Türkiye Büyük Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
21. Dönem 1. Yasama Yılı
35. Birleşim 20 Temmuz 1999 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 82 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
Madde 3 - Önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddî zarara yol açması veya maddî zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fizikî olarak geciktirmesidir. Ancak, sübvansiyona konu ithalata karşı önlem alınabilmesi için, sübvansiyonun Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması'nın 2 nci Maddesi çerçevesinde bir firma/firma grubu veya bir üretim dalı/üretim dalı grubuna yönelik olduğunun da tespit edilmiş olması gerekir."

BAŞKAN- 3 üncü madde üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına Erzurum Milletvekili Sayın Aslan Polat; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 10 dakikadır.

FP GRUBU ADINA ASLAN POLAT (Erzurum) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 41 sıra sayılı Kanun Tasarısının 3 üncü maddesi üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

3 üncü madde "Önlem Alınmasını Gerektiren Haller" başlığını taşımakta ve "önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge ve sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddî zarara yol açması veya maddî zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fizikî olarak geciktirmesidir. Ancak, sübvansiyona konu ithalata karşı önlem alınabilmesi için, sübvansiyonun Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşmasının 2 nci maddesi çerçevesinde bir firma/firma grubu veya bir üretim dalı/üretim dalı grubuna yönelik olduğunun da tespit edilmiş olması gerekir" şeklinde değerlenmektedir.

Damping ve sübvansiyonun tanımını şu şekilde yapabiliriz:

Damping, bir ürünün ihraç fiyatının benzer ürünün normal değerinin altında olması, başka bir ifadeyle, ihracat endüstrisindeki bir firmanın malını dış piyasada iç piyasadan daha düşük bir fiyattan satma uygulamasıdır.

Damping deyimi, başlangıçta, üreticilerin, yurt içinde satamadıkları malları, iç fiyatları kırmamak için dünya pazarlarına boşaltmaları anlamında kullanılmış; ancak, giderek değişik şekiller ve farklı amaçlar ortaya çıkmıştır.

Sübvansiyon ise, menşe veya ihracatçı ülkenin fayda sağlayan doğrudan veya dolaylı maddî katkısı veya GATT 1994'ün 16 ncı maddesi çerçevesinde herhangi bir gelir ve fiyat desteği şeklinde tanımlanmaktadır.

Dampinge veya sübvansiyona konu ithalat, piyasa ekonomisi uygulayan ülkelerde pazar fiyatlarının normal rekabet şartlarına göre oluşumunu engellemekte ve yerli sanayi üzerinde olumsuz etkiler yaratarak, piyasasına girdiği ülkenin ekonomisini zayıflatıcı unsur teşkil etmektedir. İhracatçı firmaların mallarını yurt dışında iç pazarlardan daha düşük fiyatla satmaları, uluslararası ticarette bir haksız rekabet uygulaması olup, iç piyasasında damping yapılan ülkede üreticiler bundan büyük zarara uğramakta, bu nedenle, piyasa ekonomisi uygulayan ülkeler, dampinge veya sübvansiyona konu ürün ithalatının yerli sanayileri üzerinde oluşturduğu haksız rekabetle mücadele etmek üzere hukukî düzenlemelere başvurmakta ve bu şekilde özel bir önlem prosedürü işletmektedirler.

Ulusal piyasaların aralarındaki fiyat farklılıklarının devam etmesi için, iktisadi olarak önemli derecede yalıtılmış olmaları gerekir. Bu yalıtım, taşıma maliyetlerinin yanı sıra dampingli malın üreticilerine sağlanan gümrük korumasından kaynaklanabilir. Sonuçta, ihraç edilen malın geri ithali mümkün olmaz ve farklı piyasalarda geçerli olacak farklı rekabet koşulları ortaya çıkar.

Jacob Viner, dampingi, tekelci yapıya bağlamaktadır. Sistematik bir uygulama olarak, dampinge, normalde tekeller sebep olmaktadır. Viner'e göre damping, özellikle büyük üretim birimlerinde ve pahalı makine-teçhizatla üretim yapan, dolayısıyla sabit maliyetlerin toplam üretim maliyetlerinin önemli bir kısmını oluşturduğu sanayilere kârlı gözükecektir.

Bu sanayiler için malî ve bazen teknolojik nedenlerle maksimuma yakın kapasite kullanımı büyük önem taşımaktadır. Bu açılardan, doğrudan maliyetlerin üzerinde herhangi bir fiyattan ilave siparişler başka türlü elde edilemiyorsa ve bunlar olmadan tam kapasitede üretim sağlanamayacaksa, kabul edilebilmelidir.

Damping çeşitleri genel olarak üç kategoriye ayrılmaktadır:

1. Arada bir yapılan damping.

2. Yıkıcı damping.

3. Sürekli damping.

Arada bir yapılan damping, bir firmanın, iç satışlarının azalması sonucu biriken stoklarını eritmek için, yalnızca dış değişken maliyetlerini karşılayacak bir fiyattan dış piyasalarda satmayı denemesi yoludur.

Yıkıcı damping ise, bir firmanın, dış piyasadaki rakiplerini ortadan kaldırarak monopol duruma gelebilmek amacıyla fiyatlarını onların dayanamayacağı kadar düşürmesi sonucu, rakiplerinin endüstri dışı kalması neticesinde, fiyatını aşırı şekilde yükseltmesi şeklinde ifade edilmektedir. Yerli sanayilerin bu türlü zararlı dampingin etkilerine karşı korunmasında kesin bir zorluk vardır.

Bir firmanın, malını, dış piyasalarda, sürekli olarak içeriden daha düşük fiyatlardan satmayı planlayarak, monopolcü özelliğinden faydalanarak, kâr maksimizasyonu sonucu, bir çeşit uluslararası fiyat farklılaştırmasına gitmesi de, sürekli damping olarak adlandırılmaktadır.

Niteliği ne olursa olsun, ülkelerin, dışticaret rejimlerinde, aralarında bir ayırım gözetmeksizin, tüm damping uygulamalarına karşı sıkı bir biçimde koruyucu önlemler alınmakta, ihracatın özendirilmesi amacıyla alınan vergi iadesi, ihracat sübvansiyonu gibi önlemler de ithalatçı durumundaki ülkeler tarafından çoğunlukla damping olarak kabul edilmekte, sonuçta, bu tür mal ihraç eden ülkeler hakkında, ilgili uluslararası

43

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Günlük Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yöneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

Halk Günü

Halk Günü

Önemli Duyuru
Bütçe görüşmeleri nedeniyle görüşmelerin bitimine kadar ziyaretçi yasağı uygulanmaktadır. Bu nedenle halk günü uygulamasına ara verilmiştir.

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisini aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi