KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bakın, bir başka şey, bir başka konu: Sayın Başbakan diyor ki, Oferlere gitti, yahu… (AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karşılıklı konuşmayalım, istirham ediyorum.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - ... Araplara gitti, sermaye getiriyor. Sayın Başbakan -ayrıntıları vereceğim size- diyor ki: "Bu ülkeye Yahudi sermayesi geliyor, bu Yahudidir; Arap sermayesi geliyor, bu Araptır. Batı sermayesi geliyor, acaba bu niye geldi deniliyor. Ya, arkadaş, nereden ne gelecek, allahaşkına söyleyin bana. Siz bugüne kadar kime yağ oldunuz, şunu bir söyleyin." 10.10.2005'teki konuşması.
Biz hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyetine gelen sermayeye ırkçı gözüyle bakmadık. Bizim bakış açımız şu: Bir sermaye gelirse, bu ülkeye yatırım için gelmeli. Burada teknoloji getirmeli, istihdam yaratmalı. Her sermayenin, yabancı sermayenin... Gerekirse Teşvik Yasası getirirsiniz, biz de size destek veririz; ama, biz bu sermayenin kapalı kapılar ardında görüşüldükten sonra, belli avantajlar belli kişilere sağlandıktan sonra Türkiye'ye getirilmesini istemiyoruz. Bu, siyaset anlayışına aykırıdır, Türkiye Cumhuriyetinin ekonomi politikasına da aykırıdır, yanlıştır. Yapmayın bunu. Ne ırkçılığı?! Biz, sözde, sermaye ırkçısıymışız. Nereden çıktı sermaye ırkçılığı?! Böyle bir kavram olamaz. Böyle bir kavrama kimse izin veremez.
RECEP KORAL (İstanbul) - Maç seyreder gibi ihale seyrediyorsunuz.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Diyorsunuz ki Sayın Başbakan: "Şu anda devlet eliyle zengin olma dönemi bittiği için rahatsız olanlar var. Bu kapı kapandı."
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Doğru...
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Ne kadar güzel bir laf. Doğru, vatandaş için böyle bir şans yok zaten; ama, AKP yandaşları için maşallah, herkes zengin oluyor, herkes köşeyi dönüyor. Nasıl oluyor bu böyle?! Yolsuzluklar almış başını gidiyor, yolsuzluklar diz boyu. Size anlatacağım biraz sonra, vaktim çok sınırlı, bunu da böyle geçiyorum.
Bakın, ben bu kürsüden, değerli arkadaşlar, şu ifadeyi kullanmıştım: Pazarlama sözcüğünü kullanmıştım ve bütün AKP Grubu ayağa kalkmıştı "nereden çıkarıyorsunuz bunu" diye. Hatta, bir arkadaşım kürsüye gelip, beni vatan hainliğiyle suçladı ve beni mahkemeye vereceğinizi söylediniz. Sayın Mehmet Ali Şahin dedi ki: "Söz ağızdan çıktıktan sonra artık kişiyi esir alır. Onu mahkemeye vereceğiz."
Şimdi, Sayın Başbakan ne diyor: "Siyasette bir marketing vardır. Bunu bilmiyorlar. Parlamentonun içinde bazı liderlerden de bunu bilmeyenler var. Bunu, bazı ilim adamlarına müracaat etsinler, özellikle bu alanda ihtisas yapmış bilim adamlarına müracaat etsinler, siyasette de bir pazarlamanın olabileceğini, sosyal bilimlerde de bir pazarlamanın olabileceğini öğrensinler. Evet, ben, ülkemi pazarlıyorum; aynı şeyi KKTC için de yapıyorum."
ASIM AYKAN (Trabzon) - Doğru söylemiş.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Şimdi, Sayın Başbakan doğru söylüyorsa, bana niye tepki gösterdiniz?!
ASIM AYKAN (Trabzon) - "Satıyorsunuz" dediniz.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Hayır, bana niye tepki gösterdiniz?! Benim burada... "Gel, özür dile" diye bütün hepiniz niye ayağa kalktınız, benim ne günahım vardı arkadaşlar?!
ASIM AYKAN (Trabzon) - Sizin söylediğiniz tamamen tersiydi.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Haa, geliyorum şimdi, Sayın Başbakanın hatası şu: Sayın Başbakan, her ne kadar İngilizce bilmiyorsa da, İngilizce sözcük kullanma gibi bir hatası var. Marketing… Efendim, pazarlama var, niye marketingi kullanıyorsunuz, zor mu yani bu pazarlamayı ifade etmek?! Pazarlamayla, Sayın Başbakanın…
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - İngilizce bilmediğini nereden biliyorsunuz?!
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Biliyorum ben!
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Bilmiyorsunuz!..
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Pazarlama ile tanıtımı karıştırıyor değerli arkadaşlar. Her başbakan ülkesini tanıtır, ülkesini pazarlamaz. Sayın Başbakan istiyorsa, bilim adamlarına işte bunu sorar. Bilim adamlarına sorsun, pazarlama nedir, tanıtım nedir... Bir ülkenin başbakanı ülkesini pazarlar mı, ülkesini tanıtır mı; bunu da sizin vicdanınıza veriyorum. (AK Parti sıralarından gürültüler)
ASIM AYKAN (Trabzon) - Amaç hâsıl olduktan sonra…
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bir başka konu, Öğretmenler Gününde…
Bakın, pazarlamanın sonucu nedir biliyor musunuz arkadaşlar; en iyi pazarlayan satış elemanı, en çok satışı yapandır; pazarlama budur.
FİKRET BADAZLI (Antalya) - O da tanıtımdır.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Tanıtım değildir, pazarlama budur bakın. Pazarlama, çok tehlikelidir.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Pazarlamak satmaktır.