
22Kb-jpeg |
Zengin tarihi kimliğine, İstanbul yaşamındaki
özel yerine rağmen, ilk defa 4 Temmuz 1985'de ziyarete açılmış olan "Aynalıkavak
Kasrı" birçok açıdan önem taşımaktadır.
Ünlü gezgin Evliya Çelebi, Kasr'ın bulunduğu alanın Bizans döneminde imparatorlara ait bir bağ olduğunu söyler. Haliç kıyılarından Okmeydanı ve Kasımpaşa sırtlarına doğru gelişen bu büyük bağ ve koru İstanbul'un fethinden sonra, "Fatih Sultan Mehmet'ten başlayarak sultanların beğenisini kazanmış, Osmanlı İmparatorluk Tersanesi'nin Kasımpaşa'da kurulup gelişmeye başlamasıyla birlikte "Tersane Hasbahçesi" adını almıştır.
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
79Kb-jpeg
Aynalıkavak Kasrı'nın bahçesi içinden deniz cephesinin görünümü. |
48Kb-jpeg
Sultan III.Selim tuğralı tavan dekorasyonu. |
69Kb-jpeg
Aynalıkavak Kasrı'nın revaklı cephesinin kara yönünden görünüşü. |
26Kb-jpeg
Sultan III.Selim'in "Beste Odası". |
Revaklı dış cepheden bir başka görünüm. 22Kb-jpeg |
Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle geleneksel Osmanlı mimarlığının son ve en güzel örneklerinden biri olan Aynalıkavak Kasrı bezeme açısından da çağının zevkini en iyi biçimde yansıtır. |
| Tersane Hasbahçesi, çeşitli dönemlerin yapılaşmaları
sonucunda köşklerle, kasırlarla ve bu yapıların eklentileriyle bezenmiş,
Haliç kıyısında oluşan bu yapılar grubu giderek "Tersane Sarayı" adıyla
anılır olmuştur.
Saray bütünü içinde yer alan ve Sultan III. Ahmet döneminde (1703-1730) yaptırıldığı sanılan Aynalıkavak Kasrı, Sultan III. Selim döneminde (1789-1807) yeniden düzenlenmiş, Sultan II. Mahmut döneminde de (1808-1839) değişikliklere uğrayarak bugünkü görünümünü almıştır. |
Özgün döşeme ve süslemeleriyle Kasr'ın iç görüntüleri. |
![]() |
![]() |
![]() |
devam için simgeleri tıklayın... (C) TBMM-BİM |