DÖNEM : 20 YASAMA YILI : 1


T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ


83 üncü Birleşim
25 . 7 . 1996 Perşembe


İ Ç İ N D E K İ L E R
I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. — GELEN KAĞITLAR
III. — YOKLAMA
IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.—Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, Ağrı İlinin sağlık sorunlarına ilişkin
gündemdışı konuşması ve Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna’nın cevabı
2. —Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, yabancı petrol şirketlerindeki
sendikasızlaştırma iddiasına ilişkin gündemdışı konuşması
3. —Çankırı Milletvekili İsmail Coşar’ın, şehitler konusuna ilişkin gündemdışı
konuşması
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.—İçel Milletvekili Abdulbaki Gökçel’in, İnsan Hakları Komisyonu üyeliğinden
çekildiğine ilişkin önergesi (4/67)
2.—Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay’ın, (9/6) esas numaralı Meclis Soruşturma
Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/68)
3.—Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın, (6/227) esas numaralı sözlü sorusunu geri
aldığına ilişkin önergesi (4/69)
4. —(9/4) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının;
Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi
(3/410)
5.—(9/6) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının;
Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi
(3/411)
6. —Dilekçe Komisyonu Başkanlığının; Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve
kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/412)
7. —TBMM’ini temsilen bir Parlamento heyetinin, Yeni Zelanda Parlamonto Başkanının
davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/413)
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS
ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.—Aydın Milletvekili Cengiz Altınkaya ve 19 arkadaşının, Eskişehir E Tipi Cezaevinin
kapatılmasının nedenlerini ve yapılan tadilatların gerekli olup olmadığını araştırmak
amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100)
V. —SEÇİMLER
A)KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. —(9/6) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VI. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN
DİĞER İŞLER
1.—926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine
İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/215)
(S. Sayısı :23)
2. —Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları
(1/347) (S. Sayısı :47)
3. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri Alanında
İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/319) (S. Sayısı
:31)
4. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/318) (S. Sayısı :32)
5. –Türkiye Cumhuriyeti ve Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/355) (S.Sayısı :33)
6. —Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/349) (S.Sayısı:44)
7. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/293) (S. Sayısı :51)
8.—Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Makedonya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/381) (S.
Sayısı :53)
9. —Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer
İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokolun
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri
komisyonları raporları (1/452) (S. Sayısı :58)
10. —Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanununa Bir Ek Madde
Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/489) (S. Sayısı :63)
VII. —SORULAR VE CEVAPLAR
A)YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. —Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Pazaryolu Barajı, Çoruh Vadisi ve Erzurum
içmesuyu projelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M. Recai Kutan’ın
yazılı cevabı (7/997)


I.—GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açıldı.
Birinci Oturum
23.7.1996 tarihli 81 inci Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özetinin
okunabilmesi için, İçtüzüğün 71 inci maddesine göre kapalı oturuma geçildi.
İkinci Oturum
(Kapalıdır)
Üçüncü Oturum
Mısır’a gidecek olan Devlet Bakanı Nevzat Ercan’ın dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Bekir
Aksoy’un vekillik etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel
Kurulun bilgisine sunuldu.
Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını
İnceleme Komisyonu,
Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin’in, TEDAŞ konusundaki (9/1) esas numaralı Meclis
Soruşturma Komisyonu,
Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç’in, TEDAŞ konusundaki (9/2) esas numaralı Meclis
Soruşturma Komisyonu,
Üyeliklerinden çekildiklerine ilişkin önergeleri, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
24.7.1996 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve bastırılıp dağıtılan 63 Sıra Sayılı
Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesine
Dair Kanun Tasarısının, 48 saat geçmeden gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 10 uncu sırasına alınmasına; 25.7.1996
Perşembe günü Genel Kurul çalışmalarının, gündemin 11 inci sırasına kadar olan kanun
tasarılarının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar uzatılmasına ilişkin Doğru Yol Partisi
Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra kabul edildiği açıklandı.
Hükümet adına Başbakan Necmettin Erbakan’ın, olağanüstü hal konusunda, Anayasanın
98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin
önergesi üzerine açılması kabul edilen genel görüşme (8/3) tamamlandı.
RP Grubuna ait olup açık bulunan Sosyal Güvenlik ve Sosyal Sigortalar Kurumu
konusundaki (10/1, 14) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonu üyeliğine, Ankara
Milletvekili Ersönmez Yarbay,
DYPGrubuna ait olup açık bulunan;
Adalet Komisyonu üyeliğine, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır,
Dışişleri Komisyonu üyeliğine, Kastamonu Milletvekili Haluk Yıldız,
Dilekçe Komisyonu üyeliğine, Artvin Milletvekili Hasan Ekinci,
Gruplarınca aday gösterilerek seçildiler.
Bağımsız milletvekillerine ait olup açık bulunan Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu
üyeliğine, Tokat Milletvekili Hanefi Çelik seçildi.
Bağımsız milletvekillerine ait olup açık bulunan Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğine Ordu
Milletvekili Refaiddin Şahin’in ve Çorum Milletvekili Hasan Çağlayan’ın aday oldukları
açıklandı.
Başkanlıkça, Dilekçe Komisyonunun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimlerini
yapmak için toplanacağı gün, saat ve yere ilişkin duyuruda bulunuldu.
İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya’nın, KİTürünlerine yapılan son zamlara ilişkin
Başbakandan sözlü sorusunun (6/58), üçüncü birleşimde de cevaplandırılmadığı için yazılı
soruya dönüştüğü açıklandı.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 1
inci sırasında bulunan, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici
Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun hükmünde Kararnameyle ilgili tasarının (1/215)
görüşmeleri, ilgili komisyon temsilcileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından ertelendi.
Kanun tasarı ve teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri görüşmek için, 25 Temmuz
1996 Perşembe günü saat 15.00’te toplanmak üzere, 17.40’da birleşime son verildi.
Yasin Hatiboğlu
Başkanvekili
Kâzım Üstüner Ali Günaydın
Burdur Konya
Kâtip Üye Kâtip Üye


II.—GELEN KÂĞITLAR
25.7.1996 PERŞEMBE
Teklifler
1. —Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile Adıyaman Milletvekili Celal Topkan ve 39
Arkadaşının; Adıyaman İli Kalkınma İdaresi Teşkilatı Kuruluşu Hakkında Kanun Teklifi
(2/385) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :18.7.1996)
2. — İstanbul Milletvekili Emin Kul’un; 3146 Sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 184 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi
Hakkında Kanun Teklifi (2/386) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi :18.7.1996)
Yazılı Soru Önergeleri
1. —Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan’ın, Bandırma -Tekirdağ Ro-Ro
hattının açılması için yapılan çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından yazılı soru önergesi
(7/1061) (Başkanlığa geliş tarihi :19.7.1996)
2. —Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan’ın, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.
Ş.’nin özelleştirilmesi ve Bandırma - İstanbul feribot seferlerine ilişkin Devlet Bakanından
yazılı soru önergesi (7/1062) (Başkanlığa geliş tarihi :19.7.1996)
3.—Antalya Milletvekili Bekir Kumbul’un, Ant -Birlik Genel Müdürünün, yürütmeyi
durdurma kararına rağmen geçici olarak Ankara’da görevlendirildiğine ilişkin Sanayi ve Ticaret
Bakanından yazılı soru önergesi (7/1063) (Başkanlığa geliş tarihi :19.7.1996)
4. —İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, özel hizmet tazminatlarının artırılması için
yapılan çalışmalara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1064) (Başkanlığa geliş
tarihi :19.7.1996)
5. — Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya -Ilgın -Kadıhanı ve Sarayönü
ilçelerini Konya-Ankara devlet karayoluna bağlayan yolun genişletilme çalışmalarına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/1065) (Başkanlığa geliş tarihi
:19.7.1996)
6. —Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Sıvas İline ve Konya İlinin belediyelerine
yapılan yardımların miktarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1066)
(Başkanlığa geliş tarihi :19.7.1996)
7. —İzmir Milletvekili Hakan Tartan’ın, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin bazı polislerce
basıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1067) (Başkanlığa geliş tarihi
:22.7.1996)
8. —Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, Sağlık Mensupları ile öğretmenlerin
ücretlerine artış yapılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1068) (Başkanlığa
geliş tarihi :22.7.1996)
9. —Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya’da yapımı planlanan hastanelere
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/1069) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
10.—Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya -Beşgözler ve Başhüyük Göletinin
sulama kanalları ile mavi tünel projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı
soru önergesi (7/1070) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
11. —Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Konya İline turizmi teşvik amacıyla
alınacak önlemlere ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/1071) (Başkanlığa geliş
tarihi :22.7.1996)
12. —Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, Toprak Mahsulleri Ofisince satın alınan
ürünlerin bedellerinin ödenme zamanına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/1072) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
13. —İzmir Milletvekili Ali Rıza Bodur’un, İzmir -Menemen Ege Tarımsal Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğünde çalışan mevsimlik işçilerin hafta tatili ücretlerine ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1073) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
14.—İzmir Milletvekili Ali Rıza Bodur’un, İzmir -Menemen Ege Tarımsal Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğünde çalışan mevsimlik işçilerin hafta tatili ücretlerinin ödenmesinin
engellendiği iddiasına ilişkin Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanından yazılı soru önergesi
(7/1074) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
15.—Rize Milletvekili Ahmet Kabil’in, Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye’ye eğitim
amacıyla gelen öğrencilerin karşılaştıkları bazı sorunlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/1075) (Başkanlığa geliş tarihi :22.7.1996)
Meclis Araştırma Önergesi
Aydın Milletvekili Cengiz Altınkaya ve 19 arkadaşının, Eskişehir E tipi Cezaevinin
kapatılmasının nedenlerini ve yapılan tadilatların gerekli olup olmadığını araştırmak
amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100) (Başkanlığa geliş tarihi :23.7.1996)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan
Yazılı Sorular
1.—Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz’un, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından
yapılan telefon rehberi basım ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/962)
2. —Bartın Milletvekili Cafer Tufan yazıcıoğlu’nun, Açık Öğretim Fakültesi sınavlarının
Bartın İl merkezinde yapılmasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/963)
3.—Kocaeli Milletvekili Şevket kazan’ın, TOYOTASAHastanesine ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/965)
4. —Kocaeli Milletvekili Şevket Kazan’ın, Türkiye’nin ilk beş özel holding kuruluşunun
1994-1995 yılı kârına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/966)
5. —Aydın Milletvekili Fatih Atay’ın, cezaevlerinin durumuna ve cezaların infazına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/967)
6. —Aydına Millevtekili Fatih Atay’ın, bir millî yüzücümüze ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/968)
7.—Aydın Milletvekili Fatih Atay’ın, hükümlü yakınları ve destekleyicilerine uygulanan
muamelelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/969)
8.— Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Rize -İspir yolu 1996 yılı ödeneğine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/971)
9.—Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı’nın, süne mücadelesi sırasında
arıcılıkla uğraşanların zarara uğratıldığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/974)
10.—Sıvas Millevtekili Mahmut Işık’ın, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/975)
11. —Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, Bartın Ulupınar -Orüs kereste
fabrikasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/976)
12. —Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, Ankara Üniversitesinde mahkeme
kararına rağmen göreve başlatılmadığı iddia edilen öğretim üyelerine ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/977)
13.—Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, bir gazetede yer alan İncirlik Üssü’nde görevli 2
askerle ilgili habere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/979)
14. –Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, ilaç ithal eden veya üretim ve denetim
kurallarına uymayan firma ve fabrikalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/980)


BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
25 Temmuz 1996 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU
KÂTİP ÜYELER : Ali GÜNAYDIN (Konya), Kâzım ÜSTÜNER (Burdur)



BAŞKAN – Çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ederek,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 83 üncü Birleşimini açıyorum.
III. — Y O K L A M A
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; Genel Kurul
salonunda bulunan sayın üyelerin, yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.
(Amasya Milletvekili Aslan Ali Hatipoğlu'na kadar yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalara başlıyoruz.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Sayın Başkan, çok inandırıcı olmadı; her an
karar yetersayısının aranmasını isteyebilirim.
BAŞKAN – Sayın Hatinoğlu, ona bir engel yok efendim.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı söz talebinde bulunan çok değerli üç arkadaşıma
sırasıyla söz vereceğim.
IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.—Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, Ağrı İlinin sağlık sorunlarına ilişkin
gündemdışı konuşması ve Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna’nın cevabı
BAŞKAN – Ağrı Milletvekili Sayın Sıddık Altay'ın, sağlık sorunlarıyla ilgili olarak bir
söz talebi var.
Buyurun. (RP sıralarından alkışlar)
MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık
sorunları hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Herkese sağlıklı yaşama hakkı, temel insan hakları arasında kabul edilmiştir. Ülkemizde,
sağlık hizmetlerinin yetersizliği bir gerçektir. Bu yetersizlik, doğu ve güneydoğu bölgelerimizde
had safhadadır. Sağlık hizmetlerinin meydana getirdiği sorunlar Ağrı İlimizde açık bir şekilde
görülmektedir.
Sayın milletvekilleri, bugün, Ağrı İl merkezinde, Doğubayazıt, Patnos, Diyadin ve Eleşkirt
İlçelerinde toplam 250 yatak kapasiteli 5 küçük devlet hastanesi hizmet vermektedir. Türkiye
ortalaması, yatak başına düşen nüfus 400 kişiyken, bu, Ağrı İlimizde, maalesef, 2 bin kişidir.
Geçmiş bütün iktidarların Ağrı İlimize, sağlık hizmetleri ve personel olarak sağladığı imkânlar
da, ne yazık ki, çok kısıtlı olmuştur. İlimizde, toplam uzman hekim sayısı 12, pratisyen hekim
sayısı 91, hemşire sayısı 150, ebe sayısı 145 ve sağlık memuru sayısı 33'tür.
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Ağrı'dan doktor çıkmıyor mu?
MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Hiçbir ilçemizde uzman hekim bulunmamaktadır.
Normalde, bu sayıdaki sağlık personelinin küçük bir ilçede bulunması gerekirken, tüm ilimize
hizmet vermesi dikkat çekicidir.
Bugün, ülkemizde 65 bin hekim bulunmaktadır. Nüfus başına dağılım dikkate
alındığında, en azından 500 hekimin Ağrı'da görev yapması gerekirdi. İlimizde uzman hekim
başına düşen nüfus ise 40 bin kişidir.
Halkımız, devletin sağlık hizmetlerinden yararlanmadan, doktor tedavisi görmeden, insan
onuruna yakışmayacak şartlarda ölüme terk edilmektedir. "Parası olmayan yaşamasın" anlayışı
hâkim kılınmaktadır. Bu zihniyeti kabul edemeyiz; çünkü, biz, inanıyoruz ki, sağlık hizmetleri
sadece parası olanların yararlanabileceği bir hizmet alanı değildir.
İlimizdeki sağlık kuruluşları, bakımsız, sahipsiz, laboratuvarsız, cihazsızdır ve yeterli
oranda doktar, ebe, hemşireye sahip değildir.
Sayın milletvekilleri, her gün yüzlerce hasta, tedavi için, Ağrı İlimizden büyük illere akın
etmektedir. İlimiz, millî gelir dağılımında, 79 il içinde zaten sonuncu durumdadır. Halkımız,
çok zor şartlar altında yaşamını sürdürmektedir. Bir de büyük şehirlere tedavi için gittiğinde
eklenen ilave masraflar, halkımızı ekonomik yönden perişan etmektedir. Büyük illere sevk
edilen kalp hastalarına, kanserli hastalara, sakat hastalara, rehabilitasyon için, koroner anjiyo için,
radyoterapi için, aylar, hatta, yıllar sonraya gün verilmektedir.
Transit karayolu üzerinde bulunan Ağrı İlimizde meydana gelen trafik kazalarında acil
müdahale için bir beyin cerrahı dahi bulunmamaktadır. Ayrıca, ortopedi, göz hastalıkları ve
radyoloji uzmanı yoktur. İlimizde SSK hastanesi mevcut olmakla birlikte, uzman hekim yoktur;
halen iki pratisyen hekimle sağlık dispanseri olarak hizmet vermektedir.
Sayın milletvekilleri, sosyal devletin temel özelliklerinden birisi, kişinin beden ve ruh
sağlığı içinde yaşama hakkının, devlet sorumluluğu ve güvencesi altında bulunmasıdır.
Ağrı'da, bu haklardan eser bile yoktur. Sağlık yatırımlarının uzun yıllardan beri ihmal edilmesi
ve sağlık personeliyle ilgili alınan tedbirlerin yetersiz düzeyde kalması, Ağrı İlimizin sağlık
sorunlarını tahammül edilemeyecek boyutlara taşımış -biraz önce de ifade ettiğim gibi-
insanlarımızın perişan hale gelmesine sebep olmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Efendim, lütfen toparlar mısınız; gündemimiz yüklüdür.
Buyurun.
MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Uzun yılların ihmalinden kaynaklanan bu
sorunların, insan sağlığına yaraşır bir şekilde birden çözülmesi elbette zordur; ancak, imkânsız
değildir. Kısa, orta ve uzun vadede alınacak tedbirler, insanımıza, asgarî düzeyde de olsa,
sağlık yönünden bir rahatlama getirecektir.
Bunun için, İlimizde eksik olan uzman hekim ve diğer sağlık personelinin ivedilikle
tamamlanması; hastanelerimizde ve diğer sağlık merkezlerinde ihtiyaç duyulan tıbbî araç ve
gereçlerin temin edilmesi; İlimiz ve ilçelerinde -coğrafî yerleşimin çok dağınık olması
nedeniyle- acil servis hizmetlerinin yaygınlaştırılması; halkın bulaşıcı hastalıklara karşı
bilinçlendirilmesi için bulaşma yolları yönünden eğitilmesi; İlimizde, süratle kardiyoloji,
radyoterapi ve rehabilitasyon merkezlerinin kurulması gerekmektedir.
Sayın milletvekilleri, sağlık sorunlarını halletmiş olan gelişmiş ülkelerin uyguladıkları
yöntemler dikkate alınarak, ülkemiz gerçeklerine uygun, sağlık sorunlarını çözecek uygulamalar
acilen hayata geçirilmelidir. Ülkemizin mevcut potansiyeliyle, tüm bu sağlık sorunlarının
çözülmesi mümkündür.
Yeni kurulmuş olan 54 üncü Hükümetimizin ve Sayın Sağlık Bakanımızın, bu sorunların
üstesinden gelebilecek kabiliyet ve kapasitede olduğuna inanmaktayım.
Anılan sorunların Yüce Meclis ve Sağlık Bakanlığınca, öncelikle ve ivedilikle
giderilmesini ümit eder, hepinize saygılar sunarım. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Altay, teşekkür ediyorum.
Sayın Bakan, ihtiyaç duyuyor musunuz efendim?
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (İstanbul) – Daima duyarım.
BAŞKAN – Kısa galiba...
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (İstanbul) – Teşekkür etmek istiyorum.
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Sağlık Bakanı Sayın Aktuna.
Buyurun Sayın Bakan.
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli
milletvekilleri; önce, Ağrı Milletvekili Sayın Sıddık Altay'a, sağlık sorunları hakkında yapmış
olduğu gündemdışı konuşma dolayısıyla teşekkür ediyorum ve sonra, kendisinin gündemdışı
konuşmasını cevaplamak istiyorum.
Sağlık reformu gereksinimi hangi gerçekten yola çıkılarak ortaya çıktı? İşte, bunlardan,
Türkiye'de, yıllardan beri, sağlık konusunda yapılan çalışmaların belli bir başarıya
ulaşamamış olması, yıllar içerisinde, sürekli bir şekilde, bütçeden sağlığa ayrılan payın ve
gayri safî millî hâsıla içerisindeki payın, hiçbir zaman için ihtiyacı karşılayacak düzeye
çıkarılamamış olması, devletin yıllardan beri yapmaya çalıştığı bu hizmetin yaygınlaşmasını
ve Türkiye genelinde, hakkaniyet içerisinde, etkin ve kaliteli bir hizmet haline gelmesini
engellemiştir; bunu, hepimiz biliyoruz.
İşte, reform, bunun için gündeme geldi, bunun için hazırlandı ve önümüzdeki günlerde de,
reform, Meclise sunulacaktır, sizlere sunulacaktır ve sanıyorum ki, hepimizin desteğiyle,
katkısıyla, bu reforma dayalı olarak hazırlanan üç tane yasa tasarısı kanunlaştığı takdirde,
reform da, 1997 yılından itibaren başlayacaktır.
Şimdi, tabiî, bu reform hazırlanıp bir taraftan uygulama çabası ve aşaması içerisine
girerken, biz, bugün ne yapıyoruz, bugün ne yapmaktayız; özellikle o konuda kısaca bilgi
vermek istiyorum.
Sayın milletvekilim "Ağrı İlinde uzman doktor sayısının yetersiz olduğunu ve bu yüzden
de ilçe devlet hastanelerinde uzman doktorun yeterli sayıda bulunamadığını" söyledi; yerden
göğe kadar haklıdır.
Peki, şimdi, bunu önlemek için, bunu düzeltmek için ne yapıyoruz? Biliyorsunuz, Mecburî
Hizmet Yasası kalktı; en azından, beş yıldır mecburî hizmet uygulaması yapılmıyor. Biz,
personel uygulamalarında hakkaniyeti ve eşitliği sağlayabilmek için, yeni bir yönetmelik
hazırlığını bitirmek üzereyiz. Yani, bundan sonra, sağlık personelinin görevlendirilmesinde,
Türkiye'yi bölgelere ayırarak, bölgelerin belirlendiği bir yönetmelik uygulamasına geçeceğiz;
birincisi bu.
İkincisi: Bugüne kadar, sağlık personeli, bir ilden bir ile veya bir noktadan bir noktaya
kadrosuyla birlikte naklen tayin olup gitmekteydi; bu da, eşitsizliği yaratmaktaydı. Batı
bölgelerinde büyük şehirlerde, kadronun çok çok üstünde doktor, çok çok üstünde diş hekimi,
eczacı, hemşire ve ebe; ama, şartların zor olduğu, sosyal, ekonomik ve kültürel şartların,
gelişmişlik şartlarının belli bir noktaya gelmemiş olduğu bölgelerimizde ise, doktor
bulamıyorsunuz, hemşire bulamıyorsunuz, uzman bulamıyorsunuz. Bu yüzden kadroları, sağlık
kuruluşlarına çakma yöntemini getiriyoruz. Dolayısıyla, her hastanenin, sağlık kuruluşunun
kadroları belli olacaktır; oralara bu kadronun üzerinde personel verilemeyecektir ve boş kadro
nerede varsa, personel, doktor ve uzman, oraya gitmek zorundadır. Bu gidişte de, öncelikle,
Türkiye'de ayırdığımız bölgeler arasında, doğu ve güneydoğu bölgesi baş bölge olarak kabul
edilmektedir bu yönetmelikte. Göreve ilk defa atanacak olan bir doktorun -pratisyen olsun veya
uzman olsun- öncelikle gitmesi gereken yer doğu ve güneydoğu illeri olacaktır. Böylelikle,
Mecburî Hizmet Yasasını antidemokratik bulup kaldırmamızın yanı sıra, yönetmelik
düzenlemesiyle, bölgelerin ihtiyacına göre, oradaki yaşayan insanların sağlık konusundaki
beklentilerine göre, haklı beklentilerine göre, bu hizmeti karşılayacak şekilde personelimizin
dengelenmesini ve ona göre tayinini de sağlamış olacağız; bunu da burada ifade etmek
istiyorum.
"Parası olmayan yaşamasın" zihniyeti... Tabiî, bu, ülkede yıllardan beri hüküm sürmüş bir
uygulamadır; ama, geçici olmakla birlikte... Temelli olan şekli reform uygulamasıyla
düzenlenecek. Çünkü, ödeme gücü olmayan insanlarımızın, reformla ilgili yasaların
kesinleşmesiyle, bu uygulamadan sonra, devlet sağlık primlerini ödeyecektir; sosyal devlet
anlayışının gereği olarak. Dolayısıyla, ödeme gücü olmayan vatandaşımız, ödeme gücü olan
gibi, cebinden sağlık primini ödeyen insan gibi, sigortalı hale gelecektir. Bundan daha
mükemmel, bundan daha gerçekçi, uygulanabilir ve insana güven verebilir bir sağlık hizmeti
sunuşu mümkün değil; dünyada bunun örneği yok.
Ancak, bu uygulanana kadar, biliyorsunuz 1992 yılında, biz, bir yeşil kart uygulaması
başlattık. Bu geçici bir uygulamadır; ama, amacı neydi? Yıllarca hastane kapılarında sıkıntı
çekmiş, yoksulluğunu kanıtlamak zorunda bırakılmış, insan onuruyla bağdaşmayan koşullar
içerisinde tutulmak zorunda bırakılmış, ödeme gücü olmayan insanlarımızı, devlet güvencesi
altına aldık. Bugün, 5 milyonun üzerinde insan, bu yeşil karta sahip. Bu insanlarımız, geçici de
olsa, bu uygulamayla, hastanede tedavilerini yaptırabiliyorlar; ama, esas hedefimiz, sağlık
reformuyla, gerçek bir düzene, gerçek bir güvenliğe ve insan onuruyla bağdaşan bir sisteme
ülkemizi kavuşturmaktır; bu da reformla gerçekleşecektir.
Büyük şehirlere gidiyorlar. Daha ziyade hangi hastalıktan dolayı gidiyorlar? Kalp
hastalıkları... Anjiyo çektirecek... Kalp-damar cerrahisi, kalp kapağı ameliyatı, by-pass
ameliyatı; kanser teşhisi, tıbbî tedavisi, cerrahî tedavisi; beyin ameliyatı... Özellikle, birçok
beyin ameliyatı, bugün, ancak büyük şehirlerde yapılabiliyor.
Biliyorsunuz, bir bölge hastanesi uygulamamız var; bu çalışma hemen hemen bitmiştir. Şu
anda da, belki, arkadaşımız biliyor olabilir; doğu bölgesi için Van'da, Edremit'te bir bölge
hastanesi inşaatının hemen hemen yüzde 80'i, yüzde 85'i tamamlanmıştır; çok modern, çok
uygar, çağdaş bir bölge hastanesidir ve içinde her türlü anjiyonun yapılabildiği, her türlü kalp
ameliyatının, damar ameliyatının yapıldığı; her türlü beyin ameliyatının yapıldığı; kanserin
her türünün teşhisi, tıbbî tedavisi ve cerrahî tedavisinin yapılabildiği; organ nakli
ameliyatlarının yapılabildiği bir hastane. Sanıyorum ki -tekrar bakan olduktan sonra buna hız
verdim, arkadaşlarımı Van'a kadar gönderdim ve çalışmalar sürdürülmektedir- yılbaşından
evvel bu bölge hastanesini hizmete açacağız ve bu şekilde, doğu bölgemizin insanlarına -burada,
yakın bir ilde olarak- sağlık imkânlarını sağlamış olacağımızı ümit ediyorum.
Diğer bakımdan, bir projemiz daha var; o da, acil hastanın, süratle teşhis ve tedavisinin
yapılması. Çünkü, acil vaka demek, insanın yaşamla ölüm arasındaki sınıra gelmiş olması
demektir. Orada, zaman çok önemlidir, bu işi bilen insanlar önemlidir, bu tedaviyi yapmakta
kullanılacak araç gereçler, tıbbî teknoloji ve imkânlar önemlidir. Bu imkânları kurmamışsanız,
doktor tek başına bir şey yapamaz. Dolayısıyla, bu projemiz içerisinde, biz, bütün il devlet
hastanelerinde, Ağrı da dahil, hepsinde, bu yıl sonuna kadar, bölgenin ihtiyacına göre -ama iki
yataklı, ama dört yataklı, ama altı yataklı- yoğun bakım üniteleri, koroner bakım üniteleri
planlıyoruz. Biliyorsunuz, bir trafik kazası geçirirsiniz, beyin kanaması olur, insan şuurunu
kaybeder, komaya girer, yoğun bakım gereklidir, hayat kurtarıcıdır. Koroner bakım ünitesi...
Kalp krizi geçirdi, yoğun bakıma yatıracaksınız, monitöre bağlayacaksınız ve kişinin kalp
atışlarını kontrol altına alacaksınız, ona göre gözünüzle görerek tedavi yapacaksınız .
AHMET KABİL (Rize) – Sayın Bakan, biz de konuşacağız.
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla) – İstersen, bu konuyu sen doktor
olduğun zaman konuşalım...
AHMET KABİL (Rize) – Gazete yazdı marifetlerinizi!..
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla) – Evet... Sana, özel olarak, ayrıca
anlatabilirim .
BAŞKAN – Sayın Bakan, Sayın Aktuna...
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla) – Bir dakika...
Özellikle 1983'ten bu yana yapamadıklarınızı kısa zamanda yapmamızın rahatsızlığını
hissetmeyen; halka yansıyan hizmetler bunlar.
AHMET KABİL (Rize) – Gazete yazdı marifetlerinizi(!), marifetli Bakansınız!..
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla) – Hemodiyalizi olmyan -1991'den bu
yana, 1992'den bu yana yaptığımız çalışmalarla- sadece 12 ilimiz kaldı, bu yıl onlar da bitiyor;
12 il devlet hastanesinde de hemodiyaliz ünitesini kuruyoruz; artı, 20 ilçe devlet hastanesinde de
hemodiyalizi bu yıl kuruyoruz. Bunun ihalesi de hazırlanmıştır, yıl sonuna kadar tamamlanmış
olacaktır. Bu ilçeler de il merkezlerine uzak ilçelerden seçilmiştir. Yani, ile gidip gelmenin zor
olduğu ilçeler seçilmiştir...
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Bunlar çalışıyorlar mı ?.. Önemli olan o.
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla)– ...Dolayısıyla, Sağlık Bakanlığında
yıllarca hizmet etmiş olup da bunları yapamamış, düşünememiş olanların, tabiî, tedirginliğini
anlıyorum; ama, geçmiş geçmiştir, biz, bugüne bakalım, yarına bakalım.
SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) – Bunlar çalışıyor mu?...Çalışmıyor bunlar.
SAĞLIK BAKANI YILDIRIM AKTUNA (Devamla) – Söylediklerimizi dinleyelim,
anlayalım; yarın ne yapacağımızı hep birlikte oluşturalım.Bütün bu yaptıklarımız, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin değerli milletvekillerinin manevî, maddî katkılarıyla, bize verecekleri
önerilerle, katkılarla şekillenirse hepimizin malı olur, hepimizin yarattığı, ürettiği bir hizmet
olur ve Büyük Millet Meclisi de, en azından sağlık hizmetleri açısından tarihe geçer
Ben, tekrar, sayın milletvekillerine teşekkür ediyorum; hepinize saygılar, sevgiler
sunuyorum. (DYP ve RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
2. —Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, yabancı petrol şirketlerindeki
sendikasızlaştırma iddiasına ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Kocaeli Milletvekili Sayın Bekir Yurdagül, yabancı petrol şirketlerindeki
sendikasızlaştırma konusuyla ilgili olarak.
Buyurun. (DSP sıralarından alkışlar)
BEKİR YURDAGÜL (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde faaliyet
gösteren yabancı petrol şirketlerinin, kendilerine bağlı işletmelerdeki sendikasızlaştırma
çalışmalarını ve bu doğrultuda işçilerine baskı uygulamalarını gündeme getirmek amacıyla
söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çalışma hakkı ve örgütlenme hakkı, İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesinde ve tüm uluslararası belgelerde açık olarak belirtilen temel insan
haklarındandır. Bir toplumun demokratik ve çağdaş olup olmadığının temel ölçütünü de, bu
hakların varlığı ya da yokluğu belirler; birinin olmaması ya da eksik uygulanması, diğerinin
varlığını, etkisini kısıtlar, demokrasiyi özürlü kılar.
Ülkemiz insanları, ne yazık ki, uluslararası çalışma ve örgütlenme hakkı standartlarına
bağlı bir yaşam sürdürmüyor. Bugün, Türkiye, sendikalılık oranı en düşük ülkeler arasında
bulunuyor; 19 milyon çalışan insanın, yaklaşık yüzde 9'u sendikalı; bu orana, kamu çalışanları
da dahildir. Sosyal güvenlik örgütlerine bağlı toplam 4 milyon 350 bin ücretlinin ise, ancak 900
bini sendikalı.
Örgütlenme hakkının ne düzeyde yaşama geçirildiğinin ölçütü de, sendikalılık oranlarının
yüksekliğiyle belirlenebilir. Bugün, sendikalı işçilerin, yaklaşık 600 bini kamuda çalışırken;
sendikalıların ancak 300 bini özel sektör işyerlerinde çalışıyor. Bu rakamların dün böyle
olmadığı bir gerçek; çünkü, 1980'li yılların başında, 2 milyonu aşkın sendikalının var olduğu
Türkiye'de, bugün, bu sayı, yüzde 60 daha azaldı; oysa, istihdam hacmi, daha genişledi.
Bu gerçeklerin, yalnızca sendikaların gerçeği olduğunu söylemek olanaklı değil; bu gerçek,
bu toprakların gerçeğidir; sendikasızlaştırma tekniklerinin ne denli yaygın ve şiddetli olarak
uygulandığının bir kanıtıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada, sendikal hak ve özgürlüklerin nasıl
engellendiğini gösteren, çok somut ve çarpıcı bir örneği dile getirmek istiyorum.
Dünyanın, dev, uluslarötesi petrol tekellerinden olan, Shell, Mobil ve British Petrolün
Türkiye'deki işletmelerinde, sistemli bir sendikasızlaştırma operasyonu uygulanıyor. Oysaki,
Petrol-İş Sendikasını, 1950 yılında, tüm baskı ve yasaklara rağmen kuran, bu işyerlerinde
çalışan işçilerdi.
Dünya ölçüsünde yayılmış bu dev petrol şirketlerinin toplam cirosu, Türkiye bütçesini
aşıyor. Petrol sektörü, üretilen malda işçilik maliyeti en düşük, buna karşın kâr marjının en
yüksek olduğu sektörlerin başında gelmektedir; ama, onlar, yasalarımızın uluslararası
standartlara uyumlu olmamasından yararlanarak, çalışanların sendikasızlaştırılması için büyük
bir çaba içinde. Bunu, petrol sektöründe grev yasağının bulunmasından ve hak grevinin
olmamasından da yararlananak rahatlıkla gerçekleştiriyorlar.
Bu üç petrol şirketinde sendikasızlaştırma amacıyla işkolunda örgütlü Petrol-İş Sendikası
üyesi işçilere yönelik baskılar artarak devam ediyor. Bu çerçevede, işçilere, Petrol-İş
Sendikasından istifa edilmemesi durumunda işten atılacakları söyleniyor; sendikadan istifa
edenlerin ücretlerine zam yapılacağı ve terfi edecekleri açıklanıyor. Sayıları tam olarak
bilinmeyen taşeron işçi çalıştırılması yaygınlaştırılıyor. Bunun sonucu, üç petrol şirketinde
çalışan toplam 1 350 işçi, sendika yetki alamadığı için, toplusözleşme olanağından, ne yazık
ki, yoksun bırakıldı.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üç yabancı petrol şirketinde yaşananlar, bugün,
Türkiye genelinde yıllardır yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Bu olay, Türkiye'de örgütlenme
hakkının, çalışma hakkının, sendikalaşma, toplusözleşme ve grev hakkının ne düzeyde
olduğunu gösteren somut bir kanıttır.
Bugün ülkemizde faaliyet gösteren dünyanın en büyük otomotiv sektörü ile Türkiye'nin en
büyük holdinginin ortaklaşa kurduğu otomobil fabrikasında da sendikaya izin verilmemektedir,
sendikalı olan işçiler işten atılmaktadır. Bunu yaygınlaştırmak mümkündür. Medya sektöründe
de, tekstil sektöründe de sendikalaşmaya izin verilmemektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Efendim, toparlar mısınız lütfen...
BEKİR YURDAGÜL (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Lütfen...
BEKİR YURDAGÜL (Devamla) – Bu ve benzeri gelişmelerin titizlikle incelenmesi,
mutlaka, Çalışma Bakanlığının sorumluluk alanında olmalıdır. Sendikasızlaştırma
çalışmalarına karşı –şu anda, burada olmasa bile– bu konuda duyarlı olması gereken, işçi
kökenli, sendikacı kökenli Sayın Çalışma Bakanını göreve davet ediyorum.
Yasalarda, sendikasızlaştırmaya ve taşeron işçi çalıştırılmasına karşı önlemler
alınmasının zorunluluğunu bir kez daha vurgularken Shell, Mobil ve British Petrol şirketlerine
yönelik, Türk–İş, Hak–İş, DİSK ve KESK konfederasyonları başta olmak üzere demokratik
kuruluşların başlattığı bu üç şirketin ürünlerini tüketmeme eylemine dikkatinizi çekerek, bu
konuda duyarlı olmanızı bekliyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Yurdagül, teşekkür ediyorum efendim.
Gündemdışı konuşmaya cevap?.. Yok.
3. —Çankırı Milletvekili İsmail Coşar’ın, şehitler konusuna ilişkin gündemdışı
konuşması
BAŞKAN – Sayın Milletvekilleri Çankırı Milletvekili Sayın İsmail Coşar'ın, şehitlerle
ilgili olarak gündemdışı konuşma talebi var.
Buyurun. (RP sıralarından alkışlar)
Sayın Coşar, o yazılarınızın hepsini okumak mecburiyetiniz yok; onu bilesiniz diye ifade
ediyorum; buyurun.
İSMAİL COŞAR (Çankırı) – Sayın Başkanım, şehitlerin şefaati var; dolayısıyla
saygımız vardır.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
İSMAİL COŞAR (Çankırı) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; şehit Komando
Teğmen Hakan Kandemir'in babasından almış olduğum şu mektup, benim, gündemdışı bir
konuşma yapmama sebep olmuştur.
Bana bu imkânı veren Muhterem Başkanımıza teşekkürlerimi arz ederken, Yüce Heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir şehit babası olan Ahmet Kandemir, bu
mektubunda, şehitliğin manevî değeri ve Allah katındaki mertebesi üzerinde duruyor; acı
olmakla beraber, bir şehit babası olmanın gururuyla teselli olduğunu uzun uzun anlatıyor;
Kuzey Irak'a yapılan Çelik Harekâtı esnasında, fevkalade önemi olan 1 310 rakımlı bir tepenin
düşürülmesinde görevlendirilen biricik oğlu şehit Hakan'ın, emrine verilen askerlerine
"arkadaşlar, ben şehit olmaya gidiyorum; hiçbiriniz benimle gelmeye mecbur değilsiniz"
dediğini, emrine verilen askerlerin de cevaben "komutanım, biz bugün için varız, biz de buraya
şehit olmaya geldik; bu tepeye beraber tırmanacağız ve çıkacağız, sizinle beraber olacağız"
dediklerini ilave ediyor; devamla, eksi 42 derecede adı geçen tepeye tırmanarak, kısa bir
çatışma sonrasında zafer bayrağını diktiğini, durumu telsizle komutanına bildirdikten hemen
sonra, oğlu Hakan'ın şehit olduğunu yazıyor ve şehit Hakan tepeden aşağıya indirildiğinde,
göğüs cebinde daima taşıdığı küçük Kur'an-ı Kerim ve o Kur'an-ı Kerim'in arasından çıkan -
kendi el yazısıyla yazılmış- şu küçük pusulayı mektubuna ilave ediyor.
Şehit Teğmen, bu küçük pusulada, Allah'a dua ederek, kendi el yazısıyla, şu satırları
yazıyor: "Allah'ım, yapabileceğim bir işle karşılaşırsam, bana gayret ver; yapamayacağım bir
işle karşılaşırsam, bana güç, sabır ve ümit ver; her ikisi arasında kalırsam, bana akıl ve basiret
ver" diyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bana gelen bu mektup, bütün yetkililere ve biz
parlamenterlere sitem eden şu satırlarla devam ediyor: "Bir Başbakan, çıkıyor, Yaşar Kemal'i
öve öve göklere çıkarıyor, ondan özür diliyor ve ona uçağını tahsis ediyor. Bir Kültür Bakanı,
çıkıyor, devletin hain ilan ettiği Nazım Hikmet'in mezarını Türkiye'ye getirelim diye gayret sarf
ediyor. Bir diğer yandan, Parlamentomuz, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen bir pişmanlık
yasası çıkararak, benim paşamı, subayımı, astsubayımı, askerimi, polisimi, kadınımı ve
beşikteki yavrumu hunharca şehit eden hain teröristlere af kapısını açıyor. 'Ben pişman oldum'
diyerek gelip teslim olan bu hainlere, benim devletim 'aferin, iyi ettin de geldin; benim askerimi,
polisimi şehit ettin; al sana kredi, al sana iş, kendini koruman için al sana silah' der gibi bir
muamelede bulunuyor. Peki, o zaman bu necip milletimiz ve bu aziz vatanımız uğruna, daha
henüz ömürlerinin baharındayken, şehit olarak toprağa verdiğimiz bu şehit yavrularımızın
günahı neydi acaba?" dedikten sonra, mektubuna şöyle devam ediyor: "Biz şehit anaları ve şehit
babaları olarak, bu yasayı çıkaranlara hakkımızı helal etmiyoruz..."
NEJAT ARSEVEN (Ankara) – Kaldırın o zaman...
İSMAİL COŞAR (Devamla) – "Suçlu cezasını çekmedikçe, idam cezaları
uygulanmadıkça, şehitler için yapılan merasimlerde çekilen 'kanlarınız asla yerde kalmayacak,
sizlerin intikamınız mutlaka alınacak' nutuklarıyla, şer ve hain terör bitmez" diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Size eksüre verdim; lütfen toparlayın efendim.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Yine "bugünlerde benim affetmediğimi ve de asla
affetmeyeceğim bu hainleri, Meclis affetmez" diyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu feryadı, sadece, şehit Teğmen Hakan'ın babası
yapmıyor; bugüne kadar, terör olaylarında, Sakarya Meydan Muharebesinde verdiğimiz
şehitlerimize denk olan 5 bin güvenlik görevlimiz, halkımızdan 5 binin üzerinde kadın, erkek ve
çocuğumuz şehit oldu, 9 bin görevlimiz yaralandı; bunların ana babaları ve dul ve yetimleri de
aynı feryadın içerisindeler. Katıldığımız merasimlerde bu feryadı yakından duymaktayız.
Şehitlerimizin tabutlarını elleri üzerinde taşıyan halkımız, getirdikleri tekbirler yanında
"Kahrolsun PKK, kahrolsun vatan hainleri, PKK Mecliste, Hükümet istifa" diye bağırıyorlar.
Seçim bölgem olan Çankırı İli, İstiklal Savaşında olduğu gibi, terör olaylarında da
vermiş olduğu 101 şehidiyle, en çok şehit veren illerin başında gelmektedir. Bu olaylarda, kendi
ilçem olan Eldivan'ın merkezinden 6 şehidimizin bulunması, bunun ispatı olsa gerek.
Sayın Başkan, muhterem arkadaşlarım; katıldığım şehitlerin defin merasimlerinde şu
hususlara dikkat edilmediğini, maalesef, üzülerek görmekteyim; zannediyorum, hepiniz de bunun
şahidi oluyorsunuz: Birinci husus, şehitlerin memleketlerine ulaştırılmasında, maalesef, gereken
ilgi ve hassasiyet gösterilmemektedir. Şöyle ki: Geçen ağustos ayında, Şırnak'ta şehit olan bir
erimiz, bir yavrumuz, bölgem olan Kızılırmak İlçesinin Kemallı Köyüne, askerî bir ambülansla
üç günde geldi. Görevlilere "neden geç geldiniz?" diye sorduğumda "efendim, ambulansın modeli
eski, hava çok daha sıcak olduğundan gündüzleri yollarda bekledik, gece de yola devam ettik"
cevabını verdiler. Mübarek şehidimizin orada iyice ağırlaştığını, cesedinin ağırlaştığını
üzülerek müşahede ettik.
İkinci misal: Kurban Bayramının birinci günü İstanbul'da yapılan karakol baskınında
şehit olan polis memurumuz Mehmet Ünlü'nün cenazesi, kendi ilçem olan Eldivan'a, İstanbul
belediye ambülansıyla, ancak 18 saatte gelebildi ve bu mübarek şehit de 24 saat sonra toprağa
verildi.
Bu kürsüden, ilgililere sesleniyorum: Din için...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, eksüreyi bir gün mü uzattınız, yoksa
dakika mı?..
BAŞKAN – Hayır efendim,12 saat uzattım.
Toparlar mısınız lütfen Sayın Coşar.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Tamamlıyorum.
Din için, bayrak için, vatan için şehit olan mübarek şehitlerimizden bir uçak biletini ve hatta
bir uçağın veyahut da bir helikopterin bir saatlik uçuşunu, lütfen, ilgililer, esirgemesinler...
BAŞKAN – Sayın Coşar, siz ifadenizi bitirin efendim. Lütfen toparlayın.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Peki... Toparlıyorum.
Bir ikinci husus da şudur: Basınımızda şehitlerimizden devamlı surette "ölüler" diye
bahsedilmektedir. Çok istirham ediyorum... Kuran-ı Kerim'de "ölüler demeyiniz" emri şöyle
ifade ediliyor "Allah yolunda öldürülmüş olanlar için 'ölüler' demeyiniz. Bilakis, onlar diridirler;
fakat, siz bunu iyice bilemezsiniz. "
ALİ DİNÇER (Ankara) – İsmail Bey, Bakanlar Kuruluna doğru söyleyin, onlar sizi
dinlemiyor.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Bitiriyorum... Bitiriyorum...
BAŞKAN – Sayın Coşar...
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Konuşmamı şehitlere ithaf olunan bir kelimeyle
bitiriyorum.
BAŞKAN – Efendim, bir tek kelime değil, bir cümle söyleyin.
Buyurun.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Bir cümle...
Teşekkür ediyorum.
ALİ DİNÇER (Ankara) – Sayın Başkan, bu söylediklerini Hükümete söylesin...
BAŞKAN – Efendim, Genel Kurula söylüyor; Hükümete söyleyemez.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Genel Kurula söylüyorum efendim.
BAŞKAN – Sayın Coşar, siz buyurun, Genel Kurula ifade edin.
İSMAİL COŞAR (Devamla) – Mübarek şehitlerimize ithaf olunan, hepinizin de bildiği şu
mısralarla, konuşmama son veriyorum:
Şühedâ gövdesi bir baksana dağlar taşlar,
O rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Tüllenen mağribi akşamları sarsam da yarana,
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Ey şehitoğlu şehit! Bekleme benden makber,
Sana, avucunu açmış duruyor Peygamber.
Bu duygularla hepinizi sevgi, saygı ve hürmetlerle selamlıyorum. (RP sıralarından
alkışlar)
ALİ DİNÇER (Ankara) – İsmail Bey, Bakanlar sizi dinlemedi; bu sözlerinizi, Bakanlara,
bir daha tekrarlayın.
BAŞKAN – Sayın Dinçer... Rica ediyorum...
Sayın Coşar, teşekkür ediyorum.
Şehit babası Sayın Ahmet Kandemir'e karşı, bu suretle bendeniz de görevimi yerine
getirmiş oldum. Tüm baba Kandemir'lere Allah'tan sabır diliyorum, tüm şehit Kandemir'lere
Tanrı'dan rahmet temenni ediyorum.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı görüşmeler tamamlanmıştır.
Komisyonlardan istifa tezkereleri vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.—İçel Milletvekili Abdulbaki Gökçel’in, İnsan Hakları Komisyonu üyeliğinden
çekildiğine ilişkin önergesi (4/67)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İnsan Hakları Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim. 25.7.1996
Abdülbaki Gökçel
İçel
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
2.—Ankara Milletvekili Hikmet Uluğbay’ın, (9/6) esas numaralı Meclis Soruşturma
Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/68)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Diğer bir soruşturma komisyonunda da görevli bulunmam nedeni ile eski Başbakan Mesut
Yılmaz hakkında kurulan (9/6) esas numaralı Soruşturma Komisyonundan istifa ediyorum.
Gereğini izinlerine saygılarımla sunarım. 25.7.1996
Hikmet Uluğbay
Ankara
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Şimdi, sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır; okutuyorum:
3.—Konya Milletvekili Hüseyin Arı’nın, (6/227) esas numaralı sözlü sorusunu geri
aldığına ilişkin önergesi (4/69)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Almış olduğum cevap üzerine gündemin 175 inci sırasındaki (6/227) numaralı sözlü soru
önergemi geri alıyorum.
Gereğini arz ederim. 24.7.1996
Hüseyin Arı
Konya
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.
Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS
ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.—Aydın Milletvekili Cengiz Altınkaya ve 19 arkadaşının, Eskişehir E Tipi Cezaevinin
kapatılmasının nedenlerini ve yapılan tadilatların gerekli olup olmadığını araştırmak
amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Cezaevlerinin yapımı ve yönetimi planlanırken, önde gelen hedefler, hükümlüleri etkisiz
kılmak ve ıslah ederek, ceza süresi sonunda topluma yararlı birer birey olarak tahliye
edilmelerini sağlamaktır.
Bu hedeflere ulaşabilmek için, hükümlülerin cezaevindeki yaşamları esnasında eski kötü
alışkanlıklarından uzaklaşmalarının sağlanmasının yanı sıra, geçmişte çeşitli sebeplerle
eksik kalmış eğitimlerinin tamamlanması, genel ahlak kurallarının benimsetilmesi ve kamu
düzenine uygun olarak hayatlarını sürdürmelerinin de onları mutlu edeceğinin öğretilmesi
başlıca ıslah faaliyetleri olmalıdır.
Bu ıslah faaliyetlerinin uygulanabilmesi de hükümlülerin birbirlerini etkileyemedikleri ve bu
faaliyetlere düzenli olarak iştiraklerinin sağlanması da, ancak ve ancak cezaevinde idarenin
mutlak hâkimiyeti ve düzenli bir yönetimle mümkündür.
Cezaevlerinin fizikî şartları da hükümlülerin kaçmaya dahi teşebbüs edemeyeceği bir
konumda bulunmalı, yaşam ihtiyaçlarının da en uygun şartlarda yerine getirilmiş olması da
onların en doğal ve insanî haklarıdır.
Ülkemizdeki cezaevlerinin bu tariflere uygun hale getirilmesi bütün hükümetlerin
vazgeçilmez hedefi olmalıdır.
1983-1991 Anavatan Hükümetleri döneminde, bu konuda önemli adımlar atılmış ve
hükümlülerin durumlarına uygun cezaevleri projeleri üretilerek, dünyadaki emsallerinden daha da
iyi şartları haiz tesisler vücuda getirilmiştir. Bunlara en iyi örnek, Eskişehir E. Tipi Cezaevidir.
Bütün cezaevleri için örnek alınması gereken Eskişehir E. Tipi Cezaevi, 1992 yılında,
zamanın idaresi tarafından gerekçesi açıklanmadan kapatılarak, hükümlüler tahliye edilmiş ve
binada milyarlarca lira harcamayla tadilatlar yapılmış ve bu binanın infaz koruma memurları
için eğitimi maksadıyla kullanılacağı açıklanmıştır.
Daha sonra ise, yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Örnek alınması gereken, insan
yaşamına en uygun şartları haiz Eskişehir E. Tipi Cezaevinin kapatılmasının gerçek
sebeplerinin ve yapılan tadilatların gerekli olup olmadığının ortaya çıkarılması için
Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddelerine
binaen bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
Saygılarımızla.
1. Cengiz Altınkaya (Aydın)
2. Yılmaz Karakoyunlu (İstanbul)
3. Yaşar Okuyan (Yalova)
4. Burhan Kara (Giresun)
5. Sadi Somuncuoğlu (Aksaray)
6. Ali Er (İçel)
7. Enis Sülün (Tekirdağ)
8. Yaşar Eryılmaz (Ağrı)
9. Abdulkadir Baş (Nevşehir)
10. Bülent Akarcalı (İstanbul)
11. Halit Dumankaya (İstanbul)
12. Halil İbrahim Özsoy (Afyon)
13. Abbas İnceayan (Bolu)
14. Yusuf Pamuk (İstanbul)
15. Bülent Atasayan (Kocaeli)
16. Rüştü Kâzım Yücelen (İçel)
17. Mustafa Balcılar (Eskişehir)
18. Yusuf Namoğlu (İstanbul)
19. Avni Akyol (Bolu)
20. Yüksel Yalova (Aydın)
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak; Meclis araştırması açılıp açılmaması hususundaki
öngörüşme, sırasında yapılacaktır.
Kanuna veya genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle, görevini kötüye kullandığı
iddiasıyla, eski Başbakan Tansu Çiller hakkında kurulan (9/4) esas numaralı Meclis Soruşturma
Komisyonu geçici Başkanlığının, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimine ilişkin bir
tezkeresi vardır; okutup bilgilerinize sunacağım:
B)TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
4. —(9/4) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının;
Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi
(3/410)
25.7.1996
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Komisyonumuz, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üyelerini seçmek üzere, 25.7.1996
Perşembe günü, saat 11.00'de, 172 nolu soruşturma komisyonu salonunda 15 üye ile toplanmış;
ancak, oylamaya 9 üye katılmıştır. Oylama sonucunda, aşağıda isimleri yazılı sayın üyeler
belirtilen görevlere seçilmişlerdir.
Saygılarımla arz ederim.
Hikmet Uluğbay
Ankara
Komisyon Geçici Başkanı
Başkan : Naci Terzi (Erzincan) 8 oy
Başkanvekili : Mahmut Yılbaş (Van) 8 oy
Sözcü : Suat Pamukçu (Bayburt) 8 oy
Kâtip : Osman Çilsal (Kayseri) 8 oy
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Emlak Bankası eski Genel Müdürü Engin Civan'ın rüşvet karşılığı verdiği krediler ve
çıkar temin eden bazı tasarruflarına karşı gerekli işlemleri yapmamak suretiyle görevini kötüye
kullandığı iddiasıyla, eski Başbakan Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/6) esas numaralı
Meclis Soruşturma Komisyonu geçici Başkanlığının, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip
seçimine ilişkin bir tezkeresi vardır; okutup bilgilerinize sunacağım:
5.—(9/6) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Geçici Başkanlığının;
Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi
(3/411)
25.7.1996
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Komisyonumuz, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üyelerini seçmek üzere, 25.7.1996
Perşembe günü, saat 14.00'te 172 nolu soruşturma komisyonu salonunda 12 üye ile toplanmış ve
aşağıda isimleri yazılı sayın üyeler belirtilen görevlere seçilmişlerdir.
Saygılarımla arz ederim.
Kahraman Emmioğlu
Gaziantep
Komisyon Geçici Başkanı
Başkan : Mehmet Ali Şahin (İstanbul) 12 oy
Başkanvekili : Nejat Arseven (Ankara) 12 oy
Sözcü : Ertuğrul Eryılmaz (Sakarya) 12 oy
Kâtip : Yusuf Namoğlu (İstanbul) 12 oy
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Dilekçe Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip
seçimine ilişkin bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
6. —Dilekçe Komisyonu Başkanlığının; Komisyonun, başkan, başkanvekili, sözcü ve
kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/412)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip
seçimi için 25.7.1996 Perşembe günü saat 14.00'te toplanmış ve kullanılan 5 adet oy
pusulasının tasnifi sonucu, aşağıda adı ve soyadı belirtilen üyeler, karşılarında gösterilen
oyları alarak, Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip seçilmişlerdir.
Bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.
Zerrin Yeniceli
İzmir
Dilekçe Komisyonu Başkanvekili
Başkan : Necmettin Aydın (Zonguldak) 5 oy
Başkanvekili : Yüksel Yalova (Aydın) 5 oy
Sözcü : Abdullah Özbey (Karaman) 5 oy
Kâtip : Feti Görür (Bolu) 5 oy
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup oylarınıza
sunacağım:
7. —TBMM’ini temsilen bir Parlamento heyetinin, Yeni Zelanda Parlamento Başkanının
davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/413)
25.7.1996
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Yeni Zelanda Parlamento Başkanından alınan resmî bir davette, Türkiye Büyük Millet
Meclisini temsilen bir Parlamento heyetimizin, Yeni Zelanda'ya davet edildiği belirtilmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dışilişkilerinin
Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun
tasviplerine sunulur.
Mustafa Kalemli
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN – Konuyu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, gündemin "Seçimler" bölümüne geçiyoruz.
V. —SEÇİMLER
A)KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. —(9/6) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Şimdi, Emlak Bankası eski Genel Müdürü Engin Civan'ın rüşvet karşılığı
verdiği krediler ve çıkar temin eden bazı tasarruflarına karşı, gerekli işlemleri yapmamak
suretiyle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla ilgili olarak, eski Başbakan Sayın Mesut Yılmaz
hakkında kurulan (9/6) esas numaralı Meclis Soruşturma Komisyonunda boş bulunan ve
Demokratik Sol Parti Grubuna düşen bir üyelik için, Anayasanın 100 üncü maddesine göre, bu
Parti Grubunca üç kat olarak gösterilen adaylar arasından adçekmek suretiyle seçimi yapacağız.
Demokratik Sol Partinin gösterdiği adayların adlarını okuyorum: Sayın Gökhan Çapoğlu
,Ankara Milletvekili; Sayın Mustafa İstemihan Talay, İçel Milletvekili; Sayın Ahmet Tan,
İstanbul Milletvekili.
Şimdi, Demokratik Sol Parti Grubunca gösterilen üç adaydan bir tanesini, ak bahtlar temenni
ederek siyah bir torbadan çekiyorum:
İçel Milletvekili, Sayın Mustafa İstemihan Talay...
Sayın milletvekilleri, (9/6) esas numaralı Meclis Soruşturma Komisyonuna, İçel
Milletvekili Sayın Mustafa İstemihan Talay seçilmiştir; hayırlı hizmetlere vesile olur inşallah.
Hayırlı olsun Sayın Talay.
Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler" bölümüne geçiyoruz.
VI. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.—926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine
İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/215)
(S. Sayısı :23)
BAŞKAN – Birinci sırada yer alan, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa
Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin 488 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili
tasarının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Komisyon hazır mı efendim? Komisyon hazır değil.
Görüşme ertelenmiştir.
2. —Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları
(1/347) (S. Sayısı :47) (1)
BAŞKAN – İkinci sırada bulunan, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan
ve Bütçe Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerini aldı.
Komisyondan gelen raporun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım.
Raporun okunmaması hususunu oyluyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun
okunmaması hususu kabul edilmiştir; Komisyon raporunu okumuyoruz.
Şimdi, tasarının tümü üzerinde, gruplara ve şahıslara söz vereceğim.
Gruplar adına söz talebi?.. ANAP Grubu adına Sayın Kabil, DSP Grubu adına Sayın
Talay, CHP Grubu adına Sayın Ketenci.
Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok
Evet, hemen başlayalım efendim.
Sayın Kabil -başkasını sizden önce çağırmam ise gayri kabil efendim-buyurun.
ANAP GRUBU ADINA AHMET KABİL (Rize) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının onayıyla ilgili Dışişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları
raporları hakkında Anavatan Partisi Grubunun görüşlerini Yüce Meclise arz etmek için söz
almış bulunuyorum; hepinizi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) çerçevesinde 1992 yılında
Bükreş'te yapılan uzmanlar toplantısında, bölgede ticareti finanse etmek, uluslararası
kaynakların bölgeye aktarılmasında köprü rolü oynamak üzere, bir Karadeniz Ticaret ve
Kalkınma Bankası kurulması hususunda mutabakata varılmıştır. Bu banka, ayrıca, bölge
halkının ekonomik başarısına yönelik olarak, üye ülkelerin ekonomilerine geçiş sürecinde
katkıda bulunmak, bölgesel projeleri destekleyip geliştirmek ve finans sağlamak maksadıyla
kurulmuştur; bu projeler içerisine, Karadenizin kirliliğini önleme projesi dahildir.
Sayın milletvekilleri, müsamahanıza sığınarak, bu çok önemli proje hakkında birkaç
dakikanızı alacağım.
Karadenizin hızla kirlenmesi, çevre ülkelerin endişelerini artırmış, 10-12 Temmuz 1996
tarihlerinde, İstanbul'da, 25 ülkenin parlamenterleri dahil olmak üzere, Avrupa Konseyi
Parlamenter Meclisinin ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesinin ortak
girişimiyle, Birinci Parlamentolararası Karadeniz Çevre Koruma Konferansı tertip edilmiştir. Bu
toplantıda, katılan ülkelerin çok değerli bilim adamları, üç gün boyunca, araştırmalarını ve
endişelerini dile getirdiler. Katılan 25 ülkenin parlamenterlerinden, Karadenizin ölü deniz haline
gelmek üzere olduğunu hayretle dinledik.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin, içinde bulunduğumuz havzadan bağımsız olarak
kalkınmasını sürdürebilmesi mümkün değildir. Çevre zenginlikleri, kalkınmanın kaynağıdır.
16 Karadeniz ülkesinin atıklarıyla kirlenen Karadeniz, diğer denizlerden 10 kat fazla
kirlenmektedir. Denize kıyıdaş 6 ülke ve nehirlere kıyıdaş 10 ülkenin bütün atıkları bu denize
akmaktadır. Örneğin -bilim adamlarının tespitlerine göre- Tuna Nehri, yılda yaklaşık 60 ton
civa, 1000 ton krom, 4 500 ton kurşun, 50 bin ton petrol getirmektedir.
Söz konusu havzada, Türkiye ile birlikte, 160 milyon nüfus yaşamaktadır. Bu tehlikeyi
önlemek için, tek başına Karadenizi değil; Akdeniz Bölgesi ve Tuna Havzasını da kapsayan bir
küresel yaklaşım şarttır.
Karadenizi diğer denizlere bağlayan tek kanal İstanbul Boğazıdır. Boğazlarda son derece
yoğun trafik, tanker çarpışmaları, yangınlar, gemi enkazları, çevreyi tehdit etmektedir.
Karadenizin ekolojik dengesi, otuz yıl gibi kısa bir zaman sürecinde, aşırı avlanmadan
dolayı zaten büyük bir baskı altındadır. Balık ve deniz ürünleri süratle azalmaktadır. 1970'lerde
800 bin ton olan balık potansiyeli, bugün 100 bin tona düşmüştür. Yok olan balık türlerini bir
daha bulmamız mümkün değildir.
Karadenizde balıkçılığın yok olması, bütün Türkiye'yi ve bölgeyi ilgilendirdiği gibi, ticarî
yönden en fazla etkilenen kesim, sahil şeridindeki illerimizdir.
İstanbul Çevre Konferansında, Karadenizin kirliliğinin önlenmesi için daha önce yapılmış
olan, Karadenizin kirliliğe karşı korunması (Bükreş, 1992), Karadenizin korunması hakkında
Balkanlar deklarasyonu (Odessa, 1993), gemilerin yol açtığı kirliliğin önlenmesine dair
uluslararası sözleşme (Marpol 1973-1978) ve en son,1996 İstanbul Konferansı sonunda 24
maddelik bir sonuç bildirisi yayımlanmıştır. Bu bildiride, kirliliği meydana getiren nehirler,
arıtılmamış sanayi atıkları, gemilerin getirdiği kirlilik ve atmosfer kaynaklı olan kirliliğe karşı
alınacak önlemler sıralanmıştır. En başta, çevre ülkeleri halkının bilinçlendirilmesine önem
verilmiş ve Karadeniz ülkelerinin işbirliği ve ortak bir bilimsel programla, bu kirlilikle mücadele
edilmesi öngörülmüştür.
Türkiye olarak, Karadeniz sahil şeritleri kanalizasyonlarının bütün şebekeleri tamamlanmış
olmasına rağmen, deniz deşarjları yapılmadığı için, toplanan pis sular tek noktada denize
salıverilmekte ve toplu kirlenmeler meydana gelmektedir. Arıtma görevi yapacak deniz deşarj
inşaatlarının bir an önce yapılması sağlanmalı ve sanayi atıklarının denize dökülmesine engel
olunmalıdır. Kıyı şeridindeki yerleşim merkezlerinin çöplerinin de denize atılmasına mutlaka
engel olmak lazımdır. Karadenizin kurtarılması maksadıyla, üye ülkelerce bankayla birlikte bir
de çevre fonu kurulması teklifinin, ülkemizce de desteklenmesi gerektiği kanaatindeyim.
Sayın Çevre Bakanımızın, bürokratları değiştirmede gösterdiği gayret yerine, bilhassa
çevre meselelerine hassasiyet göstermesini bekliyoruz.
Bu projeler için, uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla, üye ülkelerin finans ve kalkınma
kurumlarıyla işbirliği sağlanmalıdır. Ayrıca banka, üye ülkelerdeki ekonomik ve sosyal altyapı
projeleriyle, yatırımları -hem kamu hem de özel sektörde- garantiler, iştirakler ve diğer mal
düzenlemeleri yoluyla teşvik etmek, üye ülkelerin kaynaklarının daha verimli kullanılmasına
yönelik kalkınma projeleri geliştirmek, üye ülkelerin uygun ve ekonomik politikalarının
oluşturulmasına danışmanlık yapmak ve Avrupa - Orta Asya karayolu projelerini geliştirip
desteklemek maksadıyla kurulmuş olup, 30 Haziran 1994 tarihinde gerçekleştirilen Karadeniz
Ekonomik İşbirliği Bakanlar Konseyi toplantısında, daha önce 1992 yılında kurulması
kararlaştırılmış olan bu bankanın anasözleşmesi imzalanmıştır. Ancak, bu sözleşmenin, üye
ülkelerin ulusal meclislerinin onayından geçmesi gerekir.
Bu sözleşme gerek Plan ve Bütçe Komisyonunda ve gerekse Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Parlamenter Asamblesinde (KEİPA'da) görüşülürken çok tartışılan, bilhassa Türkiye açısından
önemli olan birkaç husustan kısaca bahsedeceğim; yoksa, sözleşmenin 62 maddesinden ayrı ayrı
bahsedip zamanınızı almayacağım; bütün detay bilgiler, dağıtılan komisyon raporlarında
mevcuttur.
Sorunlardan birincisi; Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasının merkezi, niçin Türkiye'de
değil de Selanikte'dir? Her arkadaşımın arzusu, bankanın merkezinin Türkiye'de kurulmasından
yanadır. Bunu, hem KEİPA'da hem de Plan ve Bütçe Komisyonunda bütün arkadaşlarımla
birlikte savunduk; ama, elimizde değil... İnşallah, bankanın birçok şubesini Türkiye'de, bir
şubesini de Karadeniz'in göbeğinde, Rize'de açarız.
Peki, niçin bankanın merkezi Selanik'tedir, buna nasıl karar verildi?.. Bu hususu da şöyle
izah edebiliriz:
1. Türkiye, her kademede, başından beri, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasının
merkezinin, bir uluslararası banka merkezi için en uygun şartlara sahip İstanbul'da olmasını
önermiş ve bunda ısrarlı olmuştur; ancak, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Uluslararası Daimî
Sekreteryası, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Sekreteryası ve Karadeniz
Ekonomik İşbirliği Konseyi Sekreteryasının İstanbul'da, Karadeniz İstatistik Veri ve
Ekonomik Bilgi Koordinasyon Merkezinin Ankara'da bulunması nedeniyle, Türkiye dışındaki
diğer Karadeniz ülkelerinde, KEİ kurumlarının -mümkün olduğu ölçüde- ülkeler arasında adil
dağıtılması düşüncesi hâkim olmuş ve bu da karara etkili olmuştur.
2. Bulgaristan'ın, banka merkezi için Sofya'yı aday göstermesi ve Türkiye'nin teklifi
değerlendirilirken, bu ülkenin Yunanistan'la yaptığı pazarlık ve Rusya Federasyonunun da
ağırlığını Yunanistan lehinde koyması sonucunda Sofya'nın adaylığının Selanik lehinde geri
çekilmesi de etkili olmuştur.
3. Bütün bunların ötesinde, bankanın faaliyetlerinde büyük ağırlık taşıyacağı kuşkusuz
olan başkanlık makamına bir Türk adayın getirilmesi...
Bu sebeplerden ötürü, bankanın merkezinin Selanik'te olması, üye ülkelerin oylarıyla
kesinleşmiştir.
Sayın milletvekilleri, bankanın kayıtlı sermayesi 1 milyar "Özel Çekme Hakları" yani
SDR'dir, taahhüt edilmiştir. 1 SDR, 1,475 dolardır. Ödenmiş sermayenin 100 milyon SDR
olması hususunda mutabakata varılmıştır. Sermayenin yarısı geçerli döviz, yarısı da ulusal
para cinsinden ödenecektir. Türkiye'nin sermaye taahhüdü ise, banka sermayesinin yüzde 16,5'i
olan 165 milyon SDR, yani 244 milyon dolardır. Ödeme, yukarıda izah edildiği şekilde, taksitle
yapılacaktır.
Sayın milletvekilleri, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası kuruluş anlaşmasını 1995
yılında ulusal meclislerinde onaylamış ülkeler ve katılma payları: Arnavutluk yüzde 2,
Ermenistan yüzde 2, Moldavya yüzde 13,5, Yunanistan yüzde 13,5. Toplam yüzde 36'lık kısmı
1995 yılında onaylanmıştır.
1996 Mart sonuna kadar onayı için süre verilen ülkeler ve katılma payları ise şöyledir:
Azerbaycan'ın yüzde 2, Bulgaristan'ın yüzde 13,5, Gürcistan'ın yüzde 2, Rusya Federasyonunun
yüzde 16,5, Ukrayna'nın yüzde 13,5, Türkiye'nin yüzde 16,5'tir.
11 Karadeniz Ekonomik İşbirliği katılımcı ülkesinden yalnız Türkiye'ye, Türkiye'deki
erken seçim dolayısıyla görüşülemeyen bu anlaşmanın onayı için, marttan sonra üç ay süre
verilmiştir. Anavatan Partisi Grubu, bu anlaşmanın bir an önce onaylanmasından yanadır.
Yüce Meclisin, bugün bu anlaşmayı onaylamasının uygun olacağına inanıyor ve Yüce
Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. (ANAP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Kabil, teşekkür ediyorum efendim.
Demokratik Sol Parti Grubu adına, Sayın İstemihan Talay; buyurun. (DSP sıralarından
alkışlar)
DSP GRUBU ADINA M. İSTEMİHAN TALAY (İçel) – Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının bugün Meclis gündemine
alınmasını, Demokratik Sol Parti Grubu olarak mutlulukla karşılıyoruz ve bu vesileyle Yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bugün yasalaşması gerçekleştirilecek olan Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası,
ülkemizin uluslararası ilişkileri ve ekonomik politikalarımız bakımından önemli bir araç
niteliği taşıyacak ve bölgesel etkinliğimize olumlu katkılarda bulunacaktır.
Bilindiği üzere, Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde, Arnavutluk, Azerbaycan,
Burgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldavya, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye, Ukrayna
ve Yunanistan'ın katılımıyla kurulan Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası, 1993 yılı eylül
ayında, bu 11 ülkenin dışişleri bakanları tarafından protokol anlaşmasına bağlanmıştır. Bu
kuruluş, bir uluslararası anlaşma niteliği taşıdığı için, üye ülkelerin parlamentolarının
onayları gerekmektedir. 11 üye ülkeden asgarî 6 üye ülkenin parlamento onayları
tamamlandığında, banka, fiilen faaliyete geçecektir. Şu ana kadar, üye ülkelerden, Yunanistan,
Arnavutluk, Moldavya ve Ermenistan parlamento onaylarını tamamlamış; Romanya ve
Azerbaycan parlamentoları da geçen hafta içinde onay işlemlerini tamamlamış bulunmaktadır.
Hepinizin bildiği gibi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği düşüncesini ilk gündeme getiren ve bu
işbirliğinin parlamentolar ve hükümetler arasında örgütlenmesine en büyük katkıyı sağlayan
ülke Türkiye olmuştur; ancak ve ne yazık ki, ekonomik işbirliğinin en temel organı olarak kabul
edilen Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasının kuruluş anlaşmasının bugüne kadar
onaylanmamış olması, kuruluş içinde, hem ülkemizin pozisyonunun zayıflamasına hem de
diğer üye ülkelerin, Türkiye'nin KEİPA'ya dönük angajmanına kuşkuyla bakmalarına yol
açmıştır.
Aslında, Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde, bu bankanın kuruluşunun
onaylanması çabaları, 2 Ocak 1995'ten beri Parlamentomuzun gündeminde yer almıştır ve
ancak bugün, aradan birbuçuk yıl geçtikten sonra, Parlamentomuzda görüşülebilecek hale
gelmiştir. Tabiî, bunun gerisinde, erken seçim ve hükümetlerin istifası önemli bir rol
oynamıştır.
Değerli arkadaşlarım, görüldüğü gibi, iç siyasetteki belirsizlikler, Türkiye'nin en hayatî dış
sorunlarına bile zamanında çözüm üretemeyen veya gecikmelere yol açan sonuçlarla bizi karşı
karşıya bırakmaktadır. Aslında, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gerçek niyet ve iradesini
yansıtmayan bu gecikmeleri, dışarıda anlatmak, giderek imkânsız bir noktaya gelmişti. Nitekim,
KEİPA grubu olarak, ben ve milletvekili arkadaşlarım, bu konuda, gerçekten büyük sıkıntılar
yaşamaya başlamıştık. O nedenle, bu tasarının, bugün gecikmeli olsa da, yasalaşması, hem
Grubumuzun hem de ülkemizin dış ilişkileri açısından da rahat bir nefes almasına yol
açmıştır.
Bu örnek de göstermektedir ki, dış politikamızda genel bir dağınıklık ve zafiyet, her geçen
gün kendini biraz daha fazla hissettirmektedir. Türkiye, kendi yaşamsal önceliklerini
sınıflandırmada, yönetimdeki belirsizlikler ve siyasal kadroların bazı konulardaki eksiklikleri
yüzünden, başarısızlıklarla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu dağınıklık, ister istemez
bürokrasiye de yansımakta, her hükümet değişikliğini tedirginlikle ve büyük sıkıntılarla
karşılayan bürokrasi, giderek yönetim yetkisini kullanamaz hale gelmektedir. Bazı bakanlıklarda
bir kıyıma dönüşen bürokrat değiştirme operasyonları, devleti âdeta felç etmektedir.
Bugün, Türkiye'de örnek olarak gösterdiğimiz ve Türkiye'yi en zor koşullarda, çok sıkıntılı
anlarında salim limanlara ulaştırmada büyük katkıları geçmiş bulunan Dışişleri Bakanlığında,
büyük bir sahipsizlik ve siyasî irade eksikliği göze çarpmaktadır ve bu yönetim anlayışı, bir
anlamda, Bakanlığı, çalışamaz hale getirmektedir. Şu anda, görev yapacakları ülkelerden
agremanları gelmiş olan büyükelçilerimizin kararnameleri, hâlâ imzalanmış değildir. Bu şekilde
bir yaklaşım, Türkiye'nin dış temsilini ve itibarını, âdeta, gözardı etmekle eşanlamlıdır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu uygulamalar, maalesef, Türkiye'nin uzun yıllar
içerisinde oluşturduğu ciddî ve tutarlı devlet geleneklerine sahip olma özelliğini, her geçen gün
biraz daha yıpratmaktadır ve bu durum, içte ve dışta yapılan bu hatalar, Türkiye'nin dostlarını
üzerken, yıkıcı unsurların da, âdeta, ekmeğine yağ sürmektedir. Bu gerçekler, bizim, dış
sorunlarımızı ve dış politikamızı, daha ciddî bir şekilde ele almamız gerektiğini ortaya
koymaktadır.
Bugün, Türkiye'yi yönetenlerin bilmesi gereken ve hepimizin bir anlamda üzerinde
uzlaşması gereken bir başka yalın gerçek de şudur: Türkiye, bu gerçeklerde uzlaşabildiği
takdirde, şu anda yapılmakta olan birçok tartışmanın boşluğu da, kendiliğinden ortaya
çıkabilecektir.
Türkiye, doğal, kültürel ve tarihî mirası nedeniyle, hem bir Ortadoğu ülkesidir, hem
Kafkasya ve Orta Asya'nın bir devamıdır, aynı zamanda bir Balkan ve Karadeniz bölge ülkesidir
ve bütün bu özellikleriyle birlikte, Atatürk'ün koyduğu hedefler çerçevesinde ve laik cumhuriyetin
ilkeleri doğrultusunda, bir Avrupa devletidir. Bu gerçekleri dışlayarak, ideolojik hedefler
koyarak, Türkiye'nin dış ilişkilerini belirlemeye çalışmak mümkün değildir. Türkiye'nin
bölgesel bir güç olmasının koşulları da, aslında, bu çok yönlü sentezi gerçekleştirmekten
geçmektedir. Türkiye'yi, sadece bir Ortaşark devleti gibi düşünmek ve bu şekilde yönetmeye
kalkmak, Türkiye'nin gerçekleriyle bağdaşan bir yaklaşım değildir.
İşte, Türkiye'nin bölgesel bir güç olmasının araçlarından biri olarak gördüğümüz
Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Türkiye'nin bu büyük ve geniş ilişkilerini canlandıran bir örgüt
olarak değerlendirilmeli ve bu çerçevede ele alınmalıdır. Bu örgütlenmenin en güçlü organı da,
bölgede ticareti finanse edecek ve uluslararası kaynakların bölgeye aktarılmasında köprü rolü
oynayacak olan, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası olacaktır. Bankanın amacı, bölge
halkının ekonomik başarısına yönelik olarak, ülkelerin geçiş sürecine katkıda bulunmak,
bölgesel projeleri geliştirmek ve finansman sağlamak, üye ülkelerdeki kamu ve özel sektör
projelerine ve üye ülkeler arasındaki ticarî faaliyetlere diğer bankacılık hizmetlerini sağlamaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, diğer Karadeniz bölge ülkeleriyle, çok yönlü
olarak, ekonomik ve sosyal ilişkileri geliştirmeye başlamış ve çok önemli projeler, özellikle,
ulaşım, çevre ve haberleşme alanlarında, şu anda devam etmektedir.
Biraz evvel Sayın Kabil'in de bahsettiği gibi, 10-12 Temmuz tarihlerinde İstanbul'da
yapılan ve Avrupa Konseyi ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesinin birlikte
yürüttükleri bir proje çerçevesinde gerçekleştirilen konferansta, ilk defa olarak, Türkiye'ye,
özellikle boğazlardaki tanker trafiğinin büyük çevresel tehditler yarattığı ve dolayısıyla,
Kafkaslardan veya Türkmenistan'dan veya Orta Asya'dan gelecek petrollerin boğazlar yoluyla
naklinin çevresel açıdan mümkün olmayacağı veya büyük tehlikelerle karşı karşıya
bulunduğuna ilişkin bir doküman, bu toplantı sonucunda yayımlanmış ve Türkiye'nin elini
güçlendiren bir sonuç bildirgesi bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Türkiye'nin, Karadeniz bölge ülkelerinde büyük başarılar sağlayan girişim gücü, teknik
gücü ve işgücü, gerçekten, ülkemize çok büyük ekonomik katkılarda bulunmakta, aynı zamanda,
Türkiye'nin, bu ülkelerdeki etkinliğinin de artmasında en önemli rolü oynamaktadır.
Türk Eximbank'la birlikte, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasından elde edilecek
fonlarla, Türkiye'nin bu girişim gücünü bu ülkeler de desteklediği takdirde, bizim, buralardaki
etkinliğimiz, ülke olarak daha çok artacak ve ekonomik sonuçlar da Türkiye'nin yararına bir
şekilde çalışacaktır.
Ben, bu duygu ve düşüncelerle, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasının hayırlı
olmasını diliyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Talay, teşekkür ediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Ketenci; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA AHMET GÜRYÜZ KETENCİ (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısına ilişkin Cumhuriyet Halk
Partisinin görüş ve düşüncelerini Yüce Meclisimize aktarmak üzere söz almış bulunmaktayım.
Şahsım ve Grubum adına hepinizi en içten saygılarla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, söz konusu tasarıya -Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde
kurulması istenen Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasının nerede, ne amaçla, kimler
tarafından kurulmak istendiğine, yararlarının neler olacağına- dair görüş ve düşüncelerimizi
aktarmadan önce, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütüne kısaca değinmek istiyorum.
Bilindiği gibi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, öncülüğünü Türkiye'nin yapmış
olduğu, bir uluslararası bölgesel ekonomik bütünleşme örgütüdür; Karadenizde kıyısı olan
Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Gürcistan, Moldavya ile,
Karadenizde kıyısı bulunmayan Azerbaycan, Ermenistan, Yunanistan ve Arnavutluk tarafından
kurulan, istenildiği takdirde başka ülkelerin de katılımına açık olan bir uluslararası ekonomik
işbirliği örgütüdür.
Esas amacı, isminden de anlaşılacağı gibi, üye ülkelerin coğrafî yakınlıklarından ve
ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinden yararlanarak, ülkelerin ve halkların
aralarındaki ticarî, ekonomik, bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmelerine ve de Karadeniz
bölgesinin bir barış ve işbirliği alanı haline getirilmesini sağlamaktır. Daha düne kadar; yani,
böylesine bir ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanmasından önce, birbirine karşı düşmanca
bakan, geçen tarih içinde hasmane saldırılarda bulunan; hatta, bölgesel savaşların taraflarından
olan ülkeler, 25 Haziran 1992 günü imzaladıkları Karadeniz Ekonomik İşbirliği Zirve
Deklarasyonuyla, bir çatı altında beraberliğe imza atabilmişlerdir.
Gerçekten de, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Anlaşmasını imzalamak üzere bir araya gelen
11 ülkeye bakıldığında, aralarında sorun olmayan hemen hemen hiçbir ülke bulunmamaktadır.
Anlaşmaya imza koyan ülkelerin yayımladıkları Boğaziçi Bildirisinde kabul ettikleri gibi,
Karadeniz Bölgesi, ciddî sorunlarla karşı karşıyadır ve bu sorunların daha da gerginleşmesi ve
boyutlanması tehlikesi vardır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu
nedeniyle yaşanan sıcak savaş, bugün, belki, çatışma halinde değildir; ama, barış henüz
gelmemiş; Ermenistan, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından geri çekilmemiştir. Rusya ile
Moldovya arasında Trans-Dinyester Özerk Cumhuriyeti sorunu, Gürcistan ile Rusya arasında
Osetya bunalımı, Rusya ile Ukrayna arasında Kırım ve Karadeniz filosu sorunu, Türkiye ile
Yunanistan ve Arnavutluk arasında bilinen sorunlar; bir de bunlara, tüm ülkelerin içinde
bulundukları önemli içpolitika ve ekonomik sorunlar eklendiğinde, bu 11 ülkenin, hangi
bağlamda olursa olsun bir araya gelmelerinin ne derece önem arz ettiği, bir kez daha ortaya
çıkmaktadır. Peki, aralarında ihtilaflar, çatışmalar, hatta, lokal savaşlar olan bu ülkeleri, bir
anda çoşkuyla, heyecanla bir araya getirebilen düşünce ne idi; neden ülkeler ve halklar,
aralarındaki siyasî, hukukî; hatta, ekonomik çatışmaya rağmen, bir araya gelebilmektedirler;
böylesine bölgesel bir işbirliğinin oluşmasını, bu ülkeler, niçin zorunlu bulmuşlardır?!.
Değerli milletvekilleri, aralarındaki sorunlar ne olursa olsun, aynı bölgeyi, benzer kültürleri
ve en önemlisi ortak ekonomik çıkarları paylaşan ülkeler bir araya gelebilirler; küçük de olsa bir
arada gerçekleştirebilecekleri ortak projeler, bu ülkeler arasındaki siyasî sorunların çözümüne en
büyük katkıyı yapabilir; ülkeler arasındaki etnik sorunları, sınır ihtilaflarını ortadan
kaldırılabilir. Bu bağlamda, bölgenin, barışa kavuşabilmesi, halkların refahının yükselebilmesi
için, Karadeniz Ekonomik İşbirliğine dört elle sarılması gerekli bir cankurtaran simididir.
Değerli arkadaşlarım, ekonomik işbirliği anlaşmalarının, üye ülkeler ve onların halkları ve
ulusları arasında yakınlaşmayı artırdığı, dayanışmayı pekiştirdiği, aralarında var olan siyasî
sorunların çözümüne katkı yaptığı, günümüzde artık, tartışmasız kabul edilmektedir.
Bu nedenle, kısaca ve özetle, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, yanlızca bir ekonomik
işbirliği örgütü değil, aynı zamanda kültür, hukuk, dayanışma, insan hakları, barış ve dostluk
alanlarında ortak siyasî çözümler getiren, Türkiye'nin son çeyrek asırda ileriye atılmış, yüzü
çağdaşlaşmaya dönük en önemli adımıdır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karadeniz Ekonomik İşbirliği üyesi ülkelerin halkları,
böylesine birlik içinde olduklarından dolayı, coşku, umut ve heyecan içindedirler. Bu heyecan
ve umudun boşa çıkmaması için Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin sürekli olarak gündemde
tutulması ve çalışmalarına hız verilmesi gerekmektedir. Burada görevin en büyüğü, Karadeniz
Ekonomik İşbirliği fikrinin ve projesinin öncüsü Türkiye'ye düşmektedir.
Bu nedenle, 27-28 Mayıs 1992 tarihinde Bükreş'te imzalanan uzmanlar toplantısında
bölgede ticareti finanse edecek ve uluslararası kaynakların bölgeye aktarılmasında çok önemli
rol üstlenecek, nihayet, bölgede çok taraflı ekonomik işbirliği projelerini finanse etmek üzere bir
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası kurulması hususunda, üye ülkeler arasında mutabakata
varılmış, bu hususta 25 Haziran 1992'de Bükreş'te imzalanan Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Deklarasyonunda yer verilmiştir. Bankanın kurulmasına ilişkin anasözleşme hazırlanmış,
ülkemiz tarafından bu sözleşme, 30 Haziran 1994 tarihinde imzalanmıştır.
Değerli arkadaşlarım, bankanın temel amacı, yasa tasarısının gerekçesinde de belirtildiği
gibi, bölgesel projeler geliştirmek, finansman ihtiyacını karşılamak, oluşturulacak kaynakları,
bölge halklarının ekonomik kalkınmasında yönlendirmek; gerektiğinde, uluslararası kalkınma
kuruluşları ve üye ülkelerin finans ve kalkınma kurumlarıyla işbirliği yapmak, kaynakların çok
daha rasyonel ve verimli kullanılması için kalkınma politikaları oluşturmak ve nihayet, üye
ülkeler arasında ticarî faaliyetlerde bulunmak ve diğer bankacılık hizmetlerini sağlamaktır.
Böylesine önemli görevler üstlenmiş bulunan bankanın, bir an önce hayata geçmesi
konusuna Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü büyük önem vermiş ve her bir üye ülke
tarafından anlaşmanın bir an önce onaylanması sürecinin hızlandırılması için spesifik
önlemler almıştır. Bu önlemler, kronolojik olarak şunlardır: 6 Haziran 1995 tarihinde
Moskova'daki Beşinci Genel Kurul, üye ülke parlamentolarını onay sürecini hızlandırmaya
çağıran, Karadeniz Ekonomik İşbirliği üyesi ülkeler arasında bankacılık ve finans alanlarında
işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin tavsiye kararı; 27–29 Kasım 1995 tarihinde Ankara'da
yapılan Altıncı Genel Kurul, bankanın önemini bir kez daha vurgulamış ve aldığı tavsiye
kararıyla, ulusal parlamentoları bu süreci tamamlamaya çağırmıştır; 14–15 Şubat 1996
tarihinde Atina'da toplanan Ekonomik, Ticaret, Teknoloji ve Çevre Komitesi, henüz bu süreci
tamamlamamış ülkeleri gerekli adımı atmaya çağırmıştır; 27 Nisan 1996 tarihinde Bükreş'te
toplanan Karadeniz Ekonomik İşbirliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, başarılı bir
uygulama için çok taraflı projelerin finansmanı konusunun en önemli önceliğe sahip olduğunu
kabul etmişler; bu nedenle, Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin, Avrupa Yeniden İmar ve
Kalkınma Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası ile yakın işbirliğine ihtiyaç duyduğunu
vurgulamışlardır. Nihayet, 11-13 Haziran 1996'da Bakü'de yapılan Karadeniz Ekonomik
İşbirliği Asamblesi Genel Kurul Toplantısında, parlamenterlere, anlaşmanın üye ülkeler
tarafından bir an önce onaylanmasını, bunun için gerekirse üye ülke parlamentolarında lobiler
oluşturulmasını tavsiye etmişlerdir.
Değerli arkadaşlarım, bugüne değin Yunanistan, Arnavutluk, Moldovya ve Ermenistan
Parlamentoları anlaşmayı onaylamışlardır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği fikrinin öncüsü ve
babası Türkiye olmasına rağmen, onaylamada geç kalmıştır.
Sırası gelmişken, bir konuya burada işaret etmek istiyorum; cumhuriyet tarihimizin, çok
partili demokratik düzene geçtiğimiz, özellikle 1950'den bu yana Karadeniz Bölgemiz, özellikle
Doğu Karadeniz Bölgemiz gerçekten -büyük iddiaların aksine- en çok ihmal edilen
bölgelerimizden biridir. Tarımda, özellikle aile ziraatına, tek ürün çaya mahkûm edilmiş, zaman
içinde bölgenin diğer tarım ürünleri, özellikle fındık, narenciye ve tütün, giderek terk
ettirilmiştir. Sanayi, zorunlu olarak çay atölyelerinin dışında, hak getiredir. Çay mühtahsilinin ve
istihdamının tek güvencesi Çay-Kur zaman içinde yozlaştırılarak, özellikle borçlandırılarak
büyük zararlara maruz bırakılmış, çay alımlarının sınırlandırılması, hatta dondurulması
karşısında, çay müstahsilinin özel sektöre kaymasının şartları bilerek ve isteyerek
yaratılmıştır. Şimdi, çay müstahsili, özel sektörle Çay-Kur arasında gidip gelmekte,
alışılmamış olan çek, senet, bono, çay alımlarının karşılığı olarak müstahsile verilmektedir.
Bonoların ve çeklerin protestoları ve karşılıklarının bulunmaması, bölgedeki icra dairelerinde
dosyaların yığılmasına neden olmuştur.
Doğu Karadeniz can çekişmektedir. Sarp Kapısının açılması ve bavul ticareti, Doğu
Karadeniz esnafının can simidi haline gelmiştir. Rusya'ya, Kafkaslara, Türkî cumhuriyetlere ve
Orta Asya ülkelerine geçişi sağlayacağı düşüncesiyle açılan Sarp Kapısı, bölgeye önemli bir
ekonomik katkı sağlamıştır. Bu nedenle, kapının açık bulunmasını göz önünde bulundurarak,
yeni sanayi yatırımları, özellikle, sermaye ve emek yoğun elektronik sanayii yatırımları,
Karadenize, çok süratle taşınmalıdır.
Karadeniz otobanı geciktirilmemeli; otoban, kaynak nedeniyle gecikirse, bu konuda,
uluslararası kredi kurumları zorlanmalıdır.
Samsun ve Trabzon Limanları iyileştirilmeli, Rize Limanı mutlaka geliştirilmeli ve
modernizasyonları sağlanmalı; bu amaç için, uygun teknolojik sistemler dikkate alınarak,
bölgeye aktarılmalıdır. İletişim, depolama işlemleri ve malî hizmetler acilen geliştirilmelidir.
Karadeniz'de, gemi sanayiinin, özellikle gemi onarım ve bakımı için, tersaneciliğin teşvik
edilmesi için uygun kredi olanakları devreye sokulmalıdır.
Turizm alanında, dağ ve yayla turizminin gelişmesi, Doğu Karadeniz için bir çıkış
noktasıdır. İşte, bütün bunlara katkısı olabilir düşüncesiyle, Karadeniz Ticaret Kalkınma
Bankası bir an önce devreye girmeli ve sözünü ettiğim kredi ve teşvikleri organize etmelidir.
Sözlerimi bitirirken, dileğim, Karadeniz Ekonomik İşbirliği sayesinde, Karadeniz,
kutupların, blokların, terörün ve bölge savaşlarının değil, dostluğun, barışın ve
dayanışmanın, demokrasi ve insan haklarının ve de kalkınmanın denizi olsun; bankanın
kuruluşu bir an evvel onaylansın.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Ketenci, bu Karadeniz Otobanı derken, zannediyorum, Ankara,
Kırıkkale, Çorum, Merzifon ve Samsun... Onu kastediyorsunuz.
ŞÜKRÜ YÜRÜR (Ordu) – Çorum'u da sayıyorsunuz Sayın Başkan.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun,
Samsun, Sinop, Kastamonu üzerinden İstanbul...
BAŞKAN – Mesaj alınmıştır efendim.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sinop üzerinden...
AHMET KABİL (Rize) – Her yol Rize'den geçer.
BAŞKAN – Yani, sadece oradan geçeceğinde iddialıysanız, Ankara'da kalırsınız.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Karadeniz, Samsun'da bitmez Başkanım.
BAŞKAN – Peki efendim. Yani, bir ağ istiyorsunuz; tüm Türkiye'de bir ağ.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Karadeniz Otobanı...
ŞÜKRÜ YÜRÜR (Ordu) – Çorum'dan geçmiyor.
BAŞKAN – Efendim, şimdi, biraz havayı biraz yumuşatalım diye konuşuyoruz. Yani,
Çorum, kâinatın merkezi dururken, tabiî, oradan başlamak lazım. (Gülüşmeler)
Efendim, gruplar adına başka söz talebi yok.
Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1. – Türkiye tarafından 30.6.1994 tarihinde imzalanan “Karadeniz Ticaret ve
Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasına yapılması gereken ödemeler
gelecek yıllar bütçesine konulacak ödeneklerden mahsup edilmek üzere avans olarak yerine
getirilebilir. Bu avansın toplamı Türkiye Cumhuriyetinin sermaye iştirak taahhüdü olan 165
milyon Özel Çekme Hakkı (SDR) karşılığını geçemez.
Bakanlar Kurulu, bu miktarı gerektiğinde beş katına kadar artırmaya yetkilidir.
BAŞKAN – Gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi okunduğu şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasına katılmak için gerekli olan diğer
işlemleri yapmak ve sözleşme hükümlerinin gerektirdiği tedbirleri almak üzere Bakanlar
Kuruluna yetki verilmiştir.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
4 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 4. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
5 inci maddeyi okutuyorum:
MADDE 5. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, tasarının tümü, İçtüzüğün 142 nci maddesine göre açık oylamaya
tabidir. Açık oylama işlemi yapacağız. Biliyorsunuz, açık oylamanın ad okunmak suretiyle
yapılması şekli var, kupaların kullanılması suretiyle yapılması şekli var.
Bu, bir anlaşmanın tasdikine mütedair tasarı olduğu için ve uygulamaya da esas olmamak
kaydıyla, kupaların sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle açık oylamanın yapılması
hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Açık oylama, kupalar sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle yapılacaktır.
Basılı oy pusulası bulunan değerli milletvekilleri pusulalarını kullansınlar; oy pusulası
olmayan sayın milletvekillerinin, beyaz bir kâğıda adını, soyadını, seçim çevresini ve oyunun
rengini yazmak suretiyle; yani, "kabul", "ret", "çekimser" ifadelerinden birini kullanarak
imzalamasını ve o suretle oy kullanmalarını rica ediyorum.
Kupalar dolaştırılsın.
(Oyların toplanmasına başlandı)
3. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri Alanında
İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/319) (S. Sayısı
:31) (1)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, basılı gündemin 3 üncü sırasındaki Türkiye Cumhuriyeti
ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasındaki Gümrük İşleri Alanında İşbirliği ve Karşılıklı
Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının
müzakeresine başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldı.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunuyorum: Raporun
okunmasını kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmemiştir.
Şimdi, tasarının tümü üzerindeki müzakereyi açıyorum.
Tasarının tümüyle ilgili gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri Alanında
İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1. – 9.2.1994 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan
Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri Alanında İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin
Protokol”ün onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, bu tasarının tümü de açık oylamaya tabidir. Bu konuda da, zabıtlara
geçen bir evvelki sözlerime atıfta bulunarak, kupaların sıralar arasında dolaştırılması ve
oylamanın bu suretle yapılması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kupalar dolaştırılsın.
(Oyların toplanmasına başlandı)
4. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/318) (S. Sayısı :32) (1)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti
Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları
raporlarının müzakeresine başlıyoruz.
Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet yerinde.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım:
Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunmaması kabul
edilmiştir.
Tasarının tümünü müzakereye açıyorum.
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Maddelere geçilmesi hususu kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının UygunBulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı
MADDE 1. – 9.2.1994 tarihinde Ankara'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması"nın
onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini BakanlarKurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Bu tasarının tümü de açık oylamaya tabidir -İçtüzük 142 nci madde- ve geçmiş
beyanlarıma atıfta bulunarak, kupaların sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle açık
oylamanın yapılması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Bu tasarının açık oylaması da, kupalar sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle
yapılacaktır.
Kupalar dolaştırılsın.
Sayın milletvekilleri, lütfen kupaları karıştırmayalım; karıştırırsanız, mükerrer oy
pusulası çıkar ve geçersiz sayılır.
(Oyların toplanmasına başlandı)
5. –Türkiye Cumhuriyeti ve Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/355) (S.Sayısı :33)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ve Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına ilişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının müzakeresine
başlıyoruz.
Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet yerlerini aldılar.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım: Raporun
okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Okunmaması hususu kabul edilmiştir.
Tümünü müzakereye açıyorum.
Tümü üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ve Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki
ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı
MADDE 1. – 14 Şubat 1994 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ve
Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşma”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 142 nci maddesine göre, bu tasarının tümü açık oylamaya
tabidir.
Açık oylamanın, kupanın sıralar arasında dolaştırılması suretiyle yapılması hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kupalar dolaştırılsın.
(Oyların toplanmasına başlandı)
BAŞKAN – 47 sıra sayılı kanun tasarısıyla ilgili oyunu kullanmayan sayın üye var mı?..
Yok.
Oylama işlemi tamamlanmıştır.
Oy kupası kaldırılsın.
(Oyların ayırımına başlandı)
6. —Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/349) (S.Sayısı:44)
(1)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun
müzakeresine başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.
Komisyon raporunun okunup okunmamasını oylayacağım.
Raporun okunmamasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Raporun
okunmaması kabul edilmiştir.
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Maddelere geçilmesi hususu kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1. – 4 Nisan 1994 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile
Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – 1 inci madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN –2 nci Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.. Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – 3 üncü madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 142 nci maddesine göre, bu tasarının tümü açık oylamaya
tâbidir.
Açık oylamanın, kupaların sıralar arasında gezdirilmesi suretiyle yapılması hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. Bu tasarının
oylaması da, kupalar sıralar arasında gezdirilmek suretiyle yapılacaktır.
31 sıra sayılı Kanun Tasarısıyla ilgili oy kullanmayan sayın üye var mı?.. Yok.
Oylama işlemi tamamlanmıştır; kupayı kaldırın.
(Oyların ayırımına başlandı)
7. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/293) (S. Sayısı :51) (1)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi
Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun müzakeresine başlıyoruz.
Sayın Komisyon?.. Hazır.
Sayın Hükümet?..Hazır.
Komisyon raporunun okunup okunmamasını oylayacağım; okunmaması hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Rapor okunmayacaktır.
Tasarının tümü üzerinde müzakere açıyorum: Gruplar adına söz talebi?..Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1. – 15 Ağustos 1995 tarihinde Almatı’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması” ve eki Protokolün onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?..Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, bu tasarının tümü İçtüzüğün 142 nci maddesine göre, açık oylamaya
tabidir.
Açık oylamanın kupanın sıralar arasında gezdirilmesi suretiyle yapılması hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Açık oylama, kupalar gezdirilmek suretiyle yapılacaktır.
(Oyların toplanmasına başlandı)
BAŞKAN – Efendim, 32 sıra sayılı Kanun Tasarısıyla ilgili oy kullanmamış sayın üye
var mı.
Oylama işlemi tamamlanmıştır. Oy kupası kaldırılsın
(Oyların ayırımına başlandı)
8.—Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir ve
Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/381) (S. Sayısı:53) (1)
BAŞKAN – Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti
Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe
Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.
Sayın Komisyon?.. Hazır.
Sayın Hükümet?.. Hazır.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylayacağım.
Komisyon raporunun okunmaması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi yok.
Maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1. – 16 Haziran 1995 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile
Makedonya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler.... Madde kabul
edilmiştir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler.... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, bu tasarının tümü, İçtüzüğün 142 nci maddesine göre açık oylamaya
tabidir.
Açık oylamanın, kupaların sıralar arasında gezdirilmesi suretiyle yapılması hususunu
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bu oylama, 53 sıra sayılı tasarının oylamasıdır.
Kupalar gezdirilsin.
(Oyların toplanmasına başlandı)
33 sıra sayılı tasarının oylamasıyla ilgili oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.
Kupalar kaldırılsın.
(Oyların ayırımına başlandı)
9. —Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer
İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokolun
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri
komisyonları raporları (1/452) (S. Sayısı :58) (1)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin
Kemer İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve
Dışişleri Komisyonları raporlarının görüşmelerine başlıyoruz.
Sayın milletvekilleri, gündemden de takip edileceği üzere, asıl komisyon, ikinci komisyon
olan Dışişleri Komisyonudur. Dışişleri Komisyonu temsil ediliyor mu efendim?
DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI M. SEDAT ALOĞLU (İstanbul) – Evet efendim.
BAŞKAN – Peki.
Sayın Dışişleri Komisyonu temsilcisi hazır, Sayın Hükümet hazır.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylayacağım.
Komisyon raporunun okunmamasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir; komisyon raporu okunmayacak.
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz talebi?.. Yok.
Kişisel söz talebi?.. Yok.
Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
1 inci maddeyi okutuyorum:
Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer
İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı
MADDE 1. – 13 Aralık 1993 tarihinde Ankara'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ile
Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan
Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokol'ün onaylanması uygun bulunmuştur.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?..
AHMET KABİL (Rize) – Taşınmazın ne olduğu hakkında bilgi verilebilir mi?
BAŞKAN – Efendim, Sayın Komisyon arzu ederse açıklama yapabilir.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI İ. ERTAN YÜLEK (Adana) – Sayın
Başkan, bilindiği gibi, taşınmaz, gayrimenkul demektir. Dolayısıyla, her türlü bina ve buna
benzeyen her türlü taşınmazı, yani, gayrimenkulü kapsamaktadır. Normal olarak bizim iç
hukukumuza göre 49 yıl süre ile kiralamak mümkündür. Dolayısıyla, bu tür kiralamanın nasıl
olduğu, anlaşmanın gerekçesine bakılırsa vardır.
BAŞKAN – Zaten, anlaşmanın 1 inci maddesine bir lütfedilir bakılırsa, orada var.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI İ. ERTAN YÜLEK (Adana) – Sayın
Başkan, bu, gerekçelerde olduğu gibi, Türkiye iç hukukumuza göre 49 yıllık kirayı öngörmektir
ve taşınmaz da eski anlamıyla gayrimenkul anlamındadır. Dolayısıyla, bu...
MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – Nedir; deniz mi, otel mi?..
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI İ. ERTAN YÜLEK (Adana) – Gerekçesini
okursanız görürsünüz; gerekçesini okumadan benim bunu cevaplamam...
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, tabiî, Komisyon bir açıklama yaptı.
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Duyulmuyor.
BAŞKAN – Efendim, zaten, Komisyon, tatminkâr bir açıklama yaptı; ama, duyulmadı.
Onun için, ben biraz duyulur diye gerekçenin bir paragrafını okuyacağım: "Başta Kazakistan
Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev olmak üzere, Kazakistan devlet ricaline, Antalya
yöresinde tatillerini geçirecekleri dinlenme tesisleri inşaası amacıyla, Kazakistan'a bir arsa
tahsisiyle ilgili olarak, vaki talep üzerine, Antalya'nın Kemer İlçesi, Beldibi mevkiindeki 44 370
metrekarelik orman arazisinin, 49 yıl süreyle, anılan ülkenin kullanımına verilmek üzere
Bakanlığımıza tahsisi kararlaştırılmış ve buna ilişkin işlemler tekemmül ettirilmiştir." Maksat
ve muhteva budur efendim; teşekkür ediyorum.
1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 1 inci madde
kabul edilmiştir.
NİHAT MATKAP (Hatay) – 2 nci madde üzerinde söz istiyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – 2 nci maddede, Grubunuz adına "Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer"
hükmü üzerinde mi görüşeceksiniz Sayın Matkap?
Efendim, izin verirseniz, bir satırlık o 2 nci maddeyi bir okutalım.
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN – Efendim, Grubunuz adına, yürürlük tarihiyle ilgili söz talep ediyorsunuz.
YUSUF ÖZTOP (Antalya) – 1 inci madde üzerinde Sayın Başkan...
BAŞKAN – 1 inci maddeyi oyladık efendim.
YUSUF ÖZTOP (Antalya) – O takdirde, 2 nci madde üzerinde konuşacağım.
BAŞKAN – Tabiî, 2 nci maddeyi müzakereye açtık.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Öztop, anlaşmanın tasdikine mütedair
tasarının 2 nci maddesiyle; yani, yürürlük maddesiyle ilgili konuşacaklar.
Buyurun Sayın Öztop.
Maddeyle ilgili olduğu için, konuşma süreniz 10 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA YUSUF ÖZTOP (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
bu yürürlük maddesiyle ilgili itirazımız var; şu anlamda: Böyle bir yasanın çıkmış olması,
Türkiye'de, yanlış bir yolu başlatacaktır. Bugüne kadar, bu tür yararlanmalar için getirilmiş
hiçbir hüküm yoktur; ilk kez getiriliyor; bugün bu ülke, yarın bir başka ülke, daha sonra başka
bir ülke için getirilecektir. Eğer, bu değerli dostlarımız, Türkiye'de tatil yapmak istiyorlarsa,
Türkiye'de tatil yapabilecekleri pek çok alanlar vardır; pek çok imkânlar vardır; bu imkânlardan
yararlabilirler. O nedenle biz, bu tasarının yürürlüğe girmemesini talep ediyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Ben, teşekkür ediyorum Sayın Öztop.
Yürürlüğe girip veya girmemesi konusunda, başka söz talebi var mı efendim?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz talebi?..Yok
Kişisel söz talebi?.. Yok
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul
edilmiştir.
Bu tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın, kupaların sıralar arasında dolaştırılmak suretiyle yapılması hususunu,
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kupaları gezdirin.
(Oyların toplanmasına başlandı)
BAŞKAN – Evet, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışıyor mu, çalışmıyor mu; üretiyor mu,
üretmiyor mu diye tereddüt gösteren basın, zannediyorum izliyor; 50 dakikada 9 tasarı...
MUSTAFA GÜVEN KARAHAN (Balıkesir) – Sayenizde Başkanım.
BAŞKAN – Hayır, Genel Kurulun sayesinde. (Alkışlar) 50 dakikada 9 tasarı...
AHMET KABİL (Rize) – Muhalefetin desteğiyle...
BAŞKAN – Gayet tabiî efendim, gayet tabiî; muhalefetin desteği var, gayet tabiî.
Muhalefet, zaten, anadan muhalif değil ki...
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Başkanlık farkında da, Hükümet farkında mı değil
mi; orası meçhul Sayın Başkan.
BAŞKAN – 53 sıra sayılı kanun tasarısı için oy kullanmayan sayın üye yoksa kupayı
kaldırtıyorum.
53 sıra sayılı kanun tasarısının oy kupası kaldırılsın.
(Oyların ayırımına başlandı)
BAŞKAN – 58 sıra sayılı kanun tasarısının oylamasına başlıyoruz.
Kupalar, sıralar arasında dolaştırılsın.
(Oyların toplanmasına başlandı)
BAŞKAN – Oyunu kullanmayan sayın üye var mı?.. Yok.
Oylama işlemi tamamlanmıştır.
Kupalar kaldırılsın.
(Oyların ayırımı yapıldı)
2. —Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları
(1/347) (S. Sayısı :47)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, açık oylama sonuçlarını ilan ediyorum:
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının yapılan açık oylamasına 256 sayın üye iştirak etmiş;
247 kabul, 9 mükerrer oy kullanılmış, 1 oy geçersiz bulunmuştur; bu suretle, tasarı
kanunlaşmıştır. (Alkışlar)
3. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri Alanında
İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/319) (S. Sayısı
:31)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Gümrük İşleri
Alanında İşbirliği ve Karşılıklı Yardıma İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının yapılan açık oylamasına 226 sayın üye iştirak etmiş;
219 kabul, 7 mükerrer oy kullanılmış; bu suretle, tasarı kanunlaşmıştır. (Alkışlar)
4. —Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/318) (S. Sayısı :32)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısının açık oylamasına 225 sayın üye katılmış ve 220 kabul, 5 mükerrer oy
kullanılmıştır; bu suretle, tasarı kanunlaşmıştır. (Alkışlar)
5. –Türkiye Cumhuriyeti ve Moldova Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/355) (S.Sayısı :33)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ve Moldavya Cumhuriyeti Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısının yapılan açık oylamasına 217 sayın üye iştirak etmiş ve 216 kabul, 1
mükerrer oy kullanılmış; verilmiştir; bu suretle, tasarı kanunlaşmıştır; hayırlı olsun.
(Alkışlar)
6. —Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/349) (S.Sayısı:44)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının açık oylamasına 230 sayın üye katılmış; 225
kabul, 5 mükerrer oy kullanılmış; bu suretle, tasarı kanunlaşmıştır. (Alkışlar)
7. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/293) (S. Sayısı :51)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında
Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve Eki Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının açık oylamasına 234 sayın üye
iştirak etmiş; 231 kabul, 3 mükerrer oy kullanılmış; bu suretle tasarı kanunlaşmıştır.
8.—Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir ve
Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/381) (S. Sayısı :53)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının yapılan açık oylamasına 228 sayın üye iştirak
etmiş ve 228 kabul oyu kullanılmış; bu suretle tasarı kanunlaşmıştır.
9. —Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer
İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokolun
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri
komisyonları raporları (1/452) (S. Sayısı :58)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin
Kemer İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açık oylamasına
224 sayın üye iştirak etmiş, 177 sayın üye kabul istikametinde, 41 sayın üye ret istikametinde, 4
sayın üye çekimser irade izharında bulunmuş; 1 oy geçersiz, 1 oy da mükerrer çıkmıştır. Bu
suretle, bu tasarı da kanunlaşmıştır.
Cümlesi hayırlı, uğurlu olsun. (RP ve DYP sıralarından alkışlar)
Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler" kısmının 10 uncu sırasındaki kanun tasarısının müzakerelerine geçeceğiz; ancak,
izninizle, saat 18.00'de toplanmak üzere kısa bir ara veriyorum.

Kapanma Saati : 17.42




İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 18.00
BAŞKAN: Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU
KÂTİP ÜYELER: Ali GÜNAYDIN (Konya), Fatih ATAY (Aydın)



BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 83 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu
açıyorum.
VI. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
10. —Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna Bir Ek Madde
Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/489) (S. Sayısı :63) (1)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birleşime ara verirken ifade ettiğim gibi, Bakanlıklar ve
Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun
Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporunun müzakeresine başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerini aldı.
Tasarı ile ilgili komisyon raporunun okunup okunmaması...
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım;
karar yetersayısının bulunup bulunmadığını arayacağım.
Komisyon raporunun okunmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler_ Kabul
etmeyenler_ Sayın milletvekilleri, karar yetersayısı bulunamamıştır; bu sebeple, birleşime saat
18.15'e kadar ara veriyorum.
Kapanma Saati : 18.04












ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati : 18.15
BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU
KÂTİP ÜYELER : Ali GÜNAYDIN (Konya), Fatih ATAY (Aydın)



BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 83 üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu
açıyorum.
VI. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
10. —Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna Bir Ek Madde
Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/489) (S. Sayısı :63)
(Devam)
BAŞKAN – Görüşmelere, kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Sayın Komisyon ve Sayın Hükümet yerlerini aldılar.
Müzakereye konu tasarıyla ilgili raporun okunup okunmaması hususunu oylarken, Sayın
Keçeciler'in talebi üzerine karar yetersayısı aranmış, bulunamamıştı.
Şimdi, tekrar oylayacağım ve karar yetersayısının bulunup bulunmadığını arayacağım:
Raporun okunmamasını kabul edenler... Efendim, karar yetersayısı vardır...
KAMER GENÇ (Tunceli) – Kabul etmeyenleri sormadınız Sayın Başkan.
BAŞKAN – Oyladım, önce öbür tarafı oyladım efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Kabul etmeyenleri oylamadınız efendim.
BAŞKAN – Bir dakika Sayın Genç.
Öbür şıkkını oyladım mı oylamadım mı Sayın Keçeciler?
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Ara vermeden evvel oyladınız efendim.
BAŞKAN – Peki efendim.
Okunmasını arzu edenler... Evet, okunmaması kabul edilmiştir.
Sayın Genç, teşekkür ediyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Estağfurullah efendim. Yani, raporun okunmamasını kabul
edenleri oyladınız, kabul etmeyenleri oylamadınız.
BAŞKAN – Efendim, bir teşekkür yetmedi mi Sayın Genç!.. Tekrar teşekkür ederim.
HACI FİLİZ (Kırıkkale) – Elbette, Sayın Genç de bir hata yapar Sayın Başkan!..
BAŞKAN – Efendim, benim, beşer olmanın ötesinde bir iddiam olmadığı için... Hatayla
doluyuz...
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına ilk söz hakkı, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
Sayın Sav'ın; buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ATİLÂ SAV (Hatay) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin sayın üyeleri;
Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin 2451 Sayılı Yasaya Bir Ek Madde
Eklenmesi Hakkında Yasa Tasarısı konusunda, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini sunmak
için huzurunuzdayım. Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına Yüce Meclisi en içten
saygılarımla selamlayarak sözlerime başlıyorum.
Bu yasa tasarısı, bir siyasal oluşumun getirdiği bir boşluğun doldurulmasını
amaçlamaktadır. Karma ya da ortak hükümetler bir zorunluluktur. Tek partinin parlamentoda
yeter sayıda milletvekili olmaması nedeniyle, birden çok partiden, iki, hatta belki daha da çok
partiden oluşan hükümetler, demokrasi geleneğimize yerleşmektedir.
Birden çok partinin milletvekillerinden oluşan bu hükümetlerde, başbakan, bir partiden olsa
bile, karma hükümetin ortağı olan öbür partilerin de liderleri ya da onları temsil etmek üzere bir
üyeleri hükümette yer aldığında, başbakan yardımcısı sayısı artmaktadır.
Başbakan yardımcısı, yetki ve sorumluluğu paylaşmak amacıyla görevlidir. Bu sorumluluk
ve yetki paylaşmasının ilkelerini belirlemek üzere, yine, demokrasi geleneğimizde bir yeni
uzlaşma usulü belirlenmiştir. Koalisyon protokolü ya da karma hükümet protokolü
hazırlanmakta ve taraflarca imzalanmaktadır. Koalisyon protokolü, hiç kuşkusuz, siyasal bir
metindir; hukukî bir metin, hukukî bir düzenleme değildir. Hukukî olan, yalnızca hükümet
programıdır, anayasal metin, Hükümet Programıdır. İşte, huzur