TBMM Dilekçe Komisyonu

Basın Duyurusu

 

20 Haziran 2008

 

Dilekçe Komisyonu, 22 inci Dönemde başlattığı hızlı çalışma temposunu, 23 üncü Dönemde de arttırarak sürdürmektedir. Bu doğrultuda Komisyonumuz, daha etkin ve verimli çalışabilmek için bir takım öneriler ortaya koymakta, bu çerçevede çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Dilekçe Komisyonu vatandaşla kendisini temsil eden milletvekilleri arasında adeta bağ görevi görmektedir. Bu görevini etkinleştirmek için ve elindeki olanakları daha verimli kılmak üzere de etkili adımlar atmaktadır.

 

Komisyona 23. Dönemin başından 17 Haziran 2008 tarihine kadar 1846 adet dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuruların tamamı Başkanlık Divanınca incelenerek ilgili kurumlara havale işlemleri gerçekleştirilmiştir. 22. Dönemden devir olan 386 dilekçe ile Komisyonumuzda işlem gören dilekçe sayısı 2232 adete ulaşmıştır.

 

Komisyon karar olan dilekçeleri vatandaşlara daha çabuk ulaştırmak için çok seri bir biçimde Başkanlık Divanı Karar Cetveli hazırlamaktadır. Şimdiye kadar altı karar cetveli hazırlanarak milletvekillerine dağıtılmıştır. 234 karardan oluşan Yedinci Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanı Karar Cetvelinin ise hazırlıkları sürmektedir.

 

Bu dönem Komisyona yapılan başvuruların daha ayrıntılı istatistik bilgileri hazırlanmaktadır. Buna göre dönem başından bugüne kadar yapılan 1846 adet başvurunun 281 adedi bayanlar tarafından verilmiştir.  Sivil Toplum Kuruluşlarından ve altına toplu imza atılarak verilen dilekçe sayısı ise 56 adettir.

 

Dilekçelerin Bakanlıklara göre dağılımda ilk beş sırayı, sırasıyla İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Bakanlıkları, Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı almaktadır. Başvuruların illere göre dağılımına bakıldığında ise en fazla dilekçe gelen ilk beş il, İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Antalya şeklinde sıralanmaktadır.

 

Yine bugüne kadar yapılan başvurular içerisinde % 16 ile sosyal güvenlik sorunları, % 14 ile kurumlardan şikayet, % 13 ile personel işlemlerinden kaynaklanan istekler % 6’şar oranlar ile kültür ve eğitim konularındaki istekler, iş talebi, - kamulaştırma, tapu, kadastro, imar, arazi mağduriyetleri ve adalet ve güvenlik sorunları izlemektedir.

 

Dilekçe Komisyonuna bu yasama yılı içerisinde yurt dışından yapılan başvuru sayısı 18 olmakla birlikte çoğunluğu Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları tarafından yapılmıştır.

 

Komisyonumuz, dönem başından bugüne kadar 4 Genel Kurul Toplantısı ve 8 Başkanlık Divanı Toplantısı gerçekleştirmiştir.

 

 

 

 

 

 

Gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantılarında önemli bazı konular görüşülerek sonuçlandırılmıştır. Bu toplantılarda geçen dönem TBMM Genel Kurul Gündemine alınan ancak görüşülmeyen iki Komisyon Raporu ile yine geçen dönem verilen ancak TBMM Genel Kurulu’nda görüşülemeyen “İç Tüzük Değişiklik Teklifi”nin yeniden TBMM Genel Kuruluna indirilip indirilmeme konuları görüşülmüştür.

 

 Buna göre, “Belediye imar planlarında okul sahası olarak ayrılan gayrımenkulleri hakkında, ilgili idare makamları tarafından yasal süresinde kamulaştırma veya imar planında revizyon işlemi yapılmadığı için mülkiyet haklarının Anayasaya aykırı olarak sınırlandığı” iddiasını içeren dilekçeler hakkında düzenlenen Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Kararı ile TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesini içeren Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Raporunun yeniden araştırılarak incelenmesi için bir Alt Komisyon kurulması kararlaştırılmıştır. Kurulan Alt Komisyona, Mardin Milletvekili Mehmet Halit Demir, Muş Milletvekili Seracettin Karayağız ve Aydın Milletvekili Recep Taner  seçilmiş olup, alt komisyonun çalışmaları devam etmektedir.

 

Genel Kurul Toplantısında ele alınan diğer  konuda ise,

 

“Bazı televizyon kanallarında yayınlanan programların Türk aile yapısını, çocukların ve gençlerin psikolojik gelişimini olumsuz etkilediği ve ilgili idare makamları tarafından bu programların yayınının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmadığı” iddialarını içeren dilekçeler hakkındaki Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Kararı doğrultusunda hazırlanan Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Raporunun, TBMM Genel Kurul Gündemine indirilip indirilmemesi hakkında yapılan görüşmeler sonucunda ise, ilgili idarenin Komisyon Kararı doğrultusunda gereken adımları attığının tespit edildiği, bu nedenle konunun yeniden TBMM Genel Kuruluna indirilmesine gerek olmadığı yönünde görüş birliğine varılmıştır.

 

            Ayrıca, geçen dönem TBMM’ye sunularak TBMM Genel Kurul Gündemine indirilen, ancak, dönem sonu nedeniyle hayata geçirilemeyen ‘İç Tüzük Değişikliği Teklifi’ de düzenlediğimiz Komisyon Genel Kurul Toplantısında ele alındı. Dilekçe Komisyonuna, denetim komisyonunun en önemli fonksiyonlarından birisi olan “yerinde inceleme” ve gerektiği hallerde “Kanun Teklifi verme” yetkisi  getirecek olan teklifin, yeniden TBMM Başkanlığına sunulması kararlaştırıldı. Teklif şu anda Anayasa Komisyonu gündeminde bulunmaktadır.

 

            Yine birçok vatandaşı ilgilendiren önemli bir konu da Genel Kurul Toplantısında ele alınarak karara bağlanmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu hükümlerine göre kapalı teklif usulü ile Ankara ili, Mamak ilçesi, General Zeki Doğan mahallesinde bulunan mülkiyeti hazineye ait olup, satışı yapılan gayrimenkullerin tapularının verilmediğinden dolayı mağdur olan bazı vatandaşların, bu sorunu ilgili kurum yetkililerinin de katılımıyla gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı sonucunda karara bağlanmıştır. Bu toplantıda alınan kararın gereği ilgili kurumlar tarafından yerine getirilerek vatandaşların mağduriyeti giderilmiştir.

 

            Görüldüğü üzere Dilekçe Komisyonu çok verimli bir yasama yılı geçirmektedir. Önemli konuları düzenlediği toplantılarda, tüm ilgililerin ve basının da katılımıyla ele almış, sorunları enine boyuna görüşerek sonuca ulaştırmıştır.

 

Bu dönem hayata geçirdiğimiz başvuru konularının ayrıntılı istatistiği, Türkiye’nin sosyal durumunu ortaya koyması bakımından temel veri oluşturacak niteliktedir.. Bu istatistik bilgilerde, başvuruda bulunanların cinsiyetinden tutun da hangi ilden ne kadar başvuru yapıldığını görmek mümkün bulunmaktadır. Yapılan başvurularda, aile içi şiddete uğrayanların sayısı, kadınların karşılaştıkları sorunlar ve buna benzer Türkiye’nin gündeminde güncelliğini koruyan konuların oranları görülebilmektedir. Bu veriler yapılacak araştırmalara temel bilgi vermesi bakımından da önemli katkı sağlayacaktır.