Türkiye Büyük Millet Meclisi


MİLLÎ SARAYLAR DAİRE BAŞKANLIĞI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI (1)

(01 Eylül 2003)

Değerli basın mensupları,
Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı Millî Saraylar Daire Başkanlığı yönetimindeki tarihî mekânlar hakkında bir süredir basında çeşitli haberler çıkıyor.
Bu bilgilendirme toplantısı, kamuoyunun bilgilenme ihtiyacı ve halkımıza ait bu tarihî yerler hakkında, yine halkımıza bilgi verme gereğinden dolayı düzenlenmiştir.
Konuşmamın hemen başında öncelikle şunu çok açıkça ifade etmek istiyorum:
Biz, Meclis Başkanlığı olarak, şeffaf ve açık bir yönetim sergilemeyi prensip edindik. Bu prensibimizi de 1. Yasama Yılının kapanışında, bir yıllık süreyi her detayı ile başta halkımıza, sonra da basın mensuplarına anlattık.
Şimdi, halkımızın bizim yönetimimize emanet ettiği Millî Saraylar ve çeşitli tarihî mekânlar hakkında, hiçbir şüpheye mahâl vermeyecek şekilde, hatalarıyla ve sevaplarıyla hesap vermek için buradayım.
Hesabını vereceğimiz şey, milletimize ait tarihî ve millî eserlerdir.
Bu eserlerin yükü ağır, sorumluluğu büyük, gözbebeğimiz kadar kıymetli, aynı zamanda çok onurlu bir görevdir.
Size bilgileri aktarırken, bana ait Başkanlık dönemini milat olarak almayacağım. Geçen bütün dönemleri, kendi dönemimiz gibi, hatalarıyla ve sevaplarıyla değerlendirmeye tâbi tutacağım.

Kıymetli basın mensupları,
Şimdi sizlere, âdeta bir röntgen çeker gibi bütün birimlerimizin durumlarını sunacağım. Bu röntgende çatlakları, kırıkları ve kaynamış yerleri de göreceksiniz.
Buradaki ekrandan, bilgi verdiğimiz konular hakkında fotoğraflar gösterilecektir. Arzu edenler bu fotoğrafları daha sonra Daire Başkanlığımızdan alabilirler.
Konuşmamda, bugüne kadar basında çıkan bütün iddialara cevap vermeye de çalışacağım.
Unuttuğumuz, yeterli olmadığını düşündüğünüz konuları, soru-cevap kısmında bana ve burada hazır bulunan yetkililerimize tekrar iletebilirsiniz.
Amacımız, savunma ya da birilerini karalamak değil, olduğu gibi her şeyi açıkça halkın ve kamuoyunun bilgisine sunmaktır.
Biz buraların sahibi değiliz, sadece emanetçisiyiz. Halka ait olan bir şeyi halktan saklama devri artık geride kalmıştır.

Saygıdeğer kültür adamları,
Cumhuriyetin ilanından ve Halifeliğin kaldırılmasından sonra, 18 Ocak 1925 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Dolmabahçe ve Beylerbeyi Sarayları, aynı yıl içinde Yıldız Şale, Aynalıkavak Kasrı, Küçüksu Kasrı, 1930'da Yalova Atatürk Köşkü, Millî Saraylar adı altında korunmak üzere oluşturulan Millî Saraylar Müdürlüğüne bırakılmıştır.
1925'ten, 1933'e kadar TBMM adına Maliye Bakanlığı denetiminde kalan Millî Saraylar 1933 Bütçe Kanunu ile TBMM Başkanlığına bağlanmıştır.
1966'da Ihlamur Kasrı, 1981'de Maslak Kasırları bize katılmıştır. 1983'teki 2919 sayılı Teşkilât Yasası ile müdürlük, Millî Saraylar Daire Başkanlığına dönüşmüş ve 1988'de Florya Atatürk Deniz Köşkü, 1991'de Filizi Köşk, 1994'te Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası ile Yıldız Porselen, 1997'de Beykoz Kasrı, buraya bağlanmıştır.

PERSONEL DURUMU
Bu kısa tarihçeden sonra, şimdi personel durumumuzla ilgili bilgiler vermek istiyorum.
Şu anda Daire Başkanlığımızda 1085 personel görev yapıyor. Bu personelin 609'u kadrolu, 469'u sözleşmeli, 7'si geçici görevli personel konumundadır. Burada kadrosu gözüken 24 elemanımız da Ankara'da görevlidir.
Bizim dönemimizde Millî Saraylar Daire Başkanlığına 15 kişi atanmıştır. Şu anda 167 kadro daha boş bulunmaktadır. Personel atamalarımızda ehliyet ve liyakat kriterimiz, titiz bir şekilde burada da uygulanmıştır. Atamalarımızın bir kısmı diğer kamu kuruluşlarından yapılmış, önemli bir kısmı da Daire Başkanlığı içerisinden gerçekleştirilmiştir.
Personel ataması konusunda basında çıkan, "matematikçi bir kişi, müze araştırmacısı olarak atandı" haberi doğrudur. Atadığımız kişi 3 dil bilen, bilgisayar uzmanı çok yetenekli bir kişidir. Bu kişiyi, bilgi işlem merkezimizin alt yapısını oluşturmak üzere kurulan birimde görevlendirmek üzere uzman olarak atadık. Ancak bilgi işlem uzmanı diye bir kadromuz olmadığı için müze araştırmacısı kadrosuna almak zorunda kaldık.

MALÎ DURUM
Kıymetli basın mensupları,
Daire Başkanlığımızın malî durumu da şudur:
Meclis genel bütçesi içerisinde Millî Saraylar Daire Başkanlığımızın 2003 yılı bütçesi 30 trilyon 806 milyar olarak tespit edilmiştir.
Ayrıca Daire Başkanlığımızın restorasyon, bakım, onarım ve bir kısım cari harcamaları Meclis Vakfımız tarafından karşılanmaktadır.
Bu yıl 7 aylık dönem için bakım, onarım, restorasyon çalışmaları ve diğer cari harcamalarımız için Meclis Vakfı 848 milyar 512 milyon 902 bin TL harcamıştır. 22.08.2003 tarihi itibarı ile Meclis bütçesinden 17 trilyon 142 milyar 720 milyon TL, personel giderleri ve diğer cari harcamalar için kullanılmıştır. Yani Daire Başkanlığımız, Vakıf ve kendi bütçesinden toplam 17 trilyon 991 milyar 232 milyon 902 bin TL kullanmıştır. Bu harcamaların bütün detayları, isteyen basın mensubuna verilebilir.

Değerli arkadaşlar,
Millî Saraylar Daire Başkanlığımıza ait malî durum tablosu budur. Şimdi tarihî mekânlar hakkında kısa bilgiler vererek, her mekân hakkında kamuoyunda çıkan iddialara değinmek istiyorum.

Daire Başkanlığımıza bağlı saray, köşk ve kasırlar şunlardır:

Dolmabahçe Sarayı

Beylerbeyi Sarayı
Yıldız Şale
Küçüksu Kasrı
Ihlamur Kasrı
Aynalıkavak Kasrı
Maslak Kasrı
Florya Atatürk Köşkü ve sosyal tesisleri
Yalova Atatürk Köşkü

Beykoz Kasrı


Fabrikalarımız :
Yıldız Porselen ve Çini Fabrikası
Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası

Ayrıca TBMM Vakfı tarafından işletilen sosyal tesisler de şunlardır :
Filizi Köşk
TBMM Konukevi
TBMM Misafirhanesi
İzmir Egemenlik Evi

İsmi geçen bu yerler hakkında kısaca bilgiler vermek istiyorum.



YILDIZ PORSELEN FABRİKASI

Fabrikayı Hümayun denen iki fabrikamızdan biridir. Sultan II. Abdülhamid tarafından 1890-1892 yılları arasında yaptırılmıştır.
1994 yılında Millî Saraylar Daire Başkanlığına devredilmiştir. Bugün, geleneksel desenli porselenlerin yanı sıra "Millî Saraylar Porselen Koleksiyonu"na ait eserler, orijinallerine bağlı olarak yeniden üretilmektedir. Yıldız Porselen Fabrikamız, 2002 yılında 326 milyar 610 milyon TL zarar etmiştir.

HEREKE İPEKLİ DOKUMA VE HALI FABRİKASI
1843 yılında Hereke Fabrika-i Hümayunu adıyla Hereke'de kurulan fabrika, Osmanlı İmparatorluğunun o tarihe kadar halı ve ipekli dokuma alanında kurduğu en kapsamlı fabrikadır. Sümer Holding'ten 1994'de devri, 1997 yılında da Millî Saraylara tahsisi yapılmıştır. Fabrikada bugün, çağdaş tasarımlı desenlerin yanı sıra, imparatorluk tarihi boyunca üretilen kumaş ve halılar da orijinallerine bağlı olarak yeniden üretilmektedir.
Bu iki fabrikamızda da dış cephe ve çatı restorasyonları yapılmıştır.
Bu fabrikamız da 2002 yılında 471 milyar 355 milyon 288 bin 475 lira zarar etmiştir.
Her iki fabrika da tarihî misyon ve anlama sahip fabrikalardır ve bize mirastır. Bu nedenle buralardan kâr beklemiyoruz. Yine de zararın ortadan kaldırılması için çalışmalarımız sürmektedir.

İZMİR EGEMENLİK EVİ
Ulusal Mücadele yıllarında İzmir Müdafaayı Hukuk Teşkilâtının çalışmalarına mekân teşkil etmiş, uzun yıllar İzmir Belediye Binası olarak kullanılmıştır.
1970'li yıllarda belediyenin taşınmasından sonra boşaltılıp, TBMM Vakfına devredilmiştir.
Halen kafeterya, sergi salonlarıyla kültürel amaçla kullanılmaktadır. Parlamenterler Birliği İzmir Şubesi de bu binada çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu bina devir alındıktan sonra çatı, iç ve dış restorasyonu, yangın sezim tertibatı yapılmış ve 1995 tarihinde hizmete açılmıştır.

MASLAK KASIRLARI
Sultan Abdülaziz Döneminde (1861-1876) yaptırıldığı sanılan kasırlardan günümüze, Kasr-ı Hümâyûn, Mabeyn-i Hümâyûn ve Limonluğu, Çadır Köşk, Paşalar Dairesi gelebilmiştir.
Buradaki bazı binalar bir dönem Askerî Hastane olarak kullanılmıştır.
1981 yılında Millî Saraylar Daire Başkanlığına devredilmiş ve 1985'te boş olarak teslim alınmıştır.
Oldukça hasar görmüş olan binalar, restorasyonları tamamlandıktan sonra 25 Ekim 1986 günü ziyarete açılmıştır.Bu binada, çatıdan iç mimariye, altın varak işlerine ve çevre düzenlemelerine kadar önemli bir restorasyon çalışması yapılmıştır. Dolmabahçe Sarayında kayıtlı eşyalar ile tefriş edilmiş ve ziyarete açılmıştır.

AYNALIKAVAK KASRI

Sultan III. Ahmet Döneminde (1703-1730) yaptırıldığı sanılan, Sultan III. Selim Döneminde (1789-1807) yeniden düzenlenerek bugünkü görünümünü alan bu binalar, Millî Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan en eski yapılardır.
Aynalıkavak Kasrı, 1925 yılında Millî Saraylar Müdürlüğüne verilmiştir. Bazı bölümleri 1985 tarihinde ziyarete açılmış, daha sonra restorasyon çalışmaları nedeni ile 1997'de yeniden ziyaretçiye kapatılmıştır.
Kasırla ilgili bazı projeler yönetim değişikliklerinden dolayı akamete uğramıştır. 2003 yılında restorasyon çalışmaları yeniden başlatılmıştır.
2004 yılı sonunda, dış cephe restorasyonu tamamlanarak, mevcut iç kısımla birlikte ziyarete açılabilecektir.

FLORYA ATATÜRK DENİZ KÖŞKÜ

Mustafa Kemal Atatürk için İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında Mimar Seyfi Arkan tarafından projelendirilen bina, 14 Ağustos 1935 tarihinde kullanıma açılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılan bina 16 Eylül 1988 tarihinde Millî Saraylar Daire Başkanlığına bağlanmıştır.
Florya Atatürk Deniz Köşkü yanında Genel Sekreterlik ve Yaverlik binası, kafeterya, havuz, sosyal tesisler ve diğer binalarda da restorasyon çalışmaları tamamlanmış ve kompleks, 29 Ağustos 1993'te ziyarete açılmıştır.

BEYKOZ KASRI

Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından 1845-1854 yılları arasında Sultan Abdülmecid'e armağan olarak yaptırılmıştır. Bu yıldan sonra çeşitli kurumlar tarafından kullanılmış, Aralık 1997 tarihinde TBMM Başkanlığına devredilmiş, ancak, l999 yılında boş olarak teslim alınmıştır.
Teslim alındıktan sonra, temizlik, su akıntılarını önleyici çalışmalar ve çevre düzenlemeleri yapılmıştır. Beykoz Kasrının hangi amaçla kullanılacağı yönündeki proje çalışmaları sürmektedir. Teslim alındığında çok kötü şartlarda olan binanın, dış etkenlerden korunması için gereken önlemler tespit edilmiş ve bu yöndeki restorasyon çalışmaları sürmektedir.
Basında Beykoz Kasrındaki eşyaların kaybolduğuna dair çeşitli spekülasyonlar yapıldığından bu konuya açıklık getirmek istiyorum.
Olayların gerçeği şudur:
Kasırdaki bazı eşyalar, 2. Abdülhamit döneminde Yıldız Sarayına nakledildiği ve bunun bir süre devam ettiği tespit edilmiştir.
Ancak buradaki bir kısım eşyaların bu binayı kullanan bazı kurumlarda olduğuna yönelik bilgiler elde edilmiştir.
Bunların geri alınması için çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmalar Kasım 2003 tarihinde tamamlanacak ve kamuoyuna açıklanacaktır.

FİLİZİ KÖŞK

Sultan II. Abdülhamid'in (1876-1909) Başkâtibi Tahsin Paşa'nın Göztepe'de yaptırdığı yazlık bir köşktür.
11 Şubat 1991'de Kadıköy Belediyesinden Millî Saraylar Daire Başkanlığına devredilmiştir. Burada iç ve dış mekânlarda çeşitli restorasyonlar yapılmıştır. Köşk şu anda, Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şube Başkanlığı tarafından kullanılıyor.

KÜÇÜKSU KASRI
Küçüksu bölgesi 1730 ile 1754 tarihleri arasında, Osmanlı döneminde "Kandil Bahçesi" adıyla padişahın has bahçelerinden biri olarak kullanılmıştır.
Sultan Abdülmecit döneminde 1857 yılında eski ahşap yapı yıktırılarak yerine bugünkü Kasır yaptırılmıştır. 1933 yılında TBMM Millî Saraylar Müdürlüğüne verilmiştir.
1979 yılına kadar küçük onarımlar yapılarak ayakta tutulan Köşkte, dış cephe taş restorasyonu ve diğer iç restorasyonlar tamamlanmıştır.
Ancak Kandilli Rasathanesi gözetiminde yapılan ölçümlerde denize doğru kayma tespit edilmiştir. Bunu önlemek için geniş çaplı çalışmalar yapılmış ve bugün kasırda herhangi bir kayma olmadığı tespit edilmiştir.
Şu anda Küçüksu çevresinin tarihî misyonunu yeniden canlandıracak projemiz bu yıl Ekim ayında hayata geçirilecektir. Kasır, 1983 yılından beri ziyarete açıktır.

YALOVA ATATÜRK KÖŞKÜ

Yerini Atatürk ve arkadaşlarının seçtiği yapı, Cumhuriyet Dönemi mimarlığımızın erken örneklerinden biri olup 1929 yılında yapılmıştır. 1933 yılında TBMM Millî Saraylar Müdürlüğüne bağlanmıştır.
Günümüze dek periyodik onarım ve bakımı yapılmıştır. Köşk, 1983 yılından beri ziyarete açıktır. Buraya ayrıca havuz ve termal alt yapısı olan yeni bir sosyal tesis yapılmıştır. Çevre düzenlemesi süren bu tesis, 29 Ekim 2003 tarihinde hizmete girecektir.

YILDIZ ŞALE

19. Yüzyıl sonunda Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılmıştır. Alman İmparatoru II. Wilhem'i konuk etmek için inşa edilmiştir.
Burası daha sonra aynı işlevini sürdürerek ünlü devlet adamlarının misafir edildiği konuk evi olarak kullanılmaya devam etmiştir. 1933 yılında TBMM Millî Saraylar Müdürlüğüne devredilmiştir. 5 Temmuz 1985'te ziyarete açılmıştır. Bugün Millî Saraylar bünyesinde müze-saray olarak ziyarete açık bulunmaktadır.
Yıldız Şale çok çeşitli binalardan oluşmaktadır. Hemen hemen her yanı elden geçirilmiş, çok büyük ve önemli restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Halen burada restorasyon çalışmalarımız sürmektedir.

IHLAMUR KASIRLARI

Merasim ve Maiyet Köşkleri olarak anılan kasırlar, Sultan Abdülmecid tarafından 1850'li yıllarda yaptırılmıştır. Maiyet Köşkü ve bahçesi kafeterya hizmetlerinin yanı sıra, bugün çocukların resim, heykel, tiyatro çalışmalarını sürdürdükleri bir mekân olarak kullanılmaktadır.
Kasır, bir süre İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Tanzimat Müzesi olarak kullanılmış ve 1966 yılında T.B.M.M. Millî Saraylar bünyesine katılmıştır. 29 Kasım 1985'te ziyarete açılmıştır. Buradaki bir çok bina için ciddî restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Halen bu çalışmalarımız devam etmektedir.

BEYLERBEYİ SARAYI
1861-1865 yılları arasında Sultan Abdülaziz tarafından yazlık saray olarak yaptırılmıştır. Yaz aylarında yabancı devlet başkanlarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sarayın "Set Bahçeleri" adıyla anılan bahçelerinde Sarı Köşk, Mermer Köşk, Ahır Köşk yer almaktadır.
Dolmabahçe Sarayı ile birlikte TBMM'nin koruması altına alınan Beylerbeyi Sarayı, 18 Ocak 1933 tarihinde TBMM Millî Saraylar Müdürlüğüne verilmiştir. 1983 yılında ziyarete açılmıştır.
Bu sarayda ana binadan havuza, köşklerden bahçeye kadar neredeyse sarayın her yanı restore edilmiş ve halkın ziyaretine açılmıştır.

DOLMABAHÇE SARAYI
TBMM'ye bağlı en büyük ve en önemli tarihî mekândır. Eski Beşiktaş Sahil Sarayı yerine Sultan Abdülmecid tarafından 1843-1856 yılları arasında yaptırılmıştır. Dolmabahçe
Camiinden, bugün Dolmabahçe Kültür Merkezi olarak kullanılan Matbah-ı Amire, yani mutfaklarına kadar yaklaşık 1 kilometrelik kıyı boyunca uzanmaktadır.
Dolmabahçe Sarayı yapılar topluluğundan, deprem ve yangın gibi çeşitli nedenlerle Tiyatro, Hamlahane (saltanat kayıklarının görev olarak beklediği yer), Serasker ve Has Ahır yapıları tümüyle ortadan kalkmış, Eczahane, Tatlıhane, Baltacılar, Veliahd Dairesi gibi kimi yapıları ise Cumhuriyet döneminde farklı amaçlar için kullanılmıştır.
Atatürk'ün isteği ile 18 Ocak 1925 tarihinde TBMM'nin koruması altına alınan Dolmabahçe Sarayı, 1933 tarihli Yasa ile TBMM'ye verilmiştir.
Günümüzde, bünyesindeki yan yapıları, tarihsel tüm mekân ve eşyalarıyla TBMM'nin bir prestij yapısı niteliğindedir ve yalnız Türkiye'nin değil tüm ülkelerin ortak bir kültürel mirası olarak TBMM'nin koruması altında tutulmaktadır. Uzun yıllar kapalı ve bakımsız kalan sarayın elden geçmeyen, restorasyon görmeyen yeri hemen hemen yok gibidir.
Çok uzun yıllar ve emekle yapılan bu restorasyon çalışmalarının tüm detayları elimizde mevcuttur, isteyen herkese verebiliriz.

Değerli basın mensupları,
Tarihî binaları ayakta tutmak, sürekli koruma ve restorasyonu gerektirir. Doğanın ısı, ışık, ses, nem ve böceklerine karşı direnmek öyle sanıldığı gibi kolay değildir. Müzecilik, tarihî eser koruması artık bir bilim haline gelecek kadar büyümüş ve önem kazanmıştır.
Biz de başta Dolmabahçe Sarayı olmak üzere, bütün tarihî binalarda bitmeyen ve bitmeyecek restorasyon çalışmaları yapıyoruz.
Bunları yaparken birtakım sorunlarla karşılaşıyoruz. Bu sorunlar basına da yansıyor. Şimdi sizlere özellikle Dolmabahçe Sarayı ile ilgili şimdiye kadar ortaya atılan bu tür iddiaları gruplayarak cevaplamak istiyorum.

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Günlük Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yöneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

Halk Günü

Halk Günü

Önemli Duyuru
Bütçe görüşmeleri nedeniyle görüşmelerin bitimine kadar ziyaretçi yasağı uygulanmaktadır. Bu nedenle halk günü uygulamasına ara verilmiştir.

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisini aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi