Türkiye Büyük Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 3. Yasama Yılı
103. Birleşim 14 Mayıs 2013 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 56 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
Bizim baştan beri söyleyegeldiğimiz şey, işte, AKP'nin bu tutarsız tutumuydu. Biz "Suriye konusunda siz yanlış yapıyorsunuz." derken, dış politikanızı eleştirirken aslında "Bir gün bizim halkımız da bundan zarar görecek, elbette ki, Suriye halklarının da bu iç savaşta zarar görmemesini savunmak bizim insanlık borcumuzdur ama siz bu konuda yanlış yapıyorsunuz." dedik. Keşke Sayın Davutoğlu burada olsaydı da stratejik derinlik politikasının ilk meyvesini böylece görmüş olsaydı.

Sizin "Suriye" dediğiniz olay değerli arkadaşlar, Suriye'deki iç savaş aslında Orta Doğu'da Orta Doğu politikalarını, Orta Doğu siyasetini bilmekle ilgilidir. Ben AK PARTİ'nin özellikle dış politikada siyaseti, Orta Doğu siyasetini yeterince kavramadığını, Orta Doğu dengelerini yeterince bilmediğini ve bunun üzerinde yeterince iyi bir siyaset geliştirmediğine inanıyorum çünkü sizin "Suriye" dediğiniz şey aslında tıpkı Türkiye gibi çoğul bir devlettir. Her ne kadar, orada yüzde 10'luk bir dikta rejimi, bir azınlık rejimi orada hükmediyorsa, esasında Suriye, inançlar bakımından, diller bakımından, etnik yapılar bakımından son derece çoğul, son derece karmaşık bir ülke. Orada çok farklı ülkelerin, çok farklı güçlerin hesapları var. Bu hesapları göz ardı etmeden, bu hesapları göz önünde bulundurmadan Suriye'de yapılacak herhangi bir plan, işte böyle, tıpkı Reyhanlı'daki gibi cezası halkımızdan, sivil insanlarımızdan çıkacak.

Suriye'deki iç savaş konusunda baştan beri Hükûmet yanlış bir yol izliyor. Hükûmetin bu yanlışından bir an önce dönmesini istiyoruz, çünkü eğer gerçekten biz Suriye halklarına destek vermek istiyorsak, eğer gerçekten Suriye halkının acısına ortak olmak istiyorsak, demokratik, özgür, birleşik bir Suriye'yi savunmalıyız, Sünni ya da Alevi ayrımı gütmeksizin, Kürt ya da Türkmen ya da Dürzi ayrımı gütmeksizin bizim Suriye halklarının tamamını kucaklamamız, onların özgür bir Suriye kurmak için, demokratik bir Suriye kurmak için, eşit ve özgür bir Suriye kurmak için mücadelelerini elbette ki destekleyeceğiz, destek olmalıyız. Ancak bir taraftan Sünni eksen üzerine oturtulan bir dış politika, öbür yandan örneğin Kürtleri görmezlikten gelmek, Dürzileri görmezlikten gelmek, oradaki gayrimüslimleri, Ermenileri, Asurileri görmezlikten gelmek, böyle bir politika gütmek, işte böyle sonuçlara yol açar değerli arkadaşlar. Şimdi zararını tabii ki bizim yurttaşlarımız görüyor, Reyhanlı halkı görüyor. Bizim yüreğimiz Reyhanlı halkıyla, bizim yüreğimiz, beynimiz Hatay halkıyla birlikte, onlarla dayanışmamızı, halkımızla dayanışmamızı her zeminde, her yerde, her platformda elbette ki göstereceğiz.

Biz de bir grup arkadaşımızı Reyhanlı'ya gönderdik Sayın Bakan, milletvekillerimiz, yönetici arkadaşlarımız Reyhanlı'da dün incelemelerde bulundular, esnafla görüştüler, başsağlığı dileklerinde bulundular, yakınlarını kaybedenleri ziyaret ettiler, ama emin olun ki Reyhanlı halkı, Hatay halkı sizin gibi düşünmüyor, sizin söylediklerinizi söylemiyor. Bu nedenle, biraz daha kulağımızı, gözümüzü açıp, Reyhanlı halkını, onun acılarını, Hatay halkını, onların yaşadıklarını anlamaya, onları kavramaya çevirmemiz gerekiyor. Biraz önce, Sayın Bakan kısa, kuru bilgiler verdi. İşte, 13 kişi yardım ve yataklıktan yakalanmış, 6 kişi -bunları organize edenler- aranıyor, çalışmalar sürüyor, bir taraftan da basına sansür uygulanmış, gerçekler halktan gizleniyor, kimse ne olduğunu bilmiyor doğru düzgün. Ama, Sayın Bakan, bir gerçek var ki orada tam 51 yurttaşımız hayatını kaybetti. Bir gerçek var ki Hatay'da patlayan, Reyhanlı'da patlayan bomba tam da yüreğimizde patladı. Bir gerçek var ki artık biz ne gidenleri çevirebiliriz ne de o bombanın yarattığı travmayı geri getirebiliriz, değiştirebiliriz, insanlarımızın yüreğine su serpebiliriz. Belki de faili olduğu iddia edilen kişileri yakalayabilirsiniz, belki de "şu taşeron örgüt, bu taşeron örgüt" diye açıklamada bulanabilirsiniz ama şunu unutmayın: Yine, bir kez daha, Hatay'daki patlamayı örtmeye, Hatay'daki patlamayı gizlemeye… Hatay'daki patlamada ortaya çıkan politik sonuçları -en azından- halkın gözünden kaçırmaya uğraşıyorsunuz. Bu, doğru bir yaklaşım değil, gerçekten doğru bir yaklaşım değil.

Şimdi, Sayın Arınç bir açıklama yaptı geçenlerde, biliyorsunuz, "İşte, halktır, unutur gider." Doğrudur, geçenlerde, sınır kapısında patlayan bombayı şimdi hangimiz hatırlıyor? Halkın başına Roboski'de yağdırılan bombaları, orada yaşamını yitiren insanlarımızı, çocuklarımızı hangimiz hatırlaya biliyoruz? Ama, Türkiye toplumu bu kadar vicdansız değil, bu kadar bilinçsiz değil. Elbette ki gerçeklerle yüzleşecek, elbette ki gerçekleri unutmayacak ve elbette ki Reyhanlı'da yitirdiğimiz canlara sahip çıkacak.

Biz, sizi bir kez daha özellikle Suriye politikasını gözden geçirmeye, muhalefetin, halkın sesini daha fazla dinlemeye, Suriye politikasında atacağınız her doğru adımda arkanızda olacağımızı bir kez daha bu kürsüden söyleyerek, şunu ifade etmek istiyoruz değerli arkadaşlar: Suriye halkının bir bütün olduğunu ama aynı zamanda bu bütünün çok farklı renklerden oluştuğunu, farklı inançlardan, farklı kültürlerden oluştuğunu, farklı dillerden oluştuğunu, Kürt'ün de hakkının orada olduğunu, Alevi'nin, Sünni'nin de orada hakkının olduğunu, Ermeni'nin, Dürzi'nin ve diğer bütün azınlıkların, gelecek demokratik Suriye'de, özgür Suriye'de haklarının olduğunu bir an önce aklınızdan çıkarmayın.

Ve lütfen ve lütfen, tekrar altını çiziyorum: Suriye sınırına bitişik olan bütün illerimiz başta olmak üzere, sınır güvenliğini, halkımızın mal ve can güvenliğini sağlamak üzere bütün

7

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Günlük Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yöneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

Halk Günü

Halk Günü

TBMM'yi gezmek isteyen tüm ziyaretçilerimiz, cumartesi günleri randevuya gerek olmadan, 11:00 - 16:00 saatleri arasında TBMM Dikmen Giriş Kapısından giriş yapmak suretiyle gezi programından yararlanabilirler.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisini aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi