Türkiye Büyük Millet Meclisi


TBMM BAŞKANI ARINÇ: "KADINLARIMIZ KIYAFETİNDEN, İNANCINDAN VE DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI DA BAZEN AYRIMCILIĞA TABİ TUTULUYOR"

(05 Aralık 2005)

Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, kadın milletvekilleri ve 100'e yakın kadın kuruluşu temsilcilerinin yer aldığı törendeki konuşmasına, "hayatımıza anlam katan sevgi ve şefkat sembolü kadınlarımızı Meclis'te ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" diye başlayan Arınç, kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasının zorlu bir sürecin sonunda gerçekleştiğine işaret etti.

TBMM Başkanı Arınç, kadınlara seçme hakkının ilk kez 1893 tarihinde Yeni Zelanda'da verildiğini ancak bu ülkede kadınlara seçilme hakkının verilmesinin 1919 yılını bulduğunu, kadınlara, hem seçme hem de seçilme hakkını birlikte tanıyan ilk ülkenin ise, 1906 yılında Finlandiya olduğunu kaydetti.

Kadın Milletvekillerinin sayısının, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı olarak zaman içerisinde artış gösterdiğini, Dünya parlamentolarındaki kadın milletvekili oranının 1945'te yüzde 3 iken, bu oran 2004'de yüzde 13 düzeylerine yükseldiğini ve ulusal parlamentosunda en fazla kadın milletvekiline sahip ülkenin İsveç olduğunu belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizde ilk kez Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1930 yılında kadınların belediye seçimlerine katılmaları sağlandı.

Böylece Kurtuluş Savaşı yıllarında, destansı kahramanlıklar gösteren kadınlarımız, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte, toplumsal hayata etkin bir şekilde katılmaya başladı.

Ancak kadınlarımız gerçek anlamda seçme ve seçilme haklarına 5 Aralık 1934 yılında anayasada yapılan değişiklikle kavuştular.

Türkiye, 1934 yılında yaptığı yasal düzenlemeyle, birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce kadınlara siyasi hakları veren ülke oldu.


Savaş yıllarının hemen ardından gerçekleştirilen bu değişim sonucu, yapılan ilk seçimlerde 18 kadın milletvekili seçildi. Böylece, Cumhuriyetin ilk kadın milletvekillerinin Meclis'teki temsil oranı yüzde 4.6 oldu.

Bu durum Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, cumhuriyetimizin kurucu kadrosunun kadın haklarına verdikleri önemi ortaya koymaktadır."


TBMM Başkanı Arınç, içinde bulunduğumuz 22. dönemde Meclis'e 24 kadın milletvekilinin girdiğine ve temsil oranının yüzde 4.4 olduğuna işaret ederek, "son yıllarda, kadınların siyasete katılımında bir artış gözlense de aradan geçen 70 yıla rağmen 1934'teki seviyelere bile ulaşılamamış olması gerçekten üzücüdür" ifadesinde bulundu.

"Kadınların başta siyaset olmak üzere, tüm karar alma süreçlerine aktif katılımlarını, toplumların gelişmişlik düzeyini gösteren hayati bir konu olarak değerlendiriyorum" diyen Arınç, şunları kaydetti:

"Ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyan Avrupa Birliği sürecinde kadınlarımızın aktif olarak yer alması, medeniyet yürüyüşümüze güç katacaktır.

Türkiye'de yaşanan değişimin merkezinde yer alan Meclisimiz, kadınlarla ilgili de çok sayıda yasal değişikliği hayata geçirdi ve geçirmeye devam ediyor.

Yaklaşık on yıldır yasası olmadan, adeta korsan bir kurum gibi faaliyetlerini sürdüren Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü ile ilgili kanun bu dönemde yürürlüğe girdi.

Türk Ceza Kanunu, İş Kanunu ve Anayasa'nın bazı maddelerinde kadınlarla ilgili çok sayıda yeni düzenleme çağın gerekleri doğrultusunda, özgürlükçü bir yaklaşımla hayata geçirildi.

Toplumumuzun kanayan yarası olan kadınlara karşı şiddet ve töre cinayetleri konusunda da Meclisimiz harekete geçti. Töre cinayetleri ile kadınlara yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması amacıyla oluşturulan komisyonumuz, kadınların karşılaştığı bu insanlık dışı sorunlara çözüm bulmak için etkin bir çalışma yürütmektedir.

Burada bir gerçeğin daha altını çizmek gerekir. Türkiye'de kadınlarımız sadece töre cinayetleri ve cinsiyet ayrımcılığına uğramıyor, kadınlarımız aynı zamanda kıyafetinden, inancından ve düşüncelerinden dolayı da bazen ayrımcılığa tabi tutuluyor.

Kadın haklarıyla ilgili uluslar arası normlara uygun çalışmalar yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi"ne 1986 yılında taraf olmuştur.

Günümüzde 175 ülkenin kabul ettiği temel insan hakları belgesi olan bu sözleşme, dünyada kadınlar için bir "haklar bildirgesi" devletler için ise bir "yükümlülükler manzumesi"dir. Türkiye, kısa adı CEDAW olan bu sözleşmenin daha etkili şekilde uygulanabilmesi için Birleşmiş Milletlerce hazırlanan "İhtiyari Protokolü" ise 2002 yılında imzaladı.

Türkiye, dünyada bu protokole taraf olmuş 56 ülkeden biri olarak, kadınlar için insan haklarının gerçekleştirilmesi ilkesine olan inancını uluslar arası alanda da ortaya koydu. Ayrıca bu protokole ilişkin bilgilerin yer aldığı bir kitapçık da tarafımızdan tüm milletvekillerine dağıtıldı. Meclisimiz son dönemde kadın sorunlarının gündeme geldiği çok sayıda toplantıya da ev sahipliği yaptı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, kadın hakları konusunda bundan sonra da Cumhuriyeti kuran iradeden aldığı öncü rolü sürdüreceğini bilmenizi isterim."

Siyasette kadın etkisinin istenen düzeyde olmamasına kaşın, kadınların ekonomiden eğitime, sağlıktan sanata kadar bir çok alanda önemli başarılar kazandığına işaret eden TBMM Başkanı Arınç, yapılan araştırmalarda, Türkiye'deki bazı meslek gruplarında kadınların temsil oranlarının, Avrupa ülkelerine göre daha yüksek olduğunu gösterdiğini vurguladı.


Konuşmasının son bölümünde Türkiye'de genel kadın istihdamının arzu edilen düzeyde olmadığını belirten Arınç, şunları söyledi:

"Meclis Başkanı olarak, siyaset başta olmak üzere hayatın tüm alanlarına daha çok kadın elinin değmesi gerektiğine inanıyorum. Kadınlarımızın, yer aldığı her alana nezaket ve zarafet kattıklarını hep beraber görüyoruz.

Sözlerimi kadınların; başta şiddet, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliği gibi en önemli sorunlarının tamamıyla çözüldüğü bir ülkede yaşama dileğiyle tamamlamak istiyorum."

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Günlük Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yöneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

Halk Günü

Halk Günü

TBMM'yi gezmek isteyen tüm ziyaretçilerimiz, cumartesi günleri randevuya gerek olmadan, 11:00 - 16:00 saatleri arasında TBMM Dikmen Giriş Kapısından giriş yapmak suretiyle gezi programından yararlanabilirler.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisini aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi