DÖNEM : 20 CİLT : 45 YASAMA YILI : 3

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

55 inci Birleşim

17 . 2 . 1998 Salı

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMA

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – İstanbul Milletvekili Korkut Özal’ın, çalışanlardan yapılan tasarruf kesintilerine ilişkin gündemdışı konuşması

2. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, tütün üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın cevabı

3. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu’nun, gübre fiyatları ve çiftçilerimizin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Kocaeli Milletvekili Şevket Kazan’ın, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/305)

2. – Muğla Milletvekili Mustafa Dedeoğlu’nun, Bir İl ve Dört İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifinin (2/820) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/306)

3. – Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Erciş Adıyla Bir İl ve Çelebibağ Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifinin (2/807) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/307)

V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/1045) (S. Sayısı : 475)

2. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/189) (S.Sayısı : 476)

3. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/237) (S. Sayısı : 477)

4. – İzmirMilletvekili Işın Çelebi’nin, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/174) (S. Sayısı : 478)

5. – Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/179) (S. Sayısı : 479)

6. – Rize Milletvekili MesutYılmaz’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/169) (S. Sayısı : 480)

7. – İstanbulMilletvekili Ali Talip Özdemir’in, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/1112) (S. Sayısı : 481)

8. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/271) (S. Sayısı : 482)

9. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/880) (S. Sayısı : 483)

10. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/834) (S. Sayısı : 484)

VI. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı adlı petrol tankerinde meydana gelen yangın konusundaki Meclis Araştırması Komisyonunun 397 sıra sayılı raporunun gündemdeki yeri, görüşme günü ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerisi

2. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin DYP Grubunun önerisi

VII. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül ve 19 arkadaşının, Polis tarafından dinlenen telefonlar hakkındaki iddiaları araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/108) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı : 353)

VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol’un, milletvekillerinin çalışma odalarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4003)

2. – İstanbul Milletvekili HalitDumankaya’nın, özel bir kömür işletmesinin Tavşanlı-Emirler Köyünde demiryoluna verdiği zarara ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/4159)

3. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, elektrik dağıtım ihalesine giren firmalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/4199)

4. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Türkiye-ABD ve İsrail ortak askerî tatbikatına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in yazılı cevabı (7/4215)

5. – Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, eğitimciler için “izleme dosyası” tutulduğu iddialarına ilişkin sorusu ve Millî EğitimBakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/4233)

6. – Sinop Milletvekili KadirBozkurt’un, Sinop-Boyabat’da organize sanayi bölgesi kurulup kurulmayacağına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/4241)

7. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, D-8 oluşumuna ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmailCem’in yazılı cevabı (7/4256)

8. – Muş Milletvekili Sabahattin Yıldız’ın, Muş-Alparslan II Barajı projesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/4271)

9. – BalıkesirMilletvekili Ahmet Bilgiç’in, Kazdağları Millî Parkına ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4283)

10. – Trabzon Milletvekili KemalettinGöktaş’ın, Trabzon ve Rize Belediyelerine yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/4288)

11. – Bolu Milletvekili Mustafa Yünlüoğlu’nun, bakanlık personeline sinema, tiyatro veya baleye gitme zorunluluğu getirildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/4299)

12. – İstanbul Milletvekili HalitDumankaya’nın, milletvekillerinin sağlık ve tedavi harcamalarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4303)

 

 

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açıldı.

Genel kurulu ziyaret eden ArnavutlukCumhurbaşkanı Rexhep Meidani’ye Başkanlıkça “Hoş Geldiniz” denildi.

Konuşma isteği kabul edilen Arnavutluk Cumhurbaşkanı Rexhep Meidani, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.

Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Avrupa Birliği ülkelerinden yapılan et ithalatının hayvancılık sektörüne verdiği zararlara ilişkin gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Işın Çelebi,

Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, Balıkesirİli ve çevresinin vuku bulan sel faleketinden ve diğer nedenlerden kaynaklanan sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu,

İstanbulMilletvekili Bülent H. Tanla’nın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde uygulamaya konulan ekonomik ve sosyal tedbirlerin yetersiz kaldığına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım,

Cevap verdiler.

Fransa’ya giden Devlet Bakanı Işılay Saygın’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin,

Ukrayna Cumhuriyetine gidecek olan :

Devlet Bakanı Hasan Gemici’ye, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in,

Devlet Bakanı Güneş Taner’e, dönüşüne kadar,Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in,

Başbakan A. Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı BülentEcevit’in,

Devlet Bakanı Cavit Kavak’a, dönüşüne kadar, Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un,

İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’na, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’nun,

Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Uşak Milletvekili Hasan Karakaya’nın (6/777) ve (6/778) esas numaralı sözlü sorularını geri çektiğine ilişkin önergeleri okundu; sözlü soruların geri verildiği bildirildi.

TBMM GenelKurul salonunun yenilenmesiyle ilgili olarak ileri sürülen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırmak amacıyla kurulan (10/230, 231, 232, 233) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimine ilişkin tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 129 uncu sırasında yer alan 336 sıra sayılı Siyasî Partiler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair KanunTeklifinin bu kısmının 5 inci sırasına alınmasına ve 7 nci sıraya kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar Genel Kurul çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin RP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

1 inci sırasında bulunan, Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasarı (1/217) (S.Sayısı : 132), Komisyon yetkilileri Genel kurul salonunda hazır bulunmadıklarından,

2 nci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine DairKanunTeklifinin (2/676) (S.Sayısı : 232) ikinci müzakeresi, Komisyon ve Hükümet yetkilileri Genel Kurul salonunda hazır bulunmadıklarından,

Ertelendi.

3 üncü sırasında bulunan ve doğrudan gündeme alınması kabul edilen, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve YedekAskerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/669) (S.Sayısı : 338) tümü üzerindeki müzakereler tamamlanarak 1 inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.

Alınan karar gereğince, polis tarafından dinlenen telefonlarla ilgili iddialar konusundaki Meclis Araştırması Komisyonu raporunu ve diğer denetim konularını görüşmek için, 17 Şubat 1998 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.04’te son verildi.

 

Hasan Korkmazcan

Başkanvekili

Ahmet Dökülmez Mehmet Korkmaz

Kahramanmaraş Kütahya

Kâtip Üye Kâtip Üye

 

 

No : 80

II. – GELEN KÂĞITLAR

13.2.1998 CUMA

Teklifler

1. – Hatay Milletvekili Ali Uyar’ın; İş Kazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortaları Prim Tarifesinin Yeniden Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1048) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1998)

2. – Siirt Milletvekili Nizamettin Sevgili’nin; Bir İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1049) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1998)

3. – Siirt Milletvekili Nizamettin Sevgili’nin; Bir İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1050) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1998)

4. – Siirt Milletvekili Nizamettin Sevgili’nin; Bir İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1051) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1998)

Raporlar

1. – Isparta Milletvekili Ömer Bilgin’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/1081) (S. Sayısı : 540) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

2. – Isparta Milletvekili Ömer Bilgin’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/853) (S. Sayısı : 541) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

3. – İstanbul Milletvekili Necdet Menzir’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/856) (S. Sayısı : 542) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

4. – Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu ve Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/340) (S. Sayısı : 543) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

5. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/923) (S. Sayısı : 544) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

6. – Denizli Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt’un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/838) (S. Sayısı : 545) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

7. – Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/910) (S. Sayısı : 546) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

8. – Van Milletvekili Mustafa Bayram’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/828) (S. Sayısı : 547) (Dağıtma tarihi : 13.2.1998) (GÜNDEME)

 

 

 

No : 81

16.2.1998 PAZARTESİ

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Doğu ve Güneydoğu illerine yönelik indirim ve teşviklerden Erzincan’ın yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/867) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

2. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, Niğde Üniversitesi’nin personel ihtiyacına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/868) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan’da üniversite kurulmasına yönelik bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/869) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Türkiye Halk Bankası T.A.Ş.’ne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4373) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

2. – Kastamonu Milletvekili Haluk Yıldız’ın, Kastamonu İlinde fert başına düşen gayri safi yurtiçi hâsılaya ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4374) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

3. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Azerbaycan’daki darbe girişimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4375) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

4. – İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, Mersin’de faaliyet gösteren Yardım ve İyilik Vakfı ile ilgili bazı iddialara ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4376) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

5. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Fethullah Gülen hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4377) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

6. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Dalyan-Köyceğiz alt yapı projesi ihalesine ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/4378) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

7. – Ağrı Milletvekili M. Ziyattin Tokar’ın, İstanbul’da turizme açılan yeni alanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4379) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

8. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, orman yangınlarıyla mücadele için alınacak yeni araçların ihalesine ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/4380) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

9. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, afet konutları ihalesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4381) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

10. – Aydın Milletvekili Muhammet Polat’ın, Almanya’da düzenlenen bir toplantıya katılan görevlilerin yaptığı harcamalara ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/4382) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

11. – Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan’ın, bir Milletvekilinin katıldığı parti kongresinde uğradığı saldırıya ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/4383) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi

1. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, Tarım ve Köyişleri Bakanı ile Müsteşarının yakınlarının ölümü üzerine verilen ilanlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesini 13.2.1998 tarihinde geri almıştır (7/4327)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Kapıkule-Edirne karayolunda öldürülen kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4099)

2. – Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4101)

3. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Kapalı Çarşı onarım projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4108)

4. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, depremlerin önceden belirlenmesi ve uygulama merkezi araştırmaları projesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4111)

5. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Mersin, Karaman-Konya, Karaman-Ereğli arasındaki yol çalışmalarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4116)

6. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, İller Bankası Genel Müdürlüğü’nün Bursa’daki bazı yatırım projelerine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4120)

7. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Uludağ Üniversitesi’ne ait bazı projelere ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4121)

8. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Orhaneli, İnegöl ve Osmangazi Hastaneleri projelerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4126)

9. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki S.S.K hastanelerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/4138)

10. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa Köy İçme Suyu Yapımı Projesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/4141)

11. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa Uludağ Üniversitesi’ne ait bina inşaatlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4142)

12. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki bazı yatırım projelerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4143)

13. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki bazı fakülte binası inşaatlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4144)

14. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, bazı sağlık projelerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4145)

15. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki bazı hastane inşaatlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4146)

16. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’daki bazı hastane binası inşaatlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/4147)

17. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait bazı projelere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/4149)

18. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Gemlik-Orhangazi yolu üzerinde çimento fabrikası kurulup kurulmayacağına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/4150)

19. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, Personel atamalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/4158)

20. – İstanbul Miletvekili Halit Dumankaya’nın, O. Lütfü Topal cinayeti hakkında Kastamonu Cezaevinde bulunan tutuklular tarafından ortaya atılan iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4162)

21. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Çankaya Belediyesince ışıklandırılan yerler için yapılan harcamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4165)

 

No : 82

17.2.1998 SALI

Tasarılar

1. – Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/715) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

2. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğalgazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyetine Sevkiyatına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/716) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

3. – Türkiye Cumhuriyeti ile Slovak Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/717) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

Teklifler

1. – Muş Milletvekili Nedim İlci’nin; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1052) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.2.1998)

2. – Samsun Milletvekili İrfan Demiralp’in; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1053) (Millî Savunma ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.2.1998)

3. – Erzurum Milletvekili İsmail Köse ile Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesiyle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1054) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.2.1998)

4. – Konya Milletvekili Veysel Candan ve 10 Arkadaşının; Temel Eğitim Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1055) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.2.1998)

Tezkere

1. – İstanbul Milletvekili Tansu Çiller’in; Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1303) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa Geliş tarihi : 17.2.1998)

Raporlar

1. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S.Sayısı: 553) (Dağıtma tarihi : 17.2.1998) (GÜNDEME)

2. – Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay ve 20 Arkadaşı, İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 42 Arkadaşı, İstanbul Milletvekili Emin Kul ve 27 Arkadaşı ile Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu ve 28 Arkadaşının, TPAO Adlı Petrol Tankerinde Meydana Gelen Yangın Faciasının Nedenleri ve İtfaiye Teşkilatının Sorunları ile Boğazlar ve Marmara Denizinde Uluslararası Seyir Yapan Gemilerin Oluşturduğu Tehlikelerin Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergeleri ve (10/162, 163, 164, 175) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S.Sayısı : 397) (Dağıtma tarihi :17.2.1998) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan’a bağlı yerleşim birimlerinin sağlık personeli ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/870) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.2.1998)

2. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan depremi sonrası Afet Fonunda toplanan paralara ve sağlanan dış kredilere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/871) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

3. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Erzincan SSK Hastanesinin sağlık personeli ihtiyacına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/872) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç’in, Kazdağı ve Edremit Körfezi çevresinde madencilik faaaliyetlerine izin verilmesinin turizme etkileri konusunda Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/4384) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

2. – Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç’in, Kazdağları Millî Parkı çevresinde yürütülen maden kazı faaliyetlerine ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/4385) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

3. – Giresun Milletvekili Turhan Alçelik’in, Giresun’un Olağanüstü Hal ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde uygulanacak indirim ve teşviklerle ilgili kanun kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4386) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

4. – İçel Milletvekili D.Fikri Sağlar’ın, Fethullah Gülen’in mal varlığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4387) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

5. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Midyat Cezaevindeki bir itirafçıya yapılan ziyarete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4388) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

6. – Malatya Milletvekili Ayhan Fırat’ın, Elazığ’da açılan infaz koruma memuru sınavına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4389) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

7. – Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay’ın, Körfez krizi konusunda izlenecek politikaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4390) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

8. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, et ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4391) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.2.1998)

9. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, et ithalinde gümrük vergisinin kaldırıldığı iddiasına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4392) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

10. – İstanbul Milletvekili Osman Kılıç’ın, bazı belediye başkanlıkları hakkında yapılan şikâyet, inceleme ve soruşturma başvurularına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4393) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

11. – Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç’in, Kazdağı Çevresinde madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin çevreye etkisine ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/4394) (Başkanlığa geliş tarihi :13.2.1998)

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

17 Şubat 1998 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ederek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 55 inci Birleşimini açıyorum; Yüce Heyetinizi ve asil milletimizi hürmetle selamlıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Şimdi, ad okunmak suretiyle, Adana İlimizden başlamak üzere yoklamak yapılacaktır; Genel Kurul salonunda hazır bulunan sayın üyelerin yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalara başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, gündemdışı söz talepleri vardır; üç sayın üyeye söz vereceğim.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – İstanbul Milletvekili KorkutÖzal’ın, çalışanlardan yapılan tasarruf kesintilerine ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Birinci sırada, zorunlu tasarruflarla ilgili olarak Yüce Heyeti aydınlatmak üzere, Sayın Korkut Özal söz istemişlerdir.

Sayın Özal, buyurun.

Sayın Özal, dilekçenizde "zorunlu tasarruf" diye ifade buyurmuşsunuz; zaten, hep öyle geçiyor. "Tasarruf" kelimesinin kökeni, etimolojik olarak; yani, mastarı, tasarruftur; tasarrafa ya tasarrafu; yani, kendiliğinden biriken demektir. Hem zorunlu hem tasarruf... Bu, nasıl oluyor; Yüce Kurulu bir aydınlatırsanız, memnun oluruz.

KORKUT ÖZAL (İstanbul) – Teşekkür ediyorum.

Muhterem Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, Türkiye'nin gündemi çok başka şeylere odaklandığı için, bu arada, önemli bir konu dikkatlerden kaçtı. Mart 1988'de Yüce Meclis bir kanun çıkardı. Halk arasında "zorunlu tasarruf" diye biliniyor; fakat, uzun bir ismi var. Bunun üç amacı vardı: Çalışanları tasarrufa, ülkeyi de yatırım ve kalkınmaya yöneltmek; çalışanları tasarrufa teşvik için, fona ödediğinin 1,5 misli kadar da işveren katkısı eklemek ve fonu yüksek kârlarla çalıştırıp, emekli olanların maaşlarına yüzde 40 ilâ 100 nispetinde bir destek sağlamak.

Şu anda fonun 9 milyon mensubu var; nemalarla beraber fonun toplam büyüklüğü de 1 katrilyon civarındadır.

Ne yazık ki, bu kanunun uygulaması, kısa bir zamanda amacından saptırılmış ve fonun kendisi, katılımcıların hepsinin yakındığı büyük bir problem haline gelmiştir. Yakınmalar çok; fakat, bugün en önemli yakınma, fonun, enflasyondan dolayı -şöyle böyle- ortadan yok olacak bir duruma düşürülmesidir.

Bunu şöylece özetleyeyim: Fona yatırılan paralar, bugün, maalesef, enflasyonun yüksek olması neticesinde fevkalade aşınmış. Bir örnek veriyorlar: Yatırıldığı günkü kurlardan döndürüldüğü zaman, takriben 4 bin dolar değerinde, fona 100 milyon Türk Lirası yatırılmış. Bugün, maalesef, bu paranın değeri, dolar olarak sekizde 1'ine düşmüş. Sağlanan bütün nemaları da koyarsanız, toplam para, yine, maalesef, içeriye girenden az; yani, bir nevi, fon, nema vermiyor, eksiltiyor; nemasıyla birlikte toplamı, yine, ilk konulan paradan aşağıda.

Bunun sebebi, bu fonun çalıştırılmasında yüksek değerlendirmelerin kullanılmaması. Türkiye'de en yüksek değerlendirme, Türkiye'nin rantiyelere verdiği faizlerdir. Mesela, bugün bir ihale oldu, yüzde 140'a yakın bir faizle devlet 500 trilyon borçlanıyor. Eğer, bu fon ona göre çalıştırılsaydı, o zaman, bu fondaki para, bugünkü gibi azalmış değil, bilakis, 10 misline yakın bir büyüklüğe gelmiş olacaktı; yani, başka bir ifadeyle, 4 bin dolar koyan, bugün, 40 bin dolara yakın bir kaynak elde etmiş olacaktı; fonun mevcutları da, 1 katrilyon değil, 3 katrilyona yakın bir rakama ulaşacaktı.

Görülüyor ki, burada, bu fonun büyük ölçüde tahrip etmesinin sebebi sadece enflasyon değil, bir de, Hükümetin borçlanmada kullandığı metotlardır.

Şimdi, bizim Hükümetimiz, borç aldığı rantiye çevrelere yüzde 142 faizi veriyor, tıkır tıkır bunu ödüyor; lüks yol inşaatları var, buralara da dolarla fiyat verebiliyor, Hükümetimiz bunu da yapıyor; ama, bu 9 milyon çalışanın fonunda da, maalesef, aynı genişliği göstermiyor ve bir yerde Hükümet ne yapmış oluyor; zengini daha zengin eden, geniş bir çalışan kitlenin de fonunu azaltan bir politika izlemek durumuna düşmüş oluyor.

Bakın, bu ay enflasyon -ki, burada en büyük tahripkâr unsur odur- yüzde 101'e çıktı. Geçen gün bütçeyi kabul ettiğimiz zaman gördük ki, şu anda, bu enflasyondan dolayı, bizim sosyal güvenlik sistemlerimiz, halen memur ve işçi emekli maaşlarını ödeyemediği için bütçeden korkunç bir para çekiyor; bütçe açığının üçte biri buradan geliyor ve buna ilaveten de, 4,5 katrilyon açığın bunu karşılayamaması nedeniyle, bütün emeklilerimiz sıkıntıda.

Şimdi, bu enflasyona geliyoruz... Ocak 1997'den beri yüzde 75'lerde seyrediyordu; birdenbire, Hükümet geldi göreve ve ekonomiden sorumlu Sayın Bakan dedi ki, bu yüzde 75, yüzde 100'e çıkacak yıl sonunda. Bunu o zaman söyledi; şimdi de övünerek diyor ki: "Ben, o zaman söylemiştim..." Şimdi, ben şunu soruyorum Sayın Hükümete: Enflasyonu yüzde 100'e çıkarmayı siz mi planladınız? "Evet" derseniz, sorumlu sizsiniz; "hayır, bizim dahlimiz yok" diyorsanız, o zaman size soruyorum: Allahaşkına, siz, orada niye duruyorsunuz?! (RP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KORKUT ÖZAL (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Efendim, süre verdim; buyurun.

KORKUT ÖZAL (Devamla) – Göreviniz, sadece seyircilik ve haber spikerliği mi?! Bugüne kadar, hangi somut tedbiri aldınız enflasyonda? Aranız da darmadağın gidiyor.

Onun için, şimdi, size bir teklifim var: Gelin, iki şeyden birini yapın; bu zorunlu tasarruf dahil, milleti ezen enflasyon sorununu çözecek ve çalışanların ve milletin ıstırabını durduracak ciddî yapısal tedbirleri -öyle, çok laf üretmeden- almaya hemen başlayın. Doğruyu yaparsanız, sizi desteklemek bizim boynumuzun borcudur; ama, eğer, bunları yapacak programınız, siyasî cesaretiniz, iradeniz ve iktisadî maharetiniz yoksa, lütfen, millet ve memleketin önünü tıkamaya devam etmeyin. Bu sorunların hepsini başarıyla çözecek program, kadro ve cesarete sahip olanlar muhakkak ki vardır ve siz, yolu tıkamazsanız, elbette onların önü açılacaktır.

Saygılar sunuyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Özal, teşekkür ediyorum efendim.

2. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, tütün üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı görüşmelerin ikinci sırasında söz verdiğim Sayın Gözlükaya, tütün üreticilerinin sorunlarıyla ilgili olmak üzere söz talebinde bulunmuşlardır.

Buyurun.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemdışı söz verdiği için Sayın Başkana teşekkür ediyorum; şahsında, tüm Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tütüncünün sorunu çoktur; tütün bölgelerinden gelen arkadaşlarımız, bunu gayet iyi bilirler; ama, ben, bunlardan birkaç tanesine temas etmek durumundayım:

Birincisi, bu Hükümeti oluşturan partilerin mensupları, hatırlarsanız, geçen yıllarda "Doğru Yol Partisi kota uyguluyor" diye köy köy dolaşarak şu vaatte bulundular: "Biz, iktidara gelirsek, kotayı kaldıracağız." Biz, kotayı uyguladık; ama, sulak ve taban arazideki tütün üretimine son vermek için uyguladık ve bunda da başarılı olduk; fakat, bu Hükümet, kırsal alan dahil, her yerde kota uygulamaktadır. Düşünebiliyor musunuz, bir tütüncüye 50 kilogram kota verilmiştir; yeni dikime geçen gençlere de 150 kilogram...

Şimdi, Sayın Bakana -tütünden anlamadıklarını biliyorum- soruyorum: Bir çiftçi, 50 kilogram tütün için tütün tarlası icarlar mı, tütün diker mi veya onun meşakkatine katlanır mı?.. Bu kota uygulaması yanlıştır.

Ege Bölgesinde sulak arazide tütün yoktur, kırsal alandadır. Türkiye'de, 3,5 milyon insan geçimini tütünden sağlamaktadır. Ege'de, özellikle bugün, tütün dikilen alanlar tamamen kırsal alandır; bu yanlışlığın düzeltilmesi lazım.

İkincisi, Doğru Yol Hükümeti dönemlerinde, yeni tütün diken bir vatandaşa asgarî 300 kilogram tütün kotası verilmişti; ama, bugün, 50 ve 100 kilogram kota verilerek çiftçiyle alay edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, tütüncünün bir diğer sorunu da, piyasanın açılmamış olmasıdır. Türkiye'de, bugüne kadar, piyasalar en geç şubatın ortalalarında açılmıştır.

Bir hususu hatırlatmak istiyorum: Sayın Başbakan bir Denizli seyahatinde, Tavas'ta, tütüncülere müjdeler vermiştir. Bu müjdelerin içerisinden birincisi "çok yüksek fiyat vereceğiz, merak etmeyin..." olmuş; ikinci olarak "yılbaşından önce tütün piyasasını açacağız..." demiş ve yine "müjdeler olsun..." gibi birtakım beyanlarda bulunmuştur. Bu beyanlar televizyonda ve gazetelerde yer aldı. Şimdi soruyorum; yılbaşı geçeli birbuçuk ay oldu, bırakınız o sözü; tütün piyasasını, bizim en geç açtığımız tarihte, şubat ortalarında dahi açamadınız. Sayın Bakana soruyorum; piyasayı ne zaman açacaksınız? Tütün çiftçisi acilen bu sorunun cevabını beklemektedir. Ayrıca, tütün çiftçisine vadeli mal veren esnaflar da, sıkıntı içerisinde, tütün piyasasının bir an önce açılmasını istemektedir.

Değerli arkadaşlarım, bir hususu daha açıklamak isterim. Söylentilere göre, Ege tütün başfiyatı 800-850 bin lira arasında olacaktır denmektedir. Tütün maliyetlerine baktığınız zaman, tarım kredi kooperatiflerinin ve Ziraat Bankasının kredi faizlerinin artışına baktığınız zaman, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışlara baktığınız zaman, bugün, tütünün maliyeti 900 bin lirayı geçmektedir. Hal böyleyken, 800–850 bin lira gibi bir fiyatın verileceği söylentilerinin doğru olmadığına inanmak istiyoruz. Sayın Bakandan soruyoruz; bu söylentiler doğru mudur, yanlış mıdır? Eğer, doğruysa, vicdanınız buna nasıl razı olacaktır?.. Biz, bugün, tütün fiyatlarının asgarî 1 150 000 lira civarında olmasını istiyoruz. Dolara endeksli olan tütün başfiyatının, doların daimî yükselişi de dikkate alındığında, asgarî 1 150 000-1 200 000 lira civarında olması gerekir. Doğru Yol Partisi Hükümetleri, tütün ortalama fiyatını hep başfiyata denk tutmaya çalışmıştır. Onun için, ortalama fiyatın da asgarî 1 milyon lira civarında olması gerekmektedir.

Şunu da hatırlatmak istiyorum: Biz, iktidara geldiğimiz 1992 yılında tütünü 14 bin liradan aldık; her sene yüzde 100 artırmak suretiyle, iktidarı bıraktığımızda, geçen sene, son olarak tütünü 500 bin liradan aldık; hep yüzde 100 zam verdik; ki, bugünkü girdiler, bugünkü girdilerdeki yükseklik, o günlerde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Gözlükaya, 1 dakikalık eksüre veriyorum...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Devamla) – Biz, hep yüzde 100 zam vererek geldik. Bugünkü maliyetleri de dikkate aldığınızda, biraz önce söylediğim gibi, başfiyatın, en azından 1 150 000-1 200 000 lira civarında olması gerektiğini ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu Hükümet, Tekel'i ortadan kaldırmaya çalışıyor, Türk tütüncülüğüne de son vermeye çalışıyor. Bunu, araştırma önergemiz sırasında görüşeceğiz.

Şimdi, ben, tütün bölgesinden gelen bütün milletvekillerine söylüyorum; gelin, hep beraber, Tekel'i, tütünü ve tütüncüyü kurtaralım. Bakınız, piyasa, ayın 15'inde açılması gerekirken, hâlâ açılmadı; Sayın Bakana bunu soruyoruz. Marmara, Karadeniz ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri tütün piyasalarının ise...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET GÖZLÜKAYA (Devamla) – Hadise önemli; 1 dakikada bitireceğim Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Peki; buyurun; 1 dakika...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Devamla) – ...nisan, mayıs aylarında açılacağı söylenmektedir. Eğer, bu açılış dikkate alınırsa, ödemelerin, temmuzdan sonraya, ekime doğru sarkacağını ifade etmek istiyorum.

Biz, Doğru Yol Partisi Hükümetleri olarak, piyasayı 15 Şubatta açtık, tütünü15 gün sonra teslim aldık ve asgarî 2 milyon lira da balya avansı verdik ve teslim aldıktan sonra da, tütün bedellerinin karşılığını en kısa sürede ödedik. Şimdi, sevgili arkadaşlarım, bugün, tütüncü, endişe içindedir; Doğru Yol Partisinin içinde bulunduğu hükümetlerde verilen fiyatlarla yaşadığı altın çağı aramaktadır. Çiftçi, bu Hükümeti sandıkta boğacaktır.

Tütün bölgesi milletvekillerinin dayanışma içinde olmasını ve Hükümeti kontrol etmesini, takip etmesini tekrar istirham ediyor; Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

VELİ AKSOY (İzmir) – Buradayız Mehmet Ağabey!..

BAŞKAN – Sayın Gözlükaya, teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Aşık; buyurun efendim.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tütün üreticisinin sorunlarıyla ilgili konuşma yaparak bana açıklama fırsatı verdiği için sayın milletvekilime teşekkür ediyorum.

İzleyebildiğimiz kadarıyla, konuşmasında, üç önemli hususa değinmiştir.

Birincisi, kota meselesi.

İkincisi, tütün alım fiyatlarının açıklanması ve piyasanın açılışı.

Üçüncüsü ise, fiyat politikası.

Her üçünde de Hükümetimizi eleştirmiştir gayet tabiî.

Şimdi, izninizle, kendisine cevap vereceğim ve bu vesileyle de, bu konularla ilgili Hükümetimizin görüşlerini açıklamaya çalışacağım.

Sayın milletvekilleri, bildiğiniz gibi, bu kota meselesi, 1994 yılında, Doğru Yol Partisinin icadıdır. Sayın milletvekilim, işte "vardı, yoktu" diyor; ama, Doğru Yol Partisinin icadıdır ve 1994 yılında, Türkiye'de, toplam 181 bin ton tütün üretimi yapılmıştır ve hepsi alınmıştır; 1995 yılında bu miktar 195 bin tona çıkmıştır; 1996'da 221 bin tona çıkmıştır. 1997 yılının henüz alımları yapılmamıştır, kaç kilo olacağını bilmiyoruz; ama, tespitlerimize göre, 300 bin ton olacağını tahmin ediyoruz.

Bu 300 bin ton, tabiî ki, Türkiye'nin, hem ihracatının hem ihtiyacının çok üzerindedir. Türkiye'nin ihracatının ve ihtiyacının toplamı 220 bin tondur. Yani, geçen sene, ihtiyaç ve ihracata göre, Türkiye'de, 80 bin ton fazla üretim yapılmıştır. Biz, bunun iznini biz vermedik, bizden evvelki hükümet verdi diye almamazlık etmeyeceğiz, tamamını alacağız; ama, bilinmesi lazım ki, 300 bin ton tütünün tamamı alınacak ve muhtemelen 80 bin tonu yakılacaktır. Bunun da Hazineye maliyeti 60 trilyon lira civarındadır.

Haydi, geçen sene bir hata yaptınız, 300 bin tona izin verdiniz, alındı; aldık, yaktık... Buna, senelerce devam mı edelim, yoksa bir kontrol altına mı alalım? Şimdi, biz, bunu, bir anda, yeniden 220 bin tona indirsek, üretici çok mağdur olacak. Bir alışkanlığı bir anda geri almanın mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Üç senelik bir süre içerisinde -enflasyonda düşündüğümüz gibi- tütün üretimini, her yıl yüzde 10 indirmek suretiyle, normal, gerekli olan 220 bin ton rakamına indirmiş olacağız. Bu sene öngördüğümüz tütün üretimi -ki, üreticiye, buna göre izin belgesi vereceğiz- 270 bin ton olacak. Bu rakam, tekrar ediyorum, 1994 yılında 181 bindi, 1995 yılında 195 bindi, 1996 yılında 221 bindi. Bu sene 270 bin tona izin veriyoruz. Bu, son üç yılda alınan tütünün ortalamasının yüzde 25 fazlası olacak. Dolayısıyla, üreticininin bu konuda mağdur edilmesi söz konusu değildir. Ayrıca, her zaman olduğu gibi, taban arazide tütün ekimine izin vermeyeceğiz.

İkinci olarak, sayın milletvekilim, Doğru Yol Partisi dönemlerinde, dolar bazında, tütüne çok para verildiğini, şimdi tütün üreticisinin mağdur olduğunu, olacağını -henüz, tütün fiyatını açıklamış değiliz- söylüyor. İzin verirseniz, son 6 yılda verilen fiyatları, dolar bazında söyleyeceğim. 1990 yılında tütün üreticisine -Ege Bölgesi için söylüyorum; değişik bölgelerde farklı, biraz daha değişiyor; ama, ortalaması en yüksek olan budur- 5 dolar verilmiş. 1991 yılında 6,85 dolar verilmiş. Bunlar, ANAP dönemi. 1992 yılında 5 dolar, 1993 yılında 3 dolar, 1994 yılında 3 dolar, 1995 yılında 3,5 dolar, 1996 yılında 4 dolar. Yani, daha evvelki ANAP dönemlerinde tütün üreticine, 5 ve 6 dolar verilirken, Doğru Yol Partisi neminde, 4 sene boyunca, 4 dolardan fazla verilmemiş. Ortalama verdiğiniz fiyat da 3-3,5 dolar civarındadır.

NEVFEL ŞAHİN (Çanakkale) – Sen 7 dolar ver...

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Ben, 7 dolar mı vereceğim, 4 dolar mı vereceğim; dünya şartlarına, tütünün değerine, doların kuruna, Türkiye'nin ihtiyacına, Hazinenin durumuna, üreticinin durumuna, maliyet durumuna bakacağız -zamanını da açıklıyorum- 10 Marttan evvel tütün baş fiyatını açıklayıp, alımlarına başlayacağız.

Efendim, 10 Mart geç midir; ona bakalım... Son dört yıla bakınız... Sayın milletvekilim, eleştirdiniz, söylüyorum; bakınız; 1992 yılında, tütün alımları, 18 Martta başlamış...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Piyasa ne zaman açılmış?

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Efendim, tütün almadıktan sonra, fiyatı açıklasanız ne olur?!.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Açıkladıktan on gün sonra teslim alıyorsunuz...

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Söylüyorum; piyasa da 17 Şubatta açılmış.

BAŞKAN – Sayın Gözlükaya, diyaloğu bırakınız lütfen. Sayın Bakan, siz de Genel Kurula bilgi sunun lütfen.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Efendim, 1992 yılında 17 Şubatta fiyat açıklanmış, 18 Martta alımlar başlamış. 1993 yılında 16 Şubatta -yani, bugün itibariyle- fiyat açıklanmış, 1 Martta alımlar başlamış. 1994 yılında 17 Şubatta, 1995 yılında 15 Şubatta, 1996 yılında 15 Şubatta fiyat açıklanmış, alımlar da 13 Martta ve 10 Martta başlamış. Yani, bugün itibariyle, son beş yıla göre, herhangi bir gecikme yok; daha aynı tarihlere gelmedik; buraya çıkıp eleştiriyorsunuz da...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Siz, ne zaman açacaksınız? Tarihini söyleyin; onu bekliyor millet.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Bakınız, tekrar ediyorum; Doğru Yol Partisi döneminde, son dört yılda, ortalama 220 bin ton civarında üretim yapılmış, bu sene 270 bin tona izin verilmiş; yani, bir azalma söz konusu değil. Doğru Yol Partisi döneminde, son dört yılda, ortalama 3,5 dolar fiyat verilmiş. En yüksek fiyat geçen sene verilmiş; 4 dolar...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Bu dolarları çok dinledik biz...

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Merak etmeyin; bu sene, yine...

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Türk parası olarak ne vereceksiniz; piyasayı ne zaman açacaksınız; onu söyleyin.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Söylüyorum...

BAŞKAN – Sayın Gözlükaya...

Sayın Bakan, bana sorarsanız, sürenizi yanlış kullanıyorsunuz; takdir sizin.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Efendim, cevap veriyorum...

Tekrar ediyorum...

BAŞKAN – Efendim, Genel Kurula bilgi sunun siz.

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Sayın milletvekilim "bu sene, bu Hükümet yüzünden, tütün üreticisi mağdur edildi" dedi; mağduriyet sebeplerini de üç noktada topladı. Birincisi "tütün üreticisi mağdur edilmiştir; çünkü, tütün ekimi azalmıştır" dedi. Ben diyorum ki, tütün ekimine şimdi izin veriyoruz; vereceğimiz miktar, son dört yılda, Doğru Yol Partisi döneminde verilenin yüzde 25 fazlası olacaktır; rakam olarak da, 220 bin yerine, 270 bin ton tütün üretimine izin verilmiştir.

İkincisi, sayın milletvekilim "az fiyat veriyorsunuz" dedi. Ben de diyorum ki, son dört yılda, Doğru Yol Partisi döneminde, 3 dolar, 3,2 dolar, 3,5 dolar ve 4 dolar; yani, ortalama 3,5 dolar fiyat verilmiştir; bu sene, bunun çok üzerinde olacaktır. Henüz açıklamadık; ama, bu fiyatın çok üzerinde olacaktır.

Üçüncüsü, sayın milletvekilim "17 Şubat oldu, hâlâ siz piyasayı açmadınız" dedi. Ben de diyorum ki, son dört sene içerisinde, mart ayından evvel tütün alımı hiç başlamamıştır. Yani, burada kimi, ne için şikâyet ediyorsunuz; onu anlamak mümkün değil.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Ben size şunu soruyorum Sayın Bakan: Ne zaman açacaksınız; kaç lira başfiyat vereceksiniz?!

DEVLET BAKANI EYÜP AŞIK (Devamla) – Efendim, 10 Marttan evvel fiyatı açıklayacağız ve şimdiye kadar, hemen hemen gelenek haline getirdiğiniz gibi, 15 Marttan evvel de tütün alımlarına başlayacağız.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum ve teşekkür ediyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.

3. – Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu’nun, gübre fiyatları ve çiftçilerimizin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı

BAŞKAN – Gübre fiyatları ve üreticinin ihtiyaçlarıyla ilgili olarak, Sayın Altan Karapaşaoğlu; buyurun. (RP sıralarından alkışlar)

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin yüzde 50'sini doğrudan ilgilendiren, yüzde 100'ünü de dolaylı bir şekilde ilgilendiren, çiftçimizin başlıca sorunlarından, ziraat üretiminin başlıca sorunlarından birisi olan gübrenin tedariki, çiftçiye ulaştırılması ve fiyatı konusunda söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bundan önce, 25 Kasım 1997 tarihinde, bir soruşturma açılması için yapılan bir müracaatla ilgili olarak, gübre konusu için bir noktada değinmede bulunmuştum; ama, bugün, ziraat odalarımızdan, tarım kredi kooperatiflerimizden aldığımız fakslar ve teşkilatımız vasıtasıyla ülkemizin köylerinde yaptığımız çalışmalar neticesinde elde ettiğimiz bilgiler ve bulgular şöyle tezahür etmekte:

Değerli milletvekilleri, tarım kredi kooperatifleri, çiftçiye iletilmek üzere gübre ithal etmektedirler; bu gübrelerin ithali sırasında birtakım masraflar yaptıktan sonra, üzerine bir kâr koymak suretiyle de çiftçimize iletmektedirler. Efendim, bu noktada, aldığımız rakamlar şöyledir... Bu rakamları, tarım kredi kooperatiflerinden, Sayın Bakanın 25 Kasım 1997 tarihinde kendisini savunmak için bize verdiği dosyalardan, üretim yapan fabrikalardan ve kullanan üreticilerden almış bulunuyoruz. Bir tablo haline getirdiğimiz bu rakamlar üzerinden size birtakım bilgiler veriyorum.

Bakınız (15.15.15) kompoze denen gübrenin tonu 196,54 dolara mal oluyor ve kilogram maliyet fiyatı 43 bin liradır; yüzde 16 kâr konulmak suretiyle 50 bin lira fiyat ilan ediliyor ve 20 bin lira sübvansiyon yapılıyor. Burada dikkati çeken konu, sübvansiyon miktarının, sübvansiyon kararnamesi çıkarılırken, köylüye, yüzde 50 yapılacağı bildirilmiş olmasına rağmen, bugün, bu sübvansiyon miktarının, kârlı satışa göre yüzde 40, maliyet esasına göre ancak yüzde 30 olduğu tespit ediliyor.

Bunun dışında (20.20.0) kompoze gübre, yine tonu 201,45 dolardan alınıyor, 44 bin liraya mal ediliyor ve 50 bin lira fiyat ilan edilmek suretiyle, köylüye, 20 bin lira sübvansiyonla 30 bin liradan satılıyor. Bunun dışında 46'lık üre dedikleri gübre, kilosu 36 bin liraya mal ediliyor, 42 bin lira fiyat ilan ediliyor, 25 bin liradan satılmak suretiyle çiftçiye yapılan sübvansiyon, maliyet üzerinden yüzde 30'a düşmüş oluyor.

Yüzde 26'lık amonyum nitrat gübresi. İşte, burada biraz daha fazla durmak, biraz daha fazla anlatmak istiyorum. Bakınız, bu gübrenin ton fiyatı 130,57 dolar. 28 bin liraya mal ediliyor; ama, çiftçimize ilan edilen fiyat, üzerine yüzde 32 kâr koymak suretiyle, 37 bin lira oluyor; 23 500 lira çiftçiden alınıyor. Dolayısıyla, buradaki sübvansiyon miktarı, maliyet fiyatı üzerinden yüzde 16'ya düşüyor. Tabiî, bu enteresan rakam... Çiftçinin en çok kullandığı, yani tarım kredi kooperatiflerinin ithal ettiği 900 bin ton gübrenin yarısını teşkil eden yüzde 26'lık amonyum nitrat 420 bin ton olarak ithal ediliyor. Dolayısıyla, köylümüze yapılan sübvansiyon, maliyet üzerinden hesaplandığında, yüzde 16'ya düşüyor. Tabiî, bunun diğer tarafını da incelemek lazım. Bu arada, bu sübvansiyon kararnamesi hazırlanırken, bir taraftan da, biliyorsunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) – Sayın Başkan, iki üç dakika daha...

BAŞKAN – O kadar yok Sayın Karapaşaoğlu; hemen toparlayın efendim.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) – ...tarım kredi kooperatifleri vasıtasıyla çiftçiye verilen kredinin faizi yüzde 53'ten yüzde 73'e çıkarılıyor. Dolayısıyla, bir taraftan, gübre üzerine yüksek kârlar koymak suretiyle, diğer taraftan da faiz oranlarını yükseltmek suretiyle, köylüye sübvansiyon yapılmıyor; tam tersine, tam anlamıyla gübrenin maliyeti köylünün cebinden alınıyor ve hatta bu sübvansiyon tersine dönmüş oluyor, köylü devleti sübvanse etmiş oluyor.

Değerli arkadaşlar, bu arada, tabiî, yaptığımız araştırmalarda şu hususa da rastlıyoruz: Bakınız, dünya piyasalarında amonyum nitrat 90 ilâ 100 dolar arasındayken, bize 139,97, yani, 140 dolara mal oluyor. Ben, bir tarihte burada demiştim ki, piyasa fiyatı ile ambara giriş fiyatı arasındaki farka FOB-CIF farkı derler; yani, sigorta-navlun farkı derler. Yaptığımız araştırmada gübre fiyatları için, gübre için bunun yüzde 18'i geçmediğini tespit etmiş bulunuyoruz. Ben, 25 Kasımdaki konuşmamda da yüzde 20'yi geçmez demiştim; ama, bakınız, bugün tespit ediyoruz, yüzde 40 yine FOB-CIF farkı karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, burada, birileri sübvanse ediliyor; ama, köylümüz değil, belki tüccar, belki aradan birkaç çıkarcı grup sübvanse edilmiş oluyor.

Değerli kardeşlerim, değerli milletvekili arkadaşlarım; bu konu istismara açık bir konudur, bu konu üzerinde Meclisimizin araştırma yapması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Karapaşaoğlu...

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) – Bir cümle söyleyip, saygı sunacağım efendim.

Çiftçimizin, bilhassa tarım kredi kooperatifine üye olan çiftçimizin, ayrıca bir şikâyeti daha var: Kendilerinden çiftçilik belgesi isteniyor. Bu çiftçilik belgesinin alınması noktasında, ziraat odalarına gönderiliyorlar, mükerrer aidat ödemek, mükerrer masraf yapmak zorunda kalıyorlar; bu noktadan da şikâyetleri var. Ziraat odalarının da beyanına göre, sübvansiyonlar, bugün, artık, 20 ilâ 40 arasına düşmüştür. Her ay yüzde 7-8 enflasyon olduğunu düşünürseniz, yıl sonuna kadar sübvansiyon miktarının tamamen sıfıra ineceğini hesaplamak mümkündür.

Değerli Başkanımızı ve değerli milletvekillerimizi, Genel Kurulu saygıyla selamlıyor, bu konu üzerinde Hükümetimizin ciddî birtakım tedbirler almasını diliyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Karapaşaoğlu teşekkür ediyorum.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan_

BAŞKAN – Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Taşar; buyurun. (ANAP sıralarından alkışlar)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gündemdışı söz alarak, gübre fiyatları ve teminindeki güçlükler konusunda burada bilgi veren değerli milletvekili arkadaşıma bu konu hakkında bilgi vermek ve sizleri aydınlatmak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, sizleri ve ekranları başında bizi izleyen değerli vatandaşlarımızı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Bugün itibariyle, ülkemizde, başlıca üretimleri gübre hammaddesi ve aramaddesi olan 9 özel ve kamu kuruluşu bulunmaktadır. Ülkemizdeki söz konusu gübre fabrikalarının üretimlerinde kullandıkları hammaddelerin yüzde 90-95'lik bölümü ithalat yoluyla temin edilmektedir. Gübre maliyetlerindeki en büyük payı oluşturan hammaddelerin yurt dışından ithal ediliyor olması, gübre fiyatlarının büyük oranlarda döviz paritesindeki değişimlere bağımlı kalması sonucunu doğurmaktadır.

Hepinizin bildiği gibi, gübre sektörü, tarımsal girdilerin önemli bir bölümünü oluşturduğu için, ülkemiz açısından vazgeçilemez ağırlıkta ve önemde bir sektördür. Sektörün ayakta kalması, ülkemiz tarımı açısından büyük önem taşımaktadır. Bakanlık olarak yürüttüğümüz çalışmalarda, hem gübre üreticilerini ayakta tutacak hem de çiftçilerimizin gübre fiyatlarının altında ezilmesini önleyecek düzenlemelerle icraatımızı yapmaya devam etmekteyiz. Kararlarımızı alırken ve uygularken, hem gübre üreticileriyle hem çiftçilerimizle bir araya gelerek, ülkemiz gübre sanayii ve tarımı için en akılcı yolu izlemeye gayret ediyoruz.

Bu çerçevede, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olarak hazırladığımız gübre sübvansiyonlarının, çiftçi yerine, direkt üreticilere ödenmesi yolundaki kararnamemizin yürürlüğe girmesi, hem son yıllarda bu konuda mağdur olan çiftçilerimizi memnun etmiş hem de gübre üreticilerinin lehine yenilikler getirerek gübre üreticilerini de mağdur etmeyecek kalıcı bir yapıyı oluşturmuştur. Böylece, hem çiftçimiz gübreyi daha ucuza temin etmektedir hem de gübre üreticilerine sübvansiyon bedelleri zamanında ödenerek sektörün ayakta kalması sağlanmaktadır.

Kimyevî gübre desteğiyle, çiftçilerimizin gübreye olan talebi canlı tutularak çiftçilerimizin yeterli gübre kullanması imkânının getirilmesinin yanı sıra, son yıllarda alım gücü zayıflayan çiftçimizin alım gücüne de katkıda bulunulmuş olunmaktadır. Çiftçilerimizin ucuz kimyevî gübre kullanmasını sağlamak üzere, bu kararla da yetinmedik. Kimyevî gübre ithalatı, Avrupa Birliği ülkeleri itibariyle tamamen libere edilmiş, gümrük vergileri ve fonlar sıfırlanmıştır. Üçüncü ülkeler itibariyle ise, fonlar tamamen kaldırılmış, gümrük vergileri ise yüzde 6-7 seviyelerine indirilmiştir. Buradaki amacımız, gübre üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve gübre fiyatlarının kontrol altına alınmasıdır.

Tarım kredi kooperatifleri ile diğer kooperatif kuruluşlarının kimyevî gübre tedarik ve dağıtımında etkin olarak yer almaları sağlanarak, fiyatlar dengede tutulmakta ve spekülatif etkilerin önüne geçilmektedir. Ayrıca, gübre üreten fabrikaların dışında oluşan ve sayıları 120'yi bulan gübre dağıtıcıları da, serbest rekabet sistemi içerisinde, gübre fiyatlarının düşük seviyede oluşmasına katkıda bulunmaktadırlar.

Bu çerçevede, Bakanlar Kurulu tarafından alınan, tarımda kullanılan kimyevî gübrelerin yurt içinden ve yurt dışından tedariki, dağıtımı ve desteklenmesi hakkındaki karar doğrultusunda -yukarıda arz ettiğim- çiftçilerimiz ve gübre üreticilerimizin lehindeki esasları karara bağladık.

Bu vesileyle, şu hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum: Ülkemiz ekonomisi ve çiftçimizin yararına olacak, tarım sektörüne yarar ve destek sağlayacak uygulamaları devam ettirmek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olarak temel hedefimizdir; bakanlığım süresince tarım kesimine ve çiftçilerimize yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz hizmetlerin temelinde bu anlayış yatmaktadır.

Tarım kredi kooperatiflerinin gübre ithal ettiğinden bahsetti değerli arkadaşımız; evet, ithal etmektedirler. Geçen konuşmasında da "FOB, CIF" diye yanlış bir ifadede bulunmuştu; bugün de aynı yanlış ifadede bulunduklarını söylüyorum. Bu ithaller, Türkiye teslimi yapılmaktadır; Türkiye teslimi yapılan mallarda da fiyatların nasıl oluşacağı bellidir. Biz, değerli milletvekili arkadaşımız daha fazla bilgi isterse tarım krediden, yeterli bilgileri yine göndermeye devam ederiz.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sayın Bakan, bu bilgiler sizin Bakanlığınızdan alınmıştır; sizin bakanlığınızın bilgileri bunlar.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Ben vereyim efendim... O bir kâğıt; benim onun altında imzam yok.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sizin dosyanızdan efendim...

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Şimdi, şunu ifade etmek istiyorum: Bu gübre sübvansiyonunun çiftçiler yerine, üreticide, kaynakta yapılmasının getirdiği faydalar şunlardır...

Gübredeki kredi faizlerinin yüzde 53'ten yüzde 73'e çıktığını söyledi değerli milletvekili arkadaşım, bu doğrudur; ama, bir doğru daha vardır, onu da burada ifade etmesini beklerdim. Gübrenin sübvansiyon sistemini değiştirerek, gübreyi yüzde 100 ucuza almasını sağladığımız çiftçinin gübre için krediye ihtiyacı kalacak mıdır; hayır; çünkü, eskiden -misal veriyorum- diyelim 100 lirayla 1 kilo gübre alırken, şimdi, 100 lirayla 2 kilo gübre alır duruma getirilmiştir çiftçimiz ve gübre fiyatları yüzde 100 ucuzlamıştır.

Bununla birlikte ne getirilmiştir; bürokratik engeller kaldırılmıştır. Zatıâlinizin Partisinin Hükümeti döneminde -54 üncü Hükümet döneminde- en az altı, en fazla ikibuçuk yıldır ödenmeyen gübre sübvansiyonlarının, ödenmeme durumu ortadan kaldırılmıştır. Çiftçimiz, krediye ihtiyacı olmayacağı için, kredi dolayısıyla ödeyeceği faiz yükünden de bu vesileyle kurtulmuştur. Sizler gibi biz de çiftçilerimizle temastayız; çiftçilerimiz, bu sistemden fevkalade memnundur.

Tarım kredi kooperatiflerinden bahsettiğiniz için, bugün -sizin konuşmanızla ilgili olmasa da- bir hususu, burada, değerli milletvekili arkadaşlarıma ve ekranları başında bizi izleyen bütün vatandaşlarımıza iletmek istiyorum. Tarım kredi kooperatiflerinin, Ziraat Bankasından 500 milyon lira olan kredi plasmanları limiti, bugün itibariyle, Ziraat Bankası Yönetim Kurulunun almış olduğu kararla 1 milyar liraya çıkarılmıştır; bunu da, sizlere müjdeliyorum.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Demek ki, çiftçinin krediye ihtiyacı çok yükselmiş.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – İkinci bir husus: Tarım kredi kooperatifi üyesi olan çiftçilerimizin, gübre alımı sırasında istenen çiftçilik belgesinden mutazarrır olduklarını ifade ettiler. Bu konulardaki şikâyetler bizlere de geldi.

Bakanlık olarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinin, Pankobirlik'in, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketinin, Tarişin, Çay Kooperatifleri Birliği Başkanlığının, Çukobirlik'in, Karadenizbirlik'in, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasının ve Antbirlik'in yetkililerini bir araya toplayarak, bir protokol imzaladık. Bu protokole göre, çiftçilik belgesi düzenlenmesinde istenilen kayıtlar, kararnamenin 4/a maddesinde üreticiler dışında kalan kuruluşlar, beyanları dikkate alınarak, kabul edilecektir... Dikkat buyurun "beyanları dikkate alınacaktır" tapu vesaire belge istenmeyecektir çiftçimizden; beyanları dikkate alınacaktır ve çiftçilik belgeleri, bu beyanlarına göre, ziraat odalarınca toplu olarak verilecektir. Bu kuruluşlara üye olup, her nasılsa ilgili ziraat odalarına üyelik kaydı yapılmayan çiftçiler, bu beyan üzerine, ziraat odasına üye kaydedilecek; fakat, bu işlem sırasında, çiftçiden, yıllık aidat, kayıt ücreti ve benzeri herhangi bir ad altında -çiftçilik belge ücreti olan 500 000 Türk Lirası dışında- para talebinde bulunulmayacaktır. Eğer bu 500 000 lira para talebinin dışında talepte bulunan yer olursa, lütfen, gerek milletvekili arkadaşlarımız, gerek çiftçilerimiz, gerek ilgililer, yetkililer, herkes, olayın geçtiği yerle ilgili Bakanlığıma derhal şikâyette bulunsunlar, ben de gereğini yapayım.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Bu genelge ne zaman gitti efendim?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Bu genelgeleri, üç dört gün önce, parti farkı gözetmeksiniz, bütün değerli milletvekili arkadaşlarıma gönderdim; odalarınızda olması lazım.

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Gönderiyorsunuz da, sizi bulamıyoruz Sayın Bakanım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Yarım dakika daha eksüre rica ediyorum efendim.

BAŞKAN – Toparlayın efendim.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Kararnamenin 4/a maddesinde, üretici dışındaki kuruluşların, istemeleri halinde dağıtıcılıktan vazgeçmeleri ve bayi statüsündeki değerlendirmeleri de sağlanacaktır.

Ziraat odalarının olmadığı yerlerde, aynı işlemler, tarım işletmeleri müdürlüğünce, ilçelerde de ilçe tarım müdürlüklerince yapılacaktır. Bununla ilgili düzenleme 97/1 sayılı genelgenin 5/1 maddesi itibariyle yapılacaktır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili birimleri, kimyevî gübre destekleme ödemeleriyle ilgili işlemlerden hiçbir ad altında para talep etmeyeceklerdir. Bu, şudur: Ziraat Odasının bulunmadığı il veya ilçelerde çiftçilik belgesi verilirken yine beyana bakılacak; oralarda ziraat odası olmadığı için, bu belgeyi verirken, tarım il veya ilçe müdürlükleri, hiçbir nam altında para talebinde bulunmayacaklardır.

Bu hususu da açıklama imkânı verdikleri için, Refah Partisi Bursa Milletvekili Sayın Altan Karapaşaoğlu'na teşekkür ediyor -elindeki imzasız kâğıdımı değil- bütün fiyatları imzalı olarak kendilerine en kısa zamanda takdim edeceğimi ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sayın Başkanım, Sayın Bakanımız, beni, yanlış bilgi vermekle itham ettiler; dolayısıyla, söz hakkım doğdu zannediyorum. Kürsüye yaklaşmak suretiyle, şuradan bir iki hususu açıklamak istiyorum efendim.

BAŞKAN – Efendim, müsaade buyurun Sayın Karapaşaoğlu... Ben, size buyurun demedim ki!

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Efendim, yanlış bilgi verdiğimi...

BAŞKAN – Hayır, güzel de; ben, size buyurun demedim ki!

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Yerimden ifade etmek istiyorum efendim.

BAŞKAN – Rica edeyim... Yani, sizin kafanızda oluşan bilgiyi eksiksiz verme mecburiyeti var mı bir sayın bakanın...

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Efendim, yanlışlık yapmakla itham edildiğim için söylüyorum.

BAŞKAN – Buyurun; kısa; iki kelimeyle lütfen...

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Efendim, Sayın Bakan ifade ettiğim rakamların yanlışlığını söylediler.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – "Yanlış, doğru" demedim "benim imzam yok altında" dedim.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Bu rakamlar, kendi Bakanlığından, kendisinin bize takdim ettiği dosyadan, üretici firmalardan, tarım kredi kooperatiflerinden alınmıştır.

Ayrıca "çiftçimizin krediye ihtiyacı kalmadı" arkasından da "kredi limitlerini yüzde 100 artırdık" dediler. Bu, iki şeyi ifade eder: Birincisi, Türkiye'de yüzde 100 enflasyonun artık tescilidir. İkincisi, çiftçinin krediye daha çok ihtiyacı olduğunun ifadesidir.

Teşekkür ederim efendim.

BAŞKAN – Sayın Karapaşaoğlu, teşekkür ediyorum efendim; tenevvür ettik.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı görüşmeler tamamlanmıştır.

Gündemin "Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları" bölümünde okunacak olan sunuşlar epeyce hamuleli; onun için, Divan Üyesi arkadaşımızın oturduğu yerden okuması hususunu tasviplerinize sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Kocaeli Milletvekili ŞevketKazan’ın, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/305)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu üyeliğinden istifamı saygılarımla arz ediyorum.17.2.1998

Şevket Kazan

Kocaeli

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 1 ilâ 10 uncu sırasında, Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun, bazı milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarına ilişkin raporları vardır; okutup, ayrı ayrı bilgilerinize sunacağım.

V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/1045) (S. Sayısı : 475) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 9.10.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla yayın yolu ile görevliye hakaret suçu isnat olunan Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasa’nın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

 

(1) 475 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Raporumuz Genel Kurul’un bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

2. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/189) (S.Sayısı : 476) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 5.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı; Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan Hazırlık Komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla hürriyeti tahdit, görevli memura hakaret ve görevli memura müessir fiilde bulunma suçu isnat olunan Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgileri ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini gözönüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak Giresun Milletvekili Ergun Özdemir hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

3. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/237) (S. Sayısı : 477) (2)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 22.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla izinsiz pankart asmak ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçu isnat olunan İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine ertelenmesine kadar karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerdeki yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır.İzmir Milletvekili Sabri Ergül hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz,Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

4. – İzmirMilletvekili Işın Çelebi’nin, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/174) (S. Sayısı : 478) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 5.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen İzmir Milletvekili Işın Çelebi’nin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla 298 sayılı Kanuna muhalefet suçu isnad olunan İzmir Milletvekili Işın Çelebi’nin hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Adı geçen milletvekili Komisyonumuza gelerek konuyla ilgili bilgi vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını, tersine yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. İzmir Milletvekili Işın Çelebi hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum :

5. – Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/179) (S. Sayısı : 479)(1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 5.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla 298 sayılı Kanuna muhalefet suçu isnat olunan Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgileri ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığı, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak Konya Milletvekili Necmettin Erbakan’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

6. – Rize Milletvekili MesutYılmaz’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/169) (S. Sayısı : 480) (2)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkca, 5.4.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Rize Milletvekili Mesut Yılmaz’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla 298 sayılı Kanuna muhalefet suçu isnat olunan Rize Milletveki Mesut Yılmaz’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgileri ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıkların bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği de dikkate alınarak Rize Milletvekili Mesut Yılmaz hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum.

7. – İstanbulMilletvekili Ali Talip Özdemir’in, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/1112) (S. Sayısı : 481) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 10.11.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla görevi ihmal suçu isnat olunan İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgileri ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

8. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/271) (S. Sayısı : 482) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 14.5.1996 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla görevi ihmal suçu isnat olunan Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine ertelenmesine karar vermiştir.

Komisyonumuza savunma vermek üzere gelen Murat Karayalçın dokunulmazlığının kaldırılmasını ve adil yargılanma olanağı tanınmasını istemiştir. İçtüzüğün 134 üncü maddesinde yer alan “Dokunulmazlığının kaldırılmasını üyenin bizzat istemesi yeterli değildir” hükmünü göz önünde tutan Komisyon bu hususta milletvekilinin isteminin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Bu açıdan dosyanın konusu olan soruşturmanın ağırlığı ve önemi ile kamu yararı dengesinin de Komisyonca değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve isteğe bağlı kalınmaması öngörülmüştür.

Dosyada bulunan belge ve bilgileri ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

9. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/880) (S. Sayısı : 483) (2)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 9.6.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Samsun Milletvekili Murat Karayalçın'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı, Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla görevi kötüye kullanma suçu isnat olunan Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Komisyonumuza savunma vermek üzere gelen Murat Karayalçın, dokunulmazlığının kaldırılmasını ve adil yargılanma olanağı tanınmasını istemiştir. İçtüzüğün 134 üncü maddesinde yer alan “Dokunulmazlığının kaldırılmasını üyenin bizzat istemesi yeterli değildir” hükmünü göz önünde tutan Komisyon bu hususta milletvekilinin isteminin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Bu açıdan dosyanın konusu olan soruşturmanın ağırlığı ve önemi ile kamu yararı dengesinin de Komisyonca değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve isteğe bağlı kalınmaması öngörülmüştür.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum:

10. – Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/834) (S. Sayısı : 484)(1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkca, 9.6.1997 tarihinde Karma Komisyonumuza gönderilen Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık yazısı; Komisyonumuzun 27.11.1997 tarihli toplantısında gündeme alınmış, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 19.12.1997 günlü raporuyla görevi ihmal suçu isnat olunan Samsun Milletvekili Murat Karayalçın'ın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Komisyonumuza savunma vermek üzere gelen Murat Karayalçın dokunulmazlığının kaldırılmasını ve adil yargılanma olanağı tanınmasını istemiştir. İçtüzüğün 134 üncü maddesinde yer alan "Dokunulmazlığın kaldırılmasını üyenin bizzat istemesi yeterli değildir" hükmünü göz önünde tutan Komisyon, bu hususta milletvekilinin isteminin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Bu açıdan dosyanın konusu olan soruşturmanın ağırlığı ve önemi ile kamu yararı dengesinin de Komisyonca değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve isteğe bağlı kalınmaması öngörülmüştür.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen Karma Komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını, ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Samsun Milletvekili Murat Karayalçın hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

Atilâ Sav

Hatay

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bu raporların hepsi de, kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine dairdir. On gün içerisinde itiraz olunmadığı takdirde, bu raporlar kesinleşmiş olacaktır.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutup, işleme tabi tutacağım:

VI. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı adlı petrol tankerinde meydana gelen yangın konusundaki Meclis Araştırması Komisyonunun 397 sıra sayılı raporunun gündemdeki yeri, görüşme günü ve çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No: 99 17.2.1998

17.2.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan TPAO adlı petrol tankerinde meydana gelen yangın faciası konusundaki Meclis Araştırması Komisyonunun 397 sıra sayılı raporunun, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer almasının ve görüşmelerinin 24.2.1998 Salı günkü birleşimde yapılmasının ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

Hikmet Çetin

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

 

Salih Kapusuz Uğur Aksöz Mehmet Gözlükaya

RP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili DYP Grubu Başkanvekili

Ali Ilıksoy Oya Araslı Mahmut Yılbaş

DSP Grubu Başkanvekili CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanı

BAŞKAN – Öneriyle ilgili söz talebi?.. Yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir.

Şimdi, Anavatan Partisi ile Demokratik Sol Parti Gruplarının, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş müşterek bir önerileri vardır; okutup, işleme tabi tutacağım:

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerisi

2. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin DYP Grubunun önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 17.2.1998 Salı günü (bugün) yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, aşağıdaki müşterek önerimizin Genel kurulun onayına sunulmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Uğur Aksöz Ali Ilıksoy

ANAP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili

Öneri:

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 177 nci sırasında bulunan 491 sıra sayılı kanun teklifinin, bu kısmın 6 ncı sırasına; 6 ncı sırasında bulunan 182 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 7 nci sırasına; 27 nci sırasında bulunan 291 sıra sayılı kanun tasarısının, 8 inci sırasına; 154 üncü sırasında bulunan 382 sıra sayılı kanun tasarısının, 9 uncu sırasına; 169 uncu sırasında bulunan 467 sıra sayılı kanun tasarı ve teklifinin, 10 uncu sırasına ve 31 inci sırasında bulunan 30 sıra sayılı kanun tasarısının, 11 inci sırasına alınması önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneriyle ilgili söz talebi?.. Yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Gruplar önerisi kabul edilmiştir.

Şimdi, bir hususu ifade etmek istiyorum.

Sayın Gözlükaya, Grubunuzun da bir önerisi var. O öneride buyuruluyor ki: "177 nci sırada bulunan 491 sıra sayılı kanun teklifimizin 6 ncı sıraya alınması."

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Efendim, okunsun; oylamasına gerek yok.

BAŞKAN – Tamam; ben de onu ifade ediyorum. Biraz önce yaptığımız işlem dolayısıyla, zaten, arzu buyurulan yere ve sıraya alındı, işlem yapılmış oldu. Ben de aslında ifade ettim; ama, ille, böyle, kıraat üzre bir okunsun istiyorsunuz; bunu okuyalım.

Öneriyi okutuyorum :

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 17 Şubat 1998 Salı günü yapılan toplantısında siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

Saygılarımla.

Mehmet Gözlükaya

Doğru Yol Partisi

Grup Başkanvekili

Öneri :

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 177 inci sırarasında yer alan 491 sıra sayılı kanun teklifinin, bu kısmın 6 ncı sırasına alınması önerilmiştir.

BAŞKAN – Bundan önce oylamış olduğumuz öneriyle maksat hâsıl olduğundan, bu son okunan öneriyi işleme tabi tutmuyorum.

Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre verilmiş 2 adet doğrudan gündeme alınma önergesi vardır; ayrı ayrı okutup işleme koyacağım ve oylarınızı alacağım.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

2. – Muğla Milletvekili Mustafa Dedeoğlu’nun, Bir İl ve Dört İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifinin (2/820) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/306)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

28 Mayıs 1997 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuş olduğum (2/820) esas numaralı, Bir İl ve Dört İlçe Kurulmasına Dair Kanun Teklifim, havale edildiği İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonunda bugüne kadar görüşülemediğinden, kanun teklifimin İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince doğrudan gündeme alınması hususunda gereğine emir ve müsaadelerinizi arz ederim.

Saygılarımla.

Mustafa Dedeoğlu

Muğla

BAŞKAN – Sayın Komisyon ve Hükümetten söz talebi?.. Yok.

Teklif sahibi Sayın Dedeoğlu, buyurun efendim.

Efendim, talebiniz her ne kadar büyük ise de, maalesef, süremiz o kadar büyük değil.

MUSTAFA DEDEOĞLU (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilim ve teknolojinin dev adımlarla geliştiği dünyamızda insan ihtiyaçları da devamlı olarak artmakta, bu ihtiyaçların karşılanması da yeni örgütlenmeleri zorunlu kılmaktadır. Sosyal devlet ilkesi gereğince devletin sosyal hayata müdahalesi giderek artış göstermekte, insanlar devletten daha çok hizmet bekler duruma gelmektedir. Gün geçtikçe artan bu beklentiler karşısında, merkezî idare, coğrafî yapı, nüfus yoğunluğu, ulaşım ve haberleşmedeki yetersizlikler gibi nedenlerle, kamu hizmetleri, zamanında, etkin ve verimli bir biçimde yerine getirilememektedir. Bu durum karşısında, taşra teşkilatında gerekli düzenlemelerin yapılarak, idarenin etkin ve güçlü hale getirilmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

1982 Anayasası, ülkemizin, merkezî idare teşkilatı bakımından coğrafî yapıya, ekonomik şartlara, bölgesel gelişmişlik ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere, illerin de diğer kademeli bölümlere ayrılacağını hüküm altına almıştır. Anayasamızın bu ilkesi doğrultusunda ülkemizin idarî yapısı, il, ilçe, bucak ve köy olarak teşkilatlandırılmıştır. Ülkemizdeki kamu hizmetlerinin önemli bir bölümü, bu idarî yapıya dahil olan taşra teşkilatı tarafından yerine getirilmektedir.

Yukarıdaki ilkeler ışığında bakıldığında, Muğla İline bağlı Fethiye İlçesinin il olması, idarî, ekonomik ve sosyal açıdan büyük önem taşımaktadır. Nüfusu her geçen gün artmakta olan Fethiye İlçesi, oldukça büyük bir turizm potansiyeline sahip olup, ilçenin il olması, ekonomik ve sosyal açıdan sayısız yararlar sağlayacaktır. Turizm açısından çok önemli tarihî ve doğal güzelliklere sahip olan yörenin kaynaklarının değerlendirilmesi, ilçenin il olarak teşkilatlandırılması yoluyla mümkün olacak, yörede yaşayanlar ve ülkemiz açısından sayısız faydalar sağlayacaktır.

Diğer taraftan, zengin bir tarım potansiyeline sahip olan Fethiye İlçesi ve çevresinin tarım ürünlerinin daha iyi değerlendirilmesi, gelişmekte olan sanayinin daha da hızlandırılması, ilçenin il olarak teşkilatlandırılması yoluyla gerçekleştirilebilecektir.

Devletin, kamusal alanları düzenlemede görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi için, taşra örgütlerinde gerekli değişiklikleri yapması bir zorunluluktur. Bu durum, merkezî idarenin aşamadığı ya da öngöremediği pek çok sorunu çözmede önemli yararlar sağlayacaktır.

Ülkemizde, merkezî idare ile mahallî idarelerin ekonomik ve sosyal kalkınmayı birlikte ve ahenkli olarak yürütmeleri, eşzamanlı olarak sorumluluk taşımalarıyla mümkün olacaktır. Merkezî idarenin taşra örgütünün bu bölgemizin idarî yapısının yeniden düzenlenmesi, şartların getirdiği bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bilindiği üzere, yönetimde ulaşım ve haberleşmenin önemi, diğer şartlarla kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Fethiye'nin il merkezi olarak idarî yapısının düzenlenmesi, yörenin il merkezlerine uzaklığı nedeniyle yaşanan sorunları da ortadan kaldıracaktır. Fethiye'nin il merkezi olması durumunda, kendisine bağlanacak ilçelerle olan bağlantısı oldukça kısa olacak ve idarî teşkilatın verimli ve etkin görev yapması sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bölgenin coğrafî yapısı, nüfus durumu, ekonomik ve sosyal yapısı, kendisine bağlanacak yerleşim birimleriyle olan ulaşımı, Fethiye'nin il olmasına oldukça müsaittir. Ayrıca, Eşen, Kemer, Seki ve Kalkan Beldelerinin statüsünün ilçe olarak düzenlenerek Dalaman İlçesiyle birlikte Fethiye iline bağlanması, kamu hizmetlerinin gerektiği biçimde ve etkin olarak yerine getirilmesi açısından oldukça önemli yararlar sağlayacaktır.

Bu nedenle, Fethiye İlçemizin idarî yapısının il olarak düzenlenmesi hususundaki kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması hususunu Yüce Meclisimizden talep ediyor ve hepinize saygılarımı sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Dedeoğlu, teşekkür ediyorum. Fethiyemize il olmak yakışır doğrusu. Hayırlı olsun diyorum.

Milletvekili olarak başka söz talebi var mı efendim? Yok.

Teklifi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Doğrudan gündeme alınması hususu kabul edilmiştir.

Hayırlı olsun Sayın Dedeoğlu ve tabiî, Sayın Fethiyeliler...

İkinci önergeyi okutuyorum:

3. – Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Erciş Adıyla Bir İl ve Çelebibağ Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifinin (2/807) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/307)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tarafımızca hazırlanarak 14.5.1997 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan (2/807) esas numaralı "bir il ve bir ilçe kurulması" hakkındaki kanun teklifimiz, 21.5.1997 tarihinde sevk edildiği İçişleri Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşme yapılmadan bugüne kadar bekletilmektedir.

Teklifimizin İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasını Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.

Saygılarımla.

M. Ejder Arvas

Van

BAŞKAN – Komisyon ve Hükümetin söz talebi?.. Yok.

Teklif sahibi Sayın Arvas, buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)

MALİKİ EJDER ARVAS (Van) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bir ilçenin il, bir kasabanın ilçe olması için, şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Erciş ve Çelebibağı halkı, büyük bir heyecan ve merakla, siz değerli milletvekillerinin bu kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması konusunda olumlu oy kullanacağını beklemektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, ülkemizde tüm alanlarda değişim ve gelişim yaşanmaktadır. Bu gelişim ve değişim, kamu hizmetlerinin etkin sunumu için idarî yapıda da yeni düzenlemeler yapılmasını gerektirmektedir. Van İli son yıllarda yoğun bir göçe maruz kalmıştır. Bu nedenle, taşra teşkilatlarına kamu hizmetlerinin etkin ulaşamaması problemleri yaşanmaktadır. Bölgede Van İliyle birlikte Erciş İlçesi de yoğun göç almıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bölge itibariyle, sosyal, kültürel, ekonomik ve coğrafî açıdan önemli bir konuma sahip olan Erciş İlçesi, Van Gölünün kuzey sahilinde kurulmuştur. Doğusunda Muradiye, batısında Adilcevaz ve Patnos, kuzeyinde Taşlıçay ve Diyadin, güneyinde ise Van Gölüyle çevrili olan Erciş'in Van'a uzaklığı 100 kilometre olup, 11 mahallesi, 22 kasabası, 85 köyü, 36 mezrası vardır. Denizden yüksekliği 1 750 metredir; yüzölçümü 1 milyar 149 milyon metrekaredir. Van merkezi yüzölçümünün 1 milyar 40 milyon metrekare olduğunu göz önüne alırsak, Erciş'in 109 milyon metrekare daha fazla bir alana sahip olduğu anlaşılmaktadır. Nüfus itibariyle, son nüfus sayımına göre, 100 bine yaklaşmaktadır. Bu oranla, Erciş, Van'ın -merkez ilçesi hariç- en büyük orana sahip ilçesidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yaklaşık 3 bin yıllık tarihî bir geçmişe sahip olan Erciş, birçok kavme yurt olmuştur; bir kısmına beylik, bir kısmına sancaklık yaparken, 14 üncü Yüzyılda Karakoyunlulara başkentlik yapmıştır. 13 üncü Yüzyılda İpek Yolu buradan geçtiği gibi, bugün de doğunun batıya açılan kapısı olması, Erciş'e ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Gerek nüfus yapısıyla gerek şeker fabrikası, devlet üretme çiftliği, piyade tugayı, ağır ceza mahkemesi; Van-Bitlis-Elazığ, Van-Ağrı-Erzurum transit karayolları; meslek yüksekokulu dahil birçok okulu, çevresine ihraç ettiği sebze ve meyvesi, yetiştirdiği birçok ünlü sanatçı ve ilim adamları ve daha birçok özellikleriyle Erciş, kendisini il olmaya hazırlamış nadir ilçelerden biridir.

Eğitim ve öğretim seviyesi bakımından da, bölgemizin diğer il ve ilçelerine göre oldukça yüksek seviyededir. İlçemizde sunulan eğitim hizmetlerinden, yaklaşık 22 bin öğrenci yararlanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) – Öğrencilere bu hizmet -köyler dahil- 24 ilköğretim okulu, birleştirilmiş sınıflı 92 tane köy ilköğretim okulu, 1 kız ve 1 erkek yatılı ilköğretim bölge okulu, 5 lise ve 1 adet meslek yüksekokulunda verilmektedir. Erciş Meslek Yüksekokulunda, elektrik, inşaat, makine ve bankacılık branşlarında eğitim verilmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, ilçede bulunan şeker fabrikasının çalışmasına devam etmesi, Koçköprü Barajının faaliyette olması, tugay komutanlığının bulunması, Morgedik Barajının projeye alınması, ılıcadan sıcak suyun getirilerek ev ve işyerlerine dağıtımının planlanması ve bu sıcak suyun seracılıkta kullanılabilmesi için çalışmaların yapılması, şehir içindeki çalışmaların hızlandırılması gibi son yılların olumlu gelişmeleri, Erciş'in daha da büyüyüp gelişeceğinin önemli ve güzel işaretlerindendir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; büyük Atatürk'ün de bu güzel ilçenin il yapılması için emir verdiği bilinmektedir. Bu vasiyet, çeşitli nedenlerle, günümüze kadar unutulagelmiştir. Zaman zaman da ilçenin il yapılacağı haberlerinin verilmesi, halkımızı haklı olarak sevindirmiş ve onurlandırmıştır.

Memleketimizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde onbeş yıldır yaşanan ve başta kahraman güvenlik güçlerimiz olmak üzere, bölge insanının gayretleriyle en aza indirilen terörist hareketler, gururla belirtmeliyiz ki...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Arvas, bu, süreyi üçüncü uzatışım efendim; siz fark etmiyorsunuz bu işi ama...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Önemli bir konuya değiniyor.

BAŞKAN – Sayın Güney, zatıâlinizin gayretini anlıyorum efendim.

Sayın Arvas, buyurun efendim. Erciş'e yakışır doğrusu; yalnız, benim bütün korkum, Van canavarından!..

MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) – Teşekkür ederim efendim.

Bölge insanının gayretleriyle en aza indirilen terörist hareketler, gururla belirtmeliyiz ki, ilçemizden ve ilçemiz insanlarından, hiçbir zaman tasvip görmemiş ve bugüne kadar, ilçemiz genelinde herhangi bir eylem ve çatışma meydana gelmemiştir. Tam bir huzur ve sükûn kenti görünümündeki ilçemiz ve onun vatansever ve seviyeli insanları sayesinde, bundan sonra da kimse, bölgemizi ve insanlarımızı rahatsız etme cesaretini gösteremeyecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Arvas, ben ne yapayım; ne buyuruyorsunuz efendim?

MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) – Bitmek üzere; bir dakika efendim...

BAŞKAN – Buyurun efendim.

MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) – Erciş halkı, devletine, yasalara, törelere, milletine ve tarih ve cumhuriyetine bağlılığının mükâfatı olarak, il olmak istemektedir. Halkımızın bu isteğine, değerli milletvekillerinin olumlu oy kullanacaklarını ümit ediyor; bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Arvas, teşekkür ediyorum efendim.

ŞERİF BEDİRHANOĞLU (Van)– Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Bedirhanoğlu, buyurun efendim. (ANAP sıralarından alkışlar)

Efendim, Sayın Arvas, bu Van canavarı hakkında bize bir garanti veremedi; siz, inşallah verirsiniz!..

ŞERİF BEDİRHANOĞLU (Van) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Erciş ilçemiz, gerek coğrafî bakımdan gerek ekonomik bakımdan gerekse sosyokültürel bakımdan il olmaya layık bir ilçedir.

Biz, Erciş halkına, iki önemli söz verdik: Birincisi, Morgedik Barajının yapımı idi; onun, geçtiğimiz günlerde ihalesi yapıldı; sanırım, mart ayı sonunda veya nisan ayı başlarında temelini atacağız Allah'ın izniyle. (ANAP sıralarından alkışlar) İkinci önemli sözümüz ise, Erciş'in il yapılmasıydı; onun için de, siz değerli üyelerin desteğine ihtiyacımız var.

Bu desteğinizi esirgemeyeceğiniz, Erciş'in il yapılması için gerekli desteği vereceğiniz inancıyla, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bedirhanoğlu, sözün en güzeli, kısa olanıdır.

Teşekkür ediyorum.

Erciş'e de hayırlı olsun inşallah.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi, doğrudan gündeme alınma talebini...

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkan, nedense bizi görmüyorsunuz.

BAŞKAN – Bir dakika efendim, müsaade buyurun. Ben zatıâlinizi göreyim de, nasıl göreyim?!.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Göründüğü gibi görün efendim, başka türlü görmenize gerek yok.

BAŞKAN – Buyurun; sizi görüyorum ben.

Sayın Yılbaş, buraya zahmet buyurmayın; lütfedip beni bir dinleyin efendim.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Bir emriniz mi var Sayın Başkan?

BAŞKAN – Estağfurullah, estağfurullah!..

Çok iyi bildiğiniz Tüzüğümüzün 37 nci maddesine göre, bir hususun Genel Kurulun gündemine alınması talebi konusunda, ancak, teklif sahibinin, bir de bir sayın milletvekilinin söz alma hakkı var; teklif sahibi olarak Sayın Arvas, milletvekili sıfatıyla da Sayın Bedirhanoğlu konuştular.

Zatıâliniz buraya kadar zahmet buyurdunuz; anlıyorum ki bir beyanda bulunacaksınız; sizi kürsüye alamam; ama, şuradan beyanınızı alayım efendim.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum bu lütfunuzdan dolayı.

BAŞKAN – Estağfurullah!..

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Ayrıca, bu tüzük dersinizden dolayı da size saygılarımı sunuyorum.

BAŞKAN – Estağfurullah... Ben sadece bir bilgiyi yeniledim.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Bir de, zatıâlinize farklı görünmek niyetinde değiliz biz; göründüğümüz gibi görürseniz, memnun oluruz.

BAŞKAN – Tabiî...

Buyurun.

MAHMUT YILBAŞ (Van) – Erciş'in il olması konusunda da, inşallah, bugüne kadar burada verilmiş olan sözlerin, değişik zamanlarda verilmiş olan sözlerin gerçekleşmesini temenni ederiz.

Türkiye'de ilçe olarak, bugüne kadar, en eski vaatlerin bulunduğu yer de Erciş'tir; ta 1933 yılında, il olması konusunda, o zamanki yöneticilerden başlayarak, değişik zamanlarda söz verilmiştir; ama, değerli Ercişliler hep bekleme durumunda kalmışlardır; inşallah, bundan sonra beklemezler; Erciş, layık olduğu il statüsüne inşallah kavuşur.

Teşekkür ediyoruz efendim.

Sağ olun Sayın Başkan. (DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Efendim, inşallah hayırlı olur.

Doğrudan gündeme alınma önergesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Hayırlı olur inşallah.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.

VII. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI

VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül ve 19 arkadaşının, Polis tarafından dinlenen telefonlar hakkındaki iddiaları araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/108) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı : 353) (1)

BAŞKAN – Genel Kurulun 11.2.1998 tarihli 53 üncü Birleşiminde alınan karar gereğince, bu kısımda yer alan, polis teşkilatı tarafından dinlenen telefonlarla ilgili iddialar konusundaki (10/108) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 353 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşmeye başlıyoruz.

Sayın Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

İçtüzüğümüze göre, Meclis araştırması komisyonu raporu üzerindeki genel görüşmede ilk söz hakkı, önerge sahibine aittir; daha sonra, İçtüzüğümüzün 72 nci maddesine göre, siyasî parti grupları adına birer üyeye, şahısları adına iki sayın üyeye söz verilecektir.; ayrıca, istemleri halinde, Komisyon ve Hükümete de söz verilecektir; bu suretle, Meclis araştırması komisyonu raporu üzerindeki genel görüşme tamamlanmış olacaktır; İçtüzük madde 103 ve 104'e göre.

Konuşma süreleri, komisyon, Hükümet ve siyasî parti grupları için 20'şer dakika, önerge sahipleri ve şahıslar için 10'ar dakikadır.

Komisyonun raporu, 353 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Rapor üzerinde şu ana kadar söz talebinde bulunan milletvekillerimizin isimlerini arz ediyorum. Gruplar adına; Demokratik Sol Parti Grubu adına Sayın Çetin Bilgir, Anavatan Partisi Grubu adına Sayın Selahattin Beyribey; şahsı adına, Sayın İlyas Yılmazyıldız.

Önerge sahiplerinden söz talebi olan var mı?

SABRİ ERGÜL (İzmir) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Ergül, zatıâliniz önerge sahibi misiniz efendim?

SABRİ ERGÜL (İzmir) – Evet; birinci imza sahibiyim.

BAŞKAN – Buyurun.

Sayın Ergül, süreniz 10 dakikadır; siz, herhalde, dosyanızı özetleyeceksiniz.

SABRİ ERGÜL (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, geçen yıl bu vakitlerde, basına da geniş şekilde yansıyan, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin, bir bakıma, polis teşkilatına, Türkiye'de kurulu bütün telefonları -mobil, sabit ve cep telefonları dahil hepsini- dilediği şekilde ve dilediği sürede dinleme ve bu amaçla bu istasyonlara gerekli donanımları kurma yetkisi veren kararının öğrenilmesi ve telefon dinleme olayının, öteden beri, Türkiye'de yaygın şekilde şikâyet konusu olması, hatta, eski Başbakanların, mevcut bakanların telefonlarının dinlenildiği konusunda şüphe belirtmeleri, ciddî iddialar ileri sürmeleri üzerine, bu konunun araştırılması amacıyla, bahse konu görüştüğümüz önergemizi, önerge sahipleri olarak, Yüce Meclise vermiştik. Gruplara burada tekrar teşekkür ediyorum; gruplar, Danışma Kurulunda bu konuda öncelik kararı aldılar; Yüce Kurulunuz da kabul etti ve önergemiz üzerine komisyon kuruldu.

Arkadaşlarımızla birlikte, önergemizle amaçladığımız şuydu: Demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinde idarenin ve özellikle temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda zaman zaman ihlallerde bulunabilen idarenin, özellikle bu telefon dinleme konusunda yaptığı işlemlerin, aldığı geniş yetkiye dayanarak yaptığı işlemlerin araştırılmasını amaçlıyorduk. Tabiî ki, demokratik bir hukuk devleti olarak Türkiye'de, önce, demokrasinin bütün kuralları geçerli olacak, kurallar ve kurumlar işleyecek; Türkiye, insan haklarına dayalı bir hukuk devleti; bunu amaçlayan bir uygulama olacak; tabiî, bunun için, öncelikle, yurttaşların Anayasa teminatı altında olan temel hakları korunacak. Bunların başında, özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğü geliyor. Güvenlik güçleri, idare, uygulamaları sırasında, görevini yaparken, elbette ki birtakım yetkiler