Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 4. Yasama Yılı
62. Birleşim 14/Şubat /2006 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Tutanak toplam 71 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

14 Şubat 2006 Salı

BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 62 nci Birleşimini açıyorum.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını, görevli personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Sevgililer Günü hakkında söz isteyen Antalya Milletvekili Fikret Badazlı'ya aittir.

Buyurun Sayın Badazlı. (Alkışlar)

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Antalya Milletvekili Fikret Badazlı'nın, Dünya Sevgililer Gününe ilişkin gündemdışı konuşması

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Sayın Başkan, birbirinden değerli Büyük Millet Meclisinin çok güzide milletvekili arkadaşlarım; 14 Şubat Dünya Sevgililer Günü hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmak üzere söz aldım; sözlerime başlarken, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, bu gün, milattan sonra 270 yılının 13 Şubatında, Roma imparatorunun, Valentinus adlı bir azizi öldürtmesi üzerine, birbirini seven insanların ölürken sevdiğine bıraktığı acılı mektubun ertesi gün muhatabına ulaşmasından itibaren başlamıştır. Filozof Valentinus'un hapsedildiğinde gardiyanın kardeşi Julia'nın 14 Şubat günü filozofun mezarına pembe çiçekli bir badem fidanı dikmesiyle, günün çiçekle anılması gelenekselleşmiştir. Efsaneye göre, daha sonraları, Roma halkının Cinsellik Tanrısı diye adlandırdıkları Juno adına bu günde kutlamalar yapılırmış, hatta, birbirleriyle ilk defa cinsel ilişkiye girecek gençlerin listesi Juno'ya önceden verilir, 15 Şubatta Juno bunları törenle birleştirirmiş.

Yani, halen bizde de vasıflandırıldığı gibi, birbiriyle aşkı, cinselliği yaşayan çiftlerden ağırlıklı olarak dişi partnere sevgili deniliyor. Zira, kelime manasında sevgili, birbirine yüreğiyle bağlı, birbirini sevip saymasını bilen insanlara da deniliyor.

1736 yıldır süregelen bu alışkanlığın, bence, günün getirip gösterdiklerine göre yeniden şekillenmesinin zamanının geldiğini düşünüyorum.

Bana göre, sevgili denildiğinde, insan vasfını haiz canlıların dili, dini, ırkı, rengi, cinsi, tebaası ve diğer tüm nitelikleri her ne olursa olsun, Allah'ın dünyada yarattığı fizikî tanımlamasıyla birlikte, akılla, zekayla ve aklı kullanarak düşünme, muhakeme edebilme, doğruyu yanlışı ayırt edebilme yetenekleriyle donattığı en üstün meziyetli canlısı olmanın kendine yaraşır ağırbaşlılığı, vakarı, saygınlığı içerisinde birbirlerini sevebilme, sayabilme, kabiliyet ve becerisine kavuşmalıdırlar. Böylece de tüm insanlar birbirlerini içtenlikle saymalı ve sevmelidirler diye düşünüyorum.

Yaşadığımız dünyanın, bugünde ve gelecekte buna çok ihtiyacı vardır. Dünyanın neresinde olursa olsun, insan vasfındaki canlılar, birbirlerini sevmeliler, sevmeyi öğrenmeliler, birbirlerinin, kelime manası içerisinde, sevgilisi olabilmelidirler. Benim kişisel yaradılışımda, gözlemleyebildiyseniz, bu vasıf vardır, sizlerin hepinizde de ben bunu görüyorum.

Sevgili Başkanım, sevgili milletvekili arkadaşlarım; hepinizi teker teker çok seviyorum. Benim birbirinden güzel nadide kardeşlerim, bugünleri idrak ederken, günün anlamını aşktan, cinsellikten ziyade insanlık onur ve diğer sorumlulukları ile vecibelerini yerine getirmiş toplumlar haline getirebilmenin toplumların geleceği, insanlığın geleceği bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.

Bugün sizlere gönderdiğim çiçekler, doğumdan itibaren yerlisi olarak mensubu olduğum, bundan da ayrı bir gurur duyduğum güzel Antalyamdan, Kesme Çiçek Üreticileri Birliğinin, günün anısına, aracılığımla, sizlere ortaklaşa bir takdimimizdir; sevgimizin, inceliğimizin bir ifadesidir.

Çiçek, sevginin, inceliğin, kibarlığın, zarafetin sessiz bir ifadesidir.

Biraz evvel basına da ifade ettiğim gibi, çiçek, bizde, maalesef, hastaya, düğüne, kız istemeye giderken ve benzeri çok az vesilelerle kullanılır. Bölgemde üretilen çiçeklerin yüzde 95'i dış ülkelere gidiyor. Türk halkı, ne yazık ki, çiçek tüketmiyor. Toplumumuzun aslında çok zengin olan ince yapısına ve kültürüne çiçek tüketme alışkanlığını da kazandırması çok arzuladığım bir olgudur.

Çiçekçiliğin en gelişmiş olduğu Hollanda'da, halk, inadına çiçek tüketiyor. Çarşıda üç beş dükkândan biri çiçekçi. Önce kendileri kullanarak sektörü geliştirmişler.

Çin mutfağının zenginliği, en çok kendilerinin tüketmesiyle gelişmemiş midir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Badazlı.

FİKRET BADAZLI (Devamla) - Uzağa gitmeyelim, Gaziantep'te baklavayı ağırlıklı olarak yerli halk, Şanlıurfa'da kebabı yerli halk, Samsun'da pideyi daha çok kendi yerli halkı tüketerek sektör haline getirmemişler midir?

Bizde, sektörlerin en güzeli, ikramların en ince ve zarifi olan çiçekçilik neden gelişmemiştir? İstihdamıyla, ihracatıyla, yarattığı katmadeğerle tarım sektöründe önemli bir yer tutabilecek bu sektörü geliştirmek noktasında, her vesileyle bu nadide bitkiyi tüketme kültür ve alışkanlığını edinmemizin sadece sektöre değil, yaşamımıza da önemli faydalar, güzellikler getireceğine inancım tamdır. Keza,

9

Milli Egemenlik Sitesi
Meclis Haber
Meclis TV
Saraylar
Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.