2 650 dolardan, 33 bin ton kayısı ihraç edilerek, 81 milyon dolar döviz girdisiyle Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlanmıştır. Ne yazık ki, ekonomiye bu kadar katkısı ve döviz girdisi bulunan bu ürüne gerekli ilgi gösterilmemektedir.
1993 yılında tonu 2 650 dolara satılan kayısı, şu anda tonu 1 000 ilâ 1 400 dolar arasında satılmaktadır. Enflasyonun yüzde 100'ün üzerine çıktığı ve girdi fiyatlarındaki birkaç misli artışlar göz önüne alındığında, fiyatların, bir yıl öncesine göre, yüzde 40 değer kaybettiği görülecektir.
Bu sene üretilen kayısının, yüzde 15'i maliyetini kurtarıyor, yüzde 85'i ise zarar. Gerekli ilgi gösterilmediğinden ve pazar payını artırma girişimleri yapılmadığından, üretici, elindeki kayısının kilosunu 30 bin liranın altında tüccara satmaktadır. Bu miktar, üreticinin kilo maliyetinin altında bir rakamdır. İlaç, gübre, sulama, toplama, kurutma ve nakliye olmak üzere, maliyeti 30 bin liradır. İki yıl önce kurulmuş Kayısıbirlik'e destek verilmeli ve basiretli bir tüccar gibi çalışması sağlanmalı...
BAŞKAN- Sayın Barut, yazılarınızı görüyorum, rahat okuyu, sıkışmayın.
M. GAZİ BARUT (Devamla)- Teşekkür ederim efendim.
...ayrıca, Birlik, krediyle desteklenmelidir. Nitekim, 1993 yılında Ziraat Bankasından 22 milyar lira faizli kredi verilmiş; ancak,1994 yılı için 500 milyar lira kredi sözü veren Hükümet, bugüne kadar bir kuruş dahi vermemiştir. Birliğin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına, kilosu 50 bin liradan satın alma talebi, bakanlıkça kabul edilmiş, hatta, sayın bakanın, bu fiyatın daha da yükseltileceği ve konuyu yerinde inceleyeceği taahhüdünde bulunmasına rağmen, netice alınmamıştır. Birlik, parasızlık yüzünden 50 bin lira değer biçilen 70 bin ton üründen ancak 300 tonunu satın alabilmiştir. Üretici, bir yıldır borcunu bu sebepten ödeyememiş, geçimi zorlaşmış, hatta imkânsız hale gelmiştir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerimin başında belirttiğim gibi, diğer bir konu olan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya hizmet verecek ve inşaatına 1991 yılında başlanan Turgut Özal Tıp Merkezi hakkında kısaca bilgi arz etmek istiyorum. 1994 yılında kısmen,1995 yılında ise tam kapasiteyle hizmete açılması planlanan ve Avrupa İskân Fonundan 60 milyon dolar kredi alan tıp merkezi inşaatının ancak yüzde 60 kadarı bugüne kadar tamamlanabilmiştir; bu da üç yıllık bir gecikmeyi ifade etmektedir.
Bu gecikmenin yanında büyük zararlar da doğmuştur. Bir kere, tıp merkezinde çalışmak üzere ihtisas için Amerika Birleşik Devletlerine gönderilen sağlık personelinin bir kısmı eğitimini tamamlayarak yurda dönmüş, hizmete açılmamış tıp merkezinde çalışma olanağı bulunmadığından, bu personel diğer kurumlara gitmiştir. Ayrıca, üniversite, eğitim için ödenecek 1 milyon doları, kredi olarak kullandığından, dolardaki artış dolayısıyla çok yüksek bir borç altına girmiştir. Çünkü, sözleşme anında dolar 14 bin lira iken, bugün 34 bin lira olmuştur.
Görülüyor ki, tamamlandığında ülke açısından büyük yararları olacak ve Avrupa'nın dahi en modern tıp merkezleri kalitesinde bulunacak olan bu sağlık merkezinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sağlayacağı sayısız katkıları dolayısıyla, bir an evvel bitirilmesi için ödeneklerin artırılması gerekmektedir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; huzurunuzu fazla işgal etmeden, diğer bir konuya da kısaca değinmek istiyorum: Türkiye'nin geleceğinin simgesi, kalkınmanın temel taşlarından biri ve medarı iftiharımız GAP'ı ve bu tesislerin bulunduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesini batıya bağlayacak olan Adıyaman- Malatya devlet yolu inşaatı 10 yıldır devam ediyor. Bitmesiyle, Adıyaman- Malatya arasındaki mesafeyi, 185 kilometreden 110 kilometreye indirecek olan bu yolun, 10 yılda, ancak yüzde 50' si tamamlanmıştır. Bu tempoyla çalışılırsa, yolun tamamlanması için 10 yıla daha ihtiyaç vardır. Doğu ve güneydoğuya hizmetin, sözde değil, bu icraatla olacağı şüphesizdir.
Bu yolun tamamlanması için, Hükümetin gerekli ilgiyi göstermesi dileğiyle, Yüce Meclise saygılar sunarım. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın Barut.
Cevap vermek üzere, Sayın Bakan; buyurun.
DEVLET BAKANI NECMETTİN CEVHERİ (Şanlıurfa)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Malatya Milletvekili Sayın Gazi Barut'un, aslında, İçtüzüğe göre, bir konuyla
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |
Türkiye Büyük Millet Meclisinin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.
TBMM'yi gezmek isteyen tüm ziyaretçilerimiz, cumartesi günleri randevuya gerek olmadan, 11:00 - 16:00 saatleri arasında TBMM Dikmen Giriş Kapısından giriş yapmak suretiyle gezi programından yararlanabilirler.
İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.
Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisini aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.
