Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

V. Demirel Hükümeti Koalisyon Protokolü (AP - MSP - MHP)

 5 HAZİRAN 1977 tarihinde yapılan, Cumhuriyet Senatosu 1/3 yenileme ve Millet Meclisi Genel Seçimleri ile Milletimiz, Temsilcilerini seçmiş, yeni bir dönem başlamıştır.

Bu seçimlerde milli irade, hiçbir partiye tek başına iktidar olma imkânı vermemiştir.

13 Haziran 1977 tarihinde Meclisler toplanmış, aynı gün, Adalet Partisi Genel Başkanı DEMİREL Başkanlığındaki Koalisyon Hükümeti istifa etmiştir.

14 Haziran 1977 günü Sayın Cumhurbaşkanı, yeni hükümetin kurulması için demokratik mekanizmayı harekete geçirmiş, Millet Meclisinde en çok üyesi olan Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanına Hükümet kurma görevi vermiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının yaptığı çalışmalar sonunda, bir koalisyon hükümeti kuramıyacağı kesin şekilde anlaşılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, bu durumda görevi iade edeceği yerde, tek başına hükümet kurma yolundaki teşebbüsünde ısrar etmiştir.

Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanları ve yetkili organları, Cumhuriyet Halk Partisinin demokratik kurallara aykırı şekilde kuracağı bir hükümete güvenoyu vermeyeceklerini kamuoyuna açıklamışlar, keyfiyeti ayrıca yazı ile Sayın Cumhurbaşkanı’na da bildirmişlerdir.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının tertip ettiği hey’ete Sayın Cumhurbaşkanı tarafından icra yetkisinin verilmesi üzerine, her üç partinin Genel Başkanları durumu birarada müzakere ederek, 30 HAZİRAN 1977 günü aşağıdaki hususları Aziz Milletimize açıklamışlardır :

1 - Anayasa, demokratik teamüller ve partiler demokrasisinin gereği olarak, partileri temsil eden yetkili organlarının kararına rağmen, Millet Meclisinin çoğunluğunun reddedeceği önceden ve açıkça beyan edilen bir hey’ete icra yetkisinin verilmesi, demokrasimizi tahribe yönelen üzücü bir olaydır.

2 - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının teşkil ettiği hey’etin bir baskın şeklinde Bakanlıklarda ve Devlet Dairelerinde tevessül ettikleri icraat ve tasarrufların meşru sayılması mümkün değildir.

3 - Parlamentodan, çoğunluğa dayalı ve güvenoyu alabilecek bir hükümetin çıkabileceği kanaatindeyiz. Ancak, bu sonucun alınması için demokratik mekanizmanın zaman kaybedilmeden işletilmesi gerektiğine dair inancımızı bir kere daha teyid ve ifade ediyoruz. 3 TEMMUZ 1977 günü toplanan Millet Meclisi, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının kurduğu hükümete güvenoyu vermemiş ve 229 red oy’u ile güvensizliğini tescil etmiştir.

Kuruluş şekli partiler demokrasisine, Anayasa’ya ve demokratik kurallara aykırı olan böyle bir hükümetin meşruiyeti olmadığı gibi, güvenoyu alamayacağı önceden belli olan böyle bir hey’etin hükümet etme yetkisi de yoktur. Bu vaziyet karşısında ülkemiz, bir hükümet boşluğu ile karşı karşıya kalmıştır. Millet Meclisinden güvenoyu alabilecek, Milletin ekseriyetini temsil eden ve demokratik kurallara uygun şekilde kurulmuş bir hükümetin bu boşluğu doldurması, acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Memleketimizin karşı karşıya bulunduğu çeşitli güçlükleri, imkânları ve fırsatları en iyi şekilde dikkate alıp değerlendirecek, Milletimizin bu gününü ve geleceğini huzur ve güven içinde bulunduracak bir hükümetin kurulması için, ADALET PARTİSİ, MİLLİ SELAMET PARTİSİ ve MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, aşağıdaki temel hedefler ve görüşler etrafında müşterek bir hükümet kurmaya karar vermişlerdir :

Asırlar boyunca hür ve bağımsız yaşayan Türk Milleti, kendisine hayat tarzı olarak seçtiği hür demokratik rejimle idare edilecektir.

Hür demokratik rejimi, insan haysiyetine uygun idare şekli sayıyoruz.

Atatürk’ün önderliğinde Büyük Milletimizin kurduğu Türkiye Cumhuriyetini, Anayasamızdaki temel nitelikleri ile savunmaya ve her şartta korumaya kararlıyız.

Komünizm, faşizm ve diğer materyalizme dayalı zihniyetlerle, insanca yaşama hak, hürriyet ve haysiyetiyle bağdaşmayan, bütün maddi ve manevi değerleri yok eden her türlü zulüm ve tahakküm idarelerine ve dikta heveslilerine karşıyız.

Milli, manevi ve tarihi değerlere sahip ve bunlara sadakatla bağlı olmayı en üstün değer sayıyor, bunlarla övünüyoruz.

Ülke ve Millet bütünlüğünü, iç barışı, kardeşlik ve huzuru korumaya, kesin şekilde kararlıyız.

Devletimizi tahribe yönelen iç ve dış tehdit ve tehlikelere karşı koruyacak bütün tedbirleri almayı, her türlü kanunsuzlukla hukukun içinde kalarak ve kanun yoluyla mücadele etmeyi, kesin olarak kanun hakimiyetini sağlamayı, milli bir görev kabul ediyoruz.

Türk Devleti, hürriyetçi demokratik nizam, anarşiye, can ve mal güvenliğini tehdit eden olaylara, okuma ve çalışma hürriyetini ihlal eden hadiselere karşı korumasız ve savunmasız değildir.

Hürriyetçi demokratik rejim içinde, rejime ve devlete, huzura ve can güvenliğine musallat olan hadiselere karşı koruyucu ve caydırıcı ilk müessese olarak, kanunların bekçisi Emniyet Kuvvetlerimizi görüyoruz. Günün şartları içerisinde yeni hüviyet kazanmış suçlara karşı caydırıcı ve önleyici görev yapan güvenlik teşkilatını, emniyet ve asayiş kuvvetlerini en modern teçhizata kavuşturarak güçlendireceğiz. Bu Teşkilatın yetki ve sorumluluklarını, günün şartlarına intibak ettirerek bilhassa eğitimleri üzerinde özel dikkat ve önemle duracağız.

Ülkemizde cereyan eden şiddet hareketlerinin ve anarşik olayların arkasında, rejimi yıkma kavgası vardır. Devletimiz, uluslararası komünizmin çeşitli yönlerden gelen saldırısı ile karşı karşıyadır. Anayasanın sağladığı geniş hürriyetleri, kötüye kullanarak devleti ve rejimi yıkmak, Ülke ve Millet bütünlüğünü parçalamak maksadıyla teşkilatlanmış bazı ideolojik mihraklar, dış kaynaklarla irtibatlı olarak hür demokratik cumhuriyet rejimi yerine, bir komünist dikta rejimi kurma arzusu içindedirler. Bütün bu faaliyetlerin yanısıra, genel asayişle ilgili olarak kanun dışı olaylar, Memleket huzurunu ihlal etmektedir.

İç güvenlik, asayiş ve kanun hakimiyeti kesin şekilde sağlanacaktır. Güvenlik kuvvetlerinin, görevlerini tam bir eşitlikle, adaletle ve sür’atle yerine getirebilmeleri için gereken gayret ve titizlik gösterilecektir. Bu alandaki bütün hizmetlerin noksansız yapılması için her türlü imkândan yararlanılmasını ve gereken tedbirlerin alınmasını kaçınılmaz sayıyoruz.

Kanunsuz fiiller, kimden ve nereden gelirse gelsin, kanun tatbikatında Anayasada ifadesini bulan eşit uygulamaya büyük bir dikkat atfedeceğiz. Kanunsuzluğa karşı kanun hakimiyetini mutlaka sağlayacağız.

Demokratik hukuk devletinde her türlü kanun dışı eylemlerle mücadelenin başlıca dayanağı olarak hukuku görüyoruz. Bu maksatla ihtiyaca cevap verecek kanunlar sür’atle çıkarılacak ve uygulamaya konulacaktır.

Devlet otoritesinin korunmasında görev ve sorumluluk yüklenmiş bütün Anayasa organlarının, milli kuruluşlarımızın devleti ve rejimi koruma hedefinde birleşerek anlayış ve davranış beraberliği yapmaları zaruridir. Bunu sağlamak için üzerimize düşen bütün görevleri eksiksiz yerine getirmek azmindeyiz.

1977 Türkiye’sinin milletlerarası yarışta bulunduğu noktadan çok daha ileriye gidebilmesi ve temel meselelerini halledebilmesi için, önünde çok güzel imkânlar ve fırsatlar vardır. Bu fırsat ve imkânların boşa gitmemesi için Milletçe huzur ve istikrarın korunmasına gayret etmeliyiz. Siyasi istikrar korunabildiği, huzursuzluk yerine hizmet ortamı sağlanabildiği takdirde, her alanda milli, güçlü, dengeli ve sür’atli kalkınma hedefine ulaşılacaktır.

Sanayileşmiş güçlü bir ülke olarak, Memleketimizi imar ve inşa etmek, başlanmış olan kalkınma hamlelerini hedefine ulaştırmak ve bunlara yenilerini eklemek, medeniyetin bütün nimetlerini yurdun her köşesine ve bütün yurttaşlara adil ve dengeli bir şekilde götürmek, işsizlik ve fukaralıkla mücadele etmek suretiyle ülkemizi mes’ut ve bahtiyar insanlar diyarı yapmak hedefimizdir.

Kalkınma hedeflerine, kanun dışı eylemlerle, tahrikçilikle, her türlü yabancı materyalist ideoloji telkinleri ve yağma teşvikçiliği ile değil, Vatandaşların Anayasa’da yer alan temel hak ve hürriyetlerine, sosyal adalet ve sosyal güvenliğe saygılı olmakla ulaşılacağına inanıyoruz.

Manevi ve maddi kalkınmanın bütün nimetleri, artan milli gelir ve yükselen refah, Milletimizin bütün fertleri arasında yayılacak, dengesizlikler giderilecek, sosyal adalet sağlanacak, her vatandaşı sosval güvenliğe kavuşturacağız. Bilhassa yaşlıları, sakatları, iktisaden güçsüz olanları, dul ve yetimleri, kimsesizleri, dar gelirlileri ve işsizleri özel tedbirlerle ve öncelikle himaye etmeyi, milli ve insani bir görev saymaktayız.

Devletin, güçlü ve tesirli olması için; devlet mekanizmasının uygun bir organizasyon dahilinde ahenk içinde işlemesi, kararların hızla verilmesi, icradaki lüzumsuz engellerin kaldırılması, yetki ve sorumlulukların en iyi şekilde koordinasyonu ve dağıtılması kalkınmamıza mani olan mevzuatın yeni ihtiyaç ve şartlara göre tanzimi suretiyle, kamu idaresinde verimliliğin artırılması zaruretine inanıyoruz. Devleti, vatandaşa hizmet sunan, emniyet sağlayan, güven veren, saygı ve sevgi duyulan bir varlık haline getirmek için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Vatandaş - Devlet münasebetlerinde gereksiz işlemlerin ve bürokratik engellerin ortaya çıkardığı çeşitli şikayetleri en kısa zamanda gidereceğiz. Hizmetlerin sür’atle ifasını sağlayacağız. Her alanda imkân ve zaman israfını önlemek için idareye dinamik bir yapı kazandıracağız.

Gereksiz bütün mevzuat hükümlerini ele alarak gözden geçireceğiz. İyileştirme ve yenileştirme tedbirleri alacağız. Bu meyanda, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu ve 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanununu, günün şartlarına uygun hale getireceğiz. Kalkınmayı hızlandırabilmek için her alanda teşvik tedbirleri düzenleyeceğiz.

Vatandaşlarımızın Din ve vicdan hürriyetini, tam ve kamil manada kullanmalarını temin ve uygulamadaki haksızlıkları ve terslikleri gidermek ve mağduriyetleri önlemek için, Türk Ceza Kanununun 163 üncü maddesini tadil edeceğiz. 6187 sayılı Kanunu, Anayasanın ışığı altında yeniden ele alıp düzenleyeceğiz.

Milli ahlakın korunmasına ve geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Bu sebeple, insanın edep ve haya hislerini rencide eden, milli ve manevi değerlere saldıran, mukaddesatı tezyif eden, ahlak dışı her türlü yayınlarla ve müstehcen neşriyatta sürekli olarak mücadele edeceğiz. Bu maksatla, mevzuatımızda yetersiz olan hükümleri yeniden ele alıp düzenleyeceğiz.

Rüşvet, irtikap, su-i istimal gibi toplumlara arız olan ve ahlak dışı saydığımız bu sosyal hastalıklarla kesin şekilde mücadele edeceğiz.

Hak aramanın bütün kanuni yollarının açık olduğu ülkemizde adalete olan ihtiyaç, bugün en önemli bir mesele haline gelmiştir. Adalet dağıtımındaki gecikmeler, vatandaşlarımız için sadece bir şikayet konusu değil, aynı zamanda bir ızdırap kaynağı olmuştur. Adalet dağıtımında sür'at sağlamakla birlikte, her türlü kolaylığın ve isabetin de sağlanması için gereken tedbirleri alacağız. Adalet cihazımızın bütün ihtiyaçlarını en kısa zamanda temine gayret edeceğiz ve yeni teşkilatlar kurulmasına önem vereceğiz.

Kanuni müeyyidelerin mahkemeler yoluyla en tesirli ve isabetli şekilde uygulanır hale gelmesini, devlet otoritesinin korunmasında başlıca teminat sayıyoruz.

Demokratik rejimde temel mekanizma seçimlerdir. Millet iradesinin sıhhatli, doğru ve adaletli şekilde temsili meselesi, her türlü otoritenin kaynağındaki meşruiyetle yakından ilgilidir. Seçimlerin sıhhati ve meşruiyeti üzerinde şüphe ve tereddüt uyandırıcı her türlü engelin ve aksak işlerin idari tedbirlerle düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca kötü niyetli davranışlara imkân bırakmayacak şekilde seçim tatbikat ve mevzuatında, gereken her türlü tedbir alınacak ve lüzumlu bütün düzenlemeler yapılacaktır. Milli iradenin en sağlam ve sıhhatli şekilde tecelli etmesi yolları açılacaktır. Seçimlerde arzu eden Siyasi Partilerin işbirliği yapmalarını mümkün kılacak, “Seçim İşbirliği Kanunu” nun bir an evvel çıkarılmasına gayret edeceğiz.

hakkı tanıyacağız. Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın seçimlere katılma imkânlarını araştınp bulmaya gayret edeceğiz.

Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu’nun tarafsızlığı, milli devlet radyosu ve televizyonu olması ve Anayasanın 121 nci maddesindeki ilkelere sadık kalması sağlanacaktır. Yalnız haber hizmeti değil, önemli bir eğitim ve kültür hizmeti görmekle mükellef olan T.R.T.’nin; ülke ve millet bütünlüğünü sarsıcı, cumhuriyeti tahrip edici, milli güvenliğe ve genel ahlaka zarar verici yayınlar yapmasını önleyeceğiz. TRT yayınları, milli ve manevi değerleri tahrip edici değil, takviye edici, geliştirici olacaktır. Radyo-Televizyon yayınlarını, ülkenin her tarafından ve bütün vatandaşlarımızın dinleyebileceği, seyerdebileceği bir hale getirmeğe çalışacağız.

Eğitimin milliliğine büyük önem verilecektir. Milletimizin bütün fertlerinin, Türk Milleti’nin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, Vatanını ve Milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş, büyük ve Şanlı Tarihimizle iftihar eden, Milletimizin geleceğine güvenle bakan, her türlü taklitçilikten uzak, milli, şahsiyetini müdrik, ilim, teknik ve medeniyet yarışında insanlığa örnek olmayı hedef alan Vatandaşlar olarak yetiştirilmesine büyük önem vereceğiz.

Eğitim müesseselerinde, öğretim ve öğrenim hürriyetinin ve güvenliğinin sağlanması için alınacak bütün tedbirleri tesirli şekilde uygulayacağız.

Milletimizin ümidi ve geleceğinin teminatı olan gençliğimizin manevi yapısının inanç, sevgi ve milli kültürle zenginleşmesine ağırlık veren ve beden sağlığını koruyan, hayatın bütün güçlüklerini aşarak başarıya ulaşmasını sağlayacak, kabiliyeti gelişmiş bir yapıya kavuşmasına önem vereceğiz.

Devletimizi, Milletimizi büyük yapmada, milli kalkınma hamlelerimizin kaynağı ve cevheri olan gençliğimizin en yararlı şekilde yetişmesi için her türlü gayreti, dikkati esirgemeyeceğiz. Gençliğimizin yetişmesinde, yabancı ideolojik akımların ve taklitçiliğin yayılışına müsaade etmeyeceğiz.

Bütün gençlerimizin her kademede eğitim kurumlarından yararlanmaları imkânlarını hazırlayacağız. Eğitimde imkân ve fırsat eşitliğine önem vereceğiz.

Yüksek öğrenim çağına gelen gençlerimizin, Üniversite ve Yüksek Okullardan en geniş şekilde yararlanmaları için bütün tedbirleri alacağız. Bugün Üniversite ve yüksek okullarımızda henüz gençlerimizin istifadesine tahsis edilmemiş öğrenim kapasiteleri vardır. Bu kapasiteleri değerlendirmeyi düşünüyoruz. Gerektiğinde ikili tedrisat yapılabileceği gibi, yaz aylarında da bu milli müesseselerin ülkeye hizmet eder halde tutulması için lüzumlu tedbirleri alacağız. Gençliğimizin, gelişmiş teknolojinin imkânlarından faydalanmasını temin için, yaygın yüksek öğrenime önem vereceğiz. Üniversite ve yüksek okulların yurt sathına yayılması çalışmalarına hız vereceğiz.

Üniversite ve yüksek okullara giriş imtihanlarını, edinilen tecrübelerin ışığında yeniden düzenleyeceğiz.

Her kademedeki öğretim ve eğitim kadrolarında görev yapan öğretmenlerimizin başta mesken, emeklilik, hizmet ve ücret konuları olmak üzere, bütün ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını gidermek hedefimiz olacaktır.

İslam Enstitüleri “Akademi” haline getirilecek, ilmi araştırma güçleri arttırılarak, adet ve öğrenci sayıları çoğaltılacaktır. Akademi mezunlarının, liselerde, felsefe, ahlak, sosyoloji ve psikoloji öğretmeni olarak görev yapmaları sağlanacaktır.

Türk İlim, Dil ve Sanat Akademisi kurulacaktır.

İlim, kültür, san’at ve spor alanında üstün başarı gösteren kabiliyetli kişiler, maddi ve manevi bakımdan teşvik edilecek, kabiliyetlerinin geliştirilmesine önem verilecektir.

İmam - Hatip Lisesi ve diğer meslek lisesi mezunlarını, Üniversite ve Yüksek Okullara giriş imtihanlarında, diğer lise mezunları ile aynı şarta tabi tutacağız. İmam - Hatip Lisesi mezunlarını, İlkokullarda Din ve Ahlak Dersleri hocası olarak görev yapmalarını sağlayacağız. İmam - Hatip liselerinin ilkokullara dayalı olmasını ve sayılarının artırılmasını temin edeceğiz.

Gençlerimizin yurt, burs, dinlenme ve spor ihtiyaçlarını karşılayan tesisler kuracağız. Mevcutları ise tam kapasite ile çalıştıracağız.

İstikrar içinde milli güçlü, dengeli ve hızlı gelişme ve büyümeyi sağlamak, ekonomik politikamızın hedefidir. Kalkınmanın gayesi; fukaralığı yenmek, medeniyetin bütün imkânlarını, refahı tabana ulaştırmak, hürriyet ve güvenlikle birlikte, mes’ut bir toplum düzenini gerçekleştirmektir.

Ülkenin sahip olduğu bütün milli kaynakları kalkınmanın emrine vermeyi zaruri görüyoruz.

Sahip olunan yer altı - yer üstü servetlerinin hızla değerlendirilmesinin yanında, kişinin teşebbüs gücü ve kabiliyetini, kalkınmanın muharrik gücü sayarız.

Kalkınma modelimiz millidir ve memleket gerçeklerine dayanır. Kalkınma, planlı ve dengeli olacaktır. Ekonomimizi sıhhata kavuşturmaya ve sosyal adalete ve sosyal güvenliğe gereken önemi vereceğiz. Mülkiyet hakkına ve meşru kazanca saygılı olacağız. Adil gelir dağılımı gerçekleştirecek nitelikte tedbirler alacağız.

Enflasyonla mücadeleyi, önemli bir görev sayıyoruz. Enflasyonla mücadelede, arz ve talep dengesinin bozulmasını önlemek, mal darlığı ve kıtlığına mahal vermemek, bu maksatla üretimi arttırıcı faaliyetleri desteklemek ve zamanında gerekli ithalatı gerçekleştirmek, para ve kredi uygulaması ile gereksiz şişkinlikleri kontrol altında tutmak, kamu harcamalarında Merkez Bankası kaynaklarına müracaatı asgari seviyeye indirmek, tasarrufu teşvik etmek, kamu gelirlerini arttırmak için en müessir tedbirleri alacağız. Bunları, sür’atle ve cesaretle uygulayacağız.

Geçim imkânlarından yoksun, gelir seviyesi yetersiz ailelere, devlet yardımı yoluyla belli bir düzeyde yaşama imkânı sağlayacağız. Anayasamızın; mali güce göre vergi alınması ilkesine uygun olarak, vergi mevzuatını basit ve adil hale getireceğiz. Kalkınmaya mani olan vergi mevzuatını ıslah edeceğiz.

Dar ve sabit gelirlilerin gelir dağılımında adaleti sağlamak maksadıyla, vergi yükünü kademeli olarak hafifleteceğiz. En aşağı asgari ücreti esas almak suretiyle, vergi muafiyetini bütün gelir gruplarına orantılı olarak teşmil edeceğiz. Sosyal ve ekonomik gayri adil dengesizliklerin, planlı bir şekilde ortadan kaldırılması hedef alınacaktır.

Türk ekonomisini milli seviyede dengelenmiş ve düzenlenmiş tedbirlerle verimliliğe kavuşturacağız. Bu anlayış içinde, bankacılığı ve sigortacılığı yeniden düzenleyeceğiz. Kredi müessesesi, teşebbüs gücünü değerlendirecek şekilde, bilhassa esnaf ve sanatkarların gelişmesine, dar kaynaklı müteşebbislerin güçlenmesine imkân verecek tarzda ele alınacak, kredi noksanlıkları, güçlükleri kaldırılacak, kredinin verime ve üretime tesiri artırılacak, himayeye muhtaç gelir gruplarının özel tedbirlerle himayesine öncelik verilecektir.

Ekonomik yapımızı ve vatandaşlarımızı ezen yüksek faiz uygulamasının ortadan kaldırılmasına ağırlık verilecek, faizsiz kredi uygulaması sisteminin geliştirilmesine önem verilecektir. Köylüye, esnafa, sanayiciye ve mesken edinecek kimselere daha çok kredi sağlayacağız.

Türkiye, Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın eşiğinde 50 milyona, doğru yükselen genç ve dinamik nüfus yapısı ile, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile, 1977-1981 dönemini çok iyi değerlendirmek mecburiyetindedir. Türkiye bu dönemde, ekonomik ve sosyal meselelerinin büyük bir kısmını çözmek, ülkeyi güçlendirmek ve ekonomisini büyültmek ve geliştirmek mecburiyetindedir.

Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın stratejisinde, bu anlayışı hakim kılacağız. Bilhassa ahlaki, milli ve manevi değerlerimize bağlı, milli kültür politikamızla bütünleşmiş, yurdumuzu çağın ileri düzeyine eriştirecek tarzda büyük tedbirler getireceğiz. Sanayi, tarım, ormancılık, hayvancılık, ulaştırma ve turizm sektörlerinde bugüne kadar alınmış ve uygulanmış tedbirleri bütünüyle değerlendirerek, mevcut potansiyeli daha verimli şekilde kullanmayı temin edecek köklü tedbirleri alacağız.

Toprak ve tarım reformu uygulaması, edinilen tecrübelerin ortaya çıkardığı gerçekler nazara alınarak, yeniden düzenlenecektir.

Anayasamızın 38 inci maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından, cumhuriyet ilkelerine aykırı görüldüğü için iptal edilmiştir. Anayasa boşluğunun doldurulması için gereken teşebbüste bulunulacaktır. Bu maddeye dayalı olarak, kanunlarla yapılan uygulama büyük haksızlıklara ve mağduriyetlere sebep olmuştur. Kamulaştırmalarda, mülkiyet hakkını zedeleyen uygulamaların meydana getirdiği mağduriyetler önlenecek, değer pahası peşinen ödenmedikçe kimsenin malının kamulaştırılmasına izin verilmeyecektir.

Fertler ve aileler arasında olduğu kadar, bölgeler arasında da denge sağlamayı hedef alıyoruz. Bu maksatla, Doğu ve Güney - Doğu ile Orta Anadolumuzun ve geri kalmış yörelerimizin kalkınmasını, özel tedbirlerle ve kalkınma projeleri ile gerçekleştirmek kararındayız. Başlanmış olan yatırımlar hızla devam edecek ve bu bölgelerde, Dördüncü Beş Yıllık Plan içerisinde yeni yatırım projelerine ağırlık verilecektir.

Yeni bir Pilot İl Kalkınma Planı tatbik edilerek, kalkınmamış İllerimiz, Milli Plan içinde ayrıca ele alınıp değerlendirilecektir.

Türkiye’yi çağdaş ve ileri bir sanayi ülkesi haline getirmek kararındayız.

Sanayileşme hareketinin; memleketin bölgeleri arasında dengeli bir şekilde yayılması, rekabet gücü kazanması ve başta yeni istihdam imkânlarının geliştirilmesi ile işsizliğin önlenmesi olmak üzere, sanayileşmenin getireceği nimetlerin, her bakımdan adilane bir şekilde dağılmasını sağlayacağız.

Türkiye’nin çağdaş ve ileri bir sanayi ülkesi haline gelmesi için, organizasyon, kredi, teşvik ve altyapı hizmetlerini sür'atle ikmal edeceğiz.

Yeniden kurmaya başladığımız gübre, şeker, demir - çelik, metalurji, elektronik, telekomünikasyon tesislerini sür’atle ikmal ederek, yeni hamlelere gireceğiz. Türkiye, ağır sanayi yatırımlarını kurmaya başlamış, böylece, yeni bir döneme girmiştir. Bu alanda girişilmiş bulunan Motor Sanayii, aktarma organları sanayii, takım tezgahları sanayii, ağır elektronik ve elektromekanik ekipman sanayii, Tarım ve İş Makinaları Sanayii her türlü makina imalat sanayii, gemi inşa sanayiinin sür’'atle kurulmasına ve geliştirilmesine çalışacağız.

Sanayileşme hamlemizin hızla gelişmesine engel teşkil eden her türlü hukuki ve mali mevzuatı ıslah edeceğiz. İhracatın geliştirilmesi ve bu arada bilhassa sanayi mamulü ihracatının artırılmasına en ileri teşvik tedbirleri ile husus bir ihtimam gösterilecektir.

Milli seviyede bir sanayi envanteri yaptıracağız.

Milli teknoloji üretimi ve birikimi için gerekli düzenlemelere gireceğiz. Ağır sanayi ve Milli Harp Sanayii, milli politikalarla ele alınarak ahenkli bir şekilde geliştirilecektir.

Elektrik enerjisi üretimini, ilk hamlede 20 milyar kilovatsaatten, 35 milyar kilovatsaate çıkarıyoruz. Hedef, 100 milyar kilovalsaattir.

Demir - Çelik üretimini 3 milyon tondan 10 milyon tona çıkarıyoruz. Hedef, 25 milyon tondur.

Kömür üretimini, 10 milyon tondan 30 milyon tona çıkarıyoruz. Hedef, 100 milyon tondur.

Çimento üretimini 15 milyon tondan 25 milyon tona çıkarıyoruz. Hedef, 50 milyon tondur.

Gübre üretimini, 2 milyon tondan 10 milyon tona çıkarıyoruz. Hedef, 20 milyon tondur.

Artan petrol ihtiyacımızı, milli kaynaklarımızdan karşılamak için yurt ölçüsünde petrol arama seferberliğine gireceğiz.

Üç tarafı denizlerle çevrili yurdumuzun, denizlerden daha çok yararlanabilmesi için yeni limanlar ve Deniz Ticaret Filoları kuracağız.

Yurdumuzun tarıma elverişli her karış arazisini sulamayı hedef alacağız.

Topyekün bir kalkınmayı, tesbit ettiğimiz hedeflere ulaştırırken, köyün ve köylünün öncelikle kalkınmasına hususi önem vereceğiz. Hizmetlerin köye gitmesi ve köylünün ayağına götürülmesine devam ederek, şehir-köy farkını ortadan kaldıracağız.

Köy kalkınmasında milli kooperatifçiliği teşvik ve takviye edeceğiz.

Köylerimizin Cami, yol, su, sulama, elektrik, telefon, okul, kütüphane sağlık ve idare binası gibi alt yapı hizmetlerine sür’at verip, bunları yurt çapında tamamlayacağız.

Köylerimizin bir an evvel elektriğe kavuşturulmasının yüreğimizde heyecanını taşıyoruz. Bugün köyde yaşayan nüfusun % 50 si elektriğe kavuşmuştur. Önümüzdeki 1977 -1981 döneminde, Türkiye’de elektriksiz köy bırakmamak azim ve kararındayız. Bu hedefe ulaşmak için her imkânı seferber edeceğiz.

Tabii afetler karşısında köylüye yapılmış yardımları borç olmaktan çıkarıp, karşılıksız yardım haline getiren kanuni düzenlemeyi sağlayacağız. Tarım Sigortası Kanunu çıkaracağız.

Yeni bir “Köy Hizmetleri Kanunu” hazırlayacağız.

Genel Sağlık Sigortası Kanunu çıkararak, bütün vatandaşlarımızı parasız tedavi imkânlarına kavuşturacağız. Böylece, ilaç parası bulamayan, tedaviden mahrum herkesi güvence altına alacağız.

Köylümüzün alın terini değerlendireceğiz. Taban fiyat politikalarını bir bütünlük içinde ele alarak uygulayacağız.

Esnaf ve sanatkârlarımızın gelişip güçlenmesi için, teşebbüse değer verici yönde yeni düzenlemelere gideceğiz.

Esnaf ve sanatkârlarımızın biraraya gelmesini sağlamak, tecrübe ve ekonomik güçlerini birleştirmek maksadıyla her türlü teşvik edici tedbirler alacağız. Esnaf ve sanatkarları defter tutma külfetinden kurtaracağız. BAĞ-KUR’la ilgili kanun değişikliklerini gerçekleştireceğiz.

İş aleminin en büyük sıkıntılarından birisi olan, zamanında ve yeterli mal bulunmamasını önlemek amacıyla, fiyat istikrarını sağlamak, vatandaşa piyasa ile ilgili güven duygusu vermek için “Milli stok” politikasını gerçekleştireceğiz.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri sür’atle reorganize edilecek, kaynak israfı önlenecek, dağınıklıktan kurtarılacak, kapasite boşluğu değerlendirilecek ve serbest piyasa şartlarında çalışma imkânlarına kavuşturulacaktır. Bu konuda alınacak tedbirleri, vakit geçirmeden sür’atle uygulamaya kararlıyız.

Çalışanların haklarının korunup geliştirilmesine ve teminat altında tutulmasına gayret edeceğiz. İşçi ve işveren münasebetlerinde karşılıklı hak ve menfaatlerin çatışarak değil, barışçı yoldan halline ve bilhassa çalışma barışının korunmasına önem vereceğiz. Gelişen ekonominin nimetlerinden çalışanların adil bir pay almalarına yardımcı olacağız.

Ev hizmetlerinde çalışanları sigorta kapsamına alacağız.

İşçi ve Memur emeklileri ile dul ve yetimlerinin geçim şartlarını yeniden düzenleyeceğiz.

Eski ve yeni emekliler arasındaki haksız ve adil olmayan farkları gidereceğiz, uygulamaya yeknesaklık getireceğiz.

İşçi, Memur ayrımını gerçekçi ve objektif ölçülere bağlayacağız.

Yeni bir “Milli İstihdam” planıyla, mevcut işsizliğe ve müstakbel iş ihtiyacına ciddi ve sür’atli çözüm bulacağız.

İYAK ve MEYAK Tasarılarının kanunlaşmasına gayret edeceğiz.

Yurt dışında çalışan işçilerimizin meseleleriyle yakından ilgileneceğiz. Tasarruflarının en sağlam şekilde yatırımlara dönüşmesine yardımcı olacağız.

Kamu hizmeti gören memurlarımızın, değişen hayat şartlarına göre gelir imkânlarını yeniden ele alıp düzenleyeceğiz.

Artan nüfus ve Milli Savunma ihtiyacını dikkate alarak, askerlik süresini azaltacağız.

Basında çalışanların emeklilik hakkını 25 yıldan 20 yıla indireceğiz. Fikir ve sanat hayatını teşvik ederek, telif haklarında vergi muafiyeti sınırını yükselteceğiz. Sanatçıların emekliliğini müesseseleştireceğiz.

Çalışma ortamı geniş ölçüde insan sağlığına ve hayatına zarar veren yer altı kömür işletmeleri gibi işyerlerinde çalışanların emeklilik süresi 20 yıla indirilecektir.

Bir taraftan her aileyi sıcak bir yuvaya kavuşturma tedirlerini sür’atle alıp uygularken, diğer taraftan, belli şartlarda bir İmar Affı çıkaracağız.

Ölçüsüz kira artışlarına ve bu yüzden dar gelirli vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine sebep olan mesken ihtiyacını, “Milli Mesken Planı” adı altında yeni bir projeyle karşılayacağız.

Kira artışlarını makul ve insaflı ölçüler içinde tutacak düzenlemeler getireceğiz.

Hudut boylarında ve özellikle Güney-Doğu hududumuzda mayınlanmış bulunan arazi mayından temizlenerek, ekonominin ve Milletimizin istifadesine arzolunacaktır. Bu konuda zaruri çalışmalara hemen başlıyacağız.

Kaçakçılığı önleyici kanuni tedbirlerin yanı sıra, belli merkezlerde serbest pazarlar kurarak ekonomik tedbirler alacağız.

Dış ödemeler dengesinin, milli ekonomi lehine düzeltilmesi ve israfın önlenmesi için, gereken müessir organizasyon kurulacaktır.

Bu hususta, koordinasyonu sağlıyacak merkezi bir otoritenin görevli ve sorumlu olmasını düzenleyeceğiz.

Dış ticaret politikasının çok yönlü ve geniş tabanlı olarak uygulanmasına gayret edeceğiz.

Sadece maddi alanda değil, ilimde, ahlakta, maneviyatta, kültürde milli değerlere sahip ve saygılı olmada güçlenmiş huzurlu bir ülke olarak Türkiye’yi geliştirmek istiyoruz. Hızla nüfusu 50 milyona yaklaşan, Vatandaşımızın hür yaşadığı, bütün hürriyetlerin var olduğu, demokratik müesseselerin işlediği ülkemizi, mes’ut ve bahtiyar insanlar diyarı haline getirmek azmi ve kararı içindeyiz.

Türk Milleti, yepyeni bir kalkınma, daha iyiye ulaşma, daha güçlü olma arzusu ve heyecanı içindedir.

Türk Milleti, her sahada dünyaya sesini duyuracak ve sözünü geçirecektir.

Türk Milleti, yabancılara, dış kaynaklara muhtaç olmaktan çıkıp, kendi kendisine yeter bir duruma gelecektir.

Türk Milleti, eşsiz tarihine yaraşır şekilde, nefis emniyeti yüksek, kabiliyeti ve kendi öz haysiyetine olan inancı ile, her zaman medeni alemin üstünde olacaktır. İnancımız ve Milletimizin fıtratında mevcut hasletler, Türkiyenin manen ve maddeten kalkınmış ileri bir ülke olması için en büyük güç kaynağımızdır.

Türkiye’yi, bu inançla yeniden büyük yapmaya, ağır sanayiini kurmaya, ışıksız köy, işsiz, sahipsiz, kimsesiz vatandaş bırakmamağa, yeniden limanları yapılmış, sür’at yolları ikmal edilmiş, modern hava limanlarına kavuşmuş, haberleşme tesisleri en ileri düzeye ulaşmış, geceleri aydınlık bir ülke haline getirmeğe kararlı olarak hizmet yoluna çıkmış bulunuyoruz. Yeni bir şevk, ümit ve heyecanla Aziz Milletimize hizmet vereceğiz. Güç kaynağımız, Milletimizin teveccüh ve itimadıdır. Onun iradesinin üstünlüğünü ve geçerliliğini meşru otoritenin tek temeli sayıyoruz.

Milli beraberliği bir ve bütün olarak güçlü, ekonomisi sağlam yapıya kavuşmuş bir Türkiye’nin, uluslararası alanda, dostluğu aranan bir ülke olarak, her geçen gün daha da kuvvet kazanacağına inanıyoruz.

Milli menfaatleri koruyan, şahsiyetli, kararlı ve gerçekçi bir dış politikanın takipçisi olacağız. Türkiye, büyük bir devlet olarak daima taahhütlerine sadık kalmıştır ve sadık kalacaktır. Ancak, meşru hak ve menfatlerini tavizsiz korumaya kararlıdır. Ülkemizin, komşularımızla ve diğer dünya ülkeleriyle ilişkilerinde iyi niyet ve dostluk, karşılıklı hak ve menfaatlere saygı anlayışını hakim kılacağız.

Dost ve kardeş Müslüman Ülkelerle olan nıünasebetlerimizi, özellikle, sanayi ve teknoloji alanında geliştirerek daha güçlü bağlantılar kuracağız.

Dış ülkelerde yaşıyan soydaşlarımızın, insani ve kültürel meseleleri ile ilgilenmeye büyük önem vereceğiz.

Avrupa Ekonomik Topluluğuyla aramızdaki münasebetleri, milli sanayiimizin geliştirilmesi ve güçlenmesine hizmet edecek, ihracatımıza pazar sağlayacak, milli menfaatlerimizi koruyacak biçimde ele alıp yeniden düzenlemeyi zaruri görüyoruz.

Komşumuz Yunanistan’la aramızda ihtilaflı bulunan bütün meselelerin müzakere yoluyla halledilmesine çalışacağız.

Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımızın güvenliğinin, bütün haklarının ve huzurunun teminat altında bulunmasına ve bunun devamlılık arzetmesine daima dikkat ve önem atfedeceğiz. Kıbrıs’taki durumun, toplumlararası müzakere yoluyla ve barışçı yöntemlerle siyasi çözüme ulaşacağına dair ümidimizi muhafaza ediyoruz.

Kıbrıs’ta, iki bölgeli ve iki toplumlu bağımsız bir federal devletin varlık kazanması için gereken her türlü çaba ve iyi niyet gösterilmeye devam edilecektir. Bu konudaki teşebbüslerimizin, anlayış ve davranışımızın, başta Yunanistan olmak üzere, diğer ülkeler tarafından da doğru teşhis edilerek değerlendirilmesi gereğine dikkat çekmek istiyoruz.

Türkiye’nin savunması, başkalarının irade ve kararına bağlı değildir. Savunma ihtiyaçlarımızı bir kaynaktan değil, her imkân ve kaynaktan yararlanarak karşılıyacağız. Öncelikle, Milli Harp Sanayiinin kısa zamanda geliştirilmesine ve öz kaynaklarımızdan ihtiyaçlarımızın karşılanmasına gayret göstereceğiz.

 

A.P. Genel Başkanı M.S.P. Genel Başkanı M.H.P. Genel Başkanı

Süleyman DEMİREL Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN Alpaslan TÜRKEŞ

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi internet Sitesi
© 2009 T.B.M.M.