Dönem : 21 Yasama Yılı : 3
T.B.M.M. (S. Sayısı : 682)
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/705)
T.C.
Başbakanlık 14.6.2000
Kanunlar ve Kararlar
Genel Müdürlüğü
Sayı : B.02.0.KKG.0.10/101-127/2926
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınıza
arzı Bakanlar Kurulunca 7.6.2000 tarihinde kararlaştırılan “Radyo ve Televizyonların
Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile
Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile
gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz
ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
GENEL GEREKÇE
Radyo ve televizyon yayınlarını düzenlemek, Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve
usulleri belirlemek amacı ile hazırlanarak yürürlüğe konulan 13.4.1994 tarihli
3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun
uygulamasında birçok konuda sorunlarla karşılaşılmıştır.
Üst Kurul, 3984 sayılı Kanuna göre 9 üyeden oluşmakta
bunun beş üyesi iktidar partisi veya partileri, dört üyesi ise muhalefet
partileri tarafından gösterilen adaylar arasından Türkiye Büyük Millet
Meclisince seçilmektedir. Üyelerin görev süresi altı yıldır. Koalisyon
hükümetleri ile yönetilen ve sık sık hükümet değişikliği olan ülkemizde
iktidar-muhalefet dengesi gözetilerek kurulan üye seçim sistemi çok çabuk
bozulmuş ve bugün olduğu gibi Türkiye Büyük Meclisindeki iktidar-muhalefet
dengesini yansıtamaz duruma gelmiştir. Ayrıca ülkemizde seçimlerin her beş
yılda (uygulamada 4 yıl ve daha erken) yapıldığı dikkate alındığında, altı yıl
görev süresi olan Üst Kurul üyelerinin hiçbir zaman Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki iktidar-muhalefet dengesini korumadığı bir gerçektir.
ÜstKurul üyeleri seçilmelerinin dışında, mal bildirimi
yönünden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile muhatap kabul edilmiş,
ayrıca bütçesi Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi içerisinde yer almış ve
malî denetim dışında tutulmuştur.
Üst Kurulun gelirleri ve giderleri yönünden Sayıştay,
Yüksek Denetleme Kurulu gibi kurumların denetimleri dışında bulundurulması da
Devlet yapısında rastlanmayan bir durum olarak değerlendirilmiştir.
Kanunda belirtilen yayın ilkeleri ile bu ilkelere
uymayan radyo ve televizyon kuruluşları hakkında uygulanacak yatırımların
bölücü, yıkıcı ve irticaî yayınların engellenmesi konusunda etkili olmadığı
görülmüştür.
Yapılan tespitler sonucunda, tarafsız, bağımsız ve
özerk bir Üst Kurulun oluşumunu teminen bu Tasarı hazırlanmıştır.
3984 sayılı Kanunda önemli değişiklikler getiren bu
Tasarıda :
1. Eksikliği duyulan tanımlar yeniden belirlenmiş ve
Kanuna dahil edilmiştir.
2. Yayın ilkeleri Anayasa, Avrupa Sınırötesi Televizyon
Sözleşmesi ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde tutularak yeniden
düzenlenmiş ve açıklığa kavuşturulmuştur.
3. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun her türlü etkiden
uzak kalmasını teminen oluşumunda karma sistem benimsenerek üyelerinin bir
kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisince, bir kısmının da Bakanlar Kurulunca 4
yıllık bir süre için seçilmesi öngörülmüştür.
4. Üst Kurul kararlarının uygulanması, Kanunda
gösterilen gözetim, denetim ve değerlendirme faaliyetlerinin yerine getirilmesi
amacıyla, daha çok icraî fonksiyonu olan Üst Kurulun, benzer kuruluşların
yapısı dikkate alınarak teşkilâtı belirlenmiştir. Üst Kurulun üst yönetim
kadrolarına atama yetkisi Üst Kurula verilmiştir.
5. 3984 sayılı Kanunun en çok eleştiri alan Üst Kurulun
malî denetim dışı bırakılması hususu yeniden düzenlenerek Üst Kurul,
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tâbi kılınmıştır.
6. Kamu malı olan frekans ve kanal planlaması
Telekomünikasyon Kurumunun aslî görevlerinden olduğu için bu yönde düzenleme
yapılmış, bu planın hazırlığında Üst Kurul ile İşbirliği ve koordinasyon
yapılması öngörülmüştür. Frekans ve kanalların Haberleşme Yüksek Kurulu
tarafından onayı ve bu Kanunda öngörülen şekilde dağılımı, Üst Kurula kendisine
verilecek olan frekans olan frekans ve kanalların özel radyo ve televizyonlara
tahsisi görevi verilmiş ve tahsis işleminde bugüne kadar eksikliği duyulan
hususlar Tasarıya dahil edilmiştir.
7. Radyo ve televizyon frekans planlarının kısa sürede
uygulamaya konulabilmesi, Anayasal düzene aykırı, bölücü ve yıkıcı yayınların
vericilerden yasa dışı yollarla yapılmasını önleyerek Devletin güvenliğinin
sağlanması, teknik denetim ve kontrol ile monitoring hizmetlerinin daha kolay
yapılabilmesi, izleyicilerin yayınları tek bir alıcı anten kullanarak aynı
kalitede izleyebilmesi, ortak antene geçilerek frekans planlarını uygulama
maliyetinin düşürülmesi, sayısal yayıncılığa geçildiğinde kaçınılmaz olarak
gündeme gelecek vericilerin paylaşımı şartlarının hazırlanması, izin süresi
tamamlandığı zaman yayıncının değişmesi halinde eski vericilerin atıl
kalmaması, istasyon ve yayın güvenliğinin daha kolay sağlanması, işletme,
personel ve yedek malzemeden tasarruf edilmesi gibi sebeplerle yayın izni
verilen özel kuruluşlara verici tesisi kurma izni verilmemiş, bu kuruluşların
yayınlarını Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun elinde bulunan vericilerden
yapması öngörülmüştür.
8. Yayın ilkeleriyle Kanunda belirtilen usul ve
esaslara aykırı yayınların varlığı halinde uygulanan ekran kapatma cezası
yanında para cezası getirilmiştir.
9. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun reklam
gelirlerinden Üst Kurula pay ödenmesi uygulamasına son verilmiş, Üst Kurulun
vereceği karar üzerine Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu genel müdürü ve yönetim
kurulunun görevinin düşmesinin
öngörüldüğü 35 inci madde yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer konularda da iyileştirici, tamamlayıcı ve yeni
düzenlemeler yapılmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. – Madde ile, kanunda geçen ve radyo ve
televizyon yayıncılığında kullanılan deyimlerin tanımı yapılmıştır.
Madde 2. – Madde ile, radyo ve televizyon
kuruluşlarının yayınlarında göz önünde bulunduracakları ilkeler, radyo ve
televizyon yayıncılığının aslında kamusal nitelikli bir hizmet olduğu göz önüne
alınarak Anayasamız, Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi ve diğer ilgili
mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenmiştir.
Madde 3. – Madde ile, görevin ağırlığı ve önemi göz
önüne alınarak üyelerinin nitelikleri belirlenerek Üst Kurulun oluşumu
düzenlenmiştir. Üst Kurulun her türlü etkiden uzak kalmasını, tarafsız ve
bağımsız karar almasını sağlamak amacıyla üyelerin seçiminde karma bir sistem
belirlenmiş ve üyelerinin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisi, diğer bir
kısmının da Bakanlar Kurulunca 4 yıllık bir süre için seçilmesi öngörülmüştür.
Madde 4. – Madde ile, Üst Kurul başkan ve
başkanvekilinin seçimi ve görevleri düzenlenmiştir.
Madde 5. – Madde ile, Üst Kurul üyelerine, her türlü
etkiden uzak kalmalarını sağlamak amacıyla bazı yasaklar getirilmiş, özellikle
özel radyo ve televizyon şirketlerinde ortak ve yönetici olamayacakları,
üyelikleri süresince resmî veya özel hiçbir görev alamayacakları ve herhangi
bir siyasî partiye üye olamayacakları öngörülmüş ve Kurulun Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kurulunun denetimine tâbi olması hükme bağlanmıştır.
Madde 6. – Madde ile, Üst Kurulun haftada en az bir
kere toplanması öngörülmüş ve toplantı ve karar nisabı belirtilmiştir.
Madde 7. – Madde ile, Üst Kurulun gelirleri düzenlenmiş
ve Üst Kurulun 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tâbi olmaması
öngörülmüştür.
Madde 8. – Madde ile, Üst Kurul Başkanlığının
gelirlerinin ve uygulayacağı idarî para cezalarının ne şekilde tahsis edileceği
ve ödemede gecikilmesi halinde uygulanacak yaptırım belirtilmiştir.
Madde 9. – Madde ile, Üst Kurulun yardımcı
hizmetlerinin yürütülmesinde Başkana yardımcı olmak üzere bir Genel Sekreter
atanacağı öngörülmüş ve Üst Kurulun hizmet birimleri belirlenmiştir.
Ayrıca, Üst Kurul personelinin özlük hakları, çalışma
usul ve esasları ile personelle ilgili diğer hususların Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu personel rejimine tâbi olacağı, Üst Kurulun çalışma
usul ve esasları ile teşkilât ve atama usullerinin Üst Kurulca çıkarılacak
yönetmeliklerle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Madde 10. – Madde ile, Türkiye’de ulusal, bölgesel ve
yerel çapta televizyon kanal ve radyo frekans planları ile ilgili çalışmalar
yapma yetkisi, 2813 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak münhasıran
Telekomünikasyon Kurumuna bırakılmış ve Telekomünikasyon Kurumunca hazırlanacak
planın hangi usul ve esaslarla hazırlanacağı, ne şekilde kabul edileceği
düzenlenmiştir. Onaylanacak planda Meteoroloji Radyosu ile Polis Radyosuna
ücretsiz frekans tahsisi öngörülmüş ve kalan diğer frekansların tahsisi ile
ilgili usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maddede, Üst Kurul tarafından frekans planına uygun
olarak televizyon kanalı ve radyo frekansı tahsis edilen, kablosuz radyo ve
televizyon yayın izni ve lisansı verilen kuruluşlara televizyon kanal ve radyo
frekans tahsislerini uygulama, ulusal ve uluslararası alanda tescil ettirme
görevi Telekomünikasyon Kurumuna verilmiş, ayrıca, Telekomünikasyon Kurumuna
ulusal ve uluslararası hava ve deniz seyrüsefer sistemlerine, radyo ve
televizyon sistemlerinden zararlı enterferanslar gelmesi halinde, can ve mal
güvenliğini tehlikeye düşürmemek amacıyla, enterferansa sebep olan vericileri
geçici olarak kapatarak mühürleme görevi verilmiştir.
Madde 11. – Madde ile, radyo ve televizyon
kuruluşlarının, devamlılık arz etmeyen yayınları daha sonra yayınlayabilmelerine
olanak tanınmıştır.
Madde 12. – Madde ile, gerçek ve tüzel kişiler
tarafından ilgili yayın kuruluşuna karşı açılacak tazminat davalarında mağdur
tarafa ödenecek tazminat tutarının on milyar liradan az olamayacağı öngörülmüş
ve bu miktarın her yıl Maliye Bakanlığınca ilan edilen yeniden değerleme
oranında artırılması, tazmini gereken maddî ve manevî zararlardan özel radyo ve
televizyon kuruluşu ile birlikte hissedârlarının da müştereken ve müteselsilen
sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 13. – Madde ile, radyo ve televizyon yayın izni
verilen veya verilecek anonim şirketlerin hisse oranları ve sermaye yapısıyla
ilgili uymaları gereken hususlar tespit edilerek bir televizyon veya radyo
kuruluşunda, bir gerçek veya tüzel kişinin payının % 50’yi geçemeyeceği,
yabancı sermayenin herhangi bir
radyo veya televizyon
kuruluşundaki payının ödenmiş
sermayenin % 25’ini geçemeyeceği öngörülmüş ve şirketlerde hisse
devirlerine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Madde 14. – Madde ile, radyo ve televizyon
kuruluşlarının belli saatlerde eğitim, kültür, Türk halk ve Türk sanat müziği
ağırlıklı programlara yer vermeleri zorunluluğu getirilmiş ancak tematik yayın
yapan kanallar bu zorunluluktan muaf tutulmuştur.
Madde 15. – Madde ile, seçim dönemindeki radyo ve
televizyon yayınlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmüş
ve seçim dönemine ilişkin yasaklar belirtilmiştir.
Madde 16. – Madde ile, yayın ilkelerine aykırı yayın
yapan, yükümlülüklerini yerine getirmeyen kuruluşlara uygulanacak müeyyideler
belirlenerek bu kuruluşlara ayrıca para cezası verilebilmesi öngörülmüştür.
Madde 17. – Madde ile, 3984 sayılı Kanuna 5 adet ek
madde eklenmiştir.
Ek 1 inci madde ile radyo ve televizyon frekans
planlarının kısa sürede uygulamaya konulabilmesi, Anayasal düzene aykırı,
bölücü ve yıkıcı yayınların vericilerden, yasa dışı yollarla yapılmasının
önlenerek Devletin güvenliğinin sağlanması, teknik denetim ve kontrol ile
monitor hizmetlerinin daha kolay yapılabilmesi, izleyicilerin yayınları tek bir
alıcı anten kullanarak aynı kalitede izleyebilmesi, ortak antene geçilerek
frekans planlarını uygulama maliyetinin düşürülmesi, sayısal yayıncılığa
geçildiğinde kaçınılmaz olarak gündeme gelecek vericilerin paylaşımı
şartlarının hazırlanması, izin süresi tamamlandığı zaman yayıncının değişmesi
halinde eski vericilerin atıl kalmaması, istasyon ve yayın güvenliğinin daha
kolay sağlanması, işletme, personel ve yedek malzemeden tasarruf edebilmesi
gibi sebeplerle yayın izni verilen özel kuruluşlara verici tesisi kurma izni
verilmemesi ve bu kuruluşların yayınlarını Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna
ait vericilerden yapması öngörülmüştür.
Ek 2 nci madde ile Üst Kuruldan izin almadan radyo ve
televizyon yayını yapan ya da Üst Kurul tarafından geçici ya da sürekli iptal
edilmesine rağmen yayın yapan kişi ve kuruluşlara verilecek cezalar hükme
bağlanmıştır.
Ek 3 üncü madde ile radyo ve televizyon yayınlarının
yayın ilkeleri ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara uygunluk yönünden Üst
Kurulca izlenmesi, Üst Kurulun uygun göreceği yerlerde yerel ve bölgesel
yayınların izlenmesi yetkisinin İçişleri Bakanlığının görevlendireceği
birimlere devredilebilmesi ayrıca Telekomünikasyon Kurumunun millî monitoring
faaliyetleri kapsamında, gerektiğinde, yayın izni ve lisansı verilen özel
kuruluşların radyo ve televizyon yayınlarını monitoring sistemi ile teknik
olarak izlemesi ve sonuçları Üst Kurula bildirmesi hükme bağlanmıştır.
Ek 4 üncü madde ile yayın izin talebinde bulunan
kuruluşların yerine getirmeleri gereken teknik ve malî yeterlilik şartlarının
Üst Kurul tarafından yönetmeliklerle tespit edilmesi öngörülmüştür.
Ek 5 inci madde ile 3984 sayılı Kanunda geçen “Telsiz Genel Müdürlüğü” ibaresi
“Telekomünikasyon Kurumu” olarak değiştirilmiştir.
Madde 18. – Madde ile, 3984 sayılı Kanunun 8 inci
maddesinin (a) bendi ile 35 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 19. – Madde ile, 5680 sayılı Basın Kanununda
değişiklik yapılarak, basın yolu ile işlenecek fiillerden doğacak maddî ve
manevî zararlardan mevkutelerde sahibi ile mevkute olmayanlarda naşiri, mevkute
sahibi ile mevkute olmayanların naşirinin şirket olması halinde, şirket ile
birlikte şirket hissedarlarının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları
hükme bağlanmıştır.
Madde 20. – Madde ile, ceza kovuşturmasıyla ilgili
yasaklara uymayanlara verilecek para cezaları artırılmıştır.
Madde 21. – Madde ile, 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununda değişiklik yapılarak, gelir vergisi mükelleflerinin basın yoluyla
işlenen suçlardan dolayı ödedikleri tazminat miktarını, safi kazançları tespit
edilirken gider olarak indirememeleri hükme bağlanmaktadır.
Madde 22. – Madde ile, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununda değişiklik yapılarak, kurumlar vergisi mükelleflerinin basın yoluyla
işlenen suçlardan dolayı ödedikleri tazminat miktarını, gider olarak
indirememeleri hükme bağlanmaktadır.
Geçici Madde 1. – Madde ile, halen görevde bulunan Üst
Kurul üyelerinin yeni Üst Kurul üyelerinin seçim sonucunun Resmî Gazetede
yayımı tarihine kadar görevlerine devam edeceği öngörülmüştür.
Geçici Madde 2. – Madde ile, bu Kanunda sözü edilen
yönetmelikler ile mevcut yönetmeliklerin değişikliklerinin üç ay içinde
hazırlanarak yürürlüğe konulması öngörülmüştür.
Geçici Madde 3. – Madde ile, 3984 sayılı Kanuna göre
Üst Kurul tarafından yaptırılan ulusal radyo ve televizyon frekans planlarının,
Kanunla getirilen düzenlemeye paralel olarak Telekomünikasyon Kurumuna
devredilmesi öngörülmüştür.
Geçici Madde 4. – Madde ile, Üst Kurulun Türkiye Büyük
Millet Meclisince seçilecek üye adaylarının bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren bir ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirmeleri
öngörülmüştür.
Madde 23. – Yürürlük maddesidir.
Madde 24. – Yürütme maddesidir.
Anayasa Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Anayasa Komisyonu 21.5.2001
Esas No. : 1/705
Karar No. : 10
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınızca 15.6.2000 tarihinde esas Komisyon olarak Anayasa
Komisyonuna gönderilen “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 17.5.2001 tarihli
toplantısında Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kazım Yücelen, TRT Genel Müdürü, RTÜK
Başkanı, Telekomünikasyon Kurumu ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla
incelenip görüşülmüştür.
Tasarı ile;
– Yayın ilkeleri yeniden düzenlenmekte,
– Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna üye seçim usulü değiştirilerek, Kurul
üyelerinin bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kısmının ise
Bakanlar Kurulunca dört yıllık bir süre için seçilmesi öngörülmekte,
– Üst Kurulun teşkilât yapısı yeniden belirlenmekte,
– Üst Kurulun Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunca denetlenmesi esası
getirilmekte,
– Üst Kurul üyelerine ilave bazı yasaklar getirilmekte,
– Yayın ilkelerine aykırı yayın yapan ya da yükümlülüklerini yerine
getirmeyenlere ekran karartma yanı sıra para cezası hükme bağlanmakta,
– Üst Kurulun uygun göreceği yerlerdeki yerel ve bölgesel yayınların
izlenmesi ve kayda alınmasının İçişleri Bakanlığının görevlendireceği birimlere
devredilmesi ve Telekomünikasyon Kurumunun millî monitoring faaliyetleri
kapsamında yayınları izleme imkanının olması halinde bu yayınların
Telekomünikasyon Kurumunca izlenmesi ve değerlendirilmek üzere Üst Kurula
bildirilmesi öngörülmekte,
– Radyo ve televizyon yayın izni verilecek anonim şirketlerin hisse
oranları ve sermaye yapılarına ilişkin hususlar yeniden düzenlenmekte,
– Türkiye Radyo- Televizyon Kurumunun reklam gelirlerinden Üst Kurula
pay ödenmesi uygulamasına son verilmekte,
– Radyo ve televizyon frekans planlaması, Telekomünikasyon kurumuna
devredilmekte,
– Basın yolu ile işlenecek fiillerden doğacak maddî ve manevî
zararlardan mevkutelerde sahibi ile mevkute olmayanlarda naşirin şirket olması
halinde şirket ile birlikte şirket hissedarlarının da sorumlu olması kabul
edilmekte,
– Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin basın yoluyla işlenen
suçlardan dolayı ödedikleri tazminat miktarını gider olarak indirememeleri
hükmü getirilmekte,
– Belli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda % 10’dan fazla hissesi
bulunanların Devletten doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir taahhüt işini
üstlenemeyeceği ve menkul kıymetler borsalarında muamele yapamayacakları ve
gazete çıkaran gerçek ve tüzel kişiler ile gazete sahibi olanların bir arada %
20’den fazla hisse sahibi olamayacaklarına ilişkin hükümler yürürlükten
kaldırılmaktadır.
Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kâzım Yücelen Tasarı ile ilgili sunuş
konuşmasında;
– Tasarı ile Avrupa Birliğine adaylık sürecinde olduğumuz bu günlerde,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun imzaladığımız uluslararası sözleşmeler
çerçevesinde yeniden yapılanmasının amaçlandığı,
– İletişim sektöründeki hızlı değişme ile sosyo-ekonomik dinamikler
arasında çatışmaya son vermek, bu konuda alt yapıyı oluşturmak, etik anlayış
ile özgürlüklerin kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini,
– Küreselleşme doğrultusunda medya ile siyasal yön arasındaki ilişkide;
siyasal yönün düzenleyici, çoğulcu medyanın sorumluluk bilinci içinde olması
gerektiğini,
– Temel amacın; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne
sahip çıkmak, millî ve manevî değerlerle toplum ve aile dokusunu korumak,
kişilik haklarına ve özellikle insan onuruna saygıyı sağlamak,
Olduğunu belirtmiştir.
Tasarının görüşülmesine başladıktan sonra, 21 inci yasama döneminin 2
nci yasama yılında Tarasının görüşülmeye başlandığı ancak Komisyon seçiminin
yenilenmesi sebebiyle yeniden görüşülmesinin yararlı olacağı ifade edilmiştir.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerde aleyhte şu görüşlere yer
verilmiştir;
– İletişim özgürlüğü alanında önemli bir gücün hukukî çerçevesinin
düzenlenmesi söz konusudur. Bu düzenleme yapılırken Avrupa Birliği normları
gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak tasarının pek çok hükmü bu normlara aykırılık
içermektedir.
– Tasarıda RTÜK’ün üye seçiminde YÖK ve MGK gibi kurullara aday
belirleme yetkisi verilmektedir. Bu kurullar kendi içinde problemli, tartışılan
ve revizyonu istenen kurullardır. Demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine
katkısı iyi değerlendirilmelidir.
– Avrupa Birliğine uyum programında RTÜK’de yapısal bir değişiklik
öngörülmemektedir. Tasarı bu irade ile çelişkilidir.
– Frekans planlaması Telekomünikasyon Kurumuna bırakılmaktadır. Bu kurum
iktidar ağırlıklıdır. Bunun yanı sıra RTÜK’ün üyelerinin bir kısmının seçiminde
Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi, denetim görevinin Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kuruluna bırakılması RTÜK’ü siyasî
iradeye bağlı hale getirecektir. Bu, özerkliğin kalkması anlamına
gelmektedir. Denetimin Sayıştayca yapılması daha uygun olacaktır.
– Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye seçiminde yetkisini devretmesi
doğru değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye seçimi RTÜK’ü siyasetten
uzak tutan bir durumdur.
– Sermayenin medyayı yönlendirmesi sıkıntı yaratacak bu alanda
tekelleşmeyi doğuracaktır.
Aleyhteki bu görüşlere karşılık Tasarının lehinde şu görüşler dile
getirilmiştir.
– Basın-yayın alanındaki uygulamalar demokratik niteliğe aykırı düşmeden
disiplin altına alınmalıdır. Bu alandaki kişi ve kuruluşların ticarî hayatın
içine yoğun olarak girmeleri ve toplumda dengeleri bozucu şekilde işlemesi
yönündeki kaygılar gözden uzak tutulmamalıdır. Hisselerin açığa kavuşması
muvazaayı önleyecektir. Tekelleşme ve kartelleşmeyi önleyecek tedbirlerin
alınması ise mümkündür.
– Televizyon ve radyoların sahiplerinin bilinmesi gereklidir. Bu konu
açık olmalı, sorumluluk ve yetki üstlenilmelidir. Özerklik ancak bu şekilde
sağlanır. Avrupa Birliği normlarında da benzer hükümler bulunmaktadır.
– Sermayenin serbest dolaşımının ilkeleri, kriterleri ortaya konmalıdır.
– Denetimin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluna bırakılması doğru bir
karardır. Bu Kurul her türlü etkiden uzak ve tarafsız şekilde denetim görevini
yapmaktadır.
Tümü üzerindeki görüşlerden sonra, sorulara cevaben;
– TRT Genel Müdürü; vericilerle ilgili durumun Kuruma külfet getirdiğini
ancak kamu yararı nedeniyle olumlu değerlendirildiğini,
– RTÜK Başkanı; cezaların kadameli hale getirilmesinin olumlu olduğunu
ancak denetimin Sayıştay ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılmasının daha
uygun olacağını aksi bir uygulamanın idarî ve malî özerkliği kaybetmeye yol
açacağını, bir kişi ya da şirketin tüm yayınları ele geçirmesinin, medya
patronlarının oldukça etkin hale gelerek kontrolden çıkmasının mümkün
olacağını, önemli olanın halkın doğru ve özgün haber alma hakkını korumak
olduğunu RTÜK üyelerinin klasik bürokrat kimliğinden uzak çalışmalarının
Türkiye Büyük Millet Meclisince seçilmelerine bağlı olduğunu, ifade etmişti.
Bunun yanı sıra iletişim alanında eğitim yapan okullara eğitim amaçlı
radyo ve televizyon kurma hakkının verilmesinin nitelikli eleman yetiştirilmesi
açısından önemli olduğuna ve Tasarıda bu konunun eksikliğine dikkat
çekilmiştir.
Frekans planlamasının Telekomünikasyon Kurumuna, ihale yetkisinin ise
RTÜK’e verilmesinin uzun süredir gerçekleştirilemeyen ihaleleri iyice imkansız
hale getireceği belirtilmiştir.
Devlet Bakanı Sayın Rüştü Kâzım Yücelen ise sorulara cevaben; yasakçı
bir tasarı hazırlanmadığını, Avrupa Birliği normları açısından aykırılık
taşımadığını ve amacın düşüncelerin özgürce belirtilmesi olduğunu söylemiştir.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler ve soruların cevaplanmasını
müteakip Tasarının alt komisyonda görüşülmesi yönündeki öneri oy çokluğu ile
kabul görmemiş ve maddelere geçilmesi Komisyonumuzca kabul edilmiştir.
Tasarının tanımlar ve yayın ilkeleriyle ilgili 1 ve 2 nci maddeleri oy
çokluğu ile kabul edilmiştir.
Üst Kurulun seçimi ve görev süresi ile ilgili 3 üncü maddenin gerekçe
ile çatıştığı, özerkliğe aykırı olduğu, danışma organı olan Millî Güvenlik
Kuruluna icrai fonksiyon verilmesinin doğru olmadığı ifade edilmiştir. Bakanlar
Kuruluna yetki verilmesi durumunda bu yetkinin sınırlanmaması üyelerin
niteliklerinin belirlenmesi ile yetinilmesi önerilmiştir. 3 üncü madde Tasarıda
yer aldığı şekliyle, Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Tasarının 4,5 ve 6 ncı maddeleri oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Tasarının 7 nci maddesinde verilen bir önergenin kabulü ile “b” bendinin
başına “özel” ibaresi eklenmiş ve madde bu değişiklikle birlikte Komisyonumuzca
oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 8 ve 9 uncu maddeler oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 10 uncu maddenin görüşülmesi sırasında verilen iki önergenin
kabulü ile TRT 3’ten Türkiye Büyük Millet Meclisi Televizyonu aracılığı ile
Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyetlerinin yansıtılması ve bu yayınlardan
ücret alınmaması maddeye eklenmiştir. Ayrıca açık öğretim ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi Televizyonu yayınlarıyla ilgili programların, bu programları
hazırlamakla yükümlü kurumlar ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunca birlikte
kararlaştırılması öngörülmüştür. Madde kabul edilen bu önergelerle birlikte oy
çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 11 inci madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 12 nci maddede tazminat davasına alt sınır konulmasının doğru
olmadığı bu konuda yargının karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Madde
üzerinde verilen bir önergenin kabulü ile cevap ve düzeltme hakkının
kullanılmasını engelleyenler hakkında yeni yaptırımlar getirilmiş, ayrıca
tazminat sorumluluğu yeniden belirlenmiştir. Madde kabul edilen önerge
doğrultusunda oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 13 üncü maddenin görüşülmesi sırasında bu maddenin Avrupa
Birliği normlarına, Anayasada düzenlenen haberleşme hürriyetine, kartelleşme
yasağına aykırı olduğu belirtilmiştir. İhale yasağının, borsa ve finans
alanında işlem yapma yasağının kaldırılmasının son derece önemli olduğu ifade
edilmiştir. Bu maddede yer alan limitlerin muhafaza edilmesi gerektiği aksi
halde monopole giden bir sürecin yaşanacağına dikkat çekilmiştir. Bu madde ile
iletişim özgürlüğünün dokusunun bozulduğu demokrasiden medya devletine giden
bir yola girildiği belirtilmiştir. Bu görüşlere karşılık; kapalı bir toplum
anlayışını yansıtan maddenin değişmesinin doğru olduğu, televizyon
şirketlerinin sahiplerinin, sorumlu ve yetkililerinin bilinmesinin önemli
olduğu, asıl tahakkümün bugün olduğu, 29 uncu maddenin bu şekliyle
uygulanabilirlik taşımadığı, bu konunun Rekabet Kanunu hükümleriyle birlikte
değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu madde açıklık, şeffaflık
getirecektir. Yapılan görüşmelerden sonra çerçeve 13 üncü madde oy çokluğu ile
kabul edilmiştir.
Çerçeve 14 ve 15 inci maddeler Komisyonumuzda oy çokluğu ile kabul
edilmiştir.
Çerçeve 16 ncı maddenin görüşülmesi sırasında yerel ve bölgesel bazda
cezaların oldukça ağır olduğu, makul seviyeye çekilmesi gerektiği, orantılılık
ilkesine uyulması ifade edilmiştir. Yerel televizyonların iletişimin önemli bir
unsuru olduğu; cezaların objektif verilere göre belirlenmesi gerektiği
belirtilmiştir. Verilen bir önergenin kabulü ile nüfusu 250 binden az olan il
veya ilçeye yayın yapan kuruluşa 25 milyar lira yerine 10 milyar lira idarî
para cezası verilmesi maddeye eklenmiştir. Kabul edilen önerge doğrultusunda
madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Çerçeve 17 ve 18 inci maddeler Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul
edilmiştir.
Kabul edilen bir önerge ile metne yeni 19 uncu madde eklenmiştir. Bu
madde ile cevap ve düzeltme hakkının kullanılmasını engelleyenlerin cezaî
sorumluluğu belirlenmektedir.
Tasarının 19 uncu maddesi verilen bir önergenin kabulü ile 20 nci madde
olmuş ve basın yoluyla işlenecek fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan
dolayı sorumluluğu bulunanların tazminat yükümlülüğü yeniden düzenlenmiştir. Bu
madde; kabul edilen önerge doğrultusunda Komisyonumuzda oy çokluğu ile kabul
edilmiştir.
Verilen önergelerin kabulü ile metne 21, 22 ve 23 üncü maddeler
eklenmiştir. Bu maddeler Basın Kanununda değişiklik öngörmektedir. Cevap veya
düzeltme hakkının gereği gibi kullanılmasını engelleyenler hakkında uygulanacak
cezaî yaptırımlar değiştirilmekte, her basılmış eserde o eserin yayın yeri,
yılı, yayıncının adı ve işyerlerinin gösterilmesi, mevkutelerde baskı tarihi,
sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürünün adlarının yazılması zorunluluğuna
uymayan ya da gerçeğe aykırı gösterenlerin cezaî sorumlulukları düzenlenmekte;
cevap veya düzeltme yazısına konu olabilecek fiiller daha ayrıntılı hükme
bağlanmaktadır.
Tasarının 20 nci maddesi 24 üncü madde olarak ve oy çokluğu ile kabul
edilmiştir.
Verilen bir önergenin kabulü ile metne 25 inci madde eklenmiş ve Basın
Kanununun 41 inci maddesi değiştirilerek tebligat işlemlerinin
kolaylaştırılmasını sağlamaya yönelik bir düzenleme yapılmıştır. Aynı şekilde
verilen üç önergesinin kabulü ile metne yeni 26, 27 ve 28 inci maddeler
eklenmiştir. 26 ncı madde ile Basın Kanununun çeşitli maddelerinde yer alan ve
günün koşullarında etkisini yitiren para cezaları artırılmış, 27 nci madde ile
Basın Kanunu hükümlerinin bilgisayar ortamında yayınlanan her türlü yazı,
resim, işaret ve benzerleri hakkında da uygulanması öngörülmüş, 28 inci madde
ile bölgesel ve yerel yayın yapan kuruluşlarda para cezası ve tazminatların
indirilmesi hükme bağlanmıştır.
Önergelerle metne ilave edilen maddeler Basın Kanununda değişiklik
öngörmekte ve genellikle para cezaları ve tazminatlara yönelik düzenlemeler
içermektedir. Tasarının başlığında Basın Kanununda değişiklik de yer
almaktadır. Tasarıda 5680 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin değişikliği ile
ilgili bir madde bulunmaktadır. Bu madde ile tazminat yükümlülüğü
düzenlenmektedir. Ancak bu düzenleme yeterli görülmediğinden Basın Kanununun bu
konuyla diğer ilgili maddelerinde de değişiklik yapılması amacıyla Komisyon
önergeleri görüşmeyi uygun bulmuştur. Komisyon bu önergeleri işleme koymuş ve
yeni madde olarak görüşmeye açmak suretiyle kabul edilmiştir.
21 inci madde 29, 22 nci madde 30 uncu madde olarak, geçici madde 1 ve 2
Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Geçici 3 üncü madde, sözlü bir önergenin kabulü ile Haberleşme Yüksek
Kurulunun işi altı ay içinde sonuçlandırarak RTÜK’e ulaştırmasının ilavesi
suretiyle kabul edilmiştir.
Geçici 4 üncü madde, yürürlüğü düzenleyen 23 üncü madde 31, yürütmeyi
düzenleyen 24 üncü madde 32 nci madde olarak kabul edilmiştir.
Komisyona redaksiyon yetkisi verilmesi, Tasarının Genel Kurulda öncelik
ve ivedilikle görüşülmesinin önerilmesi ve Tasarının tümü oya sunulmuş
Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Raporumuz Genel Kurulun onayına arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa
saygı ile sunulur.
|
|
Başkan |
Başkanvekili |
Sözcü |
|
|
Turhan Tayan |
N. Kemal Atahan |
Mehmet Nacar |
|
|
Bursa |
Hatay |
Kilis |
|
|
Kâtip |
Üye |
Üye |
|
|
E. Cenap Gülpınar |
Ahmet İyimaya |
H. Tayfun İçli |
|
|
Şanlıurfa |
Amasya |
Ankara |
|
|
|
(Muhalefet
şerhi eklidir) |
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Salih Çelen |
Şaban
Kardeş |
İsmail Alptekin |
|
|
Antalya |
Bayburt |
Bolu |
|
|
(Muhalifim) |
(İmzada
bulunamadı) |
(Muhalifim, |
|
|
|
|
muhalefet
şerhi ektedir) |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Edip Özgenç |
Cavit Kavak |
Osman Kılıç |
|
|
İçel |
İstanbul |
İstanbul |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Necdet Saruhan |
Mustafa Verkaya |
Nevzat Yalçıntaş |
|
|
İstanbul |
İstanbul |
İstanbul |
|
|
|
|
(Muhalefet
şerhim ektedir) |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Işın Çelebi |
Rahmi Sezgin |
Mustafa Kamalak |
|
|
İzmir |
İzmir |
Kahramanmaraş |
|
|
|
|
(Muhalifim) |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
İsmail Çevik |
Şeref Malkoç |
Ali Naci Tuncer |
|
|
Nevşehir |
Trabzon |
Trabzon |
|
|
|
(Muhalifim, |
(Muhalifim) |
|
|
|
muhalefet
şerhi yazacağım) |
|
KARŞI OY GÖRÜŞÜ
Aşağıdaki düşüncelerle çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
1. Bağımsız idarî otorite olarak düzenlenen RTÜK’ün
yapısına, yasama organının veya iktidar çoğunluğunun yasayla ilişmesi, bu
otoritelerin ihdas amacıyla bağdaşmaz. İletişim ve medya alanını düzenleme
görevini üstlenen bu kurumun denetiminin siyasal iktidarın vesayetinde olan
denetim kurumuna bağlanması, anayasal düzenimize ve demokratik siyaset
ilkelerine uygun düşmez.
2. Kurumsal Kanunun 29 uncu maddesinin, bir uzlaşma
arayışına girilmeden ve demokrasimiz açısından ifade ettiği anlam ve riskler
üzerinde durulmadan, çoğunlukçu anlayış içinde değiştirilmesi doğru değildir.
Tasarı ve çoğunluk görüşünün Anayasaya aykırılığı ve karşı öneri, 24.3.1998 tarih
ve 631 sıra sayılı raporun muhalefet şerhinde ayrıntılı biçimde ortaya
konmuştur (TBMM TD. 20 nci dönem, 3 üncü yasama yılı, cilt 52, eki, 92.
Birleşim, 21.5.1998). Ülke koşulları bakımından, aynen yasama bağdaşmazlığında
olduğu gibi (Any. Mad. 82) “medya bağdaşmazlığı”, düzenlenmemiş bir anayasa
sorunudur. “Medya/iletişim kalitesi ve etki alanındaki bozulmaların önlenmesi
gereği” olarak bu alan düzenlenmelidir. Medya-Devlet ilişkisi, karakteri gereği
eleştirel rengi hâkim bir ilişkidir. Medyanın devletle ihale ve taahhüt
ilişkisine girebilmesi, bu yasayla mümkün kılınmaktadır. Bu imkân, medyanın
misyon ve işlevi ile bağdaşmadıktan başka kimi güç kaymalarını bünyesinde
taşıyan bir dinamik olarak demokrasiyi yozlaştıracaktır.
3. Tasarıda geliştirilen yayın ilkeleri, iletişim
özgürlüğünün özüne dokunacak yoğunlukta sınırlamaktadır. Kutsal devlet ve
kutsal ideoloji felsefesinin demokratik bir rejim kuralına yansıtılması,
açıklanması zor bir çelişkidir. Anayasanın 13 üncü maddesindeki ölçüler, birey
ve özgürlük aleyhine olarak aşılmıştır. Bu irade, 23.7.1995 tarih ve 4121
sayılı yasanın 1 inci maddesi ile ortaya konan demokratik kurucu iktidar
iradesi ile çatışmaktadır (Anayasanın başlangıç maddesindeki değişiklik).
4. Anayasa Komisyonunda verilen önergelerle ihdas
olunan yeni maddeler, tasarıyı bir başka ve tanımlanması zor kimliğe
büründürmüştür.
Kurumsal Kanunun 29 uncu maddesiyle sermayeye tanınan
geniş ve bozucu yetkilere karşın, Basın Kanununda yapılan değişikliklerle, “A
Tipik Sansür Normları” üretilmiştir. Komisyon çoğunluğu, ifrat-tefrit
geriliminde seyreden bir manzara sergilemiştir. Kabul edilen maddeler, genel
olarak kabul edilemez, anayasal düzenle bağdaştırılamaz aykırılıktadır.
a) Yargı organınca hükmedilecek tazminatın tabanının
yasayla belirlenmesi, bilirkişi deliline başvurma ve davayı altı ayda
sonuçlandırma zorunluluğu,
b) Özellikle sermaye şirketlerinde “hâkim hissedar”
sorumluluğu yerine, yöneticinin zincirleme tazmin sorumluluğu tercihinin
yapılması,
c) Bu tazminatlara, genel faiz oranının dışında bir
faizin uygulanması,
d) Basın suçlarına uygulanacak para cezalarının ölçüsüz
derecede artırılması ve tecil edilemezlik,
e) Yasa hükümlerinin internet ortamına kıyasen
uygulanması (bu konuda komisyonun araştırma gereğini duymaması),
Ve benzeri hükümler, ciddî sorunları bir saatte
çözebilen mucizevi çareler(!) olarak görülebilir.
Tasarı ve çoğunluk görüşü, iletişim-demokrasi
gerekleriyle ve anayasamızla çatışmaktadır.
Komisyon zabıtlarına yansıyan beyanlarımız da,
karşı-oyumuzun atıf yoluyla ayrılmaz bir parçasıdır.
Saygılarımızla. 17.5.2001
|
|
Ahmet İyimaya |
Ali Tuncer |
Salih Çelen |
|
|
DYP Amasya
Milletvekili |
DYP
Trabzon Milletvekili |
DYPAntalya
Milletvekili |
MUHALEFET ŞERHİ
“Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunun ile Kurumlar Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın;
1. Bütünü özensizdir, kanun tekniğinden uzak olarak
hazırlanmıştır.
2. Çerçeve 3 üncü maddesi, Anayasanın 2 nci maddesine,
– Demokratik devlet ilkesine,
– Hukuk Devleti ilkesine,
aykırı
olduğu, ayrıca TBMM’ne güven duymadığı, TBMM’nin seçmekte
olduğu üyelerden 4 ünün seçimini başka organlara aktardığı; “sorumlu kurumdan
alıp milletimize karşı hiçbir siyasî sorumluluğu bulunmayan kurumlara
aktardığı;
3. Çerçeve 5 inci maddesiyle değiştirilen 9 uncu
maddesinin;
– 4 üncü fıkrası, ilgili üyenin savunmasını almadan
görevine son verdiği (“savunmasız ceza olmaz” ilkesine aykırı olduğu için)
– Son fıkrası; üst kurulu bütünüyle Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kurulu vasıtasıyla yürütme organının emir ve kontrolüne tâbi
kılacağı,
4. 7 nci maddesiyle değiştirilen 12 nci maddenin 2 nci
fıkrası, metne yabancı bir hüküm olduğu için,
Aynı maddenin 5 inci fıkrası bütçe dışı bir “fon”
oluşturduğu böyle bir uygulamanın bütçenin “yıllık olma” ve “jestiyon” ilkesine
aykırı düştüğü,
5. Çerçeve 13 üncü maddesiyle yapılan düzenlemenin
“medya” sektöründe “tekel”, “deopol” ve “kartel” oluşturacağı, bunun ise
Anayasanın 167/1 maddesine aykırı olacağı,
6. Geçici 1 inci maddesi,
– Kazanılmış haklara saygı ilkesini zedelediği,
– “Hukuk Devleti” ilkesine aykırı düştüğü,
– “Devlete güven” ilkesini sarstığı,
İçin hem Anayasaya hem de hukukun temel prensiplerine
aykırıdır.
Bu gerekçelerle Tasarıya karşıyız. 17.5.2001
|
|
Prof. Dr. Mustafa Kamalak |
Şeref Malkoç |
İsmail Alptekin |
|
|
Kahramanmaraş |
Trabzon |
Bolu |
|
|
|
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş |
|
|
|
|
İstanbul |
|
EK MUHALEFET ŞERHİ
Anayasa Komisyonunda Tasarıya birtakım maddeler
eklenmesi TBMM İçtüzüğünün 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 36 ncı
maddesinin birinci fıkrasına, dolayısıyla Anayasanın 95 inci maddesinin birinci
fıkrasına açıkça aykırıdır.
Bu münasebetle Anayasa Komisyonunda Tasarıya birtakım
maddeler eklenmiş bulunmasına karşıyım. 17.5.2001
Prof. Dr.
Mustafa Kamalak
Kahramanmaraş
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN
RADYO VE
TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYINLARI HAKKINDA KANUN, BASIN KANUNU, GELİR VERGİSİ KANUNU İLE KURUMLAR
VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1. – 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 3. – Bu Kanunda geçen deyimlerden;
a)Üst Kurul : Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu,
b) Radyo yayını : Elektromanyetik dalgalar, veri
şebekeleri ve diğer yollarla halkın doğrudan alması maksadıyla yapılan ses
yayınlarını,
c) Veri yayını : Radyo ve televizyon yayını ile
birlikte, radyo ve televizyon programlarıyla ilintili ve radyo ve televizyon
programlarından bağımsız verilerin, elektromanyetik dalgalar, veri şebekeleri
ve diğer yollarla halkın doğrudan alması maksadıyla yapılan yayınları,
d) Televizyon yayını : Elektromanyetik dalgalar, veri
şebekeleri ve diğer yollarla halkın doğrudan alması maksadıyla yapılan,
hareketli veya sabit resimlerin (görüntü)sesli veya sessiz kalıcı olmayan
yayınlarını,
e) Elektromanyetik dalga : Boşlukta veya kablo, cam
iletken ve benzeri bir fizikî ortamda ışık hızı ile yayılan sunî olarak
üretilmiş ve manyetik özellikleri olan dalgayı,
f) TV kanalı :Televizyon ve veri yayını yapmak üzere
bir televizyon vericisinden yayılan elektromanyetik dalgaların işgal edeceği
frekans alanını,
g) Radyo frekansı : Radyo ve veri yayını yapmak üzere
bir radyo vericisinden yayılan elektromanyetik dalgaların işgal edeceği frekans
alanını,
h) Radyo ve televizyon vericisi : Radyo, televizyon ve
veri yayınlarının doğrudan alınmasına imkân veren yer veya uzaydaki hareketli
veya sabit her türlü verici, aktarıcı, yansıtıcı ve güçlendirici cihaz ve
sistemleri,
ı) Kablolu yayın :Radyo, televizyon ve veri yayınlarının
kablo, cam iletken ve benzeri bir fizikî ortam üzerinden abonelere
ulaştırılmasını sağlayan yayın türünü,
i)Kapalı devre yayın sistemi : Ulusal, bölgesel ve
yerel yayınlar dışında eğitim, öğretim, güvenlik ve turizm gibi belirli amaçlar
için bir bina dahilinde veya birbiri ile ilişkili binalar grubunda hedef
kitleye ulaştırmak üzere genellikle kablo ile yapılan radyo, televizyon ve veri
yayınını,
j) Radyo alıcısı :Radyo ve veri yayınları almaya ve
dinlemeye yarayan cihazları,
k)Televizyon alıcısı :Televizyon ve veri yayınları
almaya ve izlemeye yarayan cihazları,
l) Ulusal yayın :Bütün ülkeye yapılan radyo, televizyon
ve veri yayınını,
m)Bölgesel yayın :Birbirine komşu en az üç il ve en çok
bir coğrafî bölge alanının asgarî yüzde 70’ine yapılan radyo, televizyon ve
veri yayınını,
n) Yerel yayın :Mülkî taksimat itibarıyla en az bir
ilçe (merkez ilçe dahil)veya bir ilin alanının en az yüzde 70’ine yapılan
radyo, televizyon ve veri yayınını,
o) Ek yayın hizmetleri :Televizyon yayınlarına tahsis
edilen kanal içinde kalmakla birlikte kullanılmayan bölümler üzerinden, radyo
yayınlarında ise tahsis edilen frekans içinde ek taşıyıcılar aracılığıyla,
televizyon ve radyo program yayınlarıyla birlikte yapılan radyo veri sistemi
(AMDS, RDS), veri yayıncılığı, teletekst ve benzeri bağımsız hizmetleri,
p) Uydu yayını :Radyo ve televizyon programlarının
yetkili yayıncı veya hizmeti temin edecek kişi veya kuruluş tarafından şifreli
veya şifresiz olarak uzayda sinyal iletebilen herhangi bir araç vasıtasıyla
yapılan ilk yayını,
r)Yeniden iletim :Yetkili yayın kuruluşu tarafından
kullanılan teknik araç ne olursa olsun, halkın izlemesi amacıyla yayınlanan
radyo ve televizyon program hizmetlerinin değişiklik yapılmaksızın bütününün
veya bir bölümünün alınmasını ve aynı anda veya daha sonra iletilmesini,
s) Yayıncı :Kamu tarafından izlenmesi için radyo,
televizyon program ve veri hizmetleri tertip eden ve ileten veya değişiklik
yapılmadan ve tam olarak üçüncü tarafa iletilmesini sağlayan özel veya
tüzelkişiyi,