DÖNEM : 20 CİLT : 47
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
65 inci Birleşim
11 . 3 . 1998 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Tekirdağ Milletvekili Fevzi Aytekin’in, Tekirdağ Tekel Fabrikasında çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
2. – Kırıkkale Milletvekili Mikail Korkmaz’ın, Kırıkkale ve çevresindeki pancar ekim alanlarının daraltılmasına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
3. – Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli’nin, ülkemizde son yıllarda artan ithalat konusunda alınabilecek önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın cevabı
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in Gürcistan’a yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1347)
2. – Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İspanya’ya yaptığı resmî ziyarete katılması uygun görülen milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1348)
IV. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – Kosova’daki son gelişmeler konusundaki genel görüşmenin (8/19, 20) gündemdeki yeri, görüşme günü ve çalışma süresi ile gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Suriye sınırındaki mayınlı araziye ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’in cevabı (6/736)
2. – Çorum
Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, şeker fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/745)3. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla’nın Ortaca İlçesinde vergi dairesi açılıp açılmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/751)
4. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, tarımsal girdi fiyatlarına yapılan zamlara ve ürünlere verilen taban fiyatlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/752)
5. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, pamuk hasat mevsiminde uygulanan prim sistemine ve ham dökme zeytinyağı ihracatına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/753)
6. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Milas Devlet Hastanesi ve Bodrum Devlet Hastanesi başhekimlerinin görevden alınmalarının nedenine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/754)
7. – Yozgat Milletvekili Yusuf Bacanlı’nın, memur maaşlarına yapılan zamma ve atamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/756)
8. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, yurtdışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/757)
9. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, bakanlıklarda ve yurtdışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/758)
10. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, Siirt ve Bitlis İllerine bağlı köylerde yaban domuzu ve ayıların verdiği zararlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/759)
11. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin ve çevresinde tohumluk buğday dağıtımında usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/760)
12. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Kur’an kursu öğretmen ve öğretici vekillerinin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/761)
13. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Tarsus’ta meydana gelen öğretmen cinayetleri hakkında basında çıkan haberlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/762)
14. – Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol’un, Şanlıurfa 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgesi projesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/764)
15. – Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Batı Çalışma Grubu’nun faaliyetlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru ö
nergesi (6/765)16. – Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Isparta-Sütçüler-Kesme Lisesinin öğretmen ihtiyacına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/766)
17. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Mısır Ezher Üniversitesinden mezun olanlara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/768)
18. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, burs alan yükseköğrenim öğrencilerinden eğitime katkı payı adı altında para kesintisi yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/769)
B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Denizli Milletvekili M. Kemal Aykurt’un, mal varlığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/4338)
2. – Aksaray Milletvekili Nevzat Köse’nin, Aksaray-Ağaçören’de DYP bayrağını yakan ANAP ilçe başkanı ve muhtarlar hakkında yapılan işleme ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4360)
3. – Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, yeşil kod adlı kişi ile ilgili bir devlet bakanının beyanına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4369)
4. – Malatya Milletvekili Ayhan Fırat’ın, Elazığ’da açılan infaz koruma memuru sınavına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4389)
5. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Ziraat Bankasının reklam harcamalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/4404)
6. – Tokat Milletvekili Ahmet Fevzi İnceöz’ün, Başbakanlık Aile Araştırma Kurumuna yaptırılan bir araştırmaya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın yazılı cevabı (7/4424)
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
3. —Kamu Görevlileri Sendika
ları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının,İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı :553)VII. —SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.—Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün, İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun şahsına sataşması nedeniyle konuşması
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.
Ordu Milletvekili Şükrü Yürür’ün, Ünye Sosyal Sigortalar Kurumu Psikiyatri Hastanesinin içinde bulunduğu şartlara ilişkin gündemdışı konuşmasına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan;
İstanbul Milletvekili Mustafa Baş’ın, polis memurlarının askerlikleriyle ilgili gündemdışı konuşmasına, İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu,
Cevap verdiler.
Bulgaristan’a gidecek olan Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Ecevit’in,
Bosna-Hersek’e gidecek olan Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’a, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın,
Makedonya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’e, Çevre Bakanı İmren Aykut’un,
Fransa’ya gidecek olan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’a, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in, vekâlet etmesi uygun görülmüşken, Başbakanın yeni teklifiyle, Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın,
Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Kayseri Milletvekili Nurettin Kaldırımcı ve 22 arkadaşının, kamu yöneticilerinin başarısını etkileyen faktörlerin araştırılarak, alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi (10/243);
Kayseri Milletvekili Nurettin Kaldırımcı ve 20 arkadaşının, kamu yöneticilerinin sık sık görevden alınmalarının sakıncalarının araştırılarak, yapılması gerekli yasal ve idarî düzenlemelerin tespit edilmesi (10/244),
Amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri, Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemde yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı açıklandı.
Kırklareli Milletvekili İrfan Gürpınar ve 23 arkadaşının, Kosova’daki son gelişmeler konusunda bir genel görüşme (8/20),
Sıvas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu ve 20 arkadaşının, görevlendirme ve atamalarda usulsüz ve partizanca uygulamalar yaparak, ülkede gerginlik ve huzursuzluğa yol açtığı iddiasıyla Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay hakkında bir gensoru (11/14),
Açılmasına ilişkin önergeleri ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Çorum Milletvekili Zülfikar Gazi (3/844) (S. Sayısı : 526),
Samsun Milletvekili Murat Karayalçın (3/940) (S. Sayısı : 527),
Şanlıurfa Milletvekili Seyit Eyyüpoğlu (3/985) (S. Sayısı : 52
8),Manisa Milletvekili Ekrem Pakdemirli (3/338) (S. Sayısı : 529),
Giresun Milletvekili Ergun Özdemir (3/991) (S. Sayısı : 530),
Antalya Milletvekili İbrahim Gürdal (3/215) (S. Sayısı : 531),
İstanbul Milletvekili Necdet Menzir (3/856) (S. Sayısı : 542),
Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu ve Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak (3/340) (S. Sayısı : 543),
İstanbul Milletvekili Mehmet Fuat Fırat (3/893) (S. Sayısı : 557),
İzmir Milletvekili Sabri Ergül (3/835) (S. Sayısı : 558),
Haklarındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatlarının sona ermesine kadar ertelenmesine ilişkin Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları okundu; 10 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde raporların kesinleşeceği açıklandı.
Genel Kurulu ziyaret eden Hristo Biserov Başkanlığında Türkiye-Bulgaristan Parlamentolararası Dostluk Grubuna Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.
8.3.1998 tarihinde dağıtılan ve 9.3.1998 tarihli gelen kağıtlarda yayımlanan Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay hakkındaki (11/14) esas numaralı gensoru önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasına ve Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin, Genel Kurulun 17.3.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ve görüşmelerin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılmasına,
Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının 190 ıncı sırasında yer alan, Kosova’daki son gelişmeler konusundaki (8/19) esas numaralı genel görüşme önergesiyle, 9.3.1998 tarihli gelen kağıtlarda yayımlanan ve okunmuş bulunan (8/20) esas numaralı genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinin, Genel Kurulun 10.3.1998 Salı günkü birleşiminde ve birlikte, kadının statüsünün araştırılarak kadınlara karşı her türlü ayırımcılığın önlenmesi konusundaki Meclis araştırması önergesinin görüşmelerin tamamlanmasından sonra yapılmasına ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına, 10.3.1998 Salı günkü birleşimde sözlü soruların gö
rüşülmemesine;Genel Kurulun 10.3.1998 Salı günkü birleşiminde, Kosova’daki son gelişmeler konusundaki genel görüşmenin öngörüşmelerinin tamamlanmasını müteakip, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 44 üncü sırasında yer alan, 535 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Arasında Sınır Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının görüşülmesine ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına,
İlişkin Danışma Kurul
u önerileri kabul edildi.Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara İlinde Ümitköy Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/755) ile,
Sinop Milletvekili Metin Bostancıoğlu’nun, Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Kanun ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Ka
nun Teklifinin (2/830),Doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergeleri, yapılan görüşmelerden sonra kab
ul edildi.Başkanlıkça,
Siyasî Parti Grupları ile bağımsızların oranlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle, daha önce bağımsız milletvekillerine düştüğü ilân edilen Plan ve Bütçe Komisyonundaki 1 üyelik ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonundaki 2 üyelikten 1 inin Fazilet Partisi Grubuna geçtiğine ilişkin duyuruda bulunuldu.
Adalet,
Anayasa,
Çevre,
Dışişleri,
Dilekçe,
İçişleri,
İnsan Haklarını İnceleme,
Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor,
Plan ve Bütçe,
Sağlık, Aile ve Sosyal İşler,
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji,
Tarım, Orman ve Köyişleri,
Türkiye Büyük Millet MeclisiHesaplarını İnceleme,
Komisyonları ile
Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin (10/21),
Bazı basın ve yayın kuruluşlarına yapılan yardımların (10/22),
Türkiye Büyük Millet MeclisiGenel Kurul salonunun yenilenmesiyle ilgili olarak ileri sürülen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının (10/230),
Özelleştirme uygulamalarının (10/19),
Araştırılması amacıyla kurulmuş olan Meclis araştırması komisyonlarında boş bulunan ve FP Grubuna düşen üyeliklere, Gruplarınca gösterilen adaylar seçildiler.
Bağımsız milletvekillerine ait olup açık bulunan İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeliğine, Kayseri Milletvekili Recep Kırış seçildi.
İçel Milletvekili Oya Araslı ile İzmir Milletvekili Birgen Keleş ve 18 arkadaşının, Kadının Statüsünün Araştırılarak Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesinin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla
bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin, (10/219) yapılan öngörüşmelerden sonra kabul edildiği açıklandı.Kurulacak komisyonun 13 üyeden teşekkül etmesi,
Komisyonun çalışma süresinin, üye seçimi tarihinden itibaren 3 ay olması,
Komsiyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışması,
Kabul edildi.
İstanbul Milletvekili MustafaBaş ve 70 arkadaşının (8/19),
Kırklareli Milletvekili İrfan Gürpınar ve 23 arkadaşının (8/20),
Kosova’daki son gelişmeler konusunda bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergelerinin, birleştirilerek yapılan öngörüşmelerden sonra kabul edildiği ve genel görüşme gününün, Danışma Kurulunca daha sonra belirlenerek Genel Kurulun onayına sunulacağı bildirildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 44 üncü sırasında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Arasında Sınır Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/650) (S. Sayısı : 535) görüşmeleri tamamlandı; yapılan açık oylamadan sonra kabul edilip, kanunlaştığı açıklandı.
11 Mart 1998 Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere, 22.33’te birleşime son verildi.
Hasan Korkmazcan
Başkanvekili
Ahmet Derin Mehmet Korkmaz
Kütahya Kütahya Kâtip Üye Kâtip ÜyeNo : 97
II. – GELEN KÂĞITLAR
11 . 3 . 1998 ÇARŞAMBA
Tasarılar
1.- Türkiye Cumhuriyeti ile Tacikistan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/731) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Güney Afrika Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/732) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.3.1998)
Teklifler
1.- Sakarya Milletvekili Ertuğrul Eryılmaz’ın; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1100) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
2.- Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan’ın; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1101) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
3.- Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1102) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
4.- Samsun Milletvekili Nafiz Kurt ile Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1103) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
9.3.1998)5.- Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan’ın; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile İş Kanununun Birer Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1104) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 6.3.1998)
6.- Niğde Milletvekili Akın Gönen’in; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1105) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.3.1998)
7.- Niğde Milletvekili Doğan Baran’ın; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1106) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.3.1998)
Tezkere
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin Denetimine Tabiî Kuruluşların 1996 Yılı Faaliyetleri, Bilanço, Kâr ve Zarar Hesaplarına Ait Raporların Sunulduğuna İlişkin Başbakanlık Tezkeresi (3/1346) (Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi
: 9.3.1998)Sözlü Soru Önergesi
1.- Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, Ankara Millî Eğitim Müdürünün bir beyanına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/904) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, başörtüsü genelgesine ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürü hakkındaki bazı iddialara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4570) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.3.1998)
2.- Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, Trabzon’un 4325 sayılı Kanun kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4571) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.3.1998)
3.- Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Papalığın Türkiye’de misyonerlik faaliyetinde bulunup bulunmadığına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4572) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.3.1998)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, Balıkesir-Manyas Kuşcenneti Ulusal Parkını korumak için alınan tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4305)
2.- Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi yayınlarından “ATATÜRK” isimli kitaba ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4306)
3.- Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe kabul edilmemelerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4307)
4.-Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’in, seyahatlerinde özel sektöre ait uçakların kullanılıp kullanılmadığına ilişkin Başbakandan yazılı so
ru önergesi (7/4308)5.- Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, Susurluk olayları hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca hazırlanan raporda bir milletvekilinin adının geçip geçmediğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4309)
6.- Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, G.Ü. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi’nde meydana gelen bir olaya ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4312)
7.- Ankara Milletvekili Ali Dinçer’in, Altındağ Belediyesi’nce bir mahallenin isminin değiştirildiğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4314)
8.- Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, Eğitime Katkı Payı adı altında toplanan paralara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4315)
9.- Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün, “Yeşil” kod adlı kişiye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4316)
10.-İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, TİTAN olayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4317)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
11 Mart 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN
KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Mehmet KORKMAZ (Kütahya)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65 inci Birleşimini açıyorum.
Görüşmelere başlıyoruz.
Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, üç milletvekili arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Tekirdağ Milletvekili Fevzi Aytekin’in, Tekirdağ Tekel Fabrikasında çalışan geçici işçilerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmalarda, ilk önce, Tekirdağ Milletvekili Sayın Fevzi Aytekin’e söz vereceğim.
Sayın Aytekin, Tekirdağ Tekel fabrikasında çalışan geçici işçilerle ilgili sorunlar için gündemdışı söz isteminde bulunmuştur.
Buyurun Sayın Aytekin. (DSP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
FEVZİ AYTEKİN (Tekirdağ) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tekirdağımızın tekel fabrikasında çalışan geçici işçilerle ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Türkiye’de geçici işçilerin sorunları artık had safhaya varmıştır; maalesef, daimî işçilerden fazla geçici işçi çalıştırmaktayız. İşte, Tekirdağımızın tekel fabrikasında da 280 geçici işçi çalışmaktadır.
1984 yılından bu yana -örneklerini vereceğim- şarap ve rakı üretimiyle ilgili elimde belgeler var; o zamandan bu zamana kadar, yani, 1984’ten 1998’e üretimin nasıl arttığını, size, rakamlarla ifade edeceğim. Ancak, ondan önce şunu söyleyeyim: Maalasef, Tekirdağ Tekel Şarap Fabrikasına on yıldan beri kadro verilmemiştir; daimî çalışan işçilerimiz bu süre içerisinde emekli olmuşlar, giderek azalan işçi sayısına karşılık, bir türlü, Tekirdağ Tekel fabrikamıza kadro verilmemiştir; bunun için gündemdışı söz almış bulunmaktayım.
Şimdi, vereceğim rakamları lütfen dikkatle izleyelim: 1984 senesinde rakı üretimi 2 180 787 litre, şarap üretimi ise 1 608 891 litreydi; o zamandan beri, giderek azalarak daimî işçi sayısına karşın geçici işçilerimizin yoğun çalışmaları neticesinde, üretim, 1997 yılında, rakıda 8 367 013 litre, şarapta ise 4 687 249 litre olmuştur ve bunun 7 363 718 litresi dışarıya ihraç edilmiştir. 1998 yılında da, 122 olan daimî işçi sayısına karşılık 280 geçici işçinin, rakı üretimini 11 milyon 500 bin litreye, şarap üretimini de 5 milyon litreye çıkarmaları planlanmıştır. Demek ki, orada çalışan bu işçilerimizin -yani, geçici ve 122 daimî işçimizin- ve m
emurlarımızın üretime ne kadar büyük katkıda bulundukları; üretilen rakı ve şarap ihraç edildiği zaman da, devletimize, ülkemize ne kadar faydalı oldukları, döviz getirdikleri bir gerçektir.İşte, bunun içindir ki, Tekirdağımızda çalışan 280 geçici işçimiz, bugün, özlük hakları olarak, daimî çalışan işçilerimizle aynı şartları haizdirler; yani, aynı maaşı alırlar, aynı sosyal imkânlardan istifade ederler; ama, yalnızca, Tekelde çalışan bu işçilerimiz, maalesef, geçici olarak belirtilmektedir. Bunların kadroya alınmaları, devletimize, maliyemize veya Tekel camiasına, kesinlikle fazladan bir yük getirmeyecektir. Bu işçilerimize kadro verildiği zaman, onlar daimî kadroya geçtiklerinde, Maliye Bakanlığımıza, Tekel Genel Müdürlüğüne hiçbir külfet gelmeyecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Aytekin, konuşmanızı tamamlayın efendim.
FEVZİ AYTEKİN (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Yalnızca, geçici işçi yerine daimî işçi olacaklar ve dolayısıyla bu işçilerimiz, bu insanlarımız daha mutlu olacaklar, üretime daha fazla katkıda bulunacaklar ve başlarını yastığa koyduklarında daha huzurlu olacaklar, daha fazla üretecekler. Yarınlarının güvencesini elde edebilmeleri için, geçici 280 işçimizin, derhal, daimî işçi statüsüne geçirilmesini özellikle Bakanlığımızdan istirham ediyorum.
Sayın Bakanımızın, özellikle 55 inci Hükümetimizin, geçici işçilerle ilgili çalışmalarını biliyorum. Bakanımızdan, Tekirdağ’da ve diğer yerlerde çalışan geçici işçilerle ilgili çalışmalarını bekliyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Tekirdağ Milletvekili Sayın Fevzi Aytekin’e teşekkür ediyorum.
Gündemdışı konuşmayı Hükümet adına cevaplamak üzere, Tekelden sorumlu Devlet Bakanına vekâleten Orman Bakanımız Sayın Ersin Taranoğlu söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Tekirdağ Milletvekilimiz Sayın Fevzi Aytekin’in, Tekirdağ İlindeki içki fabrikasında çalışan geçici işçilerle ilgili gündemdışı konuşması için, hem teşekkür ediyor hem de fabrikada çalışan geçici işçi arkadaşlarımızın sorunlarını Meclisin gündemine getirmesi dolayısıyla da şükranlarımı sunuyor, bu konulara cevap vermek üzere huzurunuzda bulunduğumu ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Aytekin’in ifade ettiği gibi, Tekirdağ İçki Fabrikasındaki üretim, üretimdeki başarı ve orada çalışan işçi arkadaşlarımızın katkısı inkâr edilmez bir gerçektir.
Devlet Bakanlığımız ve ilgili kuruluşlardan Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü işletmelerinde, şubat ayı itibariyle 20 550 işçi daimî işçi kadrosunda, 9 658 işçimiz ise geçici işçi kadrosunda olmak üzere, toplam 30 208 işçimiz çalışmaktadır. Söz konusu kuruluşlarda, emekliliğe hak kazanan işçilerin yerine yeterli sayıda, açıktan, daimî işçi alınamaması sebebiyle giderek artan bir işgücü açığı oluşmakta, bunun sonucunda da, daimî işçilerle birlikte, geçici statüde mevsimlik ve kampanya işçisi çalıştırı
lma yoluna gidilmektedir.Tekirdağ İçki Fabrikasında 210’u merkezde, 70’i Şarköy, Hoşköy ve Kırcasalih’te olmak üzere, toplam 280 geçici işçimizin çalıştığı doğrudur. Söz konusu geçici işçiler, daimî işçilerin aldığı ücret ve sosyal yardımlardan aynen faydalanmakta ve ara vermeksizin çalışmaktadırlar; yani, bir anlamda daimî işçi konumunda gözükmektedirler.
Bilindiği üzere, geçici işçilerin daimî kadroya aktarılması konusu, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklara ait genel yatırım ve finansman programının belirlenmesi hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı gereğince Başbakanlığın iznine tabi bulunmaktadır. Adı geçen Tekirdağ İçki Fabrikasında ise, bütün ünitelerde çalıştırılan geçici işçilerin daimî kadroya geçirilmesinde yarar görülerek, Devlet Bakanlığımız kanalıyla, 12.6.1997 tarihinde 7655 sayılı yazıyla, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığına konu intikal ettirilmiş; ancak, Devlet Personel Başkanlığının Devlet Bakanlığımıza hitaplı 11.8.1997 tarih ve 8321 sayılı yazısıyla, geçici işçilerin sür
ekli işçi kadrolarına geçirilme işlemi açıktan atama olarak değerlendirilmiş ve ayrıca, Hazine Müsteşarlığının da uygun görüş vermediği dikkate alınarak, daimi işçi kadrolarına geçirilmeleri uygun görülmemiştir. Yasalarımız gereği bu sene içerisinde bu taleplerin değerlendirilmesi ve tekrarlanması gerekmektedir. Söz konusu geçici işçi arkadaşlarımızın daimi işçi kadrolarına açıktan atanmalarıyla ilgili talep tekrar yapılmış olup Hükümetimiz, bu konuya sıcak bakmakta, arkadaşlarımızın daimî işçi kadrosuna kavuşması için gayret içerisindedir. Gerekli izin geldiği takdirde ülkemizin bu yöresindeki bu mesele de çözülmüş olacaktır.Bu vesileyle Sayın Fevzi Aytekin’e bu konuyu gündeme getirdiği için teşekkür eder, hepinize saygılar sunarım. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu’na teşekkür ediyorum.
2. – Kırıkkale Milletvekili Mikail Korkmaz’ın, Kırıkkale ve çevresindeki pancar ekim alanlarının daraltılmasına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
BAŞKAN – Şimdi, gündemdışı ikinci konuşmaya geçiyoruz.
Kırıkkale Milletvekili Sayın Mikail Korkmaz, pancar ekim alanlarının daraltılması konusunda gündemdışı söz istemiştir.
Buyurun Sayın Korkmaz; konuşma süreniz 5 dakikadır.
MİKAİL KORKMAZ (Kırıkkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’nin en yeni ve en sivil partisi Fazilet Partisinin milletvekili olarak hepinizi hürmetle selamlıyorum. (DSP sıralarından “Sivil parti ne demek” sesleri)
Sivildir Fazilet Partisi.
Kırıkkale ve çevresindeki pancar ekim alanlarının daraltılmasıyla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kırıkkale’nin ekonomisi her ne kadar Makine Kimya ve rafineriye bağlı gibi görünüyorsa da, insanlarımızın büyük bir kısmı hâlâ geçimini tarımdan karşılamaktadır. Her tarım ürünü de Kırıkkale’nin iklim şartlarına uymayacağına göre, Kırıkkale çiftçisi de, ancak kendi bölge iklim şartlarına uyabilen tahıl, şekerpancarı ve çeşitli sebzeler üretmektedir. Bu yüzden şekerpancarı üretimi Kırıkkale ve çevresi çiftçilerinin tahıldan sonra en çok ürettiği ve geçimini sağladığı tarım ürünüdür. Şu anda ikibine yakın çiftçimiz geçimini şekerpancarından sağlamaktadır.
Sayın milletvekilleri, biliyorsunuz ki, şekerpancarı ilkbaharda ekilir. Şu anda çiftçilerimiz büyük bir hazırlık içerisinde; tarlasını üretime hazırlamış, iki defa sürüp, üç defa halk tabiriyle kazayağı çekmiş, makineleri, sulama tesisatlarını almış; bütün bunlar için 250 milyon masraf yapmıştır v
e dört gözle pancar ekilecek günü beklemektedir.Bunun yanında, Kırıkkale’de Balışeyh, Çerikli, Delice ve Keskin dolaylarında üretilen pancarın içerisindeki şeker oranının, diğer yerlerdeki orandan daha iyi olduğu da bilinmektedir.
Bütün bu hazırlıklar tamamlanmışken, Hükümet, son aldığı bir kararla Kırıkkale ve çevresindeki Balışeyh, Çerikli, Delice ve Keskin şekerpancarı üretim alanlarını 16 bin dekara, pancar üretimini de 60 bin tona düşürmüş, bunun nedeni olarak da şeker fabrikalarının kapasitelerini göstermiştir. Hayır, sayın milletvekilleri, bunun tek nedeni, şeker üretimini dışa bağımlı kılmaktır. İnşallah bu hatadan dönülür. Çünkü, Genel Müdürlük yetkilileri, Kırıkkale bölgesindeki pancarların Ankara Şeker Fabrikasına gönderildiğini söylemektedirler ve Ankara Şeker Fabrikasının da yeterli olmadığını ileri sürmektedirler. Halbuki, bu fabrika ne zaman, ne kadar hangi kapasiteyle çalışıyor idiyse, bundan sonra daha da kapasiteli çalışacağı yerde, geri götürülmektedir; pancar üretiminde azaltma yolu
na gidilmektedir.Kaldı ki, Kırıkkale ve çevresi üretim alanları genişletildiğinde meydana gelebilecek üretim artışı, eğer Ankara yeterli olmazsa, Kırıkkale’ye en yakın Çorum ve yeni açılan Yozgat Şeker Fabrikalarında değerlendirilebilir.
Bizim, Kırıkkale halkı olarak istediğimiz, üretim alanları artışının sağlanmasıdır. Bu artışın 20 bin dekara çıkarılmasını ve pancar üretiminin de 75 bin tona çıkarılmasını sizlere oy vermiş Kırıkkale halkı adına, onlara tercüman olarak istiyorum.
Bu konuyu burada biti
rdikten sonra, güncel bir konuya değineceğim ve iki sayın genel başkandan istirham edeceğim.Sayın Bülent Ecevit’ten “Saddam’ın onurunu koruyalım” demesini kendi politik değerlerine bırakırken, Beyazıt Meydanındaki Nene Hatunların torunlarının özgürlük mücadelesindeki onurlarını da unutmamasını istirham ediyorum.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Onları sizden daha iyi korur... İstismar etmeden konuş!..
MİKAİL KORKMAZ (Devamla) – Sayın Baykal, birkaç yıl önce Bosna’ya gittiğinizde, Kur’an okuyan Bosnalı kızların başlarını sıvazlarken gözleriniz yaşarmış; biz de, sizin bu hareketinize bakarak duygulanmış ve kalbimizin derinliklerinde sevinç çığlıkları atmıştık.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bunların, gündemdışı konuşmayla ne alakası var!
MİKAİL KORKMAZ (Devamla) – O günleri hatırlayarak, Beyazıt Meydanındaki özgürlük abidesi gençlerin duygularına tercüman olmanızı istirham ediyorum; sizlere yakışan da budur.
Hürmetlerimle efendim. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Pancar ekim alanlarının daraltılması konusunda gündemdışı konuşan Kırıkkale Milletvekili Sayın Mikail Korkmaz’a teşekkür ediyorum.
Bu gündemdışı konuşmayı da Hükümet adına cevaplamak üzere, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Kırıkkale Milletvekili arkadaşımız Mikail Korkmaz, Meclis Başkanlığının hazırladığı gündem sunuşunda, pancar çiftçilerinin sorunlarıyla ilgili söz almış; ancak, meseleyi Bosna’ya kadar uzatmıştır. Bosna gibi, büyük Türk dünyası gibi ulvî bir dava için, pancar çiftçisini alet etmeye gerek yoktu. (ANAP sıralarından alkışlar) Dürüstlük... Bu konuda söz alıp, Meclisin bu imkânından istifade edip, Bosna’daki insanların meselesini dürüstçe takdim etmek, daha samimî bir davranıştı.
ALİ OĞUZ (İstanbul) – Ne alakası var!.. Dürüstlükle ne alakası var!.. Yakışıyor mu!..
BAŞKAN – Müdahale etmeyin efendim, müdahale etmeyin...
Sayın Oğuz... Sayın Oğuz, müdahale etmeyin efendim.
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Devamla) – Şimdi, Sayın Korkmaz, pancar çiftçisiyle ilgili olarak burada bazı görüşler ifade ettiler.
ALİ OĞUZ (İstanbul) – Efendice cevap ver... Ne alakası var!.. Böyle mi olur!..
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Devamla) – Kırıkkale’de pancar çiftçisiyle ilgili konuşmaması gerekenler, dünün Refahyol İktidarının destekçisi olan milletvekilleridir; çünkü, 1995 yılında, Kırıkkale’de, 14 bin hektarlık alanda pancar ekimi yapılmasına karşın, 1997 yılında 13 800 hektarlık alana ekim yapılmıştır. Eğer, Kırıkkale’deki pancar çiftçisinin meselesini savunmak gerekiyorsa, bu konuşmanın 1997’de yapılması gerekirdi. Eğer, bu mesele, bugünkü Anasol-D Hükümetini tenkit için yapılmış bir konuşma ise ve bunu kabul etmemiz için, 1998 yılında, Kırıkkale’de 16 bin hektarlık alana pancar ekileceğini dikkate alıp, gerek Refahyol gerekse 1995 yılına göre Kırıkkale’de pancar ekim sahalarının arttığını görmek ve ona göre konuşmayı yapmak gerekirdi.
Bütün bunlara rağmen, pancar ekim alanlarıyla ilgili Hükümetimizin yaptığı bu uygulama hakkında görüşlerimizi anlatma, izah etme fırsatı verdiği için -her şeye rağmen- yine, Mikail Korkmaz arkadaşıma teşekkür ediyorum. (FP sıralarından alkışlar)
ALİ OĞUZ (İstanbul) – Aferin!..
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Devamla) – Çünkü, bu tip konuşmalarla gerçekler gün yüzüne çıkacaktır.
Türkiye’nin şeker üretim politikası, iç tüketimin yerli üretimle karşılanması şeklinde belirlenmiştir. Bu politikanın istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesi, ülkemizin ekonomik çıkarları açısından da elzem görülmekt
edir.Şeker şirketimiz, şekerin ana girdisi olan pancarın tedarikini emniyet altına almak amacıyla, üreticileri, girdi ve fiyat bazında çeşitli mekanizmalarla desteklemeye çalışmış; desteklerin yeterli olduğu dönemlerde üretim artmış, yetersiz olduğu dönemlerde ise düşmüştür. Bu istikrarsızlık, bazı yıllarda ihracata, bazı yıllarda ise ithalata neden olmuştur. Nitekim, 1992 ve 1994 yıllarında 1 milyon 453 bin ton ihracat, 1995 ve 1996 yıllarında ise 750 bin ton şeker ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bundan, ülkemiz ekonomisinin, üretici ve tüketicilerin yanı sıra, şeker şirketimiz de olumsuz etkilenmiştir.
Dünya şeker fiyatları, dikkate aldığınızda -kamış şekeri nedeniyle- ülkemiz fiyatlarına göre düşüktür. Tarım ve sanayi kesimiyle, bu kesimlerle ilgili arz ve talep sahibi sektörlerin ayakta tutulması, ülke ekonomisi açısından da büyük önem arz etmektedir; bu nedenle, sektör, yüksek vergi oranlarıyla korunma durumundadır.
İhracat ise, düşük dünya fiyatlarına karşı destek gerektiğinden avantajlı görünmemektedir. Bu bakımdan, dünya şeker fiyatları ve ihracat imkânları dikkate alındığında, şeker şirketimizin, iç talebe uygun olarak stabilize edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu maksatla, üreticilerimizle yapılan pancar yetiştirme sözleşmelerinde gerekli düzenlemeler yapılmış ve 1998 yılında uygulamaya da konulmuştur. Böylece, dekar yerine ton bağlantısı yapılmış; fabrikalarımızın işletme kapasiteleri, üretici talepleri ve son üç yıllık üretim miktarları göz önünde bulundurularak, ortalama fiyattan satın alın
acak pancar miktarları ve kontenjanları, fabrika, bölge ve çiftçi bazında belirlenmiştir. Söz konusu bu değişiklik, pancar ekiminde herhangi bir azalmaya sebep olmamaktadır; çünkü, 1995 yılında 2,5 milyon dekar, 1996 yılında 3,4 milyon dekar, 1997 yılında 3,8 milyon dekar, 1998 yılında da 4 milyon 200 bin dekar pancar ekim sahası planlanmış ve sözleşmeleri yapılmıştır. Bu rakamları dikkate aldığınızda, 98 yılı pancar ekim alanları, aynı münavebe sahası olan 95’e göre yüzde 95, geçen yıla göre de yüzde 10 civarında artışa sebep olmaktadır. Dolayısıyla, 1998 yılında, ülke şekersiz kalmayacak, ülke şeker ithalatıyla karşı karşıya kalmayacak; pancar çiftçisi bir önceki yıla nazaran daha çok alan ekecek, pancar çiftçisinin, bir önceki yıla göre, cebine daha çok para girecektir.Bu duygular içerisinde, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu’na teşekkür ediyorum.
3. – Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli’nin, ülkemizde son yıllarda artan ithalat konusunda alınabilecek önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın cevabı
BAŞKAN – Bugünkü gündemdışı son konuşmacımız, Bursa Milletvekili Sayın Ali Rahmi Beyreli. (DSP sıralarından alkışlar)
Sayın Beyreli, ülkemizde son yıllarda artan ithalat konusunda alınabilecek önlemlerle ilgili olarak gündemdışı söz isteminde bulunmuşlardır.
Sayın Beyreli, konuşma süreniz 5 dakikadır; buyurun.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Bursa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Son günle
rde, basında, Hükümetimizin ithalata sınır getirme düşüncesini, serbest piyasa kurallarına aykırı, devletçi ve tehlikeli bir yaklaşım olarak niteleyen yazılar yer almaktadır. Yıllarca sanayide çalışmış, mühendis kökenli bir milletvekili olarak, düşüncelerimi açıklamak üzere huzurunuzda bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son yıllarda, ülkemiz, hemen her sektörde, bir ithalat cenneti haline gelmektedir; bu durum, Türk ürünlerinin, yetersiz, kalitesiz ya da pahalı olmasından kaynaklanmamaktadır; bu durum, Türkiye’nin, bilerek ya da bilmeyerek, ticaret serbestisi kuralları dahilinde, kendi çıkarlarını koruyacak tedbirleri alıp gereği gibi uygulamamasından kaynaklanmaktadır.
Bugün, dünya, serbest ticarete doğru yönelmiştir; ancak, gerek GATT Antlaşması gerekse Gümrük Birliği Antlaşması, ülkelere, kendi sanayilerini, kendi ürünlerini, kendi çıkarlarını ve haksız rekabete, standart dışı ürünlere karşı korumak yönünde önlemler a
lma olanağını tanımaktadır.Gümrük Birliği Antlaşmasıyla ticarî ortağı olduğumuz Avrupa Birliği ülkeleri, her sektörde kendilerini korumaktadır. Örneğin, Avrupa Birliği, tekstil ürünlerimize karşı teknik engeller uygulamakta, antidamping soruşturmaları açmaktadır.
Avrupa Birliğinde, otomotiv sektöründe, Uzakdoğu ürünlerine karşı bir ortak gümrük tarifesi uygulanmaktadır. Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerde gizli kotalar vardır. Örneğin, Fransa, ihtisas gümrükleri vasıtasıyla kendini korumakta, tüm otomotiv ürünlerinin ülkeye girişine tek bir sınır kapısı üzerinden izin vermekte ve bu sayede ülkesine giren otomotiv ürünlerini belli bir sınırda tutabilmektedir. Bu yönde çeşitli uygulamalarla ilgili örnekler, bütün ülkelerde -tarım dahil- hemen her sektör için verilebilir; yani, serbest piyasa düzeni, öyle her şeyin serbest olduğu bir düzen değildir.
Türkiye’de ithalat, son yıllarda, âdeta kayırılarak çok büyük bir gelişme göstermiştir. Bu durum, önlem alınmazsa, Türkiye’nin geleceğini tehdit edecek boyutlara ulaşabilecektir. Türkiye için asıl tehlike budur. Türkiye, Türk sanayii ve üreticisinin, Türk işçisinin hakkını korumak uğruna, bu kayırılmışlığı, haksız rekabeti ortadan kaldırmak zorundadır. Bu çerçevede, Türkiye, diğer tüm Batı ülkeleri gibi teşvikli ithalata son vermek, ihtisas gümrüklerini kurmak ve işletmek, her sektörde tip on-line sistemini kurmak ve çalıştırmak, kendi akreditasyon sistemini oluşturmak, satış sonrası hizmet yükümlülüğünü doğru belirleyip tavizsiz uygulamak, ithalatta haksız rekabeti ö
nlemeyle ilgili yasal düzenlemeleri yapmak, dışticaret ve gümrük mevzuatını geliştirerek doğru ve etkin bir biçimde uygulamak, Türkiye’ye karşı yapılmakta olan ve haksız rekabete yol açan dampingli satışlara karşı antidamping vergisini uygulamak, yerli malı kullanılması yönünde kamuoyu oluşturacak tedbirleri almak zorundadır.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bunlar tüm gelişmiş batı ülkelerinde uygulanmakta olan serbest piyasa ilkeleriyle çelişmeyen, ancak, nedense yıllardır ülkemizde bir türlü uygulanamayan, uygulanmasından, âdeta, kaçınılan tedbirlerdir. Yine, son günlerde gazetelerde Avrupa Birliğinin hambez ihracatımız üzerindeki antidamping soruşturmasıyla ilgili haberler yer almaktadır. Kendi ürettiğimiz hambez yurt dışında antidamping soruşturmasına uğrarken, önlem alınmayan dampingli hambezi, sentetik iplik ithalatıyla yerli sanayimiz ikinci bir sorunla karşı karşıyadır. Kendi tekstil ürünlerimize yabancı ülkelerce her çeşit engelleme yapılırken, dampingli ithalat karşısında içpazarda bile tut
unamaz hale gelen dokumacılarımızın, iki hafta önce tezgâhlarını parçalamaları, yine, bu konuda son günlerin önemli örneklerinden biridir. Bu olay, ülkesini ve insanını düşünen hiçbir iktidarın seyirci kalmaması gereken bir durumdur. Haksız rekabete yol açan tüm sektörlerdeki dampingli, teşvikli ithalata dur demenin zamanı artık gelmiştir.İşte, 55 inci Hükümet bu eksikliği tespit ederek, yapılması gerekeni yapma yönünde girişim başlatmıştır. Dolayısıyla, bazı çevrelerin, ithalatı sınırlama girişimlerinde bulunduğu iddiasıyla, Hükümet aleyhine kamuoyu oluşturmaya çalışmalarını akıl ve vicdanla bağdaştırmak olanaklı değildir...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Beyreli, konuşmanızı tamamlayın efendim.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Devamla) – Teşekkür ediyorum.
Hükümetimizin bugün yapmak istediği, serbest piyasa ilkelerine aykırı bir biçimde ithalata sınır getirmek değil; sadece, Türkiye’nin, zaten, yıllardır etkin biçimde uygulaması gereken, ancak, her nedense bir türlü uygulayamadığı
tedbirlerin hayata geçirilmesidir.Sözlerime son verirken, Yüce Meclise saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Bursa Milletvekili Sayın Ali Rahmi Beyreli’ye teşekkür ediyorum.
Hükümet adına, gündemdışı konuşmayı cevaplamak üzere, Turizm Bakanı Sayın İbrahim Gürdal söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
TURİZM BAKANI İBRAHİM GÜRDAL (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; Ali Rahmi Beyreli’nin ülkemizde son yıllarda artan ithalat ve alınabilecek önlemlerle ilgili gündemdışı yapmış olduğu konuşmaya cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
İthalatın denetimine ilişkin mekanizmalar: Malumları olduğu üzere, ithalatımızdaki en büyük artış 1995 yılında yaşanmış ve 1995 yılı ithalatımız, 1994 yılına göre yüzde 53,5’luk bir artışla, 23,2 milyar dolardan 37,7 milyar dolara yükselmiştir. Ancak, 1996 yılı ile birlikte söz konusu artış hızında düşüş görülmüş ve 1996 yılı ithalatımız, 1995 yılına göre yüzde 19,7 oranında artarak, 42,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 1997 yılına gelindiğinde ise, artış hızının iyice yavaşladığı açıkça görülmekte olup, 1997 yılı ithalatımız, bir önceki yıla göre yüzde 9,2’lik bir arışla, 46,7 milyar dolara yükselmiştir. Yukarıda ifade edilen rakamlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, ithalattaki artış hızı, son iki yıldır düşmekte olup, ithalat, nispî olarak azalmaktadır.
Diğer taraftan, 1996 yılında Avrupa Birliğinden yapılan ithalat 22,7 milyar dolar iken, 1997 yılında yüzde 5,8’lik bir artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu rakamlardan, Avrupa Birliği ülkelerinden yapılan ithalatımızın da doyum noktasına ulaştığı açıkça anlaşılmaktadır.
Yine, malumları olduğu üzere, ithalata ilişkin politikamızı belirleyen en önemli iki unsur, Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ile Avrupa Birliği ile tesis edilmiş bulunun gümrük birliğidir. Bu çerçevede, ithalatımızın tarifeler yoluyla düzenlenmesi imkânı sadece tarım ürünleriyle sınırlandırılmış olmakla birlikte, yine her iki oluşum çerçevesinde aktedilen anlaşmalar dahilinde oluşturulan ticaret politikası araçları vasıtasıyla da ithalatı denetleme imkânı mevcut olup, bunlar; dampingli veya sübvansiyonlu ithalat ile bir malın ithalatında meydana gelen miktar artışı veya bu ithalatın oluşturduğu şartların yerli sanayi üzerinde maddî zarara yol açması veya zarar tehdidi oluşturması halinde alınacak önlemleri düzenleyen ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat ile gözetim
ve korunma önlemleri mevzuatı ve ülkemiz pazarını etkileyen ticarî engellere ve bu engellerden doğan zararların giderilmesine yönelik olarak gereken ticarî önlemleri düzenleyen, Türkiye’nin ticarî haklarının korunması hakkında mevzuat çerçevesinde alınan önlemlerden oluşmaktadır. Ancak, uluslarası anlaşmalarda belirtilen prosedür çerçevesinde alınabilen ve uygulamaya geçirilmesi belirli sürelere ve koşullara bağlı olan bu önlemler yanında, ithalatımızın, ayrıca, uluslararası alanda kabul görmüş teknik ve idarî enstrümanlarla düzenlenmesi imkânı da bulunmaktadır.Buna göre, TÜRKAK’a ilişkin kanun tasarısının bir an önce yasalaşmasıyla, ithalatta standardizasyon, ölçüm, kalibraj, kalite akreditasyon, test ve sertifikalandırma uygulamalarının daha etkili bir şekilde tatbik edilerek, ithalatta, önemli ölçüde dolaylı koruma sağlanabilecektir.
Aynı şekilde, gümrük idareleri tarafından, gümrük kıymetinin (birim fiyatların) daha etkin bir şekilde tespitiyle, ithalatın regüle edilmesi mümkün olup; bunun için, personel ve teknik açıdan etkin bir donanıma sahip ihtisas gümrüklerinin sektörel ve bölgesel olarak yaygınlaştırılması ve ithalatımızın bu ihtisas gümrüklerinden gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bununla ilgili çalışmalar, Dış Ticaret Müsteşarlığınca hızlandırılmaktadır.
Ayrıca, ülkemiz üreticilerinin ekonomik çıkarlarının olumsuz yönde etkilenmesinin söz konusu olduğu durumlarda, dahilde işleme belgesi düzenlenmemesi hususunda, daha fazla hassasiyet gösterilmesi gereğinden hareketle, bir yandan yerli üretimin korunmasına, diğer yandan ithalatın kısılmasına da çalışılmaktadır.
İthalatçı birliklerinin kurulmasıyla, rasyonelleşen ithalat ucuzlayacak; ayrıca, ithalatın takibi nedeniyle efektif önlemlerin öncelikle alınması da imkân dahiline girecektir.
Otomobil veya beyaz eşya ithalatında bakım, onarım ve servis garantisi yeterlilik belgesi düzenlenmesi aşamasında, aranılan bakım, onarım gibi hizmetlerin “illere göre garanti edilmesi” şeklinde düzenlenerek, denetimlerin titizlikle yapılması zorunluluk a
rz etmekte olup; ayrıca, daha çok bu ürünlerin ithalatında kullanılmakta olan fiktif antrepo uygulamasının da kaldırılması gerekmektedir.Öte yandan, İthalat Rejimi Kararı, Yönetmeliği ve bu yönetmelik eki tebliğler dışında yer almakla birlikte, dahilde işleme rejiminde, yatırımları teşvik mevzuatında, sınır ve kıyı ticaretine ilişkin mevzuatta, ithalata ilişkin hükümler bulunmakta olup, ithalattaki miktar artışının kontrol altına alınabilmesini ve ithalatın tek bir merciden yönlendirilmesini teminen, söz konusu mevzuattaki dağınıklığın ve ithalatın genel prosedürüne istisnaî uygulamalar getiren bu düzenlemelerin, ithalat rejimi kapsamı dışında yürütülen bavul ticareti çerçevesinde gerçekleştirilen ithalatın bir an evvel denetim altına alınması ve ayrıca, söz konusu istisnaî ithalat modellerinin genel ithalat prosedürüne dahil edilmesi de alınabilecek tedbirler arasındadır.
Bu bilgileri Yüce Meclise sunma imkânı veren Sayın Ali Rahmi Beyreli Beye teşekkür eder, hepinize saygılar sunarım. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan Turizm Bakanı Sayın İbrahim Gürdal’a teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci madesine göre verilmiş tezkereleri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in Gürcistan’a yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1347)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in, görüşmelerde bulunmak üzere 17 Şubat 1998 tarihinde Gürcistan’a yaptığı resmî ziyarete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasamızın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
Mesut Yılmaz Başbakan
L İ S T E
Orhan Kavuncu (Adana)
Metin Arifağaoğlu (Artvin)
Süleyman Hatinoğlu (Artvin)
Cemal Özbilen (Kırklareli)
Necati Çelik (Kocaeli)
Hayrettin Uzun (Kocaeli)
Fik
ret Uzunhasan (Muğla)Mustafa Hasan Öz (Ordu)
BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
İkinci tezkereyi okutuyorum:
2. – Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İspanya’ya yaptığı resmî ziyarete katılması uygun görülen milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1348)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
3–5 Mart 1998 tarihlerinde İspanya’ya resmî bir ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel’e refakat eden heyete, Samsun Milletvekili Sayın Murat Karayalçın’ın da iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasamızın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
Mesut Yılmaz Başbakan
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Danışma Kurulunun önerileri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.
IV. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – Kosova’daki son gelişmeler konusundaki genel görüşmenin (8/19, 20) gündemdeki yeri, görüşme günü ve çalışma süresi ile gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 106 Tarih: 11.3.1998
Danışma Kurulunun 11.3.1998 Çarşamba günü yaptığı toplantıda aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.
Hikmet Çetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili Salih Kapusuz Uğur Aksöz DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili Mehmet Gözlükaya Metin Bostancıoğlu CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanvekili Nihat Matkap Metin Işık
ÖNERİLER:
1 - Genel Kurulun 10.3.1998 tarihli 64 üncü Birleşiminde açılması kabul edilen, Kosova’daki son gelişmeler konusundaki genel görüşmenin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 2 nci sırasında yer alması ve genel görüşmenin, Genel Kurulun 17.3.1998 Salı günkü Birleşiminde, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay hakkındaki (11/14) esas numaralı gensoru önergesenin görüşmelerinin bitiminden sonra yapılması ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.
2 - Gündemin, “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 228 inci sırasında yer alan 589 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 5 inci sırasına, 167 nci sırasında yer alan 385 sıra sayılı kanun teklifinin, 6 ncı sırasına alınması önerilmiştir.
BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisi üzerinde söz isteyen?.. Yok.
Danışma Kurulu önerisinde iki öneri yer almaktadır. Onun için, ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım. Önce, birinci öneriyi tekrar okutuyorum:
“1– Genel Kurulun 10.3.1998 tarihli 64 üncü Birleşiminde açılması kabul edilen Kosova’daki son gelişmeler konusundaki genel görüşmenin gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 2 nci sırasında yer alması ve genel görüşmenin Genel Kurulun 17.3.1998 Salı günkü birleşiminde, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay hakkındaki (11/14) esas numaralı gensoru önergesinin görüşmelerinin bitiminden sonra yapılması ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.”
BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Şimdi, ikinci öneriyi okutuyorum:
“2– Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 228 inci sırasında yer alan 589 sıra sayılı Kanun Tasarısının bu kısmın 5 inci sırasına, 167 nci sırasında yer alan 385 sıra sayılı Kanun Teklifinin 6 ncı sırasına alınması önerilmiştir.”
BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, şimdi, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Kilis Mliletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Suriye sınırındaki mayınlı araziye ilişkin sorusu ve Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’in cevabı (6/736)
BAŞKAN – 1 inci sırada yer alan, Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Suriye sınırındaki mayınlı araziye ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlı
yoruz.Soruyu cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunuyorlar.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
1996 yılında Suriye sınırındaki mayınlı arazinin mayından temizlenmesiyle ilgili sorumun delaletinizle Millî Savunma Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygıyla arz ederim. 10.11.1997
Mustafa Kemal Ateş Kilis
Soru: 1996 yılında bir grup parlamenter tarafından, Suriye sınırındaki mayınlı arazinin mayından temizlenmesiyle ilgili çalışmalar, mayınların temizlenmesi yönünde müspet idi. Genelkurmay da aynı görüşü teyit etti. Buna rağmen mayınlı arazinin temizlenmesine bugüne kadar neden başlanmadı?
BAŞKAN – Sözlü soruyu cevaplamak üzere Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Sezgin söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
Cevap süresi 5 dakikadır Sayın Bakan.
BAŞBAKAN YARDIMCISI VE MİLLî SAVUNMA BAKANI İSMET SEZGİN (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Kilis Milletvekili Sayın Mustafa Kemal Ateş tarafından verilen soru önergesinde değinilen, Suriye sınırındaki mayınlı araziye ilişkin bilgiyi arz ediyorum.
1950’li yıllarda, özellikle Suriye sınırında meydana gelen kaçakçılığın artması üzerine, Türkiye sınır bölgesinde 500 metre genişliğinde mayınlı saha tesis edilerek, kaçakçılık önlenilmeye çalışılmıştır.
Gelişen durum ve teknolojiyle birlikte emniyet sistemlerinde de değişiklik yapılmış ve bu kapsamda, 1985 yılından itibaren sınır fizikî güvenlik sistemi tesis edilmeye başlanmıştır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla, 877 kilometrelik Türkiye-Suriye sınırının ancak 450 kilometrelik bölümüne fizikî güvenlik sistemi inşa edilebilmiştir.
Bakanlar Kurulunun 4 Mart 1992 tarihli 92/2795 sayılı Kararıyla, Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek kritik ve hassas bölgeler hariç olmak üzere, mayın sahalarının tümünün, sınır fizikî güvenlik sistemi inşaatı tamamlanan bölgelerden başlanması kaydıyla, sistem inşa edildikçe temizlenmesi öngörülmüş, mayın temizleme işlemiyle Genelkurmay Başkanlığı görevli kılınmıştır.
B
öylece, devam eden işlemlerden sonra 10 Kasım 1988 tarihli ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkındaki Kanunla, kara sınırlarının güvenliğinin sağlanması görevi, Türk Silahlı Kuvvetlerine verilmiştir. Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetlerince, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması için çeşitli emniyet tedbirleri alınmıştır ve alınan bu tedbirlerin pekiştirilmesi faaliyetlerine de devam edilmektedir.Ayrıca, sınır fizikî güvenlik sistemi kapsamında yapılan faaliyetlerin, güvenliğin sağlanmasında tam etkili olmadığı; sistemin etkinliğinin artırılması için, hudut hattında 50 metre genişliğinde bir şerit üzerinde etkin bir engel sisteminin tesis edilmesinin gerekli olduğu; bunu müteakip, geri kalan mayınlı sahaların temizlenmesinin, hudut emniyetini etkilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Birleşmiş Milletlerin kıstaslarına göre, bir mayının klasik yöntemlerle temizlik maliyeti, 200 ilâ 1 000 Amerika Birleşik Devletleri Dolarına mal oluyor, modern teçhizat da 3 milyon mark civarında tutuyor. Mayın temizliğinin, gerek işgücü gerekse zaman açısından uzun yıllara sârî olduğu, açık olarak kendini gösteriyor.
1956 yılından itibaren bölgeye döşenen mayınlar, doğa koşullarından etkilenmiş ve birçoğu da yer değiştirmiştir. Dolayısıyla, mayın temizliği esnasında veya temizlikten sonra da, önemli sayıda personel zayiatı vuku bulacaktır.
Komşu ülkelerin izledikleri politikalar nedeniyle, mayınlı sahaların, mayınlar temizlendikten sonra da, hudut güvenliği açısından Millî Savunma Bakanlığına tahsisinin devamında fayda görülmektedir.
İlave olarak, terörle mücadele kapsamında, sınırların güvenliğinin sağlanmasının önemi daha da artmaktadır. Bu nedenle, Suriye sınırında bulunan mayınlı sahaların, bu bölgede sınır fizikî güvenlik sistemi bütün unsurlarıyla tesis edilmeden mayınlardan tamamen temizlenmesi, bu alanda zafiyet yaratacak ve güvenlik açısından büyük risklerin oluşmasına meydan verecektir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; açıkladığım bu gerekçelerle, mevcut sahaların mayınlardan tamamen temizlenmesinin, bölge güvenliği açısından büyük risk taşıması, sınır fizikî güvenlik sisteminin bütün unsurlarıyla henüz inşa edilememiş olması ve terörle mücadelede sınır güvenliğinin önemi nedenleriyle, Suriye sınırında, mayınlı sahanın, bu safhada temizlenmesinin uygun olmayacağı değerlendirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; keyfiyeti, derin saygılarımla arz ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Bakan, bir saniye efendim.
Son sözlerinizin anlaşılmadı; buy
urun.BAŞBAKAN YARDIMCISI VE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET SEZGİN (Devamla) – Sayın Başkanım, biraz evvel de açıklamaya çalıştığım gerekçelerin ışığı altında, mevcut sahaların mayınlardan tamamen temizlenmesinin bölge güvenliği açısından büyük risk taşıması, sınır fizikî güvenlik sisteminin bütün unsurlarıyla henüz inşa edilememiş olması ve terörle mücadelede sınır güvenliğinin önemi nedenleriyle, Suriye sınırında, mayınlı sahanın, bu safhada temizlenmesinin uygun olmayacağını değerlendiriyoruz.
Teşekkür eder, saygıyla arz ederim. (Alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Bakanım, bir saniye efendim...
Önerge sahibinin söyleyeceği bir şey var mı?
MUSTAFA KEMAL ATEŞ (Kilis) – Müsadenizle, Sayın Bakanıma teşekkür ediyorum.
Bu soruyla ilgili maksadım, bölge milletvekili olarak, orada yaşanan sıkıntıları bildiğim için, bu husustaki raporun gündeme alınıp alınmaması hususunu sormaktı ve cevapları almış oldum; ancak, sınır bölgesinde ziraatle iştigal eden çiftçilerden belge isteniyor. Mayınlı araziye yakın olan -bir kilometrelik mesafedeki- arazilerde çiftçiler çalışamıyorlar, çalışma izni almak için bir hafta meşgul oluyorlar, sıkıntı çekiyorlar, hatta götürecekleri işçi için de yine bölge karakolundan izin almak mecburiyetinde kalıyorlar. Eğer, mayınlı sahadaki mayınların hepsi temizlenmeyecekse, gönlük istiyor ki, sınır bölgesine yakın ziraatçıların sıkıntılarının ve zorluklarının giderilmesi için en azından valiliklere verilecek bir talimatla bu konuda bir kolaylaştırma getirilmesini arz ediyorum.
Saygılar sunarım.
BAŞBAKAN YARDIMCISI VE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET SEZGİN (Devamla) – Sayın Başkan, yüksek malumlarınız, biraz evvel de arz ettiğim gibi, bu mayınların zamanla yer değiştirmiş olması nedeniyle istemediğimiz birtakım olayların çıkmasını önlemeyi de amaçlamaktadır yaptığımız bu tasarruflar; ama, gerekli ihtimamın gösterileceğini ifade ediyorum.
Yüce Meclis de itimat buyursunlar, emin olsunlar, bütçe imkânlarımız elverdiği ölçüde, sınırlarımızın fizikî güvenlik sistemine kavuşturulması için gerekli her türlü gayreti ve çabayı gösteriyoruz.
BAŞKAN – Sayın Bakana teşekkür ediyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
Soru cevaplandırılmıştır.
2. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, şeker fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/745)
BAŞKAN – 2 nci sırada yer alan, Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, şeker fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesinin görüşülmesine başlayacağız.
Soruyu cevaplayacak Sayın Bakan?.. Hazır bulun
muyor.Bu soru önergesi, üç birleşim içinde cevaplandırılmadığından yazılı soruya çevrilecektir.
Gündemden çıkarılmıştır.
3. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla’nın Ortaca İlçesinde vergi dairesi açılıp açılmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/751)
BAŞKAN – 3 üncü sırada yer alan, Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla’nın Ortaca İlçesinde vergi dairesi açılıp açılmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesinin görüşülmesine başlayacağız.
Önergeyi cevapla
yacak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunmuyorlar.Önergenin görüşülmesi ertelenmiştir.
4. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, tarımsal girdi fiyatlarına yapılan zamlara ve ürünlere verilen taban fiyatlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/752)
BAŞKAN – 4 üncü sırada yer alan, Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, tarımsal girdi fiyatlarına yapılan zamlara ve ürünlere verilen taban fiyatlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesinin görüşülmesine geçiyoruz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?..Genel Kurul salonunda hazır bulunuyorlar; Sayın Sağlık Bakanımız, Tarım ve Köyişleri Bakanına vekâleten soruyu cevaplandıracaklar.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda belirttiğim soruların Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mustafa Rüştü Taşar tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunu delaletlerinizle arz ederim.
İrfettin Akar Muğla
1- Hükümetiniz, kurulduğu günden bu yana, çiftçinin üretim maliyetleri içerisinde yer alan, mazot, gübre, ilaç ve kredi faizlerine ne kadar zam yaptınız?
2- Ürünlere verdiğiniz taban fiyatlarla dört aylık icraatlarınız sonucu oluşan üretim maliyetlerini karşılaştırdınız mı?
3- Çiftçilerden bize ulaşan bilgilere göre, son dört aylık dönemde maliyet artışları yüzde 70’lere varmaktadır. Verdiğiniz taban fiyatlar -gününde ödeme yapılır ise- yıllık olarak yüzde 80’lere tekabül etmektedir. Bu durumu nasıl mukayese edersiniz?
BAŞKAN – Soru önergesini Hükümet adına cevaplamak üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Sayın Halil İbrahim Özsoy; buyurun efendim. (ANAP sıralarından alkışlar)
Cevap süreniz 5 dakikadır Sayın Bakan.
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Muğla Milletvekili Sayın İrfettin Akar’ın sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlarım.
1 inci soruya cevap olarak şunları arz edeceğim: Haziran 1997 tarihinden Ocak 1998 tarihine kadar geçen sürede, gübre cinslerine göre değişmekle birlikte, gübre fiyatlarına, ortalama yüzde 60,3 oranında zam yapılmıştır; aynı dönemde ziraî mücadele ilaç fiyatları, yaklaşık olarak, yüzde 50 oranında zam görmüştür. Ziraat Bankası tarafından verilen kredi faiz oranlarındaki artış, hayvansal kredilerde yüzde 37, bitkisel kredilerde ise yüzde 40 olmuştur. Mazot fiyatlarındaki artış ise, geçmiş hükümetler tarafından bekletilen zamlarla birlikte, yüzde 64 olmuştur. 1 Aralık 1997’den itibaren mazota zam yapılmamıştır.
Önerged
eki ikinci soruya gelince; Hükümetimiz tarafından ilan edilen destekleme alım fiyatları, 1996 yılına göre şöyledir: Buğdayda yüzde 83’lük artış, mısırda yüzde 74’lük artış, çeltikte yüzde 96’lık artış, haşhaşta yüzde 113’lük artış, fındıkta yüzde 141’lik artış, kuru incirde yüzde 144’lük artış ve çekirdeksiz kuru üzümde ise yüzde 94’lük artış olmuştur.Hükümetimiz, çiftçilerin alım gücünün artması doğrultusunda, Ziraat Bankası tarafından verilmekte olan ikraz primlerini yüzde 71 ilâ yüzde 82 oranında artırmıştır. Dolayısıyla, gerek girdi fiyatlarındaki artışlar gerekse enflasyon oranı dikkate alındığında, üretici, bu Hükümet dönemimizde mağdur edilmemiştir.
Soru önergesinin üçüncü sorusuna gelince; Hükümetimiz döneminde girdilere yapılan zam oranları yüzde 50 ilâ yüzde 60 arasında değişmişken, destekleme alım fiyatları, aynı dönemde, yüzde 74 ilâ yüzde 144 arasında artırılmıştır. Kaldı ki, Hükümetimiz döneminde girdilere yapılan zamlardan 1998 yılı ürünü etkilenecektir. Ayrıca, 1998 yılındaki destekleme fiyatlarının tespitinde bu girdi fiyatlarındaki artışlar dikkate alınacaktır.
Diğer taraftan, Hükümetimiz, önceki hükümetlerden kalan çiftçi alacaklarını da ödemiş; ayrıca, ürün bedellerini de ürünün teslimini müteakip peşin olarak ödemiştir.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sözlü soru önergesini cevaplayan Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Sayın Halil İbrahim Özsoy’a teşekkür ediyorum.
Soru önergesi cevaplandırılmıştır.
5. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, pamuk hasat mevsiminde uygulanan prim sistemine ve ham dökme zeytinyağı ihracatına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/753)
BAŞKAN – 5 inci sırada yer alan, Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, pamuk hasat mevsiminde uygulanan prim sistemine ve ham dökme zeytinyağı ihracatına ilişkin, Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi...
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurulda hazır bulunmadığından, önergenin görüşülmesi ertelenmiştir.
6. – Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Milas Devlet Hastanesi ve Bodrum Devlet Hastanesi başhekimlerinin görevden alınmalarının nedenine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/754)
BAŞKAN – 6 ncı sırada yer alan, Muğla Milletvekili İrfettin Akar’ın, Muğla-Milas Devlet Hastanesi ve Bodrum Devlet Hastanesi Başhekimlerinin görevden alınmalarının nedenine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurulda hazır bulunuyor.
Soru önergesini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun, Sağlık Bakanı Dr. Halil İbrahim Özsoy tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunu, delaletlerinizle, arz ederim.
İrfettin Akar Muğla
1- Muğla Milas Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ertuğrul Saraç’ın, Başhekimlik görevinden alınarak, yerine, 1992 yılında müfettiş raporuyla görevden alınan Dr. İbrahim Belen’in getirilmesini, hukukî mahiyette nasıl yorumluyorsunuz?
Söz konusu atamanın kriteri, liyakat mi, yoksa siyaset midir?
2- Bo
drum Devlet Hastanesi Başhekimi Atilla Kayahan’ın görevden alınmasını nasıl karşılıyorsunuz?BAŞKAN – Sözlü soru önergesini cevaplamak üzere, Sağlık Bakanı Sayın Halil İbrahim Özsoy söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
Cevap süreniz 5 dakikadır.
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Muğla Milletvekili Sayın İrfettin Akar tarafından, Muğla Milas Devlet Hastanesi ve Bodrum Devlet Hastanesi başhekimlerinin görevden alınması nedeniyle yöneltmiş oldukları soru önergesine cevap vermek için huzurlarınızdayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, öncelikle başhekimliğin bir tarifini yapmak istiyorum. Başhekimlik, kadro karşılığı olan bir görev değildir, meslekî bir görev değildir ve mesleğin icraatına taalluk eden bir görev değildir. Başhekimlik, orada bulunan kurumdaki hekimler arasından, makamın takdiriyle, idarî olarak getirilen ve ikinci bir görevle görevlendirilen geçici bir görevdir. Bu yüzden, başhekimliği alınan veya başhekimliğe getirilen herhangi bir kişi, mesleğini icraatı yönünden herhangi bir mağduriyete uğramamaktadır. Bakan da, bunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ve 88 inci maddelerinden faydalanarak yapmaktadır.
Önergede iddia edildiği gibi, Milas Devlet Hastanesi Başhekimliğine getirilen doktor arkadaşımız, daha evvel, herhangi bir tahkikat geçirmediği gibi, kendisinin başhekimlik görevini yapması açısından bir sakıcası da yoktur.
Bodrum Devlet Hastanesi Başhekimliği görevinden alınan arkadaşımız ise, mesleğini icra edebilmek için, kendi isteğiyle, İstanbul Siyami Ersek Kalp Cerrahisi Merkezine, tarafımdan atanmıştır.
O yüzden, bu atamalarda, hiçbir zaman, siyasî bir düşünce hâkim değildir ve göreve geldiğimiz günden beri de, Bakanlıkta yapılan atamalarda, gerekçesiz ve dilekçesiz hiçbir atama yapılmamıştır.
Yüce Meclise saygıyla arz ederim. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
Sözlü soru önergesi cevaplandırılmıştır.
7. – Yozgat Milletvekili Yusu
f Bacanlı’nın, memur maaşlarına yapılan zamma ve atamalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/756)BAŞKAN – 7 nci sırada yer alan, Yozgat Milletvekili Yusuf Bacanlı’nın, memur maaşlarına yapılan zamma ve atamalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi...
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurulda hazır bulunuyorlar.
Soru önergesini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sayın Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Yusuf Bacanlı Yozgat
1- Memura yapılan yüzde 30 zam, Hükümetiniz döneminde, genel zamların beşte 1’i oranında gerçekleşmiş bulunmaktadır. Memur, bu itibarla, dört ay gibi çok kısa bir devrede sefaleti yaşamaktadır; aldığıyla, ancak, mutfak, kira, yakıt masrafını dahi karşılayamamaktadır. Memura yapılan yüzde 30’luk zam oranını, hak ve nasafet ölçülerinde artırmayı düşünüyor musunuz?
2- Özellikle, sizin Hükümetiniz döneminde yapılan tayinler, karda kışta, öğretim yılının ortasında yapılmaktadır. Bu haksız, yanlı ve bir kıyım haline dönüşen tayinlere dur diyecek misiniz?
3- Muhalefet döneminizde sıkça bahsettiğiniz, memura sendikal haklarını ne zaman vereceksiniz?
BAŞKAN – Soru önergesini Hükümet adına cevaplamak üzere, Devlet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk söz istemiştir.
Buyurun Sayın Bakan. (DSP sıralarından alkışlar)
Cevap süreniz 5 dakikadır.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yozgat Milletvekili Sayın Yusuf Bacanlı’nın, memur maaşlarına yapılan zamma ve atamalara ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurlarınızda bulunuyorum.
Soruları sırasıyla cevaplandırıyorum:
1- 1998 yılında, yıl sonu olarak hedeflenen yüzde 50’lik enflasyon oranı dikkate alınarak, 1998 yılının ilk altı ayı için, kamu personelinin maaş artış oranı yüzde 30 olarak belirlenmiştir. Bu artış oranı, iddia edildiği gibi memurları mağdur etmeyecektir. Zira, 1998 yılının ilk yarısı için, enflasyonun yüzde 30’un altında gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayrıca, 1998 yılı bütçesinde yer alan personel ödenekleri, kamu çalışanlarının reel aylık seviyelerini koruyacak ve onları enflasyona ezdirmeyecek düzeydedir.
Hükümetimiz, mevcut sorunların giderilmesi, ekonomide kalıcı ve istikrarlı bir iyileşme sağlanması için, üç yıllık, orta vadeli program çerçevesinde çözüm yolu öngörmektedir. Sağlam kaynaklar olmadan, etkisi kısa sürede enflasyonla yok edilebilecek maaş artışlarının, memurlara fayda değil zarar getirdiği, geçmiş tecrübelerle sabittir; ancak, gerekli kaynaklar temin edilir edilmez, ihtiyaç duyulan düzenlemeler, Bakanlar Kuruluna sunulacaktır. Dolayısıyla, memurlarımızın aylıkları, enflasyonun kesinlikle altında kalmayacaktır; çünkü, bu husus, Hükümetimizin kesin taahhüdü
dür.2- 55 inci Hükümet döneminde yapılan tayinler, kamu yararı düşünülerek, hizmetin en iyi ve verimli bir şekilde yürütülmesi gayesiyle yapılmaktadır. Bu düzenlemeler yapılırken, hiçbir kimsenin mağdur olmamasına azamî gayret gösterilmektedir.
3- Bilind
iği gibi, sendikal hakların uluslararası kaynaklarını oluşturan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Avrupa Sözleşmesinin 11 inci maddesi, Avrupa Sosyal Şartının girişi ile birinci bölümü, üyesi bulunduğumuz Uluslararası Çalışma Örgütünün Anayasasının giriş bölümü, Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 sayılı, Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 sayılı Sözleşmeler ülkemiz tarafından onaylanmış bulunmaktadır.Söz konusu uluslararası metinlerin yanı sıra, gerek Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrası gerekse çeşitli genelgelerle kamu sendikalarının örgütlenme faaliyetlerine izin verilmiştir. Anayasanın 23 Temmuz 1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunla değişik 53 üncü maddesinde, işçiler dışında kalan kamu çalışanlarına örgütlenme ve toplugörüşme hakkı tanınarak buna ilişkin usullerin kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasa hükümlerinin kamu görevlilerine grev ve toplusözleşme yapma hakkı tanıyıp tanımadığı hususları değerlendirilmiş ve sonuçta, kamu görevlilerinin, sendikal haklardan sadece toplugörüşme yapabilme hakkından yararlanabilecekleri görüşüne varılmıştır. Bu esaslardan hareketle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı, bildiğiniz gibi, Genel Kurul gündeminde bulunmaktadır.
Saygıyla arz ederim. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Soru sahibinin söyleyeceği bir şey var mı?
YUSUF BACANLI (Yozgat) – Var efendim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, bir saniye efendim...
Buyurun Sayın Bacanlı; kısaca lütfen...
YUSUF BACANLI (Yozgat) – Enflasyon yüzde 78’lerden yüzde 100’lerin üzerine çıktı. Devlet memuruna verilen zam yüzde 30’lar civarında. Devletin resmî kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması, 55 inci Hükümet döneminde 53 milyona çıktı. Yine, devlet memurlarının aldığı rakamları burada uzun uzun anlatmaya gerek yok.
BAŞKAN – Zaten, İçtüzüğe göre imkân da yok Sayın Bacanlı.
YUSUF BACANLI (Yozgat) – Asgarî geçim standardı 140 milyon civarlarına geldi. Bu gibi durumlarda devlet memuru nasıl geçinecek?
Bir de, bu Hükümet döneminde, altı aylık dönemde, kararnameyle görevden alınan devlet memurlarının sayısı 1 150, kararnamesiz görevden alınanların sayısı da 6 300’dür.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Soru cevaplandırılmıştır.
Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
8. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, yurtdışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/757)
BAŞKAN – 8 inci sırada yer alan, Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, yurt dışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine geçeceğiz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda hazır bulunmadığından, görüşme ertelenmiştir.
9. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, bakanlıklarda ve yurtdışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Başbakandan sözl
ü soru önergesi (6/758)BAŞKAN – 9 uncu sırada yer alan, Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, bakanlıklarda ve yurt dışındaki temsilciliklerde kullanılan makam araçlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesinin görüşmesine geçeceğiz.
Soru önergesini cevaplayacak Sayın Başbakan Genel Kurul salonunda hazır bulunmadığından, önergenin görüşülmesi ertelenmiştir.
10. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, Siirt ve Bitlis İllerine bağlı köylerde yaban domuzu ve ayıların verdiği zararlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/759)
BAŞKAN – 10 uncu sırada yer alan, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, Siirt ve Bitlis İllerine bağlı köylerde yabandomuzu ve ayıların verdiği zararlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine geçiyoruz.
Soru önergesini cevaplayacak Sayın Bakan Genel Kurul salonuda hazır bulunuyorlar.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mustafa Taşar tarafından aşağıdaki sorumun sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bölgemizde cereyan eden terör olaylarından dolayı boşalan köylerin etrafında hızla çoğalan yabandomuzları ve yabanayıları ekin ve bahçelere büyük zayiatlar vermektedir. Siirt ve Bitlis’in köylerini ciddî şekilde etkileyen ve ekonomik kayba neden olan yabandomuzlarının ve yabanayılarının yok edilmesi konusunda ciddî tedbirler almak gerekmektedir.
Bu konuda ne gibi bir çabanız olacaktır?
Mehmet Emin Aydın Siirt
BA
ŞKAN – Soru önergesini cevaplamak üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Sayın Halil İbrahim Özsoy.Cevap süreniz 5 dakikadır Sayın Bakan.
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Siirt Milletvekili Sayın Memet Emin Aydın’ın, Siirt ve Bitlis İllerindeki yabandomuzu ve ayısıyla ilgili soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Soru önergesi Bakanlığa tevdi edildiği günlerde konuyla ilgili olarak Bitlis ve Siirt Müdürlüklerinden alınan yazılarda, özellikle Siirt’in Pervari, Bitlis’in Mutki İlçelerinin kırsal alanlarında yabandomuzuna rastlandığı; mahallinde yapılan incelemelerde ise, ekonomik zarar meydana getirmediklerinin tespit edildiği belirtilmiştir; ancak, ziraî mücadele program ve uygulama prensipleri gereğince, yönetimli çiftçi mücadelesi şeklinde yürütülen, yabandomuzuna karşı çiftçilerin sürek avı yapmak istemeleri üzerine, yörenin konumu bakımından güvenlik güçlerinden avlanma izni alınması için girişimlerde bulu
nulacağı ve gerekli izin alınarak, çiftçilere, yabandomuzu sürek avı düzenleyebilecekleri bildirilmiştir. Bu şekilde, yöre halkının da iştirakiyle, yabandomuzu zararları önlenmiş olacaktır.Yüce Meclise saygıyla arz olunur.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Soru önergesi cevaplandırılmıştır.
11. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin ve çevresine tohumluk buğday dağıtımında usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/760)
BAŞKAN – 11 inci sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin ve çevresine tohumluk buğday dağıtımında usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmesine başlıyoruz.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili bu soruyu da cevaplamak istiyorlar.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mustafa Taşar tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delalet etmenizi saygılarımla arz ederim. 20.11.1997
Hüseyin Yıldız Mardin
1. Bu sezonda Mardin’e ne kadar tohumluk buğday gönderildi?
2. Kimlere tapusunun fevkinde, hatta arazisiz yüzlerce şahıslara tohumluk verildiği, bunların piyasada sattıkları iddiaları hakkında araştırma yaptınız mı?
3 - Bu tarihe kadar, Ceylanpınar’dan tohumluğunu kendisi aldığı halde çiftçiden ayrıca kira bedeli alınıp müteahhide verilmesinin nedeni nedir?
4 - Ceylanpınar Kızıltepe arası 1 tonun nakliyesi 1 milyon iken, ihalenin 3 milyona yapılmasıyla milyarların çiftçiden alınıp müteahhite aktarıldığı doğru mudur?
5 - Dağıtımda, köyler alfabetik sıraya tabi tutulurken, neden bazı köylere öncelikli olarak tohumluk verildi?
6 - Torpillilere kaliteli, normal vatandaşa daha düşük kalitede tohumluk verilmesinin kıstası nedir?
7 - En önemlisi, mağdur olan çiftçiler için Diyarbakır-81, Ege-88 buğdayından ek bir tahsisatı sezon geçmeden gönderecek misiniz?
BAŞKAN – Soru önergesini cevaplamak üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Sayın Halil İbrahim Özsoy; buyurun efendim.
Cevap süreniz 5 dakikadır.
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız’ın
Tarım ve Köyişleri Bakanlığıyla ilgili sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınızdayım. Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.Soru önergesinde sorulan birinci soruya cevap veriyorum: 1997 yılında tabiî afetlerden ürünleri yüzde 40 ve daha fazla oranlarda zarar gören çiftçilere dağıtılmak üzere, 5254 sayılı Kanun kapsamında, aynî tohumluk yardımı yapılması için, 97/9975 sayılı Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı işletmelerden 56 ile tohumluk dağıtımı yapılmaktadır. Mardin İline il ihtiyaç komisyonunca talep edilen 26 521 ton buğday ve 4 931 ton arpa tohumluğuna karşılık, Diyarbakır-81 1 000 ton, İzmir-85 5 bin ton, Gemini 2 200 ton, Gönen 2 150 ton, Ege-88 2 000 ton, Cosmodor 250 ton, Golia 2 250 ton olmak üzere, toplam 14 850 ton, bölge şartlarına uygun buğday tohumluğu dağıtılmıştır.
İkinci sorunun cevabı: Tohumluklar, 308 sayılı Kanuna uygun olarak hazırlanmakta olup, ilaçlıdır ve dolayısıyla yemlik veya yemeklik olarak kullanılması ve satılması insan sağlığı açısından fevkalade tehlikeli ve yasaktır.
Kızıltepe İlçesinde dağıtılan buğday tohumluğunun satıldığına ilişkin iddialar üzerine, Kaymakamlıkça, polis marifetiyle yapılan araştırmalarda ve ayrıca Tarım İlçe Müdürlüğü görevlilerince buğday pazarlarında yapılan kontrollerde buğday tohumluğunun satıldığına dair bir tespit yapılamamıştır.
Ayrıca, il genelinde tabiî afete maruz kalan çiftçilerin tespiti amacıyla, ilkbaharda, Merkez, Kızıltepe, Nusaybin, Mazıdağı ve Derik İlçelerinde ilçe hasar tespit komisyonları oluşturulmuş olup, komisyon üyeleri her köy için yerinde yapılan tespitlerde bulunarak raporlar tanzim etmişlerdir. Diğer taraftan, bu hususta, İl Müdürlüğümüzce, hem çiftçilerimiz bilgilendirilmekte hem de gerekli titizlik gösterilmektedir.
Soru önergesinin üçüncü sorusunun cevabı: Tabiî afetlerden zarar gören çiftçilere dağıtılacak hububat tohumluğunun dağıtımında uyulması gereken hususlar, Bakanlığımızca valilere gönderilen 1.10.1997 tarih ve 1859 sayılı Genelgede belirlenmiştir. Söz konusu Bakanlığımız Genelgesi esaslarına uygun olarak, Mardin merkez ve ilçelerinde buğday tohumluğunun dağıtımı görevi, ihtiyaç komisyonunun 21.10.1997 tarih ve 2 sayılı Kararıyla, dağıtıcı kuruluş olarak Nusaybin Ziraat Odası Başkanlığına verilmiştir. Buğday tohumluğu dağıtımında yapılan şikâyetler
i yerinde incelemekle görevlendirilen Bakanlığımız müfettişi tarafından yapılan tespitlerde, tohumluğu, Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğünden kendi imkânlarıyla nakleden hak sahibi çiftçilerden alınmaması gereken 2 500 TL/Kg dağıtıcı priminin, Bakanlık genelgesinin yanlış yorumlanması neticesi, Merkez, Mazıdağı, Derik ve Nusaybin İlçelerinde toplam 982 çiftçiden 5 milyar 892 milyon 875 bin lira tutarının usulsüz olarak alındığı tespit edilmiştir.Dağıtıcı kuruluşa yapılan tebligatlar sonucunda usulsüz olarak alınan para, ilgili kuruluş tarafından Mardin İl Müdürlüğü hesabına iade edilmiştir. Söz konusu meblağın hak sahibi çiftçilere iade işlemlerine Mardin İl Müdürlüğünce başlanılmış ve 26.2.1998 tarihi itibariyle, 5 milyar 4 milyon lirasının hak sahibi çiftçilere dağıtımı tamamlanmış olup, dağıtımlar devam etmektedir.
Dördüncü sorunun cevabı: İl ihtiyaç komisyonlarınca görevlendirilecek dağıtıcı kuruluşlara ödenmesi gereken dağıtıcı kuruluş primi, 18.8.1997 tarihli Bakanlık genelgesiyle Türkiye genelinde 2 500 Türk Lirası/kilogram
olarak belirlenmiştir. Kızıltepe İlçesinde 2 500 Türk Lirası/kilogram dağıtıcı primine, ilçenin coğrafî konumu dikkate alınarak 500 Türk Lirası/kilogram nakliye bedeli ilave edilmiştir.Beşinci sorunun cevabı: Dağıtım listesi, alfabetik sıraya göre düzenlenmiş olup, dağıtımında, bütün ilçelerde köyler alfabetik sıra takip edilerek senet yapılmış, borçlanma işlemi tamamlanan çiftçi senetleri sırasıyla müteahhide veya senet sahibi çiftçiye verilmiştir. Bazı köylere öncelik verilmesi söz konusu değildir.
Altıncı sorunun cevabı: Bakanlık olarak dağıttığımız tüm tohumluklar 308 Sayılı Kanuna göre hazırlanmakta olup, dağıtılan her çeşit hububat tohumluğu selektörlenip, ilaçlanıp, ambalajlanarak ve sertifikasyon işlemleri yapılarak ihtiyaç sahiplerine teslim edilmektedir. Bakanlığımızca Mardin İlimize tahsis edilen tohumluklar arasında kalite farkı yoktur. Bütün tohumluklar ilin iklim ve fenolojik şartlarına uygun olup, uygulamada, çiftçilerin arazileriyle doğru orantılı olarak eşit bir şekilde, Diyarbakır-81, Ege-88 ve İzmir-85 tohumluklarının dağıtımına öncelik verilmiştir.
Yedinci sorunun cevabı: Diyarbakır-81, Ege-88, Cosmodor buğdayları makarnalık çeşitleridir. Şanlıurfa, Mardin, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep ve Kilis İllerinde bu çeşitler yetiştirilmektedir. Mevcut olan 12 089 ton tohumluk bu iller arasında paylaştırılmış ve Mardin İline 3 250 ton tahsis edilmiştir. Bunların yanında, bölge şartlarına uygun ekmeklik çeşitlerinden Golia, Gemini ve İzmir-85 ile Gönen çeşitleri, alternatif olarak Ceylanpınar İşletmesinden tahsis edilerek, illerin ihtiyaçları karşılanmıştır. Ambar stoklarımızda tahsis dışı tohumluk kalmadığından, ilave tahsisin yapılması da mümkün görülmemektedir.
Saygıyla arz olunur. (ANAP sıralarından alkışlar)
HÜSEYİN YILDIZ (Mardin) – Sayın Başkan_
BAŞKAN – Sayın Bakan, önerge sahibinin, İçtüzüğe göre kısa bir açıklama bekleme hakkı var; onu bir alalım, ondan sonra size müsaade edeceğiz.
Buyurun Sayın Yıldız.
HÜSEYİN YILDIZ (Mardin) – Sayın Başkan, Sayın Bakan, vekâleten cevap verdiğinden dolayı, belki ciddî anlamda bilgi sahibi değil.
Şu anda müfettişler de orada, Mardin’de ve bu konuda, çiftçiler tarafında ciddî bir huzursuzluk vardır. Çiftçi borçlanmış; borç senedi imzalamış, devlete borçlanmış; fakat, bir gram tohumluk alamamıştır. Bunların durumları ne olacaktır?
BAŞKAN – Sayın Yıldız, şimdi, tekrar bir soru önergesini, şifahi olarak verme imkânı yok. Sayın Bakan, 7 sorunuza kısaca cevap verdi.
HÜSEYİN YILDIZ (Mardin) – Şu anda müfettişler orada bulunduğundan dolayı, Sayın Bakanın da ilgilenmesi açısından bu bilgileri arz ediyorum.
Ayrıca, A’dan Z’ye sıralama yapılmış; fakat, Z’yle başlayan köyler daha önce almış durumdalar. Tüm bunlar, noterdeki bilgiler tetkik edilirse, hepsi, tek tek açığa çıkar.
Ayrıca, bir dönümlük arazisi olmayan yüzlerce çiftçinin yüzlerce ton tohumluk aldığı, noterdeki, Tarım İlçe Müdürlüğündeki ve ayrıca Ceylanpınar Çiftliğindeki kayıtlarda mevcuttur. Müfettişler, şu anda Mardin’de bulunuyorlar; bunlar tespit edilirse, ciddî bir şekilde araştırılırsa, bütün bu usulsüzlükler ortaya çıkar. Bunu arz ederim.
BAŞKAN – Evet Sayın Bakan, söyleyeceğiniz bir şey var mı?
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Devamla) – Konuyla ilgili şikâyetleri soruşturmak üzere, Bakanlık müfettişleri mahallindedir. Müfettişlerden alınan son bilgiye göre -ki, bu bilgi 9.12.1997 tarihi itibariyledir- 12 633 ton, ihtiyaç sahiplerine dağıtılmış bulunmaktadır. Bu durum karşısında, tahsis olunan tohumluk buğday miktarı ile dağıtılan miktar arasında, 2 216 tonluk bir fark bulunmaktadır. Bu farkın nedenlerinin tespiti ve ayrıca, Sayın Milletvekili Mahmut Duyan tarafından, Kızıltepe İlçesiyle ilgili olarak Bakanlığımıza intikal ettirilen, arazi varlıklarının tespitindeki usulsüzlüklerle ilgili iddiaları incelemek üzere de 23.1.1998 tarihinde, Bakanlık oluruyla tekrar müfettiş gönderilmiştir.
Arz ederim.
BAŞKAN – Soru önergesini cevaplayan Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Sayın Halil İbrahim Özsoy’a teşekkür ediyorum.
Soru cevaplandırılmıştır.
12. – Samsun
Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Kur’an kursu öğretmen ve öğretici vekillerinin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/761)13. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Tarsus’ta meydana gelen öğretmen cinayetleri hakkında basında çıkan haberlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/762)
BAŞKAN – 12 nci sırada yer alan, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Kur’an kursu öğretmen ve öğretici vekillerinin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesinin görüşülmesine geçiyoruz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurulda hazır bulunuyorlar.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – 12 nci ve 13 üncü sıralarda bulunan soru önergelerini cevaplandırmak istiyorum.
BAŞKAN – 12 nci sıradaki soru önergesini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki suallerime, Devlet Bakanı Sayın Hüsamettin Özkan Beyin sözlü cevap vermesine delaletlerinizi arz ederim. 25.11.1997
Musa Uzunkaya Samsun
1- Basında intişar ettiği ve birkısım kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an kursu öğretmen ve öğretici vekillerinin, üç aydır maaş ve ders ücreti alamadıkları doğru mudur?
2- Maaş ve ekders ücretleri alamayanların karşılaştıkları bu sorunun, 8 yıllık kesintisiz eğitimin uygulanmasıyla bir alakası var mıdır?
3- Halen, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an kurslarının birçoğunu kadrosuzluktan dolayı vekil öğreticiler yürüttüğüne, bunların da aldıkları ücretlerin sadece girdikleri ders saatleri içerisinde 18 saatlik bir ücret olduğuna göre, ekders ücreti alamayanların büyük bir çoğunluğunun aynı zamanda maaş da alamamak durumunda olduklarını ve bu mağduriyetin giderilebilmesi için, asıl kadrolarının teminine kadar, vekil imamlıkta olduğu gibi, 2/3 maaş artı ekders ücreti uygulamasına geçilmesini düşünüyor musunuz?
4- Nüfus artışına muvazi ve toplumun genel acil ihtiyaçlarını temin sadedinde, 54 üncü Hükümet döneminde Plan ve Bütçe Komisyonundan geçirilen, çoğunluğu imam-hatip ve müezzin kayyım olan, 16 667 adet Diyanet İşleri Başkanlığına ait kadronun bir an önce Genel Kurula indirilip kanunlaştırılmasını düşünüyor musunuz?
BAŞKAN – Sözlü soru önergesini cevaplamak üzere, Devlet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
Cevap süreniz 5 dakikadır.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Samsun Milletvekili Sayın Musa Uzunkaya’nın, Kur’an kursu öğretmen ve öğretici vekillerinin maaşlarını alamadıkları iddiasına ilişkin sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın milletvekilleri, yanlış anlamaları önlemek için, soruda sözü edilen ekders ücretinin ödenmemesi konusunun 1997 yılıyla ilgili olduğunu belirterek cevaplara geçiyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığının 1997 yılı malî bütçesine, taşra teşkilatı personelinin maaşları ile Kur’an kursu öğreticilerinin ekders ücretlerinin ödenmesi amacıyla konulan ödenek, yıl içinde yapılan açıktan atamalar ve maaşlardaki artışlar nedeniyle yetersiz kalmıştır. Bu nedenle, zaman zaman, Kur’an kursu öğreticilerinin ekders ücretinin ödenmesinde sıkıntı yaşanmıştır. Ancak, bu sorun, Maliye Bakanlığından alınan eködenek ile kısa sürede aşılmıştır.
Kur’an kursu öğreticilerinin ekders ücretlerinin ödenememesi konusu, az önce de belirttiğim gibi, tamamıyla ödenek yetersizliğinden kaynaklanmış olup, soru önergesinde belirtilenin aksine, sekiz yıllık kesintisiz temel eğitimle bir ilgisi bulunmamaktadır.
Sayın milletvekilleri, şu anda, Kur’an kursu öğretici ihtiyacı, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Kursları Yönetmeliğinin 35 inci maddesi uyarınca geçici görevlendirme yapılmak suretiyle giderilmekte ve bu görevlilere, sadece ekders ücreti ödenebilmektedir
.Münhal Kur’an kursu öğreticiliği kadrolarına vekâleten atama yapılabilmesi ve ekders ücretine ilave olarak, üçte iki oranında vekâlet aylığı ödenebilmesi amacıyla, Diyanet İşleri Başkanlığınca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılması amacıyla, bir kanun taslağı hazırlanarak, 1996 Ekim ayında, Başbakanlığa, Maliye Bakanlığına, Adalet Bakanlığına ve Devlet Personel Başkanlığına gönderilmiştir. Bu tasarı kanunlaştığı takdirde, Kur’an kursu öğreticilerinin ücret sorunu tümüyle ortadan kalkacaktır.
Öte yandan, Diyanet İşleri Başkanlığının kadro sıkıntısının giderilmesi amacıyla, 16 667 adet yeni kadro ihdasına ilişkin kanun tasarısının Genel Kurulda görüşülerek kanunlaşması büyük önem taşımakta olup, bu konudaki çabalarımız sürmektedir.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Önerge sahibinin söyleyeceği herhangi bir şey var mı? Yok.
Soru önergesi cevaplandırılmıştır.
Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
13 üncü sırada yer alan, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Tarsus’ta meydana gelen öğretmen cinayetleri hakkında basında çıkan haberlere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesinin görüşmesine başlıyoruz.
Önergeyi cevaplandıracak Sayın Bakan kürsüde hazır bu
lunuyor.Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki suallerime Başbakan Sayın Mesut Yılmaz Beyin sözlü cevap vermelerini, delaletlerinize arz ederim.
Musa Uzunkaya Samsun
Takriben birbuçuk ay önce, Tarsus’ta işlenen cinayetleri, manşetten, ideolojik, Hizbullah ve İslamcıların işlediğine dair haber veren basın, iki gün önce, aynı olayın, bir namus davası olduğunu, hem sayın vali hem de sayın emniyet müdürünün ağzından vermek durumunda kalmıştır.
Bu durum karşısında:
1 - Bu ve benzeri olayları, hilâfı hakikat olarak çarpıtan medyanın ve birkısım basın organlarının, toplumu amaçlı olarak siyasî ve ideolojik kamplara böldüğü, millî birlik ve beraberliği zedelediği endişesini göz önünde bulundurarak, Hükümetiniz, bu konularda ne gibi önlemler almayı düşünüyor?
2 - Tarsus İmam Hatip Lisesi Müdür Muavini (maktul) Mustafa Özkan’ın, Hizbullah ve İslamcılar tarafından değil, bir gönül ilişkisinin sonucu öldürülmesi gerçeği karşısında, varlık hikmetinizi- kendi ifadenizle- “yolsuzluk, çete ve faili meçhullerin” teşhiri üzerine ikâme eden bir Hükümet olarak, şu ana kadar başkalarınca işlenip, medya tarafından ilgisiz insanlara mal edilen kaç tane önemli cinayet tespit edilebilmiştir?
3 - Yalan ve iftira haber dokunulmazlığının kaldırılması konusunu, en az milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması önceliğiniz kadar değerlendirmeye almayı, bu konuyla ilgili bir anayasa değişikliği değil, Meclise bir yasa teklifi getirmeyi düşünüyor m
usunuz?BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
Cevap süreniz 5 dakikadır.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Samsun Milletvekili Sayın Musa Uzunkaya’nın, Tarsus’ta meydana gelen öğretmen cinayetleri hakkında basında çıkan haberlere ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurlarınızda bulunuyorum.
9 Ekim 1997 günü, saat 7.30 sıralarında, İçel İli Tarsus İlçesi Yeşilyurt Mahallesi Özler Sokak üzerinde, kimliği meçhul kişi veya kişiler tarafından kafasına tabancayla ateş edilmek suretiyle, Tarsus İlçesi İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Mustafa Özkan’ın öldürülmesi olayı ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda; Zeliha Vural, Ali Fidanoğlu ve Ali Haydar Fidanoğlu isimli şahıslar, 13 Kasım 1997 günü Tarsus’ta yakalanmışlardır.
Yapılan sorgulamalarında, Zeliha Vural’ın, Cumhuriyet Lisesi öğrencisi olduğu, 1996 yılı içerisinde kredi tamamlamak üzere Tarsus İmam Hatip Lisesine müracaat ederek, Müdür Yardımcısı Mustafa Özkan’la arkadaşları aracılığıyla tanıştığı; Mustafa Özkan’ın kendisiyle yakından ilgilendiği, ruhî problemlerinde yardımcı olacağını beyan ettiği; samimiyetin artması üzerine birlikte İçel’i gezmeye gittikleri ve fotoğraf çektirdikleri; daha sonraki günlerde, Mustafa Özkan’ın, Zeliha Vural’a makam odasında sarkıntılık ettiği; Zeliha Vural’ın bundan kurtulmak istediğinde ise, birlikte çektirdikleri fotoğrafları, Mustafa Özkan’ın, şantaj olarak kullandığı; bunun üzerine, Zeliha Vural’la daha önce hissî ilişkisi bulunan Ali Fidanoğlu ile Ali Haydar Fidanoğlu’nun cinayeti işlediği tanık
ifadelerinden anlaşılmıştır.Adı geçen üç sanık, hakkında düzenlenen tahkikat evrakıyla birlikte 20 Kasım 1997 günü Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmiş, ifadelerini müteakip tutuklanmışlardır. Basın yayın organlarında, zaman zaman, tahkikat aşamasındaki eylem ve olaylarla ilgili çeşitli görüş ve değerlendirmelere yer verilmekte olduğu bilinmektedir; ancak, günümüze kadar, başkalarınca işlenip, medya tarafından ilgisiz insanlara mal edilen cinayetlerle ilgili bir kayıt tutulmamaktadır.
Saygıyla a
rz ederim.BAŞKAN – Soru önergesi cevaplandırılmıştır.
Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
14. – Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol’un, Şanlıurfa 1 inci ve 2 nci Organize Sanayi Bölgesi projesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/764)
BAŞKAN – 14 üncü sırada yer alan, Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol’un, Şanlıurfa 1 inci ve 2 nci Organize Sanayi Bölgesi projesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmesine geçeceğiz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunmadığından, görüşme ertelenmiştir.
15. – Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Batı Çalışma Grubu’nun faaliyetlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/765)
BAŞKAN – 15 inci sırada yer alan, Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Batı Çalışma Grubunun faaliyetlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesinin görüşmelerine geçeceğiz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Başbakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunmadığından, görüşme ertelenmiştir.
16. – Isparta
Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Isparta-Sütçüler-Kesme Lisesinin öğretmen ihtiyacına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/766)17. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Mısır Ezher Üniversitesinden mezun olanlara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/768)
18. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, burs alan yükseköğretim öğrencilerinden eğitime katkı payı adı altında para kesintisi yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/769)
BAŞKAN – 16 ncı sırada yer alan, Isparta Milletvekili Mustafa Köylü’nün, Isparta Sütçüler Kesme Lisesinin öğretmen ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmesine geçiyoruz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda hazır bulunuyorlar.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Sayın Başkan, 17 nci ve 18 inci sıralarda bulunan sözlü soru önergelerini de cevaplandırmak istiyorum.
BAŞKAN – Peki, Sayın Bakan.
16 ncı sıradaki sözlü soru önergesini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Mustafa Köylü Isparta
Isparta İli, Sütçüler İlçesi, Kesme Beldesinde bulunan;
1- Kesme Lisesinde kaç öğrenci eğitim görmektedir?
2- Kesme Lisesinde halen kadrolu kaç öğretmen görev yapmaktadır?
3- Kesme Lisesinden aldığımız bilgilere göre, bir kadrolu öğretmeni ile çalışıyor. Bu doğru mudur? Bu doğru ise;
4- Sayın Millî Eğitim Bakanımız bu liseye bir öğretmeni yeterli bulmakta mıdır?
5- Sayın Millî Eğitim Bakanı bir liseye bir kadrolu öğretmeni yeterli görmekte midir? Yeterli görmüyorsa Kesme Lisesinin öğretmen ihtiyacı ne zaman karşılanacaktır?
BAŞKAN – Sözlü soru önergesini cevaplamak üzere Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay’a söz veriyorum.
Cevap süreniz 5 dakikadır Sayın Bakan.
Buyurun.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli üyeler; Sayın Mustafa Köylü’nün, sorusunu yanıtlamak üzere huzurunuzdayım.
1-Kesme Lisesinde üç sınıfta toplam 42 öğrenci öğrenim görmektedir. Dikkatinize sunuyorum, üç sınıflı lisede 42 öğrenci öğrenim görmektedir. Bu, üzerinde hep beraber düşünmemiz gereken bir durumdur.
2- Kesme Lisesinde kadrolu 2 öğretmen görev yapmaktadır.
Kesme Lisesinde edebiyat, İngilizce, tarih, coğrafya, sanat tarihi ve beden eğitimi dersleri, Kesme İlköğretimokulu öğretmenleri tarafından okutula gelmekteydi.
Söz konusu Lis
eye, 1 matematik ve fen bilgisi öğretmeninin atanması için gereken önlemler alınmıştır. Yapılan son öğretmen atamalarında Isparta İline de yeteri miktarda öğretmen verilmiştir. Böylece, ilin, ilçenin ve okulun gereksinimi, İl Millî Eğitim Müdürünün, emrine tahsis edilen öğretmenlerden düzenlemesi gerekir; o sorumluluk ona ait.Burada bir şeyin daha altını çizmek istiyorum: Eğitim yatırımlarını, olabildiğince fazla çocuğumuza hizmet götürecek şekilde planlamanın büyük önemi var. İşte, 42 öğrencinin olduğu bir yere bir lise binası yatırımı yaparsak, oraya, öğretmen bulmakta da, öğrenci bulmakta da zorlanırız. Bu, ülkenin kaynaklarını ne kadar sağlıklı kullandığımız konusunda da, hep beraber, bir kez daha -yatırımlar konusunda tercih verirken- ciddî şekilde düşünmemiz gerektiğini sergileyen güzel bir örnektir.
Teşekkürler efendim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, önerge sahibinin kısa bir açıklaması olacak.
Buyurun Sayın Köylü.
MUSTAFA KÖYLÜ (Isparta) – Sayın Bakana teşekkür ediyorum. Yeni atamaların yapılacağını duymak bizi sevindirmiştir; ancak, Kesme Kasabamız, coğrafî itibarla Konya-Antalya-Isparta sınırlarının kesiştiği bir üçgen içerisinde bulunmakta, ilçeye yakınlığı da 90 kilometredir. Böyle olduğu için, öğrencilerin ilçede okuması -zaten ilçesi de Sütçüler’dir, geri kalmış bir ilçedir ve çok göç veren bir ilçedir- ekonomik açıdan ve coğrafî açıdan mümkün değildir. Bu bakımdan, bu gerçek göz önüne alındığı için oraya lise yapılmıştır; o mevcudu biz değerlendirmek durumundayız. Bu önergeyi zatıâlinize arz ettiğ
imiz zaman, orada kadrolu 1 öğretmen vardı, şimdi 2 öğretmen olduğunu duydum. inşallah, yakında, bu eksiği telafi edeceğiz.BAŞKAN – Yüzde yüz artmış öğretmen sayısı...
Evet, Sayın Bakanım, buyurun.
MİLLî EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Devamla) – Elbette, öğrencimizin var olduğu yerlere öğretmen göndermek, hepimizin temel görevi. Ben, burada bir hususun altını çizmeye çalıştım; o 42 öğrenciyi, ülkemizin herhangi bir yerinde yatılı olarak, tüm masraflarını karşılayarak okutmuş olsaydık, herhalde çok daha akıllıca bir yatırım yapmış olurduk. İşte, bu konularda yatırım yerini tercih ederken, bir yere yatırım isterken, bu özelliği göz önünde bulundurursak, o kaynaklarla, o lise binasına yapılan yatırımla, muhtemelen, Sütçüler’in tüm öğrencilerini İzmir’de yatılı olarak okuturduk ve belki de, çok daha iyi olurdu.
Teşekkürler.
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi cevaplandırılmıştır; Millî Eğitim Bakanına teşekkür ediyorum.
17 nci sırada yer alan, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Mısır Ezher Üniversitesinden mezun olanlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmesine başlıyoruz.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki suallerime Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay’ın sözlü cevap vermesine delaletlerinizi arz ederim. 28.11.1997
Musa Uzunkaya Samsun
1 - Mısır Ezher Üniversitesini bitirmiş öğrencilere, YÖK kararıyla, lisans tamamlama için, muhtelif ilahiyatları tamamlama zorunluluğu getirildi. İlahiyat fakültelerini de bitirmiş; böylece, beş yıllık eğitimi tamamlamış olmalarına rağmen, mezuniyet belgelerine “bu belge, yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığında kullanılır” denilmektedir. Böyle bir zulüm ve haksızlığı nasıl önleyecek, neyle telafi edebileceksiniz?
2 - Ezher, ilahiyat ve lisans çalışması hakkını kazanan bu gençlere, esasen, birçoğu daha önce Diyanette görevli iken, daha iyi yerlerde hizmet arzusuyla senelerini veren bu gençlerimize yapılan haksızlığı nasıl telafi edecek, diplomalardaki haksızlığı nasıl düzelttireceksiniz?
3 - Askerlik dahil, t
üm alanlarda, bu şerhten dolayı haksızlığa uğrayan Ezher ve benzeri yabancı, ama, kültür anlaşması yapılan ülkelerin okullarından mezun gençlerimizin durumlarının iyileştirilmesi için ne gibi çalışma yapmayı düşünüyorsunuz?BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Musa Uzunkaya’nın sorularını şöyle yanıtlamak istiyorum:
Yurt dışındaki yükseköğrenim kurumlarından alınan diplomaların denklik işlemleri -sadece ilahiyat değil, diğer branşlar da dahil- için yapılan başvurular, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomalarının Denkliği Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu konuda Yüksek Öğretim Kurulunun 10 Aralık 1997 tarihinde yaptığı bir toplantıda “ilahiyat alanında önlisans ve lisans düzeyinde verilen denklik belgelerinin diyanet işlerinde kullanılabileceği” şeklinde konulan şerhin, 2547 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi hükümlerine dayanılarak “bu belge, öğretmen atamalarında geçerli değildir” şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, bu okulların mezunlarının diğer alanlardaki başvurularının değerlendirilebilmesine karşılık, öğretmen olarak değerlendirilmeleri mümkün olmayacaktır.
Arz ederim.
BAŞKAN – 18 inci sırada yer alan, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, burs alan yükseköğrenim öğrencilerinden eğitime katkı payı adı altında para kesintisi yapılıp yapılmadığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmesine başlıyo
ruz.Önergeyi okutuyorum:
Türkiye B
üyük Millet Meclisi BaşkanlığınaAşağıdaki suallerime Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay’ın sözlü cevap vermesine delaletlerinizi arz ederim. 28.11.1997
Musa Uzunkaya Samsun
1- Başbakanlık ve diğer kurumlardan burs alan yükseköğrenim öğrencilerinden, eğitime katkı payı adı altında iki milyon, gece öğretimi yapanlardan ise dört milyon para kesildiği doğru mudur?
2- Şayet bu kesinti yapılıyorsa, çok ağır şartlar altında öğrenimini devam ettiren bu öğrencilere reva görülen bu haksızlığı nasıl izah
edebilirsiniz?3- Yükseköğrenime devam edip, burs talep ettiği halde alamayan öğrenciler var mıdır? Varsa sayıları ne kadardır?
4- Şu ana kadar çıkarılan yasa gereği, eğitime, ne kadar, katkı payı adı altında para toplanmıştır? Yatırım olarak nerelere harcanmıştır? Bu paraların büyük bir kısmının repoya yatırıldığı iddiası doğru mudur?
BAŞKAN – Sayın Bakan, cevap süreniz 5 dakikadır.
Buyurun efendim.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Musa Uzunkaya’nın sorularının yanıtlarını şöylece özetleyebilirim:
Başbakanlık veya diğer kurumlardan burs alan yükseköğrenim öğrencilerinden, mevcut kanun ve periyodik olarak çıkarılan tebliğ hükümlerine göre, eğitime katkı payı kesintisi yapılmamaktadır. Eğer bunun yapıldığına dair elinizde belge varsa, iletirseniz gereken soruşturmayı yaptırırım.
Yükseköğrenime devam edip, 1997-1998 öğretim yılında burs talebinde bulunan 156 bin civarındaki öğrenciden, Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından belirlenen kriterlere uyan 75 bin öğrenciye burs bağlanmıştır. Bu konudaki çalışmalar devam etmekte olup, ilave burs istekleri de karşılanmaktadır.
Ayrıca, 3580 sayılı Kanuna ait yönetmelikle belirlenen şartları taşıyan öğrencilere de, Millî Eğitim Bakanlığınca, kontenjan dahilinde burs verilmektedir. Bu şekilde, burs için müracaat eden öğrencilerden bugüne kadar burs verilmeyen öğrenci bulunmamaktadır.
8 yıllık ilköğretim uygulaması için 4306 sayılı Kanun kapsamında alınması öngörülen katkı payları ve ödemelerden, Maliye Bakanlığınca, Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesaplarına, 2 Şubat 1998 tarihine kadar aktarılanlar da dahil olmak üzere, toplam 52 trilyon 647 milyar 296 milyon küsur lira aktarılmıştır. Aktarılan bu ödeneğin 3,6 trilyon lirasıyla taşımalı ilköğretim giderleri; 7,2 trilyona yakın kısmıyla da, devam eden ilköğretim kurumlarının inşaatına yönelik harcamalar yapılmıştır. Yatırım harcamaları devam ettiği ve inşaat mevsimi de devam ettiği sürece, yeni inşaat ödemel
erine devam edilecektir. Taşıma sistemine ait ödemeler de sürdürülmektedir.Bu çerçevede bir şeyi daha hatırlatayım: Millî Eğitim Bakanlığı olarak, 4306 sayılı Kanun çerçevesinde toplanacak paralar, 1998 malî yılı için öngörülen boyut 230 trilyon lira civarındadır ve Millî Eğitim Bakanlığı, 290 trilyonluk yatırım harcaması yapacaktır. Dolayısıyla, lise düzeyinde yapılacak yatırımları da aldığınız takdirde, diğer bütçe kaynaklarıyla birlikte, toplanan paranın çok üzerinde bir yatırım harcaması yapıl