DÖNEM : 20 CİLT : 22 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
66 ncı Birleşim
11 . 3 . 1997 Salı
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Rize Milletvekili H.Avni Kabaoğlu'nun, Karadenizin kirliliği ve ekolojik sistemine ilişkin gündemdışı konuşması
2. - Kırklareli Milletvekili Necdet Tekin'in, Tevhidi Tedrisat Kanununun kabul edilişinin 73 üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî EğitimBakanı Mehmet Sağlam'ın cevabı
3. - Adana Milletvekili İmren Aykut'un, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundaki uygulamalara ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Sacit Günbey'in cevabı
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Avusturya, Almanya ve Fransa'ya gidecek olan Turizm Bakanı M. Bahattin Yücel'e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı H. Ufuk Söylemez'in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi(3/709)
2. - Küba'ya gidecek olan Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna'ya, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz'ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/710)
3. - TBMM Başkanının başkanlığında, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Meclis Başkanlarının vaki davetlerine icabet edecek Parlamento heyetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/711)
4. - Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subaylar Hakkında Kanun Tasarısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Assubaylar Hakkında Kanun Tasarısının (1/396) (1/411) yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/712)
5. - Burdur Milletvekili Kâzım Üstünel'in, Başkanlık Divanı Üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/145)
6. - Bayburt Milletvekili Ülkü Güney'in, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi ve 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifinin (2/12) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin (4/147)
7. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında Kanun ile 78 ve 190 Sayılı KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/2) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/146)
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - BartınMilletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu ve 21 arkadaşının, erozyonun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/174)
IV. - SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1. - Rize Milletvekili A.Mesut Yılmaz'ın, Devlet Bakanı Sacit Günbey'in partilerine sataşması nedeniyle konuşması
2. - Devlet Bakanı Sacit Günbey'in, Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz'ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması
3. - Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz'ın, Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz'un şahsına sataşması nedeniyle konuşması
4. - İstanbul Milletvekili HalitDumankaya'nın, Edirne Milletvekili Evren Bulut'un, ileri sürmüş olduğu görüşten farklı bir görüşü kendisine atfetmesi nedeniyle konuşması
V. - GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A) GÖRÜŞMELER
1. - İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 arkadaşının, TMO Genel Müdürlüğündeki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri belirlemek amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/6) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S.Sayısı : 154)
2. - Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı ve 18 arkadaşının, hudutlarımızın güvenliği konusunda alınan ve alınması gereken tedbirleri araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/7) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı : 174)
VI. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Şanlıurfa Milletvekili Zülfükar İzol'un, hayvansal ürünlerin ithalatının durdurulması ile hayvancılık kredisi alan üreticilere ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Musa Demirci'nin yazılı cevabı (7/1971)
2. - İzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, hayvan sayısına ve illere göre dağılımına ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Musa Demirci'nin yazılı cevabı (7/1986)
3. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep ile BDT ülkeleri arasında karşılıklı uçak seferleri yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı Ömer Barutçu'nun yazılı cevabı(7/1996)
4. - İçelMilletvekili D. Fikri Sağlar'ın, Akkuyu Nükleer Santral Projesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M. Recai Kutan'ın yazılı cevabı (7/2005)
5. - Manisa Milletvekili Tevfik Diker'in, korucularda bulunan ve menşei belli olmayan silahlara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Meral Akşener'in yazılı cevabı (7/2010)
6. - Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz'in, uyuşturucuyla mücadelede yetkililerin yetersiz kaldığı iddialarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Meral Akşener'in yazılı cevabı (7/2021)
7. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep Organize Sanayii Bölgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'in yazılı cevabı (7/2026)
8. - Niğde Milletvekili Akın Gönen'in, özel korumalara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Meral Akşener'in yazılı cevabı (7/2035)
9. - İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş'ın, Almanya'nın 16 yaşından küçükler için vize ve oturma izni uygulamasına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller'in yazılı cevabı (7/2040)
10. - Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün'ün, buğdaya zarar veren böcek ile mücadele konusunda alınacak tedbirlere ve
İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, personel atamalarına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Musa Demirci'nin yazılı cevabı (7/2042, 2046)
11. - Hatay Milletvekili Atila Sav'ın, emniyet görevlilerince kullanılan bazı taşıtlara sahte plaka takıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Meral Akşener'in yazılı cevabı (7/2053)
12. - Niğde Milletvekili AkınGönen'in, silah ruhsatı verilmesi konusunda yönetmelikte değişiklik yapılmasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı MeralAkşener'in yazılı cevabı (7/2061)
13. - İzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, İzmir-Kemalpaşa Bağyurdu Lisesinde yaşandığı iddia edilen cinsel taciz olayına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam'ın yazılı cevabı (7/2064)
14. - Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, Bursa'da özelleştirme kapsamına alınan tesislere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ufuk Söylemez'in yazılı cevabı (7/2071)
15. - Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın,
bazı projelerin gerçekleşme oranına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Mehmet
Sağlam'ın yazılı cevabı (7/2076)
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.
Manisa Milletvekili H. Ayseli Göksoy, Ankara'da kadınlarca gerçekleştirilen yürüyüşün nedenlerine ve kadın haklarına ilişkin,
İzmirMilletvekili Zerrin Yeniceli, 8Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle çalışma hayatı, kadınların eğitimi ve kadın hakları ile laik ve demokratik rejimimizde Türk kadınının yeri ve görevine ilişkin,
Devlet Bakanı Işılay Saygın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle,
Erzurum Milletvekili ÖmerÖzyılmaz da, Anayasanın 174 üncü maddesinde devrim kanunu olarak belirlenmiş olan Tevhit-i Tedrisat Kanunuyla ilgili,
Gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Almanya'ya gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Recai Kutan'a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Fehim Adak'ın,
İsviçre'ye gidecek olan Devlet Bakanı Bahattin Şeker'e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Işılay Saygın'ın,
Vekillik etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri ile,
(10/160) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 27 arkadaşının, ormanlarımızın korunması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla birMeclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/173) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türkiye-İtalya Parlamentolararası Dostluk Grubunun kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.
5.3.1997 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan :
(10/6) esas numaralı Meclis Araşırması Komisyonunun 154 sıra sayılı Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğündeki usulsüzlük ve yolsuzluklar konusundaki raporunun gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında,
(10/7) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 174 sıra sayılı hudutlarımızın güvenliği konusundaki raporunun gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında,
Yer almasına ve görüşmelerinin Genel Kurulun 11.3.1997 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarısı ve Teklifleriyle Komisyonlardan GelenDiğer İşler" kısmının :
1 inci sırasında bulunan 23 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.
5 inci sırasında bulunan, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve Bu Kanunlarda Değişiklik Yapan 18.11.1992 Tarih ve 3842 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına DairKanun Tasarısının (1/543) (S. Sayısı : 175) görüşmeleri tamamlanarak kabul edildiği ve kanunlaştığı açıklandı.
6 ncı sırasında bulunan, Yurtdışında Bulunanların Sosyal Güvenlikleri Hakkında Borçlanma Kanunu Tasarısının (1/569) (S. Sayısı : 209) görüşmelerine devam edilerek 3 üncü maddesine kadar kabul edildi.
Alınan karar gereğince, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğündeki usulsüzlük ve yolsuzluklar konusundaki 154 sıra sayılı ve hudutlarımızın güvenliği konusundaki 174 sıra sayılı Meclis Araştırması Komisyonlarının raporları ile diğer denetim konularını görüşmek için, 11 Mart 1997 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 18.46'da son verildi.
Ali Günaydın Ünal Yaşar
Konya Gaziantep
Kâtip Üye Kâtip Üye
1. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/718) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.3.1997)
2. - İzmir Milletvekili Kaya Erdem ve 65 Arkadaşının; 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bir Ek Madde ve İki Ek Geçici Madde Eklenmesi ve Geçici 2 nci Maddesinin Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi (2/719) (Millî Eğitim,Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.3.1997)
3. - İzmir Milletvekili Kaya Erdem ve 64 Arkadaşının; 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi, Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi ve Geçici 9 uncu Maddesinin Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi (2/720) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.3.1997)
1. - Mera Kanunu Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/509) (S. Sayısı : 231) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
2. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Beyaz Rusya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/545) (S. Sayısı : 233) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
3. - Türkiye Cumhuriyeti ve Tacikistan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/506) (S. Sayısı : 234) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
4. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Litvanya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonları raporları (1/334) (S. Sayısı : 235) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
5. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Lübnan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/546) (S. Sayısı : 236) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Deniz Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna DairKanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri komisyonları raporları (1/354) (S. Sayısı : 237) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
7. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Özbekistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/557) (S. Sayısı : 239) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
8. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/563) (S. Sayısı : 240) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
9. - 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/568) (S. Sayısı : 241) (Dağıtma tarihi : 7.3.1997) (GÜNDEME)
1. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna DairKanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri komisyonları raporları (1/560) (S. Sayısı : 238) (Dağıtma tarihi : 10.3.1997) (GÜNDEME)
2. - Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz ve 20 Arkadaşının; 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 574 ve 575 inci Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/54) (S. Sayısı : 243) (Dağıtma tarihi : 10.3.1997) (GÜNDEME)
3. - Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/538) (S.Sayısı : 244) (Dağıtma tarihi : 10.3.1997) (GÜNDEME)
1. - Niğde Milletvekili M. Salih Katırcıoğlu ve 12 Arkadaşının; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne DairKanunun Ek 22 nci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/721) (Millî Eğitim,Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.3.1997)
2. - Kırklareli Milletvekili İrfan Gürpınar'ın; Kırklareli'nde Kırklareli Üniversitesi Adı ile Bir Üniversite Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/722) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.3.1997)
3. - İzmir Milletvekili Rıfat Serdaroğlu ve 6 Arkadaşının; Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/723) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
4. - Denizli Milletvekili Halûk Müftüler ile Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin'in; 3143 Sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/724) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar,Bilgi ve Teknoloji ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
5. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin; 8.6.1949 Tarih ve 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Ek 68 inci Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında KanunTeklifi (2/725) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
6. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin; 14.7.1965 Tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Ekli Bir Sayılı Cetvelin " 1 - Genel İdare Hizmetleri Sınıfında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/726) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
7. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin; 14.7.1965 Tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Ekli Bir Sayılı Cetvelin "1 - Genel İdare Hizmetleri Sınıfında Değişiklik Yapılması Hakkında KanunTeklifi (2/727) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
1. - Amasya Milletvekili Aslan Ali Hatipoğlu ve 9 Arkadaşının, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair 2809 Sayılı Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/190) (S. Sayısı : 230) (Dağıtma tarihi : 11.3.1997) (GÜNDEME)
2. - Maden Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/550) (S.Sayısı : 245) (Dağıtma tarihi : 11.3.1997) (GÜNDEME)
3. - Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün ve 11 Arkadaşının, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne DairKanun ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/536) (S. Sayısı : 246) (Dağıtma tarihi 11.3.1997) (GÜNDEME)
4. - Denizli Milletvekili Hasan Korkmazcan ile Siyasî Parti Gruplarını Temsilen 10 Milletvekilinin, Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 29 Arkadaşının, Gümüşhane Milletvekili M. Oltan Sungurlu ve 3 Arkadaşının ve İzmir Milletvekili Metin Öney'in Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ile İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit ve 7 Arkadaşının, Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, 2972 Sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ile 1580 Sayılı Belediye Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri ve İçişleri ve Anayasa komisyonları raporları (2/612, 2/409, 2/453, 2/522, 2/466, 2/547) (S. Sayısı : 247) (Dağıtma tarihi : 11.3.1997) (GÜNDEME)
1. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, Bursa-Orhaneli Kömür İşletmelerinde çalıştırılan işçilere ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/458) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
2. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, Bursa İlindeki din görevlisi açığına ve Kur'an Kurslarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/459) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
3. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, çeşitli yollarla Türkiye'ye gelen ve vatandaşlık hakkı elde edemeyen soydaşlarımıza ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/460) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
4. - Bursa Milletvekili Yahya Şimşek'in, hakkında tutuklama kararı bulunan bir Emniyet görevlisinin katıldığı T.V. programının yapımcısına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/461) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
5. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun,Tekel İl dağıtım bayiliklerinin Bakkal ve Bayiler Odalarına öncelikle verilip verilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/462) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
6. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, itfaiye teşkilatlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/463) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
7. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun, sayısal loto bayilikleri verilmesinde, profesyonel spor klüplerine öncelik tanınıp tanınmayacağına ilişkin DevletBakanından sözlü soru önergesi (6/464) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
1. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, THY'nin Erzincan tarifeli uçak seferlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2236) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.3.1997)
2. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Üniversitesinin kurulması konusunda bir çalışmanın olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2237) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.3.1997)
3. - Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, Bursa Merinos'un özelleştirme kapsamında olup olmadığına ilişkin DevletBakanından yazılı soru önergesi (7/2238) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
4. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, Bursa Bayındırlık ve İskân İl Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2239) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
5. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, din görevlilerinin hizmet içi eğitimine ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2240) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
6. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, Bulgaristan'da yaşayan soydaşlarımızın bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2241) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
7. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, Bursa İlinin hastane ihtiyacına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2242) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
8. - Bursa Milletvekili Hayati Korkmaz'ın, Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmek için yapılan vize müracaatlarında rüşvet alındığı iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2243) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
9. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ın, Hatay ve çevresinde meydana gelen depremin neden olduğu zararlara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2244) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
10. - TokatMilletvekili ŞahinUlusoy'un, Diyanet İşleri Başkanlığından kurumlararası nakil yoluyla yapılan atamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2245) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.3.1997)
11. - Gaziantep Milletvekili Mustafa Yılmaz'ın, bir toplantıda yaptığı iddia edilen bazı açıklamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2246) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
12. - Çanakkale Milletvekili A. Hamdi Üçpınarlar'ın, Müslüman Kardeşler Örgütü ile bir toplantı yapıp yapmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2247) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
13. - Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül'ün, grevde olan Polisan Fabrikasının Karayolları Genel Müdürlüğünün boya ihalesini aldığı iddiasına ilişkin Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2248) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
14. - İstanbul Milletvekili Nami Çağan'ın, Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına ne zaman zam yapılacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2249) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
15. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincanspor'a bir yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2250) (Başkanlığı geliş tarihi : 7.3.1997)
16. - Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un, Erzincan Şeker Fabrikasının üretim kapasitesinin artırılmasıyla ilgili bir projenin olup olmadığına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2251) (Başkanlığı geliş tarihi : 7.3.1997)
1. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu ve 21 arkadaşının, erozyonun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/174) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.3.1997)
1. - Bursa Milletvekili Yüksel Aksu'nun, yeni makam arabaları alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1953)
2. - Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül'ün, Konut Edindirme Yardımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1955)
3. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ın, özelleştirilen kuruluşlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1957)
4. - Adıyaman Milletvekili Celal Topkan'ın, Sağlık Eğitimi Genel Müdürünün görevden alınmasının nedenine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1965)
5. - Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay'ın, Ağrı'nın ilçelerine vakıf yurtları açılmasının planlanıp planlanmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1966)
6. - Van Milletvekili Fethullah Erbaş'ın, Emlakbank hesaplarının yabancı bir şirkete inceletildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1967)
7. - Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol'un, Harran Üniversitesinin kadro ihtiyacına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1969)
8. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, Kırıkkale Devlet Hastanesince yapılan bazı harcamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1973)
9. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep İlindeki kamu yatırımlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1974)
10. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, zorunlu tasarruf hesabında biriken paranın miktarına ve nemalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1975)
11. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep'de DSİ Bölge Müdürlüğü kurulup kurulamayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1977)
12. - Bolu Milletvekili Abbas İnceayan'ın, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde bazı yeni bölümler açılmasını öngören kararnameye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1981)
13. - İzmirMilletvekili Sabri Ergül'ün, Türkiye'de kara, deniz ve hava taşıtlarının sayısına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1983)
14. - İzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfı tarafından işletilen kurs ve öğrenci yurtlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1984)
15. - İzmir Milletvekili Sabri Ergül'ün, Başbakanlar tarafından hediye edilen silahlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1989)
16. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, ordudan ilişiği kesilen subay ve astsubaylara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1997)
17. - Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz'in, Datça-İnce Burun Fenerine Yunan bayrağı dikilip dikilmediğine ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/1999)
18. - İstanbul Milletvekili Mehmet Cevdet Selvi'nin, PETLAS'ın özelleştirilmesine ilişkin Devlet Bakanından (Ufuk Söylemez) yazılı soru önergesi (7/2001)
19. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ın, Halk Bankasına devredilen Öğretmenler Bankasının hisse senetlerine ilişkin Devlet Bakanından (Ufuk Söylemez) yazılı soru önergesi (7/2004)
20. - Sıvas Milletvekili MahmutIşık'ın, SSK'da usulsüz atamalar yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2007)
21. - Tokat Milletvekili Ahmet Feyzi İnceöz'ün, Mason derneklerinin faaliyetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2008)
22. - Hatay Milletvekili Fuat Çay'ın, bir beyanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2009)
23. - İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın, İstanbul-Taksim'de yapılması düşünülen cami ile ilgili beyanatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2022)
24. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep Havaalanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2024)
25. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, Gaziantep'e serbest bölge kurulmasıyla ilgili bir çalışma olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2025)
26. - Gaziantep Milletvekili Mustafa R. Taşar'ın, memurlara ek zam verilip verilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2028)
27. - İstanbul Milletvekili BülentAkarcalı'nın, canlı hayvan ihracatına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2037)
28. - Aydın Milletvekili Fatih Atay'ın, Aydın- Dilek Millî Parkının satışa çıkarıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2039)
29. - Ankara Milletvekili Nejat Arseven'in; Sincan
Belediye Başkanı tarafından tertiplenen gecede
İran Büyükelçisi tarafından yapılan
konuşmaya ilişkin Dışişleri Bakanı
ve Başbakan Yardımcısından yazılı
soru önergesi (7/2048)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 66 ncı Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza başlamak için yeterli sayımız vardır. Böylece, gensorusuz ve Meclis soruşturmasız bir haftanın çalışmalarına başlamış bulunuyoruz.
Gündeme geçmeden önce, gündemdışı söz istekleri vardır; üç değerli arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Rize Milletvekili H. Avni Kabaoğlu'nun, Karadeniz'in kirliliği ve ekolojik sistemine ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN - Birinci gündemdışı söz, Karadeniz'in kirliliği ve ekolojik sistemiyle ilgili olarak, Rize Milletvekili Sayın Avni Kabaoğlu'na verilmiştir.
Buyurun Sayın Kabaoğlu. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır efendim.
H. AVNİ KABAOĞLU (Rize) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadenizin kirliliği neticesinde bozulan ekolojik denge hakkında bilgi sunmak için söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Karadeniz, otuz otuzbeş sene öncesine kadar tuzluluk oranı çok az, çok temiz bir denizdi; temizliği ve tuzluluğu tatlı suya yakın bir durumdaydı. Eskiden, Karadenizde, her yerde denize girebilme imkânı vardı; bugün, ancak, belirli yerlerde denize girme imkânı vardır. Bu durum nereden kaynaklanıyor? Karadenizin kirliliği, Avrupa'nın sanayileşme ve gelişme sürecinde çevre korumasına dikkat edilmemesi, kalkınma için çevrenin ihmal edilmesi sonucu, sanayi atıklarının Tuna Nehri ve diğer vasıtalarla Karadenize dökülmesinden ileri gelmektedir. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin tüm kirli sanayi atıklarının Karadenize ulaşması, Karadenizin, bugünkü kötü, bozulmuş durumuna sebep olmuştur.
O, insan haklarından bahseden Avrupa ülkeleri; çevre korumalarından bahseden bu ülkeler, Tuna Nehri yoluyla kendi pislikleriyle Karadenizimizi kirletirken, ne insan haklarındah bahsediyorlar ne de çevre korumasından bahsediyorlar.
Değerli milletvekilleri, otuzbeş sene öncesine kadar Karadenizde, 200 metre derinliğe kadar canlı yaşam bütün özelliklerini taşıyordu, denizde doğal denge bütün özelliğiyle hükmünü sürdürüyordu. Bugün ise, ancak 70 metre derinliğe kadar canlı yaşayabiliyor.
Eskiden Karadeniz, diğer denizlerimize nazaran balığı en fazla, çeşidi en fazla olan denizdi. Son senelerde çevre korumaya dikkat edilmemesi sonucu balık nesli azalmış, yok olma durumuyla karşı karşıya gelinmiştir. Balıkların azalması sonucunda, geçim kaynağını denizden arayan balıkçılarımız, her sene 250 milyon dolara yakın kayıplara uğramakta ve dolayısıyla, bugün, geçim sıkıntısına düşmektedirler. Bu durumla yetinemeyen Karadenizli balıkçılar, başka denizlere açılmak, rızklarını bu denizlerde aramak mecburiyetinde kalmışlardır; Ege Denizine açılıyorlar, Akdenize açılıyorlar. Kaderi göç olan Karadeniz halkının bu ıstıraplı yaşam savaşına çare getirecek ve çevre korumayı esas alabilecek politikaların kısa sürede üretilmesi ve uygulanması gerekmektedir. Çözüm şekli ne olmalıdır?
Karadeniz çevresinde kıyısı bulunan tüm ülkeler, zaman kaybetmeden, Karadenizin kirliliğinin önlenmesi için, geliştirdikleri organizasyonları, kendi aralarında birtakım anlaşmazlıkları dikkate almadan işletmeleri kaçınılmazdır. Böylece kirliliğin çarelerini arayacaklar ve çözümleri bağlayıcı olarak süratle yerine getireceklerdir.
Ayrıca, Karadenizin ekonomik gelişmesini sağlayacak tedbirler arayarak, gelişmişliği hızlandırarak, çevre korumanın gerçekleşmesini temin edeceklerdir; bunun başka çaresi yoktur.
Değerli milletvekilleri, diğer taraftan, bazı bilim adamları, Doğu Karadeniz Bölgesinde petrolün varlığından ve Karadenizin derinliğinde bulunan hidrojen sülfür tabakasının elektrolize edilmesiyle, hem enerji üretilebileceğinden hem de hidrojen sağlanabileceğinden söz etmektedirler. Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının resmî bir araştırma yapması, hem Karadenizlilerin ve hem de ülkenin kalkınmışlığına hizmet olacaktır.
Ayrıca, Karadenizde, kültür balıkçılığı yavaş yavaş hızlanmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın, kültür balıkçılığına daha fazla sahip çıkması dileğimizdir.
Değerli milletvekilleri, kısaca şu hususları arz etmek istiyorum: Sahillere yapılan fabrikaların arıtma tesisleri yoktur, şehir kanalizasyonları denize direkt akmaktadır. Bazı belediyelerimiz, çöplerini denize dökmektedir. Karadeniz Bölgesinde, çöp toplama ve imha merkezleri yoktur...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kabaoğlu, size eksüre veriyorum; lütfen, konuşmanızı bitirin.
H. AVNİ KABAOĞLU (Devamla) - Sağolun Sayın Başkanım.
Karadenize bağlı tüm ülkelerin sanayi atıkları, bu denize dökülmeye devam edilmektedir. Ayrıca, kum ve çakıl motorları, ruhsatsız bölgelerde kum ve çakıl çıkarmakta, bu durum, sahilin dengesini bozmakta, kıyı balıkçılığını tahrip etmektedir.
Bu vahim durum karşısında, özellikle, Çevre Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı gibi kuruluşlarımız ile bölgede devleti temsil eden valilere, kaymakamlara, belediyelere, özel idarelere ve hatta Sahil Güvenlik Komutanlığına önemli görevler düşmektedir.
Çevre sorununun ortadan kaldırılması, doğal dengenin sağlanması ve kalkınmayı engelleyecek unsurların giderilmesi için gerekli tedbirleri alınmasının sağlanmasını Hükümetten talep ediyor, Yüce Heyetinizi saygılarla selamlıyorum. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kabaoğlu.
Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Hükümetten bir talep gelmemiştir.
2. - Kırklareli Milletvekili Necdet Tekin'in, Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabul edilişinin 73 üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam'ın cevabı
BAŞKAN - Gündemdışı ikinci söz, 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen ve 73 üncü yıldönümünü kutladığımız Tevhidi Tedrisat Kanununun kabulü hakkında konuşmak isteyen Kırklareli Milletvekili Prof. Dr. Sayın Necdet Tekin'e verilmiştir.
Buyurun Sayın Tekin. (DSP sıralarından alkışlar)
Sayın Tekin, süreniz 5 dakikadır.
NECDET TEKİN (Kırklareli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Heyetinizi, en derin saygılarımla selamlarım.
73 yıl önce, Türkiye Büyük Millet Meclisinin İkinci Dönem toplantı yılının 3 Mart 1924 gününde, 429, 430 ve 431 sayılı üç devrim yasası çıkarılmıştır. Bu yasaları çıkaran milletvekillerini, rahmet, saygı ve sevgiyle anıyorum. Bu büyük insanlar, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, hukukta, eğitimde, siyasal yapıda ve sosyal hayattaki laiklik anlayışının en belirgin sürecini başlattılar. Türk yurdunda laikliğe giriş, bu üç devrim yasasının yarattığı iklimden güç alarak yaşama geçirilmiştir.
Nedense, hepimiz, şapka ve harf devrimlerini ad olarak anımsamamıza karşın, öğrenim birliğini sağlayan Tevhidi Tedrisat Kanununu fazla hatırlamayız. Tevhidi Tedrisat Kanunu, aslında, ülkenin gelişim, değişim ve ulus olma bilincinin baharının müjdecisidir. Tevhidi Tedrisat Kanunu, halifeliğin kaldırılması, Medenî Kanun, harf devrimi, Soyadı Kanunuyla devam eden devrimler zinciri, ümmetten ulusa, kuldan birey yaratma çabasının en önemli ve belirgin evreleridir. Bu yasalarla, Mustafa Kemal Atatürk ve genç Türk Cumhuriyeti, çağdaş bir toplum yapısını oluşturmayı amaçlamıştır. Bu kanunların hiçbiri rasgele yapılmamış, biri diğerini tamamlayarak, ulus bilincini gerçekleştirmeyi esas almıştır. Bunlar, yeni Türk Devletinin bilinçli tercihleridir.
Tevhidi Tedrisat Kanunuyla, ülke bütününe yayılmış olan, Şeriye ve Evkaf Vekâletine bağlı bütün medreseler, mahalle mektepleri, tekke ve şeyhlere bağlı mektepler, yabancıların kiliselerinde ve onlara bağlı yerlerde açılmış olan tüm yabancı okullar -yani, misyoner okulları- Maarif Vekâletine bağlanmış, eğitimde birlik sağlanmıştır.
Saruhan Mebusu Vâsıf Bey ve arkadaşları, bu kanunu Meclise sunarken -bugünkü Türkçeye çevirerek söylüyorum- "Bir devletin irfan ve maarif siyasetinde, ulusun düşünce ve duygusunda birlik sağlamak için, öğretim birliği ilkesi, ilmî ve her yerde yararları görülmüş temel bir ilkedir" şeklinde bu Kanunun gerekçesini açıklamışlardır. Bu Kanunu, 1924 yılında -hiçbir üyenin aleyhte olmadığı bir kanundur- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tümü, büyük bir şevkle ve coşkuyla onaylamışlardır. Cumhuriyet rejimi, bu devrim kanunuyla, kendi ideolojisini savunacak yurttaşlar yetiştirmeyi hedeflemiştir.
Sayın milletvekilleri, ne yazık ki, eğitim birliği ilkesi, Atatürk'ün ölümünden sonra, siyasal kudret sahiplerinin iktidar hırsıyla zedelenmiştir. Böylece, günümüzde, medrese zihniyetinin geri gelmesi tehlikesiyle yüzyüze kalınmıştır. Hiçbir ulus, kendi rejimini yıkacak nesiller yetiştiremez. Bunun için, çağdaşlaşma tarihinde, 3 Mart 1924'ün çok özel bir yeri vardır.
Sayın milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı, cumhuriyetin bağımsızlık ve laiklik ilkeleri doğrultusunda, ulusun duygu ve düşünce birliğini sağlayacak, bilimsel ve pozitif bir eğitim vermek zorundadır. Bu, adını saydığım devrim yasalarının da temel bir emridir.
Sayın milletvekilleri, yukarıda saydığım üç devrim yasasının kıymetini, bu Meclis bilmek zorundadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tekin, size de eksüre veriyorum; lütfen, konuşmanızı toparlayın efendim.
NECDET TEKİN (Devamla) - Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitimin cinsi ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığına, çağdaşlığına, kendi benliğine, ulusal geleneklerine ve Türk devrimlerine yönelecek her tehdide karşı durmayı öğretecek bilimsel ve çağdaş yöntemleri vermek zorundayız.
Sözlerimi, Büyük Atatürk'ün öğretimin birleştirilmesi için, bu Mecliste söyledikleriyle bitirmek istiyorum: "Efendiler, öğretimin birleştirilmesi şarttır. Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgisiz yaşayamayız. İleri ve uygar bir ulus olarak, çağdaş uygarlık alanının ortasında yaşayacağız. Bu yaşama da bilgi ile teknik ile olur; hurafelerle, çağdışı bilgilerle olmaz. Bilgi ve teknik neredeyse, onu oradan alacağız. Bunu, ulusun her bireyinin ayrı ayrı kafasına koyacağız. Eğitim ve öğretim, behemehal çağdaş olacaktır."
Yüce Meclisi saygılarımla selamlarım. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tekin.
Millî Eğitim Bakanımız Sayın Mehmet Sağlam gündemdışı konuşmaya cevap verecektir.
Buyurun efendim.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI MEHMET SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; değerli arkadaşımız, bugün Öğrenim Birliği (Tevhidi Tedrisat) Kanununun kabulünün yıldönümünden de yararlanmak suretiyle konuyla ilgili görüşlerini açıkladılar. Görüşlerine tümüyla katılıyorum; yalnız, huzurunuza şunun için geldim: Değerli arkadaşımızın da belirlediği gibi, Büyük Atatürk'ün, daha İzmir Birinci İktisat Kongresinde "Misakı İktisadî" diye yazdırdığı bir metin var; bu metindeki "Türk gençleri dünyanın her yerinde mesleklerini icra edecek şekilde yetiştirilecektir" talimatı doğrultusunda ve cumhuriyetin bütün hükümetlerince daha başından beri Batı uygarlığına dönük bir millî eğitimin, hiç sapmadan bugüne kadar uygulanageldiğini Yüce Meclisin huzurunda ben de belirtmek istiyorum.
Esasen, Öğretim Birliği Yasası, bir taraftan, bütün eğitim kurumlarını Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde toplarken, diğer taraftan, aynı Millî Eğitim Bakanlığına, din adamı yetiştirme konusunda ilahiyat fakültelerinin açılmasını ve bir ölçüde, imam ve hatip yetiştirilmek üzere de okullar açılmasını emrediyor. Bu, cumhuriyetin başından itibaren yapılmış, bir taraftan üniversitelerimizdeki ilahiyat fakülteleri, diğer taraftan da, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müfredatı belirlenen imam hatip okulları kanalıyla din adamı yetiştirilmesi sürdürülegelmiştir.
Cumhuriyetin millî eğitim konusundaki başarısı, gerçekten, Kurtuluş Savaşı mucizesindekine paraleldir. Paraleldir; çünkü, yeni harflere geçilmesiyle sıfır durumuna düşen okuryazarlık oranı, bugün, en azından, ilkokullarda yüzde 100'e, ortaokullarlarda -son rakam- yüzde 74,3'e, liselerde yüzde 54'lere ve üniversitede, açıköğretim hariç yüzde 16'ya, açıköğretimle beraber yüzde 24'e ulaşan çağ nüfusunu eğitir hale gelmiştir.
Yüce Meclisin huzurunda şunu belirtmek istiyorum ki, Türkiye millî eğitimi, Millî Eğitim Temel Kanununun, Anayasanın, Yüce Atatürk'ün belirlediği prensiplerin doğrultusunda hep millî olarak kalacaktır. Türk çocukları -değerli arkadaşımızın da belirlediği gibi- çağın eğitimini alırken, çağın bilgi ve beceresini bir taraftan alırken, diğer taraftan da, Türk Milletine düşman bütün unsurlar hakkında da, elbette ki, bilgi sahibi kılınacaktır.
Bu anlamda, okulöncesi eğitimden -anaokulundan- başlamak suretiyle, kırsal alanda yatılı ilköğretim bölge okulları, kentsel alanda da ilköğretim okullarıyla ilköğretimi -bugünkü yüzde 98,8 olan oranını muhafaza ederek- daha kaliteli hale getireceğiz.
Özellikle şunu Yüce Meclisin huzurunda tekrarlamak istiyorum: Hedefimiz, önümüzdeki ders yılında, Türkiye'de, öğretmensiz okul bırakmamaktır; aynı şekilde, okul dışı kalmış öğrenci de bırakmamaktır. 54 üncü Hükümet olarak, önümüzdeki ders yılında, Doğu ve Güney Doğu Anadolu için de ayrı bir projemiz var. Buradaki yatılı ilköğretim bölge okullarının tümünü tamamlayacağız -32'ye yakın inşa halindekiler tamamlanacak- ve eksik öğretmenler de tamamlanmak suretiyle, Güney Doğu ve Doğu Anadolu dahil, kapalı okul ya da en azından okulsuz öğrenci bırakmamaya kararlıyız. Bugüne kadar 45 bin öğretmen atadık. 32 500 öğretmen de 1996 yılında emekli oldu. 1997 yılının ilk üç ayında 7 bin öğretmenimiz daha emeklilik istedi.
Şimdi, Maliye Bakanlığından talep ettiğimiz 19 bin kadronun verilmesiyle, daha önce başvurularını alıp kura numaralarını verdiğimiz gençlerimiz, bu kura numarasına göre atanacaklardır. Burada, özellikle, daha önceki atamalarda olduğu gibi, onbeş gün içinde okuluna gidip göreve başlamayanların yerine yenilerini atayacağız. Bu anlamda, öyle zannediyorum ki, önümüzdeki yıl için öğretmen açığı olayını çözmüş olacağız ve ondan sonra, öğretmenlerimiz, artık, eğitim fakültelerinden, öğretmen yetiştiren kurumlardan mezun olan arkadaşlarımızdan oluşacaktır. Şu ana kadar atadıklarımızın yüzde 85'i gidip görevlerine başlamışlardır. Evvelki gün Ardahan'dan geldim. Ardahan'da hiçbir okul öğretmensiz değildir, hiçbir öğrenci de okulsuz değildir. Geçen yıla göre mukayese ettiğiniz zaman, gerçekten, yurdun o köşesinde bile 20 öğrenciye 1 öğretmen düşmektedir; bu vesileyle, bir kere daha, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Özellikle, millî eğitim politikası açısından -değerli arkadaşım rahat edebilirler- ne Atatürk'ün çizdiği çizgiden bir sapış vardır ne de -bazı kesimlerin iddia ettiği gibi- Türk millî eğitiminde, Millî Eğitimin Temel Kanunu, Anayasa ve demokratik, laik cumhuriyet ilkelerinden şu veya bu şekilde ayrılacak bir uygulamaya şahit olunmamıştır; olunmayacaktır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP, RP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
Biz de, yetmişüç yıl önce, Türkiyemiz önüne bu kadar çok önemli ve büyük bir hedef koyan o Yüce Meclisin bütün değerli üyelerine Meclisimizin saygılarını sunuyoruz ve ondan sonra gelen her kitle, her Meclisimiz, Tevhidi Tedrisat Kanununun eksiksiz olarak uygulanması konusunda bu Kanunun uygulayıcılarına çok büyük talimatlar vermiştir ve aynı zamanda takipçisi olacaktır.
3. - Adana Milletvekili İmren Aykut'un, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundaki uygulamalara ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Sacit Günbey'in cevabı
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, üçüncü gündemdışı konuşma Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumundaki uygulamalarla ilgili olarak gündemdışı söz isteyen Adana Milletvekili Sayın İmren Aykut'a verilmiştir.
Buyurun efendim. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
İMREN AYKUT (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devletimizin en temel, köklü ve hizmet kapsamı itibariyle en önemli, ulvî kurumlarından birisi olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda, son günlerde inanılmaz boyutlara ulaşan siyasal kadrolaşmayla ilgili düşüncelerimi aktarmak üzere huzurunuzda bulunuyorum.
Sıcak bir yuva bekleyen kimsesiz yavrularımıza, şefkat, saygı bekleyen kimsesiz yaşlılarımıza hizmet etmek üzere kurulmuş bulunan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, maalesef, gözü kara bir iktidar ve kadrolaşma hırsıyla, amacından uzaklaştırılmaktadır. Sekiz aylık Refahyol Hükümeti döneminde, bırakın bir yeni gelişmeyi, ilerlemeyi, mevcut, hemen her hizmette ciddî bir gerileme dönemi yaşanmaktadır. Başarılmış olan tek şey, siyasal kadrolaşmadır.
Kurumun, merkezde ve illerde, hemen tüm yönetim kadroları değiştirilmiş, yerlerine, böylesine hassas bir kurumu yönetecek uzmanlıktan, meslekî ve bürokratik yeterliliklerden yoksun, tek özelliği parti referansı ve yandaş olan kişiler getirilmiştir. Oysa, bu kurum, ihtisas hizmetlerini gerektirir bir kurumdur; çocuk gelişiminden psikologlara, sosyal hizmet uzmanlarından eğitimcilere kadar bu alanda yetişmiş insanlara ihtiyaç vardır.
Hayatında bir çocuk yuvasını ya da huzurevini hiç görmemiş, buralarda tek bir gün dahi çalışmamış insanlar, yönetici olarak atanmaktadırlar. Üstelik, görevden alınanların büyük bir çoğunluğu, hemen hemen tamamı, bayan yöneticilerdir ve yerlerine, ne hikmetse, hep, yukarıda belirttiğim niteliklerden tamamen yoksun olan erkekler atanmaktadır. Bir annenin şefkati, sıcaklığı çocuklardan, yaşlılardan ve özürlülerden bilinçli olarak esirgenmektedir.
Bu kuruluşlarda, personelle bu ölçüde oynanmasının bedelini, hiç kuşkusuz, önce, buralarda bakılmakta olan çocuklarımız ödemektedir. Zaten, anne ya da babadan ayrı kalmanın acısını yaşayan, örselenmiş çocuklarımız, bu kez de müdür annelerini, uzman annelerini, bakıcı annelerini kaybetmek zorunda bırakılmaktadır. Bir yetiştirme yurdundaki evlatlar, huzurevinin yaşlıları "bize bakan, şefkat gösteren, anne, baba, evlat olan personelimizi almayınız" diye haykırmakta ve bu haykırışları da, televizyonlarda gösterilmektedir.
Bornova Yetiştirme Yurdu çocuklarının feryadı, Seyranbağları Huzurevi yaşlılarının ağlamaları, doktorlarını istemeleri, daha da ötesi, üzüntüden kalp krizi bile geçirenlerin olması, vicdanlarınızı sızlatmıyor mu?! Bu kadar mı acımasız, bu kadar mı gözükara oldunuz?! Peşlerinize televizyon kameralarını ve gazetecileri alıp, devletin kesesinden iftar yemeği vermeyi nasıl izah edeceksiniz?! Sayın Başbakanın, Seyranbağları Huzurevinde verdiği iftar yemeğinin faturasını, kurumun, 1418 sayılı Kanuna dayalı kaynaklarından mı karşıladınız?! Başbakanın, fitresini zarflara koyup, göstere göstere, insanların onurunu ayaklar altına alıp, çocuklara, yaşlılara dağıtmasını içinize nasıl sindirdiniz?! O yaşlıların içerisinde kimler olduğunu biliyor musunuz; onların onurlarıyla oynayıp hayata küstürdüğünüzün farkında mısınız?!
Sayın Bakanın seçim bölgesinde bile, yardım almak için birbirini çiğneyen kadınlarımızın görüntüsü, tüm Türkiye'yi üzüp şaşkına çevirirken, üç gün sonra, aynı ilde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından yapılan yardımlar, yine, Sayın Bakanın ve basının önünde teşhir edilirken, o yardımı alanların ve kadınlarımızın boyunlarını büküp saklanmaya çalışmasının utancı kimlere aittir?!
Rahmetli Özal, bu son derece önemli yardım kurumunu ve vakıfları, siz, bunların kaynaklarını, ulufe gibi siyasî çıkarlarınız için dağıtasınız diye kurmadı. Sosyal hizmetler de sosyal yardımlar da, en doğal yurttaşlık hakkıdır. Devlet, en başta bu görevi yapmakla görevlidir. Bu amaçla kurulmuş sosyal yardımlaşma, dayanışma vakıflarının kaynaklarını, ihsan eder gibi kullanamazsınız. Çoluğun çocuğun, yaşlının, özürlünün korunduğu bu kurumlardan, lütfen, ellerinizi çekiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aykut, size eksüre veriyorum; lütfen, konuşmanızı bitirin efendim; buyurun.
İMREN AYKUT (Devamla) - Bu kurum, Büyük Önder Atatürk'ün kurduğu bir kurumdur; kökleri, yüzlerce yıllık geleneklerimize, millî ve dinî değerlerimize, hasletlerimize dayanır. Daha İstiklal Savaşımız sürerken, Büyük Önder, şehitlerimizin çocukları için, Çocuk Esirgeme Kurumunun temellerini atmıştır. Bu Kurumda yetişecek çocuklar, aydınlık geleceğimizin, cumhuriyetimizin teminatı olarak yetiştirilmelidir. Bu çocukların eğitimini, vakıf üyesi kimliği altındaki partililere emanet edemezsiniz.
Bugün, siz, bu Kurumda kadın yönetici bırakmamaya yemin etmiş gibisiniz; mahkeme kararlarını, Kurumun hassas yapısını hiçe saymaktasınız. Bu yetmiyor, kreşleri kapatıyorsunuz; yetmiyor, çocuklarımızın iş ve meslek öğrendiği atölyeleri, en son olarak da Burdur Ayakkabı Fabrikasını kapatıyorsunuz. Yatırımlar, olduğu yerde duruyor, herşeyiyle hazır kuruluşlar da bekliyor. Kreşleri kapatarak, çalışan anneleri, işlerini bırakmaya ve eve hapsetmeye zorluyorsunuz. Korunmaya muhtaç çocukları siyasî malzeme yapmaya da, çocuklarımızı, yaşlılarımızı sevgisiz bırakmaya da, gücünüzün ve siyasal ömrünüzün yetmeyeceğini bildirmek istiyorum.
Sosyal hizmetler ve sosyal yardımları, çağdaş bir topluma, çağdaş bir sosyal devlete yakışır bir biçimde ele almaya ve yönetmeye, sizleri davet ediyorum.
Saygılarımla. (ANAP, DSP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aykut.
Sayın Aykut'un gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Sacit Günbey; buyurun efendim. (RP sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anavatan Partisi Milletvekili Sayın İmren Aykut'un gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Aykut, defalarca bakanlık yapmış bir kişi olarak, bu gazete haberleriyle muhalefet yapmak anlayışı içerisinde, gazetelerden okuduklarını buraya getirmiş ve muhalefet yaptığını düşünmektedir. Ben, sorumlu, bakanlık yapmış bir hanımefendinin, bu haberleri okuduktan sonra beni aramak suretiyle, haberler hakkında bir malumat edinmesini beklerdim; fakat, bunu yapmamışlardır. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Bakanlığa başladığımızda önümüzde bulduğumuz ilk evraklardan biri, Sayın İmren Aykut'un, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü müfettişlerine, Kurumla ilgili başlatmış olduğu teftiş raporlarıdır. Sormak istiyorum: Sayın Aykut, bu geniş teftişi acaba niçin başlattılar? Bizim yaptığımız işlemler de bu teftiş raporlarının gereğinden başka hiçbir şey değildir.
Bu teftiş raporlarına göre, Kurumun içerisinde, maalesef, birtakım gizli örgütlere mensup insanların faaliyetleri var...
TUNCAY KARAYTUĞ (Adana) - Bir başka örgütün de...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Varsa, onları da araştırırız efendim...
ALTAN ÖYMEN (İstanbul) - Muhakemeleri yok mu?!.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Muhakemeleri de var... Onları, isterseniz, size takdim edebilirim.
...ve bu teftiş raporlarına göre 68 insanın suçlu bulunduğu, 11 kişi için de lüzumu muhakeme gerektiği sabittir. Sayın Aykut Hanımefendiye bunları takdim edebilirim. Biz, bunların gereklerini yapmışız.
Size söyleyeyim: Kurumumuzda çalışan personelin yüzde 40'ı bayandır ve bu bayan personele karşı, bir hareket olmamıştır; Teftiş Kurulu raporlarına göre hareket edilmiş, 33 bayan personelin görev yerleri değiştirilmiştir, görevden atılmamışlardır. Bu 33 bayan personelden 6'sı -kendileri dilekçe vermek suretiyle- görevlerinden ayrılmış, 14 bayan personelin de -idarî görevleri devam etmek suretiyle- görev yerleri değiştirilmiştir.
Kadrolaşmadan bahsettiler. Bakan olduğumdan beri, açıktan, dışarıdan bir tek eleman almadım; yani, devletin kadroları içerisinde, daha önce atanmış olan insanların- yaptıysam- birkısmının görev yerlerini değiştirdim. Sayın İmren Aykut, maalesef, üç aylık bakanlığı dönemi içerisinde 252 kadro kullanmış ve biz geldiğimizde, imtihanını yaptığı, sonuçlarını ilan ettiği 200 civarındaki kadroya, devletin bütünlüğü, sürekliliği anlayışı içerisinde, Sayın İmren Aykut'a itimat etmek suretiyle, bunların da atamasını yaptık; Sayın İmren Aykut'un siyasî bir tavrının olacağını düşünmedik. (RP sıralarından alkışlar) Dolayısıyla, Sayın İmren Aykut döneminde 450'den fazla personel, Kuruma alınmış.
Daire başkanı olarak, 3 bayan daire başkanımız halen görevlerini sürdürmektedir, 3 bayan daire başkanı görevden alınmıştır; fakat 1 bayan daire başkanı ve 1 bayan şube müdürü de tarafımızdan göreve atanmıştır. Yani, şunu söylemek istiyorum: Bizim, bayanlara yönelik herhangi bir kastımız olmamıştır. Eğer, bu rakam bayanlara yönelik olarak gösterilmek isteniyorsa, bu, Kurumun özelliğinden dolayı,Kurumda çalışan bayan personel sayısının fazla olmasından kaynaklanmaktadır.
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Üç gündür gazeteler yazıyor; niye tekzip etmiyorsunuz?!
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Gazete haberleriyle muhalefet yapıyorsunuz efendim. (RP sıralarından alkışlar) Ben rakam veriyorum; sizlere yazılı olarak da verebilirim.
Daha önceki dönemlerde...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Daha öncekileri bırak...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Müsaade eder misiniz... Buradan konuşursunuz. Ben sakin bir şekilde sizin konuşmacınızı dinledim, siz de dinlemesini öğrenin...
BAŞKAN - Siz, Genel Kurula hitap edin Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Şimdi, efendim, Türkiye'de, 689 sosyal çalışmacı, kurumda çalışıyor. Bunların 210'u Ankara'da görevlendirilmiş; yani, Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin 32 şehrinde sadece 101 sosyal çalışmacı kalmış. Bu sosyal adalet mi?
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Sosyal hizmet uzmanıdır onlar.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Sosyal çalışmacı efendim, sosyal çalışmacı...
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - "Sosyal çalışmacı" diye bir şey yok; sosyal hizmet uzmanıdır onlar.
BAŞKAN - Efendim, müdahale etmeyin. Eğer, tereddütünüz varsa... Sayın Bakanın konuşmasına itimat edeceğiz.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Daha önceki dönemde, Ankara'daki 17 kuruluşta 1 100 civarında bakıma muhtaç çocuk olmasına rağmen, bu 1 100 çocuk için, taşra illerindeki kuruluş müdür yardımcılarından 42'sinin kadrosu Ankara'ya alınmış; yani, taşradaki çocuklara, müdür yardımcısı görevinde çalışacak personel hizmeti layık görülmemiş. Biz, bunların bir kısmını taşraya tekrar iade etmek zorunda kaldık; çünkü, oradaki hizmetler yürümüyordu. Bizim yaptığımız, kanunî ve hizmete yönelik birtakım icraatlardır, siyasî ve maksatlı hiçbir icraatımız olmamıştır.
Kadrolaşma konusuna gelince... Daha önce Kurumda yapılan tahribatı biraz olsun düzeltmek amacıyla, biz, şu anda -biraz önce de ifade ettiğim gibi- hiçbir siyasî görüş ayrılığı gözetmeden, dışarıdan hiçbir eleman almadan, kurum içerisindeki personelle kurumu yürütmekteyiz.
Hizmetin kalitesine gelince... Ben, göreve geldiğim gün, çok sayıda kuruluşun görüntüsünü video kasetine aldım. Sayın Bakan eğer merak ediyorlarsa, bu video kasetlerini kendilerine tarihleriyle birlikte izletebilirim ve şu anda kendilerini davet ediyorum; istediği kuruluşa, basın mensuplarıyla birlikte gidelim ve o günkü hizmetin durumu ile bugünkü hizmetin durumunu lütfen mukayese edelim. (RP sıralarından alkışlar)
Bizim icraatımızdan dolayı kalp krizi geçiren bu kişinin adresini verirlerse, ben, en azından, ona bir başsağlığı telgrafı çeker ve ziyaret edebilirim.
İftar yemeğine gelince... Tabiî, bizim hizmet anlayışımız, tepeden bakan, hor gören, dayatmacı hizmet anlayışı değildir. (RP sıralarından alkışlar) Sayın Başbakanımız, tabiî ki, devlet-millet kaynaşmasının bir örneği olmak suretiyle, gidip, iftarda yaşlılarla birlikte yemek yemiştir. Bunda gocunacak hiçbir taraf yoktur; bununla iftar ediyoruz efendim. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) - Bunlar devletin parasıyla mı oluyor?..
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Efendim, devletin parasıyla oluyor; ama, devletin parasını götürüp rantiyecilere vermiyor, oradaki garibanlarla birlikte iftar yemeği yiyor. Başbakanın orada yediği bir kap yemektir, evine götürmemiştir efendim!.. (ANAP sıralarından gürültüler)
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Bu nasıl mantuk?..
BAŞKAN - Müdahale etmeyelim efendim...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Allah rahmet eylesin, merhum Turgut Özal, gerçekten, ülkenin, gariban...
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Böyle mantık olur mu?..
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Lütfen dinler misiniz...(ANAP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Efendim, müdahale etmeyin... Rica ediyorum...
Sayın Bakan, onların konuşmalarını dinlemeyin; siz devam edin.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Efendim, konsantrasyonumu bozmaya çalışıyorlar. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Özsoy, çok müdahale ediyorsunuz; konsantrasyonunu bozmayın efendim. (Gülüşmeler)
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Şimdi, merhum Turgut Özal, gerçekten, bu memlekette, fakirin, fukaranın, garibanın, öksüzün, yetimin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, bizatihi kendi gayretleriyle Sosyal Yardımlaşma Fonunu kurmuştur; fakat, maalesef, ondan sonra, ANAP İktidarı, bu Sosyal Yardımlaşma Fonunun kaynaklarını kendi amacından saptırmış, yine rantiyecilere, yine faize yöneltmiştir. Biz geldik, bu kaynakları, yine garibana, yine kimsesizlere, yine yetimlere yönelttik. Bundan üzülüyorsanız, biz, memnun oluyoruz efendim. (RP sıralarından alkışlar, ANAP sıralarından gürültüler)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Örnek al, örnek...
BAŞKAN - Arkadaşlar, dinleyelim efendim...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Siz, Özal'ın hiçbir mirasına sahip çıkmadığınız gibi bu kuruluşa da sahip çıkmadınız... (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar, ANAP sıralarından gürültüler)
Burada, Burdur Ayakkabı Fabrikasının kapatılmasından bahsediliyor. Gerçekten, Burdur'da bir ayakkabı imalathanesi vardı; fakat, buradaki imalathane, aletleri bakımından, personeli bakımından işlev görmez durumdaydı. Oradaki personeli başka yerlerde değerlendirmek üzere ayırdık. Burayı, ya yeniden işletmeye açacağız ya da buranın malzemelerini satacağız veya başka bir yerde yenileyeceğiz. Zaten orası işlemiyordu, fonksiyon görmüyordu. Yapılan bundan ibarettir.
Hepinize saygılarımı arz ediyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
1. - Rize Milletvekili A. MesutYılmaz'ın, Devlet Bakanı Sacit Günbey'in partilerine sataşması nedeniyle konuşması
A. MESUT YILMAZ (Rize) - Sayın Başkan, sataşmadan dolayı söz istiyorum.
BAŞKAN - Peki efendim; zatıâliniz bir Genel Başkansınız; yeni bir sataşmaya meydan vermemek üzere; buyurun. (ANAP sıralarından alkışlar)
A. MESUT YILMAZ (Rize) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce bir milletvekili arkadaşımın gündemdışı konuşmasını cevaplandırmak amacıyla söz alan Sayın Devlet Bakanı, aslında, bu konuşmasıyla, sorumlu olduğu alana ne kadar az vukuf sağlayabilmiş olduğunu bir defa daha bu kürsüden ortaya koymuştur.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Sen anlamazsın, aklın ermez o işlere!
BAŞKAN - Efendim, rica ediyorum, yeni sataşmalara meydan vermeyelim.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Önce kendileri sataştılar.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Yılmaz.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Sayın Bakanın burada yapmış olduğu konuşmada verdiği rakamların hepsi gerçeklere aykırıdır.
RIZA ULUCAK (Ankara) - Nereden biliyorsunuz?!.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Bu hususları somut olarak Yüce Meclisin huzuruna getirebilmek için, Anavatan Partisi olarak, bu konuda bir Meclis araştırması önergesi vereceğiz. Refah Partisi Grubunu da, eğer gerçeklerin ortaya çıkmasını arzuluyorsa, bu önergemize destek vermeye çağırıyorum. (ANAP sıralarından alkışlar) Burada, öyle, yalan yanlış konuşup da milleti aldatıp ondan sonra yerinizde oturamazsınız.
MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - O sizin sanatınız.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Eğer, bu gerçeklerin, hakikaten, Bakanın söylediği gibi olduğuna inanıyorsanız, bizim önergemize destek verirsiniz.
ALİ OĞUZ (İstanbul) - Hay hay!
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Dün bu konuda bir basın toplantısı yapan Refah Partisinin Grup Başkanvekili, aslında, o basın toplantısındaki ifadeleriyle, Refah Partili Sayın Bakanın kendisine bağlı kurumlarda nasıl partizanca bir uygulama içerisinde olduğunu ikrar etmiştir; bunun gerekçesini ifade etmiştir.
MEMDUH BÜYÜKKILIÇ (Kayseri) - Anlayışınız öyle mi?
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Ama, benim burada söz almamın asıl gerekçesi, Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonunun uygulanmasıyla ilgili olarak -Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonudur o fonun ismi, Sayın Bakan, sekiz aydan beri, daha ismini bile öğrenememiştir- partimin geçmişteki uygulamalarına yönelttiği mesnetsiz ve haksız suçlamalardır.
Değerli milletvekilleri, Anavatan Partisi olarak, bu fonu biz kurduk. (RP sıralarından "Özal kurdu" sesleri) Anavatan Partisi olarak biz kurduk bu fonu. Bu fonun sekiz yıllık Anavatan İktidarındaki uygulamalarında, bir defa bile...
MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Fakir fukaraya ne verdiniz?!.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - ...bugünkü Başbakanın yaptığı gibi, Başbakanın katıldığı toplantıda, masanın üzerine bu fonun paraları getirilip de, sözde, fakirlere, Refah Partisinin üyelerine dağıtılmadı. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, konu ne?!.
BAŞKAN - Bir dakika efendim...
Sayın Yılmaz, lütfen...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Bizim sekiz yıllık iktidarımızda, bir defa bile, ulvî amaçlarla kurulan bu fon, bir partinin partizanca emellerine alet edilmedi. (RP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Efendim, siz sataşma konusuna cevap verin... Rica ediyorum...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Şimdi, aslında, sorumlu olduğu bu Meclise gelip de, bu insanlık dışı uygulamanın hesabını vermek zorunda olan bu Hükümetin bir üyesinin...
NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - Sayın Başkan, sataşma nedeniyle söz aldı...
BAŞKAN - Bİr dakika efendim...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - ... bu fonu ihdas etmiş olan, bu fonu bütün iktidarı döneminde de amacına uygun olarak kullanmış olan Anavatan İktidarını suçlaması, doğrudan doğruya bu suçunu örtme gayretinden başka bir şey değildir. (ANAP sıralarından alkışlar, RP sıralarından gürültüler)
NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - Sayın Başkan, sataşma nedeniyle söz aldı, gündemdışı konuşuyor...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Topluma adil düzen vaat ederek işbaşına gelen, yüzde 21 oyla bugün iktidar ortağı olan Refah Partisi, aslında, sadece ve sadece, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonunun uygulamasındaki adaletsiz icraatıyla, bu sloganına ne kadar ters düştüğünü, milleti nasıl aldattığını bir defa daha ortaya koymuştur. Sayın Bakanın burada söylediklerinin hepsini iade ediyorum.
NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) - Millet hepsini görüyor...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Bu konuda gerçeklerin ortaya çıkarılması için, Refah Partisi Grubunu, Meclis araştırması önergemize destek vermeye davet ediyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından ayakta alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yılmaz.
2. - Devlet Bakanı Sacit Günbey'in, Rize Milletvekili A. MesutYılmaz'ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Diyarbakır) - Sayın Başkan...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan...
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Tamam... Bir dakika efendim... Bir dakika...
Efendim, Sayın Yılmaz, tabiî, Anamuhalefet Partisi Genel Başkanıdır.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sataşma nedeniyle söz istiyorum...
BAŞKAN - Bir dakika efendim... Dinleyeceğim sizi... Bir dakika Sayın Bakan... Yalnız, üçünüz birden çıkmayın da, biriniz konuşun.
Sayın Genel Başkan söz istediği zaman, ben, Meclis Başkanvekili olarak bir sataşma olduğuna inandığım için söz verdim; ama, burada da, Meclis olarak çalışmak zorundayız. Kürsüye çıkan her arkadaşımızın, kürsüde, yeni sataşmalara meydan vermeden, bu çalışmalarımıza imkân sağlayacak şekilde davranması lazım; ama, şimdi, zatı âliniz geldiniz, yeni sataşmalara meydan verdiniz. Yalnız...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sataşma yok Sayın Başkan...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Diyarbakır) - Sayın Başkan, söz istiyorum...
BAŞKAN - Size de söz vereceğim...
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Bir dakika... Birinize söz vereceğim efendim.
Efendim, iki grup başkanvekilinden hanginize söz vereyim?.. Rica ediyorum, yeni sataşmaya meydan vermeyin.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Grup Başkanvekili olarak, ben konuşayım.
BAŞKAN - Sayın Karamollaoğlu, isterseniz, Sayın Bakana söz vereyim.
Sayın Bakan, buyurun efendim.
Yeni bir sataşmaya meydan vermemek üzere, Sayın Bakan... Rica ediyorum... Eğer, böyle sataşmalarla bu işi götüreceksek, bu Meclis çalışmaz.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Diyarbakır) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Zatıâlinizi ve Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, tabiî, doğrusu, ben, bir Genel Başkanın, Başbakanlık yapmış bir Genel Başkanın, burada, bu şekilde konuşmasını yadırgadım.
ABDULLAH AKARSU (Manisa) - Allah Allah!.. Biz, seni yadırgadık.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Şimdi, ben, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu İdaresinin ismini biliyorum; fakat, Sayın Genel Başkanın ve Başbakanlık yapmış bir zatın, bu yardımların ne şekilde dağıtılması gerektiğini bilmesi gerekir. (RP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Para dağıtmadınız mı?!..
BAŞKAN - Efendim, susar mısınız... Lütfen....
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Çünkü, bunu, siyasî amaçlarla dağıtmak mümkün değildir efendim.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Dağıtmadınız mı?!.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Müsade eder misiniz beyefendi.
BAŞKAN - Sayın Ersümer, lütfen susar mısınız.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Beyefendi, izah ediyorum...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Para dağıttınız...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Müsaade eder misiniz; izah ediyorum efendim.
BAŞKAN - Efendim, susun!..
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Ona cevap verin; para dağıttınız veya dağıtmadınız...
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Ona cevap vereceğim.
BAŞKAN - Sayın Ersümer, lütfen... Rica ediyorum...
Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Şimdi, efendim, bu Fonun bir kanunu var. Fon Genel Sekreterliğinin, Başbakan talimat verse dahi, beş kuruş para harcama yetkisi yoktur.
ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) - Biz nasıl verdik o zaman?!.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Bu Fonun Genel Kurulu vardır. Bu Fonun Genel Kurulunda, ilgili Devlet Bakanı, Başbakanlık Müsteşarı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Vakıflar Genel Müdürü ve ilgili birkaç müsteşar bulunur. Bu kişiler, vali ve kaymakamlardan gelen istek ve talepleri ve buralara gönderilecek periyodik yardımları değerlendirir. Bu yardımlar, vali ve kaymakamlıkların emrinde olan ve ülkemizde bulunan 925 sosyal yardımlaşma vakfına gönderilir. Bu vakıfların mütevelli heyeti vardır. (ANAP sıralarından gürültüler)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Para dağıttınız mı dağıtmadınız mı?
BAŞKAN - Bir dakika... Bir dakika...
Sayın Bakan, siz Fonun işleyişine değil de, Sayın Yılmaz'ın size sataşma konusu olan konuya cevap verin efendim.
DEVLET BAKANI SACİT GÜNBEY (Devamla) - Ben, sataşma konusuna cevap veriyorum.
Bu yardımları dağıtanlar, vali ve kaymakamlar ve mütevelli heyetleridir; hiçbir siyasî iradenin müdahalesi yoktur.
Ben bu telaşı anlıyorum. Daha önce faize, rantiyeye verdikleri bu parayı, biz şimdi fakire fukaraya ulaştırıyoruz; bu telaş, onun telaşıdır.
Saygılarımı sunarım efendim. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşmalar bitmiştir.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Efendim, tamam artık.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan, müsaade edin.
BAŞKAN - Hayır efendim.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Efendim.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın sözcünün söylediklerini şöyle bir değerlendirin. Bize "siz, Sayın Turgut Özal'dan sonra keyfî bir uygulama yaptınız" diyor.
BAŞKAN - Öyle bir şey demedi efendim.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan, bir dakika...
BAŞKAN - Hayır, demedi efendim. (ANAP sıralarından gürültüler)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Şimdiki konuşmasında da "siz bunu kötüye kullandınız; biz aynı kanunu kullandık" diyor. Peki, yeni kanun mu getirildi?
BAŞKAN - Tamam; maksadınızı açıkladınız, teşekkür ederim.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Müsaade edin, kısaca izah edeceğim.
BAŞKAN - Hayır efendim; rica ederim... Böyle, sabaha kadar sataşmadan dolayı söz veremem.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Niye "hayır" Sayın Başkan?!.
BAŞKAN - Cumhurbaşkanlığı tezkereleri...
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Efendim.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Benim ismimi zikretmeseydi...
BAŞKAN - Hayır efendim.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Dün basın toplantısını ben yaptım. Benimle ilgili olarak Sayın Genel Başkan bir şey söyledi. Ben bu konuyu kısaca açıklayıp bitireceğim.
BAŞKAN - Hayır, söz vermiyorum.
Efendim, Sayın Bakan, biraz önce sataşmaya cevap verdi.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Hayır efendim...
BAŞKAN - Bakın, Sayın Karamollaoğlu, eğer, biz burada zamanı hep sataşmalarla geçirirsek, akşama kadar, birisi çıkar ona sataşır, ötekisi ona sataşır, bu Meclisi çalıştıramayız.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Benim üslubum sataşma değildir; ama, müsaade ederseniz...
BAŞKAN - Efendim, rica ediyorum, orayı geçtim artık.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Efendim, müsaade edin.
BAŞKAN - Oturur musunuz... Rica ediyorum.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU (Sıvas) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Hayır efendim, rica ediyorum. Söz vermiyorum size.
BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, bütçenin ve fonların kullanılış mekanizmalarını bilmediği...
BAŞKAN - Efendim, lütfen... Söz vermedim size.
BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) - ...faizin, rantın, verginin ne olduğunu bilmediği için Meclisi yanıltmaktadır.
BAŞKAN - Lütfen, oturur musunuz yerinize.
BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) - Meclisi aydınlatmak üzere söz istiyorum.
BAŞKAN - Rica ediyorum... Oturur musunuz yerine.
Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; okutuyorum...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, bir şey söyleyebilir miyim?
BAŞKAN - Arkadaşlar, o zaman ben burayı terk edeyim, siz karşılıklı konuşun. Olur mu canım!
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Arkadaşımızı yerinden dinlediniz mi! Beni de dinleyin.
BAŞKAN - Evet, buyurun, siz de yerinizden bir cümle söyleyin.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Öncelikle zatıâliniz, sataşma konusunu tespit etmediğiniz için gündemdışı konuşma yaptı Sayın Başkan. Ben bir cümle söylemek istiyorum. Şuradaki konuşma, özellikle Refah Partisine sataşan Genel Başkan için sadece şu cümle yakışır: Biten bir Genel Başkanın konuşması olmuştur. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
A. MESUT YILMAZ (Rize) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; okutuyorum. (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
Bir dakika efendim... Rica ediyorum...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Hakaret ediliyor.
BAŞKAN - Hayır efendim... Rica ediyorum...
Şimdi, değerli arkadaşlarım, karşılıklı sataşmalarla bir yere varamayız.
Sayın Yılmaz, sizin bitip bitmediğinize halk karar verecek, herhangi bir kimse karar veremez efendim. (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Bu kürsüden hakaret ediliyor.
BAŞKAN - Efendim, lütfen, şimdi, benim yerime kendinizi koyun.
Lütfen oturur musunuz...
Buyurun devam edin.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Hakaret edildi Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Ersümer, oturur musunuz yerinize! (ANAP sıralarından gürültüler) Efendim, oturun yerinize... Rica ediyorum...
Efendim, idare Amirleri yok mu arkadaşlar?
ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) - Söz vereceksiniz.
BAŞKAN - Efendim, rica ediyorum... Bakın, rica ediyorum...
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Müsaade etmeyiz!
MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) - Yalan söylüyor, yalan söylemesine müsaade ediyorsun!
ABDULLAH AKARSU (Manisa) - Nezaket yok, nezaket... Adam yalan söylüyor. Tarafsız davran!
BAŞKAN - Arkadaşlar, bakın, eğer, yerinize oturmazsanız ara vereceğim. Rica ediyorum...
ASLAN ALİ HATİPOĞLU (Amasya) - Konuşturacaksın!.
BAŞKAN - Efendim, bakın, bir başka zaman tolerans tanıyacağım. Lütfen oturur musunuz...Efendim, bakın, bir başka zaman tolerans tanıyacağım. Lütfen oturur musunuz... Efendim, sizlerden rica ediyorum.
HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) - Efendim, yalan söylüyor.
BAŞKAN - Efendim, bakın, sizlere çok müsamaha gösterdim. Lütfen oturur musunuz.
ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) - Söz vereceksiniz!
BAŞKAN - Şimdi, Meclisi, böyle, çalıştırmamak suretiyle kime hizmet ediyorsunuz?!.
BURHAN KARA (Giresun) - Kürsünün adaletine güvenmiyoruz.
MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) - Haydi, çalıştır da görelim.
BAŞKAN - Efendim, İdare Amirleri yok mu? Nöbetçi İdare Amiri kim? (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
Efendim, anlamıyorum, ne diyorsunuz.
Arkadaşlar, yerinize bir oturur musunuz. (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
MİRAÇ AKDOĞAN (Malatya) - Söz vereceksiniz, söz!..
BAŞKAN - Efendim, oturun da bir kişi konuşsun.
Şimdi, bu, kürsüye saldırı demektir. (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
Lütfen oturur musunuz yerinize... Rica ediyorum oturun yerinize!
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Grubunuzu bir oturtun bakalım.
Arkadaşlar, eğer, oturmazsanız birleşime ara vereceğim. (ANAP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) - Söz vereceksiniz!
BAŞKAN - Sayın Taranoğlu, ben, böyle, masalara vurmakla kimseye söz vermem. Ben, İçtüzüğü işletirim.
Lütfen oturur musunuz yerinize... (ANAP sıralarından gürültüler)
Efendim, birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Aşağıdaki sorularımın Kültür Bakanı Sayın İsmail Kahraman tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasına delaletinizi arz ederim.
Saygılarımla.
25.2.1997
Mustafa Kemal Aykurt
Denizli
Sorular :
Kültür Eski Bakanı Sayın Fikri Sağlar döneminde yaptırılan Pamukkale Kuzey ve Güney kapılarına ait;
1. Pamukkale'nin özgün mimarisine aykırı olan bu kapı hangi amaçla yapılmıştır?
2. Bu kapıları yapan müteahhit firma kimdir? Ve Sayın Bakanla yakınlık derecesi nedir?
3. Bu kapıların maliyeti nedir?
4. Bu kapıların zeminine döşenen İtalyan granit taşlar hangi ülkeden ne amaçla ithal edilmiş ve kaç para ödenmiştir?
T.C.
Kültür Bakanlığı 12.3.1997
Araştırma, Planlama ve Koordinasyon
Kurulu Başkanlığı
Sayı B.16.0.APK.0.12.00.01.940-62
Konu : Yazılı soru önergesi
İlgi : T.B.M.M. Başkanlığının 3 Mart 1997 gün Kan. Kar. Müd. A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2166-5542/15684 sayılı yazısı.
Denizli Milletvekili Sayın M. Kemal Aykurt'un "Pamukkale Kuzey ve Güney kapılarına ilişkin" yazılı soru önergesinin cevabı ekte gönderilmektedir.
Bilgilerinizi arz ederim.
İsmail Kahraman
Kültür Bakanı
Cevap 1. Kültür, Turizm, Çevre bakanlıkları, Denizli Valiliği ve ilgili kuruluşların her aşamasını izlediği ve denetlediği "Pamukkale Koruma Amaçlı İmar Planı" doğrultusunda yapımı tamamlanan Kuzey ve Güney kapıları ziparetçi karşılama merkezlerinin uygulama projeleri yine aynı kurum ve kuruluşların oluşturduğu Danışma ve Yönlendirme Kurulu tarafından her aşamada denetlenmiş ve İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanmıştır.
Antik Hierapolis Kentinin kuzeyinde ve güneyinde birer ziyaretçi karşılama merkezi oluşturulmasının amacı örenyerinin taşıt trafiğine kapanması ve gelen ziyaretçilere gerekli hizmetlerin bu noktalarda verilmesini sağlamaktır.
Cevap 2. Bu merkezlerin yapımını gerçekleştiren müteahhit firma UNİMAK İnş. Tes. Tic. ve San. A.Ş.'dir.
Cevap 3. Sözkonusu kapıların toplam maliyeti 1993 yılı birim fiyatları ile 67 343 617 000 TL.'dir.
Cevap 4. Bu kapıların zeminine çok sayıda ziyaretçisi olan Pamukkale örenyerinde aşınmaya dayanıklı ve iç piyasada da satılan ithal granit kullanımı proje müelliği tarafından önerilmiş ve yukarıda sözü edilen ilgili kurum ve kuruluşlarca uygun görülmüş olması sebebiyle kullanılmıştır.
Granit plaklarla döşeme kaplamasına ödenen bedel yaklaşık 3 700 m2 alan için 9 000 000 000 TL.'dir.
5. - Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay'ın, Ağrı ve ilçelerinin kütüphane ihtiyacına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İsmail Kahraman'ın yazılı cevabı (7/2178)
Aşağıdaki sorumun Sayın Kültür Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
M. Sıddık Altay
Ağrı
Soru : Ağrı ve ilçelerinde öğrencilerin ve vatandaşların yararlanabileceği yeterli kütüphaneler yoktur. Kütüphanesi olmayan ilçelerimizin kütüphaneye kavuşturulması, mevcut olanlarında kapasitesini artırmak için programınız var mı? Varsa ne zaman, nasıl yapılacaktır?
T.C.
Kültür Bakanlığı 12.3.1997
Araştırma, Planlama ve Koordinasyon
Kurulu Başkanlığı
Sayı B.16.0.APK.0.12.00.01.940-61
Konu : Yazılı soru önergesi
İlgi : a) 10.6.1997 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-6/214-2075/5576 sayılı yazınız.
b) T.BM.M. Başkanlığının 4 Mart 1997 gün Kan. Kar. Müd. A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2178-2075 5576 sayılı yazısı.
Ağrı Milletvekili Sayın M. Sıddık Altay'ın "Ağrı ve ilçelerinin kütüphane ihtiyacına ilişkin" ilgi (a) yazı ve eki sözlü soru önergesi ilgi (b) yazıyla yazılı soru önergesine çevrilmiş olup, sözkonusu önergenin cevabı ekte gönderilmektedir.
Bilgilerinizi arz ederim.
İsmail Kahraman
Kültür Bakanı
Ağrı İli ve ilçelerinde toplam 6 kütüphane mevcuttur. Toplam ilçe sayısı 7'dir. Kütüphanesi olan ilçe 5, kütüphanesi lomayan ilçe sayısı 2, gezici kütüphane sayısı ise 1 adettir.
Tutak İlçe Halk Kütüphanesi ve Taşlıçay İlçesine kütüphane yapımı için 1997 yılı yatırım programına alınmadığından Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca uygun görülmemiştir.
Mahallî idarelerle işbirliği sonucu kütüphane açılması teklifi gelen Diyadin İlçesi ile Eleşkirt-Yücekapı beldesine kütüphane açılması çalışmaları sürdürülmektedir.
Ayrıca, 1996 yılında satınalma ve bağış yoluyla sağlanan kitap ve yayınlar adıgeçen kütüphanelere yıl içinde gönderilmiştir.
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 66 ncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Lütfen, oturur musunuz...
Benim ne söyleyeceğimi ne biliyorsunuz?!.. (ANAP sıralarından gürültüler)
A. MESUT YILMAZ (Rize) - Sayın Başkan, sataşmadan dolayı...
BAŞKAN - Sayın Yılmaz, lütfen...
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Ben, söyleyeyim de ondan sonra... (ANAP sıralarından gürültüler)
MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER (Çanakkale) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Ben, Sayın Yılmaz'a söz vereceğim; siz oturur musunuz yerinize...
YAŞAR OKUYAN (Yalova) - Ne bağırıyorsun!.. Bağırma!...
NABİ POYRAZ (Ordu) - Saygısız herif!..
BAŞKAN - Lütfen, oturur musunuz yerinize.
3. - Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz'ın, Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz'un şahsına sataşması nedeniyle konuşması
BAŞKAN - Sayın Yılmaz, Sayın Salih Kapusuz, bir cümlesinde dedi ki: "Bu konuşma, biten bir genel başkanın yaptığı bir konuşmadır"
Yeni bir sataşmaya meydan vermemek üzere, size söz veriyorum.
Buyurun (ANAP sıralarından alkışlar)
A. MESUT YILMAZ (Rize) - Sayın Başkan, sataşma dolayısıyla bana söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Ancak, yeni bir sataşmaya mahal vermeme ikazınız, bence yersizdir; çünkü, burada olan olay, Grup Başkanvekili... (RP sıralarından gürültüler)
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, böyle sürüp gidecek o zaman... (ANAP sıralarından gürültüler)
YAŞAR OKUYAN (Yalova) - Dinle be!..
BAŞKAN - Efendim, rica ediyorum...
Buyurun efendim, devam edin...
ASLAN ALİ HATİBOĞLU (Amasya) - Biraz da oraya baksana... Orayı ikaz et, orayı...
BAŞKAN - Arkadaşlar, rica ediyorum...
MEHMET SAĞDIÇ (Ankara) - Oraya bak, oraya...
BAŞKAN - Efendim, ne yapalım herkes sorumluluğunu bilecek.
Buyurun Sayın Yılmaz...
YAŞAR OKUYAN (Yalova) - Genel Başkana saygısızlık ediyor, susuyorsunuz. Genel Başkana saygı göstersinler...
MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) - İyice bak...
BAŞKAN - Efendim, lütfen, Genel Başkanınız burada konuşuyor, rica ediyorum...
MEHMET SAĞDIÇ (Ankara) - Oraya bak, oraya...
BAŞKAN - Efendim, ben bakıyorum oraya. Sorumluluğu siz de yüklenin canım...
MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) - Yan tarafa bak, bu tarafa niye bakıyorsun?..
BAŞKAN - Ben, yan tarafa da bakıyorum...
MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) - İyi... Tamam...
BAŞKAN - Saldırganın kim olduğunu da görüyorum.
Buyurun efendim.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Refah Partisinin Sayın Grup Başkanvekili bana bir hakarette bulunmuştur. Aslında, bu hakaret, benim naçiz şahsıma değil, doğrudan doğruya Anavatan camiasına yapılmıştır, Anavatan Partisine yapılmıştır. Böyle bir durumda, benim, Meclisi yöneten, Genel Kurulu yöneten Sayın Meclis Başkanvekilinden beklediğim, gerekli tepkiyi göstermesi; hatta, İçtüzüğün ilgili hükümlerini uygulamasıydı. Bu yapılmadığına göre, şimdi, bana düşen görev, Anavatan Partisi adına, haddini bilmeyen bu Grup Başkanvekiline aynen mukabelede bulunmaktır. (ANAP sıralarından alkışlar, RP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Bir dakika efendim... Rica ediyorum... Bir dakika...
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Sayın Grup Başkanvekili, zannediyorum, benim hakkımda kullandığı bu ifadeyi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen efendim... Size 2 dakika süre vermiştim; 1 dakika daha veriyorum. Rica ediyorum...
Buyurun.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - 1 dakika yeter Sayın Başkan.
BAŞKAN - Evet, buyurun.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - ...Zannediyorum, benimle ilgili kullandığı bu ifade, benim, dün, Hükümetle ilgili olarak yapmış olduğum basın toplantısında kullandığım bir ifadeden mülhemdir. Ben, o basın toplantımda, bugünkü Hükümetin bittiğini söyledim ve şimdi görüyorum ki, bugünkü oturumdan sonra, bu ifademde daha da musirr olmam gerekiyor.
Başbakanı, kuzu kuzu katılıp, paşa paşa imzaladığı Millî Güvenlik Kurulu Kararı aleyhine, kapı kapı dolaşıp kulis yapan bir Hükümet bitmiştir... (ANAP sıralarından alkışlar)
Bakanı, daha, kendi sorumluluğu altında olan kuruluşların ismini dahi bilmeyen -bugünkü Devlet Bakanının bu kürsüde sergilediği gibi- bir Hükümet bitmiştir...
MUHAMMET POLAT (Aydın) - Bakan, onun cevabını verdi.
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Kendisine destek...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Bitti mi 2 dakika?!.
BAŞKAN - Efendim, verdiğim süre bitti; size 1 dakika daha veriyorum. Genel Başkansınız, rica ediyorum... (ANAP sıralarından gürültüler)
A. MESUT YILMAZ (Devamla) - Sayın Başkan, konuşmamın başında da söyledim; eğer, siz, bir Meclis Başkanvekili gibi davransaydınız, benim burada bir Genel Başkan gibi davranmama gerek kalmayacaktı.
BAŞKAN - Onun takdirini millet yapar efendim. (RP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
NABİ POYRAZ (Ordu) - Seni çok iyi tanıyoruz!..
BAŞKAN - Buyurun.
A.MESUT YILMAZ (Devamla) - Refah Partisi Grup Başkanvekilinin bu ifadesini aynen iade ediyorum. Kendisini ayıplıyorum; ama, bu ifadeyi serdetmesindeki asıl amacını, gerçekte bitmiş olan Hükümetini, bu tür polemiklerle biraz daha ayakta tutma gayretine bağlıyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Efendim, ben burada gerekli tepkiyi gösterdim; ama, neyse...
Benim, burada ne kadar tarafsız davrandığımı herkes görüyor. Ben istiyorum ki, şu Meclisi çalıştıralım; aslında, ben, Meclisi çalıştırmak istemesem çok daha değişik şekilde hareket ederim.
Arkadaşların anlayışlarına teşekkür ediyorum!..
Cumhurbaşkanlığının iki adet tezkeresi vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Avusturya, Almanya ve Fransa'ya gidecek olan TurizmBakanı M. Bahattin Yücel'e, dönüşüne kadar, DevletBakanı H. Ufuk Söylemez'in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/709)
6 Mart 1997
Görüşmelerde bulunmak üzere, 7 Mart 1997 tarihinden itibaren Avusturya, Almanya ve Fransa'ya gidecek olan Turizm Bakanı Bahattin Yücel'in dönüşüne kadar; Turizm Bakanlığına, Devlet Bakanı H. Ufuk Söylemez'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
2. - Küba'ya gidecek olan SağlıkBakanı Yıldırım Aktuna'ya, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz'in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/710)
7 Mart 1997
Görüşmelerde bulunmak üzere, 8 Mart 1997 tarihinde Küba'ya gidecek olan Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna'nın dönüşüne kadar; Sağlık Bakanlığına, Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
3. - TBMM Başkanının başkanlığında, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Meclis başkanlarının vaki davetlerine icabet edecek Parlamento heyetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/711)
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Meclis Başkanlarının vaki davetlerine icabetle, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen TBMM Başkanı başkanlığında 6 kişilik bir parlamento heyetinin 11-20 Mart 1997 tarihleri arasında söz konusu ülkelere resmî bir ziyarette bulunması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dışilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun 27.2.1997 tarih ve 62 nci Birleşiminde kabul edilmiştir.
Heyeti oluşturmak üzere siyasî parti gruplarının bildirmiş olduğu isimler, adı geçen Kanununun 2 nci maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgilerine sunulur.
Mustafa Kalemli
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Cafer Tufan Yazıcıoğlu Ataullah Hamidi
Bartın Batman
Abdülkadir Aksu Abdulkadir Akgöl
Diyarbakır Hatay
Atilâ Sav Cafer Güneş
Hatay Kırşehir
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
BAŞKAN - Başbakanlığın, İçtüzüğün 75 inci maddesine göre verilmiş tezkeresi vardır, okutuyorum :
4. - Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subaylar Hakkında Kanun Tasarısı ile TürkSilahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Astsubaylar Hakkında Kanun Tasarısının (1/396) (1/411) yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/712) 7.3.1997
İlgi: a) 30.11.1992 tarihli ve B.02.0.KKG/101-446/07598 sayılı yazımız.
b) 21.9.1994 tarihli ve B.02.0.KKG/101-765/03935 sayılı yazımız.
c) 3.5.1996 tarihli ve B.02.0.KKG/196-342/1847 sayılı yazımız.
İlgi (a) ve (b) yazılarımızla Başkanlığınıza sunulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 77 nci maddesine göre ilgi (c) yazımızla yenilenen "Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subaylar Hakkında Kanun Tasarısı" ile "Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Astsubaylar Hakkında Kanun Tasarısının" yeniden incelenmek üzere, İçtüzüğün 75 inci maddesi gereğince geri gönderilmesini arz ederim.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Başbakan
BAŞKAN - Komisyonlarda bulunan 1/396 ve 1/411 esas numaralı kanun tasarıları geri verilmiştir.
Başkanlık Divanı kâtip üyeliğinden istifaya ilişkin bir önerge vardır; okutuyorum:
5. - Burdur Milletvekili Kâzım Üstüner'in, Başkanlık Divanı Üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/145) 11.3.1997
Bazı siyasî parti gruplarının oranlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle, Kâtip Üyelik görevimden istifa ediyorum.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Kâzım Üstüner
Burdur
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir Meclis araştırma önergesi vardır; okutuyorum:
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu ve 21 arkadaşının, erozyonun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/174)
Erozyon, ulusal değil, evrensel bir felaket. Erozyon nedeniyle bir yılda yok olan toprak miktarımız 1 milyar tonu buldu. Ülkemizde, coğrafyanın görünümü, bilimkurgu filmlerinde karşımıza çıkan esrarengiz ve tekin olmayan bir gezegenin yüzeyini andırıyor. Bırakın ormanı, bitki örtüsü ve toprak diye bir şey kalmadı. Artık, alttaki kayaçlar gün ışığında parlıyor. Ormanlar artık yok. Erozyon nedeniyle ırmaklarımız çamur gibi akıyor. Barajlarımız verimliliğini yitiriyor. Irmaklar, toprağın yanında kum ve çakılları sürüklüyor. Erozyon nedeniyle yok olan toprak, hava ve su ile birlikte yaşamın ana unsurlarından. Toprak olmazsa, yaşam olmaz. Erozyonun yoğun olduğu bölgelerde, yağışlı mevsimlerde oluşan çamur selleri, can ve mal kaybına yol açıyor. İnsan, doğayla yabancılaşıyor. Susuzluk, açlık, tarımsal çöküş, kırdan kente göçü artıracak; bunun sonucu, toplumsal sıkıntılar baş gösterecek. Ottan ağaca kadar, toprağın aşınmasını önleyen tüm bitkileri günlük çıkarı için yok eden insan, erozyonun birinci nedeni mi? Yanlış tarım, yanlış hayvancılık, orman yangınları, bilinçsiz ve kaçak ağaç kesimi, sanayileşme, kentleşme, turizm, çevre kirliliği mi erozyonu hızlandırıyor?
Birkaç santimetre kare toprağın oluşması bile çok uzun zamana bağlı. Türkiye'deki tarım alanlarının yüzde 59'unda, meraların yüzde 64'ünde, orman ve makiliklerin yüzde 54'ünde erozyon görülmekte. Yine, Türkiye'de her yıl 9 milyon ton gübre, erozyon nedeniyle ırmaklara ve denizlere taşınmakta. Böylece ekonomik açıdan büyük bir verimsizlik yaşanırken, çok tehlikeli bir çevre kirliliği oluşmakta. Erozyonu önlemekte çok önemli işlevi olan meralar hızla yok olmakta. Anız yangınları, erozyonu koruyan bitki örtüsünü yok ediyor, toprağın ekolojik dengesini bozuyor. Sanayileşmenin neden olduğu asit yağmurları ağaçları kurutuyor. Sistemli bir hale gelen orman kaçakçılığı, çıkarılan yasalarla orman alanlarının daraltılması, orman yangınları, tarımdan öteye geçmeyen hatıra ormanlarına gösterilen medyatik ilginin, doğal ormanlara ve anıt ağaçlara gösterilmemesi, ormanı yitirmemize ve bunun sonucu biyolojik çölleşmeye neden oluyor.
Toprağı ve yeşil dokuyu yok eden erezyonun nedenleri ve önlenmesi için acilen alınması gereken tedbirlerin tespiti amacıyla Anayasanın 98 inci maddesi üçüncü fıkrası, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereği bir Meclis araştırması açılmasını talep ederiz.
Saygılarımızla.
Cafer Tufan Yazıcıoğlu Halil Çalık
Bartın Kocaeli
Bülent Tanla Fevzi Aytekin
İstanbul Tekirdağ
Hayati Korkmaz Fikret Uzunhasan
Bursa Muğla
Mehmet Aydın Ziya Aktaş
İstanbul İstanbul
Emin Karaa Mehmet Yaşar Ünal
Kütahya Uşak
Tahsin Boray Baycık İhsan Çabuk
Zonguldak Ordu
Ali Rahmi Beyreli Hadi Dilekçi
Bursa Kastamonu
Mete Şahin Mustafa İlimen
Antalya Edirne
Necati Albay M. Cevdet Selvi
Eskişehir İstanbul
MehmetTahirKöse Tuncay Karaytuğ
İstanbul Adana
İbrahim Yavuz Bildik Mehmet Büyükyılmaz
Adana Adana
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusunda yapılacak öngörüşmeler sırasında bu husus karara bağlanacaktır.
Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 37 nci maddesine göre verilmiş doğrudan gündeme alınma önergeleri vardır; ayrı ayrı okutup, işleme koyacağım:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
6. - BayburtMilletvekili Ülkü Güney'in, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulüne Dair 2809 Sayılı Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi ve 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına ilişkin Kanun Teklifinin (2/12) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/147)
Tarafımca hazırlanarak 16.1.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında 2809 Sayılı Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi ve 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin (2/12) esas numaralı Kanun Teklifim, 3.6.1996 tarihinde sevk edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşme yapılmadan bugüne kadar bekletilmektedir.
Teklifimin, İçtüzüğün 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, doğrudan gündeme alınmasını Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.
Saygılarımla.
Ülkü Güney
Bayburt
7. - Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci'nin, 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulüne Dair 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında Kanun ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/2) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/146)
Tarafımca hazırlanarak 9.1.1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Burdur İlinde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Adıyla Bir Üniversite Kurulması Hakkında (2/2) esas numaralı Kanun Teklifim, 3.6.1996 tarihinde sevk edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşme yapılmadan bugüne kadar bekletilmektedir.
Teklifimin, İçtüzüğün 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, doğrudan doğruya gündeme alınmasını Yüce Meclisin takdirlerine arz ederim.
Saygılarımla.
Yusuf Ekinci
Burdur
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gündeme göre, önce, son okunan önergeyi işleme alıyorum. Biliyorsunuz, bu gibi önergelerde, istemlerde, Komisyona, Hükümete, önerge sahibine ve bir milletvekiline söz veriyoruz.
Komisyon ve Hükümetin bu konuda söz talebi var mı efendim? Yok.
Sayın Ekinci, sizin bir talebiniz var mı?
YUSUF EKİNCİ (Burdur) - Sayın Başkan, konunun önemi ve aciliyeti önergemin gerekçesinde belirtilmiştir; bu bakımından, söz istemiyorum, oylama talep ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Sayın Ekinci'nin dışında ayrıca, Sayın Kâzım Üstüner'in söz talebi var.
Sayın Üstüner?..
KÂZIM ÜSTÜNER (Burdur) - Sayın Başkan, ben de gerekçeye aynen katılıyorum ve söz istemiyorum.
BAŞKAN - Peki efendim, siz de aynı gerekçelerle konuşmak istemiyorsunuz.
MUSTAFA ÇİLOĞLU (Burdur) - Sayın Başkan, ben de gerekçeye katılıyorum ve söz istemiyorum.
BAŞKAN - Sayın Çiloğlu da söz istemiyor.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
6. - BayburtMilletvekili Ülkü Güney'in, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulüne Dair 2809 Sayılı Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi ve 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun Teklifinin (2/12) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/147) (Devam)
BAŞKAN - Diğer önergeyi işleme koyuyorum:
Sayın Ülkü Güney'in önergesiyle ilgili olarak Komisyon ve Hükümet söz istiyor mu? İstemiyor.
Sayın Ülkü Güney, söz istiyor musunuz?
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - İstiyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurun. (ANAP sıralarından alkışlar)
Sayın Güney, süreniz 5 dakika.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) - Sayın Başkan, muhterem arkadaşlarım; 1995 yılında, Bayburt'ta bir üniversite kurulmasıyla ilgili vermiş olduğum kanun teklifinin o dönem görüşülememesi nedeniyle, yeni dönemde, tekrar bu kanun teklifini verdim; ama, vermiş olduğum bu kanun teklifi, bugüne kadar komisyonlarda yasal süre içerisinde şu veya bu nedenle görüşülemedi; ben de, İçtüzüğün 37 nci maddesi gereğince, Bayburt Üniversitesinin Kurulmasıyla İlgili Kanun Teklifimizin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Muhterem arkadaşlarım, aslında, ben burada ne ortamı germek ne arkadaşlarımı rencide etmek ne de başka bir maksatla söz aldım. Bazı arkadaşlarım, bana, "olumlu bir hava var, bunlar geçiyor, artık, konuşmayın" dedi; ama, ben buna rağmen konuşma ihtiyacını duydum.
Çok konuşmayı seven ve devamlı olarak, konuşmak için ortaya atılan bir arkadaşınız olmadığımı hepiniz bilirsiniz; ama, bu hayırlı bir iş. Böyle hayırlı, uğurlu, güzel bir işte ben konuşmayacağım, bölgemin diğer milletvekili değerli arkadaşım konuşmayacak da kim konuşacak?.. Tabiî ki, konuşacağız. Gönül isterdi ki, şu konsensüs, bundan evvelki Rize Üniversitesi, Gümüşhane Üniversitesi, Ordu Üniversitesi gibi üniversiteler için de geçerli olsaydı, Genel Kurula inseydi ve Genel Kurul gündeminde sıralarını alıp görüşülseydi; gönül bunu istiyor. İşte, işin esası budur.
Şimdi, burada bakıyorum; Refah Partili arkadaşlarım olsun, Doğru Yol Partili arkadaşlarım olsun, sosyaldemokrat arkadaşlarım olsun, hepsi bu konuda olumlu bakıyorlar; çünkü, olumlu bir şey. Niye olumlu bir şey; düşünebiliyor musunuz, gelişmekte olan bir yöreye, kıt imkânları olan bir yöreye üniversite kurulması için bir kanun teklifi var, Yüce Meclis, bunu gündemine alıyor; bundan daha güzel bir şey olabilir mi?..
Arkadaşlarım, bizim yörelerimiz, göç veren yörelerdir. Bizim yörelerimizde bu şekilde bir ilim yuvasının kurulması demek, o yöreleri, siyasî bakımdan, kültürel bakımdan ve daha sayamayacağım çok önemli bakımlardan ileriye götürecektir, oradaki insanlarımıza lokomotif görevi yapacaktır. Daha başka bir şey söyleyeyim: Bizim yöremiz, okumayı çok seven bir yöredir, insanlarımız okumuş insanlardır. Bugün yüzlerce öğretim üyesi arkadaşımız vardır. Bu arkadaşlarımız, bu üniversitede görev almak için sıra beklemektedirler.
Dahası var: 1989'da il olan, gelişmekte olan Bayburt, bugün, kurmuş olduğu vakıfla, 100 dönüm araziyi üniversite için tahsis etmiştir. Kıt imkânlarına rağmen, vakıflar yoluyla, Bayburt Üniversitesine para ayırmıştır. İşte, devlet-vatandaş işbirliği ortada. Bir üniversite öğretim üyesi olarak ve şu anda, şu Meclisin bir vekili, bir üyesi olarak, böyle hayırlı bir kurumdan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum ve bu kanun teklifi nedeniyle hepinize teşekkür ediyorum; ki, böyle hayırlı, uğurlu bir kanun teklifinde bize yardım edeceksiniz. Umut ediyorum ki, Genel Kurula indiği zaman da, Genel Kurul, üniversiteler konusunda, sadece Bayburt değil, bütün illerimiz için aynı hassasiyeti gösterir ve her ile bir üniversite kurarız.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Güney.
Burada çıkan kanunlar hep hayırlı ve uğurludur...
Sayın Suat Pamukçu, buyurun. (RP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
SUAT PAMUKÇU (Bayburt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayburt üniversitesinin kurulması amacıyla, değerli milletvekili arkadaşımızın vermiş olduğu kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması maksadıyla yapılan bu konuşmalara katkıda bulunmak üzere söz aldım; bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum.
Bayburtumuz, Türkiyemizin en küçük ilidir. Ancak, millattan önce 3000 yılına dayanan tarihî bir geçmişi vardır; 4000 yıllık kültür birikimi vardır. Bize göre, bütün illerden daha önce Bayburt'a üniversite kurulması gerekir. Bu bakımdan, değerli hemşehrimin vermiş olduğu önergeyi desteklediğimi ifade ediyorum.
Bu arada, Hükümetimizin, bütün illerde üniversite kurulması yönünde bir çalışması vardır; bunu da, sevinçle öğrenmiş bulunuyoruz. İnşallah, bu çalışmalar neticesinde, öncelik sırasında, Bayburtumuz gibi şirin bir ilimize üniversite kazandırılması hususunda, Hükümetimiz de gereken hassasiyeti gösterecektir; bunu, ümitle bekliyoruz ve Parti Grubumuz olarak da, Bayburt üniversitesinin kurulması yönünde, değerli arkadaşlarımın da destek vereceğine inanıyorum. Yeniden, bu adımın atılması hususunda göstermiş olduğu çalışmalarından dolayı, değerli hemşerime teşekkür ediyorum.
Ayrıca, bizim de, aynı konuda bizzat verdiğimiz bir önergemiz vardır; belki, ileride, inşallah, ikisi birleştirilerek görüşülür ve en kısa sürede, Bayburtumuzda, en iyi hizmetlere layık olan vatandaşlarımız, böyle büyük bir hizmete de kavuşmuş olur. Bu vesileyle, tekrar, hepinize saygılar sunuyorum, teşekkürlerimi sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Pamukçu.
Sayın milletvekilleri, önerge üzerinde yapılan müzakereler bitmiştir.
Doğrudan gündeme alınma önergesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Hayırlı, uğurlu olsun.
Sayın milletvekilleri, gündemin, "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.
Genel Kurulun 6.3.1997 tarihli ve 65 inci Birleşiminde alınan karar gereğince, bu kısımda yer alan Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğündeki usulsüzlük ve yolsuzluklar konusunda 154 sıra sayılı ve hudutlarımızın güvenliği konusundaki 174 sıra sayılı Meclis araştırma komisyonları raporlarını görüşeceğiz.
A) GÖRÜŞMELER
1. - İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 arkadaşının, TMO Genel Müdürlüğündeki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri belirlemek amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve (10/6) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S.Sayısı : 154) (1)
(1) 154 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
BAŞKAN - Şimdi, 1 inci sırada yer alan, İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 Arkadaşının, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğündeki Usulsüzlük ve Yolsuzluk İddialarını Araştırarak Alınması Gereken Tedbirleri Belirlemek Amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önerge üzerine kurulan (10/6) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu üzerindeki genel görüşmeye başlıyoruz.
Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada.
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.
İçtüzüğümüze göre, Meclis araştırması komisyonu raporları üzerindeki genel görüşmelerde, ilk söz, önergeyi veren ilk imza sahibi milletvekiline veya onun göstereceği diğer bir imza sahibine aittir; ondan sonraki müzakereler de normal müzakeredir; yani, gruplara, hükümete ve şahsı adına iki milletvekiline söz verilecektir.
Gruplar ve Hükümet adına yapılacak konuşmalar 20'şer dakika, şahıslar adına yapılacak konuşmalar da 10'ar dakikadır.
Şimdi, önerge sahibi olarak Sayın Halit Dumankaya; buyurun efendim.
Süreniz 10 dakikadır.
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; sözlerime başlamadan evvel, demin, bu Mecliste meydana gelen ve hiç hoş olmayan olaylardan dolayı üzüntümü belirtmek istiyorum. İktidar Partisinin Grup Başkanvekilliğine yükselmiş genç bir arkadaşımın, bir genel başkana karşı olan bu tavrı, hoş bir tavır değildir.
BAŞKAN - Sayın Dumankaya, rica ediyorum... Bu konu bitti efendim. Tekrar başa dönersek, bir yere gidemeyiz.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Sataşma devam eder...
BAŞKAN - Bir dakika...
Artık gündeme gelin; rica ediyorum.
HALİT DUMANKAYA (Devamla) - Ben, bütün genel başkanlar karşısında ceketimi düğmeler; ister bir milletvekili olsun, ister hiç milletvekili olmasın; ister iktidarda olsun, ister anamuhalefette olsun, onun önünden saygıyla geçerim. Değerli arkadaşımın da aynı hassasiyette olması gerektiğini düşünüyorum. Bundan önceki tutumları da aynı şekildeydi; ama, herhalde, şu son olaylar biraz sinirlerini bozmuştur; o bakımdan, onu, sinirlerinin bozukluğuna veriyorum.
Değerli arkadaşlarım, şunu hemen belirtmek istiyorum ki, bu Mecliste, özellikle iktidar partilerinin daha hoşgörülü olması lazım, tahammül etmesi lazım; çünkü, geneli böyledir.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Saygı karşılıklıdır!
HALİT DUMANKAYA (Devamla) - O bakımdan, muhalefet partilerinin sözlerine, eleştirilerine tahammül etmek lazımdır.
Değerli arkadaşlarım, Anavatan Partisi tarafından, bu Meclise SSK'daki yolsuzluklar, Sait Halim Paşa Yalısı yangını, TURBAN'daki yolsuzluklar, Toprak Mahsulleri Ofisindeki yolsuzluklar, Petrol Ofisindeki yolsuzluklarla ilgili önergeler görüşülmüş ve kabul edilmişti.
Bizim verdiğimiz önergeler, hiçbir zaman için, husumet önergeleri değildir. Bizim verdiğimiz önergeler, iktidarı yıpratma önergeleri de değildir. Biz, seçim meydanlarında ne söylersek, muhalefette ne söylersek, iktidarda da aynı şeyi söyleriz; Anavatan Partisi olarak, çifte standart kullanmayız.
Bakınız, bu önerge; yani, Toprak Mahsulleri Ofisiyle ilgili araştırma önergesi, 6.3.1996 tarihinde bu kürsüde görüşülürken, öngörüşmesi yapılırken, ben, aynen şöyle dedim: "Bu önergeyi, husumet önergesi olarak vermiyoruz. Bu önergede, eğer, ortak olmasak, ben, yine 'yalı çetesi' diyecektim, yine 'yalı çevresi' diyecektim... İşte, şimdi, burada, yine bunu söylüyorum; çifte standart kullanmıyorum. İnşallah, ülkeyi de, partileri de, bu yalı çemberinden kurtarırız." Hatta, bir bakan kürsüde konuştuktan sonra "Sayın Bakan, ortak olacağız; ama, bu konuşmamdan sonra sizinle nasıl ortaklık yapacağız diye endişe duyuyorum." Bu konuşmayı, 6 Mart 1996 tarihinde yapmıştım.
Değerli arkadaşlarım, biz, bu önergeleri, araştırma önergelerini verirken; yani "bunlar araştırılsın" derken, Refah Partili arkadaşlarım da o zaman muhalefetteydiler. Onlar da, soruşturma önergeleri vermeye başladılar. Neydi bu soruşturma önergeleri; örtülü ödenekti, TOFAŞ'tı, TEDAŞ'tı, mal varlığıydı. Bu önergelerin altında, şu anda 8'i bakan olan kişilerin imzası vardı. Bu önergelerin altında, Refah Partisinin -4'ünü de katarsanız- tüm milletvekillerinin imzası vardı; ama, o zaman muhalefetteydi ve o zamanki soruşturma önergelerinin her üçünün de birinci imza sahipleri, şu anda bakan olan kişilerdi.
Bu önergeler çok iddialı olarak buraya gelmişti; ama, gelin görün ki, ortaklık kurulunca, bu önergeler birer birer İktidar Partilerinin oylarıyla reddedildi.
BAŞKAN - Sayın Dumankaya, bu önergeyle ilgisi yok; gündeme geçseniz de!..
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) - Dumankaya, sadede gel, yeter...
HALİT DUMANKAYA (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu yetmiyormuş gibi, TURBAN önergesini buraya getirdik -bütün parti liderlerine bu önergenin raporunu verdik; hatta, dinamik güçlere de gönderdik- o da, yine, İktidar Partilerinin, Refah Partili arkadaşlarımın oylarıyla reddedildi.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, bunu görüşeceğiz... Sayın Başkan, ikaz ediyor... Değerli arkadaşlarım, bu önergeler bir bütündür. Bunu görüşsek ne olacak, görüşmesek ne olacak; çünkü, 149 dosyayla...Türkiye'nin tümü kabul etti... Dokunulmazlığı olmayan 9 müdür tutuklanmıştır değerli arkadaşlarım. Bu nedir biliyor musunuz; yani, şu işin içerisinden bir kerte çeken tutuklanıyor, işin esas sahipleri, burada, İktidar oylarıyla aklanıyor.
Toplumun dinamik güçleri, Türk-İş Sayın Başkanı, DİSK'i