Mustafa
Necati kimdir?
YAPININ KONUMU
Yapı, Yenişehir, 1060 ada 9. parselde yer almaktadır. Batısında, Mithatpaşa Caddesi, kuzeyinde, Sakarya Yaya Yolu ve otopark, güney
ve doğusunda ise diğer yapılar yer almaktadır. Yapı, çevresindeki
diğer yapı ve düzenlemelerin aksine, parselin köşegenlerine paralel
bir konumdadır. Ana kitlenin güney batısında, tek katlı bir
müştemilat yapısı yer almaktadır. Parselin kuzey ve batısı, daha
önceki dönemlerdeki kullanımlardan dolayı (oto galeri ve lokanta
bahçesi) Mithatpaşa Caddesinden yükseltilmiş, birer platform haline
gelmiştir. Avlunun, güney ve doğu zemin kotları ise, özgün kotlara
daha yakın olup, yine de yıllara bağlı olarak, ortalama 1m. kadar
dolmuştur.
YAPININ TANIMI
Yapı, kareye yakın formlu, büyük bir bölümü 3 katlı (bodrum, zemin
ve birinci katlar), kuzeydoğu ucunda, 2. katı bulunan masif
görünüşlü bir kitledir. Bu kübik form, çeşitli köşelerinde yer alan
girinti, çıkıntı ve balkonlarla artiküle edilmiş ve cephelere
hareketlilik kazandırılmıştır. Ancak bugün, bodrum kat (güneydoğu
bölümleri dışındaki diğer bölümleri) dışarıdan izlenemediği için,
yapının yüksekliği yanıltıcı bir ölçektedir. Bodrum katın, çeşitli
nedenlerle dolan avlu kotunun özgün kota düşülmesiyle ortaya
çıkması, yapının anıtsal ve kitlesel görünümünü artırmıştır.
MALZEME VE YAPI TEKNİĞİ
Yapının, bodrum kat taşıyıcı duvarları taş, diğer tüm katların
duvarları (değişik kalıntılarda olmak üzere) tuğla malzeme ile
oluşturulmuştur. Zemin katın kuzeybatı köşesinde, çokgen bölümün
önünde yeralan betonarme bir çerçeve sistemi, bu gelen taşıyıcı
sistem dışında kalan tek ögedir. Katlar arasında yer alan
döşemelerin temel taşıyıcı elemanları ahşap kirişlerdir. Bodrum kat
tavanı, bu kirişler üzerine çakılan “tavan kaplama tahtası+rabitz
tel+sıva” katmanlarından oluşan bir teknikle inşa edilmiştir. Zemin
kat-birinci kat arasında yer alan döşeme de ahşap kirişlerden oluşan
bir yatay taşıyıcı sisteme sahiptir. Bu sistemin alt yüzeyinde,
kendine özgü detayıyla alçı “karton-piyer” bir tabaka yer almakta,
üst yüzeyde ise, kaplama tahtası üzerine döşenmiş ahşap parke
bulunmaktadır. Yapının üst örtüsü yangın öncesi ve sonrası bazı
fotoğraflara bakıldığı zaman “ahşap makas çatı+kiremit altı tahtası+marsilya
kiremiti” kullanılarak yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Yapı zaman
içinde çeşitli dönemlerde maruz kaldığı değişik kullanımlar sonucu
oluşturulmuş yeni elemanlar ve malzemelerle de tanışmıştır.
YAPININ TARİHİ
1920’li yıllarında yapıldığı sanılan ve bu nedenle “Erken Cumhuriyet
Dönemi” olarak anılan bir mimari anlayışın ürünü olarak
değerlendirilmektedir. Yapının birçok ögesi (saçak altı, çatı
penceresinde kemer kullanımı, payandaların taşıdığı balkon
biçimlenmesi v.b.) ulusal mimarlık dönemi yapılarında görülen ortak
özellikler olmaktadır.
Yapı, Ankara Şehri İmar Müdürlüğü arşivlerindeki bilgilere göre,
dönemin bürokratlarından Sait BEKTİMUR tarafından yaptırılmıştır.
Yapı, 1930’lu yılların sonunda, Irak Sefareti olarak da
kullanılmıştır. Bu husus, yapının fotoğrafını içeren bir
kartpostalda da belgelenmiştir. Yapının Sefarethane olarak 1940’lı
yılların sonuna değin kullanıldığı bilinmektedir. Yapı 1950
yıllarında, köklü bir tadilata uğramış ve bu değişiklikle yapının
artık konut olarak kullanılmayacağı anlaşılmıştır. 1950’li yıllardan
itibaren de değişik kişiler tarafından lokanta olarak kullanıma
sunulmuştur.
BELGE DEĞERİ
Yapı, 1920’li yıllarda, Başkent Ankara’da gelişen yeni bir yaşam
biçiminin mekansal çözümlenmesi açısından, ayrıca dönemine özgü
tasarım ilkeleri, malzeme kullanımı ve yapım tekniği açısından somut
bir örnektir.
MİMARİ DEĞERİ
Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarlığını, yansıtan özgün bir eserdi.
ENDERLİK DEĞERİ
Ankara, kentsel gelişmenin en yoğun olduğu illerden biridir. Bu gelişme,
özellikle eski kent merkezi Ulus ile Cumhuriyetin ilanından sonra
gelişen Yenişehir-Cebeci ve Yenişehir-Kavaklıdere akslarındaki
birçok erken dönem konut örneğinin yok olmasına neden olmuştur.
1920’li ve 1930’lu yıllarda çekilen ve özellikle kentin yeni gelişen
bölgelerini belgelemeyi amaçlayan fotoğraflarda izlediğimiz birçok
önemli yapı bugün mevcut değildir. Örneğin Yenişehir’de, TBMM
MUSTAFA NECATİ KÜLTÜR EVİ, Ziraat Bankası Kreş ve Çocuk Yuvası, Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanlık konutu, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü,Macaristan Konsolosluğu gibi birkaç yapı dışında eski örnek bulmak
imkansızdır. Kızılay-Kavaklıdere aksında ise Renda Köşkü ile Celal
Bayar Köşkü dışında hemen hiçbir yapı günümüze değin yaşamını
sürdürememiştir. Bu nedenle, TBMM MUSTAFA NECATİ KÜLTÜR EVİ dönemin mimarlık
anlayışının çok az kalan örnekleri arasında yer almaktadır.
ANI DEĞERİ
Yapı yapıldığı yıllardan bu yana, çeşitli kullanımlara tahsis
edilmiştir. Irak Sefareti olarak hizmet vermesi, 1950’li yıllardan
itibaren Ankara’nın önemli lokantalarından biri olması yapının
Ankara’nın kentsel yaşamında önemli rol üstlenmiş olduğunu
göstermektedir.
Yapı, erken cumhuriyet dönemi mimarlığının özgün bir örneği olduğu
için, olabildiğince o dönemin tasarım anlayışı ve biçimlenmesinin
özelliklerini taşımaktadır.
Yapılan araştırmalar sonucu elde edilen verilerin niteliği, yapının
ilk yapıldığı döneme dönülmesine olanak sağlamamaktadır.
Yapıya çeşitli dönemlerde getirilen müdahaleler ayrıştırdığında,
bunların bir bölümünün yapıya değer kattığı, yapıyla uyumlu olduğu
ve bu nedenle korunmaları gerektiği görülmüştür. Buna karşı kimi
müdahaleler, yapının mimari kimliğini olumsuz etkilemekte ve yapının
okunmasını engellemektedir. Bu nedenle, dönem müdahalelerinin bir
bölümü korunmuş bir bölümü ise tümüyle kaldırılmıştır.
Yapının bugün mevcut olmayan bölümlerinin yeniden oluşturulmasında,
yeni işlevin gerektirdiği durumlarda, çağdaş teknik malzemenin
kullanılmasından kaçınmamıştır.