ÖNERGE METİNLERİ
| 10/6 |
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi |
| 10/19 |
Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş ve 35 Milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| 10/36 |
Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ve 30 Milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| 10/39 |
Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve 23 Milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| 10/41 |
İstanbul Milletvekili Halide İncekara ve 2 Milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığının toplum üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| 10/51 |
Bitlis Milletvekili Vahit Kiler ve 23 Milletvekilinin, uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlılığı ile kaçakçılığının nedenlerinin, ulaştığı boyutların, sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| 10/103 |
Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 26 Milletvekilinin, uyuşturucuyla mücadelede yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. |
| İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/6) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Uyuşturucu üretimi, ticareti ve kullanımı tüm dünya gençliğinin yaşamını tehdit eden, hatta çoğu zaman sona erdiren bir sorun olmaya devam etmektedir. Üretimi ve satışı tüm ülkelerde kısıtlanmış ve hatta yasaklanmış olmasına karşın, bu maddelerin illegal yollardan üretimi ve satışı engellenememiş ve dünya gençliğini zehirlemesinin önüne geçilememiştir. Ülkemizde de durum aynıdır. Uyuşturucu madde bağımlığı, sadece gençlerimiz arasında değil, ilköğretim çağındaki çocuklarımız arasında da yaygınlaşmaya başlamıştır. Macera arayışları, arkadaş çevreleri, eğitimsizlik ve sosyo-ekonomik nedenler yanında, uyuşturucu maddelere ulaşmanın ve elde etmenin kolaylığı da gençlerimizi ve çocuklarımızı bu bataklığın içine çekmektedir. Son yıllarda işlenen suç oranlarının olağan üstü artmasında, uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasının katkısı inkâr edilemez. Zira uyuşturucunun, başka suçların tetikleyicisi olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda, uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığının terör örgütleri için önemli bir finans kaynağı olduğu da unutulmamalıdır. Devlet tüm yurttaşlarını her türlü olumsuzluklardan korumak zorundadır. Asli görevlerinden biri de budur. Nitekim Anayasanın 58/2 maddesi bu yükümlülüğü belirtmektedir. Ancak, bir çığ gibi büyüyerek üstümüze gelen, çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirleyen, toplumu çürüten bu illete karşı, Devletin görevlerini tam olarak yerine getirdiği söylenemez. Türkiye birkaç yıl öncesine kadar, uyuşturucu kaçakçılığı ve sevkiyatında sadece transit ülke iken, artık aynı zamanda önemli bir üretici ülke de olmuştur. Dolayısıyla Türkiye bu özelliği nedeniyle uyuşturucudan en fazla zarar gören ve olumsuz etkilenen ülkeler arasındadır. Alınan polisiye önlemlere karşın, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığı ve sevkiyatında, neden ve nasıl dünyanın önemli bir transit ülkesi olduğu ve buna ilaveten aynı zamanda neden ve nasıl önemli bir üretici ülke hâline de geldiği ve uyuşturucu kullanımının çocuklarımız ve gençlerimiz arasında yaygınlaşmasının nedeni, TBMM tarafından ele alınarak, enine boyuna araştırılmalı ve önlemleri de tespit edilmelidir. Aileler ve tüm kamuoyu, çocuklarının geleceğinden endişelidir. Zira sorun ihmal edilemez ve ertelenemez duruma gelmiştir. Sonuç olarak: Uyuşturucunun ülkemize hangi yollardan ve nasıl transit giriş-çıkış yaptığı, buna neden engel olunamadığı; son yıllarda Türkiye'nin neden önemli bir üretici ülke hâline de geldiği; çocuklarımız ve gençlerimiz arasında uyuşturucu kullanımının neden ve nasıl yaygınlaştığının tespiti ile alınması gereken önlemler hakkında Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını talep ederiz. 1- Ahmet Ersin (İzmir)
2- Malik Ecder Özdemir (Sivas)
3- Fatma Nur Serter (İstanbul)
4- Eşref Karaibrahim (Giresun)
5- Tekin Bingöl (Ankara)
6- Esfender Korkmaz (İstanbul)
7- Hikmet Erenkaya (Kocaeli)
8- Hakkı Suha Okay (Ankara)
9- Şahin Mengü (Manisa)
10- Şevket Köse (Adıyaman)
11- Hüseyin Ünsal (Amasya)
12- Özlem Çerçioğlu (Aydın)
13- Tacidar Seyhan (Adana)
14- Mevlüt Coşkuner (Isparta)
15- Rıza Yalçınkaya (Bartın)
16- Gökhan Durgun (Hatay)
17- Engin Altay (Sinop)
18- Canan Arıtman (İzmir)
19- Cevdet Selvi (Kocaeli)
20- Zekeriya Akıncı (Ankara)
21- Selçuk Ayhan (İzmir) |
|
Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş ve 35 Milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/19) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Eğitim, çocuklarımızın, gençlerimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim alması devletin görevi olduğu kadar, bireylerin de yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur. Okullarımızda yaşanan şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı gibi ciddi tehlikelerin nedenlerinin araştırılması, bu olayların önlenmesi için gereken önlemlerin alınması, bu konuda doğru eğitim politikalarının oluşturulması amacıyla, Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
1) Yılmaz Ateş (Ankara)
2) Şevket Köse (Adıyaman)
3) Ensar Öğüt (Ardahan)
4) Kemal Demirel (Bursa)
5) Hulusi Güvel (Adana)
6) Yaşar Tüzün (Bilecik)
7) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
8) Ali Rıza Öztürk (Mersin )
9) Tayfur Süner (Antalya)
10) İsa Gök (Mersin)
11) Halil Ünlütepe (Afyonkarahisar)
12) Bülent Baratalı (İzmir)
13) Abdulaziz Yazar (Hatay)
14) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)
15) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
16) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)
17) Erol Tınastepe (Erzincan)
18) Bihlun Tamaylıgil (İstanbul)
19) Tekin Bingöl (Ankara)
20) Çetin Soysal (İstanbul)
21) Fuat Çay (Hatay)
22) Turgut Dibek (Kırklareli)
23) Bilgin Paçarız (Edirne)
24) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
25) Ali Koçal (Zonguldak)
26) Nevin Gaye Erbatur (Adana)
27) Vahap Seçer (Mersin)
28) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
29) Nesrin Baytok (Ankara)
30) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)
31) Gürol Ergin (Muğla)
32) Fevzi Topuz (Muğla)
33) Ali Oksal (Mersin)
34) Necla Arat (İstanbul)
35) Abdurrezzak Erten (İzmir)
36) Mehmet Ali Susam (İzmir)
Gerekçe Okullarımızda yaşanan şiddet olayları ve madde bağımlılığı her geçen yıl biraz daha artmaktadır. Daha küçük yaşta ve daha fazla öğrenci madde bağımlısı durumuna düşmektedir Okullarda ve okul önlerinde yaşanan bu olaylar öğretmenleri, velileri ve öğrencileri derinden etkilemektedir. Bu durum, eğitim ve öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemekte, gençlerimizi ve ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. Okullarımızda meydana gelen şiddet olayları ve madde bağımlılığındaki artışının pek çok nedeni bulunmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksullaşma, göç nedeniyle başta büyük kentler olmak üzere çeşitli yerleşim birimlerinde oluşan kontrolsüz yapılaşma bunların nedenlerinden bazılarıdır. Bununla beraber mafya benzeri grupların sayısındaki artış. işsizlik, gelecek kaygısı, kültürel yozlaşma ve yabancılaşma; yazılı basının ve görsel medyanın şiddet unsurları içeren programları diğer sebepler olarak gösterilebilir. Sorunu çözmek, günü birlik müdahalelerle değil, uzun vadeli eğitim politikalarıyla mümkündür. Sosyal devletin zayıflatılması, eğitim bir meta haline getirilmesi, milli gelirden eğitime ayrılan payın yetersizliği gibi nedenler sorunun giderek yaygınlaşmasına ve içinden çıkılmaz bir boyuta sürüklenmesine neden olmaktadır. Yeni bir öğretim yılına girerken okullarımızda ortaya çıkacak şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılması, bu olayların önlenmesi için gereken önlemlerin alınması, konuyla ilgili olarak doğru eğitim politikaların oluşturulması ülkemizin geleceği açısından yaşamsal önemdedir. |
| Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ve 30 Milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/36) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Dünyada çağımızın çok önemli sorunlarından biri olarak kabul edilen ve insanların beden ve ruh sağlığını bozarak, geniş toplum kesimlerinin hem bugününü hem de geleceklerini tehdit eden uyuşturucu kullanımı ile birçok devletin dirlik ve düzenini olumsuz yönde etkileyen uyuşturucu ticaretinin, dünya ölçeğinde de dikkate alınarak; Toplumumuz ve özellikle gençlerimiz üzerindeki olumsuzluklarının tespiti ve bunların engellenmesi amacıyla, Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Araştırma Komisyonu kurularak, anılan konunun etraflıca İncelenmesi hususunda gereğini saygılarımla arz ederim. 1) Ahmet Gökhan Sarıçam (Kırklareli)
2) Kayhan Türkmenoğlu (Van)
3) Fehmi Hüsrev Kutlu (Adıyaman)
4) Sedat Kızılcıklı (Bursa)
5) Fatih Arıkan (Kahramanmaraş)
6) Sami Güçlü (Konya)
7) Şükrü Ayalan (Tokat)
8) Fikri Işık (Kocaeli)
9) Polat Türkmen (Zonguldak)
10) Durdu Mehmet Kastal (Osmaniye)
11) Mehmet Çerçi (Manisa)
12) Mehmet Yaşar Öztürk (Yozgat)
13) Hüseyin Besli (İstanbul)
14) Enver Yılmaz (Ordu)
15) Metin Yılmaz (Bolu)
16) Zeyid Aslan (Tokat)
17) Mehmet Daniş (Çanakkale)
18) Müjdat Kuşku (Çanakkale
19) Metin Kaşıkoğlu (Düzce)
20) Mevlüt Akgün (Karaman)
21) Ali Osman Sali (Balıkesir)
22) Fetani Battal (Bayburt)
23) Turan Kıratlı (Kırıkkale)
24) Mehmet Beyazıt Denizolgun (İstanbul)
25) Özlem Piltanoğlu Türköne (İstanbul)
26) Osman Gazi Yağmurdereli (İstanbul)
27) Cüneyt Yüksel (Mardin)
28) Canan Kalsın (İstanbul)
29) Mehmet Hanifi Alır (Ağrı)
30) Çağla Aktemur Özyavuz (Şanlıurfa)
31) Ömer Dinçer (İstanbul) Gerekçe: Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir. Uyuşturucu maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz; A- Afyon ve türevleri B- Kenevir ve türevleri C- Uyarıcılar D- Sentetikler E- Sakinleştiriciler Uyuşturucu maddeler kavramı, geniş bir açıdan ele alındığı zaman, insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren uyuşturucu maddelerin keyif verici, ağrı giderici, hastalıkları iyileştirici olarak kullanıldığı bilinmektedir. Uyuşturucular, yapımı bakımından, gerek suni, gerekse tabii olsun, bünyelerinde içerdikleri kimyasallar bakımından, kötü amaçlı kullanılması halinde, canlıların organizmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Bilindiği üzere, illegal uyuşturucu maddeler kullanıcıyı, ruhsal ve bedensel bakımdan bağımlı kılmakta, kullanıcının akıl ve muhakeme yeteneğini harap etmektedir. Örneğin, uyuşturucu madde kullanıcısı, önceleri belirli bir ölçekte uyuşturucu madde kullanırken, zamanla miktarını artırmak ihtiyacını hisseder. Çünkü bağımlının vücut hücreleri, faaliyetinin sağlıklı hareket etmesi için anılan maddeye şiddetli bir eğilim duyar. Uyuşturucular vücutta zehirlenme meydana getirirler. Bağımlı, belirli bir zaman diliminde maddeyi temin edemezse, psikolojik açıdan gerginlik ve sinir sisteminin dumura uğraması, halüsinasyon, gibi aksaklıklar yaşamakla birlikte, yanlış algı yüzünden, ölümcül iş ve trafik kazalarına, sebep olmaktadır. Bedensel açıdan, vücudun çeşitli yerlerinde kramplar, üşüme, kusma, terleme, eklem ağrıları, halsizlik ve uyku bozukluğu, bulantı, esneme, burun ve gözlerin akması, dikkat ve hafıza eksikliği, tansiyon hareketinin bozulması gibi zaaflar yaşatmaktadır. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ile Mücadele Kurumu'nun hazırladığı 2005 Dünya Uyuşturucu Raporunda; uyuşturucu kullananların sayısının her yıl yüzde sekiz oranında arttığı, bu artışın da büyük oranda esrar tüketiminden kaynaklandığı, sentetik uyuşturucu kullanımında azalma olmakla birlikte, 300 milyar dolardan fazla hacme sahip olan Dünya uyuşturucu ticaretinin birçok ülkenin ekonomisinden daha geniş olduğu vurgulanmıştır. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve İlgili Suçlar Dairesi (UNODC) tarafından Cenevre'de açıklanan 27 Haziran 2007 tarihli raporda da, dünyanın en büyük uyuşturucu sağlayıcılarının Afganistan'ın güneyi, Güneybatı Kolombiya ve Doğu Myanmar gibi merkezi otoritenin dışındaki bölgeler olduğuna yer verilirken, Afganistan'dan gelen eroinin, PKK terör örgütü tarafından Yunanistan, İtalya ve Romanya üzerinden Avrupa ülkelerine taşındığı ve örgüt mensupları tarafından satılarak, önemli miktarda finansman sağlandığına dikkat çekilmiştir. Raporun Türkiye bölümünde yer alan belgelere göre, geçen yıl Türkiye'nin 25 Avrupa ülkesinin yakaladığı eroin miktarına denk gelen oranda eroin ele geçirdiği belirtilerek, 2006 yılında Türkiye'nin yaklaşık 9 bin kilogram eroin yakalayarak, büyük bir başarının altına imza attığına dikkat çekilmiştir. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Mali Eylem Görev Grubu tarafından 7 Mayıs 2007' de yayınlanan 'Uyuşturucu Raporu'nda da, PKK'nın, gelirinin büyük bölümünü uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, kara para aklama, haraç gibi organize suç faaliyetlerinden elde ettiği belirtilerek, son dönemde Türkiye'de tırmanan terör eylemleri ile birlikte örgütün Avrupa ülkelerinde organize suç faaliyetlerini de yoğunlaştırdığı vurgulanmıştı. EUROPOL tarafından Avrupa Birliği ülkelerinin İçişleri Bakanlarına sunulan benzer bir raporda ise, Avrupa için en ciddi tehlikeyi uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, yasa dışı göç ve sahte para basımının oluşturduğu vurgulanarak, PKK'nın en tehlikeli mafya yapılanması olduğuna dikkat çekilmişti. Yurdumuzdaki uyuşturucu kullanımına yönelik tespitler yapılması amacıyla, değişik zamanlarda çeşitli gönüllü kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin yaptığı araştırmalara dayanılarak medya organlarında yer alan haberlerde; uyuşturucu, sigara ve alkol kullanımının 10 yaşına kadar düştüğü gibi çarpıcı tespitler bulunmakta, aile bağları sağlam olan gençlerin uyuşturucuya ihtiyaç duymadığı değerlendirmeleri yapılmaktadır. Bütün bu ön bilgiler dikkate alınarak, öncelikle çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği olmak üzere toplum sağlığımız için neler yapılması gerektiği hususlarının tespiti ve bu tespitlerin toplum kesimlerinde bilinç uyandırması ve gerekli önlemlerin alınabilmesi için, bununla bağlantılı olarak da uyuşturucu ticaretini elinde tutan odakların Türkiye üzerindeki kirli emellerine ulaşmada sağladıkları finans kaynaklarının çok ciddi bir şekilde araştırılıp, bunların engellenmesi amacıyla her türlü önlemin alınması için, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir "Araştırma Komisyonu" kurulması gerekmektedir. |
| Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve 23 Milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/39) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Madde bağımlılığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de başta gençler arasında olmak üzere herkesi etkileyebilen biyolojik, ruhsal ve sosyal boyutları olan bir sağlık sorunudur ve son yıllarda giderek artmaktadır. Ülkemizde lise öğrencilerinin % 19.2'si sigara ve alkol, % 5.7'si sigara ve uyuşturucu, % 5.6'sı alkol ve uyuşturucu ve % 4.9'u sigara, alkol ve uyuşturucu maddenin üçünü birden kullanmaktadırlar. 1. Madde bağımlılığının boyutlarına yönelik durum tespiti yapmak, 2. Madde bağımlılığının önlenmesine yönelik uygulama metotlarını ortaya koymak, 3. Başta gençlerimiz olmak üzere toplumumuzun madde bağımlılığı ile mücadele konusunda bilinçlenmesini sağlamak, 4. Sağlıklı toplum hedefinde tüm tarafları harekete geçirmek, 5. Aile içi iletişimi artırıp, bu iletişimi canlı tutarak sorunun çözümüne anne ve babaların katılımını sağlamak, 6. Gençleri madde bağımlılığından uzak tutmanın yollarını göstermek ve sağlık bilinci gelişmiş toplumsal bir altyapı hazırlamak amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Araştırma Komisyonunun kurulmasını arz ve teklif ederiz. 1) Necdet Ünüvar (Adana)
2) Ayhan Sefer Üstün (Sakarya)
3) Agâh Kafkas (Çorum)
4) Mithat Ekici (Denizli)
5) Selma Aliye Kavaf (Denizli)
6) Hamza Yerlikaya (Sivas)
7) Murat Yıldırım (Çorum)
8) Cahit Bağcı (Çorum)
9) Fatma Salman Kotan (Ağrı)
10) Hasan Ali Çelik (Sakarya)
11) Abdülkadir Aksu (İstanbul)
12) Ayşe Türkmenoğlu (Konya)
13) Alev Dedegil (İstanbul)
14) Mustafa Ataş (İstanbul)
15) Ali Öztürk (Konya)
16) Rüstem Zeydan (Hakkâri)
17) İsmail Bilen (Manisa)
18) Hüsnü Ordu (Kütahya)
19) Harun Tüfekci (Konya)
20) Mehmet Daniş (Çanakkale)
21) Polat Türkmen (Zonguldak)
22) Zekeriya Aslan (Afyonkarahisar)
23) Ali Küçükaydın (Adana)
24 Ahmet Koca (Afyonkarahisar) Gerekçe: Madde Bağımlılığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de başta gençler olmak üzere herkesi etkileyebilen biyolojik, ruhsal ve sosyal boyutları olan bir sağlık sorunudur. Bu sorun özellikle kentsel nüfusun artışı ve kente gelen gençlere madde kullanımına hayır diyebilecekleri ve onları spor ve kültürel etkinliklere yönlendirecek uygun imkânların sağlanamaması nedeniyle son yıllarda artmaktadır. Madde bağımlılığı sahte iyi oluş hali veren bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan bedensel, ruhsal ve sosyal sorunlara rağmen madde alınımının devam etmesi ve madde alma isteğinin durdurulamaması durumudur. Bağımlılık, kullanılan maddenin özelliklerine göre değişen bir süreç sonucunda ortaya çıkar. Madde kullananların yaklaşık % 75'i, 20 yaşından önce madde kullanmaya başlamaktadırlar. Ülkemizde değişik bölge ve kentlerde yapılan çalışmalarda; . ilköğretim öğrencileri arasında yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullananların oranının yüzde 16,1 olduğu saptanmıştır. Bu oran alkol için yüzde 15,4, uçucu ve uyuşturucu maddeler için yüzde 1,7'dir. . Ortaöğretimde yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullanımı yüzde 55,9, alkol kullanımı yüzde 45, esrar kullanımı yüzde 4, uçucu madde kullanımı yüzde 5,1, eroin ve ekstazi kullanım yaygınlığı yüzde 2.5'tir. Özel okulda okuyanlarda madde kullanım riski devlet okulunda okuyanlara göre daha yüksek bulunmuştur. . Ortaöğretim kurumlarına devam eden 15-16 yaş grubundaki öğrencilerin yaklaşık yarısı tütün ve alkol deneyimleri olduğu-nu ifade etmiştir. Esrar kullanımı yüzde 4, uçucu maddeler için yüzde 4, anabolik steroidler için yüzde 3, sakinleştiriciler için yüzde 3 ve ekstazi için yüzde 2'dir. Hâlen kullanım ise tütün için yüzde 18, alkol için yüzde 20, uçucu madde için yüzde 2 ve diğer maddeler için yüzde 1'dir. . Ortaöğretim kurumlarına devam eden gençlerin hâlen sigara kullanma yüzdeleri 15,6 (Erkeklerde yüzde 21,8 ve kızlarda yüzde 7,5), son bir ayda en az bir defa alkollü içki içme yüzdesi 16,5 (erkeklerde yüzde 31,5 ve kızlarda yüzde 10,6) ve son üç ay içinde uyuşturucu/uyarıcı madde kullanma yüzdesi 2,9 (erkeklerde yüzde 4,3 ve kızlarda yüzde 1,0) olarak bulunmuştur. . Lise ikinci sınıf öğrencisinden yüzde 2,5'i yaşam boyu en az bir defa ekstazi kullandığını belirtmiştir. Bu araştırmada ilk olarak ekstazi kullanma yaşı 13,4±1,9 olarak bulunmuştur. . Üniversitelerin birinci sınıf öğrencileri arasında yapılan bir çalışmada en az bir defa sigara kullanma yüzde 57,8 ve hâlen kullanma yüzde 22,5; en az bir defa alkol içme yüzde 47,2 ve hâlen içme yüzde 22,9 ve madde kullanmayı deneme yüzde 3 ve hâlen kullanma yüzde 0,6'dır. . Ceza infaz kurumlarında kalan çocukların hayatının bir döneminde sigara kullanma yüzdesi 40,2, alkollü içki içme yüzdesi 4,1, tiner/bali/uhu gibi uçucu maddeler kullanma yüzdesi 3,3, uyuşturucu/keyif verici madde kullanma yüzdesi 7,9, sigara, alkol, uçucu madde ve/veya uyuşturucu maddelerden iki veya daha fazlasını kullanma yüzdesi 32,3 ve hiç birini kullanmadığını belirtme ise yüzde 12,1'dir. Bu verilerle, Türkiye'de madde kullanım eğilimleri açısından; gençler önemli bir risk grubunu oluşturmaktadır. Bu nedenle gençlerin madde kullanımı davranışlarını önleme ve koruma açısından bütüncül bakış ve ele alış gerekmektedir. Madde kullanımı, ortaya çıkardığı sonuçlar nedeniyle sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp başta yakın çevresi olmak üzere toplumun bütün kesimlerine değişik biçimlerde yansıyarak ülkemizin önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Çocuklarımızı madde kullanımından korumak ancak onları sorumluluklarının bilincinde olan, sorunlarına çözüm getirebilen, özgüven ve bağımsızlık duyguları gelişmiş bireyler olarak yetiştirmemize bağlıdır. |
| İstanbul Milletvekili Halide İncekara ve 22 Milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığının toplum üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/41) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İnsanların çağlar boyunca üzerinde anlaştığı en önemli konu, çocukların, toplumların geleceği olduğu gerçeğidir. Fakat bu gerçek, dünyada önlenemez şekilde varlığını devam ettiren uyuşturucu madde kullanımıyla tehlikeye girmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yirminci asrın son yarısından itibaren uyuşturucu madde kullanım oranı giderek artmış, bununla birlikte uyuşturucu kullanma yaşı da gittikçe düşmüştür. Evrensel bir sorun olan madde bağımlılığı, sorunlu aile yapısı, bireyin yalnızlaşması, arkadaş ve çevre faktörlerinin olumsuz yansıması ve dünyadaki artışın paralelinde, ülkemizde de varlığını yıllardan beri sürdürürken, bununla yapılan kararlı mücadele artarak devam etmektedir. Gençliğimizi tehdit eden bu sorunun köklü çözümü ise bireysel çabaların yanında iktidar ve muhalefet partilerinin ortak çalışmalarıyla birlikte, okul-aile işbirliği ve tüm sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle gerçekleştirilebilecektir. Uyuşturucunun gençler, aileler ve toplum üzerindeki etkilerinin araştırılıp, konuyla ilgili gerekli tedbirlerin alınıp uygulanması amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 1- Halide İncekara (İstanbul)
2- Ayhan Sefer Üstün (Sakarya)
3- Selma Aliye Kavaf (Denizli)
4- Mithat Ekici (Denizli)
5- Mustafa Ataş (İstanbul)
6- Murat Yıldırım (Çorum)
7- Agâh Kafkas (Çorum)
8- Ahmet Koca (Afyonkarahisar)
9- Fatma Salman Kotan (Ağrı)
10- Hasan Ali Çelik (Sakarya)
11- Abdülkadir Aksu (İstanbul)
12- Hamza Yerlikaya (Sivas)
13- Ayşe Türkmenoğlu (Konya)
14- Alev Dedegil (İstanbul)
15- Rüstem Zeydan (Hakkâri)
16- Ali Öztürk (Konya)
17- Hüsnü Ordu (Kütahya)
18- İsmail Bilen (Manisa)
19- Harun Tüfekci (Konya)
20- Polat Türkmen (Zonguldak)
21- Mehmet Daniş (Çanakkale)
22- Zekeriya Aslan (Afyonkarahisar)
23- Ali Küçükaydın (Adana) Gerekçe: BM Uyuşturucu Kontrol Programı'nın (UNDCP) tahminlerine göre, dünyada 180 milyon uyuşturucu bağımlısı bulunmakta, bunların 144 milyonu esrar kullanmaktadır. Avrupa'da uyuşturucunun en az kullanıldığı ülkeler arasında yer almamıza rağmen, yapılan araştırmalar ve uzmanların yorumları, uyuşturucu kullanma oranının dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yirmi yılda arttığını ortaya koymaktadır. Dünyadaki ve ülkemizdeki artış, devletimizin uyuşturucuyla mücadelesindeki kararlılığını da arttırmıştır. 2007 yılı itibariyle ülkemizde 8 ilde özel ve kamuya ait 15 adet madde bağımlılığı tedavi merkezi bulunmaktadır. Amatem'den alınan verilere göre, 2006 yılında toplam 2.853 madde bağımlılığı tedavisi başvurusu olmuştur. Daha önce tedavi görenlerin % 50'si son 8 ay içerisinde, % 68'i 12 ay içerisinde, % 85'i ise 24 ay içerisinde daha önceden tedavi gördüklerini belirtmişlerdir. Yaşam biçimine bakıldığında, hastaların % 89'unun ebeveynleriyle yaşadıkları belirlenmiştir. Fakat aileler bu durumu ancak iki yıl sonra öğrenmektedirler. Başvuranların % 28,2'sinin düzenli işi varken % 53,1'inin işsiz olduğu saptanmıştır. Bu kişilerin % 40'ı eroin, % 36,7'si esrar, % 10,3'ü (tiner ve bali gibi) uçucu maddeler ve % 3,8'i extacy nedeniyle başvurmuşlardır. Uyuşturucuya başlama yaşının ülkemizde son beş yılda ağırlıklı olarak 12 yaşına kadar düştüğü gözlenmektedir. Uyuşturucu madde kullanımının temel sebepleri ise bilgisizlik, özenti, merak, bozuk çevre, sağlıksız bir aile ve manevi boşluk olarak gösterilmektedir. Uyuşturucu madde tüketiminin aynı zamanda terör örgütlerinin de parasal kaynağını oluşturduğu bilinen bir gerçektir. İçişleri Bakanlığı Araştırma Ve Etütleri Merkezi'nden elde edilen bilgiye göre, 2002 ve 2006 yılları arasında Türkiye'de yapılan operasyonlarda terör örgütü PKK'nın uyuşturucu kaçakçılığı yapmaya devam ettiği ortaya çıkmıştır. Yapılan tahkikatlar ve alınan bilgilerle PKK'dan başka ASALA, TKPL/ML ve DHKP/C gibi terör örgütlerinin de faaliyetlerini finanse etmek amacıyla uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı belirlenmiştir. Bu nedenle, uyuşturucu ve terör birbiriyle ayrılmaz parçalar olarak düşünülüp, global bir mücadele için her iki alanda da yakın bir işbirliği sağlanmalıdır. Birleşmiş Milletler, Uyuşturucu Raporu'nda, Türkiye'nin 2004 yılından itibaren uyuşturucu konusundaki kararlı mücadelesini takdir ederken, Türkiye'de uyuşturucu yakalamalarındaki artışın birçok ülkeye örnek olması gerektiğini vurgulamıştır. Sadece bireyi değil, bir virüs gibi toplumun tamamını zehirleyen ve tedavi maliyeti önlem maliyetinden fazla olan uyuşturucu madde bataklığının kurutulması, toplumun tüm fertlerinin bilinçlendirilmesi ve topyekün bir mücadeleyle sağlanacaktır. Bu bağlamda, gençleri tehlikeye sürükleyen, aileleri ve toplumumuzu tedirgin eden bu sorunun çözümü ve gerekli işbirliğinin sağlanması için TBMM tarafından geniş kapsamlı bir meclis araştırması gerekmektedir. |
| Bitlis Milletvekili Vahit Kiler ve 23 Milletvekilinin, uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlılığı ile kaçakçılığının nedenlerinin, ulaştığı boyutların, sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/51) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sigara ve alkol merakıyla başlayan, keyif verici madde kullanımı, bir süre sonra, farkında olmadan kişiyi daha tehlikeli maddeler olan uyuşturucu türlerine esir edebilmektedir. Uyuşturucu madde kullanımı, dünyada her geçen gün artmaktadır. Sepetteki zehirli baldan istenmeyen nasibini alan ülkemiz de, bu sıkıntılı sürecin bir parçası olmaktadır. Toplumun temel taşı olan aile kavramını zedeleyerek, toplumu birleştirici tüm unsurları lime lime eden bu tehlikeli alışkanlık, kullananların düşen yaş ortalamasıyla da daha büyük tehlikeler içermeye başlamıştır. Öte yandan asıl tehlike, sigara, alkol ve uyuşturucu kaçakçılığında dönen çarkın başında terör örgütü PKK'nın bulunmasıdır. UNODC, OECD ve EUROPOL raporları, Afganistan, Pakistan ve Irak üzerinden gelerek İtalya, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'daki pazara ulaşan uyuşturucunun, PKK'nın kontrolünde olduğunu açıklamaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın kayıtlarına göre de Türkiye, Afganistan-Avrupa uyuşturucu hattı trafiğinin hem önemli bir geçiş noktası ve hem de kaçakçı ve satıcıların başlıca üretim ve dağıtım merkezlerinden biri olarak görülüyor. Emniyet verilerine göre dünya uyuşturucu pazarı yıllık 500 milyar dolar seviyesindedir. Bu rakamın Türkiye ayağına düşen miktar da, yıllık 50-60 milyar dolardır ve bu rakamın kontrolü PKK'nın elindedir. Bu açıdan, başta gençler olmak üzere bütün toplum katmanlarında uyuşturucu ve keyif verici madde tanımına giren tüm maddelerle, sigara ve diğer tütün mamülleri ile alkol bağımlılığının nedenlerinin, ulaştığı boyutların, sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılarak çözüme kavuşturulması; sağlıklı, bilinçli nesiller yetiştirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi, konunun uluslar arası kaçakçılık ve terör örgütleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması maksadıyla Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz. 1. Vahit Kiler (Bitlis)
2. Vahit Kirişci (Adana)
3. Zeyid Aslan (Tokat)
4. Zeynep Dağı (Ankara)
5. Fetani Battal (Bayburt)
6. Mehmet Mustafa Açıkalın (Sivas)
7. Ayşe Akbaş (Balıkesir)
8. Osman Aslan (Diyarbakır)
9. Yaşar Karayel (Kayseri)
10. Hasan Fehmi Kinay (Kütahya)
11. Ayhan Sefer Üstün (Sakarya)
12. Enver Yılmaz (Ordu)
13. Kerem Altun (Van)
14. Eyüp Ayar (Kocaeli)
15. Avni Doğan (Kahramanmaraş)
16. Necdet Budak (Edirne)
17. Necdet Ünüvar (Adana)
18. Ömer İnan (Mersin)
19. Muzaffer Gülyurt (Erzurum)
20. Cemal Taşar (Bitlis)
21. Ali Küçükaydın (Adana)
22. Ertekin Çolak (Artvin)
23. Faruk Septioğlu (Elazığ)
24. Mustafa Cumur (Trabzon)
25. Fatoş Gürkan (Adana) Gerekçe Bireyler, birtakım değer yargılarıyla yetiştirilirler. Bu yargılar içerisinde aile birliği, en büyük zemini oluşturur. Bu açıdan, ortak hedeflerin hareket alanı olan kolektif bilinç, yara almadan gerçekleşmelidir. Bu gerçekleşme de ancak, akıl ve ruh sağlığı yerinde olan birey sayısının, nüfus ortalamasının üzerinde olmasıyla mümkündür. Eğitim sistemimizin de bu doğrultuda ele alınmasıyla da ilintili olan bu durum; globalizasyonun deforme ettiği gelenek, göreneklerin modern yaşam anlayışıyla ortaklaştırılmasını gerektirir. çünkü, bugünün şartları ile geçmişin şartları arasındaki anlayış farkı, biçimde istenmeyen değişiklikler yaratmıştır. Uyuşturucu kullanımı, işte bu değişikliğin, sonuçları en vahim olanlarındandır. Gençler, daha çocuk denebilecek yaşta bu illete saplanabilmekte, kendilerine ve çevrelerine büyük zararlar verebilmektedir. Sigara ve alkol merakıyla başlayan bu zehirli serüven, büyük çöküntülerle son bulmaktadır. ilk gençlik heyecanlarının kodlarını iyi bilen zehir tüccarları da, gençlerin bu zararlı merakını kendi haksız çıkarları uğruna kullanabilmektedirler. Kolluk kuvvetlerinin operasyonları, her ne kadar bazı sonuçlar sağlasa da, bu konunun toplum psikolojisi ve sosyolojik şifreler düzleminde ele alınması kaçınılmazdır. Bilinçli ve eğitimli bir neslin varlığı, tüm polisiye tedbirlerden daha etkilidir. Bu noktada ailelere ve tüm eğitimcilere tarihî görevler düşmektedir. Çocuklarıyla sağlıksız ilişkiler kuran aileler, çocuklarının madde bağımlısı olduğundan bile bihaber olabilmektedir. Üretimi ve satışı yasak olan uyuşturucu maddeler, eğitim sistemimizin köşe taşlarından olan basında yapılan bazı yayınlarla da, daha ilgi çekici olabilmektedir. Yapılan araştırmalar, polisiye tedbirlerin yetersizliğinin yanı sıra, madde bağımlığının tedavisine yönelik sağlık merkezlerinin de tam sonuç vermediğini ortaya koymaktadır. Gittikçe büyüyen bu ciddi sorunun en kısa zamanda detaylıca ele alınması elzemdir. Muhakkak bugüne kadar bu konu ele alınmış ve birtakım sonuçlar da elde edilmiştir. Ancak, bu uğraşlara rağmen sorunun küçülmesi beklenirken büyümesi, yapılan çalışmaların kalıcılığını ve gücünü izahtan vareste kılmaktadır. Bu noktada bu önemli konunun kapsamlı bir şekilde ve ciddi bulgularla açıklanması önemlidir. Zira, konunun köküne inilmediği müddetçe, yani uyuşturucunun üretimine engel olunmadığı sürece, bu döngü devam edecektir. - UNODC, OECD ve EUROPOL raporları, Orta Doğu'dan Avrupa'ya ulaşan uyuşturucunun, PKK'nın kontrolünde olduğunu açıklamaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın kayıtları da aynı yönde bilgi vermektedir. Emniyet verilerine göre dünya uyuşturucu pazarı yıllık 500 milyar dolar seviyesindedir. Bu rakamın Türkiye ayağına düşen miktar olan yıllık 50-60 milyar doların, kontrolünün terör örgütü PKK'nın elinde olduğu unutulmamalıdır. Bölücü terör bağlantılı bu sosyal yara, toplumun temel taşı olan ailevi değerleri sarsmaktadır. Ama, Âkif'in dediği gibi, al sancağın şafaklarda hiç sönmemesi için, "yurdumun üstünde tüten en son ocağın" da sönmemesi gerekmektedir. Bir Meclis araştırmasıyla, başta gençler olmak üzere bütün toplum katmanlarında uyuşturucu madde tanımına giren tüm maddelerle, sigara ve alkol bağımlılığının çözüme kavuşturulması ve sağlıklı, bilinçli nesiller yetiştirilmesi için alınması gereken tedbirlerle, konunun uluslararası kaçakçılık ve terör örgütleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması faydalı olacaktır. |
| Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 26 Milletvekilinin, uyuşturucuyla mücadelede yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/103) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Uyuşturucu ile mücadele konusunun tüm yönleriyle incelenmesi ve alınması gerekli tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince ekte yer alan gerekçeye istinaden bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. Saygılarımla, 1) Hasan Özdemir (Gaziantep)
2) Oktay Vural (İzmir)
3) Mehmet Şandır (Mersin)
4) Süleyman Nevzat Korkmaz (Isparta)
5) Erkan Akçay (Manisa)
6) Akif Akkuş (Mersin)
7) Beytullah Asil (Eskişehir)
8) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)
9) Recep Taner (Aydın)
10) Osman Durmuş (Kırıkkale)
11) Emin Haluk Ayhan (Denizli)
12) Münir Kutluata (Sakarya)
13) Kürşat Atılgan (Adana)
14) Rıdvan Yalçın (Ordu)
15) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)
16) İsmet Büyükataman (Bursa)
17) Necati Özensoy (Bursa)
18) Hamza Hamit Homriş (Bursa)
19) Muharrem Varlı (Adana)
20) Süleyman Latif Yunusoğlu (Trabzon)
21) Yılmaz Tankut (Adana)
22) Bekir Aksoy (Ankara)
23) Kemalettin Nalcı (Tekirdağ)
24) Ahmet Kenan Tanrıkulu (İzmir)
25) Mehmet Günal (Antalya)
26) Zeki Ertugay (Erzurum)
27) Durmuşali Torlak (İstanbul) Gerekçe: Akıl ve beden sağlığının en büyük düşmanı olan uyuşturucular, bağımlılarını aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, sorumsuz bir hayata mahkûm etmektedir. Bu sebeple, uyuşturucuların, zincirleme olarak bağımlıya, aile hayatına, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine telafi edilemez zararları bulunmaktadır. Uyuşturucu kullanımının en önemli sonuçlarından biri de toplum yapısının temelini teşkil eden bütün millî ve manevi değerleri yok etmesidir. Uyuşturucu kullanımının yaygınlaştığı toplumların millî mukavemet ve savunma gücü yok olmakta, her türlü sömürüye müsait hale gelmektedir. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi (EMCDDA) 2007 yılına ait 12 nci uyuşturucu raporunu açıklamıştır. Raporda Türkiye'de okul öğrencilerinin yüzde 10'unun uyuşturucu kullandığı, bu oranın Belçika, İrlanda, Fransa, İspanya ve İngiltere'deki öğrencilerde yüzde 30'dan yüzde 44'e kadar ulaştığı değerlendirmesi yer almaktadır. Bu raporda yer alan uyuşturucu kullanımına ilişkin oranlar ve uyuşturucu ticaretine ilişkin bilgiler ülkemizin, ülkemiz insanı ve gençlerinin, millî ve manevi değerlerimizin ne denli sinsi bir tehdit altına girmiş olduğunu açıkça göstermektedir. Diğer taraftan uyuşturucu bölücü terör örgütünün en önemli mali kaynağını teşkil etmektedir. Terörle mücadelede etkinlik, finansman kaynaklarının kesişmesine bağlıdır. Bu bakımdan uyuşturucu ile mücadele PKK bölücü terör örgütünün mali kaynaklarını kurutmak bakımından da oldukça etkili olacaktır. Bu tehdidin önlenmesi Devletimizin asli görevlerindendir. Bu konuda Meclisimizin de önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Yüce Meclisin bu konuyu bütün yönüyle incelemesi ve alınması gerekli tedbirleri tespit ederek, sivil toplum ve devlet kurumlarının uyuşturucuyla mücadele çabalarının artmasını temin edecek girişimlerde bulunması, gerekli yasal düzenleme desteğini sağlaması gerekmektedir. Ülkemizde uyuşturucu bağımlığının boyutları, mücadele yöntem ve araçlarındaki etkinliğini ortaya konması, mücadeleyi gerçekleştirecek kurumsallaşma kapasitesinin belirlenmesi, medya ve okullarımızda etkili eğitim programları oluşturulması, uyuşturucu kullanımını teşvik edenler, bunun ticaretini yaparak insanlığı zehirleyenlere karşı cezai ve idari bakımdan alınacak ilave tedbirlerin tespit edilmesi, uluslararası seviyede mücadelede yürütülmesi gereken politikaların belirlenmesi, uyuşturucunun bölücü örgütler tarafından kullanılmasının boyutlarının ortaya konması ve bu konuda alınacak tedbirler için TBMM'de kurulacak bir Meclis araştırması komisyonu önemli katkılar sağlayacaktır. |
|
|