BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.
H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Bırakın memurlarımızı, bırakın kamu çalışanlarının yasaya aykırı olmasını, Anayasa'ya ve tabi olduğumuz, bizim iç hukukumuza göre ulus üstü niteliği taşıyan sözleşmelere aykırı hükümleri ortadan kaldırmayan yürütme organı bu işten yasal anlamda sorumludur. Tekrar altını çiziyorum, derhâl ve derhâl siyasi iktidarın Anayasa'nın 90'ıncı maddesinin hükmünün gereğini yerine getirmesi gerekmektedir.
Anayasa'yı rafa kaldırmak, Anayasa'da tanınan temel hak ve özgürlükleri görmezden gelmek, özellikle de adil yargılama hakkıyla ilgili, çalışma hukukuyla ilgili hakları görmezden gelmek akılcı, makul bir yaklaşım değildir.
Ben bu arada, tekrar, yarın kamu emekçilerinin yapacağı grevde başarılar diliyorum ve siyasi iktidarı da yasalarımızdaki bu engelleri kaldırmaya çağırıyorum.
Hepinize sabrınız için teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İçli.
Danışma Kurulu önerisinin lehinde son söz Van Milletvekili Sayın İkram Dinçer'e aittir.
Buyurun Sayın Dinçer. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süreniz on dakika.
İKRAM DİNÇER (Van) - Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekillerimiz; Danışma Kurulu önerisi lehinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyor, bu öneri lehinde olduğumu belirtiyor, tekrar, Sayın Başkanımızı ve heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Dinçer.
Danışma Kurulu önerisi aleyhinde son söz İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Macit'e aittir.
Buyurun Sayın Macit.
Süreniz on dakika.
HASAN MACİT (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz aldım. Şahsım ve Demokratik Sol Parti adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu hafta müzakere edeceğimiz kanunları içeren bir gündemi belirleme tartışmaları yapıyoruz.
Değerli arkadaşlar, biraz sonra görüşeceğimiz millî eğitimle ilgili kanun, yerinde fakat yetersiz bir kanundur. Bugün, ataması yapılmayan öğretmenlerin, işsiz ve güvencesiz öğretmenlerin gösteri yaptıkları ve basın açıklamasıyla tüm kamuoyuna durumlarını anlatmaya, izah etmeye çalıştıkları bir gün ve aynı zamanda Öğretmenler Günü. Tekrar, öğretmenlerimizin gününü kutluyorum ama Öğretmenler Günü'ne ataması yapılmayan işsiz ve güçsüz öğretmenlerin gösteri yaptığı bir gün; yarın da gene, fiilen görevi başındaki öğretmenlerin özlük haklarıyla ilgili gösteri yapacakları, eylem yapacakları bir güne denk düşmüş olması anlamlıdır. Bu bağlamda, biz, herhâlde buradaki yaptığımız müzakerelerde hakkıyla, öğretmenlerimizin yeteri kadar özlük hakları olsun kadroları olsun, gerekli düzenlemeleri onların lehine yapamıyoruz veyahut da alamıyoruz diye düşünüyorum.
Ben bir konuşmayı sizlerle paylaşmak istiyorum: "Yahu, bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor. Resim öğretmeni matematiğe, müzik öğretmeni beden dersine giriyor. Niye? Öğretmen ihtiyacı var ama bakın ki işe, bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor! O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri; yazık değil mi? 'Öğretmen alamıyorum.' de. Bu evlatlarım okumasın boşuna ama biz iktidar olunca inşallah boşta kalan öğretmen adayı olmayacak." Haziran 2002 Gaziantep mitingi. Aynı söylem 2002 Samsun mitingi. Aynı söylem Mayıs 2002 İzmit mitingi. Aynı söylem 2002 İstanbul mitingi. Bunu söyleyen Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.
Değerli arkadaşlar, o zaman, 50 bin öğretmen açığı… "Öğretmen boşta geziyor, ataması yapılmıyor." diye Sayın Başbakan haklı gerekçelerle mitinglerde kamuoyuna vadediyor ve vaadinin bir bölümünde de diyor ki: "Bizim iktidarımızda hiçbir öğretmen adayımız açıkta kalmayacak. Hepsinin atamasını yapacağız." Siyasetçinin, devlet adamının verdiği sözler ve verdiği sözlerin arkasında durmakla, verdiği sözleri yerine getirmekle değeri
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |