TBMM

İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU BAŞKANLIĞI

BASIN BİLDİRİSİ

 

Dünya ve ülke gündemine oturan, ABD’nin Irak’a askeri müdahale yapma olasılığı karşısında, hangi gerekçe ile olursa olsun;

Savaşa hayır diyoruz,

Türkiye’nin savaşa girmesine hayır diyoruz.

Türkiye’nin bu savaşın cephesi veya karargahı haline getirilmesine hayır diyoruz.

Çünkü savaş,

İnsanlık suçudur.

En ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir süreçtir.

Köklü düşmanlıkların tohumlarının ekildiği, masum insanların, çocukların, kadınların, yaşama haklarının elinden alındığı, insanların toprağından koparılıp mülteci edildiği ve barışın katledildiği bir karanlıktır.

Bu karanlığa mahkum olmak istemiyoruz.

Bir tarafta kitle imha silahlarının varlığı savaş sebebi sayılırken, diğer tarafta savaşta kullanılacak silahların kitleler ve çevre üzerinde yıllarca sürecek kalıcı ve olumsuz etkisini göz ardı edemeyiz.

ABD,askeri harekatın gerekçesi olarak Irak’ın beyan etmediği kitle imha silahlarına sahip olduğunu ve bu durumun kendi güvenliğini tehdit ettiğini söylemektedir.

Birleşmiş Milletler silah denetçileri, uluslar arası anlaşmalar gereği Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna dair henüz rapor vermemişlerdir.

Askeri müdahale için Birleşmiş Milletler kararı verilmemiştir.

Yasal zemin olmadan, kendi halkının güvenliğinin tehdit edildiği varsayımına dayanarak başka halkın insanlarının ölümüne neden olmak bir yandan uluslar arası hukuk kurallarının ihlali, diğer yandan da kabul edilemez bir insan hakları ihlalidir.

Saddam rejiminin Halep’çe katliamında binlerce insanı katlettiği ve halkına acı çektirdiği açıktır. Hepimizin karşı olduğu ve kınadığı bu durum Irak’a askeri müdahale sebebi olamayacağı gibi, Saddam’ı Saddam yapanların yine Batı Dünyasında olduğu unutulmamalıdır.

Türkiye bu savaşa taraf olmamalıdır.

Irak’ın toprak bütünlüğü korunmalıdır.

Türkiye’nin bu savaştaki endişesi,uğrayacağı maddi zararlar değil, yıllardır ambargo adı altında temel gıda ve sağlık yardımlarından yoksun olarak yaşamak durumunda kalan masum çocukların ve kadınların savaş nedeniyle yaşamlarını kaybetmeleri veya daha olumsuz koşullarda yaşamak zorunda kalmaları olmalıdır.

Bu nedenle Türkiye bu savaşın önlenmesi için her türlü çabayı ve kararlılığı göstererek sorunu diplomatik yollarla çözmelidir.

Dünya tarihinde yapılan savaşları birileri kazanmıştır. Ancak tüm savaşların tek mağlubu vardır,

İnsanlık...

“Yurtta sulh, Dünyada sulh” ilkesinin temsilcileri olarak, tüm Türkiye ve Dünya kamuoyunu bu savaşın önlenmesi ve barışın korunması için göreve çağırıyoruz.