İthalatta Haksız Rekabetin ve Sübvansiyonun Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, bügünkü gündemin 73 üncü sırasına atılmış bulunuyor. Bu kanun tasarısı, yurt dışından ithal yoluyla ülkemize gelen birtakım malların, yerli sanayicilerimizle, bilhassa KOBİ niteliğindeki işverenlerimizle çok büyük rekabetler içerisinde olduğu için, çok büyük çaptaki firmalarımızın, 1998 yılı faaliyetleri neticesinde, Maliye Bakanlığımızın karşısına zarar bilançosuyla gelmesi muhtemeldir. Onun için, Maliye Bakanlığımızın, bu konuyu yürütecek olan Hükümetimizin, evvela, dış rekabete karşı içpiyasaları koruması gerekiyor.

Bunun dışında, Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu bu tebliğde, yalnızca bir vergi numarası tespiti vardır. Bu vergi numarası tespiti konusu, Bakanlar Kurulunu işgal etmemelidir, doğrudan doğruya Maliye Bakanlığının yetkisinde olmalıdır. Maliye Bakanlığının yetkisinde olduğu takdirde, o zaman da, Maliye Bakanlığı, bunun zamanını, vaktini, şeklini, şekillendirebilir, ilgilendirebilir.

Ben, burada, dile getirilmemiş bir konuyu dile getirmek istiyorum. Ben, tekstilciyim. Tekstil sanayii iş kolunda, yedi sekiz ay vadeli çeklerle alışveriş yapılır. Şu anda, sanayicimizin portföyünde, vadesi gelmemiş, yedi sekiz ay vadeli, beş ay vadeli, altı ay vadeli çekler vardır. Bu çeklerin arkasında beş altı ciro vardır.

ŞADAN TUZCU (İstanbul) – Bu kanunu kim yürütsün?!

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) – İşte, bu kanunu Maliye Bakanı yürütsün; onu anlatmaya çalışıyorum. Diyorum ki, Hükümeti ilgilendirmez bu iş, Maliye Bakanını ilgilendirir. Alt tarafı, bir numara alacaksınız, numara vereceksiniz;, koskoca Hükümeti bir vergi numarasıyla işgal etmeyiniz. Dolayısıyla, arkasında sekiz on cirosu bulunan bu çeklerin tahsili nasıl olacak vadesi geldiğinde? O, bir problem olarak Maliye Bakanlığının karşısına çıkabilir; herhalde, Sayın Maliye Bakanımızın bu konuda bir tedbiri olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, sanayicimizin korunması açısından içpiyasaya sıkışmış, artık dışarıya açılması gereken sanayiin, bir de ihracatımızın artırılması açısından, sanayicimizin dışarıya çıkabilmesi için teşvik tedbirlerimizle dışarıda yatırım yapacak olan sanayicilerimize birtakım kolaylıklar getirilmesi lazım. Mesela, Türkî cumhuriyetlerde yatırımlar yapanlar var, Bulgaristan'da yatırımlar yapanlar var, Almanya'da yatırımlar yapanlar var. Bu yatırımcılarımızın ülkeyle olan irtibatını temin etmek ve yapacakları ihracatın artırılması bakımından, bu, Maliye Bakanlığımızı ilgilendiren bir konudur. Türkiye'ye, dışarıdan da vergi gelirleri girme ihtimali vardır; dolayısıyla, Bakanlar Kurulumuzun bu konularla iştigal etmesi lazım, bir vergi numarasıyla değil...

Değerli arkadaşlar, bakınız, ikinci olarak söylediğim konunun stratejik önemi de var. Orta Asya'dan Türkiye'ye doğru, Türkiye'den Avrupa'ya doğru bir hat çizerseniz, bu hat üzerinde oluşacak ticarî bir misyonun, gelir getiren bir misyonun, o ülkelerde etkili bir lobisi de olacaktır; ayrıca, bunun dış siyasetimize de etkisi olacaktır.

Ben, arzu ederdim ki, Bakanlar Kurulumuz bu işlerle uğraşsın, bu işlerle iştigal etsin, haksız rekabetin önlenmesiyle ilgili kanun tasarısını bir an önce buraya getirsin ki, sanayicimizin, işadamımızın önü açılsın. Biz, evvela, cezayı gerektiren tedbirleri getirdik; ama, böyle, basit, ufak bir konuyu, müsaade edin de Maliye Bakanımız yürütsün.

Saygılar sunuyorum efendim. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Karapaşaoğlu.

Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın İsmet Attila; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA İSMET ATTİLA (Afyon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılmasıyla ilgili kanun tasarısının yürütme maddesi üzerinde, Doğru Yol Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, kanun tasarısının 4 üncü maddesiyle, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak Maliye Bakanlığına yetki verilmiş bulunulmaktadır. Bu arada, diğer bir maddeyle, bu uygulamanın usul ve esaslarının ne şekilde olacağı konusunda da, Hazine Müsteşarlığının görüşünün alınması suretiyle, uygulamanın başlatılması sağlanacaktır.

Sanıyorum ki, bu tasarıyı hazırlayan Bakanlığımızın, bunun nasıl uygulanacağı konusundaki esasları tespit etmedeki hazırlıkları da yapmış olması gerekmektedir.

Yine, burada-muhtelif milletvekili arkadaşlarımız ve tarafımızdan ifade edilen- noksan gibi görülen veyahut da bu vergi kimlik numarasının muhtelif daireler itibariyle uygulamasında karşılaşılacak olan güçlüklerin de, tereddütlerin de bu düzenleme çerçevesinde mutlak nazarı itibara alınması suretiyle, bunun, takibi gerekmektedir. Tabiî, bu kanun, ülke çapında yürürlükte olacağına göre ve aşağı yukarı bütün vatandaşlarımızı da ilgilendireceğine göre; bir tarafta Noterlik Kanununa, diğer tarafta İcra ve İflas Kanununun yürürlükteki bu maddelerine göre hareket ediliyor. Keza, Tapu Kanununa, Çekle Ödemenin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna, Karayolları Trafik Kanununa ve özellikle de Bankalar Kanununa düzenlemeler getirmesi sebebiyle, uygulamanın, mutlak suretle, başta da defterdarlıklar olmak üzere, malmüdürlükleri ve vergi daireleri tarafından takip edilmesi gerekmektedir. Bir tarafta uygulamayı takip ederken -her zaman söylediğimiz- vergi vermeyenlerin de vergilendirilmesi, kayıtdışı ekonominin kayda alınması, böylece, en sağlam kaynak olan verginin alınması suretiyle, devletin göreceği hizmetlerin, mutlaka ve mutlaka, tahsil edilen vergilerden sağlanması gerekmektedir. Bugün, borçlanmak suretiyle devletin hizmetlerini yapmak, gerçekten, devlete ve milletimize büyük yükler getirmiştir. Özellikle de bu Hükümetin, işbaşına geldiği günden beri, cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde borçlanması, işte enflasyonun en önemli sebeplerinden biridir. Bu yanlışlığa bu Hükümet devam etmektedir ve toplanan vergiler de, üzülerek ifade edelim ki, faize gitmektedir, rantiyeci sınıfa gitmektedir. Eğer, ülke, geliriyle giderini karşılayacak hale gelemezse, bu sıkıntılar devam edecektir, borçlanma bir çare değildir, bu borçlanmanın önüne geçmek gerekir. O sebeple de, vergiyi mutlak surette kayıp ve kaçakları önlemek suretiyle almak, bunun için de, gerekli düzenlemeleri yapmak gerekmektedir.

Burada, Banka Kanununu ilgilendiren ve özellikle de vatandaşlarımızın çoğunluğunu sıkıntıya düşüren bir hususu da bu milletin kürsüsünden ifade etmek istiyorum. Maliye Bakanlığımız, 27 Mart 1998 Cuma günü, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğini (Sıra No: 263) yayımlamış bulunmaktadır. Bu tebliğde "Bazı mükellefler, Bakanlığımıza yapmış oldukları müracaatlarda, 1997 yılında banka ve benzeri finans kurumlarından elde ettikleri menkul sermaye iratlarını doğru olarak beyan edilmesine imkân sağlayacak bilgi ve belgeleri söz konusu kurumlardaki yığılmalar nedeniyle temin edememeleri gerekçesiyle bu gelirlere ilişkin beyanname verme süresinin uzatılmasını talep etmektedirler" denilmektedir ve bunun karşılığında da, yine tebliğde "Banka ve diğer finans kurumlarından elde edilen menkul sermaye iratlarının belgelendirilmesindeki güçlükler Bakanlığımızca zor durum kabul edilmiş olmakla birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanununda topluca beyanname verme süresini uzatan bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesinde yer alan hükme göre, zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olan mükelleflerin beyan süresi bitmesinden önce ayrı ayrı müracaatta bulunmaları halinde, ancak kanunî sürenin bir katını geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca mühlet verilmesine imkân tanınmaktadır. Bu maddenin son fıkrasında da Maliye Bakanlığının mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahallî Maliye teşkilatına devredebileceği düzenlenmektedir.

Bu olaya münhasır olmak üzere; zor durumda bulunduğu belirterek 31 Mart 1998 tarihi mesai saati sonuna kadar bir dilekçeyle başvuran mükelleflere süre verilmesi konusunda defterdarlıklar yetkili kılınmıştır" denilmektedir ve bu beyannameyi vermek zorunda olanlar için de, ilgili defterdarlıklarca bir aya kadar süre verilebileceği belirtilmektedir.

Burada, büyük bir bürokrasi yaratılmış; ayrıca, demin de ifade ettiğim gibi, tebliğin 27 Mart 1998 günü; yani, cuma günü yayımlanması, daha sonra da cumartesi, pazar olması, bu işle ilgili kişilerin konuyu tam anlamıyla bilememesi sebebiyle de, mükelleflerin, defterdarlıklara müracaatları gecikmiş ve mükellefler müracaatlarını yapamadıkları için, cezalı duruma düşmüşlerdir. Tarafımıza intikal eden bu şikâyetler konusunda da Bakanlığımızın bir tedbir alması gerekmektedir. Aksi takdirde, bu defa, vatandaşlarımız, beyanname vermemek suretiyle işi oluruna bırakmak gibi bir yola tevessül etmektedirler. Bunun için gelen şikâyetlerin Bakanlığa da intikal ettiğini tahmin ediyorum. O sebeple, Bakanlığımızın bu konuda alınması gereken tedbirler varsa, tevessül ederlerse, vatandaşlarımızı da mağdur durumdan kurtarabilirler.

Bu, bir yerde, bir taraftan bürokrasiyi -belki de, kanundan doğan diyebilecekler- kaldıralım düşüncesinden hareket ederken, diğer taraftan da bürokrasiyi getirmek oluyor.

Son söz olarak, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren usul ve esaslarının tespit edilmesi konusunda, arkadaşlarımızın, yine, burada dile getirilen hususları da nazarı dikkate almak suretiyle düzenlemeyi yapmalarını tavsiye ediyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Attila.

Grupları adına başka söz istemi?.. Yok.

Şahsı adına, Sayın Ersönmez Yarbay; buyurun.

ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Vazgeçtim.

BAŞKAN – Peki.

Sayın Cevat Ayhan, buyurun.

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Sayın Başkan, bir de oyumun rengi için sözüm var; birleştirerek konuşabilir miyim?

BAŞKAN – Hayır, olmaz efendim. Evvela konuşmalar bitsin.

Buyurun efendim.

Süreniz 5 dakikadır.

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Başkan, muhterem üyeler; görüşülmekte olan kanun tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Önce, Başkanın izniyle, dünkü konuşmamla ilgili bir noktayı tavzih etmek istiyorum. Bendeniz, 1960'ta çıkan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda bugüne kadar çok değişiklik yapıldı demiştim. Şimdi saydım, baktım, 38 tane değişiklik yapılmış. Yani, her yıl bir tasarı sevk etmişiz ve kanunu 38 defa değiştirmişiz ve bu kanun da, artık, içinden çıkılmaz hale gelmiş. Bu kadar sık değiştirilen bir kanunun, alınıp yeni baştan tedvin edilmesi lazım. Gelen ana tasarı da bu şekilde değil; o da yine, bir yamalı bohçaya biraz daha yama ilave etmektedir. 1963'te başlamış ve 1994'e kadar 38 defa değişmiş.

Bir de, Başkana arz etmek istediğim bir husus var. Kendilerinin yönetiminin fevkalade dürüst ve hakşinas bir yönetim olduğuna inanıyorum. Geçen dönem, zaman zaman belki tartışmalarımız oldu. Olur tabiî bunlar. Ancak, biz milletvekilleri konuştuktan sonra, kendileri buradan yorum yapıyorlar. Tabiî, milletvekilinin konuşmasının dinleyenler nezdinde değerinin takdir edilmesi veya düşük takdir edilmesi istikametinde beliren bu beyanların, Başkanlık kürsüsünün sıfatıyla kabili telif olmadığını görüyorum. Yani, bunu, daha sınırlı kullanırlarsa, daha güzel olur diye ifade etmek istedim. Dünkü konuşmamla ilgili olarak, bunları başta belirteyim dedim.

Tabiî, 1950'den önce Prof. Neumark'ın getirdiği Gelir Vergisi Kanununu biliyorum; ama, ben 1960'dan sonraki değişiklikleri arz etmiştim.

Şimdi, gelelim, bu tasarıyla ilgili ve bu tasarının yürütülmesiyle ilgili maddeye. Tabiî, bir latife olarak söyleyeyim; ama, aslında, bizim bu maddeyi değiştirip "bu Kanunu Millî Güvenlik Kurulu yürütür" dememiz lazım. (FP sıralarından "Bravo sesleri, alkışlar) Zira, bu kanunlar, aşağı yukarı, peşpeşe gelen kanunlar. Niye bunu söylüyorum: Aylardan beri -aşağı yukarı bir yıldan beri- Türkiye'de, birtakım kaynaklardan gelen, birtakım dayatmacı çevrelerden gelen "efendim, Türkiye'de dinci sermaye var, yeşil sermaye var, sağcı sermaye var, solcu sermaye var; bunları yakın denetime alalım" diye gayretler var. Ben, tabiî, çok değerli Maliye Bakanımızı ve çok değerli uzmanlarını tenzih ediyorum, kendileri meslekten gelmiş kişilerdir; ancak, bu vasatta gelen bu kanun tasarısını da böyle değerlendiriyoruz, halk da, bunu böyle değerlendirmektedir; bunu da bilmekte fayda var; yani, endişemiz, açıkça söyleyeyim -bu kürsüde her şeyi söylememiz lazım- bu kanun, vatandaşlar üzerinde baskı için kullanılacaktır. Nitekim, ana kanun geldiği zaman orada göreceksiniz; sosyal amaçlı, hayır amaçlı birçok kuruluş üzerine getirilen baskı denetimini, orada, daha uzun tartışacağız. Onun için, bu kanun tasarısını, bu bakımdan yadırgıyoruz.

Muhterem milletvekilleri, ayrıca bu kanun tasarısının bir özelliği var: Bu kanun tasarısı bir tepki kanun tasarısıdır. Nedir tepki; efendim, vergi alamıyoruz, vergi kaçırılıyor... Doğru; vergi vermeyen var, vergi kaçıran var, vergisini veren var. Bunların üzerine giderken, oğluna, Aşkale'ye, 10 bin lira, 50 bin lira, 500 bin lira, 1 milyon lira harçlık yollayacak olan bir anaya, babaya, nineye, amcaya da "getir bakayım vergi numaranı" demek doğru mudur? Yani, herhangi bir yere belli sınırın altında yollayacak olan, havale çıkaracak olan veya havale alacak olan insanların, bu cenderenin içine sokulması doğru mudur? Hiç olmazsa, havalelerde belli bir sınır getirseydik; deseydik ki, 10 milyonun üzerinde, 1 milyonun üzerinde... Yani, makul bir sınır getirseydik; ama, maalesef, Genel Kurulda, bunları, aklıselimle müzakere edemiyoruz, Komisyonda da edemiyoruz, zaten iktidar çoğunluğu var; çoğu zaman, isterse, gece yarısı mesaisiyle, isterse baskın mesaisiyle, istediği kanunu geçiriyor.

Biz, Komisyonda, bu tasarının müzakeresine katılamadık; o zaman, Partimiz münfesihti ve yeni Partide de görev almamıştık. Onun için, Komisyonda, bu tasarıyla ilgili mütalaamız olmadı. Yani, bu tasarıda, benim teklifim, gelin çekin, bir gün sonra getirin, bir hafta sonra getirin; ama, tekrar müzakere ederek, belirli tavanlar getirelim. Yani "şu miktarın üzerinde havale çıkaranlar, havale alanlar, bundan müstesnadır" diye bir hüküm getirelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafında kapatıldı)

BAŞKAN – Efendim, size 1 dakika eksüre veriyorum; buyurun.

CEVAT AYHAN (Devamla) – Peki, teşekkür ederim; bitireceğim.

Yoksa, vatandaşa büyük tedirginlik vereceğiz, büyük rahatsızlık vereceğiz; yani, neticesi bakımından hiç kıymet ifade etmeyen birtakım zorlukları, ezayı, cefayı, vatandaşın sırtına yükleyeceğiz.

Benim teklifim, bu tasarının geri çekilip, bir hafta sonra, bayram sonrası tekrar getirilmesi; ama, bu bahsettiğim maddelerde, ceza maddelerinde hapsi kaldıralım, bir. Bir de, belli limitin üzerindeki havalelerde bu bilgiyi isteyelim ki, normal vatandaşın, köydeki, kasabadaki, zaruret miktarı havalelerinde, bu külfeti sırtına yüklemeyelim diye arz ediyorum.

Biraz sonra, tekrar, mütalaamı arz edeceğim.

Teşekkür ediyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ayhan.

Efendim, aslında, ben, milletvekilleriyle ilgili çok fazla bir beyanda bulunmuyorum da; ama, bazen, hata oluyorsa, onu da düzeltmemiz gerekiyor. Bir de, burada, Meclisimizin manevî şahsına, devletimizin bütünlüğüne ve milletimizin birliğine yönelik beyanlar olursa, onları da düzeltmek, bir Meclis Başkanının görevidir efendim.

Teşekkür ederim.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Söz istiyorum efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

Süreniz 10 dakikadır.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi, dün akşamdan beri, ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması amacıyla, özellikle vergiyi doğuran olayları ve vergiyle ilgili olayları, değişmez bir kimlik bilgisiyle izleyebilecek; dolayısıyla, bu vergi numarasının kullanılması halinde, vergiyle kişiler arasında ilişki kurulacak bir düzenlemeyi tartışıyor.

Bu düzenleme, ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin boyutlarına bakıldığı takdirde, ülkemiz için gerekli olan, zorunlu olan, hatta geç kalmış olan bir düzenlemedir. Bu düzenlemeden rahatsız olacak insanların ne olduğuna şöyle bir bakmamız gerekiyor. Türkiye'de bundan kim rahatsız olabilir; dürüst, vergisini veren, dolayısıyla, bu tür işlemlere asla tevessül etmemiş olan insanların, böyle bir düzenlemeden rahatsız olmasını düşünmek imkânsızdır; böyle bir olay olamaz zaten.

Nitekim, şimdi de, Türkiye Cumhuriyetinde, kimliğini ortaya koymadan, açıkça ispat etmeden, herhangi bir bankada hesap açtırmak mümkün müdür... Peki, bu kimlik bilgileri kullanılarak verilmiş olan bir numarayı da onunla beraber ibraz etmesinin bundan ne farkı vardır; hiçbir farkı yoktur.

Sonuç olarak, belirli bir süre sonra, yurttaşlarımıza, şöyle bir kimlik numarası taşımasından öte hiçbir yükümlülük getirmemektedir. Bunun arkasında da, zaten, ayrıntısıyla kimlik bilgileri vardır.

Ancak, trilyonlarca lirayı, ekonomiyle ilişkilendirilmeksizin, olaylarla ilişkilendirilmeksizin, yaptıktan sonra da asla izi bulunamayacak şekilde harcamaya alışmış olanlar elbette ki bundan rahatsız olur. (DSP ve ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlar, böyle bir düzenleme ihtiyacı nereden gelir; böyle bir düzenleme ihtiyacı, direkt olarak halktan gelir; çünkü, artık, bu vergi adaletsizliğini, vergi yükünün belirli kişilerin sırtında kalmasını hiç kimse olumlu görmemekte, hatta aşırı şekilde rahatsız olmaktadır. Dolayısıyla da böyle bir gerçekten kaynaklanmış yasal düzenlemeyi, yürütme maddesini, başka birtakım kurumların sırtına yıkarak, başka birilerinin talimatı gibi göstermeye kalkışmak, zannediyorum, bu Meclise yapılmış hakaretlerin en büyüğü olur. (DSP sıralarından "Bravo"sesleri, alkışlar) Bu Meclis, bu tür kararlarını, bu tür düzenlemelerini, bu tür talimatlarla yerine getirmez; ülke gerekleri ve ihtiyaçları ne ise, ona göre yerine getirir.

55 inci Cumhuriyet Hükümeti, ülke ihtiyaçlarını görerek kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması için böyle bir düzenleme getirdi; biraz sonra yapacağınız oylamayla da bunu takdirlerinize sunuyor. Dolayısıyla, bu, ne kiminin baskısı ile ne de birisinin zorlaması ile getirilmiş bir olay olamaz ve asla olmamalıdır da zaten. Bu, tamamen sizlerin takdirine kalmış bir olaydır ve bu uygulamanın sonuçlarından yararlanacak olanlar da her halükârda halkımızdır; ancak, zarar görecek olanlar, kesin olarak onlar değildir.

Zaten, Hükümetimiz bu uygulamanın yurttaşlarımızı kesin olarak rahatsız etmeyecek esneklikte yürürlüğe konulması konusunda gereken hassasiyeti gösterecektir; bunu göstermek zorundadır zaten. Hiç kimse kalkıp da, kendi yurttaşına eziyet etmek için düzenleme getirmez. Bu, demokrasinin de mantığına aykırıdır, bizim varoluş nedenimize de aykırıdır.

O nedenle, yasa tasarısının ve yürürlük maddelerinin bu çerçeve içerisinde düşünülmesi gerektiğini bir defa daha bilgilerinize sunmak zorunda kaldım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Madde üzerindeki konuşmalar bitmiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler.... Madde kabul edilmiştir.

Tasarının tümü üzerinde, oyunun rengini belirtmek üzere, Sayın Cevat Ayhan, aleyhte söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Ayhan. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın Ayhan, süreniz 5 dakikadır.

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Başkan, muhterem üyeler; başlangıçtan beri, bu tasarının eksikliklerini, yanlışlıklarını dile getirdik, düzelmesini istedik; olmadı. Tabiî, bu tasarı, zaman bakımından kademeli de uygulanabilirdi, miktar sınırlamaları getirilirdi ve bir geçiş dönemi sağlanırdı.

Bankaya hesap açacak olan için, tamam; ama, dediğim gibi, Hakkâri'deki oğluna bir havale yollayacak insanı da bu külfet altına sokuyorsunuz; yani, alanı da yollayanı da sokuyorsunuz. Onun için bizim itiraz ettiğimiz bunlardır.

Ceza hükümleri de, yine, belli sınırlamalarla uygulanabilirdi; bunların hiçbiri yapılmadı. Hayırlı olsun, tasarı da kabul edildi.

Tabiî, bu tasarının görüşüldüğü vasat da müsait değil dedim, Türkiye'deki siyasî konjonktür müsait değil. Maalesef, üzülerek ifade ediyorum, Bakanlar Kurulu fevkalade zor durumdadır; iki üç gün önce biz burada bir genel görüşme önergesinde, Bakanlar Kurulunun sıkıntısını Meclis olarak paylaşalım, genel müzakere açalım, siyasî partiler olarak Bakanlar Kuruluna destek verelim dedik. Bu Meclisten güvenoyu almış olan hükümetler meşru hükümetlerdir, onların meşruiyetine gölge düşürecek hiçbir tavrı tasvip etmiyoruz; muhalefet de olsak iktidar da olsak tasvip etmiyoruz. Bu Meclis, millî iradenin tecelli ettiği yerdir, Hükümete hesap sorulacaksa, ancak Bakanlar Kuruluna hesabı bu Meclis sorar; ama, bakın şimdi Muhterem Başbakan buradalar kendileri de. Kendilerinin muktedir olduklarını ifade babında kendi Meclis gruplarında kükrediler "biri bana dayatma uygulayamaz, uygularsam ben uygularım" dediler. Alkışladık, memnun olduk.

ERDOĞAN TOPRAK (İstanbul) – Konuyla ne alakası var Sayın Başkan!..

CEVAT AYHAN (Devamla) – Evet var; Hükümetle ilgilidir bu tasarı da onun için...

BAŞKAN – Efendim, bu tasarıyla ilgili, oyunuzun rengini belirtecektiniz. Bu, genel siyaset Sayın Ayhan.

CEVAT AYHAN (Devamla) – Oyumun renginin ret olmasının sebeplerini söylüyorum, onu arz ediyorum, başka bir şeye girmeyeceğim...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bu tasarıyla ilgili konuş; bunun, konuyla ilgisi yok...

CEVAT AYHAN (Devamla) – "Dayatmayı ben yaparım" dediler. Yani, bu Hükümetin muktedir olmadığını, kendi dışındaki şartlar sebebiyle bu kanunu uygulamaya muktedir olmadığını arz ediyorum.

AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) – Ne alakası var!..

CEVAT AYHAN (Devamla) – "Dayatmayı ben yaparım" dediler, güzel. Ondan sonra bir dış seyahatte bir pandomim oynadılar, ondan sonra 20 Martta da bir muhtıra patladı...

HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Maddeyle ilgisi ne bunun!..

CEVAT AYHAN (Devamla) – ...ve bakın muhtıranın bir cümlesini okuyorum... (ANAP sıralarından gürültüler) Lütfen, tahammül edin.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, abuk sabuk konuşuyor bu adam... Ayıp yahu!

CEVAT AYHAN (Devamla) – Tahammül edin, tahammül edin; bunları millet biliyor...

BAŞKAN –Sayın Ayhan, rica ediyorum...

CEVAT AYHAN (Devamla) – Tahammül edin...

Bir cümle okuyacağım, bitiriyorum; ben sizi üzmek için söylemiyorum "...ancak makamı, konumu ve görevi ne olursa olsun hiç kimse kişisel menfaatları ve siyasî ihtirasları uğruna, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yasal görevi olan...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Ayıp yahu!.. Maddeyi konuşması lazım.

CEVAT AYHAN (Devamla) – ...ülke güvenliğine yönelik bölücü ve irticaî gelişmelere karşı mücadele azminden vazgeçirecek zayıflatacak, tereddüte düşürecek veya kararlılığını gölgeleyecek hiçbir tavır, tutum, beyan ve telkinlerde bulunamaz."

Bu, Meclise ve (ANAP sıralarından "size, size" sesleri) bugünkü Hükümete karşı bir bühtandır...

NABİ POYRAZ (Ordu) – Sizin durumunuza karşı...

CEVAT AYHAN (Devamla) – ...Ben, bunu reddediyorum, bir milletvekili olarak. (FP sıralarından alkışlar) Sizin, buna karşı çıkmanız lazım.

Bitiriyorum, az kaldı, sizi üzmek istemiyorum; samimî söyleyeyim, ben, hepinizi severim.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Gereksiz bir konuşma yapıyor bu adam.

CEVAT AYHAN (Devamla) – Siyasî partiler, rejimin teminatıdır, Anayasanın da temel organlarıdır; ama o 20 Mart akşamı, Muhterem Başbakanımızı televizyonda seyrederken fevkalade üzüldüm. Nakavt olmuş, abandone olmuş, süngüsü düşmüş bir başbakan... (ANAP sıralarından gürültüler) Yani, Türkiye Cumhuriyeti buna layık değildir, bu Meclis buna layık değildir.

BAŞKAN – Sayın Ayhan, lütfen... Bunun kanunla ilgisi yok efendim.

CEVAT AYHAN (Devamla) – Biz, size yardımcı olalım, destek olalım... (ANAP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Ayhan, konuyla ilgisi yok bunların.

CEVAT AYHAN (Devamla) – Bitiriyorum. (ANAP sıralarından gürültüler)

AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) – Ne alakası var!..

CEVAT AYHAN (Devamla) – Tamam... Alakasını siz yorumlayın da... Temel'e mahkemede demişler ki: "Yahu, dik dur!" "Tik duramayrum ki" demiş. Yani, Hükümet tik duramayur...

AYHAN GÜREL (Samsun) – Niye dik duramıyormuş?

CEVAT AYHAN (Devamla) – Onun için, bu kanunu da uygulayamazsınız. Gelin, Meclisten yeniden güvenoyu alın ve dik duran bir Hükümet haline gelin.

Teşekkür ederim.

Hepinizi hürmetle selamlarım. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ayhan.

Sayın Ayhan, sayın milletvekilleri böyle söz alıp da konu dışında konuşunca, biz, Başkan olarak müdahale etmek zorundayız; yani, bizi zor durumda bırakıyorsunuz.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, burada, gereksiz yere, abuk sabuk konuşuyor. Çoğu zaman dikkatli konuşan bir hatipti; ama, şu anda, burada, gereksiz yere, saçma sapan bir konuşma yaptı. (FP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Şimdi, değerli arkadaşlarım, Türkiye'deki millî kurumlarımızın onurunu korumak, demokrasinin onurunu korumak hepimizin görevidir. (FP sıralarından alkışlar) Mümkün olduğu kadar, bu konulardaki yaraları çok deşmeyelim. Onun için, rica ediyorum...

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü üzerindeki müzakereler sona ermiştir; ancak, bu kanun tasarısının başlığında "Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve Noterlik Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Tapu Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu" kelimesinden sonra "Çekle Ödemenin" demişsiniz Sayın Komisyon. "Çekle Ödemenin" değil de "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi" olacak. Yani, kanunun orijinal ismi o efendim. O bakımdan "Çekle Ödemenin" değil de "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, Bankalar Kanunu, Posta Kanunu ile Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı" olarak düzeltilmesi gerekiyor.

Yalnız, benim, Başkan olarak bir konuda bir tereddütüm var: Şimdi, İçtüzüğümüz, vergi, harç konulması ve kaldırılmasına yönelik yasa tasarılarının oylamasının açık oylamayla yapılacağı hükmünü getirmektedir. Bu tasarının cezalarla ilgili 5 inci maddesinde "özel usulsüzlük cezası" diye bir ceza getirilmektedir. Özel usulsüzlük cezası, biraz, verginin mütemmim cüzüdür. Ben, bu konuda bir açık oylama yapılıp yapılmaması konusunda Kanunlar Müdürlüğündeki arkadaşlarla biraz tereddüt halindeydim; ama, onlar, bu konuda diyorlar ki, bu, vergi değil; yani, ben de biliyorum, bir cezadır; ama, yine de verginin mütemmimi olabilir diye bir şüphem var.

UĞUR AKSÖZ (Adana)– Hayır... Hayır...

BAŞKAN – Ben, bunu da açıklayayım; onun için, eğer gruplar isterlerse, açık oylamayla da yapabiliriz; çünkü, Anayasamıza göre, bir kanunun şekil yönündeki iptalinin önşartı olarak, son oylamanın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmaması meselesi önemli olduğu için, böyle bir tereddütüm oldu; ama, Genel Kurulda görüyorum ki, bu tereddütümü destekleyen bir destek de olmadığına göre, açık oylamaya gerek görmüyorum.

Evet, kanun tasarısının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kanun tasarının tümü kabul edilmiştir; hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. (ANAP, DSP, CHP sıralarından alkışlar)

Ülkemize ve milletimize gerçekten hayırlı olmasını diliyorum ve önemli bir vergi kaçağını da önleyeceğine inanıyoruz; ancak, Sayın Bakanlık bu konuda düzenleme yaparken, resmî dairelerde geçerli olan kimliklere, mesela nüfus cüzdanı, pasaport ve ehliyet gibi belgelere, hiç olmazsa "vergi kimlik numarası" diye bir sütun ilave edilirse, daha isabetli olacağına inanıyorum.

Çalışmalarımıza devam ediyoruz.

5. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)

BAŞKAN – Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu raporunun müzakerelerine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

6. – 14. 7.1965 Tarihli ve 657 Sayılı, 8.6.1949 Tarihli ve 5434 Sayılı, 5.3.1964 Tarihli ve 439 Sayılı, 30.4.1992 Tarihli ve 3792 Sayılı, 11.10.1983 Tarihli ve 2914 Sayılı Kanunların Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve Bolu Milletvekili Avni Akyol’un, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 45 Arkadaşının, Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur ve 8 Arkadaşının, Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin, Hatay Milletvekili Ali Uyar’ın, Konya Milletvekili Ali Günaydın’ın, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık ve 2 Arkadaşının, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın ve 14 Arkadaşının ve Muş Milletvekili Nedim İlci’nin Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/692, 1/683, 2/24, 2/31, 2/34, 2/170, 2/243, 2/307, 2/556, 2/574, 2/660, 2/661, 2/664, 2/666, 2/726, 2/727, 2/793, 2/828, 2/954, 2/1052) (S. Sayısı : 589) (1)

BAŞKAN – 14.7.1965 Tarihli ve 657 Sayılı, 8.6.1949 Tarihli ve 5434 Sayılı, 5.3.1964 Tarihli ve 439 Sayılı, 30.4.1992 Tarihli ve 3792 Sayılı, 11.10.1983 Tarihli ve 2914 Sayılı Kanunların Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve Bolu Milletvekili Avni Akyol'un, Bursa Milletvekili Turhan Tayan'ın, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 45 Arkadaşının, Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in, Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur ve 8 Arkadaşının, Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, Hatay Milletvekili Ali Uyar'ın, Konya Milletvekili Ali Günaydın'ın, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık ve 2 Arkadaşının, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın ve 14 Arkadaşının ve Muş Milletvekili Nedim İlci'nin Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının müzakerelerine başlıyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Raporun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım: Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunması kabul edilmemiştir.

(1) 589 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.

Tasarının tümü üzerinde, şu ana kadar, Fazilet Partisi Grubu adına Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Denizli Milletvekili Hilmi Develi; şahısları adına, Ağrı Milletvekili Sıddık Altay, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık, Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur söz istemişlerdir.

İlk söz, Fazilet Partisi Grubu adına, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Hasan Dikici'nin.

Buyurun Sayın Dikici.(FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 20 dakika Sayın Dikici.

FP GRUBU ADINA HASAN DİKİCİ (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 589 sıra sayılı kanun tasarısı hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına, Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum.

Tasarıyla, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun, 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenlerinin -ilkokul öğretmenlerinin- Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanunun, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun, 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun bazı maddeleri ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesindeki ekders birim saat ücretlerine ilişkin göstergeleri değiştirilirken, 222 sayılı Kanun ile 4048 sayılı Kanunun bazı maddeleri yürürlükten kaldırılıyor.

Günlerdir kamuoyunu meşgul eden, öğretmenlerimizin dörtgözle beklediği tasarı bu şekliyle kanunlaşırsa, 1 inci derecenin ikinci kademesindeki bir öğretmenin eline, ayda, sadece yedibuçuk milyon lira fark geçecektir. 439 sayılı Kanunda geçen ekders ücreti de, öğretmenlerimize, hemen hemen hiçbir şey getirmeyecektir. Zira, 110 öğretmen, girecek ekders bulmakta zorlanmaktadır.

Tasarıyla, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı için belirlenen ve halen geçerli olan tazminatın üst sınırı, en yüksek devlet memuru aylığının, 1 inci ve 2 nci derecelerden aylık alanlar için yüzde 82'si, 3 üncü ve 4 üncü derecelerden aylık alanlar için de yüzde 78'i, diğer derecelerden aylık alanlar için yüzde 70'idir. Getirilen bu yenilik, kamu kesiminde benzer öğrenim niteliğine sahip ve benzer önem, güçlük ve sorumluluk derecesinde görev yapan personel arasında, öğretmenler aleyhine olan durumu dengelemeye kâfi değildir.

657 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı cetvelin "IV- Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı" bölümünde yapılan değişiklikle, ekgöstergenin 1 ilâ 8 inci derecelere yaygınlaştırılması da, benzer önem, güçlük ve sorumluluk derecesinde görev yapan ve benzer öğrenimli diğer hizmet sınıfları personeliyle aradaki adaletsizliği gidermeyecektir.

Tasarının 4 üncü maddesine katılmamız söz konusu değildir. 4 üncü maddeyle, öğretmenlerimizin emeklilik isteklerine mani olunmaktadır. Maddeyle, öğretmenler, ancak eğitim ve öğretim yılı sonunda emeklilik isteyebileceklerdir.

Geçici madde 1'le, 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bu Kanunla değiştirilen 176 ncı maddesindeki 80 ve 90 gösterge rakamları, sırasıyla, 1999 yılında 90 ve 100'e, 2000 yılından itibaren ise 100 ve 110'a yükseltiliyor. Görüldüğü gibi, gösterge rakamları da çok yetersiz ve cılız kalmaktadır.

Çerçeve 8 inci maddeyle yeni getirilen 24 üncü maddeye kesinlikle katılamıyoruz; çünkü, söz konusu maddeyle, genel müdürlükten geçilmeyen, toplam 17 tane genel müdürlüğü bulunan Bakanlığın sırtına, bir de "Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü" adıyla yeni bir genel müdürlük daha yükleniyor. Her yeni bir kuruluş, yeni bir masraf, yeni bir koltuk, yeni bir yandaşa iş getireceğinden, bu maddeye katılmamız söz konusu değildir.

Eğitim, sosyal bir kurumdur; tıpkı hukuk gibi, aile gibi. Sosyal kurumlardan herhangi biri bozulur, erozyona uğrar, işlevini yerine getiremez ya da yozlaşırsa, bundan, sadece o kurum etkilenmez; aynı zamanda, diğer sosyal kurumların tümü etkilenir, toplum yeni arayışlara girer.

Eğitim, genel manada, davranış değişikliğidir; hem de toplumun özlediği, arzu ettiği, istediği davranış değişikliğidir; sadece bireyin içinde bulunduğu toplumun istediği davranış değişikliği değil, aynı zamanda, çağdaş toplumun davranışlarına uygun değişikliği de içine almaktadır. Bu davranış değişikliklerini, insana, zorunlu eğitimin başlangıcına kadar ailesi ve yakın çevresi vermektedir. Zorunlu eğitimin başlamasıyla, arzu edilen davranışlar, öğretmen, okul, çevre üçlüsü tarafından kazandırılır.

Eğitim sistemlerinde en önemli, hatta, asıl unsur öğrencilerdir. Çağdaş eğitimlerde her şey öğrenciler içindir. Öğrencilerin iyi bir fert olarak yetiştirilmesi, başta gelen gayedir. Bu sistemin iyi, verimli çalışmasında ve başarıya ulaşmasında temel öğe ise, öğretmendir. En iyi, en sağlam altyapıyı kursanız, en mükemmel programları alsanız bile, öğretmenler yeterli nitelikleri haiz değil ya da kendini mesleğine vermesine mani çok çeşitli kaygılar içerisinde bulunuyorsa, o sistemden verim almanız söz konusu olamaz. Bunun için, eğitim sisteminde birinci, asıl ve en önemli olan, iyi bir öğretmen yetiştirme sistemini kurmak ve çalıştırmaktır.

Öğretmen, bir milletin, yarınlarını emanet edeceği çocuklarını ve gençlerini -yani, geleceğini- yetiştirmek için oluşturduğu eğitim sisteminin çalıştırıcısı, geliştiricisi, üretici öğesidir. Öğretmen, çağı yakalamada ülkemizin ihtiyaç duyduğu insangücümüzü yetiştiren, çağdaş olmanın itici gücüdür. Öğretmen, milletin taze dimağlarına millî ve manevî değerleri aktaran, sevdiren, benimseten ve millî ve manevî kültürün gelecek günlerde güçlenerek yaşamasının teminatıdır. Öğretmen, insan sevgisini, vatan aşkını, millî birlik ve bütünlük anlayışını yoğuran, kendine güvenmeyi, milletiyle övünmeyi, geçmişi ve geleceğiyle ülkesinden gurur duymayı aşılayan ve böylece, üstün nitelikli insan yetiştirmeye gayret eden bir mimardır.

Bu niteliklerin ve sorumlulukların tamamına sahip olması gereken öğretmenlerin, çağdaş bir eğitim sistemi içinde, en mükemmel bir şekilde yetiştirilmeleri gerekir. Bugünkü öğretmen yetiştirme sistemimizin arzulanan ve gereken nitelikleri haiz öğretmeni yetiştirip yetiştirmeyeceği, günümüzde, hâlâ tartışılmaktadır.

Ülkemizde, öğretmen yetiştirme meselesi, ilk defa, 1848 yılında resmî olarak ele alınmış v