“Osmanlı Hat Sanatı’nın Gümüş Yansımaları”

TBMM Başkanvekili, Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Başkanı

Nevzat PAKDİL’in sergiyi açış konuşması

 

 

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Basın Mensupları,

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu öncülüğü ile gerçekleştirilen, değerli sanatçımız Fahrettin Suat Yanova’nın “Osmanlı Hat Sanatı’nın Gümüş Yansımaları” konulu Hat çalışmaları sergisinin açılışına hepiniz hoşgeldiniz.

Sözün veya ruhta cereyan eden fikir ve duyguların, alfabe ve yazı vasıtaları ile resmedildiği Hat Sanatı; ölçünün ve estetiğin birleştiği zirveyi ifade etmektedir. Yazı,  onunla sanat düzeyine yükselmiş; yalın, güzel ve estetik bir bütünlüğe ulaşmıştır. Hat sanatkarları, yazılarında, insan ruhunda gizli olan zarafeti yansıtmaktadırlar.

Ünlü Matematikçi Öklid’in; ''Hat, her ne kadar maddi aletlerle meydana gelirse de o, ruha ait bir hendesedir'' sözünün ispatı, bu nadide sanatın eşsiz ürünlerinde görülmektedir.

Osmanlı Hat Sanatı’nın, Türk zevkini yansıtan bir üslup olarak ortaya çıkması 15. yüzyılın sonlarına isabet etmektedir.

Türkler’in elinde gelişimini sürdüren ve değerine değer katan Hat Sanatı, Büyük Selçuklular’dan, Anadolu Selçukluları’na kadar uzanan süreçte, kitap yazıları ve duvar levhaları dışında, mimarlıkta da bezeme öğesi olarak kullanılmıştır.

Gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı mimarisinden yazıyı çıkaracak olursak, bunların pek fakir bir manzara göstereceğine hiç şüphe yoktur. Yazı, başlı başına bir sanat olduğu kadar, dekoratif sanatların zenginleştirilmesinde ve mimaride de çok büyük rol oynamıştır.

19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında da parlak dönemini sürdürmüş olan Osmanlı Hat Sanatı, 1928’de Latin alfabesine geçilmesiyle,

yaygın bir sanat olmaktan çıkmış ve yalnızca belirli eğitim kurumlarında öğretilen geleneksel bir sanat halini almıştır.

 

Değerli konuklar,

Türk hat sanatını yaratanlar, inançlarını, derin ve renkli kişiliklerini, yazıya getirdikleri yeniliklerle bütünleştiren sanatçılardır.

Aynı zamanda yaşadıkları çağı özümsemiş, engin kültüre sahip alçak gönüllü ve bilge kişilerdir. Bu değerli şahsiyetler, olağanüstü yaratıcılık ve ustalıklarını yansıtan pek çok eser ortaya koymuşlardır.

Millet olarak, bir daha yeri doldurulamayacak olan kültür ve sanat varlıklarımızı kaybetmemek konusunda azami gayret göstermek hayati önem arz etmektedir. Kültür ve sanat değerlerinin kaybolmasına göz yuman toplumlar, her konuda estetik güzellikten ve öz varlıklarından yoksun yaşamaya ve en sonunda da yabancı kültürlerin içinde yok olmaya mahkumdurlar.

Bugün huzurlarınızda açılışını yapacağımız, “Osmanlı Hat Sanatı’nın Gümüş Yansımaları” konulu Hat çalışmaları sergisi, neredeyse tamamen kaybolmaya yüz tutan bu nadide sanatın günümüzde aldığı nefeslerden biridir.

Bu sanatın, gelecek kuşaklara aktarılması ve sevdirilmesi konusunda yapılan çalışmaları destekliyor ve bizlere sunduğu bu sanat ziyafetinden dolayı sanatçımız Fahrettin Suat Yanova’ya teşekkür ediyorum.

 

Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.