MİLLİ SARAYLAR -Yıldız Sarayı-Şale
Yıldız Sarayı Şale
 
Yıldız Sarayı ve çevresi, son yıllarda İstanbul halkının yaşamında yeni bir ağırlık kazanmış bulunmaktadır. Daha önce, çevreleriyle birlikte özenle yeniden düzenlenen Malta Köşkü'nün kazandırdığı yoğunluğa Şale'nin eklenmesiyle, Yıldız Sarayı eski bütünlüğüne ulaşma yolundadır. Ayrıca Şale'nin büyük önem taşıyan bahçeleri ve seraları tümüyle yeniden düzenlenmektedir. Bu arada bilim adamları ve uzmanların, ayrıntılı çalışmalarıyla, Şale'nin müze-saray niteliği daha da güçlenmektedir.
32Kb-jpeg
 
Şale'nin tören salonunun dış cephesinden görünüm
102Kb-jpeg
 

 
 
 

Milli Saraylar Sempozyumunun da gerçekleştirildiği görkemli tören salonu

 

Tören Salonu tavan bezemesinden ayrıntılar

 

Dış cephe görüntüsü

24Kb-jpeg 24Kb-jpeg 26Kb-jpeg

 
 
Milli Saraylar Sempozyumu'nun yapıldığı "Şale", bir yıldan daha kısa bir sürede 7 Temmuz 1985'te İstanbul yaşamına katılmış bulunmaktadır. Özellikle mimarisi, birbirinden ilginç tarihi malzemesi ile Şale, Yıldız Sarayı topluluğu içinde özel bir öneme sahiptir. Bilindiği gibi Şale, XIX. yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının en güzel yapılarından biridir. Yüksek duvarlarla çevrili bir bahçe içinde, farklı tarihlerde inşa edilen, bitişik iki ana yapıdan oluşmuştur. Birinci bölümün 1889'da, ikincisinin ise 1898 yıllarında tamamlandığı, Merasim Köşkü adıyla da anılan ikinci bölümde mimar Raimondo D'Aronco'nun çalıştığı bilinmektedir.  

18Kb-jpeg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zarif işçilikli ahşap cephe ve salondan bir görünüm

20Kb-jpeg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27Kb-jpeg

İlk kez Sultan III. Selim'in (1789-1807), annesi Mihrişan Sultan için yaptırdığı köşkle yapılaşmaya açılan ve adını, Sultan II. Mahmut'un (1808-1839) yaptırdığı Yıldız Köşkü'nden alan Yıldız çevresi, bir süre sonra İstanbul'da yönetim merkezi görevini de yapan ve tarihi gelişim içinde Eski Saray, Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı'ndan sonra dördüncü yeri alan Yıldız Sarayı yapılar grubunun bulunduğu bir bölge haline gelmiştir.

Sultan II. Abdülhamit'in (1876-1909) tahta çıkması ve kısa bir süre sonra Yıldız Sarayı'na yerleşmesiyle birlikte Abdülmecit ve Abdülaziz döneminde yaptırılan yapılara yenileri eklenmiş, bahçe düzenlemeleriyle, havuz, sera ve limonlukların yapımıyla saray bugünkü görünümünü almıştır.

Şale'nin bitişiğindeki Istabl-ı Amire-i Ferhan ve çevresindeki yapılar yakın bir tarihte askeri birliklerden devralınmıştır. Bu binalar başta olmak üzere en küçük kalıntı özenle değerlendirilmekte ve burası Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın kullanımı için yeniden düzenlenmektedir. Yıldız Sarayı'nın yokolmaya yaklaşan bu bölümlerinin ele alınması bu tarihi Çevrede bütünlüğe ulaşmak için atılan önemli bir adımdır.

 
 

 


 
devam için simgeleri tıklayın... (C) TBMM-BİM