DÖNEM : 20 CİLT : 27 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
96 ncı Birleşim
21 . 5 . 1997 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, Fiskobirlik’in ve Karadeniz Bölgesi ile Ordu İlinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Rıza Gönül’ün cevabı
2. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın, özürlülerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması
3. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in, Meclisin mehabetini engelleyen konuşmalara ve davranışlara ilişkin gündemdışı konuşması
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş’a, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/804)
2. – Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerine gidecek olan Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek’e, 17 Mayıs 1997 tarihinden, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Nevzat Ercan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/805)
3. – Finlandiya Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/806)
4. – Zonguldak Milletvekili Hasan Gemici’nin, Kamu İktisadî Teşebüsleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/186)
5. – Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay’ın, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/187)
6. – Eskişehir Milletvekili Hanifi Demirkol’un, İçişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/188)
7. – Devlet Bakanı Bahattin Şeker’in, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/807)
IV. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Millî Savunma Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
2. – İçişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
3. – Plan ve Bütçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
B) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ
1. – (10/162, 163, 164, 175) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, bir beyanına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/337)
2. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, yaş çay bedellerinin peşin ödenmesine ilişkin sorusu ve Davlet Bakanı Ahmet Demircan’ın cevabı (6/339)
3. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, sağlık teşkilâtındaki personel kadrolarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/344)
4. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın 1997 bütçesinde sağlıkla ilgili tanıtım ve reklam giderleri için bir ödeneğin ayrılıp ayrılmadığına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/345)
5. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, meslek yüksekokulu mezunu sağlıkçıların göreve atanmama nedenlerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/346)
6. – Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün’ün, M. Ereğlisi - Çorlu - Seğmen yol yapımına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/348)
7. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın, işçi emeklileri arasındaki aylık farkın giderilmesi ile ilgili tedbirlere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik’in cevabı (6/349)
8. – Muğla Milletvekili Lâle Aytaman’ın, Gökova Termik Santralinin denize olan olumsuz etkilerinin önlenmesi için alınacak tedbirlere ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/350)
9. – Ankara Milletvekili Aydın Tümen’in, alınan telefon ücretlerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/351)
10. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, Aczimendilerin Ankara’daki gösterileri sırasında polisin tutumuna ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/352)
11. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, Burdur İline bağlı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/353)
12. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Rize’de meydana gelen afette hasar gören ev, işyeri ve yolların yapımı için tahsis edilecek ödeneğe ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/354)
13. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, Ordunun ihtiyacı için et ithal edeceği iddiasına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/355)
14. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, E-88 Karayolunun, Yozgat şehir merkezinden geçen bölümüne çevre yolu geçişi yapılıp yapılmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/356)
15. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın KOBİ’lere verilecek krediler için aranan şartlara ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/357)
16. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/359)
17. – Muğla Milletvekili Lale Aytaman’ın, Bodrum Havaalanına gelecek yolcuların ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/360)
18. – Muğla Milletvekili Lale Aytaman’ın, Bodrum-Milas karayolu güzergâhı üzerinde raylı bir sistemin kurulmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin Ulaştırma Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/361)
B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün’ün, Topkapı Sarayında bulunan tarihi eserlerin envanterine ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın yazılı cevabı (7/2625)
2. – Aydın Milletvekili Yüksel Yalova’nın, Kuşadası Kütüphane Yaptırma ve Yaşatma Kültür ve Sanat Derneğine tahsis edilen salona ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın yazılı cevabı (7/2628)
3. – Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, bakanlık bütçesinden dernek ve vakıflara yapılan yardım miktarına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın yazılı cevabı (7/2790)
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/215) (S. Sayısı : 23)
2. – Muş Milletvekili Necmettin Dede’nin, Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçişleri Komisyonu Raporu (2/586) (S. Sayısı : 192)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.
Balıkesir Milletvekili Hüsnü Sıvalıoğlu, Bolu Milletvekili Abbas İnceayan, Zonguldak Milletvekili Veysel Atasoy, Kırklareli Milletvekili Cemal Özbilen ve İstanbul Milletvekili Hüsnü Doğan’ın;
İzmir Milletvekili Metin Öney, Giresun Milletvekili Burhan Kara, Eskişehir Milletvekili İbrahim Yaşar Dedelek, Antalya Milletvekili İbrahim Gürdal, Tokat Milletvekili Metin Gürdere, Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler ve Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in;
9/13 esas no.lu soruşturma önergesindeki imzalarını geri çektiklerine ilişkin önergeleri okundu; geri alınan imzalardan sonra, İçişleri Bakanı Meral Akşener hakkındaki Meclis soruşturması önergesinde Anayasada öngörülen sayıda imza kalmadığından, önergenin işlemden kaldırıldığı ve gündemden çıkarıldığı;
Gündemin, “Başkanlığın Genel Kurula sunuşları” kısmında yer alan, (2/396) ve (2/504) esas numaralı kanun tekliflerinin, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınma önergelerinin görüşülmesinin 27 Mayıs 1997 Salı günkü birleşime ertelendiği;
Açıklandı.
20.5.1997 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan; yasadışı örgütlerin Devletle olan bağlantıları ile Susurluk’ta meydana gelen kaza olayının ve arkasındaki ilişkilerin aydınlığa kavuşturulması konusundaki (10/89, 110, 124, 125 ve 126) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonunun 301 sıra sayılı raporunun gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasına ve görüşmelerinin Genel Kurulun 27.5.1997 Salı günkü birleşiminde yapılmasına, rapor üzerinde Hükümet ve gruplar adına yapılacak konuşmaların 30’ar dakika olmasına;
17.5.1997 tarihinde bastırılıp dağıtılan; Başbakan Necmettin Erbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında 11/11 esas numaralı gensoru önergesinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasının ve Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince, gündeme alınıp alınmaması hususundaki görüşmelerin, Genel Kurulun 20.5.1997 Salı günkü (bugünkü) birleşimde yapılmasına ve bugünkü birleşimde başka konuların görüşülmemesine,
İlişkin Danışma Kurulu önerileri kabul edildi.
Anavatan Partisi Genel Başkanı ve Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 20 arkadaşının, ülke sorunlarını ağırlaştırdıkları ve cumhuriyetin temel ilkelerini sürekli çiğneyerek toplumu iç çatışmaların eşiğine getirdikleri iddialarıyla Başbakan Necmettin Erbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında gensoru açılmasına dair önergesinin (11/11) gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeleri tamamlandı; istem üzerine yapılan açık oylama sonucunda, önergenin gündeme alınmasının kabul edilmediği açıklandı.
Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Abdullah Gül’ün konuşmasında kendisine sataşması nedeniyle;
Devlet Bakanı Abdullah Gül, Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz’ın, konuşmasında kendisine sataşması nedeniyle;
Birer konuşma yaptılar.
21 Mayıs 1997 Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 20.15’te son verildi.
Mustafa Kalemli
Başkan
Ünal Yaşar Mustafa Baş
Gaziantep İstanbul
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. – GELEN KÂĞITLAR
21 . 5 . 1997 ÇARŞAMBA No. : 135
Teklif
1. – Van Milletvekili M. Ejder Arvas ve 48 Arkadaşının; Erciş Adıyla Bir İl ve Çelebibağ Adıyla Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/807) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
Rapor
1. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9 uncu Maddesine Bir Fıkra Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/62) (S. Sayısı : 315)(Dağıtma tarihi : 21.5.1997)(GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Barolar Birliğine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/537) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
2. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevlerindeki ibadet yerlerine ve hükümlü ve tutukluların eşleri ile görüşmelerine imkân sağlanmasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/538) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
3. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevlerinin sorunlarını araştırmak üzere bir komisyon kurulup kurulmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/539) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
4. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, idam cezalarının kaldırılması konusunda bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/540) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
5. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Yüksekova’da narkotik şube açılması gerektiği yolundaki beyanına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/541) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
6. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Bayrampaşa, Ümraniye ve Buca cezaevleri hakkındaki beyanına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/542) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
7. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Bakanlıkça cezaevleri konusunda hazırlanan bir rapora ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/543) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
8. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevlerindeki ölüm orucu eylemleri hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/544) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
9. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Bayrampaşa Cezaevinde görevli gardiyanlara ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/545) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
10. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, eski Adalet Bakanlarının tutuklularla anlaşma imzaladıkları iddiasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/546) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
11. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Doğu ve Güneydoğuda görev yapan savcıların polis baskısı altında olduğu yolundaki beyanına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/547) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
12. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, mafya ve çeteler konusunda özel bir polis birimi kurulup kurulmayacağına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/548) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
13. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Bayrampaşa ve Metris cezaevlerine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/549) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
14. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hakkında hazırlanan fezlekeye ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/550) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
15. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, İskenderun Cezaevine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/551) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
16. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevlerindeki eylemlerin sorumluları hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/552) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
17. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevlerinde görev yapmak üzere atanan din ve ahlâk bilgisi öğretmenlerine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/553) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
18. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, cezaevi koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/554) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
19. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Irak’ta uygulanan infaz sisteminin Türkiye’de de uygulanması konusunda çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/555) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
20. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Sıvas davası sanıklarının Kırşehir Cezaevinden Sıvas E Tipi Cezaevine nakledilmesine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/556) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
21. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, Uğur Mumcu cinayeti konusundaki bir beyanına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/557) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
22. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, gazetecilerin Bakanlığa girişlerinin yasaklandığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/558) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
Yazılı Soru Önergeleri
1. – Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli’nin, basına verilen teşviklere ve Türk Telekoma borcu olan televizyon kuruluşlarına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2758)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
2. – Manisa Milletvekili Hasan Gülay’ın, tütün üreticilerinin sorunlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2759)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
3. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, hukuka aykırı ve partizanca uygulamalar yaptığı iddialarına ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2760)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
4. – Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, yem fiyatlarında KDV oranının düşürülmesine ve et ithalinin serbest bırakılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2761) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
5. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Hakkâri-Çukurca-Sivritepe Jandarma Karakolunda görevli bir jandarma erinin terör örgütünce kaçırıldığı iddiasına ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2762) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
6. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, tutukevinde bulunan bir itirafçıya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2763)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
7. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Bakanlığa ait taşınmaz malların kullanımına ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2764)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
8. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, bakanlık tarafından satın alınan ve desteklenen yayın, film, sergi ve fuarlara ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2765)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
9. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, tiyatrolara ve kültür ve sanat etkinliğinde bulunan diğer kuruluşlara yapılan yardımlara ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2766)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
10. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, zabıta tarafından ceza ve tutukevlerinden alınan tutuklu ve hükümlülere ve itirafçı sayısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2767)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
11. – Kırklareli Milletvekili İrfan Gürpınar’ın, Kırklareli’nde sınır ticaretine izin verilip verilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2768)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
12. – Kırklareli Milletvekili İrfan Gürpınar’ın, Trakya Bölgesinde sanayileşmenin neden olduğu çevre kirliliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2769)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
13. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, KİT’lerin ve kamu bankalarının reklam verdiği basın kuruluşlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2770)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
14. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, basın kuruluşlarına verilen teşvik, fon ve kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2771)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
15. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, basın kuruluşlarına verilen teşvik, fon ve kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2772)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
16. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, basın kuruluşlarına verilen teşvik, fon ve kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2773)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
17. – İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, basın kuruluşlarına verilen teşvik, fon ve kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2774)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
18. – Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un, bir terör örgütünce Roma’da düzenlenen konferansa Ana. P. tarafından temsilci gönderildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2775)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
19. – İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın, Sultanahmet’te yapılan bir gösteriye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2776)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
20. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2777)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
21. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, ceza ve tutukevlerinden zabıta tarafından alınan kişilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2778)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
22. – Adana Milletvekili Erol Çevikçe’nin, bir öğretmeni tartakladığı iddia edilen Adana-Seyhan-Havuzlubahçe İlkoukulu Müdürü hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2779) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
23. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Flash TV’nin kablolu yayından çıkarılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2780)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
24. – Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Gaziantep İlinin elektrik trafosu ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2781)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
25. – Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan’ın, İnönü Üniversitesi-Turgut Özal Tıp Merkezinin kadro ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2782)(Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.1997)
26. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, personel atamalarına ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2783)(Başkanlığa geliş tarihi : 14.5.1997)
Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi
1. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker, Türkiye İş Bankası hisselerinin satışına ilişkin Başbakana yönelttiği yazılı soru önergesini 20.5.1997 tarihinde geri almıştır. (7/2746)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1. – Gaziantep Milletvekili Mustafa Yılmaz’ın, karakollar için alınması planlanan yalan makinalarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2396)
2. – Mardin Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, Mardin İlinde teşvik edilen yatırımlara ve kapalı bulunan fabrikalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2401)
3. – Mardin Milletvekili Süleyman Çelebi’nin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Mardin İlindeki sağlık merkezlerinin dağılımına ve sağlık personeli açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2403)
4. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Çevre Bakanının telkinleriyle işadamlarınca bir kişinin hesabına para yatırıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2406)
5. – Tokat Milletvekili Hanefi Çelik’in, Avrupa’da yatırım yapan vatandaşlara ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2409)
6. – Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan’ın, doktorların fiili hizmetten yararlandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2410)
7. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Başbakanlık Tanıtma Fonundan yapılan yardım ve harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2412)
8. – Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Tekirdağ-Çerkezköy ilçe yoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2417)
9. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa İli Çevre Düzeni İmar Planına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2421)
10. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, RTÜK’e alınan tıbbî cihazlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2424)
11. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, Keçiborlu kükürt fabrikasının işletmeye açılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2427)
12. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, Gebze-Çayırova Belediye Başkanının görevden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmayacağına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2428)
13. – Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, Hollanda’nın Lahey kentindeki kundaklama olayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2430)
14. – Adana Milletvekili Erol Çevikçe’nin Adana Doğu Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifine sağlanan kredilerin faiz oranlarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2431)
15. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, 53 ve 54 üncü hükümetler döneminde belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2439)
16. – Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, Bulgaristan’a yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2442)
17. – İzmir Milletvekili Rıfat Serdaroğlu’nun, Hollanda ve Almanya’da meydana gelen kundaklama olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2444)
18. – Bursa Milletvekili Yahya Şimşek’in, 54 üncü Hükümet dönemindeki personel atamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2447)
19. – Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Ziraat Bankasının köylüye verdiği ziraî kredi sistemini değiştirme sebebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2452)
20. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Ağrı Belediye Başkanının zimmetine para geçirdiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2454)
21. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, bir Devlet bankasında yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2459)
22. – Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Mehmet Ağar ve Sedat Bucak hakkındaki fezlekelerin Başbakanlıkta bekletildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2461)
23. – İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in, İncirlik Üssünün askerî çöplük olarak kullanıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2464)
24. – İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in, duruşmalar sırasında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2466)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
21 Mayıs 1997 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Mustafa BAŞ (İstanbul)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 96 ncı Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalarımıza başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, Fiskobirlik’in ve Karadeniz Bölgesi ile Ordu İlinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Rıza Gönül’ün cevabı
BAŞKAN – Birinci gündemdışı söz, başta Fiskobirlik olmak üzere, Karadeniz Bölgesinin, özellikle Ordu İlinin sorunlarıyla ilgili söz isteyen Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç'a verilmiştir.
Buyurun Sayın Koç.
Süreniz 5 dakikadır.
MÜJDAT KOÇ (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; başta Fiskobirlik olmak üzere, Karadeniz Bölgesinin, özellikle de Ordu İlinin sorunlarıyla ilgili gündemdışı konuşmak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Karadeniz Bölgesi, son yirmi yıldır, kalıcı hizmetlerden yoksun bırakılmıştır; her dürüst vatandaş gibi, kazancının vergisini verir; her vatan evladı gibi, severek, isteyerek askerlik görevini yapar.
Son yıllarda, güneydoğuda, bölücü eşkıyaya karşı yapılan başarılı mücadelede görev alanların önemli bir bölümü Karadeniz'in yiğit uşaklarıdır; doğal olarak, en fazla şehidi veren bölgelerimizden biridir. İlçem Fatsa'da, Kaymakamlığın önderliğinde, halkımızın katkılarıyla görkemli bir şehitlik anıtı yapılmaktadır. Bu vesileyle, tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum.
Ordu İlimizin sahil ilçeleri, Ordu Merkez, Gülyalı, Perşembe, Fatsa ve Ünye, fındıkçılığın yanında, kısmen balıkçılık ve turizmden de yararlanmaktadır.
Bunun yanında, iç kısımda yer alan Kabadüz, Ulubey, Gürgentepe, Gölköy, Mesudiye, Çamaş, Çatalpınar, Kabataş, Aybastı, Korgan, Kumru, Çaybaşı, İkizce ve Akkuş dahil 14 ilçemiz, hep geri kalmışlığından söz edilen, kalkınması için projeler üretilen doğu ve güneydoğu bölgelerimizden, yer yer daha da geri kalmışlığın izlerini taşırlar. İç kısımdaki köylerimizin durumu içler acısıdır. Büyük çoğunluğu yol ve su hizmetlerinden yoksundur. Okullarının birçoğunda öğretmen, mevcut sağlık ocaklarında ve sağlık evlerinde doktor ve ebe yoktur. Bu bölgelerimiz telefon hizmetlerinden yoksundur.
Özellikle, iç kısımdaki ilçe ve belde belediyelerimizin İller Bankası payından başka hiçbir gelirleri yoktur. Oradan gelen pay da, artacağı yerde, yıllara göre hep azalmaktadır. Aldıkları bu pay, belediyelerin personel ve yakıt ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır.
Yerinde inceleme yaptığım Perşembe Büyükağız Beldemize acilen barınak yapılmalıdır; zira, ani çıkan fırtınalarda, bölgede avlanan balıkçılarımız hayatî tehlikeyle karşı karşıya kalmaktadırlar.
Bu arada, bizlerin de çabalarıyla, yaklaşık bir yıl önce trol avcılığı Ordu bölgesinde yasaklanmıştı. Bu yasağa uyulmadığı yönünde şikâyetler vardır.
Hepinizin bildiği gibi, bölgemizin en önemli, belki de tek geçim kaynağı fındıkçılıktır. Yaklaşık 8 milyon nüfus, her yıl, hükümetlerce izlenen fındık politikalarından olumlu veya olumsuz etkilenmektedir.
Bu yıl 2 dolar olarak ilan edilen fındık taban fiyatı isabetli olmuştur. Yalnız, Fiskobirlik tarafından yapılan alımlarda, peşin ödemeler zamanında yapılamamıştır; müstahsil yatırdığı fındığın parasını uzun süre alamamıştır. Paranın peşin ödemesinde aksaklık meydana gelmesi, esas alım satımın yapıldığı serbest piyasada fındığın fiyatını düşürmüştür. Üreticilerimizin büyük çoğunluğu, yaklaşık 350 bin ton fındığı, serbest piyasada kilosu 130 ilâ 150 bin lira arasında değişen fiyatlarla satmak zorunda kalmıştır.
İsabetli bir kararla, Fiskobirlik, şu ana kadar dışsatım yapmadı. Buna paralel olarak, fındık ihraç fiyatı 300 dolardan 500 dolara çıktı, bugün 460 dolar civarındadır. Serbest piyasada, buna bağlı olarak, fiyatlar, kiloda 330 bin liraya kadar çıkmıştır; maalesef, üreticilerimizin büyük çoğunluğu bu fiyatlardan faydalanamamıştır. Fiskobirlik'in artık, fındık ihraç etme zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. Elinde binlerce ton içfındık stoku bulunan üç beş spekülatörün, Fiskobirlik'e dışsatım yaptırmadığı iddiaları vardır.
Yeni Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Rıza Gönül'e, Bakanlık görevinin hayırlı olmasını diliyor, bir an önce bu önemli konuyu incelettirip, Fiskobirlik'e ihracat yapması için talimat vermesini bekliyoruz. Böylelikle, Fiskobirlik, üreticiden aldığı yaklaşık 105 bin ton fındığın yarısını dahi satsa, üreticiye bugüne kadar ödediğini fazlasıyla karşılar.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şimdi de, bölgem için çözüm önerilerimi sunuyorum:
Fındıktan, son yıllara kadar hükümetlerce kesilen, bugün için trilyonları bulan fonlar, hizmet olarak bölgemize geri dönmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Koç, eksüre veriyorum, lütfen tamamlayın.
MÜJDAT KOÇ (Devamla) – Teşekkür ederim.
Şimdiye kadar yapımı geciken Karadeniz sahilyolu projesinin, bilhassa, trafiğin yoğun olduğu, Fatsa Bolaman-Perşembe arasındaki bölümüne bir an önce başlanmalıdır. Bunun yanında, Ordu İlini kolaylıkla İç Anadolu'ya bağlayacak yolların, bir an önce master planları yapılmalıdır.
Ordu ve Giresun valilerinin öncülüğünde, halkın desteğiyle başlanan, iki ilin örnek dayanışması sonucu temel atılma aşamasına gelen Ordu-Giresun Havaalanı Projesine sahip çıkılmalıdır.
Ordu Üniversitesi bir an önce kurulmalıdır.
Hem fındığa alternatif olacağı hem de, özellikle iç kesimdeki ilçelerimizin kalkınmasını sağlayacağı için, Ordu İli, bir an önce, birinci derecede kalkınmada öncelikli iller arasına alınmalıdır. Ordu İline bu imkân tanınırsa, bölgede göç durur, işsizlik tamamen önlenir; Karadeniz'de, yeni bir Gaziantep, Denizli, Çorum örneği kısa zamanda oluşur. Bunun şerefi, bu hakkı tanıyanların olur, karşılığını da ilk seçim sandığında fazlasıyla alırlar.
Ordu Organize Sanayi Bölgesinde, yer sahiplerinin yaklaşık 110 milyar lira alacakları ödenmediği için, burada yatırım yapan sanayicilerimiz tapularını alamıyorlar. Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanından, bu konunun ivedilikle çözümünü bekliyoruz.
Bölge esnafımız, Götürü Vergideki basamakların getirmiş olduğu ilave yükten dolayı vergilerini ödemekte zorlanıyorlar. Peşin vergi ve hayat standardı, tüm vaatlere rağmen, devam etmektedir.
KOBİ teşvik politikalarından, Ordu'daki sanayicilerimiz, nedense, şu ana kadar yararlanamamışlardır.
Son olarak, ülkem ve Yüce Meclis için önemli gördüğüm birkaç hususu kısaca belirtip, sözlerime son vereceğim.
2000'li yıllara girerken yapay sorunları ülke gündeminden çıkaralım. Türkiye kamuoyunda ve Yüce Meclisimizde, artık, Avrupa Birliğine girme şartlarını tartışalım; Batıyla entegrasyonu konuşalım; gelir dağılımı adaletsizliğini, hergün artan işsizliği konuşalım. Çözüm önerileri getirip, projeler geliştirip, bunları tartışalım. Rahmetli işadamı Sayın Vehbi Koç'un sürekli işaret ettiği gibi, gelişmemizin önündeki en büyük engellerden birisi olduğuna bizim de inandığımız nüfus artış hızını nasıl önleriz; bunları tartışalım, çözüm önerilerini konuşalım.
Bana, bu konuşma fırsatını verdiği için Sayın Başkana teşekkür ediyor, Yüce Meclise ve bizleri televizyonları başında izleyen halkımıza saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Koç.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Rıza Gönül, gündemdışı konuşmaya cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Gönül.
Sayın Gönül, biz de Bakanlığınızı kutluyor, başarılar diliyoruz.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ RIZA GÖNÜL (Aydın) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Ordu Milletvekilimiz Sayın Müjdat Koç'un yapmış olduğu gündemdışı konuşmanın Bakanlığımla ilgili bölümlerini cevaplandırmak ve Yüce Kurulunuzu bilgilendirmek için söz almış bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlarım, tabiî ki, Karadeniz denilince akla ilk gelen ürün fındıktır. Karadeniz Bölgemizin en önemli gelir ve geçim kaynağı olan fındığın sorunlarını, Fiskobirlik'in, Ordu İlinin ve Karadeniz Bölgesinin sorunlarından ayrı tutmak da, zaten, mümkün değildir.
Bu yıl, gerçekten iyi bir yıl yaşanmıştır; Fiskobirlik, fındığı, iyi bir fiyatla almıştır. Geçen yıl 170 sent karşılığı açılan piyasa, bu yıl, 2 dolar karşılığı, 166 bin liradan açılmıştır. Alımların devamında da, fiyat, 2 dolar karşılığına göre ayarlanmış ve en son olarak da 240 bin lira uygulanmıştır.
Dış piyasa fiyatları düşük, Birlik fiyatları da tatmin edici olunca, Fiskobirlik, takriben 105 bin ton fındık alımı yapmıştır. Bu fındığın yüzde 20'sine yakın miktarı olan 19 943 tonu, Ordu İli ve ilçelerinden alınmıştır. Fiskobirlikçe, Ordu İlindeki üreticilere, ürün bedeli olarak, 4 trilyon 100 milyar lira civarında para ödenmiştir. Fiskobirlik'in Ordu İlindeki iki fabrikasından birisi de faal durumdadır.
Birliğin 21 trilyon 700 milyar lira tutarındaki toplam alımının Birlik malî kaynaklarıyla ödenmesi mümkün olmadığından, Hazine, fındık için, bu yıl 17,5 trilyon lira civarında DFİF kredisi kullandırılmıştır. Bu şekilde, üreticinin parasını alabilmesi mümkün olmuş ve Birliğin, şu an, üreticiye hiçbir borcu kalmamıştır.
Fiskobirlik fazla miktarda fındık aldığı halde, ihraç fiyatlarının ve ülke döviz girdisinin artması için mal satmamıştır. Bu durum, gerçekten, fındık ihraç fiyatlarımızın ve ülke döviz girdilerinin artmasını da sağlayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Koç'un, özellikle, Ordu Organize Sanayi Bölgesi hakkındaki isteğine ve taleplerine katılıyorum ve yardımcı olmaya çalışacağız. Gerçekten, organize sanayi bölgesi için, gayrimenkulü istimlak edilmiş olan mal sahiplerinin, en kısa zamanda alacaklarının ödenmesi yolunda fevkalade etkin bir şekilde meselenin takipçisi olacağım; arkadaşlarımın bundan emin olmasını istiyorum; inşallah, en yakın zamanda, bunu da ödeyeceğiz.
Tabiî ki, konuşma metni içerisinde geçen barınak, balıkçılık gibi konular bir başka bakanlığımızın görev alanı içerisindedir; diğer değerli bakan arkadaşımız bu konudaki görüşlerini ifade edeceklerdir; ancak, Ordu İlinin, KOBİ Teşvik Kararnamesinden yeterince faydalanmadığı yolundaki bu taleplerine benim verebileceğim cevap şudur: Bunun dağıtımı, doğrudan doğruya Halk Bankası vasıtasıyla yapılmaktadır; değerlendirme de oradadır. Dosyaları ikmal edilmiş olan talep sahiplerine de, ilgili genel müdürlükçe, süratli bir şekilde ödemeler yapılmakta, krediler açılmakta ve yatırımcı desteklenmektedir.
Bilgilerinize arz ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
2. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın, özürlülerin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Gündemdışı ikinci söz, özürlülerin sorunlarıyla ilgili olarak, İzmir Milletvekili Sayın Atilla Mutman'a verilmiştir.
Buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)
Sayın Mutman, süreniz 5 dakikadır.
ATİLLA MUTMAN (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biliyorsunuz, 10-16 Mayıs tarihleri arası Sakatlar Haftasıydı. Ben, gündemdışı söz isteminde bulundum; ancak, gündemdışı konuşmalar dolu olduğu için, bana söz verilemedi; bir hafta gecikmeli olarak, Özürlüler Haftası sebebiyle söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Biliyorsunuz, ülkemizde 8 milyon civarında özürlü, sakat vatandaşımız bulunmaktadır. Sakatlık, her ülkede var olan, sosyal, toplumsal bir olay; ancak, ülkemizde ciddî sorunları olmasına karşın, devletimiz, bu konuda etkin ve kararlı devlet politikası oluşturmakta biraz gecikmiş.
Anayasamıza baktığımızda, özürlülerimizle ilgili üç önemli temel hak görünüyor: Eğitim öğretim hakkı, sosyal güvence hakkı, çalışma ve dinlenme hakkı. Anayasamızın bu temel hakları çerçevesinde, Parlamentomuzca çeşitli dönemlerde yasal düzenlemeler yapılmıştır; ama, bunun yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir; ayrıca, bu yasalardaki dağınıklığı gidermek, özürlülerimizin mevcut hak ve imkânlarını geliştirmek, derli toplu bir yasa şekline dönüştürmek bizim görevimiz olmalıdır. Geçen dönemde, bu amaca yönelik bir yasa teklifi sunmuştum Meclise; ancak, görüşülmeye bile vakit bulunamadı.
Bu toplumsal olaylar, bütün partilerin, konsensüs biçiminde olaylara yaklaşımıyla çözülebilecek olaylardır. Bu ciddî konuda, acilen, Meclisimizdeki tüm partilerimizin bir araya gelip, 8 milyona varmış olan özürlülerimize, onların sorunlarına yönelik cevapları gündeme getirme gayesiyle bir yasa teklifi hazırlamalarına ihtiyaç vardır.
Biliyorsunuz, 1993 yılında Meclisimizde bir araştırma komisyonu kurulmuştu. Bu Komisyon, çok kapsamlı bir çalışma yapmış ve bu kapsamlı çalışma neticesinde, özellikle, sosyal hizmetlerin dağınık bir biçimde ve yetersiz olduğunu, hizmetler arasında eşgüdüm sağlanması gerektiğini, özürlerin nedenleriyle ilgili halkın bilinçlenmesinde yarar olduğunu vurgulamıştı. Ayrıca, toplumumuzda -biliyorsunuz- yüzde 12 nispetinde bulunan sakat ve özürlü vatandaşlarımız, özel ve kamu kuruluşlarında özürlü personel çalıştırma mecburiyetinin yüzde 2'den yüzde 5'e çıkmasını istemişlerdi; ancak, bu raporda sunulan bu öneriler rafa kaldırılmış ve rapor, Meclis arşivinde beklemektedir. Oysa, o rapor, çok kapsamlı bir rapordu ve tüm mevcut sorunlara o rapor içerisinde yer verilmişti ve Meclise sunulmuştu.
Biliyorsunuz, özürlülerimizin en önemli sorunlarından biri eğitim sorunudur değerli arkadaşlarım. Ülkemizde eğitim hizmetleri nitelik ve nicelik açısından yetersizdir. Ayrıca, aile rehberliğine de gereken önem verilmemiştir.
Özürün tipine göre rehabilitasyon merkezlerinin çoğaltılmasında büyük yarar vardır.
Mekân, fizikî yerleşim yeterli olmasına karşın, uzman ve gelişmiş alet konusunda eksiklikler vardır.
Biz, Demokratik Sol Parti olarak, bu vatandaşlarımızın toplumsal yaşama tam katkıda bulunabilmeleri için elimizden gelen gayreti göstermekte kararlıyız. Biz iktidar olduğumuzda, engelliler bakanlığı kurulacaktır. Bu bakanlık, yerel teşkilatıyla, özürlülerimizin sorunlarını, Ankara'ya gelmeden yörelerinde çözmelerine katkı sağlayacaktır; böylece, öncelikle eğitim kurumları ve programlarına gereken imkân tanınacak, bilgi ve iletişim teknolojisinden istifade edeceklerdir.
3 Aralık 1996 günü, Başbakanlığa bağlı Özürlüler İdaresi Başkanlığı Kurulmasına Dair Yetki Kanunu Meclisimizden geçmiştir; ancak, ilgili yasa tasarısı, daha henüz Meclis gündemine gelmemiştir. Bu haliyle bile bu teşkilat, sakat ve özürlü vatandaşlarımız için acilen yapması gereken işleri yapmakla mükelleftir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Efendim, size eksüre veriyorum; lütfen toparlar mısınız.
ATİLLA MUTMAN (Devamla) – Örneğin, engelli çocukları bulunan ailelere özel vergi indirimi sağlamalıdır. Kendi işyerini kurmak isteyen engellilere, gerekli sermayenin ucuz kredi şeklinde kullandırılması için, idarî ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Tabiî ki, hazırlanacak yasal düzenlemeler, Meclisimize, tasarısı halinde gelecektir; ama, bu önemli konuda -geçmişte olduğu gibi- Parlamentomuz hep duyarlı davranmıştır ve duyarlı davranacaktır. Örneğin, geçtiğimiz günlerde, özürlülerimizin özel araç ithal etmesiyle ilgili, Gümrük Müsteşarlığınca izin verilmesine yönelik yasal düzenleme, Meclisimizden bir iki dakika içinde geçmiştir ve ayrıca, yine Meclisimiz, böyle duyarlı konuları -örneğin, Doğal Afetleri Araştırma Komisyonu kurulması gibi- partiler arasında hiç fark gözetmeksizin, acilen çözümlemiştir.
Bundan başka, özürlüler idaresi, yakın akraba evliliklerinin riskleri anlatan programlar yapmalıdır; tüm sosyal ve kültürel etkinliklerde ve ulaşım araçlarında engellilere özel indirim yapılmalıdır; ayrıca, şehiriçi yollar ile kamu hizmet tesisleri, plan-proje açısından, her türlü kolaylığa kavuşturulmalıdır.
Görüyoruz ki, toplulumumuzu yakından ilgilendiren bu önemli sorun, Refah Partisi ve Doğruyol Partisi Koalisyon Hükümeti tarafından çözülecek gibi görünmüyor. Bugüne kadar, Hükümet, maalesef, sorun çözme yerine sorun yaratmıştır.
Unutmamalıyız ki, özürlüler davası bir toplumsal davadır; herkes, her an özürlü olabilir. Kimsenin ebediyen sağlıklı olacağı garantisi yoktur.
Bu önemli meseleye, Meclisimizin duyarlı olacağını umut ediyor, hepinizi, sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Mutman.
Gündemdışı konuşmaya cevap talebi Hükümetten gelmediği için...
REFİK ARAS (İstanbul) – Hükümet yok ki...
BAŞKAN – Var, var; Hükümet var da...
Gündemdışı konuşmaya Hükümetten bir cevap verme isteği olmadığı için diğer gündemdışı konuşmaya geçiyoruz.
3. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in, Meclisin mehabetini engelleyen konuşmalara ve davranışlara ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Gündemdışı üçüncü söz, Meclis konuşmaları, mehabbeti engelleyen konuşmalar ve davranışlar hakkında gündemdışı söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Ali Şahin'e verilmiştir.
Buyurun Sayın Şahin. (RP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır efendim.
Bu "mehabbeti" kelimesini manasını anlamadım da onun için...
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Kürsüye doğru yürüyorlar. Hem mehabet hem kürsüye yürüyorlar...
MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan, onu herhalde daktilocular... "Mehabet" olacak efendim...
BAŞKAN – Biz, cumhuriyet çocuğuyuz; onun için eski Türkçeyi bilmiyoruz. (Gülüşmeler)
Peki efendim, buyurun.
MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi olmak, şu kutsal çatı altında görev yapıyor olmak, herhalde, şereflerin en büyüğüdür; çünkü, milletvekili, burada, hâkimiyetin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu milleti adına bulunmaktadır. Böyle bir sıfatı taşımak, bir şeref olduğu kadar, aynı zamanda da, bizlere herkesten çok sorumluluk yüklemektedir.
Milletin temsilcisi olarak seçilmiş olmakla iş bitmiyor değerli arkadaşlarım, bilakis, başlıyor; hizmet yükümlülüğü başlıyor, dokuz düşünüp bir konuşma yükümlülüğü başlıyor, tavır ve davranışlarımızla örnek insan olma sorumluluğu başlıyor. Türkiye, parlamenter demokrasiyle yönetilen bir ülke; siyasî partiler olacak, seçim olacak, iktidar olacak, muhalefet olacak; bunlardan biri eksik oldu mu, demokrasi de olmaz.
Değerli arkadaşlarım, genel milletvekili seçimleri yapılalı henüz birbuçuk yıl olmadı. Millet iradesi sonucu oluşan Parlamentoda, ancak koalisyonlar çıktı. İşte, şu anda, İkinci Koalisyon Hükümeti on ayı aşkın süredir işbaşında; yaptığı hayırlı işler vardır, yapamadıkları vardır, yapacakları vardır; hataları da olabilir. Kim söyleyecek hatalarını; hiç şüphesiz ki muhalefet söyleyecek. Parlamenter demokrasilerde muhalefet görevi, en az, iktidar kadar önemlidir. Nitekim, muhalefet partileri, Hükümet hakkında yeni bir gensoru önergesi verdiler; daha önce de vermişlerdi; hiç şüphesiz, kendileri takdir etmişlerdir; buna, ancak saygı duyulur. Bu, rejimin çalıştığının da en güzel örneğidir; muhalefet birtakım iddialarda bulunur; hükümet, hükümeti oluşturan siyasî partiler gelirler, bu iddialara cevap verirler ve en sonunda da oylama yapılır. Nitekim, dün de öyle olmuş ve Parlamento, bu Hükümetin arkasında desteğini devam ettirdiğini dünkü oylamayla ortaya koymuştur.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Başka bir partinin 6 oy desteğiyle...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ancak, değerli arkadaşlarım, dün, verilen gensoru önergesinin öngörüşmeleri esnasında yaşadıklarımız, 77 yıllık Meclis geleneğimize, maalesef, hiç yakışmadı.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Kavgayı çıkaran Refah Partisi...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Milletimiz, dün, TV'leri başında, gördüklerinden, duyduklarından çok rahatsız oldu, üzüldü. (Gürültüler)
BAŞKAN – Susalım efendim.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bu Mecliste, bu kürsüde her bir milletvekili, hiç şüphesiz, konuşma hakkına sahiptir.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Kavgayı çıkaran o taraf.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Hatinoğlu, niye rahatsız oluyorsunuz?
BAŞKAN – Efendim, siz müdahale etmeyin.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Halbuki, bu Mecliste en sakin olması gereken sizsiniz; dinî terbiye almış, ilahiyat fakültesini bitirmiş bir arkadaşımızsınız. Lüften, konuşanlara saygılı olunuz; en saygılı olması gereken sizsiniz. (Gürültüler)
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – O, beni ilgilendirir.
BAŞKAN – Sayın Şahin, siz, gündemdışı konuşmanıza devam edin.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Hem kürsüye yürüdünüz hem böyle söylüyorsunuz.
BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum...
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sözünü geri alsın.
BAŞKAN – Bir dakika efendim...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, ancak böyle bir imkân, bize, buraya çıktığımızda, ağzımıza geleni söyleme hakkı vermemelidir. Biraz önce belirttiğimiz gibi, dokuz düşünüp bir konuşmalıyız. (Gürültüler)
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sözünü geri alsın.
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Arkadaşımız konuşmasını bitirsin.
İBRAHİM GÜRDAL (Antalya) – Niye müdahale etmiyorsun?
BAŞKAN – Efendim, bir dakika... Rica ediyorum...
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sözünü geri alsın. Ne demek dinî terbiye almış olmak?
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Beyefendi, Sayın Hacaloğlu, affedersiniz, ben, sizinle ilgili olumsuz bir beyanda bulunmadım!
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Benimle ilgili değil; terbiyeli olmak, imam-hatip mezunu olmak demek değildir.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bakın, konuşmamı beğenmeyebilirsiniz, cümlelerim sizi rahatsız edebilir. Eğer size sataşmışsam, Sayın Başkan size söz verir, gelir konuşursunuz. (Gürültüler)
BAŞKAN – Sayın Şahin, konuşmanızı bitirir misiniz efendim.
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Yakışmıyor size... Terbiyeli olmak, imam hatip mezunu olmak demek değildir.
BAŞKAN – Sayın Hacaloğlu, yerinize oturur musunuz.
HÜSAMETTİN KORKUTATA (Bingöl) – Bu Meclisi kim idare ediyor?!.
BAŞKAN – Yerinize oturur musunuz.
(Bingöl Milletvekili Hüsamettin Korkutata CHP ve DSP sıralarına doğru yürüdü)
BAŞKAN – Efendim, lütfen... Herkes sinirlerine hâkim olsun. Lütfen oturur musunuz arkadaşlar. (Gürültüler)
CELAL TOPKAN (Adıyaman) – Otur yerine, edepsiz herif!
BAŞKAN – Sayın Korkutata, yerinize oturur musunuz... Burada herkes sinirine hâkim olacak.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Bir dakikanızı rica ediyorum...
Değerli arkadaşlarım, burada bir hatip konuşuyor; biz, uygulamalarımızda, hatip konuşurken sözünü kesmiyoruz; sözünde anormal bir şey olursa, birisine sataşılmışsa, sataşma için söz veriyoruz; anormal bir durum varsa, onu düzelttiriyoruz. Şimdi, hatip konuşurken siz devamlı müdahale ederseniz bu kürsü nasıl işler?! Rica ediyorum...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Sayın Başkan, müsaade eder misiniz?
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Söz vermedim; arkadaşımız sözünü bitirsin, ondan sonra. Lütfen oturunuz Sayın Fırat.
Buyurun Sayın Şahin, devam edin.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkan, süremi değerlendirirseniz sevinirim.
BAŞKAN – Tamam, ben sürenizi vereceğim efendim.
AYHAN FIRAT (Malatya) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Efendim, söz vermedim size... Arkadaşımız sözünü bitirsin...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Milletvekilini dövmeye yürüyor, sizin sesiniz çıkmıyor...
BAŞKAN – Efendim, ben sonunda cevap vereceğim ona.
AYHAN FIRAT (Malatya) – Ona değil, ona!..
BAŞKAN – Siz buyurun Sayın Şahin.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Adam, milletvekili dövmeye geliyor, sizin sesiniz çıkmıyor...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkan, konuşabilir miyim?..
BAŞKAN – Efendim, siz buyurun devam edin.
HÜSAMETTİN KORKUTATA (Bingöl) – Dövmeye değil, adam...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Otur yerine!
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Allah akıl fikir versin...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; aslında, benim gündemdışı söz alırkenki konuşma konum, işte, şu gördüğümüz manzara... Bundan rahatsızlığımı dile getirmek için söz aldım... (CHP sıralarından gürültüler)
NİHAT MATKAP (Hatay) – Sen, önce, özür dile... Ne konuştuğunu bilmiyorsun!..
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Hiç şüphesiz, yanlış davranışta bulunan her arkadaşımızın yanlışlığını söylemek bizim görevimizdir. Benim arkadaşlarım da yanlış yapabilir, diğer arkadaşlarım da yanlış yapabilir... (CHP sıralarından gürültüler)
CELAL TOPKAN (Adıyaman) – Yanlışı sen yapıyorsun!..
BAŞKAN – Efendim, müdahale etmeyin, rica ediyorum...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Ben, izin verirseniz, sözlerime baştan devam etmek istiyorum.
BAŞKAN – Tabiî, tabiî, devam edin...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bu Mecliste, bu kürsüde her milletvekilinin konuşma hakkı vardır...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Buraya adam dövmeye geliyorlar, Başkanın haberi yok...
Milletvekili dövmeye geliyorlar, görmüyor musun?!
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Üstelik, burada söylediklerimizden dolayı sorumsuzluğumuz da vardır. Ancak, böyle bir imkân, bize, buraya çıktığımızda ağzımıza geleni söyleme hakkı vermemelidir. Biraz önce belirttiğim gibi, dokuz düşünüp bir konuşmalıyız. Meclisimizin saygınlığına yakışır konuşmalıyız, tahrik edici olmamalıyız...
NİHAT MATKAP (Hatay) – Siz yaptınız onu...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bir daha birbirimizin yüzüne bakamayacak şekilde sözler sarf etmemeliyiz. Şu çatı altında ayrı ayrı siyasî partilere mensup olabiliriz; partiler, iktidar-muhalefet diye ayrılabilir; ama, bizler, hepimiz, birbirimize muhtacız; birlikte yaşamaya, barış içinde olmaya mecburuz; buradan başka Türkiye yok ve buradan başka Meclis de yok. (RP sıralarından alkışlar) Hırslarımızı, aşırı arzularımızı frenlemeliyiz; bilmeliyiz ki, öfkeyle kalkan zararla oturur. Bu hususlarda en fazla parti liderleri özen göstermelidir, bu hususlara en fazla da, parti liderleri riayet etmelidir; çünkü, onlar, sadece kendilerini temsil etmiyorlar, arkalarındaki grubu temsil ediyorlar, binlerce, milyonlarca insanı temsil ediyorlar.
Dün, gerçekten, Parlamentonun bir üyesi olarak, fevkalade üzüldüm. Özellikle, Anamuhalefet Partisi Lideri -benim, kendisine fevkalade saygı duyduğum- Sayın Yılmaz'ın üslubu, dün, çok sert ve kırıcıydı; maalesef, zaman zaman da tahrik edici oldu; doğrusu, Sayın Yılmaz'ın efendiliğine hiç yakıştıramadım... (ANAP sıralarından gürültüler)
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – "Erkekse çıksın" diyecek, ondan sonra da "tahrik etti" diyeceksiniz!..
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Bir dakika...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Hele, değerli arkadaşlarım, zabıtlara geçen bazı ifadeler var ki, bu ifadeleri ben burada söylemeyi doğrusu uygun bulmuyorum, buna edebim müsaade etmiyor.
H.AVNİ KABAOĞLU (Rize)– Sen tahrik ediyorsun...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) –Dünkü şu zabıtları milletvekili arkadaşlarım tetkik ettiğinde, benim söylemekten teeddüp ettiğim o hususları öğrenebilirler. Bir -affedersiniz- mahalle kabadayısı üslubuyla konuşmak... Şu ifadeleri kullanmak istemiyorum...(ANAP sıralarından gürültüler)
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sensin kabadayı.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bir siyasî lidere hiç yakışmadı.
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, müdahale etsenize...
BAŞKAN –Bir dakika efendim... Bir dakika...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Anamuhalefet lideri, iktidara en yakın liderdir; dolayısıyla, herkesi kucaklayıcı bir ağırlıkta konuşması gerekir idi.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Bu ağzı kimse kucaklamaz.
MEHMET ALİ ŞAHİN( Devamla) – Değerli arkadaşlarım, ben bu yakışıksız ifadelerin, Sayın Yılmaz'ın ağzından iradî çıkmadığına inanmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Şahin, lütfen toparlar mısınız.
MEHMET ALİ ŞAHİN ( Devamla) – Sayın Başkan, bir iki dakika müsaade eder misiniz; bitiriyorum.
BAŞKAN – Peki efendim, buyurun.
MEHMET ALİ ŞAHİN ( Devamla) –... içinde bulunduğu stresli halin bir tezahürü olduğuna inanmak istiyorum; ama, bu ifadeler zabıtlarda kalacak, çıkartmamız da mümkün değil. Hiç olmazsa, Sayın Yılmaz, şimdi pişman olduğunu düşündüğüm bu yakışıksız ifadeler sebebiyle, Meclisimizden, milletimizden özür dileme inceliğini gösterirlerse, ileride zabıtları tetkik edenler, belki, biraz teselli bulabilirler. (ANAP sıralarından gürültüler)
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Sayın Başkan, kaç dakika konuşacak?
BAŞKAN – Bir dakika efendim; eksüre verdim arkadaşa.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, ayrıca hiçbir milletvekili de...
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, kaç dakikadır konuşuyor?
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Efendim, söz istersiniz... Söz istersiniz...
Değerli arkadaşlarım...
Bitiriyorum...(ANAP ve DSP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Efendim, hep müdahale ederek arkadaşın sözlerini kesiyorsunuz. Lütfen oturun...
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, onun burada terbiye dersi vermeye hakkı yok.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başesgioğlu, bitiriyorum; söz istersiniz, cevap verirsiniz.(Gürültüler)
BAŞKAN – Sayın Şahin, lütfen, siz de son cümlenizi söyler misiniz.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, ayrıca, hiçbir milletvekili de tahriklere kapılmamalıdır.
NİHAT MATKAP (Hatay) –Sayın Başkan, kesin şunun sesini; tahrik ediyor.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Hele, kürsüye yürüme, itişip kakışma gibi davranışlar bize hiç yakışmıyor.
Bunu önce kendim için söylüyorum, sonra Grubumdaki milletvekili arkadaşlarım için söylüyorum, Parlamentodaki tüm arkadaşlarım için söylüyorum.
NİHAT MATKAP (Hatay) – Ne konuşuyorsun?..
Ne konuştuğunu bilmiyor, kesin sözünü.
BAŞKAN – Sayın Şahin, bitirir misiniz...
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, yanlışı yanlışla ortadan kaldırmak mümkün değildir.
EMİN KUL (İstanbul) – Demagoji yapıyor.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Hepimize itidal yaraşır, olgunluk yaraşır.
EMİN KUL (İstanbul) – Yalan söylüyorsun.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sözlerimi şu şekilde tamamlamak istiyorum, şu ulvî sözlerle bitirmek istiyorum...
EMİN KUL (İstanbul) – Yalan söylüyorsun.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – "Muarızlarımıza aşırı husumet beslemeyelim, bakarsınız bir gün onlarla dost oluveririz."
EMİN KUL (İstanbul) – Yalan söylüyorsun.
MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – "Dostlarımızla da çok aşırı dostlukta ileri gitmeyelim; bakarsınız bir gün onlarla düşman oluveririz."
Hepinize saygılar sunuyorum efendim. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Şahin.
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Ben, bir iki şey söyleyeyim.
Sayın arkadaşlarım, bakın, şurada, hepimiz aynı çatı altında görev yapıyoruz. Bu görevi karşılıklı anlayış içerisinde yapmamız lazım. (Gürültüler)
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – 10 dakika, 15 dakika süre verdiniz!...
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Beni bir dinleyin...
Şimdi, kürsüdeki arkadaşımız konuştuğu zaman, eğer, herkes yerinden müdahale ederse, biz de bu konuşmayı takip edemeyeceğiz; edemediğimiz için, kürsüde söylenenleri ben anlayamıyorum. Rica ediyorum, bakın, burada, her kürsüye çıkan arkadaşa saygı duyalım; bu Meclisi, Meclis usulü ve adabı içinde çalıştırmaya gayret edelim. Şimdi, herkes yerinde oturur da, ondan sonra uluorta müdahale ederse, biz, burada, Meclisi nasıl çalıştıracağız?..
Buyurun efendim.
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, konuşmacı, hem burada, dünkü hadiseleri kınıyor hem de yaptığı konuşmayla, burada, yeni bir gergin ortamın doğmasına sebep oluyor.
BAŞKAN – Hayır, bilakis...
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Yani, o "mahalle kabadayısı" laflarını, ben, şiddetle reddediyorum.
BAŞKAN – Evet, ben, onu, arkadaşa düzelttireceğim efendim.
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Sayın Başbakanın, yerinden, "tuh" diye kürsüdeki Genel Başkana yaptığı hakareti kendisi içine sindirebiliyor mu sindiremiyor mu, onu açıklasın bir kere... Yani, burada, kimsenin, kimseye terbiye dersi vermeye hakkı yok. (Gürültüler)
Lütfen, siz de müdahale edin.
BAŞKAN – Sayın Başesgioğlu, efendim, bakın, ben, kürsüde konuşan her arkadaşa müdahale edersem, burayı çalıştıramam ve süreyi artırırız. Ben, Sayın Şahin'in, hakikaten "bir mahalle kabadayısı edasıyla konuşmak" cümlesini...
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Ağzı, ağzı...
BAŞKAN – ...bir hakaret anlamında kullanmadığı inancıyla, yerinden düzeltmesini istiyorum. (Gürültüler)
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Sözünü geri alsın!..
BAŞKAN – Arkadaşlar, ne yapalım, yani, herkes...
EMİN KUL (İstanbul) – Sayın Başkan, burada "erkekse gelsin" dediler. Ne demek erkekse gelsin?!
BAŞKAN – Yok, öyle bir şey demedi canım... "Erkeksen" demedi.
EMİN KUL (İstanbul) – Mesut Yılmaz'ın erkekliğini görmek mi istiyor?!.. Ne demek istiyor?!
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) – Arkadaşlarımızdan istirhamımız şu: Arkadaşımız, kimseye hakaret kastıyla bir söz söylemiyor; sadece, zabıtları, dünkü zabıtları tetkik etsin arkadaşlarımız...
BAŞKAN – Sayın Karamollaoğlu, ben, size söz vermedim. Tamam, efendim, teşekkür ederim.
Gündemdışı konuşmalar bitmiştir efendim. (Gürültüler)
AYHAN FIRAT (Malatya) – Bir milletvekili vardı...
BAŞKAN – Efendim...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Bu arkadaşların üzerine yürüyen milletvekili vardı; siz, ona niye müdahale etmediniz?
BAŞKAN – Efendim, Sayın Korkutata geldi, müdahale etti...
AYHAN FIRAT (Malatya) – Oradan, buraya milletvekili dövmeye geldi, dövmeye...
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Elinde sopası eksik, sopası!..
BAŞKAN – Sayın Fırat, şimdi, bakın, siz ve arkadaşlarınız, devamlı yerinizden konuşuyorsunuz; biraz merhamet efendim!.. Yani, ben ne yapayım şimdi; elimde sopa yok ki, hepinizin başına birer sopa vurayım da susasınız!
Efendim, şimdi, Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş’a, dönüşüne kadar, Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/804)
16 Mayıs 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
19 Mayıs 1997 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerine gidecek olan Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş'ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2. – Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerine gidecek olan Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek’e, 17 Mayıs 1997 tarihinden, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Nevzat Ercan’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/805)
17 Mayıs 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İlgi: 6 Mayıs 1997 gün ve Kan. Kar: 39-06-79-97-269 sayılı yazımız.
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) Olağanüstü Zirve Toplantısına katılmak ve görüşmelerde bulunmak üzere, 12 Mayıs 1997 tarihinden itibaren Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetine giden Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Işılay Saygın'ın vekâlet etmesi ilgi yazıyla uygun görülmüştü.
17 Mayıs 1997 tarihinden itibaren Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Nevzat Ercan'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup, bilgilerinize sunacağım:
3. – Finlandiya Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/806)
15.5.1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanının 5 Mayıs 1997 tarih ve 42 sayılı Kararı ile, Finlandiya Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Sayın Aaltonen ve beraberindeki Parlalento heyetinin 8-11 Haziran 1997 tarihleri arasında ülkemizi ziyareti kararlaştırılmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Doç.Dr. Mustafa Kalemli
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Komisyonlardan istifa önergeleri vardır; okutuyorum:
4. – Zonguldak Milletvekili Hasan Gemici’nin, Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/186)
15.05.1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Üyesi bulunduğum Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktasadî Teşebbüsleri Komisyonundan istifa ediyorum.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Hasan Gemici
Zonguldak
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
5. – Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay’ın, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/187)
16.5.1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğini izinlerine saygılarımla sunarım.
Hikmet Uluğbay
Ankara
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
6. – Eskişehir Milletvekili Hanifi Demirkol’un, İçişleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/188)
16 Mayıs 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İçişleri Komisyonu üyeliğinden şahsî sebeplerden dolayı istifa ediyorum.
Gereğini tensiplerinize arz ederim.
Saygılarımla.
Hanifi Demirkol
Eskişehir
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine göre verilmiş bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:
7. – Devlet Bakanı Bahattin Şeker’in, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekiline ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/807)
16.5.1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Devlet Bakanı Bahattin Şeker'in, gençlik ve spor alanında yapılacak yardım, işbirliği ve koordinasyon konularında temas ve görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte 4-6 Nisan 1997 tarihlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yaptığı resmî ziyarete Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner'in de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasamızın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
Prof.Dr. Necmettin Erbakan
Başbakan
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
IV. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Millî Savunma Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Millî Savunma Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen 1 üyelik için, Ordu Milletvekili İhsan Çabuk aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2. – İçişleri Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – İçişleri Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen 1 üyelik için, Balıkesir Milletvekili Tamer Kamber aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir. (ANAP ve RP sıralarından karşılıklı konuşmalar)
Sayın Kul, Meclis Genel kurulunda oturduğunuzu unutmayın.
Efendim, lütfen... Sayın Kul, rica ediyorum...
Efendim, Genel Kurul salonunda herkes bağırırsa, burada kimse oturmaz.
SAMİ KÜÇÜKBAŞKAN (Antalya) – Siz de müdahale edin Sayın Başkan.
BAŞKAN – Efendim, ben ne bileyim; ben, önümdeki evraka bakıyorum.
EMİN KUL (İstanbul) – Yakışıyor mu sana?!..
MUKADDER BAŞEĞMEZ (İstanbul) – Sana yakışıyor mu?!.
BAŞKAN – Efendim, lütfen arkadaşlar... Lüften efendim...
3. – Plan ve Bütçe Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Plan ve Bütçe Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşün 2 üyelik için, Bartın Miletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu ile Zonguldak Milletvekili Hasan Gemici aday gösterilmişlerdir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
B) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ
1. – (10/162, 163, 164, 175) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi
BAŞKAN – TPAO Adlı Petrol Tankerinde Meydana Gelen Yangın Faciasının Nedenleri ve İtfaiye Teşkilatının Sorunları ile Boğazlar ve Marmara Denizinde Uluslararası Seyir Yapan Gemilerin Oluşturduğu Tehlikelerin Araştırılarak, Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla, Genel Kurulun 29.4.1997 tarih ve 86 ncı Birleşiminde kurulan (10/162, 163, 164, 175) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine siyasî parti gruplarınca gösterilen adayların listesi bastırılıp, sayın üyelere dağıtılmıştır.
Şimdi, listeyi okutup, oylarınıza sunacağım:
Aday Listesi:
(9)
Adı, Soyadı Seçim Çevresi
RP (3)
Ekrem Erdem İstanbul
Ali Oğuz İstanbul
Hüseyin Olgun Akın Ordu
ANAP (2)
Emin Kul İstanbul
Ali Talip Özdemir İstanbul
DYP (2)
Şamil Ayrım Iğdır
Ömer Demir Kırşehir
DSP (1)
Erdoğan Toprak İstanbul
CHP (1)
Ali Rıza Bodur İzmir
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Meclis Araştırması Komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin 22.5.1997 Perşembe günü saat 14.00'te, Ana Bina Birinci Bodrum Genel Evrak karşısındaki 475 No'lu Meclis araştırması komisyonu toplantı salonunda toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimi yapmalarını rica ediyorum.
Ayrıca, Komisyon toplantı yeri ve saati ilan tahtasına da asılacaktır.
Sayın milletvekilleri, değişen oranlar nedeniyle, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda bağımsız sayın miletvekillerine de 1 üyelik düşmektedir; aday olmak isteyen bağımsız milletvekillerinin 27 Mayıs 1997 Salı günü saat 19.00'a kadar Başkanlığımıza başvurmalarını rica ediyorum.
Malumunuz olduğu üzere, alınan karar gereğince salı ve çarşamba günleri 1'er saati sözlü sorulara ayırıyoruz.
Şimdi, gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.
V. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, bir beyanına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/337)
BAŞKAN – Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 1 inci sırasında, Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, bir beyanına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda mı efendim? Yok.
Sözlü soru üç birleşim içerisinde cevaplandırılmadığı için İçtüzüğün 98 inci maddesine göre yazılı soruya çevrilmiş ve gündemden çıkarılmıştır.
2. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, yaş çay bedellerinin peşin ödenmesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ahmet Demircan’ın cevabı (6/339)
BAŞKAN – 2 nci sırada, Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in, yaş çay bedellerinin peşin ödenmesine ilişkin, Devlet Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Bakan var mı efendim? Yok.
Sayın Kabil, konuşacak mısınız?
AHMET KABİL (Rize) – Evet, efendim.
BAŞKAN – İçtüzüğe göre, üç birleşim içerisinde sorusu cevaplandırılmayan milletvekili Genel Kurulda konuşma hakkına sahip oluyor.
Sayın Kabil, gündemdışı konuşma süresi kadar konuşacaksınız.
Buyurun efendim.
AHMET KABİL (Rize) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biraz önce bu kürsüden, Başbakanlık yapmış bir parti lideri için "sokak kabadayısı" deyimini kullanan arkadaşıma sözlerini aynen iade ediyorum. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; RP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Sayın Kabil, rica ediyorum, gündeme bağlı konuşun.
RAMAZAN YENİDEDE (Denizli) – Zabıtlardaki kelimeleri oku...
AHMET KABİL (Devamla) – Kendi lideri için aynı üslubu kullansam doğru olur mu? Kendi lideri için "sokak yalancısı" desem, doğru olur mu?..
CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) – Seviyenizi göstermiş olursunuz.
BAŞKAN – Rica ediyorum arkadaşlar, susun... Gittikçe bu Meclisi çalışamaz duruma düşürüyoruz arkadaşlar...
AHMET KABİL (Devamla) – Bu davranışlarınızla -Genel Başkanım ne dedi bilmiyorum ama- demek ki, onun konuşmasındaki ifadeler doğrudur.
BAŞKAN – Sayın Kabil...
MUHAMMET POLAT (Aydın) – Bakın "doğrudur" diyor...
AHMET KABİL (Devamla) – Ne konuştu bilmiyorum.
BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum... Oturur musunuz yerinize.
Sayın Kabil, bizi zor duruma sokmayın, rica ediyorum sizden efendim; siz yaş çayla ilgili konuşun.
RAMAZAN YENİDEDE (Denizli) – Utanmadan, destekliyor.
AHMET KABİL (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Doğu Karadeniz Bölgesinde, Rize çevresinin tek geçim kaynağı çaydır. Çaydan elde edilen gelir, bu bölgede istihdamı sağlarken, son yıllarda verilen düşük fiyat nedeniyle reel alım gücü bir hayli düşmüştür. Rize'de hiçbir asayiş sorunu olmamasına rağmen, Türkiye'de en çok göç veren iller arasındadır. Buna neden... (RP sıralarından gürültüler)
Şevki Bey, çıkarsın buraya, konuşursun; ikide bir sataşma.
...çay taban fiyatının enflasyona göre düşük olması, tarım girdilerinin enflasyondan fazla artmış olması, bunun sebeplerinden biridir.
İkinci sebep; yüksek enflasyon karşısında, yaş çay bedellerinin peşin ödenmemesidir. 1991 yılından sonra -1996 kampanyası hariç- verilen taban fiyatları devamlı enflasyon altında kalmış, dolayısıyla, yaş çay üreticilerinin alım gücü azalmıştır.
Dün, 1997 yaş çay kampanya fiyatı açıklanmıştır. Bu fiyat, son yıllardaki -1996 yılı hariç- en iyi fiyattır. 1991'den sonra, Rize, düzenli bir husumete muhatapken, yatırımlar durdurulmuşken, bu Hükümet, Rize'ye verilen paraları geri almayı beytülmala uzanan el gibi değerlendirmişken, Sayın Bakanın bu cesaretini kutluyorum.
Ben, çaydan sorumlu Sayın Bakanı kutlarken, bir hususu da rica ediyorum; o da, yaş çay bedellerinin peşin ödenmesidir. Kendileri de paranın peşin verileceğini söylemişlerdir. Bugün verilen fiyat, vatandaşın haklı talebini karşılamamış olsa bile, 51 520 lira ortalama fiyatın verilmesi, zannediyorum Bakanın şahsî gayretidir.
Sayın Bakan, bir mukayese vaadinde bulunmamış olsa bile, bazı bölge milletvekilleri 1996 fiyatından daha iyi fiyat vereceklerini söylemişlerdi.
Şimdi, ben, 1996 ile 1997 fiyatlarını mukayese etmek istiyorum. Hatırlarsınız -burada tabloları da var- 1995 enflasyonu yüzde 64,9 ve 1995'te ortalama yaş çay fiyatı 12 166 lira idi. 1996'da verilen fiyat 25 bin lira, yani yüzde 106'lık bir artış var. Toptan eşya fiyatlarına göre enflasyonu yüzde 65 kabul edersek, enflasyon üzerinde yüzde 41 fark verilmiştir. Peki, 1997'de verilen fiyat nedir, bu şartlarda iyi dediğimiz fiyat nedir?
Çay tarımı, yılda üç mahsul olarak değerlendirilir. Yüzde 50'si birinci sürgün, bugün 50 bin lira verildi; yüzde 35'i ikinci sürgün, 52 500 lira ve yüzde 15'i üçüncü sürgün, 55 bin lira olarak fiyat tespit edildi; yani, üreticinin yılda verdiği her 100 kilogram çaydan 50 kilosu 50 bin liradan 2 500 000 lira, 35 kilosu 52 500 liradan 1 837 500 lira ve 15 kilosu da 55 bin liradan 825 000 lira...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Lütfen, son cümlenizi söyler misiniz Sayın Kabil.
AHMET KABİL (Devamla) – ...yani 5 162 500 lira eder ki, 51 bin lira olarak değerlendirilirse, buradaki artış yüzde 103'tür. Halbuki, 1996 enflasyonu yüzde 85'tir; burada, enflasyon üzerinde verilen fark sadece yüzde 18'dir; yüzde 41'e karşılık yüzde 18'lik bir fiyat verilmiştir; ama, zannediyorum bundan sonra, Sayın Bakanın iyi niyetiyle, verilen fiyat peşin ödenmek suretiyle vatandaşın mağduriyetine daha çok sebep olunmaz.
Bir de, İktidarın her iki partisi Rize'de istihdamı sağlayacaklarını, diğer paketleme fabrikalarını Rize'ye getireceklerini söylemiş olmalarına rağmen, şimdi duydum ki, yine bu partilerden büyük ortak, Rize'deki paketleme fabrikalarını başka yere taşımak istiyor. Bu da her vaadi gibi kendi vaat ettiklerine ters düşmektedir; ama, ben, burada yine şahıs olarak Sayın Bakanın iyi niyetine güveniyorum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Efendim, lütfen, son cümlenizi söyler misiniz. Bakın, 2 dakika verdim... Rica ediyorum...
AHMET KABİL (Devamla) – Hepinize sevgi ve saygılar sunarak sözlerime son veriyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Efendim, bu soru önergesi de, daha önce iki birleşim cevaplandırılmadığı için...
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Efendim, baştan cevaplandıracaktınız.
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Yalnız, konudışı konuştu...
BAŞKAN – Efendim, konudışı değil, yaş çayla ilgili konuştu. Ben, onun konuşmasına ambargo koyamam; kendi takdiri içerisinde konuşmasını yapıyor.
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan, paketleme değil ki konu...
BAŞKAN – Efendim, zaten, sözlü sorudan düşürdük onu; yani, bu, sözlü sorudan düşüp, İçtüzüğün 98 inci maddesine göre yazılı soru haline dönüşmüştür. Siz, yazılı sorusuna ayrıca bir cevap verebilirsiniz.
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan, yalnız, çayın fiyatları dışında, paketleme fabrikalarıyla ilgili, yanlış anlaşılacak beyanlarda bulundu. Bunu, cevaplandırmam gerekiyor; çünkü, yaş çay fiyatlarıyla ilgiliydi sorusu, konuştuğu konu farklıydı.
BAŞKAN – Neyse, efendim... Şimdi, Sayın Bakan, aslında İçtüzüğümüze göre, önce bakan cevap verir, sonra, ilgili, yerinden buna cevap verir, sonra bakan, buradan, tekrar cevap verebilir.
Bu hükme istinaden, buyurun; size, bir açıklama hakkı veriyorum efendim. (RP sıralarından alkışlar)
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Ne adaletlisin[!]
BAŞKAN – Bizim özümüzde adalet var.
Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Rize Milletvekili Sayın Kabil, yaş çay fiyatlarıyla ilgili soru önergesinin üç oturum cevaplandırılmaması sonucu sözlü konuşma hakkını kullanırken, yaş çay fiyatlarıyla ilgili olan kısmının dışında, özellikle kamuoyu arasında, bölgedeki kamuoyu arasında yanlış anlamalara mahal verebilecek paketleme fabrikalarıyla ilgili beyanını öncelikle cevaplandırmak istiyorum. Bu amaçla söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Elbette ki, bölgede tek tarım ürünü olan çay yaprağının bölgede işlenmesi, bölgedeki paketleme fabrikalarında paketlenmesi, bölgede artı değerini bırakması bölge ekonomisi için yararlı olacaktır. Ancak, bugüne kadar, yaş çay sadece bölgede üretiliyor; ama, Türkiye'nin tüm sathında tüketiliyor. Yaş çayın dağıtım problemleri de göz önüne alınarak, depolama problemleri de göz önüne alınarak, Ankara ve İstanbul'da da daha önceden yapılmış olan paketleme fabrikalarımız var.
Ülkemizde, kuru çay tüketiminde, bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, yerli çay tüketiminden daha çok yabancı çay hâkimiyeti görülmektedir. Bu yabancı çay hâkimiyetinin kırılabilmesi için, bölgede çay depolanması ve gerektiğinde bölgede de bir ufak, bölgenin taleplerine uygun paketleme imkânlarının araştırılması gündeme gelmişti; bu konuyla ilgili olarak bir çalışma vardı. Bu konu, sadece Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinin bir kısmında tüketilecek olan çayın, bölgenin talebine uygun bir şekilde paketlenmesiyle ilgili çalışmadır.
Ayrıca, bu konunun dışında, yaş çay fiyatlarıyla ilgili ufak bir iki cümleyle bilgi vermek istiyorum; kamuoyunu bilgilendirmekte, Meclisimizi bilgilendirmekte fayda var. Yaş çay fiyatları, son onbeş yıl içerisinde izlediğimizde görüyoruz ki, 27 sentten başlamış, bir ara 30-34 sentlere kadar çıkmış, dolar bazında; 1994'te 19 sente kadar düşmüş, en son 1996'da 33 sent düzeyine çıkmış bulunmaktadır. Bizim Hükümetimizin iki gün önce beyan etmiş olduğu yaş çay fiyatları -Türk Lirası olarak- birinci sürgün 50 bin, ikinci sürgün 52 500, üçüncü sürgün 55 bin TL kilogramdır. Bunları dolar bazında değerlendirdiğimizde, 38-39 sente ulaşmaktadır ki, son onbeş yıllık çay tarihinde en yüksek düzeydir. Enflasyonla ilgili değerlendirmeyi yaptığımızdaysa, enflasyonun çok çok üzerindeki değer artışıdır.
AHMET KABİL (Rize) – Enflasyonun üzerinde yüzde 41'e karşı yüzde 18 vermişsiniz...
DEVLET BAKANI AHMET DEMİRCAN (Devamla) – Enflasyonu bu sene yüzde 65 olarak belirlemiş olan Hükümetimiz, yüzde 110 ortalama çay fiyatı artışıyla bölge insanına bu imkânı sağlamıştır.
Ödemelere gelince: 1996 yılında, son onbeş yılın en güzel ikinci ödemesi yapılmıştır. Peşin sayılacak bir şekilde, yılı içerisinde, 1997 yılına bir kuruş bırakılmadan, yaş çay paraları ödenmiştir. Bu sene de aynı şekilde, bu uygulama devam edecek, 1998 yılına, üreticinin parası bırakılmayacaktır. Bunu da burada, beyan etmek istiyorum.
Bu imkânı verdikleri için Sayın Başkana teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Aslında, bu haliyle, tam olarak İçtüzüğe de uymuyor; ama, soruyu da cevaplandırılmış gibi kabul ediyoruz. Sayın Kabil de, zaten, gerekli şeyi etti. Soruyu cevaplandırılmış kabul ediyoruz. Çok istisnai bir durum; çünkü, başlangıçta Sayın Bakan yoktu, Sayın arkadaşımıza söz verdik, çıktı konuştu; ama, o sırada da Bakan geldi. Temenni ederim ki, bundan sonra, Bakanlar soruların başında burada olsunlar.
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – İçtüzüğü ihlaldir bu.
BAŞKAN – Değil efendim. Ben İçtüzüğü ihlal etmem, merak etmeyin. Ben, iyi bir hukukçuyum; size, biraz hukuk dersi veririm.
3. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, sağlık teşkilâtındaki personel kadrolarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/344)
BAŞKAN – 3 üncü sırada Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, sağlık teşkilatındaki personel kadrolarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soru ertelenmiştir.
4. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın 1997 bütçesinde sağlıkla ilgili tanıtım ve reklam giderleri için bir ödeneğin ayrılıp ayrılmadığına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/345)
BAŞKAN – 4 üncü sırada, Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın 1997 bütçesinde sağlıkla ilgili tanıtım ve reklam giderleri için bir ödeneğin ayrılıp ayrılmadığına ilişkin, Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soru ertelenmiştir.
5. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, meslek yüksekokulu mezunu sağlıkçıların göreve atanmama nedenlerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/346)
BAŞKAN – 5 inci sırada, Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, meslek yüksekokulu mezunu sağlıkçıların göreve atanmama nedenlerine ilişkin, Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soru ertelenmiştir.
6. – Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün’ün, M. Ereğlisi - Çorlu - Seğmen yol yapımına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/348)
BAŞKAN – 6 ncı sırada, Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün'ün, Marmara Ereğlisi-Çorlu-Seymen yol yapımına ilişkin, Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?..
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Ben cevaplandıracağım Sayın Başkan.
BAŞKAN – Siz cevaplandıracaksınız; peki efendim.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Bayındırlık ve İskân Bakanı Cevat Ayhan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunu delaletlerinize saygıylarımla arz ederim.
23.10. 1996
Enis Sülün
Tekirdağ
Uzun yıllardan beri M. Ereğlisi'ni Çorlu'ya bağlayan (Çorlu-Seymen) ayrımı - M. Ereğlisi karayolu ulaşımı zorlukla sağlanmaktadır; özellikle kış mevsiminde ulaşım aksamaktadır. E-5 Karayolunu da rahatlatacak olan yolun ihalesi yapılmıştır. 100 milyar lira proje bedeli, yolun iki yılı aşkın bir süredir ihaleyi alan firma tarafından yapılmaması ve çalışmaların başlamamasının sebebi bilinmemektedir.
Proje bedeli ve ilgili firma belli olmasına rağmen, iki yıldır, adı geçen yolda neden çalışma başlamamıştır? Yöre halkının sıkıntısı ne zaman sona erecektir? Bu konuda bir çalışma var mıdır?
BAŞKAN – Soruya cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Lütfü Esengün; buyurun. (RP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Sülün'ün, biraz önce okunan sualine cevap vermek üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Birinci keşif bedeli 39 557 153 370 lira olan Çorlu-Seymen ayrımı - Marmara Ereğlisi devlet yolunun, 0 - 13, 14 kilometre arası tesviye, sanat yapıları, plantmiks, temel, bitümlü sıcak karışım, banket ve sathî kaplama işlerinin ihalesi 23 Ocak 1995 tarihinde yapılmıştır. Yapılan ihale neticesinde iş, yüzde 12,15'le en uygun tenzilatı yapan Makyol İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine verilmiştir.
Müteahhit firmayla, 2 Mart 1995 tarihinde imzalanan sözleşme, Sayıştay tarafından, 9 Mart 1995 tarihinde tasdik edilmiş ve yeri de müteahhide, 21 Nisan 1995 tarihinde teslim edilmiştir.
İhale aşamasında, tapuda yola terki yapılan bantta kalmak şartıyla, mevcut yolda sadece üstyapı takviyesi düşünülmüştür. Ayrıca, 1995 yılı içinde, özellikle Marmara Ereğlisi liman inşaatının başlamasıyla beraber, yolda trafik artışı, buna bağlı olarak da aşırı derecede bozulmalar meydana gelmiştir. Bu nedenle, projenin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı doğmuştur.
Yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde, Çorlu-Seymen ayrımı Marmara Ereğlisi yolu projesinde platform genişliği 12 metreye çıkarılarak, ikinci sınıf devlet yolu projesinden birinci sınıf devlet yolu projesine alınmış ve projenin kırmızı kotu 1 metre yükseltilmiştir. Ayrıca, kamulaştırma paftaları tamamlanmış olup, 18 Mart 1997 tarihinde kamulaştırma için kıymet takdiri yapılacaktır.
1997 yılı ödeneği olan 96 milyar lirayla, 3 kilometrelik kısım BSK olarak bitirilecektir. Ödeneği artırılabildiği takdirde, geriye kalan 10 kilometrelik kesimde çalışmalar devam edecektir.
Saygıyla bilgilerinize arz ediyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Soru sahibi Sayın Enis Sülün?.. Salonda yok.
Soru cevaplandırılmıştır.
7. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın, işçi emeklileri arasındaki aylık farkın giderilmesi ile ilgili tedbirlere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik’in cevabı (6/349)
BAŞKAN – 7 nci sırada, İzmir Milletvekili Atilla Mutman'ın, işçi emeklileri arasındaki aylık farkının giderilmesiyle ilgili tedbirlere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorunun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Necati Çelik tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Atilla Mutman
İzmir
Memur emeklilerinin emekli sandığından aldıkları aylıklar emeklinin eski-yeni oluşuna göre değişmediği halde, işçi emeklilerinde bu fark oluşmuş durumdadır. Tavandan prim ödediği halde eski emekli durumunda olan işçilerin eline bugün son derece düşük emekli ödenekleri geçmekte ve bu emekliler yaşam savaşı içine itilmiş bulunmaktadır.
Hem hak hem de sosyal adalet prensiplerine uymayan bu büyük haksızlığın düzeltilmesi ve eski işçi emeklileri ile yeniler arasındaki giderek büyüyen uçurumun giderilmesi amacıyla bir intibak veya başka bir çözüm için plan veya programınız nedir?
BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NECATİ ÇELİK (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İzmir Milletvekili Sayın Atilla Mutman tarafından verilen, işçi emeklileri arasındaki aylık farklılıklarının giderilmesiyle ilgili tedbirlere ilişkin sözlü soru önergesini cevaplamak üzere huzurlarına gelmiş bulunuyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bilindiği gibi, Sosyal Sigortalar Kurumu emekli aylıklarının hesaplanmasında, katsayı ve gösterge sistemi uygulanmakta, göstergeler, Bakanlar Kurulunca belirlenmekte ve devlet memurları aylıklarına uygulanan katsayı esas alınmaktadır.
İlk defa 29.6.1978 tarih ve 2167 sayılı Yasa ile uygulamaya konulan gösterge tablosunun alt ve üst sınırları, değişen ekonomik koşullara göre 10 defa yükseltilmiş ve her defasında, eski emeklilerin göstergeleri, yeni göstergelere intibak ettirilerek yükseltildiğinden gösterge tablosundan aylık bağlananların kendi aralarında eski-yeni emekli farklılığı söz konusu olmamıştır; ancak, 9.7.1987 tarihine kadar alınacak primler ve bağlanacak aylıkların hesaplanmasında tek gösterge tablosu uygulanmaktayken, bu tarihte yürürlüğe giren 3395 sayılı Yasa ile üst gösterge tablosu adı altında ikinci bir gösterge tablosu uygulamaya konulmuş, bu tarihe kadar 1400 olan ek en yüksek gösterge, 6400'e yükseltilmiş ve üst gösterge tablosu üzerinden emekli aylığı bağlanmaya başlanmıştır.
Daha önce göstergelerde yapılan artışlarda, eski emekliler için yapılan intibak işlemi, üst gösterge tablosu yürürlüğe girdiğinde yapılmadığından, bu defa farklı göstergelerden kaynaklanan, eski, yeni emekli grupları ortaya çıkmıştır. Öte yandan, 1.1.1982 tarihine kadar emekli olanların tümünün aylık bağlama oranları yüzde 70 iken, bu tarihte yürürlüğe giren 2422 sayılı Yasayla, emekli aylığı bağlama oranı, 5000 gün prim ödeyenler için yüzde 60'a indirilmiş ve 5000 günden fazla prim ödenen her 240 gün için bu oranın bir puan artırılması esası getirilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, böylece, prim ödeme gün sayısı eşit olan sigortalılar arasında, aylık bağlama oranı bakımından, 1982 öncesi ve 1982 sonrası olmak üzere, iki emekli grubu oluşmuştur. Buna göre, 5000 gün prim ödemiş bulunan iki sigortalıdan, 1982 tarihinden önce emekli olanın aylık bağlama oranı yüzde 70 iken, 1.1.1982 tarihinden sonra emekli olan diğer sigortalıya yüzde 76 aylık bağlama oranı üzerinden aylık bağlanabilmiştir.
Ayrıca, 9.7.1987 tarihinden sonra gösterge tablosundan emekli olanların aylık bağlama oranlarıyla ilgili yeni bir düzenleme yapılmazken, üst gösterge tablosundan emekli olanların aylık bağlama oranlarının yüzde 50 ilâ yüzde 59,9 arasında olması yönünde düzenleme yapıldığından, aylık bağlama oranları yönünden yeni bir eşitsizlik ortaya çıkmıştır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, eşit şartları taşıyan emeklilerin aylıklarının da eşit olması ilkesinden hareketle, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda bazı değişiklikler yapılması hususunda, Bakanlığımca hazırlanan kanun tasarısında, emeklilerin aylık bağlama oranlarındaki farklılıkları giderecek düzenlemeye yer verilerek, intibak konusunda önemli bir adım atılmıştır. Bu kanun tasarısı Genel Kurul gündemindedir; yani, komisyonlardan geçmiştir.
METİN ŞAHİN (Antalya) – İntibak yok Sayın Bakan...
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NECATİ ÇELİK (Devamla) – Değerli milletvekili arkadaşlarım, göstergeler arasındaki farklılıkları giderecek ve çok daha büyük bir malî kaynağı gerektiren intibak kanunu tasarısı üzerindeki çalışmalar ise tamamlanmış bulunmaktadır. Birkaç gün içerisinde Bakanlar Kuruluna sevk edilecek ve inşallah, bütün partilerin ittifak ettiği bu tasarı en kısa zamanda sonuçlanacaktır diye düşünüyorum.
Bu fırsatı bana verdikleri için, değerli dostum Atilla Mutman Beyefendiye teşekkür ediyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
ATİLLA MUTMAN (İzmir) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Buyurun Sayın Mutman. Yerinizden kısa bir açıklama yapabilirsiniz; çünkü, İçtüzük öyle.
ATİLLA MUTMAN (İzmir) – Sayın Bakana, açıklamalarından dolayı teşekkür ediyorum; fakat, bu, yıllara yönelik bir haksızlık içermekte olan bir olay ve Sayın Bakan, göreve başladıktan hemen sonra bu haksızlıkları giderecek girişimlerde bulunacağını ifade etmişti; oysa, onbir ay oldu, daha kanun tasarısı Meclise gelmedi. Bu, hakikaten, işçi emeklileri arasında büyük farklılık arz etmektedir. Yüzlerce işçi emekli dernekleri bu konunun acilen çözülmesini beklemektedir.
Saygıyla Yüce Meclise sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Mutman.
Zaten, Sayın Bakan da gerekli hazırlıkların yapıldığı, Bakanlar Kurulunun imzasında...
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NECATİ ÇELİK (Kocaeli) – Sayın Başkan, Sayın Mutman'ı tatmin için yerimden...
BAŞKAN – Kürsüye de gelebilirsiniz; İçtüzüğe göre sizin bu hakkınız var; yine 5 dakika konuşabilirsiniz.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NECATİ ÇELİK (Kocaeli) – Çok önemli; izin verirseniz, kürsüden ifade edeyim.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
METİN ŞAHİN (Antalya) – Sayın Başkan, ben, bu konuda, Sayın Bakana bir ufak hatırlatma yapabilir miyim?
BAŞKAN – Efendim, lütfen, sizin şu anda bu soruyla ilgili bir sıfatınız yok.
Sayın Bakan, lütfen, buyurun.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NECATİ ÇELİK (Kocaeli) – Değerli milletvekili arkadaşlarım, özür diliyorum, tekrar söz alma mecburiyetinde kaldım.
Tabiî, Sayın Mutman'ın da ifade ettikleri gibi, doğrudur; Bakan olduktan hemen sonra, bu konuda bir kanun tasarısı hazırlayacağımızı, sevk edeceğimizi ifade ettim. Emeklilere de sözüm var. Ne var ki, biz, gayet tabiî, Hükümetiz; yaptığımız işten mutlaka herkesin tatmin olması, olabildiğince huzur duyması lazım. Üzülerek ifade ediyorum; bildiğiniz gibi, emeklilerin bir cemiyeti, bir de derneği var. Kendilerine söylediğim şudur: Arkadaşlar, Hükümetimizin bu konuda kararlılığı var, iyiniyeti var; oturun bir formülde uzlaşın, o formülü ben tasarılaştırmaya varım. Ne yazık ki, Sayın Mutman, inanınız, şu ana kadar bu iki cemiyet, bu konuda uzlaşma sağlayamamıştır. Benim bürokratlarım suçlanmıştır bu işi savsaklıyorlar diye. Hazineyi de işin içine katarak, daha adil, ne süper emeklileri ne 1982 sonrası emeklileri rahatsız etmeyecek bir formülde uzlaşılsın istiyorum. Bugüne kadar bu konuda tam bir uzlaşma sağlayabildiklerini, ne yazık ki, söyleyemiyorum; ama, şu noktada kararlıyım, işin sonuna geldik, daha fazla, bu işin beklemeye tahammülü olmadığını ben de sizin gibi düşünüyorum ve nerede uzlaştılarsa o uzlaşma noktalarını tasarı haline getirip, Başbakanlığa ve daha sonra Yüce Meclise getireceğimizi ifade ediyorum; tekrar, Muhterem Heyeti saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Soru cevaplandırılmıştır efendim.
8. – Muğla Milletvekili Lâle Aytaman’ın, Gökova Termik Santralinin denize olan olumsuz etkilerinin önlenmesi için alınacak tedbirlere ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/350)
BAŞKAN – 8 inci sırada, Muğla Milletvekili Lale Aytaman'ın, Gökova Termik Santralının denize olan olumsuz etkilerinin önlenmesi için alınacak tedbirlere ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Genel Kurul salonunda yok.
Soru ertelenmiştir.
9. – Ankara Milletvekili Aydın Tümen’in, alınan telefon ücretlerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/351)
BAŞKAN – 9 uncu sırada, Ankara Milletvekili Aydın Tümen'in, alınan telefon ücretlerinde haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Soruyu Sayın Lütfü Esengün cevaplandıracaktır.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 30.10.1996
Saygılarımla.
Aydın Tümen
Ankara
Telefon ücretleri belli sürelerde artırılan kontör sayısına göre alınmaktadır. Söz konusu uygulamada önce kontör artırılmakta, sonra süre işlemektedir. Bu durum ise, konuşmasını bitiren abonenin her zaman parasını ödediği halde konuşamadığı sürenin kalmasına neden olmaktadır. Aboneler konuşmalarını, son atan kontör periyodunun herhangi bir yerinde sonlandırmaktadır. Milyonlarca yapılan görüşmelerde ise, bu sonlandırma yeri orta değere yakındır; yani, ortalama olarak her konuşmada yarım kontörlük süre konuşulmamaktadır. Bu yarım kontörün ücreti ise 1 300 Türk Lirasıdır. Yaklaşık 14,5 milyon abone -1996 Ağustos rakamlarına göre 13,7 milyon normal abone artı 700 bin cep ve mobil telefon aboneleri- olduğu ve 1995 ortalamaları olan, her ay abone başına 35 konuşma düşünülürse, korkunç manzara ortaya çıkmaktadır.
Sorular:
1- Bu durumda, telefon faturalarıyla her ay 600 milyarın üzerinde, halktan, konuşmadıkları halde ücret alındığı doğru mudur? Doğru değilse, gerçek rakam nedir?
2- Bu haksız kazançtan, cep telefonu firmaları olan Telsim ve Türkcell pay almakta mıdır? Alıyorsa, ne kadarını almaktadır?
3- Mevcut telefon santrallarının yüzde 95' inden fazlası otomatik olduğuna göre, konuşmanın başlangıç ve bitiş süreleri ile kademelerini tutmak mümkün değil midir? Mümkünse, niçin yapılmamaktadır?
BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun efendim.
Süreniz 5 dakika Sayın Bakan. Biraz teknik bir soru...
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ankara Milletvekili Sayın Aydın Tümen'in biraz evvel okunan sualine cevap arz ediyorum:
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, tüm hizmetlerinin ücretlendirilmesinde eşitlik ilkesini uygulamaktadır. Telefon konuşmalarında ücretlendirme, konuşmanın başlangıcıyla başlar ve konuşmanın bitiminde de durur. Konuşma süresi içerisinde abonelerin kontörleri, konuşulan yerin mesafesine uygun tarife kademesindeki kontör atışıyla ilerletilir.
Telefon sistemlerimizde, konuşma başlar başlamaz ilk kontör, konuşmanın yapıldığı kademenin gerektirdiği ilk zaman periyodu dolup da ikinci zaman periyodu başladığında ikinci kontör şeklinde devam etme prensibine göre; bir başka ifadeyle, her kontör periyodu için peşin ücretlendirme mantığına göre yapılmaktadır. Bu bahsedilen ücretlendirme sistemi sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada aynen uygulanmaktadır.
Ayrıca, GSM şebekesi abonelerine, tarifesine göre tahakkuk ettirilen ücretler, firmalarla, sözleşmede yer alan hükümler dairesinde bölüşülmektedir.
Saygıyla bilgilerinize arz ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Soru cevaplandırılmıştır efendim.
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Yerinizden kısa bir açıklama yapabilirsiniz.
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Soruyu, Sayın Ulaştırma Bakanı yanıtlasaydı, tabiî, daha çok memnun olurdum.
Sayın Başkan, telefon ücretlerinin kontörle hesaplanması, ücretlendirilmesi konusu üzerinde soru önergemi verdim. Soru önergemde açıkladım. Konu biraz teknik. Genellikle, konuşmalar, kontör üzerinden hesaplanır, ücretlendirilir. Kontör, konuşma başladığı anda atmaya başlar; ama, konuşma bittiğinde kontör bitmeyebilir. Milyonlarca konuşma olduğu için, bu, istatistikî ortalama olarak yarıya tekabül eder; o zamanki hesaplamaya göre 1 300 liraydı, şimdi, kontör başına 3 sent alınmaktadır. Bu milyonlarca konuşmada her yarım kontör kaldığında, milyarlar, hatta trilyonlar, Türk Telekoma kalmaktadır; bundan, Türkcell ve Telsim de faydalanmaktadır. Bu, yazışmalarda vardır, Sayın Bakan isterse gösterebilirim.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, bir şey söyleyecek misiniz efendim?
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın soru sahibi...
BAŞKAN – Buradan da konuşabilirsiniz...
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Buradan arz edeyim.
Sayın soru sahibi, sorusunu tekrar etti, ben de cevabımı tekrar ediyorum: Bütün dünyada uygulanan sistem bu. Eğer, başka bir alternatif, çözüm önerisi varsa onu da Ulaştırma Bakanlığımıza arz etsinler.
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Ben, çözümleri, zaten...
BAŞKAN – Neyse; çözümleri Hükümetin bulması lazım.
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Otomatik santrallar, konuşmanın başlangıcını ve bitimini hesaplayabiliyor. Bu hesaplama yöntemi de alınsın.
BAŞKAN – Yani, konuşma bitince -tabiî, çok teknik konu olduğu için ben bilmiyorum - otomatikman kesilmiyor mu ücret?
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Hayır, kesilmiyor; o kontör sonunda..
BAŞKAN – O zaman, herhalde, teknik onu gerektiriyor, o bakımdan... Neyse, çok teknik...
AYDIN TÜMEN (Ankara) – Hayır efendim, otomatik santrallarla hallediliyor bu.
BAŞKAN – Peki; çok teknik bir soru, Sayın Bakan, kendi takdirleri içinde cevap verdiler, daha fazla cevap vermeye zorlayamayacağımıza göre, burada, soruyu cevaplandırmış gibi kabul ediyorum efendim.
10. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, Aczimendilerin Ankara’daki gösterileri sırasında polisin tutumuna ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/352)
BAŞKAN – 10 uncu sırada, Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, Aczimendilerin Ankara'daki gösterileri sırasında polisin tutumuna ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda olmadığı için soru ertelenmiştir.
11. – Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner’in, Burdur İline bağlı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/353)
BAŞKAN – 11 inci sırada, Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, Burdur İline bağlı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda olmadığı için soru ertelenmiştir.
12. – Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Rize’de meydana gelen afette hasar gören ev, işyeri ve yolların yapımı için tahsis edilecek ödeneğe ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/354)
BAŞKAN – 12 nci sırada, Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in, Rize'de meydana gelen afette hasar gören ev, işyeri ve yolların yapımı için tahsis edilecek ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Sayın Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim. 24.10.1996
Ahmet Kabil
Rize
30 Ağustos 1995 tarihinde Rize'de meydana gelen afette 9 vatandaşımız ölmüş, birçok ev ve işyeri yıkılmış, devlet yolları, il yolları, köy yolları büyük ölçüde hasar görmüştür.
Bu afette, 1995 fiyatlarıyla hasar 800 milyar civarındadır.
Aradan geçen bir yılı aşkın süredir, bu hasar için Rize'ye Acil Destek Fonundan 59 milyar, Köy Hizmetlerinden 125 milyar olmak üzere, sadece 184 milyar yardım yapılmıştır.
Bu defa, 14 Ekim 1996 günü, 19 saatte 179 kilogram/metrekare yağmur yağması neticesi, 144 ev büyük ölçüde hasar görmüş, bazı köyler komple kayma belirtileri göstermiştir.
Soru 1.- 30 Ağustos 1993'te ve 14 Ekim 1996'da hasar gören yollar ve yıkılan evlerin yenilenmesi için gerekli ödenekler ne zaman verilecektir?
Soru 2.- Kayma belirtisi gösteren köyleri korumak için ne gibi bir işlem yapılmıştır?
3. – Ayrı ayrı mahallelerde evleri yıkılan vatandaşlarımızın evleri yenilenecek midir?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
Süreniz 5 dakikadır.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Rize Milletvekili Sayın Ahmet Kabil'in sorusunu cevaplandırmak üzere huzurunuzdayım; hepinize hürmetlerimi arz ediyorum.
Rize İlinde 31 Ağustos 1995 tarihinde meydana gelen su baskını afetinden etkilenip, 7269 sayılı Kanuna göre hak sahibi olan aileler için, 18 yerde 26 konut, 1 işyerinin yeniden yapımıyla; orta hasarlı 3, az hasarlı 4 konutun onarımları 19 milyar 200 milyon lira proje tutarı ve 1996 yılı ödeneğiyle 1996 yılı yatırım programında aynı yıl bitecek şekilde yer almakta olup, ödenekleri iline gönderilmiştir.
Az hasarlı 4 konutun onarımları bitirilmiş, orta hasarlı 3 konutun onarımları ise devam etmektedir. 1995 yılı su baskını afeti nedeniyle Rize İlinin programa girmeyen işi bulunmamaktadır.
13-14 Ekim 1996 tarihinde meydana gelen su baskını ve heyelan afetleri nedeniyle, 7269 sayılı Kanuna göre 72 aile konuttan, 1 aile de işyerinden afetzede kabul edilmiştir. Bu ailelerden talep ve taahhütname alınarak aynı kanuna göre hak sahipliği çalışması yapılması konusunda valiliğe talimat verilmiştir. Bu çalışma sonucunda 7269 sayılı Kanuna göre hak sahibi olacaklara gerekli yardım yapılacaktır.
Ayrıca söz konusu sel felaketi nedeniyle devlet ve il yollarımızda meydana gelen hasarlar, zamanında onarılarak trafiğe açılmıştır.
Genel hayata etkili olmuş veya olması muhtemel afetler nedeniyle zarar gören veya görmesinin muhtemel olduğu teknik raporlarla tespit edilmiş yerlerdeki binalar, 7269 sayılı Kanuna göre nakledilmektedir.
Ayrı ayrı mahallelerde evleri yıkılan vatandaşlarımızdan 7269 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların konutları yapılacaktır; ancak, birden fazla mahallede evi olup da, birden fazla evi hasar görenlere, 7269 sayılı Kanuna göre istediği mahallede 1 ev yapılabilmektedir, 1'den fazla ev yapılması kanunen mümkün değildir.
Köy hizmetleriyle ilgili olarak şu cevabı arz ediyorum: Rize İlinde 30 Ağustos 1995 tarihinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili hasarlar, 31 Ağustos 1995 tarihinde Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Rize Valiliğince intikal ettirilmiştir. Rize İl Müdürlüğüne ait 22 dozer, 7 greyder, 11 yükleyici, 5 kompresör ve 44 kamyon olmak üzere, toplam 99 adet iş makinesi, köy yollarında afetin verdiği zararları gidermeye ve menfez, sanat yapısı ve köprülerin onarım çalışmalarına devam etmiştir.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Köy ve Orman Yolları Daire Başkanlığından 2 inşaat mühendisi görevlendirilmiş olup, inceleme raporu hazırlanmıştır. Ekte sunulan inceleme raporunda belirtildiği gibi, il ve bölge imkânlarıyla hizmete açılamayan Çayeli-Beyazsu, Pazar-Güney, Hemşin-Çamlıtepe-Kantarlı, Çayeli-Armutlu köprülerinin proje çalışmaları tamamlanarak ileriki yıllar yapım programlarına alınacaktır.
Afet esnasında yıkılan ve hasar gören evlerin onarımı ve yeniden yapılması, Bayındırlık ve Afet işleriyle ilgili olup, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüyle ilgisi yoktur. 1996 yılı içinde yapılamayan işlerin, 1997 yılı yatırım programı içerisinde değerlendirilmesi öngörülmektedir.
Bilgilerinize saygıyla arz ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Sayın Kabil, Sayın Bakan ayrıntılı bir bilgi verdi; anlaşılan devlet bütçesindeki araçlara ayrılan paraların yarısı Rize'ye gitmiş.
AHMET KABİL (Rize) – Hayır, gitmemiş...
BAŞKAN – Sanırım, yerinizden kısa bir açıklama yapacaksınız; buyurun.
AHMET KABİL (Rize) – Sayın Bakan ifade ettiler; yalnız, o 30 Ağustos 1995'teki afette, Çayeli Büyükdere'de 2 çocuğu ve evi sele giden vatandaşımız henüz ev sahibi olmamıştır. Geçen gidişimde -bir ay önce- tekrar telefon edip, faydalı olmadığını ifade ettiler.
Yine il yollarından Pazar-Hemşin, Çayeli-Kaptanpaşa ve Rize-Güneysu yolları, tamamen, zemin olarak normal kotunda değil. Tahkimatlar, sanat yapıları yapılmadan usulen bir geçiş verilmiştir, halen de öyledir. Herhangi bir ilave ödenek gelmemiştir.
Ayrıca, yine, 14 Ekim 1996 tarihinde, Rize-Derepazarı Kirazdağı Köyünde, içerisinde14 ev bulunan 20 dönüm arazi olduğu gibi kaymıştır. Bayındırlık Bakanlığı, onunla ilgili olarak eleman göndermiş; fakat, şu ana kadar müspet netice alınamamıştır.
Yine, her iki hasardan dolayı, beldelerinde zarar gören hiçbir belediye, tutanaklar, 5 Aralık 1992 tarihinde Bayındırlık Bakanlığına gönderilmiş olmasına rağmen, Afet Fonundan bugüne kadar para almamıştır.
Arz ederim.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kabil.
Sayın Bakan, kısa bir açıklama yapabilirsiniz; buyurun.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – Sayın Başkan, muhterem arkadaşlar; Sayın Ahmet Kabil'in soru önergesi, 24 Aralık 1996 tarihini taşıyor. Selafeti ise, 30 Ağustos 1995 tarihinde, yani önergenin verilişinden takriben ondört-onbeş ay önce vuku bulmuş ve işin daha önemli ve enteresan tarafı, bu geçen süre içerisinde, Rize Milletvekili Sayın Mesut Yılmaz'ın Başbakan olduğu dört aylık bir Anayol Hükümeti yaşamış bu Türkiye...
AHMET KABİL (Rize) – Gönderdiğimiz paraları geri aldınız. Beytülmala uzanan elleri kırınız.
BAŞKAN – Sayın Kabil, lütfen müdahale etmeyin.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – O Hükümet zamanında da herhalde hiçbir şey yapılmamış ki, Sayın Kabil, bu soru önergesini verme ihtiyacını duymuş.
Biraz önce arz ettiğim gibi, gerek Bayındırlık ve İskân Bakanlığımız tarafından, gerekse Köy Hizmetlerinin bütün imkânlarıyla, Rize'de afete maruz kalan gerek ev sahibi, gerek işyeri sahibi, gerekse kırsal kesimde yaşayan bütün halkımıza her türlü destek verilmiştir, evleri yapılmıştır; noksanı da varsa, bu sene hepsi yapılacaktır. Rize'de bu afetten dolayı hiç kimse mağdur olmayacaktır.
Saygıyla arz ederim.
BAŞKAN –Teşekkür ederim Sayın Bakan.
AHMET KABİL (Rize) – Sayın Başkan, bir şey arz edebilir miyim?
BAŞKAN – Soru cevaplandırıldı efendim; artık, açıklama hakkınız yok.
AHMET KABİL (Rize) – Efendim, 3,5 aylık dönemde Rize'ye...
BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum, polemiğe gerek yok. İçtüzüğü uyguluyoruz Sayın Kabil, lütfen... Rica ederim...
AHMET KABİL (Rize) – Kamu yatırım harcamalarında en düşük payı alan Rize'ye gönderilen parayı geri aldınız. Beytülmala uzanan elleri kırmak gerekir.
BAŞKAN – Sayın Kabil, bakınız, 1995 Aralığında Tunceli'nin Pülümür ve Nazımiye İlçelerinde deprem oldu; hâlâ hasar tespiti yapılamadı.
Biz, daha hiçbir şeyden şikâyet etmiyoruz.
AHMET KABİL (Rize) – Siz de konuşun Sayın Başkan.
BAŞKAN – İşte, biz, şikâyet etmiyoruz.
Bakın, size bir sürü para gitmiş; hâlâ siz şikâyet ediyorsunuz.
13. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, Ordunun ihtiyacı için et ithal edeceği iddiasına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/355)
BAŞKAN – 13 üncü sırada, Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, Ordunun ihtiyacı için et ithal edileceği iddiasına ilişkin Millî Savunma Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda mı efendim? Yok.
Soru ertelenmiştir.
14. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, E-88 Karayolunun, Yozgat şehir merkezinden geçen bölümüne çevre yolu geçişi yapılıp yapılmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/356)
BAŞKAN – 14 üncü sırada, Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, E-88 Karayolunun, Yozgat şehir merkezinden geçen bölümüne çevre yolu geçişi yapılıp yapılamayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.
Soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Cevat Ayhan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını talep etmekteyim.
Gereğini saygılarımla arz ederim. 5.11.1996
Kâzım Arslan
Yozgat
E-88 Karayolunun, Yozgat şehir merkezinden geçen bölümünde aşırı transit ve şehiriçi trafiği yoğunluğu sebebiyle, çok sık trafik kazaları meydana gelmekte; can ve mal kaybına sebep olmaktadır.
1.- Bu sıkışıklığın ve kazaların önlenebilmesi için, anılan bölgede, birçok benzer yerlerde olduğu gibi, çevre yolu geçişi yapılamaz mı?
2.- Bakanlığınızın bu konuda yapılan bir hazırlığı var mıdır?
3.- Yok ise ne zaman yapılabilir?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
Süreniz 5 dakika Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın sözlü soru önergesine cevap vermek üzere huzurunuzdayım.
Karayolları Genel Müdürlüğümüzün, 1996 yılı çalışma programında, bitümlü sıcak karışım kaplama yapımı global projesi detayında yer alan Yerköy ayrımı, Yozgat-Sorgun yolu, Yozgat geçişi dahil, 1990 yılı içerisinde ihale edilmiş olup, çalışmalar halen devam etmektedir.
Projenin 88-685 arası Yozgat geçişi bölünmüş yol olarak projelendirilmiştir. Söz konusu yolun 1997 yılı yatırım programındaki ödeneği 560 milyar liradır.
Mevcut projenin dışında, Yozgat geçişine alternatif olarak, topografik engeller nedeniyle yeni bir çevre yolu projesi çalışması bulunmamaktadır.
Bilgilerinize saygıyla arz ediyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Sayın Arslan?..
KÂZIM ARSLAN (Yozgat) – Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Soru, cevaplandırılmıştır efendim.
15. – İzmir Milletvekili Atilla Mutman’ın KOBİ’lere verilecek krediler için aranan şartlara ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/357)
BAŞKAN – 15 inci sırada, İzmir Milletvekili Atilla Mutman'ın, KOBİ'lere verilecek krediler için aranan şartlara ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda olmadığı için, soru ertelenmiştir.
16. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın, yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/359)
BAŞKAN – 16 ncı sırada, Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan'ın, yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Başbakan veya yerine cevap verecek Sayın Bakan?.. Yok.
Sayın Başbakan veya yerine cevap verecek Sayın Bakan Genel Kurul salonunda olmadığı için, soru ertelenmiştir.
17. – Muğla Milletvekili Lale Aytaman’ın, Bodrum Havaalanına gelecek yolcuların ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/360)
BAŞKAN – 17 nci sırada, Muğla Milletvekili Lale Aytaman'ın, Bodrum Havaalanına gelecek yolcuların ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Turizm Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan Genel Kurul salonunda olmadığı için soru ertelenmiştir.
18. – Muğla Milletvekili Lale Aytaman’ın, Bodrum-Milas karayolu güzergâhı üzerinde raylı bir sistemin kurulmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin Ulaştırma Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı Lütfü Esengün’ün cevabı (6/361)
BAŞKAN – 18 inci sırada, Muğla Milletvekili Lale Aytaman'ın, Bodrum-Milas karayolu güzergâhı üzerinde raylı bir sistemin kurulmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi vardır.
Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?..
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Buradayım Sayın Başkan.
BAŞKAN – Soruyu cevaplayacak Sayın Bakan burada.
18 inci sıradaki soruyu okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki yazılı sorularımın Ulaştırma Bakanı tarafından, İçtüzüğün 96 ncı maddesi uyarınca, sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr. Lale Aytaman
Muğla
Bodrum'da yapılmakta olan uluslararası havaalanının 1997 Mart ayında hizmete açılacağı belirtilmektedir. Bodrum-Milas ve hinterlandının turizm hareketliliğini büyük ölçüde artıracağını umduğumuz bu uluslararası havaalanı açıldığında, büyük uçaklarla zaman zaman arka arkaya bölgeye gelecek olan yüzlerce turistin Bodrum ve Milas istikametlerine taşınmaları, mevcut sadece iki hatlı, gidiş-geliş ve şu andaki trafiği de yetersiz olan karayolundan yapılacaktır.
Bodrum Havaalanı açıldıktan sonra, yolcuların sağlıklı bir şekilde konaklayacakları tesislere ulaştırılmaları için:
1- Muğla Valiliğince önerilen ve DLH tarafından incelenerek uygun görülen bu en önemli turistik güzergâh üzerine raylı bir sistemin kurulması düşünülmekte midir?
2- Bakanlığınızca, bu sistemin dışında da alternatif çalışmalar yapılmakta mıdır?
BAŞKAN – Soruyu cevaplandırmak üzere, Devlet Bakanı Sayın Lütfü Esengün; buyurun efendim.
DEVLET BAKANI LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sayın Lale Aytaman'ın sorusunu cevaplandırmak üzere söz almış