DÖNEM : 20 CİLT : 48 YASAMA YILI : 3

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

70 inci Birleşim

24. 3 . 1998 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – TokatMilletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, pancar üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin cevabı

2. – Aksaray Milletvekili Nevzat Köse’nin, 55 inci Hükümet döneminde yapılan memur atamalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı

3. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, Yaşlılar Haftasına ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Hasan Gemici’nin cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa ve Monaco’ya gidecek olan Enerji ve Tabiî KaynaklarBakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar,TurizmBakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1377)

2. – Almanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işılay Saygın’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1378)

3. – Dışişleri Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun sözcü seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1379)

4. – Hakkâri Milletvekili Mustafa Zeydan’ın, İçişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/321)

5. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, (6/789, 792) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/322)

6. – KKTC CumhuriyetMeclisi Başkanının vaki davetine, TBMM Başkanının beraberindeki bir parlamento heyetiyle birlikte icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1380)

7. – Bazı milletvekillerine izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1381)

8. – Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde devam etmekte olan olağanüstü halin 30.3.1998 günü saat 17.00’den geçerli olmak üzere dört ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1382)

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/841) (S. Sayısı : 594)

2. – Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında BaşbakanlıkTezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/217) (S. Sayısı : 595)

3. – Batman Milletvekili Ataullah Hamidi’nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/310) (S. Sayısı : 596)

4. – SamsunMilletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında BaşbakanlıkTezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/925) (S. Sayısı : 597)

5. – BatmanMilletvekili Ataullah Hamidi’nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/315) (S. Sayısı : 598)

V. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – (8/21) esas numaralı genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinin görüşme gün ve çalışma süresi ile 31.3.1998 salı günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – GenelKurulun çalışma gün ve saatleri ile 25.3.1998 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin ANAP, DSP ve DTP Gruplarının müşterek önerisi

VI. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, milletvekili lojmanlarına ilişkin sorusu ve Türkiye BüyükMilletMeclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4235)

2. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, bir milletvekilinin Metris Cezaevindeki bir tutukluyu ziyaretine ilişkin Başbakandan sorusu ve AdaletBakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4402)

3. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, Petkim Petrokimya Holding A.Ş.’nin denetçilerine ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/4406)

4. – İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar’ın, Tansu Çiller’in,Başbakanlığı döneminde silah hediye ettiği kişilere ve intihar eden Tunceli İl Alay Jandarma Komutanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4421)

5. – Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Balıkesir’de meydana gelen sel felaketinde zarar gören çiftçilerin mağduriyetlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve TicaretBakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/4440)

6. – Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Balıkesir’de sel felaketinde zarar gören köprülerin onarımına ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/4442)

7. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, il ve ilçe nüfus müdürlüklerinde bilgisayar sistemine ne zaman geçileceğine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4444)

8. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Başbakanlık bünyesine alınıp alınmayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı MuratBaşesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4451)

9. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, ülke çapında güncel adres kütüğü oluşturulması çalışmalarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4467)

10. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, tütün tarımına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Eyüp Aşık’ın yazılı cevabı (7/4479)

11. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Tarım Satış Kooperatifleri Kanununda yapılacak değişiklikle ilgili çalışmalara ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/4481)

12. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, yabancı uyrukluların istihdamıyla ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine ilişkin sorusu ve Çalışma ve SosyalGüvenlikBakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/4483)

13. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, yurtdışı vatandaşlar üst kurulu oluşturulup oluşturulmayacağına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/4484)

14. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, İş ve İşçi Bulma Kurumunun yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/4486)

15. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Meslek Standartları Kurumuna ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/4487)

16. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, iç borçlara ilişkin sorusu ve DevletBakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/4491)

17. – İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar’ın, Afganistan’la yapılan ticarete ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/4493)

18. – Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, tekstil ihtisas gümrüklerine ilişkin sorusu ve DevletBakanı RifatSerdaroğlu’nun yazılı cevabı (7/4496)

19. – Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya Kumluca-Finike ve Demre ilçelerinde sel felaketinden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa R. Taşar’ın yazılı cevabı (7/4498)

20. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, yolcu ve yük taşımacılığı mesleğine giriş ile ilgili kanun tasarısı çalışmalarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/4501)

21. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın,

– Tarım ürünleri sigortası ile ilgili kanun tasarısı çalışmalarına,

Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın;

– Konya-Karapınar Tarım İlçe Müdürüne,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar’ın yazılı cevabı (7/4504, 7/4505)

22. – Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’in, 1998 yılı yatırım programındaki bazı projelere ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/4516)

23. – Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın, Sıvas’a bağlı belediyelere yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/4520)

24. – İstanbul Milletvekili OsmanYumakoğulları’nın, izinli olarak vatandaşlıktan çıkma işlemlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4535)

25. – Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın, Osmaniye İl Kültür Müdürünün sarhoş bir şekilde Kız Öğrenci Yurduna baskın düzenlediği iddiasına ilişkin sorusu ve KültürBakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4560)

 

 

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM GenelKurulu saat 15.00’te açılarak dört oturum yaptı.

Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç’in, emeklilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan;

HatayMilletvekili Levent Mıstıkoğlu’nun, Hatay İlinde fırtına sonucu meydana gelen hasara,

Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, Bolu Dağı geçişi bölünmüş yol inşaatına,

İlişkin gündemdışı konuşmalarına da, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu,

Cevap verdiler.

Millî Savunma,

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm,

Komisyonlarında açık bulunan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen üyeliklere, Gruplarınca aday gösterilen milletvekilleri seçildiler.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

2 nci sırasında bulunan 232 sıra sayılı Kanun teklifinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri GenelKurulda hazır bulunmadıklarından,

3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı Kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,

Ertelendi;

4 üncü sırasında bulunan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553) görüşmelerine devam edilerek, 7 nci maddesi kabul edildi; 8 inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.

24 Mart 1998 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 18.19’da son verildi.

Yasin Hatiboğlu

Başkanvekili

Abdulhaluk Mutlu Ali Günaydın Bitlis Konya Kâtip Üye Kâtip Üye

Levent Mıstıkoğlu

Hatay

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

 

No : 104

II. – GELEN KAĞITLAR

20 . 3 . 1998 CUMA

Tasarı

1. — Türk Ceza Kanununun Bazı Maddeleri ile Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/738) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

Teklifler

1. — Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın; Balıkesir İlinde Gökçeyazı Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/1121) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 18.3.1998)

2. — İzmir Milletvekili Metin Öney ve 7 Arkadaşının; 18 Mart Gününü Şehitler Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1122) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

Tezkereler

1. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1375) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.3.1998)

2. — Cemal Çakmak Hakkındaki Ölüm Cezasının Yerine Getirilmesine Dair Başbakanlık Tezkeresi (3/1376) (Adalet Komisyonuna) ) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.3.1998)

Raporlar

1. — Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu ve Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/313) ((S. Sayısı: 518’e 1 inci Ek) (Dağıtma Tarihi: 20.3.1998) (GÜNDEME)

2. — Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu ve Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/940) ((S. Sayısı: 527’e 1 inci Ek) (Dağıtma Tarihi: 20.3.1998) (GÜNDEME)

3. — Sinop Milletvekili Metin Bostancıoğlu’nun, Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Kanun ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/830) (S. Sayısı: 600) (Dağıtma Tarihi: 20.3.1998) (GÜNDEME)

4. — Niğde Milletvekili Akın Gönen’in Karayolları Trafik Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi İle Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli’nin, İzmir Milletvekili İsmail Yılmaz’ın ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İçişleri Komisyonu Raporu (2/1071, 2/614, 2/617, 2/634, 2/1028) (S. Sayısı: 602) (Dağıtma Tarihi: 20.3.1998) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. — Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın, Savarona Yatına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/912) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

2. — Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Habur sınır kapısından Irak’a giriş yapan kamyon ve tır’lara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/913) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

3. — Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, İzmir Aliağa LNG terminali Projesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/914) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Nilüfer İlçesi Kayapa Beldesi Belediyesince yapılan imar planına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4629) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

2. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Osmangazi Şerafettin Paşa Camii çevre düzenlemesine ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4630) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

3. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Türkiye’nin Rio Deklarasyonuna uyup uymadığına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/4631) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

4. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi ilanı konusundaki Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4632) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

5. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, belediyeler tarafından oluşturulan kent konseylerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4633) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

6. — Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya-Lara Mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4634) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

7. — Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya-Lara Mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4635) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

8. — Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Antalya-Lara Mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4636) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

9. — Isparta Milletvekili Halil Yıldız’ın, İstanbul-Pendik-Emirli-Sığıreğrek mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4637) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

10. — Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan’ın, Sakarya-Sapanca-Yanık-Meşelik mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4638) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

11. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Çiftlik-Kargıcak mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4639) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

12. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Çiftlik-Kargıcak mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4640) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

13. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Çiftlik-Gelinöldü mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4641) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

14. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Çiftlik-Kisebükü mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4642) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

15. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Çiftlik-Adalıyalı mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4643) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

16. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Fethiye-Karadere-Gavurağılı mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4644) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

17. — Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Bodrum-Kızılağaç-Saattepe mevkiinde bir kişiye kiralandığı iddia edilen orman alanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4645) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

18. — Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, M.G.K.’ya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4646) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

19. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, T.B.M.M.’den emekli olan bir kişiye ilişkin T.B.M.M. Başkanından yazılı soru önergesi (7/4647) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

20. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, T.B.M.M’den emekli olan bir kişiye ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4648) (Başkanlığa geliş tarihi.18.6.1998)

21. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Manyetik Kart Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4649) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

22. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, SSK Genel Müdürlüğünün OYAK İnşaat A.Ş.’ye ortak olacağı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4650) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

23. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Edremit Arıtma Tesisi inşaatını yapan firmaya ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/4651) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

24. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın kütüphanelere ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/4652) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

25. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Bursa doğalgaz elektrik santralı ihalesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4653) (Başkanlığa geliş tarihi:18.3.1998)

No : 105

23 . 3 . 1998 PAZARTESİ

Tasarı

1. — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/739) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 20.3.1998)

Teklifler

1. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 12 Arkadaşının; İdam Cezasının Kaldırılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1123) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.3.1998)

2. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 12 Arkadaşının; Siyasi Partiler Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1124) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.3.1998)

3. — Muğla Milletvekili Lale Aytaman ve 12 Arkadaşının; 6831 Sayılı Orman Kanununun Ek 3 üncü Maddesinin (A) Fıkrasının ( c ) Bendi ile 4122 Sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanununun 9 uncu Maddesinin (g) Bendinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/1125) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17.3.1998)

4. — Sivas Milletvekili Tahsin Irmak’ın; Türk Tekniker Odaları Kanun Teklifi (2/1126) (Adalet ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 18.3.1998)

5. — Kütahya Milletvekili İsmail Karakuyu’nun; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1127) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 19.3.1998)

6. — İzmir Milletvekili İsmail Yılmaz ve 48 Arkadaşının; 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanununun 4331 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici 6. Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/1128) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 19.3.1998)

Sözlü Soru Önergesi

1. – Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci’nin, Hükümetin icraatlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/915)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, turizme açılan orman alanlarına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/4654)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

2. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, turizm yatırımlarına açılan orman alanlarına ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/4655)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

3. – Ordu Milletvekili Mustafa Hasan Öz’ün, zirai kazançlardaki çiftçi muafiyetine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/4656)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

4. – Şırnak Milletvekili Bayar Ökten’in, mazot ticaretine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4657)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

5. – Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, Turban Genel Müdürlüğünce açılan bir ihaleye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4658)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

6. – Kütahya Milletvekili İsmail Karakuyu’nun, Kütahya’nın Kalkınmada Öncelikli Yöreler kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4659)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

7. – Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, bir uyuşturucu kaçakçısının öldürülmesi için Hollanda’ya polis gönderildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4660) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

8. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, bazı milletvekillerinin maruz kaldıkları şiddet olaylarına karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4661)(Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

9. – Şırnak Milletvekili Bayar Ökten’in, TKİ Şırnak Bölge Müdürlüğü emrine atanan mühendislere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4662) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.3.1998)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay'ın, Ankara-Sincan’daki Yunus Göleti alanı imar planının değiştirilmesine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4365)

2. – Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, zorunlu tasarruf kesintilerine ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4368)

3. – Çankırı Milletvekili Ahmet Uyanık’ın, “YEŞİL” kod adlı kişiye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4370)

4. – Ordu Milletvekili Mustafa Hasan Öz’ün, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığınca anabilim dallarına gönderilen bir yazıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4372)

5. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Türkiye Halk Bankası T.A.Ş.’ne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4373)

6. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Azerbaycan’daki darbe girişimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4375)

7. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Fethullah Gülen hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4377)

8. – Ağrı Milletvekili M.Ziyattin Tokar’ın, İstanbul’da turizme açılan yeni alanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4379)

9. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, afet konutları ihalesine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/4381)

10. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Fethullah Gülen’in mal varlığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4387)

11. – Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, Körfez Krizi konusunda izlenecek politikaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4390)

No : 106

24 . 3 . 1998 SALI

Tasarı

1. — 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı (1/740) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi : 23.3.1998)

Teklifler

1. — Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın; Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun İle 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1129) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 23.3.1998)

2. — Çorum Milletvekili Yasin Hatiboğlu’nun; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi İle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1130) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 24.3.1998)

Raporlar

1. — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Moldova Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/687) (S. Sayısı: 603) (Dağıtma Tarihi: 24.3.1998) (GÜNDEME)

2. — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Slovakya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/635) (S. Sayısı: 604) (Dağıtma Tarihi: 24.3.1998) (GÜNDEME)

3. — Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay ve 10 Arkadaşının, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/286) (S. Sayısı: 625) (Dağıtma Tarihi: 24.3.1998) (GÜNDEME)

4. — Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı İle Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı: 626) (Dağıtma Tarihi: 24.3.1998) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergesi

1. — Konya Milletvekili Abdullah Gencer’in, Eskişehir TÜLOMSAŞ’ta işten çıkarılan mevsimlik işçilere ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/916) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, terörle mücadeleye ve GAP projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4663) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

2. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, dış borçlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4664) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

3. — İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, Körfez krizinin neden olduğu ekonomik kayıplara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4665) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

4. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, TEAŞ Genel Müdürlüğünce açılan Soma bölgesi santral yakıtı ihalesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/4666) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

5. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman’a bağlı bazı yerleşim birimlerindeki camilerin imam ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4667) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

6. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, köy yollarına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4668) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

7. — Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki şikayet dosyasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4669) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

8. — Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, İzmit-SEKA’nın bazı ünitelerinin özelleştirilmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4670) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.3.1998)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

24 Mart 1998 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN

KÂTİP ÜYELER : Ali GÜNAYDIN (Konya), Abdulhaluk MUTLU (Bitlis)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70 inci Birleşimini açıyorum.

Görüşmelere gündemdışı sözlerle başlıyoruz.

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – TokatMilletvekili Ahmet Feyzi İnceöz’ün, pancar üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Işın Çelebi’nin cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı ilk söz, pancar paralarının yeterince ödenmemesi konusunda, Tokat Milletvekili Sayın Ahmet Feyzi İnceöz'ün.

Buyurun Sayın İnceöz. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın İnceöz, süreniz 5 dakikadır.

AHMET FEYZİ İNCEÖZ (Tokat) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; pancar üreticilerinin emeklerinin değerlendirilmesi üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, kalkınmanın bir ucu sanayi ise, öbür ucu tarımdır. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda, nüfusun yüzde 80'inin üzerinde bir kesiminin tarımla uğraştığı ülkemizde, halen nüfusun yüzde 45'inin tarımla uğraştığı malumlarınızdır. Cumhuriyet dönemi boyunca kaydedilen bu gelişmeye rağmen, bu oran, kalkınmış ülkelerde yüzde 10'un altındadır. Tarımla uğraşan nüfusun büyük bir bölümü sosyal güvenlik şemsiyesi altında değildir. Öte yandan, nüfusun yüzde 45'i tarımla uğraşmakta ve millî gelirden yüzde 15 pay almakta, kişi başına 3 bin dolar olan ortalama millî gelir, tarımda kişi başına 500 dolara düşmekte; tarımı destekleme ihtiyacı da buradan kaynaklanmaktadır.

Türkiye'de, 1997 yılında 870 bine yakın traktör var ve bu, oldukça iyi bir mekanizasyon olarak gözüküyor. Mekanizasyon gücünün azalmaması için, bu miktarın yüzde 10'u kadar traktörün her yıl bu parka eklenmesi gerektiği aşikâr iken, sulanabilir alanların yaklaşık yarısı sulanmaktadır. Tarımda 5 milyon ton civarında gübre kullanılmakta olup, bu rakamın, son on yıldan beri aynı yerde durduğu gerçeği göz önüne alınacak olursa, Türkiye'de kimyevî gübre kullanımının dünya ortalamasının altında olduğu ve gübre kullanımının artırılması gerektiği ortaya çıkar.

İşte, mübarek bayramın yaklaştığı şu günlerde, pancar üreticilerine hak ettiklerinin yüzde 33'ünün verilmesi konusunda bir haber, kendilerini karamsarlığa sevk etmiş bulunmaktadır. Bu tablo içerisinde, enflasyonun arttığı bir ortamda ve de biraz önce arz ettiğimiz gibi, toplumun hiç de küçümsenmeyecek bir kısmı tarım alanında yine pancar üretimi kısmında da iç Anadolu'nun ve Ege'ye kadar uzanan bu seyir ve yaygınlık ölçüsü içerisinde, buradaki halkımızın, beklentilerinde umduklarını bulamamaları nedeniyle, geçen günlerde Tokat'ta iken, oradaki üreticilerin bu konudaki haklı sitemlerini dile getireceğimi, Meclise taşıyacağımı söyledim. Bu konuda, Yüce Meclisimizin ve Hükümetin dikkatlerini çekiyorum. Yıllarca, her alanda mağdur edilen, özellikle tarımın önemli kesimlerinden biri olan pancar üreticilerinin, bu nazik dönemde, -özellikle biraz önce arz ettiğim gibi- tarlalarına gübre atamamalarını, tohum parası bulamamalarını ve üretime yeniden yönelme konusunda, sıkıntı çeken, cesaret bulamayan bu kesime, biraz daha cesaret verilmesi gerektiğine işaret etmek istiyorum.

Tarımda ortalama kalkınma hızının yüzde 3 civarında seyrettiği; ancak, 1996 yılında yüzde 4,4 büyüme sağlandığı; tarım sektörü üretiminin 1997 yılında yüzde 2 oranında azalacağının tahmin edildiği; ülkemizin nüfus artışı ve ihracatı göz önüne alındığında, bu kalkınma hızının yeterli olmadığının ortada olduğu bir gerçek içerisinde Türkiye, birçok üründe kendi kendine yeterli iken, bugün, ithalatçı duruma geldiği bilinmektedir.

Değerli Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; işte, tüm bunları göz önüne alarak, tarım sektöründe düne göre, bugün, küçümsenemeyecek ilerlemelerin, iyileşme düzenlemelerinin, başarıların...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Feyzi İnceöz, lütfen toparlayalım...

AHMET FEYZİ İNCEÖZ (Devamla) – Böylesine bir konuda hiç de küçümsenmeyecek bir alan olan pancar üreticilerinin durumunun yeniden ele alınmasını, özel ihtimam gösterilmesini istirham ediyorum.

Aralık ayında akaryakıt ve likitgaz fiyatları yüzde 30 artırıldı, akaryakıt zammının özel sektör tarafından bütün mallara yansıtıldığı ve şeker fiyatlarının yüzde 6 ilâ 9 oranında artırıldığı bir ortamda, pancar üreticilerine verilen bu miktarın az olduğunu ifade ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın İnceöz.

Gündemdışı konuşmaya, Hükümet adına yanıt vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Işın Çelebi, buyurun.

DEVLET BAKANI IŞIN ÇELEBİ (İzmir) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 1997-98 kampanya döneminde, üreticiden 14 milyon 907 bin ton pancar satın alınmış olup, 1 milyon 920 bin ton şeker üretilerek, üretimde rekor seviyeye ulaşılmıştır. Fiilî alım fiyatı, ortalama, 12 100 liradan, 181 trilyon lira tutarındaki pancar bedelinin yüzde 37'sine tekabül eden 67 trilyon lirası aynî ve nakdî avans olarak yılı içerisinde ödenmiştir. Kesin pancar bedel ödemelerine Doğu Anadolu Bölgesindeki 8 fabrikamızda 12 Mart 1998 tarihinde başlanmış ve toplam 15 trilyon liranın tamamı ödenmiştir. Diğer fabrikalarımızda ise, ödemelere, dün, 23 Mart 1998 tarihinden itibaren başlanmış olup, Kurban Bayramına kadar her bir üreticiye 30 milyon liradan az olmamak üzere, bakiye pancar bedeli, alacaklarının 1/3'ü ödenecektir. Böylece, Kurban Bayramına kadar toplam pancar bedellerinin yüzde 63'ü ödenmiş olacaktır. Bayramdan sonra bakiye pancar bedellerinin ödenmesine devam edilerek, en kısa zamanda bitirilmesine çalışılacaktır.

Bana bu açıklama fırsatını verdiğiniz için teşekkür eder, saygılar sunarım.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çelebi.

2. – Aksaray Milletvekili Nevzat Köse’nin, 55 inci Hükümet döneminde yapılan memur atamalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı ikinci söz, 55 inci Hükümetin memur atamalarına ilişkin olarak Aksaray Milletvekili Sayın Nevzat Köse'nin.

Buyurun.

NEVZAT KÖSE (Aksaray) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiyemizin, siyasal açıdan, demokrasi açısından, ekonomik açıdan, sosyal dengeler açısından tam bir karmaşa yaşadığı bugünlerde, milletvekilleri olarak, bu konularda, gündeme ve ülkeye sahip çıkmak, yerinden oynayan taşların bir an evvel yerli yerine oturması için çaba sarf etmek, görevinin bilinci ve sorumluluğuyla ve yine önemli saydığımız hizmetin ve devlet katmanlarının vazgeçilmez unsurları olan yetişmiş bürokratların bugünkü durumunu dile getirmek üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Parlamentoya saygılar sunuyorum.

Devlet ciddiyeti ve bilincinin, hizmet ve liyakat unsurunun her geçen gün hiçe sayıldığı bir dönemde, ülkesine bilgi ve tecrübe birikimleriyle sahip çıkmaya çalışan pek çok bürokratın, tüm üst bürokratın refüze ve rencide edildiği bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Artık, bürokratlar, korkan, yılan ve başlarına gelecekleri hesapladıkları için politize olmak zorunda kalan bir noktaya gelmişlerdir; Anadolu'nun her yerinde, yarınından emin olmayan, kendi inisiyatifini kullanmaktan korkan, yapacağı her işte parti merkezlerine danışan memurlar haline gelmişlerdir; çünkü, artık, kaderleri, bir il başkanının telefonuna, bir ilçe başkanının sayın bakana gönderdiği faks notuna bağlanmıştır.

Bu duruma hukuk yoluyla direnenlerin başına bakın neler geliyor: Çocukluğumuzun tabiriyle, tam Aziz Nesinlik bir olay; mesleğinde 35 yılını devlete vermiş, kurumunun hemen hemen tüm kademelerinde ve Türkiyemizin birçok yerinde görev yapmış bir bürokratın hikâyesi. 20 yıl hizmetten sonra, 1984 yılında Orman Genel Müdür Yardımcısı olmuş tam 7 yıl süreyle. 1992 yılında Or-Köy Genel Müdürü olmuş; 5 yıl da bu görevi yürütmüş. Sonra ne olmuş; sonra, Türkiye'nin, adil, hukuka saygılı, umut olan 55 inci Hükümeti(!) işbaşına gelmiş; almışlar bizim Genel Müdürü görevinden, müşavir yapmışlar.

AYHAN GÜREL (Samsun) – Nereden senin genel müdürün oluyor.

NEVZAT KÖSE (Devamla) – 6 Haziran 1997, aradan bir ay geçmiş "sen müşavir de olamazsın" demişler; kendisini, APK Dairesinde mühendis yapmışlar; çünkü, mühendislik diplomasını elinden almanın yolunu bulamamışlar. Araya, her zaman olduğu gibi, yargı girmiş. Hukuk kuralları uygulanmış, müracaatlar üzerine, görevlerine iade etmişler, bizim Orman Genel Müdür Yardımcısını, Or-Köy Genel Müdürünü; ama, nafile... 5 Kasım 1997 günü mahkeme kararı uygulanmış, göreve iade edilmiş, 6 Kasım 1997'de, ertesi gün, Bakanlık makamının emriyle ve Sayın Bakanın imzasıyla geçici görevle görevlendirilmiş... 15 gün içinde, Tunceli, Bitlis ve Tokat İllerinde Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan yerlerin hak sahiplerine satılması için kurulan komisyonlarda görevlendirilmiş. Sayın Genel Müdür, 7-10 Kasım 1997'de Tunceli'ye, yol dahil, gidecek, Hozat İlçesinde bu komisyonda bulunacak, raporunu hazırlayacak, hemen arkasından, 10-14 Kasım tarihlerinde, yine, otobüsle Bitlis'e intikal edecek, Güroymak İlçesinde bu komisyonda bulunacak, hemen onun arkasından, Tokat İline intikal edecek, 17-21 Kasım tarihlerinde aynı işleri yürütecek ve raporlarını makama sunacak... İmza, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu. Toplam 10 günde, otobüsle, tam 3 ayrı ilde, 19 birimde bu çalışmayı yürütecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Köse, toparlayalım.

NEVZAT KÖSE (Devamla) – Arkasından, hırs ve hız kesemeyen Bakanlık, yine aynı şahsı, bu kez, 23 Şubat ilâ 9 Mart tarihleri arasında, otobüsle gitmek koşuluyla, Hakkâri'nin Çukurca ve Şemdinli İlçelerinde, tam 30 köy ve kasabada inceleme görevi yapmak üzere görevlendirecek ve raporlarını isteyecek... Yine, altındaki imza, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu.

Sayın milletvekilleri, bu örnekle özdeşleşen birçok örnek, şu an hepinizin aklından geçiyor kanısındayım. İşte, sizin kafanızdaki örneklerin de birer simgesi, Or-Köy Genel Müdürü Sayın Osman Çelik... Osman Çelik ve benzerlerinin çektiği birçok acıları, yıpratılan devlet kadrolarının her birinin sıkıntıları...

Hukuk ve adaleti tüm gücüyle savunan 55 inci Hükümete saygıyla ithaf olunur...

Hepinize saygılar sunarım. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Hükümet adına, Devlet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk yanıt verecekler.

Buyurun Sayın Türk. (DSP sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aksaray Milletvekili Sayın Köse'nin konuşması üzerine, 55 inci Hükümet döneminde yapılan memur atamalarıyla ilgili genel bir açıklama sunmak istiyorum.

Kamu kurum ve kuruluşlarının, memur, sözleşmeli personel, sürekli işçi ve geçici işçi sayılarında 1 Temmuz 1997 ilâ 31.12.1997 tarihleri arasındaki değişiklikler şöyle özetlenebilir: Konsolide bütçeye tabi işyerlerindeki memur sayısında 37 533 adet, sözleşmeli personel sayısında 588 adet, sürekli işçi sayısında 405 adet artış, geçici işçi sayısında ise 11 712 adet azalış şeklindedir.

Kamu iktisadî teşebbüslerinde ise, memur sayısında 2 243 adet artış; sözleşmeli personel sayısında 1 037 adet, sürekli işçi sayısında 4 707 adet ve geçici işçi sayısında da 2 992 adet azalış şeklindedir.

Bunlara göre, söz konusu dönemde, genel, katma ve özel bütçeli kurumlar ile kamu iktisadî teşebbüslerinde, toplam olarak memur sayısında 39 776 adet artış; sözleşmeli personel sayısında 449 adet, sürekli işçi sayısında 4 302 adet ve geçici işçi sayısında da 14 704 adet azalış gerçekleşmiştir.

Memur sayısındaki bu artışların 17 184 adedi öğretmen, 6 212 adedi polis memuru, 8 636 adedi sağlık personeli, 2 950 adedi din görevlisi olmak üzere, toplam 34 982 adedi, eğitim, sağlık, emniyet ve din hizmetlerine aittir; yani, artışın yüzde 88'ini oluşturmaktadır.

Memur sayısındaki artışın bir diğer sebebi de, özelleştirme kapsamında bulunan kuruluşlardaki personelin, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca diğer kuruluşlara aktarılmasından ve Ziraat Bankası ile Emlak Bankasındaki sözleşmeli statüde çalışan müdür yardımcılarının memur statüsüne geçirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Diğer taraftan, söz konusu memur, sözleşmeli personel ve işçi kadro ve pozisyonlarına atama yapmak üzere kurumların açıktan atama talepleri, açıktan atama iznine ilişkin prosedür uyarınca, ilgisine göre, Devlet Personel Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlıkça, sadece, hizmet gerekleri dikkate alınarak değerlendirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 55 inci Hükümetin memur atamaları konusundaki uygulaması bu çerçeve içerisindedir.

Saygıyla arz olunur. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Türk.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sayın Orman Bakanı cevaplayacaktı!.. Bir şey diyemiyoruz...

BAŞKAN – Efendim, Sayın Köse bize Orman Bakanının memur atamaları diye duyurmadı; onun için, biz de, gündemdışı söz konusunda ilgili Devlet Bakanını uyardık.

NEVZAT KÖSE (Aksaray) – Sayın Bakana teşekkür ediyorum efendim.

3. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, Yaşlılar Haftasına ilişkin gündemdışı konuşması ve DevletBakanı Hasan Gemici’nin cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı üçüncü söz, Yaşlılar Haftası konusunda, Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç'un.

Buyurun Sayın Koç. (DTP sıralarından alkışlar)

MÜJDAT KOÇ (Ordu) – Sayın Bakan, sayın milletvekilleri; içinde bulunduğumuz ve bugün son gününü yaşadığımız Yaşlılar Haftasıyla ilgili söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yaşlanma, ihtiyarlama, kısaca eskime, canlı cansız her yaratılmışın kaderidir. Toplum olarak, yaşlılara sahip çıkmak, ihtiyaçları olan huzurlu bir ortam ve ilgiyi eksik etmeden onları sevmek bir insanlık görevidir. Bütün yaşlılar, daha yaşlanmadıklarını düşünür. Yaşlılık hep ileridedir; yaş 70 mi, bundan sonra daha 80'i var; 80 mi, daha 90'ı var... Şöyle bir düşüncelerinizi yoklayın, çevrenizdeki birçok yaşlı hâlâ evlenme hayali kurar.

İleri ülkelere baktığımızda, uygarlık "yaşlılık" kavramını ortadan kaldırmış, yerine "olgunluk" kavramını getirmiştir. Bugün, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı 44 huzurevinde ve belediyelere ait 28 huzurevinde toplam 5 767 yaşlıya hizmet verilebilmektedir. Özel huzurevleri adı altında kurulan denetimsiz huzurevlerinde, diğer bir adıyla ölüm kamplarında ölüme terk edilen yaşlılarımızla ilgili televizyonlarda izlediğimiz görüntüler hâlâ zihinlerimizden silinememiştir. Devlet ve diğer gönüllü kuruluşlar ile özel huzurevlerinde bugün 11 bin yaşlıya bakım olanağı sağlanmaktadır. Birçok aile ise, kendi imkânlarıyla yaşlılarına bakmaya, daha doğrusu, bakabilmeye çalışmaktadır.

Küçülen aile içinde yaşlıların konumuna göz atılırsa, bu kişilerin, bazen çocuklarının yanında zorlukla barındıkları, bazen de, yaşlı çiftler olarak hayatlarını idame ettirdikleri söylenebilir. Özellikle problem, yaşlı çiftten bir tekinin ölmesiyle başlamakta, tek kalan yaşlı, eğer çocuğu var ise, çocuğunun ilgi derecesine göre, bazen mutlak bir yalnızlık içerisinde son günlerini geçirmektedir. Özellikle 80'li yaşlardan sonra, bu kişilerin hafıza ve diğer özelliklerinde ve kabiliyetlerinde meydana gelen zayıflamalar, günlük temel ihtiyaçlarının giderilmesinde büyük sorunlar yaratmaktadır. Bu sorunlar, bazen komşuların yardımları, bazen de, kapıcı ailelerinin, ücret karşılığı hizmetleriyle kısmen çözülebilmekteyse de, özellikle yaşlının, fizikî ve aklî kapasitesinin çok düştüğü dönemlerde, organize işgücü piyasasının olmaması neticesinde, yaşlının yanına refakatçi bulmak, neredeyse olanaksız hale gelmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; unutmayalım ki, bugün genç veya orta yaşta olan herkes, yarın mutlaka yaşlanacaktır. Yaşlısına, sakatına, muhtacına, yeterince kaynak ayıramamış bir devletin kalkınmışlığı söz konusu olamaz. Sosyal yönden bu denli eksikliğimiz mevcut; ya ekonomik yönden?..

Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'in, Isparta Milletvekili olarak 25.10.1973 tarihinde, 7 arkadaşıyla verdiği kanun teklifiyle, muhtaç durumda olan, 65 yaş üzeri kimselere bir nebze olsun rahatlama sağlamak amacıyla çıkarılan kanun ne durumda?.. 1973'te, 500 lira olan maaş, bugün, 3 4 500 000 liraya gelmiş... Evet, yanlış anlamadınız sayın milletvekilleri; aylık yaşlılarımıza bizim öngördüğümüz 3 aylık maaş 4 500 000 lira... 1973'te, bugüne, o zamanlar bir şeylere yeten parayla, bugün, günlük 1 simit ve 1 çay dahi alınamaz olmuş. Nerede sosyal devlet ilkemiz!..

Bir yaşlı kimsenin huzurevine girebilmesi de öyle kolay bir şey değil. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ilgili yönetmeliğine göre, yaşlı kimsenin sürekli bakım ve tıbbî tedavi gerektiren hastalığı bulunmaması, ruh sağlığının yerinde olması ve bunun yanında, o kişinin, 60 yaşın üzerinde ve alkol, uyuşturucu bağımlısı olmaması da gerekiyor. Buyurun, siz çıkın bu karmaşanın içinden!.. Bu konularda başarılı hizmetlerini izlediğimiz Devlet Bakanı Sayın Hasan Gemici'den yaşlılarımız adına olumlu çalışmalar bekliyoruz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu önemli haftanın son gününde, Victor Hugo'nun, uykudaki bir yaşlı adamı anlattığı " Boğaz Uykuda" adlı şiirinin, Orhan Veli'nin çevirisiyle bir bölümünü okuyarak sözlerime son vermek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Koç, lütfen, toparlayalım.

MÜJDAT KOÇ (Devamla) – "O ki, aslına dönmekte olan kişidir

Geçer yalan dünyadan ebedî dünyaya,

Gencin gözündeki ihtiras ateşidir

İhtiyarınkinde başka bir nur, başka bir ziya."

Yüce Heyetinizi ve ülkeyi bugünlere getirip bizlere emanet eden dünün gençleri, bugünün baştacı olan yaşlılarımızı, bu vesileyle bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmayı yanıtlamak üzere, Devlet Bakanı Sayın Hasan Gemici; buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç'un Yaşlılar Haftası dolayısıyla yapmış olduğu gündemdışı konuşmayı cevaplandırmak üzere söz almış bulunmaktayım; hepinize saygılar sunuyorum.

Doğal yaşamın kaçınılmaz sonucu olarak, her insan, yaşlanacak, ailesinin, toplumun ve devletin desteğine, ilgi ve sıcaklığına daha çok gereksinim duyacaktır. Yaşlılarımız, büyüklerimiz, maddî ve manevî zenginliklerimizi yaratanlardır. Çağdaş, laik, demokratik cumhuriyetimizin kurulmasında, yaşatılmasında ve geliştirilmesinde onların emekleri, alınterleri ve göznurları vardır.

Bir toplumda sosyal dayanışmanın temel koşulu, o toplumun, yaşlısına, özürlüsüne ve çocuklarına sahip çıkmasıdır. Sosyal devlet olmanın temel koşulu da budur.

Türk toplumu, tarih boyunca, toplumsal ve aile yapısı içinde, geleneksel olarak, yaşlısına saygı gösteren ve değer veren bir toplum olmuştur.

Sayın Başkan, sayın üyeler; yaşlılarımızın hayatlarını sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmelerinin sağlanması, korunması, bakılması, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması, 2828 sayılı Yasayla kurulmuş bulunan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun görevleri arasındadır. Kurum bugün, ülke genelinde, 44 huzur evinde, 4 200 yaşlımıza sürekli bakım hizmeti vermektedir. Toplam kapasitemiz 5 400'dür. Bugün için, aciz, bakıma ihtiyaç duyan ve sırada bekleyen bir tek yaşlımız yoktur.

55 inci Hükümet döneminde, son 8 ayda, son derece modern 4 huzurevini; Sakarya-Toprak, Ankara-Süleyman Demirel, Adana-Küçükevler ve Muğla Huzurevlerini hizmete açmış bulunuyoruz. Önümüzdeki ay, Nazilli İlçemiz ile Karaman ve Erzincan İllerimizde 3 huzurevini daha hizmete açacağız.

Göreve geldiğimizde, yatağa bağımlı yaşlılarımıza hizmet verecek huzurevlerimiz yoktu. Bu süre içinde konunun çözümünde önemli aşamalar kaydedilmiştir. Ankara-Süleyman Demirel Huzurevi, Eskişehir, Konya ve Niğde-Bor Huzurevleri, ağırlıklı olarak, yatağa bağımlı yaşlılara hizmet verir hale getirilmiştir. Bu 4 huzurevinde 1 000 kapasite yaratılmıştır. 6'sı il merkezlerimizde, 4'ü ilçelerde olmak üzere, toplam 10 huzurevi yapım çalışmaları sürdürülmektedir.

Sayın Başkan, sayın üyeler; 55 inci Hükümet döneminde huzurevlerimizdeki yaşam koşullarında belirgin iyileşmeler olmuştur. Huzurevlerimizdeki yaşlılarımızın fizikî bakımları, yaşam koşullarının iyileştirilmesi yanında yaşamlarının anlamlı kılınması, yaşama sevinçlerinin ve yaşama bağlılıklarının artırılması için, sosyal, kültürel etkinliklere de önem verilmiştir.

Kutladığımız Yaşlılar Haftası, huzurevlerimizin ve oralarda yaşayan insanlarımızın daha iyi anlaşılmasına vesile olmuştur. Bu sonucun oluşmasında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun her kademede çalışan personelinin özverili çalışmalarını, burada, teşekkürle ve şükranla anmak istiyorum. Huzurevlerimizdeki yaşlılarımızı daha sağlıklı, daha mutlu kılmak üzere çalışmalarımız sürecektir.

Sayın Başkan, sayın üyeler; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun 44 huzurevinin yanında, bugün için, çeşitli bakanlıkların, vakıf, dernek ve belediyelerimizin işletmekte olduğu 72 özel huzurevimiz daha vardır. Bu 72 huzurevinde 5 567 yatak kapasitesi vardır. Bu durum da, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla birleştirildiğinde, ülkemizde 11 bine yakın yaşlımızın huzurevlerinde yaşadığını söyleyebiliriz.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, kendi huzurevlerinde yaptığı çalışmalar yanında, biraz önce sözünü ettiğim kurum dışındaki bakanlıklar, belediyeler, vakıflar, dernekler ve özel kuruluşların yürütmekte olduğu huzurevlerinde de denetim ve gözetim çalışmalarına devam etmektedir. Bu huzurevlerinin açılması ve yürütülmesi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun görevleri arasındadır.

Özel huzurevlerimizle ilgili olarak, Sayın Müjdat Koç'un, biraz önce "ölüm kampı" diye nitelendirdiği olay, benim hatırladığım kadarıyla, üç yıl kadar önce olan bir olaydır. Kurumdan aldığım bilgilere göre, o kuruluşla ilgili yasal çalışmalar başlatılmış, gereği yapılmıştır.

Şu anda, bu şekilde, ne Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda ne de özel huzurevlerinde böyle bir olay, böyle bir ortam yaşanmaktadır; buna buradan ifade etmek istiyorum.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, özel huzurevlerimizle ilgili en küçük duyumu değerlendirmekte ve gereğini süratle yapmaktadır.

Sayın Başkan, sayın üyeler; yine, Sayın Koç'un, üzerinde önemle durduğu, 1.7.1976 tarih, 2022 sayılı Kanuna göre, 65 yaşını doldurmuş, muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına, halen, 550 gösterge ve 5820 katsayıya göre, aylık 3 milyon 201 bin lira ödenmektedir. 1997 malî yılında 1 milyon 566 bin lira ödenmekteydi. 1998 yılı Bütçe Kanunuyla getirilen düzenlemeyle, 350 gösterge rakamı 550'ye yükseltilmiş ve katsayı artışıyla birlikte, aylıklar yüzde 104 oranında artırılmıştır.

Bugün için, bu tertipten aylık alanların sayısı 905 912'dir. Her ay, bu sayıya yaklaşık 10 bin kişi ilave edilmektedir. Bugünkü katsayılara göre, yıllık olarak, 905 bin yaşlımıza -yaşlı ve maluliyet aylığı alan insanlarımıza- yıllık 35 trilyon lira ödenmektedir. Ayrıca, karı kocanın her ikisinin de aylığa müstahak olmaları halinde, bu aylıklar, aile reisine yüzde 50 artırılarak ödenmektedir.

Diğer taraftan, kanunun 7 nci maddesiyle de, bunlara, devlet hastanelerinde ücretsiz olarak tedavi olabilme imkânı sağlanmıştır.

Yine, bu durumdaki yaşlılarımıza ve yardıma muhtaç insanlarımıza, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yardımlarımız sürdürülmektedir. Yapılan ödemelerin, bütçe imkânları ölçüsünde daha da artırılmasına ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir.

Sayın Başkan, sayın üyeler; içinde bulunduğumuz Yaşlılar Haftası, Türkiye genelinde, yaşlılarımızca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kuruluşlarımızda, son derece etkili bir şekilde, sosyal ve kültürel etkinliklerle kutlanmıştır. Bilindiği gibi, önümüzdeki 1999 yılı, Birleşmiş Milletlerce, Dünya Yaşlılar Yılı ilan edilmiştir.

Ben, sözlerimi, İran'lı bir şairin şu sözleriyle bitirmek istiyorum. İranlı şair, yaşlılarla ilgili bir şiirinde "Siz, dün bizler gibiydiniz; biz, yarın sizler gibi olacağız" diyor. Biz de, hem bu dünyanın hem de ülkemizin ilerlemesinde, gelişmesinde vermiş oldukları emeklerin de bilincinde olarak, yaşlılarımızın toplum içerisinde daha saygın olmaları ve sağlıklarını daha rahat, daha mutlu sürdürmeleri için her türlü tedbiri almaya çalışıyoruz.

Sayın Koç'a, yaşlılarımızla ilgili önemli konuyu gündeme getirdiği ve bana, bu görüşlerimi, yaptığımız çalışmaları aktarma fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Gemici

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın diğer sunuşları vardır; sunuşlar oldukça uzun, onun için, Divan Üyesi arkadaşımızın oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığının 2 adet tezkeresi vardır, okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Fransa ve Monaco’ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, TurizmBakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1377)

17 Mart 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

19 Mart 1998 tarihinden itibaren; Su ve Sürdürülebilir Kalkınma konulu konferansa katılmak üzere Fransa'ya ve Crans Montana Enerji Forumuna katılmak üzere de Monaco'ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

2. – Almanya’ya gidecek olanDevletBakanı Işılay Saygın’a, dönüşüne kadar, DevletBakanı Metin Gürdere’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1378)

17 Mart 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 20 Mart 1998 tarihinde Almanya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Işılay Saygın'ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Metin Gürdere'nin vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Dışişleri Komisyonu Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum.

3. – Dışişleri Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun sözcü seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1379)

19 Mart 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Komisyonumuzda açık bulunan Komisyon Sözcülüğü için 19.3.1998 tarihli 11 inci Birleşimimizde seçim yapılmış ve İzmir Milletvekili Sabri Tekir 11 oy alarak seçilmiştir.

Bilgilerinize arz olunur.

Saygılarımla.

Murat Karayalçın

Samsun

Dışişleri Komisyonu Başkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Komisyondan istifa önergesi vardır, okutuyorum:

4. – Hakkâri Milletvekili Mustafa Zeydan’ın, İçişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/321)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İçişleri Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Bilgilerinize sunar, gereğinin yapılması konusunda emir ve müsaadelerinizi arz ederim.

Saygılarımla.

Mustafa Zeydan

Hakkâri

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair bir önerge vardır, okutuyorum:

5. – Ankara Milletvekili ErsönmezYarbay’ın, (6/789, 792) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/322)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" bölümünde bulunan 14 üncü ve 17 nci sıralardaki 6/789, 6/792 sıra sayılı soru önergelerimi, yazılı cevap geldiğinden dolayı geri alıyorum.

Bilgilerinize arz ederim. 24.3.1998

Ersönmez Yarbay

Ankara

BAŞKAN – Sözlü soru önergeleri geri verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyli Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 1 ilâ 5 inci sıralarında, Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonun bazı milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarına ilişkin raporları vardır; okutup, ayrı ayrı bilgilerinize sunacağım:

IV. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN

DİĞER İŞLER

1. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/841) (S.Sayısı : 594) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 9.6.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış; İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna, incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 7.1.1998 günlü raporuyla, görevini kötüye kullanma suçu isnat olunan Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kavuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Komisyonumuza savunma vermek üzere gelen Murat Karayalçın, dokunulmazlığının kaldırılmasını ve adil yargılanma olanağı tanınmasını istemiştir. İçtüzüğün 134 üncü maddesinde yer alan "dokunulmazlığın kaldırılmasını, üyenin bizzat istemesi yeterli değildir" hükmünü göz önünde tutan Komisyon, bu hususta milletvekilinin isteminin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Bu açıdan, dosyanın konusu olan soruşturmanın ağırlığı ve önemi ile kamu yararı dengesinin de Komisyonumuzca değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve isteğe bağlı kalınmaması öngörülmüştür.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile Hazırlık Komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla, bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün, onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenle de isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

2. – Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/217) (S.Sayısı : 595) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 9.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Konya Milletvekili Hüseyin Arı'nın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan Hazırlık Komisyonuna, incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık Komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 12.2.1998 günlü raporuyla, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir ve komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve harekette bulunmak suçu isnat olunan Konya Milletvekili Hüseyin Arı hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Konya Milletvekili Hüseyin Arı, konu ile ilgili olarak Komisyonumuza sözlü savunma vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile Hazırlık Komisyonu raporunu inceleyen Karma Komsiyonumuzun bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle bir farklı statünün, onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlığın bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır.

Bu nedenle, Komisyonumuz, isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak Konya Milletvekili Hüseyin Arı hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

3. – BatmanMilletvekili Ataullah Hamidi’nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/310) (S. Sayısı : 596) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 6.6.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen, Batman Milletvekili Ataullah Hamidi'nin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan Hazırlık Komisyonuna, incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık Komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 7.1.1998 günlü raporuyla, görevini ihmal suçu isnat olunan Batman Milletvekili Ataullah Hamidi hakkındaki kavuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Batman Milletvekili Ataullah Hamidi, konu ile ilgili olarak Komisyonumuza yazılı savunma vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile Hazırlık Komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün, onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine yasama görevini kamu yararına uygun olarak yapılabilmeleri için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır.

Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak, Batman Milletvekili Ataullah Hamidi hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

4. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları ÜyelerindenKurulu Karma Komisyon Raporu (3/925) (S.Sayısı : 597) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 14.7.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Samsun Milletvekili Murat Karayalçın'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna, incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık Komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 7.1.1998 günlü raporuyla, görevini kötüye kullanma suçu isnat olunan Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Komisyonumuza savunma vermek üzere gelen Murat Karayalçın, dokunulmazlığının kaldırılmasını ve adil yargılanma olanağı tanınmasını istemiştir. İçtüzüğün 134 üncü maddesinde yer alan "dokunulmazlığının kaldırılmasını üyenin bizzat istemesi yeterli değildir" hükmünü göz önünde tutan Komisyon, bu hususta milletvekilinin isteminin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Bu açıdan, dosyanın konusu olan soruşturmanın ağırlığı ve önemi ile kamu yararı dengesinin de Komisyonca değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve isteğe bağlı kalınmaması öngörülmüştür.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen karma komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün, onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevini kamu yararına uygun biçimde yapılabilmeleri için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır.

Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Son raporu okutuyorum:

5. – BatmanMilletvekili Ataullah Hamidi’nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve AdaletKomisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/315) (S. Sayısı : 598) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 6.6.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen, Batman Milletvekili Ataullah Hamidi'nin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan Hazırlık Komisyonuna, incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık Komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 7.1.1998 günlü raporuyla, zimmet, görevi kötüye kullanma ve görevini ihmal suçu isnat olunan Batman Milletvekili Ataullah Hamidi hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Batman Milletvekili Ataullah Hamidi, konuyla ilgili olarak Komisyonumuza yazılı savunma vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile Hazırlık Komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün, onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmeleri için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır.

Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak, Batman Milletvekili Ataullah Hamidi hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bu raporların hepsi, kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine dairdir. 10 gün içinde itiraz olunmadığı takdirde bu raporlar kesinleşmiş olacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup oylarınıza sunacağım:

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

6. – KKTC CumhuriyetMeclisi Başkanının vaki davetine, TBMM Başkanının beraberindeki bir parlamento heyetiyle birlikte icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1380)

20 Mart 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Hakkı Atun'dan alınan resmî davette Türkiye Büyük Millet Meclisinden Sayın TBMM Başkanı Başkanlığında bir Parlamento Heyeti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine davet edilmektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

Hikmet Çetin

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bazı sayın milletvekillerinin izinli sayılmalarına dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

7. – Bazı milletvekillerine izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1381)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Aşağıda adları yazılı sayın milletvekillerinin hizalarında gösterilen süre ve nedenlerle izinli sayılmaları, Başkanlık Divanının 19.3.1998 tarihli toplantısında uygun görülmüştür.

Genel Kurulun onayına sunulur.

Hikmet Çetin

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

"Edirne Milletvekili Ümran Akkan, mazereti nedeniyle, 7.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 16 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri İncetahtacı, mazereti nedeniyle, 7.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün,"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"İstanbul Milletvekili Mukadder Başeğmez, mazereti nedeniyle, 7.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 16 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, hastalığı nedeniyle, 10.2.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 23 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"İstanbul Milletvekili Ahmet Tan, mazereti nedeniyle 7.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Manisa Milletvekili Ayseli Göksoy, mazereti nedeniyle, 9.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 14 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan, mazereti nedeniyle, 15.2.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 17 gün"

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:

V. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – (8/21) esas numaralı genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinin görüşme gün ve çalışma süresi ile 31.3.1998 Salı günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No.107 23.3.1998

Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 191 inci sırasında yer alan ararejim tartışmaları konusundaki (8/21) esas numaralı genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinin, Genel Kurulun 31.3.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasının, görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasının ve bu birleşimde sözlü soruların görüşülmemesinin Genel Kurulun onayına sunulması, Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

Hikmet Çetin

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

Lütfü Esengün Ülkü Güney

FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

Turhan Güven Ali Ilıksoy

DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili

Oya Araslı Mahmut Yılbaş

CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanı

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi Gruplarının İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş müşterek bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Genel Kurulun çalışma gün ve saatleri ile 25.3.1998 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin ANAP, DSP ve DTP Gruplarının müşterek önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 23 Mart 1998 Pazartesi günü yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, aşağıdaki müşterek önerimizin Genel kurulun onayına sunulmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Ülkü Güney Ali Ilıksoy

ANAP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili

Mahmut Yılbaş

DTP Grubu Başkanı

Öneri:

553 sıra sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının görüşmelerinin bir an önce tamamlanabilmesi için, Genel Kurulun 25 Mart 1998 Çarşamba ve 26 Mart 1998 Perşembe günleri 13.00-19.00, 20.00-24.00 saatleri arasında çalışması; 25 Mart 1998 Çarşamba günü sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Söz isteyen var mı?

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Aleyhinde söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Aleyhinde, buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; üç siyasî partimizin müşterek teklifi üzerinde, Grubumuzun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Benzer teklif, biraz daha geniş şekilde, geçen hafta Yüce Meclisin huzuruna getirildi. Çalışma saatlerinin ve günlerinin yeniden düzenlenmesi, Meclisin 13.00'ten 24.00'e kadar çalışması yolunda, iktidar partilerine mensup grupların teklifi, geçen hafta, Yüce Genel Kurulda kabul görmedi, reddedildi, Meclisimizin iradesi o şekilde tecelli etti.

Aradan bir hafta geçti, değişen hiçbir şey yok; ama, yine aynı gruplar, bu defa, sadece Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının görüşmelerinin bir an evvel bitirilmesi gerekçesiyle, yeniden, çarşamba ve perşembe günleri süre uzatımı, daha doğrusu, 13.00'ten 19.00'a, 20.00'den 24.00'e kadar Meclisin çalışması isteğinde bulunmaktalar.

Değerli arkadaşlar, alışılmış bir çalışma metodumuz var. Bunu, mümkün mertebe değiştirmemeye, haftalık 3 gün 4'er saatlik çalışma yöntemine ayak uydurmaya çalışmak zorundayız. Şimdi, bakınız, saat 13.00'te toplantıya başlanılması isteniyor. Tecrübeyle sabittir ki, saat 15.00'te toplanmaya alışmış olan Yüce Genel Kurul, 13.00'te toplanmıyor, toplanamıyor. Yoklama yapılıyor, toplantı yetersayısı olmadığı için ara verilip, yeni baştan yoklamalar yapılıyor. Sonuç itibariyle, 13.00 ilâ 19.00 arasındaki, iki saatlik eksüre, yoklamayla heba olup gidiyor.

Sonra, akşam saatlerindeki çalışma... Yine, geçmişte de gördük; daha bundan bir ay önce, alının kararlar yerine getirilemedi. Saat 20.00'ye, 24.00'e kadar Meclis çalışsın diye karar alınmasına rağmen, özellikle Hükümet partileri Mecliste olmadığı ve toplantı yetersayısı sağlanamadığı için, alınan kararın da pratikte bir faydası görülmedi.

Onun için, daha geçen hafta reddedilmiş bir öneriyi, bugün, tartışmanın dahi faydası yok diyoruz. Bu kararı almanın, şu andaki duruma göre imkânı yok, alınsa dahi uygulanması mümkün değil.

Gerekçe olarak, 553 sıra sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı bir an evvel çıkarılsın deniliyor. Eğer, Hükümet bu konuda samimi ise, özellikle, Hükümete dışarıdan destek veren CHP'nin bu yoldaki isteklerini nazara almak zorunda. Siz hükümet olurken azınlık hükümeti kurdunuz; CHP'nin de dışarıdan desteğiyle ayakta duracağız iddiasıyla bugüne kadar geldiniz. Bu konuda, bu tasarıda CHP'nin bu desteği mevcut değil; buna rağmen neyi zorluyorsunuz?

Bakınız, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının, bugüne kadarki görüşmelerinde -iki hafta geçti- daha 7 maddesi bitirilebildi. Bu iki gün içerisinde de bu tasarının sonuçlanması (bitirilmesi) mümkün değil. DYP destek veriyor, Fazilet Partisi olarak biz destek veriyoruz; ama, CHP engelini, Hükümet aşamıyor. Kaldı ki, bizim desteğimiz de bütün maddelerde değil muhakkak; bizim de, değişiklik önergesi vereceğimiz, itiraz edeceğimiz, muhalefet edeceğimiz maddeler var. Bütün bu gerçekleri bile bile, sırf, memurlara, kamu sendikacılarına hoş görünmek için bu çabaları gösteriyorsunuz.

Bakınız, Hükümetin "öğretmenlere zam yapacağız" diye bir iddiası var; Meclise getirilmiş bir tasarı var, yüzde 18 zam yapılacak. Bütün öğretmen kardeşlerimiz, bunun bir an evvel yasalaşması için heyecanla bekliyorlar; ama, öyle bir tasarı getirildi ki "öğretmene yüzde 18 zam yapacağız" diye getirilen tasarı 23 madde. Sayın Millî Eğtim Bakanı yüzde 18 zammı verirken, Millî Eğitim Bakanlığında, çeşitli kanunlar ne yapmak istiyorsa, onları da o tasarının içerisine ilave etmiş. İsmi, sözde, yüzde 18 zam tasarısı; ama, içerisinde daha neler neler var; Meclisin kabul edemeyeceği, muhalefetin kabul edemeyeceği daha bir sürü hüküm...

Bakınız, şuradan açıkça söylüyorum: Getirin iki maddelik bir tasarı, öğretmenlere yüzde 18 mi verirsiniz, daha fazlasına gücünüz yeter mi bilmem; ama, şu bayram öncesinde, hemen, bugün yarın yasalaştıralım. Öğretmene yüzde 18 zam veriyorum diye 23 maddelik bir tasarıyı bu Meclise getirmek, öğretmenlerin ümidini sömürmektir, kötüye kullanmaktır. (FP sıralarından alkışlar) O tasarı da, büyük ihtimalle, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının akıbetine dönecektir. (FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Hükümeti samimi olmaya davet ediyorum; geliniz, hem öğretmenlerin hem memurların bu haklı isteklerini, böyle içinden çıkılmaz tasarılarla değil, muhalefetin, özellikle Hükümete destek veren Cumhuriyet Halk Partisinin desteğine, engeline maruz kalacak şekilde değil; çekiniz geriye, partilerarası komisyonda -Danışma Kurulu mu olur, ortak bir komisyon mu olur- görüşelim, memurların ümitlerini de sömürmeyelim.

Bir ay evvel, bu Mecliste müzakeresini yaptığımız, polislerin, askerliklerini görevleri başında yapmasına dair bir başka teklif daha var idi; hani, ne oldu?! Çektiniz, bir daha getirmiyorsunuz!.. Binlerce -30-35 bin civarında- askerliğini yapmamış olan polis, görevli kardeşlerimiz; annesiyle, babasıyla, eşleriyle, çocuklarıyla o yasanın çıkmasını bekliyor. (FP sıralarından alkışlar) Bu teklifi müzakere etmek için Genel Kurula getirdiniz; ama, birileri "olmaz" dedi, geri çektiniz, bir daha getiremiyorsunuz.

Geliniz, bayram öncesindeki iki hafta içerisinde, hem öğretmenlerin yüzde 18 zammını gerçekleştirelim hem askerliklerini yapmamış olan polislerin o ihtiyaçlarını, o sıkıntılarını giderecek yasal değişiklikleri yapalım,. Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısını da, bu şekilde Meclisten geçirmeniz maalesef mümkün değil. Ortada gerçek var; iki gün değil, üç gün de çalışsanız, önümüzdeki hafta da çalışsanız, 53 maddelik bir tasarı, Mecliste, CHP'nın engelini maalesef, aşamaz. Düşüncelerimi bu şekilde dile getiriyorum.

Meclisin çalışmasını her halükârda istiyoruz. Yine, daha önce, Anavatan Partisinin, Demokrat Türkiye Partisinin, Demokratik Sol Partinin isteği doğrultusunda gündemde defalarca değişiklikler yapıldı. Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında, 69 uncu sıraya kadar ikili, uluslararası anlaşmalar var -ki, bugün, bunlar, gündemin çok büyük bir kısmını işgal ediyor- bunlar, yine böyle bir kararla veya Danışma Kurulu kararıyla öne alınmıştı; ama, görüşülemedi. Adalet Bakanlığı tarafından sevk edilen çeşitli kanun tasarıları var; öne alındı, görüşülemedi.

Netice itibariyle, asıl söylemek istediğim şu: Bu Hükümet ne yaptığını bilmiyor. Bu Meclisin toplanamaması, tıkanıp kalması veya şu Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının getirilmesi, sonuçta, Hükümetin içinde bulunduğu durumu gösteriyor aslında; Hükümet çıkmaza girmiş, Hükümet bir çıkmaz sokakta; Mecliste de ne yapacağını bilmiyor.

Grup olarak bu öneriye ret oyu vereceğimizi ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Esengün.

Önerinin lehinde, Sayın Ülkü Güney; buyurun. (ANAP sıralarından alkışlar)

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, muhterem arkadaşlarım; dün, Danışma Kuruluna götürmüş olduğumuz Meclisin bu haftaki çalışma süresiyle ilgili önerimize bazı parti grupları karşı çıktılar. Biraz önce burada konuşan sayın sözcü, götürmüş olduğumuz bu önerinin, bundan daha önce; yani, geçen hafta getirilen öneriyle aynı olduğunu, o nedenle, bugün, artık, bu önerinin getirilmemesi gerektiğini beyan ettiler. Zannediyorum, bizim önerimizi iyi incelememiş ve okumamışlar. Bizim, geçen hafta getirdiğimiz öneriyle bu öneri farklıdır; hem gün olarak farklıdır hem süre olarak farklıdır hem de tanzim bakımından farklıdır. Biz, geçen hafta cuma günleri de Genel Kurulun çalışmasını öngörmüş ve bazı kanun tasarılarının gündemdeki sıralarını değiştiren bir öneri getirmiştik; bugün getirmiş olduğumuz öneriyle, Meclisin, çalışma sürelerinin, yalnız, çarşamba ve perşembe günleri saat 24.00'e kadar uzatılmasını istiyoruz.

Şimdi, buraya gelip de, bu işi, tenkit etme bahanesiyle, Hükümetin çalışmalarına veya İktidarın çalışmalarına endekslemek, bana göre, basit bir politika yapmaktan öte bir şey değildir. İşin gerçeğine inmek lazım. İşin gerçeği şu: Biz, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısını kanunlaştırmak istiyoruz; bunun için de, çalışma sürelerini uzatmak istiyoruz. Bunda yadırganacak bir şey yok; bu, 50 madde de olabilir, 40 madde de olabilir. Yeter ki, Meclis çalışsın; birincisi bu.

İkincisi: önünüzdeki programa bakarsanız, öğretmenlere yüzde 18 zam verilmesiyle ilgili tasarı, sendikalar yasa tasarısının arkasındadır; yani, ondan sonra ilk sıradadır. -O zaman, gelin, bu kanunu bu hafta çıkaralım- ona sıra geliyor; o, başka bir yerde değil; uzakta değil, 50 inci veya 100 üncü sırada değil. Memur sendikalarıyla ilgili yasa tasarısının hemen arkasından, öğretmenlere zam verilmesine ilişkin yasa tasarısı geliyor.

Şimdi, burada gelip tenkit etmiş olmak için konuşmanın bir anlamı yoktur. Bunları bırakalım, işin gerçeğine bakalım; memur sendikalarıyla ilgili yasa çıkmalıdır, bu tasarının yasalaşmasının gerektiğine Hükümet olarak ve Anavatan partisi olarak biz inanmaktayız. Sizlerin de inandığını biliyorum; siz de "biz, bunu destekliyoruz" diyorsunuz. Öyleyse, çıkarmamak için niye engelliyorsunuz? Buradaki amacınızı anlamak mümkün değil.

Bu bakımdan, Yüce Meclisin, önerimize olumlu bakacağını umuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Başka söz talebi var mı efendim? Yok.

Öneriyi yeniden okutup, oylarınıza sunacağım:

Öneri: 553 sıra sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının görüşmelerinin bir an önce tamamlanabilmesi için, Genel Kurulun 25 Mart 1998 Çarşamba ve 26 Mart 1998 Perşembe günleri 13.00-1900, 20.00-24.00 saatleri arasında çalışması, 25 Mart 1998 çarşamba günü sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, altı ilde uygulanmakta olan olağanüstü halin dört ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi vardır; okutuyorum.

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

8. – Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van İllerinde devam etmekte olan olağanüstü halin 30.3.1998 günü saat 17.00’den geçerli olmak üzere dört ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1382)

16.3.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 26.11.1997 tarihli ve 525 sayılı kararı uyarınca, Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van İllerinde devam etmekte olan olağanüstü halin, 31.3.1998 günü saat 17.00'den geçerli olmak üzere dört ay süreyle uzatılması Bakanlar Kurulunca 5.3.1998 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Mesut Yılmaz

Başbakan

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Başbakanlığın, az önce okunan tezkeredeki tarihin düzeltilmesiyle ilgili bir tezkeresi daha vardır; onu da okutuyorum:

20.3.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İLGİ : 16/3/1998 tarihli ve B.02.0.KKG/188-2/1343 sayılı tezkeremiz.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 26.11.1997 tarihli ve 525 sayılı kararı uyarınca, Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van İllerinde devam etmekte olan olağanüstü halin, Millî Güvenlik Kurulunun 26.2.1998 tarihli ve 419 sayılı kararı göz önünde bulundurularak, 31.3.1998 günü saat 17.00'den geçerli olmak üzere dört ay süreyle uzatılması hakkındaki Bakanlar Kurulu istemine ilişkin ilgide kayıtlı tezkere ve eki kararda belirtilen "31.3.1998" tarihinin "30.3.1998" olarak dikkate alınmasını arz ederim.

Mesut Yılmaz

Başbakan

BAŞKAN – Başbakanlık tezkeresi üzerinde, İçtüzüğün 72 nci maddesine göre görüşme açacağım.

Gruplara, Hükümete ve şahsı adına iki üyeye söz vereceğim.

Konuşma süreleri; gruplar ve Hükümet için 20'şer dakika, şahıslar için 10'ar dakikadır.

Görüşmenin sonunda da, tezkereyi oylarınıza sunacağım.

Başbakanlık tezkeresi üzerinde, şu ana kadar, sadece şahsı adına, Bitlis Milletvekili Sayın Zeki Ergezen söz istemiştir.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ben de söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Bir de siz söz istiyorsunuz...

Sayın Hükümet, açıklama için önceden söz istiyor musunuz?

İÇİŞLERİ BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sonunda konuşacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN – Demokratik Sol Parti Grubu adına, Sayın Ali Ilıksoy. (DSP sıralarından alkışlar)

DSP GRUBU ADINA ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Diyarbakır, Hakkâri, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van İllerinde devam etmekte olan olağanüstü halin dört ay süreyle uzatılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı üzerinde Demokratik Sol Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım. Hepinizi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasamıza göre, olağanüstü hal uygulaması, olağanüstü güvenlik sorunlarına, sınırlandırılmış bir zaman dilimi içerisinde ivedi çözümler üretmeyi amaçlayan ve geçici özellik taşıyan bir yönetim şeklidir. Bu yönetim şeklinin dayanağı, Anayasamızın 120 nci maddesidir. Anayasanın bu maddesi uyarınca, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde, ondört yıla yakın bir süredir, olağanüstü hal uygulaması devam etmektedir. Bölge insanı, uzun yıllardır süregelen bu yönetim şeklinin, artık, olağan ve kalıcı olduğuna inanmış durumdadır.

Demokratik Sol Parti olarak, yıllardan beri, terör mücadelesinde başarıya ulaşmak için, güvenlik önlemlerinin, ekonomik ve sosyal önlemlerin alınmasını, sorunun dış boyutunun gözardı edilmemesini, bölge halkının güven ve desteğini kazanmak için gerekli önlemlerin alınmasını hep söylemişizdir.

55 inci Cumhuriyet Hükümetinden önce kurulan hükümetler, bu görüşleri içeren program ve projeleri olmadığı veya bu görüşleri paylaşmadıkları için terörle mücadelede beklenen başarı tam anlamıyla sağlanamamıştır.

Sayın milletvekilleri, olağanüstü hal bölgesinde, gerek terör nedeniyle gerek olağanüstü hal uygulamaları nedeniyle veya diğer sebeplerle bölgede göçe mecbur kalan yüzbinlerce yurttaşımızın bulunduğunu, binlerce köy ve mezraın boşalmış veya boşaltılmış olduğunu; büyük kentlerimizin bu göçlerden fazlasıyla etkilendiğini hepimiz biliyoruz. Bölgede çok sayıda okulun kapalı olduğu, açık bulunan okulların önemli bir bölümünde ise öğretmen bulunamaması nedeniyle eğitim ve öğretimin yapılamadığı; buna bağlı olarak, onbinlerce öğrencinin eğitim ve öğretimden yoksun bir şekilde büyüdüğünü de biliyoruz. Eğitim ve öğretim sorununun yanı sıra, bölgede, sağlık sorunlarının ve sağlıkla ilgili personel yetersizliğinin mevcut olduğu; ayrıca, bölgede, nitelikli kamu personeli eksikliği de bilinen bir gerçektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; olağanüstü hal uygulamalarının temel ayırıcı özelliğinin, vatandaş ile terörist arasındaki gerçek ayırımı gözeten bir yönetim şekli olması gerekirken, uygulamada, zaman zaman, vatandaşı muhtemel işbirlikçi gibi gören anlayış nedeniyle bölge insanının devlete olan güveni azalmıştır. Yine, bölgede bulunan değişik statüdeki güvenlik görevlilerinin farklı uygulamaları da devlete olan güveni azaltan faktörlerdendir.

Diğer güvenlik görevlilerinin yanı sıra, bölgede, ayrıca, 442 sayılı Köy Kanununa göre, köy koruculuğu uygulamasına da gidilmiştir. Başlangıçta, korucu bulmakta güçlük çekilmiş; ancak, devletin sağladığı olanaklar sonucu, kısa sürede, korucu sayısında önemli bir artış sağlanmıştır. Korucular, istihbaratta, rehberlikte ve çatışmalarda, zaman zaman ön saflarda görev almışlardır. Köy korucularının bir kısmının güvenlik kuvvetlerine önemli ölçüde katkı sağlamasının yanı sıra, bir kısmının terör örgütüyle bağlantılı olduğu, bir kısmının yasadışı ticarî ilişkilere girdiği, bir kısmının ise, aşiretlerarası mücadelede köy koruculuğu görevini kendilerine üstünlük sağlayan bir güç olarak kullandığı anlaşılmaktadır.

Koruculuk göreviyle bağdaşmayan eylemlerde bulunan onbinlerce köy korucusunun işine son verildiği de bilinmektedir. Halen görev yapan köy korucuları arasında, yukarıda sayılan nitelikte çok sayıda korucunun bulunduğu ve görev yapmakta olduğu da kuvvetle muhtemeldir; çünkü, başlangıçta, köy korucusu alımı yapılırken, o günün koşullarında herhangi bir araştırma ve soruşturma yapılmamış olmasının, bu olumsuzluklarda önemli payı olsa gerek.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 55 inci Cumhuriyet Hükümeti göreve başlar başlamaz, bölgenin gelişme ve güvenlik sorununu bir bütün olarak ele almış, bölgenin yerleşim düzensizliğinin yarattığı sorun ile köy ve mezraların boşalmış olmasından dolayı ortaya çıkan sorunun aşılması için, çeşitli nedenlerle köylerinden ayrılan yurttaşlarımıza seçenekler sunmuştur.

Güvenliğin tam olarak sağlandığı, ekonomik olanakları yeterli seviyede olan köylere dönüş, devlet katkısıyla özendirilmiştir. Kentlerde kalmak isteyenlere, bulundukları yerde istihdam, geçinme ve barınma olanağı sağlanmıştır. Ayrıca, ulaşıma ve hayvancılığa elverişli hazine arazilerine toplu yerleşim merkezleri kurulması suretiyle, köye dönüş özendirilmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 55 inci Cumhuriyet Hükümeti göreve başlandığında, bazı iyileştirici önlemleri devreye sokmak suretiyle, 9 ilde sürmekte olan olağanüstü hal uygulamasını 3 ilde kaldırmıştır. Terörle mücadelede, özellikle güvenlik boyutu açısından gelinen nokta başarılıdır.

Bugün, gerek ülkenin bütününde gerekse olağanüstü hal uygulanan bölgede, güvenlik ve kanun hâkimiyeti önemli ölçüde sağlanmıştır; ancak, mücadeleye, kesin sonuç alınıncaya kadar devam edilecektir. Nitekim, birkaç gün önce, Şırnak İline, helikopterlerle, binlerce askerimizin sevkıyatının yapılmış olması, bu görüşümüzü doğrulamaktadır. Aksi halde, şehit olan binlerce güvenlik mensubunun kemikleri sızlar, gazilerimizin ve anaların yüreği yanar; buna hakkımız yoktur. Bu nedenle, terörle mücadeleye, kesin sonuç alınıncaya kadar devam edilecektir. Devletimizin ve onun meşru güvenlik kuvvetlerinin bu konuda önemli bir mesafe almış olmasını, hepimiz memnuniyetle karşılamaktayız.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; güvenlik önlemleriyle sınırlı kalarak terörün kökünü kurutmanın olanaksızlığını da biliyoruz. Bu bilinçle hareket eden Hükümetimiz, ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için, bu bölgelerimizde, kalkınmayı ve sanayileşmeyi hızlandırmak, işsizliği azaltmak, eğitim ve sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak için bir dizi tedbir almış ve uygulamaya koymuştur. Başta eğitim olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin sosyal ve ekonomik yönden kalkınmasına yönelik olarak alınan tedbirlerin kısa zamanda uygulamaya konulmuş olması, sevindirici bir gelişmedir.

Bu bölgelerimizde, uzun yıllardır, diğer sorunların yanında, eğitim sorunu da en ağırlıklı sorunlar arasında çözüm beklemekteydi. Buralarda, yüzlerce okul kapalı kalmıştı; açık olanlarda ise öğretmen sıkıntısı vardı. Kapalı okulların açılması, öğretmen açığı sıkıntısının giderilmesi ve yatılı bölge okullarının yapımının yaygınlaştırılıp hızlandırılmasına önem verilmesinin bilincinde olan Millî Eğitim Bakanlığımız, gereken bütün tedbirleri almış ve almaya devam etmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığımızca, 30 Haziran 1997 tarihinden sonra, bölgenin öğretmen açığının giderilmesi için, bölgeye, 15 794 öğretmenin ataması yapılmış ve ayrıca, 1 435 vekil öğretmen kadrosu verilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığıyla yapılan görüşmeler sonucu, bölgede görev yapan 3 003 öğretmenin askerliği yaz aylarına ertelenmek suretiyle, eğitim ve öğretime katkılarının sağlanmasına olanak tanınmıştır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde görev yapan öğretmenlerin ektazminatları yüzde 52 ila 131 oranında artırılmıştır. Mecliste görüşülmek için sıra bekleyen ve bütün öğretmenlerinize yüzde 18 ekzammı içeren tasarının da yasalaşması halinde, bölgede görev yapan 8 inci derecedeki bir sınıf öğretmeninin eline, çalıştığı yerin özellikleri ve ekders ücreti dahil olmak üzere, 90 ila 104 milyon lira arasında bir maaş geçmesi sağlanmış olacaktır.

Bölgede okuryazar oranının artırılması için, 1 888 kursta 32 bini aşkın kadın ve 8 500 erkek olmak üzere, toplam 40 bini aşkın yurttaşımıza okuma yazma öğretilmektedir.

Bölgede devam etmekte olan çıraklık ve meslek kursları ile sosyal ve kültürel kurslar, bölgenin eğitim seviyesini yükselteceği gibi, kalifiye eleman yetiştirilmesine de olanak sağlayacaktır.

Bölgede, güvenlik nedeniyle kapalı olan okullardan 117'sinin bu yıl yeniden öğretime açılmış olmasının yanı sıra, ülke genelinde bulunan 155 yatılı bölge ilköğretim okulundan 97'si Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bulunmaktadır. Ayrıca, bölgede, 46 yatılı bölge ilköğretim okulunun yapımı Millî Eğitim Bakanlığınca sürdürülmekte ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası tarafından ise bölgeye 12 yatılı bölge ilköğretim okulu açılmaktadır. Ayrıca, daha önce bölgede bulunan 16 pansiyonlu ilköğretim okulunun yanı sıra, Millî Eğitim Bakanlığımızca 22, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasınca da 3 pansiyonlu ilköğretim okulunun yapımı sürdürülmektedir. Yine, bölgede, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasınca, 14 ilköğretim okulunun yapımı için Millî Eğitim Bakanlığıyla mutabakat sağlanmıştır.

Bölgede, önemli ölçüde eğitim ve öğretim seferberliği başlatılmıştır.

1997-1998 öğretim yılı başına kadar, bölgede 1 tane olan kız yatılı ilköğretim bölge okulunun sayısı 10'a yükseltilmiştir.

Bölgede, bu öğretim yılında, 145 ilköğretim okulunun hizmete açılması ve bu tür hizmetlerin devam etmekte olması, Hükümetimizin, bölgenin eğitim ve öğretimine ne kadar önem verdiğinin göstergesidir. Böylece, bölgenin eğitim ve öğretim seviyesi önemli ölçüde yükselecektir. Sekiz Yıllık Zorunlu Eğitim Yasasıyla bu durum, kesintisiz olarak devam edecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 55 inci Hükümet, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizin, ekonomik kalkınmasının sağlanması amacıyla önemli yasal düzenlemeler yapmıştır. 4325 sayılı Yasayla, bölgede istihdam sağlayacak yatırımların maliyeti düşürülmekte, bölgede yapılacak yatırımların kârlılığı artırılmaktadır. İstihdam üzerindeki yükleri azaltmak amacıyla, işveren sigorta priminin devlet tarafından karşılanması olanağı sağlanmıştır. Türkiye'nin neresinde olursa olsun, kalkınmada öncelikli yöre olarak kabul edilmiş bütün illerde, istihdam sağlayan bütün yatırımlara, bedelsiz arsa tahsisi uygulamasına gidilmiştir. Böylece, Türkiye'nin her yerinde ve özellikle bu bölgede, kamu mallarının ekonomiye kazandırılması konusunda çok önemli bir adım atılmıştır. İstihdam yaratan yatırımlara, ilk beş yılda yüzde 100'lük istisna, daha sonraki beş yılda, çalıştırılan işçi sayısına bağlı olarak yüzde 60 oranında Kurumlar Vergisi indirimi getirilmesi, işverenin vergi yükümlüsü olarak kestiği vergileri kredi olarak kullanma olanağının getirilmesine ilişkin düzenlemeler, önemli teşvik uygulamalarıdır.

Bu teşvikler sayesinde, özellikle, bölgede yatırımların hızlanacağını ve istihdamın artacağını umuyoruz. Böylece, işsizlik azalacak ve PKK'nın tuzağına düşen gençlerimizi de kurtarmış olacağız.

Bu arada, Halk Bankasınca sağlanan ek teşvikler ile esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ'lere açılan teşvik fonu kredilerinde yatırımcıların özkaynak katkısı yüzde 30'dan yüzde 10'a indirilmiş; 25 milyar lira olan teşvik fonu kredisi 40 milyara çıkarılmıştır. Yatırım kredilerinde 3 yıl olan kredi vadesi 4 yıla, işletme kredilerinde 1 yıl olan kredi vadesi 2 yıla yükseltilmiştir. Bölgede, gayrimenkul teminatı yerine makine rehni ve kefalet imzası uygulamasına geçilmiştir. Böylece, bir yatırımı başlatmak için gerekli özkaynak, bölgenin girişimcileri tarafından kolaylıkla sağlanabilecektir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan acil destek kapsamındaki 26 ilde bulunan KOBİ'lere 6 trilyon lira kredi kullandırılmış ve bunların sağladığı yeni istihdam olanaklarından, gençlerimiz, yararlanmaya başlamıştır. Bu önlemler sayesinde, bu bölgemiz bir yatırım cennetine dönüşecek, bölge insanının gelir düzeyi yükselecek ve -biraz önce de ifade ettiğim üzere- PKK'nın tuzağına düşen gençlerimizi kurtarmış olacağız.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 55 inci Cumhuriyet Hükümetinin kurulmasının ikinci gününde, uzun yıllardan beri sürmekte olan sınır ticareti yasağının kaldırılması, yeniden sınır ticaretine başlanmış olması, bölgeye, ekonomik alanda bir canlılık kazandırmıştır. Sınır ticaretinin adaletli bir biçimde yapılabilmesi için, yani, yalnız birkaç kişiyi değil, bütün bölge halkının sınır ticaretinden yararlanmasını temin için yapılan ve yapılmakta olan hazırlıkları, bölge insanının yararına olan gelişmeler olarak değerlendiriyoruz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu sayılan önlemlerin alınmış ve uygulanmaya başlanmış olması yönündeki Hükümet çabalarını destekliyoruz. Bu uygulama ve çabaların sonucunda, terörle mücadelenin sonuna yaklaşılacağına inanıyoruz.

Ayrıca, bu önlemlerin ekonomik ve sosyal boyutu dikkate alındığında, bölgenin yapısı değişecek ve bölgede, demokratikleşme, ivme kazanacaktır. Bu demokratikleşme, bir anlamda siyasî çözüm olacaktır; ancak, bizim siyasal çözümümüzde, Türkiye'nin bölünmesi değil, aksine, üniter yapının güçlendirilmesi ve ulusal birliğin sağlanması vardır; bizim demokratik çözümümüzde insanî boyut vardır. Örneğin, bölgede yaşayan Kürt kökenli yurttaşlarımızın anadillerinde konuşmaları, şiir ve şarkı söylemeleri gibi...

BAŞKAN – Sayın Ilıksoy, 3 dakikanız var.

ALİ ILIKSOY (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bunun yanı sıra, Türkçe öğrenim verecek okulların Hükümetimiz döneminde devreye sokulmasının hızlandırılması, yıllardır süren bir ayıbın da sona erdirilmesidir.

Bölge insanı, getirilen bu uygulamalarla, can güvenliğine ve sıcak bir ilgiye kavuşacaktır; bölge insanının kendisine kuşkuyla bakılmasının önüne geçilecek, yaşam düzeyi yükselecek ve insanca yaşamı öne çıkacaktır; çocuğunu okutma istemi yerine gelecek ve giderek her türlü baskıdan kurtulacaktır.

Demokratik Sol Parti olarak, yıllardan beri var olan bu hazırlıklarımızı iktidarda icraata dönüştürmenin sevincini, bölge insanıyla, sizlerle, ulusumuzla paylaşıyoruz.

Bu uygulamaların kısa sürede sonuç vermesi, bir daha olağanüstü halin uzatılmasına ilişkin tezkerelerin görüşülmemesi, dileğimizdir.

Sözlerime son verirken, Türkiye Cumhuriyetinin üniter yapısı ve ulusal birliği uğruna şehit olanlara Yüce Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve esenlikler diliyor; Genel Kurula saygılar sunuyorum. (DSP, ANAP ve DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ilıksoy.

Şimdi, söz sırası, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Algan Hacaloğlu'nun.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olağanüstü halin 31 inci kez uzatılmasına ilişkin tezkereyi görüşüyoruz. Yurttaşlarımız, bu uzatmalardan bıktı, yoruldu, sonu gelmiyor; ama, görmekteyim ki, milletvekillerimiz de bıktı; çünkü, salon boş; artık, olağanüstü hal milletvekillerimizi de ilgilendirmiyor; ama, bölgede yaşanan sorunlar, sorunların aşılması, ancak ve ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesiyle, konuların burada açık seçik tartışılmasıyla çözümlenebilir.

Değerli milletvekilleri, ondört yıldır, ülkemizde, güneydoğu bölgemizde terör, şiddet ve baskı hâkim; iç barışımız kanamakta. Güneydoğu Anadolu'daki insanlarımız ondört yıldır sıkıyönetim veya olağanüstü hal altında yaşamakta. İnsanlarımız, âdeta, bir sonsuz acı ve mutsuzluk tünelinden geçmekte. Genel Başkanımızın geçenlerde Siirt Kadın Kurultayında söylediği gibi, ondört yılda, terör ve şiddetin hâkim olduğu yörede 24 bin can yok oldu. İçinde şehitlerimiz var, günahsız yurttaşlarımız var ve çocuk yaşında terör batağına bulaşanlar, çıkmaz yola sapanlar var. 24 bin can, o taraftan bu taraftan; ama, ondan öte, hepsi can kuzusu, hepsi insan, hepsi bu toprağın, bu coğrafyanın, bu ülkenin insanları.

Değerli arkadaşlarım, terör ve şiddet, insanlık suçudur. Sorunların çözümü için terörden, şiddetten, baskıdan medet ummak, gaflet içinde olmak demektir. Bu yol, çıkış yolu değildir. Bu şiddet, artık dinmelidir. İçbarışta kanama, artık sona ermelidir ve anaların bağrını yakan tablolar, artık son bulmalıdır.

Devletlerin, doğal olarak, kendilerini her türlü soruna karşı korumak, ülkenin bütünlüğünü ve içbarışını her türlü tehdit ve saldırıya karşı savunmak sorumluluğu vardır. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, her yöreden, her kökenden insanımızın kanı ve canıyla kurmuş olduğumuz cumhuriyeti ve misakımillî bütünlüğümüzü savunmak, doğal olarak, sadece, silahlı kuvvetlerimizin değil, hepimizin temel görevidir; ancak, devlet, bu temel görevini yerine getirirken keyfiliğin, haksızlığın ve hukuksuzluğun kaynağı olamaz; güvenlik güçleri, radikal siyaset yanlısı olamaz, çeteleşmenin odağını oluşturamaz, oluşturmamalıdır. Ülkemizi yönetenlerin, halkımıza, onların hukukuna saygısı, ne yazık ki, Güneydoğu Anadolu'ya yeterince yansımamaktadır. Devletin şefkati, ne yazık ki, bölge insanımızın yüreğini yeterince ısıtamamaktadır. Ondört yıldır, demokrasinin erdemi, hukuk devletinin adaleti, sosyal devletin eşitlik ilkesi, bölgeyi, ne yazık ki, aydınlatmıyor; ondört yıldır, insan hakları, bölgeyi yeterince kucaklamıyor.

1987'den günümüze, 3 428 köy ve mezra boşaltılmıştır. 400 bini aşkın yurttaşımız, yıkılan, yakılan evlerini terk etmek zorunda bırakılmışlar, yaşamdan kopartılmışlardır. Halen, yüzbinlerce insanımız, toprağından kopartılmış bir çiçek gibi, ayakta kalabilmek için dayanacak yer arıyor, çalışabileceği iş arıyor, çoluğuna çocuğuna insanca yaşam koşulları arıyor; ancak, terör, şiddet ve baskı mağduru yurttaşlarımız, ne iş bulabiliyor ne de sağlıklı şekilde barınabileceği bir yer bulabiliyor. Hükümet, sadece vaatte bulunuyor, icraat yerine, sadece lafını ediyor; günler, aylar geçiyor; ancak, ortada, ne bir yatırım ne haklarının verileceğine ilişkin bir yeşil ışık ne de devletin, yurttaşa yönelmiş şefkatli yüzü var. Bir vurdumduymazlık, sorunların, giderek daha da derinleşmesine neden olmakta. Bilinmelidir ki, bu yol, çıkış yolu değildir değerli arkadaşlarım.

Bugün, eğer, Güneydoğu'da, Kızıltepe'de, Van'da, Mardin'de, Siirt'te, Batman'da, Hakkâri'de, insanlarımız naylon örtüler altında, bir iki göz odada, 15-20 kişi yaşamak zorunda kalıyorlarsa, bu ülkede, hiç kimsenin, beş yıldızlı otellerde kalma, hiçbir milletvekilinin milyarlık koltuklarda oturma hakkı yoktur değerli arkadaşlarım!

Yöredeki 2 200 ilköğretim okulu halen kapalı; tüm okulların yüzde 45'i, sağlıkevlerinin ise yüzde 90'ı kapalı. Gidiniz Siirt'in, Diyarbakır'ın, Van'ın, Hakkâri'nin kenar semtlerine, ilköğretim yaşındaki çocukların, özellikle kız çocuklarının, okula gitmek yerine, sokaklarda ekmek aradıklarını, çocukluklarını dahi yaşayamadıklarını gözlemleyeceksiniz.

Sayın milletvekilleri, Güneydoğu Anadolu'da, silahlı kuvvetlerimiz sayesinde, terör örgütünün, belli ki bugün, belinin oldukça çökertilmiş olduğu görülüyor; ancak kimse kendisini kandırmasın, kimse gerçekleri çarpıtmaya çalışmasın; geleceğimizin, gelecekteki içbarışımızın güvencesi olan yöre çocukları giderek daha solmakta, kurumakta, yaşamları giderek daha kararmaktadır.

Bugüne değin, demokrasiyi işletmek, hukukun üstünlüğünü, eşitliği ve adaleti sağlamak, sosyal devleti yaşama geçirmek yerine, köyleri boşaltarak, sokaklarda çocuklara şeker dağıtarak sorunlarını aşabileceklerini zannedenler, ne yazık ki, Türkiye'ye, çok değerli yıllarını kaybettirmişlerdir. Hükümetler gelmiş geçmiş; ancak, ne yazık ki, bu yüz kızartıcı tabloya, büyük insanlık dramına, insan haklarının mega ölçekte ihlaline duyarsız kalınmıştır. Onarılmayan yaralar, yöre insanının kendi devletiyle yabancılaşmasına, kendi devletine olan güven duygusunun azalmasına yol açmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devlet, halk için vardır. Devletin, teröre karşı koyarken, yurttaşların da hakkını ve hukukunu korumak, yaşam haklarını, insan olmaktan kaynaklanan temel insan haklarını güvence altına almak sorumluluğu vardır. Demokratik devletin, aynı zamanda bir hukuk devleti olma sorumluluğu vardır.

Hukuk devletinde yargısız infazlar olmaz, infaz mangaları kurulmaz değerli arkadaşlarım.

Hukuk devletinde, istihbarat örgütleri bir diğerinin elemanlarını yok edemez. Yeşil kod adlı, resmî kimlikli bir cani, sırtını devlete dayayarak etrafa ölüm kusamaz.

Hukuk devletinde, özel tim, ırkçı siyasetin uygulama birimine dönüşemez; bazı parlamenterler, kendilerini korucu başı ilan edip etrafa caka satamaz, devlet adına yasaları eline alamaz.

Hukuk devletinde içgüvenlik güçleri çeteleşemez, Yüksekova ve Susurluk çeteleri gibi, cinayetler işleyip, etrafı haraca bağlayamaz.

Ne yazık ki, tüm bunlar, son zamanlarda, ülkemizde, artık günlük olaylara dönüştü ve Hükümet, bu ağır tablo karşısında, ne yazık ki, ezik, suskun ve şaşkın bir durumda. Bu çağdışı tablonun hesabını, yurttaşlarımızın Hükümetten soracağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın değerli arkadaşlarım.

Geçen akşam, nevruz akşamı, televizyonlara vicdan sızlatıcı tablolar yansıdı. Manisa'da gençlere işkence uygulayanlar karşısında suskun kalan çarpık hukuk sistemimiz, Diyarbakır'da da polislerin 8, 10, 12 yaşlarındaki çocuklarımıza acımasızca şiddet uygulamasının belli ki yolunu açtı. Türkiye, bu çirkin tabloları artık taşıyamaz. İçişleri Bakanını ve Hükümeti, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu kürsüden, bir kez daha uyarıyoruz: Yetti artık; çocuklarımıza, gençlerimize işkence ve şiddete artık son verilsin; çocukların, gençlerin, öğrencilerin üzerine, copla, şiddetle değil, şefkatle, hoşgörüyle gidilsin!

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bölücü terörün hem iç hem de dış boyutları olduğu bilinmektedir. Suriye ve İran'ın, ulusal bütünlüğümüze yönelik tehdide kucak açtığı, terör örgütüne yataklık yaptığı bilinmektedir. Teröre yataklık yapan bu ülkeleri Cumhuriyet Halk Partisi adına, bir kez daha, şiddetle kınıyorum! Terörün bu çok boyutlu konumuna karşın, ülkemizin gündemine yerleşen Kürt sorunu bir iç sorunumuzdur, çağdaş demokrasinin doğal duyarlılık alanını oluşturan bir hoşgörü ve çoğulculuk sorunudur.

Kürt sorunu, misakımillî sınırları içinde yaşayan farklı etnik kökenden yurttaşlarımızın kimlik ve kültürlerine saygı sorunudur. Evet, hepimizin resmî dili Türkçe, hepimizin ortak kimliği, onur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı kimliği, ortak anayasal kimliğimiz, o çerçevede ortak Türk kimliğimizd