DÖNEM : 20                                        CİLT : 44                                     YASAMA YILI : 3

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

47 nci Birleşim

23 . 1 . 1998  Cuma

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. — GELEN KÂĞITLAR

III. — YOKLAMALAR

IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. —  Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ’un Adana İlinde yaşanmakta olan sosyal ve ekonomik sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması

2.—Elazığ Milletvekili Mustafa Cihan Paçacı’nın Susurluk kazasıyla ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanınca hazırlanan rapora ilişkin gündemdışı konuşması

3. —Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in demokrasimizin geldiği ya da getirildiği düzeye ilişkin gündemdışı konuşması

B)TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Hükümeti Arasında Balıkçılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının, anlaşmanın uygulama imkânı bulunmadığından geri verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1273)

2.—Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in (6/711) esas numaralı sözlü soru önergesini geri aldığına ilişkin önergesi (4/295)

3.—Şanlıurfa Milletvekili Zülfükar İzol’un (6/763) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/296)

4. —Ordu Milletvekili Mustafa Hasan Öz’ün (6/795) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/297)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.—Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, yatırımları teşvik mevzuatı ve kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan imkânlar konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/18)

V. —ÖNERİLER

A)DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.—Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)

2.—Tabiî Afetlerden Zarar Gören Vakıf Taşınmazların Afet Öncesi Kiracılarına Kiracılık Hakkı Tanınması ve Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Adalet komisyonları raporları (1/680) (S. Sayısı :396)

3.—Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/685) (S. Sayısı :413)

4. —Kuzey Atlantik Konseyine Taraf Devletler ve Barış İçin Ortaklık Programına Katılan Diğer Devletler Arasında Kuvvetlerin Statüsüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/589) (S. Sayısı :361)

5. —Batı Avrupa Birliği, Ulusal Temsilciler ve Uluslararası Görevlilerin Statüsü Hakkında Anlaşmanın, Türkiye Tarafından Batı Avrupa Silahlanma Örgütü Faaliyetleri ile İlgili Olarak Uygulanması ve Buna İlişkin MektuplarınOnaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/591) (S. Sayısı :365)

6.—Cebrî veya Mecburî Çalıştırma Hakkında 29 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri komisyonları raporları (1/515) (S. Sayısı : 210)

7.—İstihdama Kabulde Asgarî Yaşa İlişkin 138 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri komisyonları raporları (1/516) (S. Sayısı :211)

8.—Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İsrail Devleti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/486) (S. Sayısı : 161)

9.—Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının OnaylanmasınınUygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/595) (S. Sayısı :325)

10. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askerî Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma ve Dışişleri komisyonları raporları (1/350) (S. Sayısı :364)

VII. —YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.—Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, korunmaya muhtaç çocukların istihdamı konusundaki mevzuata uymayan belediyelere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3941)

2.—Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, Mersin Serbest Bölge İşleticisi A.Ş.’nin yönetim kurulu üyelerine ilişkin Devlet Bakanı Güneş Taner’den sorusu ve Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/3967)

3.—Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, EGO’nun doğalgaz abonelik ücretini döviz olarak almasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/3982)

4. —İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın; İstanbul-Büyükada da koruma altındaki bir binaya ilave inşaat yapıldığı iddiasına,

—Bolu Milletvekili Mustafa Yünlüoğlu’nun “Türkçe ibadet” isimli yayından satın alınıp alınmadığına,

İlişkin soruları ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4010, 7/4020)

5.—Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun; personel atamalarına,

—Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, bakanlıkça bastırılarak dağıtılan takvimlere,

İlişkin soruları ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4100, 7/4115)

6.—Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Yenişehir Havaalanı inşaatına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/4105)

7.—Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, DLH Genel Müdürlüğünün Bursa’daki yatırım projelerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/4127)

8.—Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın, Bodrum Kalesi su altı arkeoloji müzesinde sergilenen Doğu Roma Gemisinin bir maket olup olmadığına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/4183)

9. —İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, çifte vatandaşlık uygulamasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu’nun yazılı cevabı (7/4202)

 

I.—GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 12.00’de açılarak üç oturum yaptı.

Birinci ve İkinci Oturum

Yapılan iki yoklama sonucunda Genel Kurul Salonunda toplantı yetersayısı bulunmadığından, saat 19.00’da toplanmak üzere, birleşime 13.25’te ara verildi.

Kamer Genç

Başkanvekili

              Levent Mıstıkoğlu     Haluk Yıldız

              Hatay              Kastamonu

Kâtip Üye               Kâtip Üye

Üçüncü Oturum

Yapılan üçüncü yoklama sonucunda da Genel kurul Salonunda toplantı yetersayısı bulunmadığından,

Alınan karar gereğince, 23 Ocak 1998 Cuma günü saat 13.00’te toplanmak üzere, birleşime 19.36’da son verildi.

Yasin Hatiboğlu

Başkanvekili

Haluk Yıldız           Ali Günaydın

      Kastamonu                     Konya

Kâtip Üye               Kâtip Üye

                       

II. — GELEN KAĞITLAR

                                                        23.1.1998 CUMA                               No : 69

Teklifler

1. — Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve 7 Arkadaşının; Burdur İli Çeltikçi İlçesinde Kullanıma Açılmış Orman Arazisinin Orman Arazisi Olmaktan Çıkarılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1030) (Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.1.1998)

2. — Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci ve 7 Arkadaşının; Orman Kanununda Değişiklik  Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1031) (Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.1.1998)

Sözlü Soru Önergeleri

1. — Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun’un, Muğla Orman Başmüdürlüğü’ne ait helikopterin bir Milletvekilinin özel hizmetinde kullanıldığı iddiasına ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/844) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

2. — Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, pancar ekim sahalarının sınırlandırılmasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/845) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998) 

Yazılı Soru Önergeleri

1. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, bir Fransız T.V. kanalının Türkiye aleyhine yayın yaptığı iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/4290) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.1.1998)

2. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, İstanbul Pendik Kentköy Havaalanı İhalesine ilişkin Milli Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/4291) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.1.1998)

3. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Emlak Bankası’nın sahibi olduğu arsalara ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4292) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

4. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Anadolu Spor Gazetecileri Derneği üyelerine yönelik bazı olaylara ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/4293) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

5. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, yatırım projelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4294) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

6. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa’da kamu kurumlarınca yürütülen projelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4295) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

7. — Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, sınır ticareti yoluyla kalitesiz akaryakıt sokulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/4296) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.1.1998)

Genel Görüşme  Önergesi

1. — Ağrı Milletvekili M.Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, yatırımları teşvik mevzuatı ve kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan imkânlar konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/18) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.1.1998)

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 13.00

Tarih : 23 Ocak 1998 Cuma

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

                                                         

                       

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ederek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 47 nci Birleşimini açıyorum...

TURİZM BAKANI İBRAHİM GÜRDAL (Antalya) – Sayın Başkan, elinizdeki karanfilin rengi bir şey ifade ediyor mu?

BAŞKAN – Eder efendim, eder... Ben, Timur'un fillerini değil, bağların karanfillerini seviyorum!.. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

III. —YOKLAMA

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; Genel Kurul salonunda hazır bulunan sayın üyelerin, salonda bulunduklarını yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız ancak vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı söz talebinde bulunan arkadaşlarım, sırasıyla, Sayın Karaytuğ, Sayın Doğan, Sayın Çiçek.

Sayın Karaytuğ...

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan, toplantı yetersayısı var mıydı efendim?

BAŞKAN – Defterdeki...

MUHAMMET POLAT (Aydın) – Hayır efendim; 130 kişi saydık.

HÜSAMETTİN KORKUTATA (Bingöl) – Kesinlikle yok.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – 184 kişi değil mi efendim... Devamlı takip ettik...

BAŞKAN – Sayın Bedük, lütfen takdir buyurunuz; deftere işaret ediliyor, arkadaşlar sayıyor; gelen pusulaları da, Divan Üyeleri, burada, birlikte sayıyorlar.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan, daha evvelki uygulamanızda, pusula gönderenlerin burada olup olmadığını araştırıyordunuz. Böyle bir araştırma yapmadınız.

TURİZM BAKANI İBRAHİM GÜRDAL (Antalya) – Meclis açıldı diye bir millletvekili üzülür mü!

BAŞKAN – Sayın Bedük, ben, birleşimi açtım; ama, şunu ifade edeyim: Eğer...

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) –Sayın Başkan, haksızlık ettiniz; çünkü, hepimiz gördük bunları. Oraya bildirmiş olanlar, aramanız lazımdı. (ANAP sıralarından gürültüler)

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bir sürü arkadaşımız geldi!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri ...

TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, gelenleri ismen okuyun da bilelim.

BAŞKAN – Efendim, ben, birleşimi açtım... (Gürültüler)

Sayın milletvekilleri, ben, birleşimi açtım bir kere... Çalışmaya başlayacağız; ama, bir şeyi arz edeyim; Başkanlığı müşkül durumda da bırakmayalım...

AHMET NEİDİM (Sakarya) – Burayı Başkan idare eder, başkanvekilleri değil...

BAŞKAN – Ne demek başkanvekilleri?..

AHMET NEİDİM (Sakarya) – Siz idare edersiniz, grup başkanvekilleri değil.

BAŞKAN – Sayın Neidim, keşke, bu güzel fikir, hep, size hâkim olagelse ve devam etse.

Çalışacağız efendim; yalnız, bir şeyi arz edeyim: Yoklama yaptık. Sonradan gelen değerli milletvekilleri pusula göndersin diyoruz... Ben, aksine inanmak istemiyorum. Ben biliyorum ki, gelen pusulayı, bizzat, arkadaşımız, salona girmiş, kendisi göndermiştir. Buna inanıyorum; çünkü...

AHMET NEİDİM (Sakarya) – Doğrusu da odur.

BAŞKAN – Bir dakika müsaade buyurun...

...bunun aksi, sahtekârlık olur, emniyeti suiistimal olur. Bir milletvekiline, bırakın bunu yakıştırmayı, benim için düşünmek bile mümkün değil; çünkü, yüzkızartıcı bir fiildir. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri)

IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. —  Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ’un Adana İlinde yaşanmakta olan sosyal ve ekonomik sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Gündemdışı, Sayın Karaytuğ; buyurun efendim.

TUNCAY KARAYTUĞ (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gündemdışı söz almamın nedeni, daha önce, Genel Kurulda görüşülürken geri çekilen, Plan ve Bütçe Komisyonunda yeniden görüşülerek, olağanüstü hal bölgesindeki iller ve bu illere yakın illerde yeni teşvik tedbirlerinin yürürlüğe konulması nedeniyle, seçim bölgemdeki sorunlara dikkat çekmekten ibarettir. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde, 1960'lı yılların Yeşilçam filmlerinin de etkisiyle, bir Adana ve Adanalı imajı oluşmuştur. Bu imajın etkilediği insanlar, Adana'yı zenginlik ve bolluk diyarı, Adanalıyı da zengin, hacıağa tiplemesine oturtmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizler, teşvik kapsamına alınan illerle Adana'nın ne ilgisi var diye düşünüyor olabilirsiniz. Konunun ilgisine değineceğim.

Nüfus olarak, Türkiye'nin dördüncü büyük kenti olan Adana'ya Güneydoğu Anadolu'dan göç ederek yerleşen yurttaşlarımız, Adana nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturmaktadır. Güneydoğudan göçenlerde gözlemlenen yüksek doğum oranı nedeniyle, bu kesimin nüfus artış hızı yüzde 10 gibi yüksek oranlarda seyretmektedir.

Göçenlerin, Adana'nın sosyal ve kültürel yapısına uyum sağlayabilmeleri için, devlet veya yerel kurumlar tarafından uygulanan programlar olmadığı için, göçenler, kendi kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır. Bu da, ilin, hem endüstriyel hem demografik hem de kültürel yapısını etkilemiştir.

1980'li yılların sonları ve 1990'lı yıllarda, güneydoğudaki terör olayları Adana'ya göçü hızlandırmış, bu da, mevcut olan problemleri daha da artırmıştır. Göç eden nüfusa, ev, yol, hastane, okul ve kentsel mekân imkânları yeteri kadar sağlanamadığından, kent nüfusunun yüzde 60'ı gecekondu mahallelerinde, ilkel koşullarda barınarak, kenti büyük köy görünümüne sokmuştur.

Bugün, Adana, 1970'li yıllardaki görünümüne göre, çok değişik bir yapı arz etmektedir. Yarattığı burjuva, sanayici, sanatçı ve teknik insanlar, kendilerine daha iyi imkânlar sağlayan diğer yörelere göçmüşlerdir. Böylece, Adana, sanayicinin, finansın ve eğitimli insanların dışarı, vasıfsız ve eğitimsiz insanların ise içeri göç ettiği bir il haline gelmiştir.

Sayın milletvekilleri, Adana'nın demografik özelliklerine bir göz atalım:

1970 yılında 1 milyon dolayında olan il nüfusu, 1980'de 1,5 milyona, 1997'de 2,5 milyona ulaşmıştır.

Adana'ya göç edenlerin doğum yerlerine göre dağılımına bakacak olursak: Güneydoğudan göç edenler yüzde 62 dolayındadır, Adana'ya komşu illerden göç edenlerin oranı ise yüzde 15'tir, diğer illerden göç edenler yüzde 23 civarındadır.

Adana nüfusunun yaş gruplarına göre dağılımına dikkat edecek olursak: 0 - 11 yaş grubundakilerin yüzde 27; 12 - 29 yaş grubundakilerin ise yüzde 36 oranında olduğu görülecektir.

Nüfusun eğitim seviyesine göre dağılımı ise, gerçekten yürekler acısıdır. Nüfusun yüzde 23'ü okuma - yazma bilmemektedir. Yüzde 43'lük kesim, cehalet sınırı sayılan ilkokul mezunudur. İlde yaşayanların sadece yüzde 3'ü yüksekokul mezunudur.

Sayın milletvekilleri, Adana'nın eğitimdeki durumu böyle içler acısıdır da, istihdam durumu ne âlemdedir... Belki inanmakta zorlanacaksınız; ama, çalışan erkeklerin nüfusa oranı yüzde 24, çalışan kadınların nüfusa oranı ise yüzde 12'dir. Durum, maalesef böyledir; yani, Adana'da işsizlik oranı yüzde 64'tür.

Sevgili arkadaşlar, Adana İl merkezi Adana'nın güney kesimi ne âlemdedir...

Değerli milletvekilleri, Adana İlinin, genç nüfus, eğitimsizlik ve alınan göç nedeniyle altyapı problemleri mevcuttur; fakat, güney Adana bölgesinde bu problemler daha da yoğun olarak yaşanmakta ve yerel yönetim imkânları, çözüm bulmaya yetmemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – İlin en fazla göç alan bölgesi, merkezde yer alan Seyhan ve Yüreğir'e bağlı 27 mahalle olup, toplam nüfusu 600 bine yakındır. Anılan bu 27 mahalledeki nüfus artış oranı yüzde 10 dolayındadır. Bu mahallelerdeki evlerde, ortalama 9-10 kişi yaşamaktadır. Konutlar ortalama iki odalı olup, 30-40 metrekare büyüklüğündedir. Konutlarda kişi başına ortalama 4 metrekare düşmektedir. Bu miktar, Adana'nın kuzey kesiminde, kişi başına 20 metrekaredir. Bu mahallelerde, bazı konutlar birden fazla aile tarafından paylaşılmaktadır.

Adana genelinde, devlet okullarında her sınıfta 40-50 kişi bulunmakta, yine aynı sayıdaki öğrenciye sadece 1 öğretmen düşmektedir. Güney Adana'da ise her sınıf ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 80-90 civarındadır.

Ayrıca, bu bölgede, konumlarına göre zorunlu eğitim alması gereken 0-14 yaş grubu arasındaki çocukların büyük bir bölümü, ailelerinin gelirine katkıda bulunmak amacıyla çalıştırılmaktadır. Bu çocuklar, genellikle ayakkabı boyacılığı, simitçilik, tartıcılık, mezarlıklarda su taşımacılığı ve trafik ışıklarının bulunduğu kavşaklarda cam siliciliği işleri yapmaktadırlar.

Anılan bu 27 mahallede, okul çağında olup da okula gidemeyen 10 binden fazla çocuk olduğu tahmin edilmektedir. Bunun sadece 3 bini Gülbahçesi Mahallesindedir.

Bölgede yaşayan genç nüfusun meslek ya da beceri edinmesi için gerekli herhangi bir organizasyon ve spor yapma olanağı yoktur.

Yine bu bölgede, çocuk ve yetişkinlerin yasak olmayan uyuşturucu kullanımı da oldukça yaygındır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

(DSP sıralarından "2 dakika daha verin" sesleri)

BAŞKAN – Demin 2 dakika verdim.... Tabiî, Adana'dan; uzak yerden geldi.

Benim ricam şu: Her grup, kendi üyesine gösterdiği toleransı karşı grubun üyesine de göstermeli.

Buyurun.

TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.

BAŞKAN – 4 dakika ilave süreniz oldu.

TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; güney Adana'da yaşayan nüfusun çok büyük bir kısmı işsizdir. Güneydoğu Anadolu'dan Adana'ya göç edenlerin vasıfsız olmaları ve çevrede yeterli iş imkânlarının olmaması, işsizliğin nedenleridir. Örneğin, Dağlıoğlu Mahallesinde toplam nüfusun yüzde 4,5'i, Mestanzade Mahallesinde ise sadece yüzde 1,5'i çalışmaktadır. Çalışanlar, geçici işlerde çalışmakta olup, bu bölgede yaşayanların içinde meslek sahibi olanlar, yok denecek kadar azdır.

Sağlık hizmetleri, bu 27 mahallenin sadece 6'sında mevcuttur.

Bu durumda olan bir bölgede suç işlenmez olur mu?.. Son bir yıl içinde Adana'da meydana gelen adam öldürme olaylarının yüzde 60'ı, yaralama olaylarının yüzde 50'si, kaçakçılık suçlarının yüzde 70'i, ruhsatsız silah taşıma suçlarının yüzde 45'i, uyuşturucu ticareti yapma suçlarının yüzde 70'i, bahsi geçen bu 27 mahallede işlenmiştir.

Bu mahallelerin hemen hemen tamamında, altyapı, yok denecek durumdadır.

Bu bölgedeki nüfusun büyük bir bölümü, kendi yörelerinin yerel lisanını kullanmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizlere anlatmaya çalıştığım bu 27 mahalle ve burada yaşayan 600 bin civarındaki nüfus, OHAL ya da yeni teşvik kapsamında değerlendirilen 11 ilde bulunmuyorlar. Bunlar, gelişmiş olduğu iddia edilen ve göç gibi doğal afetle karşı karşıya kalan, bugüne değin devletin hiçbir sanayi yatırımıyla karşılaşmamış, 1978 ilâ 1994 yılları arasında özel sektörün çivi bile çakmadığı, ama, burada kazandıklarını, devletin başka bölgelerine sunulan teşvikler nedeniyle...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Ama, bu kadar olmaz!

BAŞKAN – Sayın Karaytuğ, benim yapabileceğim bir şey yok... Rica ediyorum...

TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – Peki; teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Lütfen, Yüce Kurula saygınızı sunar mısınız.

TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN –Teşekkür ediyorum.

2.—Elazığ Milletvekili Mustafa Cihan Paçacı’nın Susurluk kazasıyla ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanınca hazırlanan rapora ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Sayın Cihan Paçacı, Susurluk raporunda adının da geçtiğinden söz ederek, Genel Kurula bilgi sunmayı arzu ettiler.

Sayın Paçacı, buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Elazığ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün, Sayın Başbakan, özel bir televizyon kanalından, Susurluk kazasıyla ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanına hazırlattığı raporun bir bölümünü açıkladı. Susurluk kazasıyla ilgili raporda, şahsım ve beraber çalışmaktan onur duyduğum üç arkadaşımın da isimleri geçmektedir.

Sayın milletvekilleri, raporun, açıklandığı kadarıyla, benimle ilgili olan bölümünün ciddî bir araştırma yapılmadan kaleme alındığı görülmektedir. Çalıştığım üç arkadaşın; yani, Metin Tunçsu, Mehmet Savaş ve soyadı tespit edilemeyen Akif Beyin Şekerbank menşeli olduğu belirtilmiştir. Çok basit bir inceleme yapılsaydı, Mehmet Savaş'ın Hazine kökenli olduğu ve soyadı belirlenemeyen Akif'in ise, Ziraat Bankasına bir telefon açmakla soyadı öğrenilebilirdi. Burada, şunu ortaya koymak istiyorum: Bu bölüme baktığımızda, raporun, hiç de titiz bir inceleme neticesinde kaleme alınmadığı görülmektedir.

Diğer taraftan, Türkiye Halk Bankasında bulunduğum tarihlerde, kredilerin, esnaf ve sanatkârlar yerine, genellikle özel firma ve kuruluşlara kullandırıldığı ifade edilmiştir. Türkiye Halk Bankasının bilançoları ortadadır. Görev yaptığım 1994 yılı bilançosu incelendiği takdirde, Türkiye Halk Bankasının esnaf ve sanatkârlara yönelik yoğun kredi kullandırma politikasının o tarihte başladığı görülecektir ve bir yıl içerisinde esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kredinin artış oranının da yüzde 400 olduğu, yine, görülecektir. Netice itibariyle, basit bir incelemeyle bu yanlışlıklar önlenebilirdi.

Otuz yıllık bankacılık yaşantım vardır. Görev yaptığım bankalar, 11 ayrı denetim kuruluşu tarafından her yıl denetlenmiştir; Meclisin, Hazinenin, Maliyenin denetimine tabidir ve bütün denetimlerden de geçmiştir. Gizli saklı hiçbir şey söz konusu değildir.

Bankacılıkta esas olan, liyakat ve güvendir. Ben de, tabiî olarak, inandığım, güvendiğim arkadaşlarla çalıştım ve çalıştığım arkadaşların ortak özellikleri, liyakatli, dürüst ve güvenilir olmalarıydı.

Bir hizmet ekibi oluşturmak suç değildir ve ekipleşme, çeteleşme de değildir. Bir örnek vereyim: İstanbul Valisi Sayın Kutlu Aktaş, İzmir'de beraber görev yaptığı değerli emniyet müdürünü İstanbul'a getirdi; doğru yaptı. Sayın Yılmaz, daha önceki Hükümeti döneminde Çalışma Bakanlığı Müsteşarı olarak beraber çalıştığı Sayın Kutlu Savaş'ı, güvendiği ve inandığı için, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığına getirdi; doğru yaptı. Sayın Yılmaz bunu doğru yaparken, benim beraber çalıştığım arkadaşlarla yapmış olduğum hizmet ekibi, raporda çete olarak algılanmıştır. Bu, suç değildir, çeteleşme de değildir.

Hükümet, cumhuriyet tarihinde görülmemiş biçimde, bürokraside binlerce atama yaptı ve herhalde, bu mantıkla -ki, bu mantık yanlıştır- en büyük çeteleri meydana getirdi.

Peki, biz ne yapmışız?.. Bu sorunun raporda cevabı yok. Otuz yıl, bankacılık yoluyla devlete hizmet etmişiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Paçacı, size de topluca 3 dakika yeter mi?

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) – Yeter efendim, teşekkür ederim. 

BAŞKAN – Topluca vereyim de bölmeyeyim sürenizi. 

Buyurun.

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) – Öyle anlaşılıyor ki, suçumuz, Sayın Çiller'in Başbakanlığı döneminde de devlete hizmet etmiş olmamızdır. Şayet merak ediliyorsa, onu da açıklayayım: Sayın Çiller'in Başbakanlığı döneminde, kendilerinin ve eşinin bana hiçbir özel ricası da olmamıştır.

ALİ HAYDAR ŞAHİN (Çorum) – Nereden bileceğiz?!.

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) – Susurluk raporu, gerçeklerin doğru bir biçimde ortaya çıkarılması yerine, siyasî bir linç aracı olarak kullanılmak istenmektedir. Bu yol yanlıştır. Bu yol, kişilerden ziyade devleti yıpratır, devletin bürokrasisini kilitler.

Şahsım ve çalıştığım bankalarla ilgili her türlü araştırmanın yapılmasını talep ediyorum. Biz, buradayız. Burada olmayanlar, Bülent Şemilerler, Engin Civanlardır. (DYP ve RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

ALİ HAYDAR ŞAHİN (Çorum) – Farkınız yok!.. Farkınız yok birbirinizden!..

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) – Ancak, cinayetlerin, uyuşturucuların, uyuşturucu trafiğinin yer aldığı bir rapora dahil edilerek, kişilik haklarıma da tecavüz edilmiştir. Her türlü yasal hakkımı kullanacağımı da bilgilerinize arz ediyorum.

Değerli milletvekilleri, bu rapor, özel bir televizyon kanalında bir kısmıyla açıklanmıştır ve onların bilgisi dahilindedir. Aslında bu rapor, bu Mecliste okunmalıdır (DYP ve RP sıralarından alkışlar) gerekirse gizli bir toplantıyla okunmalıdır ve bütün değerli milletvekili arkadaşlarımın da bilgi sahibi olması sağlanmalıdır.

Bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Paçacı, teşekkür ediyorum.

3. —Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in demokrasimizin geldiği ya da getirildiği düzeye ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Sayın Cemil Çiçek, demokrasimizin geldiği ya da getirildiği düzeyle ilgili olarak Yüce Kurula bilgi sunmak istediniz; buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)

Efendim, diğer arkadaşlara yaptığım gibi, sizin sürenizi peşin ve birlikte veriyorum; yani, size 8 dakika süre tanıdım.

Buyurun.

CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün geldiğimiz nokta itibariyle, demokrasi adına, demokrasiyle ilgili olarak bir muhasebe yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bir süreden beri yaşadığımız olaylara, açıklanan raporlara bakıp herkes gibi ben de soruyorum: Gerçekten bizler demokratik bir ülkede mi yaşıyoruz; şayet bir demokrasi varsa, bu nasıl bir demokrasi; kimin için, kimin yararına; çark kimin hesabına dönüyor?..

Sayın milletvekilleri, Türkiye'de uygulanan şekliyle, görüntüsüyle ve sonuçlarıyla bu demokrasi, perili köşke benziyor. Her akşam, her gece bu köşkte çok garip şeyler oluyor; hayaletler dolaşıyor, akıl almaz, idrake sığmaz olaylar yaşanıyor. Birileri, her şeyin normal olduğunu söylüyor; ama, hiçbir şey normal değil, kuralına uygun değil. Yaşanan bu olayların benzeri, demokrasinin gerçekten var olduğu hiçbir ülkede yok. İnsanlarımız korku ve endişe içinde. Bir süreden beri, kopkoyu bir kâbus ortamında yaşıyoruz. Herkes herkese soruyor; bu işler nereye gidiyor ve nasıl düzelecek? Anlaşılan, işler iyiye gitmiyor, düzeltilmesi gereken ciddî bir durum var.

Demokrasi, Batı'da, doğru dürüst uygulandığı yerlerde çözüm üretir ya da bu üretime fırsat verir; bizde, tehdit üretiyor, asarım, keserim, kapatırım diyen eli kamçılılardan geçilmiyor. En çok oy alan, en fazla üyeye sahip bir parti kapatılıyor, birkaç kişinin işlediği iddia edilen suçlardan ya da beyanlardan dolayı milyonlarca insan, en temel insan haklarından mahrum ediliyor; kendi ülkesinin yönetimine katılmaktan men ediliyor. (RP sıralarından alkışlar) Atanmış sorumsuzlar, seçilmiş sorumluların önünde. Seçilmişlere emirler yağdırılıyor; onların ensesinde boza pişiriliyor. Seçilmişler hep kötü, hep beceriksiz; onlar, hiçbir şey bilmez, bilemez; onun için de yönetemez. Her şeyin en iyisini atanmışlar bilir; onun için de yönetmek onların hakkı. Ülkenizi sevmeniz, vatansever olmanız bile onların iznine bağlı.

Değerli milletvekilleri, gerçekten, Türkiye'de, şu an demokrasi var mı; yoksa bir illüzyon mu yaşıyoruz; demokrasi bizim için mevsimlik bir statü mü yoksa daimi bir hayat tarzı mı; yine, demokrasi, atanmış sorumsuzların bir lütfu, ihsanı mı, yoksa bizim en temel en vazgeçilmez insan hakkımız mı; sahi, hangisi, değerli milletvekilleri?

Halk, demokrasinin ve ona dayalı siyasetin öznesi mi, nesnesi mi; millet bu işin neresinde, onun iradesi ne işe yarıyor ve nerede geçerli? Demokrasinin uygulandığı her ülkede, her şey hukukun emrindedir; doğru olan da budur. Bizde ise, en başta hukuk olmak üzere, her şey siyasetin emrinde; siyaset üretmekle görevli olanların ürettiği siyasetin değil, siyaset yapmamakla yükümlü olanların ürettiği siyasetin emrinde. (RP ve DYP sıralarından alkışlar) Hukuk, adaletin tecelli aracı olmaktan çıkıyor; giderek, baskının, tehdidin, siyasî zorbalığın aracı haline geliyor.

Değerli milletvekilleri, bizim bu halimiz, kitaplardaki demokrasi tarifine uymuyor; örnek gösterilen ülkelerinkine de uymuyor; altına imza koyduğumuz, Paris Şartı, Helsinki Senedi gibi sayısız belgelerde yazılı taahhütlerimize de uymuyor. Bizim demokrasimizi, bizden başka beğenen yok, yeterli bulan yok; âdeta diyet bir demokrasi; şeklen var, öz olarak yok. Onun için, uluslararası her platformdan dışlanıyoruz, ayıplanıyoruz, azarlanıyoruz. Onun için, vakit daha fazla geçmeden, biz demokrasinin neresindeyiz konusunda bir genel görüşme yapalım, enine boyuna tartışalım. Önce, bunu, burada konuşalım, mümkünse belli mutabakatlara varalım ve bu işi düzeltelim. Bu güzel ülkeyi, bir tarafta "oh oldu" öbür tarafta da "vah oldu" diyerek yeni bir kavgaya sürüklemeyelim. Bize yakışanı yapalım; çünkü, Türkiye, geleceğini tüketen bir ülke konumundadır. Zira, zemin de ayağımızın altından kayıyor; bunu, hep birlikte görelim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (RP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Çiçek teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşlarını okutacağım; ancak, daha önce, kâtip üyenin sunuşları oturduğu yerden okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler_ Kabul etmeyenler_ Kabul edilmiştir.

Başbakanlığın tezkeresi vardır; okutuyorum:

B)TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Hükümeti Arasında Balıkçılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının, anlaşmanın uygulama imkânı bulunmadığından geri verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1273)   

                                        21.1.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi: 25.3.1991, 16.12.1991 tarihli ve KK. Gn. Md. 07/101-137/01450, 196-1311/06490 sayılı yazılarımız.

Türkiye Cumhuriyet Hükümeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Hükümeti Arasında Balıkçılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının, Anlaşmanın uygulanma imkânı bulunmadığından Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 75 inci maddesine göre iade olunmasını arz ederim.

                                 Mesut Yılmaz

                                         Başbakan

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Dışişleri Komisyonunda bulunan tasarı, İçtüzüğün 75 inci maddesine göre, Hükümete iade olunmuştur.

Bir genel görüşme önergesi vardır; okutuyorum:

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.—Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay ve 22 arkadaşının, yatırımları teşvik mevzuatı ve kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan imkânlar konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/18)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yatırımları teşvik mevzuatı ve kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan imkânları değerlendirmek üzere, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri gereğince genel görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.

  1. M. Sıddık Altay (Ağrı)

  2. Lütfü Esengün (Erzurum)

  3. Celal Esin (Ağrı)

  4. Şinasi Yavuz (Erzurum)

  5. Hüseyin Yıldız (Mardin)

  6. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

  7. Aslan Polat (Erzurum)

  8. Yaşar Canbay (Malatya)

  9. Mehmet Emin Aydın (Siirt)

10. Yakup Budak (Adana)

11. Zülfükar İzol (Şanlıurfa)

12. Nurettin Aktaş (Gaziantep)

13. Ahmet Çelik (Adıyaman)

14. Sacit Günbey (Diyarbakır)

15. Ömer Naimi Barım (Elazığ)

16. Hasan Dikici (Kahramanmaraş)

17. Süleyman Metin Kalkan (Hatay)

18. Ömer Faruk Ekinci (Ankara)

19. Maliki Ejder Arvas (Van)

20. Kâzım Ataoğlu (Bingöl)

21. Mehmet Elkatmış (Nevşehir)

22. Musa Okçu (Batman)

23. Mustafa Kemal Ateş (Kilis)

Gerekçe: Ülkemizde gelişmişlik göstergeleri açısından bölgeler arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Kimi yörelerimiz, sanayi, eğitim, kültür, altyapı, kentleşme düzeyi ve refah itibariyle Avrupa standartlarına ulaşırken, kimi yerleşim birimlerinde Afrika ülkelerini aratmayacak şartlarda yaşam sürdürülmektedir.

Devletimiz, bu farkı telafi edebilmek için birtakım tedbirler geliştirmiştir. Bunlar arasında, yatırımları teşvik mevzuatı ve kalkınmada öncelikli yöreler uygulaması, en kapsamlı olanlarıdır.

Bilindiği gibi, yöreler, gelişmiş, normal ve kalkınmada öncelikli olmak üzere üç kategoride değerlendirilmektedir.

Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının telafi edilebilmesi amacıyla, teşvik tedbirleri kapsamında olarak, teşvik belgesi alt sınırı, başvuru teminatı, asgarî özkaynak oranı, yatırım indirimi, teşvik fonu kaynaklı krediler faiz oranı, teşvik fonu kaynaklı azamî kredi oranı, KDV, arsa sağlanması, enerji desteği, ithal teminatında istisna büyük kredi alt sınırı, taşınma desteği gibi konularda kalkınmada öncelikli yöreler ile gelişmiş yöreler arasında birtakım farklı uygulamalar bulunmaktadır.

Özünde, ülkemizdeki bölgelerarası gelişmişlik farkının giderilmesi düşüncesi bulunan bu uygulama, zaman içerisinde maksadından sapmış bulunmaktadır.

Öncelikle, kalkınmada öncelikli yöreler ile normal ve gelişmiş yöreler arasında yatırımları teşvik mevzuatı açısından pek bir fark kalmamıştır. Asgarî özkaynak oranı, yatırım indirimi, teşvik fonu kaynaklı kredilerde faiz oranı, arsa temini ve yerli makine ve teçhizat alımında geri ödeme konularında fark bulunmakta ise de, özel önem taşıyan sektörler ve sanayi kuşağı kavramları ile kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan avantajlar, diğer yörelerin çoğuna sağlanır hale gelmiştir.

Örneğin, ithalatta gümrük muafiyeti, ithalatta KDV ertelenmesi, yüzde 5'lik listeden yapılacak ithalatta fon muafiyeti, Ar-Ge yatırımlarında azamî kredi oranı, dışkredi teminat mektubu masraflarına katkı, ithal teminatında istisna büyük kredi alt sınırı, resim-harç istisnası, bina inşaat harcı istisnası gibi kalemlerde bütün yöreler için aynı teşvikler uygulanmaktadır.

Farklı uygulamaların yapıldığı kalemlerde, köylere uygulanan teşvik farkı da önemini kaybetmiştir. Mesela, teşvik fonu kaynaklı kredilerin faiz oranı diğer yöreler için yüzde 50 iken, köyler için yüzde 40 olarak belirlenmiştir. Aynı şekilde, teşvik fonu kaynaklı azamî kredi oranı özel önem taşıyan sektörler için yüzde 15 olarak uygulanırken, köylerde yüzde 25 gibi cüzi bir fark görülmektedir.

Tüm bunlar, büyük önem atfedilerek hazırlanan kalkınmada öncelikli yörelerle ilgili mevzuatın yeniden gözden geçirilerek, geri kalmış yörelerimizin kalkındırılması ve ülkede sosyal adaletin sağlanması için yeni düzenlemelere gidilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kalkınmada öncelikli yöre uygulamasıyla ilgili çok önemli bir yanlışlık daha dikkati çekmektedir. Şöyle ki: Köylerle ilgili mevzuat, gelir düzeyi, iklim, sanayileşme, altyapı gibi sosyal ve ekonomik göstergeler itibariyle ülkenin geri kalmış yöreleri gözönüne alınarak yapılmış bir düzenleme iken, zaman içerisinde siyasî baskı ve mülahazalarla amacından saptırılmış, gelir düzeyi oldukça yüksek, sanayileşme, kentleşme ve diğer göstergeler itibariyle iyi durumda olan yöreler de bu kapsama alınmıştır.

Kişi başına düşen gayri safî millî hâsıla yurt geneli için 3 bin doların altındayken, bu rakamın 3 bin doların  üzerinde olduğu iller bile köy kapsamına alınmıştır. GSMH'nin 650 dolar civarında olduğu Ağrı ile 3 500 doları bulan bir başka İç Anadolu veya batı vilayetini aynı statüye alıp, aynı teşvik planlarını uygulamakla ülkedeki sosyal adaletsizliği ve gelişmişlik farkını ortadan kaldırmanın imkân ve ihtimali kalmamaktadır.

Aynı şekilde Çankırı'yı köy kapsamına alıp, burada görev yapan öğretmenin zorunlu bölge hizmetini tamamladığını kabul etmekle, Ağrı'da, Kars'ta görev yapacak öğretmen bulmakta zorluk çekmeyi devlet peşin olarak kabul etmiş demektir.

Tüm bu aksayan hususların değerlendirilerek, ülkemizin en önemli sorunlarından olan bölgelerarası gelişmişlik farkını gidermek amacıyla yeni çözüm yollarının bulunması için bir genel görüşme yapılması gerekli hale gelmiştir.

BAŞKAN – Yüce Heyetin bilgilerine sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak, genel görüşme açılıp açılmaması hususundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.

Şimdi, sözlü soruların iadesi talebi vardır; bu önergeleri okutuyorum:

B)TEZKERELER VE ÖNERGELER  (Devam)

2.—Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in (6/711) esas numaralı sözlü soru önergesini geri aldığına ilişkin önergesi (4/295)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına   

Gündemin 77 nci sırasında yer alan (6/711) esas numaralı sözlü soru önergeme, Devlet Bakanı Sayın Yücel Seçkiner'den yazılı olarak cevap aldığım için sözlü soru önergemin gündemden çıkarılmasını arz ederim.

                              Abdullah Örnek

                                             Yozgat   

BAŞKAN – Soru önergesi iade edilmiş ve gündemden çıkarılmıştır.

Bir başka önerge vardır; okutuyorum:

3.—Şanlıurfa Milletvekili Zülfükar İzol’un (6/763) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/296)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 122 nci sırasında yer alan (6/763) esas numaları sözlü soru önergeme yazılı cevap gelmiştir. Sözlü soru önergemi geri çektiğimi bildirir, gereğini arz ederim.

                                   Zülfükar İzol

                                          Şanlıurfa

BAŞKAN – Sözlü soru önergesi, iade edilmiş olmakla, gündemden çıkarılmıştır.

Bir başka önerge var; okutuyorum:

4. —Ordu Milletvekili Mustafa Hasan Öz’ün (6/795) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/297)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 153 üncü sırasında yer alan (6/795) esas numaralı sözlü soru önergemi geri çekiyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                        Mustafa Hasan Öz

                                                Ordu

BAŞKAN – Soru önergesi, iade edilmiş olmakla, gündemden çıkarılmıştır.

Bilgilerinize sunulur.

Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:

V. —ÖNERİLER

A)DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.—Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No: 95    Tarihi: 22.1.1998

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 176 ncı sırasında yer alan 413 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 4 üncü sırasına alınmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

                        Hasan Korkmazcan

                        Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                 Başkanı Vekili

Salih Kapusuz            Ülkü Güney

RP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

           Mehmet Gözlükaya         Ali Ilıksoy

DYP Grubu Başkanvekili    DSP Grubu Başkanvekili

Önder Sav       Mahmut Yılbaş

CHP Grubu Başkanvekili    DTP Grubu Başkanvekili

(RP sıralarından "karar yetersayısının aranmasını istiyorum" sesi)

BAŞKAN – Efendim, öneriyi oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, bütün gruplar birlikte imzaladık, bunda bir yanlışlık var!

BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Efendim, karara yetersayı bulunamamıştır; saat 14.40'ta toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 14.18

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.40

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

                                                       

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 47 nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

V. —ÖNERİLER (Devam)

A)DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ (Devam)

1.—Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi (Devam)

BAŞKAN – Öneriyi yeniden oylayacağım, karar yetersayısını arayacağım.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...

Sayın milletvekilleri, karar yetersayısı yoktur.

Saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 14.44

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

                                                         

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 47 nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

V. —ÖNERİLER (Devam)

A)DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ (Devam)

1.—Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulu önerisini oylayacağım, karar yetersayısını arayacağım.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Danışma kurulu önerisi kabul edilmiştir, karar yetersayısı vardır.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" bölümüne geçiyoruz.

Önce, tabiî olarak, yarım kalan işlerden başlıyorum.

VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN