DÖNEM : 20 CİLT : 45
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
56 ncı Birleşim
18 . 2 . 1998 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, Afganistan’da meydana gelen deprem felaketine ilişkin gündemdışı konuşması
2. – Van Milletvekili Şaban Şevli’nin, Körfez Krizi ve bu konuda Türkiye’nin tutumuna ilişkin gündemdışı konuşması
3. – Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu’nun, kuvvetler ayrılığı prensibinin ihlal edildiğine ilişkin gündemdışı konuşması
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyetine gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/304)
2. – Monaco’ya gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1305)
3. – Sudan ve Cibuti’ye gidecek olan Devlet Bakanı Hasan Gemici’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1306)
4. – Hırvatistan’a gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’na, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1307)
5. – Rusya Federasyonuna gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1308)
6. – Fransa’ya gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı Hikmet Çetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1309)
7. – (10/21) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1310)
III. – ÖNERİLER
A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile Genel Kurulun çalışma süresine ilişkin
RP Grubu önerisiIV. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, İmar Kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngören kanun tasarısına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması (6/679)
2. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat SSK Hastanesi inşaatına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/680)
3. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/681)
4. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, Diyanet İşleri Başkanlığına verilen yeni kadrolara ilişkin Devlet Bakanından sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/682)
5. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, tarımsal kredi faiz oranlarının düşürülüp düşürülmeyeceğine ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı (6/683)
6. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, il ve ilçe nüfus müdürlüklerinde bilgisayar sistemine ne zaman geçileceğine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/684)
7. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Balâ’daki imam açığına ve Kur’an kurslarına ilişkin Devlet Bakanından sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/685)
8. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Mamak ve Kayaş’ta bulunan ilköğretim okullarının öğretmen ve araç-gereç ihtiyaçlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/686)
9. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Yüksek Askerî Şûra kararıyla emekliye sevk edilen subay ve astsubaylara ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/687)
10. – Ankara Milletvekili Ahmet Bilge’nin, Ankara-Çamlıdere-Peçenek Sağlık Ocağının doktor ve hemşire ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/688)
11. – Ankara
Milletvekili Ahmet Bilge’nin, Ankara Çamlıdere’deki okul sayısına ve öğretmen açığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/689)12. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’nin demiryolu ulaşımındaki sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/690)
13. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı yerleşim birimlerinin sulama kanalı ihtiyacına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/691)
14. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin yoluna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/692)
15. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı yerleşim birimlerinin yeraltı sularına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/693)
B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – İstanbul Milletvekili Azmi Ateş’in, sokak çocuklarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hasan Gemici’nin yazılı cevabı (7/4179)
2. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davalara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4206)
3. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Kırıkkale Mühimmat Fabrikasında meydana gelen patlamanın nedenine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/4240)
4. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki Yeşil Türbe’nin onarım ihtiyacına ilişkin Başbakandan sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4300)
5. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Ardahan-Merkez-Hacıali Köyünün su sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/4347)
6. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Ağrı ve ilçelerinin kütüphane ihtiyacına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4348)
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Musta
fa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletveki
li Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)3. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)
4. – Ordu Milletvekili Şükrü Yürür ve 5 Arkadaşının, Erbaş ve Er Ailelerinin Ücretsiz Tedavisi Hakkında Kanun Teklifi ve Millî Savunma Komisyonu Raporu ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/285) (S. Sayısı : 282)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.
İstanbul Milletvekili Korkut Özal, çalışanlardan yapılan tasarruf kesintilerine ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, tütün üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına Devlet Bakanı Eyüp Aşık,
Bursa Milletve
kili Mehmet Altan Karapaşaoğlu’nun, gübre fiyatları ve çiftçilerimizin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına da, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar,Cevap verdiler.
Kocaeli Milletvekili Şevket Kazan’ın, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın (3/1045) (S. Sayısı : 475),
Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in (3/189) (S. Sayısı : 476),
İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün (3/237) (S. Sayısı : 477),
İzmir Milletvekili Işın Çelebi’nin (3/174) (S. Sayısı : 478),
Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın (3/179) (S. Sayısı : 479),
Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz’ın (3/169) (S. Sayısı : 480),
İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in (3/1112) (S. Sayısı : 481),
Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın (3/271) (S. Sayısı : 482), (3/880) (S. Sayısı : 483), (3/834) (S. Sayısı : 484),
Yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına gerek bulunmadığına ve haklarındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatlarının sona ermesine kadar ertelenmesine ilişkin Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları okundu; 10 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde raporların kesinleşeceği açıklandı.
17.2.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı adlı petrol tankerinde meydana gelen yangın konusundaki Meclis Araştırması Komisyonunun 397 sıra sayılı Raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasına ve görüşmelerinin 24.2.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu,
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 177 nci sırasında bulunan 491 sıra sayılı kanun teklifinin, bu kısmın 6 ncı sırasına; 6 ncı sırasında bulunan 182 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 7 nci sırasına; 27 nci sırasında bulunan 291 sıra sayılı kanun tasarısının, 8 inci sırasına; 154 üncü sırasında bulunan 382 sıra sayılı kanun tasarısının, 9 uncu sırasına; 169 uncu sırasında bulunan 467 sıra sayılı kanun tasarısının, 10 uncu sırasına; 31 inci sırasında bulunan 30 sıra sayılı kanun tasarısının, 11 inci sırasına alınmasına ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek;
Önerileri kabul edildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 177 nci sırasında bulunan 491 sıra sayılı kanun teklifinin, bu kısmın 6 ncı sırasına alınmasına ilişkin DYP Grubunun önerisi okundu; Başkanlıkça, ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerilerinde bu husus da kabul edildiğinden, önerinin işleme konulmayacağı bildirildi.
Muğla Milletvekili Mustafa Dedeoğlu’nun, Bir İl ve Dört İlçe Kurulmasına İlişkin (2/820),
Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Erciş Adıyla Bir İl ve Çelebibağ Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında (2/807),
Kanun tekliflerinin, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergelerinin, yapılan görüşmelerinden sonra, kabul edildikleri açıklandı.
İzmir Milletvekili Sabri Ergül ve 19 arkadaşının, polis tarafından dinlenen telefonlar hakkındaki iddiaları araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/l08) (S. Sayısı : 335) üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
18 Şubat 1998 Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 19.44’te son verildi.
Yasin Hatiboğlu
Başkanvekili
Levent Mıstıkoğlu Haluk Yıldız
Hatay Kastamonu
Kâtip Üye Kâtip Üye
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
18 Şubat 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU
KÂTİP ÜYELER : Haluk YILDIZ (Kastamonu), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)
BAŞKAN – Çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 56 ncı Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri, gündemimizde görüşülecek ve aciliyet ifade eden epeyce konu var. Özellikle de, ifade edildiği gibi, binlerce polis memurumuz -aileleriyle birlikte- kendileriyle ilgili yasanın süratle çıkarılmasını beklemektedir ve zaten yarı kalmış durumdadır. Sırf, onu, bir an önce gündeme geçip, bitirebilmek için, yoklama yapmadan birleşimi açıyorum ve çalışmalara geçiyoruz.
Sayın milletvekilleri, ancak, yine önemine binaen, üç sayın arkadaşımın gündemdışı konuşmasına yer verdim.
Birinci sırada, Sayın Ercan Karakaş söz istemişlerdir.
Sayın Karakaş’ın konusu, turizm merkezlerine ilişkin kararnameyle ilgili.
Sayın Karakaş hazır mı efendim?..
FATİH ATAY (Aydın) – Biraz sonra gelecekler efendim.
BAŞKAN – Olmazsa, Sayın Karakaş’ın konuşmasını yarına erteleyelim efendim.
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Notlarını almaya gitti.
BAŞKAN – Peki, Sayın Karakaş’ın konuşmasını yarına erteliyorum; belki yetişemeyebilir de...
II. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, Afganistan’da meydana gelen deprem felaketine ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Sayın Sungur, sizin bir talebiniz vardı. Sayın Karakaş bulunamadığına göre, sizin yarınki sıranızı bugüne alıyorum. Sayın Karakaş’ı da, inşallah, yarın dinleriz... Tabiî, yarına kim öle kim kala; onu bilmiyoruz; inşallah, hep beraber yaşarız yarın.
Sayın Sungur, hepimizin rahatlıkla katılabileceği bir konuda Yüce Kurulu bilgilendirecek. Afganistan’da meydana gelen tabiî afetlerle, özellikle zelzeleyle ilgili olarak görüşlerini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin neler yapması lazım geldiği konusunu, herhalde, işleyecekler.
Buyurun Sayın Sungur. (RP sıralarından alkışlar)
İSMAİL İLHAN SUNGUR (Trabzon) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Afganistan’da 4 Şubat 1998 Çarşamba günü meydana gelen deprem felaketi üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum. Bana bu fırsatı veren muhterem Başkanıma şükranlarımı sunuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Söz konusu depremin merkezi Afganistan’ın kuzeyindeki Tahhar Vilayetinin Rustak İlçesidir. Depremin şiddeti, Richter ölçeğine göre 6,1’dir. Deprem sonrası sarsıntıların iki gün daha sürdüğü belirtilmektedir. Edinilen bilgilere göre, ölü sayısının 5 binin üzerinde olduğu, 450 yaralının bulunduğu ve 5 büyük kasaba ile 20 köyde 2 bin evin yerle bir olduğu ifade edilmektedir.
Bu depremde hayatını kaybeden 5 bin Afgan kardeşimize, Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum.
Bu depremden sonra, bölgede, evsiz kalan 15 bin kişi, soğuk kış ikliminin olumsuz şartları altında, soğuk ve açlıkla mücadele etmektedir. Deprem bölgesindeki halkın mağduriyeti büyüktür. Yıkıntılar altında çok fazla ceset vardır; ağır yaralılar ve evsiz kalanlar da, acil yardım beklemektedirler. Geçen hafta, Afganistan’ın Türkiye Büyükelçiliği, deprem hakkında bilgi vererek, yardım talebinde bulunmuştur.
Her ne kadar, civardaki mahalle ve ilçelerin halkı ile Afganistan İslam Devleti kurtarma ekiplerinin yanı sıra, Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı ve MSF’den (Sınır Tanımayan Doktorlar) küçük bir grup bölgeye ulaşmışsa da, felaketin büyük ve yaralı sayısının çok olmasından dolayı, bugüne kadar yapılan yardım ve hizmetler yeterli olmamıştır.
Hepimizin bildiği gibi, Afganistan halkı, zaten son on yıldır, savaştan dolayı, çok zor şartlarda yaşamını devam ettirmeye çalışıyordu. Bu savaş süresince can ve mal kaybı veren halk, birçok temel ihtiyaç maddelerinden mahrum durumdadır.
Öte yandan, geçen hafta gazetelerden öğrendiğimize göre, Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü yetkilileri, Afganistan’a, uçakla sağlanan gıda yardımını sona erdirmeye karar verdiklerini açıkladılar. Böylece, Afganistan’a, depremden sonra bir darbe de Birleşmiş Milletlerden gelmiş ve ülkede, yaklaşık 160 bin kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumdadır. Bu nedenle, Hükümetimizden, Afgan halkına, sürekli, un ve gıda yardımı yapmasını bekliyoruz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Afganistan İslâm Devletinin resmî yardım çağrılarına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, şu ana kadar, Afganistan’a bir yardım gönderememesi çok üzücüdür. Türk Kızılayı yetkilileri, hazırladıkları bir uçak dolusu ilk yardım malzemesini gönderebilmek için, Dışişleri Bakanlığımızın, sivil veya askerî bir uçak sağlamaya çalıştığını ifade ediyorlar. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Örgütü ile Uluslararası Kızılhaç Örgütü, hemen deprem bölgesine ulaşıp çadır ve battaniye dağıtabilmişken, Türk Kızılayının ve Dışişleri Bakanlığımızın, hâlâ uçak arama aşamasında olması, Türkiye’nin, Afganistan gözündeki itibarını azaltmıştır. Bir an önce, bu acil yardım sistemimizi, yeni bir düzene sokup, herhangi bir felaket sonrasında, kısa süre içinde, komşu ve dost ülkelere yardım yapabilecek hale getirmemiz lazım.
Afgan kardeşlerimiz, İstiklal Savaşımızda, altınlarını bize yardım olarak göndermişlerdi. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetimiz ile Kızılayımız ise, aradan onbeş gün geçmesine rağmen, açlık ve soğuktan donma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş olan onbinlerce Müslüman Afgan kardeşimize hâlâ yardım ulaştıramamış durumdalar.
Durumu yetkililerin dikkatine bir kez daha sunuyor ve bir an önce, acil yardımın gönderilmesini rica ediyorum.
Saygılarımla. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Sungur, teşekkür ediyorum.
2. – Van Milletvekili Şaban Şevli’nin, Körfez Krizi ve bu konuda Türkiye’nin tutumuna ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Şimdi, gündemdışı görüşmelerin asıl sırasına geliyorum.
Körfez kriziyle ilgili olarak, Sayın Şaban Şevli; buyurun. (RP sıralarından alkışlar)
ŞABAN ŞEVLİ (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Körfez krizi ve Türkiye’nin tutumuyla ilgili, gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, dünyada cereyan eden olayları, hadiseleri kavrayabilmek için biraz tarih bilgisi gerekiyor. Bakınız, yüzyıllardır kaybediyoruz. Önce, 22 milyon kilometrekarelik bir coğrafyayı kaybettik; elimizdeki 776 bin küsur kilometrekarelik Türkiye’yi bile, o gün için, bugünün ABD’si olan İngiltere’nin dayatmasıyla, Lozan’da Musul ve Kerkük’ü kaybederek, ancak koruyabildik.
Kültürümüzü kaybettik, birlik ve beraberliğimizi kaybettik, dostlarımızı kaybettik; kısacası, kimliğimizi kaybettik, kalkınma yarışını kaybettik.
Konuyu fazla dağıtmadan, son beş altı yıla bakalım. Koskoca Sovyetler dağıldı; dindaş ve soydaş cumhuriyetlerle kucaklaşamadık. Bir avuç Ermeni, Azerbaycan’ın dörtte birini işgal etti. Buralarda büyük imkânları kaybettik. Bize beslenen ümitleri ve güveni kaybettik. Avrupa’da bir savaş çıkarıldı, Bosna-Hersek’te; kaybeden yine biz olduk, kazanan yine ABD idi. Bakınız, tam 250 bin Müslüman şehit edildi, bizler seyrettik. 1991’de, ABD, müttefikleriyle, petrol için Irak’ı vurdu; Kuveyt ve Suudî Arabistan’dan tam 250 milyar dolara yakın savaş masrafını aldı, bütçe açıklarını kapattı; yine, kaybeden, Türkiye oldu; çünkü,
Türkiye, Kerkük-Yumurtalık boru hattını kaybetti; 30 milyar dolara yakın zarara düştü. Ayrıca, bölgeyle olan ticaretini kaybetti, sınır güvenliğini kaybetti; tam 80 milyar dolar zarar etti.Değerli milletvekilleri, bütün bu kayıpların tek sebebi şudur: Türkiyemizin büyük bir devlet olduğunu dünya devletlerine hissettirmiyoruz ve bazı olaylarda ağırlığımızı koyamıyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyanın doğusundan batısına kadar hemen herkesin kıskandığı muazzam bir tarihimiz vardır. Biz, tam altıyüz yediyüz sene dünyanın en güçlü, en adil devletine sahiptik; bunu hiç kimse inkâr edemez; herkes, bizi, böyle muazzam bir mirasın sahipleri olarak görmektedir; o zaman, biz de kendimizi öyle görmeliyiz ve ağırlığımızı ona göre koymalıyız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, dava budur; Amerika, Avrupa, Rusya ve Uzakdoğu kendi aralarında rekabet halindeyken, bu yarışa Osmanlı torunları olan büyük Türkiye’nin katılmasını istemiyorlar. Üstelik de Türkiye, jeopolitik olarak, Japony
a, Amerika, İngiltere, Çin ve Almanya’dan daha üstün ve daha şanslıdır; kapılar bizim elimizde, boğazlar bizdedir.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hep beraber, parti farkı gözetmeden, siyaset farkı gözetmeden, Türkiye’nin tarihî, coğrafî, kültürel yer ve değerini bilmeliyiz ve mirasa sahip çıkmalıyız; o zaman, Avrupa, bize “sizi Avrupa Birliğine alamayız” diyemez; o zaman, Amerika çıkıp da “İran’a 40 milyon doların üzerinde yatırım yapan her ülke cezalandırılacaktır” diyemez ve yine, Amerika, Türkiye’ye “İran, senin düşmanındır” diye akıl veremez ve bazı İslam ülkelerini teröristtir diye ilan edemez...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Şevli, efendim, 1 dakika...
ŞABAN ŞEVLİ (Devamla) – 2 dakika...
BAŞKAN – Buyurun; ama, toparlayın lütfen...
ŞABAN ŞEVLİ (Devamla) – Bakınız, cihanşümul bir dine sahibiz, muazzam bir kültürümüz var, altın sayfalarla yazılı bir tarihimiz var. Bunları çok iyi değerlendirdiğimiz zaman, Türkiyemizin, Avrupa’nın da imreneceği bir cennet haline geleceğinden hiç şüphe etmiyorum. Bakınız, Irak krizi, dünyayı ve hassaten Türkiye’yi büyük bir endişe içerisine sokmuştur. ABD’nin niyeti ve Irak’a olan harekâtı, sizin de malumunuzdur, şu üç nokta içindir:
1- Petrol bölgelerini hâkimiyeti altına alıp, petrol fiyatlarının tespitini elinde tutmaktır.
2- Arap ülkeleri arasında çıbanbaşı olan İsrail’in güvenliğini sağlamaktır.
3- Irak’ı hareket edemez duruma sokarak bölge ülkelerine gözdağı vermektir. Tabiî, zavallı Irak Halkı da bu sıkıntıyı çekecektir.
Özet olarak şunu söylemek istiyorum; başta Sayın Başbakan ve Sayın Dışişleri Bakanı olmak üzere, tüm yetkililere sesleniyorum: İçinde bulunduğumuz Irak krizinde, Türkiye’nin, büyük bir devlet olduğunu dünya devletlerine hissettirmelisiniz ve kriz hususunda, Türkiye, tam ağırlığını koymalıdır. 65 milyonluk halkımız zarar görmeden bu krizi aşmalısınız.
Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (RP ve DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Şevli, teşekkür ediyor
um.3. – Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu’nun, kuvvetler ayrılığı prensibinin ihlal edildiğine ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Anayasada kuvvetler ayrılığıyla ilgili olarak, gündemdışı son konuşmayı yapmak üzere, Sayın Temel Karamollaoğlu; buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ülkemiz son zamanlarda bir darboğazdan geçiyor. Kanaatimize göre, ülkede birtakım yanlış davranışlar sergileniyor; cumhuriyetimizin temel ilkelerinden olan kuvvetler ayrılığı prensibi ihlal ediliyor, hukukun temel kaidelerine maalesef riayet edilmiyor. Bu konuları dile getirdiğimiz zaman, bazı arkadaşlarımız, bunu, çok kısır ve yanlış bir parti politikası içinde mütalaa etmeye kalkıyor; maalesef, işin özünde ne yattığını hiç düşünmüyor.
Muhterem arkadaşlarım, bu Meclis demokrasinin temelidir ve Meclisimizin üzerinde, kürsünün hemen arkasında “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ibaresi derç edilmiştir ve Anayasamız kuvvetler ayrılığı prensibini benimsemiştir. Kuvvetler ayrılığı prensibine göre, Büyük Millet Meclisine, yargıya ve yürütmeye ne dışarıdan müdahale edilebilir ne de bu üç kurum birbirine müdahale etme yetkisine sahiptir; ancak, bu üç erk arasında en yetkili, en büyük güç, yine de, Türkiye Büyük Millet Meclisidir; çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin hayatiyeti olmadığı takdirde, diğer ikisinin etkisi ve yetkisi ortadan kalkar, meşruiyeti ortadan kalkar. Faşist idarelerde de, komünist idarelerde de yürütme vardır, yargı vardır; ama, Büyük Millet Meclisi gibi, halkın fikrini, düşüncesini temsil eden kurumlar orada yoktur. Yargının hangi kanunları tatbik edeceğine bu Yüce Kurul karar verir, yürütmeyi bu Yüce Kurul onaylar veya indirir; ama, Büyük Millet Meclisine diğerlerinin böyle bir müdahalede bulunma hakkı ve salahiyeti yoktur. Bunların başında, kuvvetler ayrılığı prensibinde, eğer, bu Yüce Meclisin üyerinden birisi hakkında bir iddia ileri sürülürse, bir suç işlediği iddiası olursa, mutlaka, bu Yüce Meclisin kendisinin karar vermesi gerekir o milletvekilinin yargılanabilmesi, hakkında hüküm verilebilmesi için; ama, bugün, dikkat ediyoruz, bizim 6 milletvekilimizle ilgili olarak, en yüksek yargı organı, yani, Anayasa Mahkemesi, onların milletvekilliklerinin düşürüldüğüne karar veriyor; fakat, bu Yüce Meclisin onayı olmadan karar veriyor ve bu arada, başkaca, çok ama çok mühim bir hukuk kaidesi ve kuralı ihlal ediliyor, ihmal ediliyor. Yargının meşruiyeti savunmaya bağlıdır. Eğer, hakkında hüküm verilen bir kişinin savunması alınmazsa bu hüküm, maalesef geçerli sayılamaz. En basit kuralların ihlalinde dahi, bir memurun iş yerine 10 dakika ısrarla geç gelmesinde dahi, onunla ilgili basit bir idarî karar verilirken, mutlaka, o insanın, neden geç kaldın diye savunması istenir; ama, dikkat edin muhterem arkadaşlarım, bu konunun üzerinde savunması alınmayan milletvekillerinin milletvekilliği düşürülürken, haklarında böyle vahim bir karar verilirken; yani, Büyük Millet Meclisinin mehabetiyle bağdaşmayacak tarzda onun hakları ihlal edilirken; biz, gayet soğukkanlı, hiç kılımız kıpırdamadan “efendim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Devamla) – Toparlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN – Lütfen, Sayın Karamollaoğlu...
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Devamla) – ...mahkemelerin verdiği kararlara saygılıyız” denilerek, bu kadar vahim ihlaller dikkate alınmıyor.
Muhterem arkadaşlarım, biz, şu anda bir vazifeyi ifa etmenin çabası içindeyiz. Konuyu, hem sizlerin huzurunda hem de kamuoyu nezdinde bir defa daha gündeme getirmekten büyük fayda umuyoruz. Bu günler mutlaka geçecektir. Tarih önünde, bu Yüce Meclisin bugünkü üyeleriyle ilgili olarak, bu Yüce Meclisle ilgili olarak yorumlar yapılacaktır. Tarih önündeki yargı, günlük, basit hadiselerin dışında cereyan eder; orada, artık, kısır politikalar gündeme gelmez. O zaman, bu Yüce Meclis hakkında, ya ne kadar duyarlı hareket ettiler, hukuka nasıl sahip çıktılar, bu Yüce Meclisin haklarının başkaları tarafından ihlalini nasıl güzel bir tarzda önlediler denilecek ya da ne yazık ki vazifelerini yapamadılar, ihmal ettiler denilecek.
Muhterem arkadaşlarım, elbette bu bizim bir vazifemizdir; aynı zamanda, bir hakkımızdır; tekrar tekrar sizleri uyarıyor ve şu Yüce Meclisin çatısı altında kendi üyelerinin haklarına sahip çıkmakta duyarlı olmanızı talep ediyoruz. Bu, şahsî bir talep değil, bu kısır bir parti düşüncesiyle ileri sürülen bir talep değil; ama, bu talep, hukuku üstün tutmak, demokrasiyi yaşatmak, insanın temel haklarının zedelenmesini önlemek için yapılan bir taleptir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Karamollaoğlu_
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Devamla) – Bir dakika_ Toparlayacağım Sayın Başkanım.
Arkadaşlarımızın bazıları bu konuda acele edebilirler, bu kadar konuşma niye diyebilirler; ama, şunu bilin, bu hukuk, bugün hakları iptal edilen milletvekillerine ne kadar lazımsa, yarın size de o kadar lazım olacaktır. Hukukun ihlaline, hiçbir milletvekilinin yanlış bir nazarla bakmaması icap eder. Bizden değildir, o halde, ne halleri varsa görsünler mantığı, yarın ters teper, hem demokrasimize hem cumhuriyetimize hem de Yüce Meclisimize zarar verir, itibarını zedeler diye endişe ediyor; beni dinleme lütfunda bulunduğunuz için hepinize saygılar sunuyor, bu Meclisi hürmetle selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Karamollaoğlu, teşekkür ediyorum efendim.
Sayın milletvekilleri, bu suretle, gündemdışı görüşmeler tamamlanmıştır.
Şimdi, 6 adet Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; ayrı ayrı okutup, bilgilerinize sunacağım.
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyetine gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/304)
12 Şubat 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 14 Şubat 1998 tarihinden itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyetine gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in dönüşüne kadar; Dışişleri Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan’ın vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir başka tezkere daha vardır; okutuyorum:
2. – Monaco’ya gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1305)
12 Şubat 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 15 Şubat 1998 tarihinde Monaco’ya gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in dönüşüne kadar; Ulaştırma Bakanlığına, Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu’nun vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir başka tezkere daha vardır; okutuyorum:
3. – Sudan ve Cibuti’ye gidecek olan Devlet Bakanı Hasan Gemici’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1306)
12 Şubat 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 16 Şubat 1998 tarihinden itibaren Sudan ve Cibuti’ye gidecek olan Devlet Bakanı Hasan Gemici’nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman De
mirel CumhurbaşkanıBAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir başka tezkere daha vardır; okutuyorum:
4. – Hırvatistan’a gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’na, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1307)
12 Şubat 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 17 Şubat 1998 tarihinde Hırvatistan’a gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun dönüşüne kadar; İçişleri Bakanlığına, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun vekâlet etmesinin, Başbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir başka tezkere daha vardır; okutuyorum:
5. – Rusya Federasyonuna gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1308)
16 Şubat 1998
T
ürkiye Büyük Millet Meclisi BaşkanlığınaGörüşmelerde bulunmak üzere, 17 Şubat 1998 tarihinde Rusya Federasyonuna gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir başka tezkere daha vardır; okutuyorum:
6. – Fransa’ya gidecek olan Cumhurba
şkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı Hikmet Çetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1309)18 Şubat 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın davetlisi olarak 19-20 Şubat 1998 tarihlerinde Fransa’ya resmî bir ziyarette bulunacağımdan, dönüşüme kadar Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 106 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin vekâlet edecektir.
Bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Sayın milletvekilleri, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni strateji ve politikaların tespit edilmesi amacıyla kurulmuş bulunan (10/21) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun, çalışma süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
7. – (10/21) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1310)
13.2.1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisinde “Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni strateji ve politikaların tespit edilmesi” amacına yönelik araştırma yapmak üzere kurulan Komisyonumuz, 5.2.1998 tarihinde aldığı karar gereğince, Komisyon çalışmalarının süresinde tamamlanamayacağı görüşüyle, çalışma süresinin bitim tarihi olan 23.2.1998 tarihinden itibaren bir aylık eksüre istenmesi kararı almıştır.
Gereğini bilgilerinize arz ederim.
Süme
r Oral Manisa Komisyon BaşkanıBAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bu Komisyon, daha önce, üç ay süre kullanmıştır. İçtüzüğün 105 inci maddesi, araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen komisyona bir aylık kesin süre verileceği hükmünü ihtiva etmektedir. Bu nedenle, Komisyonun süre talebini bilgilerinize sunuyorum. Bu suretle, Komisyona bir aylık son bir süre verilmiş oldu.
Şimdi, Refah Partisi Grup Başkanlığının, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır; okutup işleme tabi tutacağım:
III.
– ÖNERİLERA) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile Genel Kurulun çalışma süresine ilişkin RP Grubu önerisi
18.2.1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulunun 18.2.1998 Çarşamba günü (bugün) yapılan toplantısında, siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ed
erim.Temel Karamollaoğlu RP Grup Başkanvekili
Öneri:
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 132 nci sırasında yer alan 336 sıra sayılı Siyasî Partiler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin, bu kısmın 5 inci sırasına alınması ve 6 ncı sıraya kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar Genel Kurul çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Öneri üzerinde söz isteyen var mı?
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Sayın Ali Oğuz konuşacaklar Sayın Başkan.
BAŞKAN – Başka söz talebi var mı? Yok.
Önerinin lehinde, Sayın Ali Oğuz; buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)
ALİ OĞUZ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; öneri hakkında Grubumuzun görüşünü arz etmek üzere huzurlarınızda bulunuyorum; bu vesileyle, gerek Grubumuz gerekse şahsım adına, Yüce Meclisi, siz değerli arkadaşlarımı hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, hepinizin malumu olduğu gibi, bu konuda, yani Siyasî Partiler Kanununda yapılacak değişiklikle ilgili olarak, şu anda Meclisimizde, üç öneri, daha doğrusu teklif haline gelmiş üç öneri bulunmaktadır. Bunlardan birisi, yıllardan beri üzerinde çalışılan ve bütün partilerimizin üzerinde emeğinin olduğu, Uyum Komisyonunun hazırlayıp getirdiği, daha doğrusu, ilgili komisyonlarda da görüşülerek Meclis gündemine giren, ama, gündemin geri sıralarında bulunan bir teklif. Ki, bu, bütün partilerimizin iştirakiyle hazırlandığı, hepsinin emeği bulunduğu cihetle, bütün arkadaşlarımızın üzerinde ittifak ettiği bir teklif.
İkincisi, Refah Partisi ve DYP’nin birlikte hazırlayıp getirdiği bir teklif ki, bu da, Yüce Meclisimizin, hepinizin, sizlerin malumu olduğu bir teklif.
Üçüncüsü de, Refah Partisi tarafından hazırlanmış olan, Partiler Kanununda değişiklik öneren ve bugün müzakere konusu ettiğimiz, gündemin ön sıralarına çekilmesini talep ettiğimiz teklif. Bu üç teklifin mahiyeti de hepinizce biliniyor. Hepiniz tarafından bilindiği üzere de, bu teklifin bir an evvel yasalaşmasında fayda var; özellikle, kararın ilanından sonra çıkmasında hiçbir fayda da yok. Bu teklifin, bir an evvel, Meclisimizin gündemine alınması, müzakere edilmesi ve 1995’te yapılan Anayasa değişikliğine paralel olarak o boşluğun doldurulmasını öngören bir tekliftir ki, içerisinde yadırganacak ve karşı çıkılacak bir
husus da yok.Ben, Meclisimizden, parti temsilcisi bütün arkadaşlarımdan ve tüm milletvekili kardeşlerimden, özellikle, bu teklifimize olumlu oy vereceklerini, bir an evvel gündeme alarak müzakereye açacaklarını; memleketimiz ve milletimiz için uygun gördüğümüz ve sizin de uygun göreceğiniz tadilatın yapılmasına yardımcı olacağınızı ümit ediyor ve bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Oğuz, teşekkür ediyorum efendim.
Öneri üzerinde başka söz talebi?.. Yok.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Öneriyi -aykırı haliyle soruyorum- kabul etmeyenler...
Acaba Genel Kurulda kaç Sayın Bakanımız var -çünkü, Sayın Bakanlar çift el kaldırıyorlar; malum, tüm bakanların sayısını aşmaması lazım- tespit edebilir miyim efendim... Teşekkür ediyorum.
Öneri kabul edilmemiştir.
Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.
IV. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Anayasa Komisyonunda boş bulunan ve Refah Partisi Grubuna düşen bir üyelik için Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” bölümüne geçiyoruz. Hatırlanacağı üzere, daha önce alınmış karar gereği, 1 saatlik süre içerisinde sözlü soruları müzakere edeceğiz.
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in, İmar Kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngören kanun tasarısına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması (6/679)
BAŞKAN – 1 inci sırada yer alan, Yozgat Milletvekili Sayın Abdullah Örnek’in İmar Kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngören kanun tasarısına ilişkin Sayın Başbakandan soru önergesinin görüşülmesine başlayacağız.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Başbakan veya yerine cevap verecek ilgili sayın bakan hazır mı?
Sayın bakan hazır olmadığına göre ve bu -biraz önce okuduğum, işaret ettiğim- önerge üç birleşim içinde cevaplandırılmadığından, İçtüzüğün 98 inci maddesinin son fıkrası uyarınca, yazılı soruya çevrilecektir. Önerge gündemden çıkarılmıştır.
ABDULLAH ÖRNEK (
Yozgat) – Sayın Başkan...BAŞKAN – Sayın Örnek, söz talep ediyorsunuz; buyurun.
Konuşma süreniz 5 dakikadır Sayın Örnek.
ABDULLAH ÖRNEK (Yozgat) – Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 16.10.1997 tarihinde vermiş olduğum bir soru önergesine bugüne kadar cevap verilmediği için, konuyla ilgili olarak birkaç hususu arz etmek istiyorum. Bu vesileyle, hepinize saygı
lar sunuyorum.Değerli milletvekilleri, İmar Kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngören tasarıyla ilgili Sayın Başbakandan sormuş olduğum soruya cevap gelmedi. Konuyla ilgili olarak bir iki hususu biraz önce ifade edeceğimi söyledim; fakat, fazla da zamanınızı alacak değilim. Zaten, konuyla ilgili Sarıyer Belediyesinin müracaatı üzerine, ilgili mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı almış ve yapılan bu işin bir vahim hata olduğunu, bir yanlışlık olduğunu bizzat ortaya koymuştur.
Görüşmelerle ilgili olarak, iktidarın, daha önce “biz, buraları imara açmayacağız; zira, buralar SİT alanıdır” diyerek esas maksadını gizlediği, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkmıştır ve maalesef, bu SİT alanları da, imara açılmak suretiyle, malum ve meşhur kişilere peşkeş çekilmiştir.
Burada, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının, özellikle Koç Grubuna ait üniversite yapımı için İstanbul Sarıyer Belediyesi sınırları içerisindeki 7 köyü bu belediyeden alarak Bahçeköy Belde Belediyesine bağlaması, kamuoyunda büyük tepki meydana getirmiştir. Özel üniversite yapmak arzusuyla Rumelifeneri’ndeki 2 bin dönümlük yeşil SİT alanını usulsüz olarak imara açan Koç Grubunun bu girişimine, yeşilin katledilmesini önlemek ve koruma altındaki SİT alanlarını tahrip ettirmemek için bu yağmaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Sarıyer Belediyesi izin vermemişti. Ancak, ne var ki “iktidarın nimetinden faydalanmak gerekir” açıklamasını yaparak DYP’den ANAP’a geçen Bahçeköy Belde Belediye Başkanı Muzaffer Arıkan, maalesef, bu vizeyi vermiş ve “eğitimin önüne geçilemez” diyerek bu ruhsatı vereceğini ifade etmiştir. Bilindiği gibi, Boğaz sırtlarında, 7 köyde, bazı siyasîlere a
it lüks villalar da bulunmaktadır. 9 belediye meclis üyesi ve 16 personeli olan Bahçeköy Belde Belediyesine, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının girişimiyle 120 kişilik ek kadronun verileceği de, geçtiğimiz günlerde, basında yer aldı.Hükümet programında “şeffaf devlet, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” ifadesine yer veren bu İktidarın, özellikle, büyükşehir belediyelerine ait mücavir alanların tasarruflarını il bayındırlık müdürlüklerine ve valiliklere bırakması ve buralarda oluşan büyük rantların kendi yandaşlarına peşkeş çekilmesi, bu İktidarı destek vererek getirenleri bile âdeta isyan ettirmiştir.
Örnek olarak, birkaç gün önce, basında, Sabah Gazetesinden Güngör Mengi şöyle feryat ediyordu: “Türkiye’de iktidar olmak, devletin gücüyle yandaşları zengin etmek demektir. Bakanlar Kurulu kararıyla, İstanbul’da, pek çok yeşil alan, kentin ciğerine hançer sokmak pahasına imara açıldı. İktidar yakınlarından kişi ve kuruluşlara ait bu araziler, taş, toprak iken altın değerine çıktı. Haksızlık günlerdir protesto ediliyor; ama, sorumlular, mezar taşı sessizliği içinde, bu doğa ve rant soygununun arkasında duruyor. Millet, bu Hükümetin ekonomiyi düzelteceğine ve devleti çetelerden arındıracağına nasıl güvenebilir.” Bu sözler Sayın Mengi’ye ait.
Evet, o zamanlar desteklenmişti; ama, şimdi, kendi destekleriyle iktidara getirdikleri 55 inci Hükümetin icraatları karşısında, yapılan haksızlıklar karşısında, onlar bile feryadı basar oldu değerli milletvekilleri.
Ben, soru önergemde bu hususu özellikle belirttim. Bu 8 1
00 hektarlık alanın...(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Örnek, lütfen, konuşmanızı tamamlayın.
Buyurun efendim.
ABDULLAH ÖRNEK (Devamla) – ...Koç Üniversitesinin inşaatını tamamlamak için Bahçeköy Belde Belediyesine bağlanması, kamuoyunda, Boğaz sırtlarının yağmalanması olarak ifade edildi ve gerçekten de büyük tepki topladı. Oradaki iktidar yandaşlarına -özellikle Anavatan Partisinin İl Başkanının da ismi geçmektedir- çekilen bu peşkeşten dolayı, maalesef, İstanbul’un yeşilalanı biraz daha daraldı ve İstanbul’un görüntüsü daha da bozuldu.
Değerli milletvekilleri, Sayın Başkanın da uyarısıyla, ben, sözlerimi daha fazla uzatmak istemiyorum.
Bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum, iyi günler diliyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Örnek, teşekkür ediyorum. Tabiî, ayrıca, gösterdiğiniz örnek davranıştan dolayı da teşekkür ediyorum.
2. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat SSK Hastanesi inşaatına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/680)
BAŞKAN – 2 nci sırada, Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın, Yozgat SSK Hastanesi inşaatına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü sorusu vardır.
Sayın Bakan hazır mı? Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanınca sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İlyas Arslan Yozgat
1- Yozgat SSK hastanesinin ihalesi yapılmış ve üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen, hastanenin temeli neden hâlâ atılmamıştır?
2- Temel atıldıktan sonra SSK hastane inşaatının ne kadar bir süre içerisinde bitirilmesi düşünülmektedir?
3- Hastanenin açılışı için hangi tarih öngörülmüştür?
BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun efendim.
Sayın Bakan, süreniz 5 dakikadır.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yozgat Milletvekili Sayın İlyas Arslan tarafından verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Yozgat hastanesi inşaatı projesine ilişkin sözlü soru önergesini yanıtlamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün 1994 yılı ve daha sonraki yıllara ait yatırım programlarında yer alan 100 yataklı Yozgat hastane inşaatı projesi, aynı yıllarda yayımlanan tasarruf genelgeleri ve finansman sorunu nedeniyle ihaleye çıkarılamadığından gerçekleştirilememiştir. 2000 yılında tamamlanması planlanan söz konusu proje, toplam 350 milyar lira bedelle ve 1997 yılı ödeneği 75 milyar lira olarak Kurumun 1997 yılı yatırım programında da yer almış ve ihalesi geçtiğimiz aylarda yapılmış ise de, ihalenin, Sosyal Sigortalar Kurumu Yönetim Kurulunca onaylanmaması nedeniyle kesinleşmemiştir.
Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü ihalelerinde mafya boyutuna varan söylentileri kesmek için, Kurum Yönetim Kurulunca, OYAK İnşaat Anonim Şirketiyle ortaklık konusu görüşülmüş ve ortak olunması konusunda karar alınmıştır. Bu konudaki çalışmalar sonuçlandırılmıştır ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün inşaatları, bundan böyle, OYAK İnşaat Anonim Şirketi tarafından yapılacak ve bazı şaibeler de, bazı söylentiler de bu yolla ortadan kaldırılmış olacaktır. Ancak, şu nokta çok önemli: Protokolde, OYAK İnşaatın, bu ihaleleri, bu hizmetleri, başka firmalara, alt firmalara devretmesini engelleyici hükümlere de yer verilmiştir.
Yozgat hastane inşaatı, Kurumun 1998 yılı yatırım programı çerçevesinde yeniden ele alınacak ve projede öngörülen sürede bitirilmesi sağlanacaktır.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Bakan teşekkür ediyorum.
Sayın Arslan, yerinizden, buyurun efendim.
İLYAS ARSLAN (Yozgat) – Sayın Bakanın da belirttiği gibi 1994 yılından beri programlara alınan Yozgat sigorta hastanesi, her seferinde, maalesef, çeşitli sebeplerle geciktirilmektedir. 1997 yılında ihale edilmesine rağmen, maalesef, tekrar iptal yoluna... Sigortanın kendi bünyesinde olan şeyler Yozgatlıyı pek ilgilendirmez. O açıdan, inşallah, 1998 yılında da aynı şeyle karşı karşıya kalmayız.
OYAK İnşaat ile Sigorta arasında anlaşmanın daha kesinleşmediği ve Bakanlar Kurulu kararıyla olacağı kanaatindeyim.
Sayın Bakanın bu konudaki cevabına teşekkür ediyorum; ama, henüz Yozgatlıyı tatmin edecek bir cevap olmadığı kanaatini taşıyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Ben teşekkür ediyorum.
Sayın Bakan, bu beyandan sonra bir beyan hakkınız var; ihtiyaç duyar mısınız efendim?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Tam duyamadım; ses boğuldu Sayın Başkan.
BAŞKAN – Efendim, diyorlar ki: Hastanemiz, inşaatımız, bugüne kadar maruz kaldığı sıkıntılara ve engellemelere, inşallah, 1998’de maruz kalmaz. Eğer bir problem varsa, o, Kurumun kendi bünyesindeki problemdir, oradaki inşaatı doğrudan ilgilendirmez. Arzu ederiz ki, bir an önce çözümlenir ve biz, inşaatımızın bitimine ve dolayısıyla da tedaviye kavuşuruz. Özü bu galiba.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Sayın Başkan, Kurumun bünyesindeki problemi izah etmiş bulunuyoruz. Bundan sonra hizmetlerin düzgün yürüyeceğini tahmin ediyoruz.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum efendim.
Soru cevaplandırılmıştır.
3. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/681)
BAŞKAN – 3 üncü sırada, Sayın Aykaç’ın, Sayın Maliye Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Sayın Bakan hazır mı efendim? Bakan yok.
Sözlü sorunun müzakeresi ertelenmiştir.
4. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, Diyanet İşleri Başkanlığına verilen yeni kadrolara ilişkin Devlet Bakanından sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/682)
BAŞKAN – 4 üncü sırada, Sayın Aykaç’ın, Diyanet İşleriyle ilgili olarak, Sayın Devlet Bakanından sözlü sorusu vardır.
Sayın Bakan hazır mı?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Ben cevap vereceğim.
BAŞKAN – Sayın Bakan cevaplayacaklar.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Diyanet İşleri Başkanlığından sorumlu Devlet Bakanı Sayın Hüsamettin Özkan tarafından sözlü cevaplandırılmasını delaletlerinize arz ederim.
Dr. Mehmet Aykaç Çorum
Soru: 54 üncü Hükümet zamanında karara bağlanan, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığına 16 667 yeni kadro ihdası konusunda durum nedir? Bu kadrolara hangi tarihte atama yapılacaktır?
BAŞKAN – Soruyu cevaplamak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Nami Çağan, buyurun efendim.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çorum Milletvekili Sayın Mehmet Aykaç’ın, Diyanet İşleri Başkanlığına verilen yeni kadroların ne aşamada olduğuna ilişkin sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınızdayım.
54 üncü Hükümet döneminde, Diyanet İşleri Başkanlığının kadro sıkıntısının giderilmesi amacıyla, çeşitli unvanlarda 16 667 yeni kadro ihdas edilmesine ilişkin olarak bir yasa tasarısı hazırlanmıştır ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen söz konusu yasa tasarısı, Genel Kurul gündemine alınmış bulunmaktadır. Bu tasarının Genel Kurulda görüşülerek yasalaşması halinde, Diyanet İşleri Başkanlığındaki kadro sıkıntısı, en kısa sürede giderilecektir.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Aykaç, yerinizden, buyurun efendim.
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Efendim, Sayın Bakana teşekkür ediyorum. Ayrıca, Genel Kurul gündeminde bir an önce görüşülmesini temenni ediyorum; çünkü, bu kadro ihtiyacı geriye doğru beş altı yıllık bir ihtiyaçtır, birikimdir. Bir an önce Genel Kurul gündemine getirilmesini diliyor, teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sağ olun.
Sayın Bakan, Sayın Aykaç teşekkür istikametinde bir beyanda bulundu; cevap verme ihtiyacı duyuyor musunuz?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Sayın Aykaç’ın temennisine aynen katılıyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
4 üncü soru cevaplandırılmıştır.
5. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, tarımsal kredi faiz oranlarının düşürülüp düşürülmeyeceğine ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı (6/683)
BAŞKAN – 5 inci sırada, Çorum Milletvekili Sayın Mehmet Aykaç’ın, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu vardır.
Sayın Bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mustafa Taşar tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını delaletlerinize arz ederim.
Dr. Mehmet Aykaç Çorum
Soru: Tarım kredi kooperatiflerinin ortaklarına kullandırdığı kredilerin faiz oranlarının en az yüzde 50 artırılması, seçim bölgem Çorum’daki çiftçi ve besicileri olumsuz yönde etkilemiş, bu kesimi çaresizliğe itmiştir. Bu kredi faizlerindeki artışı iptal etmeyi yahut bu konunun mağdurlarını başka yollardan desteklemeyi düşünüyor musunuz?
BAŞKAN – Soruyu cevaplandırmak üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Taşar; buyurun.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tarım kredi kooperatiflerince Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasından kullanılan kredilerin faiz oranları, adı geçen banka tarafından belirlenmekte olup, kooperatiflerince ortaklara kullandırılan kredilere uygulanan faiz oranları da, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasının belirlediği oranlara yüzde 2-3 gibi düşük sayılabilecek bir ilaveyle tarım kredi kooperatifi üyelerine yansıtılmaktadır.
Bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası şubelerince, tarım kredi kooperatiflerimizin cari hesaplarına, 8 Eylül 1997 tarihinden itibaren, kimyevî gübre ve hayvancılık kredilerine yüzde 59, kimyevî gübre dahil diğer tüm kredilere ise yüzde 70 faiz uygulanmaya başlanmıştır. Kooperatiflerimiz de, bunların üzerine yüzde 2-3 puan ilave faiz uygulamak zorunluluğundadır. Netice itibariyle, bu ilave edilen miktarlar, yine bizatihi kooperatifin bünyesinde kaldığı için, kooperatifin ortağı olan üyelerin de istifadesine sunulmaktadır; yani, üyeler, bir nevi, kendi kuruluşlarını destekleme durumunda olmaktadırlar. Ancak, burada şunu hatırlatmak istiyorum ki; üreticilerin ürünlerine yapılan peşin ödeme,
gübre kararnamesiyle üreticilere destek miktarı kadar daha ucuz gübre temini, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ikraz birimlerinde kullandırılan tarımsal kredilerden hayvancılık kredileri için yüzde 37, bitkisel üretim kredileri için yüzde 40 oranındaki artışların sağlanmış olması ve Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasınca bütün tarım kredi kooperatifi üyelerine kullandırılan 500 milyon liralık kredi limitinin 1 milyar liraya çıkarılması, bu faiz yükünü azaltacak unsurlar olarak görülmektedir. Özellikle, meseleye, salt Ziraat Bankasının faiz yükseltmesi açısından bakmamak lazım. Özellikle, verilemeyecek kredinin, faizinin oranı ne olursa olsun, hiçbir anlam ifade etmeyeceği hatırdan çıkarılmamalıdır. Ziraat Bankasının gerekli kredileri verebilmek için yapmış olduğu bu kredi faizlerinin yükseltilmesi hadisesi karşısında, Hükümetimiz, 1998 yılı içerisinde enflasyonun düşüşüne paralel olarak yeniden bir düşüş sağlamayı düşünmektedir.Saygılarımla arz ederim.
BAŞKAN – Sayın Aykaç, buyurun.
MEHMET AYKAÇ (Çor
um) – Efendim, Sayın Bakana teşekkür ediyorum; ancak, “benim önergemde bu kredi faizlerinin düşürülmesini düşünüyor musunuz” suali vardı...TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sözlerimin sonunda söyledim onu.
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sayın Bakanım onu bir şarta bağladı; buradan -soru sahibi olarak benim anladığım- şu çıkıyor: “Eğer, 1998 yılında faizler düşerse, kredi faizlerini de düşüreceğiz” gibi bir şey anladım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – “Faiz
” demedim, enflasyonun nispetine paralel...MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Düzeltiyorum: “Enflasyon düşerse, kredi faizleri de düşecek” dediler. Oysaki, enflasyon, geçen yıla göre bu yıl daha da artmıştır. O halde, sorumuza verilen cevap “hayır, faiz oranları düşmeyecek, enflasyon arttığı için o da artacaktır” şeklinde anlaşılmaktadır ki, köylüye ve tarım üreticisine yaklaşımınız bu ise, enflasyonun da sorumlusu eğer burada çiftçi olarak gözüküyorsa... Ben, bu sualin cevabını böyle anladım.
Teşekkür ediyorum.
TA
RIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkanım, arkadaşımızın nasıl anladığı, kendisinin bileceği bir iş; ben, gayet açık ve net bir şekilde anlattım; halkımız nasıl anladıysa o doğrudur; benim söylediğim şekil uygundur efendim.BAŞKAN – Mesele yok; demek ki şimdi...
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sayın Başkan, izinizle bir cümle ilave etmek istiyorum.
BAŞKAN – Efendim, böyle bir usulümüz yok.
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Enflasyonun sorumlusu, eğer çiftçiler ve köylüler ise, enflasyon düşmediği için onların kredi faizleri de düşmesin; ama, bu enflasyonu yükselten, çiftçiler olmadığına göre, o şarta bağlamak yanlıştır demek istiyorum.
BAŞKAN – O zaman, meseleyi bitirmek için isterseniz şöyle çözümleyelim: Basılı gündemin 5 inci sırasındaki soru, soru sahibinin, cevaplayan sayın bakanın ve her ikisini izleyen sayın halkın algıladığı biçimde cevaplandırılmıştır.
Evet, 5 inci sıradaki soru böylece cevaplanmış oldu.
6. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, il ve ilçe nüfus müdürlüklerinde bilgisayar sistemine ne zaman geçileceğine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/684)
BAŞKAN – 6 ncı sırada, Sayın Ersönmez Yarbay’ın Sayın İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Cevaplayacak Sayın Bakan hazır mı ? Yok.
Soru önergesinin müzakeresi ertelenmiştir.
7. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Balâ’daki imam açığına ve Kur’an kurslarına ilişkin Devlet Bakanından sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (6/685)
BAŞKAN – 7 nci sırada, Sayın Ersönmez Yarbay’ın, Sayın Devlet Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Cevaplayacak Sayın Bakan hazır mı?..Hazır.
Soru önergesini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Diyanet İşleri Başkanlığından sorumlu Devlet Bakanı Sayın Hüsamettin Özkan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi arz ederim.17.10.1997
Ersönmez Yarbay Ankara
Sorular:
1- Ankara’nın Balâ İlçesinde hangi köylerin imam kadroları halen boştur? Bu köyler ne zamandan beri imamsızdır?
2- Balâ’da halen faaliyet gösteren kız ve erkek Kur’an kursları hangileridir? Bu kursların öğrenci sayısı kaçtır? Kurs öğreticileri var mıdır?
3- Balâ’nın vaiz kadrosu var mıdır? Ne zamandan beri boştur?
4- Halen görevli imamların kaçı asil, kaçı vekildir?
BAŞKAN – Soruyu cevaplandırmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Çağan; buyurun.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ankara Milletvekili Sayın Ersönmez Yarbay tarafından verilen, Ankara Balâ’daki imam açığına ve Kur’an kurslarına ilişkin sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Ersönmez Yarbay tarafından verilen soru önergesinde, özetle: Ankara’nın Balâ İlçesinde hangi köylerin ne zamandan beri imamsız olduğu, bu ilçede bulunan Kur’an kursları ile bu kursların öğrenci ve öğretici sayıları, bu ilçenin vaiz kadrosunun boş olup olmadığı ve görevli imamlardan kaçının asil, kaçının vekil olduğu sorulmaktadı
r.Sayın milletvekilleri, soru önergesinin verildiği tarih itibariyle yapılan incelemede, Ankara’nın Balâ İlçesine bağlı Enbasan Köyünde 10.1.1994 tarihinden beri, Küçük Davanlı Köyünde 25.9.1997 tarihinden beri, Ergin Köyünde 21.10.1997 tarihinden beri, Yayla Köyünde 23.6.1997 tarihinden beri, Hanburun Köyünde 24.9.1997 tarihinden beri, Bayatatik Köyü ile Şıhlı Karaburun Çiftliğinde üç yıldan beri, Yukarı Hacıbekir Köyünde 24.1.1995 tarihinden beri, Tepe Köyü Yaylasında 10.10.1997 tarihinden beri, Suyugüzel Köyünde 21.2.1995 tarihinde beri, Koçyayla Köyünde 20.9.1995 tarihinden beri imam bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu köylerden, Bayatatik Köyüne 26.12.1997 tarihinde, Ergin Köyüne 31.12.1997 tarihinde imam ataması yapılmış olup, diğer köylerin imam ihtiyaçlarının ise kısa sürede karşılanmasına yönelik Hükümetimizin çalışmaları devam etmektedir.
Balâ İlçesinde, biri Kesikköprü Köyünde, biri Keklicek Köyünde ve biri de Tohumlar Köyünde olmak üzere 3 Kur’an kursu bulunmaktadır. Kesikköprü ve Keklicek Köylerindeki Kur’an kurslarında öğrenci bulunmadığından, öğretime ara verilmiştir. Tohumlar Köyündeki Kur’an kursunda ise, 1997-1998 öğretim yılında, 16’sı yüzünden, 5’i hafız olmak üzere toplam 21 öğrenci bulunmakta olup, 14.11.1997 tarihinde Kur’an kursu öğreticisi olarak Osman Sencan’ın naklen ataması yapılmıştır.
Balâ İlçesinde görev yapan vaiz bulunmamaktadır; ancak, aranılan nitelikleri haiz eleman temin edildiği takdirde, öncelikle buraya atama yapılacaktır.
Öte yandan, 16.2.1998 tarihi itibariyle, bu ilç
emizde, 60’ı asil, 4’ü vekil olmak üzere toplam 64 imam-hatip görev yapmaktadır.Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Yarbay...
ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Teşekkür ediyorum efendim.
BAŞKAN – Evet, Sayın Yarbay, vaki cevaba teşekkür etti.
Böylece, soru cevaplandırılmış oldu.
8. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Mamak ve Kayaş’ta bulunan ilköğretim okullarının öğretmen ve araç-gereç ihtiyaçlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/686)
BAŞKAN – 8 inci sırada yer alan, Sayın Yarbay’ın, Sayın Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi...
Sayın Bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi arz ederim. 17.10.1997
Ensönmez Yarbay Ankara
Sorular:
1- Mamak Köstence İlköğretim Okulunda boş bulunan müzik, beden eğitimi, iş teknik ve İngilizce öğretmenleri ne zam
an tayin edilecektir?2- Mamak Sıddıka Hatun İlköğretim okulunda hangi branş öğretmenleri vardır? Diğer branş öğretmenleri ne zaman atanacaktır?
3- Sıddıka Hatun İlköğretim Okulu ne zaman kaloriferli sisteme dönüştürülecektir?
4- Kayaş İlköğretim Okulunun hangi branş öğretmenleri vardır? Boş branş öğretmenleri ne zaman tayin edilecektir?
5- Köstence Sıddıka Hatun ve Kayaş İlköğretim Okullarına, ne zaman, laboratuvar, iş teknik atölyeleri, beden eğitimi salonu yapılacaktır?
6- Her üç okulda, 16.10.1997
tarihine kadar, kaç sınıfın, hangi dersleri, kaç saat boş geçmiştir?7- Bu okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin branş öğretmenleri var mıdır? Yoksa, bu dersler hangi branş öğretmenleri tarafından doldurulmuştur?
BAŞKAN – Soruyu cevaplandırmak üzere, Millî Eğitim Bakanı Sayın Uluğbay; buyurun.
MİLLî EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Yarbay’ın sorularını yanıtlamak üzere huzurunuzdayım.
Köstence İlköğretim Okulunda, müzik, iş teknik ve İngilizce öğretmenleri mevcuttur; beden eğitimi dersleri, okuldaki diğer öğretmenler tarafından verilmektedir.
1997-1998 öğrenim yılından itibaren ilköğretim okuluna dönüştürülen Mamak Sıddıka Hatun İlköğretim Okulunun 6 ncı sınıfında bir şube vardır. Okulda, ev ekonomisi, fen bilgisi ve sosyal bilgiler branşlarında 1’er öğretmen görev yapmaktadır; diğer branş dersleri, ilçede maaş karşılığı ders saatlerini dolduramayan öğretmenlerce karşılanmaktadır.
Sıddıka Hatun İlköğretim Okulunun kaloriferli sisteme dönüştürülmesi, 1998 yılı yapım programı kapsamında değerlendirilmektedir.
Kayaş İlköğretim Okulunda, Türkçe, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, matematik, fen bilgisi, beden eğitimi, müzik, din kültürü ve ahlak bilgisi, ev ekonomisi öğretmenleri mevcuttur; iş teknik ve İngilizce dersleri, ilçede maaş karşılığı ders saatlerini dolduramayan öğretmenlerce karşılanmaktadır.
Köstence İlköğretim Okulunun 1 iş teknik atölyesi ile 1 laboratuvarı bulunmaktadır. Okulun arsası spor salonunun yapımına elverişli bulunmamaktadır.
Kayaş İlköğretim Okulunda 1 laboratuvar bulunmaktadır. Spor salonu yapımı, bütçe ödeneği doğrultusunda ve arazi imkânı geliştirilebilirse, 1998 yılı içerisinde düşünülebilecektir; yalnız, bu, arazinin bulunabilmesi şartına bağlıdır. Ayrıca, 1998, 1999 ve 2000 yıllarına yayılı 140 bin derslik çerçevesinde, zaten, Mamak da payına düşen yatırımları alacaktır.
Şimdi “her üç okulda, 16.10.1997 tarihine kadar, kaç sınıfın, hangi dersleri, kaç saat boş geçmiştir” şeklindeki 6 ncı sorunuza yanıt veriyorum: Bu okulların öğretmen ihtiyacı -bizatihi bünyelerinde bulunmayanlar- ilçede maaş karşılığı ders saatlerini dolduramayan öğretmenler tarafından karşılanmaktadır ve boş geçen ders saati bulunmamaktadır.
Köstence ve Kayaş İlköğretim Okullarında, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmenleri bulunmaktadır. Sıddıka Hatun İlköğretim Okulunda, haftada iki saat, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi, diğer branş öğretmenleri tarafından verilmektedir; yani, bir başka öğretmen derse girmekte, ders boş geçmemektedir.
Bu çerçevede, Genel Kurula, izninizle, bir konuda daha bilgi vermek isterim: Altı ayda -yani, şubat ayı sonu itibariyle söylüyorum bunu- başlangıçta, eylül ayının sonlarında 10 100 öğretmene kura çektirilmiş, ekim ayında 16 500 ve aralık ayında da 1 950 öğretmen vekil öğretmen olarak göreve başlamış; böylece, aralık sonuna kadar 28 550 öğretmene kura çektirilmiştir. Ayrıca, şubat ayı sonu itibariyle, 21 bin öğretmen kura çekecektir. Bunların 10 bininin başvuruları kabul edilmektedir ve diğer bölümü, emekl
i öğretmenler ile bilgisayarda stokta bulunan öğretmenlerden olmak üzere, 21 bin kura çekimi olacaktır; böylece, altı ayda 49 550 öğretmen ataması imkânı oluşturulmak suretiyle, başlangıçta size ifade ettiğimiz, 2000 yılına kadar 190 bin öğretmen alımına yönelik, bu yıla ait dilimde önemli adımlar atılmıştır. Yüce Meclisin gündeminde, biliyorsunuz, 155 bin kadroya ilişkin Hükümet tasarısı vardır ve bu tasarı da yasalaştığında, bu imkânlar, önümüzdeki yıllarda daha da geliştirilecektir.Hepinize saygılar sun
uyorum.BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Yarbay?..
ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) – Teşekkür ederim efendim.
BAŞKAN – Bu suretle, soru cevaplandırılmış oldu.
9. – Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Yüksek Askerî Şûra kararıyla emekliye sevk edilen subay ve astsubaylara ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/687)
BAŞKAN – 9 uncu sırada, Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in, Sayın Millî Savunma Bakanından sorusu vardır.
Sayın Bakan?.. Yok.
Ertelenmiştir.
10. –
Ankara Milletvekili Ahmet Bilge’nin, Ankara-Çamlıdere-Peçenek Sağlık Ocağının doktor ve hemşire ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı (6/688)BAŞKAN – 10 uncu sırada, Ankara Milletvekili Sayın Ahmet Bilge’nin, Sayın Sağlık Bakanından sorusu vardır.
Sayın Bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Dr. H. İbrahim Özsoy tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi arz ederim. 20.1
0.1997Ahmet Bilge Ankara
Sorular:
1 - Ankara’nın Çamlıdere İlçesinde iki adet sağlık ocağı vardır. Birisinde doktor ve hemşire bulunmasına rağmen, Peçenek Sağlık Ocağında yalnız bir tek hizmetli bulunmaktadır. Söz konusu sağlık ocağına doktor ve hemşire ne zaman tayin edilecektir?
2 - Merkez Sağlık Ocağında hangi kadrolar boştur ve bu kadrolara tayinler ne zaman gerçekleşecektir?
BAŞKAN – Soruyu cevaplamak üzere, Sayın Sağlık Bakanı, buyurun.
SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara Milletvekili Sayın Ahmet Bilge tarafından verilen, Ankara-Çamlıdere-Peçenek Sağlık Ocağının doktor ve hemşire ihtiyacına ve merkez sağlık ocağında hangi kadroların boş olduğuna dair sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlarım
Değerli milletvekilleri, önce, önergenin verildiği günlerde yaptığımız tespiti arz edeyim: Ekim ayında önerge verildiğinde yaptığımız tespite göre, önergede iddia edildiği gibi Peçenek’te 1 hizmetli değil, 1 ebe ve 1 hizmetli görev yapmakta, merkezde ise 5 hekim, 3 hemşire, 3 ebe, 3 sağlık memuru ve müstahdem bulunmaktadır.
Hepinizin malumu olduğu üzere, Sağlık Bakanlığı, tüzük ve yönetmelikleri gereği, tabip ve uzmanların tayinini, nokta tayin olarak yapmaktadır. Diğer yardımcı personeller ise vilayetler emrine verilmekte; valilikler ve sağlık müdürlükleri, bunları, 5442 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (c) fıkrası gereğince, ihtiyaç duydukları şekilde dağıtmaktadır.
Tabiî ki, bu dağılımın adaletli olduğunu iddia etmiyoruz; bazı illerimizde olduğu gibi, Ankara İlimizin bazı ilçelerinde ve kırsal kesiminde bulunan sağlık ocaklarında hekim ve hemşire açığı olduğu da bir gerçektir. Ancak, önergenin verildiği tarihten sonra, 6.11.1997 tarihinde Ankara Valiliğine verilen talimat gereği, Çamlıdere Peçenek Sağlık Ocağına da 1 hekim ve 1 hemşire ataması yapılmıştır. Böylece, her 2 sağlık ocağında kadrolar dolu olmakla beraber, yine de, yürürlükte bulunan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre, her an personel hare
keti olabilmektedir. O yüzden, adaletli bir dağılım, özellikle de kırsal kesimdeki sağlık ocaklarının doldurulması ve ihtiyaç fazlası personelin merkezlerde tutulması konusunda, valilikler, hemen hemen her ay gönderdiğimiz genelgelerle uyarılmaktadır.Yine de, bu konuda gösterdiği hassasiyetten dolayı arkadaşımıza çok teşekkür ediyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Bilge, bir beyanınız var mı efendim?
AHMET BİLGE (Ankara) – Efendim, Sayın Bakana teşekkür ediyorum. Ancak, bu önergeyi verdiğim tarihte, köy halkının şikâyeti üzerine, bizzat kendim giderek, yerinde görerek, Peçenek Köyü Sağlık Ocağında sağlık personeli olmadığını, 1 hizmetlinin olduğunu tespit ettim. Sayın Bakana tekrar teşekkür ediyorum; onbeş yirmi gün sonra oraya gidip, doktor ve diğer görevlileri tayin etmesi, şüphesiz ki, memnuniyet verici bir olaydır. Ankara’ya 50 kilometre mesafede ve Ankara’nın mesire yeri olan Çamlıdere İlçesinin böyle ihmal edilmemesi gerekiyor. Fakir fukara olan ha
lkımıza sağlık bakımından gereken ehemmiyetin verilmesine gösterdiği hassasiyetten dolayı, kendisine teşekkür ediyorum.BAŞKAN – Evet Sayın Bakan, özü bu; zatıâlinize teşekkür var.
Böylece, soru cevaplandırılmış oldu.
11. – Ankara Milletvekili Ahmet Bilge’nin, Ankara Çamlıdere’deki okul sayısına ve öğretmen açığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın cevabı (6/689)
BAŞKAN – 11 inci sırada, Sayın Bilge’nin, Sayın Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi var.
Sayın Bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi arz ederim. 20.10.1997
Ahmet Bilge Ankara
Sorular:
1- Ankara’nın Çamlıdere İlçesinin 40 köyünden kaçında ilköğretim okulu vardır? Taşımalı eğitim yapılan köy sayısı kaçtır? Okulu olmayan ve taşımalı eğitim yapılmayan köylerdeki çocukların eğitim durumları ne olacaktır?
2- Çamlıdere İlçesinde 214 öğretmene ihtiyaç olduğu halde, sadece 46 öğretmenle tedrisatın sürdürülmesi mümkün müdür? Bu öğretmen açıkları ne zaman kapatılacaktır?
BAŞKAN – Sözlü soruya cevap vermek üzere, Millî Eğitim Bakanı Sayın Hikmet Uluğbay; buyurun.
MİLLî EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Bilge’nin sorularına vereceğim yanıtları şu şekilde özetleyebilirim:
Çamlıdere İlçesinde, toplam 40 köy ve 41 okul bulunmaktadır. Bu okullardan 21’inde birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmaktadır. 10 köy okulundan 63 öğrenci, taşımalı ilköğretim kapsamında merkeze taşınmaktadır. Diğer köy okullarından taşımalı ilköğretim kapsamına alınamayanların öğrencileri de, merkezdeki pansiyonlara yerleştirilmişlerdir. İlçede, 5 okulda ilköğretim uygulaması yapılmaktadır. Çamlıdere İlçesinde, ilk beş sınıfa yönelik olarak, 37 şube, 36 sınıf öğretmeni; son üç sınıfa yönelik olarak da, 8 orta dereceli okulda, 61 branş öğretmeni bulunmaktadır. Bütün bu rakamları yan yana koyduğumuzda, 97 öğretmen mevcut
tur; halen, ilçenin 19 branş öğretmenine ihtiyacı bulunmaktadır.Biraz önceki soruları yanıtlarken de ifade ettiğim gibi, şubat ayı sonunda 21 bin öğretmenin kura çekmesi söz konusudur. Yüce Meclis, uygun bulup 155 bin kadromuzu da verdiği takdirde, tüm Türkiye’nin genelinde olduğu gibi, Çamlıdere’de de öğretmenlerimizin öğrencilerimize ulaşması tam manasıyla sağlanmış olacaktır.
Ancak, bu vesileyle bir hususu daha bilginize sunmak isterim. Şu anda, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde, 18 binin üzerinde öğretmenimiz, ihtiyaç fazlası olarak vardır; eş durumu, vaktiyle yapılmış atamalar ve diğer nedenlerle, bazı yerlerde de öğretmen fazlalığımız vardır. Bütün bunların düzeltilmesine yönelik hususlar da, öğretmenlerin özlük haklarını düzenleyen yasa tasarısının bünyesine konulmuştur; o yasa tasarısını da görüştüğümüzde, bu sorunların ortadan kalkmasına yönelik önlemler de üretilmiş olacaktır.
Hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Bilge?..
AHMET BİLGE (Ankara) – Teşekkür e
diyorum.BAŞKAN – Sayın Bilge teşekkür etti.
Bu suretle, soru cevaplandırılmış oldu.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – İlçede 21 tane birleştirilmiş sınıf var; hakikaten, çok dikkat edilecek bir husus yani. Başkente 50 kilometre mesafede, çok güzel bir ilçemizde, şayet, 21 tane köyde birleştirilmiş sınıf varsa, varın görün eğitimin halini...
Teşekkür ediyorum.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Sayın Başkan, izin verirseniz, bu ifade, bir cevabı hak ediyor.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HİKMET ULUĞBAY (Ankara) – Efendim, eğer Ankara’nın civarında 21 tane birleştirilmiş sınıf varsa, bunun sorumlusu, herhalde ben değilim, bugüne kadar Türkiye’de icraî hükümet etmiş olan tüm hükümetlerdir ve biz, bugün, bu sorunu çözme iddiasıyla geldik ve kanunları onun üzerine kuruyoruz. (DSP sıralarından alkışlar)
ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – Önce altyapıyı hazırlayın, öyle çözün.
BAŞKAN – Evet, şimdi...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, karşılıklı olmazsa, bir cümle söylemek isterim.
BAŞKAN – Efendim, galiba, basılı olmayan gündemdeki sorular bunlar; halbuki biz, basılı gündemi görüşüyoruz!..
Sayın Yürür, bir meseleyi tartışıyorduk, bir hukukçu “siz Anayasayı biliyorsunuz ama, şu yazılı olmayan geçici 1 inci maddeyi bilmiyorsunuz” diyordu. Demek ki, basılı olmayan...
ŞÜKRÜ YÜRÜR (Ordu) – Aklından çıkmıyor; sebebini biliyorum da, neyse!..
12. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’nin demiryolu ulaşımındaki sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/690)
BAŞKAN – 12 nci sırada, Sayın Salih Katırcıoğlu’nun, Sayın Başbakandan sözlü sorusu...
Sayın Başbakan adına soruyu cevaplayacak sayın bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını delaletlerinize arz ederim.
Saygılarımla.
Dr. M. Salih Katırcıoğlu Niğde
Sorular:
1- Niğde’yi Ankara’ya bağlayan demiryolu, Kayseri-Kırıkkale güzergâhı üzerinden geçtiği için, ulaşımda zaman kaybı olmaktadır. Niğde-Ankara demiryolu hattının en kısa güzergâh üzerinden geçirilmesi için, Hükümetiniz tarafından bir çalışma yapılıyor mu?
2- Niğde ile Konya arasındaki demiryolu hattının modernizasyonu ve direkt demiryolu hattı döşenmesi çalışmaları 1998 yılı programına alınacak mı?
3- Niğde’nin komşu illerle olan ulaşımının daha kolay yapılması için, demiryolu hattına elektrikli tren hattı çekilmesi ve elektrikli trenlerin sefere konulması düşünülüyor mu?
BAŞKAN – 12 nci sıradaki soruyu cevaplandırmak üzere, Devlet Bakanı Sayın Refaiddin Şahin; buyurun efendim.
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Salih Katırcıoğlu’nun (6/690) esas nolu sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
1- Niğde-Ankara demiryolu hattının en kısa güzergâh üzerinden geçirilmesiyle ilgili olarak, bugüne kadar, herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
2- 1988-1994 yılları arasında, Niğde-Konya güzergâhında, toplam 325 kilometre yol yenilemesi yapılarak, söz konusu hattın standardı yükseltilmiştir. Ayrıca, gerekli görülen yerlerde makas yenilemesi ve ray kaynağı yapılarak, mevcut hattın iyileştirilmesi sağlanmıştır.
3- Niğde İli, Ulukışla-Kayseri hat kesimi üzerinden Kayseri’ye, Ulukışla-Konya üzerinden Konya’ya ve Ulukışla-Yenice üzerinden de Adana ve Mersin İllerine komşu bulunmaktadır. Söz konusu hat kesimlerinin kapasite kullanım oranları, sırasıyla, yüzde 95, yüzde 45, yüzde 86 olduğundan, bu hat kesimlerinde, kapasite yönünden bir darboğaz bulunmamaktadır. Bu nedenle, sözü edilen hat kesimlerinden Ulukışla-Kayseri ve Ulukışla-Konya güzergâhlarının elektrifikasyon tesislerinin yapılması, bu aşamada uygun görülmemektedir; ancak, Ulukışla-Yenice arasındaki yüksek eğilimli rampa nedeniyle oluşan kapasite darboğazının aşılması ve Çukurova yöresinde son yıllarda gelişen sanayi ve bunun paralelinde meydana gelen yük ve yolcu potansiyelindeki artışı karşılayabilmek amacıyla, Ulukışla-Yenice-Mersin-A
dana-Toprakkale kesimindeki elektrifikasyon ve sinyalizasyon tesislerinin 1998-2001 yılları arasında yapımı planlanmıştır.Yüce Meclise saygıyla arz ederim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Katırcıoğlu, buyurun.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Sayın Bakanıma teşekkür ediyorum.
Özellikle, Türkiye’nin gündemine, demiryoluyla yük ve yolcu taşımacılığının getirilmesi açısından bu soruyu sormuştum.
Niğde-Ankara arasındaki demiryolu, 1927 ilâ 1930 yılları arasında yapılmıştır. Yeni bir koridorun yapılması, yolcu ve yük taşımacılığı yönünden, Akdeniz Bölgesini İç Anadolu Bölgesine bağlaması açısından son derece önemlidir.
Sayın Bakanımız, burada, bu projenin yapılmadığı konusunda beyanda bulundu. Bu projenin bir an evvel yapılması, halkımız açısından son derece önem arz etmektedir; çünkü, yük taşımacılığı ve yolcu taşımacılığı, karayoluna göre, demiryoluyla daha avantajlıdır ve bu yüzden, bu yolun yapılmasının, halkımız açısından faydalı olacağı inancındayım.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Katırcıoğlu, teşekkür ediyorum.
Sayın Bakan, cevabı mucip bir hal?..
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Yok efendim.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
Toplu taşımacılığın, hem yükte hem insan naklinde çok önemli olduğunu hepimiz biliyoruz; dünya biliyor çünkü.
Bu noktada, bendeniz de, bu vesileden istifade ederek -Sayın Bakan da bu işe eğildiğine göre- arz ve ifade ediyorum ki, Çankırı - Çorum - Amasya, dolayısıyla Samsun hattını bağlayabilirsek, bu suretle, Karadeniz Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasındaki ulaşımda ve özellikle de, Karabük demir - çelik fabrikaları ile onların temel maddesi olan, Sıvas tarafından gelen madenlerin naklinde çok kolaylık sağlarız diye düşünüyorum.
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Doğrudur efendim.
13. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı yerleşim birimlerinin sulama kanalı ihtiyacına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/691)
BAŞKAN – 13 üncü sırada, Sayın Katırcıoğlu’nun Sayın Başbakandan sorusu vardır.
Cevap verecek Sayın Bakan?.. Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun, Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi arz ederim.
Saygılarımla.
M. Salih Katırcıoğlu Niğde
Soru:
Niğde Merkez Kayırlı Kasabası, Aktaş Köyü, Çavdarlı Köyü, Hacıbeyli, Dündarlı ve İçmeli Kasabası,
Altunhisar İlçesi Ulukışla Kasabası,
Bor İlçesi, Hallaç, Karacaören ve Gökbez Köyleri,
Çamardı İlçesi Bademdere Kasabası, Beyazkışlakçı, Demirkazık, Mahmatlı ve Eynelli Köyleri,
Çiftlik İlçesi Azatlı Kasabası, Asmasız ve Mahmutlu Köyleri,
Ulukışla İlçesi Darboğaz Kasabası, Tekneçukur, Yeniyıldız, Hacıbekirli ve Toraman Köylerinin sulama kanallarının yapımı, 1998 yılı yatırım programına alınacak mı?
BAŞKAN – Başbakana vaki suali, Sayın Devlet Bakanı Şahin cevaplayacaklar.
Buyurun efendim.
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Salih Katırcıoğlu’nun (6/691) esas numaralı sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.
Biraz evvel soruda da belirtildiği gibi, Niğde Merkez Kayırlı Yerüstü ve Yeraltı Suyu Sulama Projeleri, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Merkez-Aktaş Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Merkez-Çavdarlı Yeraltı Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Merkez-Dündarlı Yerüstü Sulama Projesi, 1993 yılı yatırım programında yer almış olup, halen inşaatı devam etmektedir.
Niğde-Merkez-İçmeli Yeraltı Sulama Projesi, 1994-1996 yılları yatırım programında yer alarak, inşaatı tamamlanmıştır.
Niğde-Altunhisar-Ulukışla Yeraltı Suyu Üçüncü Kısım Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Bor-Hallaç Yeraltı Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Bor-Karacaören Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Bor-Gökbez Gölet Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çamardı-Bademdere Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çamardı-Kışlakçı Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çamardı-Demirkazık Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çamardı-Mahmatlı, gölet konusu olup, etüt neticesine göre işlem yapılacaktır.
N
iğde-Çamardı-Eynelli, gölet konusu olup, etüt neticesine göre işlem yapılacaktır.Niğde-Çiftlik-Azatlı Yerüstü ve Yeraltı Suyu Sulama Projeleri, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çiftlik-Mahmutlu Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Çiftlik-Asmasız Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Ulukışla-Darboğaz Yerüstü Sulama Tamamlama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Ulukışla-Tekneçukur Yerüstü Sulama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Ulukışla-Yeniyıldız Yerüstü Sulama Tamamlama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Ulukışla-Hacıbekir Yerüstü Sulama Tamamlama Projesi, 1998 yılı inşaat yatırım programı teklifleri arasındadır.
Niğde-Ulukışla-Toraman yerüstü sulama tesisine ait proje hazırlama çalışmaları devam etmektedir.
Yüce Meclise saygıyla arz ederim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Sayın Katırcıoğlu, buyurun.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
Niğde nüfusunun yüzde 50’si tarımla uğraşıyor; sulama son derece önemli. Sayın Bakanımızın verdiği cevapta, sadece, sayılan bu bölgelerin, yörelerin teklif edildiğini, yalnız, programa alınmadığını görüyoruz. 1998 programına alınmasını diliyordum, o yörenin milletvekili olarak. Maalesef, bu bölgelerin programa alınmadığını görüyoruz ve halkımız bu işten son derece mağdur. Sualin cevabını, programa alınmış şeklinde bekliyorduk; tatmin edici bir cevap olmadı.
Teşekkür ediyorum.
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Mevcut durumu arz ettik efendim.
BAŞKAN – Soru, bu suretle cevaplandırılmış oldu.
14. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı köylerin yoluna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/692)
BAŞKAN – 14 üncü sırada, Sayın Katırcıoğlu’nun, Sayın Başbakandan sözlü soru önergesi vardır.
Sayın Bakan? Hazır değil.
Sözlü soru önergesi
ertelenmiştir.15. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde’ye bağlı bazı yerleşim birimlerinin yeraltı sularına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in cevabı (6/693)
BAŞKAN – 15 inci sırada, Sayın Katırcıoğlu’nun, Sayın Başbakandan sözlü soru önergesi vardır.
Sayın Bakan? Hazır.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Mesut Yılmaz tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Dr. M. Salih Katırcıoğlu Niğde
Sorular:
Niğde Merkez Sazlıca, İnli, Kayırlı, Çayırlı ve Gölcük Kasabaları ile Bağlama, Çarıklı ve Kızılören Köyleri,
Altunhisar İlçesi Ulukışla Kasabası,
Bor İlçesi Bereke, Balcı, Bayat, Kaynarca, Kayı ve Seslikaya Köyleri,
Çamardı İlçesi Çardacık Köyü,
Çiftlik İlçesi Azatlı Kasabası, Asmasız, Çardak ve Kula Köylerinin yeraltı sulamaları 1998 yılı yatırım programına alınacak mı?
Soruyu cevaplandırmak üzere, Devlet Bakanı Sayın Şahin, buyurun.
DEVLET BAKANI REFAİDDİN ŞAHİN (Ordu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Niğde Milletvekili Sayın Salih Katırcıoğlu’nun (6/693) esas nolu sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Soruda dile getirilen ilçe, kasaba ve bazı köylerde DSİ Genel Müdürlüğünce yeraltı sulaması ve 1998 yılı yatırım programına alma çalışmaları aşağıdaki gibidir:
Niğde-Bor-Balcı Köyü: Balcı Köyünde, halen 13 adet işletme sondaj kuyusuyla 590 hektar arazide yeraltı suyu sulaması yapılmaktadır. İlave yeraltı suyu işletmesine uygun görülen arazilerde, çiftçilerin sulama kooperatifine üye olmaması, kendi istedikleri arazilerin ise yeraltı suyu yönünden uygun bulunmaması nedeniyle, sulanması istenen alanların yeniden belirlenmesi için Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne başvurulması ve hazırlanacak donelerin DSİ Genel Müdürlüğüne gönderilmesi halinde ilave sondaj kuyusu açılması hususu ele alınabilecektir.
Niğde-Bor-Seslikaya Köyü: Seslikaya Köyünde 320 hektar arazinin yeraltı suyundan sulanabilmesi için, 25.8.1997 tarihinde, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne intikal ettirilen proje donelerine göre gerekli fizibilite raporu hazırlanması çalışmaları halen sürdürülmektedir. Fizibilite raporu sonuçlarına göre öngörülecek adet ve derinlikteki işletme sondaj kuyularının, 1998 yılı yatırım programı içerisinde açılmasına çalışılacaktır.
Niğde-Bor-Kaynarca Köyü: Kaynarca Köyünde halen 8 adet işletme sondaj kuyusuyla 260 hektar arazide yeraltı suyu sulaması yapılmaktadır. Mevcut sulamaya ilave olarak 170 hektar arazinin daha sulanması için açılan 4 adet işletme sondaj kuyusuna gerekli motopomp tahsisi yapılmıştır. Tahsis edilen motopompların montaj işlemi en kısa sürede tamamlanarak, 1998 yılı sulama mevsiminde söz konusu kuyuların işletmeye açılması sağlanacaktır.
Niğde-Çiftlik-Çardak Köyü: Çardak Köyünde halen 1 adet işletme sondaj kuyusuyla 60 hektar arazide yeraltı suyu sulaması yapılmaktadır. Ayrıca, 1 adet ilave sondaj kuyusu açılmış ve 50 hektar arazinin daha, 1998 yılında sulamaya açılması öngörülmüştür; ancak, mevcut sulama arazilerinin kuzeyi ve batısında, çiftçilerce sulanması istenen arazilerde yeraltı suyu imkânının bulunmaması nedeniyle, bu bölgelerde ilave sondaj kuyusu açılması uygun görülmemiştir.
Niğde-Çiftlik-Kula Köyü: Kula Köyünde halen 2 adet işletme sondaj kuyusuyla 80 hektar arazide yeraltı suyu sulaması yapılmaktadır. Çiftçilerce ilave olarak yeraltı suyundan sulanması istenen arazilerde ise, hidrojeolojik etüt çalışmaları devam etmektedir.
Söz konusu etütlerin tamamlanması ve sonuçlarının uygun bulunması halinde, ilave sondaj kuyusu açılarak bir kısım arazinin daha yeraltı suyundan sulanmasına ilişkin proje çalışmalarına başlanacaktır. Ayrıca, Çiftlik İlçesi Azatlı Kasabası Asmasız Köyünün yeraltı suyu sulaması işleri de, DSİ Genel Müdürlüğünün 1998 yılı yatırım programı hazırlanması esnasında yeraltı suyu faaliyetleri kapsamında dikkate alınabilecektir.Saygıyla arz ederim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Sayın Katırcıoğlu, buyurun.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
Biraz önce belirttiğim gibi, bölgemizde sulama son derece önemli. Bu belirttiğimiz bölgelerin, belirttiğimiz yerleşim yerlerinin sadece teklif edildiğini ve programa alınmadığını görüyoruz. 1998 yılında somut olarak icraatın yapılması gerekmektedir; çünkü, ilimiz büyük bir oranda göç vermektedir ve dolayısıyla -biraz önce de Sayın Bakanın belirttiği gibi- Balcı Köyü en fazla göç veren köylerimizden biridir. Bu vesileyle, Sayın Bakana tekrardan teşekkür ediyorum.
Bu Hükümetten, bölgemiz adına, Niğde adına, somut, görünen yatırımlar bekliyoruz.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, daha önce alınmış bulunan karar gereğince, bugün, sözlü soruların müzakeresi için ayırdığımız süre tamamlanmış oldu.
Şimdi, sırasıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” bölümüne geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporunun görüşmesine başlayacağız.
Komisyon hazır mı? Hazır değil.
Ertelenmiştir.
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338) (1)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin müzakeresine kaldığımız yerden başlayacağız.
Bu teklif, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alındığından komisyonu aramıyoruz, Hükümetin varlığı bize yetiyor.
Hükümet?.. Burada.
Sayın Hükümet yerini aldı.
Sayın milletvekilleri, daha önce, teklifin 1 inci maddesi üzerinde gruplar, şahsı adına bir üye ve Hükümet konuşmuştu; şimdi, buna göre işlemi devam ettireceğiz. Zaten hatırlayacaksınız, bir an önce yarım kalan bu işi toparlayalım diye yoklamayı da özellikle yapmamıştım; ama, şimdi görüyorum ki, Sayın Bakanın bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına
Görüşülmekte olan sıra sayısı 338, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarından Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümünün, önergeleriyle birlikte, İçtüzük 88’e göre Komisyona geri verilmesini arz ederim.
Hükümet Adına Yücel Seçkiner Devlet Bakanı
(RP sıralarından “Oo_” sesleri ve alkışlar [!])
MEHMET AYKAÇ (Çorum) – Sayın Bakan ne oluyor?! Sayın Ülkü Güney?!. Sizin verdiğiniz teklif, ne oldu?!
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Benim teklifimi müdafaa mı ediyorsunuz?!
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, müsaade buyurun efendim.
Sayın Hükümetin ve Sayın Komisyonun böyle bir hakkı var. İçtüzüğün 88 inci maddesine göre bir talepte bulunuyor
lar. Belki, daha mükemmel hale getireceklerdir, bilmiyoruz tabiî.Sayın Hükümet, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre, bir defaya mahsus olmak üzere geri verebiliriz; ancak, teklifin_
MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Bir daha getirmezler!
(1) 338 S. Sayılı Basmayazı 12.2.1998 tarihli 54 üncü Birleşim tutanağına eklidir.
BAŞKAN – Efendim, müsaade buyurun.
Teklifin tümü üzerinde müzakereler yapılmış, maddelerine geçilmesi kabul edilmiş; onun için teklifin tümünü verme imkânımız yok. Ancak, 1 inci madde ve müteakip maddeler, verilen önergelerle birlikte, bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona iade olunmuştur.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sayın Başkan_
BAŞKAN – Buyurun efendim.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Bu yasa teklifi, Sayın Seçkiner ve Sayın Güney tarafından verilmiş ve bütün gruplarca desteklenerek doğrudan gündeme alınmış, 35 bin polis umutlandırılmış, görüşmelerine başlanılmış ve bu aşamaya gelmişiz. Çekilmesine veya çektirilmesine bir anlam veremiyoruz. O bakımdan, yasa teklifinin görüşülmesinden yanayız.
Her ne kadar İçtüzükte böyle bir hakları varsa da, bu, bize göre hakkın suiistimalidir, şu anda söyleyemediğim şeyleri içermektedir. Yani, yanlış bir harekettir. Meclisin üstünlüğünü zedeler.
Teşekkür ediyorum.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan_
BAŞKAN – Bir dakika efendim_ Dinleyeceğim efendim, zatıâlinizin beyanını alacağım.
Sayın Gözlükaya_
ÖNDER SAV (Ankara) – Böyle bir müzakere usulümüz var mı efendim?
BAŞKAN – Yok efendim.
Sayın Gözlükaya, efendim, bendenizin de ne kadar arzu ve gayret ettiğimi siz de biliyorsunuz; ama, Sayın Hükümet, Sayın Komisyon, şu elimdeki İçtüzüğün 88 inci maddesine göre, bir defaya mahsus olmak üzere komisyona iadesini talep ederse, müzakere açma hakkımız bile yok; bunu veririz ve Sayın Hükümet talep etti, biz de komisyona iade ettik; mesele bu kadar basit.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Tüzük yönünden size bir şey söylemiyorum. Ben, çekenlere söylüyorum.
BAŞKAN – Sayın Sav bir taraftan “böyle bir müzakere usulü yok” diye buyuruyorlar; doğrudur.
ÖNDER SAV (Ankara) – Doğru... Yoktur.
BAŞKAN – Ama, bir sayın üye, yerimden bir şey söyleyeceğim derse onu dinlemeye mecburum.
ÖNDER SAV (Ankara) – İçtüzük konusunda çok titizsiniz de, o açıdan söylüyorum.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Güney.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, iki cümle söyleyeceğim. Bu teklif, bir milletvekili olarak benim teklifimdir. Arkadaşlarım benim teklifime sahip çıktıkları için kendilerine teşekkür ediyorum; ama, bazı eksiklikleri olduğu ve komisyonda görüşülmediği için, tamamlanması gereken bazı yerleri vardır. En kısa süre içerisinde o şekilde gelecektir; ama, buna, yok çektirdi, çektirildi diye birtakım laflar söylemenin anlamı yoktur. (DYP ve RP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Sayın Güney, teşekkür ediyorum efendim.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, müsaade eder misiniz efendim.
Efendim, müsaade ederseniz, büyük bir kitleyi ilgilendiren bir hususta, teklif sahibi değerli arkadaşlarımız, şayet bunu önceden fark etmiş olsalardı, diğer bir ifadeyle...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Güney, ben, siz konuşurken dinledim.
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, efendim, buyurun siz; hemen iki kelime alayım; lütfen...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Efendim, iki kelime şu Sayın Başkan: Bu arkadaşımız, bu konunun geneli üzerindeki görüşmeler sırasında böyle bir yaklaşım gösterseydi, anlayışla karşılamak mümkündü; ama, şu anda, birtakım görüşmelerden sonra, bazı çevrelerin baskılarından sonra, böyle bir yola girildiyse, biz buna karşı çıkıyoruz.
Teşekkür ederim.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Böyle bir yoruma ihtiyacımız yok. Böyle anlamsız bir yoruma ihtiyacımız yok Sayın Başkan. (RP sıralarından gürültüler)
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Efendim, iktidar olamadınız; zaten bu Hükümetle olamazsınız da...
MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) – Gazetelere bakın...
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri...
MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, yerimden bir şey söylemek istiyorum.
BAŞKAN – Efendim, 550 arkadaşıma yerinden söz verirsem, ne zaman bitirir
iz biz bunu?MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, lütfen, müsaade eder misiniz...
BAŞKAN – Buyurun efendim.
MUSTAFA BAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, bu konuyla ilgili, 1996 yılının üçüncü ayında bizim vermiş olduğumuz kanun teklifi var, komisyonda bekliyor. Ben, bu iki teklifin komisyonda birleştirilmesini talep ediyorum; bir.
İkincisi, arkadaşlarımız bu kanun teklifini İçtüzüğün 37 nci maddesine göre buraya indirdi, 88 inci maddesine göre geri çekiyorlar, İçtüzüğe göre hak kullanıyorlar; ama, 50 bin insanı umutsuzluğa sevk ediyorlar.
3. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasarının müzakeresine başlayacağız.
Sayın Komisyon?.. Hazır değil.
Müzakere ertelenmiştir.
4. – Ordu Milletvekili Şükrü Yürür ve 5 Arkadaşının, Erbaş ve Er Ailelerinin Ücretsiz Tedavisi Hakkında Kanun Teklifi ve Millî Savunma Komisyonu Raporu ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/285) (S. Sayısı : 282) (1)
BAŞKAN – Ordu Milletvekili Şükrü Yürür ve 5 arkadaşının Erbaş ve Er Ailelerinin Ücretsiz Tedavisi Hakkında Kanun Teklifinin müzakeresine başlıyoruz.
Bu teklif, tali olarak havale edildiği Millî Savunma Komisyonunda görüşülmüş; esas olarak havale edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeden İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmıştır.
Esas komisyonun raporu bulunmadığından, teklifin müzakeresinde komisyonu arama imkânımız yok; ancak, Hükümeti arıyoruz.
(1) 282 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Sayın Hükümet bu konuda hazır mı efendim?
DEVLET BAKANI YÜCEL SEÇKİNER (Ankara) – Hazırız Sayın Başkan.
BAŞKAN – Rapor olmadığına göre, doğrudan, teklifin müzakeresine başlıyoruz.
Teklifin tümü üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Turhan Tayan; buyurun efendim.
DYP GRUBU ADINA TURHAN TAYAN (Bursa) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Ordu Milletvekili Sayın Şükrü Yürür ve arkadaşlarının, Erbaş ve Er Ailelerinin Ücretsiz Tedavisi Hakkında Kanun Teklifi üzerinde Doğru Yol Partisi Grubu adına görüşlerimi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği gibi, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay, astsubay ve sivil memurlar, hem kendileri hem de aileleri itibariyle sağlık hizmetlerinden istifade et
mektedirler.MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sayın Başkan, şu halde, hatibe saygısızlık var; burada, ayakta bir sürü arkadaşımız dolaşıyor...
BAŞKAN – Efendim, tabiî, burada yalnız hatip değil, onun hakkını da koruruz; ama, bir de Başkanlık Kürsüsü var...
Sayın Tayan, bir dakikanızı rica edeyim; sürenizi durduruyorum efendim.
Sayın milletvekilleri, bir sayın üye -hem de grup sözcüsü- bu çok önemli konuda görüşünü ifade ediyor. Lütfen, sükunetle dinleyelim.
Buyurun Sayın Tayan.
TURHAN TAYAN (Devamla) –
Bu teklif, Türk Silahlı Kuvvetlerine er ve erbaş olarak hizmet eden, vatan hizmeti yapan, karda kışta, gece demeden, gündüz demeden, vatan bekçiliği yapan kahraman Mehmetçiğimizin eş ve çocuklarının da, bu sağlık yardımlarından, sağlık hizmetlerinden istifade etmesi, ettirilmesi teklif sahiplerince öngörülmüştür.Teklifin, gerek Millî Savunma Komisyonunda gerekse Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sırasında, konu, tüm gruplarca benimsenmiş ve gündemdeki yerini almıştır.
Bugün, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, aşağı yukarı 800 bine yakın er ve erbaşının, yine tahminî yüzde 75’i; yani, 600 bine yakını kırsal kesimden gelen, dargelirli, fakir aile çocukları olduğu, bir ülke gerçeğidir. Yine, kırsal bölgelerden gelen 600 bine yakın er ve erbaşın, aşağı yukarı yüzde 8’e yakını evlidir; yani, bu, aşağı yukarı 50 binin üzerinde, evli, çocuk sahibi er ve erbaşımızı yakından ilgilendirmektedir.
İki seneye yakın vatan hizmeti sırasında, eşinin, her türlü maddî destekten mahrum kalması, gelirden mahrum kalması, işten mahrum kalması; tarlasını, çiftini, çubuğunu bırakıyor olması, takdir edersiniz ki, o aile için büyük bir maddî yük getirmektedir. Ancak, Türk Milleti, vatan hizmeti babında, her türlü fedakârlığa katlanarak, bu zorlukları da göğüsleyerek, vatan hizmeti diyerek, şanlı şerefli Mehmetçik ocağına intikal etmekte ve vatan hizmetini yapmaktadır. Ancak, işte, bu hizmet sırasında evinde, köyünde, mahallesinde bıraktığı, maddî destekten yoksun eşinin hastalığında veya çocuğunun hastalığında, onun tedavisinin k
imin tarafından, nasıl yapılacağı konusu, takdir edilir ki, silah altındaki er ve erbaşımızı derinden üzmekte ve onu kara kara düşündürmektedir.Şimdi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, güçlü Türkiye Cumhuriyeti Devletinin subayına, assubayına ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil memur olarak çalışan memurlara sağlayabildiği bu sağlık hizmetlerinin, sağlık yardımlarının Türk Silahlı Kuvvetlerinde er ve erbaş olarak görev yapan bu vatan evlatlarının eşine ve çocuklarına da verilmesi, gerçekten fevkalade doğru, fevkalade isabetli bir yaklaşım olacaktır. Bu münasebetle, teklif sahiplerini tebrik ediyorum ve komisyonlarda bu konuya anlayış gösteren, destek veren tüm parti gruplarımıza da, burada Doğru Yol Partisi Grubu adına teşekkürlerimi sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kolordu seviyesinde, aşağı yukarı 10’a yakın askerî hastanesi mevcuttur. Bu hastanelerin tüm bu hizmetleri karşılaması mümkün olmadığından, teklif, esasen, bu hizmetlerin devlet hastaneleri ve üniversite
hastaneleri tarafından karşılanmasını öngörmektedir.Teklifin komisyonda görüşülmesi sırasında bazı milletvekili arkadaşlarımız, bu hizmetlerin askerî hastaneler tarafından da görülmesini önermişler ve komisyon da bunu kabul etmiştir; ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sahip olduğu askerî hastanelerin, bugünkü kapasiteleri itibariyle, bu hizmetlerin görülmesinde önemli birtakım zorluklarla karşılaşacağı bir vakıadır. O bakımdan, şayet uygun görülürse, bu teklifin tümünü takdirle ve tebrikle karşılarken ve Doğru Yol Partisi Grubu olarak tamamen desteklediğimizi ifade ederken, bu arada, askerî hastanelerin bu yükümlülükten ayrı tutulmasının daha yararlı olacağı düşüncesine sahibiz. Ayrıca, sivil ve asker ailelerinin, birlikte, aynı çatı altında sağlık tedavisi görmesi bakımından bazı hizmetiçi aksaklıklara da sebebiyet vereceği düşüncesiyle, bu hizmetlerde askerî hastanelerin devre dışı bırakılmasının daha yararlı ve isabetli olacağı düşüncesindeyim.
Bu düşüncelerle, bu teklifin, bir an evvel yasalaşması suretiyle, sadece vatan hizmeti, hudut bekçiliği değil; içgüvenlik alanında da büyük hizmetler ve büyük fedakârlıklarda bulunan vatan evlatlarımızın, silah altındayken, eş ve çocuklarının devletin sağlık hizmetlerinden yararlandırılması hususunun bir an evvel sonuçlandırılmasının doğru ve isabetli olacağı görüşüyle Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Tayan, teşekkür ediyorum.
Anavatan Partisi Grubu adına, Sayın Yürür; grup görüşlerini ifade etmek üzere, buyurun .
ANAP GRUBU ADINA ŞÜKRÜ YÜRÜR (Ordu) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1996 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, bildiğiniz gibi, 2/285 sayıyla sunduğumuz Erbaş ve Er Ailelerinin Ücretsiz Tedavisi Hakkında Kanun Teklifimiz, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonumuzda çok uzun süre beklemesi üzerine, İçtüzüğün 37 nci maddesinin bize vermiş olduğu yetkiyi kullanarak huzurunuza getirdik ve teklifin doğrudan gündeme alınmasını kabul ettiniz. Bu teklifi veren, ben Şükrü Yürür, arkadaşlarım Çanakkale Mille
tvekili Sayın Mustafa Cumhur Ersümer, Amasya Milletvekili Sayın Aslan Ali Hatipoğlu, Ankara Milletvekili Sayın Nejat Arseven, Muğla Milletvekili Sayın Lale Aytaman ve Nevşehir Milletvekili Sayın Abdulkadir Baş adına huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.Bir şair diyor ki: “Bu vatan, toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır. / Bir tarih boyunca onun uğruna kendini tarihe verenlerindir.” Bu şairin sözünden haraketle, vatan hizmetine mecburî olarak aldığımız, adına genel olarak “Mehmetçik” dediğimiz insanların, askerde bulundukları süre içerisinde, muhtaç olan eş ve çocuklarının tedavisi -Sayın eski Savunma Bakanı arkadaşımız çok güzel ifade buyurdukları gibi, çok cüzî bir miktarda insan zaten, artık, o yaşta evli oluyor; öyleyse, çok cüzî bir kısmının eş ve çocukları yararlanacak- devletimize, milletimize külfet getirmemektedir.
Bu kanunu teklif etmemize gerekçe teşkil eden husus: Askere alınmış bir Mehmet’in, askerdeyken dünyaya gelen çocuğu ve bu çocuğun tedavisi için karşılaşılan zorlukları kendi yöremde yaşadım. Aile, yeşil kartı üniversitede kullanamadı ve üniversitede tedavisinden sonra, ailenin geride kalanları, bu çocuk için senet vermek mecburiyetinde kaldılar; fakat, o senet de ödenmedi; icraî takip yapıldı, icra takibi de sonuç vermedi. Onun üzerine, arkadaşlarımla görüşerek, bu kanun teklifini hazırladık ve bugün de, sizlerin oylarınızla kanunlaşacağına inandığım bu teklifi görüşmeye başladık.
Milletimize hayırlı olmasını dilediğim bu kanun teklifiyle getirdiğimiz nedir: Askere alınmış Mehmetlerin, geride bıraktıkları eş ve çocuklarının -muhtaç olduklarını ispat etmiş olanlarının, hepsinin değil- tedavisini ve tedavi giderlerini devletin yüklenmesini amirdir.
Bir diğer önemli husus, bu husus kanunlaştığı takdirde, bugüne kadar bahse konu Mehmetlerin eş ve çocuklarının hastanelerden kurtulmak için üniversite ve devlet hastenelerine vermiş oldukları senetlerin bedellerinin devletçe karşılanmasını amirdir.
Beni dinlemek lütfunda bulunduğunuz ve bu kanun teklifine müspet oy vereceğinize inandığım için, hepinize peşinen teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
Sağ olun, var olun. (Alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Yürür, ben de zatiâlinize teşekkür ediyorum, özellikle sürede tasarruf ettiğinizden dolayı.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Fırat; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA AYHAN FIRAT (Malatya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlarken, Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına hepinize saygılar sunarım.
Ordu Milletvekilimiz Sayın Şükrü Yürür ve 5 arkadaşının vermiş olduğu ve İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan Genel Kurula inmiş olan erbaş ve erlerin eş ve çocukları ile yardıma muhtaç ana ve babalarının sağlık hizmetlerinin ücretsiz yapılabilmesine dair 282 sıra sayılı kanun teklifi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini arz edeceğim.
Biraz önce, kanun teklifi sahibi arkadaşımız, burada, yasa önerisi hakkında bilgi verirken, muhtaç ana ve babalarını dahil etmediler; ancak, verdikleri yasa teklifinde, erbaş ve erlerin muhtaç ana ve babalarının da sağlık hizmetini istemişlerdi; ancak, komisyondan çıktığı zaman, muhtaç ana ve babaları teklifin içerisine alınmamıştır. Ben, bunu belirtmek istiyorum.
Burada, “60-70 bin erbaş ve eri ilgilendiriyor, maddî olarak getireceği yük, küçük bir yük” deniliyor. Arkadaşlar, şu şartlarda, kış şartlarında, ülkenin sınırlarında, dağ başlarında canlarını feda ederek bu ülkeyi bekleyen Mehmetçik için sarf edilecek masrafın küçüklüğü büyüklüğü söz konusu olmaz. Önce bunu belirtmek istiyorum.
Askerlik çağına gelen insanlarımız 20 yaşında bu göreve başlıyorlar. Genelde, Türkiye’de 750-800 bin civarında asker olduğunu düşünürsek, evli olanlar, demin de belirtildiği gibi, bunun yüzde 10’u civarındadır. Bu yüzde 10’un eşi ve çocukları, 70 bin veya 100 bin kişilik bir kitledir; bunlara hitap ediyor bu teklif. Ancak, getirilen bu kanun teklifi 700 bin, 800 bin kişiyi, muhtaç ana ve babayı da içine alan bir teklifti.
Şimdi, bildiğiniz gibi, askerlik çağına gelmiş insanlarımızın yüzde 70’i, yüzde 80’i kırsal alandan gelir; ana ve babası onun çalışmasına muhtaçtır, ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, bunları ayırmak, bence, son derece kötü. Bunun kapsamını yalnız eş ve çocuklar olarak bu derece daraltırsanız, yasanın esas büyüklüğü ortadan kalkmış olur. Bu
nu da belirtmek istiyorum.Teklif, ayrıca, jandarmayı dışta tutmuştu. Komisyonda görüşülmesi sırasında, jandarmanın erbaş ve erlerinin de kapsam içine alındığını memnuniyetle görmüş oluyoruz; böylece, büyük bir boşluk doldurulmuş oluyor.
Türkiye Cumhuriye
ti Anayasasının 2 nci maddesi, Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerini sayarken “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” der. İşte, sosyal devlet ilkesine bu derece uygun bir yasa ancak böyle olabilir. Onun için, ben, sosyaldemokrat bir milletvekili olarak, bu arkadaşlarımızı, böyle bir yasa teklifini getirdikleri için kutluyorum. Hakikaten, bunu, bütün içtenliğimle söylüyorum. Bu memleketi bekleyen kahraman Mehmetçik için böyle yasalar helal olsun; onların hakkıdır. Biz, her zaman bunları desteklemek için varız ve Türk ordusunun, Mehmetçiğin, erbaşın yanındayız. Onu da söylemek istiyorum.Efendim, bir de, burada, hastaneler hususunda bir ilave yapılmış; askerî hastanelerin dahil edilip edilmemesi konusu... Bence, askerî hastanelerin de dahil edilmesinde fayda vardır. Bu kanaatimi de bildirmek istiyorum.
Ayrıca, diyorum ki, yönetmelik çıkarılması için altı ay süre tanınmış. Bu yönetmelik çıkarma süresini kısa tutmakta fayda vardır; çünkü, altı ay uzun bir dönemdir ve şu anda asker olan kesimin hiç değilse üçte 1’i bu süre içerisinde terhis olup gidecektir. Dolayısıyla, bunu üç aya indirmekte büyük yarar olduğu kanısındayım.
Efendim, buradan, Türkiye’de şu anda görev yapan tüm erbaş ve erlerimizi saygıyla selamlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi adına ve Cumhuriyet Halk Partisinin bir milletvekili olarak ben, hepsine ve Yüce Meclise saygılar sunuyor, yasanın hayırlı olmasını dil
iyorum.Teşekkür ederim. (CHP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Fırat, teşekkür ediyorum.
Demokratik Sol Parti Grubu adına, Sayın Gülay; buyurun.
DSP GRUBU ADINA HASAN GÜLAY (Manisa) – Sayın Başk