| 4 Şubat 2010 Perşembe
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKCİ (Konya)
-----0-----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 57'nci Birleşimini açıyorum.
YOKLAMA
BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için üç dakika süre vereceğim.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz Gaziantep ilinin sorunları hakkında söz isteyen Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'e aittir.
Buyurunuz Sayın Ağyüz. (CHP sıralarından alkışlar)
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; seçim bölgem Gaziantep'in yaşadığı ekonomik, sosyal sıkıntıları, sorunları sizlere aktarmak için gündem dışı söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Gaziantep'in sorunlarını sıralarken Gaziantep'in durumunu "AKP öncesi" ve "AKP sonrası" diye ayırmak lazım. AKP öncesi, 4 organize sanayi bölgesiyle yaklaşık 24 milyon metrekarelik bir KÜSGET ve 2 tane de ufak, küçük sanayisiyle, örnek sanayisiyle bir bütün hâlinde gelişmişliğini sağlamış, bölgesinde GAP'ın giriş kapısı ve cazibe merkezi bir kentti ve ne zaman ki 2004 yılında iktidarınızın heyula uygulaması Teşvik Yasası çıktıktan sonra Gaziantep maalesef güneş gibi parlayan bir yıldız olmaktan çıkmış, ekonomide karamsar, toplumsal ve sosyal olayların arttığı bir kent hâline gelmiştir. Bu teşvik uygulamasıyla Gaziantep'in çevresi teşvikli illerle kuşatılmış, rekabet şansını kaybetmiştir. Dördüncü organize sanayi bölgesinde tahsisler, yapılabilir noktaya, temel atılır noktaya gelmemiştir. Gaziantep'e özel önem verilmesi gerektiğini ağzıyla söyleyen Sayın Başbakan dokuz kere kente gelmesine rağmen hiçbir çözüm üretememiştir.
Gaziantep sağlıkta, sağlık gelişmişliğinde otuz yedinci sıradadır, eğitimde elli dördüncü sıradadır ve işsizlikte nasıl ki Türkiye OECD ülkelerinde birinci ise Türkiye sıralamasında da yüzde 16,8'lik işsizlik oranıyla sekizinci sırada yer almaktadır, değerli arkadaşlarım.
Devri iktidarınızda yanlış teşvik uygulaması ve ekonomik kriz nedeniyle işsizlik artmıştır, intiharlar artmıştır, kapanan iş yerleri artmıştır, tutuklu ve hükümlü sayısı artmıştır; eğitimde başarısızlık, sağlıkta eksiklik yaşanmıştır. Bir tek biten yatırımınız Gaziantep-Urfa arasındaki otoyoldur. Devam eden barajlar da elbette ki bitmek zorundaydı. Karkamış sınır kapısı açılmamıştır, bu bir handikaptır. Gaziantep-Halep arasında çalıştırılması gereken tren yoluna yeterli önem verilmemiştir, değerli arkadaşlarım.
AKP'li belediyeler kent yaşamını bitirmiştir; AKP İktidarı da Gaziantep gibi bir kentte ekonomik yaşamı, sosyal yaşamı bitirmiştir. Gaziantep gibi bir kentin kültür sarayı yoktur değerli arkadaşlarım. Kalıcı devlet tiyatrosu yoktur değerli arkadaşlarım ve altyapı, üstyapıda yatırımsızlık hem iktidarın ödeneklerinde belli olmaktadır hem belediyenin ödeneklerinde belli olmaktadır.
Bir de şu artmıştır: Yandaşlara ihale verme, yandaşların arsalarını imar rantı hâline dönüştürme maalesef AKP döneminde giderek tırmanmıştır. Bir artan şey de sosyal yardım ve proje destekleri adı altında kömür yardımınız artmıştır, gıda yardımınız artmıştır. Bu da ne demektir? Gaziantep giderek fakirleşmektedir değerli arkadaşlarım. Bunun çözümü var mıdır? Hükûmetin bu kentimize sahip çıkmasından geçer. 2007 seçimlerinde şimdiki Maliye Bakanımızı referans göstererek bu sorunların biteceğini taahhüt edenler şimdi nerelerdeler? Bir arsa rantını, Belediye Başkanını savunmak için kente gelen Sayın Başbakan verdiği sözlerin niye arkasında durmuyor değerli arkadaşlarım? Ama bunlar sizin dünyanızda yok. İş, üretim, istihdam, bunlar yok; satıp harcama var ve gerilim yaratmak var. Gerilim siyasetinden medet umuyorsunuz. Gerilim siyasetiniz tüm toplumu kaptığı gibi, bakkalları, kahvecileri, esnafı büyük bir çıkmaza soktuğunuz gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisini de gerilim siyasetinin içerisine soktunuz.
Geçen gün yaşanan olay kabul edilebilir bir olay değildir ama iktidar olgunluğunu gösteremezseniz, Başbakan Yardımcılığı olgunluğunu gösteremezseniz ve bir RTÜK Başkanıyla uğraşamayan kişi çok saygın olarak bu makamı temsil eden Güldal Mumcu'ya tehditler yağdırırsa, bu gerilim siyasetinden başka bir şey değildir. Her iki olayı da kınıyorum ve bu gerilim siyasetinden medet ummayınız çünkü değerli
1
|