GENEL KURUL TUTANAKLARI
ÖN GÖRÜŞMELER
1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin, kanser hastalığının boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/348)
2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/551)
3.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)
4.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667)
5.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668)
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren Kanser vakalarının nedenlerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını saygılarımla arz ederim. 26.02.2010
1) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)
2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)
3) Ayla Akat Ata (Batman)
4) Bengi Yıldız (Batman)
5) Akın Birdal (Diyarbakır)
6) Emine Ayna (Mardin)
7) Fatma Kurtulan (Van)
8) Hasip Kaplan (Şırnak)
9) Hamit Geylani (Hakkâri)
10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)
11) Nuri Yama (Muş)
12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)
13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)
14) Osman Özçelik (Siirt)
15) Özdal Üçer (Van)
16) Pervin Buldan (Iğdır)
17) Sebahat Tuncel (İstanbul)
18) Sevahir Bayındır (Şırnak)
19) Sırrı Sakık (Muş)
20) Şerafettin Halis (Tunceli)
Gerekçe:
Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, sağlık sorunlarının en çok yaşandığı bölgelerin başında gelmektedir. Çetin coğrafyası, ekonomik sorunları ve yeteri kadar önem ve destek verilmemesi nedeniyle, bölge halkı sağlık konusunda sürekli sorunlar yaşamıştır. Başta hastaneler olmak üzere, sağlık kurumlarının yetersiz olması, sağlık personelinin bölgede çalışmak istememesi ve bu konuda bir önlem alınamaması neticesinde, halk çoğu zaman doktor bulamamış, tedavi için batı illerine gitmek zorunda kalmışlardır.
Özellikle son yıllarda, başta Hakkâri ve ilçeleri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok sayıda kanser vakası yaşanmaktadır. Neredeyse her ailede bir kanser hastası bulunmakta, bu durum herkesin dikkatini çekmiştir. Özellikle Hakkâri'de bu kadar çok kanser vakasının yaşanması, bu hastalığı tetikleyen nedenlerin araştırılması gerektiği hususunu gündeme getirmektedir. Kansere yakalanan hastalar, bu bölgelerde hiçbir şekilde tedavi edilemedikleri gibi, hastalık teşhisi dahi konulamamaktadır.
Bilindiği üzere geç teşhis, hastalığı tetiklemekte ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olmaktadır. Bu nedenle, hastalar yetersiz ekonomik koşullarına rağmen, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük illerin hastanelerine başvurmaktadırlar. Hastalar, kemoterapi ve radyoterapi için dahi Ankara'ya defalarca gelmek zorunda kalmaktadırlar. Bu hastaların yaşadığı sorunların ve çözümlerinin de mutlaka araştırılması gerekir. Bölgedeki hastanelerin çoğunda Onkoloji ve Hematoloji bölümleri bulunmadığı gibi, uzman hekim ve teknik alt yapı da yoktur. Oysa ki, bu bölgelerde sıklıkta görülen kanser vakalarının dikkate alınarak, her il ve ilçe hastanelerinde bu hastalıkla ilgili bölüm ve hekim bulundurulmalıdır.
Ancak bundan daha önemli olan, ölümcül bir hastalık olan kanser hastalığının özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda büyük artış göstermesinin çok acil bir şekilde araştırılıp, bunun önleminin alınmasıdır. Uzmanların yaptığı bilimsel araştırmalara göre, özellikle bu bölgelerde "Mide Kanseri" çok görülmektedir. Bunun nedenleri mutlaka araştırılarak, önlem alınması gerekmektedir. En ölümcül kanser türleri arasında yer alan mide kanserinin bu bölgelerde sık görülmesinin nedeni bu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlıklı bir beslenme olanaklarının bulunmaması ve yaşanan ekonomik sıkıntılardır. Bunun nedenler ve önlemleri bir an önce araştırılıp, devletin müdahale etmesi gerekir.
Bu bölgelerde yaşanan kanser hastalıklarının önlenmesi ya da en azından sonuçlarının önüne geçebilmek için, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan her ilde bir kanser araştırma merkezinin açılması kaçınılmaz olmuştur. Çünkü bu hastalığa yakalanan kişiler için, ne yazık ki yaşadıkları yerlerdeki hastanelerde teknik ve deneyimli kadro yetersizliğinden dolayı hastalıkları geç teşhis ediliyor ve artık tıbben yapılacak bir şey kalmıyor.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren kanser vakalarının nedenleri ve önlemleri için derhal bir Meclis Araştırma Komisyonu Kurulması gerekmektedir.
2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de sağlık sorunlarının başında gelen kanser hastalığının nedenlerinin tespit edilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla ekte sunmuş olduğumuz gerekçe doğrultusunda, Anayasanın 98'inci ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
1) Cevdet Erdöl (Trabzon)
2) Öznur Çalık (Malatya)
3) Rüstem Zeydan (Hakkâri)
4) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)
5) Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu (Siirt)
6) Ahmet Aydın (Adıyaman)
7) Abdullah Çalışkan (Kırşehir)
8) Fatih Metin (Bolu)
9) İlhan Evcin (Yalova)
10) Hasan Altan (Kastamonu)
11) Halil Mazıcıoğlu (Gaziantep)
12) Lokman Ayva (İstanbul)
13) Mehmet Nil Hıdır (Muğla)
14) Mehmet Müezzinoğlu (İstanbul)
15) Abdurrahman Arıcı (Antalya)
16) Fatih Öztürk (Samsun)
17) İbrahim Yiğit (İstanbul)
18) Hüseyin Devecioğlu (Kilis)
19) Nuri Uslu (Uşak)
20) Cemal Taşar (Bitlis)
21) Abdulmuttalip Özbek (Hakkâri)
22) Ertekin Çolak (Artvin)
Genel Gerekçe:
Kanser hastalığı dünyada son birkaç yıldır giderek artarak birinci ölüm nedeni hâline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2000-2007 arasında kanserden ölen kişi sayısı yaklaşık % 32 oranında artarak 2007 yılında 7,9 milyon kişiye çıkmıştır. Yani bütün ölümlerin yaklaşık % 13'ü kanserden kaynaklanmıştır. Yine aynı dönemde yeni vaka sayısı 12 milyonun üzerine çıkarken kanserle yaşayan vaka sayısı ise 25 milyon civarındadır. 2030 yılında özellikle gelişmekte olan ülkelerde kanser sayısı, kanser ölümleri ve kanserle yaşayan hastalarda 2005 verilerine göre 3 kat artış beklenmektedir.
Türkiye'de toplam ölümlerin içinde kanserden kaynaklanan ölümlerin oranı 2000 yılı için hastalık yükü çalışmasında yüzde 13,1 olarak hesaplanmıştır.
Türkiye'de 2004 sonu itibarıyla yüz binde 167 olan kanser görülme hızının, 2005 yılında yüz binde 180,3'e, 2006'da ise yüz binde 200'ün üzerine çıktığını göstermektedir. Bunun anlamı, ülkemizde her sene yaklaşık 150 bin yeni kanser vakasının tespit edilmesi demektir.
Türkiye, AB ülkeleri içinde 2,3 milyar avro ile kansere toplamda en fazla harcama yapan ilk altı ülke arasında yer almaktadır. Kanser artışı ile kansere harcanması gereken rakamın 2030 yılı için 10 milyar avroyu aşması beklenmektedir.
Uzun dönemde gerekli önlemler alınmadığı takdirde, kanser Türkiye sağlık sistemi için ciddi bir risk oluşturma potansiyeline sahiptir. Türkiye nüfusu her geçen gün yaşlanmaktadır. Yaşlı nüfusun artışının yanı sıra sigara ülkemizdeki kanser artışının en önemli nedenidir.
Kanserin kontrolünde en önemli aşama kanserin önlenmesi yani birincil korunmadır. Bu aşamadaki en önemli yaklaşım sigara ve tütünle mücadeledir. Bugün için ülkemizde sigara ile ilgili kanserlerden yılda 90.000'den fazla yaşam kaybolmaktadır ki bu her gün 150-200 kişi demektir. İkincil korunmada kanser taraması ve erken yakalama önem taşır. Bu nedenle Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri (KETEM) açılmıştır. Ülkemizde yaklaşık 300 KETEM'e ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacımızın 120'si açılmıştır ve her ilimizde en az bir tane KETEM bulunmaktadır. Kanser tedavisi için (üçüncül korunmada) çağdaş ve uygun tedavi yaklaşımları konusunda insan kaynaklarının yeterliliği de diğer önemli bir konudur.
Çevresel kanserlerden asbest ve erionite bağlı kanserler ülkemizde dünya ortalamasından 700 kat daha fazladır. Arsenik ciddi bir çevresel kanserojen olarak dikkat çekmekte ve bu faktörlerle savaş multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Elektrik yüksek gerilim hatları ve elektromanyetik alanların düzenlenmesi, yanlış beslenmenin önüne geçilmesi, alkol tüketimi konusunda vatandaşlarımızın bilinçlenmesi, obezitenin önlenmesi, fiziksel aktivitenin yaygınlaştırılması kanserin önlenmesi için önem taşımaktadır.
Kanserin kontrol edilebilmesi için en önemli konulardan biri de gerek önlem gerekse kanser oluşumuna ve tedavisine yönelik bilimsel çalışmaların ve araştırılmaların yapılmasıdır, ancak maalesef şu anda yılda 900 olan bilimsel çalışmalarımız yeterli düzeyde değildir.
Kanserin kontrol altına alınmasına yönelik olarak; ulusal politikaların oluşturulması, kanser kontrol programlarının düzenlenmesi, koordinasyonu, kansere yol açan bireysel ve çevresel risk faktörlerinin belirlenmesi, bu konuda kamuoyunun ve ilgili tarafların bilgilendirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunulması, kanser tarama, teşhis ve tedavi standartlarının oluşturulması, çeşitli projelerin yürütülmesi gibi konularda çalışma ve araştırmalar yapılmalıdır.
Çağımızın en önemli sağlık problemi olan kanserin ülkemizde kontrolü için yapılacak işlemleri hızlandırması, disiplinler arası koordinasyonu sağlaması ve kolaylaştırması amacıyla yüce Meclisimizde bir araştırma komisyonu kurulması ve bu komisyon marifetiyle konunun irdelenmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesinin önemi açıktır.
3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
"Çağın hastalığı" olarak adlandırılan ve gün geçtikçe görülme yaşı düşen ve yaygınlaşan kanser hastalığı konusunun Meclis çatısı altında detaylıca incelenebilmesi ve çözüm önerilerinin uzmanların, hastaların ve hasta yakınlarının fikrinin de alınması yoluyla ortaya konabilmesi için TBMM İç Tüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri ve Anayasa'nın 98. maddesi gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
1) Tekin Bingöl (Ankara)
2) Ali Koçal (Zonguldak)
3) Gürol Ergin (Muğla)
4) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)
5) Hüseyin Ünsal (Amasya)
6) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)
7) Ali Rıza Öztürk (Mersin)
8) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)
9) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
10) Ergün Aydoğan (Balıkesir)
11) Rasim Çakır (Edirne)
12) Orhan Ziya Diren (Tokat)
13) Metin Arifağaoğlu (Artvin)
14) Faik Öztrak (Tekirdağ)
15) Şahin Mengü (Manisa)
16) Kemal Demirel (Bursa)
17) Şevket Köse (Adıyaman)
18) Ali Oksal (Mersin)
19) Bilgin Paçarız (Edirne)
20) Ahmet Küçük (Çanakkale)
21) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)
22) Ali Rıza Ertemür (Denizli)
23) Mevlüt Coşkuner (Isparta)
24) Yaşar Tüzün (Bilecik)
Gerekçe:
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nca yayımlanan bilgilere göre "Dünyada her yıl 12 milyon kişiye kanser tanısı konulmakta ve 7.6 milyon kişi kanserden ölmektedir. Önlem alınmazsa, dünya genelinde kanser yükünün artarak 2030 yılında 26 milyon yeni tanı kanser vakasına ve 17 milyon ölüme ulaşacağı tahmin edilmektedir. Kanserde en hızlı artış ise ülkemizin de içinde bulunduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde olacaktır." Sağlık Bakanlığınca yayımlanan ve 2000-2006 yıllarını kapsayan güncel bir araştırmaya göre ise, Türkiye'de 396 bin kanser vakası bulunmakta ve her yıl 140 bin kişi kanserden yaşamını kaybetmekte ve bu rakamın önümüzdeki 20 yılda 500 bine çıkacağı tahmin edilmektedir. Her yıl ortalama 150 bin yeni kanser tanısı konurken, yine 20 yıl içinde hasta sayısının 1,5 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Kanserin Türkiye'ye yıllık maliyetinin ise 2,5 milyar doları bulduğu hesaplanmaktadır.
Rakamların açıkça ortaya koyduğu üzere, kanser hastalığının yayılımını önlemek için en kısa, orta ve uzun vadeli bir eylem planının üzerinde çalışılması ve alınması gereken tedbirlerin tartışılması şarttır. Çünkü ülkemizde kanser hastalığının yayılma hızına karşın bu konuda yeterli teknik ve insani imkân bulunmamaktadır. Ülkemizde 28 üniversitede onkoloji merkezi bulunurken, profesör seviyesindeki onkolog sayısı 113, doçent ise 78'dir. Görülen kanserli vaka sayısına karşın uzman kişi sayısının yetersiz olduğu bir gerçektir. Ayrıca meme kanseri teşhisinde önemli bir araç olan mamografi cihazı eksikliği ve mamografi cihazı kullanabilen eğitimli personel sayısının yetersizliği gibi sebeplerle 1 hatta 2 yıl sonrasına randevu verildiği de bilinen bir gerçektir. Oysa kanser hastalığı ile ilgili en önemli adım erken ve hızlı teşhis ile müdahaledir.
Onkolojide uzman ve kanser tedavisi yapan tam teşekküllü merkez sayısının yetersizliği ile mücadele edilmeli ve bu merkezlerin sayısının artırılabilmesi, eğitimli personel sayısının, teknik cihaz sayısının artırılabilmesi için ne gibi teşvik edici önlemler alınabileceği tartışılmalıdır. Hematoloji ve onkoloji uzmanı sayısının olması gereken seviyeye ulaşması için çalışılmalıdır.
Yüksek maliyetli bir hastalık olarak kanserle mücadelede devletin hasta ve hasta yakınının yanında olması ve her aşamada maddi manevi desteği ile yurttaşına destek olması gerekmektedir. Ancak günümüzde her hastanın son teknolojilere ve yeni çıkan ilaçlara ulaşabildiğini söylemek ne yazık ki yukarıda sıralanan sebepler yüzünden mümkün değildir.
Kanser hastalığı ile mücadelede hastalara maddi destek sağlanması gerekirken, Sağlık Bakanlığı'nın çeşitli genelgeler ile hücre yayılımını önleyici ilaçların kullanımını ve dolayısıyla SGK tarafından ödenmesini sınırlandırması kabul edilebilir bir tutum değildir.
Yukarıda özetlenen sebeplerle, kanser hastalığının sebep ve sonuçları ile topluma ve bireylere, gelecek kuşaklara etkisinin araştırılabilmesi, önleyici çalışmaların nasıl yaygınlaştırılabileceğinin tartışılması ve konunun uzmanlarının, hastaların ve hasta yakınlarının görüş ve önerilerine başvurulabilmesi amacıyla bu araştırmanın açılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
İç Tüzük'ümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunda sırasıyla Hükûmete, siyasi parti gruplarına ve önergelerdeki birinci imza sahibine veya onların göstereceği bir diğer imza sahibine söz verilecektir.
Konuşma süreleri Hükûmet ve gruplar için yirmişer dakika, önerge sahipleri için onar dakikadır.
Gruplar adına söz talebi yok.
Önerge sahipleri adına konuşma talebi yok.
Söz talebi olmadığından, önergeler üzerinde görüşmelerin tamamlandığını sizlere ifade etmek istiyorum.
Şimdi, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunu oylarınıza sunacağım.
Meclis araştırması açılmasını kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Meclis araştırmasını yapacak komisyonun 16 üyeden kurulmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Komisyonun çalışma süresinin, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üyenin seçimi tarihinden başlamak üzere üç ay olmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.