ĞÏࡱá>şÿ Ö׺ÿÿÿÎÏĞÑÒÓÔÕÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÜ¥hcàe™¡^›™Š„Š„„„„„°¡j’j’j’j’j’j’ t’¶j’wša*˜*˜*˜*˜*˜*˜*˜*˜WšYšYšYšYšYšYšØšX0›.wš„šÑÒó*˜*˜ššwšš„„*˜*˜šššš„*˜„*˜Wš@aıÖɼ„¶:‘0„„„„*˜êWššCš Untitled

T.B.M.M.

TUTANAK DERGİSİ

128 inci Birleşim

30 . 7. 1997 Çarşamba

İÇİNDEKİLER

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

1. - Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş'in, Kırşehir şeker fabrikası inşaatının tamamlanarak işletmeye alınmasına ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın, öğretim üyelerinin askerlik sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin'in cevabı

3. -Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, kalkınmada öncelikli yörelere ilişkin gündemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu'nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/966)

2. - Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci'nin, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/237)

3. - Aydın Milletvekili Muhammet Polat'ın, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/238)

4. - Tokat Milletvekili Bekir Sobacı'nın, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/239)

5. - Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz'ün, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/240)

V. - ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. - Gündemdışı sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin DYP Grubunun önerisi

2. - Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile 30.7.1997 Çarşamba günkü Birleşiminin çalışma süresine ve sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin DSP Grubu önerisi

VI. - SEÇİMLER

A) BAŞKANLIK DİVANINDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. - Başkanlık Divanında açık bulunan kâtip üyeliğe seçim

B) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. - İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

VII. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/215) (S. Sayısı : 23)

2. - Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun Tasarısı ve Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay'ın Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/576, 2/137) (S. Sayısı : 303)

3. - Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)

4. - Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 492 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/218) (S. Sayısı : 164)

5. - 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında 254 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 326 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/71, 1/111) (S. Sayısı : 168)

6. - Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller; Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

7. - Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısı ve Adalet ve Çevre komisyonları raporları (1/436) (S. Sayısı : 332)

8. - İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve 5 Arkadaşının; Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (2/216) (S. Sayısı : 40)

VIII. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Konya Milletvekili NezirBüyükcengiz'in, KOMBASSAN Holdinge ve bünyesindeki şirketlerin hesap ve defterlerinin incelemeye alınıp alınmadığına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in yazılı cevabı (7/3128)

2. - Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, Burdur TEDAŞ Müdürünün Denizli'ye nakline ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M. Cumhur Ersümer'in yazılı cevabı (7/3134)

3. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, Burdur'da pancar ekim alanlarının genişletilip genişletilmeyeceğine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez'in yazılı cevabı (7/3142)

4. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman stol tipi havaalanı ihalesinin ne zaman yapılacağına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir'in yazılı cevabı (7/3152)

5. - İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar'ın, çete sanığı bir şahsın yaptığı iddia edilen telefon görüşmelerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir'in yazılı cevabı (7/3157)

6. -Şırnak Milletvekili Bayar Ökten'in, Kuzey Irak'tan yapılan mazot ticaretine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Salih Yıldırım'ın yazılı cevabı (7/3176)









I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açıldı.

Genel Kurulu ziyaret eden Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stoyanov'a Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi.

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stoyanov, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'e, dönüşüne kadar, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in vekâlet etmesinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi;

DSP Grubunca;

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde açık bulunan üyelikler için, asıl üyeliklere İzmir Milletvekili Atilla Mutman ve İstanbul Milletvekili Ahmet Tan'ın, yedek üyeliklere Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ ve Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli'nin;

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesinde açık bulunan üyelik için, Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt'ün;

Parlamentolararası Birlikte açık bulunan üyelik için, İstanbul Milletvekili A. Ziya Aktaş'ın;

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonunda açık bulunan üyelik için, Sakarya Milletvekili Teoman Akgür'ün;

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Parlamenter Asamblesinde açık bulunan üyelikler için, asıl üyeliğe Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, yedek üyeliğe Kırklareli Milletvekili Necdet Tekin'in;

Kuzey Atlantik Asamblesi Parlamenter Meclisinde açık bulunan üyelikler için, asıl üyeliğe Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın, yedek üyeliğe Kocaeli Milletvekili Halil Çalık'ın;

Aday gösterildiklerine ilişkin Başkanlık tezkereleri ile;

Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır'ın, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm,

İçel Milletvekili Halil Cin'in, Tarım, Orman ve Köyişleri,

Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül'ün, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji,

Niğde Milletvekili Akın Gönen'in, Millî Savunma,

Bartın Milletvekili Zeki Çakan ve Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey'in, Plan ve Bütçe,

Komisyonları;

İstanbul Milletvekili Ahmet Tan'ın, TBMM Parlamentolararası Birlik Türk Grubu;

Üyeliklerinden çekildiklerine ilişkin önergeleri;

Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu ve 30 arkadaşının, YÖK tarafından yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlara denklik belgesi verilmesinde haksızlık yapıldığı iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi,

Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun ve 24 arkadaşının Antalya'da meydana gelen orman yangınında zarar görenlere yapılacak yardımın belirlenmesi ve yangınların söndürülmesinde alınacak tedbirlerin tespiti,

Amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri (10/197, 10/198) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Ankara Milletvekili Ünal Erkan'ın, Ankara İlinde Batıkent Adı İle Bir İlçe Kurulmasına Dair (2/265),

Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun, Bursa İli İnegöl İlçesinin İl Olmasıyla İlgili (2/691),

Kanun Tekliflerinin İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergelerinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildikleri açıklandı.

ANAP Grubuna düşen ve gruplarınca aday gösterilen :

Anayasa Komisyonunda açık bulunan 2 üyeliğe, Çankırı Milletvekili Mete Bülgün, Isparta Milletvekili Erkan Mumcu,

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda açık bulunan 2 üyeliğe, Adıyaman Milletvekili Mahmut Bozkurt, Denizli Milletvekili M. Halûk Müftüler,

Adalet Komisyonunda açık bulunan 4 üyeliğe, Ankara Milletvekili İlhan Aküzüm, İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir, Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler, Manisa Milletvekili Ekrem Pakdemirli,

Millî Savunma Komisyonunda açık bulunan 3 üyeliğe, Balıkesir Milletvekili İsmail Safa Giray, Bursa Milletvekili İbrahim Yazıcı, Zonguldak Milletvekili Veysel Atasoy,

İçişleri Komisyonunda açık bulunan 3 üyeliğe, Bingöl Milletvekili Mahmut Sönmez, Iğdır Milletvekili Adil Aşırım, Ordu Milletvekili Nabi Poyraz,

Dışişleri Komisyonunda açık bulunan 1 üyeliğe, Adana Milletvekili Mehmet Ali Bilici,

Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda açık bulunan 3 üyeliğe, Bolu Milletvekili Avni Akyol, İçel Milletvekili Halil Cin, Rize Milletvekili Ahmet Kabil,

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda açık bulunan 1 üyeliğe, Samsun Milletvekili İrfan Demiralp,

Çevre Komisyonunda açık bulunan 3 üyeliğe, Çanakkale Milletvekili Hikmet Aydın, İzmir Milletvekili Suha Tanık, Muş Milletvekili Erkan Kemaloğlu,

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda açık bulunan 4 üyeliğe, Artvin Milletvekili Süleyman Hatinoğlu, Balıkesir Milletvekili Hüsnü Sıvalıoğlu, Hatay Milletvekili Ali Uyar, Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey,

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda açık bulunan 3 üyeliğe, Edirne Milletvekili Evren Bulut, Kırıkkale Milletvekili Recep Mızrak, Şanlıurfa Milletvekili Eyyüp Cenap Gülpınar,

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan 1 üyeliğe, Ağrı Milletvekili Yaşar Eryılmaz,

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda açık bulunan 1 üyeliğe, İstanbul Milletvekili Yusuf Pamuk;

DSP Grubuna düşen ve gruplarınca aday gösterilen :

Anayasa Komisyonunda açık bulunan 1 üyeliğe Samsun Milletvekili Yalçın Gürtan,

Doğu ve Güneydoğu Anadoluda boşaltılan yerleşim birimleri nedeniyle göç eden yurttaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan (10/25) esas numarılı Meclis Araştırması Komisyonunda boş bulunan 1 üyeliğe, Manisa Milletvekili M. Cihan Yazar,

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda açık bulunan ve DYP Grubuna düşen 1 üyeliğe, Grubunca aday gösterilen, Şırnak Milletvekili Bayar Ökten,

Seçildiler.

Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçilerek :

1 inci sırada bulunan (6/461),

2 nci sırada bulunan (6/462),

3 üncü sırada bulunan (6/463),

Esas numaralı sözlü soruların, üç birleşim içerisinde cevaplandırılmadıklarından, yazılı soruya çevrildikleri ve gündemden çıkarıldıkları açıklandı.

Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 37 arkadaşının, Türkiye'nin Avrupa Birliği ve ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni strateji ve politikaların tespit edilmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin (10/21) yapılan öngörüşmelerinden sonra, kabul edildiği açıklandı.

Kurulacak komisyonun :

13 üyeden teşekkül etmesi,

Çalışma süresinin, üye seçimi tarihinden itibaren 3 ay olması,

Gerektiğinde Ankara dışında da çalışması,

Kabul edildi.

Sözlü sorular ile kanun tasarısı ve tekliflerini görüşmek için, 30 Temmuz 1997 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 18.22'de son verildi.

Hasan Korkmazcan Başkanvekili

Fatih Atay Ali Günaydın Aydın Konya Kâtip Üye Kâtip Üye



II. - GELEN KÂĞITLAR

30 .7 .1997 ÇARŞAMBA No. : 177

Tasarılar

1. - 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İçhizmet Kanununun 68 inci, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 209 uncu ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Geçici 139 uncu Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/628) (Millî Savunma ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.1997)

2. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasındaki Hava Taşımacılığı Anlaşmasına Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/629) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.1997)

3. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/630) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.1997)

4. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Letonya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/631) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.1997)

5. - -Ekonomik İşbirliği Örgütü Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşması ile Ekonomik İşbirliği Örgütü Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasını Tadil Metninin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/632) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.1997)

Teklifler

1. - İstanbul Milletvekilleri Ahmet Güryüz Ketenci ve Ercan Karakaş'ın; 13.5.1981 Tarih ve 2461 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Ek Maddeler ve Ek Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/896) (Plan ve Bütçe ve Adalet komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)

2. - Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay ve 4 Arkadaşının; 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun Geçici 1 inci Maddesine Bir Fıkra Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/897) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)

3. - Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner ve 21 Arkadaşının; Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/898) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.7.1997)

4. - Aydın Milletvekili M. Fatih Atay'ın; Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Ek Madde İlave Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/899) (Millî Savunma ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.7.1997)

Raporlar

1. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askerî Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma ve Dışişleri komisyonları raporları (1/350) (S. Sayısı : 364) (Dağıtma tarihi : 30.7.1997) (GÜNDEME)

2. - Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/613) (S. Sayısı : 366) (Dağıtma tarihi : 30.7.1997) (GÜNDEME)







BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

30 Temmuz 1997 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

KÂTİP ÜYELER : Fatih ATAY (Aydın), Ali GÜNAYDIN (Konya)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 128 inci Birleşimini açıyorum.

Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç milletvekili arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş'in,Kırşehir şeker fabrikası inşaatının tamamlanarak işletmeye alınmasına ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN - Kırşehir Milletvekili Sayın Cafer Güneş, Kırşehir şeker fabrikası konusunda gündemdışı söz istemiştir.

Kendisini kürsüye davet ediyorum; buyurun Sayın Güneş.

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kırşehirimizde 1989 yılında seçilen Belediye Başkanımız, maalesef, bir trafik kazası neticesi vefat etmiş; -bu vesileyle, bir kez daha kendisine Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum- 1990 Şubatında Kırşehirimizde belediye seçimi yapılması kararı alınmış, o dönemde şehrimizde bir şeker fabrikasının da temeli atılmış; o gün bugündür yapılamayan şeker fabrikası inşaatı hakkında söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

1990-1997 yılları arası Kırşehir'deki tüm siyasîler, Kırşehir'in meselelerini sayarken, en başta şeker fabrikasını saymıştır. 1990-1997 yılları arasında Mecliste grubu olan partilerimizin hemen hemen tamamı da iktidar olmuş -1990'da Anavatan partisi, 1991-1995 yılları arasında Doğru Yol Partisi- Cumhuriyet Halk Partisi, 1996-1997 yılları arasında da bir yıl Refah Partisiyle Doğru Yol Partisi iktidar olmuş- ancak, Kırşehir'deki şeker fabrikası inşaatı bir türlü bitirilememiş; bir hayalet gibi, yanından geçenleri karşılıyor ve istisnasız herkes tarafından “vah bizim halimize vah” dedirtecek durumdadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kırşehir şeker fabrikası projesi, Bakanlar Kurulu kararıyla 1990 yılı yatırım programına alınmıştır. Söz konusu projenin 1990 birim fiyatlarıyla yatırım tutarı 204 milyar liradır; 1996 yılı için 4 trilyon liraya yükselmiş, 1997 yılı için de 8 ila 10 trilyon lira arasında bir maliyet tespit edilmiştir. Görüldüğü gibi, yapım süresi uzadıkça;

1- Yatırım uzun yıllara sarkıyor, maliyet artıyor.

2- Yarım kalan tesisler uzun yıllar içerisinde korkunç derecede yıpranıyor.

3- Bölgesel pancar üretimi teşvik edilemiyor.

4- İç tüketimin yerli üretimle karşılanması açısından ek kapasite oluşturulamıyor.

Kırşehir şeker fabrikası projesine göre, günlük pancar işleme kapasitesi 3 600 tondur. Yüzyirmi günlük normal kampanya süresinde 450 bin ton pancar işlenecek, 65 bin ton şeker, 9 bin ton melas üretilecek, faaliyete geçtiğinde ortalama bin kişiye iş imkânı sağlayacaktır. Türkiyemiz ve Kırşehirimiz için ne kadar önemli olduğu ortadadır. Ayrıca, pancar üretimi, Kırşehir'e bağlı olarak da yedi bölgede yapılmaktadır, bunlar, Kırşehir bölgesi, Gülşehir bölgesi, Hacıbektaş bölgesi, Kaman bölgesi, Mucur bölgesi, Ortaköy bölgesi ve Şereflikoçhisar bölgesidir. Yani, bu fabrika, bölge olarak 171 köyü, 9 038 sözleşmeli çiftçiyi ilgilendirmektedir.

Kırşehirimizde, suyun, havanın güzel olması Allah'ın bir nimetidir; yetişen tüm bitkiler, sebzeler, meyveler ve hayvansal ürünlerin ayrı bir tadı oluyor. Dolayısıyla, burada yetişen şekerpancarının şeker oranı da Türkiye oranının üst sıralarındadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüzde 50'si bitmiş olan bu tesis için, bölgenin seçilmişleri olarak bizler, yetkililerle sürekli görüşüyoruz. 55 inci Hükümetin Sayın Bakanı Yalım Erez Bey, o zaman da bakandı, bundan bir yıl evvel; durumu yakinen biliyor; Kırşehirimize de geldiler, yetkililerden bilgi aldılar.

Sayın Erez'den sonra, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına Sayın Ali Rıza Gönül geldi. Sağ olsunlar, Ali Rıza Bey de Kırşehirimizi teşrif ettiler, yetkililerden bilgi aldılar, fabrikamızı gezdiler. Daha sonra, Şeker Genel Müdürlüğünün, Devlet Planlamadan, 1997 için talep etmiş olduğu 900 milyar liranın, bir yazıyla, çıkarılması için Sayın Bakanımız talimat verdi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Konuşmanızı tamamlayın efendim.

CAFER GÜNEŞ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

...ancak, 54 üncü Hükümet, bu sıralarda son buldu; 55 inci Hükümet kuruldu; Kırşehir'i ve fabrikayı bilen Sayın Erez tekrar Sanayi ve Ticaret Bakanı oldu. Şimdi, Kırşehirliler adına Sayın Bakanımızdan istediğim, az önce sıraladığım gerçekler çerçevesinde, bahse konu 900 milyar liranın bu yıl içerisinde acilen çıkarılması, 1998 malî yılı bütçesine, fabrika bitimi için gerekli ödeneğin konmasıdır.

Ayrıca, eğer özelleştirme düşünülüyor ve yapılacaksa, Kırşehirliler olarak buna da hazırız. Eğer siz “haydi” derseniz, Kırşehir'deki yetkililerle görüşüp, teklifimizi size hemen getirebiliriz.

Bu temennilerle hepinizi saygıyla selamlıyor, fabrikanın Kırşehir'e ve tüm Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Gündemdışı konuşan Kırşehir Milletvekili Sayın Cafer Güneş'e teşekkür ediyorum.

2. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın, öğretim üyelerinin askerlik sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin'in cevabı

BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, şimdi gündemdışı ikinci sırada söz isteyen Tekirdağ Milletvekili Sayın Bayram Fırat Dayanıklı'yı kürsüye çağırıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

Sayın Dayanıklı, öğretim üyelerinin askerlik sorunu konusunda söz istemiştir.

Konuşma süreniz 5 dakikadır Sayın Dayanıklı.

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öğretim üyelerinin askerlik sorunları ve çağdaş eğitim konusunda gündemdışı bir konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum; öncelikle, sizleri saygıyla selamlarım.

Bu arada, dün yaşanan üzücü olayları kınıyorum ve saldırıya uğrayan gazeteci arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi bir defa daha sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, son yıllarda, Batılı ülkelerin gelişmişlik düzeyine ulaşabilmek için yükseköğretim konusunda özel bir ilgi göstermektedir. Buna rağmen, üniversite kapılarında yığılmalar henüz azalmamıştır.

Yeni üniversitelerin birçoğu, bina, kütüphane, teknik donanım ve en önemlisi, öğretim üyesi bakımından çok yetersiz durumdadır. Bir üniversite öğrencisinin yetiştirilmesinde en önemli faktör öğretim üyesidir. Öğretim üyesinin varlığı ve kalitesi, öğrencinin güvencesidir. Ancak, son yıllarda, öğrenci, kimi zaman, karşısında öğretim üyesi dahi bulamamaktadır. Sayılara bakarsak, öğretim üyesi başına 1983-1984'te 47 öğrenci düşerken, 1994-1995'te 74 öğrenci düşmüştür.

Üniversitelerdeki bu öğretim üyesi açığı nedeniyle, 1987 yılından itibaren, öğretim üyesi yetiştirmek için yoğun bir gayret içerisinde olmuşuz. 1987 yılından önce, yükseköğretimin ihtiyaç duyduğu alanlarda yurt dışında eleman yetiştirilmesi işlemleri Millî Eğitim Bakanlığınca yürütülmekteydi. 1987 yılında kanunlarda yapılan değişiklikle, üniversiteler de yurt dışına araştırma görevlisi göndermeye başladılar. 1987 yılından bu yana, öğretim üyesi olarak yetiştirilmek üzere yurt dışına gönderilen araştırma görevlilerinin sayısı 4 bin civarındadır. 1996 yılından itibaren, her yıl yurt dışında doktorasını tamamlayıp dönen araştırma görevlisi sayısı yaklaşık bin civarında olmuştur. Doğrudan yardımcı doçent olarak göreve başlayacak bu kişilerin çoğu, yeni açılan üniversitelerde öğretim üyeliği yapacaklardır. Bu üniversitelerde, bu kişilere çok büyük ihtiyaç vardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yurt dışına araştırma görevlisi gönderme uygulamasının yıllık maliyeti 80 milyon dolar civarındadır; şu andaki kurla 12,5 trilyon lira yapmaktadır. Bu kadar büyük bir bütçeyle önemli bir program uygulanırken, bu kişiler, yurda dönüşlerinde, hemen, askerlik sorunuyla yüz yüze gelmektedirler. Acilen kendilerine ihtiyaç duyulan bu yeni üniversitelerde göreve başlamaları birbuçuk yıl daha gecikmektedir. Bu kişilere, asker olarak mı yoksa öğretim üyesi olarak mı daha çok ihtiyaç duyduğumuz sorusunun yanıtı açıktır. Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı olan yükseköğrenim yapmış kaliteli insangücü, her yıl mezun olanlar tarafından fazlasıyla karşılanmaktadır. Üniversitelerimizin çoğunda, kalitesi yükselen yabancı dil eğitimi sayesinde, bu asker adaylarının yabancı dil sorunu da yoktur. Bu durumda, doktorasını tamamlamış ve üniversitelerde öğretim üyesi olarak kendilerine ihtiyaç duyulan bu kişilere, uzun dönem askerlik yaptırılması, bence, çok büyük bir kaynak, emek, zaman ve kalite israfıdır. Türkiye'nin böyle bir lüksü kullanmaya hakkı yoktur. Türkiye'de, güvenliğimizi koruyan polis kadar, kaliteli insangücü yetiştirmenin güvencesi olan öğretim üyelerine de asıl görev yerlerinde ihtiyaç vardır.

Yukarıda sıralamaya çalıştığım nedenler ve gerekçeler ışığında, doktorasını yurt dışında ve yurt içinde tamamlayıp üniversitelerde öğretim elemanı olarak göreve başlayan kişilere kısa dönem askerlik hakkı tanınmasını veya üç ay temel eğitim sonrası kalan süresinin yeni açılan üniversitelerde hizmetle karşılanmasını öneriyorum.

Ancak, bunun ötesinde bir konuya daha değinmek istiyorum: Son günlerde, birtakım, sarıklı, cüppeli insanlar, meydanlarda, üzerinde ne yazdığı belli olmayan yeşil bayraklar açmaktadırlar. Huzurlarınıza çıkmışken, bu konudaki görüşlerimi de sunmak istiyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Atatürk Türkiyesi, maalesef, bir karşı devrim tehdidi altındadır; bu tehdit, sürekli olarak artmaktadır. Siyasî geleceklerini gerici çevrelerin iktidarlarına bağlayanlar Atatürk dönemindeki yüksek ahlakî değer ve nitelikleri yok etmeye çalışmaktadırlar. Bu kişiler, ülkemizin siyasî ve ekonomik özgürlüğünü İslam ilkelerine dayandırma, Türkiye'nin daha çağdaş, insan haklarına saygılı, demokratik ve tam bağımsız bir ülke olmasını engelleme niyeti içindedirler.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülke yönetimini ele geçirme çabasında olan siyasî İslamcılar, tarihimizi, kültürümüzü, laik eğitim sistemimizi şeriat çıkarlarına göre yönlendirmek ve ülkemizde yeniden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Dayanıklı, şimdi siz gündemdışı sözü...

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - Çağdaş eğitim konusunda efendim.

BAŞKAN - ...öğretim üyelerinin askerlik sorunlarıyla ilgili olarak aldınız; ama, bu konuşmanız gündemdışı söz kapsamına da girmez.

MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) - Bravo Başkan.

BAŞKAN - Ayrıca, bu konuların tartışılmasına İçtüzüğün belirlediği 5 dakikalık süre yetmez.

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - 1 dakika daha rica ediyorum.

BAŞKAN - Bu konuların tartışılmasını istiyorsanız, bunun başka usulü var. Ben, hangi konuda gündemdışı söz vermişsem, sayın üyelerden o konuya riayet etmelerini isterim.

Lütfen, konuşmanızı tamamlayın efendim; zaten süreniz de bitti.

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) - Konuya bağlı olarak konuş.

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - Ülkemizde, yeniden, cumhuriyeti hilafete, ulusu ümmete, vatanı mülke, okulları medreseye, akılcılığı kaderciliğe dönüştürmek istemektedir bu kişiler; Atatürk devrimlerini yok ederek, Türkiye'yi, ne idüğü belirsiz, hanedan mensuplarının kulu haline getirme hezeyanını sergilemektedirler.

MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) - Aynada kendini görüyorsun.

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - Mustafa Kemal, cumhuriyeti, akılcı, laik, çağdaş, bilimsel eğitimden geçmiş yeni kuşaklara emanet etmeyi düşünmüşken, bugün ülke yönetimine el koymayı amaçlamış şeriatçı genç kuşaklar özellikle yetiştirilmektedir. Daha da acısı, “imam hatipler kapatılamaz” diye halkı kandırmaya çalışanların... (RP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler) sokaklara dökülenlerin birçoğunun amacı, din esaslarına dayalı devlet düzenidir. Özledikleri bu düzende biz yokuz, Atatürkçülere yer yok... (RP sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - Bu nedenle, konuyu...

BAŞKAN - Sayın Dayanıklı... Sayın Dayanıklı...

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - ... bütün çıplaklığıyla ortaya koymak, Atatürk ilkeleri ve aydınlık Türkiye için mücadele etmek zorundayız.

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) - Siz neredesiniz?!.

BAŞKAN - Sayın Dayanıklı, konuşma süreniz bitti, mikrofon kapandı efendim.

ASLAN POLAT (Erzurum) - Ne konuşuyor bu yahu!..

Ne konuşuyorsun!..

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - ...Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmanın tek yolu vardır, o da, Atatürk yoludur.

BAŞKAN - Sayın Dayanıklı...

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) - Meclisin tansiyonunu yükseltiyorsunuz... Türkiye'nin tansiyonunu yükseltiyorsunuz...

BAYRAM FIRAT DAYANIKLI (Devamla) - ...Bu inanç ve anlayışla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar; RP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, kürsüdeki hatibe müdahale hakkı başkana ait. İçtüzüğe uygun konuşmasını sağlamak benim görevim, müdahale etmenize gerek yok efendim.

MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) - Alakası olmayan bir konuşma yaptı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET SEZGİN (Aydın) - Sayın Başkan, izin verirseniz cevap arz etmek istiyorum.

BAŞKAN - Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Sezgin, öğretim üyelerinin askerlik sorunu konusunda yapılan gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET SEZGİN (Aydın) - Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri, aziz arkadaşlarım; Tekirdağ Milletvekili Sayın Fırat Dayanıklı'nın, Bakanlığımızı ilgilendiren konuşmasını yanıtlamak üzere huzurlarınızı işgal etmiş bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, öğretim üyeleri ve akademik personelin temel eğitimi müteakip geri kalan askerlik hizmetlerini kendi kurum ve kuruluşlarında tamamlamaları konusundaki talepler zaman zaman Millî Savunma Bakanlığına intikal etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gereğince, yüksek malumlarınızdır, askerlik yükümlülüğü, her Türk erkek vatandaşı için bir hak, aynı zamanda bir ödevdir. Öğretim üyeleri ve akademik personel de bu hak ve ödevlerini yedek subay veya erbaş olarak tamamlamaktadır. Zaman içerisinde, muhtelif meslek gruplarının, öğretim üyelerinin istekleri gibi; örneğin, mülkî idare amirleri, emniyet teşkilatı mensupları, Dışişleri Bakanlığı mensupları, Türk Hava Yolları pilotları, tabipler, sanatçılar ve birçok meslek grubu mensuplarının, askerlik hizmetlerinden muaf tutulmaları veya temel eğitimlerini müteakip kalan askerlik hizmetlerini kendi teşkilatlarında tamamlamaları ya da kısa dönem askerlik yapmaları hakkında talepleri olmuştur, olmaya devam etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, yaptırdığımız inceleme sonunda, öğretim üyeleri ve akademik personele ayrı bir statü ve uygulama getirilmesi halinde, askerlik sistemini daha da karmaşık bir hale getireceği; diğer meslek gruplarından da, emsal gösterilerek, benzer taleplerin gelmesine neden olacağı; silahlı kuvvetler kaynağını olumsuz etkileyeceği ve kamuoyu ve diğer meslek grubu yükümlüleri üzerinde olumsuz etkiler yapacağı değerlendirildiğinden, bu talepler, şimdilik uygun mütalaa edilmemektedir.

Saygıyla arz ederim.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (DTP, ANAP, DSP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Gündemdışı konuşmayı cevaplandıran Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Sezgin'e teşekkür ediyorum.

3. -Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, kalkınmada öncelikli yörelere ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN - Bugünkü gündemdışı son konuşma, Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal tarafından yapılacak.

Sayın Ünal, kalkınmada öncelikli yöreler hakkında gündemdışı söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Ünal. (RP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

ZEKİ ÜNAL (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kalkınmada öncelikli yöreler üzerindeki görüşlerimi arz etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum. Ayrıca, bize söz verdiklerinden dolayı, Sayın Başkana teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, müsaade ederseniz, konuya girmeden önce, Sayın Hükümete kısa bir mesajım olacaktır.

Sayın Hükümet üyeleri, bildiğiniz gibi, dün, 8 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili olarak, en tabiî hakları olan demokratik tepkilerini dile getirmek için, Anadolu'nun muhtelif yerlerinden gelen her partiye mensup yurttaşlarımızı copla karşıladınız; üzerlerine köpekleri saldırttınız...

BAŞKAN - Sayın Ünal... Sayın Ünal...

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - ...hatta, onları muhatap bile kabul etmediniz... Bu insanlarımızdan özür dilemelisiniz...

BAŞKAN - Sayın Ünal, biraz önce, bu konudaki İçtüzük hükümlerini bir arkadaşımıza anlattım, hatırlattım...

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Bu, o arkadaşımızın kişisel konuşmasına yönelik bir uyarı değildi; sizi de bu konuda uyarıyorum. Benden, hangi alanda gündemdışı söz istemişseniz, burada onu konuşacaksınız. Diğer konularda Bakanlar Kuruluna bir soru yöneltme ihtiyacı duyuyorsanız, onun usulleri var efendim; İçtüzükte denetim yollarının usulleri gösterilmiş. Aksi halde, bu gündemdışı konuşmaları, İçtüzükteki anlamı içerisinde yapamazsak, uygulamamızın bir faydası kalmaz. Lütfen...

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Sayın Başkan, sözüm zaten bitmişti; ben uzatacak değildim; kısa bir mesajdı bu.

BAŞKAN - Evet efendim. Onu dışarıda da yapabilirsiniz; sayın bakanlarla özel görüşmelerinizde yapabilirsiniz.

Şimdi, kalkınmada öncelikli yöreler hakkındaki uygulamalara ilişkin konuşmanızı, lütfen süresi içerisinde tamamlayın.

Buyurun efendim.

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi, planlı döneme girildikten sonra, ülke kaynaklarının daha rantabl ve rasyonel bir şekilde değerlendirilmesi, refahın yaygınlaştırılması, sosyal adaletin sağlanması, bölgelerarası dengesizliklerin giderilmesi amacıyla, hükümetler, bir dizi tedbir almıştır ve konuyla ilgili planlar ve programlar yapmışlardır. Bu arada, sosyal ve ekonomik açıdan geri kalmış bölgelerimizin kalkınması gündeme girmiştir ve ilk defa 1968 yılında, 22 ilimiz kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınmıştır. 1973 yılında bu sayı 40'a çıkarılmış, 1984 yılında 28'e indirilmiş, 1996'da 36'ya çıkarılmıştır. Geçen hafta, ayın 22'sinde, Yüksek Planlama Kurulunun kararıyla bu sayıya 8 il daha eklenmiştir. İçerisinde Karaman'ın da bulunduğu bu illerimiz, Aksaray, Giresun, Kırıkkale, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Rize'dir.

Geçen hükümetler döneminde, bu konuyu, çeşitli zeminlerde, müteaddit defalar dile getirdim. Sadece bu 8 il değil, bunun dışında birçok ilin de kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınması gerektiğini vurgulamıştım.

RECEP MIZRAK (Kırıkkale) - Niye yapmadınız o zaman?

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Ancak, bu, 55 inci Hükümete nasip oldu. Daha evvelki Hükümet bu konuda çalışma yapıyordu; yalnız, tabiî ki, hükümetin ömrü vefa etmediğinden dolayı bu işler yarım kaldı. Bu vesileyle, ben, şahsen, hemşerim olan Işın Çelebi başta olmak üzere YPK üyelerine burada teşekkür etmek istiyorum.

Ancak, müsaade ederseniz, genel prensipler açısından Hükümetin dikkatini birkaç noktaya çekmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, daha önceki hükümetler döneminde, bildiğiniz gibi, 2 gelişmiş ilimizin dışındaki iller sanayi kuşağına alınmış bulunmaktadır. Yani, sanayi kuşağına alındıktan sonra, teşvik tedbirleri açısından, kalkınmada öncelikli yörelere tanınan tedbirler itibariyle aralarında fazla bir fark yoktur. Ancak, kalkınmada öncelikli iller statüsüne girdikten sonra bazı vergilerde indirim olması açısından, elbette ki, sonsuz faydaları vardır. Bu Hükümet, eğer isterse, 2 gelişmiş il istisna edildiği takdirde, bütün illeri kalkınmada öncelikli iller statüsüne kavuşturabilir. Ben bunu arz etmek istiyorum. Şu anda 80 ilimiz vardır ve en son YPK kararına göre 46 ilimiz kalkınmada öncelikli iller statüsüne kavuşturulmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ünal, konuşmanızı tamamlayın efendim.

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Diğer 34 ilimizin içerisinde 15 il vardır ki, bu illerin, otomatikman, kalkınmada öncelikli iller içerisine girmesi gerekir. Sebebi de şudur: Bildiğiniz gibi, Zonguldak İlimiz, Devlet Planlama Teşkilatının yapmış olduğu araştırmaya göre 19 uncu sırada bulunmaktadır. Yani, Zonguldak İlimizdan daha az gelişmiş olan 15 ilimiz vardır, bunlar da çok rahat bir şekilde bu illerin içerisine girebilir. Bu illeri sayıyorum: Çanakkale, Isparta, Manisa, Uşak, Konya, Gaziantep, Hatay, Sakarya, Bolu, Burdur, Kütahya, Nevşehir, Trabzon, Samsun ve Afyon. Afyon 41inci sırada bulunan bir ilimizdir.

Dolayısıyla, bu Hükümet, gerçekten, eğer tam bir iş yapmak istiyorsa, bu illeri de kalkınmada öncelikli illlerin içerisine dahil edebilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkürlerinizi belirterek tamamlayın efendim.

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Sayın Başkan, bir iki dakika...

BAŞKAN - İmkânı yok efendim; benim süre uzatma yetkim yok. Sadece, konuşmanızı tamamlamanız için mikrofonu açtım.

ZEKİ ÜNAL (Devamla) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bugün, Türkiye genelinde, hakikaten, çok gelişmiş olan bölgelerde geri kalmış ilçelerimiz vardır. Zaman kısıtlı olduğundan dolayı, ben burada bunları anlatacak değilim; ama, Sayın Bakan, eğer benden sonra cevap verecek olurlarsa, bunları, zaten kendileri çok iyi bilmektedirler. Dolayısıyla, bir tedbir olarak da, geri kalmış ilçeler bazında meseleye bakmak mümkündür. Elbette ki, bu, tamamen meseleyi çözmüyor. Neden çözmüyor; her şeyden evvel, kalkınmanın önündeki bürokratik engellerin kaldırılması lazımdır; gerekli hukukî, idarî, malî ve teknik tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Gündemdışı konuşan Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal'a teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.

Bir Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu'nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/966) 25 Temmuz 1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 26 Temmuz 1997 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun dönüşüne kadar; İçişleri Bakanlığına, Adalet Bakanı Oltan Sungurlu'nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Komisyonlardan istifa önergeleri bulunmaktadır; ayrı ayrı okutup bilgilerinize sunacağım:

2. - Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci'nin, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/237)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Değişen oranlar nedeniyle Adalet Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

Ömer Faruk Ekinci Ankara

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer istifa önergesini okutuyorum:

3. - Aydın Milletvekili Muhammet Polat'ın, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/238)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Değişen oranlar nedeniyle Tarım, Orman, Köyişleri Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

Muhammet Polat Aydın

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir diğer istifa önergesini okutuyorum:

4. - Tokat Milletvekili Bekir Sobacı'nın, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/239)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Değişen oranlar nedeniyle Sanayi, Teknoloji ve Ticaret Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

Bekir Sobacı Tokat

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Bugün gelen son istifa önergesini okutuyorum:

5. - Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz'ün, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/240)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Değişen oranlar nedeniyle Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

Hasan Hüseyin Öz Konya

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Doğru Yol Partisi ile Demokratik Sol Parti Gruplarının, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş önerileri vardır; ayrı ayrı okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

V. - ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. - Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin DYP Grubunun önerisi

30.7.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 30 Temmuz 1997 Çarşamba günü yapılan toplantısında siyasî parti grupları arasında mutabakat sağlanamadığından, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

Saygılarımla.

Saffet Arıkan Bedük

Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili

Öneri

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 145 inci sırasında yer alan 347 sıra sayılı kanun teklifinin bu kısmın 12 nci sırasına, 153 üncü sırasında yer alan 360 sıra sayılı kanunun ise 13 üncü sırasına alınması önerilmiştir.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, ikinci öneriyi de okutacak mısınız efendim?

BAŞKAN - Hayır; ayrı ayrı okutacağım.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Önerinin lehinde söz istiyorum efendim.

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grubu önerisi üzerinde, Refah Partisi Grup Başkanvekili Sayın Salih Kapusuz söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Kapusuz. (RP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Doğru Yol Partisi Grubunun önerisi lehinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

YÜKSEL YALOVA (Aydın) - Bravo!

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Alkışlayan sayın arkadaşıma hatırlatma yapmak istiyorum; elbette öyle, siz onu alkışlamaya elbette layık buluyorsunuz; fakat, ben, zaten, size bir hatırlatma yapmak için burada söz almış bulunuyorum.

Bildiğiniz gibi, İçtüzüğün ilgili hükmü gereğince, gündemin yeniden düzenlenmesi, siyasî parti gruplarının önerileriyle olmaktadır. Bugün yapılan Danışma Kurulu toplantısına, hem Doğru Yol Partisinin hem de Demokratik Sol Partinin önerileri gelmiş; ancak, Danışma Kurulunda mutabakat sağlanamamıştır.

Tabiî, bir sonraki öneriyle ilgili düşüncelerimizi de ifade edeceğimiz için o konuya girmeyeceğim; önce, Doğru Yol Partisinin getirmiş olduğu önerinin ne olduğu konusunu Genel Kurulun bilgisine arz etmek istiyorum.

Gündemin 145 inci sırasında yer alan, Türk Ocağı binasının Türk Ocağına devriyle ilgili teklif ile gündemin 153 üncü sırasında yer alan 360 sıra sayılı kanun önplana çekilsin isteniyor. Bu teklif de, Turizmi Teşvik Kanununda yapılacak değişiklikle; yani, şu meşhur, kumarhanecileri yakinen ilgilendiren Kumarhaneler Kanununun önplana çekilip görüşülmesiyle ilgilidir.

Şimdi alkışlayan değerli arkadaşımı, özellikle oyuyla ilgili olarak takip edeceğim.

Bildiğiniz gibi, önce komisyonlardan ittifakla çıkıp, daha sonra Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında da, Genel Kurulun büyük bir tasvibine mazhar olan bu kumarhanelerden; ocakları batıran, aileleri yıkan bu felaketten ülkemizin kurtarılabilmesi için bir kanun teklifi geldi. Bu kumarhanelerin, belirli bir süreden sonra -uluslararası anlaşma ve birtakım hukukî müeyyidelere de uygun olsun diye- Türkiye'nin dışarısına çıkarılması, Genel Kuruldan adeta oybirliğiyle geçti.

Sayın Cumhurbaşkanı, kamuoyunda çok münakaşa edilen, birçok değerlendirmenin yapıldığı, birçok ithamın gündemde olduğu bu kanunu, üzülerek söyleyelim ki, iade etti. Kumarhanelerle ilgili iade edilen bu kanun, ilgili komisyon tarafından hemen gündemine alındı. Bildiğiniz gibi, gündeme alınan bu kanun, yine, hiçbir maddesi değiştirilmeksizin, komisyondan, olduğu gibi Genel Kurula intikal ettirildi. Şu anda, gündemin 153 üncü sırasında yer alan bu kanunun, Genel Kurulda ön sıralara çekilerek, bir an önce konuşulması, görüşülmesi, karara bağlanması arzu ediliyor. Ancak, biraz sonra, özellikle, İktidara mensup milletvekili arkadaşlarımızın ve grupların oylarına, hem milletimiz hem de biz hassasiyetle dikkat edeceğiz. Çünkü, bu meşhur müesseselerin, Hükümetle yakın alakasının olduğu ve Hükümetin kuruluş aşamasındaki gayretleri gazetelerde, televizyonlarda her halükârda konuşuldu.

Dolayısıyla, biz, bu kanunun, böyle, 12 nci sırada değil, acilen, kamuoyunun gündeminde münakaşa edilen, birtakım ithamların yapıldığı bir ortamdan çıkarılarak, Genel Kurulun, daha önce çıkarmış olduğu bu kanunu sahiplenerek, bir an önce çıkarmasını istiyoruz. Şayet, buna karşı çıkılacak olursa, bunun aleyhinde tavır sergilenecek olursa, milletimiz ve biz bunu çok iyi bir şekilde tekrar tekrar gündeminize getireceğiz. Onun için, milletvekilerinin, Parlamentonun, Hükümetin daha fazla yıpranmaması için, böyle münakaşa konusu olan, ihtilaf konusu olan ve iadesinde bile birtakım ithamların yapıldığı bir kanunla ilgili olarak ne yapılmalıdır; Genel Kurul görevini yapmalı, derhal, bu kanunu görüşmelidir. Şayet, sizler bu kanunun görüşülmesi konusunda birtakım çekingen tavırlar sergileyecek ithamın muhatabı olursanız, bu ithamın muhatabı aynı zamanda sizler de olursunuz.

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, ülkemiz birçok noktadan münakaşaların, birtakım değerlendirmelerin yapıldığı bir dönemin içerisinde bulunmaktadır. Özellikle, yetkili bir sosyaldemokrat arkadaşımız önceki gün bendenizi aradılar; kendileri, bu kanunun çıkarılması doğrultusunda gösterilen çabadan dolayı teşekkür ettiler; ama, bu yapılan çalışmaların yeterli olmadığını, bunun mutlaka sonuçlandırılmasının gerekli olduğunu bizlerden ve bütün siyasî partilerden istirham ettiklerini ifade ettiler. Dolayısıyla, ben, bu gruptan, özellikle, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarından, ailelerin feryadına, toplumun ciddî bir yarası ve sıkıntısı olan kumarhaneler konusuna, duyarlı davranmalarını rica ediyorum. Bunu, gündemimizin ilk sıralarına alıp, bir an önce konuşacağımız kanunlar statüsüne koymamız, herhalde bu arkadaşlarımızın da tasvibinden geçecektir. Şayet, biz, bu konuda duyarsız davranırsak, bu konuda toplumun beklentilerine istenilen itinayı göstermeyecek olursak, işte o zaman, haklı olarak, Parlamentonun ve milletvekilleri üzerindeki değerlendirmelerin şaibesi ve sıkıntısı konuşulmaya devam eder.

Onun için, bendeniz, Grubumuz adına bu konunun öncelikli görüşülmesi konusunda müspet oy kullanacağımızı ifade ediyor, Parlamentonun ittifakla çıkarmış olduğu dikkat çekici böyle bir kanunun, tekrar bekletilmesinin doğru olmayacağını ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Önerge üzerinde konuşan Sayın Salih Kapusuz'a teşekkür ediyorum.

Önerge sahipleri olarak da Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Sayın Saffet Arıkan Bedük söz istemiştir.

Buyurun Sayın Bedük. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ve 14 Arkadaşının; Tarihî Türk Ocağı Binasının Kamu Yararına Çalışan Türk Ocakları Umumî Merkezine Devrine Dair Kanun Teklifi ile yine, Turizmi Teşvik Kanunu ve kumarhanelerle ilgili olarak vermiş olduğumuz önerge çerçevesinde, gündemin ön sıralarına alınması hususundaki teklifimiz üzerinde, Doğru Yol Partisinin görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türk Milleti köklü bir tarihe ve zengin bir kültüre sahiptir. Zengin kültürünü ve köklü tarihini düşünürsek eğer, onun temelinde, milleti millet yapan unsur ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini devlet yapan ilke ve millî ve manevî değerleri en iyi şekilde değerlendirmek gerektiği kanaatini taşıyoruz.

Dolayısıyla, bugün, Türkiye Cumhuriyeti Devletini dünya devletleri arasına sokabilmek için, mutlak suretle, bilim ve teknolojiyi en iyi şekliyle uygulamak, uyarlamak ve onu diğer toplumlara ve diğer milletlere aktarabilmek güç ve kuvvetine sahip olmayı da gerektirmektedir. Ancak, dünya devletleri arasında sayılabilmek için, mutlak suretle, öncelikle, tarihini ve kültürünü bilmek gerekir. “Millî ve manevî değerleri, tarihî ve kültür değerlerini bilmeyen milletler, başka milletlerin şikârıdır” diyor Büyük Atatürk. Dolayısıyla, öncelikle, Türk Milletini millet yapan, geçmişte, özellikle gönüllü kuruluşlar arasında da saydığımız Türk Ocağının tarihini çok iyi değerlendirmek gerektiği kanaatini taşıyoruz.

1912 yılında kurulmuş ve o zaman -özellikle, Osmanlı devrinden itibaren de- Türk Milletine ve Türk insanına büyük yararlılıklar sağlamış olan Türk Ocağı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşundan sonra da, özellikle, Kuvayi Milliye ruhu içerisinde, bu ülkeyi ülke yapan, bu devleti devlet yapan her türlü mücadelenin içerisinde olmuş ve bugüne kadar, Türkiye Devletinin gelmesinde büyük katkısı olmuştur.

Değerli arkadaşlarım, bu anlayış içerisinde, özellikle ve bilhassa şunu sizlere açıkça ifade etmek istiyorum: Kuruluşundan bugüne kadar, aktif ve gündelik siyasetin tamamen dışında, her türlü siyasî görüşü taşıyan insanları yetiştirmiş olan ocak, bugün de, aynı felsefeyi ve aynı düşünceyi taşıyor ve gelecek nesillere özellikle ışık tutacak, kültürümüzü gelecek nesillere aktaracak bir anlayışı gerçekleştirebilmek için büyük bir gayretin içerisinde bulunmaktadır.

Sadece Türkiye Devletinde değil, bugün Türk dünyasıyla entegre olmayı düşünen, Türk dünyasıyla, sosyal ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmeyi hedef almış olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, özellikle bu gibi gönüllü kuruluşlarla devletin temaslarını eğer güçlendirirse, kuvvetlendirirse daha iyi mesafe katedeceği kanaatini taşıyoruz. Bakın, bu anlayış içerisinde çalışan ocağımız için Büyük Atatürk ne diyor, Mustafa Kemal Atatürk şu ifadeyi kullanıyor “Bu ocağı söndürenlerin ocağı sönsün” Bu cümle, ocağın mana ve mefkûresini, mutabakatını alâka ve himayesinin derecesini en güzel sözleriyle ifade ediyor.

Yine, özellikle bu binanın yapılmasıyla ilgili olarak, meseleye tarihî perspektifte bakarsak, 1926 yılında yine Büyük Atatürk'ün işaret ettiği çerçeve içerisinde, gönüllü bir kuruluş olarak, vatandaşlardan aldığı güçle ve maddî ve manevî destekleriyle Türk Ocağı binası yapılmış, Türk mefkûresi için, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşu için, Kuvayi Milliye ruhunun gelişmesi ve uygulanması için büyük hizmetler yapmıştır, bir sürü şubeleriyle birlikte, yine bu millete çok önemli hizmetleri gerçekleştirmiştir.

27 Mayıs 1960 yılında, Cumhurbaşkanı merhum Cemal Gürsel Paşa da “ocağa dokunmayın” talimatıyla, Türk Ocağıyla ilgili çok güzel bir değerlendirmeyi ortaya koymuş, bunu, Türk arşivlerine tescil ettirmiştir.

Değerli milletvekilleri, bugün, Türk Ocağı binasını kullanma tarzından herhangi bir şikâyetimiz yok; ama, şunu kabul etmek durumundayız: Türk Milletinin, o hayırsever duygusunun, millî ve manevî değerlerine, kültürüne ve mefkûresine bağlılığının bir sonucu olarak yapmış olduğu binayı, tekrar Türk Ocakları Umumî Merkezine devretmek, bir hakkın teslimi olacaktır ve bu takdirde, Türk kültürüne en iyi şekilde hizmet edebileceğimiz inancını taşıyoruz.

Bu sebepledir ki, verilmiş olan bu teklifin öncelikle görüşülmesinin, bütün siyasal partiler tarafından da uygun görüleceği inancını taşıyorum. Bunu, lütfen, bir siyasî maksatla söylediğimizi kabul etmeyin. Nitekim, Danışma Kurulunda bu görüşümüzü ifade ettiğimizde, bir siyasal parti; yani, Cumhuriyet Halk Partisi hariç olmak üzere, diğer partilerimiz kabul ettiler, onların grup başkanvekillerine teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki, Türk Ocağı binasının, umumî menfaatlara hadim derneklerden sayılan Türk Ocakları Umumî Merkezine devri, sizlerin oylarıyla ön sıraya alınmak suretiyle mümkün olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, diğer bir konu olan kumarhaneler, hepimizin bildiği gibi, Türk sosyal hayatında ve ekonomik hayatında gerçekten çok önemli yaralar açmıştır. Kumarhaneler, çok ocak söndürmüştür. Kumarhaneler, bu ülkede karaparanın aklanması için önemli bir konum almıştır. Yine, kumarhaneler, karaparanın dışında uyuşturucu madde kaçakçılığı parasının aklanması konusunda da çok önemli bir merkez olmuştur.

Bu sebepledir ki, kumarhanelerin yeniden düzenlenmesi geçmiş dönemlerde istenmiş ve özellikle Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde kapatılmasını öngören teklifimiz, Yüce Heyetiniz tarafından da kabul edilmişti. Anayasanın 87 nci maddesine göre, kanunların kabulü ve değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir, Türkiye Büyük Millet Meclisi, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde kanunları düzenlemek ve gerekli tedbirleri almak durumundadır. Bu sebepledir ki, bu kanun, burada, yine diğer siyasal partilerin de desteğini almak suretiyle kabul edilmişti; ancak, yine, Anayasamızın 89 uncu maddesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın, yeniden görüşmek üzere gönderme hakkının olduğu da bir vakıadır ve bu, hüküm altına alınmıştır. İşte, bu sebepledir ki, Türkiye Büyük Millet Meclisine iade edilmiş olan bu kanunun öncelikle görüşülmesi gerekir.

Geçmiş tutanakları inceledim, diğer siyasal partilere mensup herkes; ama herkes, kumarhanelerin kapatılması istikametinde görüş belirtmişler. Bu sebeple, ümit ediyorum ki, kumarhanelerin kapatılmasını öngören Turizmi Teşvik Kanunundaki değişiklikle ilgili kanunun Komisyondan geldiği şekliyle ve öncelikle ele alınmasını sağlayacak, gündemdeki sırasını değiştirecek olan teklifimize bütün partiler olumlu bir yaklaşım içerisinde olacakları ve bu suretle de, Türk sosyal hayatına, aile hayatına en önemli katkıda bulunacakları inancını taşıyorum; çünkü, hakikaten çok aileler yıkılmıştır, çok yuvalar yıkılmıştır, çok fazla miktarda karaparanın aklanmasına neden olmuştur; sosyal hayatımızı menfi yönde etkileyecek davranışlar, menfi durumlar olmuştur, bu sonuçları doğurabilmiştir.

Bu anlayış içerisinde, ümit ediyorum ki, sizler, bu önerimizi olumlu bir şekilde destekleyeceksiniz; Doğru Yol Partisi Grubu adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Sayın Saffet Arıkan Bedük'e teşekkür ediyorum.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Önerinin aleyhinde söz istiyorum Sayın Başkan.

NİHAT MATKAP (Hatay) - Daha sonra da ben konuşmak istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Sayın Ülkü Güney önerinin aleyhinde söz istemişlerdir; buyurun Sayın Güney. (ANAP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; bugün, Danışma Kurulunda, Doğru Yol Partisi Grubu adına, değerli arkadaşımızın getirmiş olduğu iki kanun teklifinin öncelikle ve ivedilikle görüşülmesiyle ilgili bir tarışma açıldı; biz de bu tartışmada fikirlerimizi söyledik. Orada bulunan değerli arkadaşım Bedük, benim bu konuda aleyhte söz alışımı “acaba bir yanlışlık mı var” diye yadırgadı; ben öyle hissettim.

Sayın Bedük, Anavatan Partisi, getirilen bu iki kanun teklifinin özünden yanadır. Bu iki kanun teklifinin, tümüyle, öncelikle ve ivedilikle çıkarılmasını biz de istiyoruz ve bugünkü toplantıda da bu beyanımızı yaptık. Biz, orada, bu iki kanun teklifinin içeriğinden yana olduğumuzu ifade ettik. Daha önceki tutumlarımızla ve oylarımızla da bunu gösterdik.

Efendim, olayın özü nedir? Burada, çıkıp, böyle mugalâta yapmaya veyahut da “efendim oy verene vermeyene bakacağım, sen şöyle yaparsın, ben böyle yaparım” şeklinde, affedersiniz, tabiri caizse, birtakım horozlanmalara falan gerek yok... Burada olay şu: Biz bu kanunlardan yanayız ve biz bu kanunlara müsbet oy vereceğiz. Biz, bunu demişiz; ama, neye karşıyız; bakın arkadaşlar, daha önceden biz karar aldık, önümde liste var, beş tane kanun tasarısı ve teklifi getirmişiz ve diyoruz ki, biz, bu beş kanunu çıkaracağız. Nasıl çıkaracağız? Danışma Kurulu önerisi olarak buraya getirdik. Nedir bu; Genel Nüfus Tespiti Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Ailenin Korunmasına Dair Kanun Teklifi, Millî Savunma Bakanlığıyla ilgili iki adet kanun tasarısı ve yarım kalan İnfaz Yasa Tasarısı. Şimdi, bu kanunlar dururken, bunların önüne bunu almamız doğru mu?

ALİ RIZA GÖNÜL (Aydın) - Doğru... Doğru...

ÜLKÜ GÜNEY (Devamla) - Burada bir usul var. Biz söylüyoruz; şekle karşıyız, biz özüne karşı değiliz. Onun için, mevcut kanunlar görüşülür, yine bu kanunlar 6 ncı sırada olur, 7 nci sırada olur, buraya gelir; ama, “şimdi genel nüfus tespiti yapılmasıyla ilgili teklife başlamayalım” veyahut da “başlamış olduğumuz İnfaz Yasa Tasarısını yarıda keselim, bunu getirelim” düşüncesi yanlıştır. Bunu arz ediyorum. Bu nedenle karşıyız.

Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Bedük, başka bir arkadaşımız da bu konuda aleyhte söz istemiştir. Önce söylemeniz gereken bir şey mi var?

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Ülkü Güney Beyin, şahsıma dönük, mugalata yaptığım hususunda bir açıklaması oldu.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Size değil.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Müsaade ederseniz, bunu açıklamak durumundayım.

BAŞKAN - Kendisi, sizin şahsınıza dönük olmadığını ifade ediyor.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan, Grubumuza söyledi ve...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Hayır.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - ... doğrudan doğruya söyledi. Müsaede ederseniz 2 dakika içerisinde açıklayayım.

BAŞKAN - Açıklandı efendim; yani, sizin mugalata yapmadığınız, zaten, teklifinizi buraya imzanızla getirmenizden de bellidir. Bu konuda yeni bir tartışmaya gerek yok.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Efendim, mugalata yaptığım hususunda hakaret var. Müsaade ederseniz 2 dakika içerisinde açıklayayım.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Efendim, bu sözüm, Sayın Bedük'le ilgili değildir; burada bizim arkadaşlarımızın oylarını saymaya çalışan diğer grup başkanvekiliyle ilgilidir.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Şimdi söylendi. Sayın Bedük, benim tespitim de o noktadadır.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan söz istiyorum.

BAŞKAN - Siz niye söz istiyorsunuz Sayın Kapusuz?

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Mugalâtadan bahsediyor, onun görüşünden bahsediyor. Bu Genel Kurulda, Sayın Grup Başkanvekilinin ifade tarzı yerinde mi efendim? Bunun için söz istiyorum.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Bedük, oturur musunuz efendim.

Sayın Kapusuz, sözün muhatabı anlaşıldı efendim, siz de anladınız.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Efendim, teklifimle ilgili konuşmalardan bahsetti. Bunlara cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN - Tamam efendim, açıklık getirdi; itirazınız üzerine, o konuşmaya açıklık getirdi.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Biz, kumarhanecilere cevap vermek istiyoruz ve onun gereğini yapmak istiyoruz. Bizim istediğimiz bu.

ÜLKÜ GÜNEY (Baybut) - Tamam, biz de aynı şeyi söylüyoruz.

BAŞKAN - Tamam efendim, o da aynı şeyi söylüyor.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Kumarhanecilerin mutlaka ders alması lazım, o kumarhanelerin kapatılması lazım.

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Tamam, aynı şeyi söylüyoruz.

BAŞKAN - Tamam efendim, o konuda bir tartışma yok.

Sayın Kapusuz, sizin söz talebinize gelince; siz, burada, konuşma yaparken, teklif aleyhinde oy kullanacak milletvekili arkadaşlarımızı, değişik usullerle, bir anlamda tahrik ettiniz, hatta tehdit ettiniz...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Hayır efendim.

BAŞKAN - Ben, uyaracaktım; ama, nasıl olsa aleyhte konuşanlar da olur, başkalarının dikkatini çeker diye, Başkan olarak, karışmak istemedim; ama, Yüce Mecliste, hiçbir milletvekilinin iradesine, şu veya bu doğrultuda ipotek koyacak şekilde, konuşmaya hakkımız yoktur. O, biraz amacınızı aşan bir açıklamaydı; yeterli cevabı da oradan aldı. Burada sataşma filan yoktur.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, bendeniz, elbette, hiçbir milletvekili arkadaşımın reyine ipotek koyacak güçte değilim, o anlayışta da hiç olmadım; ancak, elbette, ben, milletimizle beraber, arkadaşlarımızın oylarına dikkat edeceğimizi söyledim; bu, ipotek değildir. Ancak, sizin, bunu bahane ederek...

BAŞKAN - Başka şeyler de söylediniz Sayın Kapusuz...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Hayır efendim...

BAŞKAN - Sadece o değil, başka şeyler de söylediniz. Milletvekillerinin, bu oylarıyla, kumarhaneyle ilişki kurulabileceği şaibesi altında kalacaklarını bile söylediniz.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, siz mi konuşacaksınız, ben mi?

BAŞKAN - ... Ben, müzakerenin normal seyri içerisinde cevaplansın diye bekledim. (ANAP, DSP ve CHP sıralarından alkışlar, RP sıralarından gürültüler)

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...

BAŞKAN - Teşekkür ederim. Bu konuda, sizin, sataşmadan dolayı söz alma hakkınız yoktur Sayın Kapusuz.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Müsaade eder misiniz sözümü tamamlayayım.

BAŞKAN - Tamamlayın efendim.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Hem söz veriyorsunuz hem siz konuşuyorsunuz; ya söz vermezsiniz veyahut da konuşuyorsak dinlersiniz.

BAŞKAN - Efendim, ben size söz vermedim; sadece... (RP sıralarından gürültüler)

Müsaade buyurun...

Ben, size söz vermedim; meramınızı anlamak için, yerinizden ifadede bulunmanızı istedim; meramınızı anlayınca da cevabını verdim...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Hayır efendim...

BAŞKAN - Tamam; cevabını verdim.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, sizin bu tavrınız, bu tutumunuz...

BAŞKAN - Meramınızı anladım efendim.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Efendim, siz, benim meramımı, söylemeden anlayamazsınız.

BAŞKAN - Söylediniz...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Hayır efendim!

BAŞKAN - Herkes anladı... Herkes anladı.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Ben tamamlamadım sözümü.

BAŞKAN - Peki, bulunduğunuz yerden tamamlayın sözünüzü; nedir anlamadığım?!

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, mugalatâdan bahseden bir grup başkanvekili var, horoz döğüşünden yana olduğunu söyleyen bir grup başkanvekili var; siz, bunlarda hiç sataşma bulamıyor musunuz; iyi bakın o zaman!

Teşekkür ederim. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, bu çatı altında, her söz, daima karşılığını bulur. Ben, görüşmenin doğal seyri içinde, sözlerin, karşılığını bulduğu kanaatindeyim; onun için, ayrıca söz vermedim.

Şimdi, öneri aleyhinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Sayın Nihat Matkap söz istemişlerdir; kendisini kürsüye davet ediyorum.

Buyurun Sayın Matkap. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

NİHAT MATKAP (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Doğru Yol Partisi Grubu tarafından, Meclis İçtüzüğünün 19 uncu maddesi gereğince verilmiş bulunan önerinin aleyhine olan görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken, sizleri saygıyla selamlıyorum..

BAŞKAN - Sayın Matkap, bir saniye efendim.

Değerli arkadaşlarım, Genel Kurul salonunda ayakta bulunan arkadaşlarımdan rica ediyorum; yerlerine otursunlar ve kürsüdeki arkadaşımızın sözlerinin iyi anlaşılabilmesine fırsat versinler.

Sürenizi dikkate alıyorum; buyurun Sayın Matkap.

NİHAT MATKAP (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Anayasamızın ve İçtüzüğümüzün ilgili maddelerine göre, Meclis Genel Kurulu'nun 1 Temmuzda tatile girmesi gerekiyordu; ancak, ülkemizi ve toplumumuzu bütünüyle ilgilendiren ihtiyaçlar nedeniyle, Genel Kurul kararıyla, tatile girme ertelenmiş bulunmaktadır. Meclis çatısı altında oluşan uzlaşma gereğince, ülkemizin ve toplumumuzun tümünü ilgilendiren bu konular şöyle şekillendi: Birinci konu, yeni Hükümetin kuruluşuna ilişkin prosedürün tamamlanması; bir diğer konu, seçim düzlemine giren ülkemizde, seçimin temel hazırlığına ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması; bir diğer konu, toplumun gündemine mal olmuş 8 yıllık kesintisiz temel eğitimle ilgili düzenlemenin yapılması; bir diğer konu, milletvekili dokunulmazlık sınırlarının daraltılmasını öngören düzenleme.

Değerli arkadaşlarım, Doğru Yol Partisi Grubunca, öncelikle görüşülmesi istenilen yasa teklifleri, bu çerçevede olsaydı, buna itirazımız olmazdı. Doğru Yol Partisi Grubunun önerisini okuduğumda aklıma üç konu geldi; bunlardan biri, herhalde, eski Hükümeti oluşturan gruplar, polemik yapmayı özlemiş; nitekim, Sayın Kapusuz'un kürsüde yaptığı konuşmalar, bu tahminimin doğruluğunu kanıtladı; bir diğer konu, Hükümeti destekleyen ve Hükümeti oluşturan bir grubun karşı olduğu, bir diğer grubun destek verdiği bir yasa teklifini Meclise taşıyıp, bölünme, ayrılık fotoğrafı çekmek, o durumu tespit etmek; bir diğeri de gündemi saptırmak. Değerli arkadaşlarımız, bugün, Meclisin gündeminde en son sıralarda yer alması gereken konulardan olanları önermişler.

Değerli arkadaşlarım, gündemi tamamlamak zorundayız; konular önemli değil, nasıl olsa görüşülür.

Bakınız, biraz önce Sayın Bedük'ün, bir an önce yasalaşmasına gerek duyulduğunu açıkladığı yasa teklifiyle ilgili, kültür ve sanat olaylarına duyarlılığı zaman zaman tartışılan Hükümetin Bakanı, komisyon görüşmelerine esas teşkil etmek üzere nasıl görüş vermiş; bu yazı, o yasa teklifiyle ilgili olarak, dönemin Devlet Bakanı Sayın Lütfü Esengün tarafından gitmiş. Devlet Resim ve Heykel Müzesinin Türk Ocağına devriyle ilgili verilen bu görüşü aynen size okuyorum: “ Bilindiği gibi, tarihî Türk Ocağı Binası, yapıldığı tarihten bu yana, Türk Ocakları Derneğinin dışında da birçok kuruluş tarafından kullanılmış ve 1980 yılından sonra da Kültür Bakanlığı bünyesinde restore edilerek, Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmete alınmıştır.

Söz konusu bina, kültür amacıyla yapılmış bulunduğundan, halen gördüğü kültürel işlevin yapılış amacına uygun olduğu ve dünyadaki benzerleri arasında en fazla fonksiyona sahip müze olarak kabul gördüğü değerlendirilmektedir...”

Sayın Kapusuz, bu açıklamayı dinleyebilir misiniz... Sizin bakanınızın verdiği açıklama metni...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Dinliyorum, dinliyorum...

NİHAT MATKAP (Devamla) - “... bu nedenle, mevcut kullanım şeklinde kamu yararının daha fazla olacağı mütalaa edilmektedir.

Diğer taraftan, tekliflerin kabulü halinde, diğer dernek ve kuruluşlardan emsal talepler gelmesine yol açacağı ve halen Kültür Bakanlığına tahsisli binaların ihtiyaç duyulan miktardan daha az olduğu hususu da dikkate alındığında, benzer taleplerin karşılanmasında güçlükle karşılaşacağı, dolayısıyla Kültür Bakanlığının görevini yerine getirmesinde aksamaya neden olunacağı düşünüldüğünden, tekliflerin uygun bulunmadığını bilgilerinize arz ederiz.” (CHP sıralarından alkışlar)

Biraz önce, Anavatan Partili arkadaşlara dönüp dediniz ki “şimdi, oylamadaki tavrınızı göreceğiz...”

OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Sana ne!..

NİHAT MATKAP (Devamla) - Görüşünüz bu; biz de, şimdi, bu konuyla ilgili oylamadaki tavrınızı merak ediyoruz. Bunda bir şey yok ki!..

OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Sana ne kardeşim!.. Sen işine bak!.. Sen Hükümeti desteklemeye bak...

NİHAT MATKAP (Devamla) - Hayır, hayır... Siz de bakacaksınız, ben de bakacağım işime.

OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Sen, Hükümeti desteklemeye bak...

NİHAT MATKAP (Devamla) - Sayın Asiltürk, niye rahatsız oluyorsunuz doğruları söyleyince?!.. Niye siz rahatsız oluyorsunuz ki?!..

Şimdi, ikinci konuya gelince; Turizmi Teşvik Yasasıyla ilgili...

OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) - Sen niye rahatsız oluyorsun... Sen, Hükümeti desteklemeye bak...

BAŞKAN - Sayın Asiltürk, sizin de şu andaki işiniz, kürsüdeki hatibi dinlemek olmalı; herkes kendi işine baksın.

NİHAT MATKAP (Devamla) - Bakınız, bu kumarhaneler konusuna hemen hemen tüm gruplar onay verdi; siz de, biraz önce bunu söylediniz. Yalnız, Sayın Cumhurbaşkanının vetosunu takiben, komisyonda yapılan görüşmeler çok gergin bir havada geçti. Arkadaşlarımız, Sayın Cumhurbaşkanının veto gerekçelerinin, muhakkak göz önünde bulundurulması gereğini dile getirdiler; ancak, o dönemin İktidar Grupları, bir husumetle, olduğu gibi çıkarmak için bir gayrete girdiler. Bu, teknik olarak yanlış, hukuken yanlıştır; aranızda çok hukukçu arkadaşımız var.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak biz, bu düzenlemenin bir an önce yapılmasını istiyoruz; ancak, bu haliyle değil, bu tartışma ortamıyla değil. Bu konudaki görüşümüz de budur.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılar sunuyorum. (CHP, ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Önerge aleyhinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başykanvekili Sayın Nihat Matkap'a teşekkür ediyorum.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan, bir açıklama yapabilir miyim?

BAŞKAN - Efendim, oylamaya geçeceğim. Bu konuyu yeteri kadar tartıştık.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Bir yanlış anlaşılma var Sayın Başkan.

Efendim, Doğru Yol Partisi Grubunun teklifi, 8 inci sırada idi...

BAŞKAN - Efendim, merak buyurmayın, teklifi tekrar okutacağım.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - ... daha sonra, 12 nci sıraya onların isteği üzerine getirdik.

BAŞKAN - Efendim, teklif tekrar okununca, sükûnetle dinlediğinizde, ne olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Efendim, onların istediği şekilde 12 nci sıraya koyduk; onu açıklamak istedim.

BAŞKAN - Öneriyi tekrar okutup, oylarınıza sunacağım:

Öneri:

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 145 inci sırasında yer alan 347 sıra sayılı Kanun Teklifinin, bu kısmın 12 nci sırasına; 153 üncü sırasında yer alan 360 sıra sayılı Kanun Teklifinin ise 13 üncü sırasına alınması önerilmiştir.

BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... (RP ve DYP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar [!])

Değerli arkadaşlarım, burada ciddî bir işlem yapıyoruz, oylama işlemi; tezahüratınızı sonraya saklayın.

Öneri kabul edilmemiştir. (RP ve DYP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar [!])

Şimdi, Demokratik Sol Parti Grubunun, çalışma ve gündemle ilgili önerisini okutup, üzerindeki görüşmelerden sonra oylarınıza sunacağım:

2. - Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile 30.7.1997 Çarşamba günkü Birleşimin çalışma süresine ve sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin DSP Grubu önerisi

30.7.1997

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

30.7.1997 Çarşamba günü (bugün) yapılan Danışma Kurulu toplantısında, siyasî parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

Metin Bostancıoğlu DSP Grup Başkanvekili

Öneri:

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 1 inci sırasından 9 uncu sırasına kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşülmesinin tamamlanmasına kadar, 30.7.1997 Çarşamba günkü çalışma süresinin uzatılması ve bu birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Öneri aleyhinde söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Öneri aleyhinde, Refah Partisi Grup Başkanvekili Sayın Salih Kapusuz söz istemiştir; buyurun Sayın Kapusuz. (RP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkanım, öncelikle -biraz önceki tutumunuzdan dolayı- yapmış olduğunuz uygulama, Genel Kurulun mehabetine uygun düşmemiştir; bunun altını ısrarla çiziyorum. (RP sıralarından alkışlar)

Bir grup önerisi, Danışma Kurulunda mutabakat sağlanmadığı için Genel Kurula getirilmiştir. (Gürültüler) Sayın Başkanım, herhalde, sükûnete davet etmeye ihtiyaç var...

BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, kürsüdeki hatibin rahat dinlenilebilmesine imkân hazırlanmasını rica ediyorum; ön sıradaki arkadaşlarımın da yerlerine oturmalarını rica ediyorum.

Buyurun Sayın Kapusuz.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Grup önerisinde istenilen, gündemin 1 inci sırasından 9 uncu sırasına kadar yer almış olan kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi talebidir. Elbette, biz, Refah Partisi olarak, Anamuhalefet Partisi olarak, Meclisin çalışmasından, faydalı, verimli teklif ve tasarıların çıkarılmasından yanayız. Bunlar yapılırken, bu Meclisin bir de çalışma teamülü vardır. Malumunuz, mevsimi göz önünde bulundurmak, aynı zamanda, Mecliste çok önemli görevlerden bir tanesi olan denetim konusunu, elbette gündemimizde tutmak gibi bir zaruret söz konusudur. Malumunuz, geçmişte, biz, zaman zaman, değerli grup başkanvekili arkadaşlarımızla, gündemdışı konuşmalar, sözlü sorular ve denetim konularıyla ilgili olarak “acaba görüşmemek mümkün müdür” şeklindeki taleplerimize, üzülerek söyleyelim ki, bazı arkadaşlarımız, özellikle, sırf muhalefet anlayışıyla karşı çıktılar.

Bildiğiniz gibi, salı ve çarşamba günleri sözlü sorulara cevap imkânı vardır. Çok önemli ve yaygın olan denetim şekillerinden bir tanesi de sözlü sorulardır. Bu sorular, Parlamentoda bulunan 550 milletvekili arkadaşımızın, özellikle güncel konuları, önemli hadiseleri kısaca da olsa Meclis kürsüsüne taşıyıp, yönetimden, hükümetten bu konularla ilgili cevap almaya yönelik bir denetim faaliyetidir. Üzülerek söylüyorum ki, bugün, bu denetim kaldırılmak isteniliyor, hem de gündemde bulunan -âdeta düzenlenmesinden böyle anlaşılıyor; belki arkadaşlarımız düzeltirler- 9 tane önemli kanun teklif ve tasarısı da bugün görüşülsün isteniliyor. Şimdi, anayasa değişikliği dahil, bugün, bunları nasıl görüşeceksiniz; mümkün değil ki!.. Ama, buraya, sadece ve sadece, hangi kanun teklifi veyahut da tasarısının net görüşüleceğini ifade etmiş olsaydınız, bu konu, biraz daha doğru anlaşılma imkânına kavuşturulabilirdi; ama, şu andaki yazış tarzınızdan, ben ve milletvekili arkadaşlarımız, hangi konuyu öncelikli görüşeceğiniz konusunda kanaat sahibi değiliz.

Yine, ilgili yönetici arkadaşlarımız çok iyi hatırlarlar. Biz, birtakım kanun teklif ve tasarılarını Meclisin gündemine getirmek istediğimizde, bu kürsüye çıkarlar, sürekli şu ifadeyi kullanırlardı: “Efendim, bize bir ufuk açın; neyi, hangi gün görüşeceğimizi, hangi konuları öncelikli görüşeceğimizi belirleyelim gibi birtakım iddialar ve isnatlarda da bulunurlardı. Bakınız, şimdi, bu 9 tane konudan hangisini görüşeceğiz -hem de bugüne münhasır- bu bile belli değil; ama, şöyle deseniz, belki yine anlayışla karşılarım: Diyebilirsiniz ki; efendim, işte, biz, bu 9 konu içerisinden şu konuyu bugün görüşmek istiyoruz. Siz, bunun yerine, gündemdeki 9 konudan hangisine arzu gösterirseniz, hangisini isteyecek olursanız, galiba, oraya hükümeti ve komisyonu oturtacaksınız. Dolayısıyla da, bu konularda hazırlanma imkânı ve gayreti içerisinde bulunan arkadaşlarımız, bu imkânı yakalayamayacaklar. Tabiî, burada, kanaatim odur ki, nüfus tespitiyle ilgili -arkadaşlarımızın daha önce fikirleri değişmemişse- konuyu görüşebiliriz.

DEVLET BAKANI HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (İstanbul) - Bizde değişmez, sizde değişir.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Evet, değişebilir.

Dolayısıyla, şayet bunu gündeme getireceksek, bu, gecikmiş bir teklif; doğru... Bir an önce görüşülmesi de lazım; ancak, biz, bu konuda siyasî partilerin, mutlaka, ittifak yaparak, bu teklifi anlaşarak getirmelerini bekledik. Bu konuda da gerekli bütün yaklaşımlar içerisinde olduk; ancak, fiilen, Türkiye'nin bir seçim atmosferine girdiği böyle bir günde, üzülerek görmekteyiz ki, Hükümet, halktan, sandıktan ve seçimden kaçmaktadır.

Dikkat edilecek olursa, birtakım işçi kuruluşlarımız, birtakım ticarî kuruluşlarımız ve onun temsilcileri, mutlaka, böyle bir seçim atmosferine girmiş, seçimlerin her zaman için gündeme alınabileceği bir ülkede seçim hükümeti olmak, seçimlere gitmek ve bunu bu sene yapma konusunda ikazlarda ve hatırlatmalarda bulunuyorlar; milletimiz de bunu böyle beklemektedir. Zaten, Hükümete destek veren Cumhuriyet Halk Partisi de, altyapısı oluşmak kaydıyla, 1997 yılı içerisinde, mutlaka, bir erken seçimi önererek, bu Azınlık Hükümetine destek vermiştir. Dolayısıyla, bunların millet tarafından kamuoyu nezdinde açık ve net bir şekilde ifade edilmiş olmasından sonra, şayet siz, bu kanunu önplana alır, görüşür, bu kanunun görüşme sürelerini de buradaki gibi muhafaza eder, şubat, mart ayına kadar bu işi uzatıp, 1998 yılının mart veya mayıs ayında veya güzün yapmayı düşünüyorsanız, bu, kanunu bunun için bir basamak yapmak gayretindeyseniz, bu bir çıkış yolu değildir. Dikkat buyurun, bu, bir çıkış yolu değildir.

HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (İstanbul) - Seçim kanunu değil...

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Elbette, bu bir seçim kanunu değil; ama, seçimlere baz kabul edilen bir kanun. Değerli grup başkanvekili arkadaşlarımız bunu söylediler; “bunu “Bu kanun bir an önce çıksın, bundan sonra da, biz, mutlaka seçime gidelim, 1997 yılı içerisinde de mutlaka seçimleri yapalım” diye, kamuoyuna, açık bir şekilde, size destek veren bir siyasî parti ilan etmiştir.

Bütün bunlar göz önünde bulundurularak, elbette, esnaf, tüccar, iş hayatı ve bütün kesimler, ülkenin mutlaka bir seçim atmosferi içerisinde olduğunu ve seçimleri beklediğini ifade etmektedir. Biz de, bu Parlamentoda en büyük grup olarak Refah Partisi, Doğru Yol Partisi, Büyük Birlik Partisi ve şartlı olarak da Cumhuriyet Halk Partisi seçim istediğine göre, elbette, azınlıkta bulunan iktidara müntesip diğer siyasî partilerimizin de bu sese kulak vermesi, bu arzuların, mutlaka, kamuoyu nezdinden gelen taleplerin karşılanması doğrultusunda hareket etmeliyiz.

Şimdi, özellikle seçimin altyapısını oluşturacak bu teklifle ilgili olarak şunları da hatırlatmak istiyorum: Elbette hazırlık konusunda kurumlar arasında farklılıklar var; kurumun bir tanesi “üç ayda hazırlık yaparız” diyor, bir diğeri “dört ayda hazırlık yaparız” diyor. Biz, her iki kurumun, müştereken, her türlü imkân kendilerine verilmek kaydıyla... Bülent Tanla Bey arkadaşımızla -ki, aramızda mı- bu konunun daha teknik olarak nasıl gerçekleştirileceği konusunda uzun uzun konuşmalar yaptık. Kendisi -özellikle bu alanda uzmanlaşmış bir arkadaşımız olarak- daha ekonomik olmak kaydıyla, daha hızlı, daha teknik, gelecek yıllarda da kullanılabilecek birtakım formüllerin olduğunu; bunu elde etmiş olmakla, bundan sonra, bu mesele ile ilgili konuların Türkiye'nin gündeminden çıkarılabileceği doğrultusunda çalışmaların yapılmasının mümkün olacağını; hatta, bu konuyla ilgili, Hükümet yetkilileriyle de kendisinin görüşmeler yapacağını o görüşmemizde bize ifade etmişlerdi. Ben, kendilerinin, bu alandaki desteklerini, yol göstericiliklerini de Hükümet mensubu arkadaşlarımıza, İktidar mensubu milletvekillerine ve ilgililere yakın bir tarihte, en kısa zamanda anlatmalarını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kapusuz, konuşmanızı tamamlayın efendim...

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Yapılan işin faydalı, verimli, ekonomik ve uzun vadeli olması lazım. Sadece bu teklif için yapılacak masraf 16-17 trilyondur; bir sefere mahsus kullanılıp bir tarafa bırakılacak bir çalışmanın, elbette, çok titiz bir değerlendirmeden geçirildikten sonra yapılmasının faydalı olacağı kanaatindeyim. Elbette, bu teklif mutlaka yapılmalı, geç de olsa yapılmış olmalı; ancak, biz bu konudaki önerilerimizi ve fikirlerimizi her zeminde ifade edeceğiz, maddeler üzerinde vereceğimiz önergelerimizle tekliflerimizi gündeme getireceğiz, Hükümetin de bu konudaki yaklaşımlarını bir kez daha orada göreceğiz; ancak, değerli bir grup başkanvekili arkadaşımın biraz önceki talihsiz beyanlarını üstü kapalı olarak kendilerine iade ediyor, saygılar sunuyorum. (RP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Sayın Turhan Güven, önerinin aleyhinde söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Güven. (DYP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır efendim.

TURHAN GÜVEN (İçel) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, verilen önerilerden anlaşılıyor ki; iş, bir şeyin yapılması konusunda değil yapılmaması konusunda karşılıklı bir uyumsuzluk içerisinde götürülüyor.

Şimdi, önemli olan nedir; eğer, siz, gerçekten bir şeyin çıkmasını arzu ediyorsanız, bunun, muhalefetten veya başka bir taraftan gelip gelmediğine bakmaksızın, işin gereği neyse onu yapmak durumundasınız.

Şimdi, bakınız, biraz evvel, Doğru Yol Partisinin Grup Başkanvekili arkadaşımız tarafından verilen bir öneri, Anavatan Partili arkadaşlarımızın tamamına yakın bir bölümü tarafından kabul edilmedi; ama, enteresan olan bir olay var; dikkatle inceleyin. Bu yalnız, Doğru Yol Partili milletvekilleri tarafından verilmiş olan bir kanun teklifi değil ki... Şimdi, 347 sıra sayılı kanun teklifini okuyorum: Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ve 14 arkadaşının; Tarihî Türk Ocağı Binasının Kamu Yararına Çalışan Türk Ocakları Umumî Merkezine Devrine Dair Kanun Teklifi ile Çanakkale Milletvekili -ve şu anda bakan olan değerli arkadaşım- Cumhur Ersümer ve 37 Arkadaşının... Yani, 37 Anavatan Partili milletvekilinin de vermiş olduğu aynı mahiyetteki kanun teklifi üzerinde, siz, görüşme talebini reddediyorsunuz; daha doğrusu, gündemde öne alınması talebini reddediyorsunuz...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Hayır öyle değil.

TURHAN GÜVEN (Devamla) - Evet, evet; birleştirilmiştir, birleştirilmiştir; aynı mahiyettedir bunların ikisi de; hatta, bu arada, yine, Ankara Milletvekili Şaban Karataş ve 15 arkadaşının aynı mahiyetteki kanun teklifi birleştirilmiş, birlikte görüşülmüştür ve buna dair olumlu karar çıkmıştır. Şimdi, bu olumlu karara rağmen siz ne yapıyorsunuz; öne alınmasından başka, sadece hüsnüniyet kaideleri içinde bir an evvel görüşülmesi ve yıllar evvel kendileri tarafından yapılan bir binanın, tekrar, Türk Ocaklarına verilmesine ilişkin bir görüşme talebini kabul buyurmuyorsunuz. Bunun hak ve nısfet neresinde?!

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Sayın Başkan, konu bu değil_

TURHAN GÜVEN (Devamla) - Şimdi, bunu, tabiî, ikinci bir önerinin ikinci bölümüne intikal ettirebilirsiniz ve “biz, kumarhanelerin bir an evvel kapatılmasını istemiyoruz” diyebilirsiniz, ona bir şey diyeceğim yok; ama, ikisini birlikte görüşürken, birinde yaptığınız insafsızlığı, öbürüne de teşmil etmiş oluyorsunuz; işte, işin kötü tarafı budur; yani, kumarhanelerin 10 gün, 15 gün, 20 gün sonra kapatılması keyfiyetinin kime ne sağlayacağını gerçekten ben merak ediyorum ve bunun da cevabının bazıları tarafından verilmesi gerektiği inancındayım.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, 12 ve 13 üncü sıraya gelen istemi reddediyorsunuz, arkadan, 9 konuyu birden görüştürmek istiyorsunuz, hem de süresi, bitinceye kadar. Peki, 9 konuyu birden görüşmek istiyorsunuz da niye 12 nci ve 13 üncü konuya kadar gitmiyorsunuz?! Şimdi, bakınız, bu Meclis gerekirse tatil yapmaz, bu Meclis çıkarılmasına lüzum hissettiği bütün kanunlar için, dediğiniz gibi, gerekirse gece de çalışmalıdır, gündüz de çalışmalıdır, tatilde yapmamalıdır; ama, bunu, böyle bir çabukluk içinde, bir an evvel bir kapkaç düzeni içinde çıkarmaya da bence gerek yok. Enine boyuna tartışalım, düşünelim, devlet ve millet için ne gerekliyse onu çıkarmaya çalışalım.

Saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Sayın Güven'e teşekkür ediyorum.

Öneri lehinde, Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekili Sayın Metin Bostancıoğlu söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bostancıoğlu. (DSP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1996 yılı içerisinde, genel nüfus tespiti yapılması ve seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesi hakkında bir kanun önerisinde bulunmuştuk. Bu kanun önerisi, zaman içerisinde, bütün gruplarca kabul gördü. Bugün de, Danışma Kurulunda, bütün grup başkanvekilleri, bu kanun önerisinin bir an önce görüşülmesini ve seçimin altyapısının sağlıklı bir şekilde düzenlenmesini istediklerini söylediler. Sadece, Refah Partisi Grup Başkanvekili Sayın Temel Karamollaoğlu, bugünkü sürenin yetebileceğini, süreyi uzatmaya gerek olmadığını söylediler. Demek ki, özü itibariyle, bütün gruplar, bu yasa önerimizin bir an önce kanunlaşmasını istiyorlar.

Bizim önerimiz de, bugün, bu yasa önerisinin, çalışma saatlerimizin sonuna kadar tamamlanması yönündedir; ancak, teknik nedenlerle “1 inci sırasından 9 uncu sırasına kadar” tabirini kullandık; bu, sadece anlatımla ilgilidir. Bildiğiniz gibi, Meclisimiz açıldığı günden beri, hükümetler -ki, 20 nci Dönemde üçüncü hükümettir- bu 1 inci, 2 nci, 3 üncü, 4 üncü, 5 inci, 6 ncı ve 7 nci sıralardaki yasa tasarılarını ve tekliflerini görüşmediler; komisyonlar oturmadı, bakanlar oturmadı. Bu nedenle, biz de, ilk 7 sıradaki kanun tasarı ve tekliflerinde komisyonun oturmaması suretiyle, mutlaka ve mutlaka bugün, çalışma saatlerimizin sonuna kadar, Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin, bu Meclisten kanunlaşarak çıkmasını istiyoruz; talebimiz, bu yöndedir.

Bu konuda desteklerinizi diliyor, saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Öneri lehinde konuşan Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekili Sayın Metin Bostancıoğlu'na teşekkür ediyorum.

Öneriyi bir kere daha okutup oylarınıza sunacağım:

Öneri: Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 1 inci sırasından 9 uncu sırasına kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşülmesinin tamamlanmasına kadar, 30.7.1997 Çarşamba günkü çalışma süresinin uzatılması ve bu birleşimde sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

VI. - SEÇİMLER

A) BAŞKANLIK DİVANINDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. - Başkanlık Divanında açık bulunan kâtip üyeliğe seçim

BAŞKAN - Başkanlık Divanında açık bulunan Kâtip Üyelik için, Demokrat Türkiye Partisi Grubu tarafından Kütahya Milletvekili Sayın Mehmet Korkmaz aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın Korkmaz'a, Başkanlık Divanındaki görevinde başarılar diliyorum.

Sayın milletvekilileri, siyasî parti grupları ile bağımsızların oranlarında meydana gelen değişiklik nedeniyle, bağımsız milletvekillerine Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda bir üyelik daha düşmektedir.

Aday olmak isteyen bağımsız üyeler var mı?

İBRAHİM HALİL ÇELİK (Şanlıurfa) - Var Sayın Başkanım.

ERDAL KESEBİR (Edirne) - Var Sayın Başkan.

BAŞKAN - Aday olmak isteyen bağımsız milletvekili arkadaşlarımız birden fazla olduğu için, Başkanlığa yazılı olarak müracaat etmelerini rica ediyorum.

Sayın İsmail Köse, yazılı olarak, Başkanlığa, Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda bağımsız milletvekillerine düşen üyelik için aday olduğunu bildirmiştir.

Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda bağımsız milletvekillerine düşen bir üyelik için birden fazla müracaat olduğundan dolayı, bu seçim işlemini gelecek birleşimlerde tamamlayacağız.

B) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. - İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN - Siyasî parti grupları ile bağımsızların oranlarında meydana gelen değişiklik nedeniyle, bağımsız sayın milletvekillerine, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda da bir üyelik düşmektedir.

Aday olmak isteyen bağımsız üyeler var mı?

İBRAHİM HALİL ÇELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, KİT Komisyonu üyeliğinden vazgeçsem de İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeliğine aday olsam...

BAŞKAN - Bu da iki olur o zaman... Bu seçimi tamamlayabilecek durumdayız...

Değerli arkadaşlarım, İzmir Bağımsız Milletvekili Sayın Hasan Denizkurdu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun boş bulunan ve bağımsızlara düşen üyeliğine aday olduğunu yazılı olarak Başkanlığımıza bildirmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Sayın Hasan Denizkurdu'nun üyeliğini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın Hasan Denizkurdu, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeliğine seçilmiştir; kendisine başarılar diliyorum.

Biraz önce alınan karar gereğince, gündemin “Sözlü Sorular” bölümünü bugün görüşmüyoruz.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

Önce, sırasıyla, yarım kalan işlerden başlıyoruz.

VII. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN

DİĞER İŞLER

1. - 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/215) (S. Sayısı : 23)

BAŞKAN - 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili kanun tasarısının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

2. - Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun Tasarısı ve Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay'ın Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/576, 2/137) (S. Sayısı : 303)

BAŞKAN - Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun Tasarısı ve Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay'ın Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

3. - Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)

BAŞKAN - Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili kanun tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

4. - Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 492 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/218) (S. Sayısı : 164)

BAŞKAN - Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin 492 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili kanun tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

5. - 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında 254 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 326 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/71, 1/111) (S. Sayısı : 168)

BAŞKAN - 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında 254 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 326 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili kanun tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

6. - Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller; Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

BAŞKAN - Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporunun müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

7. - Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısı ve Adalet ve Çevre komisyonları raporları (1/436) (S. Sayısı : 332)

BAŞKAN - Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısı ve Adalet ve Çevre Komisyonları raporlarının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

8. - İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve 5 Arkadaşının; Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (2/216) (S. Sayısı :40) (1)

BAŞKAN - İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve 5 Arkadaşının ; Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon ve Hükümet yerlerini almış bulunmaktadırlar.

Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım: Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunması kabul edilmemiştir.

Teklifin tümü üzerinde gruplar adına ilk söz, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Amasya Milletvekili Sayın Ahmet İyimaya'nın.

Buyurun Sayın İyimaya.

Konuşma süreniz 20 dakikadır.

DYP GRUBU ADINA AHMET İYİMAYA (Amasya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, DYP Grubu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Seçim, yönetim yetkisini, kraldan, imparatordan, padişahtan asıl sahibi olan halka taşıyan önemli bir mekanizmadır. Tarihî gelişim çizgisinde, rejimlerin demokrasiye dönüşümlerinde oy hakkı, aslan payını almaktadır.

Demokrasilerin vazgeçilmez aracı olarak öngördüğümüz seçimleri, kusursuz, mükemmel ve eleştirilemez bir aygıt olarak gösteremeyiz. Seçimleri, yalnızca politikacıları değil, aynı zamanda politikaları da belirleyecek bir yapıya kavuşturmadıkça, rejimimizden 20 nci Asır türü krallığın izlerini silemeyiz. “Kim tarafından yönetilmeli” sorusunun yanında, “nasıl yönetilmelidir” seçeneğine imkân vermeyen bir irade tespiti, elbette ki, sorgulanmaya ve tahlile muhtaçtır.

İktidarın gerçek anlamda halkın elinde olduğu biricik zaman boyutu seçim günüdür. Siyaset edebiyatında rastlamadığımız terimle seçim iktidarı, değişecek ve gelecek olan bütün siyaset rolcülerini, kesin sonuç ortaya çıkıncaya kadar kendisine medyun ve mahkûm etmeyi başaran erdemli bir toplum kuvvetidir. Sosyal mühendislik ve siyaset cambazlığı yoluyla seçim iktidarını ve sonuçlarını yozlaştırmaya çalışan anlayışlar, onu yok sayan elitist düşünceler, millete en büyük armağan olarak yönetilemezliği, bunalımı ve istikrarsızlığı sunarlar.

Araç olarak yetersiz ve fakat kurumsal olarak terk edilemez ve vazgeçilemez olan seçimin temel şeklî unsuru, nüfus ve seçmen envanteridir. Kütükler, seçimlerin ahvali şahsiye sicilleridir.

Türk seçim tarihi ve seçim hukuku, diğer konularda olduğu gibi, kurumsallaşmadan ve evrimden uzak, deneylerden ders almayan, istikrarsız, tepkici ve günün siyasal kuvvetinin çıkarını öne alan bir zinciri ortaya koymaktadır.

(1) 40 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Fransa'nın 1791 yılında, İngiltere'nin 1832 reformunda çözdüğü seçmen kütükleri sorunu, ülkemizde 1876, 1908 yıllarında nasıl sorun idiyse, şimdi de aynen öyle sorundur. Evrimci ve çözücü siyaset yerine, benimsediğimiz, kavgacı ve benmerkezci oligarşik siyasetten, başka ne beklenebilir?.. 1908, 1923, 1973 düzenlemelerinde sürekli seçmen kütüğü esası benimsenirken, 1942-1946, 1961 düzenlemelerinde geçici seçmen kütüğünün benimsenmesi, bu istikrarsızlığı ve tutarsızlığı yeterince ortaya koymuyor mu?..

Şu anda Yüce Parlamentonun görüşmekte olduğu Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin komisyonlardan Genel Kurulumuza intikal tarihi, Haziran 1996'dır; yani, yaklaşık 13 ay öncedir. Bilinmelidir ki, bu kanun teklifi, siyasal iktidarı veya siyasal iktidarları değil, tümüyle siyasal partileri, sistemi ve Meclisi ilgilendirmektedir. Kanun, doğrudan, oyunun kurallarıyla bağlantılıdır. Şimdi, soruyorum, teklifin düzenlemeye çalıştığı sorunlar doğmadan önce, bu teklif neden görüşülememiştir? Erken seçim şartları oluşmadan önce, esirgenmemesi gereken öngörü için, illa bir uyarıcı mı gerekmektedir? Oyunun kuralları, Parlamentoyu, Yasama Organını ilgilendirdiğine göre, bu organ, neden ulusal refleksi zamanında gösteremiyor? Acaba, Türk Parlamentosu, bütün övgülere rağmen, görmek istemediğimiz sorunlar yumağının ve çetin yapıların, zamana mahkûm olmuş, ıslaha muhtaç organı haline mi dönüşmüştür?.. Türk siyaseti, yasama refleksi kavramını gündemine almak ve Yüce Meclisi bu yönden reform konusu kılmak mecburiyetindedir.

Doğru Yol Partisi olarak, ayrıntı sayılacak eksikliklerine rağmen, mevcut altyapı ve mevzuatla bir erken seçimin yapılmasının mümkün olduğunu düşünmekteyiz. Parlamentoda, içerisinde bulunduğumuz zaman boyutunda gerçekleşen kompozisyon değişikliği; yoğunluğu, zamanı, yönü ve saikleri düşünüldüğünde, demokratik siyasal yaşamın olağan sayamayacağı zorlama bir değişimdir; yalnızca siyasî ahlakın değil, pozitif hiçbir değer yargısının dahi kaldıramayacağı bir değişimdir. Bu olayın, milletvekili, parti ve genel siyaset bazında sebepleri ortaya çıktığında, temiz siyasetin mi, yoksa karmaşık, sonu meçhul ve büyük bir oyunun mu içerisinde olduğumuzu daha yakından göreceğiz.

Değerli arkadaşlar, olayların üstüne çıkarak, somutların gürültüsünden kurtularak, genelleri, doğruları ve ulusal çıkarları yakalamak zorundayız. Bugün, Türk siyasetinin tavanda yaşadığı kutupçu, çatışmacı yaklaşım, acı meyvelerini vermek üzeredir. Tavan, hakem konumunda olan zirve kuvvetlerin de siyasetin göbeğine girmesiyle bunalımı yoğunlaştırmıştır. Kutuptan bunalıma geçiş süreci, tabanda ürkütücü bir yansıma bulmaktadır. Büyük Türk Milletini, evrimin kendi akışında gerçekleştirebileceği sağlam çözümü engellemiş geçmiş siyasetin vebalini ve günümüz aktörlerinin beceriksizliklerini sunî çarelere dönüştürerek ve kısa zamana sığdırarak rahatsız etmeyelim. İnkar olunamaz toplumsal gerginliği, ellerimizle, yoğun bunalımın, kaosun, boğucu, öldürücü kucağına atmayalım. Bu gibi ortamlar içerisinde var olması gereken vizyonu, misyonu, akılcılığı ve büyük uzlaşmayı, başka yerlerde değil, şu yüce çatı altında görmek istiyoruz. Siyasî körlüğe son verilmesini istiyoruz. Bu sahnenin aktörleri, sorunları sükûnet içerisinde değerlendirme ve çözme inisiyatifini yitirmişlerdir.

Değerli arkadaşlar, çare, her zamankinden daha fazla olarak, süratle millete müracaattır. En büyük hakem, egemenliğin ve iktidarın yegâne kaynağı, büyük çözümlerin ve çarelerin danışılma mercii, büyük Türk Milletidir. Milletin iradesi karşısında, seçilmiş veya atanmış hakemlerin hükümleri, rüzgârların uçurduğu tozlar gibidir. Millete gitmekten korkmayalım. Her birimiz için hoş görülemeyecek sandık sonuçları, unutulmamalıdır ki, demokrasinin en kutsal çaresidir. Görüşmekte olduğumuz teklifi seçim engeli göstermek ile seçimden kaçmak arasında hiçbir fark yoktur.

Değerli arkadaşlar, erken seçim tartışmasını keserek, açıklıkla ifade edelim ki, görüşülmekte olan teklif, seçimin ve seçim kurumunun sürekli altyapısı olarak bir zaruretin, bir ihtiyacın yeterlik seviyesinde ifadesidir. Nüfus, seçim çevresine düşen milletvekili ve il genel meclisi üye sayılarını belirleyen normatif ölçüdür. 1990 yılında yapılmış, sıfırlı yıllar dışında da yapılamayacak bir nüfus sayımı karşısında, seçim hukuku için gerekli olduğu sınırda bir nüfus tespiti, zorunlu ara çözüm olarak görülmektedir. Sözgelimi, seçim çevrem olan Amasya, nüfus hareketleri sebebiyle bir milletvekili daha kazanacak veya o sayıda milletvekilini kaybedecektir.

Güneydoğu problemi, geçim sıkıntısı, kentleşmeye yönelik ciddî bir bilgi ve bilgilendirme noksanlıkları ve benzeri nedenlerle yaşadığımız iç göç sorunu, sağlıklı ve dürüst seçimin altyapısını olumsuz biçimde etkilemektedir.

Mevcut öneri, verilerin bilgisayar ortamına aktarılmasını ve sürekliliğin sağlamasını mümkün kılan özelliğiyle bir reform karakteri taşımaktadır. Türkiye, bir daha böyle bir genel yazımı yaşamayacaktır. Artık, yerel ve genel seçimlerde, anayasa referandumlarında ve benimsenirse, diğer zorunlu ya da istişarî halk oylamalarında mükerrer oy kullanılamayacak, dürüst seçimin formal unsuru; yani, seçmen kütükleri, yeni sistemle sorunsuz olgunluğuna ulaşacaktır.

Değerli arkadaşlar, seçmenlik ehliyetini kazanmış kişilerin iradelerine; yani, başvurularına bağlı bir güncelleştirme, resmî nüfus sayımı verileriyle yapılacak güncelleştirmenin elbette ki çok uzağındadır. Kütüğe işlenmemiş milyonlara varacak kitlenin oy hakkından yoksun kılınması, yalnız bir demokrasi ayıbını değil, aynı zamanda bir meşruiyet sorununu yaratır. Diyelim ki, yaklaşık 3 milyon seçmenin kütüklerde yer almaması sebebiyle oylarını kullanamaması, devletin bu konuda üzerine düşen görevi yapamamış olması, bir demokratik meşruiyet sorununu -hem de alevli biçimde- Türk siyasal gündemine, hayatına getirir. Millet ve halk iradesinin seçim iktidarına dönüşebilmesi için, hoşgörülebilir azlıkta olmayan seçmen kitlesinin sandığa varma hakkının doğrudan veya dolaylı olarak sınırlanmaması, temel bir şart olarak görülmektedir. Aksi takdirde, seçim, elitislerin veya buhran mahmurlarının, sosyal mühendislik aldatmacasıyla düzenledikleri sahte bir tasdik mekanizması olmaktan kurtulamaz. Sandığa kütük engeli sebebiyle yansıyamayan her iradeye temsil yasağı koymuş oluruz. Örtülü temsil yasağı, sözü geçen irade veya irade topluluğu oranında, hak etmeyen partiye milletvekili yansıması demektir. Aynı problemin, demokrasinin ve sistemin besleyici hayat damarı olan iktidar ve karar organlarının değişimini önleme etkisi, hiçbir makul sebeple izah olunamayacak sorun olarak gündemimize girer.

Genel felsefesi ve seçim hukukuna kurumsal katkısı karşısında, yapıcı muhalefetimizin tabiî bir icabı olarak, teklife olumlu yaklaşmaktayız. Ancak, yasa hükümlerinin uygulanması için öngörülen sürelerin kısaltılması ve uygulayıcı organların eşgüdüm başkanlığının Yüksek Seçim Kuruluna tevdii gerekir. Teklifin sevk amacı, seçimin altyapısında mevcut şeklî bir noksanın giderilmesi olduğuna ve süreç boyunca seçimin yönetim tekeli Yüksek Seçim Kuruluna ait bulunduğuna göre, Anayasamızın 79 uncu maddesinin bu yöndeki açık hükmü aşılarak, yazım yönetimi başka bir organa, sözgelimi, Devlet İstatistik Enstitüsüne bırakılamaz.

Seçim sonuçlarının, izleyen seçimlere kadar, devletin bütün organ ve yöneticilerince, millete büyük teslimiyet duygusu içinde sindirilmesi; hiç kimsenin, kendisini, demokrasinin doğal vasisi sayma hakkını vehmetmemesi; milleti ve Parlamentoyu inciten sosyal mühendislik projelerine gereken demokratik direncin her parlamenter tarafından esirgenmemesi gerektiği temel düşünce ve temennilerimle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan, Amasya Milletvekili Sayın Ahmet İyimaya'ya teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, söz isteme sırasına göre, söz sırası, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Hatay Milletvekili Sayın Atilâ Sav'da.

Buyurun Sayın Sav. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 20 dakikadır.

CHP GRUBU ADINA ATİLÂ SAV (Hatay) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Yüce Meclisin sayın üyeleri; sıra sayısı 40 olan, Genel Nüfus Tespiti Yapılması ve Seçmen Kütüklerinin Güncelleştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini değerlendirmelerinize sunmak üzere söz aldım; Yüce Meclisi en içten saygılarımla selamlıyorum.

Seçim, temsilî demokrasilerde, yönetenlerin yönetilenlerce belirlenmesini sağlayan bir işlemdir ve hiç kuşkusuz, demokrasinin en güvenilir aracıdır. Seçim, hukukî ve siyasal araçlardan ve aşamalardan oluşan bir dizi işlemdir. Seçmenin, yani oy veren halkın seçme iradesinin, yönetenin belirlenmesine dek bir dizi işlemden oluşan seçim sistemi, aynı zamanda, demokratik rejimi de belirler. Seçim, ancak özgür ve samimî olduğu sürece anlam kazanır. Seçmen tercihinin özgürce belirlenmesi için, seçmenin dağılımı ve yerleşimi ile seçim koşullarını oluşturan teknik işlerin sağlıklı ve doğru olarak yapılmış olması gerekir. Doğru ve sağlıklı verilere dayanmayan bir seçim, dürüst bir seçim olamaz.

Seçim Yasamıza göre bir yurttaşlık hakkı olan oy kullanma, aynı zamanda bir ödevdir de ve bu nedenle zorunludur. Bu, ulusal egemenlik anlayışının doğal bir sonucudur. Zorunlu oy ise, önlenemez. Herkesin oy verme hakkı en güvenli biçimde sağlanmalıdır. Aksi halde, ulusal egemenlik, eksikli ve sakat hale gelir.

Her yurttaşın devamlı oturduğu yer; yani, konutunun bulunduğu ilçe, muhtarlık ve sokak isimleri ile binasının kapı ve varsa daire numarası, seçmenin adresidir. Bu adres iki bakımdan önemlidir: Birincisi, birey olarak yurttaşın oturduğu yer oluşu, ikincisi ise, seçmenin siyasal hakkını kullandığı yer; yani, adresinin bulunuşudur. Birincisinin önemi, toplam ülke nüfusunun, seçilecek temsilcilerin nüfusa göre dağılımında belirleyici olmasıdır. İkincisinin önemi ise, seçmenin kütükte yazılı olduğu yerde oy kullanmasıdır. Bu, yurttaşın seçme iradesinin belirlenmesidir, seçmenin temsilciyi nerede seçeceğinin gösterilmesidir.

Bu nedenle, bir genel seçimden önce yapılacak altyapı hazırlığı, birbirine paralel olarak yürüyen iki işlemler dizisine oturur: Bu işlemlerden biri nüfus sayımı, diğeri ise, seçmen kütüklerinin düzenlenmesidir. Böylece, hem ulusal iradeyi yasama organına yansıtacak biçimde her seçim çevresindeki son nüfus sayımı belirlenecek hem de seçmenler, gerçek ve son konutlarında oy kullanma olanağına ve hakkına kavuşacaklardır.

Bilindiği üzere, Milletvekili Seçimi Kanununa göre, bir seçim çevresine düşecek milletvekili sayısında son genel nüfus sayımı verileri esas alınmaktadır. Her seçim çevresinin nüfusu, seçilecek milletvekili sayısının temel ölçeğidir. Bu ölçeğin doğruluğu, bir yerde, seçimin de güvencesidir.

Türkiye'de son genel nüfus sayımı 1990 yılında yapılmıştır. Aradan geçen yedi yıllık sürede nüfusumuz, hem sayısal olarak hem de dağılım itibariyle çok değişmiştir. Genellikle genç olan nüfus, aynı zamanda çok hareketlidir, çok akışkandır. Ekonomik, siyasal ve toplumsal nedenlerle kırsal kesimden kentlere doğru ve doğudan batıya doğru büyük bir nüfus akışı bulunmaktadır. Özellikle sanayinin geliştiği metropollerde hızlı bir nüfus birikmesi olmuştur. Türkiye'de çok yoğun ve yaygın bir göç hareketi vardır. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Mersin, Antalya, Kocaeli, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi yerlerde nüfus hızla arttığı halde, eldeki bilgiler ve veriler hâlâ 1990 yılına bağlıdır. Bilindiği üzere, yasa gereği, genel nüfus sayımı on yılda bir yapılmaktadır. Gerçi, Devlet İstatistik Enstitüsü, iki nüfus sayımı arasında her yıl kestirimler yaparak nüfus hareketlerine ilişkin verileri güncelleştirmektedir. Ancak, seçim hukukumuza göre, bu bilgi ve veriler seçimlerde kullanılamamaktadır; çünkü, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Yerel Yönetim Seçimleri Kanunu, açıkça, son genel nüfus sayımı verilerinin esas alınacağını öngörmüş bulunmaktadır.

1995 yılında yapılan genel seçimde bu verilerin yetersiz ve koşullara elverişsiz olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Öte yandan, seçmen kütüklerinin de seçmen hareketlerini izlemesi gerekir. Kütüklerin seçmen yapısına uygun ve doğru olması gerekir. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümlerine İlişkin Yasa, seçmen kütüklerine büyük önem vermiştir. Yüksek Seçim Kuruluna bağlı olarak bir Seçmen Kütükleri Genel Müdürlüğü kurulmuş; ancak, yeterli ödenek verilmediği, donanım ve personel sağlanmadığı için, bu Genel Müdürlük, çok uzun süre içerisinde, bütün yurt düzeyinde örgütlenmek olanağına kavuşturulamamıştır.

Bugün, ancak 17 ilde bilgisayar ortamına geçilebilmiştir; geri kalan illerimizde, ne yazık ki, hâlâ eski yöntemlerle uygulama yapılmaktadır. Amaç, hiç kuşkusuz, Türkiye genelinde bilgisayar ortamına geçilmesidir; bu halde, her seçmen düzenli olarak izlenebilecektir. Ayrıca, genel yazıma gerek bile kalmadan, kütüklerin, her an seçmen askı listesine dönüştürülmesi süreci kolayca sağlanabilecektir. Ne var ki, ancak Orta Anadolu'da sağlanan bilgisayar ortamı çalışması, bugün için tersine bir sonuç vermektedir. Ülkenin geri kalan bölümleri ile bilgisayar ortamına geçilmiş illerdeki sistem uyumsuzluğu, ayrıca sistemin işlemesini zorlaştırmakta ve güçleştirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son seçmen kütükleri düzenlemesi, bilindiği gibi, Kasım 1993'te yapılmıştı. 298 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre, her dört yılda bir seçmen kütüklerinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir ve bu hükme göre, bu yıl, yani, 1997 yılı kasım ayında yapılması gereken genel yazım için, ödenek yetersizliği nedeniyle, henüz bir hazırlık yapılmamıştır; kasıma dört ay kaldığı halde, bu konudaki işlemler olduğu gibi durmaktadır.

Ayrıca, bilindiği üzere, iki yılda bir de güncelleştirmeye gidilmektedir. 1995 yılında yapılan güncelleştirme, 1995 yılı seçimleri öncesinde yapılmış; ancak, onun da yeterli olmadığı seçimde ortaya çıkan aksaklıklarla belli olmuştur; çünkü, bu denli akışkan bir seçmen yapısıyla, yalnızca güncelleştirmeyle istenen sonuç elde edilemez.

Bildiğiniz gibi, Anayasamızda, 1995 yılında, 4121 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, seçmen yaşı 18'e indirilmiştir. Öyleyse, hem 1995 seçiminde hem de önümüzde yapılacak ilk genel seçimde, seçmen sayısındaki büyük artışın, mutlaka seçmen kütüklerine, yeni düzenleme yapılmak suretiyle, yerleştirilmesi ve sağlıklı biçimde yansıtılması gerekmektedir.

Ayrıca, nüfusun hızlı hareket halinde oluşu, bütün illerin ve seçim çevrelerinin nüfuslarını da değiştirmiş bulunmaktadır.

Üçüncü olarak da, bilindiği üzere, yurt dışında azımsanamayacak sayıda seçmen yurttaşımız var; bu sayının 2,2 milyon olduğu öngörülmektedir. Son genel seçimlerde kütüklerin yeterli olmayışı nedeniyle 3,5 milyon seçmenin oy kullanamadığı sanılmaktadır. 1995 seçimlerinde 34 milyon olan seçmen sayısının, bu kez yapılacak bir seçimde 40 milyonu aşacağı öngörülmektedir; aradaki fark, aşağı yukarı oy kullanan seçmenin yüzde 15'inden fazladır. Bu kadar büyük bir seçmen artışının, sadece seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesiyle sağlıklı biçimde kütüklere yerleştirilmesi beklenmemelidir.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; önümüzdeki teklif, bir teknik çalışmadır; bir altyapı hazırlığıdır; seçimin temelini belli edecek, tarihini ve özünü belli edecek bir seçim yasası değil, ancak, güvenli, dürüst ve sağlıklı bir seçimin ön hazırlığıdır.

Seçimin gerçek temsile yol açması için samimî ve dürüst olması zorunludur demiştik; aksi halde, seçim gibi gözüken bir mekanizma ve bir işlemler dizisi demokrasiden çok uzak bir sonuca ulaşır; ulusal iradeyle değil, birtakım sayısal varsayımlara dayalı bir işlem hokkabazlığıyla karşılaşma tehlikesiyle burun buruna gelinebilir; bunun demokrasiyle ilgisi yoktur; böyle bir oylama demokratik bir seçim değil, bir görüntüdür. Bu nedenle, yapılacak bir seçimde, sağlıklı, dürüst, samimî ve gerçek ulusal iradenin belirlenmesi için hem seçmen kütüklerinin seçim tarihine en yakın bir tarihte elde edilmiş verilere dayanması zorunludur hem de son nüfus dağılımı verilerinin elde bulunması gereklidir.

Yüce Meclisin huzurundaki yasa teklifi bu amacı sağlayacaktır, bu amaca uygundur. Ne var ki, teklifin hem tümü hem de birkısım hükümleri bugünkü koşullara göre uygun ve yeterli gözükmemektedir. Hazırlandığı günün koşullarına göre düşünülmüş olan bu teklifin, bazı açılardan elden geçirilmesi ve bazı düzeltmelerle yenilenmesi ve düzenlenmesi uygundur. İşlemler dizisinin sağlığı ve dürüstlüğü sağlanarak, daha kısa bir süreç içerisinde seçimin hazırlıklarının sonuçlandırılması olanağı vardır. Teknik bakımdan yapılacak hazırlıklardan oluşan ilk aşama da yoğunlaştırılarak, işlemler daha kısa bir süreye sığdırılabilir.

Nüfus sayımı, hiç kuşkusuz, ekonomik, toplumsal ve kültürel amaçları da olan geniş kapsamlı bir saptamadır. Bu teklifle öngörülen ise, yalnızca, seçimin güvenilir verilere dayanması amacına yönelik bir belirleme işlemidir. Bu nedenle, işlem, bir nüfus sayımına göre çok daha basit ve kolaydır ve daha kısa sürede yapılması ve tamamlanması olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle, bu işlemle ilgili süreci ve düzenlemeyi daha kısa süreye sığdırmak mümkün olacaktır görüşündeyiz. Bununla ilgili değişiklik önerilerini destekliyoruz.

Öte yandan, bu işlemler, üç kuruluşa sorumluluk yüklemektedir. Teklif, üç kuruluşu görevlendirmiştir; bunlar, Yüksek Seçim Kurulu, Devlet İstatistik Enstitüsü ve İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüdür. Bunların üçü de kendi konularında uzmanlık kuruluşlarıdır ve gerek birikimleri gerekse donanım ve deneyimleriyle bu işi yapacak yetenekte ve yeterlikte kuruluşlardır. Ancak, Anayasamızın 67 nci maddesi, seçimlerin, yargı yönetim ve denetiminde yapılacağını öngörmektedir. Yine, Anayasanın 79 uncu maddesi, seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimin bütün işlemlerini yapma görev ve yetkisini Yüksek Seçim Kuruluna vermiş bulunmaktadır. Huzurdaki yasa teklifinin, doğrudan bir seçime hazırlık işlemi olduğunda ise hiçbir kuşku bulunmamaktadır. Öyleyse, bu kanunda, eşgüdüm ya da süre uzatımı gibi konularda yetkinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesi gerekmektedir; aksine bir düzenleme, eşgüdümü başka bir kuruluşa verme, Anayasaya aykırı olacaktır. Bu nedenle, yasanın 2 nci maddesinin de buna göre değiştirilmesi ve düzenlenmesi yerinde olacaktır.

Seçim, özellikle bir erken seçim, hangi tarihte yapılırsa yapılsın, mutlaka, bu altyapıya dayanmalıdır; aksi takdirde, yapılacak iş, oldu bittiye getirilmiş bir oylamadan ibaret olur ve böyle bir oylama, demokratik bir seçimin yerini tutamaz, kuşku ve gölge altında kalır.

Yüce Meclisin önünde bir erken seçim durmaktadır. Meclisin, anayasal süresini tamamlayamayacağı belli olmuştur ve bu konuda Mecliste de bir uzlaşma oluşmuş bulunmaktadır. Seçimin ne kadar erken olacağına karar vermek, elbette, Yüce Meclisin görevi ve yetkisi içindedir. Ancak, doğru bilgilere dayanmadan yapılan bir seçimden doğru ve dürüst sonuç beklemek zordur. Bu nedenle, demokratik bir düzenin temel araçlarından biri olan bir genel seçimin zorunlu altyapısını hazırlayacak bu teklife Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu bakıyoruz. Günün gereksinimlerine ve bu arada, Anayasanın düzenleyici kurallarına aykırı hükümlerin düzeltilmesi zorunluluğuna da işaret ediyoruz. Bu değişiklik için hazırlanan önerileri biz de Başkanlığa sunduk, sanıyorum ki, bu konuda da bir uzlaşma oluşacaktır.

Yasanın tüm partilerin karşılıklı anlayış ve işbirliğiyle, bir uzlaşma ürünü olmasını umuyor ve diliyoruz.

Yüce Meclisi en içten saygılarla selamlıyorum. Teşekkür ederim. (Alkışlar)

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Sayın Atilâ Sav'a teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, şimdi söz sırası Demokratik Sol Parti Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Ziya Aktaş'ta. (DSP sıralarından alkışlar)

Sayın Aktaş, konuşma süreniz 20 dakikadır.

DSP GRUBU ADINA A. ZİYA AKTAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli üyeler; genel nüfus tespiti yapılması ve seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesi konulu yasa önerisinin tümü üzerinde Demokratik Sol Parti Grubunun görüşlerini sunmak üzere huzurunuzdayım. Grubum ve şahsım adına, Yüce Meclisi, basın ve medya görevlilerini ve bizi izleyen halkımızı içten sevgi ve saygılarla selamlıyorum.

Sayın üyeler, medyadan söz ederken şu görüşlerimi de, çok kısa olarak, dile getirmeden edemeyeceğim: Çağların gerisinde kalmış görüş ve düşüncelerini tüm ülkeye, tüm Türkiye