Cumhuriyet döneminde Atatürk'ün
verdiği önemli kararlardan biri de Osmanlı Sarayları
ile ilgiliydi. Nitekim bu karar, 3 Mart 1924'de çıkarılan
431 sayılı yasanın 8,9,10 ve 11'nci maddelerine
şöyle yansıyordu:
MADDE 8 - Osmanlı
İmparatorluğu'nda padişahlık
etmiş kimselerin Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki
tapuya merbut emvali menkulleri millete intikal etmiştir.
MADDE 9
- Mülga padişahlık sarayları, kasırları
ve emvali sairesi, dahilinde mefruşat, takımlar,
tablolar, asari nefise ve sair bilumum emvali menkule
millete intikal etmiştir.
MADDE 10 - Emlaki hakaniye
namı altında olup evvelce millete devredilen emlâk
ile beraber mülga padişahlığa ait bilcümle
ve sabık Hazine-i Hümâyun, muhteviyatları
ile birlikte, Saray
ve Kasırlar ve mebana ve arazi millete intikal etmiştir.
MADDE ll - Millete intikal
eden emvali menkule ve gayri menkulenin tesbit
ve muhafazası için bir nizamname tanzim edilecektir."
Nizamname Vekiller Heyeti Kararı
olarak 18 Ocak 1925 tarihinde 1371 sayı ile çıkarılmıştır.
Bu Nizamnamenin birinci maddesi şöyledir:
"Sarayları tesbit
ve muhafaza komisyonları" adıyla
kurulmuş olan komisyonlar marifetiyle mevcudu tahrir
edilmekle beraber tahtı muhafazaya aldırılmış
olan mebaniden Dolmabahçe ve Beylerbeyi Sarayları
Millî Saraylar namı altında muhafaza
edilmek üzere kurulacak Milli Saraylar Müdürlüğüne,
Topkapı Sarayı müze olarak kullanılmak
üzere Müzeler İdaresine, Aynalıkavak
ve Tophane Kasırları kongre ve konferanslara
tahsis edilmek üzere Milli Saraylar Müdürlüğüne,
Yıldız Sarayı teferruatı da kullanılış
şekli ilerde belirlenmek üzere muvakkaten Millî
Saraylar Müdürlüğüne, geri kalan emlâk
istifade edilir şekle konmak üzere İstanbul
Vilayeti Emlâki Milliye Müdürlüğüne
terk olunmuştur."
Sonradan 10 Haziran 1925 ve 18
Kasım 1925 ve 24 Temmuz 1930 tarihli Vekiller Heyeti Kararı
gereğince, Ihlamur, Küçüksu, Yalova Atatürk
Köşkleri'nin bahçeleriyle birlikte, Yıldız
Sarayı'nın ise yalnız Merasim Dairesi Millî
Saraylar İdaresi'ne tevdi edilmiş ve Yıldız
Sarayı Merasim Dairesi'nin beynelmilel kongre ve konferanslara
tahsis edilmesi kararlaştırılmıştır.
Millî Saraylar Müdürlüğü
1933 yılına kadar Maliye Bakanlığı'na
bağlı olarak çalışmış,
sonradan Atatürk'ün arzu ve temennisi üzerine 1933
yılı Bütçe Kanunu ile Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı'na bağlanmıştır.
12 Mart 1934 tarihinde Türkiye
Büyük Millet Mecisi Başkanlık Divanı'nca,
Millî Sarayların idaresi ile ilgili yeni bir yönetmelik
hazırlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu yönetmelik hükümleriyle,
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bağlı
olan Millî Saraylar Müdürlüğü, yönetimi
altındaki tesislerin idare, bakım ve korunmasıyla
görevlendirilmiştir.
431 Sayılı Yasa
ve buna bağlı çıkarılan Vekiller
Heyeti kararları ile, yapılış amaçlarının
dışında yeni bir hüviyet kazanarak yepyeni
bir işlev kazanacak olan Padişah emlâkinin bir
kısmı, ne yapılması gerektiği
konusunda uzun süre karar beklemiştir.
![]() 51Kb -jpeg
|
Önceleri Cumhurbaşkanlığının yazlık çalışma ve yabancı devlet konuklarını karşılama mekânı olarak kullanılan Dolmabahçe Sarayı, Tarih ve Dil Kurumlarının toplantılarına da sahne olarak Türk Kültürüne sahip olmanın evrensel kavramlarını da yaşamıştır. Bundan sonrasını, Dolmabahçe Sarayı'nın bir dizi ziyarete açılış ve kapanışıyla ilgili kararlar izlemektedir. 12 Mayıs 1925 tarihli Vekiller Heyeti Kararı'nın 6'ncı maddesinde, "Dolmabahçe Sarayı'nın kısmen veya kâmilen umuma küşadı takarrur ettiği takdirde ziyaretçilerden alınacak duhuliye" şeklindeki amir hükümle ziyarete açılması dolaylı olarak öngörülmüş ise de, daha sonra 12 Mart 1934'de kabul edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı Kararı ile "Tatbikat noktasından şimdiye kadar lüzum görülmediğinden" gerekçesiyle bu madde kaldırılmıştır. Ancak, Atatürk'ün emriyle 1937'de, Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi, Resim ve Heykel Müzesi olarak ziyarete açılmış ve sürekli bir kültür hizmeti vermeye yönlendirilmiştir. |
![]() |
![]() |
![]() |
devam için simgeleri tıklayın... (C) TBMM-BİM |