DÖNEM : 20 CİLT : 46
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
59 uncu Birleşim
25 . 2 . 1998 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Edirne Milletvekili Erdal Kesebir’in, Bergama-Ovacık, Gümüşhane-Mastıra ve Artvin-Kafkasör’de siyanürlü altın üretme girişimine karşı yöre halklarının tepkisine ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un cevabı
2. – Tokat Milletvekili Ali Şevki Erek’in, KOBİ teşviklerinin günün koşullarına uydurulmasına yönelik kararnameye ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın cevabı
3. – İstanbul Milletvekili Sedat Aloğlu’nun, televizyon kanallarında gösterilen filmlerde kullanılan dil ve görüntülere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın cevabı
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/312)
IV. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – Türkiye Büyük Mille
t Meclisi Başkanlık Divanında Fazilet Partisine düşen üyeliklere ilişkin Danışma Kurulu önerisiV. – SEÇİMLER
A) BAŞKANLIK DİVANI ÜYELİKLERİNE SEÇİM
1. – Başkanlık Divanında Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
VI. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin atıksu ve kanalizasyon sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/694)
2. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin içmesuyu sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/695)
3. – Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın, Sıvas’a bağlı belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/696)
4. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Ceylanpınar -Kızıltepe yoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/697)
5. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin’deki okulların öğretmen, onarım ve araç -gereç ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/698)
6. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/699)
7. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin -Karakulak -Arıklı grup köy yollarının yapımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/700)
8. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin -Savur -Bismil yoluna ilişkin Devlet Bakanından s
özlü soru önergesi (6/701)9. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara -Gölbaşı ve Polatlı İlçelerine bağlı bazı köylerin din görevlisi ihtiyacına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/702)
10. – Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci’nin, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasına ve İlköğretim okulu sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/703)
11. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, ezan genelgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/704)
12. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, merkezî vaaz uygulamasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/705)
13. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, İSKİ Eski Genel Müdürü Ergun Göknel tarafından SHP’ye para aktarıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/706)
14. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, başörtülü öğrencilere yapılan uygulamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6
/707)15. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, basına verilen teşvik kredilerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/708)
16. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, başörtülü öğrencilere üniversitelerce yapılan uygulamalara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/709)
17. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, memurlara yapılacak zamla ilgili bir beyanına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/713)
18. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde Üniversitesinde okuyan öğrencilerin yurt sorununa ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/714)
19. – Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel’in, Belediyelerce basın kuruluşlarına yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/715)
20. – Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel’in, basın kuruluşlarına verilen teşvik ve kredilere ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/716)
21. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, izinli olarak Türk vatandaşlığından çıkanların askere alınıp alınmayacağına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/717)
22. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, başka ülke vatandaşlığına geçenlerin boşanma kararlarının Türkiye’de geçersiz olduğu iddiasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/718)
23. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, izinli olarak vatandaşlıktan çıkma işlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/719)
24. – Batman
Milletvekili Musa Okçu’nun, Malatya’da yayımlanan bir gazetede müfettişler hakkında ileri sürülen iddialarla ilgili habere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/720)25. – Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın SSKGenel Müdürlüğünde görev yeri değiştirilen, başka kadroya atanan veya kadrosu değiştirilen personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/721)
26. – Çorum Milletvekili
Zülfikar Gazi’nin, bazı personel hakkında haksız bir şekilde soruşturma açıldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/722)27. – Tokat Milletvekili Bekir Sobacı’nın, SSKGenel Müdürlüğüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/723)
28. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, SSK’nda haklarında soruşturma açılan yöneticilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/724)
29. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, SSKİdarî İşler Dairesi Başkanı ve Şube Müdürüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/725)
30. – Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın’ın, İzmit Sigorta Müdürlüğünde soruşturma yürüten müfettişlerin davranışlarına ve haksız işlemlerde bulundukları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’
ün cevabı (6/726)31. – Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun’un, SSK Genel Müdürlüğünde bazı personelin unvanlarının haksız bir şekilde geri alındığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/727)
32. – İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, SSK’ya sınavla alınan özürlü işçi ve memurlara uygulanan işlemlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/728)
33. – Sinop Milletvekili Ka
dir Bozkurt’un, Sinop İlinde çeltik destekleme alımlarında yaşanan sorunlara ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı (6/729)34. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun bazı basın organları tarafından ihlal edildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı (6/731)
B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, irtica ve laiklik kavramlarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun yazılı cevabı (7/4248)
VII.– KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
3. – Mera Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/509) (S. Sayısı : 231)
4.
– Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)5. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İsrail Devleti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/486) (S. Sayısı : 161)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açıldı.
Bursa
Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu’nun, Asya’daki ekonomik krizin dünyadaki ekonomik büyümeye olumsuz etkileri ve buna karşı ülkemizin korunmasına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Işın Çelebi,Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, Bağ-Kur kapsamındaki vatandaşların sağlık hizmetlerinden yararlanamadıklarına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Hasan Gemici,
Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, çevre kirliliği ve millî parklar konusundaki gündemdışı konuşmasına, Çevre Bakanı İmren Aykut,
Cevap verdi.
Cezayir’e gidecek olan Devlet Bakanı Burhan Kara’ya, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un,
İtalya’ya gidecek olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın,
Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın,
Vekillik etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri ile,
Refah Par
tisinin kapatılması istemiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Anayasa Mahkemesinde açılan dava hakkında Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararın Resmî Gazetede yayımlandığına ve bir örneğinin de TBMM Başkanlığına gönderildiğine;Bu karar uyarınca, 22.2.1998 tarihinden itibaren, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın, Kocaeli Milletvekili Şevket Kazan’ın, Ankara Milletvekili Ahmet Tekdal ile Hasan Hüseyin Ceylan’ın, Rize Milletvekili Şevki Yılmaz’ın, Şanlıurfa Milletvekili İbrahi
m Halil Çelik’in milletvekilliklerinin; ayrıca, partisinin kapatılması nedeniyle bağımsız kalan diğer milletvekillerinin komisyonlardaki ve Başkanlık Divanındaki üyeliklerinin;Sona erdiğinin TBMM Başkanlığınca yazılı olarak ilgililere bildirildiğine;
Değişen oranlar nedeniyle, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların komisyonlara verecekleri üye sayısının yeniden tespit edildiğine ve gruplarından, adaylarının isimlerinin bildirilmelerinin gereğine;
Ayrıca, Başkanlık Divanı üyelikleri dağılımının tespiti hususunun Danışma Kurulunda görüşüleceğine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi;
Çorum Milletvekili Bekir Aksoy’un, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi ile;
Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, Doğu Anadolu’nun sağlık sorunları konusunda bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/242);
Genel Kurulun bilgisine sunuldu; Meclis araştırması önergesinin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin; sırasında yapılacağı açıklandı.
Ağrı Milletvekili Celal Esin’in (6/813, 6/814, 6/817) numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sözlü soruların geri verildiği bildirildi.
Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in (3/858) (S. Sayısı : 485),
İstanbul Milletvekili Yıldırım Aktuna’nın (3/214) (S. Sayısı : 486),
Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in (3/1052) (S. Sayısı : 487),
Tokat Milletvekili Bekir Sobacı’nın (3/194) (S. Sayısı : 488),
Elazığ Milletvekili Ahmet Cemil Tunç’un (3/184) (S. Sayısı : 489),
Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’in (3/185) (S. Sayısı : 508),
Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un (3/971) (S. Sayısı : 513),
İzmir Milletvekili Ufuk Sözlemez’in (3/922) (S. Sayısı : 514),
Samsun Milletvekili İrfan Demiralp’in (3/180) (S. Sayısı : 516),
İstanbul Milletvekili Aydın Menderes’in (3/210) (S. Sayısı : 521),
Kastamonu Milletvekili Hadi Dilekçi’nin (3/849) (S. Sayısı : 524),
Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu’nun (3/1048) (S. Sayısı : 525),
Yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına gerek bulunmadığına ve haklarındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatlarının sona ermesine kadar ertelenmesine ilişkin Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları okundu; 10 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde raporların kesinleşeceği bildirildi.
Gündemdeki bazı kanun tasarılarının yerlerinin değiştirilmesine;
Genel Kurulun 25.2.1998 Çarşamba ve 26.2.1998 Perşembe günlerinde çalışmalarını saat 20.00’ye kadar sürdürmesine;
İlişkin Danışma Kurulu önerileri ile;
Bayburt Milletvekili Saut Pamukçu’nun, Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifinin (2/366),
Ordu Milletvekili Şükrü Yürür’ün, Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilâtı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanuna Bir Ek ve Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifinin (2/692),
İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergelerinin, yapılan görüşmelerden sonra;
Kabul edildik
leri açıklandı.Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay ve 20 arkadaşı, İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 42 arkadaşı, İstanbul Milletvekili Emin Kul ve 27 arkadaşı ile Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu ve 28 arkadaşının, TPAOadlı petrol tankerinde meydana gelen yangın faciasının nedenleri ve itfaiye teşkilâtının sorunları ile Boğazlar ve Marmara Denizinde uluslararası seyir yapan gemilerin oluşturduğu tehlikelerin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu (10/162, 163, 164, 175) (S. Sayısı : 397) üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe, Doğru Yol Partisi Grubunca aday gösterilen Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan seçildi.
Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçilerek :
1 inci sırasında bulunan (6/681),
2 nci sırasında bulunan (6/684),
3 üncü sırasında bulunan (6/687),
4 üncü sırasında bulunan (6/692),
Esas numaralı sözlü soruların üç birleşim içinde cevaplandırılmadığı için yazılı soruya çevrilerek gündemden çıkarıldığı bildirildi; soru sahipleri, Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç, Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel ve Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’da görüşlerini açıkladılar.
Sözlü sorular ile kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 25 Şubat 1998 Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 19.05’te son verildi.
Uluç Gürkan
Başkanvekili
Ünal Yaşar Ali Günaydın
Gaziantep Konya
Kâtip Üye Kâtip Üye
No. : 87
II. – GELEN KÂĞITLAR
25 . 2 . 1998
ÇARŞAMBATasarı
1. – Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/719) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.2.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
25 Şubat 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Ali GÜNAYDIN (Konya), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 59 uncu Birleşimini açıyorum.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Edirne Milletvekili Erdal Kesebir’in, Bergama-Ovacık, Gümüşhane-Mastıra ve Artvin-Kafkasör’de siyanürlü altın üretme girişimine karşı yöre halklarının tepkisine ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı birinci söz, Bergama-Ovacık, Gümüşhane-Mastıra ve Artvin-Kafkasör'de siyanürle altın üretme girişimine karşı yöre halkının tepkisini dile getirmek üzere, Edirne Milletvekili Sayın Erdal Kesebir'in.
Buyurun Sayın Kesebir.
Süreniz 5 dakikadır.
ERDAL KESEBİR (Edirne) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinize saygılarımı sunarım.
Onlar, saatlerce karayoluna oturdular, kalkmadılar.
Onlar, yağmur altında "yetti gari" mitingi yaptılar.
Onlar, sokaklarda çıplak dolaştılar, kefenlerle dolaştılar.
Onlar, Boğaz Köprüsünde, Beyoğlu'nda seslerini duyurmaya çalıştılar.
Onlar, 8 köyde referandum yapıp, eksiksiz "hayır" dediler.
Onlar, Ankara'ya, Parlamentoya 50 bin imza gönderdiler, destek istediler.
Onlar, devletçe sayılmaya karşı çıkarak kendilerini saydırmadılar.
Onlar, sivil itaatsizlik haklarını, direnme haklarını kullandılar.
Onlar, Bergama-Ovacık'ta, Eurogold firmasının siyanürleme yöntemiyle altın madeni işletmesine karşı çıktılar.
Oysaki, Avrupa Parlamentosu, 17 Kasım 1994'te, siyanür içeren maddelerin madencilikte kullanılmasının yasaklanması amacıyla Türk Hükümetine çağrıda bulunmaya karar vermişti. 13 Mayıs 1997'de Danıştay, 27 Haziran 1997'de Prof. Dr. Paul Müller'in başkanlığındaki sempozyum ve 15 Ekim 1997'de İzmir Birinci İdare Mahkemesi kararları, hep aynı yöndedir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Yahudilere karşı, gaz odalarında hidrojen siyanür (HCN) kullanılmıştır. Hidrojen siyanür, toprakta süzülerek yeraltı suyuna da karışır.
Örneğin, Güney Afrika'da, bir altın şehrine içmesuyu ancak 200 kilometre öteden getirilebilmektedir. Avustralya'da, terk edilmiş bir altın madeninin çevresinde ot yetişmemektedir. Guyana'da, siyanürlü atık barajı seddesi yarılmış, Esseguibo nehri siyanürlü çamurla zehirlenmiştir. İçmesuyu ve balıktan mahrum kalınınca, devlet başkanı, ülkenin tümünü felaket bölgesi ilan etmiştir. Colorado'da binlerce balık ve canlı, Nevada'da 10 binden fazla hayvan ölmüştür.
Bergama'daki haykırış, bu yaşanmışların bizim ülkemizde yaşanmaması içindir. Bergamalıların istediği, yargı kararının uygulanmasıdır; hukuk devleti sorumluluğunun yerine getirilmesidir; Anayasanın 17 ve 56 ncı maddelerindeki, madendeki faaliyetleri sona erdirmenin uygulanmasını istemektedirler. 2577 sayılı Yasanın 52/4 ile 28 inci ve Anayasanın 11 ile 138 inci maddeleri, uygulamayı emretmektedir.
Bizce yapılması gerekenler:
1. Davalı, Çevre Bakanlığıdır.
2. Dava konusu işlem "çevreye zararlı değildir" işlemidir.
3. Mahkemenin iptal ettiği işlem de bu işlemdir.
4. Çevre Bakanlığı, net bir şekilde "işlemim iptal edilmiştir; artık, Bergama yöresinde siyanürlü altın elde edilme talebine izin veremem" demelidir. Çevre eski Bakanı Sayın Doğancan Akyürek, Havran'daki altın işletmesine izin vermemiştir.
5. Orman Bakanı Sayın Taranoğlu, yargı kararını görünce, orman tahsis iznini uzatmamıştır.
6. Maliye Bakanı, firmaya altın arazisi olarak tahsis ettiği izni geri çekmelidir.
7. Sağlık Bakanı, tesis iznini geri çekmelidir.
8. Bayındırlık Bakanlığı yerel müdürleri, bütün inşaî izinleri durdurmalıdır.
9. İzmir Valisi, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğini ya da mahkeme kararlarını uygulatmalı veya 5442 sayılı Yasanın 8 inci maddesine göre "sükûn ve huzur bozuktur" diye faaliyeti durdurmalı, madeni kapatmalıdır.
Eurogold, çok zengin, çok güçlü olabilir; bazı yetkilileri gücüyle de ikna edebilir; fakat, haksız mücadelesinde, Kuvayı Milliyeyi, Mustafa Kemal Atatürk'ü ve Türk Bayrağını kullanamaz. Kuvayı Milliye de, Mustafa Kemal de, Türk Bayrağı da, gücünü iradeyi milliyeden alır. Cumhuriyetimizin temeli, özü, Amasya Genelgesindeki "iradeyi milliyeyi hâkim kılmak, esastır" ilkesinde yatar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Kesebir, lütfen, 1 dakika içerisinde toparlayın.
ERDAL KESEBİR (Devamla) – Burada, iradeyi milliye, yani milletin iradesi Bergamalılardır; o yoksul, o sessiz, o onurlu insanlardır. Halk, tribünlerden sahaya inmiştir. Onlara, yıllar önce "sahaya inin" diyenlerden şefkat, ilgi ve destek beklemektedirler.
Yüce Meclise saygılarımı sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kesebir.
Gündemdışı konuşmayı Hükümet adına yanıtlamak üzere, Çevre Bakanı Sayın İmren Aykut; buyurun efendim. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
ÇEVRE BAKANI İMREN AYKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çevre konusunun her gün Meclisin gündemine getirilmesinden son derece memnun olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu, hem milletvekillerimizin bu konuya yönelik ilgilerinin ve duyarlılıklarının çok artmış olduğunu gösteriyor hem de vatandaşlarımıza çevre duyarlılığımızın yansımasını sağlamış oluyor.
Bergama olayı, uzun zamandan beri halkın gündemindedir. Bu konu, bugün, tamamen bir hukuk konusudur. O sebeple, uzun açıklamalarda bulunmanın doğru olmadığını düşünüyorum; tamamen yargıya intikal etmiştir; ancak, arkadaşımızı ve sizleri aydınlatmak bakımından birkaç söz edeceğim.
ÇED uygulamasından önce izin ve ruhsat verilmiş olan, burada, belirli şartlarda altın üretilebileceği, çıkarılabileceği konusunda, 8 bakanlığımızdan, 8 de çok önemli genel müdürlüğümüzden olmak üzere, 16 kamu kuruluşundan izin alınmıştır; ancak, bu izinler alındığı sırada, İzmir Bayındırlık İl Müdürlüğünün bir sorusu üzerine, o zamanki Çevre Bakanlığı, belirli şartların yerine getirilmesi halinde, bu konuya olumlu bakabileceğini bildirmiştir. Bu, bir görüştür, bildirilen bir görüştür; çünkü, burası, o dönemde ÇED kapsamı içinde olmadığı için, burada ÇED uygulaması yapılmamıştır. Yapılan ÇED uygulaması tamamen ihtiyari anlamda yaptırılmış, Bakanlığa gönderilmiştir; ancak, ÇED yönetmeliği yürürlükte olmadığı için, bunun, o anlamda bir ÇED olmadığını ifade etmek zorundayım.
Bu görüş, daha sonra, yöre halkından bazılarının mahkemeye başvurmaları üzerine iptal edilmek istenmiş; iki üç başvuru, mahallî mahkeme tarafından reddedilmiştir; ancak, son bir başvuru, reddedilen bu mahallî mahkeme kararına karşı, yine, yöre halkından bazılarının kararı temyiz etmesi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinde görüşülmüş ve Çevre Bakanlığının o tarihte verdiği bu görüş iptal edilmiştir.
Bu görüşün iptal kararının çıkmasının üzerinden yirmi dört saat bile geçmeden, tarafımdan, ruhsat, izin ve diğer konularda, şu veya bu şekilde bu konuya taraf olmuş bütün resmî kuruluşlara durum bildirilmiş ve bu Danıştay kararının incelenerek gereğinin yapılması istenmiştir. Ancak, bu arada, doğal olarak ve bir uygulama gereği olarak da, Bakanlık, bu kararı temyiz etmiştir. Şu anda bu temyiz aşamasındayız; Danıştay kararı kesinleşmiş bir noktada değildir, önümüzdeki günlerde ne şekilde kesinleşeceğini de bilmiyoruz, kesinleştikten sonra, kesinleşen bu karar da, bütün ilgili mercilere intikal ettirilecek ve yine gereğinin yapılması istenecektir.
Değerli arkadaşlarım, konu, orada, bir grup halkımızı rahatsız etmiştir; ama, konu, bugün, artık, her şeyden önce bir hukuk konusudur ve hukuk süreci içinde yürümektedir. O sebeple, bizim, Danıştay kararını beklemek zorunluluğumuz vardır. Danıştay kararının kesinleşmesinden sonra, kesinleşen karar çerçevesinde, Çevre Bakanlığı kendi yetkilerini kullanacak; kendi yetkileri çerçevesinde bu kararın uygulanmasını sağlayacaktır. Aslında, bozulan kararı tebliğ ettiğimiz bakanlıklardan, mesela Orman Bakanlığı verdiği izni iptal etmiştir, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bazı yasadışı inşaatların yıkımına ka
rar vermiştir. Biz, meseleye tamamen hukuk çerçevesinde yaklaşıyoruz. Türkiye bir hukuk devleti ise ve hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak istiyorsak, bu meseleyi de mutlaka hukuk çerçevesinde çözmemiz gerekir.Bu düşüncelerle, hepinize tekrar saygılar sunuyorum. (ANAP, DSP, CHP ve DTP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
2. – Tokat Milletvekili Ali Şevki Erek’in, KOBİ teşviklerinin günün koşullarına uydurulmasına yönelik kararnameye ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı ikinci söz, KOBİ teşviklerinin günün koşullarına uydurulmasına yönelik kararname konusunda, Tokat Milletvekili Sayın Ali Şevki Erek'in.
Buyurun Sayın Erek. (DYP sıralarından alkışlar)
ALİ ŞEVKİ EREK (Tokat) – Çok değerli Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Gündemdışı konuşmama başlamadan evvel; Meclisimizde yeni bir grup teşekkül etmiştir; Fazilet Partisi adında yeni teşekkül eden bu partimize, demokrasimizin içinde başarılar diliyor, demokrasimizin gerçek ve tam anlamıyla rayına oturtulması niyetiyle kendilerine başarı dileklerimi iletiyorum. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)
Yine, dün Adana-Ankara seferi sırasında büyük bir badire atlatan yolcularımıza ve Türk Hava Yollarına büyük geçmiş olsun dileklerimizi de bu vesileyle intikal ettirmeyi bir görev biliyorum.
Yine, belki gecikmiş bir görevi Yüce Meclisin kürsüsünden dile getirmeyi yararlı buluyorum; çünkü, gariban, çilekeş Afgan Milleti, bir kardeş kavgasının gayya kuyusu içerisinde boğuşmaktadır. Üstüne bir de zelzele felaketi, bu kardeşlerimizin acısını artırmıştır. Huzurlarınızda, gündemdışı konuşmama başlamadan evvel, sabırlar, rahmetler ve Afgan Milleti için iyilikler diliyorum.
Değerli Başkanım, konuşmamın ana sebebini çok kısa izah etmeye çalışacağım. Konu, basından öğrendiğimiz kadarıyla "KOBİ" dediğimiz, küçük ve orta boy işletmeler hakkında çıkarılacak yeni bir kararnamedir. Yine basından öğrendiğimize göre -herhalde, çok değerli yetkili bakanımız, burada, içeriği konusunda bilgi verecektir- daha evvel, 4325 sayılı Olağanüstü Hal Kanunundaki teşvikler gibi, coğrafî bir ayırıma gidilmesinin ilke olarak benimsediği doğrultusundadır.
Halbuki, Türkiye Cumhuriyetinde, küçük ve orta boy işletmelerin özellikle gündeme getirildiği, dört dörtlük ele alındığı tarihe, yani 1994'lere, 1995'lere ve 1996'lara baktığımızda, gerçekten, tam anlamıyla, coğrafî ayırıma değil; bilakis, eşitliğe ve dengesizlikleri giderme doğrultusundaki uygulamalara yönelik Bakanlar Kurulu kararları ve tebliğnamelerin çıkarıldığını görmekteyiz.
Nitekim, 13 Ocak 1995 tarihinde Resmî Gazetede çıkan Bakanlar Kurulu kararı, onu takiben 16 Ekim 1996 tarihinde çıkan Bakanlar Kurulu kararı ve bu Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak çıkarılan 31 Ekim 1996 tarihli tebliğnameyle, Türkiye'nin gündemine küçük ve orta boy işletmeler getirilmiştir. Niye getirilmiştir; kendileri gümrük vergisinden muaf tutulsun, yatırım indirimine müstahak kılınsın, arsa, enerji, kredi gibi desteklere mazhar olsun, sadece o da değil, ihracat yapsın, istihdam imkânlarını artırsın, üretsin ve ekonomiye, hem içeride hem dışarıda büyük katkılar sağlasın diye bu Bakanlar Kurulu kararları ve buna dayanan tebliğnameler çıkmıştır.
Kalkınmada öncelikli yörelerde yüzde 30 gibi bir faiz, diğer yörelerde yüzde 20 gibi bir faiz, bir yılı ödemesiz üç yıl boyunca ödenebilecek bir kredi, limit olarak -makine, teçhizat bakımından- 50 milyar liralık bir limit, kredi bakımından, kalkınmada ön
celikli yörelerde 15-20 milyar lira yatırım kredisi ve 5 milyar lira civarında işletme kredisiyle, küçük ve orta boy işletmelerin örneği olarak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa, 1996'daki uygulamasıyla, BEKSA isimli KOBİ, gayet açıklıkla söylüyorum, istihdamda, ihracatta, müşteri beğenisinde Avrupa'daki KOBİ'ler içinde birinciliğe seçilmiştir, bu yapılan alt yatırımın, bu yapılan harcamaların ürünü olarak.(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Erek, lütfen, 1 dakika içinde toparlayın.
ALİ ŞEVKİ EREK (Devamla) – Bitireyim Sayın Başkanım; çok teşekkür ederim.
Biz, bir müddet evvel, burada, arkadaşlarımız arasında büyük bir yarışmaya konu olan ve coğrafî ayrıcalığı öngören, olağanüstü hal kapsamında bulunan illerdeki teşviki gördük. Üç etapta, değişik illeri gündeme getirdiler. Şimdi, önümüzde bulunan, küçük ve orta boy işletmelere dair çıkarılacak kararnamenin, bu işletmeleri, bizce, coğrafî ayırımcılığa göre değil, dengesizlikleri gideren içerik basamaklarına göre ayırmasında büyük bir yarar vardır. Benim ilim Tokat, komşu illerimiz Yozgat, Amasya, Çorum; bu, küçük ve orta boy işletmeleri kapsayan kararnamede yoktur; bunların bir kısmı da, biraz evvel söylediğim, 4325 sayılı Kanun içeriğinde yoktur. Lütfen, Anadolu kaplanlarının önünü kesmeyiniz. (DYP ve FP sıralarından alkışlar) Lütfen, Anadolu kaplanlarının büyük hevesini ve kapasitesini, bir kenara, bu ayrıcalıkla, bırakmayınız.
Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyor; Yüce Heyete ve zatıâlinize sevgi ve saygılarımı arz ediyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Erek.
Gündemdışı konuşmayı yanıtlamak üzere, Hükümet adına, Devlet Bakanı Sayın Hüsamettin Özkan; buyurun. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tokat Milletvekili Sayın Ali Şevki Erek'in, Tokat İlimizin, hazırlanan KOBİ teşvik kararnamesi kapsamına alınması hakkında yaptığı gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, Bakanlar Kurulunun 96/8615 sayılı kararıyla, küçük ve orta ölçekli işletmelere yapılacak devlet yardımları tespit edilmiş ve Ekim 1996 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur. Ancak, gerek Hükümet olarak KOBİ'lere verdiğimiz destek, gerek -hepinizin yakından takip ettiği üzere- Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine ayrı bir önem ve öncelik vermemiz ve gerekse KOBİ yatırımlarına yönelik devlet yardımlarını gerçekleştirirken bölgesel farklılıkların dikkate alınması gereği, bizi yeni arayışlara itmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan yeni kararnameyle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerimizin ağırlıkla yer aldığı "acil destek kapsamındaki iller" kavramı oluşturulmuş ve bu kapsama giren 26 ile özgü yeni finansman imkânları ve kolaylıklar getirilmiştir. Böylece, bir taraftan, çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bulunan bu illerdeki KOBİ'lerin daha fazla desteklenmesi öngörülürken; diğer taraftan, bölgesel kalkınmışlık ve farklılıkların en aza indi
rgenmesi hedeflenmiştir.Hazırlanan yeni kararnameyle, acil destek kapsamında yer alan illerde yatırım yapacak KOBİ'lere açılacak teşvik fonu kredileri 20 milyar liradan 30 milyar liraya, 5 milyar lira olan işletme kredisi tutarı ise 10 milyar liraya yükseltilirken, yatırımcıdan istenilen özkaynak katkısı da yüzde 30'dan yüzde 10'a indirilmiştir ve Fondan öncelikli kredi kullanma imkânı getirilmiştir.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Halk Bankası kanalıyla yapılan yeni bir değişiklikle de, acil destek kapsamında yer alan illerde Teşvik Fonu kapsamında açılan KOBİ kredilerinin kullanılmasına kolaylık getirilmiş; teminat olarak gayrimenkul istenilmesi yerine, makine rehni ve kefalet imzası alınması uygulamasına geçilmiştir. Finansman yanında, Halk Bankası tarafından sunulan bilgilendirme ve danışmanlık hizmetleri, yine bu bölgeler başta olmak üzere, yoğunlaştırılmıştır.
Diğer taraftan, kalkınmada öncelikli yörelere 20 milyar Türk Lirası yatırım ve 5 milyar lira işletme kredisi verilirken, yapılan düzenlemeyle işletme kredileri 5 milyar Türk Lirası artırılmış ve yatırımcıdan istenilen özkaynak katkısı yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmüştür.
Benzer şekilde, demin de ifade ettiğim gibi, iki yöre dışında kalan diğer yörelerde faaliyet gösteren KOBİ'lere 20 milyar Türk Lirası kredi verilirken, işletme kredilerinde yapılan 5 milyar Türk Lirası artırımla açılacak kredi tutarı toplam 25 milyar Türk Lirasına çıkarılmış ve yatırımcıdan istenilen özkaynak katkısı yüzde 40'tan yüzde 30'a indirilmiştir.
KOBİ'lere verilen kredilerin vadeleri de 1'er yıl uzatılarak, yatırım kredilerinde 4 yıla, işletme kredileri için de 2 yıla çıkarılmış, orta ve uzun vadeli finansman imkânı sağlanmıştır.
Kararnameyle getirilen diğer bir iyileştirme de, kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlarda yerli makine kullanılması halinde, KDV iadesinin 10 puan ilave edilerek yatırımcıya ödenecek olmasıdır.
Değerli milletvekilleri, Hükümetimiz, önümüzdeki yıllarda, ekonomimize, üretim, yatırım ve istihdam yoluyla yaptıkları katkıyla ülkemizi çağdaş ve gelişmiş ülkeler seviyesine çıkaracak, rekabet gücü olan işletmelere bir dizi yeni imkân daha açmak kararındadır. Bu amaçla, 1998 yılında banka programları yapılırken, Halk Bankasının, sermaye ve görev zararlarının ödenmesiyle, kaynak yapısını iyileştirici önlemler üzerinde durulmaktadır. Diğer taraftan, KOBİ'lere teşvik fonu kapsamında açılan kredilerde, bütçe imkânları doğrultusunda, 1998 yılında büyüme sağlanacaktır.
Değerli milletvekilleri, Bakanlığımın ilgili kuruluşu Türkiye Halk Bankası tarafından, Tokat İlimize, 6.2.1998 tarihi itibariyle -geçmiş hükümetler de dahil- 2 trilyon 169 milyar lira esnaf ve sanatkârlarımıza, 324 milyar lirası Teşvik Fonu kaynaklı olmak üzere 1 trilyon 9 milyar lira KOBİ'lere, 419 milyar lira da diğer krediler olmak üzere toplam 3 trilyon 597 milyar lira kredi kullandırılmıştır.
HACI FİLİZ (Kırıkkale) – Ne zaman gitmiş?!
DEVLET BAKANI HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (Devamla) – Bu tarihe kadar gelmiş tüm hükümetler de dahil dedim, başında ifade ettim. Birazcı
k dinlersek, uygun olur.Değerli arkadaşlarım, konuyu gündeme getiren eski bakanımız, çok sevdiğim sayın milletvekilimiz Ali Şevki Erek Beye hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyor; Tokat İlimize ve diğer illerimize bu çalışmaların tamamını yaygınlaştırmak için çabalarımızın süreceğini ifade ediyor; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
3. – İstanbul Milletvekili Sedat Aloğlu’nun, televizyon kanallarında gösterilen filmlerde kullanılan dil ve görüntülere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Mehmet Cavit Kavak’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı üçüncü söz, televizyon kanallarında gösterilen filmlerde kullanılan dil ve görüntüler konusunda, İstanbul Milletvekili Sayın Sedat Aloğlu'nun.
Buyurun Sayın Aloğlu.
SEDAT ALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.
Sayın milletvekilleri, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Efendim, bildiğiniz gibi, bu sene, mübarek Ramazan Bayramı ile ilk ve ortaöğretim kurumlarının sömestr tatilleri bir arada oldu ve biz de, bu fırsattan faydalanarak, çocuklarımızla, uzun zamandır hasret kaldığımız beraberliğimizi ve televizyon seyretme özlemimizi giderelim istedik; fakat, üzülerek söylüyorum ki, benim için, bu anlar, maalesef, televizyonlarda gördüklerim ve duyduklarım açısından üzüntülü anlar oldu.
Şimdi, çocukların ayakta olduğu saatlerde, yani, akşam saat 8'de ve 9'da televizyonlarda gösterilen filmlerde kullanılan lisan ve kullanılan görüntü, bizim milletimizin örf ve âdetlerine uygun değildir ve aynı zamanda, en liberal olarak sayabileceğimiz başka toplumlarda da gösterilme durumunda olmayan görüntü ve lisandır.
O tarihten itibaren, bir müddet bu konuyu takip ettim; zaten medyadan da izliyoruz. Son zamanlarda, haber konuları konusunda, gerek haber yapımcıları gerekse RTÜK bazı önlemler almak durumunda; yani, haberlerde, özellikle şiddette yönelik görüntüleri ayıklamak ve kötü görüntü vermemek durumundalar; ama, bildiğim kadarıyla, gösterilen filmlerle ilgili, bunları ayıklayacak böyle bir kurum Türkiye'de yok ve böyle bir kurumun olmaması dolayısıyla, konu, tamamen o programları yapan kimselerin takdirine bırakılıyor.
Bunun -gerek medya konusunda gerekse film yapımı konusunda bizden çok daha eski ve ileri olan ülkelere ve benim de bildiğim ülkelere baktığımız zaman- formülü şöyle bulunmuş: Filmlerde kullanılan lisanlar, görüntüler -ki, bu görüntüler şiddetle ilgili, bu
görüntüler müstehcenlikle ilgili- belli bir kurulun denetiminden geçiriliyor ve bir tasnife tabi tutuluyor. Mesela, Amerika'dan bir örnek vereyim: Bunlar sinemada gösterilirken, 17 yaşın üzerinde, 18 yaşın üzerinde, ancak ebeveyniyle beraber görebileceği veyahut bütün herkese açık olan filmler şeklinde değişiyor. Bu uygulama, aynı zamanda, bu filmlerin televizyonlarda gösterilme saatlerine veyahut gösterilip gösterilmemesine de emsal teşkil ediyor; mesela, ancak 18 yaşının üzerindeki kişilerin girebileceği filmler, benim bildiğim, batı ülkelerinin hiçbirisinde televizyonlarda gösterilemez.Amerika'da "R" harfiyle kodl
andırılmış olan ve 17 yaşın üzerindeki kimselerin görebileceği filmler, ancak, geç saatte, yani, 23.30'dan ya da 24.00'ten sonraki saatlerde gösterilebilir; fakat, maalesef -tekrar söylüyorum- belki, çok hızlı gelişen, Türkiye'deki bu medyanın yapısı dolayısıyla, belki de Türkiye'nin gündeminin çok kalabalık olması dolayısıyla, bu konuda bir düzenleme yapılmamış durumdadır.Çocuklarımız bizim her şeyimiz; çocuklarımız bizim geleceğimiz, ülkemizin geleceği. Muhakkak ki, bir neslin hem manevî değerlerle hem de insancıl değerlerle yetişmesine katkı bakımından da en büyük vazife Yüce Meclisindir. Ben, bu konuyu dile getirmek istedim ve Hükümetin, bu konuda, eğer, yasa gereği varsa, yasa gereği bakımından; eğer yoksa, kendisinin alması gereken tedbirler varsa, bir an önce almasını arz etmek istedim.
Çok teşekkür ederim; saygılar sunuyorum efendim. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aloğlu.
Gündemdışı konuşmayı yanıtlamak üzere, Hükümet adına, Devlet Bakanı Sayın Cavit Kavak.
Buyurun Sayın Kavak.
DEVLET BAKANI MEHMET CAVİT KAVAK (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Sedat Aloğlu'nun konuşmasına hak vermemek mümkün değil. Benim oğlum, kendisinin çocuklarıyla aynı okula gidiyor, aynı yaşta. Aynı konulardan şikâyetçi bir baba olarak, ben de, duygularına katılıyorum.
Çok kısa sürede gerek teknik kalite gerekse içerik bakımından başarılı gelişmeler kaydeden radyo ve televizyon kuruluşlarının, önemle üzerinde durmaları gereken öncelikli konulardan biri, yayınlarda şiddet unsurunun çokluğudur.
Bugün, ulusal sınırları da aşan yayınların tüm insanlığa yönelik etkilerinden söz edersek, bu konuyu hiç de abartmış olmayız. Şiddete başvurmak kadar, şiddete övgü de bir insanlık suçudur. Yayınlarda yer alan şiddet unsurları, hiç kuşkusuz, en çok yetişme çağındaki kuşakları etkilemektedir; kaldı ki, eğitim ve deneyim ölçüsüne göre, yetişkinlerin de bu yayınlardan etkilenmediği düşünülemez.
Bu konuda, yayıncılık alanında, çeşitli uluslararası ilke ve anlaşmalar söz konusudur. Dünya uluslar ailesinde önemli bir yeri olan Türkiye, bu tür anlaşmalarda, bir taraf olarak imza sahibidir.
Bunun dışında, hukuk sistemimiz içinde, bu konuda pek çok hüküm bulunmaktadır. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun "Yayın İlkeleri" başlıklı 4 üncü maddesinde, toplumu, şiddet, terör ve etnik ayırımcılığa sevk eden ve toplumda nefret duyguları oluşturacak, çocukların ve gençlerin, fiziksel, zihinsel, ruhsal ve ahlakî gelişimini olumsuz yönde etkileyecek yayınlara yer verilmeyeceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır. Yayın kuruluşlarının bu tür yayınlar konusunda duyarlılık göstermeleri, yasal bir zorunluluk olduğu kadar, vicdanî bir yükümlülüktür. Bu Yüce Parlamento tarafından kutsal oylarla seçilen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelerini de, bu konuda, bir Hükümet üyesi olarak, uyarma ihtiyacı duyuyorum. Yayın ilkelerine bu tür aykırılıklar bir rating sorunu olmamalıdır. Yaptırıma uğrayan yayın kuruluşları, kuşkusuz, herkesi üzmektedir; ancak, gelecek kuşaklarımızı,
ulusal değerlerimizi ve birliğimizi tehdit eden bu tür yayınların yaptırımsız bırakılması da düşünülmemelidir. Dünyada ve ülkemizde çeşitli çevre ve kuruluşlarda tartışılan, bilimsel sonuçları belirlenmiş topluma zararlı yayınlarla ilgili olarak mevzuatımızda oldukça yeterli hüküm vardır. Tecrübelerimiz zorunlu kıldıkça, mevzuata gerekli gelişmeler sağlanabilir.Radyo ve televizyon yayıncılığının ilk yılları için deneyim eksikliğinden kaynaklanabilecek olumsuzluklar artık geride kalmalıdır. Bu alanda yetenekli olan ya da olmayanlar, sorumluluğunun bilincinde olan ya da olmayanlar belirlenmelidir. Biz, yayın kuruluşlarımızın yeterli yayın deneyimine sahip olduğuna inanıyoruz. Yayında görevli herkesin, kamu hizmeti olan yayıncılığı, bilgiyle, sorumlulukla toplum ve insanlık yararına yürüteceğinden kuşkumuz yoktur.
Bakanlığıma ilgili kuruluş TRT, vatandaşların Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna yaptıkları şikâyetlerin başında gelen şiddet içerikli yayınlara karşı kampanya başlatma kararı almıştır; gelecek hafta, medya kuruluşlarını da kapsayacak şekilde, radyo ve televizyon yayınlarındaki şiddete karşı bir kampanya başlatacaktır; bütün yayın kuruluşlarına, çocuk ve gençlerin ruhsal yapılarını etkileyen programların yeniden gözden geçirilmesi için çağrıda bulunacaktır. Bu çağrımıza, bütün özel radyo ve televizyon kuruluşlarının da olumlu yanıt vereceğine inanıyoruz; şiddet içeren yayınların önlenmesi konusunda özel televizyonların yöneticileriyle bir araya gelebilecekler. Bunun için ortak bir deklarasyonda buluşulmasının ülke yayıncılığı için çok yararı olacaktır. Kampanya kapsamında, spotlarla, kliplerle, programlarla, bildirilerle şiddet içeren yayınlara karşı, toplumu Hükümet olarak uyaracağız.
TRT bu tür programlara kesinlikle yer vermemektedir. Özel televizyonlarda şu anda rating yaptığı söylenen çizgi filmlerin büyük çoğunluğu şiddet içerikli; bunlar, çocukların ruhsal yapısını olumsuz yönde etkilemektedir; çocuklar daha isyankâr, daha saldırgan olmaktadır; bu, bilim adamlarımızın da tespit ettiği bilimsel bir gerçek. Bu konu bütün dünyada disiplin altına alınmış durumda; İtalya bile, geçen ay, çocukların ekran başında olduğu 18.00-22.00 saatleri arasında yayınlanan şiddet içerikli bütün programları yasaklamış durumda. Bizim de, en azından bunu yapmamız lazım; çünkü, bizim nüfusumuz daha genç ve bu genç nüfus, toplumumuzun geleceği için çok önemli.
Gündemdışı konuşmaya cevap verme fırsatı verdiği için Sayın Başkana ve Divana teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP, DSP ve DTP sıralarından alkışla
r)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/312)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
23.2.1998
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi üyeliğinden, yoğun işlerim nedeniyle, ayrılmak istiyorum.
Gereği hususunu rica ederim.
Dr. Sema Pişkinsüt
Aydın
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Sayın milletvekilleri, saat 16.00'da toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati : 15.39
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 16.00
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Ali GÜNAYDIN (Konya), Ünal YAŞAR(Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 59 uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutuyorum:
IV. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında Fazilet Partisine düşen üyeliklere ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No. :101 Tarih : 25.2.1998
Fazilet Partisi Grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında 1 Başkanvekilliği, 1 İdare Amirliği ve 3 Kâtip Üyelikle temsil ettirilmesinin Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
Hikmet Çetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Metin Öney Lütfü Esengün
ANAP Grubu Başkanvekili F.P.Grubu Başkanvekili
Mehmet Gözlükaya Ali Ilıksoy
DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili
Önder Sav Mahmut Yılbaş
CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanı
BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
V. – SEÇİMLER
A) BAŞKANLIK DİVANI ÜYELİKLERİNE SEÇİM
1. – Başkanlık Divanında Açık Bulunan Üyeliklere Seçim
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında boş bulunan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen 1 Başkanvekilliği için Çorum Milletvekili Sayın Yasin Hatiboğlu, 1 İdare Amirliği için Trabzon Milletvekili Sayın Kemalettin Göktaş, 3 Kâtip Üyelik için Bitlis Milletvekili Sayın Abdulhaluk Mutlu, Kütahya Milletvekili Sayın Ahmet Derin ve Mardin Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.
Gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.
VI. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin atıksu ve kanalizasyon sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/694)
BAŞKAN – 1 inci sırada yer alan, Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde'ye bağlı bazı köylerin atıksu ve kanalizasyon sorunlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlıyoruz.
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Sayın Hikmet Sami Türk yanıtlayacak.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Dr. M.Salih Katırcıoğlu
Niğde
Soru:
Niğde Merkez Ovacık, Hacıbeyli, Hançerli, Gösterli, Uluağaç, Aşlama, Hasanköy, Ağcaşar ve Kızılören Köyleri,
Altunhisar ilçesi Akçaören, Karakapı ve Çömlekçi Köyleri,
Bor İlçesi Kayı, Gökbez, Kavuklu, Postallı ve Kaynarca Köyleri,
Çamardı İlçesi Bakçili, Burç, Celaller, Çukurbağ, Demirkazık, Elekgölü, Kavaklıgöl, Kocapınar ve Sulucaova Köyleri,
Çiftlik İlçesi Gösterli, Ovalıbağ ve Şeyhler Köyleri,
Ulukışla İlçesi Gümüş, Hacıbekirli, Handeresi, Hüsniye, Karacaören, Köşkönü, İlhan, Ovacık, Tekneçukur, Tepeköy ve Toraman Köylerinin atıksu ve kanalizasyonları 1998 yılı yatırım programına alınacak mı?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Türk.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde'ye bağlı bazı köylerin atıksu ve kanalizasyon sorunlarına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere söz almış bulunuyorum.
1998 yılı kanalizasyon ve atıksu tesisleri programına alınıp alınmayacağı sorulan 40 adet köyden, Bor'un Kaynarca, Çamardı'nın Burç, Celaller ve Ulukışla'nın Toraman Köyleri, 1997 yılı yatırım programında, emanet usulüyle yapılacak işler arasında yer almaktadır. Söz konusu 4 köy, 1998 yılında da devam etmek üzere programa teklif edilmiş olup, programa, devam eden iş olarak alınacaktır.
Soru önerges
inde yer alan diğer 36 köy ise, 1998 yılı yatırım programına, yeni iş olarak teklif edilmiştir.Ayrıca, 1998 yılı programında, Niğde İlinin, devam eden 17 adet kanalizasyon teklifi yer almaktadır. Devam eden işlere öncelik verilmek kaydıyla, ödenek durumu ve il müdürlüğünün imkânları da dikkate alınarak, 36 köyden bazıları, 1998 yılı yatırım programına alınabilecektir.
Saygıyla arz ederim. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
2. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin içmesuyu sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/695)
BAŞKAN – İkinci sırada yer alan, Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde'ye bağlı bazı köylerin içmesuyu sorunlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Buradalar.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Dr. M. Salih Katırcıoğlu
Niğde
Soru:
Niğde Merkez Özyurt, Taşlıca, Hamamlı, Kumluca, Gösterli, Çavdarlı ve Hacıbeyli Köyleri,
Altunhisar İlçesi Akçaören, Uluören ve Karakapı Köyleri,
Bor İlçesi Emen, Obruk, Sisli, Hallaç ve Kavuklu Köyleri,
Çamardı İlçesi Pınarbaşı, Burç ve Mahmatlı Köyleri,
Çiftlik İlçesi Şeyhler, Divarlı ve Asmasız Köyleri,
Ulukışla İlçesi Koçak, Kozluca ve Yeniyıldız Köylerinin içmesuları 1998 yılı yatırım programına alınacak mı?
BAŞKAN – Sayı
n Bakan, buyurun.DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde'ye bağlı bazı köylerin içmesuyu sorunlarına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere söz almış bulunuy
orum.Sözlü soru önergesinde adı geçen köyler 1998 yılı yatırım programı tekliflerinde yer almakta olup, ödenek yetersizliği nedeniyle 1998 yılı yatırım programına alınamamıştır; ancak, ödenek temin edilmesi halinde, söz konusu köylerin yatırım programında değerlendirilmesi mümkün olacaktır.
Saygıyla arz ederim. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
3. – Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın, Sıvas’a bağlı belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/696)
BAŞKAN – 3 üncü sırada yer alan, Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak'ın, Sıvas'a bağlı belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
4. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Ceylanpınar -Kızıltepe yoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/697)
BAŞKAN – 4 üncü sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Ceylanpınar-Kızıltepe yoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
5. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin’deki okulların öğretmen, onarım ve araç -gereç ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/698)
BAŞKAN – 5 inci sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Mardin'deki okulların öğretmen, onarım ve araç gereç ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
6. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/699)
BAŞKAN – 6 ncı sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
7. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin -Karakulak -Arıklı grup köy yollarının yapımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/700)
BAŞKAN – 7 nci sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Mardin-Karakulak-Arıklı grup köy yollarının yapımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
8. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Mardin -Savur -Bismil yoluna ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/701)
BAŞKAN – 8 inci sırada yer alan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Mardin-Savur-Bismil yoluna ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşmesi ertelenmiştir.
9. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara -Gölbaşı ve Polatlı İlçelerine bağlı bazı köylerin din görevlisi ihtiyacına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/702)
BAŞKAN – 9 uncu sırada yer alan, Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay'ın, Ankara-Gölbaşı ve Polatlı ilçelerine bağlı bazı köylerin din görevlisi ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Hüsamettin Özkan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını delaletlerinize arz ederim. 23.10.1997
Ersönmez Yarbay
Ankara
1. Ankara Gölbaşı İlçesinin Çayırlı Köyündeki din görevlisi gittiği için dört aydır ezan okunmayan Çayırlı Köyüne ne zaman din görevlisi verilecektir?
2. Ankara Polatlı İlçesinin Bayburt, Alcı, Girmeç, Hacıosmanoğlu, Türkkarsak, Gülpınar, Kızılcakışla, Yukarıtüfekçioğlu, Yüzükbaşı, Eskiköseler, İnler, Taydemir, Yeşilöz, Gençali, Yenidoğan, Türktaciri, Karacaahmet ve Macun Köylerinde din görevlisi kadrosu olduğu halde, altı ay ile üç yıldır din görevlisi olmadığı ve bu köylerde yaşayan vatandaşlarımızın cuma namazlarını kılmak için traktörlerle başka köylere gittiği, cenaze namazları için de uzun süre din görevlisi beklediği iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara Milletvekili Sayın Ersönmez Yarbay'ın, Ankara'nın Gölbaşı ve Polatlı İlçelerine bağlı bazı köylerin din görevlisi ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Ersönmez Yarbay tarafından verilen sözlü soru önergesinde, özetle, Ankara Gölbaşı İlçesinin Çayırlı Köyüne ne zaman din görevlisi verileceği ve Polatlı İlçesinin bazı köylerinde imam kadrolarının boş olduğu iddiasının doğru olup olmadığı sorulmaktadır.
Sayın milletvekilleri, soru önergesinde sözü edilen Çayırlı Köyünde görevli olan İmam-Hatip Adil Atsa'nın askere gitmesi nedeniyle, yerine, 4.11.1997 tarihinde Bilal Tuncel vekâleten atanarak bu köyün imam ihtiyacı kısa sürede karşılanmıştır.
Diğer taraftan, Polatlı İlçesinin bazı köylerindeki imam açığıyla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı kayıtlarının incelenmesi sonucunda, soru önergesinde belirtilen köylerden Yeşilöz Köyünün imam-hatip kadrosunda Zerhat Yener'in görevli olduğu, diğer köylerin imam-hatip kadrolarının ise münhal bulunduğu anlaşılmıştır.
Sayın milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği uyarınca münhal kadrolar her ay ilan edilmekte ve talep edildiği takdirde, bu kadrolara naklen atama yapılmaktadır. Bu çerçevede, soru önergesinin verildiği tarihten sonra, Türktaciri Köyüne Hacı Poç'un 2.12.1997 tarihinde, Gençali Köyüne Hatip Yalçın'ın 21.1.1998 tarihinde ve Türkkarsak Köyüne Adem Yılmam'ın 9.2.1998 tarihinde ataması yapılmış, diğer köylere ise, talep bulunmadığından anılan yönetmelik uyarınca şimdiye kadar atama yapılamamıştır. Bu kadrolara, talep olduğu
takdirde, en kısa sürede atama yapılarak bu köylerin imam ihtiyacı karşılanacaktır.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
10. – Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci’nin, İlahiyat Fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasına ve ilköğretim okulu sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/703)
BAŞKAN – 10 uncu sırada bulunan, Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci'nin, ilahiyat fakültesi mezunlarının öğretmenliğe alınmamasına ve ilköğretim okulu sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlayacağız.
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
11. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, ezan genelgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/704)
BAŞKAN – 11 inci sırada bulunan, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, ezan genelgesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlıyoruz.
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın A. Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delalet etmenizi saygılarımla arz ederim. 27.10.1997
Hüseyin Yıldız
Mardin
1. Ezan genelgesi, Diyanet İşleri Başkanının İslamî kaynaklara dayanarak verdiği içtihattan kaynaklanan bir fetva mıdır? Yoksa, ezanın susturulmasına yönelik, kasıtlı, keyfî emirler doğrultusunda verilen bir talimatname midir?
2. Dinin özüne ve İstiklal Marşının muhtevasına ters düşen, halka rağmen yapılan bu yanlış uygulamayı ve ilgili genelgeyi Hükümet olarak kaldırmayı düşünüyor musunuz?
3. Sorun, cihazların bozukluğu veya müezzinlerin ses bozukluğu ise, cihazların tamiri, müezzinlerin ise ses ve tecvit eğitiminden geçirilmeleri gerekmez mi?
4. İktidarın icraatlarında dinî makamlardan fetva talep ettiği iddiaları doğru mudur? Neye göre olmaktadır?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız'ın, Diyanet İşleri Başkanlığının ezan genelgesine ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere söz almış bulunuyorum.
Soruları sırasıyla cevaplandırıyorum:
1. Diyanet İşleri Başkanlığının ezan genelgesi, birbirine çok yakın olan camilerde aynı anda okunan ve birbirine karışan ezan seslerinin ortaya çıkardığı ses armonisi bozukluğunun bertaraf edilmesi suretiyle, ezanın kulağa hoş gelecek şekilde okunmasını temin maksadıyla düzenlenmiştir.
2. Seslerin birbirine ka
rışmayacak şekilde hoparlörlerin ayarlanması ve ezanın her taraftan rahatlıkla duyulması temin edilmek suretiyle ezanların okutulması uygulamasına devam edilecektir.3. Ayrıca, il ve ilçe müftülüklerince, imam-hatip ve müezzin kayyımlar için, tecvit ve güzel okuma da dahil, hizmetiçi eğitim kursları düzenlenmektedir.
4. Hükümet icraatıyla ilgili olarak, Diyanet İşleri Başkanlığından fetva ve görüş alınmamaktadır.
Saygıyla arz ederim.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
12. –
Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, merkezî vaaz uygulamasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/705)BAŞKAN – 12 nci sırada, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, merkezî vaaz uygulamasına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın H.Hüsamettin Özkan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delalet etmenizi saygılarım
la arz ederim. 27.10.1997Hüseyin Yıldız
Mardin
1. Sekiz yıllık eğitim tasarısı tartışılırken Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel "tek tip insan yetiştirmek istiyoruz" demiştir. Tek merkezden vaaz uygulaması da, tek tip insan yetiştirme projesinin bir halkası mıdır?
2. Merkezden yönetim ilkesinin mantığında her şeyi ben bilirim iddiası vardır. Bu uygulamayla, İslam dinini en iyi ben bilirim, en iyi ben öğretirim mantığıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı, dini tekeline almış olmuyor mu?
3. Yetkilerin y
erel yönetimlere devrinin tartışıldığı, her şeyin özelleştirildiği bir ortamda, bu uygulama bir çelişki doğurmuyor mu?BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız'ın, merkezî vaaz uygulamasına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.
Sayın Hüseyin Yıldız tarafından verilen soru önergesinde, özetle, tek merkezden vaaz uygulamasının, tek tip insan yetiştirme projesinin bir halkası olup olmadığı ve bu uygulamayla, Diyanet İşleri Başkanlığının, İslam dinini tekeline alıp almadığı sorulmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bilindiği üzere, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütme, din konusunda toplumu aydınlatma ve ibadet yerlerini yönetme görevi, bir anayasal kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiştir. Bu görevlerin yürütülmesinde vaaz ve irşat hizmetleri büyük önem arz etmektedir. Devletimizin kısıtlı kadro imkânları nedeniyle, bu vaaz ve irşat hizmetlerinin yerine getirilmesinde bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. 71 293 camide yaklaşık 280 vaizle yürütülmeye çalışılan vaaz ve irşat hizmetlerinin daha etkili ve verimli hale getirilmesi ve daha geniş bir kitleye ulaşması amacıyla çeşitli seçenekler düşünülmüştür. Yapılan değerlendirme sonucunda, teknolojinin imkânlarından faydalanarak, daha geniş bir kitleye hizmet sunabilmek amacıyla mer
kezî vaaz sistemi uygulaması çalışmalarına başlanmıştır.Sayın milletvekilleri, aslında, merkezî vaaz sistemi, görsel olarak değil ama işitsel olarak, 1957 yılından beri müftülüklerimiz tarafından uygulanmaktadır. Bu sistem, önceleri, merkezî bir camiden yapılan vaazların kablolu bağlantılarla diğer camilere aktarılması şeklinde gerçekleşmiştir; ancak, özellikle iklim değişikliği ve tabiat olayları sonucunda kaliteli bir yayın yapılamaması nedeniyle, çeşitli bölgelerde, kablosuz ses yayın sistemi arayışına girilmiştir. Halen, 318 yerleşim biriminde kablolu, 288 yerleşim biriminde kablosuz yayınla merkezî vaaz sistemi uygulanmaktadır.
Diğer taraftan, bu sistem, camilerde görevli ve vaaz etme ehliyet ve niteliğine sahip imam hatiplerin vaaz etmesine engel teşkil etmemektedir. Hatta, il ve ilçe müftülüklerince, vaaz etmeye ehil olan görevlilerin tespit edilerek vaaz etmeleri teşvik edilm
ektedir.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
13. – Sii
rt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, İSKİ Eski Genel Müdürü Ergun Göknel tarafından SHP’ye para aktarıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/706)BAŞKAN – 13 üncü sırada, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın'ın, İSKİ Eski Genel Müdürü Ergun Göknel tarafından SHP'ye para aktarıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
14. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, başörtülü öğrencilere yapılan uygulamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/707)
BAŞKAN – 14 üncü sırada, Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç'ın başörtülü öğrencilere yapılan uygulamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
15. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, basına verilen teşvik kredilerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/708)
BAŞKAN – 15 inci sırada, Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç'ın, basına verilen teşvik kredilerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
16. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, başörtülü öğrencilere üniversitelerce yapılan uygulamalara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/709)
BAŞKAN – 16 ncı sırada, Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç'ın, başörtülü öğrencilere üniversitelerce yapılan uygulamalara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü sorusu önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını delaletlerinizle bilgilerinize arz ederim.
Dr. Mehmet Aykaç
Çorum
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin çağın gereksinimlerine uygun olarak en iyi şekilde eğitilmeleri gerekmektedir. Muasır medeniyet seviyesine yükselmemiz buna bağlıdır. Bu eğitimden erkeklerimiz kadar kızlarımız da faydalanmalıdır.
Bu sebeple;
Soru: Günlerdir, bi
rkaç üniversite önünde, kıyafetleri sebebiyle öğrenim hakları ellerinden alınan, temel haklarını elde etme mücadelesi veren kızlarımızın sorunlarına sahip çıkacak mısınız?BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 10.12.1988 tarih ve 20032 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3511 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı maddeyle "yükseköğretim kurumlarında dershane, laboratuvar, klinik, poliklinik ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dinî inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması serbesttir" hükmü getirilmiş; bu hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa ve inkılap yasalarına aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Yine, 1990 yılında, 3670 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanuna ek 17 nci madde de eklenerek "yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak koşuluyla yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafet serbesttir" hükmü getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu hükmü iptal etmemiş; ancak, kararına da, türbanın yürürlükteki kanunlara göre takılamayacağını gerekçe olarak almıştır. İki dava nedeniyle, idare mahkemesi ve Danıştay, türban takılamayacağına karar vermiş; bu iki dava konusu Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna götürülmüş, buradan alınan kararlarla da, türban takmanın disiplin suçu oluşturacağına karar verilmiştir.
Hatırlayacağınız üzere, daha önceki dönemlerde, öğretim yılı başındaki kayıtlar sırasında öğrencilerimizin okula girmemelerinden kaynaklanan konu, resim olayına yönelikti; diplomalara takılmak üzere verilecek resimlerde başın açık olması istemi vardı. Başlangıçta, bazı öğrencilerimiz o isteklere direnmiş, daha sonra, fotoğraflarını verdikten sonra kayıtları yapılmıştır.
Bilgilerinize arz ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Soru yanıtlanmıştır.
17. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, memurlara yapılacak zamla ilgili bir beyanına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/713)
BAŞKAN – 17 nci sırada, Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın'ın, memurlara yapılacak zamla ilgili bir beyanına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
18. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde Üniversitesinde okuyan öğrencilerin yurt sorununa ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/714)
BAŞKAN – 18 inci sırada, Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde Üniversitesinde okuyan öğrencilerin yurt sorununa ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Dr. M. Salih Katırcıoğlu
Niğde
Sorular:
1. Niğde Üniversitesinde 16 000 öğrenci okumaktadır. Bu nedenle, öğrenciler barınma sorunu yaşamaktadır. Öğrencilerin barınma sorununu çözmek için 1998 yılı yatırım programına, Niğde-Merkeze 3 500, Ulukışla İlçesine 600 öğrenci kapasiteli yükseköğrenim öğrenci yurdu yapmayı düşünüyor musunuz?
2. Niğde Üniversitesinde öğrenciler, hâlâ, barakalarda eğitim görmektedir. 1997 yılı ödeneği, bir önceki yıla göre yüzde 300 artırılmasına rağmen, bu miktar, üniversitenin altyapısı ve kampusunu tamamlamaya yetmemiştir. 1998 yılı içerisinde Niğde Üniversitesinin altyapısının ve kampusunun tamamlanması için ödeneğin artırılmasını düşünüyor musunuz?
3. Niğde Üniversitesinde okuyan öğrencilerin barınma sorununu çözümlemek için ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Mehmet Salih Katırcıoğlu'nun, Niğde Üniversitesinde okuyan öğrencilerin yurt sorununa ilişkin sözlü soru önergesini cevaplandırmak üzere huzurunuzdayım.
Soruları, sırasıyla cevaplandırıyorum:
1. Niğde İlinde yurt ihtiyacının karşılanabilmesi için 500 öğrenci kapasiteli kız yurdu inşaatına en kısa zamanda başlanılarak, 1998-1999 öğretim yılı başında bitirilmesi planlanmıştır.
2. Niğde Üniversitesi ödeneği, 1998 yılında yüzde 100'ün üzerinde artırılarak, 1 trilyon 190 milyar Türk Lirasına çıkarılmıştır.
3. Üniversitede okuyan öğrencilerin barınma sorunlarının karşılanabilmesi için, 1997 yılı başında 500 öğrenci kapasiteli bina satın alınmış ve bu bina hizmete girmiştir. Ayrıca, yurt olmaya müsait binalar araştırılmaktadır; bulunduğu takdirde, kiralama veya satın alma yoluna gidilecektir.
Saygıyla arz
ederim.BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Sayın Başkan, Sayın Bakana, soruyu cevaplandırdıkları için çok teşekkür ediyorum.
1996-1997 öğretim yılında, Niğde Üniversitesindeki öğrenci sayısı 8 bindi; bu öğretim yılında, öğrenci sayısı 16 bine yükseldi. 500 kişilik bu yurdun, o ihtiyacı cevaplayacak ölçüde olmadığı kanaatindeyim. Şu andaki yurt, 2 500 öğrenciyi ancak barındırabi
lmektedir.Diğer taraftan, Niğde Üniversitesine 2 trilyon lira ödenek ayrılmıştır; yalnız, bunun 1 trilyon lira civarındaki kısmı, personel gideridir. Dolayısıyla, 16 bin kişiye öğretim veren bir üniversite için, bu yatırımın yeterli olmayacağı kanaatindeyim.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Notu alındı herhalde...
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın milletvekilimize teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sağolun.
19. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Belediyelerce basın kuruluşlarına yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/715)
BAŞKAN – 19 uncu sıradaki, Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel'in, belediyelerce basın kuruluşlarına yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
20. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, basın kuruluşlarına verilen teşvik ve kredilere ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/716)
BAŞKAN – 20 nci sıradaki, Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel'in, basın kuruluşlarına verilen teşvik ve kredilere ilişkin Devlet Bakanın
dan sözlü soru önergesi...Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
21. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, izinli olarak Türk vatandaşlığından çıkanların askere alınıp alınmayacaığına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/717)
BAŞKAN – 21 inci sıradaki, İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları'nın, izinli olarak Türk vatandaşlığından çıkanların askere alınıp alınmayacağına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
22. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, başka ülke vatandaşlığına geçenlerin boşanma kararlarının Türkiye’de geçersiz olduğu iddiasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/718)
BAŞKAN – 22 nci sıradaki, İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları'nın, başka ülke vatandaşlığına geçenlerin boşanma kararlarının Türkiye'de geçersiz olduğu iddiasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Gö
rüşme ertelenmiştir.23. – İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları’nın, izinli olarak vatandaşlıktan çıkma işlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/719)
BAŞKAN – 23 üncü sıradaki, İstanbul Milletvekili Osman Yumakoğulları'nın, izinli olarak vatandaşlıktan çıkma işlemlerine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşme ertelenmiştir.
24. – Batman Milletvekili Musa Okçu’nun, Malatya’da yayımlanan bir gazetede müfettişler hakkında ileri sürülen iddialarla ilgili habere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/720)
BAŞKAN – 24 üncü sıradaki, Batman Milletvekili Musa Okçu'nun, Malatya'da yayımlanan bir gazetede müfettişler hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Musa Okçu
Batman
Malatya'da yayımlanan Birliğe Çağrı Gazetesinde yer alan haberde müfettişler hakkında ileri sürülen iddialarla ilgili soruşturma açtırdınız mı?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Batman Milletvekili Sayın Musa Okçu'nun, Malatya İlinde yayımlanan bir gazetede müfettişler hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Malatya'da yayımlanan Birliğe Çağrı adlı bir gazetede, 1996 Aralık ayındaki Sosyal Sigortalar Kurumu personel sınavını soruşturan müfettişlerle ilgili olarak, ifadesi alınan kişilere baskı yapıldığı yolunda bazı iddialara yer verilmiştir.
Bilindiği gibi, müfettişler, mevzuat ve yerleşmiş gelenek ve yöntemlere göre, bağımsız bir biçimde, hiçbir etki altında kalmadan görevlerini yerine getirmek durumundadırlar. Görevlendirmelerdeki müfettiş seçimi, bağlı bulundukları makam tarafından verilen olur üzerine, teftiş kurulu başkanlıklarınca yapılmaktadır.
Sosyal Sigortalar Kurumunun personel gereksinmesinin karşılanması amacıyla 1996 yılı aralık ayında açılan sınav hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince sürdürülen inceleme ve soruşturma da, objektif ölçülere, mevzuata ve müfettişlik
geleneklerine uygun olarak yürütülmektedir.Müfettişlerin tutumlarıyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ulaşan başvurular, önceki Bakan Sayın Necati Çelik'ten intikal eden başvuruda olduğu gibi, derhal, Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığına iletilmekte ve gerekli inceleme yapılmaktadır.
Yapılan araştırmalarda, zaman zaman, oldukça toleranslı davranıldığı da ortaya çıkmıştır. Örnek olarak, ifade vermek üzere çağırılan, ancak, geldikleri halde, sağlık sorunları nedeniyle ifade veremeyeceklerini bildiren ilgililerin ifadelerinin alınmasının ertelendiği, bu konuda insanî duyguların önplanda tutulduğu, tutanaklarla belirlenmiştir.
Soruşturmada, bazı kişilerin, en yakın akrabalarının ad ve soyadlarını, bunların sınava girip girmediklerini, sınavı kazanıp kazanmadıklarını bilmediklerini veya anımsayamadıklarını bile söyledikleri görülmüştür. Müfettişler, bu gibi durumlarda, zaman zaman, konuya ilişkin saptamaları gerçeğe uygun yapabilmek için ayrıntılı soru sormak zorunda kalmışlardır. Böylesi bazı çözümsel davranışların, usulsüz, haksız, yanlı ve baskıcı davranışlar olarak yorumlanamayacağı düşüncesindeyiz.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
25. – Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın SSKGenel Müdürlüğünde görev yeri değiştirilen, başka kadroya atanan veya kadrosu değiştirilen personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/721)
BAŞKAN – 25 inci sıradaki, Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan'ın, SSK Genel Müdürlüğünde görev yeri değiştirilen, başka kadroya atanan veya kadrosu değiştirilen personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Avni Doğan
Kahramanmaraş
Göreve başladığınız günden bu yana, Bakanlığa bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yeri değiştirilen, başka bir kadroya atanan, ayrıca, yönetim kurulunca görev yeri, unvanı veya kadrosu değiştirilen personelin sayısı kaçtır?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Avni Doğan'ın, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yeri değiştirilen, başka bir kadroya atanan personelle ilgili sözlü soru önergesine yanıt vermek üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Sosyal Sigortalar Kurumunda çalışan personelin görev yerleri, eş durumu, sağlık sorunu, öğrenim durumu, ünite önerisi, soruşturma sonucu, yargı kararı, personelin isteği ve hizmet gereği gibi nedenlerle değiştirilebilmektedir. Ayrıca, askerlik görevi nedeniyle kurumdan ayrılan personel, bu hizmetlerini tamamladıktan sonra önceki görevlerine atanmaktadır. Kurum personelinden 1 ilâ 4 dereceli olanların özlük işlemleri Sosyal Sigortalar Kurumu Yönetim Kurulunca, 5 ilâ 15 dereceli olanların özlük işlemleriyse Ku
rum Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.2 Temmuz 1997-30 Kasım 1997 tarihleri arasında, bu çerçevede, 5 ilâ 15 dereceli 766; 1 ilâ 4 dereceli 999 personel hakkında işlem yapılmıştır. Yaklaşık 60 bin personeli bulunan Sosyal Sigortalar Kurumunda dört aylık dönemdeki personel hareketi, görüldüğü gibi oldukça sınırlı bir düzeydedir.
Açıklanan nedenlerle durumlarında değişiklik olan personelin toplam kurum personeline oranı yüzde 2,5 civarındadır. 54 üncü Hükümet dönemindeki personel hareketi sayısı ise, 7 315'i açıktan atama olmak üzere, 13 500 civarındadır.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
26. – Çorum Milletvekili Zülfikar Gazi’nin, bazı personel hakkında haksız bir şekilde soruşturma açıldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/722)
BAŞKAN – 26 ncı sıradaki, Çorum Milletvekili Zülfikar Gazi'nin bazı personel hakkında haksız bir şekilde soruşturma açıldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Zülfikar Gazi
Çorum
Bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluşlarda, haksız ve usulsüz olarak yapılan personel kıyımı niteliğine varan atama işlemleri sonucu yasal hakkını aramak amacıyla yargıya başvururak dava açma yoluna giden personel hakkında, dava açma hakkını kullanmalarını engellemek veya dava dilekçelerine verilecek cevaplarda "hakkında soruşturma var" diyebilmek için, uydurma, söylentilere dayalı soruşturmalar açıldığı hususunda bilginiz var mı?
Bu uydurma soruşturmaları tezgâhlayanlar hakkında bir araştırma yaparak dava hakkını kullananlar üzerinde baskı ve terör oluşturanlar için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çorum Milletvekili Sayın Zülfikar Gazi'nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında bazı personel hakkında haksız bir şekilde soruşturma açıldığı iddialarına ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kamu yönetiminde Hükümetin temel anlayışı, politik kayırmalara ve cezalandırmalara fırsat tanımadan, hizmetlerin etkin ve verimli bir biçimde sürdürülmesinin sağlanmasıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bağlı kuruluşlarından Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur, kuruluş yasalarına göre, idarî ve malî bakımdan özerk kurumlardır. Dolayısıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, söz konusu kurumlara da karışmacı bir yaklaşım içinde olmayıp, yasaların verdiği, kurumların mevzuat doğrultusunda yönetilmesini gözetlemek ve denetlemek görevini yerine getirmektedir. Genel anlayış ve doğrultumuz bu yöndedir.
Bu arada, gerektiğinde, herhangi bir usulsüzlük, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma ve benzeri durumlar söz konusu olduğunda denetim organlarının görevlendirilmesi de son derece doğaldır. Bakanlıklarda ve genel müdürlüklerde teftiş kurulları bu amaçla kurulmuştur. Bunun ötesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında haklarını yargıda aramak isteyen görevlilere bu yolu kapatmak ya da salt mahkemelere "hakkında soruşturma var" diyebilmek için, uydurma ve söylentilere dayalı soruşturma açılması, geçmişte olsa bile, bu dönemde söz konusu değildir.
Hükümetimizin ve bu çerçevede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının titizlikle üzerinde durduğu konuların başında, hukuk devleti ilkesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması gelmektedir. Nitekim, Bakanlık görevine başladıktan hemen sonra, 2 Temmuz 1997 tarihinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına, bir genelge yayımlanarak, herhangi bir nedenle görevden alınanların yargıdan yürütmeyi durdurma kararı almaları halinde bunların derhal uygulanması, yürütmeyi durdurma kararı alanların bu kararları uygulandıktan sonra ikinci bir tasarrufla tekrar görevde
n alınmaları gibi hukukdışı yollara başvurulmaması, bu kişilerin geçici görevle başka illerde veya birimlerde görevlendirilmesi uygulamalarına derhal son verilmesi talimatı verilmiştir.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
27. – Tokat Milletvekili Bekir Sobacı’nın, SSKGenel Müdürlüğüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/723)
BAŞKAN – 27 nci sıradaki, Tokat Milletvekili Bekir Sobacı'nın, SSK Genel Müdürüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bekir Sobacı
Tokat
Kuruma geçmişte yasadışı örgüt sempatizanı kişilerin alımına veya önemli görevlere getirilmesine göz yuman Genel Müdür Kemal Kılıçdaroğlu'nun halen neden görevinde tutulduğu?.. Ayrıca, bu konularla ilgili basında sayfalarca çıkan haberler nedeniyle, SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tokat Milletvekili Sayın Bekir Sobacı tarafından verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürüne ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyor
um.Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu, Danıştay 5 inci Dairesinin ve Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kurulunun uygulanmamış kararları uygulanarak görevine iade edilmiştir. Anayasamızın 2 nci maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yargı kararlarının yönetim tarafından uygulanması, hukuk devleti ilkesinin ve hukukun üstünlüğünün doğal bir gereğidir.
Diğer taraftan, 26 Şubat 1987 tarih ve 87/11546 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilerek yürürlüğe konulan ve bütün kamu kuruluşlarının uyması gereken Eski Hükümlülerin İstihdamı Hakkında Tüzük uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumuna alınan eski hükümlüler hakkında bazı basın organlarında yer alan haberler üzerine, konunun incelenmesi için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına talimat verilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda, haklarında suç iddiasında bulunulan Sosyal Sigortalar Kurumu personelinin suç oluşturan fiillerine rastlanılmadığı ve cezaî yönden yapılacak işle
m olmadığı belirtilmiştir. Bilindiği gibi, eski hükümlülerin istihdamına ilişkin tüzük, kamu kuruluşlarında belirli oranda eski hükümlü istihdamını zorunlu tutmaktadır.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
28. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, SSK’nda haklarında soruşturma açılan yöneticilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/724)
BAŞKAN – 28 inci sıradaki, Kütahya Milletvekili Metin Perli'nin, Sosyal Sigortalar Kurumunda haklarında soruşturma açılan yöneticilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Metin Perli
Kütahya
Halen Sosyal Sigortalar Kurumunda yönetici (daire başkanı, şube müdürü, sigorta müdürü, baştabip gibi) kadrolarında bulunan personelden kaç kişinin soruşturma geçirdiği?
Bu durumda olanlar hakkında kademe ilerlemesi ve aylıktan kesme cezası olan kaç personel bulunmaktadır? Söz konusu cezaları olup da, kimler halen yönetici kadrolarında görev yapmaktadır?
Ayrıca, soruşturma sonucunda, yöneticilerden, cumhuriyet savcılığına kimler hakkında suç duyurusunda bulundunuz?
Yönetici kadrolarında olup da, soruşturma raporu neticesinde suç duyurusu olanlardan savcılığa suç duyurusu intikal ettirilmeyen personel var mıdır? Var ise kimlerdir? Bugüne kadar savcılığa bildirilmeyiş sebebi nedir?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kütahya Milletvekili Sayın Metin Perli'nin, Sosyal Sigortalar Kurumunda haklarında soruşturma açılan yöneticilere ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Sosyal Sigortalar Kurumunda, halen yönetici kadrolarında bulunan 6 daire başkanı, 13 şube müdürü, 11 sigorta müdürü, 10 baştabip soruşturma geçirmiştir. Bunlardan, 2 daire başkanı, 1 şube müdürü, 1 baştabip, aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmış; ancak, ilgililerin idarî yargıda açtıkları davalar sonucu, söz konusu cezaları kaldırılmıştır.
Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürü hakkında, önceki Sayın Bakan tarafından geçmiş yıllarda açılmış bulunan bir sınav dolayısıyla cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş; ancak, savcılık takipsizlik kararı vermiştir.
Halen Sosyal Sigortalar Kurumu yönetim kademelerinde görevli olup, kademe ilerlemesinin durdurulması veya aylıktan kesme cezası verilmiş ve yargı kararıyla cezası kaldırılmamış kimse bulunmamaktadır. Soruşturma sonucunda haklarında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri gereğince suç duyurusunda bulunulması önerildiği halde suç duyurusunda bulunulmamış personel de bulunmamaktadır.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ba
kan.Soru yanıtlanmıştır.
29. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, SSKİdarî İşler Dairesi Başkanı ve Şube Müdürüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/725)
BAŞKAN – 29 uncu sıradaki, Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek'in, SSK İdarî İşler Dairesi Başkanı ve Şube Müdürüne ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Abdullah Örnek
Yozgat
SSK İdarî İşler Dairesi Başkanı Kemal Turan'ın soruşturma sonucu disiplin cezası almasına rağmen neden hâlâ görevinde tutulduğu?
SSK İdarî İşler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Cafer Yıldız'ın soruşturma raporu ve kademe ilerlemesi cezası almasına rağmen neden görevinde tutulduğu?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yozgat Milletvekili Sayın Abdullah Örnek tarafından verilen, Sosyal Sigortalar Kurumu İdarî İşler Dairesi Başkanı ve Şube Müdürüne ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulun
uyorum.Sosyal Sigortalar Kurumu Merkez Disiplin Kurulunun 8 Ocak 1997 tarih ve 1997/6 sayılı kararıyla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiş bulunan İdarî İşler Dairesi Başkanı Kemal Turan, Ankara 1 inci İdare Mahkemesinin 3 Temmuz 1997 tarih ve 1996/1436-1997/818 sayılı kararı uyarınca, Yönetim Kurulunun 6 Ağustos 1997 tarih ve 331 sayılı kararıyla, İdarî İşler Dairesi Başkanlığı görevine iade edilmiştir. Adı geçen, ayrıca, hakkında verilen disiplin cezasının kaldırılması istemiyle Ankara 2 nci İdare Mahkemesinde açmış olduğu iptal davasının reddedilmesi üzerine, söz konusu kararı, yürütmenin durdurulması isteğiyle birlikte Danıştayda temyiz etmiştir.
Bu süreçte, Kemal Turan hakkında disiplin cezası yönünden yapılacak hukukî işlemle ilgili olarak, Sosyal Sigortalar Kurumu Hukuk Müşavirliği, Danıştayda incelenen dosyaya ilişkin verilebilecek kararın yürütülmesinin durdurulması isteğinin kabulü veya reddi yolundaki kararın, adı geçen hakkında yapılacak idarî işleme yön vereceği ve esas oluşturacağından, bu aşamada, Danıştayca verilecek kararın beklenmesinin uygun olacağını bildirmiştir. Daha sonra, Danıştay 8 inci Daire Başkanlığının 10 Kasım 1997 tarih ve 3252 sayılı kararıyla mahkemenin kararı bozulmuş olup, dava sonucuna göre işlem yapılacaktı
r.Diğer taraftan, aynı daire başkanlığı Şube Müdürü Cafer Yıldız hakkında, Merkez Disiplin Kurulunun, 30 Nisan 1997 tarih ve 1997/57 sayılı kararıyla verilen üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, Ankara 2 nci İdare Mahkemesinin 12 Kasım 1997 tarih ve 1997/457 esas, 1997/1497 karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
30. – Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın’ın, İzmit Sigorta Müdürlüğünde soruşturma yürüten müfettişlerin davranışlarına ve haksız işlemlerde bulundukları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/726)
BAŞKAN – 30 uncu sıradaki, Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın'ın, İzmit Sigorta Müdürlüğünde soruşturma yürüten müfettişlerin davranışlarına ve haksız işlemlerde bulundukları iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi.
..Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Necmettin Aydın
Zonguldak
Emriniz uyarınca yürütüldüğü belirtilen inceleme ve soruşturma sırasında, ilgili müfettişlerce yapılan onca usulsüz, haksız, yanlı ve müfettiş geleneğine uygun olmayan davranışlar hakkında basında çıkan haberler üzerine ne gibi işlem yapmaktasınız?
Müfettişleriniz, bu memurlar soruşturmayı güçleştiriyor diyerek, daha yeni işe başlamış aday durumundaki memurları İzmit Sigorta Müdürlüğünde görevden uzaklaştırmışlar. Aday memurların ne yetkisi veya görevi var ki, başmüfettişlerin görevini güçleştirebilmektedirler?
Bu ve benzeri haksızlıkları yapanlar hakkında ne yapıyorsunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zonguldak Milletvekili Sayın Necmettin Aydın'ın, İzmit Sigorta Müdürlüğünde soruşturma yürüten müfettişlerin davranışlarına ve haksız işlemlerde bulundukları iddiasına ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.
Bilindiği gibi, müfettişler, mevzuat, yerleşmiş müfettişlik gelenekleri ve yöntemlerine göre, bağımsız olarak, hiçbir etki altında kalmadan görevlerini yerine getirmek durumundadırlar.
Sosyal Sigortalar Kurumunun personel gereksinmesinin karşılanması amacıyla, 1996 yılı aralık ayında yapılan sınavla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince sürdürülen inceleme ve soruşturma da, objektif ölçülere, mevzuata ve müfettişlik geleneklerine uygun olarak yürütülmektedir.
Müfettişlerin tutumlarıyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ulaşan başvurular, önceki Bakan Sayın Necati Çelik'ten intikal eden başvuruda olduğu gibi, derhal Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına iletilmekte ve gerekli inceleme yapılmaktadır; ancak, müfettişlerin, gerçeğe ulaşmak amacıyla yasalar ve diğer mevzuattan kaynaklanan yetkilerini kullanmaları da doğaldır. Nitekim, Sosyal Sigortalar Kurumu İzmit Sigorta Müdürlüğü memurlarından Ulvi Yılmaz, Muhammet Açıkgöz ve İcra Memuru Seyhan Doğru, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince yapılmakta olan soruşturmada, soruşturmanın sağlıklı yürümesini engelleyecek tutum ve davranışlarda bulundukları gerekçesiyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğünün 12 nci maddesinin (b) fıkrasına göre görevden uzaklaştırılmıştır. Ancak, adı geçen personelle ilgili uza
klaştırma tedbiri, 23 Aralık 1997 tarihinde kaldırılmış bulunmaktadır.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
31. – Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun’un, SSK Genel Müdürlüğünde bazı personelin unvanlarının haksız bir şekilde geri alındığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/727)
BAŞKAN – 31 inci sıradaki, Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun'un, SSK Genel Müdürlüğünde bazı personelin unvanlarının haksız bir şekilde geri alındığı iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda sorulan soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ahmet Denizolgun
Antalya
Göreve başladığınız günden bu yana, Bakanlığa bağlı SSK Genel Müdürlüğünde, hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde unvanları gasp edilen toplam 382 sigorta müdürü, müdür yardımcısı, hastane müdürü, müdür yardımcısı, şef ve uzmanlar neden mağdur edilmiştir?
Bunları yapan yetkililer hakkında ne gibi işlemler yaptınız; yapmayı düşünüyor musunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekili Sayın Ahmet Denizolgun tarafından verilen, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünde bazı personelin unvanlarının haksız bir şekilde geri alındığı iddiasına ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
27 Haziran 1993 tarih ve 91620 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış olup, unvan yükseltmelerinde açılacak sınavlarda başarılı olma koşulu getiren, Sosyal Sigortalar Kurumu Personelinin Unvan Yükselmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik, 12 Aralık 1996 tarih ve 22845 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan yönetmelikle yürürlükten kaldırılmıştır. Yapılan bu işlemin iptali istemiyle açılan 1997/13 no'lu davada, Danıştay 5 inci Dairesince verilen 24 Şubat 1997 tarihli yürütmenin durdurulması kararı, Sosyal Sigortalar Kurumuna 1 Nisan 1997 tarihinde tebliğ edilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz, Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kurulunun 2.5.1997 tarih ve YD itiraz no: 1997/239 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İdarî yargıda bir işlem hakkında verilen iptal ve yürütmenin durdurulması kararları, idarî işlemi, tesis edildiği tarihten itibaren yürürlükten kaldıracağından, başka bir anlatımla, idarî işlem hiç tesis edilmemiş sayılacağından, düzenleyici işlem niteliğinde olan Sosyal Sigortalar Kurumu Personelinin Unvan Yükseltilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hiç değiştirilmemiş ve kaldırılmamışcasına yeniden uygulanma niteliği kazanmıştır.
Nitekim, Sosyal Sigortalar Kurumu Kırşehir Sigorta Müdürlüğünde memur olarak çalışmaktayken, 12 Ocak 1997 tarihinde aynı yerde yapılan şeflik sınavını 4 üncü sırada kazanan; ancak, ünitesinde boş şef kadrosu olmaması nedeniyle atanamayan bir personelin, söz konusu yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasından sonra, gerekli koşulları taşımayan başka bir personelin, aynı müdürlüğe 21 Şubat 1997 tarihinde şef olarak atandığını iddia ederek, Kayseri İdare Mahkemesinin 1997/304 esas sayılı dosyada Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine açtığı dava sonucunda mahkeme tarafından verilen 12 Haziran 1997 tarihli kararda, Sosyal Sigortalar Kurumu personelinin unvan yükseltilmesine ilişkin esasları düzenl
eyen yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasına dair yönetmelik hakkında Danıştay 5 inci Dairesince yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu durumda, yürürlükten kaldırılan yönetmeliğin kendiliğinden yürürlüğe gireceği ve hiç kaldırılmamış gibi hukukî sonuç doğurmaya devam edeceğinden, davacının durumu değerlendirilerek, boş bulunan şeflik kadrosuna atanıp atanamayacağı hususunda bir karar verilmeden, şef kadrosuna atanmak için yönetmelikte aranılan şartları taşımadığı tartışmasız olan başka bir şahsın atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir." denilerek, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.Yapılan uygulamada amaç, kıdemi, liyakati, verimliliğiyle yönetim kademesinde görev almaya hak kazanacak olanların eşit koşullarda yapılacak yarışma sınavlarıyla belirlenmelerini sağlamaktır. Ayrıca, yürütmenin durdurulması için idarî yargıda dava açan bazı personelin bu istemleri ilgili mahkemelerce reddedilmiştir.
Kamu yönetiminin politik kayırma ve karışmacılıktan, her türlü çıkar ilişkilerinden arındırılması konusunda hiçbir parlamenter arkadaşımızın farklı düşünmediğine inanıyoruz.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım. (Alkışlar)
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
32. – İçel Milletvekili Saffet Benli’nin, SSK’ya sınavla alınan özürlü işçi ve memurlara uygulanan işlemlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (6/728)
BAŞKAN – 32 nci sırada, İçel Milletvekili Saffet Benli'nin, SSK'ya sınavla alınan özürlü işçi ve memurlara uygulanan işlemlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi.
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saffet Benli
İçel
1997 Haziran ayı içerisinde SSK'ya sınavla alınan sakat memur ve işçi kadrolarında göreve başlamalarından 4-5 ay geçmesine rağmen yeniden sınava tabi tutuldukları, yeniden sakatlık tespitleri ile ilgili hastanelere sevk edilerek ve sınava tabi tutularak taciz edildikleri medyadan üzüntüyle izlenmiştir.
Bu itibarla;
1. SSK'da görev yapan kaç özürlü memur yeniden rapor almak için hastaneye sevk edildi?
2. Bu sevk hangi gerekçelere dayanılarak yapıldı?
3. Müfettişlerce yeniden sınava tabi tutulan sakat memur ve işçi personelin adedi ne kadardır?
4. Sınavı kazanan personelin, yeniden, müfettişler tarafından sınava tabi tutulmalarının yasal dayanağı nedir?
5. Bu uygulama, SSK'nın, yalnız merkez birimlerinde mi yapıldı? Aynı işlem taşra birimlerinde de yapıldı mı?
6. Yasa gereği istihdamı zorunlu olan sakat memurlara yapılan bu uygulamayı nasıl karşılıyorsunuz?
7. Daha evvel, SSK'da böyle bir uygulama oldu mu?
8. Bu kanunsuz uygulamayı yapan ilgililer hakkında ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İçel Milletvekili Sayın Saffet Benli'nin, Sosyal Sigortalar Kurumuna sınavla alınan özürlü işçi ve memurlara uygulanan işlemlere ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.
1997 yılının ilk yarısında, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, sakatların devlet memurluğuna alınma şartlarıyla, hangi işlerde çalıştırılacakları hakkında yönetmelik kapsamında sınav açılarak eleman alınmıştır. Konuyla ilgili olarak basına ve kamuoyuna yansıyan iddialar nedeniyle, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü müfettişlerince soruşturma yapılmaktadır.
Bilindiği gibi, müfettişler, mevzuat ve yerleşmiş gelenek ve yöntemlere göre, bağımsız bir biçimde, hiçbir etki altında kalmadan görevlerini yerine getirmek durumundadırlar. Sosyal Sigortalar Kurumuna, özürlü kontenjanından personel alınmasıyla ilgili soruşturma da bu şekilde sürdürülmektedir. Soruşturma sırasında, Sosyal Sigortalar Kurumu Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin müfettişlere tanıdığı görev ve yetkiler doğrultusunda, sakatlık oranı yüzde 40 veya buna çok yakın olup, fiziksel görünümü, sakatlık oranıyla uyumsuz olan 48 kişi, konuya ilişkin yönetmeliğin 2 nci maddesinde belirtilen koşulları taşıyıp taşımadıklarının saptanması bakımından, yeniden, sağlık tesislerine sevk edilmişlerdir.
Ayrıca, sınavı kazananlardan, Erzurum'da 26, Ankara'da ise 13 kişiye, soruşturma usul ve esasları doğrultusunda, sınavda sorulan sorular yeniden sorulmak suretiyle bir kontrol yapılmıştır. Burada amaç, sınava giren ve sınav sonucunda başarılı olan kişiler ile göreve başlatılanların aynı kişiler olup olmadığı veya sınava ilişkin işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıdır; yeni bir sınav yapılması söz konusu değildir. Müfettişlerin gerçeğe ulaşabilmek için başvurdukları bu uygulamanın yasalara uygun olmayan bir yönü bulunmamaktadır.
Bilgilerinize arz, saygılar sunarım. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır.
Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
LATİF ÖZTEK (Samsun) – Sayın Başkan, 1 saati geçti...
BAŞKAN – Efendim, 1 saati geçmedi; ben saati ayarladım ve ayrıca, 33 üncü ve 34 üncü sıradaki soruları yanıtlamak için iki sayın bakan 1 saattir Genel Kurulda saygıyla bekliyorlar; izninizle, onların bu 1 saatlerine biz de saygı gösterelim.
33. – Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un, Sinop İlinde çeltik destekleme alımlarında yaşanan sorunlara ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı (6/729)
BAŞKAN – 33 üncü sırada, Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt'un, Sinop İlinde çeltik destekleme alımlarında yaşanan sorunlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Tarım ve Köyişleri Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kadir Bozkurt
Sinop
1997 yılı çeltik taban fiyatlarının açıklanmasıyla birlikte, her zaman olduğu gibi, Sinop İlinde Toprak Mahsulleri Ofisi, Boyabat ve Durağan İlçelerimizde mubayaa yapmaktadır. 1995 yılında Boyabat İlçesinde, TMO, 2 458 ton, 1996 yılında 647 ton mubayaa yapmış olup, 1997 yılında ise 4 bin ton mubayaa yapılacağı, TMO Genel Müdürlüğünden aldığımız bilgiler arasındadır; ancak, 5.11.1997 tarihi itibariyle, Boyabat İlçemizde 867 ton, Durağan İlçemizde ise 784 ton alım yapıldığı bildirilmektedir. Malumlarınız üzere, çeltik alımlarına ekim ayı itibariyle başlanmakta olup, 1997 tahmininin gerçekleştirilmesi, alımının yapılması söz konusu değildir. Bununla birlikte, 1997 yılı rekoltesinin randıman
oranının düşüklüğü de gerçektir.Özetle, 1997 yılı itibariyle, üretici, Ofise ürününü verememekte ve ayrıca açıklanan fiyatlardan istifade edememektedir. Dolayısıyla, 1997 yılı Toprak Mahsulleri Ofisinin fiyat ve ürün politikasının Sinop'u ilgilendiren kısmıyla üreticiyi mağdur ve perişan etmiş ve yine üreticiyi tüccarın fiyat insafına bırakmıştır.
Sonuç olarak, henüz vakit varken, Sinop'taki çeltik üreticilerinin bu mevcut durumundan kurtarılması için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Kadir Bozkurt
Sinop
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; önerge sahibi Sayın Kadir Bozkurt'un sorusunu cevaplandırıyorum.
Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün Samsun Bölge Müdürlüğüne bağlı faaliyet gösteren Durağan ve Boyabat işyerlerinin çeltik alım ekipleri olup, 1995 yılında Durağan ekip şeflerince 2 156 ton, Boyabat ekip şeflerince 2 458 ton; 1996 yılında ise Durağan ekip şeflerince 532 ton, Boyabat ekip şeflerince 647 ton çeltik alımı yapılmıştır. 1997 alım döneminde ise, 30.12.1997 tarihi itibariyle Boyabat işyerince 1 840 ton çeltik alınmış olup, üreticilere 145 milyar Türk Lirası ödenmiştir. Durağan işyerince ise, 27.12.1997 tarihi itibariyle 2 023 ton çeltik alımı yapılmış olup, üreticilere 177,5 milyar ödeme yapılmıştır.
Diğer taraftan, 1997 üretim döneminde Durağan ve Boyabat hinterlantında üretilen çeltiklerde yabancı madde oranında artış görülmüş ve yabancı madde oranındaki artışın, çeltiklerin biçerdöverle hasat yapılması, gereğinden fazla gübre kullanılması ve döllenme zamanında görülen soğuk havadan kaynaklandığı tespit edilmiş olup, bu yörede yetiştirilen çeltiklerin büyük bir bölümü, yabancı madde yönüyle, Toprak Mahsulleri Ofisinin alım bareminin dışında kaldığından alıma girememiştir. Bu nedenle, Durağan ve Boyabat Çeltik üreticilerinin mağdur olmaması amacıyla, sadece bu bölge için yabancı madde oranı yüzde 5'ten yüzde 10'a yükseltilerek çeltik alımları yapılmıştır.
Toprak Mahsulleri Ofisinin bu
rada bulunan iki ekibinin toplam alımı 3 863 ton olup, faaliyet süresince Toprak Mahsulleri Ofisine ve Bakanlığıma herhangi bir üretici şikâyeti olmadığı gibi, Toprak Mahsulleri Ofisinden üreticilerin memnun olduğu görülmüştür. Özellikle, hem zamanında alınmıştır hem parası peşin ödenmiştir. Bu yönüyle memnunlardır.Ekiplerin faaliyeti ise, Ofise çeltik arzının sona erdiği tarihte mahallî kuruluşların onayı alınarak sona erdirilmiştir.
Arz ederim. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Soru yanıtlanmıştır; teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
34. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun bazı basın organları tarafından ihlal edildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı (6/731)
BAŞKAN – 34 üncü sırada, Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun bazı basın organları tarafından ihlal edildiği iddiasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi...
Soruyu yanıtlayacak Sayın Bakan?.
. Burada.Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Yalım Erez tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delalet etmenizi saygılarımla arz ederim. 6.11.1997
Hüseyin Yıldız
Mardin
1. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun bazı medya organları tarafından ihlal edildiği ve sizin Bakanlığınızın kayıtsız kaldığı şeklindeki iddialar doğru mudur?
2. Bu yasayı ihlal eden basın kuruluşları hangileridir?
3. Bu yasay
ı ihlal eden basın organlarıyla ilgili şu ana kadar ne tür işlemler yapılmıştır?BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI E. YALIM EREZ (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız'ın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun bazı basın organları tarafından ihlal edildiğine ilişkin olarak, tarafımdan cevaplandırılmak üzere sorduğu sözlü sorusuna cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, 4226 sayılı Kanunun, 15.1.1997 tarihinde Yüce Mecliste kabulünden sonra, halen