Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 3. Yasama Yılı
89. Birleşim 26/Nisan /2005 Salı
Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 67 sayfadır.

Yunus Emre şöyle ifade etmektedir: "Gönül çalabın tahtı/ çalap gönüle baktı/iki cihan bedbahttı/ kim gönül yıktıysa" ve Hacı Bektaş Veli ise şöyle haykırmaktadır: "Sevgi varken nefret niye/hoşgörü varken bağnazlık niye/özgürlük varken tutsaklık niye/adalet varken haksızlık niye."

Kendi inancını içtenlikle yaşamak, başka inanç ve düşüncelere hoşgörüyle bakmak, hepsinin kaynağı sevgidir. Sevginin yüce bir değer olduğunu Mevlana Hazretleri şöyle izah etmektedir: Sevgiyle acılar tatlı olur, sevgiden bakırlar altın olur, bulanık sular durulur, dertler şifa bulur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumumuzun önemli bir değişim yaşadığı ve şekillendiği günümüzde insanlarımız arasında kardeşliğin ve sevginin çok çok önemli olduğunu hatırlatmayı bir görev addediyorum. Özellikle bazı dış güçlerin halkımız arasına nifak tohumları ekme gayretleri, ayrıca birtakım şer güçlerin iftira kampanyalarıyla dünya kamuoyunda geçmişimizi karalama ve bazı devletler nezdinde ülkemize yönelik asılsız ve mesnetsiz iddialarla âdeta bir Haçlı akını başlatmayı hedefleyen çalışmaları karşısında bizlerin de aramızdaki her türlü düşünce ve fikir ayrılıklarını bir kenara bırakıp, ülkemiz için, insanlarımız için ve geleceğimiz için el ele gönül gönüle kardeşlik duygularıyla birlik ve beraberliğimizi her zamankinden daha etkin hale getirme mecburiyetimiz olduğunu düşünüyorum. Sanırım bugün buna çok ihtiyaç duyacağımız gündür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın efendim.

ŞEMSETTİN MURAT (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Büyük Türk düşünürü Ahmet Yesevi'nin dediği gibi sevgi tohumları ekelim ki, sevgi çınarları yetişsin.

Hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Murat.

Gündemdışı ikinci söz isteği, Ağrı İlinin düşman işgalinden kurtuluşunun 87 nci yılı münasebetiyle, Ağrı Milletvekili Sayın Naci Aslan'a aittir.

Buyurun Sayın Aslan. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

2.- Ağrı Milletvekili Naci Aslan'ın, Ağrı İlinin Düşman işgalinden kurtarılışının 87 nci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

NACİ ASLAN (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ağrı İlinin düşman işgalinden kurtuluşunun 87 nci yıldönümüyle ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ortaasya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında Ağrı bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla, birçok medeniyete sahne olmuştur; ancak, bu medeniyetler Ağrı'yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden, burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır. Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititlerin güçlerini yitirmeleri üzerine, MÖ 1340-1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir. Hurriler, krallık merkezi olan Urfa'dan uzak olan Ağrı'yı ellerinde tutamamışlardır. En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuş, Urartunun, Van Gölünün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerinde, Kral İspuini (MÖ 825-810) döneminde seferler başlamış, Kral Menua (MÖ 810-786) döneminde bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır. Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, Ağrı Dağının yamaçlarında Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menua'nın bu bölgedeki egemenliğinin kesin kanıtıdır. MÖ 712 yıllarında Kızılırmak boylarına kadar uzanan Kimmerler, Ağrı'da geçici de olsa bir hâkimiyet kurmuşlardır. Medler (MÖ 708-555) Asur Devletinin yıkılmasıyla birlikte bir yayılma sürecine girmiş, bunun sonucu olarak da Ağrı ve çevresini topraklarına katmışlardır.

Medlerin yıkılmasıyla birlikte Persler, Büyük İskender'in Pers Kralı III. Darius'u (MÖ 331) yenerek Anadolu'yu ele geçirdiği zamana kadar yaklaşık ikiyüz yıl kadar bölgede yaşamışlardır.

Büyük İskender'in ölümü üzerine oluşan boşluktan faydalanan Ermeniler bölgeyi ele geçirmişlerdir.

Doğu Anadoluya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu, MÖ 680 yılında bölgeye gelen Sakalardır; Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı Ağrı ve çevresine hâkim olmuştur.

Bölge, Hz. Osman zamanında İslam orduları tarafından fethedilmiş, 872 yılına değin Abbasilerin kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans'ın kontrolüne geçmiştir.

1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamış, Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devletinin sınırları içine girmiştir.

1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239'da Cengizliler, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celayirliler Ağrı'da hüküm sürmüşlerdir.

İlhanlılar, bazen, kurultaylarını Ağrı Dağı eteğinde yapmış, Anadolu ve İran'ı buradan yönetmişlerdir.

1393'te Moğol Hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir.

18

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa