DÖNEM : 20 CİLT : 23 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
72 nci Birleşim
25. 3. 1997 Salı
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. — GELEN KÂĞITLAR
III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. — Kocaeli Milletvekili Halil Çalık’ın, öğretmenevlerinin satışına ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’ın cevabı
2.—Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş’in, TBMM Parlamento Heyetinin TürkCumhuriyetlerine yaptığı geziye ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Nevzat Ercan’ın cevabı
3. —Yozgat Milletvekili Lutfullah Kayalar’ın, ekonomik alandaki son duruma ilişkin gündemdışı konuşması
B)TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. —Bosna-Hersek’e gidecek olan Devlet Bakanı Sabri Tekir’e, dönüşüne kadar, Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/721)
2.—Almanya’ya gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Bahattin Şeker’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/722)
3. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek’e, dönüşüne kadar, Devlet BakanıIşılay Saygın’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/723)
4. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Çevre Bakanı M. Ziyattin Tokar’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/724)
5. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı Mustafa Kalemli’nin vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/725)
6. —Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı H. Ufuk Söylemez’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/726)
7. —Romanya’ya gidecek olan İçişleri Bakanı Meral Akşener’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Bekir Aksoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/727)
8. —Hatay Milletvekili Levent Mıstıkoğlu’nun, (6/439) numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/151)
9.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, (6/454, 455, 456) numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/152)
10.—TBMM Başkanının, Yunanistan Meclis Başkanının davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/728)
11.—İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/173) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/153)
IV.—ÖNERİLER
A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. —Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine 348 saat geçmeden başlanılması ile Genel Kurulun 26.3.1997 ile 11.4.1997 tarihleri arasında çalışma gün ve saatlerinin yeniden belirlenmesine, Salı ve Çarşamba günkü birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesine ve Cuma günleri yalnızca kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine ilişkin RP ve DYP Gruplarının müşterek önerileri
V.—GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A) GÖRÜŞMELER
1.—Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının, Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve maddî ilişkilerinin araştırılarak, iddia edilen hukukdışı malî kaynaklarının tespiti amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/63) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı :195)
VI. —SEÇİMLER
A)KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1.—Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VII. —SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.—Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli Belediyesinin Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşturulmasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/275)
2.—Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Pamukkale Elektrik Dağıtım A. Ş. adıyla bir şirket kurulmasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/276)
3. —Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli İline bir kültür sitesi yapılmasına ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/277)
4. —Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli İlinde yapımı devam eden görme özürlüler okuluna ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/278)
5. —İzmir Milletvekili Zerrin Yeniceli’nin, ilaçtan alınan KDV’nin kaldırılmasına ve ilaç reklamlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/281)
6.—Çanakkale Milletvekili Hikmet Aydın’ın, Etimesgut Belediyesince Eryaman 4. Etap konutlarına yapı kullanma izninin verilmeyiş nedenine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/282)
7.—Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli İlinde bir Gümrük Müdürlüğü Hizmet Binası ve Sundurması yapımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/267)
8. —Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli İlinde bir gümrük kimyagerliğinin kurulmasına ilişkin Devlet Bakanınadan sözlü soru önergesi (6/268)
9.—Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Honaz Dağı’na bir kayak merkezi tesisi yapılmasına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/279)
10.—Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Çay Kurumundan kuru çay alan ve bedelini ödemeyen bir bayilere ilişkin Devlet Bakanından sözlü sorusunun yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması (6/283)
11. —Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Çay Kurumundan kuru çay alan ve bedelini ödemeyen bir bayie ilişkin Devlet Bakanından sözlü sorusunun yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması (6/284)
12. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, havadan orman alanı renkli fotoğraf çekimi ile ilgili ihalede yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/285)
13. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Başbakanın Konya mitinginde, Konya Valisinin protokol kurallarına uygun davranmadığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/287)
14. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, gerçekleştirilmesi vaad edilen icraatların hangi kaynaklardan karşılanacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/289)
15. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Türkiye -İsrail Askerî Eğitim Anlaşmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/290)
16. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Kürt Parlamentosu adı altındaki toplantıların önlenmesi için yürütülen çalışamalara ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/291)
17. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Irak’taki Türkmenlerin durumlarına ve Türkiye’ye gelenlerinin oturma ve çalışma izinlerine ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/292)
18. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Kuzey Irak’ta insanî yardım adı altında faaliyet gösterdikleri iddia edilen casusluk kuruluşlarına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/293)
19.—Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, gayriresmî RP’li bir heyetin Suriye’li yetkilerle görüştükleri iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/294)
20. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, RP’li heyetin İran’ı, Dışişleri Bakanlığının bilgisi dışında ziyaret ettiği ve yetkililerle görüştüğü iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/297)
21. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Diyarbakır Devegeçidi Barajının ham petrol ve kimyasal madde atıklarıyla kirletildiği iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/298)
22. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Türkiye Motor Sanayii (TÜMOSAN)’ın Türkiye traktör üretimindeki payına ve zarar nedenine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/299)
23. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, hazine arazilerine RP’ye yakınlığı ile bilinen grupların talip olduğu iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/300)
24. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Sıvas Belediyesine aktarılan para miktarına ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/301)
25. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, kaybolan insanların bulunması için yapılan çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/302)
26. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, ithalat ve ihracatımızın durumuna ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakakından sözlü soru önergesi (6/303)
27. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Antbirlik’te çalışmadan maaş aldıkları iddia edilen kişilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/304)
28. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, et ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/305)
29. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, pamuk üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/306)
30. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, devlet televizyonunun bir kanalında Kürtçe yayın için hazırlık yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/307)
31. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, kamu kurum ve kuruluşlarında yapılaması düşünülen atama ve nakillere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/308)
32. —Yalova Milletvekili Yaşar Okuyan’ın, Güllük Karakolunun İran askerlerince tarandığı iddialarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/309)
B)YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.—Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, bazı projelere ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Ömer Barutçu’nun yazılı cevabı (7/2074)
2. —İzmir Milletvekili Metin Öney’in, itfaiye çalışanlarının fazla çalışma ücretlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Meral Akşener’in yazılı cevabı (7/2114)
3.—Adana Milletvekili Orhan Kavuncu’nun, İstanbul -İsa Yusuf Alptekin Parkı hakkında gizli ibareli gönderilen bir yazıya ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’in yazılı cevabı (7/2117)
4. —Tokat Milletvekili Hanefi Çelik’in, bir dergide Birlik Partisiyle ilgili çıkan habere ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Turhan Tayan’ın yazılı cevabı (7/2132)
5.—İzmir Milletvekili Hakan Tartan’ın, yurt dışından nükleer atık ve kimyasal madde sokulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre Bakanı Ziyattin Tokar’ın yazılı cevabı (7/2142)
6.—Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler’in, yurt dışından nükleer veya kimyasal atık sokulduğu iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre Bakanı Ziyattin Tokar’ın yazılı cevabı (7/2143)
7.—Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, S.H.Ç.E.K.’na bağlı yuva ve geliştirme yurtlarındaki sağlık personeline ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Sacit Günbey’in yazılı cevabı (7/2146)
8.—Antalya Milletvekili Yusuf Öztop’un, pamuk üretiminin artırılmasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/2151)
9.—Çanakkale Milletvekili A. Hamdi Üçpınarlar’ın, casinolarda kredili talih oyunları oynatılıp oynatılmadığına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in yazılı cevabı (7/2152)
10.—Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, 53 üncü Hükümetin Rize’ye ayırdığı ödeneğin bir kısmının Hükümetiniz tarafından geri alındığı iddiasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Abdüllatif Şener’in yazılı cevabı (7/2169)
11. —Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz’ın, Adalet Bakanı tarafından kullanılan yabancı menşeli otomobilin ülkeye girişine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/2179)
12. —Bursa Milletvekili Yahya Şimşek’in, yoksul yörelere yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Sacit Günbey’in yazılı cevabı (7/2186)
13.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, uluslararası E. 80 Karayolunun Sansa Boğazı Geçidinin ıslahına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Cevat Ayhan’ın yazılı cevabı (7/2193)
14.—Rize Milletvekili Avni Kabaoğlu’nun, MKE’nin özel silah fabrikalarına namlu satışına izin verilip verilmeyeceğine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez’in yazılı cevabı (7/2198)
15. —Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Ağrı -Diyadin İlçesinde bulunan kaplıcaların, sosyal tesis ihtiyacına ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in yazılı cevabı (7/2217)
16. —Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz’ın, Bursa Bayındırlık ve İskân İl Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Cevat Ayhan’ın yazılı cevabı (7/2239)
17.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Hatay ve çevresinde meydana gelen depremin neden olduğu zararlara ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Cevat Ayhan’ın yazılı cevabı (7/2244)
VIII. —KOMİSYONLAR BÜLTENİ
1.— 3 Ağustos 1996 tarihinde komisyonlarda bulunan işler ile 28 Şubat 1997 tarihine kadar komisyonlara gelen, neticelenen ve kalan işler
I.—GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak beş oturum yaptı.
Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar, Arnavutluk’ta meydana gelen son gelişmeler konusunda gündemdışı bir konuşma yaptı.
Hatay Milletvekili Mehmet Sılay’ın, Doğu Türkistan’daki son gelişmeler konusundaki gündemdışı konuşmasına Millî Savunma Bakanı Turhan Tayan,
Samsun Milletvekili Ayhan Gürel’in, adliyelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi çalışan personelin yükseköğretim sonrası intibaklarının yeniden yapılarak hak ettikleri dereceye yükseltilmeleri ve özel hizmet tazminatından yararlanmalarına ilişkin gündemdışı konuşmasına da Adalet Bakanı Şevket Kazan,
Cevap verdiler.
Slovakya Millî Meclisinin,
Yunanistan Millet Meclisinin,
Vaki davetlerine, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek Parlamento heyetinde yer alacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkereleri Genel kurulun bilgisine sunuldu.
18.3.1997 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan (10/63) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 195 sıra sayılı, Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantıları ve ilişkileri konusundaki raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasına ve görüşmelerinin,Genel Kurulun 25.3.1997 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının;
1 inci sırasında bulunan 23,
2 nci sırasında bulunan 132,
3 üncü sırasında bulunan 164,
4 üncü sırasında bulunan 168,
Sıra sayılı kanun tasarılarının müzakereleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından, ertelendi.
Yurtdışında Bulunanların Sosyal Güvenlikleri Hakkında Borçlanma Kanunu Tasarısının (1/569) (S. Sayısı :209) görüşmelerinin tamamlanmasından sonra yapılan açık oylaması sonucunda,
Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ile Belediye Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/612, 2/409, 2/522, 2/466, 2/547)(S. Sayısı :247) yapılan görüşmelerden sonra,
Kabul edildikleri ve kanunlaştıkları açıklandı.
Refah Partisinin Süleyman Mercümek’le bağlantıları ve maddî ilişkileri konusundaki Meclis araştırması komisyonu raporuyla diğer denetim konularını görüşmek için, 25 Mart 1997 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 23.00’te son verildi.
Uluç Gürkan
Başkanvekili
Fatih Atay Zeki Ergezen
Aydın Bitlis
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. —GELEN KÂĞITLAR
21.3.1997 CUMA
Sözlü Soru Önergeleri
1.—Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan’ın, SSK İnegöl Hastanesinin ne zaman hizmete açılacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/486) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
2.—Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan’ın, taksi şoförlerine yönelik saldırılara karşı alınacak tedbirlere ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/487) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
Yazılı Soru Önergeleri
1.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya -Manavgat’a bağlı Sülek Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2326) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
2.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Gebece Köyünün yoluna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2327) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
3.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Belenobası Köyünün içme ve sulama suyu sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2328) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
4.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Belenobası Köyünün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2329) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
5.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Gebece Köyünün sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2330) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
6.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Gebece Köyünün ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2331) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
7.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Gebece Köyüne ilköğretim okulu açılıp açılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2332) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
8.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Belenobası Köyüne ilköğretim okulu açılıp açılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2333) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
9.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Antalya-Manavgat’a bağlı Yaylaalan Köyüne sağlık ocağı açılıp açılmayacağına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2334) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
10.—Bolu Milletvekili Avni Akyol’un, Bolu -Abant İzzet Baysal Üniversitesi hakkında basında yer alan bazı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2335) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
24.3.1997 PAZARTESİ
Tasarı
1.—Özelleştirme Uygumalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/588) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
Teklifler
1.—Batman Milletvekili Faris Özdemir’in; Karayolları Trafik Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/733) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :13.3.1997)
2. —İzmir Milletvekili Atilla Mutman ve 10 Arkadaşının; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/734) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :13.3.1997)
3. —Bingöl Milletvekili Hüsamettin Korkutata ve 15 Arkadaşının; 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 29.8.1996 gün ve 4178 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici Madde 9’da Yer Alan Sürenin Uzatılmasına Dair Kanun Teklifi (2/735) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :13.3.1997)
4. —Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin; Denizli İlinde Büyükşehir Belediyesi Kurulması ve İl Merkezinde Sevindik, Kınıklı, Gümüşler ve Başkarcı Adıyla Dört İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/736) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi :14.3.1997)
5. —Çanakkale Milletvekili A. Hamdi Üçpınarlar ve 5 Arkadaşının; Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/737) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :17.3.1997)
6.—Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un; İl Özel İdaresi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/738) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
7.—İstanbul Milletvekili Yusuf Pamuk’un; Halkalı Adında Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/739) (İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi :19.3.1997)
Sözlü Soru Önergeleri
1.—Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Rize’de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynaklarının kullanımında partizanlık yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/488) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
2. —Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan’ın, yerel basın kuruluşlarına yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/489) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
3. —Bursa Milletvekili Feridun Pehlivan’ın, Şili seyahatine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/490) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
4. —İzmir Milletvekili Metin Öney’in, Ege Denizinde izinsiz trol avcılığı yapıldığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/491) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
Yazılı Soru Önergeleri
1.—Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, çocuk mahkum ve tutuklularına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2336) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
2.—Tokat Milletvekili Ahmet Fevzi İnceöz’ün, Tokat Merkez Emirseyit PTT’sine fiber optik kablo sisteminin ne zaman yapılacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2337) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
3.—Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, özel teşvik uygulanan ve ucuz kredi verilen kuruluşlara ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2338) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
4.—Manisa Milletvekili Abdullah Akarsu’nun, Emlak Bankası’nın Edirne -TV’ye reklam verdiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2339) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
5.—Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar’ın, Sayısal Loto oyununun yasaklanıp yasaklanmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2340) (Başkanlığa geliş tarihi :20.3.1997)
25.3.1997 SALI
Sözlü Soru Önergeleri
1.—Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, nüfus planlamasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/492) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
2.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, Bingöl -Yedisu İlçesine Tapu Sicil Memurluğu kurulup kurulmayacağına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/493) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
3.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, Erzincan’a bağlı bazı yerleşim birimlerinin grup şebekesi ve otomatik telefon ihtiyaçlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/494) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
4.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, Erzincan’a bağlı bazı köylerin yoluna ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/495) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
5.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, Erzincan’a bağlı bazı yerleşim birimlerinin köprü ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/496) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
Yazılı Soru Önergeleri
1.—Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı’nın, hekimlerin fiilî hizmet müddetinden faydalanamamasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2341) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
2.—Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan’ın, M.S.B. ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin istisnaî memur kadrolarına ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2342) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
3.— Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, namaz ibadetine ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2343) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
4.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Üniversitelere verilen kadro kullanım izinlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2344) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
5.—Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, kamu avukatlarının özlük haklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2345) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
6.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, bazı savcılara sağlanan imkânlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2346) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
7.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, İskenderun Demir Çelik Fabrikasına eleman alınıp alınmayacağına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2347) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
8.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2348) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
9.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, yurt dışında görev yapan Bakanlık personeline ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2349) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
10.—Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, İskenderun’da bulunan bir binanın kiraya verilip verilmediğine ilişkin Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2350) (Başkanlığa geliş tarihi :21.3.1997)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan
Yazılı Soru Önergeleri
1.—Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya’da bazı alanlara cami yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2081)
2.—Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Ege Boru Hattı Projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2084)
3. —Balıkesir Milletvekili Hüsnü Sıvalıoğlu’nun, bir danışmanına sendika kurma görevi verilip verilmediğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2085)
4.—Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz’ın, otomotiv ihracatını artırma projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2088)
5. —İzmir Milletvekili Hakan Tartan’ın, SSK’nun kurum dışı tedavi merkezlerine yaptığı ödemelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2089)
6.—Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli’nin, Ereğli Demir Çelik Fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda bir ABD firmasıyla yapılan temaslara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2090)
7.—İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kamu Bankalarınca Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanına ve ortak olduğu şirketlere verilen kredilere ilişkin Devlet Bakanından (Ufuk Söylemez) yazılı soru önergesi (7/2091)
8.—İzmir Milletvekili Işın Çelebi’nin, resmî uçağı şahsî işlerinde kullandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2093)
9.—Artvin Milletvekili Süleyman Hatinoğlu’nun, Orman Bakanlığına ait bir helikopterle tatile gittikleri iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2094)
10. —Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, pompalı silahlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2096)
11. —Sıvas Milletvekili Mahmut Işık’ın, Sıvas’ın Cemevi, Ozanlar Evi, Aşıklar Evi ve kilise ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2097)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
Tarih : 25 Mart 1997 Salı
BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN
KÂTİP ÜYELER : Ahmet DÖKÜLMEZ (Kahramanmaraş), Kadir BOZKURT (Sinop)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72 nci Birleşimini açıyorum.
Değerli arkadaşlarım, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç değerli milletvekili arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. — Kocaeli Milletvekili Halil Çalık’ın, öğretmenevlerinin satışına ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı ilk konuşma, Demokratik Sol Parti Kocaeli Milletvekili Sayın Halil Çalık tarafından yapılacak.
Sayın Çalık, öğretmenevlerinin satışı ile ilgili olarak gündemdışı söz talebinde bulunmuştur.
Buyurun Sayın Çalık. (DSP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öğretmenevlerinin satışı hakkında gündemdışı söz almış bulunuyorum; bunun için hepinize saygılar sunuyorum. Yalnız, sözlerime başlamadan önce, dün Bursa'da yaşanan bir olayı belleklerinize sunmak ve size bilgi vermek istiyorum.
22 Mart-29 Mart 1997 tarihleri arasında, Kamu Emekçileri Sendikasının Türkiye'de almış olduğu karar çerçevesi içinde Bursa'da dün yapılan eylemde, eyleme başlamadan önce, çoğunluğu öğretmen olan emekçileri, ne olduğu, nasıl yaptığı belirsiz bir şekilde gözaltına alanları kınıyorum.
Değerli arkadaşlarım, öğretmenevleri, 1981 yılından itibaren eğitim ordumuza sosyal hizmet vermek amacıyla kurulmaya başlamıştır; geçen süre içinde fonksiyonları ve amaçlarındaki çeşitlemeler ile hizmetlerindeki nitelik artışına paralel olarak kurumsal seviyede hızlı bir artış göstermiştir. Bugün, sayısal olarak 545 öğretmenevi, 216 öğretmen lokali olmak üzere, toplam 761 kurumuyla öğretmenevleri, yaklaşık 13 bin yatak kapasitesine ulaşmıştır. Öğretmenevlerinin 197 tanesi kiralık, 20 tanesi de hayırseverlerin bağışı sonucu elde edilen binalarda hizmet vermektedir.
Değerli arkadaşlarım, bu kurumların ayrıca sosyal hizmet fonksiyonları da vardır. Bunların başında hizmetiçi eğitim gelmektedir. Bilindiği gibi, 520 bin kişilik eğitim ordusuna, sadece, merkezden planlanan bir hizmetiçi eğitim programıyla hizmet götürmek olanaksızdır. Bakanlık, bu yoldan hareketle, 1990 yılı başından itibaren il ve ilçeler seviyesinde hizmetiçi faaliyetlerine ve hizmetiçi eğitimin gerçekleştirilmesine karar vermiş olup, bu faaliyetlerin merkezi olarak da öğretmenevlerini tespit etmiştir. Öğretmenevleri, böylece, yaz-kış kesintisiz olarak, il ve ilçe hizmetiçi eğitim faaliyetlerinde gerek fizikî gerek yönetim olarak kaynak sağlamıştır. Buna ilave olarak, öğretmenevlerinin birçoğu akşam sanat okulu statüsüne geçirilerek, dönersermayeli bir işletme yapısına dönüştürülmüş ve bu kurumlarda meslek kursları düzenlenerek yaygın eğitim fonksiyonu da yerine getirilmektedir; otelcilik ve turizm eğitimi konularında yaygın eğitim yapılmaktadır. Buna bağlı olarak, kursiyerlerin ücretleri, beceri eğitimiyle birlikte, hizmet üretimine de doğrudan katkı sağlanmaktadır. Ayrıca, dönersermaye işletmesi vasıtasıyla, hizmet üretiminde bulunan eğitim kursiyerlerine de ücret ödemek suretiyle ekonomiye ciddî katkı sağlanmaktadır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şunu çok net olarak söyleyebiliriz ki, öğretmenevlerinin, diğer bakanlıkların, kamu iktisadî teşebbüslerinin misafirhane, eğitim merkezi, memurevi, sosyal tesis gibi değişik tanımlarla anılan kurumlarına paralel ve aynı gözle görülmesi olanaksızdır. Öğretmenevleri, diğer kurumlar gibi malî destekli, personel katkısıyla hizmet veren kurumlar değildir. Bu kurumlar, sadece, yapı-tesis aşamasında devlet desteğiyle tamamlanmakta, hizmete geçtiği andan itibaren de kendi kaynaklarıyla kendisini çevirmektedir ve Bakanlığa kesinlikle yük olmamaktadır.
Değerli arkadaşlarım, bunlar, doğal üyesi olan öğretmenlerin aidatlarıyla ve hayırsever yurttaşlarımızın katkısıyla yaşamını sürdürmektedir. Bütün bunlara ilave olarak, işin her şeyi ekonomi değildir; bir de manevî yönü vardır. Ülkemizin ücra köşelerinde, büyük özveriyle göreve giden öğretmenlerimize ilk hizmet kapısını öğretmenevleri açmaktadır. Öğretmenlerimizin, güvenlik açısından ikâmet edebilecekleri yerler sadece öğretmenevleridir. Köy öğretmenlerinin, hafta sonlarında, banyo yapabilecekleri...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Çalık, konuşmanızı tamamlayın efendim.
HALİL ÇALIK (Devamla) – ... yalnızca güvenlik açısından rahat ikâmet edebilecekleri yerler, kalabilecekleri yerler öğretmenevleridir. Değerli arkadaşlarım, hal böyle olunca, Hakkâri'deki, Tunceli'deki, Kütahya'daki, Erzincan'daki il ve ilçelerdeki öğretmenevlerini satmak hangi vicdana sığar, hangi insanlığa sığar; sizlerin vicdanınıza havale ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu yapılan hareket, eğitim ordusuna yapılan en büyük ihanetlerden biridir. Geçtiğimiz ekim ve kasım aylarında, bu satış gündeme gelmişti. Bu satış gündeme geldiği zaman, ben, sözlü ve yazılı önergeyle, Mecliste gündeme getirdim. Ancak, Sayın Bakan, satılmayacağı yönünde, hem yazılı hem sözlü olarak bize yanıt verdiler; ancak, son günlerde tekrar gündeme geldi. Değerli arkadaşlarım, sizlerden rica ediyorum; çıksın, Sayın Maliye Bakanı veya Sayın Başbakan, satılıp satılmayacağı yönünde kamuoyuna deklare etsin, kimseyi umutsuzluğa sürüklemesin. 520 bin kişilik ordusu olan emekçi kesimi, hiçbir siyasal iktidar, hiçbir demokratik kitle örgütü, hiçbir yönetici görmezlikten gelmemelidir, gelemez de.
Değerli arkadaşlarım, sonuç olarak, kurumlarımızın, hâkimevi, orduevi, polisevi gibi aynı kapsama alınıp, aynı kapsamda değerlendirilmesini rica ediyorum. Ulu Önder Atatürk "Milleti, yalnız ve ancak öğretmenler kurtarır" diyor ve ülkemizin gerçek kurtuluşunu öğretmenlerden bekliyordu. Yine, Atatürk "Bir toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanıysa öğretmenlerdir" diyor ve bu sözden hareketle, 520 bin kişilik eğitim ordusunu hiç kimse görmezlikten gelemez.
Bu düşüncelerle, sizleri göreve davet ediyorum, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DSP, ANAP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Kocaeli Milletvekili Sayın Halil Çalık'a teşekkür ediyorum.
2.—Kırşehir Milletvekili Cafer Güneş’in, TBMM Parlamento Heyetinin TürkCumhuriyetlerine yaptığı geziye ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Nevzat Ercan’ın cevabı
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, gündemdışı ikinci söz, Kırşehir Milletvekili Sayın Cafer Güneş'in. Sayın Güneş, Türk cumhuriyetlerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi heyetinin yaptığı geziyle ilgili söz isteminde bulunmuşlardır.
Buyurun Sayın Güneş. (RP ve DYP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır Sayın Güneş.
CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Kalemli Başkanlığında 11-20 Mart 1997 tarihleri arasında, Refah Partisinden Sayın Abdülkadir Aksu ve Cafer Güneş, Doğru Yol Partisinden Sayın Abdulkadir Akgöl, Anavatan Partisinden Sayın Ataullah Hamidi, Demokratik Sol Partiden Sayın Cafer Tufan Yazıcıoğlu, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Atilâ Sav arkadaşlarımızın katılımıyla gerçekleşen ve Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan cumhuriyetlerini kapsayan gezi hakkında bilgi vermek ve o kardeşlerimizin selamlarını sizlere iletmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Sayın Başkanı ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiyemizi, hem ekonomik yönden hem de dini, dili ve kültürü yönünden yakından ilgilendiren bu ülkelere, bundan önceki gezilerin çok büyük faydasının olduğunu gördük. Oralara, rahmetli Cumhurbaşkanımız Özal'ın gitmesi, Sayın Süleyman Demirel'in ve bakanlarımızın gitmesi büyük takdir toplamıştır. Aynı şekilde Parlamento heyetimizin de gitmesi, oradaki vatandaşlarımızı ve o devletleri son derece sevindirmiş; yani, Türkiye, buraları en yüksek seviyedeki temsiliyle iyi niyetini göstermiştir.
Değerli arkadaşlar, bu 5 kardeş ülkenin 5'i de yeni anayasalarını 1992 ve 1993 yıllarında halkoyuna sunmuşlar, böylece, kapalı rejimlerden vazgeçtiklerini, demokrasiyi istediklerini ilan etmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti de, bu kardeş ülkeleri, bağımsızlıklarını ilan eder etmez hemen tanımış ve büyükelçilerini atamıştır. Bu hareket, Türkiye'nin yapması gereken bir hareketti, Türkiye'den de bu bekleniyordu. Bu da, kardeş devletleri oldukça sevindirmiş ve duygulandırmıştır.
Bu arada, Sayın Abdülkadir Aksu, Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı olması sıfatıyla, ziyaret ettiğimiz devletlerin devlet başkanları ve başbakanlarına, özellikle Başbakanımız Sayın Necmettin Erbakan'ın selamlarını iletmiş ve onların bu selamdan memnun olmaları Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını memleketlerine davet etmelerini arkasından getirmiştir.
Sayın milletvekileri, Meclis Başkanımız başkanlığındaki heyet, Türkmenistan'da, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Aşkabat Türk ilkokul ve anaokulunu ziyaret etmiştir; Kazakistan'da, Senato Başkanı, Millet Meclisi Başkanı, Kazakistan Parlamentosunda konuşma, Cumhurbaşkanıyla görüşme, Türk işadamlarıyla görüşme, Ahıska Türkleriyle görüşme, Hoca Ahmet Yesevî Üniversitesini ziyaret ve öğrencilerle görüşmeyi gerçekleştirmiştir; Kırgızistan'da, Halk Temsilciler Meclisi Başkanıyla görüşme, Cumhuriyet Parlamentosu Yasama Meclis Başkanıyla görüşme, Dışişleri Bakanıyla görüşme, Kırgız Parlamentosunda konuşma, Cumhurbaşkanıyla görüşme ve Başbakanıyla görüşmeyi gerçekleştirmiştir; Özbekistan'da, Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür; Azerbaycan'da, Meclis Başkanıyla görüşme, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Azerbaycan Millet Meclisine hediye olarak yaptığı kütüphanenin açılışı, Millî Mecliste konuşma ve Cumhurbaşkanıyla görüşme yapılmıştır.
Bu konuşma ve görüşmelerde, okullar mutlaka her ülkede ziyaret edilmiş, okulların dertleri dinlenilmiştir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, bu kardeş ülkeler bizim demokrasi deneyimimizden faydalanmak istiyorlar, bizimle sağlıklı ilişkiler kurmak istiyorlar; bunu da yaptığımız kanaatindeyim. Belirttiğim gibi, devletin en yüksek makamlarınca ziyaret edilmesi, bunun bir göstergesi olmuştur.
Değerli arkadaşlar, Türkiyemiz, coğrafî açıdan son derece güzel bir yerdedir; bir tarafta Avrupa, diğer tarafta İslam ülkeleri, bir tarafta da Türk Cumhuriyetleri... İsabetli politikalar takip edilirse, 21 inci Yüzyıl, Türkiye açısından çok önem arz edecektir. Bu 5 kardeş ülke, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından çok zengindir; petrol, doğalgaz, pamuk, altın, bunların başlıcalarındandır ve toplam 56 milyon nüfus, 4 milyon kilometrekare toprak, 20 milyar dolar da dışticaret hacmi mevcuttur. Çok hızlı gelişme ve kalkınma kaydeden bu ülkeler, Türkiye'ye son derece sempatiyle bakmaktadır.
Değerli arkadaşlar, Meclis Başkanımız Sayın Kalemli, resmî görüşmelerde şu üç konu üzerinde durmuştur:
1. Devletlerarası ilişkiler
2. İşadamlarının ilişkileri
3. Eğitim sahasındaki ilişkiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Güneş, konuşmanızı tamamlayın efendim.
CAFER GÜNEŞ (Devamla) – Devletler arasında ilişkiler zaten vardır, daha da kuvvetlenerek devam edecektir, etmelidir; bu çalışmalar ve geziler de bu yöndedir.
İşadamlarımız çok büyük atılım içerisindedir; yatırım yapmaktadırlar ve bu kardeşlerimizin çeşitli istekleri vardır: "Resmî heyet, önce işadamlarıyla, sonra devlet erkanıyla görüşsün, bizim dertlerimizi oraya taşısın" diyorlar; heyet adına Başkanımız da, gerekli açıklamaları yapmış ve raporlarını ilgili yerlere ileteceğini belirtmiştir.
Eğitim sahasındaki çalışmalar ise, son derece başarılı bir seyir takip etmektedir; gerek Türkiye cumhuriyeti gerekse diğer kardeş ülkeler, gerekli ilgi ve alakayı göstermektedir; bu okulların ve öğrencilerin sıkıntıları da rapor edilerek ilgili yerlere bildirilmek üzere programa alınmıştır. Kapalı rejim, devletleri, kendi arasında dil farklılıkları koyarak anlaşılmaz hale getirmiştir. Bu okullarımız sayesinde, Türk cumhuriyetleri arasında dil birliği sağlanmaktadır; çok değil, on yıl sonra, bu coğrafya üzerinde aynı dili konuşan büyük bir kitle olacak, kalkınma hızlanacaktır, kültür birliği sağlanacaktır.
Bu kısa zamanda anlatacaklarım bunlardır. Tekrar, Türk cumhuriyetlerinde yaşayan kardeşlerimizin selamlarını iletiyor, Yüce Meclisi ve Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Kırşehir Milletvekili Sayın Cafer Güneş'e teşekkür ediyorum.
DEVLET BAKANI NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Sayın Başkan, söz istiyorum efendim.
BAŞKAN – Hükümet adına, gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Nevzat Ercan söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Kalemli'nin, Türk cumhuriyetlerine yaptıkları geziyle ilgili olarak, Kırşehir Milletvekilimiz Sayın Cafer Güneş'in gündemdışı yaptığı konuşmaya, Hükümet adına cevap vermek üzere huzurlarınızdayım.
Değerli Başkan, muhterem milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Kalemli, beraberinde, Millet Meclisinde grubu bulunan siyasî parti temsilcisi milletvekillerinden oluşan bir heyetle birlikte, 11-20 Mart 1997 tarihleri arasında Türkmenistan'ı, Kazakistan'ı, Kırgızistan'ı, Özbekistan'ı ve Azerbaycan'ı ziyaret etmiştir.
Söz konusu ziyaret, Orta Asya ülkeleriyle çeşitli alanlarda sürdürülen ikili ve ayrıca, bölge ülkelerinin tümünün katıldıkları bölgesel yakınlaşma ve bütünleşme süreci çerçevesinde, parlamentolar arasında işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma yolunun açılmasının ve böylelikle, hükümetlerin izledikleri politikaların yanı sıra, halkların temsilcisi olan parlamentoların da birbirleriyle daha sıkı ilişki içine girmelerinin temini amacıyla düzenlenmiştir.
Ziyaret edilen ülkelerde, devlet başkanları tarafından kabul edilen Sayın Meclis Başkanımız, bu vesileyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın birer yazılı mesajını devlet başkanlarına tevdi etmiş, adı geçen ülkelerin parlamentolarında konuşmalar yapmış; ayrıca, meclis başkanlarıyla görüşmelerde bulunmuştur. Sayın Meclis Başkanımız, Kırgızistan'da Başbakan ve Dışişleri Bakanıyla da ayrıca görüşmüştür.
Sayın Meclis Başkanımız, yaptığı görüşmelerin ve millî meclislere hitap konuşmalarının tümünde, aynı dili konuştuğumuz, aynı dine inandığımız, ortak tarihi ve kültürü paylaştığımız bu ülkelerle, saygı esasına dayalı olarak gelişen siyasî, ekonomik, ticarî ve kültürel ilişkilerimizin parlamentolar arasındaki ilişkilere ivme kazandırmak suretiyle daha da pekiştirilmesi arzusunda olduğumuzu vurgulamış, söz konusu ülkelerle dinamik bir gelişme çizgisi izleyen işbirliğinin ve uluslararası platformlarda giderek güçlenen dayanışmanın bu suretle artacağına işaret etmiş, önerilen, parlamentolararası ikili ve bölgesel işbirliğinin herhangi bir başka ülkeyi hedef almadığını belirtmiş, böyle bir oluşumun, bölgenin refahına ve barışına hizmet edeceği inancıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin imkânları dahilinde her türlü yardım ve desteği vermeye hazır bulunduğunu bildirmiştir.
Türk Hava Kuvvetlerinin askerî özel uçağıyla yapılan ziyaret dolayısıyla gidilen ülkelerde başkentler dışında kalan tarihî anıtlara, ki, Türkmenistan'da Merv kentinde Sultan Sencer Türbesi, Kazakistan'ın Türkistan Kentinde Ahmet Yesevî Türbesi ve Külliyesi, Özbekistan'da tarihî Buhara ve Semerkant Kentleri gezilmiş ve ayrıca bu ülkelerde, Türk özel eğitim şirketleri tarafından açılmış üç üniversite ve dört liseye gidilmiştir.
Gezilen okullarda, öğretmen ve öğrenciler tarafından çoşkuyla karşılanan Sayın Meclis Başkanımız, bu vesileyle yaptığı konuşmalarda, Türk okullarında eğitim seviyesinin eriştiği düzeyden duyduğu memnuniyeti ve yabancı öğrencilerin Türkiye'de almakta oldukları ve Türk şirketlerinin bu ülkelerde yaygın biçimde açtığı okullarda verilen eğitimin meyvelerini kısa zamanda vereceğini dile getirmiştir.
Devlet Başkanları tarafından kabulünde ve diğer temaslarda Sayın Kalemli'ye ifade olunan ekonomik ve ticarî konulardaki görüşleri ve talepleri, Hükümetimizin ilgili organlarına aktarılacağı Sayın Meclis Başkanımızca karşı tarafa bildirilmiştir. Bu ülkelerdeki faal işadamlarımızla şahsen görüşen Sayın Meclis Başkanımız, programı elverdiği ölçüde, Kazakistan'da ve Azerbaycan'da iş çevreleri temsilcileriyle birer toplantı yapmıştır.
Gidilen ülkelerde, Ahıska Türkleri temsilcilerini de kabul eden Sayın Meclis Başkanı, temsilcilerin, Türkiye'de, bir yurtta bir bayrak altında toplanma izninin verilmesine dair taleplerini dinlemiştir.
Beş yıl önce, bağımsızlıklarını kazandıklarında kardeş cumhuriyetleri ilk tanıyan, ilk diplomatik ilişki kuran ve bu cumhuriyetler arasında cumhurbaşkanları düzeyinde temaslar sürdüren, yoğun temas ve ilişkileri devam ettiren Türkiye olmuş ve bu ilişki, Türkçe konuşan ülkeler devlet başkanları zirve toplantıları süreciyle çoktaraflı bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Zirve süreci, katılan ülkelere, bölgesel ve uluslararası konularda görüş teatisinde ve dayanışmada bulunma imkânını sağlamaktadır.
Değerli milletvekilleri, benzer şekilde, Orta Asya'da yer alan dost ve kardeş ülkelerin parlamentolarıyla Yüce Meclisimiz arasında karşılıklı yardım ve desteğin sağlanmasının yararlı olacağı düşüncesinden hareketle, ahiren, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan ile birer parlamentolararası işbirliği protokolü imzalanmış bulunmaktadır. Henüz, Özbekistan ve Türkmenistan ile imzalanmamış bulunan protokol taslağı, ziyaret sırasında, adı geçen iki ülke Meclis Başkanlarına verilmiş ve ikili planda başlatılacak ilişkilerin, daha sonraki aşamada çok taraflı işbirliğine dönüştürülmesi isteği dile getirilmiştir.
Parlamentomuzun kendi iradesiyle başlatmak istediği parlamentolararası ilişkilerin, devlet başkanları zirvesinin sağladığı bütünleşme sürecine ve hükümetler arasında sürdürülen politikalara aykırı olmadığı; aksine, bu politikaları destekleyici bir mahiyette bulunduğu değerlendirilmektedir.
Geçiş döneminin güçlüklerini ve totaliter rejimlerin bazı uygulamalarını halen sürdüren Orta Asya ülkelerinde demokratik geleneklerinin henüz tam oturmadığı ve ağırlıklı olarak devlet başkanlarının şahsında toplanan yürütme erkinin yasama erkine nazaran daha güçlü olduğu göz önünde tutulduğunda, bu ülkelerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin başlatacağı ilişkinin, arzulanan seviyeye süratle varmayacağı tahmin edilebilir.
Buna rağmen, yetmişyedi yıllık Parlamento deneyimi olan ülkemizin, bu deneyiminden dost ve kardeş ülkeleri yararlandırması ve özellikle, genç cumhuriyetlerin gereksinim duydukları hukukî ve idarî mevzuatı oluşturmakta, kendilerine, Meclisimizin ilgili birimlerinden bilgi ve belge aktarılmasının yararlı olacağı da ayrıca düşünülmektedir.
Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan Devlet Bakanı Sayın Nevzat Ercan'a teşekkür ediyorum.
3. —Yozgat Milletvekili Lutfullah Kayalar’ın, ekonomik alandaki son duruma ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bugünkü gündemdışı son konuşmayı Yozgat Milletvekili Sayın Lutfullah Kayalar'a veriyorum. Sayın Kayalar, ekonomi alanındaki son durumla ilgili söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Kayalar. (ANAP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
LUTFULLAH KAYALAR (Yozgat) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; özellikle son günlerde, Türkiye gündeminde geri plana atılmış bulunan ekonomiyle ilgili, son üç aylık, yılbaşından bugüne kadarki gelişmeler üzerindeki görüşlerimi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım. Bu vesileyle Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, ekonominin üç aylık performansına göz attığımız zaman, önümüze, gerçekten hepimizin üzerinde önemle durması gereken bazı göstergeler çıkmaktadır. Özellikle, 1996'nın ikinci yarısında, sanayi üretiminde yüzde 8 olan büyüme oranının, üç aylık dönem içerisinde yüzde 5'e düştüğünü göz önüne alırsak, ekonomide bir yavaşlama trendine, bir yavaşlama sürecine girdiğimizi görmekteyiz. İhracatta da arzu edilen seviyede bir artış olmadığı gibi, özellikle tekstil sektöründe büyük sıkıntıların yaşandığı da gözlemlenmektedir. Ayrıca enflasyonda bir iyileşmeyi değil, bir yükselmeyi gözlemlemekteyiz. 1996 yılı şubat ayında toptan eşya fiyatlarındaki artış oranı yüzde 63 iken, bu yıl, 1997 yılı Şubat ayında -oniki ayda- bu oran, yüzde 78'lere çıkmış bulunmaktadır.
Geçtiğimiz üç aylık dönem içerisinde, dışarıdan kaynak girişinin de yavaşladığını görmekteyiz. Özellikle, 1991 yılında, uluslararası rating kuruluşlarının Türkiye'yle ilgili yaptıkları değerlendirmelerde verdikleri not "BBB" idi. Bir diğer anlamıyla, borç ödeyebilen, dışarıdan kaynak bulabilen ve uygun şartlarla bulan bir ülke durumunda olan Türkiye'nin bu notunda, 1991 yılından 1996 yılına gelinceye kadar geçen süre içerisinde, fevkalade bir düşüş ortaya çıkmış ve özellikle son Hükümetimiz döneminde "B" gibi bir notla Türkiye değerlendirilir duruma gelmiştir. Bunun diğer bir anlamı, Türkiye, dışarıdan, daha yüksek maliyetle daha az kaynak bulur duruma getirilmiş bulunmaktadır.
Hükümetimizin büyük kanadını oluşturan Refah Partisi yönetimindeki bugünkü kadroların, Türkiye'yi iyi yönetememesi neticesinde "B" şeklindeki bir notla Türkiye'nin değerlendirilmesi, Türkiye'nin dışarıdan bulacağı kaynaklar yerine, içeriden daha fazla kaynak tahsis etmesini ve daha fazla faiz ödemesini gündeme getirmiş ve Türkiye'nin kaybına vesile olmuş bulunmaktadır.
Türkiye'de, Merkez Bankası rezevlerine de bir göz attığımız zaman, uzunca bir dönemdir, Merkez Bankası rezervlerinde artış olmadığını gözlemlemekteyiz. 1995 yılı aralık ayından, 1998 yılı haziran ayına kadar, 3 milyar 379 milyon dolar artışla, 15 milyar 870 milyon dolara ulaşmış olan Merkez Bankası rezervleri, 1997 yılının 14 Aralık tarihi itibariyle, 202 milyon dolar azalış göstermiş bulunmaktadır.
Yine, yılın ilk üç ayında, Hükümetin, Merkez Bankasından bir yıl içerisinde kullanma durumunda olduğu kısa vadeli avansların tamamının kullanıldığını, Hazine – Merkez Bankası borç stokunun 503 trilyon liraya ulaştığını da ifade etmek istiyorum. Bu, gerçekten, Hükümetin ve tabiî ki, bir anlamda Meclisin, üzerinde önemle durması gereken bir gelişmedir.
Özellikle, bütçe üzerinde, şu üçüncü ayı, yılın ilk çeyreğini doldurduğumuz günlerde, uygulamayla ilgili yaptığımız incelemelerde de, önümüze, gerçekten, hepimizin dikkat etmesi gereken birtakım neticeler çıkmaktadır. Bütçe, Hükümet tarafından denk olacak şekilde hazırlanmış -kendi ifadeleriyle- Meclise sevk edilmiş ve yine kendi ifadeleriyle de, bu yıl, denk bir bütçe uygulaması geçireceğimiz ifade edilmiş bulunmaktaydı; ancak, üç aylık incelemelere baktığımız zaman, bunun böyle olmadığını görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Kayalar, konuşmanızı tamamlayın efendim.
LUTFULLAH KAYALAR (Devamla) – Bu gerçeklere rağmen, Sayın Başbakan, 1997 bütçe uygulamasının ocak ayıyla ilgili olan bölümü için kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, ocak ayında denk bütçe değil, aksine, fazla veren bir bütçe uygulaması yaşandığını ifade etmiştir. Buna gerekçe olarak da, Merkez Bankasının kârlarından, Hazine hissesine mukabil olarak ödenecek olan 138 trilyon liralık bir gelir kaynağını göstermişlerdir. Bu, Sayın Başbakanın alışageldiğimiz, hayalî, yeni bir bütçe tekniğiyle ilgili uygulama olsa gerektir diye düşünmekteyim; çünkü, Merkez Bankası, henüz genel kurulunu yapmamış bulunmaktadır ve henüz bir kâr dağıtımı da gerçekleştirmemiştir. Kaldı ki, gerçekleştirse bile, Hazinenin Merkez Bankasına olan borçlarından dolayı, fiilen böyle bir ödeme yapması da imkân dahilinde görülmemektedir.
Bütün bunlara rağmen, 116 trilyon liralık ocak ayı açığını bir tarafa bırakarak kamuoyuna "ocak ayı bütçemiz fazla vermiştir; müjdeler olsun" şeklinde bir ifadeyi, Sayın Başbakana, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başına yakıştıramadığımızı özellikle ifade etmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, bütün bu gelişmelerle birlikte, üzerinde durmamız gereken iki konu vardır. Hükümetimiz, çiftçilerimize, çiftçi borçlarıyla ilgili af yapacağını ifade etmiştir; ancak, Hükümetin kuruluşundan dokuz ay geçmiş olmasına rağmen, böyle bir af gerçekleşmemiştir. Affın yapılıp yapılmaması ayrı bir tartışma konusudur; ama, Hükümetin ciddiyeti açısından bu konu üzerinde durmakta fayda vardır. Aynı şekilde, borçlu olanların vergi affıyla ilgili birtakım beyanlarda bulunulmuş olmasına rağmen, bugüne kadar, Meclise sevk edilmiş olan herhangi bir tasarı da bulunmamaktadır. Bu konu, özellikle, vergi ödeme ayı olarak ifade edilen mart ayında, mükellefler açısından fevkalade tereddütlere sebebiyet verdiği gibi, Hazinenin ve Maliyenin de gelir kaybına sebebiyet verdiğini özellikle ifade etmek istemekteyim.
Sözlerime son verirken, şunu, bir kez daha, özellikle de zabıtlara geçmesi açısından ifade etmek istiyorum: Tüm bu gelişmelerle birlikte, yapılması gereken nedir şeklinde bir soru sorulabilir. Esasında, bunun cevabı, bütçe müzakereleri sırasında bu kürsülerden verilmiş bulunmaktaydı. Bunun cevabı, Türkiye'nin temel meselesi enflasyondur; enflasyonun aşağı çekilmesi, öncelikli olarak ele alınması gereken en önemli konu olarak önümüzde durmaktadır. Enflasyonun aşağı çekilebilmesi için, kamu kesimi açıklarına çözüm bulunması, kamu maliyesinin yeniden yapılandırılması, harcama ve vergi reformu ile ilgili çalışmaların bir an önce tamamlanması ...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Gündemdışı konuşmalar 10 dakika mıdır Sayın Başkan?!
LUTFULLAH KAYALAR (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
... dolayısıyla, orta vadeli bir istikrar programının uygulanması gerekmektedir. Bu uygulamayı yapabilecek olan, ciddî, istikrarlı bir hükümete ihtiyaç olduğu, bugün, Türkiye'nin önünde açıkça durmaktadır.
Ümit ediyoruz ki, Türkiye'nin bu sıkıntılardan kurtulabilmesi için, gerçekten güvenilir, inanılır, ciddî bir hükümet -bu şekilde günübirlik idarelerle uğraşan değil- inşallah, Türkiye'nin geleceğini önplana alan uygulamalarla memleketimize hizmet verir diyor; saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Yozgat Milletvekili Sayın Lutfullah Kayalar'a teşekkür ederim.
1.—Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’ın, Kocaeli Milletvekili Halil Çalık’ın, öğretmenevlerinin satışına ilişkin gündemdışı konuşmasına cevabı (Devam)
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, gündemdışı konuşmalar yapılırken Genel Kurul salonuna gelen Sayın Millî Eğitim Bakanı, öğretmenevlerinin satılmasıyla ilgili konuşmayı cevaplama arzusunda olduğunu ifade eden bir yazı gönderdiler; kendilerine memnuniyetle söz veriyorum.
Kocaeli Milletvekili Sayın Halil Çalık'ın, öğretmenevlerinin satımıyla ilgili gündemdışı konuşmasını cevaplamak üzere, Millî Eğitim Bakanı Sayın Mehmet Sağlam; buyurun.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI MEHMET SAĞLAM (Kahramanmaraş) – Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.
İlkönce, değerli arkadaşımdan özür diliyorum; bir trafik sorunu nedeniyle konuşmasına yetişemedim; ama, aldığım bilgiler muvacehesinde, Bakanlıkta, daha evvel, kendisine de bilgi hazırlatmıştık. Yüce Meclisin, bir iki dakika içerisinde bilgilendirilmesinde yarar gördüm.
Bildiğiniz gibi, özelleştirmeyle ilgili kararname öğretmenevleri veya bazı tesislerin de satılmasıyla ilgiliydi. Bu, o zaman da, kalkınmada öncelikle, 38 ilde öğretmenevlerinin veya bu gibi tesislerin satılmayacağına dair hükümleri havi idi. Sonra, bunun iptaliyle ortaya çıkan durum üzerine, zaman zaman, Maliye Bakanlığı, öğretmenevleri veya Millî Eğitime bağlı bazı tesislerin, bir ölçüde fiyat incelemesi için genelgeler gönderdi. Biz, bunun üzerine, Sayın Başbakanla ve Başbakan Yardımcısıyla da görüşmek suretiyle, müteaddit defalar, Türk kamuoyuna, öğretmenevlerinin satılmayacağını; çünkü, bunların klasik anlamda bir dinlenme tesisi yahut da şu veya bu maksatla senenin belli aylarında kullanılan tesisler olmadığını; çok önemli hizmetiçi eğitim fonksiyonu yaptıklarını, öğretmenler için hizmetiçi eğitim fonksiyonu yaptıklarını; ve bütün yıl kullanılan, zaman zaman, hizmetiçi eğitim dışında, eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü tesisler olduğunu; burada, bizim, ayrıca mesai saatleri dışında halk eğitim merkezinin gerektirdiği bazı kursları açtığımızı bütünüyle anlattık ve öğretmenevlerinin satılmaması yönünde bir karar alındı.
Zaman zaman, giden yazılar ve genelgeler muvacehesinde, basınımızda, öğretmenevlerinin satılacağı... Çünkü, bazı yerlerde fiyat değerlendirmeleri yapıldığı gibi haberler çıkmaktadır. Arkadaşlarımız da haklı olarak buna reaksiyon göstermektedirler; ama, Yüce Meclisin önünde şunu arz etmek istiyorum ki, öğretmenevlerinin ve bazı tesislerin -Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olan tesislerin- yaptıkları fonksiyon itibariyle satılmalarının söz konusu olmadığı, Başbakanlıkça ve Maliye Bakanının da geçenlerde yapmış olduğu bir açıklamayla ortaya çıkmıştır. Arkadaşımızın gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyorum. Hiçbir öğretmenevi bugüne kadar satılmamıştır, şimdiden sonra da satılmayacaktır.
Yüce Meclisin bilgisine saygıyla sunuyorum efendim.
Teşekkür ederim. (Alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan Sayın Millî Eğitim Bakanına teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; okutuyorum:
B)TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. —Bosna-Hersek’e gidecek olan Devlet Bakanı Sabri Tekir’e, dönüşüne kadar, Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/721)
17 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 18 Mart 1997 tarihinde Bosna-Hersek'e gidecek olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Sabri Tekir'in dönüşüne kadar, Devlet Bakanlığına, Kültür Bakanı İsmail Kahraman'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2.—Almanya’ya gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Bahattin Şeker’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/722)
19 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 20 Mart 1997 tarihinde Almanya'ya gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam'ın dönüşüne kadar, Millî Eğitim Bakanlığına, Devlet Bakanı Bahattin Şeker'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
3. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek’e, dönüşüne kadar, Devlet BakanıIşılay Saygın’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/723)
20 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Mart 1997 tarihinden itibaren Pakistan ve Bangladeş'e gidecek olan Devlet Bakanı Namık Kemal Zeybek'in dönüşüne kadar, Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Işılay Saygın'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
4. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Çevre Bakanı M. Ziyattin Tokar’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/724)
20 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 22 Mart 1997 tarihinden itibaren Pakistan ve Bangladeş'e gidecek olan Çevre Bakanı M. Ziyattin Tokar'ın dönüşüne kadar, Çevre Bakanlığına, Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri'nin vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
5. —Pakistan ve Bangladeş’e gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı Mustafa Kalemli’nin vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/725)
21 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Farooq Ahmad Khan Leghari'nin davetlisi olarak, Pakistan'ın kurtuluşunun 50 nci yıl kutlama törenlerine ve İslam Konferansı Devlet Başkanları Olağanüstü Zirvesine katılmak üzere 22-25 Mart 1997 tarihlerinde Pakistan'a, Bangladeş Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Shahabuddin Ahmed'in davetlisi olarak da 25-27 Mart 1997 tarihlerinde Bangladeş'e resmî bir ziyarette bulunacağımdan, dönüşüme kadar Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 106 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Kalemli vekâlet edecektir.
Bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
6. —Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı H. Ufuk Söylemez’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/726)
21 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 24 Mart 1997 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyetine gidecek olan Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz'ın dönüşüne kadar, Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı H. Ufuk Söylemez'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Cumhurbaşkanlığı tezkerelerinin sonuncusunu okutuyorum :
7. —Romanya’ya gidecek olan İçişleri Bakanı Meral Akşener’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Bekir Aksoy’un vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/727)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 24 Mart 1997 tarihinde Romanya'ya gidecek olan İçişleri Bakanı Meral Akşener'in dönüşüne kadar, İçişleri Bakanlığına, Devlet Bakanı Bekir Aksoy'un vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair önergeler vardır; okutuyorum:
8. —Hatay Milletvekili Levent Mıstıkoğlu’nun, (6/439) numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/151)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin 142 nci sırasında yer alan (6/439) esas numaralı sözlü sorum, Sayın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmıştır. Soru önergemi geri çekiyorum.
Gereğini saygılarımla arz ediyorum.
Levent Mıstıkoğlu
Hatay
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.
Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair ikinci önergeyi okutuyorum:
9.—Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, (6/454, 455, 456) numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/152)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 157, 158 ve 159'uncu sıralarında yer alan (6/454, 455, 456) esas numaralı sözlü soru önergelerime yazılı cevap aldığımdan, soru önergelerimi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz ediyorum.
Mustafa Kul
Erzincan
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:
10.—TBMM Başkanının, Yunanistan Meclis Başkanının davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/728)
25 Mart 1997
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Yunanistan Meclis Başkanı, gönderdiği mektupta, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Kalemli'yi, 6-7 Nisan 1997 tarihleri arasında Atina'da yapılacak olan "Barcelona Deklarasyonuna Taraf Ülkeler Meclis Başkanları Konferansı"na davet etmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dışilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.
Yasin Hatiboğlu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi Gruplarınca verilmiş bir tezkere vardır; okutuyorum:
IV.—ÖNERİLER
A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. —Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine 48 saat geçmeden başlanılması ile Genel Kurulun 26.3.1997 ile 11.4.1997 tarihleri arasında çalışma gün ve saatlerinin yeniden belirlenmesine, Salı ve Çarşamba günkü birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesine ve Cuma günleri yalnızca kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine ilişkin RP ve DYP Gruplarının müşterek önerileri
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulunun 25.3.1997 Salı günü yapılan toplantısında siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, Gruplarımızın aşağıdaki müşterek önerisinin, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımızla arz ederiz.
Ali Rıza Gönül Salih Kapusuz
DYP Grup Başkanvekili RP Grup Başkanvekili
(CHP sıralarından "duyamıyoruz Sayın Başkan" sesleri)
BAŞKAN – Efendim, sesin duyulmaması sorumluluğu Divan Üyelerine ait değil; Genel Kurul salonundan, uğultu halinde yüksek ses geliyor, o sebeple duyulamıyor. Arkadaşlarımız, sükûneti korurlarsa, tezkeredeki ifadeler daha iyi anlaşılacaktır.
Devam edin efendim.
Öneri:
1. "Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karanamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının" Başkanlıkça havale edildiği Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine 48 saat geçmeden başlanmasına, İçtüzüğün 36 ncı maddesi gereğince komisyona tavsiye edilmesi önerilmiştir.
2. Genel Kurulun 26.3.1997 ile 11.4.1997 tarihleri arasında salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesi, salı ve çarşamba günkü birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesi, cuma günleri yalnızca kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi önerilmiştir.
BAŞKAN – Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi Gruplarının çalışma programımızla ilgili verdikleri tezkereyi dinlediniz. Bu öneri üzerinde söz isteyen olursa, iki lehte, iki aleyhte söz vereceğim.
Söz isteyen var mı efendim? Yok.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (İstanbul) – Sayın Başkan, ayrı ayrı oylayın.
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, birinci öneriyi oylarınıza sunmadan önce, anlaşılması için tekrar okutuyorum:
Öneri :
1. Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının, Başkanlıkça havale edildiği Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine 48 saat geçmeden başlanmasına, İçtüzüğün 36 ncı maddesi gereğince komisyona tavsiye edilmesi önerilmiştir.
BAŞKAN – Öneriyi oylarınıza sunuyorum...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Söz almak istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Söz sırası geçti, oylamaya geçtim.
Kabul edenler...
HASAN HÜSAMETTİN ÖZKAN (İstanbul) – Sayın Başkan, 8 Sayın Bakan var, ona göre sayın.
Sayın Göktaş, ilk defa çıkıyorsun, dikkat et.
BAŞKAN – Sayın Göktaş, Divan Üyeliği görevine yeni başladığı için biraz geç bitirecekler sayımı.
Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmemiştir. (ANAP, DSP, CHP ve DTP sıralarından alkışlar)
İkinci öneriyi okutuyorum:
2. Genel Kurulun 26.3.1997 ile 11.4.1997 tarihleri arasında, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesi, salı ve çarşamba günkü birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesi, cuma günleri yalnızca kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi önerilmiştir.
BAŞKAN – Kabul edenler...
ZEKİ ÇAKAN (Bartın) – Sayın Başkan, saymaya gerek yok ki, sayı aynı...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) – Genel Kurul salonuna giren çıkan olmadı Sayın Başkan...
BAŞKAN – Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmemiştir. (ANAP, DSP, CHP ve DTP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre verilmiş doğrudan gündeme alınma önergeleri vardır; ayrı ayrı okutup işleme koyacağım ve oylarınıza sunacağım.
ilk önergeyi okutuyorum:
III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
11.—İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/173) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/153)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
27.3.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine vermiş olduğum 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Yasa Önerisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 37 nci maddesine göre Genel Kurul gündemine alınmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Algan Hacaloğlu
İstanbul
BAŞKAN – Teklif sahibi, Komisyon veya Hükümete, istemleri halinde söz vereceğim.
Söz talep eden var mı?
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Söz istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Teklif sahibi Sayın Algan Hacaloğlu söz istiyorlar.
Buyurun Sayın Hacaloğlu.
Sayın Hacaloğlu, konuşma süreniz 5 dakikadır.
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli üyeler; hepinize saygılarımı sunuyorum.
Huzurunuza sunmuş olduğum kanun teklifinin, Yüce Meclisimizin katılımcı, çoğulcu demokrasi anlayışıyla değerlendireceğine inanıyorum. Anayasımızın mevcut çerçevesi içinde yürürlükte olan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasını, Anayasa sınırları içerisinde, daha uygulanabilinir, daha özgürlükçü, Türkiye'de hoşgörü ve barışı daha çok sağlamaya yönelik bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırlamış olduğum teklifimi, tüm partilerin ortak amaçlarına uygun olduğu kanaati içinde takdim ediyor ve destek göreceğine inanıyorum.
Hepinize, sağlayacağınız destek için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. (CHP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Doğrudan gündeme alınma önergesi üzerinde başka söz isteyen var mı efendim? Yok.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, diğer doğrudan gündeme alınma önergesi, önerge sahibi Samsun Milletvekili Sayın Biltekin Özdemir tarafından geri alınmıştır. Bu nedenle işleme koymuyorum.
Gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.
V.—GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI
VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A) GÖRÜŞMELER
1.—Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının, Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve maddî ilişkilerinin araştırılarak iddia edilen hukukdışı malî kaynaklarının tespiti amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/63) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı :195) (1)
BAŞKAN – Genel Kurulun 20.3.1997 tarihli 71 inci Birleşiminde alınan karar gereğince, bu kısımda yer alan Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının, Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve maddî ilişkilerinin araştırılarak iddia edilen hukukdışı malî kaynaklarının tespiti amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesi üzerine kurulan (10/63) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyon Raporu üzerinde genel görüşmeye başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini almışlardır.
İçtüzüğümüze göre, Meclis araştırması komisyonu raporu üzerindeki genel görüşmede ilk söz hakkı Meclis araştırması önergesi sahibine aittir. Daha sonra, İçtüzüğümüzün 72 nci maddesine göre, siyasî parti grupları adına birer üyeye, şahısları adına iki üyeye söz verilecektir. Ayrıca, istemleri halinde Komisyon ve Hükümete de söz verilecek, bu suretle Meclis araştırması komisyonu raporu üzerindeki genel görüşme tamamlanmış olacaktır.
Konuşma süreleri, Komisyon ve Hükümet ile siyasî parti grupları için 20'şer dakika, önerge sahibi ve şahıslar için 10'ar dakikadır.
Komisyon raporu, 195 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır. Rapor üzerinde söz alan sayın milletvekillerinin isimlerini okuyorum:
Şu ana kadar, Anavatan Partisi Grubu adına Afyon Milletvekili Sayın Halil İbrahim Özsoy ve Demokratik Sol Parti Grubu adına Gaziantep Milletvekili Sayın Ali Ilıksoy söz istemiş bulunuyorlar.
Önerge sahibi söz istiyor mu efendim?
ALİ RIZA GÖNÜL (Aydın) – Evet efendim.
BAŞKAN – Önerge sahibi Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül; buyurun efendim.
Sayın Gönül, konuşma süreniz 10 dakikadır.
ALİ RIZA GÖNÜL (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
49 arkadaşımla birlikte vermiş olduğumuz Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve maddî ilişkilerinin araştırılarak, iddia edilen hukuk dışı malî kaynaklarının tespiti yönündeki önergemizin yapılan görüşmesi sonucu araştırma komisyonunun kurulmasına karar verilmişti, Yüce Heyetiniz bu şekilde tensip etmişti.
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – U dönüşü yasak!..
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – O gün vermiş olduğumuz bu önergede ortaya koyduğumuz iddiaların; gerek kamuoyunda gerekse basında yer alan ve yoğunluk arz eden bu iddiaların Siyasî Partiler Yasasına uygunluk açısından araştırılmasında fayda gördüğümüzü Yüce Heyetinize arz etmiştik.
Önergemize esas teşkil eden bu iddialar; özellikle, Sayın Süleyman Mercümek, Refah Partisi ve Bosna-Hersek üçgenindeki likit akışının, para akışının Refah Partisiyle olan ilgisinin ve alakasının ne olduğunu tespit amacına yönelikti.
Tabiî ki, bu önergede yer alan diğer iddialar da, özellikle, Sultanbeyli Belediyesinin sınırları içerisinde kalmış ve takriben 100'den fazla arsanın satışının yapılmak suretiyle -ki, bu satışın da, daha ziyade, yurt dışındaki işçilere yapılması suretiyle- elde edilen gelirin bir kısmının Refah Partisine aktarıldığı yolundaki yaygın iddia ve söylentilerin, yine, araştırılmasına yönelikti.
Bunun dışında, yine, Hazineden siyasî partilere yapılan yardımdan Refah Partisinin hissesine yasal olarak düşen 65 milyar liranın, bir hakiki şahıs eliyle piyasada değerlendirildiği, faize veya repoya yatırıldığı ya da dövize çevrilmek suretiyle geçen süre içerisinde değerlendirildiği; bunun, tekrar, Refah Partisine iade edilmek suretiyle; aslında, Siyasî Partiler Yasasına aykırılık teşkil ettiği ve Siyasî Partiler Yasasına aykırı olan bir davranışın suçunun, maddî ve manevî unsurlarıyla beraber oluşup oluşmadığı hususunun tahkiki ve tespitiydi.
AHMET NEİDİM (Sakarya) – Allah, böyle görevleri kimseye nasip etmesin!
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, değerli milletvekilleri; bununla birlikte, özellikle İnsanî Yardım Cemiyeti ile Refah Partisi arasındaki maddî ilişkilerin ve illiyet bağının da tahkiki hususu, 49 arkadaşımla beraber Meclise vermiş olduğumuz araştırma önergesinin konularını teşkil etmekteydi. Tabiî ki, Yüce Heyetiniz, bu konuları görüştü; grup sözcülerimiz, bu konulardaki iddiaların açıklığa kavuşması veya kavuşmaması yolundaki gruplarının görüş ve düşüncelerini, bu kürsüden, Heyetinize arz ettiler. Yapılan görüşmeler sonucu, araştırma komisyonu kurulması yolunda irade tezahür etti.
Şüphesiz, bu iddiaların varlığını, araştırma önergesiyle açıklığa çıkarılmış ve çıkarılmasını istemiş olmamız; Anayasamızın, özellikle 98 inci maddesinin madde başlığında ifade edildiği üzere, bilgilenme ve denetimin bir unsurunu teşkil ediyordu; çünkü, adı geçen maddenin -98 inci maddenin- üçüncü fıkrasında, doğrudan doğruya "belli konuda tespite yönelik bir incelemedir" ifadesiyle, araştırmanın mahiyeti ve vüsati vurgulanmıştır.
Şimdi, Komisyonumuz teşekkül ettirilmiş ve kendi çalışma şartları ve programları içerisinde gerekli incelemeyi yapmıştır.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Yine, hükümet çokluğuyla!..
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Olayı, hükümet çokluğu olarak mütalaa etmemeniz gerektiği kanısındayım Sayın Hatinoğlu...
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – 7-8 formülüyle de olmaz...
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Çünkü...
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Bosna'ya giden gitti, kalan kaldı!..
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – ...7'nin ne kadar hukukî olduğunu kabul ederseniz, 8'in de o kadar hukukî olduğunu kabul etmek zorundasınız.
AHMET NEİDİM (Sakarya) – İddianızın ne kadar doğru olduğu ortaya çıkıyor.
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Çünkü, Yüce Heyet, araştırma veya soruşturma komisyonu kurulmasına karar verdiğinde ne derece hukukî olduğuna inanıyorsanız; meşruluğuna inanıyorsanız; meşru olarak kurulan bu Heyetin ve heyetlerin almış oldukları kararlarının da hukukî ve meşru olduğunu kabul etmeniz gerekir Sayın Hatinoğlu.
AHMET NEİDİM (Sakarya) – Tamam da, o paranın meşrusu olmaz Sayın Gönül.
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Şimdi, tabiî ki, Komisyonu oluşturan değerli milletvekili arkadaşlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum.
ZEKİ ÇAKAN (Bartın) – Gereğini yaptılar.
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – 7'de de olsa, 8'de de olsa; 5'te de olsa, 4'te de olsa... Çünkü, araştırma komisyonları 9 kişiliktir.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Mal varlığına karşılık!..
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – 5'e 4..
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Onun için, 5'e 4 efendim...
Sayın Özsoy, haklısınız, 5'e 4'tür; yani, 5 ne kadar hukukî ise, 4 de o kadar hukukî tabiî ki. Ben öyle algılıyorum ve hukuk nosyonumla, meselenin böyle değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulamak istiyorum.
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – 5; 4'ten büyüktür Sayın Bakan...
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Şimdi, komisyonu oluşturan arkadaşlarımızın...
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Allah rahmet eylesin!..
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – ...gayretleriyle bir araştırma raporu ortaya konulmuştur. Bu raporda, konular, açık açık irdelenmiş, deliller toplanmış, yargıya intikal etmiş olan dosyalar hukukî olarak mütalaa edilmiş, her türlü yazılı ve yazılı olmayan "sözlü" dediğimiz deliller ile önergemizde ifadesini bulan konular ve iddialar ele alınmış ve incelenmiştir. Tabiî ki, bu raporun sonunda, 4 arkadaşımız, ayrı bir kanaat içerisinde bir rapor düzenlemişler; kendilerine saygı duyuyorum. Tabiî ki, 5 arkadaşımız, ayrı bir düşünce içerisinde...
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – İddia sahipleri ne yapmış?!.
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – İddia sahipleri, rahatça ve onurlu bir şekilde geldi; iddialarının özünü...
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – İddia eden sen değil misin yahu?!.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın Gönül, konuşmanızı tamamlayın.
ALİ RIZA GÖNÜL (Devamla) – Sayın Başkan, zaten bitiriyorum...
Her iki grup arkadaşımız da -4 ve 5- ayrı gruplar halinde raporlarını yazmış ve imzalamışlardır; kendilerine, emeklerinden, gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum ve tabiî ki, taşımış oldukları kanaat ve düşüncelerinden dolayı da teşekkür ettiğimi buradan ifade ederek, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar; ANAP ve DSP sıralarından alkışlar [!])
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Size de bu yakışır...
BAŞKAN – Önerge sahibi olarak konuşan Aydın Milletvekili Sayın Ali Rıza Gönül'e teşekkür ediyorum.
Gruplar adına ilk söz, Anavatan Partisi Grubu adına, Afyon Milletvekili Sayın Halil İbrahim Özsoy'un.
Buyurun efendim.
Sayın Özsoy, konuşma süreniz 20 dakikadır.
ANAP GRUBU ADINA HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve maddî ilişkilerinin araştırılması için kurulan (10/63) esas numaralı Komisyonun hazırladığı raporlar üzerinde, Anavatan Partisinin görüşlerini arz etmek için huzurlarınızdayım; bu vesileyle, şahsım ve Partim adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Doğru Yol Partisi Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının vermiş olduğu araştırma önergesi doğrultusunda, Büyük Millet Meclisi, 24.4.1996 tarihli 45 inci Birleşiminde önergeyi okumuştur; 15.5.1996 tarihinde de, Meclis araştırma komisyonu kurulması kararlaştırılmıştır. 9 üyeden oluşan komisyon, çalışmalarına başlamış, çalışma süresince 10 toplantı yapmış, 10 kişiyi dinlemiş, 10'dan fazla yazışma yapmış ve arşiv incelemiştir. Bu arada, ülkedeki siyasî gelişmelere bağlı gibi görünen üye değişiklikleri olmuştur; Doğru Yol Partisi 2 üyesini, Refah Partisi de 2 üyesini değiştirmiştir.
Değerli milletvekilleri, önerge sahipleri, iddialarında; önergede, kesin, net ve kendilerini kamu önünde bağlayıcı bir şekilde ifade kullanmışlardır. Gerekçe incelendiğinde, ikinci paragrafta şöyle denilmektedir: "Elde mevcut belge ve delillere dayanan bilgiler, önemli sonuçlar doğuracak niteliktedir." Ellerindeki belge ve delillerin ne kadar önemli ve kesin olduğu konusunu ortaya koymuşlardır.
Önergedeki iddialara gelince:
"1. 1945 doğumlu Süleyman Mercümek, İlim Yayma Cemiyetinin Yönetim Kurulu üyesidir. Millî Gazetenin basımını yapan Yeni Neşriyat Anonim Şirketinde de aynı görevde bulunmaktadır. Avrupa Millî Görüş Teşkilatının kitap ihtiyacını karşılayan Dağıtım Pazarlama, kısa adıyla YA-DA'nın da ortağıdır; Refah Partisinin kuruluş çalışmalarında Sayın Erbakan'ın yanında bulunmuş ve İstanbul'daki kuruluş çalışmalarını üstlenmiştir; hatta, 23.6.1988 tarihinde İstanbul'a gelen Kuveyt heyetini Erbakan adına karşılamıştır. Refah Partisine finansal destek sağlayan Suudi uyruklu Musli ve Yusuf'un havale ettiği paranın Faisal Finansın İstanbul Şubesine Mercümek'in hesabı yoluyla intikal ettiği" gerçeği iddiası...
"2. Bosna-Hersek'e yardım gibi yüce bir amaç için milletimizden toplanan yüksek miktardaki paraları, Süleyman Mercümek hesabına; daha doğru bir ifadeyle Süleyman Mercümek hesabında oluşturulan havuza aktarıldığı" iddiası...
"3. 'Süleyman Mercümek, Refah Partisinin insan suretinde tecessüm etmiş kasasıdır' denilerek, Anayasa hükmü uyarınca, Refah Partisine yapılan 65 milyar Hazine yardımının Süleyman Mercümek hesabına aktarılması, faize konulması, dövize çevrilmesi" gerçeği iddiası...
"4. Sultanbeyli İlçesinin Refah Partili Belediye Başkanı, belediyeye ait arsaların bir kısmını Avrupa'daki millî görüş çevrelerine pazarlamış, elde edilen 10 milyon marklık paranın büyük bir kısmı Süleyman Mercümek aracılığıyla aynı istikamette intikal ettirilmiştir. Aynı Belediyenin, İslam üniversitesi kurulması amacıyla ucuzca kamulaştırdığı büyük bir arsayı 'adil düzen mahallesi' adıyla; yine, Süleyman Mercümek vasıtasıyla Köln'de pazarladığı bu bölgede, Mercümek'in ortak olduğu şirket olan YA-DA'nın da 121 dönümlük arazisi vardır" denilmektedir.
İddialar "şeffaf demokrasilerde, bu olayların parlamento merceği altına yatırılması, Refah Partisinin, bu olaylar, bu paralar ve kökü dışarıda veya hukuk dışında olan finanslar yumağı içindeki yerinin tespiti ve illiyet bağlarının teşhisi, Yüce Meclisin anayasal bir görevidir" diye, çok kesin, net ifadelerle iddialar son bulmaktadır.
Değerli milletvekilleri, iddiaları dinlediniz. Bu iddiaları ortaya atanlar, anayasal görevlerini yerine getirmek için Yüce Meclis adına görev yapan komisyona hiç de yardımcı olmamışlardır; iddialarından rücu etmişlerdir; hatta, ifadelerinde "böyle kesin ifadeler kullanmamalıydık" demişlerdir. Bir koalisyona girmenin, ortak olmanın, karşılıklı diyet ödemenin, insanları, saygıdeğer milletvekillerini ne hale düşürdüklerini gösterme yönünden ibret vericidir. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
İddia sahipleri, net, açık, kararlı ifadeleriyle, elde mevcut belge ve deliller yerine "bunlar, sizin de bildiğiniz gazete haberleri ve kupürleridir" diyerek, komisyon üyelerini büyük bir sukutu hayale uğratmışlardır.
AHMET NEİDİM (Sakarya) – Virajı severler.
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bu konu kamuoyuna mal olmuştur. Gönül isterdi ki, bu araştırmada konuya muhatap olan Süleyman Mercümek ve ifade vermeye gelen eski yeni Doğru Yol milletvekilleri ile Refahlı üyeler, tüm sorulara "Yargıtaya intikal etmiştir; yargıya intikal etmiştir; halen, dava konusudur" gibi gerekçelere sığınmayıp, doğru ve dürüstçe cevaplar vermiş olsaydı, bugün, kafalarımızdaki istifhamlar, şüpheler, endişeler zail olacaktı.
İddialara gelince; Bosna-Hersek'te ortaya çıkan ve insanlık dışı bir vahşet olan iç savaşta, Bosnalılara yardım etmek amacıyla, bazı Refah Partililer ve Almanya'daki millî görüş teşkilatı öncülüğünde yardım toplanmaya başlanmıştır. Türkiye'de, bu işi, Bursa, Manisa, İzmir dışında; Konya Selçuklu Belediyesi ve mensuplarının organize ettiği; başlangıçta, bazı şartlarla Konya Valiliğinden izin alındığı bir gerçektir. Yedi ay kadar süren kampanyada toplanan para -altını çizerek ifade ediyorum- kampanyadan sonra kurulan Almanya'daki Uluslararası İnsanî Yardım Teşkilatının (İHH) Düsseldof ve Freiburg'daki Volksbankta açmış olduğu hesaplara Amerikan Expresbank ve Faisal Finans aracılığıyla gönderilmiştir. Bu para, daha sonra Süleyman Mercümek'in oradaki Yapı Kredi Bankası şubesindeki hesabına aktarılmış ve oradan da Yapı Kredi Bankasının Fatih Şubesindeki Süleyman Mercümek hesabına geldiği banka ekstrelerinden anlaşılmaktadır.
Konya ve diğer illerde makbuz karşılığı dahi olmadan toplanan paranın gerçek miktarı maalesef bilinmemektedir. Bu konuda pek çok iddia vardır.
Almanya'daki İHH hesabına intikal eden para 1 milyon 730 bin marktır. Bunun 300 bin markı İHH tarafından aynî yardım olarak Bosna-Hersek'e gönderildiği, 1 milyon 400 bin markın ise Süleyman Mercümek'e gönderildiği; paranın, dokuz ay kadar Süleyman Mercümek hesabında kullanıldığı ve netice olarak da, komedilere konu olacak şekilde çeşitli iddia ve yorumlara sebep olan Adem Haciç'e teslim edildiği ifade edilmektedir.
Adem Haciç, kimine göre Tuzla'da cephe komutanıdır, kimine göre milletvekilidir, kimine göre imamdır. Adamın kimliği üzerinde dahi tam bir mutabakat yoktur.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Biz onu gördük, otelde yatıyordu...
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Devamla) – Adem Haciç'e teslim edildiği ifade edilen paranın karşılığında alınan tutanağın hukukî değeri olmadığı da bir gerçektir.
Ayrıca, şunu ifade edeyim ki, İHH'nin İdare Heyeti, kurucuları, destekçileri tamamıyla Almanya'daki millî görüşçülerden olduğu bilinmektedir. Ayrıca, İHH tarafından, Almanya'daki işçilerimizden Bosna-Hersek için toplanan meblağ ise en az bunun kadardır; bu paralar da, aynı yollarla, Süleyman Mercümek'in Fatih'teki Yapı Kredi Bankası şubesindeki hesabına aktarılmıştır. Bu para oraya intikal ettikten sonra akıbeti bilinmemektedir.
Söz Avrupa'dan açılmışken; orada çalışan işçilerimiz, memleketlerinde kurban kestirmek amacıyla ve çeşitli miktarlardaki markları, Süleyman Mercümek'e gönderdikleri, bu paraların, şu andaki Refah Partisi binasının sahibi olduğu ifade edilen ve Süleyman Mercümek'ten sonra partinin finans kaynağı olarak iddia edilen Beşir Darçın'a gönderildiği saptanmıştır. Banka ekstrelerinden aldığımız bilgiye göre, bu para, 696 bin marktır. Ayrıca, Süleyman Mercümek'in hesabına yurt dışında çalışan işçilerin ailelerine gönderdikleri para ve işçi tasarruflarının değerlendirilmesi amacıyla gönderilen paralar da yüksek meblağlara ulaşmaktadır. Banka ekstreleri göz önüne alınırsa, bu miktar 15 trilyonun üzerindedir.
MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) – Cebinden kaç kuruş çıktı ?
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Devamla) – Bu paraların kimler tarafından ne maksatla gönderildiği, Süleyman Mercümek tarafından nasıl ve nerede değerlendirildiği ve neticede, kişilere teslim edilip edilmediği karanlıktır, meçhuldur. Ayrıca, Süleyman Mercümek, komisyonda, bu konulardaki soruları "mahkemeye intikal etmiştir, yargıdadır, cevap vermek istemiyorum " şeklinde cevaplandırmıştır.
Değerli milletvekilleri, asıl üzerinde durulması gereken diğer bir olay da, 1994 yılında, Hazinece, Refah Partisine yapılan 65 milyarlık yardımın başına gelenlerdir. Refah Partisine verilen bu 65 milyar lira, partinin herhangi bir kurulunda karar alınmaksızın ve karar olmadan, parti muhasibi Sayın Rıza Ulucak'ın talimatıyla dövize çevrilmek üzere İstanbul'daki Yapı Kredi Bankasındaki Süleyman Mercümek hesabına gönderildiği inkâr edilmemektedir. Bu para, Süleyman Mercümek'in talimatıyla, banka vasıtasıyla ve aralıklarla bir ay içinde dövize çevriliyor ve Refah Partisinin Balgat'taki şubesine geri dönüyor. Olay, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun 72 nci maddesi gereğince açıkça suç teşkil ediyor; ancak, parayı gönderen parti açısından paranın zayi olmaması ve parayı alan Süleyman Mercümek açısından da, kendi menfaatına parayı sarf etmediği gerekçesiyle, Ankara Başsavcılığı Basın Savcısı tarafından takipsizlik kararı veriliyor. Aslında, itiraz edilmediği için kesinleşmiş gibi görünen kararın yeniden ele alınması gerekmektedir. Ayrıca, Süleyman Mercümek tarafından, bu olayın, yalnız bir defaya mahsus cereyan ettiği ifade edilmesine rağmen, Sayın Rıza Ulucak, ifadesinde, bu para değişiminin, küçük de olsa, birkaç kere tekrar ettiğini ifade etmiştir. Böylece, Süleyman Mercümek ile muhasip Rıza Ulucak arasında, küçük meselede bile çelişki vardır.
Diğer taraftan, Sultanbeyli Belediyesine ait arazilerin Almanya'daki Millî Görüşçülere satıldığı, bu arazilerin içerisinde YA-DA Şirketinin de arazisi bulunduğu, bu paraların da, aynı yolla, Süleyman Mercümek'in havuz hesabına gönderildiği bir gerçektir.
Değerli milletvekilleri, tüm bu saydığım gerçekler karşısında, Süleyman Mercümek'i, sade bir Refah Partili üye olmasıyla sınırlı olarak düşünmek safdillik olur. Altınoluk'taki yazlığında, başbaşa istişarelerde bulunduğu kanıtlanan Erbakan -Mercümek- Refah Partisi organik bağının; üyeliğin ötesinde, gizli kasalığın ötesinde; Refah Partisinin paralarını idare eden, yönlendiren, değerlendiren bir konum olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.
Bu kadar parayla oynayan, hesap ekstreleri trilyonları aşan bir kişinin "malî müşavir olarak kendi kazancıyla geçiniyor" görüntüsünü vermesi, onun mütevazı olduğundan değil; Türkiye'yi sarsacak kadar, Türk siyasî hayatını değiştirecek kadar büyük ve gizli sırlara sahip olmasından ileri gelmektedir. (ANAP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, Türk insanının vicdanî ve millî duygularına hitap ederek, Bosna'daki vahşeti paravan göstererek para toplanması ve toplayanlar hakkında, bu işi idare edenler hakkında, hâlâ, katî bir yargı yolunda karar alınmamış olması da, ayrıca düşündürücüdür.
Siyasî Partiler Kanununu ihlal ederek, parayı faize yatırıp, dövize çevirerek, parti masraflarını hafifletmek gayesiyle resmî ve masum bir hareket gibi gösterilmek istenen suçu, basın savcılığının verdiği takipsizlik kararıyla örtmek ve kapatmanın mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum.
Bu işe, Refahlı belediyelerin karışmış olması, başta Sultanbeyli Belediyesi ve Selçuklu Belediyesi olmak üzere, belediye ve teşkilatların bu konuda iç içe çalıştıkları ve dışarıya sır sızdırmadan halletmek istedikleri konuya daha bir gizlilik, daha bir karanlık görüntü vermektedir.
Ayrıca, kurban paralarını gönderen, eş ve dostuna havale çıkaran veya tasarruflarını değerlendirmek için gönderilen paraların Süleyman Mercümek hesap havuzuna girmesi ve bu paraların akıbetinin karanlık olması, hatta bazı iddialara göre, bazı bankalarda batması bu şüpheleri teyit etmektedir.
Değerli milletvekilleri, bir tarafta Avrupa Millî Görüş Vakfı üyelerinin Refah Partisiyle ilişkisi olmadığını ifade etmeye çalışanlar, Süleyman Mercümek'i de, sadece ve sadece, muteber adam kimliği üzerine oturtmak istemektedirler. Konya, Almanya, İstanbul, Ankara arasında cereyan eden trilyonluk para akışını idare eden kişiyi, önceleri "tanımıyoruz" sonra "sade bir üyemiz" ve daha sonra da "muteber kişi" palavralarının arkasına sığınmak, olayları izah etme konusunu daha da çelişkili hale soktuğu bir gerçektir.
Başkanlık divanını rapor hazırlamakla görevli kabul edenler, bu Komisyonun raporunu kabul etmeyerek, Refah ile Süleyman Mercümek arasında hukukdışı bir ilişki yoktur diyerek alternatif rapor hazırlayanlar, kamuoyunu, kamu vicdanını nasıl rahat ettireceklerdir? Her konuşmalarında sığındıkları hukukun üstünlüğünü, bu konuda görmezlikten gelerek, Komisyonda parmak hesabıyla hallettiklerini sanıyorlarsa aldanıyorlar. Hiçbir şey gizli kalmaz; sen, her seçimde, herkesi şüpheye düşüren, hayrete düşürecek masraflar yapacaksın, her türlü maddî destekle seçim almaya çalışacaksın, ondan sonra, Süleyman Mercümek ile Avrupa Millî Görüşçülerle hiçbir organik bağım yoktur diyeceksin... Buna, kargalar bile güler.
Bu araştırmadan hiçbir komisyon üyesi tatmin olmamıştır. Açık ve net görülen konular, ya yargıya intikal etti diye geçiştirilmiş ya da -diğer partilerin hesapları açık olduğu halde- Siyasî Partiler Kanunu ileri sürülerek, Refah Partisinin hesaplarını inceleme fırsatı verilmemiştir. Burada en büyük karanlık ve gizlilik, Mercümek havuz hesabında toplanan paraların Refah Partisine hangi yolla intikal ettiği üzerindedir.
Bankalardaki hesapları inceleme konusunda karşınıza Bankalar Kanunu ve Ticaret Kanunu çıkarsa, partinin hesaplarını sormanızda karşınıza Siyasî Partiler Kanunu çıkarsa, adliyeye intikal etmiş konularda karşınıza Refah Partili Adalet Bakanı çıkarsa, bu araştırma yapılabilir mi?! (ANAP, DSP ve CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Olayları, parti olarak takip etmeye devam edeceğiz. Bu konuda, gerekirse diğer denetim yollarını kullanarak, hakikatin, gerçeğin ortaya çıkmasına kadar, konuyu, kamuoyu ve Meclis gündeminde tutmaya devam edeceğiz. Aslında, bu rapor, hemen soruşturma önergesine dönüştürülmeli ve ilgili makamlar bu konuşmalarımızı ihbar kabul ederek yasal işlemlere başlamalıdırlar. Bu olmadığı takdirde, dosyalarda kalacak rapor, vicdanları asla ve asla tatmin etmeyecektir. Vicdanları tatmin edinceye kadar bu yolda sarf edilecek her mesaiyi insanlık görevi olarak kabul ediyor; bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP, DSP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Anavatan Partisi Grubu adına konuşan, Afyon Milletvekili Sayın Halil İbrahim Özsoy'a teşekkür ediyorum.
Gruplar adına ikinci konuşmayı, Demokratik Sol Parti Grubu adına, Gaziantep Milletvekili Sayın Ali Ilıksoy yapacaktır. (DSP sıralarından alkışlar)
Sayın Ilıksoy, konuşma süreniz 20 dakikadır.
DSP GRUBU ADINA ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının, Refah Partisi ile Süleyman Mercümek arasındaki maddî bağlantıların, maddî ilişkilerin ortaya çıkarılması üzerine verilen önerge kabul görmüştü ve şimdi, bu kabul üzerine kurulan Komisyonun hazırladığı rapor üzerinde, Demokratik Sol Partinin görüşlerini aktarmak üzere huzurlarınızdayım; hepinize, Grubum ve şahsım adına saygılar sunuyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; araştırma konusunu içeren olaylar, Bosna-Hersek için toplanan paralar, Avrupa Millî Görüş Teşkilatınca toplanan paralar, Refah Partili Sultanbeyli Belediyesince pazarlanan arsalar nedeniyle elde edilen paralar, İslama Çağrı Cemiyeti tarafından gönderilen 500 bin dolarlık çek ve Hazinece Refah Partisine yapılan 65 milyar liralık yardım parasının nasıl kullanıldığı ve bu paraların akıbetinin incelenmesine ilişkindir.
Öncelikle, önerge sahiplerinin, bu konuda, önergeleri üzerinde Genel Kurulda yapılan görüşme sırasındaki beyanlarından bazı bölümlerini sizlere hatırlatmak istiyorum. Gerçi, biraz önce, Sayın Ali Rıza Gönül, burada, talihsiz bir konuşma yapmak zoruda kaldı. Talihsiz diyorum; çünkü, hakikaten zor durumdaydı. O kadar iddialı şekilde bu kürsüyü kullanmışlardı ki, daha doğrusu, bitişik salondaki kürsüyü öyle bir kullanmışlardı ki, "elimizde belgesi var; belgesi" diye, çok ciddî iddialarla huzurlarınıza gelmişlerdi.
Şimdi, okuyorum: "Huzurunuza, TEDAŞ gibi, TOFAŞ gibi, her türlü hukukî mesnetten yoksun bir dosyayla gelmedim. Bu dosya, Refah Partisinin, adil düzencilerin, din istismarıyla oy avcılığı yapanların, 'iktidarımız, ya kanla ya oyla olacak' diyenlerin gizli kasası, kirli kasası Süleyman Mercümek'in dosyasıdır." Kim söylüyor? Sayın Aykurt söylüyor... Doğru Yol Partisi, ortağınız...
“Bakınız, Avrupa Millî Görüş Teşkilatı -yan kuruluşunuz- Fransa Merkezî Başkanı Ayhan Yılmaz, 2 Haziran 1994 tarihinde yaptığı açıklamada, İstanbul Sultanbeyli Belediyesinin, dört yıldır belediyeye ait arsaları, Avrupa'daki millî görüşlü çevrelere sattığını; bu arsalardan en az 10 milyon mark elde edildiğini; ancak, paranın, belediye kasasında değil, Süleyman Mercümek'in sorumlu olduğu Refah Partisi kasasında saklandığını; söz konusu meblağın bir kısmının Refah Partisine bir kısmının da Sultanbeyli Belediyesine aktarıldığını, akıbeti bilinmeyen bir kısmının ise, bazı parti mensuplarına gittiğini; Süleyman Mercümek'in basına yansıyan hesabında görülen paranın, Bosna yardımlarıyla alakasının olmayıp, arsa satışlarından Refah Partisine düşen pay olduğunu ifade ediyor." Ayhan Yılmaz ifade ediyor, Sayın Aykurt Genel Kurulun huzuruna getiriyor.
Sayın Aykurt, Sultanbeyli'deki 121 dönümlük tapulu arsayla ilgili olarak, Süleyman Mercümek'in, 250 metrekarelik bir parsel için 13 500 DM'lik bir para talep ettiğini; 121 bin metrekarelik arsanın parsellendiği zaman, elde edilecek rantın 326 milyar 700 milyon TL olduğunu belirtiyor ve rantçıların kim olduğunu soruyor. Bugünkü rakamlarla söz konusu arazinin değeri 487 milyar liraya ulaşmaktadır. Bunları söyleyen Sayın Aykurt, Doğru Yol Partisi Grup sözcüsüydü, Grup adına konuşan arkadaşımızdı.
Sayın Aykurt "Sayın Erbakan'ın, 22 Mayıs 1994 tarihinde Süleyman Mercümek'le ikili ve gizli görüşme yapmasının tercümesini siz yapın" dedikten sonra, devamında "önergemize 'evet' deyin, belgeleri verelim, açıklayalım" diyor; ama,Komisyona ne belge ibraz etti, ne bilgi ibraz etti.
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Yokmuş da onun için!
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Yoksa söylemesin...
ÖMER EKİNCİ (Ankara) – Sen ne diyorsun, sen onu söyle!
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Geleceğiz... Geleceğiz, merak etme, geleceğiz oraya...
ÖMER EKİNCİ (Ankara) – Bir şey biliyorsan, onu söyle!
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Geleceğiz... Geleceğiz, merak etme; sabredersen muradına erersin.
Refah Partisinin, gerek Avrupa Millî Gençlik Teşkilatı gerekse Arap ülkeleriyle finansal ilişkilerinde de Süleyman Mercümek'in rolünün bulunduğu yönünde çok hassas kaynaklardan elde edilmiş bilgiler mevcuttur.
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Hangi Arap ülkesi?.. Var mı elinizde bir bilgi?
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Belgesini ortağına sor; o söyledi, ben söylemiyorum.
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Hangi Arap ülkesi?..Hangi Arap ülkesi?..
ALİ ILIKSOY (Devamla) – İşte, ortağına sor; bana sorma, ortağına sor.
ÖMER EKİNCİ (Ankara) – Ortağı açıklamış!..
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Ortak kaçırdı...
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Öyle, yuvarlak laflarla geçiştiriyorsunuz.
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Önce dinle!..
"Keza, Süleyman Mercümek'in 23 Haziran 1988 tarihinde, Kuveyt'ten İstanbul'a gelecek olan şahısları karşılaması ve her konuda onlara yardımcı olması için Necmettin Erbakan'dan talimat aldığı; 22 Şubat 1989 tarihinde, Necmettin Erbakan'ın, Avrupa Millî Gençlik Teşkilatı Başkanı Osman Yumakoğullarına, yardımı, 23 Şubat 1989'da, bir bankanın Bayrampaşa şubesine Süleyman Mercümek hesabına göndermesi talimatını verdiği; Refah Partisine finansal destek sağladıkları bilinen, Suudî Arabistan uyruklu, Musli Meşru ve Yusuf adındaki şahısların Nisan 1990 tarihinde Refah Partisine gönderdikleri paranın, Faisal Finans kurumu aracılığıyla İstanbul Şubesine Süleyman Mercümek'in adına yatırıldığı; 28 Aralık 1992 tarihinde, Necmettin Erbakan'ın, Kuveytli Mustafa Taham ile görüşmesinde Gulfbank kanalıyla gönderilecek 250 birim paranın, Garanti Bankası Hasırcılar Şubesindeki Süleyman Mercümek hesabına yatırılmasının, yatırıldı dekontunun ise Necmettin Erbakan'ın kardeşi Dr. Kemalettin Erbakan'ın 521 68 89 No'lu telefonuna fakslanmasının istendiği; 14 Nisan 1992'de, Necmettin Erbakan ile kardeşi Kemalettin Erbakan'ın görüşmesi, Riyadbanktan Süleyman Mercümek adına çıkacak paranın, Yapı Kredi Bankası Fatih Şubesine çıkarılmasından bahsedildiği hususları, bu konuda kesin bilgilerdir" diye söylüyor Sayın Doğru Yol Partisinin sözcüsü. Bu açıklamalar, Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan Sayın Mustafa Kemal Aykurt'un sözleridir. Sayın Aykurt, bu beyanlarına rağmen, Komisyona herhangi bir belge sunmamış, söylediklerinin, basında yer alan ve Süleyman Mercümek'in yargılandığı dosyadaki bilgi ve belgeler olduğunu söylemekle yetinmiştir.
Önerge sahibi Sayın Ali Rıza Gönül, 500 bin dolarlık çekle ilgili olarak, Genel Kuruldaki beyanında "Değerli milletvekilleri, bizim elimizde de bir belge var, bu çeklerin kime, nerede ve ne amaçla verildiğine dair. Arapça yazılmış, noterce tercüme edilmiş. Açıklama kısmında da, bu çeklerin Refah Partisine yardım amacıyla verildiğini merkezine rapor eden kişinin belgesi var, belgesi..." demiştir. Bunları tutanaklardan okuyorum. Ancak, Komisyondaki ifadesinde, ellerindeki bilgilerin ve belgelerin basın taramalarına ait olduğunu, DGM Savcılığındaki bilgi ve belgeler olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasındaki belgeler olduğunu söyleme gereğini duymuştur. Bir de yine, Sayın Yalçın Doğan'ın köşe yazısına dayandığını, Komisyonumuza verdiği ifadede bildirmiştir.
Gerek önerge sahipleri gerekse Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan sözcülerin, kesin bilgi ve belgelere dayandıklarını iddia etmelerine karşın, Komisyona yardımcı olmamaları, çıkar ortaklığına dayanan bugünkü Refahyol Koalisyonunun kuruluşu sırasında söylediklerimizi doğrulamaktadır.
Refahyol Hükümeti kurulmadan önce, her iki siyasî parti sözcülerinin, bir birlerini o derece ağır suçlayan sözler söylemelerine karşın, daha sonra, geçmişte söylediklerini unutup kolkola girmelerinin sebebi, Refahyolun devamı yönündeki çabaların görtergesi olsa gerek. Amaçlarının, kamuoyunun vicdanını sızlatan olayların araştırılması veya açıklığa kavuşturulması değil, zaman zaman balans ayarına gereksinim duyulan bu Hükümeti birlikte kurmak olduğu anlaşılmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bosna-Hersek'te yaşanan insanlık dramı ilgi yapılarak, Selçuklu Belediye Başkanı İsmail Öksüzler önderliğinde, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununa göre, 21.7.1992 gün ve 2672 sayılı yazıyla Konya Valiliğine başvuruda bulunulmuş ve gerekli izin alınmıştır. Toplanan yardımın ise, doğrudan doğruya Bosna-Hersek devlet yetkililerine teslim edileceği öngörülmüş; Vilayetçe verilen izinde ise, bu konuya gerekli hassasiyetin gösterilmesi istenmiştir.
2860 sayılı Yardım Toplama Yasasına göre, yardımın toplanma şekilleri, süresi, sürenin uzatımı, faaliyetin düzenli ve verimli şekilde yürütülmesi, toplanan paraların amaca uygun bir şekilde kullanılması hususları, birer birer sayılmıştır. Ayrıca, sağlanan net geliri, gerçekleştirilmek istenen amaç doğrultusunda, izin veren makamın denetleme hakkının bulunduğu, yine, anılan Yasada belirtilmektedir.
Yasanın belirlediği bu hükümlere uyulmadığı gibi, toplanan yardımın kesin hesabı çıkarılmamış; sonuçta, ne kadar yardım toplandığı hususu açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu durum, 2860 sayılı Yasanın 17 nci maddesine aykırıdır. 2860 sayılı Yasaya göre toplanan yardımların Yasaya aykırılığı halinde uygulanacak yaptırım, aynı Yasanın 29 uncu maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre, toplanan yardımın devlet malı sayılacağı ve zoralımına gidileceği belirtildiğine göre, Yasa gereği, toplanan yardımın zoralımına karar verilmesi gerekir kanısındayız.
Yasalara aykırı olarak toplanan bu para, amaca da aykırı olarak kullanılmıştır. Toplanan paranın Bosna - Hersek yetkililerine teslimi gerekirken -yardım toplayanlar bundan kaçınmışlar- bu paralar, yardım toplama faaliyetinden sonra, Kasım 1992'de paravan olarak kurulan Uluslararası İnsanî Yardım Teşkilatına, yani İHH'ya gönderilmiştir. Bu derneğin kurucularının tamamına yakını, Avrupa Millî Görüş Teşkilatının veya Refah Partisinin üyeleri veya sempatizanlarıdır.
Toplanan yardımın İHH'ya teslim edileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Toplanan paralar, Selçuklu Belediyesi Hesap İşleri Müdürü Muzaffer Atalay, Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cemal Yalçındağ ve Ziya Özboyacı tarafından, Faisal Finans vasıtasıyla, İHH'nın, Alman Volksbank Freiburg Şubesindeki 891006 No'lu hesabına, 17.3.1993 tarihinde 683 088 DM, 24.3.1993 tarihinde 490 250 DM ve 25.3.1993 tarihinde 269 595 DM'lık bölümler halinde aktarılmıştır.
"Selçuklu Belediye Başkanlığı" başlıklı ve 26.03.1993 tarihli yazı ve İHH yetkililerinin ifadelerine göre, Konya Selçuklu Belediye Başkanlığından alınan talimat doğrultusunda, bu para, Süleyman Mercümek'in Yapı Kredi Bankası Düsseldorf Şubesindeki 0000748012 No'lu hesabına, 22.3.1993 tarihinde 680 000 DM, 5.4.1993'te tarihinde 750 000 DM'lik bölümler halinde yatırılmıştır. Daha sonra, bu para, virmanlama yöntemiyle, Süleyman Mercümek'in Yapı Kredi Bankası Fatih Şubesindeki hesabına aktarılmıştır. Süleyman Mercümek'in hesabında, bu para, dokuz aya yakın bir süre kalmıştır. Böylece, Mercümek'in parayı zimmetinde tuttuğu da anlaşılmaktadır. Esasen, paranın akıbeti meçhuldür; çünkü, Süleyman Mercümek tarafından sunulan, 31.12.1993 tarihli ve 1 430 000 DM'lık belge, her zaman düzenlenme olanağı olan belgelerdendir. Hukuken adi belge niteliğindedir. O nedenle, bu belgelere değer kazandırılabilmesi için yan kanıtlara gereksinim vardır. Dolayısıyla, paranın ne olduğu da belli değildir.
Yine, Bosna-Hersek için, yasalara aykırı olarak, Bursa ve İzmir İl Başkanlıklarınca yardım toplama geceleri düzenlenmiştir; toplanan paraların sonucu da Konya'da toplanan paraların sonucu gibidir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Avrupa Millî Görüş Teşkilatı, yurt dışında bulunan yurttaşlarımız adına kurban kesimi için de para toplamıştır. Bu paralar, yine, Süleyman Mercümek'in Yapı Kredi Bankası Fatih Şubesindeki hesabına gönderilmiştir. Gönderilen paranın tutarı 969 000 DM'dır. Süleyman Mercümek, bu parayı, kurban kesimi için Beşir Darçın'a teslim ettiğini belirtmiştir. Beşir Darçın ise, bu parayı, çeşitli illerde ve çeşitli kişilerin imzalarını taşıyan belgelerle, kurban kesimi suretiyle sarf ettiğini bildirmiştir; ancak, sunulan belgeler, yukarıda belirttiğimiz gibi, hukuken her zaman tanzimi mümkün olan adi belgelerdir. O nedenle, yurt dışında bulunan yurttaşlarımız tarafından gönderilen bu paraların ne olduğu bilinmemektedir.
Bakınız, bu konuda, Sayın Süleyman Mercümek'e para gönderen Halil Aya'nın, daha doğrusu borç alan Halil Aya'nın beyanını okuyacağım; Halil Aya Süleyman Mercümek arasındaki ilişkiye bakınız: "Halil Aya'nın gönderdiği 100 bin markın ne için gönderildiğini şu an hatırlamıyorum." Düşünün; 100 bin mark, altı aylık süre içerisinde ne için gönderildği hatırlanmayan bir para; bugünkü değeriyle 7,5 milyar. Hanginiz hatırlamazsınız... Ama, Halil Aya, cumhuriyet savcılığına verdiği ifadede ne diyor: " Almanya'dan izne gelmiştim. Daha önceden tanıdığım Süleyman Mercümek'ten 100 bin DM borç aldım. Almanya'ya gittiğimde bir ay içinde geri gönderdim." 11.8.1993 tarihinde Düsseldorf Yapı Kredi Bankası vasıtasıyla geri göndermiş. Oysa, Süleyman Mercümek, 100 bin markı borç verdiğini bilmiyor. Bunların hepsi yönlendirilmiş tanık beyanlarıdır; ama, Türk adaleti bunları yutmamıştır; Süleyman Mercümek hakkındaki kararını vicdanına göre de ittihaz etmiştir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun ek 1 inci maddesi uyarınca, her yıl, Hazinece, siyasî partilere güçleri oranında devlet tarafından yardım yapılmaktadır. Refah Partisine de, 1994 yılında, devletçe 65 milyar liralık bir yardım yapılmıştır. Refah Partisinin yetkili organlarınca hiçbir karar alınmadan, sadece Refah Partisinin malî işlerden sorumlu genel başkan yardımcısının kişisel iradesi ve imzasıyla, bu para, Süleyman Mercümek'in Yapı Kredi Bankası Fatih Şubesindeki hesabına 14 Ocak 1994 tarihinde havale edilmiştir. Yaklaşık bir aylık bekleme süresi sonunda, Süleyman Mercümek'in eli dahi değmeden, bu para dolara dönüşmüş ve 14 Şubat 1994 tarihinde, getirileriyle -yani faiziyle- birlikte yeniden Refah Partisinin Ankara'daki hesabına dönmüştür. Acaba, Ankara'da bulunan Refah Partili yöneticiler ve Refah Partililer, sorumluluklarında bulunan parayı kârlı alanlara veya gelire kavuşturma yeteneğinden yoksun mudurlar ki, parayı Süleyman Mercümek'e havale edip dolara çevirttiriyorlar?! Oysa, biz, bugün, ülke ekonomisini idare etmeye çalışan Refah Partililerin, en azından, bu konuda yetenekli olduklarını sanıyorduk; meğer yanılmışız! Halbuki, onlar, sadece Süleyman Mercümek'i yetenekli görmüşlerdir. Oysa, bu şahsın, değişik bankalarla olan davaları ve batırdığı iddia edilen paraların durumu dikkate alınırsa, pek de güvenilir olmadığı anlaşılmaktadır. Yoksa, şimdi de, geçmişte kendi paranızı teslim ettiğiniz gibi, hazinemizi de bu kişiye mi teslim etmeyi düşünüyorsunuz?! Sakın ha, bunu yapmayın!.. Ama, ortağınızın araştırma konusu olan malı mülkü, uyumlu olan bu Hükümetin devamı ve denk olan bu bütçenin denk hale gelmesi için Sayın Mercümek'e görev düşüyor sanıyorum.
Siyasî Partiler Kanununun ek 1 inci maddesine göre, siyasî partilere yapılan yardımların hangi amaçla ve ne şekilde kullanılacağı hususu; ek 1 inci maddenin son fıkrasında ise, bu yardımın sadece parti ihtiyaçları ve parti çalışmalarında kullanılacağı belirtilmiştir. Oysa, Refah Partisi, bu amaca aykırı olarak 65 milyar lirayı üçüncü kişi olan Mercümek'in sorumluluğuna havale etmiştir; açıkçası, yasaya aykırı davranmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında hukuk devleti niteliği de sayılmaktadır. Buna göre, gerek tüzelkişiler gerekse özel kişiler yasalara uymak zorundadırlar.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosunun bu konuyla ilgili olarak 10.4.1995 tarihindeki takipsizlik kararı ise, bizim inancımıza göre, olaya uymamaktadır. Şöyle ki: Öncelikle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı veya yetkili kılacağı cumhuriyet başsavcı yardımcısının konuyla ilgili olarak inceleme yapıp, karar vermesi gerikirdi. Dolayısıyla, verilen takipsizlik kararı geçerli bir karar olmasa gerek.
ÖMER EKİNCİ (Ankara) – Savcının yerine...
ALİ ILIKSOY (Devamla) – Dinlersen öğrenirsin...
Yine, bu kararın verilebilmesi için, devletçe Refah Partisine yapılan yardımın değil, Refah Partisinin diğer gelirlerinin ancak üçüncü kişilerin yedine teslim edilebileceği hususunu unutmamak gerekir. Bu, yapılmamıştır. Her ne kadar, takipsizlik kararı kesinleşmiş gibi görünüyorsa da, aksi kanıtlandığı zaman takipsizlik kararlarının kaldırılması her zaman mümkündür. Ayrıca, 22.4.1983 tarih ve 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun ek 1 inci maddesinin son paragrafında, devletçe yapılacak yardımların nerelere harcanacağı belirtilmiştir. Bu, parti çalışmaları ve parti ihtiyaçlarıdır. Yoksa, Süleyman Mercümek'in hesabına para göndermek diye bir kayıt yoktur. Siyasi Partiler Kanununda da böyle bir hüküm yoktur. Süleyman Mercümek'in hesabına para aktarılması, paranın o kişinin yararına sunulması anlamına gelir. Bu nedenle, takipsizlik kararının yeterince incelenmeden verildiği kanısındayız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüldüğü üzere, Bosna-Hersek için toplanan yardımlar, kurban kesimi için toplanan paralar, Hazineden Refah Partisinin aldığı yardımlar, Refah Partisinin insan suretinde tecessüm etmiş kasasında buluşmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Ilıksoy, konuşmanızı tamamlayın efendim.
ALİ ILIKSOY (Devamla) – DSP'nin...
ÖMER EKİNCİ (Ankara) – DSP'nin kaç lirası var bu paranın içinde?!
ALİ ILIKSOY (Devamla) – DSP'nin, anamızın ak sütü gibi helal parası var; sizin gibi sahte parası yok! (DSP ve CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Biz, yasalara aykırı olan hiçbir icraatın içinde yokuz. Biz, Türkiye Cumhuriyetinin yasalarına uygun hareket etmek zorunda hissediyoruz kendimizi. Sizin gibi, oradan buradan para toplamıyoruz biz! (DSP ve CHP sıralarından "Bravo' sesleri, alkışlar)
Bu hususlar, acaba, Refah Partisi ile Süleyman Mercümek arasında parasal ilişkilerin var olduğunun kanıtı değil midir?! Doğru Yol Partisinin sayın komisyon üyeleri, maalesef, daha önceki diyeti ödemek için, aklama cihetine gittiler bir anlamda.
Diğer soruşturma ve araştırma önergelerinde olduğu gibi, bu araştırma önergesinin de, Koalisyon ortaklarının oylarıyla hasıraltı edilmesi mümkündür; ama, unutmayınız, kamuoyunun vicdanında ve o vicdanların sesi olan bizlerin vicdanında ömür boyu mahkûm kalacaksınız.
Saygılar sunuyorum. (DSP ve CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN – Demokratik Sol Parti Grubu adına konuşan Gaziantep Milletvekili Sayın Ali Ilıksoy'a teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, söz sırası, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Erzincan Milletvekili Sayın Mustafa Kul'un. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Kul, konuşma süreniz 20 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA KUL (Erzincan) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 49 arkadaşının vermiş olduğu önerge üzerine kurulan, Refah Partisinin Süleyman Mercümek ile bağlantılarının ve diğer maddî ilişkilerinin araştırılarak iddia edilen hukukdışı malî kaynakların tespiti amacıyla çalışmalarını tamamlamış olan Meclis Araştırması Komisyonunun raporu üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, gerek Partim gerekse kendi adıma hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar, bu konular gündeme geldiği zaman, her vesileyle, Refah Partisi, Mercümek ve Beşir Darçın'la ilgili konuları görüşmek durumunda kalıyorduk; ama, bugün, ben, öncelikle, bu konu üzerinde konuşmadan önce, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisinin ortaklığı üzerine bazı tespitleri ifade etmek istiyorum.
Bu önerge, Doğru Yol Partili milletvekilleri tarafından hazırlanmıştır ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulduğu zaman da, bu kürsüden, Doğru Yol Partili milletvekilleri tarafından savunulmuştur, o milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmiştir. Tabiî, Refah Partisinin dışındaki diğer partilerin hepsi, bu önergenin kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Şimdi, sadece bu önergede ifade edilen iddialar değil, daha önce, Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi ortak olmadan önce, Doğru Yol Partisinin Genel Başkanı Sayın Çiller ve diğer parti yöneticilerinin, Refah Partisi, Bosna-Hersek paraları, Beşir Darçın ve Süleyman Mercümek'le ilgili bazı iddiaları var.
Şimdi, 23 Şubat 1994 tarihinde, o zamanki Başbakan, Doğru Yol Partisinin Genel Başkanı Sayın Tansu Çiller'in iddiası: "Bosna paralarını Refah iç etti." Altında, tabiî, uzun uzun açıklamaları var.
28 Şubat 1994 tarihinde, Çiller'den Refah'a Bosna suçlaması_ Çiller, Hac organizasyonu ve aynı zamanda Bosna-Hersek için toplanan paraların Bosna-Hersek'e gönderilmediğini, bu paraların tamamının Refah Partisinin seçim harcamalarında kullanıldığını söylüyor.
Yine, Sayın Çiller, o zaman "Refah Partisi Bosna'ya yardım parasının yarısını göndermedi" diyor. Çok kesin ifadeyle "yarısını göndermedi, partinin kasasına indirdi" diyor. (CHP sıralarından "kim diyor?" sesleri) Sayın Çiller diyor.
Yine, Sayın Çiller, o zamanki Başbakan, Refah Partisiyle ilgili "Refah Partisi, topladığı yardım paralarını Bosna-Hersek'e göndermemiştir, bu konuyu araştırıyoruz" diyor.
Yine, Doğru Yol Partisinin o zamanki ve şimdiki -şu anda da milletvekili- olan Genel Başkan Yardımcısı Devlet Bakanı Necmettin Cevheri çok kesin bir ifadeyle "Refah, Bosna parasının 20 milyarını kendi kasasına attı" diyor.
Genel Başkan Yardımcısı Esat Kıratlıoğlu "Refah Partisi 26 milyarı adilce paylaştı" diyor.
Yine, Doğru Yol Partisinin Genel Başkanı Sayın Çiller "Refah Partisi, seçimlerde ve seçim dışında kullandığı paralarının kaynağını açıklamalıdır" diyor
Bu iddialara karşı Erbakan'dan Çiller'e cevap, diyor ki: "Elinin çamurunu bize sürüyor, kendi eli pis, o pis elini bize sürüyor; bizimle ilgili böyle iddialar yakışıksız."
MAHMUT IŞIK (Sıvas) – Kim diyor?!
MUSTAFA KUL (Devamla) – Erbakan diyor.
Erbakan, yine, Sayın Çiller'e diyor ki: "Bu iddialar gülünç; bunları, ancak aklî dengesi yerinde olmayan birileri söyler."
Şimdi, arkadaşlar, daha, çok gazete kupürü var; bunlar, o Genel Başkanların yaptığı basın toplantılarından alınan şeyler ve hükümet kurulmadan önce. Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi hükümetken, bu arada, Doğru Yol Partisi bir atağa geçiyor, Refah Partisiyle ilgili 18 tane dosya hazırlıyor. Bu dosyalardan 1 tanesi, işte bugün görüştüğümüz konuyla ilgili; ama, diğerleri, 17 ayrı konuda.
Sayın Erbakan'ın mal varlığından kardeşinin mal varlığına kadar, Millî Görüş'ün faaliyetlerinden Millî Görüş ile Refah'ın ilişkilerine kadar, akıncıların Refah Partisiyle ilişkilerinden IHH ile Refah Partisinin ilişkilerine kadar birçok konuda, 18 iddiayla ilgili önerge hazırlıyorlar ve bunları teker teker, her hafta bir tanesini vereceklerini söylüyorlar.
Daha birinci önergeyi veriyorlar; birinci önergeyi, kalkıyorlar, hararetle kürsüde savunuyorlar; ikinci önergeyi veriyorlar; bu arada Hükümet düşüyor. 54 üncü Hükümetin görüşmeleri sırasında, o ikinci vermiş oldukları önergeden vazgeçer gibi oluyorlar; kendi vermiş oldukları önergeye "ret" oyu kullanıyorlar; ama, bu birinci önerge, ne yazık ki, daha önce kabul edilmişti, Komisyon kurulmuştu. Komisyon kuruldu...
SABRİ ERGÜL (İzmir) – Mal varlığında da öyle olmuştu...
HÜSAMETTİN KORKUTATA (Bingöl) – Gırgır geçiyorlar... Ayıp oluyor!..
MUSTAFA KUL (Devamla) – Bu Komisyonun kurulmasıyla ilgili -biraz önce Sayın Özsoy okudu- gerekçede birçok şey yazılı; ama, özellikle bir cümleyi okumak istiyorum. Sayın Ali Rıza Gönül ve 50 arkadaşı şunu diyor: "Eldeki mevcut belge ve delillere dayanan bilgiler, önemli sonuçlar doğuracak niteliktedir." Altında da bir sürü iddialar sıralıyor. (CHP sıralarından "oku" sesleri) Sayın Özsoy okudu, vaktinizi almak istemiyorum, zaten vaktim de kısıtlı.
Bu iddialar üzerine, bunları araştırmak için Komisyon kuruluyor. Komisyon 9 üyeden oluşuyor. Bu 9 üyeden 3'ü Refah Partisinden, 2'si Doğru Yol Partisinden, 2'si Anavatan Partisinden, 1'i DSP'den, bir de ben ve benim katılamadığım -çok önemli bir mazeretim vardı- Erzincan'da bulunduğum sırada yapılan bir toplantıda, Doğru Yol Partili milletvekilleri, beni başkanlığa aday gösteriyorlar ve onların da desteğiyle, beni başkan seçiyorlar ve "bu konuyu en iyi Mustafa Kul araştırır" diyorlar. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Erzincan'dayım, telefonla, bana başkan seçildiğimi bildirdiler. Arkadaşlarımıza teşekk