ĞÏࡱá > şÿ ‹ Œ şÿÿÿ … † ‡ ˆ ‰ Š ÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÿÜ¥h cà e ;» 0 ;¸ ê „ ê „ „ğ „ğ „ğ „ğ R» j j j j j j t ˆ j I a ü ü ü ü ü ü ü ü ) + + + + + + ª X . I „ğ æ Şß – ü ü æ æ I æ „ğ „ğ ü ü æ æ æ æ „ğ ü „ğ ü ) À¹“]ɼ„ğ V Úö „ğ „ğ „ğ „ğ ü ê ) æ C æ
DÖNEM : 20 CİLT : 32
YASAMA YILI : 2
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - YOKLAMA
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. - Genel Kurulu ziyaret eden Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stoyanov'a Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denilmesi
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'e, dönüşüne kadar, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/959)
2. - Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi TBMM Grubunda açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/960)
3. - Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesinde açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/961)
4. - Parlamenterlerarası Birlikte açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekilline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/962)
5. - Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonunda açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/963)
6. - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Parlamenterler Asamblesinde açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/964)
7. - Kuzey Atlantik Asamblesi Parlamenterler Meclisinde açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/965)
8. - Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır'ın, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/228)
9. - İçel Milletvekili Halil Cin'in, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/229)
10. - Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül'ün, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/230)
11. - Niğde Milletvekili Akın Gönen'in, Millî Savunma Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/231)
12. - Bartın Milletvekili Zeki Çakan'ın, Plân ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/232)
13. - Kars Milletvekili Yusuf Beyribey'in, Plân ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/233)
14. - İstanbul Milletvekili Ahmet Tan'ın, TBMM Parlamentolararası Birlik Türk Grubu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/234)
15. - Ankara Milletvekili Ünal Erkan'ın, Ankara İlinde Batıkent Adı İle Bir İlçe Kurulmasına Dair Kanun Teklifinin (2/265) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/235)
16. - Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun, Bursa İli İnegöl İlçesinin İl Olmasıyla İlgili Kanun Teklifinin (2/691) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/236)
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu ve 30 arkadaşının, YÖK tarafından yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlara denklik belgesi verilmesinde haksızlık yapıldığı iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/197)
2. - Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun ve 24 arkadaşının, Antalya'da meydana gelen orman yangınında zarar görenlere yapılacak yardımın belirlenmesi ve yangınların söndürülmesinde alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis araştırma açılmasına ilişkin önergesi (10/198)
V. - SÖYLEVLER
1. - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stoyanov'un, Genel Kurula hitaben konuşması
VI. - SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. - Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliklere seçim
2. - Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda açık bulunan üyeliklere seçim.
3. - Adalet; Millî Savunma; İçişleri; Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Bayındırlık, İmâr, Ulaştırma ve Turizm; Çevre; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Tarım, Orman ve Köyişleri; Türkiye BüyükMillet Meclisi Hesaplarını İnceleme; Kamu İktisadî Teşebbüsleri komisyonlarında açık bulunan üyeliklere seçim
4. - (10/25) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VII. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ VE SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, hakkında tutuklama kararı bulunan bir emniyet görevlisinin katıldığı TV programının yapımcısına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/461)
2. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, Tekel il dağıtım bayiliklerinin bakkal ve bayiler odalarında öncelikle verilip verilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/462)
3. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, itfaiye, teşkilâtlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/463)
B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğünce yapılan doğalgaz sayacı ihalesine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun yazılı cevabı (7/3030)
2. - Sakarya Milletvekili Teoman Akgür'ün, İstanbul Taksim IV. Levent Metrosu vagon ihalesine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun yazılı cevabı (7/3057)
3. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, SSK'ya borcu bulunan bir işadamına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan'ın yazılı cevabı (7/3063)
4. - Antalya Milletvekili Bekir Kumbul'un, Antalya SSK Hastanesi inşaatının ne zaman tamamlanacağına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan'ın yazılı cevabı (7/3071)
5. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın;
- Tekirdağ Hayranbolu kapalı spor salonu inşaatına,
- Tekirdağ-Marmara Ereğlisi kapalı spor salonu inşaatına,
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner'in yazılı cevabı (7/3091, 3105)
6. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanaklı'nın;
- Tekirdağ Muratlı İlçesinde yaşanan elektrik kesintilerine,
- Tekirdağ-Çerkez köydeki elektrik kapasitesine,
İlişkin yazılı soru önergeleri ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in yazılı cevabı (7/3092, 3097)
7. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın, Tekirdağ Çerkezköy'deki bazı sanayi kuruluşlarının elektrik enerjisi sorununa ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in yazılı cevabı (7/3104)
8. - Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül'ün, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in hükümetteki görevlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in yazılı cevabı (7/3119)
9. - Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz'in, Devletin kurumları arasında ajanlık yapan bir istihbarat çetesine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu'nun yazılı cevabı (7/3125)
10. - İzmir Milletvekili Metin Öney'in, Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nin yönetim yapısına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'in yazılı cevabı (7/3143)
11. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, Bursa-Orhaneli Kömür İşletmelerinde çalıştırılan işçilere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in yazılı cevabı (7/3144)
12. - İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, İstanbul Gazi Mahallesi olaylarıyla ilgili olarak basında yer alan demeçlerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir'in yazılı cevabı (7/3162)
VIII. - GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A) ÖNGÖRÜŞMELER
1. - Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici
ve 37 arkadaşının, Türkiye'nin Avrupa
Birliği ile ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni
strateji ve politikaların tespit edilmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/21)
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açıldı.
Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz'ın, imam-hatip liselerini kapatma ve engelleme girişimlerine,
Gümüşhane Milletvekili Lütfi Doğan'ın da, ülkemizdeki eğitim seviyesinin en ileri dereceye yükseltilmesine,
İlişkin gündemdışı konuşmalarına, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay;
İstanbul Milletvekili Ali Coşkun'un, 5 Temmuz 1993 tarihinde yapılan Erzincan İli, Kemaliye İlçesi, Başbağlar Köyündeki katliamdan sonra, söz verdiği halde, bu köy halkının yaralarının halen sarılmadığına ilişkin gündemdışı konuşmasına da İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu;
Cevap verdi.
Plân ve Bütçe Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimine ilişkin tezkeresi ile;
Kayseri Milletvekili Osman Çilsal'ın, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor,
Gaziantep Milletvekili Ali Ilıksoy'un, (10/25) esas numaralı Meclis Araştırması,
Trabzon Milletvekili Hikmet Sami Türk'ün, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı,
İstanbul Milletvekili Nami Çağan'ın, Avrupa Birliği-Türkiye Karma,
Komisyonu üyeliklerinden çekildiklerine ilişkin önergeleri,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
İçel Milletvekili Halil Cin'in (6/497) esas numaralı sözlü sorusuna geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sözlü sorunun geri verildiği bildirildi.
Açık bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen :
Anayasa Komisyonu üyeliğine, Adana Milletvekili İ. Cevher Cevheri;
Dışişleri Komisyonu üyeliklerine, İçel Milletvekili Ayfer Yılmaz ve Konya Milletvekili Necati Çetinkaya;
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeliklerine, Afyon Milletvekili İsmet Attila ve Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül;
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliklerine, Adana Milletvekili M. Halit Dağlı ve Bolu Milletvekili Necmi Hoşver;
Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğine, Ordu Milletvekili Müjdat Koç;
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeliğine, Aksaray Milletvekili Nevzat Köse;
Seçildiler.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :
1 inci sırasında bulunan 23,
2 nci sırasında bulunan 132,
3 üncü sırasında bulunan 164,
4 üncü sırasında bulunan 168,
5 inci sırasında bulunan 232,
6 ncı sırasında bulunan 332,
7 nci sırasında bulunan 40,
Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi;
8 inci sırasında bulunan, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevi İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun Tasarısı ve Ankara Milletvekili M. Seyfi Oktay'ın Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet ve Plân ve Bütçe Komisyonu raporlarının (1/576, 2/137) (S. Sayısı : 335) tümü üzerindeki görüşmelerden sonra, tasarının maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Denetim konularını görüşmek için, 29 Temmuz 1997 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 18.55'te son verildi.
Zeki Ergezen Ali Günaydın
Bitlis Konya
Kâtip Üye Kâtip Üye
1. - Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Hong Kong Başkonsolosluğunun Yeni Hukukî Statüsünün Belirlenmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair KanunTasarısı (1/624) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
2. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/625) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
3. - Sakatların Meslekî Rehabilitasyonu ve İstihdamı Hakkında 159 Sayılı Uluslararası Çalışma Teşkilâtı (ILO) Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/626) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
1. - Türkiye Cumhuriyeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Adalet ve Dışişleri komisyonları raporları (1/584) (S. Sayısı : 357) (Dağıtma tarihi : 25.7.1997) (GÜNDEME)
2. - İstanbul Milletvekili Sedat Aloğlu ve 7 Arkadaşının, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Dışişleri Komisyonu Raporu (2/81) (S. Sayısı : 358) (Dağıtma tarihi : 25.7.1997) (GÜNDEME)
3. - Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında 5.6.1997 Tarihli ve 4266 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 uncu Maddesi Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek ÜzereGeri Gönderme Tezkeresi ve Bayındırlık, İmâr, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (1/608, 3/875) (S. Sayısı : 360) (Dağıtma tarihi : 25.7.1997) (GÜNDEME)
1. - Konya Milletvekili Hüseyin Arı'nın, Bodrum Kalesi Su Altı Arkeoloji Müzesinde sergilenen Doğu Roma Gemisinin bir maket olup olmadığına ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/585) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.1997)
1. - Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık'ın, yerel basının sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3179) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.1997)
2. - Balıkesir Milletvekili İsmail
Özgün'ün, serbest muhasebeci, malî müşavirlik
ve yeminli malî müşavirlik yeterlik sınavına
ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3180) (Başkanlığa geliş
tarihi : 23.7.1997)
1. - Ordu Milletvekili Müjdat Koç'un; Tekkiraz Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/892) (İçişleri ve Plân ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
2. - Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun; 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/893) (Plân ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
3. - İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci ve 2 Arkadaşının; Çatalca-Silivri Yöresinde Aydınlar ve 9 Köyün Hazine Tapusunda Kalan Arazilerinin Bedelsiz Devri Tahakkuk Etmiş Ecrimisil Borçlarının Kaldırılmasına İlişkin Yasa Teklifi (2/894) (Adalet ve Plân ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
4. - İstanbul Milletvekili Tayyar Altıkulaç ve 10 Arkadaşının; Millî Eğitim Temel Kanunu, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/895) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plân ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
1. - Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/611) (S. Sayısı : 359) (Dağıtma tarihi : 28.7.1997) (GÜNDEME)
2. - Kuzey Atlantik Konseyine Taraf Devletler ve Barış İçin Ortaklık Programına Katılan Diğer Devletler Arasında Kuvvetlerin Statüsüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/589) (S. Sayısı : 361) (Dağıtma tarihi : 28.7.1997) (GÜNDEME)
3. - Rize Milletvekili Avni Kabaoğlu'nun; Yüksek Öğretim Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/311) (S. Sayısı : 371) (Dağıtma tarihi : 28.7.1997) (GÜNDEME)
1. - Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, Zeytin Üreticilerinin sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2992)
2. - Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan'ın, Kayseri Belediye Başkanının bazı beyanlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2993)
3. - Manisa Milletvekili Cihan Yazar'ın, 2886 sayılı Devlet İhale Yasasının uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2994)
4. - Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, Yozgat-Gelingüllü Barajı'ndan Osmanpaşa Beldesi arazilerinin sulanmasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2995)
5. - Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, Kızılırmak üzerinde kurulacak Yemliha Barajı'nın son durumuna ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2996)
6. - İzmir Milletvekili Metin Öney'in, İzmir Behçet Uz Çocuk Hastanesinin Ortopedi Servisinin akademik çalışmalara tahsisine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2997)
7. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, Millî Piyangonun sayısal loto oyununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2998)
8. - Ankara Milletvekili Aydın Tümen'in, Ankara'daki hava kirliliğini önlemek için alınacak tedbirlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3000)
9. - Ankara Milletvekili Aydın Tümen'in, kaçak kömürün Ankara'ya girişinin önlenmesi için alınacak tedbirlere ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3001)
10. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, hastanelerle ilgili verdiği bir demece ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3005)
11. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, belediye ve il özel idarelerine ait paraların kamu ortak hesabında toplanmasını öngören genelgeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3006)
12. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, belediye ve il özel idarelerine ait paraların “kamu ortak hesabı”ndan toplanmasını öngören genelgeye ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3007)
13. - Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay'ın, yeni atanan özürlü öğretmen sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3009)
14. - Malatya Milletvekili Ayhan Fırat'ın, günlük bir gazetede yer alan beyana ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3012)
15. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, Tansu Çiller'in ABD vatandaşı olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3014)
16. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, ev hekimliği projesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3016)
17. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, Tıp Fakültelerine bağlı olmayan sağlık kurumlarında çalışan uzman hekimlerin doçentlik sınavına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3018)
18. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, sağlık kurulu raporlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3019)
19. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, iki yıllık Yüksek Hemşire Okulu mezunlarına ek gösterge verilip verilmeyeceğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3020)
20. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, hekimlerin ayrı bir ücret sistemiyle maaş almaları için çalışma olup olmadığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3021)
21. - Iğdır Milletvekili Adil Aşırım'ın bina satışları ve ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3022)
22. - UşakMilletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, Devlet Hastanelerinde çalışan hekimlerin nöbetlerinin ücretlendirilmesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3024)
23. - UşakMilletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, tıpta uzmanlık sınavının kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3025)
24. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, yeşil kart uygulamasının kapsamına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3026)
25. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, özel hastanelerin illere göre dağılımı ve sağlık personeline ek zam verilip verilmeyeceğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3027)
26. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, seracılık eğitimine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3028)
27. - Uşak Milletvekili Mehmet Yaşar Ünal'ın, Açık Öğretim Sağlık Ön Lisans bölümü mezunlarına farklı ek gösterge verilip verilmeyeceğine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3029)
28. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, bazı termik santrallerin devrine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/3031)
29. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, Doğa tarihi müzesi kurulup kurulmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3032)
30. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, Karadeniz Bölgesinde kanser vakalarında artış görüldüğü iddiasına ilişkinSağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3031)
31. - Artvin Milletvekili Süleyman Hatinoğlu'nun, Artvin-Hopa ve Borçka İlçelerinin spor salonu ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3035)
32. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, parti il başkanlarının hastane denetimlerine katıldığı iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3036)
33. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, Hastane denetimlerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3037)
34. - Rize Milletvekili Avni Kabaoğlu'nun, Rize Devlet Hastanesinin hizmet binası ve doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3039)
35. - İzmir Milletvekili Metin Öney'in emekli maaşlarının ödenmesinde yaşanan sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3040)
36. - İzmir Milletvekili Metin Öney'in, Türk Cumhuriyetlerinden ve topluluklarından Türkiye'ye gelen öğrencilerin bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3041)
37. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, 1997 yılı yatırım programına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3043)
38. - Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, Tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisi fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/3044)
39. - BurdurMilletvekili Kâzım Üstüner'in, Burdur Devlet Hastanesinin tıbbî cihaz ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3045)
40. - Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan'ın, İnegöl'ün İl yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3048)
41. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın, Çorlu, Çerkezköy ve Saray Belediyelerinin satışa sunduğu arazilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3052)
42. - Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan'ın, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğünün açtığı sınavda usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3054)
43. - Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, BOTAŞ'ın EGO'ya sattığı doğalgazın fiyatına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/3056)
44. - Malatya Milletvekili Ayhan Fırat'ın, Malatya-Akçadağ'a bağlı bazı köylerinde meydana gelen dolu afetine karşı önlem alınıp alınmayacağına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3062)
45. - Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı'nın SEKA Balıkesir Fabrikasının yönetiminde yapılan değişiklik ve atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3067)
46. - Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı'nın, İstanbul-Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı hakkında basında çıkan bazı haberlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3068)
47. - Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in,
belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3069)
1. - Konya Milletvekili Veysel Candan'ın, hazinece yapılan ödemeler enflasyon ve döviz kurları ile ilgili beyanlarına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3181) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
2. - Konya Milletvekili Veysel Candan'ın, orman yangınlarında kullanılmak üzere kiralanan uçaklara ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/3182) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
3. - Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı'nın, Balıkesir İlinin bazı ilçelerinde afyon ekimine izin verilmeyiş nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3183) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
4. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, yıllar itibariyle istihdam edilen memur sayısına ve maaş artışlarına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/3184) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
5. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, kapalı olan ilkokul sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3185) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
6. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, kamu bankalarının batık kredilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3186) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
7. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Belediyesi ile Karaman ilçe ve belde belediyelerine verilen ödenek miktarlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3187) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
8. - Afyon Milletvekili Osman Hazer'in, Afyon Çevre Yolu geçişi için ayrılan ödeneğe ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/3188) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
9. - Tekirdağ Milletvekili Nihan İlgün'ün, yargılanması devam eden Marmara Ereğlisi Belediye Meclis üyesinin görevine iade ediliş nedenine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3189) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
10. - Tekirdağ Milletvekili Nihan İlgün'ün, Trakya Milletvekillerinden birinin mafya ile ilişkisi olduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3190) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
11. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, illere gönderilen ilköğretim ders kitaplarının akıbetine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3191) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
12. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, bir inşaat şirketinin ödediği vergi miktarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3192) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
13. - Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı Meslek Edindirme Kurslarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3193) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
14. - Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı Meslek Edindirme Kurslarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3194) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
15. - İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar'ın, bir tanığın, Susurluk davası ile ilgili olarak ileri sürdüğü iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3195) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
16. - İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar'ın, bir tanığın, Susurluk davası ile ilgili olarak ileri sürdüğü iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3196) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.7.1997)
1. - Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu ve 30 arkadaşının, YÖK tarafından yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlara denklik belgesi verilmesinde haksızlık yapıldığı iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/197) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
2. - Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun ve
24 arkadaşının, Antalya'da meydana gelen orman
yangınında zarar görenlere yapılacak
yardımın belirlenmesi ve yangınların
söndürülmesinde alınacak tedbirlerin tespiti
amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün
104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/198)
(Başkanlığa geliş tarihi : 24.7.1997)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 127 nci Birleşimini açıyorum.
BAŞKAN - Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Antalya Milletvekili Bekir Kumbul'a kadar yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. - Genel Kurulu ziyaret eden Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stoyanov'a Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denilmesi
BAŞKAN - Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'in daveti üzerine, resmî bir ziyaret için ülkemizde bulunan Bulgaristan Cumhurbaşkanı Sayın Petar Stoyanov şu anda Meclisimizi teşrif etmişlerdir. Kendilerine Yüce Heyetiniz adına “Hoş geldiniz” diyorum. (Alkışlar)
1. - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Petar Stayanov'un, Genel Kurula hitaben konuşması
BAŞKAN - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Sayın Petar Stoyanov Genel Kurula hitaben bir konuşma yapmak istemişlerdir; bu hususu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Buyurun Sayın Cumhurbaşkanı. (Ayakta alkışlar)
BULGARİSTAN CUMHURBAŞKANI PETAR STOYANOV - Sayın Meclis Başkanı, sayın bayan ve bay milletvekilleri, ekselanslarınız; Sayın Meclis Başkanına ve milletvekillerine, bugün, Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi kürsüsünden sizlere hitap etme imkânının bana sağlanmış olduğundan ötürü, şükranlarımı ifade etmek istiyorum.
Sizlere, sizler aracılığıyla da Türk dost halkına hitap etmek, Parlamentonuzu, halkınızın gönencine ve Türkiye Cumhuriyetinin kalkınmasına yönelik semereli yasama çalışmalarına en iyi içtenlikli dileklerimi ifade etmek onurunun bana verilmiş olmasından kıvanç duyuyorum.
Bundan iki yıl önce, Bulgar Parlamentosunda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'in, Bulgaristan Cumhuriyetini ziyareti sırasında dostça demecini büyük bir dikkatle dinledim. Bugün, iki komşu dost halkın temsilcileri olarak, Bulgar ve Türk siyasetçileri önünde, ortak bir amaç adına, Balkanlarda barış, iyi komşuluk ve işbirliği adına, devamlı çalışma ödevinin durduğuna dair sözlerini tekrarlamak isterdim.
Ülkelerimizde demokrasinin pekiştirilmesi ve geniş boyutlar alması koşullarında, parlamentoların rolü ve önemi giderek artmaktadır; onlar milletin hâkimiyetinin yüksek ifadesidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yer alan ve Parlamentonuzun toplantı salonunda slogan olarak yazılı olan “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ilkesine sadakati doğrulamaktadır.
Ülkelerimiz arasında dostluk ve işbirliğinin temel sözleşmesinin imzalandığı sırada, hükümet heyeti üyesi olarak ülkenizde bulunduğumdan beş yıl sonra, bugün, Bulgaristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla sizin memleketinizde tekrar bulunmaktan çok sevinçliyim.
Bu sözleşme, ülkelerimiz arasında yeni bir ilişkinin temellerini attı. Bugün görüştüğüm bütün Türk siyasetçilerinin de, gelişmekte olan Bulgar-Türk ilişkilerine destek gösterdiklerini büyük bir sevinç duyarak kaydediyorum.
Bulgar-Türk ilişkileri tarihçesinde güçlük dolu, sorun dolu anları yansıtan sayfaların yanında, barış ve istikrar içinde yaşama ve işbirliği gerçekleştirme arzusunun ortaklaşa paylaşıldığını yansıtan sayfalar da vardır. Komünist rejim döneminde Türklerin adlarının değiştirilmesi, en yeni tarihimizin en utanç verici sayfalarından biriydi ve Bulgaristan Halkı bu utanç verici hareketi katiyen kabul etmedi. (Alkışlar) Tam aksine, sıradan Bulgar vatandaşları, zor durumdaki komşularının, hemşerilerinin en sadık dostlarıydı.
Örgütlenmesinin başından beri Bulgar antikomünist muhalefetinin etnik hoşgörüye önem vermesi bir rastlantı eseri değildir. Bugün, bu, artık, iyileşmekte olan bir yaradır. Günümüzde, Bulgaristan Türkleri, ülke yönetimine etkinlikle katılıyor. Bugün, Türkiye'de bulunduğum sırada öğrendiğim çok güzel bir deyimi sizlere de Türkçe olarak söylemek istiyorum “geçmiş olsun” (Alkışlar)
Şahsen ben, özellikle benim açımdan önem taşıyan bir olguyu sizlerle paylaşmak istiyorum: Yüzyıllar boyunca, Bulgarların, Ermeni ve Türklerin; Rum, Yahudi ve Çingenelerin barış içinde birlikte yaşadıkları kadim Bulgar Kenti Plovdiv'de doğdum ve yetiştim. Bu Bulgar Babile hoşgörü kenti denmesi mübalağa olmaz ve sıradan kişiler arasındaki tam bir hoşgörü siyasetteki çalışmalarımda bana hep örnek olmaktadır. Çeşitli milliyetlere mensup kişiler, anlaşma içinde yaşamayı arzu etmektedir ve biz politikacılar, sık sık, onlara, bu hususta borçlu durumda kalıyoruz.
Sayın bayan ve baylar; son yıllarda, dünyanın birçok bölgesinde, hele Orta ve Doğu Avrupa'da dönüşümlere tanık olduk; soğuk savaş dönemine son verildi. Bugün, Balkanlar'da ve Avrupa'da birlikte yeni bir güven kuruyoruz ve olumlu sonuçlarını beraber görmeyi istiyoruz; fakat, bu olumlu süreçler sonunda, esefle belirtmeliyim, Balkanlar da bu arada olmakla, belirli bölgelerde zaman zaman durumun gerginleştiğini gördük. Bizim savımız -ümit ediyorum sizler de paylaşıyorsunuz- Balkanlar'ın, kalıcı istikrarı, Avrupa ve Avrupa-Atlantik strüktürlerinin genişletilmesi, Doğu Avrupa ülkelerinin bunlara öncelikle katılımı sayesinde sağlanabilir. Bu anlamda, Bulgaristan ile Türkiye, dışpolitikalarında ortak amaçlar ve öncelikli yönler paylaşmaktadır.
Bulgaristan'ın barış içerisinde ortaklık girişimine ve bölgesel girişimlere katılımı, bölgesel güvenlik ve işbirliğini pekiştirme arzumuzu, bölgemizde istikrar sağlayıcı rol oynama arzumuzu ispat etmektedir. Bugün, ülkelerimizin Genelkurmay Başkanları, askerî işbirliği sözleşmesine imzalarını attılar ve NATO ile işbirliğimiz çerçevesinde karma Bulgar-Türk taburu oluşturulması doğrultusunda görüşmelerde bulundular. Bu, halklarımız arasında güven ve dostluk hislerinin pekişmesine doğru, bölgemizde güvenliğe doğru atılan yeni bir adımdır.
Müsaadenizle, Balkanlarda, Avrupa ve dünyada gerçekliklere değer vererek, Bulgaristan'ın NATO'ya entegre olmasının dış siyasette başlıca öncelikli yönümüz olduğunu bir kez daha doğruluyoruz. NATO'ya Bulgaristan'ın katılımının, Romanya'nın katılımıyla birlikte, örgütün güney ve Karadeniz kanadını ve Karadeniz unsurunu pekiştireceği, bir bütün olarak Balkanların istikrarına katkıda bulunacağı görüşündeyiz. Fırsattan istifade ederek, Türk dostlarımıza Bulgaristan'ın adaylığına gösterdikleri destekten ötürü teşekkür etmeyi kendime bir borç sayıyorum. Bu desteğe ileride de bel bağlayacağız.
Bölgesel işbirliği konularında da ülkelerimiz arasında şimdiye kadar görülen mükemmel karşılıklı işbirliğini belirtmekten memnunluk duyuyorum. Güneydoğu Avrupa'da iyi komşuluk, istikrar, güvenlik ve işbirliği girişimlerini ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesindeki işbirliğini göz önünde bulunduruyorum.
Arzumuz ve borcumuz, ilişkilerimizi ikili planda daha da öte geliştirmek, çok yönlü diplomasi çizgisinde de işbirliğini geliştirmek ve böylece, bölgemizde ve dünyada, barışın, karşılıklı güvenin ve istikrarın pekişmesine katkıda bulunmaktır. 1992 yılında imzalanmış olan Dostluk İyi Komşuluk İşbirliği ve Güvenlik Antlaşması, buna sağlam bir temeldir. Dışişleri Bakanları arasında olduğu gibi, başka bakanlarımız arasındaki sistemli görüşmeler sonucunda, hükümetlerimiz, işbirliğini çeşitli alanlarda düzenleyici bir dizi belge imzaladılar.
Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları arasındaki ilişkilerimiz yoğun bir gelişme içerisindedir. Bunun, bölgemizde güven ilişkilerinin kurulması açısından; organize suçlarla, uyuşturucu trafiği ve terörizmle ortak mücadele açısından önemi büyüktür.
Terörizm konusunda şunu kaydetmek isterdim: Bulgar tarafı, 1992 yılında imzalanmış olan Dostluk Antlaşmasının 1 inci maddesine sıkı sıkıya riayet ediyor; Türkiye Cumhuriyetine yönelik yıkıcı veya bölücü eylemlerde topraklarından istifade edilmesine kesinlikle imkân vermiyor, bundan böyle de vermeyecektir. (Alkışlar)
Ticarî ekonomik işbirliğimizin bundan böyle geliştirilmesinin önemi büyüktür. Bölgemizde modern ulaşım, telekomünikasyon ve enerji altyapısının meydana getirilmesi çabalarında ülkelerimiz başarıyla işbirliği yapabilir.
Bulgaristan, Türkiye, Makedonya Cumhuriyeti ve Arnavutluk üzerinden, Adriyatik Denizinden Karadenize kadar 8 sayılı Ulaşım Koridoru Tasarısının gerçekleştirilmesi ilgi çekicidir.
Lesovo-Hamzabey Sınır Kapısının yeniden açılması da, sınır ötesi işbirliğinin geliştirilmesi de önemlidir; dün, bu hususta önemli bir sözleşme imzalandı. Doğal olarak, Balkanlar'da da sınırların öneminin, bugünkünden farklı olacağı ve ancak coğrafî kavramlar olacakları zaman birlikte karşılaşacağımızı da umut ediyorum.
Tamamen pragmatik planda önümüzdeki ufuklar hakkında ne söylenebilir. Ziyaretimin, işadamlarını harekete geçirmesini isterdim. Yarın, Bulgar-Türk İş Forumuna katılanları bir demeçle selamlayacak ve kendilerine “karşılıklı yarara dayalı işe başlayın. Ben, Bulgaristan Cumhurbaşkanı, reformların yeni hükümeti ve Bulgar milletvekilleri ve ülkemizdeki yatırımlarınızın garantörleri olacağız” diyeceğim.
Bir süre önce Bulgaristan ile Türkiye arasında Transbalkan Anahattı Projesinin bir kısmı olan optik kablo hattı açıldı; ülkelerimizin ve genelde bölgemizin kalkınmasındaki yararını şimdiden sonra değerlendirme imkânımız olacak.
Buradan sizlere şunu da söylemek istiyorum: Karşılıklı finans ve emlak iddialarına çözüm bulunması konusunda, sosyal ve insanî sorunlar konusunda diyaloğu ivedi olarak yenilemeliyiz. Bulgar tarafı, bölünmüş ailelerin birleştirilmesi sorununa global olarak çözüm getirilmesinden yanadır ve somut bir adım olarak, çocukların, terk edilmiş yaşlıların ailelerine kavuşması için azamî kolaylıklar gösterilmesini, imkân verilmesini öneriyoruz. Dün, şahsen, Sayın Cumhurbaşkanına, önce küçük çocuklarla bu işe başlamanın önemli olacağını söyledim, kendileri de kabul ettiler. (Alkışlar)
Bazı sınır sorunlarına, kıta sahanlığı ve karasularının delimitasyonu sorunlarına çözüm getirilmesi ve Serbest Ticaret Sözleşmesiyle ilgili yapılması gereken daha birçok adım var.
Bölgede barışı korumak, özellikle Balkanlarda iki halk arasında ve bütün Balkan halkları arasında iyi komşuluk ilişkilerini desteklemek bizim borcumuzdur.
Burada, Türk Halkının büyük evladı, modern Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk'ün şu değerli sözlerini tekrar hatırlatmak istiyorum -biliyorsunuz, kendisi, Sofya'da da uzun yıllar bulundu- “Türkiye ve Bulgaristan dost olmalıdır; Bulgaristan'a karşı olan, Türkiye'ye de karşıdır”. Kemal Atatürk'ün bu kesin görüşü, beni, her zaman çok heyecanlandırdı. (Alkışlar)
Sayın Meclis Başkanı, sayın bayanlar ve baylar; bu demeci Sofya'da hazırlarken, buraya geldikten sonra, her konuda sizler tarafından anlayış göreceğimize inanıyordum; fakat, burada, beklediklerimin dışında bir hüsnükabul ve anlayış gördüm ve burada yazılanlar, artık, az kaldı. Ümit ediyorum, ülkenizde yürüttüğümüz görüşmelerden sonra, bizler, yalnız iki devlet arasında mevcut olan ufak tefek sorunların çözümünü aramak dışında, bütün sorunlara çözüm getirecek olan sözcüğü bulduk -bu, kilit sözcüktür- “güven” sözcüğü. (Alkışlar)
Bir Bulgar atasözü var: “Güven, çok güç kazanılır; onu bölmek, parçalamak, kaybetmek ise kolay olur.” Bundan böyle bütün gayretimizi sarf edelim, devletlerimiz ve halklarımız arasında kurulmakta olan bu güveni koruyalım ve bu güvenin günden güne artmasında elimizden gelen gayreti sarf edelim; kimsenin onu bozmasına müsaade etmeyelim. (Alkışlar)
Hepinize, Türk Halkının iyiliği, gönenci adına üstün başarılar dilerim; dikkatinize teşekkürler. (Ayakta alkışlar)
BAŞKAN - Komşu Bulgaristan'ın Cumhurbaşkanı Sayın Stoyanov'a teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, bir Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'e, dönüşüne kadar, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/959) 24 Temmuz 1997
Görüşmelerde bulunmak üzere, 25 Temmuz 1997 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 6 adet tezkeresi bulunmaktadır; ayrı ayrı okutup bilgilerinize sunacağım:
2. - Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi TBMM Grubunda açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/960)
29 Temmuz1997
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde boş bulunan üyelikler için, Demokratik Sol Parti Grubunca, asıl üyeliklere İzmir Milletvekili Atilla Mutman ve İstanbul Milletvekili Ahmet Tan, yedek üyeliklere Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ ve Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli aday gösterilmişlerdir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen asıl ve yedek üyelerin isimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
3. - Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesinde açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/961) 29 Temmuz 1997
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesinde boş bulunan üyelik için, Demokratik Sol Parti Grubunca, Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt aday gösterilmiştir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen üyenin ismi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
4. - Parlamentolararası Birlikte açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/962) 29 Temmuz 1997
Parlamentolararası Birlikte boş bulunan üyelik için, Demokratik Sol Parti Grubunca, İstanbul Milletvekili Ziya Aktaş aday gösterilmiştir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen üyenin ismi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
5. - Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonunda açık bulunan üyelik için grubunca aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/963) 29 Temmuz 1997
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonunda boş bulunan üyelik için, Demokratik Sol Parti Grubunca, Sakarya Milletvekili Teoman Akgür aday gösterilmiştir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen üyenin ismi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
6. - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Parlamenterler Asamblesinde açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/964)
29 Temmuz 1997
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Parlamenter Asamlesinde boş bulunan üyelikler için, Demokratik Sol Parti Grubunca, asıl üyeliğe Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz, yedek üyeliğe Kırklareli Milletvekili Necdet Tekin aday gösterilmişlerdir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen asıl ve yedek üyelerin isimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış ilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Son tezkereyi okutuyorum:
7. - Kuzey Atlantik Asamblesi Parlamenterler Meclisinde açık bulunan asıl ve yedek üyelikler için grubunca aday gösterilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/965)
29 Temmuz 1997
Kuzey Atlantik Asamblesi Parlamenter Meclisinde boş bulunan üyelikler için, Demokratik Sol Parti Grubunca, asıl üyeliğe Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı, yedek üyeliğe Kocaeli Milletvekili Halil Çalık aday gösterilmişlerdir.
Siyasî Parti Grubunca aday gösterilen asıl ve yedek üyelerin isimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış ilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç. Dr. Mustafa Kalemli Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Komisyonlardan istifa önergeleri vardır; ayrı ayrı okutup bilgilerinize sunacağım:
8. - Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır'ın, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/228)
Değişen oranlar karşısında, üyesi bulunduğum Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonundan çekiliyorum.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla. 28.7.1997
Yusuf Bahadır Trabzon
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer istifa önergesini okutuyorum:
9. - İçel Milletvekili Halil Cin'in, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/229)
Başka bir komisyonda görev aldığımdan, üyesi bulunduğum Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim. 7.7.1997
Halil Cin İçel
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer bir istifa önergesini okutuyorum:
10. - Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül'ün, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/230)
Üyesi bulunduğum Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla. 29.7.1997
Ali Rıza Gönül Aydın
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer bir istifa önergesini okutuyorum:
11. - Niğde Milletvekili Akın Gönen'in, Millî Savunma Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/231)
Üyesi olduğum Millî Savunma Komisyonu üyeliğimden istifa ediyorum.
Arz ederim. 29.7.1997
Akın Gönen Niğde
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer bir istifa önergesini okutuyorum:
12. - Bartın Milletvekili Zeki Çakan'ın, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/232)
Üyesi bulunduğum Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Bilgi ve gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Zeki Çakan Bartın
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer bir istifa önergesini okutuyorum:
13. - Kars Milletvekili Yusuf Beyribey'in, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/233)
Üyesi bulunduğum Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Bilgi ve gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Dr.Selahattin Beyribey Kars
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Son istifa önergesini okutuyorum:
14. - İstanbul Milletvekili Ahmet Tan'ın, TBMM Parlamentolararası Birlik Türk Grubu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/234)
TBMM Parlamentolararası Birlik Türk Grubundaki üyelik (Grup Başkan Yardımcılığı) görevimden istifa ediyorum.
Gereğini saygıyla arz ederim. 23 Temmuz 1997
Ahmet Tan İstanbul
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis araştırması önergeleri vardır; ayrı ayrı okutup bilgilerinize sunacağım:
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu ve 30 arkadaşının, YÖK tarafından yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlara denklik belgesi verilmesinde haksızlık yapıldığı iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/197)
Yüksek Öğrenim Kurumunun muhtelif ülkelerde yükseköğrenim görmüş, öğrencilikleri, Millî Eğitim Bakanlığı ve bulundukları ülkelerdeki elçilikler veya konsolosluklarca tanınmış olan ve YÖK'ün denklik listesinde bulunan üniversitelerden mezun olmuş öğrencilerin denklik belgelerinin YÖK tarafından verilmeyip mağdur edilmeleri konusunda, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.
Gereğinin yapılmasını arz ederiz. 23.07.1997
1. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)
2. M. Sıddık Altay (Ağrı)
3. Mehmet Bedri İncetahtacı (Gaziantep)
4. Hasan Belhan (Elazığ)
5. Muhammet Polat (Aydın)
6. Şaban Şevli (Van)
7. Ömer Özyılmaz (Erzurum)
8. Zülfikar Gazi (Çorum)
9. Veysel Candan (Konya)
10. Suat Pamukçu (Bayburt)
11. Ramazan Yenidede (Denizli)
12. Metin Perli (Kütahya)
13. Ahmet Dökülmez (Kahramanmaraş)
14. Avni Doğan (Kahramanmaraş)
15. Abdullah Özbey (Karaman)
16. Nurettin Aktaş (Gaziantep)
17. Ahmet Çelik (Adıyaman)
18. Şinasi Yavuz (Erzurum)
19. Cemaletin Lafçı (Amasya)
20. Abdullah Örnek (Yozgat)
21. Süleyman Metin Kalkan (Hatay)
22. Mehmet Sılay (Hatay)
23. Cemal Külahlı (Bursa)
24. Necati Çelik (Kocaeli)
25. Zeki Ünal (Karaman)
26. Mustafa Hasan Öz (Ordu)
27. Kâzım Arslan (Yozgat)
28. Hanifi Demirkol (Eskişehir)
29. İbrahim Ertan Yülek (Adana)
30. Mehmet Emin Aydınbaş (İçel)
31. Ekrem Erdem (İstanbul)
Gerekçe:
Muhtelif ülkelerle yapılan kültür ve öğrenci değişimi anlaşmalarının gereği olarak yurt dışında yükseköğrenim gören öğrenciler, son zamanlarda, YÖK'ün sergilediği anlaşılmaz ve haksız tutumlarla mağdur edilmeye başlanmıştır. Öğrenimlerine başladıkları ilk seneden itibaren, öğrencilikleri Millî Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış ve bağlı bulundukları konsolosluk ve elçiliklere bildirilmiş olmasına, öğrencilerin öğrenim süreleri boyunca işlemlerini resmî bir şekilde elçilik veya konsolosluklarla yürütmelerine ve Millî Eğitim Bakanlığını, her yıl, öğrenci durum bildirim formlarıyla resmî kanallarla bilgilendirmelerine rağmen, bulundukları üniversitelerden mezun olan bu öğrenciler, YÖK'ün anlaşılmaz tutum ve haksız davranışlarıyla denklik belgeleri verilmeyerek maddî ve manevî olarak haksızlığa uğratılmaktadırlar. Bu öğrencilerin kazanmış oldukları öğrenim haklarının ve bulundukları üniversitelerin öğrenimleri süresince tanınıp, öğrenim sonrası hiçbir gerekçe göstermeden müktesep haklarının reddedilmesi ve tanınmaması, hiçbir adalet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Yapılan haksızlıkların sınırlarını aşması, bu konuda bir Meclis araştırması gereğini zorunlu kılmıştır.
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis araştırması önergesi gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.
Şimdi, ikinci Meclis araştırması önergesini okutuyorum:
2. - Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun ve 24 arkadaşının, Antalya'da meydana gelen orman yangınında zarar görenlere yapılacak yardımın belirlenmesi ve yangınların söndürülmesinde alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/198)
Bölgemizin oksijen ve gelir kaynağı olan Antalya Düzlerçamı mevkii ve civarındaki ormanlarımızda 21 Temmuz 1997 günü çıkan yangınla ilgili olarak herhangi bir kasıt ve kusur olup olmadığı, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ve meydana gelen zararın tespit edilerek, yapılacak yardımları araştırmak ve çok yönlü tedbirleri ortaya koymak için Anayasanın 98 inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 üncü maddesi gereğince bir komisyon kurularak Meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
1. Arif Ahmet Denizolgun (Antalya)
2. Süleyman Metin Kalkan (Hatay)
3. Mehmet Sılay (Hatay)
4. Ahmet Feyzi İnceöz (Tokat)
5. Hayrettin Dilekcan (Karabük)
6. İlyas Arslan (Yozgat)
7. Fikret Karabekmez (Malatya)
8. Recep Kırış (Kayseri)
9. Kâzım Arslan (Yozgat)
10. Abdullah Örnek (Yozgat)
11. Mikail Korkmaz (Kırıkkale)
12. Hasan Belhan (Elazığ)
13. Zülfükar İzol (Şanlıurfa)
14. Yakup Budak (Adana)
15. Mukadder Başeğmez (İstanbul)
16. Saffet Benli (İçel)
17. Sıtkı Cengil (Adana)
18. Nedim İlci (Muş)
19. Ömer Özyılmaz (Erzurum)
20. Metin Perli (Kütahya)
21. Ahmet Karavar (Şanlıurfa)
22. Bahattin Yücel (İstanbul)
23. Lütfü Esengen (Erzurum)
24. İbrahim Ertan Yülek (Adana)
25. Muhammet Polat (Aydın)
Gerekçe:
Anayasamızın 169 uncu maddesi: “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir. Bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir.”
Ancak, 21 Temmuz 1997 tarihinde Antalya'da çıkan orman yangınında cevaplandırılması gereken bazı hususlar dikkati çekmektedir. Bunlardan ilk akla gelenler:
1 - Orman yangınlarını söndürmek için eski teknolojiye sahip, Kanada yapımı CL-125 tipi uçakların seçilme sebebi,
2 - Bu uçakların neden çok yüksek fiyatlarla kiralandığı,
3 - Bu uçakların Antalya'da çıkan yangında kullanılmama sebepleri,
4 - Kiralanan bu uçaklara ait yedek parça ithalinin neden zamanında yapılmadığı,
5 - İleri teknolojiye sahip, doğal afetlerle mücadelede ve aynı zamanda sahil güvenliğinin de kullanabileceği bir uçak modelinin tercih edilmeme sebepleri,
6 - Yangında zarar gören Aşağı Karamanlar ve Durali Köylerinin neden zamanında tedbir alınarak boşaltılmadığı,
7 - Yangın söndürme çalışmaları sırasında görevi başında şehit olan iki vatandaşımızın ailelerine ne gibi bir yardım yapıldığı,
8 - Yangında zarar gören köylülerimizin zararlarının nasıl giderileceği,
9 - Olayda sabotaj ihtimalinin araştırılıp araştırılmadığı.
Yukarıda belirtilen bu ve buna benzer soruların araştırılıp cevaplandırılması, kusuru bulunan idareciler hakkında soruşturma açılması, bu yangının Antalya halkına ve ülkemize vermiş olduğu zararın tespit edilmesi için Anayasanın 98 inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 üncü maddesi gereğince Meclis araştırmasının son derece yararlı olacağı kanaatindeyiz.
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.
İçtüzüğün 37 nci maddesine göre verilmiş doğrudan gündeme alınma önergeleri vardır. Ayrı ayrı okutup işleme koyacağım ve oylarınıza sunacağım.
BAŞKAN - İlk önergeyi okutuyorum :
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
15. - Ankara Milletvekili Ünal Erkan'ın, Ankara İlinde Batıkent Adı İle Bir İlçe Kurulmasına Dair Kanun Teklifinin (2/265) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/235)
Ankara İlinde Batıkent adıyla bir ilçe kurulmasına dair (2/265) esas numaralı kanun teklifimiz, 22 Nisan 1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuş olup, havale edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda bugüne kadar görüşmeleri yapılamamıştır.
İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince, teklifimizin doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi Gündemine alınması hususunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Ünal Erkan Ankara
BAŞKAN - İçtüzüğün 37 nci maddesine göre, doğrudan gündeme alınma önergesi hakkında, önerge sahibi Ankara Milletvekili Sayın Ünal Erkan söz istemiştir.
Buyurun Sayın Erkan.
Konuşma süreniz 5 dakikadır Sayın Erkan.
ÜNAL ERKAN (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmamda, Ankara İli Yenimahalle İlçesine bağlı Batıkent'in ilçe statüsüne kavuşturulması gereğini bir kez daha dile getireceğim.
Batıkent'in ilçe yapılması amacıyla, 22.4.1996 tarihinde bir kanun teklifi hazırlamış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına arkadaşlarımla birlikte arz etmiştik; ancak, biraz evvel de belirtildiği gibi, bu teklif, şu ana kadar yasalaşma imkânı bulamadı. Bu sebeple, bu önerge, teklifimizin doğrudan Yüce Parlamentonun gündemine getirilmesi amacını kapsamaktadır.
Bantıkent'in ilçe yapılması, sadece, teklif sahipleri olarak bizim isteğimiz değildir. İnanıyorum ki, bu istek, Batıkent'i bilen her vatandaşımızın ve Parlamentoda grubu bulunan siyasî partilerimizin ve tüm parlamenterlerimizin isteğidir. Çünkü, Batıkent, ülkemizde, nüfusu 250 bini aşmış, köy statüsünde tek yerleşim alanıdır ve Batıkent, her yönüyle, ilçe için gerekli olan her hususu bünyesinde toplamış bulunmaktadır.
Batıkent'in 250 bini aşkın bir nüfusa sahip olmakla birlikte, köy statüsünde olduğu için, 8 muhtarlığı vardır. Çarpık kentleşmeyi semtine uğratmayan Batıkent'in, yeni imara açılan bölgesiyle, birkaç yıl içerisinde nüfusu, şimdiki nüfusun 2 katına yaklaşacak diye değerlendirilmektedir.
Batıkent, yaygın bir sanayi ve küçük sanayi yapısına sahip olup, onbinleri aşkın esnaf ve sanatkârı bünyesinde barındırmaktadır. Batıkent'te, onbinlerce motorlu taşıt trafiğe çıkmaktadır.
Tapu, vergi, pasaport, kayıt tescil, nüfus, ruhsat işlemleri gibi kamu hizmetleri, günümüzde, otoritenin merkezden muhite doğru gönderilmesi hususunun tartışıldığı şu dönemlerde, Batıkent için merkezde hiçbir amme hizmeti yerinde görülmemekte ve tüm hizmetler, bağlı olduğu ilçe veya ilde görülmektedir.
250 bin nüfuslu bu yerleşim alanının belediye hizmetleri de, yine, bağlı olduğu Yenimahalle Belediyesi ve Anakent Belediyesi tarafından yürütülmektedir.
Batıkent'te, güvenlik hizmetlerini yürütmek üzere hiçbir güvenlik birimi kurulu değildir. Sadece, bağlı olduğu Yenimahalle İlçesi Jandarma Komutanlığı tarafından, zaman zaman, motorize devriye ekipleriyle, İlçenin anaarterlerinde, çok kısıtlı, kontrol hizmetleri, güvenlik hizmetleri verilmeye çalışılmaktadır.
Bu ve benzeri eksiklikleri, elbette, çoğaltmak mümkündür; ancak, bu kadarı bile, Batıkent'in içinde bulunduğu sıkıntıları ve Batıkentlinin hizmete susamışlığını, bulunduğu yerde hizmet alma arzusunu dile getirmeye kâfi olur kanaatindeyim.
Son yıllarda il ve ilçe sayılarında muhtelif nedenlerle artışlar olmuştur; ama, gerçekten, ilçe olması için her şartı haiz, her imkânı haiz, Türkiye'nin birçok ilinden büyük, ilçelerin hemen hemen tamamından büyük ve modern bir şehir görünümünde olan, gelişmeye açık Batıkent, maalesef bu değerlendirmelerin bugüne kadar dışında kalmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Erkan, konuşmanızı tamamlayın efendim.
ÜNAL ERKAN (Devamla) - Türkiye'nin, 250 bin nüfuslu, 8 muhtarı olan tek köyü Batıkent, artık ilçe olmalıdır. Bu, Batıkent'in ve Batıkentlilerin hakkıdır. Bu gecikmiş hakkın tesliminde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu olan tüm siyasî partilerimizin ve tüm parlamenterlerin desteğini bekliyorum; Batıkent artık ilçe olmalıdır.
Bu dilekle, Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifimizin doğrudan gündeme alınmasını Yüce Parlamentodan arz ediyor; bu vesileyle, sözlerime son verirken hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Önerge sahibi, Ankara Milletvekili Sayın Ünal Erkan'a teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, İçtüzüğe göre, bu konuda, bir milletvekiline söz verebiliyorum. Değişik arkadaşlarımızın söz istemleri var; ama, ilk sırada söz istemiş bulunan Ankara Milletvekili Sayın Saffet Arıkan Bedük'e söz veriyorum.
Buyurun Sayın Bedük. (DYP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır Sayın Bedük.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ankara Milletvekili Sayın Ünal Erkan'la birlikte, Ankara'nın Batıkent bölgesinin ilçe yapılmasıyla ilgili verilmiş olan önergenin, İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince doğrudan gündeme alınması konusunda söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de büyük bir gelişme ve değişmeyi yaşamaktayız. Büyük kente göç sonucu, yeni bir idarî taksimatın ve devlet teşkilatında yeniden oluşumun özellikle gerçekleşmesi zaruretiyle karşı karşıya bulunmaktayız.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 21 inci Asra girerken dünya devleti olma durumundadır; yani, sürekli başkalarına karşı özenen değil, başkalarının ona özendiği bir Türkiye; tarihini ve kültürünü paylaştığı bölgelerle dostluk ilişkilerini geliştiren bir Türkiye; bilim ve teknolojiyi arayan değil, bilim ve teknolojinin arandığı bir Türkiye ve bütün bunların ötesinde, kendisini yenileyen, kendisine dünya devletleri arasında yepyeni yer bulan bir Türkiye... Bunun içindir ki, bir taraftan hukuk sisteminde, bir taraftan sosyal, ekonomik ve bir taraftan da idarî taksimatında yeniliği uygulayan bir Türkiye... İşte, bu şartlar içerisinde, gelişen dünyada ve Türkiye'deki gelişen şartlar çerçevesinde göç alan bir Türkiye, göç alan bir Ankara...
Sizlere, eski bir Ankara Valisi olarak seslenmek istiyorum: Ankara Valisiyken, Batıkent'in altyapısının sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarına dönük çalışmaların, özellikle idarî taksimatın yetersiz olduğu kanaatine varmış ve bu sebeple de vatandaşın dert ve problemleriyle yeteri kadar ilgilenememiş ve vatandaşların şikâyetlerine maruz kalmış olan bir idareciydim. Bu sebepledir ki, Batıkent gibi bir bölgenin ilçe olması gerektiği kanaatini, özellikle taşıyorum.
Değerli arkadaşlarım, nüfus, 1990 şartlarına göre 46-50 bin civarında; ama, bugün, 1997'de Batıkent'in nüfusu 300 bin, 350 bin ve özellikle, eğer bu bölgedeki insanları dikkate alırsak, Ankara merkezinde ve Ankara'nın sanayi bölgelerinde çalışan insanlarımızın, ortadireğin ikamet ettiği bir beldedir Batıkent ve bu beldede yaşayan insanlarımızın birkısım altyapı ihtiyaçlarının ve devletle ilişkilerinin hiçbir zaman gözden ırak tutulmaması lâzım.
Böyle bir anlayış içerisinde yapılan değerlendirmede, askerî bakımdan jeopolitik özelliği olmayan bir beldedir Batıkent; arazi, ova niteliğinde olup, tarım ve yerleşim alanıdır; belediye teşkilatı yoktur, mahalle muhtarlıklarıyla idare edilmektedir; elektrik, su, doğalgaz, şehir şebekesine bağlıdır; altyapı oldukça iyidir; ekonomik ve kültürel yönden gelişmeye müsaittir. Batıkent'te, sağlık ocağı, ana ve çocuk sağlığı, ASKİ ve özellikle bu bölgede banka şubeleri, PTT şubeleri mevcuttur ve en iyi şekilde hizmet etme gayreti içerisindedirler; ilk, orta ve meslek liseleri oldukça mevcuttur; turizm bakımından fazla bir özelliği yoktur; ama, merkezde yaşayan birkısım kamu kurum ve kuruluşlarındaki memur ve işçiler ve yine ticaret erbabı ve ticaret erbabının ticarî işletmeleri içerisinde hizmet yapan, hizmet sektöründeki insanlar ve yine sanayide çalışan işçi ve yine hizmet erbabı hep Batıkent'te yaşamaktadır; o halde, Batıkent'te yaşayan insanların devletle olan ilişkisini biraz daha güçlendirmek, onlara bu yörede daha fazla hizmet etmek, artık, devletin aslî görevleri arasında sayılmalıdır. Bu sebepledir ki, Batıkent'te çalışan, yaşayan insanlarımızın daha da fazla devletten pay alabilmeleri, hizmetten pay alabilmeleri için, özellikle bu bölgede ilçe teşkilatının kurulması zarureti artık ortadadır; geri kalmamamız lazım, devleti milletin hizmetine sunmak lazım; millet, devletten hizmet bekliyor; hizmetleri gerçekleştirmek lâzım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Bedük, konuşmanızı tamamlayın efendim.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Devamla) - Sanayi, ticaret ve şehir olarak gelişmeye müsait, aynı zamanda modern şehircilik anlayışının en güzel örneklerinin verildiği bir yerdir Batıkent ve bugün dünya çapında, artık, şehir planlarının uygulandığı, modern şehircilik anlayışının gerçekleştirildiği yerdir Batıkent. Dolayısıyla, böyle bir anlayış içerisinde yerleşmiş, yerleşme düzenini gerçekleştirmiş olan Batıkent'te ilçe kurulması bir zarurettir, bir atıfet değildir; bu bölgenin insanlarına daha fazla hizmet götürmek olduğu gibi, Ankara'nın gelişme alanı olması itibariyle de ilçe kurulması, artık, bir ihtiyaç olarak karşımızdadır.
Bu sebepledir ki -diğer partilerimizin de özen gösterdiğini, hatta bir kısmının da önerge verdiğini bildiğimiz- Batıkent'in ilçe olması hususundaki bu önergenin gündeme alınması konusunda diğer partilerin de destek vereceği inancını taşıyorum ve bu duygular içerisinde hepinizi saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN - Önerge üzerinde konuşan Ankara Milletvekili Sayın Saffet Arıkan Bedük'e teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
YILMAZ ATEŞ (Ankara) - Sayın Başkan, söz istemiştim.
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, bu konuda, ancak bir milletvekiline söz verebilme imkânım var. Ankara milletvekili arkadaşlarımın hemen tümünden bu konuda söz istemi geldi; ben, birinci sıradaki arkadaşın söz hakkını tanımak durumundayım. Zaten, oylarınızla önergeyi desteklediğinizi ortaya koydunuz; teşekkür ediyorum sizlere de.
Değerli arkadaşlarım, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre işlem yapılması gereken ikinci bir önerge bulunmaktadır; okutup, işleme koyacağım:
16. - Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu'nun,
Bursa İli İnegöl İlçesinin İl
Olmasıyla İlgili Kanun Teklifinin (2/691) doğrudan
gündeme alınmasına ilişkin önergesi
(4/236)
Bursa İli İnegöl İlçesinin il olmasıyla ilgili olarak vermiş olduğum (2/691) esas numaralı Kanun Teklifim, 31 Ocak 1997 tarihinden bu yana İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmemektedir.
İçtüzüğün 37 nci maddesi uyarınca doğrudan Genel Kurulun gündemine alınması hususunda gereğini arz ederim.
Mehmet Altan Karapaşaoğlu Bursa
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, önerge üzerinde, önerge sahibi Bursa Milletvekili Altan Karapaşaoğlu söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Karapaşaoğlu. (RP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri, Bursa İli İnegöl İlçesinin il olmasıyla ilgili olarak, 31.1.1997 tarihinde 14751 sayıyla vermiş olduğum kanun teklifi bugüne kadar İçişleri Komisyonunda görüşülememiş bulunuyor; İçtüzüğümüzün 37 nci maddesine istinaden Genel Kurulumuzun gündemine alınması için huzurlarınızda bulunuyorum.
Bursa İline ait İnegöl İlçemiz coğrafî, ekonomik nedenlerle ve kamu hizmetlerinin gerekleri bakımından il olmaya namzet bulunmaktadır. İnegöl, Uludağ'ın eteklerinde, çok verimli bir ova üzerinde M.Ö 3000 yıllarında kurulmuş bir şehirdir. İnegöl İlçesi Bursa'ya 45 kilometre mesafededir. Coğrafî konum itibariyle İnegöl-Bursa arasında 2 vadi, 2 tepe yer almaktadır. İnegöl, 1997 yılı sonunda uluslararası bir havaalanına kavuşacak olan Yenişehir Havaalanına 27 kilometre uzaklıktadır, yeni yapılacak olan ekspres yolla bu mesafe yaklaşık 20 kilometreye düşecektir.
1831 yılında ilçe statüsüne kavuşan İnegöl, 93 köy, 1 merkez ve 5 belde belediyesinden oluşmaktadır. 1990 nüfus sayımına göre 71 bin olan ilçe nüfusunun şu anda 150 bini aştığı tahmin edilmektedir; köy ve beldeleriyle birlikte nüfusu 200 bini geçmiş bulunmaktadır; doğu ve güneydoğu illeri ağırlıkta olmak üzere tüm illerden yoğun bir göç nedeniyle, altı yılda nüfusu yüzde 100'ün üzerinde artış kaydetmiştir.
Yoğun nüfus artışının tek nedeni, sanayideki yatırımların kısa sürede yapılmasıdır. Birinci Organize Sanayi Bölgesinin ihtiyaca cevap verememesi nedeniyle, İkinci Organize Sanayi Bölgesi Yenice Beldesinde kurulmaktadır. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi alan itibariyle 3 milyon kilometrekaredir; üretimde bulunan fabrika sayısı 96'dır; sermaye toplamı ise 1 katrilyon liranın üzerindedir; çalışan işçi sayısı 16 bin civarındadır; ihracat potansiyeli ise, 300 milyon doların üzerindedir. Organize sanayi bölgesi, doğalgaz kullanımına geçmiş bulunmaktadır. Atıksu arıtma tesisinin ihalesi yapılmış olup, ağustos ayı içerisinde inşaat çalışmalarına başlanacaktır; 1997 yılı maliyetiyle 1 trilyon lira civarındadır. Organize sanayi bölgesinin ihracat potansiyeli fazla olduğundan, gümrüğe ihtiyaç duyulmuştur; gümrükle ilgili bina, depo ve sair inşaatlar, idarece tamamlanmış olup, hizmete hazır hale getirilmiştir.
Ayrıca, bugün, İnegöl'de, üretim halinde 3 bine yakın mobilya imalathanesi bulunmaktadır. Üretilen bu mobilyaları teşhir eden ve bütün yurda ve dünyaya satan 550 civarında ticarethane mevcuttur.
Yenişehir İlçesinde bitmekte olan uluslararası havaalanıyla, İnegöl'ün sanayi ve tarımsal potansiyeli dünyaya açılacaktır. İnegöl'de şu andaki potansiyel katlanarak artacak; bu durum, diğer illerden göçü daha da artıracaktır. Büyük gelişmenin getirdiği sorunların ilçe teşkilatıyla çözümünün mümkün olmayacağı görülmektedir. 1990 nüfus sayımına göre 31 ilden, bugünkü nüfusa göre 50'ye yakın ilden büyük olan İnegöl'ün, yukarıda belirtildiği gibi, 5 kasaba belediyesi, 93 köyü ve toplam 200 binin üzerinde nüfusunun yanı sıra, organize sanayi bölgeleri ve mobilya sanayiiyle ekonomideki büyük gelişmesinin getirdiği sorunların ilçe teşkilatıyla çözümünü gerçekleştirmenin mümkün olmayacağı görülmüştür.
Yüzde 98'i okuma-yazma bilir durumda olan İnegöl'de, kültür düzeyi yüksek olup; halkın gelir durumunun iyi olması, modern konut anlayışını getirmiştir. Orman ve doğa güzelliği içinde, modern yapılı, planlı bir İnegöl oluşmuştur; gecekondu, yok denecek kadar azdır. İnegöl'de, halen 6 852 üyeli, 105 adet yapı kooperatifi, daha önceden belirlenen toplukonut alanlarında faaliyelerini sürdürmektedir.
İnegöl'ün köylerinin tamamında otomatik telefon, elektrik mevcuttur. İlçe merkezinin ve 65 köyün içmesuyu sağlıklı bir şekilde sağlanmaktadır. 46 köyün yolu asfalt olup, diğerleri stabilizedir.
1996-1997 öğretim yılında, ilk ve ortaöğretimde, İnegöl'de, 27 188 öğrenci 103 okulda öğrenim görmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Karapaşaoğlu, konuşmanızı tamamlayın efendim.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) - Ayrıca, İnegöl'de, Uludağ Üniversitesine bağlı meslek yüksekokulunda, 8 bölümde 317 öğrenci öğrenim görmektedir ve ilk mezunlarını da vermeye başlamıştır. Halk eğitim merkezi, akşam sanat okulu, halk kütüphanesi gibi eğitime yönelik faaliyetler ülke standartlarının üzerinde hizmet vermektedir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında bakıldığında, Bursa İli İnegöl İlçesinin il olması büyük önem taşımaktadır. İlçenin bugünkü gerek belediye yapısı gerek teçhizatı gerekse fizikî teşkilatı bir ilin ihtiyaçlarını karşılayacak niteliktedir. Sanayi kuruluşlarımızın önemli bir kısmı bu bölgemizde bulunmaktadır. Turistik kaynaklara da sahip olan İnegöl'ün bu kaynaklarının değerlendirilmesi, il teşkilatlanması yoluyla mümkün olabilecektir.
Dünyaya sesini, mobilyasıyla, kaplıcasıyla ve ünlü köftesiyle duyuran İnegöl, 81 numaralı il olma hakkını çoktan elde etmiş bulunuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum efendim.
İl olmaya hak kazanma durumunda olan ilçelerimizi il yapmak demek, aynı zamanda, genel yönetimlerden yerel yönetimlere doğru imkân ve yetki aktarmak anlamı taşıyacaktır. Bu anlayış ve davranışa, siz değerli milletvekillerimizi davet ediyor ve İnegöl İlçemizin il olmasıyla ilgili kanun teklifimizin Parlamento gündemine doğrudan alınması talebimizi desteklemenizi saygıyla arz ediyorum.
Sayın Başkanımıza ve siz değerli milletvekillerimize saygılarımı sunuyorum efendim. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Önerge sahibi olarak konuşan Bursa Milletvekili Sayın Altan Karapaşaoğlu'na teşekkür ediyorum.
Yalnız, konuşmada, İnegöl Organize Sanayi Bölgesinin 3 milyon kilometrekare olduğu şeklinde bir ibare geçti; metrekare olacak değil mi efendim?
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Evet, metrekare...
BAŞKAN - Tutanakta onu düzeltmiş olduk.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. - Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliklere seçim
BAŞKAN - Anayasa Komisyonunda boş bulunan ve Anavatan Partisi Grubuna düşen 2 üyelik için, Çankırı Milletvekili Mete Bülgün ile Isparta Milletvekili Erkan Mumcu ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen bir üyelik için, Samsun Milletvekili Yalçın Gürtan aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyona seçilen arkadaşlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum.
2. - Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda açık bulunan üyeliklere seçim
BAŞKAN - Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan ve Anavatan Partisi Grubuna düşen 2 üyelik için, Adıyaman Milletvekili Mahmut Bozkurt ile Denizli Milletvekili M. Halûk Müftüler ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Şırnak Milletvekili Bayar Ökten aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyona seçilen değerli arkadaşlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum.
3. - Adalet; Millî Savunma; İçişleri; Dışişleri; Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; Çevre; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Tarım, Orman ve Köyişleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme; Kamu İktisadî Teşebbüsleri komisyonlarında açık bulunan üyeliklere seçim
BAŞKAN - Şimdi, diğer komisyonlarda boş bulunan ve Anavatan Partisi Grubuna düşen üyelikler için gösterilen adayları oylarınıza sunacağım.
a) Adalet Komisyonuna, Ankara Milletvekili İlhan Aküzüm, İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir, Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler ve Manisa Milletvekili Ekrem Pakdemirli aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Arkadaşlarımıza, seçildikleri komisyonda başarılar diliyorum.
b) Millî Savunma Komisyonuna, Balıkesir Millekvekili İsmail Safa Giray, Bursa Milletvekili İbrahim Yazıcı ve Zonguldak Milletvekili Veysel Atasoy aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Millî Savunma Komisyonuna seçilen değerli arkadaşlarıma, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
c) İçişleri Komisyonuna, Bingöl Milletvekili Mahmut Sönmez, Iğdır Milletvekili Adil Aşırım ve Ordu Milletvekili Nabi Poyraz aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
İçişleri Komisyonuna seçilen değerli arkadaşlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum.
d) Dışişleri Komisyonuna, Adana Milletvekili Mehmet Ali Bilici aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Bilici'ye, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
e) Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna, Bolu Milletvekili Avni Akyol, İçel Milletvekili Halil Cin ve Rize Milletvekili Ahmet Kabil aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyona seçilen değerli arkadaşlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum.
f) Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna, Samsun Milletvekili İrfan Demiralp aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Demiralp'e, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
g) Çevre Komisyonuna, Çanakkale Milletvekili Hikmet Aydın, İzmir Milletvekili Suha Tanık ve Muş Milletvekili Erkan Kemaloğlu aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Çevre Komisyonuna seçilen değerli arkadaşlarıma, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
h) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna, Artvin Milletvekili Süleyman Hatinoğlu, Balıkesir Milletvekili Hüsnü Sıvalıoğlu, Hatay Milletvekili Ali Uyar ve Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyona seçilen arkadaşlarıma, çalışmalarında başarılar diliyorum.
ı) Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna, Edirne Milletvekili Evren Bulut, Kırıkkale Milletvekili Recep Mızrak ve Şanlıurfa Milletvekili Eyyüp Cenap Gülpınar aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna seçilen değerli arkadaşlarıma, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
i) Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonuna, Ağrı Milletvekili Yaşar Eryılmaz aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Eryılmaz'a, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
j) Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna, İstanbul Milletvekili Yusuf Pamuk aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Pamuk'a, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
4. - (10/25) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
4) Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da boşaltılan yerleşim birimleri nedeniyle göç eden yurttaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan (10/25) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen bir üyelik için, Manisa Milletvekili Cihan Yazar aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Yazar'a, komisyon çalışmalarında başarılar diliyorum.
Sayın milletvekilleri, gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçiyoruz.
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, hakkında tutuklama kararı bulunan bir Emniyet görevlisinin katıldığı T.V. programının yapımcısına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/461)
BAŞKAN - 1 inci sırada yer alan, Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, hakkında tutuklama kararı bulunan bir emniyet görevlisinin katıldığı, TV programının yapımcısına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlıyoruz.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunmuyor.
Sayın milletvekilleri, bu önerge üç birleşim içinde cevaplandırılmadığından, İçtüzüğün 98 inci maddesinin son fıkrası uyarınca yazılı soruya çevrilecektir.
Önerge gündemden çıkarılmıştır.
Önerge sahibinin söz istemi?.. Yok.
2. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, Tekel İl dağıtım bayiliklerinin Bakkal ve Bayiler Odalarına öncelikle verilip verilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/462)
BAŞKAN - 2 nci sırada yer alan, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, Tekel il dağıtım bayiliklerinin Bakkal ve Bayiler Odalarına öncelikle verilip verilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine başlıyoruz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda hazır bulunmuyor.
Bu önerge de üç birleşim içinde cevaplandırılamamış olmaktadır; İçtüzüğün 98 inci maddesinin son fıkrası uyarınca yazılı soruya çevrilecektir.
Önerge gündemden çıkarılmıştır.
3. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, itfaiye teşkilâtlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/463)
BAŞKAN - 3 üncü sırada yer alan, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, itfaiye teşkilatlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesinin görüşmelerine geçiyoruz.
Önergeyi cevaplayacak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda bulunmamaktadır.
Bu önerge de üç birleşim içinde cevaplandırılmadığından, İçtüzüğün 98 inci maddesinin son fıkrası uyarınca yazılı soruya çevrilecektir.
Önerge, gündemden çıkarılmıştır.
Sayın Grup Başkanvekilleri, önergeleri cevaplayacak bakanlardan herhangi birisi Genel Kurul salonunda hazır olmadığına göre, acaba, gündemin öbür maddesine geçmeme muvafakat verir misiniz?
ÖNDER SAV (Ankara) - Hiçbir bakan yok; öbür konulara geçelim Sayın Başkan.
BAŞKAN - “Sözlü Sorular” kısmından, gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmına geçiyoruz.
A) ÖNGÖRÜŞMELER
1. - Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 37 arkadaşının, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni strateji ve politikaların tespit edilmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/21)
BAŞKAN - Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 37 arkadaşının, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin incelenerek uygulanacak yeni strateji ve politikaların tespit edilmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin öngörüşmelerine başlıyoruz.
Hükümet, Genel Kurul salonunda temsil edilmiyor mu efendim?
Bu konuyu ertelemeden önce, mümkünse, sayın bakanlardan birisini Genel Kurul salonuna davet edelim; önergeyi görüşelim.
TURHAN GÜVEN (İçel) - Avrupa Birliğine girmek istemiyorlar ki Sayın Başkan... Avrupa Birliğine sıcak bakmıyorlar; onun için gelmiyorlar.
BAŞKAN - Sayın Bakanlar yoksa, görevlendirdikleri bir Hükümet temsilcisi de bulunabilir efendim.
TURHAN GÜVEN (İçel) - O da yok Sayın Başkan.
Zaten, geçen haftaki söylemlerine uygun Sayın Başkan; “yeniden gözden geçireceğiz” dediklerine göre...
BAŞKAN - Değerli arkadaşlarım, biliyorsunuz, programımıza göre bugün, 1 saat süreyle sözlü soruların cevaplandırılmasına zaman ayrılmıştı. Bu sebeple, Sayın Bakanlar, bu 1 saatlik sürede Meclis Genel Kurulunda bulunmayabiliriz diye düşünmüş olabilirler.
Sayın Hükümet geliyor.
Bu arada, biz, önerge üzerinde konuşacak sözcülerin tespitine başlayalım.
Gruplardan sözcülerini bildirmelerini rica ediyorum.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) - Sayın Başkan, sözlü soruları görüşmeyecek miyiz?
BAŞKAN - Çalışmayı biraz çabuklaştıralım diye, grupların da muvafakatlarını alarak, sözlü soruları görüşmeme kararı verdik
Sayın Bakan, Hükümet kürsüsünde yerinizi alın lütfen.
Değerli milletvekilleri, önerge daha önce okunduğu için tekrar okutmuyorum.
İçtüzüğümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunda, sırasıyla, Hükümete, siyasî parti gruplarına ve önergedeki birinci imza sahibine veya onun göstereceği bir diğer imza sahibine söz verilecektir.
Konuşma süreleri, Hükümet ve gruplar için 20'şer dakika, önerge sahibi için 10 dakikadır.
Şimdi, söz alan sayın üyelerin isimlerini okuyorum: Doğru Yol Partisi Grubu adına, Elazığ Milletvekili Sayın Cihan Paçacı; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İzmir Milletvekili Sayın Birgen Keleş; Refah Partisi Grubu adına, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Hasan Dikici; Anavatan Partisi Grubu adına, Manisa Milletvekili Sayın Sümer Oral; Demokratik Sol Parti Grubu adına, Tekirdağ Milletvekili Sayın Bayram Fırat Dayanıklı söz istemiş bulunmaktadırlar.
Değerli arkadaşlarım, Hükümetin ilk sırada söz alma hakkı var.
Sayın Bakan, bu hakkı kullanacak mısınız?
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) - En son kullanacağız efendim.
BAŞKAN - Sayın Bakan, bu araştırma önergelerinde, Hükümet, ilk sırada söz alıyor; ama, ilgili Bakan arkadaşımız bulunamadığına göre, bu söz hakkı kullanılmayabilir.
Hükümetle ilgili cevaplandırılması gereken herhangi bir husus çıkarsa, tabiî, ayrıca değerlendiririm.
Şimdi, ilk sözü Doğru Yol Partisi Grubu adına, Elazığ Milletvekili Sayın Cihan Paçacı'ya veriyorum.
Buyurun Sayın Paçacı.
Konuşma süreniz 20 dakikadır.
DYP GRUBU ADINA MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Elazığ) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri konusundaki Meclis araştırması önergesiyle ilgili olarak, Doğru Yol Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, 20 nci Yüzyılın son dönemlerini yaşadığımız bu yıllarda, dünyada önem kazanan kavramlardan biri de globalleşmedir. Dünyada ülkelerarası işbirliği ve bütünleşme olarak tanımlayabileceğimiz globalleşmenin bir yansıması da, bölgeler itibariyle ülkelerin çeşitli şekillerde işbirliği ve entegrasyona girmeleridir. Amerika'da, Uzakdoğu'da ve Avrupa'da ülkelerarası sıkı bağlantılar kurulması yönünde, sürekli olarak adımlar atılmaktadır. Dünyadaki bu gidişe uyum sağlayamayan ve uzak kalan ülkeler ise, önümüzdeki dönemde yalnız kalmaya mahkûm olacaklardır.
Bu yönde yapılan çalışmalar ve örgütlenmeler içinde bizi en çok ilgilendiren ise, Avrupa Birliğidir. Avrupa Birliği, hem coğrafya olarak bize yakınlığı hem cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana temel dışpolitika hedefinin Batı'ya yönelme olması ve hem de çağdaş gelişmiş dünyayı temsil etmesi nedeniyle, ülkemizin temel hedef noktalarından biri durumundadır. Bu doğrultuda, Birliğe, ilk kurulduğu yıllarda üyelik başvurusu yapılmış ve Avrupa Birliğinin de başvuruyu uygun görmesiyle, bugüne kadar belirli bir mesafe katedilmiştir.
Bu noktada, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihçesine bir göz atmak ve ilişkilerimizi tarihî bir perspektif içine oturtmak suretiyle, bugün bulunduğumuz noktanın bir değerlendirmesini yapmak istiyorum: 6 Batı Avrupa ülkesinin aralarında imzaladığı Roma Antlaşmasının 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından, 1959 yılı haziran ayında Yunanistan, temmuz ayında da Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğuna katılmak için müracaat etmişlerdir. Türkiye ile AET arasında görüşmeler dört yıl sürmüş ve taraflar arasında bir ortaklık kurmuş olan Ankara Antlaşması, 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanarak, 1 Aralık 1964 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Ankara Antlaşmasının amacı, 2 nci maddesinde açıkça ortaya konulmuştur; “Antlaşmanın amacı, Türkiye ekonomisinin hızlandırılmış kalkınmasını ve Türk Halkının istihdam seviyesinin ve yaşama şartlarının yükseltilmesini sağlama ereğini tümüyle göz önünde bulundurarak, taraflar arasında ticarî, ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmeyi teşvik etmektir.” Antlaşmanın giriş bölümünde açıklanan ilkelerini ise, şöyle sıralamak mümkündür:
1- Hızlandırılmış bir ekonomik kalkınma ve uyumlu bir ticaret artırılmasıyla Türkiye ekonomisi ve Topluluk üyesi devletlerin ekonomileri arasında açığı kapatmak,
2 - Türk Halkıyla AET üyesi ülke vatandaşları arasında sıkı bağlar kurmak,
3- Türkiye ekonomisinin kalkınmasına yardımcı olmak üzere, Topluluğun, belli bir sürede, Türkiye'ye ekonomik yardımda bulunmasının gerekliliği,
4- Roma Antlaşmasının esinlediği ülküyü birlikte izleyerek, barış ve hürriyet güvencesini pekiştirmek.
Ankara Antlaşması, Türkiye'nin Topluluğa tam üye sıfatıyla katılması yolunu açık tutmakta ve yürürlük süresine ilişkin bir hüküm taşımamaktadır. Diğer bir ifadeyle, Antlaşmanın fesih hükmü yoktur. Bu nedenle, Antlaşma, amaçları gerçekleşene kadar yürürlükte kalacaktır.
Ankara Antlaşması, Türkiye ile Topluluk arasında üç kademede tamamlanacak bir ortaklık ilişkisi kurmuştur. Bunlar, hazırlık, geçiş ve son dönemlerdir. Hazırlık ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından Türkiye'nin herhangi bir yükümlülük üstlenmesi öngörülmemiş, geçiş dönemi ve son dönem boyunca üstleneceği yükümlülükleri yerine getirebilmesi için, Topluluğun yardımıyla ekonomisini güçlendirmesi öngörülmüştür. Bu dönem içinde kullanılmak üzere Türkiye'ye, Birinci Malî Protokolle, 175 milyon ECU kredi de sağlanmıştır.
Hazırlık dönemi içerisinde, Türkiye'nin isteği üzerine, bir sonraki dönemin -yani, geçiş döneminin- usul ve şartlarını belirlemek üzere Toplulukla yeniden müzakerelere başlanmış ve 23 Kasım 1970'te Katma Protokol imzalanmıştır. 1 Eylül 1971 tarihinde yürürlüğe giren Katma Protokol ile hazırlık dönemi sona ermiş ve geçiş dönemi fiilen başlamıştır; ancak, geçiş döneminin hukuken başlaması, Katma Protokolün 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe girmesiyle olmuştur. Bir diğer ifadeyle, gümrük indirimlerinin gerçekleştirilmesi amacına yönelik Topluluk yükümlülükleri 1971'de, Türkiye'nin bu alandaki yükümlülükleri ise 1973'te başlamıştır. Ankara Antlaşmasının Katma Protokolde düzenlenen geçiş döneminin yirmiiki yıl sonunda tamamlanmasıyla birlikte son dönemin başlaması öngörülmüştür. Bu dönemde, tarafların ekonomik politikaları arasında eşgüdümün güçlendirilmesinin sağlanması hedeflenmektedir.
Ankara Antlaşmasının 28 inci maddesi de “Antlaşmanın işleyişi, Topluluğu kuran Antlaşmadan doğan yükümlülüklerin tümünün Türkiye tarafından üstlenilebileceğini gösterdiğinde, akit taraflar, Türkiye'nin Topluluğa katılma olanağını inceleyeceklerdir” demek suretiyle antlaşmanın nihaî hedefini belirlemiştir.
Türkiye, 14 Nisan 1987'de Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Roma Antlaşmasının 237 nci maddesine istinaden, Topluluğa tam üyelik müracaatında bulunmuştur. Müracaata karşılık yapılan incelemeler sonucu komisyon tarafından hazırlanan rapor, Aralık 1989'da Konseye sunulmuş ve Şubat 1990'da Konsey tarafından onaylanmıştır. Böylece, Nisan 1987'de başlayan ve Şubat 1990'da bir aşaması sonuçlanan Türkiye'nin Avrupa Topluluğuna katılma başvurusuyla, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yepyeni bir dönem başlamıştır.
Komisyon görüşü ve işbirliği programı, Topluluğun, orta vadede Türkiye'yle olan ilişkilerini oturtmayı planladığı çerçeveyi ve Türkiye'ye bakış açısını yansıtan iki önemli resmi de ortaya çıkarmıştır.
Avrupa Komisyonunun, Türkiye'nin tam üyelik müracaatı konusunda vermiş olduğu görüşte, özellikle şu hususların altını çizdiği görülmektedir:
1- Topluluk, tek pazar, ekonomik ve malî birlik ile Avrupa siyasî birliği yönünde ilerlemektedir. Genişleme, bu süreç açısından zararlar doğuracağından, komisyon, olağanüstü durumlar dışında yeni katılma müzakerelerine başlanmasını yerinde bulmamaktadır.
2- Topluluk açısından Türkiye'nin katılma başvurusu, Topluluğa üye bütün ülkelerden daha geniş bir alana ve daha büyük bir nüfusa sahip olmasının yanı sıra, genel gelişmişlik düzeyinin Topluluk ortalamasından büyük ölçüde düşük olması dolayısıyla, daha da önem kazanmaktadır.
3- Türkiye ekonomisinin 1980 yılından bu yana kaydettiği ihracatın artışı, altyapının iyileştirilmiş olması, modernleşme ve dünya ekonomisiyle giderek daha fazla bir bütünleşme gibi konulardaki gelişmenin altı çizilmiştir.
4- Türkiye'nin olası uyum sorunlarını aşabilmesi açısından, tarım ve sanayi alanındaki yapısal farklılıklar, giderek daha belirgin hale gelen makro ekonomik dengesizlikler, sanayiin yüksek ölçüde korunması, sosyal güvenlik düzeyinin düşüklüğü gibi unsurların üstesinden gelinmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.
Görüşte, ayrıca:
1- Kişi başına düşen millî gelirin, satın alma paritesi itibariyle, Topluluktaki ortalamanın üçte biri düzeyinde bulunması,
2- Hızlı bir nüfus artışı, işgücünün yüzde 50'den fazlasının tarımda istihdam edilmesi ve sosyal güvenlik alanındaki normların yetersizliği,
3- Dış borçları istikrara kavuşturmuş ve ödemeler dengesi sorunlarını çözümlemiş olmasına rağmen yüksek enflasyonun varlığı gibi hususların, Türkiye'nin Topluluğa katılması halindeki yükümlülüklerini üstlenebilmesini güçleştireceği belirtilmiştir.
Yukarıda sayılan ekonomik ve sosyal problemlerin yanı sıra, siyasal alanda 1980 yılı eylülünden itibaren, Anayasanın kabulü, serbest seçimler ve referandumlar yoluyla Topluluk normlarına benzer bir parlamenter rejimin oluşturulmasına rağmen, insan hakları, azınlıkların kimliği, tüm siyasî oluşumların ve sendikaların kamu yaşamına dahil edilmesine ilişkin kuralların henüz bütünüyle tesis edilmemiş olması gibi etkenlere de yer verilen raporda, Topluluk üyesi bir ülke -Yunanistan- ile Türkiye'nin aralarındaki soruna da değinilerek Kıbrıs konusu gündeme getirilmiş ve Kıbrıs'ın birliği, bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğü üzerinde durulmuştur.
Komisyon görüşünde, Türkiye'ye, iki tarafın karşılıklı bağımlılık ve entegrasyonun güçlündirilmesi imkânını sağlayacak bir dizi özlü önlemler önerilmesi de tavsiye edilmiştir. Bu önlemler, kısaca, gümrük birliğinin tamamlanması, malî işbirliğinin ihyası ve yoğunlaştırılması, sınaî ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesi, siyasî ve kültürel bağların derinleştirilmesi konularında toplanmıştır.
Görüşte, Türkiye ile Avrupa Topluluğunun geleceklerini beraber inşa etmek üzere ortak çalışmalarının gerekliliği ve bu çerçevede, karşılıklı bağımlılık ve entegrasyon sürecinin geliştirilmesinin sağlanması hususları vurgulanırken, bunun için siyasî iradenin Ankara Antlaşmasında bulunduğu belirtilmiştir.
Değerli milletvekilleri, 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren gümrük birliği, Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizde önemli bir sıçrama teşkil etmektedir. Gümrük birliği sayesinde Türkiye, ortak pazar anlamında, Avrupa Birliğinin 16 ncı üyesi olarak kabul edilebilecek bir ortağı durumuna gelmiş ve Avrupa Birliğiyle ticaretimiz büyük gelişme kaydetmiştir.
Gümrük birliği kararının ayrılmaz bir parçası olan malî işbirliğinin Yunanistan'ın vetosu nedeniyle yürürlüğe konulamamasına rağmen, gümrük birliğinin önemli bir sorunla karşılaşmaksızın işlemekte olması, Türkiye ekonomisinin gücünün ve dinamizminin önemli bir göstergesini oluşturmaktadır.
Tam üyelik, Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizin nihaî hedefini oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede, Avrupa Birliği üyeliğine aday diğer ülkelerle kıyaslandığında, NATO üyesi olması, gümrük birliği yoluyla Avrupa Birliğiyle gelişmiş bir ekonomik ilişki tesis etmiş olması, tam üyelik hedeflerinin ortaklık anlaşmasında açıkça zikredilmiş bulunması ve en eski ortak konumunda bulunması nedeniyle, Türkiye'nin, tam üyeliği hak eden ülkeler arasında öncelikli bir yeri bulunmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihçesi üzerinde bu kadar uzun uzadıya durmamın nedeni, bu ilişkilerin hiçbir aşamasında kültür ve din unsurunun herhangi bir şekilde öne sürülmemiş olduğunun altını çizmek içindir.
Hıristiyan demokrat bazı yetkililer tarafından ileri sürülen görüşleri ise, çağdışı olarak nitelendiriyoruz. Avrupa Birliğinin bu kabil ilkel görüşler üzerinde inşa edilmediğini hepimiz biliyoruz. Kültürel ve dinî ayırımcılığa dayanan bu dışlayıcı yaklaşım, bazı çevreler tarafından savunulmaktadır. Partimizin iktidarda olduğu dönemlerde tam üyelik hedefine yönelik olarak harcadığı yoğun çabaların Türkiye'nin Avrupa'nın gündemine girmesi sonucunu doğurması, bu çevrelerin görüşlerini açığa vurmasını sağlamıştır; ancak, memnuniyetle müşahede ediyoruz ki, bu görüşleri, üye ülkelerin ne hükümetleri ne de kamuoyları benimsememektedir.
Bu noktadan hareketle, Avrupa Birliğini bir Hıristiyan birliği olarak nitelendirmek mümkün olmadığı gibi, sadece bunu dikkate alarak tam üyelik hedefinden vazgeçmek, ülkemiz menfaatlarına ve temel dışpolitika stratejilerine de aykırı düşmektedir.
Konuşmamın başlangıcında da belirtiğim üzere, giderek ülkelerarası bütünleşmenin hız kazandığı dünyamızda ülkemiz için en uygun seçenek olan Avrupa Birliği içerisinde yer almaktan vazgeçmemiz, düşünülmesi imkânsız bir durumdur. Jeopolitik konumumuz, hem bizim Avrupa'dan kopmamızı engellemekte hem de Türkiye'yi Avrupa için vazgeçilmez hale getirmektedir. Bu durumun avantajlarını Türkiye'nin yasama organı olarak bizler kullanmayarak geri itersek, gelecek nesillere bunun hesabını veremeyiz.
Bunların yanı sıra, Avrupa Birliğinin, ekonomik bütünleşmeyle birlikte giderek bir savunma boyutu kazanmakta olduğu dikkate alındığında, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip olan ve gerek tüm Avrupa'yı gerek Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'yı kapsayan coğrafyada bir istikrar ve güvenlik unsuru olan Türkiye'nin katılımı olmaksızın global sorumluluk yüklenebilecek hale gelebileceğini düşünmek de mümkün değildir.
Bugün, Türkiye, NATO içinde yer alan ilk ve tek Müslüman ülkedir; Müslüman bir ülke olması nedeniyle de hiçbir zaman ayırıma tabi tutulmamış, aksine, diğer ülkelerle eşit haklara sahip olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizde ülkemiz açısından olumsuzluk doğuracağı sürekli olarak gündeme getirilen bir konu da, bu oluşumun, ekonomimize ve özellikle de sanayimize olan etkileri üzerindedir. Bu çerçevede, sanayimizin, Avrupa Birliği üye ülke sanayileriyle rekabet edemeyeceği ve çökeceği sürekli gündeme getirilmektedir; ancak, bunun, gerçek olmadığını son birbuçuk yıllık dönemdeki gelişmeler göstermiş olmakla birlikte, hâlâ gündeme getirilmesinin nedenini anlamak da mümkün değildir.
Bilindiği üzere, Avrupa Birliğiyle 1996 yılında gümrük birliğini başlatmış bulunuyoruz. Gümrük birliği kapsamında -istisna ürünler dışında- sanayi mallarımız, Avrupa Birliği ürünleriyle rekabet halinde bulunmaktadır. Aradan geçen birbuçuk yılda ve en çok etkilenmemiz gereken bu dönemde, acaba, rekabet edemediğimizden dolayı kaç firma iflas etmiştir; tam tersine, firmalarımız Avrupalı rakipleriyle rekabet edebilmektedir ve pek çok sanayi ürünümüz Birlik üyesi ülkelerde de kullanılmaktadır. Gümrük Birliğinden en çok etkileneceği düşünülen küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz bile, Partimizin hükümet olduğu dönemlerde konuya verilen önem ve sağlanan büyük destekle, bugün, sağlam bir şekilde ayakta durmaktadır.
Son günlerde, 55 inci Hükümetin gümrük birliğini yeniden müzakereye açacağı yolundaki girişimleri yanlış bulduğumuzu da belirtmek istiyorum.
Sonuç olarak, Türk sanayii, bugün, kendini kanıtlamış durumdadır; Avrupa Birliğine daha önce katılmış olan Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelerin sanayilerinin gümrük birliği sonucunda etkilendiği kadar Türk sanayii etkilenmemiştir. Bu nedenle, hiçbirimizin, sanayimizin rekabet gücü konusunda endişesi olmamalıdır.
Bunların yanısıra, bugün, enflasyon gibi bazı ekonomik göstergelerimizin Avrupa Birliğince belirlenmiş kriterlere uymadığı bir gerçektir. Bir ülke ekonomisinin istikrarı için önemli olan bu kriterler hedef alınmalı ve uygulama sonucunda o ülke ekonomisine sağlayacağı yarar gözardı edilmemelidir. Avrupa Birliğine tam üye olmuş bir Türkiye'nin bu istikrarı ve göstergeleri çok daha kolay yakalayabileceği de inkâr edilmez bir gerçektir.
Avrupa Birliği, son birkaç yıldır, nihaî sınırlarına ulaşmanın sancısını çekmektedir. 16-17 Haziranda tamamlanan Amsterdam zirvesinde, Avrupa Birliğinin yeni genişleme sürecinin başlama vuruşu yapılmıştır. Bu kez genişlemeye “Avrupa'nın yeniden bütünleşmesi” denilmektedir. Yani, soğuk savaşın böldüğü Avrupa, yeniden bir araya gelmektedir.
Türkiye, bu genişlemenin içinde yer alabilecek mi; yoksa, kaderimiz, bizi, Avrupa'nın gölgesinde, bu oluşumdan etkilenen ancak onu etkilemeyen, bir anlamda bağımlı ancak eşit ve egemen olmayan bir statüde mi bırakacaktır?
Doğru Yol Partisi olarak biz, son yıllardaki çalışmalarımızla, hep Türkiye'nin genişlemenin içinde yer alması yönünde çaba gösterdik.
Nitekim, 1996 yılı aralık ayında katıldığımız Dublin Avrupa Birliği Zirvesi marjındaki toplantıyı takip eden dönemden itibaren, ülkemizin adaylar arasında layık olduğu yere kavuşturulması amacıyla, yoğun bir faaliyete girişilmiştir. Bu çerçevede, öncelikle, Avrupa Birliğinin önümüzdeki dönemde genişlemenin adayları arasında ülkemizin olmadığı yolundaki iddiasını dayandırdığı Türkiye'nin 1987 yılında yaptığı müracaatla ilgili komisyonun 1989 yılında yayınlamış olduğu olumsuz görüşün neden güncelliğini ve geçerliliğini yitirdiği, üye ülkeler, Avrupa Birliği Komisyonu ve komuoyu nezdinde ortaya konulmuştur.
Yapılan çalışmalar ilk meyvesini, 29 Ocak 1997 tarihinde Roma'da, Türkiye ile İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya Dışişleri Bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Altılı İstişare Toplantısında vermiştir. Bu toplantıda, Türkiye'nin diğer adaylarla aynı kıstaslara göre, eşit şartlar altında değerlendirilmesi gerektiği hususunda görüş birliğine varılmıştır. Girişimlerimiz, Avrupa Birliğinin büyük üyelerinin kabul ettikleri söz konusu anlayışın diğer üyeleri de kapsaması hedefine yönelik olarak sürdürülmüştür. Türkiye'nin adaylığının böylece Avrupa gündemine yeniden girmesi, Avrupa Birliği içerisinde çeşitli odaklardan menfî sesler yükselmesine de yol açmıştır.
Nitekim, Avrupa Hıristiyan Demokrat Partileri Birliği, 4 Mart 1997 tarihinde Brüksel'de yaptığı toplantının sonunda “Avrupa Birliğinin bir medeniyet projesi olduğu ve bu projede Türkiye'nin yerinin bulunmadığı” şeklinde, kültürel ve dinî mülahazaları önplana çıkaran, menfî ifadeler kullanılmıştır. Bunun üzerine, yapılan girişimler neticesinde, bu toplantıya katılan bazı siyasî şahsiyetler, söz konusu ifadelerin ülkelerinin resmî tutumunu aksettirmediğini bildirmişler ve hükümetlerini söz konusu ifadelerden soyutlamışlardır. Bu çerçevede, üye ülkelerin hükümetleri ve kamuoyları nezdinde yapılan yoğun girişimler üzerine, Avrupalı çevrelerde Hıristiyan demokratların bu ayırımcı yaklaşımına zıt görüşler oluşmuş ve bu görüşler Avrupa Parlamentosunda da geniş yankı bulmuştur.
Avrupa Hıristiyan Demokrat Partiler Birliği toplantısından onbir gün sonra, 15-16 Mart tarihlerinde, Hollanda'nın Apeldoorn Şehrinde Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi gayriresmî toplantısı gerçekleştirilmiştir. Apeldoorn toplantısı, Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanı Hollanda'yla yapılan yoğun istişareler sayesinde, Türkiye için olumlu sonuçlar vermiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Paçacı, konuşmanızı tamamlayın efendim.
MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) - Toplantıda Türkiye'nin Avrupa kimliği teyit edilmiş, Avrupa Birliğine tam üyelik ehliyeti Avrupa'daki yeni ortama uygun bir şekilde tekrar tescil edilmiş, Türkiye'nin adaylığının da diğer adaylarla aynı kriter ve objektif standartlara göre değerlendirileceği karara bağlanmış ve son olarak, komisyondan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geliştirilmesine dönük bir çalışma hazırlaması talep edilerek, bu çalışmanın hiçbir şekilde Türkiye'nin tam üyelik perspektifine alternatif teşkil etmemesi gerektiği vurgulanmıştır.
Apeldoorn toplantısını takiben, Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi, gümrük birliğinin yürürlüğe girişinden sonra, ilk kez, 29 Nisan 1997 tarihinde Lüksemburg'da bir araya gelmiştir. Ortaklık Konseyi hazırlıkları meyanında, Gümrük Birliğinin karşı karşıya bulunduğu teknik sorunlarla ilgili beklentilerimiz hakkında bir muhtıra hazırlanmış ve bu muhtıra esas alınarak, gerek komisyon gerekse üye ülkeler nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Ortaklık Konseyinde Türkiye'nin tam üyelik ehliyeti bir kez daha teyit edilirken, Türkiye'nin diğer adaylarla aynı objektif kıstaslara göre değerlendirileceği, Avrupa Birliği tarafından, resmen bildirilmiştir. Ortaklık Konseyi, ayrıca, ilişkilerde karşılaşılan söz konusu teknik sorunlara ilişkin bir de tavsiye kararı kabul ederek, Türkiye'ye yeni avantajlar verilmesinin önünü açmıştır.
Türkiye'nin adaylığının diğer adaylarla aynı objektif kıstaslara göre değerlendirilmesi ilkesinin Ortaklık Konseyinde resmen kabulünün sağlanmasını takiben, Türkiye'nin Merkezî ve Doğu Avrupa ülkelerinden ileride olduğunu ortaya koymaya matuf mukayeseli çalışmalar hazırlanarak, bunlar, Avrupa Birliğinin karar organlarının bilgisine sunulmuştur.
Nihayet, bütün bu çalışmalar sonucu, 16-17 Haziran 1997 tarihlerinde Amsterdam'da aktedilen Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Başkanlık Sonuçları belgesinin genişlemeye ilişkin bölümünün, Türkiye ile diğer adaylar arasında herhangi bir ayırıma yer vermeyecek şekilde kaleme alınmış olduğu görülmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkürünüzü sunun Sayın Paçacı.
Buyurun.
MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) - Sayın Başkan, 2 dakika süre verebilir misiniz efendim?
BAŞKAN - Benim süre verme imkânım yok efendim; ben, sadece, hatiplere, sürenin sonuna geldiğini hatırlatıyorum. Bu süreler İçtüzükçe düzenlenmiştir.
Buyurun, konuşmanızı tamamlayın efendim.
MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliğine tam üyelik, ülkemiz, için bir hükümet politikası değil, bir devlet politikasıdır, bir ulusal davadır. Artık, Avrupa Birliğine tam üye olalım mı, olmayalım mı tartışmalarını bir kenara bırakıp, tam üyelik yönünde yapmamız gerekenleri ortaya koymamız ve ulusal çıkarlarımıza en uygun koşulları sağlamaya çalışmamız gerekmektedir. Kurulan yeni Hükümetin temel hedefleri arasında öncelik, bu yöndeki çabaların sürdürülmesi olmalıdır.
Yüce Meclise saygılar sunarım. (Alkışlar)
BAŞKAN - Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan Elazığ Milletvekili Sayın Cihan Paçacı'ya teşekkür ederim.
İkinci söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İzmir Milletvekili Sayın Birgen Keleş'in.
Buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 20 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA BİRGEN KELEŞ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Benden önce konuşan arkadaşım, sanıyorum, son raporu görmedi; çünkü, son raporu görmüş olsaydı, Hükümetinin başarısından değil, olsa olsa, başarısızlığından söz etmesi gerektiğini görürdü.
MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Elazığ) - Vardı da, konuşma imkânım olmadı.
BİRGEN KELEŞ (Devamla) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Meclis araştırması önergesi konusunda Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, uzun süredir gündemde olan, ama yeterince incelemediğimiz, objektif olarak değerlendirmediğimiz ve Türkiye'de yapılması gerekenler açısından da gereğini yerine getirmediğimiz bir konudur. Bu konu konuşulduğunda, genelde, geçiş dönemi koşullarını belirleyen Katma Protokolün Türkiye ve Avrupa Birliği açısından dengeli hükümler içerdiği sık sık ifade edilmektedir; ama, bu hükümler incelendiğinde, bu değerlendirmenin doğru olmadığı görülmektedir. Çünkü, gümrüklerin indirilmesi, miktar kısıtlamalarının kaldırılması ve üçüncü ülkelere karşı ortak bir tarifenin uygulanması, Türkiye açısından, mevcut sistemden büyük ölçüde ayrılmayı gerektiriyordu; oysa, Topluluk açısından böyle bir şey söz konusu değildi.
Ayrıca, Türkiye, özellikle o tarihlerde, sanayi sektörü nispeten zayıf olan bir ülkedir. Oysa, Topluluk, kendi, zayıf olan sektörünü, tarım sektörünü gümrük birliğinin dışında tutmuş ve üreticisini etkin bir şekilde koruma olanağını sonuna kadar sürdürmüştür. Türkiye ise, nispeten zayıf olduğu bir sektörde rekabet etmek zorunda kalmıştır. O bakımdan, yükümlülükler açısından dengeli olduğunu söylemek, gerçekten, fevkalade güçtür.
Üçüncü bir neden de şudur: Topluluk, Türkiye pazarlarında protokolle elde etmiş olduğu avantajların korunmasını, yine, protokolün bir maddesiyle garanti altına almıştır. Protokolün 19 uncu maddesi, Topluluğun, üçüncü ülkelere karşı olan avantajını -bir başka deyişle, avantaj marjını- Türkiye'nin sonuna kadar koruyacağını öngörmüştür. Benzer bir hüküm Türkiye için olmadığından, Türkiye'ye Topluluk tarafından tanınmış olan tavizler, bir süre sonra taviz olma niteliğini yitirmiştir; çünkü, Topluluk, aynı tavizleri, gelişmekte olan ülkelere, Akdeniz ülkelerine ve pek çok diğer ülkeye tanımıştır.
Tarafların yükümlülükleri arasındaki bu dengesizliği gidermek için serbest dolaşım hükmü getirilmiş; ama, 1976-1986 yılları arasında serbest dolaşımın gerçekleştirilmesi öngörüldüğü halde, bu, yaşama geçirilmemiştir. Yine, dengesizliği biraz hafifletmek için malî protokoller oluşturulmuş; ama, 1980'den sonra malî protokoller de uygulanmamıştır.
Gümrük birliğinin tamamlanması aşamasında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanmış olan anlaşmanın da dengeli hükümler içerdiğini söylemek, ne yazık ki, mümkün değildir. Örneğin, Türkiye, Topluluğun bütün mevzuatını -tüzüklerini, yönetmeliğini, hepsini- uygulama yükümlülüğü altındadır; Topluluk ise, yaşamına devam edecektir, ek bir yükümlülük üstlenmiş değildir.
Yardımlar konusunda farklılıklar vardır. Almanya'nın, Doğu Almanya'ya yapacağı yardımlar herhangi bir kısıtlamaya tabi değilken ve Gümrük Birliğinin koşullarına uygun sayılırken, Türkiye'nin gelişmekte olan yörelerine yapacağı yardımlar, beş yıl süreyle ve Gümrük Birliğinin işleyişini olumsuz yönde etkilememe koşuluyla sınırlandırılmıştır.
Türkiye'nin, ayrıca, ortak gümrük tarifesini uygulama yanında, ortak tarım politikasına uyma yükümlülüğü de vardır ve tarım ürünleri dışalımını da serbestleştirecektir. Bu da, yine, Topluluğun yaşamının devamı, Türkiye'de ise, büyük değişikliklerin sağlanması demektir.
Türkiye, mevcut mevzuatı kabul ettiği gibi, geleceğe dönük fevkalade önemli bir yükümlülük altına da girmiştir. Sadece bugünkü mevzuatı değil, Topluluğun ileride kabul edeceği mevzuatı da -Gümrük Birliğiyle ilgili olmak koşuluyla- kabul etme, benimseme ve ona uyum sağlama yükümlülüğünü üstlenmiştir. Gerçi, böyle bir durumda, anlaşmazlık söz konusu olduğunda, bir hakem kurulu oluşturulacaktır; ama, bu kurul, çoğunlukla karar alacaktır ve Türkiye'ye, mevzuat oluşturulurken haber verme yükümlülüğünün de gerçekleşmeme olasılığı çok fazladır.
Bu nedenlerle, keşke, Türkiye, geçiş dönemini çok daha anlamlı bir şekilde kullanmış, ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmüş, ekonomik yapısını Avrupa ülkelerinin ekonomik yapısına yaklaştırmış olsaydı diyorum; çünkü, uygulanan politikalar ve gelecekte benimsenecek olan politikalar, sanayileşmiş ülkeler tarafından oluşturulan, bu ülkelerin yararına çalışacak olan politikalardır. Türkiye'nin politikaları da, bu bakımdan, fevkalade yetersiz kalmıştır. O nedenledir ki, 1980 sonrasında uygulanan politikalar, Türkiye -Avrupa Birliği ilişkileri söz konusu olduğunda, ciddî olarak ele alınmalıdır. Üretimi, yatırımı dışlayan, sanayileşmeyi gündem dışına çıkaran bu politikaların, Türkiye- Avrupa Birliği ilişkileri açısından talihsiz bir gelişme olduğunu kabul etmek zorundayız.
Dünyanın üçüncü sanayi devrimini yaşadığı ve teknolojik devrimlerin birbirini izlediği bir dönemde -yani, 1980 sonrasında ve 1990'lı yılların başlarında- Türkiye, ne yazık ki, sanayileşmeyi bir hedef olmaktan çıkarmıştır ve ters yönde bir adım atmıştır. Oysa, ister Gümrük Birliğiyle yetinelim ister tam üyelik hedefini gerçekleştirelim, önemli olan, malların belli standartta ve maliyette üretilebilmesidir; çünkü, ancak bu şekilde, dünyanın en gelişmiş ülkeleriyle rekabet etme olanağı mümkün olacaktır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de dışpolitika, sık sık içpolitika malzemesi olarak kullanılmaktadır. 54 üncü Hükümet döneminde bunun son örneklerinden birini izlemiş bulunuyoruz. Eşit kriter-eşit muamele ilkesinin çok önemli olduğu, bunun Türkiye tarafından önerildiği, Topluluk tarafından da kabul edildiği, o dönemin Dışişleri Bakanı tarafından sık sık ifade edilmiştir. Oysa, Türkiye, otuzbeş yıldır ortak üye olan bir ülkedir; büyük bir özveriyle ortak üyeliğin koşullarını yerine getirmiştir. Son dakikada ortaya çıkan adaylara nazaran, bir ayrıcalığı, avantaj marjı, özelliği olması gerekirdi. 1973'ten beri, hem Topluluğa hem de üçüncü ülkelere karşı gümrüklerini indirmiş, miktar kısıtlamalarını kaldırmıştır; ama, bunu yaparken, biraz önce bahsettiğim madde nedeniyle, sürekli olarak, Avrupa'nın ayrıcalığını, avantaj marjını korumuştur. Tam üyelik söz konusu olduğunda, Topluluğun da, otuzbeş yıldır ortak üye olan Türkiye'nin ayrıcalığını, avantaj marjını koruması beklenirdi; ama, bu gerçekleşmemiştir.
Sayın milletvekilleri, Türkiye, bütün özveriyi göstermiş ve gümrük birliğinin tamamlanması için gerekli yükü tek başına taşımıştır; gümrük birliğini tamamlamıştır ve dışticaret kanalıyla da Topluluğa ciddî katkı yapmaktadır. 1996 yılında Türkiye'nin dışsatımı içerisinde Topluluğun payı yüzde 49,8'dir, dışalımı içindeki payı ise yüzde 52,6'dır ve bir yıl içerisinde bu oranlar önemli değişiklik göstermiştir; çünkü, Topluluğun dışsatım içerisindeki payı yüzde 51'2'den yüzde 49'lara inmiş, dışalım içerisindeki payı da yüzde 47,2'lerden yüzde 52,6'lara yükselmiştir. Türkiye'nin dışsatımı yüzde 3,5 oranında artarken, Topluluktan yaptığı dışalım, bir yılda yüzde 32,5 oranında artmıştır. Bu, çok dehşet verici bir artıştır ve eğer başka bir ülkede söz konusu olsaydı derhal önlem alınırdı. Türkiye'de ise, önlem alınmadığı gibi, geçen iktidar döneminde, gerek bürokratlar gerek politikacılar, dışalımdaki bu hızlı artıştan ürkmemek gerektiğini, çünkü, yatırımlarda artış olduğunu ve bunun da iyi bir şey olduğunu söylemişlerdir; ama, hemen, sabit fiyatlarla yatırım artışına baktığımızda, hiçbir zaman, dışalımdaki bu artışı haklı çıkaracak bir oranda artış olmadığını görmekteyiz; yatırımlardaki artış yüzde 11 ik